onedio
19 Yaşındaki Genç, 12 Yaşındaki Çocuğa Tecavüz Etmek İsterken Yakalandı
Hatay'ın Kırıkhan İlçesi'nde A.Ş., ortaokul öğrencisi 12 yaşındaki kızı dövüp, jiletle yaraladıktan sonra zorla bindirdiği minibüste tecavüz etmek isterken, olaya tanık olan bir yurttaşın haber vermesiyle polis tarafından suçüstü yakalandı.Doğan Haber Ajansı'ndan Hüseyin Yıldız'ın verdiği bilgilere göre, elektrik tesisatçısı babasının yanında çalışan 19 yaşındaki A.Ş., dün sabah saatlerinde plakası açıklanmayan minibüsle yanına yaklaştığı okula giden küçük kızı önce dövdü, ardından zorla araca bindirdi. A.Ş., minibüste de dövmeye devam ettiği çocuğu daha sonra jiletle yaraladı. O sırada yoldan geçen bir kişi olayı görüp hemen polisi aradı. İhbar üzerine harekete geçen ekipler, camları kapalı minibüsü aynı cadde üzerinde park halinde buldu. Kapıyı açan polisler, A.Ş.’yi kız çocuğuna tecavüz etmeye çalışırken yakaladı. 'AMCA BENİ KURTARIN'Küçük kız, kapıyı açan polisten “Amca beni kurtarın” diye ağlayarak panik halinde yardım isterken, A.Ş. gözaltına alındı.ÇOCUĞA PSİKOLOJİK DESTEKEmniyet’teki ifadesinde A.Ş.’nin daha önce kendisine arkadaşlık teklifi ettiğini ancak kabul etmediğini belirten kızın Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü tarafından psikolojik tedavisine başlandığı ve bu nedenle de bir süre okuluna gidemeyeceği belirtildi.SAPIK TUTUKLANDIA.Ş. ise Emniyet’teki sorgusunun ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandı.Hüseyin Yıldız (Hatay)  / DHA
Marine Le Pen: 'IŞİD'den Memnun Görünen Ülkelerle Müttefik Kalamayız'
Fransa'da Ulusal Cephe lideri Le Pen, IŞİD karşısında net olmayan bir tutuma sahip olmakla suçladığı Türkiye gibi ülkeler için 'Artık onlarla müttefik kalamayız' dedi.Fransa siyasetinde etkisini artıran ve Mart ayındaki yerel seçimlerde başarısını sürdürmesi beklenen aşırı sağcı parti Ulusal Cephe'nin (FN) lideri Marine Le Pen, İtalyan La Repubblica gazetesine verdiği röportajda, IŞİD tehdidinin güç kazandığı Libya'daki durumu değerlendirdi.'LİBYA'DAKİ KAOS, SARKOZY'NİN ÜRÜNÜ!'Libya'daki kaos ortamı nedeniyle eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin sorumlu olduğunu belirten Le Pen, 2011 yılında bu ülkeye askeri müdahale yapılmasının büyük bir hata olduğunu söyledi. Libya'ya yeniden müdahale edilmesi yönündeki yorumlara da tepki gösteren Le Pen, 'Bu savaşa katılmamak herkesin yararınadır. IŞİD'e finansal desteğin önünü keserek, duruma müdahale etmeli. Kendimize sormalıyız: Onları kim finanse ediyor, kim silah veriyor?' diye konuştu.TÜRKİYE'YE AĞIR SUÇLAMAAçıklamalarında Türkiye'yi suçlayan Le Pen, 'İlişkide olduğumuz bazı ülkeler, IŞİD karşısında belirsiz bir tutuma sahip. Türkiye, bu ülkelerden biri. IŞİD'den memnun görünen ülkelerle, suç ortağı olmamak için müttefik kalamayız' dedi.'KADDAFİ DAHA İYİYDİ!''Uluslararası koalisyonun müdahalesiyle iktidardan indirilen Muammer Kaddafi'nin yönetimde kalması belki daha doğru olurdu' değerlendirmesinde bulunan Fransız siyasetçi, 'Dönemin Libya rejimi otoriterdi ama laikti. Kaddafi, şeriatı getirip, Avrupa'da terör fethi başlatmak için Libya'yı bir karakol haline dönüştürmek amacıyla gücü ele geçirmek isteyen radikal İslamcılardan daha az kötüydü' dedi.Sputniknews
Pamuk: 'Tweet Atan Bir Kişinin Evinin Aranmadığı Bir Türkiye'de Yaşamak İstiyorum'
Almanya’nın, yaklaşık 1 milyon okuyucuya hitap eden haftalık siyasi gazetesi ‘Die Zeit’ (Zaman) bugün piyasaya çıkan sayısında, Nobel Edebiyat ödüllü yazar Orhan Pamuk ile yapılan röportaja iki sayfa yer ayırdı.Die Zeit, Orhan Pamuk’la İstanbul’da yapılan röportajında, yazarın 2000 yılında piyasaya çıkan ‘Kar’ romanının halen güncelliğini koruduğunu yazdı.Die Zeit’ın röportajında Orhan Pamuk, ‘İfade özgürlüğünün Türkiye’de bir değeri olmadığını’ yazan bir televizyon gazetecisinin, attığı tweet yüzünden evinin aranmasını eleştirdi ve “Tweet atan bir kişinin evinin aranmadığı bir Türkiye’de yaşamak istiyorum” dedi.Pamuk röportajında şunları söyledi:“Türkiye’de liberal, özgür bir demokrasi değil; popülist, hoşgörüsüz bir demokrasi var. Türkiye’de bir şey söylemek için 50 kez düşünmek zorundasınız. Gezi olaylarından sonra Türkiye’de her şey kötüye gitmeye başladı. Hükümeti eleştirenler sert reaksiyonlarla karşılaşıyor. Beni bile batı ajanı olarak gösteriyorlar. Batı ve Amerika; radikal İslamcı gruplar ve siyasi İslamcılarla, diğer İslam arasındaki farkı göremiyor. Radikal İslamcılarla İslam arasındaki ayrıma hep dikkat çektim ve çağrıda bulundum.”Pamuk röportajında, ‘Charlie Hebdo’ saldırısına da dikkat çekti.“Siyasi İslamcıların hayali vizyonlarının felakete yol açtığı kendi fikirlerine uymak istemeyenleri tehdit ve cezalandırmak istiyorlar.” diyen Pamuk hükümeti de eleştirdi. Pamuk; “Halk, seçmen demokrasiden çok ekonominin büyümesine daha önem veriyor. İnsanlar her gün rüşvet haberlerini okuyor. Kendini iyi hisseden halk bu nedenle ses çıkarmıyor.” dedi.Türkiye’nin AB’ye girme zamanının geçtiğini, Avrupa ve Türkiye’nin kendi problemleriyle ilgili olduğunu belirten Nobel ödüllü romancı; ’10 yıl önce 1 milyon Ermeninin öldürüldüğünü söylediniz; Ermeni soykırımının 100. yıldönümünde ne söylemek istersiniz?’ sorusuna ise şu yanıtı verdi: “Türkiye ve özellikle muhalefetin bu konuyu ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirmesini isterdim.”DHA
Başbakan Yardımcısı Arınç: 'Önemli Olan Toplumu Cinayetlerden Korumak'
Başbakan Yardımcısı Arınç, 'Cinayetlerden sonra 'daha ağır ceza verilmeli' tartışması yerine önemli olan toplumu cinayetlerden korumak' dedi.ANKARABaşbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Ankara Genç İşadamları Derneği (ANGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Fatma Semiz ve beraberindeki yönetim kurulu üyelerini Başbakanlık Merkez Bina'da kabul etti.Kabulde konuşan Semiz, Mersin'de üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ın öldürülmesinin Türkiye'yi derinden sarstığını belirterek, dernek olarak iş dünyasının şiddet gören kadınlara sahip çıkması için 'Bir umut melek Özgecan' adıyla bir proje geliştirdiklerini belirtti.Bu konuyu Barolar Birliği ile de ele alacaklarını ifade eden Semiz, şiddet gören kadınların iş bulabilmesi için ortam yaratılmasının amaçlandığını, şirketlerdeki engelli kotasını, şiddete uğrayan kadınlar için de isteyeceklerini bildirdi.'Tedbirleri almamıza ihtiyaç var'Başbakan Yardımcısı Arınç da Özgecan Aslan'ın çok vahşi bir şekilde katledildiğini, bu acıyı sadece Türkiye'nin değil bütün insanlığın, büyük bir lanetle ve nefretle hatırladığını vurguladı.Aslan'a Allah'tan rahmet dileyen Arınç, 'İfade edilebilecek, tekrar anlatılabilecek bir vahşet değil. Bu kadar insanlıktan nasıl çıkabilirler, böyle bir cinayeti nasıl işleyebilirler bunları bile düşünemiyoruz' diye konuştu.Başbakan Yardımcısı Arınç, bu olayın ilk ve son olmadığını kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:'Yine dün belki yine bugün başka bir kadına karşı aşırı şiddet uygulanıyor ve cinayetler işlenebiliyor. Bu toplumda bir cinnet halidir. Yani bunun psikolojik, sosyal, toplumsal yönüne de mutlaka bakmamız gerekir. Sadece 'bu cinayetler işlendikten sonra ne kadar daha ağır ceza vermeliyiz' bunu tartışmak yerine önemli olan toplumu bu cinayetlerden kadınıyla erkeğiyle koruyabilmektir. Bunun üzerine şüphesiz iş hükümetlere düşer. Ülkeyi yöneten hükümettir. Bugüne kadar aldığımız tedbirler yeterli olmuyor da hala bu cinayetler işlenmeye, cinayet olmasa bile aşırı şiddet uygulaması devam ettiğine göre ya yaptığımız işte eksiklik var veya ilave tedbirler almamız gerekiyor. Nasıl uyuşturucuyla mücadelede benim koordinasyon başkanlığımda yeni bir bilinç oluşturmaya çalıştıysak bence kadına yönelen bu şiddeti de mutlaka bir başlık altında mutlaka bir koordinasyon içerisinde çalışmamıza ve bu tedbirleri almamıza ihtiyaç var.''Genç işadamları' denilince işin bir tarafının da istihdam, sanayi ve ticaret, yeni iş alanları açılması olduğunu dile getiren Arınç, ANGİAD'ın bu konuda öncülük ettiğini belirtti.Arınç, şiddet gören, sığınma evinde olan, panik butonu verilen veya çocuklarından ayrı kalan kadınların iş hayatında da önlerine engeller çıkabildiğine dikkati çekerek, 'Yani artık o çalıştırılması düşünülmeyen, kapıların yüzüne kapandığı bir kişilik haline gelebiliyor. Bunların istihdamı, kendi ekonomik kazaçlarını temin etmesi ve hayata tutunması için bir umut projesi. Allah kolaylık versin' dedi.Muhabir: Selma Bıyıklı AdabaşAA
Tansu Çiller, 28 Şubat Davasında 'Tanık' Olarak Dinlenecek
Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi, 28 Şubat davasında, eski Başbakan Tansu Çiller'in 'tanık' olarak dinlenmesine karar verdi.28 Şubat davasına bakan Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi, eski Başbakan Tansu Çiller'in 'tanık' olarak dinlenmesine karar verdi, eski Adalet Bakanı Şevket Kazan'ın ise davaya katılma talebini reddetti.28 Şubat dönemine ilişkin 103 sanığın, 'Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren devirmeye, düşürmeye iştirak' suçundan yargılandığı davanın 76. duruşması tamamlandı.Mahkeme, ara kararında, eski Başbakan Tansu Çiller'in, daha önce beyanının alındığı hatırlatılarak, maddi gerçeğin ortaya çıkması amacıyla alınan beyanın yeterli görülmediğinin anlaşıldığı belirtildi. Kararda, Çiller'in yeniden dinlenilmesi gerektiği, bu nedenle kendisine 9 Haziran'da mahkemede hazır bulunması için çağrı kağıdı çıkartılmasına, Çiller'in İstanbul'da ikamet ettiği için duruşmaya gelmek istememesi halinde beyanının SEGBİS sistemiyle alınmasının kararlaştırıldığı kaydedildi. Çiller, daha önce dava kapsamında 19 Aralık 2014'te İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinde 'mağdur müşteki' olarak ifade vermişti.Eski Adalet Bakanı Şevket Kazan'ın şikayetçi olduğu ancak dünkü duruşmada bundan vazgeçtiği, daha sonra da dilekçe vererek davaya tekrar katılmak istediği bildirilen kararda, 'CMK'nın 243. maddesi müştekinin duruşmada şikayetten vazgeçmesi halinde, bir daha katılan sıfatı alamayacağı, ayrıca Ceza Genel Kurulunun içtihadında da özgür iradesiyle kamu davası açıldıktan sonra, şikayetten vazgeçen şikayetçi hakkında katılma verilemeyeceği belirtildiğinden müşteki Şevket Kazan'ın katılma isteminin reddine' ifadesine yer verildi.Mahkeme, suçtan zarar görmüş olma ihtimali ve usulüne uygun talep doğrultusunda Tansu Çiller, Bülent Orakoğlu, Hasan Celal Güzel, Şeref Malkoç, Milli Gençlik Vakfı, Önder İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği ile Konya Eğitimcilik Ticaret ve Sanayi AŞ'nin de arasında bulunduğu bir kısım katılanın müdahilliğinin kabulüne karar verdi.Mahkeme, duruşmayı üç gün peş peşe yapma kararı alarak erteledi.AA
Reklam
28 Şubat Davası: Şevket Kazan Karar Değiştirdi 'Şikâyetçiyim'
28 Şubat davası duruşmasındaki beyanında 'Hayatımın en zor kararıdır bu dosya için şikayetçi olmak. Şikayetçi değilim' diyen dönemin Adalet Bakanı Şevket Kazan'ın duruşmadan sonra dilekçe vererek şikayetçi olduğu açıklandı.28 Şubat dönemine ilişkin, 'Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren devirmeye, düşürmeye iştirak' suçundan 103 sanığın yargılandığı davanın 76. Duruşması başladı.Duruşmada, dünkü beyanında 'Ben şikayetçi değilim' diyen dönemin Adalet Bakanı Şevket Kazan'ın dilekçe ile şikayetçi olduğu belirtildi.Mahkeme Başkanı Fevzi Şıngar, 'Mağdur Şevket Kazan'ın, saat 15.32 itibarıyla mahkemeye verdiği dilekçede, 'yeniden şikayetçi sıfatıyla davaya devam edeceğini' belirttiğini' tutanağa geçirdi.Kazan'ın avukatı İsmail Aydos da açıklamasında, 'Şevket Bey biraz rahatsız, hafızasını toplayamıyor. Dün beni aradı. Yaptığından pişmanlık duyduğunu ifade etti. 'Şikayet dilekçesi göndersem olur mu' diye sordu. Ben de gönderebileceğini söyledim' dedi.CNN Türk
Adobe, Photoshop’un 25’inci Yılını Bu Videoyla Kutladı
Grafikerin dostu, görsel yönetmenin arkadaşı, hatta Facebook’ta “x Photography” diye sayfa açan nice amatör fotoğrafçının umudu Photoshop bugün itibarıyla 25 yaşına girdi.Adobe de ünlü fotoğraf düzenleme programının 25’inci yaşını kutlamak üzere bu eğlenceli çalışmayı paylaştı. 1 dakikalık video, Photoshop’un yıllar içinde geçirdiği evrimi ve saymakla bitiremeyeceğiz yeteneklerini gözler önüne seriyor. Videoda Bilbo Baggins ve Shrek gibi ünlü karakterler de yer alıyor. Gelmiş geçmiş en iyi “görsel manipüle etme” programlarından Photoshop’un 25’inci yıl videosunu hemen aşağıdan izleyebilirsiniz.
Reklam
CHP Yöneticisinden Çarpıcı İddia: 'AK Parti'ye Sahte Üye Yapıldım, Geleceğim Karardı'
CHP yöneticisi: AK Parti'ye sahte üye yapıldım, CHP'den milletvekili aday adayı olamıyorumBİR süre önce bilgisi dışında Ak Parti'ye üye yapıldığı gerekçesiyle yargıya başvuran ve 3 bin TL tazminat kazanan CHP Kayseri Disiplin Kurulu Başkanı Yılmaz Karaca, 'Beni sahte üye yaptıkları için kaybettiğim itibarım ve kendime güvenemediğim için aday olamıyoruz. AKP geleceğimi kararttı' dedi.CHP Kayseri binasında İl Başkanı Mustafa Ayan ile birlikte basın toplantısı düzenleyen Disiplin Kurulu Başkanı Yılmaz Karaca, kendisini AK Parti'ye sahte üye olarak kaydedenler nedeniyle milletvekili aday adayı olamadığını söyledi. AK Parti teşkilatlarının kendisini gibi binlerce kişiyi bilgileri dışında sahte üye yaptığını öne süren Karaca, şunları söyledi:'13 yıldır ülkemizi yöneten AKP'nin 'Bizim üye sayımız diğer partilerin aldıkları oylardan fazladır' diyerek övünmelerinden sonra CHP Genel Merkezi Yargıtay'dan üye sayımızı istemiştir. Yargıtay'ın cevabi yazısında 70 bin civarında CHP üyesinin AKP üyesi olduğu ve 'İki partiye birden üye olunamayacağı için üyeliklerinin düşürüldüğünü' bildiriyor. Genel merkezimiz bu durumu 2012 yılı Kasım ayında il başkanlıklarımıza bildirmiştir. Yapılan bu sahtecilikten 16 Kasım 2012'de haberim oldu. Cumhuriyet savcılığına başvurup bu sahtecilerin ortaya çıkarılması için suç duyurusunda bulunarak süreci başlattım. O zaman benim durumumda Kayseri'de 1200 civarında üyemizin AKP'ye üyeliği dolayısıyla CHP'den üyeliği düşmüştü. Israrlı ve kararlı takibimiz sonunda Kayseri 6'ncı Asliye Ceza Mahkemesi 2013/368 sayılı dosya ile 70 kişinin davasını tek dosyada ve tek duruşmada 1 yıl 3 ay ay hapis cezası verdi. Ben ve Avukatım Mustafa Devrim Demirtaş bu sahteciliğin peşini bırakmamaya kararlıydık. AKP genel başkanlığı ve zamanın Kocasinan İlçe şimdinin ise İl Başkanı Hüseyin Cahit Özden hakkında 20 bin TL manevi tazminat davası açtık. Gerekçelerimiz doğru ve haklıydı. Kaybolan siyasi itibarımı kazanmak istiyordum. Kendimin CHP li olduğunu kanıtlamak ve hakkımdaki bu şüpheleri kaldırmak zorundaydım. Kayseri 8. Asliye Hukuk Mahkemesi 30 Aralık 2014'te AKP Genel Başkanlığı ve şimdi il başkanı olan Hüseyin Cahit Özden'e 3 bin TL manevi tazminat ödemesine hükmetti.''PARALAR MADENCİLERİN AİLELERİNE'Karaca, alacağım paraya dokunmadan Soma'daki maden faciasında şehit olan madencilerin ailelernin hesabına yatıracağını anlatırken, 'Allah bana bu sahtecilerin kör kuruşunu kısmet etmesin. Cumhuriyet devrimi kazanımlarını yok eden AKP iktidarı, benim de siyasi geleceğimi ve itibarımı çalmıştır. CHP de disiplin kurulu başkanı olmama rağmen kaybettiğim itibarım dolayısıyla kendime güvenemediğimden milletvekili adayı olamıyorum. Geleceğim karartıldı' diye konuştu.Cafer ZENGİN/KAYSERİ, (DHA)
Çöken Bayram Oteli İçin 'Hasarlı Oturulur' Ön Raporu Verilmiş
Van'da 9 Kasım 2011 tarihinde çökerek aralarında DHA muhabirleri Sebahattin Yılmaz ve Cem Emir'in de bulunduğu 24 kişinin yaşamını yitirdiği Richter ölçeğine göre 5.6 büyüklüğündeki depremde yıkılan Bayram Oteli davasına Van 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davaya devam edildi.Çöken Bayram Oteli'nin sahibi sanık Tevfik Bayram'ın avukatı mahkemeye Van İl Afet Acil Durum Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve 'hasarlı oturulur' bölümünün işaretlendiği ön hasar tespit formunu mahkeme heyetine verdi.Van'da 9 Kasım 2011'de Richter ölçeğine göre 5.6 büyüklüğündeki depremde 25 bina ile birlikte Bayram Oteli de yıkıldı. Yıkılan otelin enkazında Doğan Haber Ajansı muhabirleri Sebahattin Yılmaz ve Cem Emir'in de aralarında bulunduğu 24 kişi yaşamını yitirdi. Van 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davada otel sahibi Tevfik Bayram, 'Bilinçli taksirle 1'den fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermek' suçundan 11 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası verildi. Yargıtay 12'nci Ceza Dairesi, 'Eylemin ağırlığı ve ölen kişi sayısının fazlalığı' nedeniyle otel sahibi Tevfik Bayram'a verilen cezayı az bularak yerel mahkemenin kararını bozdu. Tevfik Bayram'ın avukatlarının bozma kararına yaptığı itirazı da reddeden Yargıtay 12'nci Ceza Dairesi, dava dosyasını Van'a gönderdi. Kararın bozulması sonrası bugün davanın ikinci duruşması Van 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.YENİ BİR BELGEBugün yapılan duruşmaya Van Cezaevi'nde tutuklu bulunan Tevfik Bayram sağlık sorunları nedeniyle video sistemiyle duruşma salonuna bağlanırken, Bayram'ın Avukatı Mehmet Denizoğlu, AFAD tarafından hazırlanan bir belgenin kopyasını delil olarak mehkeme heyetine sundu. Denizoğlu, Bayram Oteli için yapılan inceleme ardından ön hasar tespit formu olan ve 'Hasarlı oturulur' ibaresi yazılı kutucuğun işaretlendiği bir belgenin kopyasını erdi. Bunun üzerine mahkeme heyeti belgenin aslının AFAD'tan istenmesine ve tutuklu sanık Tevfik Bayram'ın sağlık durumunun cezaevinde kalmasına uygun olup olmadığının belirlenmesi için Adli Tıp'a sevkine karar verdi. Duruşma 19 Mart 2015'e ertelendi.'BELGE TEVFİK BAYRAM'IN SUÇUNU ORTADAN KALDIRMAZ'Depremde hayatını kaybedenlerin avukatı Övgü Erdoğan, sanık avukatları tarafından mahkemeye sunulan belgenin Tevfik Bayram'ın suçunu ortadan kaldımadığını söyledi. Erdoğan,'Eğer böyle bir belge vardıysa şimdiye kadar AFAD neden vermedi. Ayrıca AFAD defalarca yaptığı açıklamalarda otelde inceleme yapmadığını söyledi. Eğer böyle bir belge doğruysa ve sonradan hazırlanmamışsa Türk halkı ve mahkemeler devlet tarafından kandırılmıştır. Burada AFAD büyük bir suç işlemiştir' dedi.DHA
Reklam
THY 457 Seferini İptal Etti
Türk Hava Yolları (THY), olumsuz hava koşulları nedeniyle bugün yapılması planlanan 457 seferini iptal etti.THY'nin resmi internet sitesinde yer alan açıklamada, İstanbul’da yaşanan olağanüstü hava koşulları nedeniyle 457 seferin iptal edildiği yolculara duyuruldu.İptal edilen seferlerin listesine buradan ulaşabilirsiniz.Kaynak: DHA
Yüksekdağ: 'Meclis, 'Kadın Güvenliği Paketi' İçin Olağanüstü Toplanmalı'
TBMM’nin kadına yönelik şiddetin engellenmesi gündemle olağanüstü toplanması çağrısında bulunan HDP Eş Başkanı Figen Yüksekdağ, “Bu siyasi iktidar güvenlik paketi adı altında karşımıza yeni şiddet paketleri getiriyor. Faşizan yasalarla toplumsal yaşamı tahakküm altına almak istiyor” dedi.“Sokakta her gün 3 kadın öldürülürken kadının güvenliği paketi mi olmalı yoksa iç güvenlik paketi mi olmalı” diye soran Yüksekdağ, AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ve diğer AKP’lilerin saldırıya ilişkin savunmalarını 1990’lı yılların polisine benzetti. “’Ayağı kaydı düştü, HDP milletvekilleri kendi kendini darp etti ‘gibi savunmalar bize çok tanıdık geliyor. 90’lı yıllarda işkenceci polislerin verdikleri ifadeler bunlar. ‘Ayağı kaydı düştü.’ ‘Kendini astı.’ ‘İşkence olmadı.’ ‘Kendi kendisini darp etti.’ İşkenceci polislerin savunmalarıydı bunlar” dedi.Yüksekdağ’ın değerlendirmeleri şöyle:“‘BIÇAK KEMİĞE DAYANDI’ AŞAMASI GEÇİLDİ”“Siyaset kadın ekseninde kadına yönelik şiddetin yoğunlaştığı bir yolda ilerliyor. Kadınları politikadan bağımsız bir yere koymak mümkün değil. Hunharca katledilen Özgecan kardeşimizin ölümünden sonra yaşanan gelişmeler olmuştur. Kadınların bağrında biriken öfkenin patlaması ve sele dönüşmesi olmuştur. Bu yeni aşamayı ifade eder. Bu vicdan ayaklanmasıdır. Kadın isyanıdır. Siyasi iktidarın bu gelişmeleri çok doğru okuması gerekir. Günlerdir katliamı lanetleyen kadın kitleleri ayakta.Biz bugün tüm siyasi kurumlara Meclis’te tüm partileri uyarmak kadınların hak ve özgürlük talepleri eşiğinde kadınların bir politika ortaya koymasını sunmak için bu basın toplantısını yapıyoruz. ‘Bıçak kemiğe dayandı’ noktasını çoktan geçtik. Ataerkil bakış açısı tüm toplumu eritecek duruma gelmiş durumda. Kadına şiddetin ve kadın cinayetlerinin bu kadar organize gerçekleşmesi toplumun çürümesine, şah damarlarının kesilmesine denk düşüyor.AKP iktidarı çok net sorumluluk üstlenmek zorundadır. Özgecan’ın katledilmesinden sonra geliştirilen hamaset, algıyı çarpıtma hamlelerinin hiçbir gerçeklik payı yoktur. Öneri diye önümüze çıkardığı idam, hadım gibi formüllere rağmen hala kadınlar şiddet görmeye devam ediyor. Meclis’in bir bütün olarak sorumluluk üstlenmesi AKP’nin de önünde engel olmaktan çıkması gerekiyor.“MECLİS TEK BİR GÜNDEMLE OLAĞANÜSTÜ TOPLANMALI”Meclis tek gündemle olağanüstü olarak toplanmalıdır. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için can güvenliğinin sağlanması için meclis olağanüstü toplantıya çağrılmalı etraflıca değerlendirmeler ve çözüm paketleri devreye koyulmalıdır.“KADIN GÜVENLİK PAKETİ KONUŞULMALI”İktidar güvenlik paketi altında yeni şiddet paketi getiriyor. Meclis’in tartıştığı gündem sokakta her gün üç kadın öldürülürken kadın güvenliğini tartışmak mı olmalı yoksa iç güvenlik paketini mi?Bu güvenlik paketinin derhal geri çekilmesini istiyoruz. Onun yerine görüşülmesi gereken daha hayati acil paketler var. Meclis otursun kadın güvenliği paketini konuşsun.“İKTİDAR HERKESİN GÖZÜNÜNDE KADIN VEKİLLERİMİZE SALDIRDI”İktidar, herkesin gözü önünde kadın milletvekillerimize doğrudan saldırı düzenlemiştir. Kadına yönelik şiddetin nerden desteklendiğini nerden uygulandığını çok açık bir şekilde resmetmiştir. Kadına yönelik şiddetin sorumlusu AKP hükümetinden başkası değildir.“ÖLÜMLERDEN SEN SORUMLUSUN DEYİNCE BURNUNDAN GETİRİYOR”Cumhurbaşkanı Erdoğan Obama’ya akıl vermeyi biliyor. ‘Katledilen Müslüman gençlerden sen sorumlusun, başkansan sorumluluğunu yerine getir’ diyor. Biz bugün çıkıp Sayın Cumhurbaşkanı senin ülkende yaşanan ölümlerden de sen sorumlusun deyince bunu söyleyenin burnundan getirmeye çalışan bir siyasi iktidar anlayışı görüyoruz. Özgecan’ın ölümünü lanetleyen Cumhurbaşkanı eş zamanlı olarak bir kadına yönelik nefret söylemini geliştirerek kullanabiliyor. Bu yaklaşımın samimiyetine nasıl inanalım. Kadınlar böyle bir siyasi iktidara, Cumhurbaşkanı’na nasıl güvensin, canını emanet etsin? ‘Kadın mıdır, kız mıdır’ demeyin diye uyardık. Yaşam tercihleriyle oynamayın dedik. ‘Kadın erkek eşitliğine inanmıyorum’ demeyin dedik. Hayatımızı böyle bir siyasi iktidarın eline bırakmaya niyetimiz yok.“KADIN BAKANLIĞI KURULMALI”Müstakil özgün tüm kadın sorunlarını içeren bir bakanlık çalışması olmadığı takdirde şiddetin önüne geçilmesi mümkün değildir. Cinsiyet adaleti de mümkün olmaz. Bu bakanlığın kurulmasının sahiplendiğimiz talep olduğunu yeniden ifade ediyoruz. Meclis’in olağanüstü toplanarak şiddetin önlenmesi siyasal tedbirlerin hayata geçirilmesi için yoğun mesai harcaması gerekiyor.”ZETE
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
İstanbul, Kadıköy'de kartopu yüzünden esnaf tarafından bıçaklanarak öldürülen gazeteci Nuh Köklü toprağa verildi. Köklü'nün ailesi ve arkadaşları tabutun üzerine kartopu koydu. Anne Çiğdem Köklü de oğlunu, tabutuna kartopu koyarak uğurlayanlar arasındaydı. AA'nın objektifine yansıyan o an yürekleri burktu...
Reklam
Müdür Yardımcısından Kısa Etekli Öğrencilere 'Taciz Timi'
Kepez Atatürk Anadolu Lisesi müdür yardımcısı Filiz G'nin okuldaki 31 sınıf başkanını toplayarak, 'Bu okulda kızlar mini etek giyiyor. Bu tacize açık bir durum. Böyle giyerlerse tacizi hak ediyorlar. Erkek öğrencilerden bir tim kuracağım. Erkekler mini etek giyen kızları önce uyaracak. Eğer devam ederlerse taciz yapılacak' dediği iddia edildi.DHA Antalya muhabiri Mehmet Çınar'ın haberine göre, Kepez Atatürk Anadolu Lisesi'ne yeni atanan kadın müdür yardımcısının, kız öğrencilerin kısa etek giymesini önlemek için erkek öğrencileri peşlerine takıp bundan vazgeçirme önerisi, Öğretmenler Kurulu toplantısı tutanağına yansıdı.Eğitim- Sen olaya tepki gösterirken, Kepez İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüdai Vural, olaya ilişkin soruşturma açıldığını ve konuyu takip edeceklerini açıkladı.Varsak Lisesi'nden geçen hafta Kepez Atatürk Anadolu Lisesi'ne atanan ve Almanca öğretmeni olan Müdür Yardımcısı Filiz G., 9 Şubat pazartesi günü okuldaki 31 sınıfın başkanı öğrencilerle toplantı yapıp, kılık kıyafet konusunu görüştü. İddiaya göre toplantıda kısa etek giyen kızlara karşı önlemler de sınıf başkanları toplantısında ele alındı.Sınıf başkanı öğrencilerden bazıları, toplantıda neler konuşulduğunu okul diğer öğretmenlerine anlattı. Öğrencilerin iddiasına göre Müdür Yardımcısı Filiz G., 'Bu okulda kızlar kısa etek giyiyor, tayt giyiyor, okul kıyafeti giymiyor' dedi. Filiz G., bunun önlenmesi için de kısa etek giyen kız öğrencilerin peşine erkek öğrencilerin takılmasını, bundan rahatsız olacak kızların düzgün giyinmek zorunda kalacağını söyledi.
KONDA'nın Son Seçim Anketine Göre HDP Barajı Geçiyor
KONDA'nın Ocak 2015'de yaptığı son seçim anketine göre HDP %10,6 ile barajı geçerken AK Parti ise %45,4 oy oranı ile düşüş yaşadı. Konda Araştırma ve Danışmanlık (KONDA) tarafından Ocak 2015'de yapılan seçim anketi sonuçları açıklandı. Kararsızlar dağıtıldıktan sonra HDP Barajı 10.6 ile geçiyor, AK Parti ise düşüşte.KARARSIZLAR DAĞITILDIKTAN SONRA OY ORANLARIKonda'nın son anketine göre kararsızlar dağıtıldıktan sonra partilerin oy oranları şöyle oluştu:AKP %45,4CHP %23,3MHP %15,1HDP %10,6
Reklam
Çevre Mühendisleri Odası: Van Çöplüğü Patlamak Üzere
Van'a gelen Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı Baran Bozoğlu, kentin çevre sorunlarıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Atıklardan dolayı Van Gölü'nün gittikçe kirlendiğini ve ömrünün kısaldığını söyleyen Bozoğlu, yıllardır Van'ın büyük sorunlarının başında gelen Van çöplüğünün de metan seviyesinin çok yükselmiş durumda olduğunu ve patlama riski olduğunu söyledi.Çevre sorunları olan bölgeleri yerinde görmek ve kentteki çevre mühendislerinin sorunlarını görüşmek üzere Van'a gelen Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı Baran Bozoğlu, Van'ın ciddi çevre sorunlarının olduğunu belirtti. Özellikle Van Gölü'ne dikkat çeken ve gölün ömrünün kısa olduğunu ifade eden Bozoğlu, 'Bir yandan Van Gölü ile gurur duyacaksın, koruduğunu söyleyeceksin, Van Gölü'nü bir değer olarak ortaya koyacaksın, bir yandan da atığını, bütün pisliğini bu göle boşaltacaksın. Bu kabul edilebilir değil. Ben yetkilileri uyarıyorum Van Gölü ölmek üzere olan bir göldür. Van'da vahşi bir depolama alanı var. Çöpler doğaya veriliyor. Hiçbir düzenleme yok. Birçok atık Van Gölü'ne akıtılıyor. Bu Van Gölü'nün yok olmasına neden olacak. Tıpkı Ankara'daki Mogan Gölü'nde olduğu gibi. Van Gölü'nün büyüklüğüne bakıp 'nasıl olsa bize bir şey olmaz' yaklaşımı doğru bir yaklaşım değildir. Bu noktada Van Gölü'nün ömrünün kısaldığını söyleyebiliriz' diye konuştu.Van'da bir takım arıtma tesislerinin olduğunu fakat yaptıkları incelemede özellikle Erciş ve Muradiye'deki bölgelerdeki arıtma tesislerinin çalışmadığını gördüklerini de söyleyen Bozoğlu, 'Üzerinde otlar bitmiş durumda. Dolayısıyla atık sular arıtılıyormuş gibi gösteriliyor. Fakat çalışmıyor. Bu oranlar geri kalmışlığın somut göstergeleridir. Van Gölü'ne sahip çıkılmadığının, kirlenmesine göz yumulduğunun kanıtıdır. Yani aslında atık sular arıtılmamakta, derelere, Van Gölü'ne endüstriyel ve evsel atıksular boşaltılmaya devam edilmektedir' dedi.
O Çocuk Beraat Etti...
İzmir'de geçen yıl mayıs ayında, Soma'daki maden faciasını protesto gösterileri sırasında gözaltına alınmak istenen ve bu fotoğrafı ile hafızalarda yer eden 14 yaşındaki A.K., Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefetten tutuksuz yargılandığı davada beraat etti.Manisa'nın Soma İlçesi'nde 301 kişinin yaşamını yitirdiği kömür madeni faciasını protesto için geçen yıl 24 Mayıs'ta, İzmir'in Alsancak semtindeki Kıbrıs Şehitleri Caddesi'nde düzenlenen protesto gösterileri sırasında, çevik kuvvet polisinin küçük bir çocuğu yakasından tutup çekerek gözaltına almak istemesi, diğer polislerin buna engel olması basına yansıdı. A.K.'nın korkudan altını ıslattığı da haberlerde yer aldı. O dönemde konuyla ilgili açıklama yapan İzmir Valiliği, çocuğun 13 yaşında olduğunu belirterek, 'Eylemlerde aktif rol aldığı gözlenen çocuğun zarar görmemesi için grubun içerisinden uzaklaştırıldığı ve gözaltı işlemi uygulanmadığı' bildirildi.Ayrıca A.K.'nin, iki gün boyunca gruplar arasında yer aldığını gösteren fotoğraf ve görüntüleri de basına dağıtıldı. A.K.'nin ve diğer küçük çocukların, suça sürüklenen çocuklardan olup olmadığının tespiti amacıyla, eylem sonrası Çocuk Şube Müdürlüğü ekiplerince takiple, gece sokakta yalnız dolaşırken, kimliğinin tespiti amacıyla muhafaza altına alındığı belirtildi. A.K.'nin, emniyet kayıtlarında bir kez yağma suçundan mağdur, bir kez de kayıp çocuk olarak işlem gördüğünün anlaşıldığı dile getirildi.Konuyla ilgilenen nöbetçi çocuk savcısı, A.K.'nin, 6 ay ile 3 yıl arasında hapis cezası gerektiren, 2911 Sayılı Kanun'a muhalefetten, suça sürüklenen çocuk sıfatı ile hakkında işlem yapılmak üzere, olaya ilişkin video ve fotoğraf kayıtları ile birlikte mesai saatleri içerisinde adliyeye mevcutlu getirilmek üzere ailesine teslim edilmesine karar verdi. Bu gelişmelerin ardından A.K., Konak Çocuk Bürosu ekipleri tarafından, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefetten ifadesi alınması için İzmir Adliyesi'ne getirildi.A.K., savcının serbest bırakmasının ardından, adliyede bir süre psikolog ile görüştürüldü. A.K.'nin, eylemlerin yapıldığı bölgede bulunduğunu, kalabalığı görüp oraya gittiğini, ancak taş atmadığını, bir suça karışmadığını söylediği öğrenildi. Olayı soruşturan Cumhuriyet Savcısı Mehmet Sedat Erbaş, A.K. hakkında '2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet' suçundan 6 ay ile 3 yıl hapis cezası istemiyle İzmir 3'üncü Çocuk Mahkemesi'nde dava açtı.3'üncü Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki bugün yapılan karar duruşmasında, suça sürüklenen çocuk A.K'nin avukatı Gurbet Uçar hazır bulundu. Uçar, müvekkilinin suç işlemediğini belirtip, beraatine karar verilmesini talep etti. Hakim Süleyman Mutlu, sanık A.K.'nin beraatine karar verip, davayı bitirdi. DHA
Özgecan'ın Ailesinden Rehabilitasyon Merkezi ve Okul Kampanyası
Tarsus ilçesinde öldürülen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ın ailesi, kızları adına rehabilitasyon merkezi ve okul yapımı için Mersin Valiliği'nin desteğiyle kampanya başlattı.Aile adına gazetecilere açıklama yapan Cengiz Kenan Erin, Aslan ailesinin, olayın ardından yurtiçi ve yurtdışından gelen yardım taleplerini geri çevirdiğini ancan bunun yararlı bir hizmete dönüştürülebileceği önerisini olumlu karşıladığını söyledi.Mersin Valiliği koordinesinde banka hesapları açıldığını belirten Erin, 'Yardımda bulunmak isteyenler bu hesaplara bağışta bulunabilecek. Aile, bu yardımları, kızlarının adının verileceği okul ile kadın ve çocuklara yönelik şiddetin önlenmesine yönelik hizmeti amaçlayan rehabilitasyon merkezi oluşturulması için kabul etti' dedi.Erin, bağışlardan EFT ve havale ücreti alınmayacağını da kaydetti.Özgecan’ın babası Mehmet Aslan adına Ziraat Bankası’nda, 'TR18 0001 6567 5372 335001 (Türk Lirası), TR88 0001 0015 6567 5372 335002 (Dolar), TR61 0001 6567 5372 335003 (Avro)' IBAN numaralı hesaplar açıldı.Sezgin Pancar, AA
Reklam