5 Ülkeyi Besleyen Koca Deniz Gözlerimizin Önünde Yok Oluyor
Hazar Denizi, son yıllarda hızlanan su kaybı nedeniyle tarihinin en büyük çekilme süreçlerinden birini yaşamaya devam ediyor. Yüzyılın başından itibaren yılda ortalama 6 santimetre olan çekilme hızı, 2020 yılından bu yana yıllık 30 santimetreye kadar yükselerek Temmuz 2025 itibarıyla tarihi rekor seviyeye geriledi. İklim değişikliğine bağlı olarak artan buharlaşma ve azalan nehir akıntıları kıyı şeridinin bazı bölgelerde 30 milden fazla çekilmesine yol açtı.
Detaylar 👇
Deniz seviyesindeki hızlı düşüş bölgedeki lojistik ve ekonomik faaliyetleri doğrudan olumsuz etkiliyor
Mevcut emisyon senaryoları çerçevesinde, su seviyesinin yüzyıl sonuna kadar 10 ile 18 metre arasında bir düşüş daha yaşayabileceği öngörülüyor. Özellikle denizin sığ olduğu kuzey bölümünde bu düşüş, İzlanda'dan daha büyük bir alanın tamamen karaya dönüşmesi riskini barındırıyor.
Orta Koridor ticaret rotasının merkezinde yer alan Bakü ve Aktau gibi stratejik limanlar, derinlik kaybı nedeniyle sürekli tarama faaliyetlerine ihtiyaç duyuyor. Petrol ve gaz şirketleri, denizin çekilmesiyle offshore platformlarına ulaşmak için maliyetli kanal projeleri yürütmek zorunda kalırken, azalan su seviyesi gemilerin taşıma kapasitelerini düşürerek navlun maliyetlerini artırıyor.
Çevresel değişim biyoçeşitlilik kaybı ile birlikte ciddi halk sağlığı risklerini beraberinde getiriyor
Ekolojik boyutta Hazar foku ve mersin balığı gibi bölgeye özgü türlerin üreme ve beslenme alanları hızla daralıyor. Bunun yanı sıra, kurumuş deniz yatağından kalkan tozların çevre kirliliğini tetiklemesinden endişe ediliyor.
Kıyıdaş beş ülke olan Azerbaycan, İran, Kazakistan, Rusya ve Türkmenistan, bölgesel iş birliği protokolleri üzerinde çalışmayı sürdürüyor. Ancak denizin çekilme hızı, mevcut altyapı projelerinin ve koruma planlarının önüne geçerek coğrafyayı tehdit etmeye devam ediyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın