İstanbul'da Verem Son 30 Yıl Sonra İlk Kez Arttı
Türk Toraks Derneği'nden Prof. Dr. Zeki Kılıçarslan, “İstanbul'da son 30 yılda ilk defa veremli hasta sayısı attı' dedi ve verilere dayanarak bunun Suriyeli göçmenlerden kaynaklandığını ifade etti.Göğüs hastalıkları uzmanları ve solunum hastalıkları alanında çalışan hekimler tarafın kurulmuş olan Türk Toraks Derneği 18'inci yıllık kongresini düzenledi. Burada konuşan dernek yöneticilerinden İstanbul Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Zeki Kılıçaslan, İstanbul başta olmak üzere büyük kentlerde Suriyeli göçmenler nedeniyle verem hastalığında artış olduğunu belirterek, “İstanbul'da son 30 yılda ilk defa veremli hasta sayısı attı' dedi. İstanbul'da verem hastaları içinde yabancıların oranının yüzde 0,5'ten yüzde 8,7'ye çıktığını ifade etti.
Somalı Madenciler Tazminatlarını Alacak
TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'na eklenen madde ile Soma AŞ'ye ait kapanmış olan maden ocağında işten çıkarılan 2 bin 831 işçinin kıdem tazminatları ve diğer tazminat alacaklarını almaları yönündeki madde kabul edildi.TBMM Genel Kurulunda geçtiğimiz Perşembe günün başlanan İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı görüşmelerinde yeni eklenen madde ile Soma A.Ş.'ye ait kapanmış olan maden ocağında işten çıkartılan 2 bin 831 işçinin kıdem tazminatı ve diğer tazminat alacaklarını almaları yönünde bir düzenleme yapıldı. Eklenen maddeye şu ifadelere yer verildi: “5/1/2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ile 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanunu kapsamında rödövans sözleşmeleri çerçevesinde yeraltı maden işletmeciliği yapan şirketlere ve ortaklarına ait malların Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından el koyma veya takip yoluyla satışından elde edilen gelirler, öncelikle bu sözleşmeler kapsamında söz konusu şirketlerde çalışmış olan işçilerden, iş sözleşmeleri kıdem tazminatını hak edecek şekilde sona ermiş olanların kıdem ve ihbar tazminatları ile izin, fazla çalışma ve diğer ücret alacaklarının ödenmesinde kullanılır. Bu ödemeler Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından ilgililerin hesaplarına yatırılmak suretiyle gerçekleştirilir. Ödemeye esas bilgi ve belgeler, işçinin son çalıştığı işvereni tarafından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna teslim edilir.'İKTİDAR VE MUHALEFETTEN DESTEKDüzenleme hakkında söz alan MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, “Ben bu önergeye, madde eklenmesine canı gönülden destek verip imzalamakla birlikte yine de bunun uygulamasını dikkatle ve ihtiyatla takip edeceğimizi ifade ediyorum ve vakit geçmeden bu düzenlemelerin ve ödemelerin mutlaka yapılması gerekiyor” dedi.CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel ise, “4 grubun oylarıyla ve uzlaşısıyla doğru bir iş yapacağız, Soma AŞ'ye ait kapanmış olan maden ocağında işten çıkarılan 2 bin 831 tane arkadaşımızın kıdem tazminatları ve diğer tazminat alacaklarını almaları için bir iş yapacağız. Yaptığımız yasa özünde doğru bir iş ama eksik bir iş. Açıkça söylemek gerekirse bir gün bile beklemeye tahammülü olmayan arkadaşlar, TMSF'nin bu şirkete ait el koymuş olduğu mal varlıklarını satmasını ve oradan tazminatlarının ödenmesini bekleyecek. Hiçbir şey yapmamaya göre çok doğru bir şey yapıyoruz” açıklamasında bulundu.AK Parti Manisa Milletvekili Recai Berber ise şunları söyledi: “Aslında, bu aysbergin görünen kısmı. Devletimiz başından itibaren burada çalışanların yanında oldu ve hakikaten de 6 ay süreyle kapalı olan bu işletmede çalışan işçilerin maaşları ödendi devlet tarafından. Kaza anında orada olan, o vardiyada olan işçilerimiz ise hem işverenden hem devletten olmak üzere çift maaş aldı. Yine aynı şekilde bugün orada çalışan insanlar 'asgari ücretin iki katından az olamaz' diye yine bu Meclisimizin bütün milletvekillerinin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz yer altı maden işçileri için çok önemli olan asgari ücretin iki katı uygulaması. Türkiye'de asgari ücrette ilk defa bir farklılaştırma yaratmış olduk. O da yer altında çalışan işçilerin asgari ücreti artık yürürlükteki asgari ücretin iki katından az olamıyor. Yine onlardan vergi kesintisi de yapılamıyor. Dolayısıyla, çok büyük bir avantaj sağlandı. Bazı arkadaşların değişik teklifleri oldu, 1 Aralıktan bu yana değişik çözüm önerileri ile uğraşıldı. Firmanın bir gerekçesi vardı TMSF tarafından haczedilen, el konulan mal varlığı nedeniyle ödeyemediği yönünde. Şimdi bu gerekçe ortadan kalkmış olacak bu yasal düzenlemeyle ve inşallah önümüzdeki günlerde TMSF tarafından satışı gerçekleştirilen mal varlıklarından öncelikli olarak işçilerin kıdem tazminatları ödenecek. Burada sadece 2 bin 831 işçinin sorunu çözülmeyecek, onların dolaylı olarak ortaya çıkan sorunları da çözülmüş olacak. Dolayısıyla başta bunun bu şekilde çözülmesi yönünde emek sarf eden değerli bakanlarımıza ben de teşekkür ediyorum. Bu sorunu hep birlikte çözdük. Diğer gruplardaki arkadaşlarımıza da, emeği geçen arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.Fırat KESKİNKILIÇ/ANKARA,(DHA)
Saadet Partisi ve BBP'den 7 Haziran İttifakı
Saadet Partisi(SP) ve Büyük Birlik Partisi (BBP) 7 Haziran seçimlerinde ittifak yaparak birlikte girmek için el sıkıştı. Nihai kararın henüz verilmediğini altını çizen Kamalak ve Destici, ittifak konusunu parti tabanlarının onayına sunacaklarını kaydetti. Saadet Partisi Genel Başkanı Kamalak, “Saadet Partisi ile Büyük Birlik Partimiz bir annenin iki oğludur. Özü itibariyle bizler kardeşleriz” derken BBP Genel Başkanı Destici, “Bu çabalarımız inşallah hayırlı neticeler verir” dedi.Kamuoyunda bir süredir dillendirilen Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisi’nin (BBP) ittifak yaparak 7 Haziran Genel Seçimleri’ne birlikte gireceği iddiasının ilk somut adımı atıldı. BBP Genel Merkezi’ne gelen Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ile bir süre görüştü. Sonrasında ortak basın açıklamasında bulunan iki lider ittifak konusunda çalışmaların devam ettiğini aktarırken nihai kararın henüz verilmediğinin altını çizdi. Parti teşkilatlarının onayına sunulacak ittifak konusunda bir takım teknik mevzunun ele alınacağı öğrenildi. Listelerin Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) verilmesine günler kala iki parti genel başkanları bir araya geldi. Müzakere edilen ve henüz netlik kazanmayan konuların başında ise hangi partinin çatısı altında seçime girileceği olduğu ifade edildi. KAMALAK: SAADET İLE BBP BİR ANNENİN İKİ OĞLUDURSaadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, ortak basın açıklamasında, “Aslında Saadet Partisi ile Büyük Birlik Partimiz bir annenin iki oğludur. Özü itibariyle bizler kardeşleriz. Türkiye'de hepimizin ortak vatanı.” diye konuştu. BBP Genel Başkanı Destici ile Türkiye’nin sorunlarını değerlendirdiklerini kaydeden Kamalak çözüm yollarını görüştüklerini söyledi. Kamalak, “Çözüm konusunda ekiplerimiz çalışmalar yapıyor. Önümüzde bir seçim var. Bu seçim Türkiye’nin problemlerini çözme bakımından son derece önemlidir. Bu önemli problemlerin çözmek konusunda da her iki partimizin bir kısım değerli mensupları bir araya gelerek çalışmalar yapacaklar. Fazla uzak olmayan önümüzdeki günlerde inşallah parti merkezlerine sunacaklar.” şeklinde konuştu.DESTİCİ: BU ÇABALARIMIZ, İNŞALLAH HAYIRLI NETİCELER VERİRBBP Genel Başkanı Mustafa Destici ise “Saadet Partimiz ile başından beri hep bir diyalog içerisinde olduk. Görüş alış verişi içerisinde olduk. İster Türkiye’nin demokratikleşme süreçlerinde, anayasa yapım sürecinde, ister referandum sürecinde, kritik meselelerde hep istişare ettik. Hep uzlaşmacı, birleştirici bir dil ve üslup kullandık.” dedi. Önlerinde 7 Haziran milletvekili seçimleri olduğunu kaydeden Destici, mevcut siyasi partiler yasası ve demokratik seçim kanunun darbe ürünü olduğunu vurgulayarak, “BBP olarak biz bütün kesimlere çağrı yaptık. Dedik ki bu seçimlerde bir milli güç merkezi oluşturarak, iktidar partisinin içindekiler de yelpazenin sağındaki diğer partilerle görüşebileceğimizi, iş birliği yapabileceğimizi, bu konuda hiçbir kompleksimizin olmadığını çok açık yüreklilikle dile getirdik.” dedi. Hayırlı neticelere ulaşmak arzusunda olduklarını ifade eden Destici, “Bu çabalarımız inşallah hayırlı neticeler verir devletimiz adına, milletimiz adına ve camialarımız adına.” diye konuştu.‘BUGÜN BİR ADIM ATTIK’Alınmış bir ittifak kararın olup olmadığının sorulması üzerine Mustafa Kamalak, “Halihazırda kesinleşmiş bir şey yok. Ama dediğimiz gibi bizler kardeşleriz. Eğer milletin derdinde deva olacak çözüm yolu ittifaksa onu yapmadığımız takdirde vebal altında oluruz diye düşünüyorum.” dedi. Mustafa Destici, “Bugün bir adım attık, inşallah bu adım hayırlara vesile olur.” ifadelerini kullandı.DESTİCİ: GÖNLÜMÜZ GENİŞ BİR MUTABAKKATAN YANAKamuoyunda MHP ve MİLAD partileri ile de ittifak yapılacağı şeklindeki soruya her parti ile görüşebileceklerini ifade eden Kamalak, temel ilkelerinin ülke ve millet dirliği olduğunu söyledi. BBP Genel Başkanı Destici ise bugün merhum Alparslan Türkeş’in vefat yıldönümü olduğunu ifade ederek, “Bu vesile ile Milliyetçi Hareket Partimizin ve Türk milliyetçilerin, Türk dünyasının da bir kere daha başı sağ olsun. BBP olarak Türkiye’nin önüne aylardır bir iktidar alternatifi koyma adına çok büyük bir gayret ve çaba sarf ettik. Bu çabamız ilkelerimizin dışında çıkmadan sonuna kadar sürecek. Gönlümüz geniş bir mutabakat yani Türkiye’nin önüne bir iktidar alternatifi olarak çıkabiliriz. Çünkü toplumun önemli bir kesimi Türkiye’nin kötü yönetildiğini düşünüyor.” diye konuştu. Destici, sadece muhalefetten değil iktidarın içinden de bu yönde son dönemlerde eleştirel seslerin yükseldiğini vurguladı.Cihan
Öğretmen Öz Son Yolculuğuna Uğurlandı
Eğitim Sen'in Yalova'da vali tarafından azarlandıktan sonra kendisine destek eyleminde kalp krizinden öldüğünü açıkladığı öğretmen Halil Serkan Öz'ün cenazesi 3 bin kişinin katılımıyla defnedildi.Yalova Termal Fen Lisesi öğretmeni Halil Serkan Öz'ün naaşı, cenaze namazının ardından kortej eşliğinde, omuzlarda taşındı. Cenaze, Valilik önünden geçerken alkış tutan kalabalık, 'Vali İstifa' sloganı attı. Yaklaşık 500 metre omuzlarda taşındıktan sonra cenaze aracına konulan Halil Serkan Öz, Şehir Mezarlığı'nda toprağa verildi.Öz'ün ailesine başsağlığı telefonu açan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu cenaze törenine de çelenk gönderdi. Cenazaye Öz'ün ailesi ve yakınlarının yanı sıra CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Eğitim Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca, meslektaşları, öğrencileri ve vatandaşlar katıldı.  Ölüm haberinin ardından öğretmenlerinin anne ve babasına başsağlığı ziyaretinde bulunan öğrenciler de evin duvarına, 'Seni unutmayacağız, başımız sağ olsun' yazılı pankart astılar.'Bu saç sakal ne?'Eğitim Sen Yalova Şube Başkanı Cevat Güneş, geçtiğimiz hafta Termal Fen Lisesi'ne giden Yalova Valisi Selim Cebiroğlu'nun, kılık ve kıyafetinden dolayı öğretmen Halil Serkan Öz'e sınıf içerisinde, 'Bu saç sakal ne? Sen ne biçim öğretmensin? İnsanlar dışarıda görseler dilenci zannedip para verirler' diyerek hakaret ettiğini iddia etti. İddialara tepki gösteren Eğitim-Sen, Türk Eğitim Sen, Aktif Eğitim Sen ve Eğitim-İş sendikalarının Yalova Şubesi üyeleri,  Gazipaşa Caddesi'nde toplanarak, “Öğretmene Saygı Yürüyüşü' düzenledi. 'Sendikal hakkımız engellenemez', 'Tek tip öğretmen olmayacağız' sloganları atarak yürüyen kalabalık, Uğur Mumcu Kültür Merkezi önünde basın açıklaması yaptı.Burada konuşan Termal Fen Lisesi öğretmenlerinden Özgür Girişen, “Geçtiğimiz hafta Yalova Termal Fen Lisesi’nde bir öğretmen ve okul idarecisine sınıf içerisinde, öğrencilerin karşısında hakaret edilmiştir. Mülki amir olarak valinin kurumları ziyaret etmesi son derece doğaldır. Ancak ziyaretlerdeki nezaket sınırlarını aşan baskıcı davranışları ve üslubu kabul edilebilir değildir” dedi. Girişken, siyasetçilerin ve bazı yöneticilerin açıklamalarıyla, öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştığını da sözlerine ekledi.Vali’nin azarladığı iddia edilen Termal Fen Lisesi öğretmeni Halil Serkan Öz de eyleme katıldı. Öz, kendisi için düzenlenen eylem sırasında rahatsızlandı. Kalp krizi geçirdiği anlaşılan Öz ambulansla Bursa'ya sevk edildi. Yolculuk sırasında ambulansta kalbi iki kez duran Öz hayatını kaybetti. Termal Fen Lisesi'nde matematik öğretmeni olarak görev yapan ve TÜBİTAK ödüllü olduğu belirtilen Öz'ün eşinden boşandıktan sonra anne ve babası ile kaldığı öğrenildi.Vali: ÜzgünümVali Selim Cebiroğlu ölümle ilgili yaptığı açıklamada çok üzgün olduğunu söyledi ve şu ifadeleri kullandı;'Yalova olarak, eğitim camiamızın üyesi, değerli personelimiz, Fen Lisesi öğretmeni Halil Serkan Öz’ün vefatının derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Merhuma Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına sabır, bütün eğitim çalışanlarına başsağlığı dilerim'Ajanslar - Al Jazeera Turk
İş Güvenliği Tasarısı Yasalaştı
İş yaşamıyla ilgili düzenlemeleri içeren İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısı TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.Kanuna göre, işverene teknik rehberlik ve danışmanlık yapmak üzere görevlendirilen işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı, görev aldığı işyerinde göreviyle ilgili mevzuat ve teknik gelişmeleri göz önünde bulundurarak iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eksiklik ve aksaklıkları, tedbir ve tavsiyeleri belirleyecek ve işverene yazılı olarak bildirecek.Çok tehlikeli sınıfta yer alan ve ihale ile alınan işlerde; teknolojik gelişme, iş gücü kapasitesinin arttırılması, üretim metotlarında yenilik gibi bir kısım unsurlar sağlanmadan, üretim veya imalat planlarına, iş programlarına aykırı hareket edilerek üretim zorlaması nedeniyle hayati tehlike oluşturacak şekilde çalışma biçimleri, işin durdurulma sebebi sayılacak.İş yerinde durdurulan işlerde izinsiz çalışma yaptıran işveren veya işveren vekillerine 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilecek.Ölümlü iş kazası meydana gelen maden işyerlerinde, kusuru yargı kararıyla tespit edilen işveren, 2 yıl süreyle kamu ihalelerinden yasaklanacak.İş yerlerinde işin durdurulması kararı, kolluk kuvvetleri marifetiyle uygulanacak.Maden işyerlerinin hangilerinde sığınma odalarının kurulabileceği ve bu odaların teknik özelliklerine dair usul ve esaslar Bakanlıkça bir yıl içerisinde çıkarılacak yönetmelikle düzenlenecek. Bu teknik özellikler, ulusal ve uluslararası standartlara uygun olarak belirlenecek.Takip sistemi 2016'da başlayacakİş sağlığı ve güvenliği eğitimi vermeyen işverene, her aykırılık için ayrı ayrı çalışan başına 500 lira, işin durdurulması nedeniyle işsiz kalanlara ücretlerini ödeme veya başka iş verme yükümlülüğünü yerine getirmeyen işverene ihlale uğrayan her çalışan için aykırılığın devam ettiği her ay için 1000 lira, çalışanlarına standartlara uygun ve CE işaretli kişisel koruyucu donanım temin etmeyen işverenlere çalışan başına 500 lira, yer altı maden işletmelerinde çalışanların bulundukları yeri ve giriş çıkışlarını gösteren takip sistemini kurmayan işverenlere çalışan başına 500 lira para cezası verilecek.Para cezaları çalışan sayısı ile iş yerinin tehlike sınıfına göre yüzde 100'e kadar artırılacak. İşin durdurulması halinde, durdurmaya sebep olan fiilden dolayı idari para cezası uygulanmayacak.Üçüncü çocuk için yüzde 10Asgari geçim indirimi, yüzde 5 olan üçüncü çocuk için yüzde 10'a çıkarılacak, sonrakiler için yüzde 5 olarak uygulanacak. Böylece, evli, eşi çalışmayan ve üç çocuklu bir çalışan, asgari ücret üzerinden gelir vergisi oranında asgari geçim indiriminden yararlanabilecek.AA
Sow: "Ronaldo Olmaktan Çok Uzağım"
Fenerbahçe forması giyen Moussa Sow, Çaykur Rizespor maçının ardından açıklamalarda bulundu.Moussa Sow'un açıklamaları şu şekilde;'Önceikle tüm takımı tebrik ediyorum. Takım olarak çok iyi oynadık ve herkes bu akşam bizim nasıl bir oyun oynayacağımızı düşünüyordu. Daha 10. dakika gelmeden skoru 2-0 yaptık ve belki de bizim adımıza galibiyeti kolaylaştıran etken bu oldu. İkinci yarıda belki biraz rehavet yaşadık ancak yine de bu maçtan 5-1 gibi galibiyet aldık.''Ben ronaldo olmaktan çok uzağım. Ben Moussa'yım ve orada alanı gördüm. Sonra da bu alanı değerlendirmek istedim. Sonucunda da gol ve böyle bir gol attığım için çok mutlu oldum. Umarım sezon sonunda kadar bu formu devam ettirebilirim.''Webo ile uyumumuz yeni olan bir şey değil. Bu kulübe geldiğinden beri zaten iyi anlaşıyoruz. Bu sezon biraz daha az süre aldı ve o çok büyük bir profesyonel. Bütün emeğini ortaya koymaya çalışıyor.'Sporx
Reklam
İstanbul'un Yarıya Yakını Hazine'nin
Hazine adına tescilli taşınmazların yüz ölçümü son 5 yılda yaklaşık yüzde 20 artarak, 229 milyar 709 milyon metrekareye yükseldi. Devletin en fazla mülkü Antalya'da, en az mülkü ise Kilis'te bulunuyor. İstanbul yüz ölçümünün yarıya yakını ise Hazine Müsteşarlığı'na ait.AA muhabirinin Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğünün verilerinden derlediği bilgilere göre, 2014 yılı sonu itibarıyla Hazine adına tescil edilmiş 166 bin 483 bina bulunuyor. Hazineye ait gayrimenkullerin 456 bin 971'ini arsalar, 929 bin 135'ini araziler, 238 bin 597'sini bağ-bahçeler, 1 milyon 371 bin 810'unu tarlalar, 435 bin 874'ünü de ormanlar meydana getiriyor. Mera, yayla, harman ve panayır yeri gibi kamunun yararlanmasına tahsis edilen 'orta mallarının' sayısı ise 91 bin 857'yi buluyor. Su alanlarının sayısı 55 bin 910, maden ve ocak alanlarının sayısı bin 136, kıyı ve dolgu alanlarının sayısı 607, tarihi ve kültürel alanların sayısı da 4 bin 39 olarak belirleniyor.5 YILDA YÜZDE 20 ARTTIHazine adına tescilli taşınmazların yüzölçümü son 5 yılda yaklaşık yüzde 20 artarak, 229 milyar 709 milyon metrekareye yükseldi. Bu dönemde Hazine taşınmazları adedindeki artış oranı ise yüzde 9,1 olarak gerçekleşti. 2010 yılında 3 milyon 433 bin 651 olan Hazine taşınmazı adedi, 2014 yılı sonu itibarıyla 3 milyon 749 bin 420'ye yükseldi.EN FAZLA MÜLK ANTALYA'DATaşınmaz sayısına göre, Antalya, Hazinenin en fazla taşınmazının olduğu il olarak ortaya çıkıyor. Bu ilde Hazineye ait 164 bin 203 mülk bulunuyor. Antalya'yı, 151 bin 122 taşınmaz ile Konya, 136 bin 732 taşınmaz ile İstanbul, 125 bin 858 taşınmazla Sivas izliyor. Devletin en az taşınmaza sahip olduğu ilin, 4 bin 247 taşınmazla Kilis olduğu görülüyor.İSTANBUL'UN YARIYA YAKINI DEVLETİNKapladığı alan bakımından İstanbul'un yüzde 43,5'ini, Ankara'nın yüzde 21,5'ini, İzmir'in yüzde 35,2'sini Hazine'ye ait bina ve araziler oluşturuyor. Hazinenin geçen yılın sonu itibarıyla il bazında sahip olduğu taşınmaz sayısı ve bu taşınmazların kapladıkları alanlar şöyle :
Reklam
Karaman: "Milli Takım Arası Bize Yaramadı"
Sahasında Fenerbahçe 'ye 5-1 mağlup olan Çaykur Rizespor'da Teknik Direktör Hikmet Karaman maç sonu yayıncı kuruluş mikrofonlarına konuştu.Mücadeleyi değerlendiren Hikmet Karaman şu sözleri sarf etti:'Yediğimiz 2 gol de özellikle ilk gol... Milli takım arası bize yaramadı. Gidişler, dönüşler, Lafferty'nin sakat dönmesi... Oyun içinde Obraniak'ın çıkması. Fenerbahçe'nin iyi oyunu var. Fazla söze gerek yok sonuç ortada. Erken yenilen goller en büyük eksilerimiz. Bunun altından çabuk kalkmamız lazım. Rakibimizi tebrik ediyoruz.''İlk ve ikinci gol enteresan. İlk yarıda 2-1 olsa direnciniz artacak. 2-0 mağlupsunuz karşınızda deneyimli tecrübeli bir takım var. 4-5 tane iyi başlamayan oyuncu arkadaşımız vardı. Birçok neden sayabiliriz. Önzümüdeki maçlarda farklı olmak zorundayız.'Sporx
Şota'nın Trabzon'daki Efsane 'Sütlü Kahve' Anısı
Beyaz'a konuk olan Trabzonspor'un efsane oyuncularından Şota, kardeşi Arçil ve babası ile birlikteyken Trabzon'da yaşadıkları sütlü kahve siparişi hikayesini anlattı. Siparişi verirken bir türlü sütü anlatamayan gürcü ailenin Türkçe bilgisinin az olduğu o zamanlardaki komik anısı sizleri kahkahaya boğacak.
Reklam
İsmail Kartal: "Her Maç Böyle Oynuyoruz"
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, farklı Çaykur Rize galibiyetini yorumladı.“Kazanmak için gelmiştik. İyi hazırlandık. İnsanlar hafızalarını biraz geriye dönük irdelerlerse biz her maç çok pozisyona giriyorduk ama atamıyorduk. Biz yine aynı futbolu oynadık ve bu kez kaçırmadık. Oyuncularımı tebrik ediyorum.''İstemediğimiz maçtan önce maç oynanırken maç sonunda şanssız sakatlıklar yaşıyoruz. Üzgünüz, sıkıntılıyız. Eldeki mevcut oyunculara göre onu oraya kaydırıyoruz... Herkes elinden geleni yaptı. Herkes her yerde oynuyor. Hep beraber inanmıştık 3 puan aldık. Maç fazlasıyla lider olduk. Haklı bir galibiyet elde ettik. Hak eden taraftık. Rizespor’a başarılar dilerim.”3 Puan
Müezzinoğlu'ndan Muhalefete Eleştiri: 'Muhalefet Partilerinin Haritada Yerlerini Bilmeyecek Alanlarda Hastanelerimiz Var'
AK Parti Sakarya İl Başkanlığını ziyaret eden Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “Muhalefet partilerinin haritada yerlerini bilmeyecek alanlarda hastanelerimiz var. Almanya'da da hastanelerimiz olacak” dedi.Sakarya’da bir dizi ziyaretlerde bulunan Sağlık Bakanı Müezzinoğlu, son olarak AK Parti İl Başkanlığını ziyaret ederek partililerle buluştu. Ziyarette en büyük özelliklerinin millet, milletin partisi ve bu millet için hizmet etme anlayışı olduğunu ifade eden Müezzinoğlu, kendilerine inanarak ve millete güvenerek yola çıktıklarını belirterek, “AK Parti'nin kurulduğu günden bugüne kadar milletin ortak değerlerini temsil etmek, ortak hayallerinin de hedeflerinin de öncülüğünü yapma gibi temel görevini, sorumluluğu üstlendik. Bunu 14 yıldır devam ettiriyoruz. 34,5'larda başladığımız iktidar yolculuğumuz, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yüzde 52'lere geldi. Şimdi hedefimiz yüzde 55'ler. İnşallah bu teşkilat da bu samimiyeti ve gayreti göstermeye devam ettiği sürece siyasi tarihimize yeni altın sayfalar ilave edecek ve yazmaya devam edeceğiz. İkinci cümle, 'Bu yola kendimize inanarak, milletimize güvenerek çıktık, sermaye ve medyaya, belirli güç odaklarına güvenerek çıkmadık. Kurulduğumuz günden bugüne kadar, dünya kadar tuzağı, tezgahı, kapalı kapılar arkasındaki planları, senaryoları bozduysak, milletimize güvenimiz, kendimize inancımızla aşabildik. Bunlarla ilgili birçok hadise yaşadık. Her şeye rağmen milletle irtibatımız ve yolculuğumuz asla kesilmedi. Millet ne istiyorsa onu yaptık. Egemenlik kayıtsız, şartsız milletin, biz milletin ve egemenliğinin yanında olduk” dedi.“Muhalefet partilerinin haritada yerlerini bilmeyecek alanlarda hastanelerimiz var” diyen Müezzinoğlu, “Bugün Sağlık Bakanı olarak rahatlıkla şunu söyleyebiliyorum. Sudan'da, Nyala'da, muhalefet partilerinin haritada yerlerini bilmeyecek alanlarda hastanelerimiz var. Somali'de, Mogadişu'da, Pakistan'da, Muzaffargarh'da, şimdi de Kırgızistan'da hastaneler yapıyoruz. Almanya'da da hastanelerimiz olacak' diye konuştu.İHA
Reklam
Fenerbahçe'den Rize'de Gol Şov
Süper Lig'de Fenerbahçe deplasmanda, Çaykur Rizespor'u 5-1 mağlup etti. Maç fazlasıyla liderliğe yükselen Sarı lacivertliler bu sezon ikinci kez bir maçta beş gol attı.Yeni Rize Şehir Stadı'nda oynanan maçta Fenerbahçe 5'inci dakikada Mehmet Topuz'un golüyle öne geçti. Bu golden yalnızca iki dakika sonra Moussa Sow farkı ikiye çıkardı. 35'te Sow bir gol daha attı ve takımını iyice rahatlattı. İlk yarı Sarı lacivertlilerin 3-0'lık üstünlüğü ile tamamlandı.Fenerbahçe ikinci yarıya da golle başladı. 49'da golü atan isim bu kez Pierre Webo oldu. 55'te Caner Erkin frikikten attığı golle farkı beşe yükseltti. Çaykur Rizespor'un tek golü ise 62'de Deniz Kadah'tan geldi.Sarı lacivertlilerin 75'te Mehmet Topuz ile Rizespor'un da 90'da Sylvestre ile birer şutu direkten döndü.Fenerbahçe'de kaleci Volkan Demirel, ilk yarıda sakatlandı ve oyuna devam edemedi. Volkan, 25'te yerini Mert'e bıraktı.Son dört maçta üçüncü kez kazanan Fenerbahçe puanını 56'ya yükseltti. Maç fazlasıyla, Galatasaray ve Beşiktaş'ın önünde liderlik koltuğuna oturdu.Beş hafta sonra kaybeden Çaykur Rizespor ise 28 puanda kaldı.Süper Lig'de gelecek hafta Fenerbahçe evinde, Bursaspor ile karşılaşacak. Rizespor ise deplasmanda, Başakşehir karşısına çıkacak.Emenike yedek başladıÇaykur Rizespor'a konuk olan Fenerbahçe, sahaya Beşiktaş maçına göre dört farklı oyuncuyla çıktı.Sarı lacivertli takımda, sakatlıkları nedeniyle Kuyt, Meireless ve Egemen Korkmaz, kadroda yer almadı. Teknik direktör İsmail Kartal, Beşiktaş derbisinde tribünlerin kendisine tepkisi üzerine formasını çıkarıp sahayı terk eden ve ardından ikna edilerek oyuna dönen Emenike'yi bu kez yedek soyundurdu. Emenike ise ligde dokuz hafta aradan sonra kendisini yedek kulübesinde buldu. Nijeryalı golcü 57'de Alper Potuk'un yerine oyuna dahil oldu.Bu futbolcuların yerine Bekir İrtegün, Sow, Webo ve sakatlıktan dönen Gökhan Gönül görev alan oyuncular oldu.Orta alanda Miereles ve Diego'nun yokluğunda Emre Belözoğlu ile Alper Potuk görev yaptı.Çaykur Rizespor ise 3-0 kazandığı Erciyesspor maçının 11'ine göre tek değişlik yaptı. Yeşil mavililerde cezası biten Viera savunmadaki yerini alırken, Oboabona ise yedek kulübesinde oturtuldu.15 bin 500 kişilik Rize Yeni Şehir Stadı'nın büyük bölümü boş kaldı. Soğuk ve yağışlı havada oynanan karşılaşmaya Yeşil mavili taraftarlar fazla ilgi göstermedi.Yaklaşık 4 bin dolayında yeşil-mavili taraftar karşılaşmayı izlerken 500 civarında Sarı lacivertli taraftar da Rize deplasmanında takımlarını yalnız bırakmadı.Kaynak: Al Jazeera ve AA
Reklam
‘Ülkenin Keyfi Yönetilmesine İzin Vermeyeceğiz’
Avukatlar Günü dolayısıyla Anıtkabir'i ziyaret eden TBB Başkanı Feyzioğlu, Anıtkabir Özel Defteri'ne 'Üstünlerin hukuku yerine hukukun üstünlüğünü savunmaya yılmadan devam edeceğiz' yazdı.Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, 'Avukat, hakim, savcı, aynı statüde mesleğimizi yerine getirmemizi engellemeyecek, yıldırmayacak şekilde taramaya hiçbir zaman hayır demedik' ifadelerini kullandı. Feyzioğlu ile TBB Yönetim, Disiplin ve Denetleme kurullarının üyeleri, Avukatlar Günü dolayısıyla Anıtkabir'i ziyaret etti. Atatürk'ün mozolesine çelenk bırakan Feyzioğlu, Anıtkabir Özel Defteri'ne şunları yazdı: 'Büyük Önder Atatürk, 5 Nisan Avukatlar Günü vesilesiyle Türkiye Barolar Birliğinin seçilmiş kurulları olarak huzurundayız. Anıtkabir'den tüm milletimize bir kez daha söz veriyoruz. Üstünlerin hukuku yerine hukukun üstünlüğünü savunmaya yılmadan devam edeceğiz. Biz avukatların bu şerefli mücadelesinin sonu aydınlıktır. Herkes için adalettir, Türk milletinin eşit yurttaşlık paydasında tek vücut olmasıdır, bir büyük kucaklaşmayı gerçekleştirmesidir. Işıklı yolunun yorulmak bilmeyen yolcuları olarak size minnettarız.' 'Türkiye'nin en güvenilir kimliğine sahibiz' Feyzioğlu, daha sonra, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. 'Adliyelerde güvenliğin artırılması konusunda boralara gönderdiği yazının' hatırlatılması üzerine Feyzioğlu, kendilerinin Mustafa Kemal Atatürk'ün ışıklı yolundan giden Cumhuriyet avukatları olduklarını vurguladı. Ülkenin keyfi yönetilmesine ve avukatların hedef tahtasına konulmasına izin vermeyeceklerini belirten Feyzioğlu, avukatlara yönelik her saldırının aslında vatandaşa olduğunu söyledi. Feyzioğlu, İstanbul Adliyesi'ndeki terör saldırısında meslektaşlarını kaybetmenin üzüntüsünü yaşadıklarını anlatarak, 'Bugün restleşme günü değil, bugün hakikaten birlik beraberlik günü, birlikte teröre karşı akılcı çözümler üretme günü' diye konuştu. 'Türkiye'nin en güvenilir kimliğine sahibiz biz'Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu konudaki yaklaşımını eleştiren Feyzioğlu, şu iddialarda bulundu:  'Türkiye'deki güvenlik açığını, istihbarat zaafını, Türkiye'nin terör örgütlerinin oyun alanı haline getirilmiş olmasını bir kenara bırakıyor, bu konulardaki şahsi sorumluluğunu da sorumsuzluğuyla kapatıp, hedef saptırmak anlamında avukatları gösteriyor, sanki sorumluymuş gibi. Niyeymiş? Bir terörist, piyasadan 20 liraya bir avukat cübbesi almış, koluna takmış, onunla girmiş. Peki sizin adliyeyi emanet ettiğiniz kimlik sormuş mu, kimliğini okuyucudan geçirtmiş mi? Türkiye'nin en güvenilir kimliğine sahibiz biz. İddia ediyorum, adliyeye her gün işi dolayısıyla girenlerin içinde, o kesimin içinde, avukatlar kadar güvenli giriş yapan başka hiçbir kesim yok.' 'Avukat, hakim, savcı, aynı statüde mesleğimizi yerine getirmemizi engellemeyecek, yıldırmayacak şekilde taramaya hiçbir zaman hayır demedik. Hakim de duyarlı kapıdan geçecek savcı da avukat da adliye personeli de geçecek' değerlendirmesinde bulunan Feyzioğlu, Türkiye'deki güvenlik anlayışının 'hemşehrinin hemşehriye duyduğu güvenle' sınırlı olduğunu savundu. Türkiye'nin ateş çemberinin ortasında yaşadığını, teröre karşı herkesin can güvenliğini koruyacak makul tedbirlere ihtiyaç duyulduğunu belirten Feyzioğlu, HSYK Başkanvekilinden, bu tedbirleri görüşmek üzere talep ettikleri randevuya olumlu cevap aldıklarını kaydetti. Feyzioğlu, 'Adalet Bakanı'ndan da randevu talep ettik. Verirse görüşürüz. Vermezse elbette bu tedbirlerin ortak akılla geliştirilmemesinden doğan sorumluluk, siyasi iktidara aittir' görüşünü bildirdi. 'Önerimiz, mevzuatı uygulayalım' 'Ne tür bir öneri sunacakları' sorusuna Feyzioğlu, 'Bizim önerimiz şu mevzuatı uygulayalım. Hiç kimse, kimseye keyfilik yapmasın. Hakim, savcı, avukat kapılarını aynı yapmak zorundayız. Hakim, savcı, avukat aynı kapıdan girecek, aynı uygulamaya tabi olacak. Buna direnmenin bana birisi mantığını anlatsın' yanıtını verdi. Feyzioğlu, 'Yarın x-raydan geçeceksiniz, üzeriniz aranabilecek mi' sorusu üzerine, buna itirazlarının olmadığını belirtti.  'Çantamızı x-raya koyarız, duyarlı kapıdan da geçeriz' diyen Feyzioğlu, 'Peki, Türkiye'nin hakimi, savcısı neden buna karşı çıkıyor? Biz şunu söylüyoruz, aynıyız, eşitiz, bizim eşitliğimizin kaynağı halkın hakkını savunuyor olmamız. Bu eşitlikten vazgeçtiğimiz anda yurttaşlarımız devletin karşısında zayıf duruma düşerler' görüşünü paylaştı. 'Şu siyasiler biraz sussalar...'Metin Feyzioğlu, 'Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başsavcılık, şehit savcı Mehmet Selim Kiraz'ın üzerinden 5 kurşun çıktığını açıklamıştı. Basına yansıyan haberlere göre, üzerinden 10 kurşun çıkmış. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz' sorusu üzerine, 'Şu siyasiler biraz sussalar da işin sorumluları işlerini yapsalar, her şey Türkiye'de doğru düzgün gidecek. Sayın Cumhurbaşkanı her işin içinde. İlgilenmediği, müdahil olmadığı, yönetmeye kalkışmadığı hiçbir yer yok. Her siyasi boğazına kadar her işe müdahale etmek zorunda hissediyor kendini. Bir durun, bir kenarda durun' ifadelerini kullandı. 'Bu olayın incelenmesi lazım''Birisi 5 kurşun diyor, ardından 10 kurşun çıkıyor. Bu olayın sonuna kadar incelenmesi lazım' diye konuşan Feyzioğlu, şunları kaydetti: 'Terör örgütlerine sömürülecek iklimi, atmosferi yaratanlar, bizatihi bu açıklamaları durup durup yapanlardır. Gezi'de öldürülenlerin faillerinin bulunmaması için çaba sarf edenler veya bu izlenimi yaratan açıklamalar yapanlar, kanlı terör örgütüne böyle bir olayı suistimal edecek eylem yapma iklimini armağan etmişlerdir. Biz 77 milyonun kucaklaşmasını sağlamak istiyoruz. Kan dökülmesine son diyoruz, Terörle akılcı bir şekilde mücadele edelim diyoruz. Merkeze de insanı koyalım diyoruz.'AA
Alaçatı’ya Yargı Freni
İzmir Alaçatı’da Diyanet İşleri’ne devredilen işletmelerden Sailors Otel ve Orta Kahve’nin tahliyesine yargı ‘dur’ dedi.İzmir 5. İdare Mahkemesi, tahliye kararıyla ilgili yürütmenin durdurulması kararı verdi. Avukat Barış Kaşka, kararın diğer işletmeler için de emsal olacağını belirtti. Hürriyet'ten Banu Şen'in haberine göre, Büyükşehir Belediyesi Yasası’nın çıkmasıyla Alaçatı Belediyesi’nin kapatılmasının ardından belediyeye ait taşınmazlar Diyanet İşleri’ne devredilmişti. Taşınmazların Diyanet İşleri’ne devredilmesiyle, şubat sonunda Alaçatı Müftülüğü, söz konusu 22 dükkana ve el sanatları tezgahlarına tahliye kararı tebliğ etti. Ek sürenin de dolmasıyla, yaza günler kala Türkiye turizminin gözdesi ve dünyaca ünlü sörf merkezi olan Alaçatı’da, esnaf karara itiraz etti, eylem düzenledi. SAILORS OTEL İTİRAZ ETTİBu taşınmazlardan biri olan ve dün Sailors Otel ve Orta Kahve olarak işletilen Eski Tarihi Alaçatı Belediye Binası da 31 Mart 2014’te Çeşme Kaymakamlığı İlçe Müftülüğü’ne tahsis edildi. Bu devir ve tahsisten sonra yeni mal sahibi olan İlçe  Müftülüğü, Otel Sailors Otel’e  12 Şubat 2015’te “Tahliye” yazısı gönderdi. Sailors Otel avukatı Barış Kaşka, tahliye kararına itiraz etti. İzmir 5. İdare Mahkemesi’nde görülen davada tahliye kararıyla ilgili durdurma kararı çıktı. Sailors Otel avukatı Barış Kaşka, kararın diğer işletmelere örnek teşkil edebileceğini vurgulayarak şu yorumda bulundu:  “İdare Mahkemeleri yürütmenin durdurulması kararlarını tartışırlarken işin esasına da girerler bu anlamda bu karar umut vericidir. Diğer husus ise biz konuya politik olarak yaklaşmıyoruz ve 6360 sayılı yasayı da tartışmıyoruz. Ama çok basitçe şunu söylüyoruz... Çeşme Müftülüğü veya Çeşme Kaymakamlığı sen Türk Borçlar Kanunu’nda yapılan 2012 değişikliği ile yeni maliksin. Beni tahliye etmek istiyorsan geçmişten gelen sözleşmeme bakacaksın bana fesih ihbarı yollayacaksın ve tahliye etmek istiyorsan da Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesi’nde dava açacaksın. Ama beni sanki fuzuli işgal varmış gibi idari yöntemle tahliye edemezsin mutlaka mahkemeden tahliye kararı alman gerekir. Gördüğünüz gibi tartışma hukukidir. Lehte ve aleyhte görüşler olabilir. Türk yargısının doğru kararı vereceğine inanıyoruz.“
Başsavcı Salihoğlu'ndan ‘10 Kurşun’ İddialarına Yalanlama
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu, bazı gazetelerde yer alan ''İstanbul Adliyesi'nde şehit edilen savcı Mehmet Selim Kiraz'ın 10 kurşun yarası olduğu'' yönündeki iddiaları yalanladı.Yazılı açıklama yapan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu, 31 Mart 2015'te cumhuriyet savcısı Kiraz'ın görevi başında şehit edilmesine ilişkin 1 Nisan 2015'teki ilk basın açıklamasında, ''görüşmeler devam ederken teröristlerin silahla ilk atışlarından sonra güvenlik güçlerinin müdahalede bulunduğu, otopsi raporunda da belirtildiği üzere savcının, kafasına bitişik olarak ateş edilmesi sonucu şehit edildiği'nin belirtilmesine rağmen bazı yazılı basın organlarında ''5 değil 10 kurşun yarası olduğu, polislere gelen talimat üzerine bilinçsizce operasyona başlandığı, polislerin bomba patlattıktan sonra silahla karşılık verdiği'' ve buna benzer gerçek dışı yayınlar yapılarak, kamuoyunun zihninin karıştırılmaya çalışıldığını vurguladı.Ayrıca 2 Nisan 2015'te Sulh Ceza Hakimliği'nden ''gizlilik'' kararı alındığını hatırlatan Salihoğlu, soruşturma dosyasında bulunan hastane epikriz raporunun da yayınlanarak, soruşturmanın gizliliğinin ihlal edildiğini belirtti.Salihoğlu açıklamasında, yürütülen soruşturma kapsamında tespit edilen bilgi ve görüntülere göre şunları kaydetti:''31 Mart 2015'te teröristlerle irtibatı sağlayan emniyet görevlilerinin görüşmeleri devam etmekte iken, içeriden ilk başta peş peşe 2 el, akabinde de 16 saniye sonra peş peşe 3 el silah sesi gelmesi üzerine operasyon ekibi hemen müdahaleye başlamış, operasyon ekibinde özel harekat ve terör şube timleri ortaklaşa hareket etmiştir.1 Nisan 2015 tarihli adli tıp raporunda açıklandığı üzere, cumhuriyet savcımızın vücudunda 5 adet ateşli silah mermi giriş deliği olduğu, 3 adet ise ateşli silah mermi sıyrığının bulunduğu, vücuttan 2 adet 7.65 mm çaplı çekirdek çıkartıldığı, atışlardan bir tanesinin kafaya bitişik şekilde yapıldığı tespit edilmiştir.''Gizliliği ihlal edenlere soruşturma Bu haliyle yapılan haberlerin gerçeği yansıtmadığını, maksatlı olduğunu ve soruşturma belgelerinin yayınlanmasının suç teşkil edeceğini belirten Salihoğlu, 'soruşturmanın gizliliğini ihlal' suçundan soruşturma yapılacağını bildirdi.Başsavcı Salihoğlu, soruşturmanın etkin ve hızlı bir şekilde sürdürüldüğünü, bu amaçla 3 cumhuriyet savcısının görevlendirildiğini ifade ederek, ileriki aşamalarda bilgi verileceğini duyurdu.AA
Tahliye Edilen Türk Vatandaşları İstanbul'da
Yemen'deki iç karışıklık nedeniyle Türk Deniz Kuvvetleri'ne ait TCG Büyükada Korveti ile tahliye edilerek Cibuti'ye getirilen 55 Türk vatandaşı, uçakla İstanbul'a geldi.THY'nin Mogadişu, Cibuti seferini yapan tarifeli uçağıyla Atatürk Havalimanı'na gelen Türk vatandaşları, Dış Hatlar Terminali'nin geliş kapısında yakınları tarafından karşılandı. Karşılama sırasında duygusal anlar yaşandı. Yemen'den tahliye edilen Türk vatandaşlarından Sümeyye Öcal, değişik anlardan ve süreçlerden geçtiklerini söyledi. TCG Büyükada Korveti'yle Yemen'den Cibuti'ye aktarıldıklarını anlatan Öcal, 'Orada çok güzel ağırlandık. Elçilik bizimle çok iyi ilgilendi. Yetkililere teşekkür ediyoruz' diye konuştu. Öcal'ın babası Nebi Öcal da sağ salim evladına kavuştuğu için çok mutlu olduğunu kaydetti.İslam ülkelerinin tümüne barış gelmesini dileyen Nebi Öcal, 'Bir an örce bu sıkıntıların hepsi biter inşallah. Evlatlarımıza kavuştuk ancak evlatlarını bekleyenler var. Rabbim inşallah bir an önce onlara da kavuşmayı nasip eder. Şu anda duygu yoğunluğu yaşıyorum. Haber alamamak çok zor bir durum. Elimiz kolumuz bağlı, beklemekten ve dua etmekten başka yapabilecek bir şey yok' ifadelerini kullandı. Mustafa Emrah Önal da evlerine tank mermisi isabet ettiğini belirterek, Dışişleri Bakanlığı ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın güzel bir çalışmayla kendilerini kurtardığını aktardı. Ali Üşümüş de Aden'den deniz yoluyla Cibuti'ye aktarıldıklarını ifade ederek, şöyle devam etti: 'Aden'den geliyoruz. Şiddetli bombardımana maruz kaldık. Büyük çaplı zararlar oluştu. Zor zamanlar yaşadık. Memleketimizde bulunduğumuz için huzurluyuz. Yemen ve Aden harap olmuş durumda. Oranın halkı çok zor şartlarda yaşıyor. Sana'da bulunan Türk arkadaşlarımız da büyük sıkıntı yaşıyor. Onlar da kurtarılmayı bekliyor. Uçak inemedi.'AA
Reklam