Putin Nerede? 5 Teori
Rusya'da gündemin birinci maddesi ne rublenin değer kaybetmesi ne de Ukrayna. Rusya tek bir şeyi merak ediyor: 'Putin nerede?'Putin neredeyse 10 gündür ortalıkta gözükmüyor. Bir çok etkinliği, Kazakistan gezisi ve Rus İstihbarat Teşkilatı FSB yöneticileri ile yapacağı toplantılar da iptal edildi. Herkes Putin'in nerede olduğunu bulmaya çalışırken, ortaya çıkan iddialar da gittikçe ilginçleşiyor.
Güne Başlarken Herkesin Yaptığı 5 Hata
Çoğumuz için, sabahların çok da önemi yoktur.Ofise ya da okula varış zamanı ile uyandığınız dakikaların arası genelde biraz bulanıktır ve sabah rutininize o kadar alışmışsınızdır ki değiştirmeyi düşünmezsiniz bile.Ne yazık ki, sabah rutininiz düşündüğünüzden daha önemli, o zaman zarfına ait kötü alışkanlıklar da zamanla artıyor. Bir günün sabahı, o günün nasıl geçeceğini belirleyen en önemli şey ve yapacağınız en ufak hatalar bile öğlen veya daha sonrası için sizin verimliliğinizi kötü etkileyebilir.O yüzden, sabah rutinine ait bu 5 genel hataya bakmanızın ve sabahlarınızı nasıl değiştirebileceğiniz üzerinde düşünmenin zamanı geldiğini düşünüyoruz.
Sıradaki Instagram Gözdemiz: Yakışıklı Erkekler ve Köpekleri
Onları metroda kitap okurken de gördük, kahve içerken de hatta kediler ile baştan çıkarıcı pozlarla da... Ama şimdi bu çekici adamların en üst düzey fotoğraf derlemesi ile karşı karşıyayız. İzin verin sizi Hot Dudes With Dogs hesabı ile tanıştırayım. Daha fazla okuma yok tamam. Sadece bakın. Tadını çıkarın.
"Godot'yu Beklerken" Asla Unutmamamız Gereken 16 Samuel Beckett Sözü
Deneysel edebiyatın önde gelen yazarlarından ve varoluşçuluk denildiğinde akla gelen büyük sanat insanı Samuel Beckett, birçoğumuzun aklında Godot'yu Beklerken isimli oyunuyla yer etmişti. Sıkılmadan, üşenmeden beklemiştik Godot'un gelmesini fakat hiç kimse gelmemişti. Hayatlarımız olduğu gibi duruyordu ve aradığımız anlamı asla bulamıyorduk. İşte böyle anlarda hatırlamamız gerekir Beckett'in sözlerini çünkü o, çağımız insanının içerisinde bulunduğu anlamsız boşluğu ve tekdüzeliği en iyi anlayan ve anlatanlardandı.
2256 Yılından Geldiğini İddia Edip Borsada Rekor Kazanç Sağlayan Andrew Carlssin
etiket
Hikayenin başlangıcı gayet normal gibi gelebilir, ancak Andrew Carlssin ismindeki bu borsacıyı diğerlerinden farklı kılan, bir yıl gibi kısa bir süre içerisinde parasını yüz binlerce kat artıracak olmasıyd!2003 yılına gelindiğinde, Calrssin borsadan 350 milyon dolar kazanmıştı. Bu neredeyse imkansıza yakın gibi görünüyordu, ama olmuştu. Peki nasıl?
Reklam
Hakkında Pek Şey Bilinmeyen, Dünyanın En İlginç 10 Dili
etiket
İçerikte yer verdiğimiz dillerin, birbirinden ilginç özellikleri var. Örneğin bir dil, çoğunlukla yansıma sözcüklerden oluşuyor. Bir diğeriyse James Cameron'ın ünlü Avatar isimli filminde yer alan Na'vi ırkının dili.. Herkesin kendi dilidir sonuçta tabii, fakat bu diller hakkında bir şey öğrendikçe Türkçe'yi öpüp başımızın üstüne koyacağız herhalde. 😊
Apple Watch'un iOS Uygulaması Göründü
Apple Watch’un iOS’taki uygulamasının arayüzü ve özellikleri belli oldu. İşte siyah tonunun hakim olduğu uygulamanın detayları...Spring Forward etkinliğinde Apple Watch’un tanıtılmasından sonra iOS 8.2’nin Final sürümü kullanıcılara sunulmuştu. Apple Watch ve stabilite odaklı olan bu güncelleme ile iOS cihazlara Apple Watch’un uygulaması eklenmişti. Ancak Apple Watch satışa sunulmadığı için iOS uygulamasını kullanmak mümkün değildi.Apple Watch’u etkinlikten sonra inceleyen geliştirici Hamza Sood bugün Apple Watch’un iOS’taki uygulamasının ekran görüntülerini yayınladı. Apple Watch uygulamasının arayüzünde siyah tonları hakim. Uygulamada Apple Watch’un; bildirimler ayaları, ses ayarı, parlaklık ayarı ve uygulama ayarları bulunuyor.
Reklam
Araçlar Benzin Değil Vergi Yakıyor: Benzinin Yüzde 65’i Vergi
EPDK’nın Şubat ayı raporuna göre, benzin fiyatının yüzde 65,55’i motorinin ise yüzde 57,43’ü vergiden oluşuyor.Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından yayımlanan Şubat ayı petrol ve LPG Piyasası Fiyatlandırma Raporu’na göre, uluslararası piyasadaki fiyatlara bağlı olarak benzin ve motorin fiyatları artış gösterdi. Vergisiz bayi satış fiyatı ortalaması ay boyunca Kurşunsuz Benzin 95 Oktan için 1,49 TL/lt  motorin için ise 1,61 TL/lt olarak gerçekleşti.Raporda akaryakıt istasyonlarında yaygın olarak satılan benzinin yüzde 65,55’inin vergi olduğuna dikkat çekilirken ürün maliyetinin yüzde 24,90 olduğu belirtildi.Benzin fiyatlamasındaki oranlar raporda şöyle yer aldı:“Halihazırda resmi olarak tanımlı benzin türleri Kurşunsuz Benzin 95 Oktan, Kurşunsuz Benzin 95 Oktan (E10), Kurşunsuz Benzin 98 Oktan ve Kurşunsuz Benzin 98 Oktan (E10) olmak üzere dört adettir. Ancak, bu ürünlerden sadece Kurşunsuz Benzin 95 Oktan akaryakıt istasyonlarında  yaygın olarak satılmakta, bu ürün de standart ve farklılaştırılmış olmak üzere tüketiciye iki farklı şekilde sunulmaktadır. 95 Oktan 4,33 TL/lt düzeyindeki nihai fiyatın büyük kısmının vergi olduğu (%65,55), kalan kısmın ise ürün maliyeti (%24,90) ve piyasada faaliyet gösteren şirketlerin brüt kar marjı olduğu (%9,55) görülmektedir.” Motorinde yüzde 57,43 vergiMotorinin 3,78 TL/lt düzeyindeki nihai fiyatının ise yüzde 57,43’ünü vergi, yüzde 31,22’sini ürün maliyeti, yüzde 11,35’ini ise piyasada faaliyet gösteren şirketlerin brüt kar marjı oluşturuyor.Sendika.org
'Doların Yükselmesi O Kadar da Kötü Değil'
Maliye Bakanı, doların yükselişinin olumlu yönleri olduğunu savunarak 'Bu tür kur hareketleri, küresel ölçekte büyümenin yeniden dengelenmesine biraz yardımcı olabilir' dedi.Bursa Uludağ Ekonomi Zirvesi'nin kapanış konuşmasını yapan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, doların yükselişinin bazı olumlu yönlerinin olduğunu savunarak, 'Dolar açısından konuşuyorum. Bu o kadar da kötü değil. Küresel ekonomi açısından konuşuyorum. Çünkü bu türden kur hareketleri, bu kadar kısa sürede olması her ne kadar soru işaretleri uyandırıyorsa da küresel ölçekte büyümenin yeniden dengelenmesine biraz yardımcı olabilir' dedi.Küresel döviz piyasalarında olup bitenlerin sürpriz olmadığını vurgulayan Şimşek, 'Küresel döviz piyasalarında olup bitenler çok büyük sürpriz değil. Doların bu kadar hızlı değer kazanması, reel efektif döviz kuru son sekiz ayda yüzde 17 yükseldi. Bu çok dramatik bir yükseliş. Bu yükselişte Amerika'nın iç dinamikleri Amerikan ekonomisinde pozitif gelişmeler etkili olduysa da kısmen dünyanın diğer bazı bölgelerinde Avrupa, Avro bölgesi gibi oradaki olumsuz gelişmelerin etkisi söz konusu' ifadelerini kullandı.'Enerji verimliliğinde gerideyiz'Türkiye'de çok büyük bir sürdürülemez cari açık olduğu görüşünün gerçeği yansıttığını belirten Şimşek şu ifadelere yer verdi:'Diyebilirsiniz ki Türkiye'de çok büyük bir sürdürülemez cari açık var makro bir problem. Doğru. Fakat bu problemin temelinde ne var diye sorarsanız bence mikro düzeydeki sorunlar var. Yani düşük verimlilik, tasarruf düzeyi var. Enerji verimliliğinde oldukça geriyiz.''Dalgalanmalar, kredi notunu etkilemez'Şimşek konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlarken, ekonomide yapısal reform vurgusu yaptı. Maliye Bakanı, Siyasi istikrar olmadan bir ülkede reform yapmanın mümkün ama kolay olmadığını belirtirken, 'Sırf piyasalardaki dalgalanmalar nedeniyle kredi notu değişmez. Jepolitik durum değişti mi? IŞİD, geçen yıl bir çok yeri ele geçirdi. Bu sene öyle mi? Geçen seneye göre jeopolotik gerginlerin daha kötü olduğunu düşünmüyorum' dedi.Şimşek'e Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Merkez Bankası arasındaki faiz tartışması da soruldu. Şimşek buna 'Türkiye'deki tartışmalar iç tartışmalardır. Esas politika ve yol haritasında değişiklik yok. Avrupa'da da tartışmalar oluyor' yanıtını verdi.Kredi notu derecelendirme kuruluşlarının Türkiye'nin notunu değiştirip değiştirmeyeceğine dair bir soruya da 'Kredi notu kuruluşların 3A verdikleri ülkeler 2008'de battı. Düşük not verdikleri Türkiye ise yıldızlaştı. Değerlendirmeyi size bırakıyorum' karşılığını verdi.Şimşek başkanlık sistemiyle ilgili olarak da 'Hiçbir sistem yapısal sorunları çözmeden başarılı olamaz. Hiçbir sistem reformsuz Türkiye’yi birinci lige yükselmez. Yönetimde istikrar ve reformla birinci lige yükselmesi söz konusu olabilir' yorumunu yaptı.DHA - Al Jazeera Turk
‘Obama'nın Türkiye Yatırımları Boşa Gitti’
'ABD-Türkiye Ortaklığı; Bir adım ileri, üç adım geri' başlıklı raporda ABD Başkan Obama'nın 2009'da Türkiye'ye yaptığı stratejik yatırımın karşılığını bulmadığı savunuldu.ABD'nin etkili düşünce kuruluşlarından Center for American Progress (Amerikan İlerlemesi Merkezi) (CAP), Beyaz Saray'ın Türkiye ile olan ilişkilerini gözden geçirmesini önerdi.CAP'ın yayınladığı 'ABD-Türkiye Ortaklığı; Bir adım ileri, üç adım geri' başlıklı Michael Werz ve Max Hoffman imzalı raporda ABD Başkanı Obama'nın 2009'da Türkiye'ye yaptığı stratejik yatırımın karşılığını bulmadığı savunuldu.TBMM'de yaptığı konuşmada Obama'nın, bu yatırım yoluyla iki ülke ilişkilerinin üzerinde durduğu üç sütunu güçlendirmeye çalıştığı belirtildi. Bu sütunlar,'Türkiye'nin ‘kuvvetli, canlı, laik bir demokrasisi' olması ve hukukun üstünlüğüne bağlılığı, NATO'daki önemli rolü ve AB üyeliği için çabası.Ve Obama'nın ABD'nin İslam dünyasındaki imajını onarma çabalarının parçası olarak Türkiye'nin potansiyelinin Ortadoğu ve daha geniş Müslüman dünya için bir model olmaya hizmet etmesi' olarak tanımlandı. Ancak Obama yönetiminin Türkiye'ye yaptığı yatırımın karşılıksız kaldığı iddia edildi.Sputnik Türkiye
Reklam
‘Genel Seçim İçin Yapılacak Çalışmalarda 170 Bin Ağaç Yok Olacak’
Çevre Mühendisleri Odası, 7 Haziran seçimleri için yapılan çalışmalarda yaklaşık 170 bin ağacın yok olacağını açıkladı.Çevre Mühendisleri Odası Çevre Sorunları Araştırma Merkezi Başkanı Baran Bozoğlu “Her aday adayı, seçim süresince 10 binlerce çok yapraklı broşür dağıtıyor. Bu aday başına bir ton kâğıt harcandığı anlamına geliyor. Türkiye genelinde seçim süresince 10 bin ton kâğıdın harcanacağını hesaplıyoruz. Demek ki 170 bin ağaç, seçim çalışmaları için yok olacak” dedi.Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK), 7 Haziran’da yapılacak 25. Dönem Milletvekili Genel Seçimi için açıkladığı takvim 10 Mart’ta başladı. Çevre Mühendisleri Odası Çevre Sorunları Araştırma Merkezi Başkanı Baran Bozoğlu, seçimde harcanacak kâğıtlara dikkat çekti. Bozoğlu, aday adaylarının sayısının 10 bini bulduğunu belirterek, “Her aday adayı, seçim süresince en az 100 bin kağıt yaprak tüketiyor. Bu da aday başına bir ton kâğıt harcandığı anlamına geliyor. Türkiye genelinde seçim süresince 10 bin ton kâğıdın harcanacağını hesaplıyoruz. Bir ton kağıt için 17 ağaç kesiliyor. Demek ki 170 bin ağaç, seçim çalışmaları için yok olacak” diye konuştu.‘Seçim ormanı’ çağrısıBu hesapta partilerin ve siyaset aktörlerinin hazırlayacağı broşür ve afişlerin yer almadığını vurgulayan Bozoğlu “Bu nedenle çok daha fazla ağacın yok olacağını tahmin etmek güç değil. Bir ağaç, yaklaşık 250 kişiye oksijen sağlar. Her aday 4 bin 250 kişinin oksijen ihtiyacını yok ediyor” diye konuştu.Bozoğlu, seçim sürecinde tüketilen kâğıtlar nedeniyle yok edilen ağaçların telafisi ve doğaya saygı için tüm siyasi partileri işbirliğine davet etti. Bozoğlu, orman alanları büyük zarar gören İstanbulveya Ankara’da, “2015 Genel Seçim Ormanı” oluşturulması çağrısında bulundu.Evin Demirtaş, Milliyet
Hakan Çalhanoğlu'ndan Barça Cevabı
Leverkusen'de oynayan Hakan Çalhanoğlu, TRT Spor'a çarpıcı açıklamalar yaptı.Bundesliga ekibi Bayern Leverkusen'in formasını giyen milli futbolcumuz Hakan Çalhanoğlu, Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim ile yaptığı telefon görüşmesini ve hakkında çıkan 'Barcelona'ya transfer olacak' iddiası konusunda açıklamalarda bulundu. Çalhanoğlu, Arda Turanlı Atletico Madrid ile oynayacakları Devler Ligi maçına da değindi. Leverkusenli bir diğer Türk yıldız Ömer Toprak ise Milli Takım konusunda konuşmaktan kaçındı.‘’HOLLANDA MAÇINA DAVET EDİLİRSEM….’’‘’Fatih Hoca, Şampiyonlar Ligi’ndeki Atletico Madrid maçımızı izlemek için sağ olsun buraya kadar geldi. Fakat maçtan sonra maalesef hemen otele gitmiş bu yüzden yüz yüze görüşemedik ama telefonla konuştum. Çok olumlu bir görüşme oldu. İnşallah milli takımda çok güzel şeyler yaşarım. Ay yıldızlı formamı çok özledim, milli takımı çok seviyorum. Hocam, Hollanda maçına davet ederse elimden geleni yapacağım. Gruptan çıkma şansımız zor ama hiçbir şey imkansız değildir. Hollanda’yı yenersek, öbür maçlarımızı da kazanabiliriz. ‘’‘’FRİKİKLERE SAHADA KARAR VERİRİZ’’Hakan Çalhanoğlu, milli takımda frikikleri kimin kullanacağı sorusu üzerine de ‘’Hem Selçuk hem Mehmet Ekici hem de ben frikikleri iyi kullanıyoruz. Saha içinde karar vereceğiz kim kullanacak diye. Ya da hocamız karar verecek. Ben çalışıyorum, hazırlanıyorum, Selçuk ve Mehmet Ekici de hazırlanacaktır. Önemli olan gol atmak, kimin attığı değil‘’ şeklinde konuştu.‘’BARCELONA İLE ANILMAK GURUR VERİCİ‘’Barcelona ile çıkan transfer haberlerine de açıklık getiren Hakan, 'Barcelona ile adımın geçmesi tabii ki gurur verici ama benimle temasa geçen kimse olmadı. Bu konuyla menajerim ilgileniyor. Kendimi Bayer Leverkusen’de iyi hissediyorum ve şu anda burada oynamak istiyorum. Burda hedeflerim var. Atletico Madrid’i eleyerek tarih yazmak istiyoruz’ dedi.ÖMER TOPRAK: 'BİR ŞEY SÖYLEMEK İSTEMİYORUM'Ömer Toprak ise soruları yanıtlamaktan kaçındı. Töre ile yaşanan olay ve Milli Takım daveti ile ilgili sorular için Toprak, 'Bir şey söylemek istemiyorum' dedi.TRTSpor
‘Varsa Yoksa Kürt Sorunu Diye Bir Şey Yok’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bu ülkedeki mevcut etnik unsurların hepsinin kendine has sorunları vardır. Varsa yoksa Kürt sorunu diye bir şey yok' dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Bu ülkedeki mevcut etnik unsurların hepsinin kendine has sorunları vardır. Varsa yoksa Kürt sorunu diye bir şey yok. Ben 2005'te Diyarbakır'da bunu ifade ettim ve bu süreç kapandı. 'Bizim sorunumuzdur' dedik ve biz bu işi kapattık, bitirdik. Hala bunu devam ettirmek isteyenler var. Bunu niye devam ettirmek istiyorlar? Molotofkokteylini eline almak için. Niye? Havai fişeklerle insanları öldürmek için. Niye? 5. kattan o kurbanlık eti dağıtmak isteyen Yasinleri öldürmek için' dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Romanlar Konfederasyonu tarafından düzenlenen “14 Mart Romanlar Günü Çanakkale Buluşması”nda, Roman vatandaşlara hitap etti.Konuşmasına, “Sevgili kardeşlerim, değerli vatandaşlarım, sevgili Çanakkaleliler, Çanakkale'nin ev sahipliğinde ülkemizin değişik yerlerinden şu anda burada bulunan sevgili Roman kardeşlerim, sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum” diyerek başlayan Erdoğan, Çanakkale’de Roman kardeşleriyle buluşuyor olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu söyledi.Dünyada Romanlar Günü’nün 8 Nisan’da kutlandığını ama Türkiye’de Romanların bu kutlamayı, daha önce 14 Mart tarihinde gerçekleştirilen Roman buluşmasında verdiği mesajlar nedeniyle 14 Mart’ta kutladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim Roman kardeşlerimizle temasımız, başbakanlığım döneminde, cumhurbaşkanlığım döneminde başlamadı. Ben çocukluğumdan itibarenRoman kardeşlerimle birlikteyim, onlarla birlikte büyüdüm. İstanbul’un Kasımpaşa’sında, Kulaksız’ında, Kaptan Paşa Mahallesi’nde onlarla birlikte büyüdüm, aynı ilkokulda sınıfı paylaştım. Geldiğim hiçbir görevde onları unutmadım, ihmal etmedim” diye konuştu.İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde de Romanların yanında olduğunu dertlerinin, sıkıntılarının çözümü için çalıştığını, başbakanlığı döneminde çalıştaylarla, toplantılarla Romanların meselelerinin takipçisi olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kanunlardaki, yönetmeliklerdeki incitici ifadelerin ayıklanmasından, toplu konut inşasına, sosyal desteklerden, sanatçı kimliklerinin tesciline kadar, her alanda Romanlar için çalışmalar yapılmasını sağladığını anlattı.'Roman kardeşlerimi sadece Allah rızası için seviyorum”Erdoğan, her fırsatta Roman vatandaşlarla bir araya geldiğini, son olarak 36 gün önce 6 Şubat 2015'te, Bursa’da Türkiye’nin dört bir yanından gelen Romanlarla görüştüğünü, şimdi de Çanakkale’de bir kez daha Roman vatandaşlarla buluştuğunu kaydetti.“Ben, Roman kardeşlerimi etnik kimliğinden, parasından, pulundan, şusundan, busundan dolayı sevmiyorum, sadece Allah rızası için seviyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:“Allah nazarında aynı haklara, aynı mükellefiyetlere, aynı değere sahip insanlar olduğumuzun bilinciyle sizleri seviyorum. Ne diyor o güzel Roman şarkısında; ‘o da Allah kuludur, her kim olursa olsun, ille deRoman olsun.' Bizler aynı kıbleye yönelen, Hak'tan gelen ve yine Hakk'a dönecek olan tüm sıfatlarının ötesinde insan sıfatına haiz kullarız. Her kim ki diğer sıfatlarından birini insan sıfatının önüne çıkartır işte o zarardadır, gaflettedir. Biz aynı sıkıntıyı kadınlar konusunda yaşıyoruz, aynı sıkıntıyı Kürt kardeşlerim, Suriye’den, Irak’tan gelen Arap kardeşlerimiz konusunda yaşıyoruz. Ahıska Türkleri, Boşnak kardeşlerim… Bunlar konusunda yaşıyoruz. Kimi zaman etnik ayrımcılıkla, kimi zaman cinsiyet ayrımcılığıyla kimi zaman kültürel ayrımcılıkla, diğer vasıflardan biri insan sıfatının önüne geçildiğinde sorun başlıyor. Bakın, şu Çözüm Süreci’ne bakın. Her televizyona çıkan, varsa yoksa Kürt sorunu, Kürt sorunu, Kürt sorunu… Bununla adeta ülkemizi parçalamanın, bölmenin gayreti içerisine giriyorlar.”“Varsa yoksa Kürt sorunu diye bir şey yok'Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’deki mevcut etnik unsurların hepsinin kendine has sorunları bulunduğunu belirterek, “Varsa yoksa Kürt sorunu diye bir şey yok. Ben 2005’te Diyarbakır’da bunu ifade ettim ve bu süreç kapandı. Bizim sorunumuzdur dedik ve biz bu işi kapattık, bitirdik. Hala bunu devam ettirmek isteyenler var. Bunu neden devam ettirmek istiyorlar? Molotof kokteylini eline almak için, havai fişeklerle insanları öldürmek için. Niye? 5’inci kattan o kurbanlık eti dağıtmak isteyen Yasinleri öldürmek için. Bunların etnik kimliklerinden kaynaklanan bir sorun bu ülkede yok. Çünkü biz yaratılanı Yaradan'dan ötürü seven bir medeniyetin, inancın mensuplarıyız. Çünkü müminler ancak kardeştir, bizim ölçümüz bu. Tüm hayatımız boyunca bu ayrımcılıklara karşı mücadele ettik, etmeyi sürdüreceğiz” diye konuştu.Samimi bir kardeşlik, uhuvet bilinciyle tüm vatandaşları sevdiğini ifade eden Erdoğan, bu toprakların yüzyıllar boyunca farklı kimliklerin, kültürleri, farklı inançları bir arada barış ve kardeşlik içinde yaşatma tecrübesi bulunduğunu kaydetti.“Biz, işte böyle bir medeniyetin bugünkü temsilcileriyiz. Sizler de bu medeniyetin ayrılmaz bir parçasısınız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dün de öyleydiniz, bugün de öylesiniz, inanıyorum ki yarın da öyle olacaksınız. Tek fark; bugün artık size dün yapılan haksızlıkların, ayrımcılığın, ötekileşmenin yapılamıyor olmasıdır, rahatsız oldukları konu bu” dedi.Yunus Emre’nin, “On sekiz bin alemin cümlesi bir içinde / Kimse yok Bir’den ayrı, söylenir Bir içinde / Cümle Bir onu, Bir’ler, cümle ona giderler / Cümle dil onu söyler, her Bir tebdil içinde” dizelerini okuyan Erdoğan, şöyle konuştu:“Bizim davamız birliğin davasıdır. En Batı’dan, en Doğu’ya kadar, en Kuzey’den en Güney’e kadar bizim için herkes bu birin bir parçasıdır, tamamlayıcısıdır. Maalesef geçmişte ülkemizde insanların inancından, dilinden, kılığından, kültüründen horlandığı, tahkir edildiği, ikinci sınıf addedildiği günler yaşadık. Romankardeşlerim bunu çok yakında biliyor. Aynı şekilde Kürt kardeşim de biliyor, imam hatipli kardeşim biliyor, başörtülü kardeşim biliyor. Bu ülkede o kadar çok insanı ötekileştirdiler ki devletle millet arasında adeta uçurum ördüler. Ankara’nın Ulus’una, Kızılay’ına kasketli, şalvarlı vatandaşlarımızın alınmadığı günleri yaşadı bu ülke.İş o dereceye varmıştı ki; ‘Uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece' diyen Aşık Veysel’i bile Ankara’ya sokmuyorlardı. Neler yaşadı bu ülke. Bir devlet, milletine kendi insanına böyle bir muameleyi reva görür mü? Görür işte ama farklı gerekçelerle, sebeplerle yürütülen bu ayrıştırma politikaları sonunda iflas etti. Milletimiz her fırsatını bulduğunda hakkına, hukukuna, inancına, kültürüne saygı duyanlara ülke yönetimini teslim etti. 2002 Kasım, her alanda olduğu gibi bu alanda da Türkiye için bir milattır, tarihi bir dönüm noktasıdır. Ülkemizdeki her kesim gibi, her vatandaşımız gibi Roman kardeşlerimiz de demokrasi ve özgürlük ikliminde haklarına kavuşmaya başladı. İnşallah bu süreci kesintisiz devam ettirecek, herkesle birlikte Roman kardeşlerimizin de bu ülkenin tüm imkanlarından adil şekilde faydalanmalarını temin etmeyi sürdüreceğiz.”'Dik dur eğilme, inananlar seninle'Erdoğan’ın konuşması öncesinde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Konservatuarı Tasavvuf ve Keman Korusu dinleti sundu.Koroda bir kız çocuğunun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı işaret ederek, okuduğu, “Dik dur eğilme, inananlar seninle / Allah’ın emrettiği yoldan geri dönme / Dünyada Müslümanlar elem-keder içinde / Rahatı hoş olanın inmiş gözüne perde / Tüm zalimler birleşmiş yıkıyorlar her yanı / Karşısına dikilmiş bir Osmanlı evladı / Allah’ın bir lütfu bize bir Osmanlı evladı” şeklindeki şiir, salondan büyük alkış aldı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, dinletiyi kucağına aldığı kız çocuğuyla dinledi. Kız çocuğunun babasının ısrarına rağmen Erdoğan’ın kucağından kalkmayışı salonda gülüşmelere neden oldu.Çocuk gelin sorununa çözüm isteğiErdoğan’ın konuşması sırasında Esma Bayramiç isimli 24 yaşındaki Roman kadın, Erdoğan’dan, çocuk gelinler sorununa çözüm bulmasını istedi.Konuşmasına ara veren Erdoğan bir süre dinlediği kadını, çocuklarıyla kürsüye davet etti ve burada Esma Bayramiç’i Çanakkale Valisi Ahmet Çınar ile buluşturarak, sorununa çözüm bulunmasını istedi. Erdoğan, çocukları öperek oyuncak hediye etti. Genç kadının, “Allah sizden razı olsun, beni dinlediniz yeter. Kimse seni çekemiyor' sözleri salondan büyük alkış aldı. Bu arada Esma Bayramiç, törenin ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada, 10 yıl önce 14 yaşındayken evlendiği gerekçesiyle eşinin cezaevine konulduğunu söyledi. Eşinin tahliyesi için Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan yardım istediğini belirten Bayramiç, 'Çünkü eşim suçsuz yere yattığı için ben de kurtarılmasını talep ettim. Biz Romanlar çocuk yaşta evleniyoruz, eşime ceza da çok geç geldi, biz bilmiyorduk. Tek suçu erken yaşta evlenmemiz. Bizim gibilere bir yasa çıkarılmasını istiyorum. Allah razı olsun Cumhurbaşkanımız beni dinledi. Eşim 28 aydır cezaevinde, daha 2,5 yıl cezası var. Soruna çözüm bulunulacağına yürekten inanıyorum' dedi. Erdoğan’ın konuşması öncesinde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Mehter Takımı konser verdi.Programa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Çanakkale Valisi Ahmet Çınar, Çanakkale ve çevre illerin bazı milletvekilleri ile çok sayıda Roman vatandaş katıldı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Dünya ırkçılıktan çok çekti. Dünya ve İslam alemi mezhepçilikten, sen ben kavgasından çok çekti. Biz öncelikle kendi içimizde, sonra bölgemizde ve dünyada İslamofobya, ırkçılık ve mezhepçilik ile mücadeleyi sonuna kadar yürütmeye kararlıyız. Bizim dinimiz öldürmeyi değil yaşatmayı, zulmü değil merhameti, şefkati, rahmeti esas alır. Farklılıklar bu ülkenin zenginliğidir' dedi.Batı'nın Romanları ülkelerinden sürdüğünü belirten Erdoğan, AB müktesebatına göre böyle bir şey yapamayacaklarını, ancak bazı ülkelerin Romanları ülkelerinden şu anda çıkardıklarını söyledi.Dünyanın buna karşı sesinin çıkmadığını ifade eden Erdoğan, 'Bunları bilmemiz lazım. Onun için Türkiye farklı bir ülke' diye konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihin çok anlamlı ibretler, çok özel deneyimler, güzellikler sunduğu kadar, acı hatıralar, kötü uygulamalar, buruk mağlubiyetler de sunduğunu dile getirerek, tarihte çok sayıda milletin, sırf inancından, renginden, kimliğinden dolayı kötü muamele gördüğünü, vatanından, toprağından sürüldüğünü, işkencelere, toplu ölümlere, soykırımlara maruz bırakıldığını anlattı.Endülüs medeniyetinin sadece Müslümanlar için değil, Batılılar için de çok önemli bir merkez olduğunu, ilmin, bilginin irfanın kaynağı haline geldiğini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:'Endülüs, Hristiyanı Yahudisi Müslümanıyla herkesi bir arada yaşatmış, örnek bir medeniyettir. Peki bugün kendisine medeni denen Avrupa ne yaptı? O Yahudileri Endülüs'ten sürdü ve bunların 500 binini ecdadımız Osmanlı nerede kabul etti, burada kabul etti. İstanbul'da, Türkiye'de kabul etti. Ecdadımız böyle bir ecdat. Kadın çoluk çocuk demeden Endülüs'te Müslümanlara büyük bir soykırım uygulandı. Koskoca bir coğrafyayı Müslümanlardan arındırdı. Sadece Müslümanlardan mı, işte az önce söylediğim Yahudilerden de. Soykırıma tabi tutuldular. Burada işte Roman kardeşlerim var. Buradaki kardeşlerimin atalarını sorsanız, köklerini araştırsanız mutlaka Batı'dan gelenler de vardır. İstisnasız Batı ülkelerinin tamamında Romanlar zulme uğradı, katliamlara maruz bırakıldı, yerlerinden yurtlarından çıkarıldı. Şimdi bu zulmü bu insanlık dışı muameleyi yapanlar, bugün dünyaya nizam vermeye, akıl vermeye, insanlık dersi vermeye, insan hakları, özgürlükler, barış diyorlar ama ülkelerindeki yaşananları görmezden gelip, çifte standart uygulamaya devam ediyorlar.''Farklılıklar bu ülkenin zenginliğidir'Batı'nın beğenmediği, istemediği kim varsa hemen bir terörist yaftası yapıştırdığını, o kesime topyekün tavır aldığını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:'Kendileri hakkında olumsuz yazı yazanları hemen dışlıyorlar ama bizim Peygamberimize hakaret edenlere 'demokrasi' diyerek, 'fikir özgürlüğü' diyerek sahip çıkıyorlar. Böyle fikir özgürlüğü olmaz. Topraklarından arındırmak istediğin kim varsa onlara yapılan saldırılara ses çıkarmayacaksın, sonra gelip dünyaya demokrasi, insan hakları dersi vereceksin. Dünya ırkçılıktan çok çekti, Dünya ve İslam alemi mezhepçilikten, sen ben kavgasından çok çekti. Biz öncelikle kendi içimizde sonra bölgemizde ve dünyada İslamofobya, ırkçılık ve mezhepçilik ile mücadeleyi sonuna kadar yürütmeye kararlıyız. Bizim dinimiz öldürmeyi değil yaşatmayı, zulmü değil merhameti, şefkati, rahmeti esas alır. Farklılıklar bu ülkenin zenginliğidir.'Farklı kültür ve kimliklerin Türkiye'nin en büyük gücü olduğunu vurgulayan Erdoğan, 'Romankardeşlerimizin bu ülkenin birinci sınıf vatandaşları olduğunu herkes bilmelidir, bunu böyle kabullenmelidir. Buna karşı çıkan, aykırı iş yapan, herkesten önce Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ve makamını karşısında bulur. Fakat şunu da açık söylüyorum; içimden geldi, hükümeti de karşısında bulur' diye konuştu.'Artık hiç kimse Romanları 'buçuk millet' olarak tarif edemez'Romanların bu toprakların üvey evladı değil asli unsuru olduğunu dile getiren Erdoğan, Çanakkale'de, Kurtuluş Savaşı'nda Romanların dedelerinin de savaştığını, şehit düştüğünü, gazi olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Herkesin bu ülkede ne kadar hakkı varsa Roman kardeşlerimin de en az o kadar hakkı var. Ne bir eksik ne bir fazla' dedi.Romanları kötü gösterme, horlama, potansiyel suçlu kabul etme dönemlerinin geride kaldığını ifade eden Erdoğan, Türkiye'de artık hiç kimsenin Romanları 'buçuk millet' olarak tarif edemeyeceğini belirtti.Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bu ülkede artık hiç kimse 'Sen bir garip Çingenesin telli zurna nene gerek' diyerek Romanların hakkını, hukukunu çiğneyemez. Hani Neşet usta diyor ya, 'Dinle sana bir sözüm var, kimseyi hor görme kardaş. Kim nasıldır Allah bilir, kötüleyip yerme kardaş' Neşet Ertaş böyle diyor. Romanları yerme, hor görme, onları potansiyel suçlu kabul etme dönemi kapandı. Eski Türkiye'nin alışkanlıklarıydı onlar, geride kaldı. İşte burada toplanan sizler eski Türkiye'nin sona erdiğinin, eşitlik içinde, kardeşlik içinde, barış, huzur içinde sizler yeni Türkiye'nin kapılarının sonuna kadar açıldığının en büyük ispatısınız' ifadelerini kullandı.'Bu ülke Romanlardan hiçbir zarar görmemiştir'Türkiye'nin bugüne kadar Romanlardan hiçbir zarar görmediğini belirten Erdoğan, 'Şimdi şu ifadelerimi altını çizerek söylüyorum, Romandan terörist çıkmaz. Romandan bölücü çıkmaz. Romandan hain çıkmaz' dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Romanlara yöneltilen suçlamalara bakıldığında hepsinin de her şehirde, her ilçede, her köyde rastlanabilecek, tamamen insana dair, tamamen imkana dair hususlar olduğunu söyledi.Buna karşılık Romanların Türkiye'ye çok şey kattığını, Türkiye'yi Romansız düşünmenin bile iç karartmaya yettiğini ifade eden Erdoğan, 'Çünkü sizler, bu ülkenin gülen yüzü, neşesi, sevincisiniz. Roman'ın kışı olmaz, sizler hep bir baharsınız. Roman karamsar, kötümser olmaz. Sizler hep bir inancın ümidin temsilcisisiniz. Soruyorum, asık yüzlü Roman olur mu? Roman'ın yüzünde hep bir bahar çiçeği bulunur' diye konuştu.Zaman zaman yollarda, küçük Roman çocukları ve gençlerini kendilerinden büyük derme çatma el arabalarıyla kağıt, hurda toplarken gördüğünü anlatan Erdoğan, helalinden kazanılan her kuruş paraya sonsuz saygı duyduğunu ancak gönlünden geçen Roman manzarasının asla bu olmadığını söyledi.Roman çocukların eğitimine ihtimam gösterilmesini istediğini belirten Erdoğan, Romanları sadece çalgı çalan, çiçek satan, kağıt toplayan olarak değil, doktor, mühendis, öğretmen, iktisatçı, işletmeci olarak görmek istediğini kaydetti.'Bütün valiler sizin haminizdir'Roman çocukların hayallerinin, hedeflerinin küçük olmaması gerektiğini, bunun yolunun da eğitimden geçtiğini ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:'Çocuklarınızın ellerinden tutacaksınız, tamam mı anneler, okula götüreceksiniz. Gitmiyorsa yine tutup götüreceksiniz. Gerekirse başında bekleyeceksiniz. Hiç kimse sizin hakkınıza sizin kadar sahip çıkmaz, çıkamaz. Çocuklarınızı, okutmak için imkanınız mı yok. Valiliğe gideceksiniz. Bütün valiler sizin haminizdir. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti bizim dönemimizde sosyal devlet olmanın erdemine ulaştı. Kaymakamlığa gidin, belediyeye gidin, mutlaka size el uzatan devletin eli çıkacaktır. Yine de bulamadınız. İşte bu salonlara bu kardeşiniz geliyor. Bu salonlardan bir tanesinde beni yakalayacaksınız, bana diyeceksiniz ki 'Benimle vali ilgilenmedi, kaymakam ilgilenmedi' bana hemen adını vereceksin, kimliğini, gereğini ben yapacağım. Bakınız 2023 diyoruz, yeni Türkiye diyoruz. Bunun için yetişmiş insana ihtiyacımız var. Bu insanları kendimizin bu kadar nüfusu, potansiyeli varken dışarıdan alıp getirmeyeceğiz. Herhalde sizler çocuklarınızı yetiştireceksiniz ki geleceğin Türkiye'sinde onlar hak ettikleri yeri alabilsinler.'Bu arada salondaki bir vatandaşın, 'Siz rahat olun Cumhurbaşkanım, dört-beş, Romanlarda var' sözlerine Erdoğan, Roman ağzıyla 'Hah bu beya' karşılığını verdi.Erdoğan, salondan gelen 'Milletvekili de istiyoruz Sayın Cumhurbaşkanım' sözü üzerine, şu ifadeleri kullandı:'İnşallah. Roman kardeşlerimin büyük düşünmesinin zamanı artık geldi. Önümüzde seçimler var. 2019'da 3 seçim birden var. Sizler seçen olduğunuz kadar seçilen olma hakkına da sahipsiniz. Temsilcilerinizi belediye meclislerine gönderdiniz ama yeterli değil. İl genel meclislerine gönderdiniz ama yeterli değil. Büyükşehir meclislerine, TBMM'ye göndermelisiniz. Bunun için tek ihtiyacınız olan çocuklarınızın eğitimine önem vermek ve aranızdaki birliği, beraberliği güçlendirmelisiniz. Bunları yaptığınızda kilitli gibi duran tüm kapıların birer birer kendiliğinden sizlere açıldığını göreceksiniz. Bunun alt yapısını oluşturmaya devam edeceğiz. TOKİ sizler için evler yapıyor, belediyeler kentsel dönüşüm kapsamında sizlere yeni yaşam alanları oluşturuyor. Bu çalışmaların sonuna kadar destekçiyim.'Roman kültürünün Türkiye'nin önemli bir değeri olarak korunması, yaşatılması konusunda tüm kuruluşları göreve çağıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'İnşallah yeni Türkiye'yi sizlerle birlikte inşa edeceğiz. Yeni Türkiye sizlerin de katkılarıyla kardeşliğin, barışın, huzurun bir büyük kucaklaşmanın adresi olacak' dedi.'En önemli hedeflerimizden bir tanesi Çanakkale köprüsü'Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale'nin Lapseki ilçesini ziyaret etti.Belediye Başkanı Eyüp Yılmaz ve vatandaşlar tarafından karşılanan Erdoğan, daha sonra belediye başkanlığına geçti.Burada kendisini bekleyen vatandaşlara seslenen Erdoğan, bugün toplu açılışlar için Çanakkale'ye geldiğini, 14 Mart Tıp Bayramı'nı ve 14 Mart Romanlar Günü'nü de bu şehirde kutladıklarını söyledi.Romanlar buluşmasının ardından Lapseki'yi ziyarete geldiğini ifade eden Erdoğan, 'Bu ay Çanakkale çok hareketli. Bildiğiniz gibi Çanakkale Zaferinin 100. yıl dönümünü kutluyoruz. 18 Mart, başbakanlığımın bütün dönemlerinde bir iki istisnanın dışında sürekli katıldığım törenler olmuştur. Bu yıl başbakanımız bu kutlamaya katılacak. Ben de 24 Nisan'da uluslararası bir kutlamayı yine Çanakkale'de yapacağız' dedi.Erdoğan, 24 Nisan'daki kutlamalara 40 civarında devlet ve hükümet başkanının katılacağını, törenlerin bu yıl bambaşka bir havada yaşanacağını belirterek, 12 yıl önce 250 bin kişinin ziyaret ettiği Çanakkale'ye, bugün 3 milyona yakın kişinin geldiğini, yapılan yatırımlarla bu sayının daha da artacağına inandığını kaydetti.'Burada ciddi yatırımlar yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Çünkü şehitlerimize layık olmak, bizim için çok çok önemliydi' diyen Erdoğan, bugün şehitliği de ziyaret ettiğini ve yakın zamanda şehitlikle ilgili sürprizleri olacağını belirtti.Tüm Türkiye'de olduğu gibi Çanakkale'de de birçok yatırımlar gerçekleştirildiğini, bölünmüş yol, eğitim, sağlık ve diğer alanlarda yatırımların artarak devam ettiğini son olarak da enerji alanında yeni adımlar atıldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:'Çok daha güzel şeyler olacak. Hele hele en önemli hedeflerimizden bir tanesi Çanakkale köprüsü. Hedefi belirledik şimdi hükümetimiz çalışmalarını yapıyor. İnşallah en kısa zamanda ihalesi yapılarak bunun da adımları atılacak. Çünkü nasıl ki İstanbul Boğazı'nda, Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlayan iki köprü, bir Marmaray var. Şimdi Yavuz Sultan Selim Köprüsü yapılıyor ve Avrasya Tüneli, Marmaray gibi o da yapılıyor, önümüzdeki yıl o da bitecek. 29 Ekim'de de Yavuz Sultan Selim Köprüsü bitecek ki 3 köprü bitmiş oluyor. Hepsinden öte biliyorsunuz bir de İzmit geçişi var. Bunların hepsi birbirinin tamamlayıcısı. Böylece ta Kınalı'dan al İzmir'e kadar inşallah Çanakkale köprüsüyle bir başka güzellik olacak.'Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni anayasa ve başkanlık sistemiyle ilgili görüşlerini vatandaşlarla paylaşarak, 'Peki yeni Türkiye için yeni bir anayasaya var mıyız? Yeni bir anayasada başkanlık sistemine var mıyız? Hızlı kalkınma için hızlı yükseliş için başkanlık sistemine ihtiyacımız var. 7 Haziran'a fazla zaman yok. Şimdi 400 milletvekili gerek ki bu yeni Türkiye için yeni anayasa için' diye konuştu.Vatandaşlara 'Yeni anayasa, yeni Türkiye için var mısınız?' diye soran Erdoğan, 'Varız' cevabı üzerine 'Çanakkale bunu söylediğine göre mesele bitmiştir' dedi.Erdoğan ve beraberindekiler belediye ziyaretinin ardından AK Parti İstanbul Milletvekili Bülent Turan'ın anne ve babasının yaşadığı evi ziyaret etti. AA
Reklam
Beşiktaş'tan Derbi İtirazı
Türkiye Basketbol Ligi'nde Galatasaray Liv Hospital'a 65-64 yenilen Beşiktaş İntegral Forex, maçın tekrarı için itiraz etti.Mücadelenin 38. dakikası içinde Galatasaray Liv Hospital, Zoran Erceg'in attığı 3 sayılık basketle 58-54 öne geçerken, siyah-beyazlı takımın kenar yönetimi, basketin 2 sayılık olduğu yönünde itiraz etti. Maçın hakemleri pozisyonu birkaç kez izledikten sonra basketin 3 sayılık olduğu yönünde karar verdi.Beşiktaş İntegral Forex Kaptanı Muratcan Güler, karşılaşmanın hemen ardından hakem hatası olduğu gerekçesiyle mücadelenin tekrarı için resmi itirazda bulundu.SAKATLARIN DURUMU İYİMaçta sakatlık yaşayan ve ambulansla hastaneye götürülen Galatasaray Liv Hospital'ın oyuncusu Kerem Gönlüm ile Beşiktaş İntegral Forexli basketbolcu Doğan Şenli'nin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.Çenesine darbe alan Doğan Şenli'nin durumunun iyi olduğu ifade edilirken, saha içinde kısa süreli baygınlık geçiren ve hastaneye kaldırılan Kerem Gönlüm'ün olumsuz bir durumla karşılaşmadığı ve taburcu edileceği kaydedildi.Sabah
Yerli 'Volkicar' İtalya Pistlerinde de Boy Gösterecek
Ralli pilotu Volkan Işık tarafından tasarlanan yerli 'Volkicar' otomobiller, İtalya pistlerinde de boy gösterecek.Türkiye halen 'yerli otomobili hangi babayiğit yapacak' sorusunun cevabını ararken, ralli pilotu Volkan Işık, kendi tasarımı olan ve üretimine 2008 yılında başladığı Volkicar otomobillerden son olarak İtalya'ya sattı.Halihazırda Türkmenistan, Moldova, Bulgaristan, Lübnan ve Azerbaycan pistlerinde boy gösteren Türk malı otomobillerin ürün çeşidini arttırmak için çalışma yapan Işık, yerli yarış organizasyonu V1 Challange Şampiyonası'nı da uluslararası boyuta taşımayı planlıyor.Işık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 25 yıldır otomobil sporlarının içerisinde olduğunu belirterek, bu sürede çok şey öğrendiğini ve öğrendiklerini de motor sporuna meraklı olanlarla paylaşmak istediğini söyledi.Bu anlamda otomobil sporlarını sevdirmek ve uluslararası alanda prestijli bir Türk markası yaratmak için 6 yıl önce otomobil yapmaya karar verdiğini dile getiren Işık, 2011'de ürettiği Volkicar ile ilk yerli motor sporları şampiyonası olan V1 Challenge'ı düzenlemeye başladığını kaydetti.'Aranılan babayiğit olduğumuzu düşünüyoruz'Işık, otomobilleri 200 metrekarelik bir garajda el yapımı olarak ürettiklerini anlatarak, '3 kişi üç günde bir araç üretebiliyoruz. Hedefimiz yıllık 50-60 civarında olduğu için üretim bu şekilde devam ediyor. Fiyatlar motoruna göre 14 bin 500 avro ile 16 bin 500 avro olarak değişiyor' diye konuştu.Bugüne kadar 110 yarış otomobil imal ederek Türkiye'de bir ilke imza attıklarını vurgulayan Işık, şöyle devam etti:'Volkicar'ın tasarımı tamamen bize ait, motor dışında her şey Türk malı. Şu an Türkiye dahil 7 ülkede var. İlk üretimimizi 23 adet sattığımız Türkmenistan'a yaptık. Daha sonra Moldova, Bulgaristan, Lübnan, Azerbaycan ve son olarak İtalya geldi. Bu ülkeye 2 otomobil sattık ama bu Türkiye için çok önemli, sonrası da gelecektir. Yerli otomobil üretimi için aranan babayiğit hala bulunamadı. Aslında konuşulan babayiğit olduğumuzu düşünüyoruz çünkü Türk malı otomobili üretiyor ve yurtdışına satışını gerçekleştiriyoruz.'Volkan Işık, ürün çeşitliliğini arttırarak yurtdışına satılan araç sayısını arttırmayı hedeflediklerine dikkati çekerek, 'Otomobil çok ekonomik eğlenceli ve insanların sevdiği bir otomobil. Satış yaptığımız ülkelerde sevilerek kullanılıyor. Bütün ülkelerden pozitif yaklaşımlar alıyoruz. Otomobili kullanmak isteyenlerin sayısı her geçen gün artıyor' dedi.Birkaç yıla kadar 10 ülkeye ulaşarak V1 Challange Şampiyonası'nı uluslararası hale getirmeyi hedeflediklerini belirten Işık, motor sporlarında Türk malı bir otomobille Türk malı bir yarış kazandırmak istediklerini vurguladı.'Mevcut yarışlar arasında en ucuz alternatif'Işık, her sene 6 yarış düzenlediklerine işaret ederek, 'V1 biraz daha ihtişamlı ve prestijli bir organizasyon, şehir merkezlerinde ve büyük pistlerde gerçekleşiyor. V2 ise tamamen amatörlere yönelik sporcuyu içeri çekmek için yapılan bir organizasyon. Amacımız, V2'yi ulusal, V1'i uluslararası bir yarış yapmak' ifadesini kullandı.Otomobil sporlarını Türkiye'de geliştirmek ve tabana yaymak istediklerini anlatan Işık, 'Bugün ayda 500 lirasını feda edebilecek olan bir genç, bu sporu yapma fırsatı bulabiliyor ve başarılıysa ödüllendirilerek yükselme şansı bulabiliyor. Tabii bu da bir imkan meselesi ama var olan otomobil sporları içerisinde en ucuz alternatif' şeklinde konuştu.Işık, Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü içerisinde bir pistleri olduğunu bildirerek, bu sporu yapmak isteyenlerin çok kolay bir şekilde adım atmalarını sağladıklarını ve yarış dünyasının içine girdikten sonra başarılı olmaları içinde çaba harcadıklarını, şu ana kadar çok sayıda yeni sporcunun otomobil sporlarına kolay bir şekilde adım atmasını sağladıklarını sözlerine ekledi.AA
Reklam
Albayrak Garanti Verdi
Galatasaray Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak, Başakşehir maçına ilişkin yaptığı açıklamada, “Hatasız kul olmaz. Sakin olacağız ve şampiyon olacağız” dedi.Spor Toto Süper Lig'in 24. haftasında sahasında Başakşehir'i ağırlayan sarı-kırmızılı ekip, mücadeleden 2-2'lik eşitlikle ayrıldı. Karşılaşmanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Galatasaray Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak, 'Galibiyet için çok hazırlandık ama 2-0'dan sonra skoru koruyamadık. Futbolda bunlar var. Telafisi var. Önümüzde çok maç var. 3-0'da olabilirdi ama 1 puan aldığımız için üzgünüz. Bu maçı telafi edeceğiz' dedi.'Benim olduğum yerde problem olmaz'Maçın ardından yaşanan kavganın sorulması üzerine Albayrak, 'Başakşehirli oyuncuları ve yakın arkadaşım olan Abdullah hocayı içeri sorarak tatlıya bağladık. Benim olduğum yerde fazla bir problem olmaz. Sahada olan bir şeyi dışarıda devam ettirmek istediler. Chedjou'yu koluna girerek kendim içeriye soktum. Maçtan sonra böyle gerginlikler olur. Dün Konya'da olan centilmenlik adına Shota'yı tebrik ediyorum. Sahalarda bunların olması lazım' diye konuştu.'Şampiyon olacağız'Hamza Hamzaoğlu'nun ilk kez eleştirildiğinin hatırlatılması üzerine Albayrak, sözlerini şöyle tamamladı: 'Hatasız kul olmaz. Çalışıyoruz ve benim de hatalarım oluyor. Çalışan insan hata yapar. O da daha iyi olsun diye değişiklik yapmıştır ama tutmadı. Son dakikada Muslera'nın önlediği bir pozisyon var. O da gol olabilirdi. Önümüzde çok maç var ve çok şey değişir. Sakin olacağız ve şampiyon olacağız. 2 haftada 5 puan kaybettik ve bunun bilincindeyiz. Geçen hafta şanssız bir şekilde yenildik. 2-0'dan sonra 2 gol yedik ve onu aramızda telafi ederiz. Oyuncu kardeşlerimizi mücadelelerinden ötürü tebrik ederim. Bunların üstesinden gelecek bir kulübüz.'Sabah
Nehir Aslan Başka Yerde mi Öldürüldü?
Van’ın Gürpınar İlçesi’nde kaybolduktan 4.5 ay sonra evlerinin yakınındaki su kanalında cesedi bulunan 4 yaşındaki Nehir Aslan’ın kaçırıldıktan sonra başka yerde öldürüldüğü ve sonradan getirilip buraya atıldığı ihtimali üzerinde duruluyor. Jandarma bu yönde soruşturma yaparken köyde bir çok kişinin ifadesine başvurulacağı belirtildi.Gürpınar’a 40 kilometre uzaklıktaki Kırkgeçit Mahallesi’nde oturan 6 kişilik Aslan Ailesi’nin kızları 4 yaşındaki Nehir Aslan, 29 Ekim 2014 tarihinde öğle saatlerinde evinin önünde oynarken ortadan kayboldu. Günlerce mahalle ve çevresinde hiç ara vermeden Nehir’i bulmak için seferber olan askerler, AFAD, UMKE ekipleri ile korucular bir sonuç elde edemedi. Yapılan aramalarda, minik Nehir’in kaybolduğunun ertesi günü evine yaklaşık 300 metre uzaklıkta sadece ayakkabıları bulundu. O günden sonra uzman ekiplerin de katıldığı arama çalışmalarında yine hiçbir sonuca ulaşılamadı.Konuyla ilgili arama ve soruşturmalar devam ederken dün acılı haber ailesine ulaştı. Hem ekiplerin hem de mahalle sakinlerinin defalarca aradığı su kanalının içinde bu kez Nehir’in cesedi bulundu. Nehir’in cesedini su kanalının hemen yakınındaki evin sahibi buldu.Jandarma ekipleri olay yerinde güvenlik şeridi oluşturarak inceleme yaptı. Daha sonra Aslan ailesi teşhis için olay yerine çağrıldı. Aslan ailesi de cesedin kızları olduğunu teşhis ettikten sonra ceset otopsi yapılmak üzere İstanbul’a gönderildi.
Ekmek İçindeki Jileti Yutan Adam Konuştu
Kocaeli'de yediği ekmeğin içinden çıktığı iddia edilen jiletin yemek borusunu kesip, kalptan çıkan aort damarını delmesi sonucu ameliyat edilen Osman Sarıboğa, hayati tehlikeyi atlattı. Gebze'de geçtiğimiz pazartesi günü yaşanan olayda iddialara göre, Osman Sarıboğa, bir fırından aldığı ekmeğin arasına tavuk koyarak yemeye başladı. Sarıboğa, bir süre sonra göğsünde bir ağrı hissetti. Ağrının yediği tavuğun kemiğinden kaynaklandığını düşünen Sarıboğa, ağrılarının şiddetlenerek artması üzerine ailesiyle birlikte Darıca Farabi Devlet Hastanesi acil servisine gitti. Burada rahatsızlığının nedeni belirlenemeyen Osman Sarıboğa, Pendik'teki Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi.AORT DAMARINA SAPLANDIHastanenin acil servisine yatırılan Sarıboğa'nın tomografisi çekildi. Tomografide, yemek borusunda yabancı bir cisim olduğunu fark eden Yrd. Doç. Dr. Tunç Laçin, endoskopi yaptı. Endoskopi sonucunda, yabancı cismin, Sarıboğa'nın yemek borusunu delerek kalpten çıkan aort damarına saplandığı tespit edildi. Bunun üzerine ailesinden onay alınarak ameliyat yapılmasına karar verildi.
Hamzaoğlu: "Benim Hatam Yüzünden Oldu"
Galatasaray Teknik Direktörü Hamza Hamzaoğlu , Başakşehir karşısında alınan beraberlik sonrası tüm sorumluluğu üzerine aldı.Sarı kırmızılı teknik adam, maçtan sonra Lig TV'ye verdiği demeçte, 'Yasin'i çıkarana kadar oynayan, basan koşan mücadele eden bir Galatasaray vardı. O dakikadan sonra benim, yani bir değişiklik hatasından dolayı 2 puan kaybettik. Ama ne olursa olsun, kim oynarsa oynasın 2-0'dan evimizde 2-2'ye gelmemeli maç. İnanılmaz üzgünüm. Asla inacımızı kaybetmeden devam edeceğiz. Bu maçtan sonra daha da şart oldu. Allah'ın izniyle dördüncü yıldızı takacağız.' ifadelerini kullandı.Başarılı antrenör, Chedjou ve Kasımpaşa yedek kulübesi arasında yaşanan olayla ilgili ise, 'Kasımpaşa kulübesinden sahaya atılan topa Chedjou kızdı. Maç sonunda ne oldu görmedim ben geç girdim tünele. 2-0'dan 2-2'ye gelince gerginlik olabilir. Söyleyecek fazla bir şey yok. Üzgünüz ama kararlı bir şekilde yolumuza devam edeceğiz.' yorumunda bulundu.Goal.com
Reklam