"Gandalf" Yeni Filminde Sherlock Holmes Rolünde | Mr. Holmes Fragmanı
Yüzüklerin Efendisi ve Hobbit serisinin unutulmaz karakteri Gandalf’ı canlandıran usta oyuncu Ian McKellen’ın başrolde olacağı Mr.Holmes filminin ilk fragmanı yayınlandı. Son olarak Robert Downey Jr.’ın canlandırdığı Sherlock Holmes rolünü bu kez Ian McKellen’ın üstleneceği yeni Sherlock Holmes filmi Mr.Holmes’in hikayesi 1947 yılında geçiyor.Sussex kasabasında yardımcısı ve oğlu ile birlikte yaşayan dedektif Holmes’ün 50 yıldır çözülememiş bir davayı çözüme kavuşturması gerekiyor. Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti Bölüm 2‘de de imzası bulunan Bill Condon tarafından yönetilen Mr. Holmes, 19 Haziran’da vizyona girecek.
Kozmik Oda'da Neler Yaşandı?
Bülent Arınç’a suikast iddialarıyla başlayan ve takipsizlikle sonuçlanan Kozmik Oda soruşturması 19 Aralık 2009-11 Şubat 2010 arasındaki olağanüstü trafiği ve ilginç bir ayrıntıyı ortaya çıkardı.Hürriyet'ten Deniz Zeyrek'in haberine göre; Dönemin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Kozmik Oda’dan hiçbir belgenin çıkarılmasına izin vermediklerini söyledi. Soruşturmayı yürüten Savcı Mustafa Bilgili de Başbuğ’u doğruladı, “Başbuğ döneminde Karargâh’tan çıkarılamayan kozmik harddisk ve fotokopiler 16 Mart 2013 günü Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel döneminde savcılığa teslim edildi” dedi. Kozmik Oda soruşturmasının takipsizlik ile sonuçlanması, 19 Aralık 2009-11 Şubat 2010 tarihleri arasında yaşanan olağanüstü trafiği de gün ışığına çıkardı. Dönemin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Kozmik Oda’dan hiçbir belgenin çıkartılmasına izin vermediklerini söyledi. Soruşturmayı yürüten Savcı Mustafa Bilgili, bu bilgiyi doğruladı ve “Başbuğ döneminde Karargâh’tan çıkarılamayan kozmik harddisk ve fotokopiler 16 Mart 2013 günü Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel döneminde savcılığa teslim edildi” dedi.Belgelerin çıkarılmasına müsade etmemişlerBaşbuğ, o dönem Genelkurmay Başkanı olduğundan konuyla yakından ilgileniyor. Kendisini dün telefonla aradığımızda Avukatı İlkay Sezer ile birlikte savcılığın takipsizlik kararını değerlendiriyordu. Kendisinden dönemin Genelkurmay Başkanı olarak kararı değerlendirmesini istedim. Her zamanki titizliği ile, “Kararı okumadan konuşamam” dedi. Ben ısrarla kopyası kaybolan harddisk’i sordum. Önemli bir uyarı yaptı. Savcıların, gizlilik derecesi olmayan alanlarda arama yaptığını, gizlilik derecesi olmayan ve gerekli görülen belgeleri aldıklarını, Kozmik Oda’ya ise sadece hâkim ve askeri bilirkişilerin girmesine müsaade edildiğini hatırlattı. Başbuğ, ardından da Kozmik Oda belgelerinin dışarı çıkarılmasına müsaade edilmediğini söyledi. Başbakan Erdoğan'la 3.5 saat görüştülerArşivler, Başbuğ’un verdiği bu önemli bilgiyi doğruluyor. Aramaların sürdüğü sırada dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan, Başbuğ ve dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Işık Koşaner ile 3.5 saatlik bir görüşme yapmıştı. Başbuğ, daha sonra kuvvet komutanları ile ayrı bir toplantı yapmış ve o toplantıda, aramalar sırasında Kozmik Oda’nın gizliliğinin ihlal edilmemesi yönünde tavır konulması kararlaştırılmıştı. Başbuğ, Kozmik Oda’dan tek bir belge bile çıkmasına izin vermediklerini söyledi. Ancak takipsizlik kararında, 1.5 terabayt’lık bir harddisk dolusu belgenin kopyalandığı yazılıydı. Üstelik o harddisk Kozmik Oda’da kaydedilmişti. Peki Başbuğ izin vermediyse 1.5 terabayt’lık dijital bilgi dolu bir harddisk nasıl çıkmıştı? 'Genelkurmay'dan kopyayı çıkaramadık'Bu soruya soruşturmayı başlatan Savcı Bilgili yanıt verdi:“Aramalar tamamlandığında, Kozmik Oda’yı arayan hâkim, harddisk ve fotokopileri iki kopya halinde hazırlatmıştı. Bir kopyasını müşteki olarak Genelkurmay’a teslim etti. Diğer kopyayı da bize verdi. Ancak biz o kopyayı Genelkurmay’dan çıkaramadık. Askerler müsaade etmedi, tartışma çıkınca da mahkemeye itiraz ettiler ve mahkeme kararı getirdiler. Bunun üzerine bir kasaya koyduk ve kasayı mühürledik. Oradan sadece açık alanda yaptığımız aramanın sonuçlarıyla döndük.”Savcının verdiği bilgiler takipsizlik kararında da aynıBilgili, Genelkurmay’ın daha sonra Seferberlik Tetkik Kurulu’nun (STK) taşınacağı gerekçesi ile kasadaki mührün kaldırılmasını istediğini, kendilerinin de ilerleme sağlayamadıkları için kasada saklanan harddisk’i almak için girişim başlattıklarını söyledi. Bilgili’nin verdiği bu bilgi, takipsizlik kararına da yansıdı. Karara göre, söz konusu harddisk aramaların tamamlandığı 11 Şubat 2010 günü Genelkurmay Başkanlığı Destek Kıtaları Grup Komutanlığı Grup Komutanı’nın makam odasındaki kilitli kasaya konulup mühürlenmişti. Soruşturma savcısına tutanak karşılığı teslim edildiSavcılık, 25 Şubat 2013 günü CMK’nun 134’üncü maddesi gereğince kasadaki harddisk’e el konulmasını ve çözülerek metin haline getirilmesini istedi. Dönemin TMK 10’uncu maddesiyle görevli hâkimlik de aynı gün savcılığın talebini kabul etti ve harddisk’in savcılığa teslimini istedi. Genelkurmay Destek Kıtaları Grup Komutanlığı’ndaki odada muhafaza edilen imaj harddisk’ler, Hâkim Albay Muharrem Köse, Piyade Albay Faik Ahmet Karadeniz ve Hâkim Yarbay Okşan Çiğdem tarafından 16 Mart günü soruşturma savcısına tutanak karşılığında teslim edildi. ‘Ara-bul’la belge aranmıştıBaşbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a yönelik suikast iddiasıyla başlatılan soruşturmada verilen takipsizlik kararındaki bir tutanak, 11 ve 16 numaralı odalardaki bilgi ve belgelerin ilginç bir yöntemle ayıklanarak el konulduğunu gösterdi. Takipsizlik kararında, görevlendirilen Hâkim Kadir Kayan’ın, 26 Aralık 2009’da Seferberlik Tekik Kurulu’na gittiği belirtiliyor. Kayan, kilitli odalarda arama yapılacağını belirterek verilen kararı Tümgeneral Kısacık’a gösterdi. Tümgeneral Kısacık, ülke güvenliğinin zarar görebileceği gerekçesiyle tereddütleri bulunduğunu bildirdi. Bunun üzerine odaların kapıları ve dış cepheye bakan demir parmaklıkları çevrili pencereler mühürlenilerek saat 04.00’de tutanak tutuldu. Hâkim Kadir Kayan 27 Aralık 2009’da saat 00.15’te Seferberlik Ankara Bölge Başkanlığı’na tekrar giderek aynı kararı uygulamaya başladı, arama ve inceleme işlemlerine 31 Aralık 2009’a kadar aralıklarla devam etti. Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı’nın aramaların durdurulması talebi de mahkemece kabul edilmedi ancak sadece suça konu delillerle ilgili bilgi ve belgelerle sınırlı tutulması istendi. Takipsizlik kararında, aramalarda el konulan bilgi ve belgelerin nasıl alındığına ilişkin ilginç bir tutanağa da yer verildi. 2009/1066 sayılı tutanağa göre, belgeler şu formülle alındı: “Fiziki dosyalar üzerindeki incelemelerin bizzat hâkim tarafından, bilgisayarlar ve veri taşıyıcıları üzerindeki çalışmaların ise bilirkişilere raporlarında teknik ayrıntılarını açıklayacakları programlar kullandırılmak suretiyle arama motorları kurdurularak incelendiği, arama ve inceleme işlemleri sırasında Cumhuriyet Savcılığının talebi üzerine aranmasında fayda görülen kelimeler de girilmek suretiyle çalışma ve incelemelerde bulunulmuştur.” İfşa tutanağıTakipsizlik kararında Hâkim Kadir Kayan 20 Ocak 2010 günü arama ve inceleme işlemlerini tamamladığı, bu nedenle bir tutanak tutulduğu kaydedildi. Hazırlanan tutanakta Tümgeneral Selahattin Kısacık ve Albay Nazım Demirkol, “Özellikle 10. sayfada yer alan 1-6 sır nolu belgeler ile 12. sayfada yer alan 8-10-11-12-13 nolu belgeler devlet sırrı niteliğindedir” şeklinde şerh düştü.
Hasan Cemal'e Harvard'dan Gazetecilikte Vicdan ve Dürüstlük Ödülü
Harvard Üniversitesi Nieman Gazetecilik Vakfı'nın her yıl verdiği Louis M. Lyons Gazetecilikte Vicdan ve Dürüstlük Ödülü'nün 2015'teki sahibi Hasan Cemal oldu. Vakıf ödülün Cemal'e verilme gerekçesi olarak, 'kariyeri boyunca basının özgürlüğünü savunduğunu' belirtti. Cemal ise ödül törenindeki konuşmasında, 'Bir başbakanın seçim meydanlarında gazeteci yuhalattığı, gazeteci -özellikle kadın gazetecileri- tehdit ettiği bir ülkeden geliyorum. Bir başbakanın kendisi gibi düşünmeyenleri hain ilan ettiği bir ülkeden geliyorum' dedi.Harvard Üniversitesi Nieman Gazetecilik Vakfı'nın her yıl verdiği Louis M. Lyons Gazetecilikte Vicdan ve Dürüstlük Ödülü Hasan Cemal'e verildi. Ödül, gazetecilikte 46. yılını tamamlayan T24 yazarı Hasan Cemal'e, 'kariyeri boyunca basının özgürlüğünü savunmak için gösterdiği çaba' gerekçesiyle verildi. Ödülün Cemal'e verilmesi, dünyanın her yerinden 24 deneyimli gazetecinin oylarıyla kararlaştırıldı. Cemal, Harvard Üniversitesi'nde düzenlenen törenle ödülünü aldı.Törende konuşan Los Angeles Times Londra Temsilcisi Henry Chu, 'Arzumuz, sizin Türkiye'de basın özgürlüğünü ayakta tutmak için hayat boyu gösterdiğiniz kazanımları tanımak ve aynı zamanda, daha genel olarak, Türk gazetecilerin Türkiye'de giderek daha zorlaşan koşullar altında, iktidara gerçekleri söylemek için verdikleri mücadeleyi de tanımaktır. Sizin ve birçok meslektaşınızın medya özgürlüğünün önemini herkese gösterme yolundaki kararlılığını alkışlıyoruz' diye konuştu.Hasan Cemal ise törende yaptığı konuşmada, ödülün hem kendisi hem de Türkiye'deki meslektaşları için çok anlamlı olduğunu belirterek, 'Türkiye'deki meslektaşlarım derken, en azından bugün hâlâ kendi vicdanlarını dinleyebilen, hâlâ iktidar sahiplerinden hesap sorabilen ve hâlâ kendi işlerini riske edebilen, hatta bazen kendi özgürlüklerini tehlikeye atabilen gazeteci meslektaşlarım var aklımda. George Orwell der ki: 'Özgürlük başkalarının duymak istemedikleri şeyleri söyleyebilmektir.' Hiç kuşkunuz olmasın. Türkiye'de bugün hâlâ böyle bir özgürlüğe sahip çıkan, böyle bir özgürlük anlayışını güçlendirmek isteyen meslektaşlarım var' dedi.
Steve Jobs Neden Tim Cook'u Geri Çevirdi?
Dört yıl önce kansere karşı verdiği mücadeleyi kaybeden Apple'ın kurucusu Steve Jobs'un hayatını mercek altına alan kitaptan sızan ilk bilgiler Jobs ve selefi Tim Cook hakkında bilinmeyen bir hikayeyi gün yüzüne çıkardı.Tim Cook, Jony Ive, Eddy Cue, Ed Catmull, John Lasseter, ve Robert Iger gibi isimlerle yapılan görüşmelerin ışığında hazırlanan 'Becoming Steve Jobs' isimli kitaba göre, 2009 yılında acilen karaciğer nakline ihtiyaç duyan Jobs'a ilk yardım teklifi Tim Cook'tan gelmiş. Hasta meslektaşı ile aynı kan grubuna sahip olduğunu öğrenen Cook, Jobs'a karaciğerini vermek istemiş ama bu teklif Jobs tarafından geri çevrilmiş.Yazarla bir mülakat gerçekleştiren ve 'Ona Sağlığımın yerinde olduğunu, kontrollerimi yaptırdığımı ve karaciğerimi verdikten sonra sağlığımla ilgili bir sorun çıkmayacağını söyledim ama onu ikna edemedim' ifadelerini kullanan Cook, 13 yıl boyunca beraber çalıştığı Jobs ile sadece 4 defa kavga ettiklerini ve bu tartışmanın o anlardan biri olduğunun altını çiziyor.7 yıl boyunca pankreas kanserine karşı yaşam savaşını veren Steve Jobs, 2011 yılında 56 yaşındayken hayatını kaybetti.Kitapta yer alan başka bir iddiaya göre, Yahoo'yu satın alarak arama motoru sektörüne adım atmak için planlar yapan Jobs, uzun süre ABD merkezli teknoloji devini satın almak için uğraş vermiş, ama Cook tüm çabalarına rağmen Yahoo'yu Apple'a katmayı başaramamış.Sputnik Türkiye
Havada 'Kumandalı Pervane' Tehlikesi
Ocak ayında İstanbul Atatürk Havalimanı üzerinde uçan ve insansız hava aracı sanılan bir 'pervane ' herkesi korkuttu. Yüzlerce yolcunun yaşamını tehlikeye sokan bu olaya amatör bir model uçak tutkununun sebep olduğu anlaşılınca da yetkililer alarma geçti. Al Jazeera Türk, kameralı da kullanılan kumandalı helikopterlerin yarattığı tehlikeyi araştırdı. Son zamanlarda hızla yaygınlaşan çok pervaneli kumandalı helikopterler, yüksek çözünürlüğe sahip kameralarla video ve fotoğraf meraklılarına da hitap etmeye başladı. Maliyetleri eskiye oranla düşük, bakımı pratik ve kullanımı çok kolay olan yeni nesil bataryalı model helikopterler, 15 dakikalık bir denemeden sonra havacılık dünyasına adım atmanızı sağlıyor. Hal böyle olunca çok pervaneli helikopterler günlük hayatın içinde daha çok görünmeye başladı.Sinemacıların kullandığı ve maliyeti 50 bin Amerikan dolarını bulan profesyonel 'ağabeyleriyle' karşılaştırıldığında, 'giriş seviyesindeki' çok pervaneli kumandalı helikopterler, yaklaşık bin dolarlık bir bütçeyle hava görüntüsü çekme olanağı sunuyor. Askeri, sivil ve teknik anlamda birçok ismi olan bu çok pervaneli helikopter, daha çok 'drone', 'IHA', 'multikopter' veya 'kameralı, uzaktan kumandalı helikopter' gibi isimlerle biliniyor.Tanıtım filmi ve düğün videoları gibi profesyonel işlerde de sıkça kullanılıyorlar. Her gün binlerce amatör kullanıcı bu cihazlarla çekilen video ve fotoğrafları sosyal medyada paylaşıyor. Ulaşılabilir bir iş ve eğlence platformu olarak çok pervaneli kumandalı helikopterler aslında olumlu bir gelişme. Ancak madalyonun bir de diğer yönü var…‘Yasak değil düzenleme istiyoruz’Mehmet Öztekin (36) çocukluğundan beri model uçaklara ilgi duyuyor. Son 16 yıldır da kumandalı modelleri uçuruyor. Söylediğine göre; Türkiye koşullarında oldukça maliyetli bir hobi olduğu için, kendi modellerini üretmeye ve geliştirmeye başladı. Derken, Öztekin’in hobisi işi haline geldi ve hava görüntüleri çeken bir şirket kurdu. Ürettiği helikopterlere profesyonel kameraları yerleştirerek yaptığı çekimler başarılı sonuçlar verince dizi, reklam ve sinema sektörünün aranan isimlerinden oldu.
Reklam
HDP: 'İzleme Heyeti İçin İsimler Gündeme Gelmedi'
HDP, Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder’in dün Meclis’te Başbakan Yardımcısı Akdoğan ile yapılan görüşmeye ilişkin yapığı açıklamada “heyetimizin dün hükümet temsilcileriyle yaptığı görüşmede, basında iddia edildiği gibi isimler gündeme gelmemiştir” dedi.Halkların Demokratik Partisi (HDP), HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan ve İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in dün Meclis’te Başbakan Yardımcısı Akdoğan ile yapılan görüşmeye ilişkin açıklama yaptı.HDP açıklamasında dün yapılan görüşmede İzleme Heyeti’nde yer alan isimlerin gündeme gelmediğini belirtti.Açıklamada şunlar ifade edildi:“Grup Başkanvekilimiz Sayın Pervin Buldan ve İstanbul Milletvekilimiz Sayın Sırrı Süreyya Önder’den oluşan Heyetimiz çözüm sürecine yönelik yürütülen temaslar kapsamında dün akşam Başbakan Yardımcısı Sayın Yalçın Akdoğan ile TBMM’de bir görüşme gerçekleştirmiştir.“Heyetimiz görüşmede, İzleme Heyeti’nin bir an önce oluşturulması gerektiği görüşünü ve önerisini hükümet tarafına iletmiştir.“Ancak görüşmede, basında iddia edildiği gibi isimler gündeme gelmemiştir.”
Avrupa Parlamentosu'ndan AB Üyelerine: 'Ermeni Soykırımını Tanıyın'
Avrupa Parlamentosu (AP) tarafından Strasbourg'da oy çoğunluğuyla kabul edilen 'Dünyada İnsan Haklarının Durumu ve AB'nin Bu Konudaki Politikası' başlıklı raporun karar metninde, AB devletlerine 'Ermeni soykırımını hukuksal planda tanıyın' çağrısında bulunuldu.Kararda, AB devletleri ve AB kurumlarına 'Ermeni soykırımının tanınmasına katkı sağlamaları' çağrısı da yer aldı. Avrupa Parlamentosu'nun sayıca en önemli grubu olan Hrıstiyan Demokratların Avrupa genelindeki çatı örgütlenmesi olan Avrupa Halk Partisi de (EPP) geçtiğimiz günlerde benzer bir karar almış ve 24 Nisan'ın AB kurumları tarafından 'Ermeni soykırımını anma günü' olarak ilan edilmesini istemişti.EPP’nin kararında, Türkiye’den, “İkinci Dünya Savaşı sonrası Federal Alman Cumhuriyeti’ni örnek alarak tarihle yüzleşmesi ve Ermeni soykırımı gerçeğini kabullenmesi” istenmişti. EPP, Türk hükümetinden, geçtiğimiz yüzyılda Anadolu’da imha edilmiş veya harabe haline gelmiş Ermeni kültürel mirasının envanterini çıkarması ve “tarihi Batı Ermenistan”da bulunan kilise, okul, kale, mezar gibi eserleri restore edip, kullanılabilir kültürel ve dini kurumlar haline getirmesini talep etmiş, bu mekanların Ermenilere iadesini istemişti. İade kapsamında Ermeni halkına Anadolu’ya dönme hakkı sağlanması da talep edilmişti.Parlamento'daki aşırı sağcılar da geçtiğimiz günlerde sundukları bir karar teklifinde tüm AB üyesi devletlere 'Ermeni soykırımını tanıma' çağrısında bulunmuştu. Aşırtı sağcıların karar teklifine imza atanlar arasında Fransız milliyetçi lider Marine Le Pen de var. Avrupa Parlamentosu, 'Ermeni soykırımını' Türkiye'nin AET'ye (AB) resmen üyelik başvurusunda bulunduğu 1987 yılında tanımış ve o yıl kabul ettiği kararda AET'nin 'Ermeni ve Yahudi soykırımlarını anmak' için özel bir gün ilan etmesi önerisinde bulunmuştu.Kaynak: Kayhan Karaca / Deutsche Welle Türkçe
Reklam
Yargıtay: 'Hediye Aldıysa İstismar Olmaz'
Yargıda cezasızlığı sürdüren hükümlere bir örnek de Siirt'ten geldi. Yargıtay 'Sanığın mağdureye hediyeler vererek ve evlenme vaadinde bulunarak onun üzerinde güven kurduğu gözetilmelidir. Sanığın beraatine karar verilmeli” dedi. Siirt’te lise öğrencisi 19 yaşındaki genç kız öğretmenlerine okul saatleri dışında çalıştığı işyeri sahibinin kendisine 7 ay boyunca tecavüz ettiğini anlattı. Öğretmenlerin şikâyeti üzerine işyeri sahibi gözaltına alındı. HaberTürk'ten Fevzi Çakır'ın haberine göre mahkemede suçlamaları reddeden işyeri sahibi, tutuklanıp cezaevine gönderildi. Siirt Ağır Ceza Mahkemesi, cinsel saldırı suçundan işyeri sahibini 10.5 yıl hapse çarptırdı. Temyiz istemini göşüren Yargıtay 14. Ceza Dairesi, kararı onadı.Ancak karara itiraz eden Yargıtay Başsavcılığı, “Olayın, 19 yaşındaki mağdurenin rızasıyla olduğu ve mağdurenin beyanı dışında delil bulunmadığı, ayrıca sanığın mağdureye hediyeler vererek ve evlenme vaadinde bulunarak onun üzerinde güven kurduğu gözetilmelidir. Sanığın beraatine karar verilmeli” dedi. İtirazı kabul eden Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 14. Ceza Dairesi’nin kararını bozarak sanığın tahliyesine karar verdi.
Kod Barındırma Servisi Google Code Kapanıyor
2006 yılından bu yana geliştiriciler için kod barındırma servisi sunan Google, bir duyuru yayınlayarak Google Code adlı bu servisinin kapatılacağını duyurdu. Dün itibariyle artık Google Code platformuna yeni bir proje eklenemiyor.Google Code, 24 Ağustos 2015 tarihine kadar servis, yazma ve okuma isteklerini yerine getirmeye devam edecek, bu tarihten itibaren yazma istekleri de devre dışı kalacak ve sadece okuma modu çalışacak. Servisin tamamen kapanma tarihi ise 25 Ocak 2016 olarak bildiriliyor. Geliştiriciler, 2016 yılının sonuna kadar sadece kaynak kodları ve dökümanların arşivlerini indirebiliyor olacaklar.Yapılan duyuruda geliştiricilerin ileride sorun yaşamaması için varolan projeleri diğer kod barındırma servislerine aktarmasını tavsiye etti. Geliştiriciler, kod barındırma servislerinin sunduğu araçlarla varolan Google Code projelerini yeni alanlarına taşıyabilecekler. Geliştiriciler için Google Code’dan projelerini kendi servislerine aktarmaya olanak sağlayan popüler servisler arasında Github, Bitbucket ve SourceForge ilk akla gelenler.Webrazzi
HDP Heyeti Kandil'e Gitti
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ve Ceylan Bağrıyanık'tan oluşan heyet, çözüm süreciyle ilgili yürütülen girişimler kapsamında görüşmeler yapmak üzere bugün Kandil'e gitti.HDP Basın Bürosu'ndan yapılan açıklamada ise, heyetin 'Çözüm Süreci ile ilgili yürütülen girişimler kapsamında görüşmeler yapmak' üzere bugün Kandil'e geçtiği belirtilerek, 'Heyetimiz Başbakan Yardımcısı ile yapılan görüşmede izleme heyetini bir an önce oluşturulmasını istedi, görüşmede isimler gündeme gelmedi' denildi.AA
Reklam
Günün Asparagas Haberi: Putin Müslüman Oldu
Türkiye medyası, Rusya'nın resmi haber ajansına dayandırılarak yapılan 'Putin Müslüman oldu' haberi ile son zamanların en büyük asparagas haberlerinden birine imza attı. Rus İnterfax haber ajansına dayandırılan (asparagas) habere göre, Vladimir Putin’in basın danışmanı Dmitry Peskov, Putin’in Müslümanlığı seçtiğini belirtti. Peskov’un bu yöndeki sorulara, “Evet, Putin böyle bir karar aldı” cevabını verdiği iddia edildi.Putin’in basın danışma Dmitri Peskov'un (sözde) açıklamalarına yer verilen haberi aralarında büyük gazetelerinde bulunduğu birçok haber sitesi kullandı. Ancak ne Interfax ajansında ne de Rus medyasında böyle bir habere rastlanmadı.Türkiye medyasının 'Müslüman oldu' haberlerini çok sevdiği bilinen bir gerçek:İspatı için bakınız: Haber Sitelerinin Kafasına Göre Müslüman Yaptığı 20 Ünlü
Otobüs Durağı Barcelona Yedek Kulübesi Olursa
Barcelona Kulübü, taraftarlarını Nou Camp stadyumunda hissetmeleri için bir otobüs durağını yedek kulübesine çevirdi. Barcelona yakınlarındaki bir otobüs durağını Nou Camp’ın yedek kulübesine çeviren Katalan Kulübünün yetkilileri, koydukları gizli kamera ile de insanların tepkilerini ve davranışlarını kaydetti. Asıl büyük sürprizin en sonda olduğu görüntüleri izliyoruz...
Reklam
IŞİD: Beyaz Saray, Eyfel ve Big Ben'i Havaya Uçuracağız
IŞİD, ABD ile Avrupa'da bombalı eylemler düzenleyeceği tehdidi savurdu. 27 dakikalık bir ses kaydı yayınlayan örgüt, hedefleri arasında Washington ile Avrupa'nın önemli başkentlerini saydı.Kayıtta konuşan IŞİD ‘basın sözcüsü' Muhammed el Adnani, örgütün Suriye ve Irak'ta ağır yenilgiler almasına karşın iddialı tehditler savurdu. Adnani, IŞİD'in Beyaz Saray'ın yanı sıra İngiltere'nin başkenti Londra'daki ünlü saat kulesi ‘Big Ben' ile Fransa'nın başkenti Paris'teki Eyfel Kulesi'ne saldırılar düzenleyeceğini açıkladı.'Beyaz Saray, Big Ben ve Eyfel Kulesi'ni havaya uçuracağız' diyen Adnani, IŞİD'in Suriye ve Irak'ta bozguna uğradığı haberlerini de yalanladı. IŞİD karşıtı koalisyonun askeri başarılarının yalan ve hayal ürünü olduğunu savunan Adnani, 'Güçlüyüz ve daha da güçlenmeye devam edeceğiz. Zafere ulaşacağız' dedi.‘PENTAGON, KÜÇÜK BİR KASABAYI AYLAR SONRA GERİ ALMAYI KUTLUYOR'Örgüt basın sözcüsü, IŞİD'in Kobani'de zafer kazandığını da savunup 'ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), küçük bir kasabayı aylar sonra geri almayı kutluyorsa bu bizim için büyük zafer' ifadelerini kullandı.‘HRİSTİYAN VE YAHUDİLERE İKİ SEÇENEK SUNULACAK'Örgütün savaşının ‘İslamiyet tüm dünyaya hakim olana dek süreceğini' belirten Adnani, şunları söyledi: 'O gün Hristiyan ve Yahudilere iki seçenek sunulacak. Ya İslamiyet'i seçecekler ya da ikinci vatandaş statüsünü kazanmak için kelle vergisi ödeyecekler.'Sputnik Türkiye
Bingöl Üniversitesi'nde Öğrenciler Açlık Grevini Sona Erdirdi
Bingöl Üniversitesi'nde arkadaşlarına verilen uzaklaştırma, kınama ve uyarı cezalarını protesto etmek için 24 Şubat günü öğrencilerin başlattığı dönüşümlü açlık grevi devam ederken, üniversite bugün disiplin cezalarının kaldırıldığını açıkladı. Açıklama üzerine öğrenciler açlık grevini sonlandırdı.Bingöl Üniversitesi'nde yönetim tarafından 'Kadına yönelik şiddeti kınama, öldürülen üniversite öğrencilerini anma' gibi etkinliklere katılıp basın açıklamaları yaptıkları gerekçesiyle 9 öğrenciye uzaklaştırma, kınama ve uyarı cezaları verildi.Bingöl Üniversitesi Öğrenci Derneği üyesi öğrenciler bu duruma tepki göstermek için Eğitim-Sen Bingöl şubesinde 24 Şubat tarihinde 22 kişiyle birlikte dönüşümlü olarak açlık grevi başlattı. Öğrencilerin grevi sürürken üniversitenin resmi internet sitesinden verilen disiplin cezalarının kaldırıldığı açıklandı. Açıklamada, şöyle denildi:'Üniversitemiz Yönetim Kurulu, 12 Mart 2015 tarihinde yaptığı toplantıda; başta Bingöl Barosu olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşu ile yaptığı görüşme ve istişareler neticesinde bir iyi niyet göstergesi olarak, şiddet içermeyen eylemlerden dolayı öğrencilerimize verilen tüm disiplin cezalarını kaldırmıştır.'Üniversiteden yapılan açıklamanın ardından öğrenciler de bu akşam saatlerinde açlık grevini sonlandırdıAA
Reklam
Dünya Devi Bursa'ya Geliyor!
Bursa Büyükşehir Belediyesince inşası sürdürülen yeni stadyumun açılış maçına davet edilen dünyaca ünlü İspanyol kulübü Real Madrid'in, bu teklife olumlu yanıt verdiği bildirildi.Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, mimarisi ve yapı tekniği bakımından örnek projeler arasında gösterilen stadyum için çalışmaların hızla sürdüğünü söyledi.Çalışmaların büyük bölümünün tamamlandığını belirten Altepe, 'Her geçen gün stat inşaatımız daha da iyiye gidiyor. Havaların ısınmasıyla buradaki tansiyon da yükselecek. Yoğun, hummalı bir çalışmayla inşallah bu yaz stadımız tamamen bitmiş olacak' dedi.Altepe, taraftarlar arasında 'Timsah Arena' adıyla bilinen tesisin, belediyenin tarihindeki en büyük inşaat olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:'Stadımız daha bitmeden ses getirdi. Dünya mimarlık ödülü aldı ve dünyanın en ilginç, en heyecan veren statları içinde yer aldı. Bu da bize ayrıca heyecan veriyor. Bir Bursalı ve Bursasporlu olarak böyle eserleri kazandırmak bizler için büyük onur, mutluluk. Bizler de bu heyecanla bir an önce bitmiş halini görelim istiyoruz. Şu an koltuk montajımız yapılıyor. Bir hafta, 10 gün sonra daha da ortaya çıkacak. Adım adım ilerledikçe kalitemiz, güzelliğimiz ortaya çıkıyor.'Timsah, bir aya kadar çatıya çıkacakStadın en önemli özelliklerinden biri olan çatının da gelecek ay tamamlanmasının planlandığını aktaran Altepe, timsah figürlü bu bölümde yeşil membranların montajı için en az 12 derecelik hava sıcaklığında çalışılabildiğini anlattı. Altepe, şu bilgileri verdi:'Havalar ısınmaya başladı. Bu nedenle artık çatıya da biraz daha önem vereceğiz. Stadımızın çatısı yeşil membranlarla bir aya kadar kaplı olacak. Bir yandan ince işlerimiz devam ediyor, bir yandan sahamızın çimleri Özlüce Tesisleri'nde Bursa ikliminde yetişiyor. 2,5-3 ay içinde burası toparlanmış olacak. Bursamıza, Bursasporumuza yakışacak güzel bir açılışla burayı faaliyete geçirmek istiyoruz. Yeni sezonda burada yeni başarılar, yeni şampiyonluklar elde edelim. Onun için el birliğiyle çalışmış olacağız. Bu heyecanla çalışıyoruz. İşlerin ve programın aksamaması, malzemenin sürekli gelmesi için Büyükşehir Belediyemiz olarak tüm gücümüzü burada harcıyoruz. Müteahhit firmaya da günü gününe ödemelerini yaparak bu işi inşallah en güzel şekilde tamamlamak hedefimiz.'Ziraat Türkiye Kupası finaliTürkiye Futbol Federasyonunun, yetişmesi halinde Ziraat Türkiye Kupası finalinin 'Timsah Arena'da, aksi takdirde mevcut Atatürk Stadı'nda oynanacağını açıkladığını hatırlatan Altepe, bundan dolayı yoğun bir çalışma temposuyla ilerlediklerini dile getirdi.Koltukların montajı ve çatının bir ay içinde tamamlanacağına değinen Altepe, 'Genel olarak da nisan ayının sonu, mayıs ayının ortasına kadar buralar toparlanmış olur. Sadece maç yapmak için ise sahaya çıkılıp yapılabilir. Soyunma odaları, her şey hazır olduktan sonra, ses düzenimiz, ışık düzenimiz hazır olduktan sonra burada oynanmasına bir engel yok ama tam teşekküllü olarak bitmesi, toparlanması biraz o günü geçebilir. Şartlar zorlanırsa belki yeni statta oynanabilir ama tam teşekküllü olarak açılışını yapmak istiyoruz' ifadesini kullandı.Real Madrid'in ön protokol isteğiAltepe, Atatürk Stadı'na dokunmadan hatta daha modernize ettikten sonra bu inşaata başlamalarının büyük bir rahatlık sağladığına işaret etti.Her şeyin dört dörtlük bitmesi ve açılışın da buna uygun olarak yapılması gerektiğini söyleyen Altepe, açılış maçı için Real Madrid veya Barcelona'dan birini Bursa'ya getirmek için girişimlerde bulunduklarını anımsattı.İspanya'nın bu iki dev kulübünün yöneticileriyle görüşmelerinin sürdüğünü ifade eden Altepe, 'Şu an pek problem gözükmüyor. Onlardan biriyle inşallah açılışımızı yapacağız ancak Real Madrid daha yakın. Kendi açımızdan şartların oluşmasını bekliyoruz. Onlar da 'Bir an önce ön protokol yapalım' diye acele ediyor ama bunlar büyük organizasyon, büyük bedelleri var. Bundan dolayı biraz daha tedbirli davranıyoruz. Hem Bursalıların hem de benim gönlümüzden geçen, Real Madrid' diye konuştu.TRT Spor
Ali Babacan: 'İleri Bir Ekonomi Olmak İçin Hukukun Üstünlüğü Şart'
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, ekonomik istikrar için demokrasi ve hukukun üstünlüğünün şart olduğunu söyledi, 'Hukuk yoksa o ülkeden milyarderler çıkabilir ama o ülkede topyekûn bir zenginlikten söz edemezsiniz' dedi. Babacan, doların yükselişiyle ilgili olarak da 'İçimizdeki tartışma bunu biraz arttırdı' yorumunu yaptı.Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde konuştu. Küresel piyasaları değerlendiren Babacan, yükselen döviz kurlarıyla ilgili olarak 'Bizde de kurda dalgalanmalar oldu, içimizdeki tartışma bunu biraz artırdı ama hemen hemen her ülkede piyasa hareketlenmeleri yaşandı' değerlendirmesinde bulndu.Başbakan Yardımcısı, 'Gelişmekte olan ülkelerin gelecek 10 yılki büyüme hızı, geçmiş 10 yıla göre düşecek ama gelişmiş ülkelerin üzerinde olacak' öngörüsünde bulundu. Düşen petrol fiyatlarının dünya ekonomi piyasaları için olumlu olduğunu belirtirken, 'Rusya gibi petrol üreten bazı ülkeler bundan çok olumsuz etkileniyor. Ama bizim gibi petrol ithal eden ülkeler için ise olumludur' dedi:'Türkiye 2002 yılından beri çok önemli bir dönüşüm yaşadı. Bir sosyal, siyasi ve ekonomik bir dönüşüm yaşadı. 2002'nin Türkiye'si ile mukayae edilemeyecek bir ülke. Ekonomik göstergelerimiz çok daha iyi. AB sürecinde yaptığımız reformlar Türkiye'de tabloyu değiştirdi. Her ülke kendi kendisini demokratik olarak tanımlayabilir. Hukuk devleti olma noktasında, her ülke diyebilir ki 'Benim kanunlarım, mahkemlerim var, daha ne istiyorsunuz?' diyebilir. Ama gerçek öyle değil. Mutlaka demokratik hak ve özgürlükler konusunda uluslararası kriterler önemli. Evrensel standartlar... Bir demokrasi çalışıyor mu çalışmıyor mu? Bu noktada önemli reformlar yaptık ama yeterli değil. Yeni anayasa önümüzdeki dönemin en önemli gündem maddeleri olacaktır. Son derece temiz, kolay anlaşılan, açık, net ve sağlam bir anayasa. Burada tabii evrensel kriterler çok önemli. İyi işleyen normlar var. Kötü işleyen normlar var. Burada en iyinin en iyisini aldığımız, merkezine özgürlüklerin konduğu bir anayasa olması gerekiyor. Eğer yeni bir anayasa yazacak bir parlamento kompozisyonu oluşursa çok önemli olacak. 'İstikrar vurgusu yapan Başbakan Yardımcısı 'İstikrar bir ülke için çok önemli. Çok baskıcı bir rejimle de istikrar sağlanabilir. Oysa biz demokratik bir istikrardan söz ediyoruz. Gücünü demokrasiden alan bir istikrar önümüzdeki dönem için Türkiye için olmazsa olmaz' dedi.'Hukuk yoksa kaos gelir'Babacan yargı reformunun ekonomik kalkınma için şart olduğunu belirtip şunları söyledi:'İleri bir ekonomi olmak için hukukun üstünlüğü şart. Hukuk yoksa o ülke kaosa girebilir. Hukuk yoksa o ülkeden milyarderler çıkabilir ama o ülkede topyekûn bir zenginlikten söz edemezsiniz. Hukukun olmadığı bir ülkede kalkınma olmaz. En önemli reformlardan biri yargı alanında olacak. Adalet Bakanlığımız yeni bir yargı reformu taslağını bizimle paylaştı. İyi bir çalışma. Güzel çözüm yaklaşımları var. Seçimlerden sonra Türkiye'nin şiddetle ihtiyaç duyduğu yargı reformunu gerçekleştirmek. Yargının güven sağlayamadığı bir ülkede genel anlamda bir hukukun üstünlüğünden söz etmek mümkün değil. '17-25 Aralık operasyonları nedeniyle Cemaat'i de isim vermeden eleştiren Babacan, '17 Aralık olaylarının Türkiye'yi en çok yaraladığı nokta, Türkiye'de yargıya güveni yaralaması olmuştur. Bir yapılanmanın Türkiye'yi böylesi bir sıkıntıya sürüklemesi affedilir gibi değil. Yargının Anayasa, yasalar ve yargının hür vicdanıyla hareket etmesi gerekiyor' diye konuştu.Babacan, AK Parti iktidarında ekonomiyi 'güven üzerine inşa ettiklerini' belirtirken 'Güven olursa isithdam oluyor, ekonomi gelişiyor' dedi. ' Güven nasıl oluşuyor?' diye soran Başbakan Yardımcısı şöyle konuştu:'Bir şirket nasıl güvenilir ve itibarlı olur? Aynısı devlet için de geçerli. Söz vereceksiniz ve yapacaksınız. Yapamadığınız şeyin sözünü vermeyeceksiniz. Borcumuz milli gelirimize oranla yüzde 33'e düşmüş. Maliye politikası ayağında çok sağlam bir zemin ve güven var. Türkiye'nin kamu borcuyla ilgili olumsuz bir şey okuyor musunuz? Ben hazinenin borçlanma ihaleleriyle ilgili hiçbir şey görmüyorum. Eskiden ekonomi sayfalarında hazine ihaleleri ciddi bir kaygı kaynağıydı. Yapısal reformlarla ilgili 2018'e kadar 25 tane dönüşüm programı açıklandı. Her birinin takvimi ve sorumlu kuruluşu var. 2018'e kadar olan kalkınma planımız var. Detaylandırıp bunu takvime bağlandık. Bunu hükümetimizin siyasi taahhüdü haline getirdik. Yeter ki bunları uygulayalım. Bir siyasi iktidar için kendini bu kadar bağlamak kolay değil. Pek çok ülke bunu yapamıyor.'Para politikaları ve bu politikalarda Merkez Bankası'nın rolü konusunda ise Babacan şunları söyledi'Para politikaları konusunda öngörülebilirlik üzerinde çalışmamız lazım. Para politikalarımızın sorumlusu Merkez Bankası. Hedefleri Hükümet ve Merkez Bankası birlikte belirliyor. Bu hedefe nasıl ulaşılacağıyla ilgili Merkez Bankası'nın hareket alanı var, bağımsızdır. Bu üçüncü ayağı da daha sağlam bir yapıya kavuşturduğmuzda Türkiye için bir endişe yok. Zor bir dönemden geçsek bile kendi içimizde doğru politikalar uyguladığımız sürece sorun olmaz. Yeter ki her türlü senaryoya hazırlıklı olalım. Diyelim ki önümüzdeki yıl, programımızı yaparken petrol fiyatı 50 dolar 60 dolar. Ama bu 100 dolara da çıkabilir. Euro-Dolar çapraz kuru 1'e iner mi? 0,80 olur mu? Olabilir. Bunların hepsine hazırlıklı olmalıyız.'Kaynak: Al Jazeera
Dört Polise 'Nihat Kazanhan Cinayetini Niye Bildirmedin' Davası
Cizre'de 12 yaşındaki Nihat Kazanhan'ın arkadaşlarıyla oyun oynarken polis ateşiyle vurulması sırasında olay yerinde bulunan dört polise 'kamu görevlisinin suçu bildirmemesi' suçundan dava açıldı.Şırnak’ın Cizre ilçesinde 14 Ocak 2015 tarihinde mahalledeki arkadaşlarıyla oyun oynarken polisin pompalı ateşi sonucunda 12 yaşındaki Nihat Kazanhan kafasından vurularak hayatını kaybetmiş, olay sonrasında polis memuru Hayri Vural kasten adam öldürmek suçuyla 27 Ocak 2015 tarihinde tutuklanmıştı. 16 Şubat’ta Vural Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdiği ek ifadesinde üzerine zimmetli olan pompalı tüfekle polis memuru Mehmet Nurbaki Göçmez’in Kazanhan’a ateş ettiğini söyleyince tahliye edildi.16 Şubat’taki ek ifadesi sonrasında Vural serbest bırakılırken, Kazanhan’a ateş eden Göçmez ise kasten adam öldürmek suçu iddiasıyla tutuklandı. Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı Vural için kasten adam öldürmek iddiasıyla açılan soruşturmaya takipsizlik kararı verdi. Radikal'den İdris Emen'in haberine göre, Kazanhan’ı vurulurken olay yerinde bulunan Vural ve diğer üç polis memuru hakkında Cizre Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ‘ kamu görevlisinin suçunu bildirmeme’ suçuyla dava açıldı.
Reklam