Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Akciğer Kanseri Tanı Ve Tedavisinde "Multidisipliner Yaklaşım" Önerisi

0PAYLAŞIM

Akciğer Kanseri Tanı Ve Tedavisinde "Multidisipliner Yaklaşım" Önerisi

İSTANBUL (AA) - Türk Akciğer Kanseri Derneği (TAKD) tarafından hazırlanan "Akciğer Kanserinde Multidisipliner Yaklaşım Uzlaşı Raporu" açıklandı.

Dernek tarafından hazırlanan raporda, tıbbi onkoloji, göğüs hastalıkları, göğüs cerrahisi, radyasyon onkolojisi, radyoloji, nükleer tıp ve patoloji branşlarının "ortak akılla" çalışmasına yönelik bir yol haritası sunuldu.

Raporda önerilen yaklaşımlar sayesinde akciğer kanseri tedavisinde vakit kaybedilmeden daha hızlı tanı ve doğru tedavi uygulamalarının mümkün olması hedefleniyor.

Derneğin çevrim içi platformda gerçekleşen toplantısında konuşan Türk Akciğer Kanseri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erdem Göker, dünyada olduğu gibi Türkiye'de de en çok öldüren ve en sık görülen kanserin akciğer kanseri olduğunu hatırlattı.

Prof. Dr. Göker, akciğer kanserinin önlenebilir olduğunu fakat sigara karşıtı çalışmaların yeterince yapılamaması ve hala yoğun olarak sigara içilmesi nedeniyle akciğer kanseri sıklığında azalma görülmediğini ifade etti.

Türkiye'de her yıl 40 bine yakın hastaya akciğer tanısı konulduğuna dikkati çeken Göker, bu tanıların genellikle ileri evrelerde konulduğunu dile getirdi.

Göker, "Akciğer Kanserinde Multidisipliner Yaklaşım Uzlaşı Raporu"nu, akciğer kanserli hastalara tanı konmadan önce, tanı konduktan sonra, tedavi planlanırken ve tedavi sonrasındaki izlemde çok disiplinli ve çok uzmanlık alanıyla birlikte takip edilmesi gerektiğinin farkındalığını oluşturmak amacıyla duyurduklarından bahsetti.

Halihazırda tanı almış ve tedavisi süren 100 bine yakın hasta bulunduğuna işaret eden Göker, "Multidisipliner dediğimiz, çok sayıda uzmanlık dalından gelen hekimlerin bir arada takip ve tedaviye karar verdiği konseylerde hastaların tartışılması durumunda, hastalığın tedavisindeki başarı şansımız doğrudan doğruya yükselmektedir. O nedenle bu çalışmanın çok önemli olduğuna inanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Prof. Dr. Göker, akciğer kanserindeki şikayetlerin diğer kanser türlerine göre daha fazla olduğunu, bu nedenle hastaların rahatsızlık ilerledikçe daha fazla eziyet çektiklerini aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Aslında bu eziyeti çekmelerine gerek yok. Doğru ve bir bütün olarak tedavi edildiklerinde, hastaların acılarına merhem olunabilecek pek çok yöntem ve ilaç var. Son 10 yıl içerisinde tıpta en fazla ilaç geliştirilen alanlardan biri akciğer kanseri. Akciğer kanserinde hem akıllı ilaçlar hem immünoterapiler hem standart kemoterapilerle çok başarılı olduk. Radyasyon onkolojisinde, patolojik tanıların konulmasında, cerrahi tedavilerde çok büyük başarılar yaşandı."

  • "Kanser kuşkusu olsa bile multidisipliner konseyden görüş alma isteğini hekimlerine iletsinler"

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde akciğer kanserli hastaların yaşadıklarına da değinen Göker, pandemi başladığında hasta sayısında ciddi bir düşüş yaşandığını, hastaların hastaneye gelmekten korktuğunu fakat veriler ortaya çıktıkça akciğer kanserli hastaların salgında daha fazla risk altında olduğuna dair herhangi bir bulguya rastlanmadığının görüldüğünü kaydetti.

Prof. Dr. Göker, salgın sürecinde Kovid-19'a yakalandığı kuşkusuyla hastaneye gelen kişilere daha fazla tomografi çekilmeye başlandığını, bu sayede akciğer kanseri hastalarına erken dönemde tanı konulabildiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Yani Kovid-19 mu değil mi diye çekilen tomografilerde, akciğerinde kitle saptanıp ameliyatla bu işten kurtulan hastalarımız oldu. Ama Kovid-19'un bize en önemli katkısı şu oldu; normalde bu çok uzmanlı bu konseyleri gerçekleştirmek, ülkemizin her yanında, coğrafi koşulları da göz önüne aldığınızda, her şehirde her uzmanlık dalından insan bulunmuyordu. Dolayısıyla da bu konseyler oluşturulamıyordu. Kovid-19 nedeniyle bu konseyleri dijital ortamda yapmaya başladık. Bunun da çok yararlı olduğunu gördük. Ülke çapında bu konseylerin yapılabilir olduğunu öngörüyoruz. Raporumuzda da bunları belirttik. Her hasta tüm bu multidisipliner konsey dediğimiz konseyin görüşünü almaya hak kazandı ve o hakkı kullanmalarını öneriyoruz. Akciğer kanser kuşkusu olsa bile hastanın bu multidisipliner konseyden görüş alma isteğini ilgili hekimine iletmesi gerekiyor. Diyecekler ki, 'Benim tedavimde neyse, ne yapılacaksa mutlaka bu konseyden bir görüş alalım. Bu konseyin görüşü doğrultusunda yapalım. Yoksa tedavilerinin eksik kalacağını bilmeleri gerekiyor."

Multidisipliner çalışmanın kolay bir çalışma sistemi olmadığını çünkü bir uzlaşı kültürü gerektirdiğini vurgulayan Göker, "İyi eğitilmiş, iyi bilgilendirilmiş hekim arkadaşlarımız var. Türkiye'de en üst düzeyde tedaviyi hak eden bir milletimiz var. Milletimizin sağlığını korumak Türk hekimleri olarak birincil görevimiz. Dolayısıyla bunu yapmak üzere daha iyileştirmek için ne yapabiliriz, ortak çalışmamız gerekiyor. Dernek olarak, bu işi yapmak üzere herkesi göreve davet ediyoruz." şeklinde konuştu.

Toplantıda Türk Akciğer Kanseri Derneği Üyesi Prof. Dr. Büge Öz ve Prof. Dr. Uğur Selek ile Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ahmet Demirkaya da birer konuşma gerçekleştirdi.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir