İstinye Bayırı, Katar Caddesi Oldu
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) dünkü meclis toplantısında Sarıyer’deki İstinye Bayırı caddesinin adının Arap Yarımadası’nın doğusunda bulunan Katar Devleti’nin adıyla değiştirlmesi teklifi oy çokluğuyla kabul edildi.İBB Mart ayı meclis toplantılarının son oturumunda meclis gündemine İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı Harita Müdürlüğü’nün Sarıyer’deki İstinye Bayırı Caddesi ile caddenin devamında yer alan Sakıp Sabancı caddesiyle birleşerek oluşan yeni yola “Katar Caddesi” isminin verilmesi teklifi geldi. Harita Komisyonu ile Kültür, Turizm ve Sanat Komisyonu’nun ortak raporunda “Dost ve kardeş ülke Katar’ın isminin, ilimiz sınırları içerisinde bulunan bir bulvar, cadde ya da sokağa verilmesi talep edilmektedir. Dışişleri Bakanlığı’ndan görüş bildirilmesi istenmiş olup Dışişleri Bakanlığı’nın yazısında da söz konusu talebin uygun görüldüğü belirtilmiştir. Konuyla ilgili olarak yapılan araştırma neticesinde; Sarıyer İlçesi sınırlarında yer alan ‘İstinye Bayırı Caddesi’nin tamamı ile devamında yer alan ‘Sakıp Sabancı Caddesi’nin baş tarafında numaratajı değiştirmeyen küçük bir aksının birleştirilerek oluşan yeni yolun isminin “Katar Caddesi” olarak isimlendirilmesi Başkanlığımızca uygun görülmektedir” denildi. İBB Meclis toplantısına görüşülen teklife itiraz eden CHP’li Meclis üyesi Hüseyin Sağ “Komisyonda bu teklifin önümüzdeki ay meclise geleceği konuşulmuş, anlaşılmıştı. Arkadaşlarımız katakulliye getirildi” dedi. “Referandum yaparız”İBB ve Sarıyer Belediyesi’nin Meclis Üyesi Ali Rıza Yılmaz teklife karşı çıkarak “Bu cadde evrensel bir caddedir. Teklif meclisten geçse de gerekirse Sarıyer’de referandum yaparız”dedi.CHP’li Meclis üyesi Cevdet Bayram da söz konusu değişiklikle ilgili İBB Başkanı Kadir Topbaş’ın daha önce söylediği “İstanbul’da bir durak adı bile değişse halka soracağız” sözünü anımsatıp, Sarıyer halkının görüşünün alınması için referanduma gidilmesini talep etti. CHP’nin teklifin komisyona iadesi talebi reddedildi. Harita Komisyonu Başkanı AKP’li  meclis üyesi Mustafa Demir ise Katar’da bir caddeye de İstanbul adının verildiğini ifade edip,  söz konusu isim değişikliğinin ulusal veri tabanını etkilemeyeceğini savundu. Konuşmaların ardından teklif CHP’li meclis üyelerinin “ret” oyuna karşın AKP’li meclis üyelerinin oylarıyla kabul edildi.Cumhuriyet
Fidan ile Erdoğan 37 Gün Sonra Bir Arada
MİT Müsteşarı Hakan Fidan 10 Şubat'ta AK Parti'den aday adaylığı için istifasıyla başlayan ve aday adaylığını geri çekmesiyle süren tartışmaların ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'la ilk kez haftalık olağan görüşmede bir araya geliyor.Erdoğan haftalık olağan görüşme kapsamında Hakan Fidan'la en son 5 Şubat Perşembe günü bir araya gelmişti. 10 Şubat itibariyle MİT Müsteşarlığı görevinden istifa eden Fidan yeniden MİT Müsteşarı sıfatıyla 37 günün ardından Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Erdoğan'la görüşecek.Bu 37 günlük süre Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Fidan'ın 'İstifasını doğru bulmuyorum, benim sır küpümdü' sözleriyle başlayan, Fidan'ın adaylığını çekmesinin ardından ise 'İsabetli olmuştur' değerlendirmesiyle sonlanan bir tartışma atmosferi içinde geçti. Erdoğan Kolombiya'ya giderken uçakta gazetecilere Fidan'ın istifasını neden doğru bulmadığını şu sözlerle açıkladı:'Bu makama gelmiş olan bir kardeşimizin milletvekili adayı olmak ya da onun ötesinde bazı görevleri kafasında planlamak gibi bir durumu olabilir. Ya da ona belki bu tür bazı vaatlerde bulunulmuş olabilir, orasını bilemem. Dolayısıyla doğru bulmuyorum ama kendileri artık yorulduklarını söyleyerek, burada daha fazla devam edemeyeceklerini söyleyerek maalesef böyle bir adım atmayı uygun buldular ve bu adımı attılar. Bundan sonraki süreç Sayın Başbakan’a ait olan bir süreçtir. Yerine kim gelecekse Sayın Başbakan teklif yapar. Biz de onar ya da onamayız. Kimin geleceği çok önemli, çünkü bizim Paralel Yapı’yla mücadele esnasında neler yaşadığımız, neler çektiğimiz, her şey ortada. Böyle bir ortamda böyle bir tabloyla karşı karşıya kalmayı ben asla doğru bulmam.'‘Fidan’a hala kırgınım’ demiştiErdoğan bu açıklamalarının ardından Suudi Arabistan dönüşü, 'ayrılma' demesine rağmen Fidan'ın istifa kararı almasından dolayı kırgın olduğunu söyledi:“Kanaatlerimizi ifade etmiş olmamıza rağmen istifa edip adaylık söz konusu olmuş ise elbette bir kırgınlık söz konusudur. Onu böyle bir göreve getirdik. Getiren de benim. Madem öyle, ayrılırken de, eğer müsaade edilmiyorsa orada kalması ve ayrılmaması gerekirdi. Dolayısıyla tabii ki kırgınım.”Davutoğlu: Pozitif dururumBaşbakan Ahmet Davutoğlu ise Fidan'ın istifa kararı almadan önce Fidan’ın adaylığına olumlu bakacağı mesajını verdi. Davutoğlu, 'Hakan Bey’le ilgili her konuda ve her yerde pozitif dururum. Böyle kritik dönemlerde kimin hangi sınavlardan, ateşin çemberinden geçerken, o ateşin sıcaklığını sizinle birlikte hissedenleri de hissedersiniz; ateşin sıcaklığını hissetmemek için soğuk diyarlara kaçanları da hissedersiniz. Biz, ateşin çemberinden geçerken yanımızda duranları hiçbir zaman terk etmeyiz. Fidan güvendiğim arkadaşlarımdan biridir” açıklaması yapmıştı.Davutoğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın ifadeye çağrıldığı 7 Şubat 2012'nin yıldönümündeki istifasının ardından yaptığı ilk değerlendirmede de Fidan'ın siyasete girme kararını destekledi:'Dün kendisi istifasını, dilekçesini sundu. 10 Şubat'tan geçerli olmak üzere biz de bunu işleme koyduk. 7 Şubat olması tevafuktur, tabi anlamlı bir tevafuk olarak değerlendirilebilir. Millete ve devlete hizmet etmiş olanlar ister siyasi olsun, ister bürokrat, bir şekilde tarihe onunla adları geçer''Fidan AKP'ye 20 Şubat'ta yaptığı başvurunun ardından temayül yoklamasında da Ankara'dan en yüksek oyu aldı. Erdoğan'ın, siyasete girmesine itirazları gölgesinde Hakan Fidan'ın Haziran'daki genel seçimlerin ardından kurulacak kabinede hangi göreve getirileceği tartışmaları yapıldı.Kabine Saray'dayken aday adaylığını geri çektiFidan, 9 Mart Pazartesi günü Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda toplanan Bakanlar Kurulu toplantısı sürerken sürpriz bir şekilde aday adaylığını geri çektiğini duyurdu:'Gördüğüm lüzum üzerine, bugün itibariyle 25’inci Dönem milletvekili genel seçimleri aday adaylığı başvurumu geri çekmiş bulunuyorum. Ülkeme ve milletime hizmet yolunda, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tevdi edilen her vazifeyi hakkıyla yerine getirmenin gayreti içinde olacağım. Bu vesileyle, destek ve itimatlarından dolayı, Sayın Cumhurbaşkanımıza, Sayın Başbakanımıza ve aziz milletimize şükranlarımı arz eder, saygılar sunarım'Fidan'ın adaylığını geri çekmesiyle ilgili süreci Bakanlar Kurulu'nun hemen ardından Hükümet Sözcüsü Arınç şu sözlerle duyurdu:'Bugün itibariyle aday adaylığından vazgeçtiğini ifade ederek Başbakanımıza durumu iletti. Başbakanımız da Cumhurbaşkanımız'la yaptığı görüşme sonucunda bunu olumlu karşıladılar. Başbakanımızın Cumhurbaşkanımız'la konuyu görüşerek mutabık kalmasından sonra MİT Müsteşarı'nın verdiği açıklamayı ben şahsen yeterli görüyorum. Başbakanımız, Hakan Fidan'ı tekrar MİT Müsteşarlığında görevlendirmiştir. Onay vermiştir. Onay itibariyle kendileri tekrar MİT Müsteşarlığında göreve başlayacaktır'Davutoğlu: Anlaşmazlık yokBaşbakan Ahmet Davutoğlu Fidan'ın siyasete girmeme kararının ardından yaptığı ilk değerlendirmede, Fidan'ın milletvekili olmasına karşı çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan'la bir görüş ayrılıklarının olmadığına vurgu yaptı:'ABD dönüşü kendisi randevu istedi, Cumartesi günü görüştüm kanaatini aldım. Görevine dönme kanaatini aldım, aday adaylığından çekilirse seçime girip kaybetse dahi göreve dönme hakkı vardır. Benim de kanaatim bu görevi hakkıyla yapacağı yönünde olduğu için kararı imzaladım. Hepimiz her zaman devlet görevi esnasında büyük çabalar sarf ederiz. Sayın Fidan da zor görevleri zor zamanlarda ifa etti. Ama yorulmuş olsaydı, büyük bir aşkla şevkle göreve dönmek istediğini söyledi. Cumhurbaşkanı ile aramızda görüş ayrılığı yok.'Nasıl ki aday olmak istediğinde bu talebi kabul etmişsem, bu adaylığı çekmek istediğinde de aynı şekilde saygı duyarak dün itibariye bu talebi kabul ettim ve onayladım. Nasıl ayrılırken benim imzam varsa aynı şekilde göreve dönüşünde de benim imzam vardır. Cumhurbaşkanımızla aramızda bu konuda kesinlikle görüş ayrılığı yoktur. Bu tür görevlerde bulunan kişilerin kendi iradeleriyle aldıkları kararlara saygı duyarım.'Erdoğan'dan ilk yorum: İsabetli olmuşturCumhurbaşkanı Erdoğan başından beri karşı çıktığı Hakan Fidan'ın milletvekili aday adaylığını geri çekmesiyle ilgili ilk değerlendirmesini Macaristan Cumhurbaşkanı ile yaptığı ortak basın toplantısında dile getirdi. Erdoğan 'İnanıyorum ki şu anda vermiş olduğu karar isabetli bir karar olmuştur. Bu kararından sonra Sayın Başbakan ile de durumu görüştük. Bu işin hukuki bütün incelemelerini A'dan Z'ye yaptırdık. Sayın Başbakan da yaptırttı, ben de yaptırttım. Hukuken tekrar görevine dönmesinde mani bir hal yok' dedi.Çözüm süreci toplantısıyla göreve başladıFidan MİT Müsteşarı sıfatıyla son kez 10 Şubat'taki çözüm süreci toplantısına katılmış, seçimlerde aday olmak isteyen devlet memurları için sürenin dolacağı 17.00'den yarım saat önce Başbakanlık Resmi Konutu'ndaki toplantıdan ayrıldı.Fidan yeniden MİT Müsteşarı olarak görevlendirildikten sonra da mesaiye çözüm süreci kurulu toplantısıyla başladı. Çarşamba günü Başbakanlık'ta yapılan toplantıya Fidan MİT Müsteşarı olarak yeniden katıldı. Fidan Perşembe günü de Başbakan Ahmet Davutoğlu ile Başbakanlık'ta bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan' Perşembe günkü yoğun programı nedeniyle devlet günü görüşmeleri kapsamında sadece Başbakan Davutoğlu ile bir araya gelmişti. Fidan'ın Erdoğan'la yapması beklenen haftalık görüşmesi Cuma gününe kaldı.Kaynak: Al Jazeera
Araç İçi Kameradan Ralli Sırasında Aracın Göle Düşme Anı
Meksika, Guanajuato'da yarışan Ott Tanak ve yardımcı pilotu Raigo Molder'ın yarış sırasında kontrolü kaybedip araç ile birlikte göle düşme anı. Göle düştükten sonra aracın içi su ile dolmaya başlayınca pilotlar kendi çabaları ile araçtan ve sudan çıkmayı başarmışlar.
Suriye'de 4 Yılda 18 Binden Fazla Çocuk İç Savaşın Kurbanı Oldu
Suriye'de 2011'de barışçıl gösterilerle başlayan ve iç savaşa dönüşen olaylarda 211 bin kişi öldü. Ölenlerden 18 binden fazlası çocuk.Merkezi Londra'da bulunan Suriye İnsan Hakları Örgütü (SNHR), ülkede dördüncü yılını dolduran şiddet olaylarında hayatını kaybedenler ile ilgili son raporunu yayınladı.Anadolu Ajansı'nın verdiği bilgiye göre raporda, Esad güçleri tarafından 18 bin 242'si çocuk, 18 bin 457'si kadın, 11 bin 427'si işkence altında olmak üzere 176 bin 678 sivil ile 27 bin 496 silahlı muhalifin öldürüldüğü açıklandı.Rastgele bombardıman ve infazlar sonucu hayatını kaybedenlerin yüzde 19'unun kadın ve çocuklar olduğuna işaret edilen raporda, Esad güçlerinin saldırılarında, 5 bin 150 varil bombası kullandığı ifade edildi. Raporda, varil bombalı saldırılarda 12 bin 194 kişinin katledildiği vurgulandı.IŞİD'in de kurulduğu 2013 yılından bu yana, bin 54'ü sivil, 2 bin 913'ü muhalif, 3 bin 967 kişiyi öldürdüğü ifade edilen raporda, Suriye rejimine karşı mücadele eden silahlı gruplardan Nusra Cephesi'nin saldırılarında ise 73'ü muhalif, 258'i sivil 331 kişinin yaşamını yitirdiği aktarıldı.Raporda Kürt gruplar da varRaporda, Suriye'deki PYD, YPG gibi Kürt silahlı birliklerinin kontrol altında bulundurdukları bölgelerde zorla silah altına alma, tutuklama ve işkence gibi ihlaller gerçekleştirdiğine ve söz konusu gruplar tarafından düzenlenen saldırılarda da 493 kişinin hayatını kaybettiğine yer verildi.
Reklam
Deliler Gibi Aşık Olduğu Sevgilisini Bir Daha Asla Affedemeyeceklerin Çok İyi Bildiği 12 Durum
etiket
İhanete uğramak, terkedilmek, yalnızlık ile başbaşa bırakılmak ve kaderin güçlü kollarına öylece itilivermek... Bu duyguyu sadece yaşayanlar bilir. Canım dediğimiz ve belki de hayatımızı uğruna feda ettiğimiz insan bir gün içinizdeki tüm ateşi söndürecek bir şeyler yapar ve yaşamınızın bundan sonrasını büyük bir karanlık kaplar. Bu noktadan sonra artık 'O' kişi geri dönse bile, onu asla affedemezsiniz çünkü bilirsiniz ki affedilemeyecek bir şey yapmıştır. Gelir ve size yalvarır, her şeyini size feda etmeye hazır olduğunu söyler fakat gururunuz ve kırılmış kalbiniz sizin için ilişkiyi bitirmiştir. Geri dönüş yoktur. Tanrı affetse bile siz affedemeyecek kadar yaralı ve inançsızsınızdır. İşte hayat böyleleri için çok daha zordur çünkü onlar hem kalplerinin derinliklerinde aşklarını yaşatırlar hem de sevdikleri insanları bir daha asla affedemeyeceklerini çok iyi bilirler. Yalnızca onlar anlar, yalnızca susmanın ve oradan uzaklaşmanın gururlu ve dürüst bir hayata doğru giden tek yol olduğunu...
Haşim Kılıç: 'Siyasete Devam Ediyoruz, Her Yerde de Edeceğiz'
Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Haşim Kılıç, milletvekili adayı olup olmayacağı konusunda açıklamalarda bulundu. Kılıç, “Siyasete devam ediyoruz. Her yerde de edeceğiz. Gerçekleri konuşacağız.” dedi. Kılıç, Ankara’da düzenlenen bir programa katıldı. Kılıç, bazı basın yayın organlarında yer alan milletvekili adayı olup olamayacağı konusundaki haberlere ilişkin açıklamalarda bulundu. 'Zaten aktif siyasetin içinde' olduğunu kaydeden Kılıç, “Size bunu anlatırken siyasetin dışında bir şey mi söyledim? Milletvekili olsaydım da gelip bunları söyleyecektim. Bunları anlatacaktım. Siyaset illa da siyasi partinin çatısı altında yapılamaz. Siyaset her yerde yapılabilir. Politika orada yapılır. O ayrı bir konu. Siyasetin daha ideal bir kavram olduğuna inanıyorum, politika demiyorum. Siyasete devam ediyoruz. Her yerde de edeceğiz. Gerçekleri konuşacağız.”CHA
Reklam
Prof. Dr. Raşit Tükel: 'Sandığın İradesine Uyulmalı'
İstanbul Üniversitesi rektörlük seçimlerinde sandıktan birinci çıkan Prof. Dr. Raşit Tükel, diğer adayları çekilmeye çağırdı. İkinci olan Prof. Dr. Mahmut Ak ise 'daha YÖK ve Cumhurbaşkanlığı aşaması var' diyor.İstanbul Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet'in AK Parti'den milletvekilliği aday adaylığı için istifa etmesinin ardından rektörlük seçimleri dün yapıldı. Rektörlük için 15 öğretim üyesi aday oldu. 3 bin 2 öğretim üyesi oy kullandı. Rektörlük için yarışan adaylardan İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr Raşit Tükel 1202 oy ile ilk sırada yer alırken, Vekil Rektör Prof. Dr. Mahmut Ak 908 oyla ikinci, Cerrahpaşa Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Cansız 382 oy ile üçüncü sırayı aldı.Prof. Dr. Mahmut Ak, eski Rektör Prof. Dr. Yunus Söylet’in ekibinden. Söylet’in istifasının ardından ise vekil rektör olarak atandı. Türk Tabipleri Birliği üyesi olan Prof. Dr. Tükel ise sosyal demokratların ve sendikaların desteklediği bir aday. Üç sene önce sandıktan ikinci çıkan Tükel, en yüksek oyu alanın rektörlüğe seçilmesine vurgu yapmış “demokrasinin gereğidir” diyerek adaylıktan çekilmişti. Cerrahpaşa Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Cansız de üç yıl önce rektörlüğe talip olmuştu.“Cumhurbaşkanlığı sandığa göre atama yapmalı”Üç yıl önce aldığı 361 oyu 1202’ye çıkarak sandıktan birinci çıkan Tükel, Al Jazeera Türk'e “Demokrasinin gereği olarak birinci olan adayın atanması gerekiyor” dedi. Adayların seçim kampanyasında demokratik üniversite sözü verdiklerini anlatan Tükel şöyle konuştu:“ Bu sözün sözde kalmaması için , gerçekten demokratik işleyişi benimsiyorlarsa öğretim üylerinin oylarıyla gösterdikleri iradeye saygı göstermeleri gerekiyor. 2012 seçimlerinde ben yapmıştım. Şimdi de aynı şekilde çekilmelerini bekliyorum. YÖK’ de sandıktan çıkan oy sıralamasıyla Cumhurbaşkanına göndermeli adayları. Cumhurbaşkanlığı makamının da öğretim üylerinin tercihine uygun olarak atama yapmasını istiyoruz. “Seçim sürecinin de vakit varken çok hızlıca gerçekleştirilmesini eleştiren Tükel, “27 Şubat’ta YÖK Yürütme Kurulu, YÖK Genel Kurulunu beklemeden seçim kararı aldı. Seçim gününün iletilmesi 2 Mart. Seçimin tarihi 12 mart. Baskın seçim dedik. Altı aya kadar vakit vardı. Bu dahi beklenmedi. Bu kısa sürede yönetimin devamı niteliğinde olan adaya değil. Demokratik, akademik özerk üniversite doğrultusunda çalışmalarla aday olana oylarını verdi öğretim üyeleri. Bu sonuç yönetiminden duyulan memnuniyetsizliği gösterdiği kadar üniversitedeki akademik ortamın gelişmesi, bilimsel özgürlükerin oluşması için de niyet ifadesi” dedi.Atamaya kadar açıklama yapmayacakSandıktan ikinci çıkanVekil Rektör Prof. Dr. Mahmut Ak'a da telefonla ulaştık. Ak, seçimin uygulanışıyla ilgili dün açıklama yaptığını belirterek 'Cumhurbaşkanının ataması olana kadar yeni bir açıklama gereği duymuyorum' dedi. Ak, dün yaptığı açıklamada 'Rektör adaylarını belirleme seçimi yapıldı. Bu üç aşamalı bir seçim. Özgür seçime göre 6 kişilik liste oluşturuldu ilk aşamada. Bu adayları kutluyorum. Bundan sonra YÖK aşaması var ve sonrasında da Cumhurbaşkanı atama yapacak.' demişti.'İradeye saygı'Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği de sandıktan birinci çıkan adayın atanması gerektiğini belirtiyor. Dernekten yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi:'YÖK ve Cumhurbaşkanı'nın, sandığın iradesine saygı duymasını beklemekteyiz. Cumhurbaşkanı'nın en sık başvurduğu kavram 'sandık iradesi, millet iradesidir' bu nedenle rektör seçimlerinde de sandık iradesine uymasını beklemek hem demokrasinin hem de asgari tutarlılığın gereğidir.'Seçim sonuçlarına göre ilk altı aday YÖK'e bildirilecek. YÖK belirlediği üç adayı Cumhurbaşkanı'na gönderecek. Cumhurbaşkanı ise bir adayı yeni rektör olarak belirleyecek. YÖK'ün 19 Mart'ta üç adayı belirlemesi ve 20 Mart'ta da Cumhurbaşkanlığı'na sunması bekleniyor.Kaynak: Al Jazeera
Reklam
İç Güveyisi Olmanın Beraberinde Getirdiği 12 Sıkıntı
Damadın gelin evine gitmesi durumunda aldığı unvandır iç güveyisi. İç güveyisinden hallice deyimi bile bize iç güveyisinin hiyerarşik yapısı hakkında bir ipucu verebilir. Yaşamayanın bilemeyeceği bu durumu sizler için özetlemeye çalıştık.
Kahramanmaraş'ta Belediye Temizlik İşçileri, GPS ile Uydudan Takip Edilecek
Kahramanmaraş Merkez Dulkadiroğlu ilçe belediyesi, çalışanlarını denetlemek için uydudan takip cihazı (GPS) yerleştirdi. İşçi verimliğini artırmak amacıyla başlatılan yeni uygulamayla belediye bağlı temizlik işleri müdürlüğünde çalışan 180 işçi mesai saatleri içerisinde harita üzerinde nokta olarak uydudan takip edilecek. 76 bin liraya mal olan sistemle ilk etapta 180 temizlik işçisine şarjlı ve sim kartlı GPS cihazı verildi. Uygulamaya konulan yeni sistemle ilgili bilgi veren Dulkadiroğlu İlçe Belediye Başkan Yardımcısı Sebük Tekin Alpaslan, sahada çalışan işçilerin harita üzerinden kontrol edileceğini söyledi.
İzlanda, AB Üyelik Sürecine Resmen Son Verdi
İzlanda Dışişleri Bakanlığı, ülkenin 2009 yılında yaptığı AB’ye üyelik başvurusunun resmen geri çekildiğini açıkladı.İzlanda Dışişleri Bakanı Gunnar Bragi Sveinsson, AB Konseyi'ne başkanlık eden Letonya Dışişleri Bakanı Edgar Rinkeviç ile yaptığı görüşme sırasında, başvurunun resmen geri çekildiğini bildirdi.Sveinsson, Avrupa Birliği’ne üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılmasından vazgeçildiğine ilişkin AB yönetimine hitaben yazılan mektubu Rinkeviç’e sundu.Sveinsson, ülkenin verdiği karar doğrultusunda, önceki hükümetin Avrupa Birliği karşısında aldığı taahhütleri iptal ettiğinin altını çizdi. İzlandalı bakan, aynı zamanda AB ile işbirliğini güçlendirme isteğini de dile getirdi.Letonya Dışişleri Bakanı Edgar Rinkeviç ise İzlanda hükümetinin aldığı karara saygı duyduğunu ve AB ile İzlanda arasında pozitif ve yakın işbirliği politikasını desteklediğini kaydetti.2009'DA BAŞVURMUŞTUAğır ekonomik duruma düştükten sonra 16 Temmuz 2009’da AB üyeliğine başvuran İzlanda, Brüksel ile müzakerelere 27 Temmuz 2010’da başlamıştı. O dönemde, üyeliğin ülke ekonomisine büyük istikrar sağlayacağı ve 2008’dekine benzer krizleri önleyebileceği görüşü hakimdi.Sputnik News
Reklam
Microsoft'un Sesli Asistanı Cortana, iOS ve Android’e Geliyor
Reuters’ın haberine göre Microsoft, kişisel asistan servisi Siri’ye rakip olarak geliştirilen Cortana’yı iOS ve Android’e getirmeye hazırlanıyor.Microsoft Research direktörü Eric Horvitz’in Reuters’e verdiği demeçte kişisel asistan servisi Cortana’nın bu yıl içinde farklı platformlara da geleceğini belirtti. iOS ve Android işletim sistemli akıllı telefon ve tabletler için yayınlanacağı söylenen Cortana’nın bu yıl indirmeye sunulması beklenen Windows 10’la birlikte sonbaharda yayınlanacağı söyleniyor. Microsoft’un kişisel asistan servisi Cortana’nın ne gibi yenilikler sunacağını ise bu yılın sonlarına doğru hep birlikte göreceğiz.LOG
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
İçişleri Bakanı, İç Güvenlik Paketi'nin 68. maddeden itibaren kalan maddelerinin komisyona geri çekilmesi için önerge verdi. TBMM Başkanvekili Akşener, 63 maddenin İçişleri Komisyonu'na geri verildiğini açıkladı.
Reklam
Erzurumlu Kazım Dede’den Komutanlarla Selfie
Erzurum'un işgalden kurtuluşunun 97'nci yıl dönümü kentte düzenlenen çeşitli etkinliklerle kutlandı. Törene 63 yaşındaki 4 torun sahibi Kazım Yılmaz'ın, hem askerlerle hem de mehteran bölüğü ile çektiği selfie fotoğrafı damga vurdu. Törenler, Yakutiye ilçesindeki Atatürk Anıtı'nın bulunduğu Havuzbaşı'nda çelenk konulması ile başladı. Törene Vali Ahmet Altıparmak, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, 9'uncu Kolordu Komutanı Korgeneral Şeref Öngay'ın yanı sıra siyasi parti, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Çelenk koyma törenin ardından Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, burada bir konuşma yaptı. Başkan Sekman, 'Vatanı ve bayrağı uğruna düşmana göğsünü siper eden Dadaş için 12 Mart, esaretten hürriyete, ölümden hayata kavuştuğu gündür' dedi.4 torun sahibi Kazım Yılmaz'dan selfieTören daha sonra halk oyunları ve mehteran ekibinin gösterisiyle devam etti. Törenleri ilgiyle izleyen vatandaşlar cep telefonları ile çekim yaparak bugünü ölümsüzleştirdi. Törenlere katılan 63 yaşındaki 3 çocuk, 4 torun sahibi Kazım Yılmaz, cep telefonu ile hem askerlerle hem de mehteran bölüğü ile selfie çekildi. Yılmaz, 'Böylesine anlamlı bir günü cep telefonu ile çekerek çocuklarıma ve torunlarıma hatıra kalsın istedim' dedi. Vali Ahmet Altıparmak, törene katılan çocukları protokol tarafına alarak onlarla hatıra fotoğrafı çektirdi. Bir çocuğun kasfasındaki kasketi de alarak başına taktı. Buradaki törenin ardından protokol üyeleri Karskapı Şehitliği'ni ziyaret ederek dua ettiler. Erzurum Müftü vekili Celal Büyük, dua yaptırarak şehitliklerin mezarlarına karanfiller bırakıldı.Törenler, atlı ciritcilerin mehter takımı eşliğinde kent merkezini marşlar söyleyerek gezmesi ile sona erdi.Turgay İpek, DHA
Beştepe Zirvesi Sonrası Dolarda Yeni Rekor
Dolar, Türk Lirası karşısında küresel piyasalardaki bozulma ile 2,6488'e çıkarak rekor tazeledi.Dolar/TL küresel piyasalardaki bozulma ile rekor tazeledi. Güne 2,60'ın altında başlayan dolar/TL, kademeli yükseldi ve 2,6488'e çıkarak tüm zamanların rekorunu kırdı.  Bankacılar, Çin para birimi yuanda günlük işlem bandının yüzde 2'den yüzde 3'e çıkartılabileceğine ilişkin söylentilerin satış baskısı yarattığını belirttiler. Bir bankanın döviz masası müdürü, 'Çin'in kur bandını açacağı dedikodusu var. O yüzden tüm gelişmekte olan piyasalarda satış baskısı yaşanıyor. Türkiye özelinde bir durum yok. İşlem hacmi düşük, o yüzden TL'deki etki bir miktar daha fazla hissedildi' dedi.Kritik zirve sonrası düşüşe geçmiştiDolar endeksinin bir süredir devam eden ve art arda uzun yılların yeni zirvelerini gördüğü yükselişinin ardından yatırımcıların kâr realizasyonuna gitmesiyle ılımlı düşüş kaydetmesi ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın önceki gün görüşmesinin TCMB'ye yönelik sert söylemlerin azalacağı beklentisiyle TL'deki satış baskısı azaldı.Erdoğan dün akşam yaptığı açıklamada Başçı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile yaptıkları görüşmenin sonundaki açıklamayı uzlaşı içinde yaptıklarını, toplantının 'sonunu tatlıya bağladıklarını' belirtti ve bundan sonra daha sık aralıklarla bir araya geleceklerini söyledi.Erdoğan-Başçı görüşmesinden yatıştırıcı açıklamalar gelebileceği beklentisi ile Çarşamba günü 2.64 seviyelerinden yönünü aşağı çeviren kur dün akşam 2.60'ın hemen altında günü tamamladı. Kur bu sabah ise güne 2.5930/2.5964 seviyesinden başladı. Aynı saatte sepet bazında TL 2.6672/2.6710, euro/TL 2.7413/2.7457 seviyesindeydi. Küresel piyasalarda dün açıklanan zayıf ABD perakende satışlar verisiyle birlikte doların daha önce gördüğü 12 yılın zirve seviyelerden uzaklaşması ise TL'deki satış baskısının azalmasını sağlayan bir başka önemli gelişme oldu. Dün 100.06'ya kadar yükselerek 2003 Nisan ayı ortasından bu yana en yüksek seviyeyi gören dolar endeksi bugün 99.411 düzeyinde bulunuyor.Dolar endeksi düştüABD'de perakende satışlar sert kış koşullarının hüküm sürdüğü Şubat ayında beklenmedik şekilde düşüş kaydederek dolar endeksinin 12 yılın zirve seviyelerinden gerilemesine neden oldu. Perakende satışlar verisi aynı zamanda ABD'de ekonomik büyümenin ilk çeyrekte güçlü olacağı beklentilerini yumuşatarak Fed'in faizleri Haziran ayından itibaren artırabileceği beklentilerini de kısmen zayıflattı.Dolar dünkü düşüşe rağmen haftayı yüzde 2'nin üzerinde değer artışı ile kapatmaya hazırlanıyor. Doların geçen haftaki değer kazanımı ise yüzde 2.5 düzeyindeydi.Endişeler tam olarak ortadan kalkmadıErdoğan-Başçı görüşmesi piyasadaki tansiyonu azaltsa da yaklaşan seçimler öncesi Erdoğan'ın düşük faiz talebinden vazgeçmeyeceğini göstermiş olması piyasadaki endişelerin tamamen ortadan kalkmamasına neden oluyor.CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak'ın da dün açıkladığı üzere TCMB'ye ilişkin endişelerin yeniden gündeme gelme ihtimali piyasa oyuncularına göre tam olarak ortadan kalkmış değil. Bu kapsamda TCMB'nin önümüzdeki hafta Salı günü açıklayacağı faiz kararı da yakından izlenecek.TCMB'nin faiz kararı öncesi ise bugün açıklanacak beklenti anketi takip edilecek. Bankacılar TCMB'nin para politikası kararlarında kullandığı enflasyon beklentilerinin önümüzdeki haftaki karara ilişkin bir işaret verip vermeyeceğini takip edecekler.Öte yandan iki yıllık gösterge olan 16 Kasım 2016 itfalı tahvilinde, dün spot kapanışta ortalama bileşik faiz yüzde 8.78 valörde son işlem yüzde 8.80 seviyesinden gerçekleşti. 24 Temmuz 2024 itfalı 10 yıllık gösterge tahvilde ise dün spot kapanışta ortalama bileşik faiz yüzde 8.22 valörde son işlem ise yüzde 8.32 oldu.Dunya.com
Genelkurmay'dan 12 Maddelik Kozmik Oda Açıklaması
Genelkurmay Başkanlığı, takipsizlik verilen Kozmik Oda soruşturmasına ilişkin yaptığı açıklamada ‘’Kozmik odadaki TSK’ya ait belgelerin mevzuata aykırı şekilde yetkisiz kişilerin eline geçmesine sebebiyet verenler hakkında adli yollara başvurulacaktır’’ dedi.Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinde yer alan 12 maddelik açıklama şöyle:1. Kamuoyunda “Kozmik Oda Soruşturması” olarak bilinen soruşturma kapsamında Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığında yapılan arama işlemleri ve sonrasına yönelik bazı basın yayın organlarında, arama sırasında “Kozmik Oda” olarak nitelendirilen arşiv odasındaki bilgisayardan alınan imajın o dönemde soruşturma savcısına teslim edilmeyip sonradan teslim edilmesi hususuna ilişkin bazı Türk Sialhlı Kuvvetleri personelini suçlayıcı tarzda haberler yer almıştır.2. Söz konusu soruşturma kapsamında, 25 Aralık 2009 tarihinde Cumhuriyet Savcısı tarafından Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığında, hakkında soruşturma yürütülen personel ile ilgili olmayan arşiv odasında da arama yapılmak istenmiş, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 125’inci maddesindeki, içeriği Devlet sırrı niteliğindeki belgelerin ancak mahkeme hâkimi veya heyeti tarafından incelenebileceği gerekçesiyle itiraz edilmiş, bunun üzerine 27 Aralık 2009-20 Ocak 2010 tarihleri arasında Hâkim Kadir KAYAN tarafından itiraza konu bölümlerde arama gerçekleştirilmiştir.3. Yapılan aramada, hâkimin yanında, en az bir askerî personel de hazır bulunmuş, arama sırasında belge alma/el koyma şeklinde bir işlem yapılmamış, hâkim tarafından incelenen belge/dijital doküman kayıt altına alınmış, arama yapılan mahal dışına belge vb. çıkarılmamıştır. Yapılan tüm işlemler tutanak altına alınmıştır.4. Arama sonunda, hâkim tarafından, 22 adet yazılı belgeye el konulmasına ve incelemeye konu hard disk imajlarının mühürlenerek Cumhuriyet Savcılığı adli emanetine teslimine karar verilmiştir. Ancak el konulmasına karar verilen evraktan 7 adedinin ve imajların içeriğindeki bilgiler Devlet sırrı niteliğinde olabileceğinden; bunlar Cumhuriyet Savcılığına teslim edilmemiş ve Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığında özel bir odada mühürlenerek muhafaza edilmesi sağlanmıştır. 5. Genelkurmay Başkanlığınca el koyma kararına yapılan itiraz üzerine, Ankara 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği karar uyarınca, 22 adet evrak 11 Şubat 2010 tarihinde Cumhuriyet Savcısı'na teslim edilerek soruşturma dosyasına girmiş, el konulmak istenen hard disk imajı Genelkurmay Başkanlığınca belirlenecek bir yerde muhafaza edilmek üzere Genelkurmay Başkanlığında bırakılmıştır. Bu kapsamda iki nüsha olarak alınan imajlardan biri Genelkurmay Destek Kıtaları Grup Komutanlığında, diğer imaj ile imajı alınan hard disk ise arama yapılan Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığında, Cumhuriyet Savcılığının mührüyle mühürlü ve çift kilitli yerlerde muhafaza altına alınmıştır.6. Bundan sonra 3 yıl süre ile muhafaza edilen imajlarla ilgili olarak, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Genelkurmay Başkanlığından herhangi bir talepte bulunulmamıştır. 7. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 25 Şubat 2013 tarihinde, muhafaza edilmekte olan imajların çözülerek metin haline getirilmesine ihtiyaç duyulduğu belirtilerek mahkemeye müracaat edilmiş ve Ankara TMK’nın 10. Maddesiyle Görevli (2) No.lu Hâkimliğinin kararı doğrultusunda Genelkurmay Destek Kıtaları Grup Komutanlığında muhafaza edilen imajın Cumhuriyet Savcılığına teslimi talep edilmiştir.8. Söz konusu imaj, 16 Mart 2013 tarihinde emanete (Ankara Adalet Binasında hazırlanan yere) konulmak üzere, Cumhuriyet Savcısına teslim edilmiştir. Teslim işlemi öncesinde, imajın içeriğinde Devletin güvenliğinin gizli kalmasını gerektirdiği, Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askeri hareketlerini tehlikeye sokabilecek, Devlet sırrı olarak nitelendirilmesi ihtimali bulunan bilgi ve belgeler bulunabileceği değerlendirildiğinden, suç olgusuna ilişkin bilgileri içerebilecek belgelerin belirlenip, ayrılması işlemleri esnasında CMK’nın 125’inci maddesinin uygulanması bakımından ilgili askerî mevzuat ve uygulamalar konusunda teknik/mesleki bilgilerine başvurulmak üzere iki askerî personelin isimleri Cumhuriyet Savcılığına verilmiş ve incelemenin bu personelin huzurunda yapılması gerektiği bildirilmiştir.9. Diğer nüsha imaj ile hard disk ise, Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığının lağvedilmesi nedeniyle halen Savcılık mührüyle mühürlenmiş olarak Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığında muhafaza edilmeye devam edilmektedir.10. Teslim işlemi sonrasında Cumhuriyet Savcılığından herhangi bir talep gelmemesi üzerine imajın akıbeti hakkında 17 Temmuz 2014 tarihli yazı ile bilgi istenmiş, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 06 Ağustos 2014 tarihli yazısı ile, imajların adli emanete alındığı, incelenmesine başlanılmadığı ve soruşturmanın devam ettiği bilgisi verilmiştir.11. Genelkurmay Destek Kıtaları Grup Komutanlığında muhafaza altında tutulan imajın 16 Mart 2013 tarihinde Cumhuriyet Savcısına teslim edilmesinin nedeni; mahkeme kararının yerine getirilmesinin yasal bir zorunluluk olması, TSK ve personelini zan altında bırakan soruşturmanın daha fazla sürüncemede bırakılmasının istenmemesi, maddi gerçeğin bir an önce ortaya çıkarılarak haksız yere suçlanan TSK personelinin uzun süre soruşturma tehdidi altında kalmaktan kurtarılmasının amaçlanması ve TSK aleyhine kamuoyunda oluşturulan olumsuz algının ortadan kaldırılmak istenmesidir. 12. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca söz konusu soruşturma ile ilgili verilen kararın Genelkurmay Başkanlığına ulaşmasını müteakip, gerekli inceleme ve değerlendirmeler yapılacak, mahkeme kararı gereği Cumhuriyet Savcılığına teslim edilmiş imaj içeriğindeki TSK’ya ait bilgi ve belgelerin mevzuata aykırı şekilde yetkisiz kişilerin eline geçmesine sebebiyet verenler hakkında adli yollara başvurulacaktır.Kamuoyuna saygı ile duyurulur.Genelkurmay Başkanlığı
Reklam