'Set Basma' Polemiğinde MHP'den Hülya Avşar'a Yanıt: ‘Muhatabımız Değil’
MHP, Hülya Avşar'la yaşanan 'film setine baskın' polemiğini bitirme niyetinde. 'Setleri yıkarız' diyerek Avşar'ın sert tepkisini çeken MHP Genel Sekreteri Büyükataman 'Polemiğe gerek yok' dedi.MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman Avşar'ın kendisine yönelik sert ifadelerine yanıt verdi. Al Jazeera Turk'ün sorularını yanıtlayan Büyükataman 'Polemiğe gerek yok, söylenmesi gerekeni söyledik, o hanımefendi bizim muhatabımız da değil' dedi.Büyükataman'ın sorulara verdiği yanıtlar şöyle:Hülya Avşar’ın yanıtına ilişkin değerlendirmeniz nedir? Yanıtınız ne olacak Avşar’a?Polemiğe gerek yok, söylenmesi gerekeni söyledik o hanımefendi bizim muhatabımız da değil. Kendine yakışan bir uslupla bir değerlendirmede bulunmuş bundan sonrasını kamuoyunun takdirine bırakmak lazım. Polemiğe girmemek lazım.Bu filmi siz saygısızlık olarak nitelediniz, filmin çekimine devam edilecek, hâlâ aynı noktada mısınız?Gayet tabii ardında duramayacağımız bir sözü niye sarf edelim. Biz hem ülkücü hareketin mensuplarının hissiyatına tercüman olduk hem bir seçim öncesi AKP mahreçli bu tip milliyetçi tabana yönelik bir algı operasyonuna işaret eden bir hazırlığı kamuoyunun dikkatine sunduk. AKP’nin riyakarlığını iki yüzlülüğünü bir kez daha kamuoyu ile paylaştık yoksa bizim Hülya Avşar ile alıp veremediğimizin olması mümkün değil. Biz sanata, sanatçıya saygılı insanlarız ama o üslubu hanımefendiye yakıştıramadım tabii.Bu bir siyasi parti ile sanatçının kavgası mıdır? Buna yönelik eleştirilere ne yanıt verirsiniz?O doğru değil. Biz sanata da sanatçıya da hizmette kusur etmeyiz, sanatçı kişiliği ile alakalı söyleyecek bir şeyimiz yok. Ayrıca hanımefendi kendi özellikle adı Malakan konusunu sanki bizim söylemiş olmamız şeklinde takdim ederek bir ayrımcılık yapıyoruz algısı yaratmaya çalışıyor, o beyan tamamen kendisine aittir. Bakın 5 Mart 2013 tarihli milliyet.com.tr ‘de önümde duruyor, 'Babamın adı Ello babamın Malakan benim adım' diyor. Kişinin etnik kimliği ile alakalı bunu yapmak maksadıyla beyanda bulunmuş değilim. Kendisinin beyanlarını hatırlatıyorum sadece.Yani ülkücü bir karakterin canlandırıldığı bir filmde Kürt kökenli biri oynamasına yönelik bir tepkiniz bir itirazınız olmadığını söylüyorsunuz?Asla asla, öyle bir şey düşünmemiz mümkün değil, bizim bu milletin şerefli bir mensubu olan Kürt kökenli kardeşlerimizle vatandaşlarımızla asla bir problemimiz olmadı, bundan sonra da olmayacaktır birinci sınıf vatandaşlarımız kendimizden ayırt etmediğimiz can parçalarımız, asla o noktada yapılacak bir değerlendirmenin tarafı olmayız, o tuzağa da düşmeyiz.Tartışma nasıl başladıOyuncu Hülya Avşar'ın askeri dönemde idam edilen ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu'nun hayatının anlatıldığı ve TRT'de yayımlanacak 'Veda Mektubu: Ankara Yazı' filminde rol alacak olmasına MHP'den tepki geldi. MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman filmle ilgili yazılı bir açıklama yaparak 'Kendi çocuğuna anne olmaktan uzak bir tipi şehidimizin annesi rolünde oynatma hadsizliğine soyunan bu kanal bilmelidir ki, şehitlerimizin istismar malzemesi yapılmasına asla müsaade etmeyeceğiz' ifadelerini kullandı.Büyükataman, yazılı açıklamasında Kürt kökenli Hülya Avşar'ı kastederek, 'Pehlivanoğlu’nun annesi rolünün Ello kızı Malakan’a verilmesi elbette kötü niyetli bir yaklaşımdır. O setleri hesap sahiplerinin başına yıkarız, altından kalkamazlar' demişti.Büyükataman'a Avşar'ın tepkisi daha sert oldu. Avşar da yazılı bir açıklama yaptı:'Velev ki bir partiye destek veriyorum. Velev ki ello kızı malakanım. Velev ki Hülya Avşar'ım. Velev ki Beşiktaşlıyım. Velev ki Kürdüm. Velev ki Türküm. Sana ne lan, seni araştırsak neler çıkar kim bilir? Dibinden, ondan da banane... Şunu bilin ki Hülya Avşar kısacası sanat ve sanatçı partiler üstüdür. Haddinizi bilin. Hele ki anneliğime laf söylerseniz, tek başıma bir kadın olarak sizinle baş ederem. Bekliyorum sene, hem de arkama sizin gibi parti gücünü almadan, tek bir kadın olarak...'Sibel Demirci Erdem, Al Jazeera Turk
İstese Makyajla Hepimizin Kılığına Girebilecek Makyöz Elsa Rhae'nin 23 İlginç Hali
Amerika'nın önemli film okullarındaki Film ve Medya Makyözlüğü alanında eğitim görmüş Elsa'nın giremeyeceği bir karakter yok gibi. Korkunç canavarlardan, sakallı bıyıklı bir erkeğe kadar istediği suratı kendine oluşturuveren bu yetenekli makyöz birbirinden gerçekçi makyaj modelleriyle bazen size öykk dedirtecek bazen de hayran bırakacak.
Arroyo: "Galatasaray Yönetiminin Açıklamaları Utanç Verici"
Galatasaray yöneticisini yalancılıkla itham eden Carlos Arroyo zehir zemberek ifadeler kullandı.Galatasaray Liv Hospital ile yollarını ayıran takımın yıldızı Carlos Arroyo, kendisiyle ilgili yapılan yorumlara şaşırdığını ve de üzüldüğünü söyledi. Galatasaray'ın basketbol şubesinden sorumlu yöneticisi Ural Aküzüm'ün takımla yollarının ayrılmasıyla ilgili olarak, hakkında söylediği sözlere cevap veren 35 yaşındaki basketbolcu, sarı-kırmızılı yöneticiyi yalancılıkla suçladı.Porto Riko basınına konuşan Arroyo, ' Yaptıkları açıklamaları okumakta zorlandım. Çünkü tamamı düzmeceydi. Sene başından beri süregelen ihmaller nedeniyle yönetime konuyla ilgili sayısız mektup gönderdikten sonra ayrılık kararı verdim. İyi niyet çerçevesinde yönetimin sözlerine inandım ancak durum hiç düzelmedi. Benim hakkımdaki gerekçelerinin bu şekilde olması gerçekten utanç verici' dedi.Galatasaray Kulübü Basketbol Şube Sorumlusu Ural Aküzüm, Carlos Arroyo'nun rest çekip, 'gidiyorum' demesinin kabul edilemeyeceğini söylemiş, 'Bugüne kadar kulübümüzden yaklaşık 4.5 milyon dolar aldı. Maalesef hocamızın verdiği rapora göre takım içi dengeleri bozacak şekilde davranmıştır. Takımdaşlık ruhu içinde rest çekmek ve tehdit etmek, uçak biletimi aldım, gidiyorum gibi davranışları kabul etmemiz mümkün değil' ifadelerini kullanmıştı.Eurosport
Tükürük ve Kepekten Robot Resim Çıkarılabilecek
Prof. Dr. Sevil Atasoy, yakın zamanda tükürük veya kepek tanesinden kişinin robot resminin çıkarılabileceğini belirtti.Üsküdar Üniversitesi'nden yapılan açıklamaya göre, Nermin Tarhan Konferans Salonu'nda gerçekleşen 'İçindeki Dedektif' konulu söyleşide gençlerle buluşan Atasoy, mesleğiyle ilgili tecrübelerini anlattı.Çocukken gazete bayii, kuaför ve mimar olmak isterken kendini kimya bölümünde bulduğunu anlatan Atasoy, her insanın içinde bir dedektif olduğunu dile getirdi.Atasoy, 1980'li yıllardaki adli bilimlerle günümüz adli bilimleri arasında ciddi gelişmeler yaşandığını belirterek, 1950'li yıllarda bir çocuğun babasının kim olduğunu anlamak için babanın kaş, parmak ve kol gibi uzuvlarına bakarak tespitte bulunulurken şimdi DNA analiziyle bu işlemlerin çok kolay yapıldığını kaydetti.DNA analizleri ve suç aydınlatma yöntemlerine ilişkin de bilgiler veren Atasoy, her temasın iz bıraktığını, vücudun çıkmaz sokağının da vücut kılı olduğunu aktardı.Vücut kılından birçok maddenin ayrıştırılmasının yapıldığını belirten Atasoy, '3-5 yıl gibi çok yakın bir zamanda tükürük veya kepek tanesinden kişinin robot resmi çıkarılabilecek. Bugün, teknolojiyle tükürük ve kepekten sadece kişinin saç, göz rengi belirleniyor' bilgisini verdi.AA
Leonard Cohen’den 'Sevda Kitabı'
Leonard Cohen‘in “Sevda Kitabı”, Gökçen Ezber çevirisiyle Aylak Kitap tarafından 6 Mart’ta yayımlanıyor. Leonard Cohen Sevda Kitabı’nda okurları şiirin ve şarkının buluştuğu noktaya davet ediyor. Sevda Kitabı, 1967 yılında gitarını ilk kez eline almadan çok önce, Montreal’da ilk şiir kitabını yayınlamış olan Cohen’in şair kimliğini tanımamızı sağlayan büyüleyici bir yapıt.Sevda Kitabı, Cohen’in 12 yılını Budist bir rahip olarak geçirdiği California’daki Baldy Dağı’nda yazdığı 150 şiir ve şarkı sözünden oluşuyor. Bazıları Zen tarzında hicivleri andıran şiirlerinde, Halil Cibran’ın ve Amerikan şairi Billy Collins’in yankısını duymak mümkün. Cohen’in dizelerinde, kuşların, örümceklerin ve çamaşırhanelerin esin kaynağı olduğu epifanilerle karşılaşıyoruz.Kitabın içinde Cohen’in şiirler için çizdiği çizimlerde bulunuyor. Kitap ciltli ve şömizli olarak okuyucuya sunuluyor.“Bir şaşkınlık dönemine giriyoruz, insanların çaresizlik içinde ışık bulduğu ve umutlarının zirvesinde başlarının döndüğü tuhaf bir an. Aynı zamanda dinsel bir an ve tehlike de burada. İnsanlar Otorite’nin sesine kulak vermek isteyecek ve herkesin aklında Otorite’nin ne olduğuna ilişkin birçok tuhaf kurgu ortaya çıkacak. Aile yine, saygı gören ve övülen bir Temel olarak görülecek, fakat birçok başka olasılığın darbesini yiyen bizler, aşkın devinimleri de olsak, yalnızca devinimlerin içinden geçeceğiz. Halkın Düzen arzusu, bu düzeni tepeden indirmek isteyecek birçok inatçı ve uzlaşmazı cezbedecek. Hayvanat bahçesinin hüznü toplumlara sirayet edecek.”Edebiyat haber
Fenerbahçe-Galatasaray Derbisinin Hakemi Cüneyt Çakır
Süper Lig'de hafta sonu Fenerbahçe ile Galatasaray arasında oynanacak derbi maçını Cüneyt Çakır'ın yöneteceği açıklandı.Merkez Hakem Kurulu'ndan yapılan açıklamaya göre; Şükrü Saracoğlu Stadı'nda pazar günü saat 19.00'da oynanacak derbide Cüneyt Çakır düdük çalacak. Çakır'ın yardımcılıklarını Bahattin Duran ve Tarık Ongun yapacak. Karşılaşmanın dördüncü hakemi ise Özgüç Türkalp olacak.Cüneyt Çakır, sezonun ilk yarısında iki ekip arasında TT Arena'da oynanan ve Galatasaray'ın 2-1 kazandığı karşılaşmada da düdük çalmıştı. İşte haftanın diğer maçlarında görev yapacak hakemler:6 Mart Cuma20.00 Kasımpaşa - Akhisar Bld: Tolga Özkalfa7 Mart Cumartesi13.30 K.Erciyesspor - Gençlerbirliği: Mustafa Kamil Abitoğlu16.00 Balıkesirspor - Ç.Rizespor: Hüseyin Göçek19.00 Eskişehirspor - Bursaspor: Fırat Aydınus8 Mart Pazar13.00 Başakşehir - T.Konyaspor: Halis Özkahya14.00 M.Sivasspor - Beşiktaş: Bülent Yıldırım16.00 Karabükspor - Gaziantepspor: Mete Kalkavan19.00 Fenerbahçe - Galatasaray: Cüneyt Çakır9 Mart Pazartesi20.00 Mersin İdmanyurdu - Trabzonspor: Ali Palabıyık Cihan
Hem Partili Hem Taraflı Hem de Sorumsuz Cumhurbaşkanı Kim Jong Un'un Çılgın Hayatı
Başka bazı ülkelerin aksine Kuzey Kore'nin Yüksek Lideri Kim Jong Un, yapılan son seçimlerde kullanılan oyların yüzde yüzünü alarak her 2 kişiden 2'sini de temsil etme hakkına sahip oldu. Ülkesinin batısında da doğusunda da, kuzeyinde de güneyinde de eşit oranda oy alan, gencinden yaşlısına herkesin desteğine nail olan Kim Jong Un böylelikle 'süper milli irade' denilebilecek bir temsil kabiliyetine kavuştu. Bu muhteşem milli irade desteğiyle iktidar farklı bir keyif, ayrıcalıklı bir deneyime dönüşmüş durumda.
12 Yaşındaki Çocuk Öğretmenleri Tarafından Hırsızlıkla Suçlandığı İçin İntihar Etmiş...
AĞRI’nın Diyadin İlçesine bağlı Taşbasamak Köyü’nde 20 şubat günü intihar eden ortaokul öğrencisi 12 yaşındaki Ebru Yalçın’ın, öğretmenlerinin kendisini kitap hırsızlığı ile suçlamasını gururuna yediremediği için canına kıydığı ortaya çıktı. Şikayet üzerine Erbu’ya 'Seni disipline vereceğiz. Babanı jandarmaya bildireceğiz' diye baskı yaptıkları öne sürülen 3 öğretmenin görev yeri değiştirildi.İntihar olayı, 20 Şubat cuma günü Diyadin’e 7 kilometre uzaklıktaki Taşbasamak Köyü’nde meydana geldi. Taşbasamak köyü ortaokulu 6/A sınıfında 2 hikaye kitabının kaybolması üzerine arama yapıldı. Aramada, iddiaya göre kitaplar Ebru’nun çantasında çıktı. Bunun üzerine öğretmenler Eda O. Sevil A. ve Alper Ş. yine iddiaya göre tek olarak yaptıkları görüşmede öğrenci Ebru Yalçın’ı disipline vereceklerini, babasını da jandarmaya bildireceklerini söylediler. Gelişmelerden ailesine bahsetmeyen Ebru, babası 50 yaşındaki Hudeyda Yalçın ile birlikte kuzuları emzirmeye gitti. Burada kuzuları seven Ebru, babasının ahırdan ayrılması üzerine iple kendini tavana asarak canına kıydı.Annesi Yıldız Yalçın, eve dönmeyince aradığı kızı Ebru’nun ahırda asılı cesediyle karşılaştı. Olay jandarmaya bildirildi yapılan otopsinin ardından Ebru, gözyaşları arasında köyde toprağa verildi.
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Toplumun yarısını oluşturan kadınların, Meclis'te her yedi erkeğe karşılık bir kişiyle temsil ediliyor oluşu düpedüz vahim, tehlikeli, sakil. Acaba Meclis'in, parti yönetimlerinin, teşkilatlarının yarısı kadın olsaydı, şimdiki gibi, her gün bir başka yerde bir başka kadın cesedi bulunur muydu?Yine her gün bir başka yerde cansız kadın bedenleri bulunuyor. Cinayetleri işleyenler, anlaşılan, eskisi gibi, anlık cinnet veya aşırı öfke sonucu böyle bir halt edip darmadağınık vaziyette yakalanan bildik katillere benzemiyorlar. Kadını öldürüp ardından kendini vuranlar falan da anlaşılan polisiye romanlarda kalacak anca. Kadınlar öldürülüyor, cesetleri bir şekilde ortadan kaldırılıyor, en azından vakitlice bulunamayacakları umulan biryerlere götürülüyor, sürükleniyor, atılıyor... Soğukkanlıca işler bunlar. Hepsi korkunçtu, ama şimdikiler ayrıca beter.