Gaziantep'te bir kişi, tartıştığı eşini tabancayla öldürdü, İzmir'de üç aydır kayıp bir kadının cesedine ulaşıldı. Amasya'da hapishaneden izinli olarak çıkan hükümlü ise eski eşini tabancayla yaraladı.Gaziantep Batıkent Mahallesi'nde ikamet eden Şehmus ve Yasemin Çakar çifti, henüz belirlenemeyen nedenle tartıştı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine 33 yaşındaki Şehmus Çakar, 32 yaşındaki eşine tabancayla ateş ettikten sonra aynı silahla intihar etti.Komşularının ihbarıyla eve gelen sağlık ekipleri, çiftin hayatını kaybettiğini belirledi.Şehmus Çakar'ın babası Mehmet Salih Çakar, gazetecilere yaptığı açıklamada, oğlu ile gelini arasında bir süredir sorun olduğunu belirtti. Bir ay önce evi terk eden gelininin Mersin'deki babaevine gittiğini anlatan Çakar, 'Yaklaşık 15 gün önce barıştılar ve yeni bir eve taşındılar. Sabah da kendilerinin evindeydim, beraber kahvaltı yaptık. Cuma namazından sonra acı haberi öğrendim' diye konuştu.Üç aydır kayıp kadının cesedi bulunduİzmir Karşıyaka'da yaklaşık üç ay önce hakkında kayıp başvurusu yapılan ve zanlının itirafı ile cinayete kurban gittiği anlaşılan kadın cesedi Menemen Seyrek mezbahane mevkisindeki sulama kanalında bulundu.İşçilerin bildirmesinin ardından Menemen İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri ve olay yeri inceleme birimi olay yerine gelirken, yapılan incelemede cesedin yaklaşık 3 ay önce kaybolan 45 yaşındaki Gülşen Süzen'e ait olduğu tespit edildi.Karşıyaka ilçesinde yaşayan, uzun süre önce eşinden boşanan ve yaşlılara bakarak geçimini sağlayan Gülşen Süzen, 11 Aralık'ta kaybolmuştu.Kardeşi Gülcan Açıkalın, bir telefon numarasından 'dedektif gibi' iz sürerek olaydan yaklaşık 2 ay sonra şüpheli Abbas K'ya ulaşmış, Abbas K. avukatıyla birlikte 9 Şubat'ta İzmir Adliyesi Cumhuriyet Savcılığı'na başvurarak, Gülşen Süzen'i otomobilde boğarak öldürdükten sonra Menemen'de bir dereye attığını itiraf etmişti.Cezaevinden izinli çıktı, eşini yaraladıEşiyle yasak ilişki yaşadığını iddia ettiği kişiyi silahla öldürmekten tutuklanarak yaklaşık üç yıl önce ceza alan 34 yaşındaki Mikail B. (34), Kahramanmaraş Cezaevi'nden izinli çıktıktan sonra eski eşi Mehtap Ö.'nün (25) yaşadığı Amasya'ya gitti.İki çocuğuyla yaşayan eski eşini, telefonda görüşmeye ikna eden Mikail B., görüşme sırasında annelerinin yanında bulunan 6 ve 7 yaşlarındaki iki çocuğunu arabaya bindirdikten sonra tartıştığı, Mehtap Ö.'ye tabancayla birkaç el ateş etti.Daha sonra araçtaki çocuklarıyla kaçan Mikail B., çevredekilerin durumu bildirmesi üzerine polis ekipleri tarafından olay yeri yakınlarında durduruldu. Elindeki silahı başına dayayarak intihar etmek isteyen zanlı, polis ekiplerinin iknası sonucu eyleminden vazgeçirilerek gözaltına alındı.Yaralı Mehtap Ö. ise olay yerine sevk edilen ambulansla Sabuncuoğlu Şerefeddin Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Ayaklarına 7 kurşun isabet eden kadının hayati tehlikesi yok.İzmir’in Tire ilçesinde de Gülcan Oğuz adlı kadın, kendisine şiddet uyguladığı için girdiği cezaevinden izinli olarak çıkan eşi Ufuk Oğuz tarafından dün başından vurularak öldürülmüştü.Kaynak: Anadolu Ajansı
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, “Merkez Bankası’nı tehdit etmek doğru değildi. Cumhurbaşkanı belki sadece yol göstermekle kalmalı' dedi. Arınç, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Abdullah Gül'ün olası adaylığı ile ilgili ise ''İsabetli olur, güzel olur'' sözlerine ilişkin ''Cumhurbaşkanımızın sözleri bir ümittir ışıktır. Şık olanı kendisinin bizzat davet edilmesidir. Henüz o noktada olmadığımızı düşünüyorum. Eğer Başbakan olmayacaksa Abdullah Gül için gönlümden geçen Meclis Başkanlığıdır' açıklamasında bulundu.Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, NTV canlı yayınında Oğuz Haksever'in gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün olası adaylığı konusunda ''Güzel olur, isabetli olur'' demesini nasıl yorumlarsınız?Abdullah Gül ile dava arkadaşıyız çok başarılı bir siyasetçidir. Cumhurbaşkanlığında çok başarılı bir performans sergiledi. Görevi büyük bir şerefle arkadaşına devretti ve İstanbul'a gitti. Şu ana kadar adaylık söz konusu değildi. Cumhurbaşkanımızın sözleri bir ümittir ışıktır. Kendileri bu konuda bir görüşme yaparlar siyasete devam etmek isterlerse biz sevinç duyarız. Cumhurbaşkanlığı başbakanlık yapmış olması 6 bin adaydan biri gibi karşılanmamalıdır. Gönülden arzu ediliyorsa şık olanı kendisinin bizzat davet edilmesidir. Henüz o noktada olmadığımızı düşünüyorum.Partideki dengeler açısında meselenin boyutları ne olabilir?Bizim partimizde her şey fedakarlık üzerine kurulmuştur. Eğer Başbakan olmayacaksa Abdullah Gül için gönlümden geçen Meclis Başkanlığıdır. Meclis Başkanı olursa Türkiye' de kazanır Meclis de kazanır. Seçimi kim kazanırsa Başbakan o olur. 7 Haziran'dan sonra Başbakanımız Ahmet Davutoğlu'dur.DOLARDAKİ YÜKSELİŞ2002'den bu yana iç kaynaklı ekonomik kriz yaşamadık. Merkez Bankası hükümete karşı sorumlu senede 2 defa bize hesap veriyor ama bağımsız bir kuruluş, dikkatli gidiyor ve üzerine düşeni yapıyor. Bize diyor ki sadece faiz düşürmekle olmaz başka parametreler de var onlara da bakmak zorundayız. Sizi dinliyoruz ama biz bildiğimizi yapıyoruz diyorlar.''MERKEZ BANKASI'NI TEHDİT ETMEK DOĞRU DEĞİLDİ''Merkez Bankası'na bu noktadan sonra bir şey söylenmemesi gerekir. Neden? Üzerlerine aldıkları görevleri yapıyorlar. Sen yanlış yapıyorsun diyerek görevlerine müdahale etmek yasal sınırları dışında hatta onları tehdit etmek onları küçültmeye çalışmak bence doğru değildi. Bu, psikolojik bir rahatsızlık meydana getirdi.''CUMHURBAŞKANI BELKİ SADECE YOL GÖSTERMEKLE KALMALI''Cumhurbaşkanı belki sadece yol göstermekle kalmalı. Cumhurbaşkanı'nın sözleri farklı anlaşılabilir. Batı mentalitesi tartışmadan endişeleniyor 'Bunlar Merkez Bankası'nın başını yiyecekler' herhalde diyor bağımsızlığı elden gidecek herhalde diyor.CHP'NİN KAPATILACAĞINA DAİR İDDİALARÇok yanlış bir şey. Bunların hiçbirisi ciddi değil, iddialar deli saçması. Twitter'daki o şahsın (Fuat Avni) söyledikleri üzerinden yorum yapmak yanlış bir şey. Bazen doğru çıkabilir bazen de zarf atabilirler. Kılıçdaroğlu adeta istihbaratçı kimliği ile konuştu.ÇÖZÜM SÜRECİÇözüm sürecini destekleyenlerin başında gelirim. Eski, yeni siyasetçilerle aram iyidir. Sayın Demirtaş'ın 'Çözüm sürecinin önündeki en büyük engel Arınç'tır' sözüne üzüldüm. Bu noktaya kolay gelinmedi, önemlidir. Sözlerin tutulmasından örgüt sorumludur. Çözüm süreci silahlı kişilerle yürütülemez. Demirtaş siyasette olabilecek bir kişidir.''BURADA BARIŞ ÇUBUĞUNU TÜTTÜRÜYORUM''Sen partnerine bu işi beraber götürdüğün hükümete güvenmiyorsun öyle mi? Güvenmediğin için de çözüm sürecini baltalamaya çalışıyorsun. Sen bana güvenmeye mecbursun. HDP ben sana güvenmek mecburiyetindeyim. HDP'nin İmralı heyetine sürecin iyi çalıştığına biz inanıyoruz güveniyorum. Demirtaş ile bu atışmamızı burada sonlandırmış olalım. Burada barış çubuğunu şimdi tüttürüyorum. Bundan sonra mecbur kalmadıkça hiçbir zaman Demirtaş'ın şahsı ile ilgili söz söylememeye çalışacağım.İÇ GÜVENLİK PAKETİ DEĞİŞECEK Mİ?Maddelerin yeniden görüşülmesi şu anda düşünülmüyor.HAKAN FİDAN'IN ADAYLIĞISayın Cumhurbaşkanımızın duygusal yönü çok güçlü. Duygusal planda olaya bakmamak lazım. Ben de bir televizyonda o saatlerde yayındaydım. Arkadaşlar dediler ki, 'Hakan Fidan adaylığını koymuş.' Ben şahsen kendi tepkimi ortaya koydum. Ne söylediğimi herkes biliyor. Dedim ki, yaptığın iş çok önemli bir iş, çok önemli işler yaptığın için sana koruma zırhı da getirdik o zaman bu işine devam etmen lazım. Neden? Çünkü milletvekili olmak bu görevlerden daha üstün değil. Sen şu anda 100 milletvekilinin yapacağı işi yapıyorsun. Sadece milletvekili bazında baktığımız zaman.550 milletvekili var. AK Parti'nin diyelim ki 350 milletvekili olacak 400 milletvekili olacak sen onlardan birisi olacaksan hiç milletvekili olma bu israftır dedim. Dilim de durmuyor. Neden? Çünkü MİT çok önemli bir kurum. Bırakma neden bırakıyorsun dedim.''BİR MİT MÜSTEŞARINDAN DA HER TÜRLÜ BAKANLIK OLMAZ''Sonra ikinci bir şey daha ekledim, eğer bakan olmayı düşünüyorsan bir MİT Müsteşarından da her türlü bakanlık olmaz. Mesela sen bir Dışişleri Bakanı olacak olsan ben karşı tarafın Almanya'nın Dışişleri Bakanı olsam 'Bu adam her şeyi bilir kardeşim. Ben bununla nasıl konuşacağım?' diye düşünebilir. Belki yanlış söylüyorum. Ama şahsı ile ilgili hiçbir sıkıntı hiçbir şikayetin olmaması lazım. Çok iyi yetişmiş, çok başarılı, çok güzel bir insan.Aday olursa siyasi ayrışma demeyeceğiz buna. Hakan Fidan'ın MİT Müsteşarı da olması kolay olmadı birilerine rağmen. Artık bir gerçek var, Hakan Fidan AK Parti'nin Ankara milletvekili aday adayıdır. Bundan sonra gazetecilerden ricam bu konuyu sormasınlar. Hakan Fidan'ı üzecek bir hareketi bir sözü bundan sonra da lütfen sarf etmeyelim.Kaynak: NTV
Fenerbahçe resmi internet sitesinden tüm biletlerin satıldığını duyurdu.İşte açıklama;08 Mart 2015 Pazar günü oynanacak olan Galatasaray maçının biletleri tükenmiştir. Az sayıda kalan Okul Açık Tribünü bilet satışı ise, stadımızın Maraton Alt Tribünü’nde bulunan Kombine Satış Merkezi’nden Divan Kurulu, Kongre ve Temilci üyelerimiz için devam etmektedir.İlginiz için teşekkür ederiz.FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜTurkfutbol
Türk Metal Sendikası’nın düzenlediği ve Erdoğan'ın konuşma yaptığı 20. Kadın İşçiler Kurultayı’nda kameralara yansıyan bu görüntü eleştirilere neden oldu. Fotoğrafta erkek davetliler protokolde oturuken kadınların arka sıralarda yer aldığı görülüyor. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesi bu oturma düzeni organizatörlere yönelik eleştirilere sebep oldu. Bu eleştirilerden bazılarını sizler için derledik...
Bugün, sokakta motosiklet kullanan bir kadın görme sıklığımız oldukça düşük. Fakat eski zamanlarda bu oranın daha yüksek olduğunu söyleseler de inanmamız güç olurdu. ama gerçekten de öyleymiş, değil motosikleti düz yolda süren; plajda, ilginç pistlerde hatta ayakta bile motosiklet süren kadınlar için 1940'lara 50'lere gidiyoruz.
Türkiye’ de kadınların yüzde 41.9’u yaşamları boyunca en az bir kere fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalıyor. Bahçeşehir Üniversitesi araştırmalarının sonuçlarına göre, Türkiye’ de maddi durumu iyi olmayan kadınların yüzde 50’si şiddet görürken, yüksek gelirli kadınların yüzde 27.2’si şiddete maruz kalıyor.Türkiye’de okuma yazma bilmeyen kadınların yüzde 43’ü hayatlarında en az bir defa fiziksel şiddete maruz kaldığını belirtirken, bu oran yüksek öğrenim gören kadınlarda yüzde 12.0'yi buluyor.Bahçeşehir Üniversitesi Yayınları tarafından çıkarılan, Uzman Psikolojik Danışman Fulya Kurter ve Prof. Dr. Jacqueline S. Mattis’in kaleme aldığı 'Türkiye’ de Uygulamacıların Gözüyle Psikolojik Danışmada Kültüre Duyarlı Olma' kitabının lansmanı yapıldı.Lansmanda Türkiye’nin önemli gündem maddelerinden 'Aile İçi Şiddet', 'Kadına Yönelik Şiddet', 'Cinsel Şiddet', 'İntihar2, 'Askeri Travmalar' gibi 12 farklı konuda yapılan araştırmanın sonuçları ve 45’in üzerinde uzmanın vurguladığı örnek durumlar ve izlenimler katılımcılar ile paylaşıldı.'BİR-İKİ TOKAT ŞİDDETTEN SAYILMIYOR'Türkiye' de şiddet döngüsünü kırmanın önündeki en büyük engelin halk arasında şiddetin ne olduğunun anlaşılmaması olduğuna dikkat çekilen kitapta, araştırmalara göre çoğu kadın için 'bir iki tokat' şiddetten sayılmıyor.Kadınlar tarafından psikolojik, ekonomik, sosyal ve cinsel şiddetin ne olduğu bilinmiyor ve eşler arasında zorla cinsel ilişki kadınlık görevi olarak algılanıyor. Aile, komşu ya da herhangi bir kişi ile görüştürülmemesini ise kadınlar eşlerinin kıskançlığına bağlıyor.EŞLER HASTA EŞLERİNİN TEDAVİLERİNE KASTEN ENGEL OLUYOR Yapılan araştırmaya göre kadınlara yönelik şiddet, fiziksel, cinsel, duygusal, ekonomik, eğitimsel, tıbbi ve sosyal veya ilişkisel şiddet olarak yedi başlıkta toplanıyor.Fiziksel ve cinsel şiddetin yanında eşler, kadınların veya kızlarının eğitim alma fırsatına engel oluyor. Eğitim almak isteyenleri tehdit ediyor, herhangi bir maddi kaynağa erişimden uzak tutuyor ya da onların çalışma, para kazanma fırsatına, hakettiği halde mirasçı olmasına engel yaratıyor.Tıbbi yönden de kadınları güç duruma sokacak şekilde ihtiyaç duydukları tedaviye kasten engel oluyor veya bu konuda şartları zorlaştırmak gibi davranışlar içersine giriyor. Kitabın yazarı Uzman Psikolojik Danışman Fulya Kurter, 'Şiddet hayatın her alanında var ve çok değişik şekillerde karşımıza çıkıyor. Ancak şiddet gören bireyler korku ve suçluluk içinde yaşadıkları için şiddeti gizlemeyi tercih ediyorlar' dedi.YÜKSEK ÖĞRENİM GÖREN KADINLAR YAŞADIĞI ŞİDDETİ PAYLAŞMIYORYapılan araştırmanın bir diğer çarpıcı noktası da Türkiye'de toplumun hemen her sosyal tabakasında şiddet yaşandığına dair veriler. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre; Türkiye’de okula gitmemiş veya ilkokulu bitirmiş kadınlar arasında fiziksel şiddetin yaşam boyu görülme sıklığı yüzde 52, ilköğretimin ikinci seviyesini tamamlamış kadınlarda yüzde 40, lise veya daha yüksek bir okulu bitirmiş kadınlarda ise yüzde 25 oranında bulunuyor.Bir diğer araştırmaya göre de okuma yazma bilmeyen kadınlar arasında en az bir defa fiziksel şiddete maruz kaldığını söyleyenlerin oranı yüzde 43 iken, yüksek öğrenim gören kadınlar arasında bu oranın yüzde 12 olması, yüksek öğrenim gören kadınların yaşadıkları şiddeti paylaşmak konusunda daha ketum olabileceklerini düşündürüyor. Bu veriler ışığında şiddete yalnızca eğitim seviyesi düşük kadınların maruz kalmadığı sonucu çıkarılabilir.FİZİKSEL ŞİDDETE ‘SÜREKLİ’ MARUZ KALMA ORANI (%)Okula gitmemiş veya ilkokulu bitirmiş kadınlar 12.6İlköğretimin birinci seviyesini tamamlamış kadınlar 9.1İlköğretimin ikinci seviyesini tamamlamış kadınlar 12.3Lise veya daha yüksek bir okulu bitirmiş kadınlar 7.9FİZİKSEL VEYA CİNSEL ŞİDDETE MARUZ KALMA ORANLARI (%)Kuzeydoğu Anadolu 57.1Orta Anadolu 52.8Ortadoğu Anadolu 51.5Guneydogu Anadolu 51.1Batı Karadeniz 46.6Doğu Karadeniz 42.6Batı Anadolu 44.1Akdeniz 44.0Istanbul 39.4Doğu Marmara 38.5Ege 34.7Batı Marmara 26.2'TÜRKİYE' DE ŞİDDETİ NORMALLEŞTİREN KÜLTÜREL İDEOLOJİLER VAR'Bahçeşehir Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nilüfer Narlı, Türkiye'de şiddeti destekleyen kültürel bakış açılarının ve ideolojilerin altını çizerek 'Türkiye'de kadına yönelik şiddeti destekleyen birçok deyim bulunuyor' dedi ve şöyle devam etti:''Kadının sırtından sopayı, karnında sıpayı ihmal etmeyin.' Bu kültürel deyimlerden yalnızca biri. Şiddetin kullanımı ve onu haklı gösterme konusunda bir diğer deyim ise, 'Dayak cennetten çıkmadır'. Dayağın cennetten geldiğini söylediğiniz zaman ne olur? Saldırgan, şiddet içeren davranışını haklı göstermiş olur. Saldırılan birey, şiddete neden katlanması gerektiği konusunda geçerli bir neden bulmuş olur. Dolayısıyla şiddeti kabul eder. Nitekim, şiddetle karşı karşıya olan kadınlar hakkındaki çoğu istatistiğe baktığımızda, kadınların hemen hemen yüzde 60'ının kocasının haklı olduğunu düşündüğünü görürüz. Saldırgan kabul etmekte ve zaman içinde onunla özdeşleşiyor.'DHA
Çocukluğumuzdan gelen çarpım tablosu kabusundan mı, iç açıların toplamının bir türlü 180 etmemesinden mi yoksa 'x'in değerinin her geçen gün düşmesinden mi? SokakRoportajlari.com iftiharla sunar; 'Sizce insanlar matematiği neden sevmez?'
Happy Hour inanılmaz yoğun geçen bir haftanın ardından, her Cuma eğlencenin su gibi aktığı gecenin sonunda CEO'yla halay çekme ihtimalinizin olduğu bir etkinlik ya da aktivitedir. Rahatlamanın etkisiyle hoşlandığınız kıza yürüyün ama koşmayın.
Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ve ailesinin 2 yıl önce 42 milyon liraya aldığı Koşuyolu’ndaki 10 dönümlük arsa tek bir binayla kentsel dönüşüme sokulduğu, yaklaşık 50 milyon lira vergi muafiyeti sağlanan arsadan Bayraktarların 114.4 milyon lira gelir elde edeceği, 2 yıllık kârın ise 72.4 milyon lira olduğu bugün basına yansımıştı. Habere Erdoğan Bayraktar cephesinden yalanlama geldi. Yapılan açıklamada ''Şu andaki mevcut olan kentsel dönüşüm uygulamasının Bayraktar İnşaat'a sağlayacağı bir muafiyet ve bir mali fayda da bulunmamaktadır. Haber içeriğinin Bayraktar İnşaat ve şahsım Erdoğan Bayraktar ile alakasız olmasına rağmen, fotoğraflarım ve ailemin ismi kullanılarak haber yapılması, kasıtlı ve basın ilkeleriyle çatışan bir habercilik anlayışıdır' deniliyor.Hürriyet'ten Gülistan Alagöz'ün haberi şöyleydi. “İstanbul Koşu-yolu’ndaki 10 dönüm arsada tek bir bina vardı, içinde de bir kişi oturuyordu. Bu riskli bina sayesinde yeni işimiz kentsel dönüşüm projesi oldu. Gayrimenkul projemizden 80 milyon dolar (208 milyon lira) ciro bekliyoruz. Bunun yüzde 55’i arsa sahibinin. Kentsel dönüşümde en büyük pay arsa sahibine düşüyor. İnşaatı yapan firmalar ufak karlarla ilerliyor. Ne yazık ki kapitalizm böyle bir şey.” Bu sözlerin sahibi Ofton İnşaat Eş Başkanı İsmail Hakkı Altun. Projeyi diğer gayrimenkul projelerinden farklı kılan nokta ise arsanın sahibi. Arsanın sahibi eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ile ailesi.Hürriyet’in arsa ile ilgili sorularını yanıtlayan Altun, “Projede arsa sahibi Bayraktar İnşaat. Gizlimiz saklımız yok bu. Geçen yıl Bayraktar İnşaat ile anlaştık” yanıtını verdi.Bayraktar’ın Koşuyolu Emin Bey Sokak’taki yaklaşık 10 dönümlük arsayı 22 milyon dolara aldığı ilk önce basına yansımıştı. Daha sonra Bayraktar Hürriyet’e verdiği bir demeçte, olayı doğrulamış ve aile şirketlerinin ‘masum bir yatırım’ı olarak tanımlamıştı. Ancak dün Oftan İnşaat Eş Başkanı İsmail Hakkı Altun’un açıklamaları Bayraktarlar’ın yaptığı yatırımın iki yılda net 72.4 milyon lira kazandığını ortaya çıkardı. Erdoğan Bayraktar ve ailesinin ortak olduğu Bayraktar İnşaat’ın 10 dönümlük arsayı ünlü işadamı Selahattin Beyazıt’ın oğlu Mehmet Murat Beyazıt’tan 2013’te satın almıştı. Şirket, arsa için 22 milyon dolar yani o günkü kurlarla 42 milyon lira ödemişti.Arsa sahibi olan Bayraktar İnşaat, arsada proje geliştirecek Ofton İnşaat ile hasılat paylaşımı modeliyle 2014’ün ikinci yarısında anlaşma yaptı. Anlaşmaya göre arsa sahibi Bayraktar İnşaat, proje satışıyla elde edilecek gelirin yüzde 55’ini, müteahhit firma Ofton İnşaat ise yüzde 45’ini alacak. Ofton İnşaat Yönetim Kurulu Eş Başkanı Altun, ‘Elysium Elit Koşuyolu’ adını verdikleri projeden dün 80 milyon dolar hasılat beklediklerini, anlaşmaya göre bunun 44 milyon dolarını arsa sahibine vereceklerini açıkladı. Arsayı 42 milyon liraya alan Bayraktarlar, 44 milyon doların karşılığı bugünkü kurla 114.4 milyon lira kazanacak. Böylece sadece bir arsadan iki yılda net 72.4 milyon lira kâr etmiş olacak. Bu arada projenin tüm masraflarını müteahhit firma üstlenecek. Ayrıca projenin masrafının ‘kentsel dönüşüm’ avantajı kullanılarak azaltıldığı da ortaya çıktı. 50 MİLYON AVANTAJ İsmail Hakkı Altun, arsanın içinde tek bir bina ve tek bir oturum olduğunu ve bu yapı riskli olduğu için kentsel dönüşüm kapsamına girdiklerini söyledi. Yani yaklaşık 10 dönümlük bir arazi tek bir bina ile kapsama sokuldu. Bu şu anlama geliyor; Bir proje kentsel dönüşüm kapsamına girince KDV oranı yüzde 18 değil yüzde 1 oluyor. İnşaatı yapan firma belediye ve ruhsat harcı, iskan öncesi ve sonrası harcı, damga vergisi ve noter harcı ve tapu harcı ödemiyor. Çünkü 2012’de çıkan ve halk arasında kentsel dönüşüm olarak bilinen ‘Afet Riskli Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Kanunu’ dönüşüm yapan inşaat firmalarına avantaj sağlıyor. Eğer arsa dönüşüm kapsamına girmeseydi, müteahhit firma yaklaşık 50 milyon liralık vergi yüküyle karşılaşacaktı. Bu durumda Bayraktar’a verilen yüzde 55’lik hasılat da azalacaktı. Böylece, Bayraktar kendi bakanlık döneminde uygulamaya soktuğu ‘kentsel dönüşüm’den önemli bir kazanç elde etmiş oldu.MİLYONLUK KÂRA GİDEN YOL NASIL AÇILDI2012 yılında ‘Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Kanunu’ çıktı.Bayraktar İnşaat Koşuyolu’ndaki 10 dönüm arsayı 2013 yılında satın aldı.Bayraktar ailesi 2014’ün ikinci çeyreğinde Ofton İnşaat ile anlaştı.Arsadaki tek bina depreme karşı riskli ilan edildi. Proje kentsel dönüşüm kapsamına alındı.MASUM YATIRIM DEMİŞTİErdoğan Bayraktar, bakanlığı döneminde şirketinin Koşuyolu’nda 42 milyon TL’ye arsa aldığını Hürriyet Gazetesi’ne verdiği açıklama ile doğrulamıştı. Bayraktar, 21 Temmuz 2014’te yayımlanan haberde şu ifadeleri kullandı: “Benim kurduğum ve 1994 yılından sonra çocuklarıma bıraktığım şirket Koşuyolu’nda arsa almış onu mesele yapıyorlar. Çok makul, çok masum. Hiçbir vergi suistimali yok, sigorta suistimali yok. Gizli saklı değil ki. Şirket benim ve yüzde 7 hissem var. Özünde ben kurdum, ben büyüttüm. Ama son 20 yıldır işleri çocuklarım devam ettiriyor. Ben bürokrasiye girince şirket çok büyüyemedi. Ama şirketin mal varlığı 70-80 belki 100 milyon, belki daha fazladır.”
TFF resmi internet sitesi aracılığıyla yaptığı açıklamayla Galatasaray ve Fenerbahçe'nin PFDK'ya sevk edildiğini belirtti.Konuya ilişkin olarak yapılan açıklama şu şekilde;1- GALATASARAY A.Ş. Kulübü'nün 03.03.2015 tarihinde oynanan GALATASARAY A.Ş. - MANİSASPOR Ziraat Türkiye Kupası müsabakasındaki 'çirkin ve kötü tezahüratı' nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi uyarınca PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.2- BURSASPOR Kulübü'nün 04.03.2015 tarihinde oynanan BURSASPOR - GENÇLERBİRLİĞİ Ziraat Türkiye Kupası müsabakasındaki 'saha olayları' nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 52. maddesi uyarınca PFDK'ya sevkine karar verilmiştir. BURSASPOR Kulübü futbolcusu VOLKAN ŞEN'in aynı müsabakadaki 'kural dışı hareketi' nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 43. maddesi uyarınca 05.03.2015 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.3- MERSİN İDMANYURDUSPOR Kulübü'nün 04.03.2015 tarihinde oynanan MERSİN İDMANYURDUSPOR - FENERBAHÇE A.Ş. Ziraat Türkiye Kupası müsabakasındaki 'çirkin ve kötü tezahüratı' nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi uyarınca ve 'talimatlara aykırı hareket' nedeniyle 2014-2015 Sezonu Süper Lig Müsabakaları Statüsü m. 8/13 ile Futbol Disiplin Talimatının 46. maddesi uyarınca PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.4- FENERBAHÇE A.Ş. Kulübü'nün 04.03.2015 tarihinde oynanan MERSİN İDMANYURDUSPOR - FENERBAHÇE A.Ş. Ziraat Türkiye Kupası müsabakasındaki 'çirkin ve kötü tezahüratı' nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi uyarınca PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.Eurosport
Melitta cinsi arıların çoğu Afrika, Avrupa ve Asya’ya özgüdür. Kuzey Amerika’da yaşayan tek türü Melitta melittoides. Fotoğraftaki arının bacaklarındaki turuncu maddeler bacaklarına yapışmış polenlerdir.
Mars’ta hayat olup olmadığıyla ilgili çalışmalarını tüm hızıyla yürüten NASA, gezegende su olup olmadığı hakkında açıkladığı yeni bilgiler ile herkesi şaşırttı. Şimdilerde su izine rastlanamayan Mars’ın bir zamanlar sularla kaplı olduğu belirtiliyor.NASA bilim insanlarının belirttiğine göre kızıl gezegende yılar öncesinde Arktik Okyanusu’ndakinden bile daha fazla su alıyordu. Bu sular, gezegenin tamamını kaplıyordu ve derinliği ise 137 metreye ulaşıyordu. Araştırmacıların belirttiğine göre Mars’ta bulunan bu büyük su kitlesi zamanla uzayın derinliklerinde kayboldu. Kızıl gezegende eskiden böylesine büyük bir su kütlesinin olması, yaşamın var olduğu ihtimalini kuvvetlendiriyor. Bilim insanlarının şimdi ise gezegenin zamanla suyun yüzde 87 ‘sini nasıl kaybettiği üzerinde çalışmalar başlattığı ifade ediliyor.
CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, 'Twitter üzerinden Sümeyye Erdoğan'a suikast planı' iddiaları üzerine Twitter'a başvurdu. Oran, Twitter'dan bugüne kadar yaptığı tüm doğrudan mesajlaşmaların kendisine gönderilmesini istedi. Twitter'dan Oran'ın doğrudan mesajlarına ilişkin 73 sayfalık bilgi geldi.Oran, Twitter'ın gönderdiği bu 73 sayfa içinde 'Fuatavni' adlı karakterle herhangi bir mesajlaşmasının bulunmadığını düzenlediği bir basın toplantısıyla kamuoyuna açıkladı.Hükümete yakın Akşam, Star ve Güneş gazetelerinde, Umut Oran'ın Twitter üzerinden doğrudan mesajlaşma yolu ile 'Fuatavni' adlı karakterle birlikte Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın kızı Sümeyye Erdoğan'a suikast planladıklarına ilişkin haberler yer almıştı. Haberler üzerine savcılık soruşturma açmıştı.Umut Oran basın toplantısında şöyle konuştu:''Bu pislik çamur yayınlar üzerine hemen Twitter’ın merkezine başvurarak bana direkt mesajlarımın (DM) tamamını gönderin, bu ahlaksızlığı yapanların suratına çarpayım dedim. İşte Twitter’in merkezinden gelen resmi yanıt:'
Hangimiz genç olmadık da eve çıkmayı hayal etmedik! Kafa dengi kankalarımız varsa ne âla; yoksa da olur, nasıl olsa öğrenci evi boş kalmaz. Ancak ev kiralamadan tut, yerleşmeye varıncaya kadar pek çok can yakıcı duruma da hazırlıklı olman gerekebilir. Hazırsan başlıyoruz!
Fenerbahçe Kulübü, resmi internet sitesi üzerinden taraftarlarına karaborsadan bilet almamaları için uyarı yaptı. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:'İnternet üzerinden bazı platformlarda, 08 Mart 2015 Pazar günü oynanacak olan Galatasaray maçının karaborsa bilet satışının yapıldığı tespit edilmiştir.Bu platformlarla ilgili tüm hukuki girişimler yapılmış ve karaborsa biletlerin iptaline yönelik çalışmalar başlatılmıştır.İptal edilen biletlerle ilgili olarak kulübümüz herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir.Taraftarlarımızdan, bu tarz yasal olmayan yollarla bilet satışı yapan platformlardan kendi menfaatleri adına bilet almamalarını önemle rica ederiz.FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ 'Fanatik
Gelecek 15 yıl içinde dünya çapında taşkın ve sellerden etkilenecek insanların sayısının yaklaşık üç kat artacağı bildirildi.Dünya Kaynakları Enstitüsü'nce (WRI) yapılan incelemede, bu yükselişe iklim değişikliği ile nüfus artışının neden olduğu vurgulandı.Günümüzde dünya çapında nehir taşmalarına ilişkin tehlikeleri değerlendiren ve geleceğe ilişkin tahminlerde bulunan Enstitü'ye göre, her yıl 20 milyon dolayında insan taşkın ve sellerden etkileniyor; bunun maliyeti de 100 milyar dolara yaklaşıyor.Yapılan yeni değerlendirmelere göre, 15 yıl içinde sellerden etkilenenlerin sayısı 55 milyona ulaşacak; bunun dünya ekonomisine maliyeti de 518 milyar dolara çıkacak.Sellerin artışı büyük ölçüde dünya iklimindeki değişiklik ve sosyoekonomik gelişmeyle ilişkili görülüyor.Dünya Bankası yapılan tahminlerin hükümetlere taşkınların azaltılması ve savunma stratejileri hazırlanması konusunda yardımcı olacağını kaydetti.