17 Aralık Parası Faiziyle İade Edildi
Reza Zarrab'ın adamı Abdullah Habbani, '17 aralık yolsuzluk ve rüşvet ' operasyonlarında el konulan 1 milyon TL, 800 bin euro ve 60 bin doları 55 bin TL'lik faiziyle birlikte, 2 kilo altını da aynen geri aldı. Ayrıca eski bakan Muammer Güler'in oğlu Barış Güler de operasyonlarda el konulan 400 bin TL, 320 bin euro ve 90 bin dolarını faiziyle birlikte aldı.2 avukat ve 2 koruma ile adliyeye gelen Habbani ilk olarak 2 kilogram altını geri aldı. Daha sonra banka şubesine geçen Habbani en uzun süre burada kaldı. Valize konulan paralar Habani'ye teslim edildi. 5 kişilik grup orta boy bir valiz ve sırt çantasıyla adliyeden ayrıldı.
Yıllar Sonra Sahibini Gören 5 Hayvan
Hayvanlar duygusaldır kedi köpek bir yana tilkiler hatta aslanlar da duygusal hayvanlardır. Bu videoda da yıllar sonra sahiplerini gören 5 hayvanın ilk tepkileri yer alıyor.
16 Maddede Büyük Şirketlerde Hangi Pozisyon Ne Kadar Maaş Alıyor?
Her şirketin maaş politikası farklıdır. Ve herkesin kendine göre bir maaş kriteri  vardır.. Aynı işi yapan aynı özelliklere sahip kişiler ile aynı işi yapan farklı özelliklere sahip kişiler arasında da maaş farkları olabilir. .Galeride belirtilen pozisyonlara ait kazanç bilgileri aşağıdaki kurum ve kuruluşlara aittir: 'Yapı Kredi, Akbank, Migros, Garanti Teknoloji, Aksigorta, Albaraka Türk, Konya Selçuk Üniversitesi, PepsiCo, Fintek, OBSS, Intertech, Avea, Şişecam, DeFacto, THY, Huawei, Koç Sistem, Henkel, Borusan, Accenture, Deloitte, ABB Elektrik, AvivaSa, Siemens, P&G, Arkas Holding, Aksa Akrilik, Abdi İbrahim,Bilkent Üniversitesi, Microsoft, Google, Hacettepe Üniversitesi, B/S/H, Türk Telekom, Pfizer, Sanovel, Airties, Innova Bilişim, İş Bankası, Actavis, Turkcell, Boğaziçi Üniversitesi' Not: Belirtilen ücretler kişinin bilgi, yetenek  ve tecrübesine göre değişiklik gösterebilir. Maaş ortalamalarıyla ilgili bilgiler http://iskolig.com/ 'dan alınmıştır
Erdoğan: 'AB'ye Tam Üyelikte Kararlıyız'
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Avrupa Birliği Konseyi'nin yeni Başkanı Donald Tusk'ı telefonlara arayarak tebrik etti. Erdoğan Türkiye'nin AB'ye tam üyelik sürecinde ilerleme kararlılığında olduğunu söyledi.14 Aralık operasyonunun ardından gerilen AB-Türkiye ilişkilerinde ikinci sıcak temas AB Konseyi Başkanı Donald Tusk ile Erdoğan arasında kuruldu. Erdoğan bugün öğle saatlerinde Tusk'ı telefonla aradı. Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre Erdoğan görüşmede Türkiye'nin AB'ye tam üyelik sürecinde ilerleme sağlama konusunda kararlı olduğunu, önümüzdeki süreçte daha yakın işbirliğinden memnuniyet duyacağını söyledi.Görüşmede Erdoğan, AB Konseyi Başkanı'nı Türkiye'ye davet etti. Tusk da Erdoğan'ı Brüksel'de görmekten memnuniyet duyacağını belirtti. Tusk, Türkiye'nin AB üyelik sürecinde 2015 yılında en azından bir faslın daha açılmasını umut ettiğini Erdoğan'a aktardı.14 Aralık operasyonu sonrası AB ile ilk yakın temas Pazartesi günü Erdoğan'ın AB Komisyonu'nun yeni Başkanı Jean Cluade Juncker'i tebrik etmesiyle kuruldu. Görüşmede iki liderin aralarındaki dostluk ilişkisine vurgu yapıldı, Türkiye’nin AB üyeliği konusunda ilerleme kaydedilmesinin önemine, bu yolda gayret edileceğine değinildi.Görüşmede Erdoğan AB üyeliğinin Türkiye için stratejik bir tercih olduğuna dikkat çekti. Erdoğan Tusk'ı olduğu gibi Juncker'i de Türkiye'ye davet etti.Türkiye ve AB arasındaki ilişkiler polis ve medyaya yönelik Cemaat operasyonu sonrasında gerildi. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ve Genişlemeden Sorumlu AB Komiseri Johannes Hahn, ortak açıklama yayımlayarak soruşturmanın basın özgürlüğü ve Avrupa değerleriyle bağdaşmayacağını söyledi. Hahn ve Mogherini, “Bu operasyon Türkiye’nin parçası olmayı amaçladığı Avrupa değerlerine ve standartlarına aykırıdır. Herhangi bir aday ülkenin katılımının hukukun üstünlüğü ve temel haklara tam uyum gösterilmesine bağlı olduğunu hatırlatırız” dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu eleştirilere 'iftira' diyerek sert tepki gösterdi. Erdoğan 'AB olarak önce aynaya bakmaları lazım. AB önce kendini test etmeli' dedi. Erdoğan, 'Avrupa Birliği bizi alır mı almaz mı, böyle bir derdimiz yok. Biz kendi göbeğimizi keseriz' dedi.Kaynak: Al Jazeera
'Gülen İçin Bakanlığa Gelmiş Bir Yazı Yok'
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ Fethullah Gülen hakkındaki yakalama kararının henüz Adalet Bakanlığı'na ulaşmadığını söyledi. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Yargıtay ve Danıştaya yeni seçilen üyelerin mazbata töreninin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliğince, İstanbul merkezli ''paralel yapı'' soruşturması kapsamında Fethullah Gülen'in hakkında çıkardığı yakalama kararıyla ilgili sorular üzerine Bozdağ, 'İstanbul Sulh Ceza Hakimliğinin vermiş olduğu yakalama kararı Adalet Bakanlığına gelmedi. Geldikten sonra yasal çerçevede yapılması gereken işlemler yapılacaktır' dedi.Kırmızı bülten çıkarılmasıyla ilgili prosedürün sorulması üzerine Bozdağ, bunların teknik konular olduğunu, üzerinde durmaya gerek olmadığını belirtti. Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünün, kırmızı bültenle görevli olduğunu belirten Bozdağ, şu bilgileri verdi:'Herhangi bir hakim veya mahkeme yakalama kararı verdiği zaman bunlar Adalet Bakanlığına geliyor. Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğümüz konuyu yasalar çerçevesinde bir değerlendirmeye alıyor. Bu şekli bir değerlendirme. İşin özüne ilişkin bir değerlendirme yapması söz konusu değil. Ondan sonra İçişleri Bakanlığı Interpol Daire Başkanlığına yazılıyor. Onlar da bunu Paris'te Interpol'ün merkezine iletiyorlar. Onlar da kendileri bir değerlendirme yaptıktan sonra değerlendirmelerini üye ülkelerle paylaşıyorlar. İlgili yerlere gerekli bilgileri iletiyorlar. Sürecin işleyişi bu şekilde. Ancak henüz Bakanlığa gelmiş bir yazı yok.'Bakan Bozdağ, 'ABD Gülen'i iade etmezse bu tür durumlarda neler devreye sokuluyor?' sorusuna karşılık da şunları söyledi:'Henüz gerçekleşmemiş konularla ilgili gerçekleşmiş gibi bir değerlendirme yapmayı doğru görmüyorum. Şu anda yakalama kararı bakanlığımıza henüz gelmedi. ABD'ye bu yönde resmi bir talep iletilmemiş oldu, iletilmediği için şimdiden ABD yerine geçerek benim bir değerlendirme yapmam doğru olmaz. Bu değerlendirme ABD'ye aittir, kendi hukukları çerçevesinde elbette onu değerlendirecektir. Bizim beklentimiz sadece Türkiye ile Amerika arasında mevcut bulunan anlaşmalar ve uluslararası hukuk çerçevesinde bir karar vermesidir.'Üyeler törenle mazbatasını aldıYargıtaya seçilen 144, Danıştaya seçilen 33 yeni üye, törenle mazbatalarını aldı.Törene, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Yargıtay Başkanı Ali Alkan, Danıştay Başkanı Zerrin Göngör, YSK Başkanı Sadi Güven, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Erbil, Danıştay Başsavcısı Mevlüt Çetinkaya, Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek, HSYK üyeleri ile yüksek yargı organlarının üyeleri katıldı.Törende konuşan Bozdağ, yeni üyelerin, adalet hizmetini en iyi, en ileri noktaya taşıyacaklarına inandığını söyledi.'Yargıtay, Danıştay üyeliği, yargı görevi yapanın idealidir, hedefidir onlar için en önemli kızıl elmadır desek yanlış olmaz' diyen Bozdağ, Türkiye'de bu göreve layık binlerce yargı mensubu bulunduğunu ifade etti.Yargıtay üyesi olabilme niteliğini taşıyan 3-4 bin yargı mensubu olduğunu belirten Bozdağ, 'Onların içerisinden, siz değerli üyelerimize bu nasip oldu, sayı sınırlı olduğu için. Elbette seçim yapılırken yasaların öngördüğü niteliklere hassasiyet gösterildi ve bu çerçevede bir seçim yapıldı' diye konuştu.Bakan Bozdağ, seçilemeyenlerin bu nitelikleri taşımadıkları anlamına gelmeyeceğini, onların da bu şerefli görevi layıkıyla yapabilecek niteliklere sahip olduklarını söyledi.Geciken adaletin, adalet olmadığı anlayışı hemen hemen bütün dünya ülkelerinde geçerli olduğunu, yargının üzerindeki iş yükünün herkes tarafından bilindiğini vurgulayan Bozdağ, şöyle devam etti:'Herkes makul süre içerisinde yargılanmayı talep ediyor, makul süre içerisinde hakkına hukukuna kavuşmayı arzu ediyor. Adalet hizmetleri sunulurken de yargılamanın makul sürede sonuçlandırılması, hakkın ve adaletin makul süre içerisinde yerini bulması elbette en büyük dileğimizdir. Bu konuda maalesef, arzu ettiğimiz başarıyı gösterdiğimizi söyleyemeyiz. Herkesin iyi niyetle, fedakarane çalışmasına rağmen iş yükünün yoğunluğu nedeniyle sıkıntılarımız olduğu aşikardır.'Hem hakim savcı sayısını artırmak hem de iş yükünü azaltmak için ciddi çalışma yapıldığını anlatan Bozdağ, ancak buna rağmen iş yükünde beklenen azalmanın olmadığını söyledi.Bakan Bozdağ, 'Çünkü pek çok yeni ihtilaf, suç alanları, yeni pek çok konular yargımızın önüne geliyor ayrıca yargı yükü olarak karşımıza çıkıyor. Bütün bu gelişmeleri dikkate almak suretiyle elbette hepimiz yargının yükünü azaltma konusunda üzerimize düşeni yapacağız' dedi.Yargıtayda, 31 Ekim 2014 tarihi itibariyle ceza dairelerinde 389 bin 469, hukuk dairelerinde ise 219 bin 386 olmak üzere toplam 608 bin 855 derdest dosya bulunduğunu bildiren Bozdağ, aynı tarih itibariyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında ise 353 bin dosyanın olduğunu kaydetti.Yargıtaya, haftalık ortalamaya bakıldığında 8-10 bin dosya geldiğini, bunların çok büyük rakamlar olduğunu belirten Bozdağ, 'Elbette bu rakamlara ulaşan dosyaları makul süre içerisinde sonuçlandırmak için Yargıtay olağanüstü gayretle çalışıyor. Yeni üyeler, yeni daireler eminim ki ceza alanındaki iş yükünü daha hızlı şekilde ortadan kaldırma konusunda büyük gayretle öncekiler gibi çalışacaklardır, iş yükünü azaltırken, makul sürede davaların sonuçlandırılmasına da büyük katkı sunacaklardır' şeklinde konuştu.Danıştayda da iş yükünün fazla olduğunu vurgulayan Bozdağ, 2003'te 125 bin 960 olan derdest dava sayısının 2013'te 355 bin 531'e yükseldiğini anlattı. Bakan Bozdağ, bu yılın rakamlarının ayrıca bunun üzerine eklendiğini belirterek, Danıştayda da iş yükünü ortadan kaldırmak, makul sürede sonuçlandırabilmek için yeni daire ve yeni üyeler ihdas etme zarureti doğduğunu söyledi.Yeni üyelere başarılar dileyen Bozdağ, 'Umarım ki sizlerin Yargıtay ve Danıştayımıza katacağı enerji, makul sürede yargılanma hakkına en iyi şekilde riayet eden sonuçlar ortaya çıkarır' dedi.Bakan Bozdağ'ın konuşmasının ardından, 144 Yargıtay, 33 Danıştay üyesine mazbataları verildi.Muhabir: Aylin Sırıklı | AA
Reklam
Trabzonspor'dan Olcan Adın Açıklaması
Trabzonspor CEO'su Burak Gürdal, Olcan Adın ile ilgili çıkan haberleri yalanladı ve Galatasaray'ın ödemeleri gerçekleştirdiğini açıkladı.Son günlerde medyada sık dile gtirilen bir iddia, Galatasaray'ın Olcan'ın bonservisi için Trabzonspor'a ödeme yapamadığı ve alacaklara karşılık Yekta ile Veysel'i bordo mavililere göndereceği yönündeydi. Ancak NTV Spor'a konuşan Trabzonspor CEO'su Burak Gürdal, iddiaların asılsız olduğunu ortaya koydu.Galatasaray'ın sezon başında Trabzonspor'dan 4 milyon Euro karşılığında transfer ettiği Olcan Adın'ın ödemelerinde sıkıntı olduğu iddia edilmişti. Olcan'ın kalan taksitlerini ödemesi zor görünen sarı kırmızılı kulübün, alacaklarına karşılık Yekta Kurtuluş ve Veysel Sarı'yı devre arasında bordo mavili ekibe göndereceği öne sürülmüştü.Trabzonspor CEO'su Burak Gürdal, konuyla ilgili değerlendirmede bulundu. Gürdal, yaptığı açıklamada, Galatasaray'ın Olcan konusunda taksitlerini ödemeye başladığını ve ilk taksidi aldıklarını söyledi.Gürdal, konuya açıklık getirerek, 'Galatasaray bize Olcan Adın konusunda taahhüt ettiği taksidi ödedi. Geçtiğimiz günlerde ilk taksit ödemesi yapıldı ve herhangi bir sıkıntı yok. İlerleyen günlerde de sorun olacağını düşünmüyoruz. Bu iddialar asılsız' diye konuştu.eurosport
Reklam
Lady Gaga'nın Ne Kadar Harika Bir Sese Sahip Olduğunun İspatı
Çoğu zaman kendi şahsına münhasır klipleriyle, sahne danslarıyla, imajıyla, giydiği kıyafetleriyle ya da giymediği kıyafetleriyle gündeme gelen Lady Gaga'nın efsanevi American caz şarkıcısı Tony Bennet ile 2014'de çıkarmış olduğu Cheek to Cheek adlı albümünde seslendirmiş olduğu 'Bang Bang' isimli parça ve canlı performansı..
Reklam
'Eşcinsellerden Kan Almıyoruz'
Kızılay Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar, eşcinsellerin Kızılay'a kan veremediğini ancak alabildiğini söyledi. Afrikaya gidip gelenlerden de kan almadıklarını söyleyen Akar, 'Eşcinseller kan verme konusunda risk grubundadır. AIDS virüsü eşcinsellerde yoğun olarak gözükür' dedi.Kızılay Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar, eşcinsellerin Kızılay'a kan veremediğini ancak alabildiğini söyledi.Beyaz TV ekranlarında yayımlanan 'Uyan Türkiyem'in bu sabahki konuğu Kızılay Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar oldu. Kızılay'la bilgiler veren Akar'a, sunucu Tahir Sarıkaya, 'Kan bağışı almadan önce neden eşcinsel misiniz?' sorusunu soruyorsunuz' diye sordu.'KİMSENİN EŞCİNSELLİĞİYLE DERDİMİZ YOK'Akar, şöyle yanıt verdi: 'Biz kanda bir virüs olup olmadığını tahlil ediyoruz. En modern yöntemleri kullanıyoruz. Altyapılarımız yenilendi. Ama ne yaparsanız yapın kan nakillerinde mutlaka bir virüs kapma ihtimali vardır, milyonda bir bile olsa. Bunu azaltmanın bir yolu vardır. Kendisinden şüphe eden kişi bunu deklare eder. ' Bizim kimsenin eşcinselliğiyle, biseksüelliğiyle, heteroseksüelliğiyle hiç bir derdimiz yok' diyen Ahmet Lütfi Akar şöyle devam etti: 'Yalnız eşcinseller kan verme konusunda risk grubundadır. AIDS virüsü eşcinsellerde yoğun olarak gözükür ve eşcinsel ilişkiyle başkalarına bulaşır veya kan yoluyla bulaşır.'AFRİKA'YA GİDİP GELENLERDEN DE KAN ALMIYORUZ'Akar, 'Bir kişi kan verme aracınıza, kan vermeye gitti diyelim. Yazmazsa ne olacak?' sorusu üzerine 'Yazmazsa yapacak hiçbir şeyimiz yok. O analizlerde çıkar. Eşcinsel diye kanında bir şey çıkacak diye yok' diye konuştu. Akar, 'Tepki alıyor musunuz?' sorusunu ise şöyle yanıtladı: Bu bilimsel bir gerçeklilik olduğu için eşcinsellerden şu ana kadar bir tepkiyle karşılaşmadık. Afrika'ya gidip gelenlerden de kan almıyoruz. Bu insani bir durum. Çünkü sizden aldığımız bir ünite kanı 3 kişiye veriyoruz. 3 kişiye şifa oluyor. Geçmişte, başımıza gelen hadiselerde maalesef kanı veren kişilerde bu tür durumları tespit ettik. Biseksüellik, eşcinsellik tespit ettik.soL
Kayseri'de İşçi Ölümü: 'Bu Ölüm Tamamen İhmalden Kaynaklandı'
KAYSERİ Bölge Hastanesi inşaatında vinçten düşen demir yığının altında kalan 38 yaşındaki Hasan Kıpçak yaşamını yitirdi.Olay, Kayseri Şehirlerarası Otobüs Terminali'nin arkasında yapılan Bölge Hastanesi inşaatında saat 10.00 sıralarında meydana geldi. İnşaat sahasında vinçle kaldırılan inşaat demirleri, vincin halatından kayarak işçi Hasan Kıpçak'ın üzerine düştü. Demir yığınının altında kalan talihsiz işçi, arkadaşlarının yardımıyla çıkarıldı. Ağır yaralanan Kıpçak, ambulansla Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Boynundan ve belinden yaralanan inşaat işçisi, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.Hastaneye gelen arkadaşları, Hasan Kıpçak'ın ölüm haberi üzerine gözyaşı döktü. İşçiler, 'Bu ölüm tamamen ihmalden kaynaklandı. Hiçbir iş güvenliğimiz yok. Vincin aldığı demir demeti, vincin halatından sıyrılıyor ve aşağıda çalışan arkadaşımızın üzerine düşüyor. Bu ihmalin hesabı sorulsun, başka ocaklar da sönmesin' diyerek tepki gösterdi.Savcılık olayla ilgili soruşturma başlatırken biri 7, diğeri 4 yaşında iki çocuğu bulunan Hasan Kıpçak'ın cenazesinin memleketi Adana'nın Tufanbeyli ilçesinde toprağa verileceği bildirildi.Zafer BARIŞ/KAYSERİ, (DHA)
Reklam
İspanya Prensesi Cristina'nın Unvanı Geri İstendi
İspanya'da kraliyet ailesi, yolsuzluk olaylarına adı karışan Cristina'nın prenseslik unvanını geri vermesini istedi.Cristina'nın önümüzdeki günlerde prenseslikten vazgeçtiğine dair bir açıklama yapması bekleniyor.Kraliyet ailesi ayrıca yargıç Juan Castro'nun Kral 6’ncı Felipe'nin ortanca ablası olan Prenses Cristina'nın eşi Urdangarin ile birlikte ortağı olduğu Aizoon şirketi aracılığıyla haksız mali kazanç sağladığını tespit etmesi üzerine bir bildiri yayımlayarak, 'Yargıya güvenimiz tamdır' dedi.
Reklam
Diyarbakır'da Maç Sonrası Gerginlik
Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor ile Galatasaray arasındaki Ziraat Türkiye Kupası maçı sonrası bir grup polis ekiplerine taşlı saldırıda bulundu.Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor ile Galatasaray arasındaki Ziraat Türkiye Kupası maçı sonrası bir grup polis ekiplerine taşlı saldırıda bulundu. Polis göstericilere müdahale ederken, çıkan olaylarda çok sayıda iş yerinin camları kırıldı.Ziraat Türkiye Kupası G Grubu 3. maçında karşılaşan Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor ile Galatasaray maçında başlayan küçük çaplı olaylar maç sonrasına da yansıdı. Maçın bitiş düdüğünün ardından stat çevresinde toplanan bir grup, güvenlik önlemi alan polis ekiplerine taşlı saldırıda bulundu. Saldırının ardından güvenlik güçleri dağılın uyarısına uymayan gruba tazyikli su ile müdahale etti. Güvenlik güçleri ile grup arasında çıkan olaylarda çevrede bulunan birçok iş yerine ait cam kırıldı, park halindeki birçok araç da zarar gördü. Güvenlik güçlerinin müdahalesinin ardından grup dağıldı.İHA
Uykuda Öğrenmek Mümkün mü?
Uyurken öğrenmek eskiden beri herkesin hayalinde olan bir şey. Uzmanlar bugün uykuda hafızayı geliştirmenin birtakım yollarını bulduklarını söylüyor.Uyurken yeni bir beceriyi sıfırdan öğrenmek mümkün değil; ama hafızayı güçlendirmek olanaklı. Uyku sırasında beynimiz önceki günün anılarını işleyip pekiştirir. İşte bu süreci daha etkili kılmak mümkündür.Uyuyan beyin boş durmaz. O gün yaşadığı deneyimlerin anıları, bu anıların ilk oluştuğu hipokampüs bölgesinden uzun vadeli hafıza depolaması yapılan kortekse gönderilir. Uyku ayrıca öğrendiğimiz şeyleri genellememize yardımcı olur; böylece bu yeni becerileri yeni durumlara uygulama esnekliği kazanırız. Yani uykuda yeni beceriler öğrenilemese de gün boyunca öğrenilenlerin pekiştirilmesi olanaklıdır.Bugüne kadar uygulanan yöntemlerin sadece bazıları umut verici bulunmuştur. En basit olanı 19. yüzyıl Fransa’sına kadar gider. Marki d’Hervey de Saint-Denys rüyalarını yönlendirme denemeleri yaparken koku, tat ve ses yoluyla bazı anıları canlandırmanın mümkün olduğunu fark etmişti.Bir deneyinde, ağzında süsen kökü çiğnerken bir kadın resmi çizmiş, daha sonra kendisi uyurken hizmetçisi onu uyandırmadan aynı bitkiyi ağzına koyduğunda rüyasında o kadını görmüştü. Rüyaları Nasıl Yönlendirebiliriz? adlı kitabında Marki’nin söz ettiği bir başka deneyde ise güzel bir kadınla dans ettiği sırada orkestra şefinden hep aynı valsi çalmasını istemiş, uykusunda o müziği duyduğunda bu kadını rüyasında görmüştü.Aynı yöntem, uyuyan beynin daha önce öğrendiği bilgi ve becerileri pekiştirmesini sağlamakta kullanılabilir.Almanya’daki Tubingen Üniversitesi’nden Susanne Diekelman bir deneyinde deneklerinden uyumadan önce belli şekillerin sıralamasını öğrenmelerini istemiş. Bu sırada odada bir koku salgılanmış. Daha sonra deneklerin bir kısmının uyuduğu odada aynı koku kullanılmış.Uyku sırasında yapılan beyin taramalarında bu gruptakilerin hipokampüsü ile korteks bölgeleri arasında daha fazla iletişim olduğu gözlendi. Bu ise daha iyi hafıza pekiştirme durumuna işaret ediyordu. Kokulu odada uyuyanlar ertesi gün şekil sıralamasının yüzde 84’ünü doğru yaparken diğer grupta bu oran yüzde 61’de kalmıştı.Sadece koku değil ses de hafızayı güçlendirmede kullanılabilir. Bir araştırmada gönüllüler uyurken bir melodiyi dinlediğinde müzikle ilgili bir oyunu daha iyi oynadıkları görüldü. Zürih Üniversitesi’nden Bjorn Rasch ise aynı yöntemin başka bir dilde kelime öğrenmeyi kolaylaştırdığını ortaya koydu.Bu alandaki çalışmalarda teknoloji daha iyi olanaklar sunabilir. Örneğin uyku sırasında hafıza pekiştirme işleminin beyinde bazı elektrik aktivitelerini içerdiği, bu nedenle kişileri uyandırmadan bu beyin dalgalarını teşvik edecek türden yöntemlerle gelecekte öğrenmenin pekiştirileceği ifade ediliyor. Tubingen Üniversitesi’nden Jan Born bu çalışmaların başını çekiyor. 2004’te yapılan deneylerde, beyindeki elektrik sinyallerini güçlendirme yoluyla hafıza testinde daha başarılı olunduğu görüldü.İsrail Hayfa’daki Teknoloji Enstitüsü’nden Miriam Reiner’in yöntemi ise daha ilginç. Deneklerin başına yerleştirilen elektrotlar basit bir bilgisayar oyununa bağlı ve onlardan düşünce gücüyle bu oyundaki arabaları sürmeleri isteniyor. Denekler de doğru beyin dalgasını bulduklarında bunu başarıyor.Bu tekniklerin günlük kullanıma geçmesi için çok daha büyük deneylere ihtiyaç var. Uzmanlar ayrıca hafızanın belli bir bölümünü güçlendirmenin diğer bölümlerin zayıflaması gibi yan etkilere neden olmayacağından ve sorumlu bir şekilde kullanılacağından da emin olmak gerektiğini belirtiyor.Uykuda öğrenmeyi ve hafıza güçlendirmeyi sağlayacak bazı oyunlar ve donanımlar piyasada satışa sunulmuş durumda.Uykuda geçirdiğimiz zamanı boşa harcanmış gibi görüyoruz. Bu alandaki araştırmalar en azından uykuya yaklaşımımızı değiştirebilir. Belki de bir süre sonra bu zamanı en verimli öğrenme anları olarak değerlendirir olacağız.David Robson | BBC Future
Yerli Akıllı Termostat Cosa, Nest'ten Önce Evlerimize Girmek İstiyor
Nest‘in başını çektiği akıllı kombi/termostat uygulamalarına Türkiye’den de bir örnek çıktı. Cosa adlı akıllı kombi kiti, kombinizi akıllı cep telefonunuz sayesinde otomatik olarak veya uzaktan elle yönetmenizi sağlıyor.Cosa, Nuvia Akıllı Enerji Teknolojileri tarafından geliştirilen yenilikçi bir kablosuz oda termostatı. Cosa’nın donanım kurulumunu kolayca yaptıktan sonra mobil uygulamasını (şimdilik Android) indiriyor ve hemen evinizin sıcaklığını uzaktan veya otomatik olarak yönetmeye başlıyorsunuz.Nesnelerin interneti alanında konumlanan bir ürün olan Cosa, evde olup olmadığınıza göre ve siz uykudayken evin sıcaklığını otomatik olarak ayarlıyor. Sadece konum ve zaman değişkenlerini değil, dış hava koşullarını da dikkate alıyor ve enerji tüketiminizi en verimli hale getirmeye çalışıyor.
Reklam