Denizli'de Bot Alabora Oldu: 1 Üsteğmen Kayıp
Denizli'de içinde 4 kişinin bulunduğu bot alabora oldu. 3 kişi yüzerek kıyıya çıkarken Üsteğmen Burak İz'in kayıp olduğu bildirildi.İstanbul'daki 4. Kara Havacılık Alay Komutanlığı'nda görevli Pilot Üsteğmen Burak İz, izinli olarak geldiği Denizli'nin Sarayköy ilçesinde ördek avlamak için üç sivil arkadaşıyla lastik bota binerek Büyük Menderes Nehri'ne açıldı.
Galatasaray Hisse Satıyor! Açıklama Geldi...
Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Hamdi Yasaman hisse satışı konusunda açıklamalarda bulundu.Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Hamdi Yasaman , hisse satışıyla ilgili inceleme ve değerlendirme yaptıklarını söyledi.Hamdi Yasaman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sarı-kırmızılı kulübün hisse satışına gitme yönünde çalışmaları olduğunu ancak henüz bunun kesinleşmediğini belirtti. Yasaman, ' A Grubu hisse satılması diye bir şey söz konusu değil. Zaten bu hisseler satılamaz. Bizim B Grubu hisse satışı yönünde bir incelememiz bulunuyor ' dedi.Galatasaray Sportif AŞ'de son yapılan sermaye artırımına katılmayan hissedarların rüçhan haklarından kaynaklanan ve kulübün almak zorunda kaldığı yüzde 17'lik bir hisse olduğunu aktaran Yasaman, şunları söyledi:'Zaten şu an kesin bir karar vermiş değiliz. Sadece inceleme ve araştırmalar yapıp, hukuken fikir alıyoruz. Son sermaye artırımında kullanılmayan rüçhan haklarından kulübün almak zorunda olduğu hisseler mevcut. Yüzde 17 oranındaki bu hisseleri almak zorunda kaldık. Şimdi bu hisseleri geri satmak istiyoruz. Mecburen aldığımız ve o zaman bize mali külfet getiren bu hisselerden şimdi bir kaynak yaratmaya çabalıyoruz. Özellikle de kongre üyelerimizin bunu almasını istiyoruz. Böyle bir imkan var ve bu kaynağı kullanabilir miyiz diye düşünüyoruz.'Çalışmalarla ilgili, A Grubu hisse satışı olacağı şeklindeki haberlerin kötü niyetli olarak yapıldığına inandığını anlatan Yasaman, 'Olmayan şeyler medyaya yansıtılıyor. B Grubu için düşüncemiz var ve sadece halka açıklık oranı biraz daha yükselecek. Muhalif isimler ve bazı kişiler, seçimin de yakın olması nedeniyle bunu kullanmak istiyor. Zaten, son sermaye artırımının üzerinden bir yıl geçmeden, yani 25 Şubat'tan önce istesek de hisse satışı yapamıyoruz' ifadelerini kullandı.Hamdi Yasaman, hisse satışını üyelere yönelik, belki primli olarak da yapabileceklerini, ve 60 milyon lira seviyelerinde bir kaynak yaratabileceklerini sözlerine ekledi.AA
Castro'dan Yeni Fotoğraflar: Sağlıklı ve Neşeli
Küba devlet medyası altı aydır ilk kez ülkenin eski devlet başkanı Fidel Castro'nun yeni fotoğraflarını yayımladı.Ocak ayında çekilen fotoğraflar, yayımlanmadan önce 88 yaşındaki Castro'nun sağlık durumuna ilişkin söylentiler yeniden yaygınlaşmaya başlamıştı.Castro son bir yıldır kamuoyu önene çıkmadı.Yeni fotoğraflarında yaşlı lider Havana'daki evinde öğrenci lideri Randy Perdomo ile sohbet ederken görülüyor.
Fenerbahçe'den Fikret Orman'a Ağır Sözler
Fenerbahçe Kulübü, resmi internet sitesinden Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman ile ilgili bir açıklama yayınladı.Fenerbahçe Kulübü'nün resmi internet sitesinden yapılan açıklama şu şekilde;'Öncelikle belirtmek isteriz ki Beşiktaş Kulübü Başkanı’nın kulübümüz ve Başkanımız hakkındaki yakışıksız beyanları üzerine iş bu açıklamayı yapmak zorunluluğu doğmuştur.Sayın Başkan’a tavsiyemiz, konuşacak ya da söyleyecek neyi varsa bu hususları bir an evvel kamuoyuyla paylaşması, aksi takdirde kendisini ve kamuoyunca varsayılan bilgi birikimini olduğundan farklı yerlerde sunmaya çalışmamasıdır.Kulüplerin mali yapılarına ilişkin, sadece ekonomik ve ticari alanlarda yapılan marka değerlendirmelerini, iki camia arasındaki husumet ve gerginlik nedeni olarak göstermek ve bundan faydalanarak kazanılan her maçtan sonra aynı kelimelerle aynı açıklamaları yapmak Beşiktaş Başkanlığı Makamı’na yakışmamaktadır.Üstelik magazin basınından takip ettiğimiz üzere Sayın Başkan’ın “Gündemde kalmak” gibi bir stratejiye de ihtiyacı bulunmamaktadır.Beşiktaş Başkanı’nın, Ünal Aysal’ın Türk Futbolu’nda bıraktığı büyük boşluğu (!) fark edip, o boşluğu doldurmaya çalışıyor olması bizim açımızdan bir sorun teşkil etmese de bu üslup ve tarz sahiplerinin akıbeti tüm kamuoyunun malumudur.Bununla birlikte Sayın Başkan’ın dini motifler içeren mesaj vermek konusundaki ısrarını düşündürücü bulmakla beraber merakımız, Sayın Başkan’ın yürüttüğü bu popülist stratejinin kendi taraftarı ve meşhur “Beşiktaş duruşu” açısından nasıl değerlendirildiğidir. Yoksa Sayın Orman’ın sırf mesaj vermek için böyle günlük ve maddi konularda kutsal değerleri örneklemek gibi yanlış ve yakışıksız bir üslubun içinde olabileceğini düşünmemekteyiz.Kaldı ki din ve ahlak öğretisinde zaten var olan “Önce eline, beline ve diline hakim ol” felsefesini, kendisine bir kez daha hatırlatır; konu Fenerbahçe ve Fenerbahçe’nin değerleri olduğunda konuşmadan önce, zor olsa da bir kez daha düşünmesini tavsiye ederiz.FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ'Eurosport
Reklam
Yargıtay: Polisin Kol Bükmesi Haksız Tahrik
Antalya'da, parasız eğitim için Milli Eğitim Müdürlüğü kapısına kendini zincirleyen üniversite öğrencisi Gülçin Bulut'a, polise direnme suçundan 7 ay 15 gün hapis cezası verildi ve ceza paraya çevrildi. Kararı bozan Yargıtay 5'inci Ceza Dairesi, gözaltı sırasında polislerin sanığın kolunu bükmesini 'haksız tahrik' saydı.Antalya'da Akdeniz Üniversitesi öğrencisi Gülçin Bulut ve Nazım Bilgeç, 7 Mayıs 2012 tarihinde parasız eğitim hakkı için İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde demir kapıya kendilerini zincirledi. 'Parasız eğitim hakkımız' sloganı atan iki öğrenci, demir kesme makasıyla zincirler kesilerek gözaltına alındı. Polisteki sorgularının ardından adliyeye sevk edilen öğrencilerden Gülçin Bulut, 'görevi yaptırmamak için direnme' suçundan tutuklandı.4 BİN 500 LİRA PARAYA ÇEVRİLDİAntalya 8'inci Asliye Ceza Mahkemesi Gülçin Bulut'a, 'polise direnmek' suçundan 7 ay 15 gün hapis cezası verdi, bu cezayı da 4 bin 500 TL para cezasına çevirdi. Yaklaşık 1 ay cezaevinde kalan Gülçin Bulut'a verilen ceza, avukatı Münip Ermiş tarafından temyiz edildi.Temyiz dilekçesinde Gülçin Bulut'un şikayetçi polis memurlarına kasten bir davranışı olmadığı, bileklerine kelepçe takılması ve zorla götürülmesi sırasında, can acısıyla gayri iradi yaptığı hareketin kamu görevlisine direnme olarak kabul edilmesinin hukuki olmadığı savunuldu. Avukat Ermiş, müvekkili Bulut'un 'Bayan polisler beni alırken kollarımı büküp işkence yaptı. Ben de refleks olarak tekme attıysam bilmiyorum. Tekme attığımın farkında değilim' yönündeki ifadesinden, mahkemenin 'pişmanlık göstermeme' yorumu çıkarmasının da hukuki olmadığını savundu.KOL BÜKME HAKSIZ TAHRİKİtirazı değerlendiren Yargıtay 5'inci Ceza Dairesi, polis memurlarının gözaltı sırasında sanığın kolunu bükmelerinin haksız tahrik oluşturduğu yönünde karar vererek yerel mahkemenin kararını bozdu. Gülçin Bulut'a birden fazla polise direnme nedeniyle zincirleme olarak verilen ceza da aynı kararda tek bir direnme suçu olarak gösterildi.İKİ ÖNEMLİ HUKUKİ GELİŞMEYargıtay'ın bu kararında hukuksal olarak çok önemli iki gelişme yaşandığını belirten Avukat Münip Ermiş, 'Birincisi gözaltı sırasında kol bükmek haksız bir fiildir, buna yönelik olarak göstericinin polise karşı eylemi de haksız tahrik altında işlenmiş bir eylemdir. TCK 29 uyarınca ceza indirimi gerekir' dedi.Mahkemenin 'birden fazla polise direnme' suçundan Gülçin Bulut'a zincirleme suç hükümleri uygulayarak cezasını artırdığını söyleyen Ermiş, 'Yargıtay burada 'gözaltı işlemini birden fazla polis gerçekleştiriyor ve kişi gözaltı işlemine karşı direniyorsa, eylemi birden fazla direnme suçu oluşturmaz. Tek bir direnme suçu oluşturur' diye karar verdi' açıklamasını yaptı.YARGITAY İLK DEFA GÖRÜŞ DEĞİŞTİRDİYargıtay'ın daha önceki kararlarında polisin güç kullanımını meşru kıldığını belirten Avukat Ermiş şöyle konuştu: 'Yargıtay ilk defa görüş değiştirdi. Bir göstericinin kolunu büküp, ters çevirip, ona acı verecek şekilde gözaltına alınmasını 'Meşru davranış değil. Şüpheliye karşı yapılan bir haksız eylemdir, şüpheli buna karşı direnirse meşru hareket etmiş olur. Haksız tahrik altındadır' kararı verdi. Bu nedenle verilecek cezada haksız tahrik indirimi yapılmasını istedi. Yani cezanın dörtte üçüne kadar indirebileceğini belirtti.'ORANTISIZ GÜÇ KULLANILAMAZBu karar sonrası polisin beden gücü kullanırken de orantılı davranmak zorunda olduğunu dile getiren Avukat Ermiş şöyle devam etti: 'Özellikle çok sık yaptıkları gibi kolunu bacağını bükerek, yerde sürükleyerek, kafasından, kulağından tutarak sanığı otobüse sürüklemek Yargıtay'ın bu kararından sonra meşru bir davranış olmayacaktır. Yani burada zor kullanma gücünün meşru sınırlar içerisinde nasıl kullanacağı konusunda yeni bir bakış açısı getirilmiştir. 'Orantılı, orantısız güç kullanma' tartışmasında Yargıtay'ın kol bükmeyi haksız bir eylem olarak nitelendirmesi çok önemli. Benzer olaylarda Yargıtay'ın bu kararı, bir ilk teşkil ediyor.'MEŞRU SAVUNMAKararı yetersiz bulduklarını da anlatan Ermiş, 'Polis eğer meşru zor kullanma gücünü olağanüstü işkence boyutunda kullandıysa, buna karşı direnen sanık açısından bizce meşru müdafaanın koşulu oluşmuştur. Sadece haksız tahrik değil. Polisin hukuka aykırı uyguladığı şiddete karşı, şüphelinin polise yönelik orantılı direnişi, kamu görevlisine direnme olarak görülmemeli. Meşru savunma olarak görülmelidir. Yargılama sırasında bunu tekrar edeceğiz' dedi.Konuyla ilgili dava bu ay içerisinde yeniden görülecek.Mehmet ÇINAR- Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA-DHA
Reklam
Akıntıdan Yararlanarak Okyanusun Altında İnanılmaz Görüntüler Yakalayan Dalgıç
Guillaume Nery isimli serbest dalıcı adam okyanusun altındaki akıntıların şiddetinin fazlalılığından yararlanarak böyle bir video çekmiş. Tahiti'de çekilen görüntülerde başrol alan adamımızın su altında tüpsüz bu kadar uzun nasıl durabildiği ise merak konusu. Ancak daha önce de bu tarz video çeken adamın uzun süre nefesini tutabilme ihtimalini gözümüzde artırmak adına şunu da izlemenizi tavsiye ederiz. Belki de ip vardır 😎
3B Yazıcının Ürettiği Protez Sayesinde Gitar Çalabilen Çocuk
Gitar çalmayı çok isteyen ancak bir koluna doğuştan sahip olamayan Diego Corredor'un yardımına 3 boyutlu aletler üreten  3D Gluck isimli firma yetişmiş. Kolombiya'da yaşayan Diego'nun yaşadığı yere giden firma gitar ile tam uyumlu bir protez kol geliştirip bunu da teknolojileri sayesinde üretmişler. Kola Linkin Park yazısını da eklemeyi ihmal etmeyen firmanın bu davranışı sayesinde Diego artık gitar çalabiliyor.
Reklam
İtfaiyecilerin 3 Çocuğu Kurtardıkları Yangına Kafa Kameraları ile Tanıklık Etmek
Kaliforniya'da bulunan Fresno itfaiyesinin bir evdeki yangına müdahalesi itfaiye erlerinin kafa kamerası ile kayıt altına alınmış. 1 yaşında erkek çocuk, 3 ve 4 yaşlarında da 2 kız çocuğu kurtarılmış yangında. İçerideyken ortamın karanlığı, sıcaklığı, camların patlama sesleri ve işin hayati önem taşıması da düşünülünce sonucun güzel olması insana bir oh çekirten cinsten.
Jeep'in Başörtülü Kadınlı Super Bowl Reklamı
Jeep'in Super Bowl reklamı ABD'den ve dünyadan manzaraları gösterirken bir yerde başörtülü kadını göstermiş. Yayınlandıktan kısa süre sonra müslüman bir kadının reklamda yer almasına tepkiler de gecikmemiş.
'İddia' Deniyor: Ali İsmail Korkmaz Öldürülmedi mi?
Eskişehir’de Gezi eylemleri soruşturmasına giren polis fezlekesinde skandal ifadeler kullanıldı. Ali İsmail Korkmaz’ın eylemlere katıldığı esnada öldürülmesini ‘iddia’ diye değerlendiren polis merdiven boyamayı dahi suç kapsamına aldıBirGün Gazetesi'nden Uğur Koç'un haberine göre; Eskişehir’de Gezi eylemlerine katılan yurttaşlar hakkında skandal suçlamalarla soruşturma açıldığı ortaya çıktı. Soruşturma dosyasında bulunan polis fezlekesinde, Ali İsmail Korkmaz’ın “Gezi eylemleri esnasında yaralandığının iddia edildiği” savunuldu. Yasal kurumlar ‘marjinal’ diye nitelendirildi. ‘Forum’ların “örgütlü yapı” olduğu iddia edilen fezlekede bunların “eylem sürecini sıcak tutumak” için oluşturulduğu savunuldu; Ali İsmail Korkmaz’ın ölümüne dair Kayseri’de görülen duruşmaya katılmak ve çağrı yapmak ‘suç’ oldu.TEKNİK VE FİZİKİ TAKİPTM 10. Madde ile görevli Bursa Cumhuriyet Savcılığı tarafından başlatılan, ancak yasa değişiklileri sonrasında Eskişehir’e sevk edilen Gezi eylemleri soruşturmasında, skandal ifade ve değerlendirmeler yer aldı. Soruşturma dosyasında yer alan 562 sayfalık polis fezlekesine göre, ‘şüpheli’ olan şahıslar hakkında Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 135 ile 140. maddeleri kapsamında telefon dinlemesi ve teknik takip kararları alınmış. Dosya kapsamında soruşturulan Barış Erdinç Bilecen ve Can Büyükşahin adlı Özgürlük ve Dayanışma Partisi üyesi iki kişiye şu suçlamalar yapılmış:ÖRGÜTLÜ YAPI: FORUM- THKP-C/Devrimci Yol/Devrimci Gençlik terör örgütü üyesi olmak, örgütün açık alan yapılanmalarından Gençlik Muhalefeti isimli yapı adına eylemlere katılmak.- Gezi eylemlerine süreklilik kazandırılması amacı ile kurulan ‘Forum’ isimli örgütlü yapı içerisinde faaliyet yürütmek.- Gezi eylemleri sürecinde ‘Eskişehir Direniş Forumu’ isimli yapıyı kurmak, bu örgütlü yapıyı yönetmek ve örgütlü yapı adına faaliyet yürütmek.- Oluşturulan örgütlü yapının mali yapısını oluşturmak, para toplamak.- Gezi eylemleri kapsamında Eskişehir il merkezinde şiddet eylemleri, yol kapama eylemleri, adalet yürüyüşü ve adalet nöbeti eylemleri gerçekleştirmek, eylemlere katılmak, organize etmek, yönetmek, kişi ve grupları koordine etmek.GEZİ 'DARBE'YDİGezi eylemlerinin “hükümeti yıkmak” amacı taşıdığı iddia edilen polis fezlekesinde soruşturulan kişileri şu suçlama yöneltildi: “Seçimle iş başına gelmiş olan Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, terör örgütlerinin talimatları doğrultusunda sokak eylemleri ile yıkmak amacıyla marjinal gruplara mensup şahıslar tarafından ‘Gezi Eylemleri’ adı altında ülke genelinde gerçekleştirilen şiddet eylemleri kapsamında Eskişehir’de meydana gelen olaylara katılmak.”FİŞLEME DE İTİRAF EDİLDİFezlekede şüpheli olarak yer alan kişiler hakkında Emniyet’in bir çeşit fişleme yaptığı da itiraf edildi. Buna göre, şüpheliler hakkında soruşturmanın başlatıldığı tarihin öncesine ait belgeler de fezleke ekine konuldu. Belgeler, fezlekede Gezi eylemlerinin başlangıcı sayılan 31 Mayıs 2013’ten söz konusu soruşturmanın başlatıldığı 13 Eylül 2013 tarihini kapsadı.SICAK TUTULSUN DİYE!Fezlekede, Gezi eylemleri ardından yapılan forumların “Eskişehir’de gerçekleşen şiddet içerikli protesto eylemlerinin 19 Haziran 2013’te güvenlik görevlilerinin müdahalesi sonucu sona ermesi” ardından “Eylem sürecinin sıcak tutulması, eylemlere katılan grupların/şahısların eylem bilincinden uzaklaşmaması, yapılması planlanan eylemler hakkında strateji belirlenerek uygulamaya konulması” gibi gerekçelerle oluşturulduğu savunuldu.Merdiven boyama, toplantıya çağrı suç kanıtı!Teknik ve fiziki takip sonucu hazırlanan fezlekede yer alan diğer bazı “suçlar” ise şöyle:- Forum adı verilen örgütlü yapı içerisinde alınan karar doğrultusunda ‘merdiven boyama’ eylemi yapmak.- Gezi eylemleri sürecindeki faaliyetlerinden dolayı Eskişehir Eğitim-Sen Şube Başkanı Ali paşa Şanlı’nın Eskişehir ilinden Konya iline atamasının yapılmasını protesto etmek amacıyla örgütlü şekilde eylem gerçekleştirmek.- Kişileri aramak süratiyle örgütlü toplantılara (forum) katılım sağlamaya çalışmak.Ali İsmail’in eylemler sırasında öldürüldüğüne polis inanmadı!POLİS fezlekesinde, Eskişehir’deki gezi eylemleri sırasında polis ve sivil şahıslarca dövülerek öldürülen 19 yaşındaki Ali İsmail Korkmaz için de skandal ifadeler kullanıldı. Fezlekede, Ali İsmail Korkmaz’ın “Gezi eylemleri esnasında yaralandığının iddia edildiği” söylenirken, Korkmaz’ın ölümünün de bahane edildiği ve Eskişehir Direniş Forumu tarafından eylem düzenlendiği savunuldu.Ali İsmail Korkmaz’ın öldürülmesine ilişkin davanın “Güvenlik gerekçesi ile Kayseri’ye alındığının” belirtildiği fezlekede, bu durumun “Eskişehir Direniş Forumu isimli örgütlü yapı içerisindeki şahıslar tarafından istismar edilerek yeni eylemler organize edilmesine ve düzenlenmesine” neden olduğu söylendi. Kayseri’de yapılacak duruşmaya yapılan çağrılar da fezlekeye şu şekilde geçti: “Davanın ilk duruşması esnasında Kayseri il merkezinde eylem organizasyonu yapmak, eylemlere ülke genelinde katılım için faaliyet yürütmek, bildiri dağıtmak.”Foruma ‘ikna için’ çağırdıForumlara katılan Emek Partisi (EMEP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) gibi yasal faaliyet yürüten kurumlar ‘marjinal’ olarak tanımlandı. EMEP’in, ÖDP üyesi olan Can Büyükşahin tarafından toplantıya çağrıldığının tespit edildiği bir telefon konuşması tapesine dair değerlendirmede, çağrının “Gezi eylemleri sürecinde oluşan görüş farklılıklarını ortadan kaldırmaya yönelik olduğu” iddia edildi.Fezlekede yer alan bir başka tepenin değerlendirme kısmında ise, Can Büyükşahin’in telefonla konuştuğu şahısla yaptığı görüşemeye yönelik olarak “Forum toplantıları esnasında görüş belirttiğini beyan ettiği tespit edilmiştir” denildi.İlkokul öğrencileriyle ‘bilinçlenme faaliyeti’Eskişehir’de Yenikent ve Göztepe mahallelerinde, ihtiyacı olan öğrencilere verilen dayanışma dersleri de evlere şenlik bir değerlendirmeyle fezlekeye sokuldu. Dayanışma dersleri hakkında şu ifadeler kullanıldı: “Forum faaliyetlerine vatandaşın ilgisini artırmak, eylemlilik bilincini aşılamak amacıyla Dayanışma Dersi adı altında bilinçlendirme faaliyeti yapıldığı tespit edilmiştir.”Fezlekede yer alan Dayanışma dersleri, Gezi eylemleri sonrasında şehirdeki Yenikent ve Göztepe mahallerinde yaşan ilköğretim öğrencilerine yönelik olarak yapılmaya başlandı. Üniversite öğrencileri ve Eğitim-Sen üyesi öğretmenlerin verdiği dersler halen devam ediyor.
Reklam
Meclis'e ‘Bekâr Erkeğe Cinsel İhtiyaç Ödeneği Verilsin’ Dilekçesi
Avukat Yavuz Balkan, TBMM’ye dilekçe vererek kadına yönelik şiddetin ve cinsel saldırıların önlenebilmesi için bekâr erkeklere cinsel ihtiyaçlarını karşılamak üzere ödenek ayrılmasını istedi. Balkan, haftalık en fazla 75 TL verilmesini önerdi.HaberTürk'ten Saliha Çolak'ın haberine göre; TBMM Dilekçe Komisyonu’na başvuruda bulunan Avukat Yavuz Balkan, kadına yönelik şiddetin ve cinsel saldırıların önlenebilmesi için bekâr erkeklere cinsel ihtiyaçlarını karşılamak üzere ödenek ayrılmasını istedi. Balkan, haftalık en fazla 75 TL ödenek ayrılmasını önerdi.TBMM Dilekçe Komisyonu, dilekçeyi inceledi.Komusyon, bu tür ‘yasal düzenleme’ alanına giren bir konuda, komisyonun yapacağı herhangi bir işlemin olmadığını belirterek, dilekçeyi milletvekillerinin dikkatine sundu. HaberTürk, dilekçenin sahibi 25 yıllık avukat Yavuz Balkan’a ulaştı. Balkan’ın görüşleri şöyle:“Benim bu zamana kadarki gözlemlerime göre kadına yönelik şiddet ve cinayetlerin yüzde 80’i toplumda erkeklerin cinsel ihtiyaçlarının giderilmemesinden kaynaklanıyor. Yüzde 10’u da kocaların evden uzaklaştırılması kararından kaynaklanıyor. Kocalar evden uzaklaştırma kararını kendilerine yediremiyor. Artık bunlara tırnak içinde ‘erkek’ demek gerekiyor. Erkekliklerine yediremiyorlar.Âşık Veysel’in ‘Güzelliğin on para etmez, bu bendeki aşk olmasa’ sözüne bakın. Yani, insanları âşık eden, hormonları. İnsanoğlunu kadın olsun, erkek olsun, tabiri caiz ise ‘çıldırtan’ hormonal faaliyetleri. Bir noktada bu hormonlardan kaynaklı ihtiyaçların giderilmesi gerekiyor. Bu ihtiyaç giderilmezse bu durumda ya kadına tecavüz ediyor ya elle sarkıntılık ediyor ya katlediyor.”TBMM Dilekçe Komisyonu’na başvuruda bulunan Avukat Yavuz Balkan, “Erkekler cinsel ihtiyaçlarını karşılayabilse kadın cinayetlerinin yüzde 99’u önlenir. Bu konuda iddialıyım” dedi.‘Seksoloji ana bilim dalı kurulmalı’Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği Adana Şube Başkanı Uzman Doktor Taner Canatar: Bekâr erkeklerin cinsel ihtiyaçlarının karşılanması için ödenek ayrılması, kadına yönelik cinsel şiddet sorununu çözmez. Toplumda cinsel eğitim eksikliği var. Sorunlar bundan kaynaklanıyor. Cinsel eğitim eksikliğinin giderilmesi gerekir. Anaokulundan başlayarak eğitim verilmeli. Daha sonra da ergenlik dönemi, sonrasında evlilik öncesi eğitim, anne-baba eğitimi. Üniversitelerde de seksoloji ana bilim dalı kurulmalı. Bunları yapabilirsek ödenek ayırmaya gerek kalmaz. Cinsellik toplumda yasaklı ve tabu olduğu için bastırılıyor. Ben tıp fakültesini bitirdim, 31 yaşıma gelene kadar cinsel eğitimle karşılaşmadım. Cinsellikle seks farklıdır. Cinsellik, duygusal paylaşımı da içerir. Doğuştan gelen özelliktir. İnsanın kendini özgürce yaşamasıdır. Kadının kadınlığını, erkeğin erkekliğini yaşamasıdır. Cinselliğin bastırılması, sindirilmesi insanların kendini ifade edememesi sorunlara neden oluyor. Kısaca, güneş balçıkla sıvanamaz. Ödenekle olmaz, temellerine inmek lazım.‘Saygı duymayı öğrenecek’Cinsellik Uzmanı Doktor Haydar Dümen: Bu olayın nedenleri çok derin. Erkeklere kadın bulunmasıyla çözülecek bir sorun değil. Öncelikle töre var. Dini inançlardan kaynaklanan töreler var. Namusun kanla temizlenmesi gibi töreler var. Konunun duygusal boyutu var. Kişiler sorunlarını çözemeyince bir noktada irade bitiyor, gözü dönüyor. Yani sorun kadın temin edilerek bitmez. Eğitim çok önemli. Birbirlerine saygı duymayı, birbirlerinin insan olduğunu öğrenecekler.‘Evli erkek de yapıyor’AK Parti Ağrı Milletvekili, TBMM Kadına Yönelik Şiddeti Araştırma Komisyonu Kâtip Üyesi Mehmet Kerim Yıldız: Hükümetin evliliği teşvik eden uygulamaları var. Ancak şiddet sadece bekâr erkekten gelmiyor, evli erkeklerden de geliyor. Bekârlara ödenek vermek çare olmaz. Buna bir temel insan hakkı olarak bakmak gerekir. Aileyi korumaya yönelik çok sayıda yasal düzenleme yapıldı. Bunların sonuç vermesi için eğitim ve zihinsel dönüşümün gerçekleşmesi gerekiyor.‘Fiziksel bakmak doğru değil’CHP Balıkesir Milletvekili TBMM Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu ve Kadına Yönelik Şiddeti Araştırma Komisyonu Üyesi, Ayşe Nedret Akova: Bu sorunun sosyolojik, ekonomik nedenleri de var. Sadece erkeğin cinsel ihtiyaçlarının giderilememesinden kaynaklanan bir sorunla karşı karşıya değiliz. Sorunun tüm boyutlarıyla ele alınması lazım ki çözümünde etkili yöntemler geliştirilebilsin. O nedenle fiziksel ihtiyaç noktasında bakmak yeterli olmayacaktır.
‘12 Yılda Hasta Adam Denen Ülkeyi Küresel Güç Haline Getirdik, Sayın Çipras da Buna Katıldığını İfade Etti’
Başbakan ve AK Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, partisinin grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu.Davutoğlu'unun açıklamalarıdan satır başları:Tam da misakı milli haftasında, bizde kuvayi milliye halinde tarihe çıktığı şehirlerdeydik. Çok büyük bir coşkuyla kongrelerimizi yaptık ve 15 Mayıs 1919’da iki şahsı anmak istiyorum. Bir yiğit insan Hasan Tahsin, İzmir’de ilk mermiyi sıktı. Denizli’de de bir başka yiğit insan Ahmet Hulusi efendi düşmana karşı istiklal fetvası verdi. ÜÇ ÇAKIL TAŞI OLAN DAHİL..Silah sahibi olmamak bir mazeret değildir dedi Ahmet Efendi, elinizde üç çakıl taşı varsa atacaksınız ve mücadelede bulunacaksınız dedi. Bende buradan 95 yıl sonra çağrıyla bir şekilde yüzüncü yıla yürürken temel ilkemizi vurguluyorum. Herkes yeni misakı millide buluşmalı ve elinde ne varsa bu mücadeleye katılmalı. Üç çakıl taşı olan dahil, Türkiye’nin yeniden inşa faaliyetine katılmalı. Bu çerçevede mücadelemizi sürdüreceğiz.İnşallah Ankara’dan sonra İstanbul’da başbakanlık ofisimiz vardı, bir başbakanlık ofisini de İzmir’de açıyoruz en kısa zamanda. Bu yolla, hükümet hizmetlerini ülkeye yaymak konusunda çok önemli bir adım atmış olacağız. Ayda birkaç günümüzü izmir’de geçireceğiz. Bütün Ege’de yapılacak faaliyetleri kontrol edeceğiz. Biz her bir şehrimize özel roller biçiyoruz. İzmir’e dönük olarak da İstanbul – İzmir otobanı 2017’de bütünüyle devreye girdiğinde 3,5 saate düşecek. Aynı şekilde Ankara – İzmir otoyolu tren yolu devreye girdiğinde, Ankara ve İzmir birleşmiş olacak. İzmir, Çandarlı Kuzey limanının devreye girmesiyle, izmir yine tarihin en büyük limanlarından biri haline gelecek.BU ÇERÇEVEDE DE İZMİR’E YÖNELİK OLARAK...Maalesef son 12 yıl içinde bütün şehirlerimizde çok büyük hamleler söz konusu olurken, İzmir’deki yerel yönetim anlayışı bu gelişmelere ayak uyduramadı ve izmir hak ettiği yeri bulamadı. Bundan sonra bizzat takip edeceğim. İzmir’i hak ettiği yere getireceğiz inşallah. Önümüzdeki mayıs ayında, konak tünelini açacağız. Manisa’yla İzmir arasındaki tünelin inşaatını bizzat devlet olarak üstlendik açacağız. Manisa’yla Denizli’yle Uşak’la bütün bir Ege’yle İzmir’i irtibatlandırarak Ege’de başlı başına ekonomik havza oluşmasına büyük önem veriyoruz. İstiyoruz ki Marmara’daki üretim yoğunlaşmasını ülkenin her tarafına yayalım. Bu çerçevede de İzmir’e yönelik olarak, ileri teknoloji ihtiva eden projelere beşinci bölge teşviği uygulayacağız.ÖNÜMÜZDEKİ HAFTALARDAN İTİBAREN OKULLARIMIZDA...Yıllardır değişik şehirlerimizde yaşam biçimine müdahale gibi, Ak Parti’nin bu şehirlerle irtibatını koparmak isteyenlere sesleniyorum. Türkiye’de AK Parti’nin giremediği hiçbir köşe yoktur ve olmayacaktır. Biz kıyısıyla, dağlarıyla ovalarıyla deniziyle yaylalarıyla bütün Türkiye’nin partisiyiz. Ege bölgemize dönük olarak kalkınma stratejisi uygulamaya devam edeceğiz. Ege bölgemizin önümüzdeki kalkınma ve hamle döneminde öncü rol oynamasına önem veriyoruz. Bir müjde de manisa’da üzüm üreticileriyle paylaştım. Üzümdeki arz fazlasını almak üzere önümüzdeki haftalardan itibaren okullarımızda süt ile birlikte kuru üzümü de öğrencilerimize ikram edeceğiz inşallah. Bu bizim tarım ürünlerine daha önce de ilan ettiğimiz destek çalışmalarının başka aşamasını teşkil ediyor.AMA AÇIK SÖYLEYEYİM...Biz böyle milletimizle buluşurken ve omuz omuza 2015 Haziran seçimlerine yürürken, diğerleri de çok değişik koalisyon çabalarını sürdürüyorlar. CHP MHP HDP Türkiye gündemi üzerinden kendi politikalarını anlatmak yerine sürekli olarak farklı çabalarla AK Parti üzerinden siyaset yapmaya çalışıyorlar. Biz İzmir’e mi gittik, bir bakıyorsunuz Kılıçdaroğlu ertesi gün oraya gidiyor. Ama açık söyleyeyim hızımıza hiç kimsenin yetişmesi mümkün değil. Seçimlerde de ikinci turu yapacağız. Onlar arkamızda bizi takip etmeye devam etsinler.ONLAR ÇATI ADAYLA KOALİSYONLA BİRLEŞİRKEN...  Biz milletle geleceğe kararlı şekilde yürürken perde gerisinde ittifak çalışmalarını görüyoruz. Geçen sene 17-25 aralık kumpaslarından sonra 30 Mart’a giderken, AK Partiyi engellemek için paralel çete şunu yaptı, her yerde AK Parti karşısında kim güçlüyse onu destekleyeceğiz. Kuran kurslarını engelleyen tek parti zihniyetini desteklediler bunlar. MHP’nin durumu ise daha da ilginç. MHP de bu paralel çeteye karşı çıkmak yerine, çatı adayla cumhurbaşkanımızın adaylığı karşısında ortak adayla sahneye çıktılar. Ne oldu? Onlar çatı adayla koalisyonla birleşirken, biz milletle bütünleştik ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde onlara en büyük dersi verdik.ONLAR PARALELLE PARALEL YÜRÜMEYE DEVAM ETSİNLER...Şimdi sayın Bahçeli, yine geometri merakın sarmış. Piramitten bahsetmiş elipse döndürelim bunu demiş. Kendi iktidarları döneminde gelir dağılımını herkes biliyor. Şimdi bir doların üç dolarına altında yaşayan yok. Sayın Bahçeli elipsle üçgenle uğraşmasın biraz paralelle ilgilensin paralelle. Hep bunlar yanyana gidiyorlar, milletle yolları hiç kesişmiyor. Kesişim noktaları yok. Onlar paralelle paralel yürümeye devam etsinler, biz sıratı müstakimle yürümeye devam edeceğiz.Zaferin de bir tadı var. Tek tek gelmeyin hepiniz birlikte gelin hepinize karşı zafer kazanmak bizim için daha büyük zevk verici olacak. Benim anadolu’da gördüğüm heyecan 12 yıl boyunca AK Parti’ye ne yorgunluk bulaşmış, hep diriyiz hep iriyiz geleceğe yürüyoruz. Onlar telaş içinde kendi dertlerine düşsünler. İttifak hesap etsinler. Biz milli irade istikametinde yürüyeceğiz. Dikkat ediniz CHP MHP ve HDP’den Türkiye’nin temel meseleelrini duyuyor musunuz yok, ekonomi yaklaşımı var mı yok. Çipras’a ümit bağladılar.SAYIN ÇİPRAS’LA TELEFON GÖRÜŞMESİ YAPTIĞIMIZDA SÖYLEDİM...Sayın Çipras’la telefon görüşmesi yaptığımızda söyledim, kendisi de katıldığını söyledi. 2002’de nasıl ekonomi hale gelmişse, partilerden ümit kesilmişse, biz 12 yılda hasta adam denen bir ülkeyi küresel güç haline getirdik. Sayın Çipras da buna katıldığını ifade etti. Biz sadece milletimizi örnek alıyoruz. Muhalefet ise acaba başka başarılardan ilham alma telaşı içinde. Veya popüler gündem arayışı içinde. Onlara tavsiyem anadoluya trakyaya sığınsınlar. Siyasette omurgaları yok, duruşları yok. Bir gün bakarsınız cumhuriyetçi, ertesi gün paralelcilerle iş birliği içinde. Önemli olan siyasette duruştur. Bu da sadece AK Parti’de var. AK Parti de bunu sürdürmeye devam edecek.1972’den 2002 yılına kadar, 30 yıl inşaat sektörümüzün dışarda aldığı proje tutarı 44 milyardı. 12 yılda alınan proje miktarı 260 milyar dolar. Aramızdaki fark bu. Bunu da yakın takiple bu imkanı müteahhitlerimize sağladık. Ülke içinde konut sektörü için dev adımlar attık. İnşallah yapacağımız düzenlemeyle yüzde 25 peşinat zorunluluğu var biliyorsunuz. İlk evi alan konut taliplisi için bu yüzde 25 peşinat vesilesiyle yaptığı tasarrufun yüzde 15’ini biz devlet desteği olarak vereceğiz. İki hafta önce bu salondan çeyiz hesabını aktarmıştım. Evleneceklere, evlilik hazırlıkları için ebeveynlerin yaptığı tasasrrufa yüzde 15 katkı. Hem evlenmek, hem konut sahibi  olmak içinde yüzde 15 desteği verdik. İnşallah konut sahibi olmayan aile kalmayacak bu ülkede. İmar yasası noktasında düşüncelerimizi de paylaştık.BUNUN SOKAK PAFTA OLMASINA ÖZEN GÖSTERECEĞİZÇalışmakta olduğumuz inşaat imar yasasında herhangi bir şekilde vatandaşlarımızın sahip oldukları arazi arsa evin değer kazanması durumunda vergi gelmesi söz konusu değildir. Vergi yükü söz konusu değildir. Belediyelerimizin yaptığı düzenlemeler çerçevesinde olabilecek değer artışında değer artışı söz konusu olmayacaktır. Sadece herhangi bir vatandaş imar değişimi talebinde bulunursa bireysel olarak, onun getirdiği ek değer, onunla ilgili bir düzenleme gelecek. Bireysel taleplerde de bir arsada imar değişiminin getireceği yüksek kazancın, yan arsada oluşacağı adaletsizlik için, bunun sokak pafta olmasına özen göstereceğiz. Bugün bir sektörümüzle ilgili iki önemli müjdemizi paylaşmak istiyorum. Türkiye’nin en önemli sektörlerinden birisi turizm sektörüdür. Bacasız fabrika olarak bilinir. Fakat bu sene turizmde ciddi sıkıntıların olabileceği konuşuluyor. İki önemli gelişme önemli. Rusya başta olmak üzere oradan gelen misafirlerimiz diyeyim, ekonomik sıkıntıdan kaynaklanan sorunlar var. İran’da da olabileceğini ön gördük. Erken rezervasyonlarda bir düşüş, iptal haberleriyle ilgili de gelişmeler olduğu haberini alınca. Geçtiğimizhafta içinde ilgili bakanlıklarımızla toplantı yaptık. Sektörü ikiÖnümüzdeki iki ay içinde, seyahat acentalarının organizasyonlarıyla, bu ülkelerden gelen yolu uçaklarına altı bin dolar yakıt desteği vereceğiz. Dolayısıyla şimdiden uçuş iptallerinin önüne geçeceğiz. Tur acentalarının yükünü hafifletmiş olacağız ve iptali de engellemeye çalışacağız. İkincisi tur operatörlerine hazine destekli kredi kefaleti sağlayacağız. Tur operatörlerine dönük olarak da ciddi kredi imkanı sağlayacağız.BAĞKUR SİGORTALILARINA İLETMEK İSTİYORUMBağkur sigortalılarına iletmek istiyorum. İki milyon 366 bin bağkurlunun prim borcu vardı. Bir milyonu borçlarını dün itibariyle yapılandırdı. Geriye 1 milyon 305 bin kardeşimiz kalmıştı. Prim borçları birikmiş. İki aylık prim borçları olunca sağlık hizmetlerinden yararlanamıyor. Şu andan itibaren 12 aydan fazla borcu olarak kardeşlerimizin primlerini donduruyoruz. Sağlık yardımlarından yararlanması garanti altına alınmış oluyor. Bir şekilde borçlarını yapılandıramamış olan 1 milyon 305 kardeşimizin prim borcu donduruluyor. Bunlar dondurulduğu için de sağlık yardımlarından yararlanma imkanı sağlanıyor. Bu vatandaşlarımız tekrar primlerimi ödemek istiyorum dendiğinde, kaldıkları yerden bu süreç ihya edebilecek. Kimsenin de sağlık yardımından mahrum kalması söz konusu olmayacak. Ajanslar
Reklam
Faiz Kararı 24 Şubat'a Kaldı
Aylık enflasyon artışı yüzde 1.10 oldu. Yıllık enflasyon ise düşerek yüzde 7.24'e geriledi. Düşüş 1 puanın altında kaldığı için Merkez Bankası faiz indirimi için ara toplantıya gerek görmedi.Ocak ayında enflasyon yüzde 1.10 oldu, yıllık enflasyon ise yüzde 7.24 olarak gerçekleşti. Bu oranlar beklentilerin üzerinde oldu. Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, geçen hafta yaptığı açıklamada enflasyon 1 puan düşerse faiz indirimi için 'ara toplantı' konusunda görüşüleceğini söylemişti. Veri, Merkez Bankası'nın faiz indirimi için beklediği düşüşün üzerinde gelince, Merkez Bankası akıllardaki 'ara toplantı' olup olmayacağı sorusuna açıklama ile yanıt verdi. Buna göre Merkez Bankası faizi görüşmek için 'ara toplantı' yapmayacak. Para Politikası Kurulu faizi olağan 24 Şubat'taki toplantısında görüşecek. Merkez Bankası açıklaması ile enflasyon verisi öncesi 2.44'ü gören dolar, 2.40'a kadar geriledi.Zam şampiyonu patlıcanTüketici fiyatları bazında Ocak ayında en yüksek fiyat artışı görülen ürün yüzde 61,19 ile patlıcan oldu. Patlıcanı yüzde 56.68 ile çarliston biber, yüzde 51.93 ile kabak izledi. Aylık en yüksek artış yüzde 4,19 ile alkollü içecekler ve tütün grubunda gerçekleşti. Ana harcama grupları itibariyle 2015 yılı Ocak ayında endekste yer alan gruplardan gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 3,52, çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 2,52, ev eşyasında yüzde 2,01, eğlence ve kültürde yüzde 1,64 artış gerçekleşti. Aylık en fazla düşüş gösteren grup yüzde yüzde 6,98 ile giyim ve ayakkabı oldu.Beklenti yüzde 0.73'tü“Enflasyon Beklenti Anketi'ne katılan ekonomistleri, Ocak ayı enflasyonunun aylık bazda yüzde 0,73 artacağını tahmin etti. AA Finans'ın 25 ekonomistin katılımıyla gerçekleştirdiği 'Enflasyon Beklenti Anketi'nde 2014 Aralık'ta yüzde 8,17 olan yıllık enflasyonun güçlü baz etkisiyle 1,32 puan azalarak yüzde 6,85'e gerileyebileceği ifade edildi.Enflasyonda 2014 Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0.44 düşüş, bir önceki yıla göre de yüzde 8.17’lik artış yaşanmıştı.'Enflasyon yüzde 1 düşerse toplantı görüşülecek”Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Erdem Başçı, 27 Ocak Salı günü yılın ilk enflasyon raporu toplantısında, enflasyondaki gerileme ve buna bağlı olarak atılacak adımlara ilişkin sorular üzerine şu ifadeleri kullanmıştı:' Ocak enflasyonu 1 puandan fazla düştü diyelim, öngörülenden çok fazla düştü. Şu anda 8,17. 7,17'nin altına düştü diyelim. Çekirdeğe baktık iyi. 4 Şubat'ta dahi oturup parametreleri değerlendirebiliriz. 24 Şubat'ta yapacağımız Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına çok vakit var. 24 Şubat'ta yapmayız, 4 Şubat'ta değerlendiririz. Bu parametreleri ayarlamak gerekiyor. Reel faiz çok yüksek kaldı; mesela fonlama faizi, onu enflasyonun hafif üzerine çekebiliriz. 24'ünde yapacağımız işi 4'ünde yapmış olabiliriz. Böyle bir esnekliğimiz de var. Bunu istikrarı bozmadan, dikkatli bir şekilde yapabiliriz.'Düşen petrol enflasyonu geri çekiyorGeçen yıl 'Ekim Enflasyon Raporu'nda yüzde 6,1 olan 2015 yıl sonu enflasyon tahmini, 0,6 puan aşağı güncellenerek yüzde 5,5'e çekildi. Bu güncellemenin petrol fiyatlarından kaynaklandığını belirten Başçı, 2014 yılına göre enflasyonda bekledikleri belirgin düşüşte, birikimli kur etkilerinin azalmaya devam edeceğine ve gıda enflasyonunun geçmiş yılların ortalamasına döneceğine dair öngörüleri ile gerileyen petrol fiyatlarının belirleyici olduğunu bildirmişti.Enflasyondaki düşüş eğiliminin Ocak ayından itibaren hız kazanacağını ve o nedenle faiz indirim sürecini de Ocak ayından itibaren başlattıklarını ifade eden Başçı, 'İndirim süreci boyunca da temkinli yaklaşımımızı korumamız halinde 2015 sonunda son 45 yılın en düşük enflasyonunu gerçekleştirmemiz mümkün görünüyor' demişti.Ağustos ayına kadar baz etkilerinin yıllık enflasyonu düşürücü yönde, yılın geri kalanında ise artırıcı yönde olacağını tahmin ettiklerini aktaran Başçı, 'Bu çerçevede yıllık enflasyonun yılın üçüncü çeyreğine kadar düşüşünü sürdüreceğini, son çeyrekte ise baz etkisiyle bir miktar yükselerek yüzde 5,5 seviyesine geleceğini öngörüyoruz' açıklamasını yapmıştı.Kaynak: Al Jazeera, Anadolu Ajansı
10 Bin Lira Ver, Dil Sınavı Cevapları Cebine Gelsin!
2010’daki şaibeli KPSS’den sonra, aynı yıl düzenlenen Üniversitelerarası Dil Sınavı’nda da kopya şüphesi ortaya çıktı. Savcılığın dosyasında “kitapçığın türünü bize mesaj at, cevaplar yolda” ses kaydı var.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 2010 yılındaki KPSS’de “Eğitim Bilimleri’, ‘Genel Kültür” ve ‘Genel Yetenek” sınav sorularının sızdırılması ile ilgili soruşturması devam ederken, aynı yıl yapılan Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı’nın da (ÜDS) savcılık tarafından mercek altına alındığı ortaya çıktı. 26 Aralık 2010 tarihinde yapılan sınava 60 bin 234 kişi girdi.Vatan Gazetesi'nden Kenan Butakın'ın haberine göre, sınavdan birkaç gün önce ise adı savcılık kayıtlarında yer alan bir akademisyen ÖSYM yetkililerine giderek ihbarda bulundu, “Ben bu sınava defalarca girdim ama başarılı olamadım. Bunun üzerine E.V. isminde bir tanıdığım bana cevap anahtarını 10 bin TL’ye satacağını söyledi.”Cevap anahtarı verecek olanın ses kaydıBu ihbar üzerine ÖSYM yetkilileri daha fazla delile ihtiyaç olduğunu, bunun sadece iddiadan ileriye gidemeyeceğini ifade etti. Bu iddia üzerine ihbarda bulunan kişi, sınavdan birkaç gün sonra ÖSYM yetkililerine E.V. ile yaptığı görüşmenin ses kaydını teslim etti. ÖSYM yetkilileri ses kaydını dinlediğinde E.V.’nin kopyanın nasıl çalışacağına dair uygulanacak sistemi anlattığını şahit oldu. E.V.’nin anlatımına göre kopya, kol saati şeklindeki telefon üzerinden yapılıyor. Sınava giren aday, kendisine daha önceden bildirilen bir cep telefonuna kitapçık türünü mesaj olarak atıyor. Mesajı attıktan yaklaşık yarım saat sonra ise soruların cevapları cep telefonuna mesaj olarak geliyor.İlk sınavda 15 kopyalı sınavda 75 doğru yaptıÖSYM, bu ses kaydını dinledikten sonra o yıl sınava giren E.V.’nin şimdiye kadar sınavlarda gösterdiği bütün performansını araştırdı. Yapılan incelemede E.V.’nin son 3 sınava girdiği tespit edildi. İlk sınavında 80 sorudan 15, ikinci sınavda ise 20 soruya cevap vererek başarısız olduğu saptandı. Son sınavında ise 80 sorudan 75’ine doğru cevap vermesi, üzerindeki şüpheleri kuvvetlendirdi. ÖSYM yetkilileri “Sadece bir kişi mi kopya çekti?” sorusunun cevabını aramak için de 60 bin 234 kişinin cevaplarını kontrol etti. Yapılan değerlendirmede, Süleyman Demirel Üniversitesi’nden bir öğretim üyesinin de E.V. ile aynı sorulara doğru, aynı sorulara da yanlış cevap verdiğini saptadı. Bir başka ifadeyle fotokopi cevap anahtarı ortaya çıktı.Savcı değişti dosya raftan indiÖSYM elde ettiği verilerle, bu iki kişinin sınavlarını kopya çektikleri gerekçesiyle iptal ederken, savcılığa da suç duyurusunda bulundu. Aralarında ses kaydının olduğu deliller, dönemin KPSS soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Şadan Sakınan’a teslim edildi. Ancak bu ihbardan bir sonuç çıkmazken, sınavları iptal edilen iki kişi ise konuyu yargıya taşıdı. Mahkeme tarafından sonuçların iptal edilmesi hukuka aykırı bulunarak, bu iki kişinin sınavı geçerli sayıldı. Ancak ÖSYM yetkilileri kopya iddiaları netlik kazanmadığı için KPSS Savcısı Sakınan’ın yerine Yücel Erkmen’in gelmesiyle birlikte konuyu tekrar savcılığa taşıdı. Erkmen tarafından da 2010 yılındaki ÜDS sınavıyla ilgili olarak dosya raftan tekrar indirilerek araştırma başlatıldı.
Lodos TIR'ı Böyle Devirdi
Bursa-Ankara yolu istikametinde ilerlemeye çalışan TIR'lar, lodosun etkisi altında kaldı.Bursa İnegöl ilçesine yakın Ankara yolu istikametinde ilerlemeye çalışan TIR saatte 120 km hıza ulaşan şiddetli fırtınanın etkisine dayanamayıp yan yattı. Devrilme anı sürücü tarafından cep telefonuna kayıt altına alınırken daha önce devrilen kamyon ve TIR'lar yoğun trafik oluşturdu.
Reklam