Aruna: Güneş Enerjisi ile Çalışan Türkiye’nin İlk Aile Otomobili
İTÜ Güneş Arabası Ekibi (İTÜ-GAE)'nin geliştirdiği güneş enerjisi ile çalışan Türkiye'nin ilk aile otomobili 'Aruna' yollara çıkmak için gün sayıyor.İstanbul Teknik Üniversitesi Güneş Arabası Ekibi (İTÜ-GAE), güneş enerjisiyle çalışan ve aynı zamanda alternatif enerji kaynaklı Türkiye'nin ilk aile otomobilini geliştirdi: Aruna.Güneş enerjisiyle çalışan arabaların sayısı özellikle üniversitelerin yaptıkları çalışmalarla bir hayli arttı. Ancak Aruna'yı diğerlerinden ayıran önemli özelliklerden birisi, malzemelerinin tamamına yakınının yerli olması. Bir diğer özellik ise; genelde yarış arabası olarak üretilen bu araçlar bu kez aile otomobili amaçlı geliştirilmesi. Ortalama 70 kilometre hızla 5 liraya 500 kilometre yol gidilebilecek olan Aruna, böylece Türkiye'nin ilk yerli aile otomobili durumuna gelmiş durumda.
Apple Watch Haziran Ayına Kadar Mağazalarda Satılmayacak
Apple’ın uzun zamandır beklenen Apple Watch’un çıkışına artık çok az bir süre kaldı. Ancak saat daha piyasaya çıkmadan sorunları da beraberinde getirdi. Saatler içerisinde tükenen ve stok sıkıntısı yaşatan Apple Watch, şimdi de mağazalarda bulunamaması nedeniyle eleştiri oklarının hedefi haline geldi.24 Nisan‘da satışa sunulacak olan saati mağazaya giderek alabileceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü gelen bilgilere bakılırsa haziran ayına kadar hiçbir mağazadan Apple’ın saatini satın almak mümkün olmayacak. Tüm dünyadan teknoloji ve moda tutkunlarının büyük rağbet gösterdiği Apple Watch’a olan ilgiyi mağazadan karşılayamayan Apple’ın mayıs ayı boyunca sadece online siparişleri kabul etmeye devam edeceği belirtiliyor.Açıklamayı yapan Apple’ın online ve fiziki mağazalarından sorumlu isim Angela Ahrendts, bu uygulamanın sürekli olarak devam etmeyeceğini de dile getiriyor. Apple ürünlerinin piyasaya sürüldüğü gün insanların ürünü almak için mağazaya uğramasını sevdiklerinin altını çizen Ahrendts, bu durumun diğer cihazlarda eskiden olduğu gibi devam edeceğini söylüyor. Şirketin neden yalnızca Apple Watch için online satış yolunu seçtiğine de değinen Angela Ahrendts, Apple Watch‘un sadece yeni bir ürün değil, aynı zamanda şirketin farklı bir kategorideki ilk ürünü olmasının bu seçimde etkili olduğunu belirtiyor.LOG
Microsoft ve Cyanogen'den İşbirliği
Microsoft tarafından Cyonegen'e yapılan 70 milyon dolarlık yatırım ilk meyvesini verdi, bundan sonra Cyanogen OS kullanan cihazlar Microsoft uygulamaları ön yüklü olarak gelecek.Android ekosistemi büyüdükçe bu büyük pastadan daha çok pay almak isteyen şirketler sık sık yeni hamleler yapıyor. Başlarda basit bir Android geliştiricisi olarak tanınan Cyanogen, zamanla büyüdü ve Android'i Google'dan kurtarmak istediğini açıkça belirtti.CyanogenMod ile kendine sadık bir kitle oluşturmayı başaran şirket, hiç hız kaybetmeden büyümesine devam ediyor. Daha önceleri Microsoft'un Cyanogen ile ilgilendiği ve şirkete yaklaşık 70 milyon dolarlık bir yatırım yapacağı ortaya çıkmıştı.Microsoft, Google'sız Android fikrini beğenmiş olacak ki Cyanogen'e hem büyük bir yatırım yaptı hem de şirket ile Google'ı kızdıracak bir işbirliğine gitti. Bundan sonra Cyanogen OS kullanarak piyasaya çıkacak olan cihazlar standart Google uygulamaları yerine Microsoft uygulamaları ön yüklü olacak gelecek.Uygulamalardan bahsetmek gerekirse Skype, OneDrive, OneNote, Outlook, Bing ve Office Mobil gibi uygulamalar şu andan itibaren ön yüklü olarak Cyanogen OS cihazlarda olacak. Microsoft ile Cyanogen'in yaptığı bu işbirşiği amacına ulaşabilecek mi, gidilen işbirişiği Android'i nereye taşıyacak bu soruların cevabını ise zaman gösterecek.ShiftDelete
'Ucube' Demek, Kişilik Haklarına Saldırıdır
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , heykeltıraş Mehmet Aksoy 'un 'İnsanlık Anıtı' heykeli için 'ucube' diyerek hakaret ettiği gerekçesiyle 10 bin lira tazminat ödemeye mahkum edilmişti. Tazminat kararını alan mahkeme, kararının gerekçesini açıkladı. Mahkeme, kararında 'ucube' sözcüğünün olumsuz anlamına vurgu yapan Erdoğan'ın açıklamalarına kişisel görüş çerçevesinde bakılamayacağını vurguladı.Mahkeme heyetince yayınlanan beş sayfalık gerekçeli kararda, 'Anayasa'nın 64. maddesinde 'Devletin sanat faaliyetlerini koruyacağı, sanat eserlerinin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gereken tedbirleri alacağı' ifade edilmiştir. Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Yalnız acı ve elemi manevi zarar olarak nitelemek, buna dayalı tazminat isteme hakkını sınırlama sonucunu doğurabilir. Bu nedenle duyulan acı ve çekilen ıstırap zarar değil, ortaya çıkabilecek görüntüsü olarak düşünülmelidir. Kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları, kişisel varlıkların korunmasına ilişkindir. Bedensel ve ruhsal tamlık, kişinin adı, onuru gibi unsurlar kişisel varlıklardır' dendi.'Kullanılan ifade tarifsiz üzüntüye yol açmıştır''Somut olayda uyuşmazlık, davalının miting alanında ve akabinde yapılan röportajda söylediği sözler nedeniyle davacının, kişilik haklarının ihlal edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Davacı taraf, davaya konu konuşma içeriği sözlerin ve özellikle 'ucube' sözcüğünün onurunu kırdığını, tarifsiz üzüntüye yol açtığını iddia etmektedir' denen gerekçeli kararda, davalı tarafın ise 'ucube' sözcüğünün acayip, garip anlamında kullanıldığını iddia ettiği açıklandı.Gerekçeli karar şu şekildifadelerle devam etti:'Bilindiği gibi, Anayasa'nın 25. maddesi uyarınca 'Herkes düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebeple olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz'. Anayasa'nın 90. maddesine göre ise usulüne uygun şekilde yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bu kapsamda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde (AİHS) kanun hükmünde sayılmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesinde 'Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir' hükmü bulunmaktadır.'AİHM kararları ve Türk Medeni Kanunu emsal gösterildi'İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini geliştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan 'bilgi' ya da 'düşünceler' için değil, ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanları için de geçerli olduğunu, bunların demokratik toplumun onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların herhalde dar yorumlanması ve herhangi bir sınırlama gereksinimin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi muhtelif kararlarında ifade ve tekrar etmektedir. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde, yasanın takdir yetkisi tanıdığı durumlarda hakimin somut olaydaki olguları gözeterek, hak ve adalete göre karar vereceği belirtilmektedir. Somut olayın özelliğine göre, bir ifadenin, bir eleştirinin kabul edilebilir sınırları değişebilir. Kamuyu ilgilendiren, genel nitelikli sorunlara ilişkin alanlarda ifade özgürlüğüne sınırlama getirilemeyeceği AİHS, buna bağlı olarak gelişen AİHM kararları ve Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamalarıyla sabittir.''Davalının, dava konusu konuşmanın yapıldığı ve demecin verildiği tarih itibariyle 'Başbakan' olarak görev yaptığı, konuşmanın yapıldığı miting alanı ve demecin ulaştığı kitle ile konuşmanın bütünü nazara alındığında, 'ucube' sözcüğünün herkesçe kabul edilen olumsuz anlamına vurgu yapan ve davacının eseri heykelin konu edildiği açıklamalarına kişisel görüş çerçevesinde bakmak mümkün değildir. Sayısı sınırlı bir katılımcı grubuyla paylaşılan sohbetin ya da okunan bir mesajın ve yahut kamuya kapalı bir alanda kişisel görüşlerin paylaşılması ile davaya konu açıklamaların yapıldığı koşulların bir tutulması düşünülemez. İfade özgürlüğü herkes için önemli olmakla birlikte, halkın seçilmiş bir temsilcisinin yaptığı açıklamalar doğrudan ya da dolaylı hitap ettiği, ulaştığı kişi sayısı gözetildiğine özel bir önem taşır. Demokratik toplumlarda hoşgörüsüzlüğe dayalı her tür ifade şeklinin hukuken himaye edilemeyeceği, eleştiri hakkının da kanunla koruma altına alınan kişisel değerleri aşmasının olanaklı olmadığı yine AİHM kararlarında yer almaktadır.''Sarf edilen sözler, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir''Demokratik bir sistemde, seçimle veya atama yoluyla görevlendirilenlerin yetkilerini hukuki sınırlar içinde kullanmaları, kamuoyu nezdinde idari ve yargısal denetim kadar etkili rol oynar, önem taşır. Davaya konu konuşma içeriğinde kullanılan 'ucube' sözünün olumsuz anlamı, konuşmanın yapıldığı yer ve demecin verildiği yayın itibariyle ulaştığı kişi sayısı, davalının davaya konu konuşma ve demecin yapıldığı tarih itibariyle konumu ve toplumsal açıdan önemli rolü nedeniyle sarf edilen sözlerin davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle, oluşan kanaat sonucu davanın kısmen kabulüne dair hüküm (10 bin TL manevi tazminat) kurulmuş; tazminat tutarının belirlenmesinde takdir edilecek meblağın malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanması amacı bulunmadığı gibi, bir ceza da olmadığı ve zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek düzeyde tutulması gerektiği kıstasları dikkate alınmıştır.'Ne olmuştu?Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan olduğu 8 Ocak 2011 tarihinde Kars'ta yaptığı mitingde, 'İnsanlık Anıtı' için 'Ucube' iadesini kullanmıştı. Anıt daha sonraki süreçte ise yıkılmıştı. Heykeltıraş Mehmet Aksoy da avukatları aracılığıyla tazminat davası açmıştı.T24
Başbakan Yardımcısı Akdoğan: 'Ermenistan'la Diasporayla Uğraşacak Halimiz Yok'
Başbakan Yardımcısı Akdoğan, 'Ermenistan'la, diasporayla uğraşacak halimiz yok. Biz komşuyuz ve birlikte geleceği inşa etmemiz lazım' dedi.ANKARABaşbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, bazı gazete ve televizyonların Ankara temsilcileriyle bir araya gelip, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Avrupa Parlamentosunun (AP) tarihi bir olay üzerine hüküm vermesi ve karar almasının doğru bir yöntem olmadığını ifade eden Akdoğan, alınan kararın kabul edilebilir olmadığını söyledi.Birtakım lobilerin etkisi altına girerek bu tür kararlar almanın Avrupa ile ilişkileri etkileyebileceğini belirten Akdoğan, 'Türkiye-AB ilişkileri bölgesel işbirliği açısından çok köklü ve büyük anlamlar ifade eder. Bu tür şeylere, ucuz hesaplara kurban etmemek lazım' diye konuştu.Türkiye'nin gurur duyulacak bir tarihe ve medeniyete sahip olduğunu ifade eden Akdoğan, şöyle dedi:'Onların bu kadar derinlikli tarihleri veya arşivleri olmayabilir. Çok dramatik bir şey beklemiyorum. Uluslararası zeminde 100. yıl dolayısıyla çok ciddi hazırlıklar yapıldığı anlaşılıyor. Türkiye'yi burada nasıl mahkum edebiliriz, nasıl zor durumda bırakabilirizin peşindeler ama burada bekledikleri olumsuzlukları üretebileceklerini sanmıyorum, bunun işaretlerini de çok görmüyorum. Birtakım şeyler oldu, Papa açıklama yaptı, şimdi kıvranıyor. Çünkü yanlış bir şey bu. Yani biz iyi niyetli olarak bir çağrı yapıyoruz. Gelin arkadaş kin ve nefret üzerine geleceği inşa edemeyiz. Geçmişte ne yapıldıysa oturup konuşalım, araştırılsın, gereği ne ise yapılsın. Adamlar açlıktan ölüyorlar, diaspora bırakmıyor ki ilişki geliştirelim.'Akdoğan, Türkiye'nin kaynaklarını ve arşivlerini defalarca açtıklarını ancak iddiada bulunanların herhangi bir kaynak gösteremediklerini dile getirerek, arşive sahip olmanın, daha köklü bir medeniyete ve büyük bir tarihe sahip olmak anlamına geldiğini söyledi.'Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye'nin arşivlerini açmasını istemesi büyük bir cehalet örneği' diyen Akdoğan, 'Boş konuşuyorlar, dünyadan haberleri yok, tarihi safsatalar ve lobi faaliyetleri üzerinden işler yapmaya çalışıyorlar. Bu düzeyde bir cehalet ben görmedim. Türkiye'nin bu konuda yaptıkları belli, Ermenistan'a yaptığı çağrı belli, attığı adımlar belli. Ermenistan hangi adımı attı? Sözünde durmadı. Bundan dolayı Türkiye iyi niyetini ortaya koydu. Herkes geri adım atarken Türkiye ileri adımlar attı. Bunu kale almamak, görmemek büyük haksızlık. Arşivler burada toplansın, AP, turistik tur düzenleyelim, gelsinler baksınlar arşivlere' ifadesini kullandı.'Ermenistan'la, diasporayla uğraşacak halimiz yok'Pozitif kampanyalar üretmeye ve doğruları anlatmaya çalıştıklarını dile getiren Başbakan Yardımcısı Akdoğan, 'Biz doğru bildiğimizi anlatmaya çalışıyoruz, Ermenistan'la, diasporayla uğraşacak halimiz yok. Biz komşuyuz, ileriye doğru bakmamız lazım ve birlikte geleceği inşa etmemiz lazım. Yoksa kin ve nefretle yeni nesiller büyürse bu sorun nasıl çözülecek' dedi.Çözüm süreciAkdoğan, çözüm sürecinde temel felsefe ve özgürlükler bağlamında bundan sonra olabileceklerin, bütün perspektifin ortaya konmuş durumda olduğuna değinerek, şu ifadeleri kullandı:'Başbakanımızın, Cumhurbaşkanımızın ve Hükümetin çözüm sürecindeki kararlılıkları belli. Burada hafife alma, göz ardı etme öyle bir şey kesinlikle söz konusu değil. İşin ruhu, felsefesi ve temel mantığı var zaten. Sözleşme genel çerçeveyi çizen metinlerdir, temel felsefeyi ortaya koyuyor. Burada elbette ki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı, orada tarih de açtık, hak ve hukuk ve adalete dayanan eşit vatandaşlık o sözleşmedeki temel vurgulardan biri. Bunun içine her şey giriyor zaten. Başbakan, açıkladığı sözleşmeyle aslında çok ileri bir adım atıyor. Daha önce 2023 vizyon belgesini açıkladı. Vizyon belgesinden sonra toplumsal sözleşme, daha somut, temel çerçeveyi ortaya koyan bir metin. Bu somut tezahürler hep birlikte ortaya koyulacak bir şeyler. Anayasa bağlamında oturulup çalışılacak. 13 yıldır iktidarda olan bir partinin böyle bir muhteva ve deklarasyonla bağlayıcı bir çerçeveyle ortaya çıkması onu yeniden bütün bunları teyit ediyor olması çok değerli bir şey. Yani muhalefet partileri bunu yapamıyor. Yani 'ben bir maaş verecem, iki fazlasını verecem' diye bir şey değil, burada Türkiye'nin geleceğini kuracak bir kavramsal çerçeve var, ilkesel duruş var.''HDP örgüt partisi durumuna düşer, inandırıcılığı da kalmaz''Şu an PKK'nın kongre toplayarak silah bırakması kısa vadede, şu birkaç ay içerisinde görünmüyor' diyen Akdoğan, şunları kaydetti:'Sen teröristle buluşma şöleni yapıyorsun, silahlı unsurlarla buluşuyorsun ve onlar silah üzerinden bir propaganda yapıyorlar. Yani silahtan medet uman bir yaklaşım, silahın gölgesinde seçime girmek demokrasiye inanmamaktır. Sen silahın gücüyle bir oy almış oluyorsun, bu, HDP'nin oylarına gölge düşürecek, şaibe karıştıracak bir şeydir. Kendisinin bundan uzak durması lazım, HDP'nin çağrı yapması lazım. Silahlı adamların ortada dolaşması ve bulaşmasıyla HDP örgüt partisi durumuna düşer, inandırıcılığı da kalmaz. Batıda üretmeye çalıştığı imaj da yerle bir olur. Bu kendi aleyhlerine bir şey. Burada demokrasiyle terör, silah arasında, bunlardan biri beyaz biri siyah. Şimdi bunlar ortada gri bir alan üretmeye çalışıyorlar ve devletin müdahale etmesini istemiyorlar. Devlet neden temas etmesin? Vatandaşın hür iradesiyle oy kullanması için devlet tedbir almak zorunda.'Muhabir: Enes DuranAA
Putin: 'Ermeni Soykırım İddiaları İle İlgili Papa ve Türkiye Polemiğine Girmem'
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye ve Vatikan arasında polemiğe girmek istemediğini, sorunu kendi aralarında çözmelerini umduğunu söyledi.Canlı yayında 4 saat süre ile vatandaşların sorularını cevapladıktan sonra basına değerlendirmede bulunan Putin, sözde Ermeni soykırım iddiaları ile ilgili Türkiye ve Vatikan arasında yaşanan tartışmalara değindi.Putin, “Ben Papa ve Türkiye arasında polemiğe girmek istemem. Papa çok güçlü ve nüfuzlu. Ben Papa’nın dünyanın bütün insanları ile onların inancına bağlı olmadan anlaşmayı başarabilecek nüfuza sahip olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.Duruma çok aşina olmadığını belirten Putin, “Ben Türkiye’de yaşayan insanların da ortaya çıkacak sorunları çözecek şekilde akıllı ve yeterince esnek olduğundan eminim.” şeklinde konuştu.CHA
Reklam
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Hakaretten Ceza Yağdı
İstanbul ve İzmir'deki mahkemelerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a başbakan olduğu dönemde hakaret ettikleri iddiasıyla gazeteci, LGBTİ aktivisti ve öğrencilerin yargılandığı bir dizi davada mahkemeler ceza yağdırdı. BirGün Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Barış İnce’ye 10 bin 620 TL; LGBT aktivisti Levent Puşkin'e 10 bin TL, İzmir'de yargılanan Sercan Ö. adlı öğrenciye ise 7 bin 80 TL para cezası verildi. İzmir'deki davada hükmün açıklanması geri bırakıldı. İstanbul'daki mahkeme, gazeteci İnce hakkındaki kararında 'pişmanlık belirtisi görülmedi' diyerek ceza indiriminde bulunmadı.Cumhurbaşkanı Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan’a hakaret suçlamasıyla yargılanan BirGün Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Barış İnce'nin İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla yargılandığı dava bugün sonuçlandı. bianet'ten Ayça Söylemez'in haberine göre, Hakim Abdurrahman Orkun Dağ, İnce’yi Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 125/1 maddesi uyarınca “bir kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmekten” suçlu buldu. İnce’nin cezası “aleniyetle işlendiğinden” artırılırken, mahkeme “bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesini” de göz önünde bulundurarak ceza artırımına gittiğini açıkladı. Mahkeme ayrıca, İnce’de “pişmanlık görülmediğini” belirtti.Barış İnce'nin avukatı Ali Deniz Ceylan haberin değil, iddianamenin sorgulanması gerektiğini belirterek, “Zira temel değerlendirmelerde belki de basının 17 ve 25 Aralık soruşturmaları konusunda haber yapmasının engellenmeye çalışıldığı değerlendirmelidir” diye konuştu.Savunması da dava konusuİnce’nin, 21 Ekim 2014 tarihli duruşmada mahkemeye sunduğu savunma dilekçesine de hakaret davası açıldı. İnce’nin “Savunmamdır” başlığıyla BirGün Gazetesi’nde de yayınlanan akrostiş savunmasında, dizelerdeki kelimelerin ilk harflerinden “Hırsız T...” çıkıyordu. Bu savunma nedeniyle İnce hakkında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret suçundan 4 yıl 8 aya kadar hapis cezası isteniyor. Duruşma 2 Haziran’da görülecek.Kararın ardından bianet'e konuşan Barış İnce, yargılandığı 3 Mart’taki “Ceplerine duble yol yapmışlar' başlıklı manşet haberiyle ilgili, 'Böyle bir yolsuzluk olduğunu herkes biliyor, kimse reddetmiyor. Yolsuzluklar savcı ve polisler tayin edilerek kapatıldı, biz gazeteciler de yolsuzluğu yazdığımız için yargılanıyoruz. Bu davaların amacı, gazetecilerin haber yapmasının önüne geçmek. Bu başlık da bir siyasi eleştiri ve daha önemlisi somut olgulara dayanıyor” dedi.
AB Komisyonu 1915 İçin 'Trajedi' Dedi
Avrupa Parlamentosu'nun (AP) 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarını destekleyen kararına rağmen Avrupa Birliği (AB) Komisyonu yaşananları 'trajedi' olarak nitelendirmeye devam etti.AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini'nin sözcüsü Maja Kocijancic, AB Komisyonu'nun günlük mutat basın toplantısında, AP kararını değerlendirirken 1915 olaylarını 'trajedi' olarak adlandırmayı sürdürdü.Kocijancic, 'Türkiye ve Ermenistan arasında normalleşme ihtiyacını vurguluyoruz. Barışma, ilave adımlar atma ve (geçmişi) tartışma ihtiyacını vurguluyoruz' dedi.AP genel kurulunda dün oy çokluğuyla kabul edilen kararda 1915 olaylarının 'soykırım' olduğu iddia edilerek Türkiye'ye aynı görüşü benimsemesi çağrısı yapılmıştı.Kararın görüşülmesi sırasında kurumunu temsilen söz alan AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Kristalina Georgieva, bazı parlamenterlerin ısrarına rağmen 'soykırım' ifadesini kullanmayı reddetmiş ve 1915 olaylarını 'trajedi' olarak nitelendirmişti.Georgieva, bu konuda AB üyeleri arasında farklı görüşlerin bulunduğuna dikkat çekmiş ve Komisyon'un Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleştirilmesini desteklemeyi sürdüreceğini vurgulamıştı.Dışişleri Bakanlığı'ndan AP kararına ilişkin yapılan açıklamada 'Tarihi ve hukuku katleden bu metni kabul edenleri ciddiye almıyoruz. AB vatandaşlarının 2014’teki seçimlere yüzde 42 katılımı, bu Parlamento’nun AB siyasi kültüründeki yerini zaten göstermektedir. Her bakımdan eşine az rastlanır tutarsızlıktaki bu metni, anılan kuruma, ileride hatırlamak istemeyeceği belgeler arasında yerini almak üzere aynen iade ediyoruz' ifadesi kullanılmıştı.AA
Reklam
Modanın Yeni Yüzü 86'lık Instagram Fenomeni "Baddie Winkle"
Ortamlarda 'bizim ruhumuz genç' demeden önce bir kere daha düşünün, çünkü eminiz ki bu yakıştırmayı bu teyzemizden daha fazla hak eden kimse yok.80 yaşındaki ünlü yazar Joan Didion'un Celine'in modeli olarak başlattığı, sonrasında Joni Mitchell'in YSL'in marka yüzü olarak devam ettirdiği Moda akımını; 86 yaşındaki Instagram fenomeni 'babaanne' Baddie Winkle, bir mayo markası olan DimePiece L.A.'in modeli olarak devam ettiriyor.Kendisinin Instagram ve Twitter hesaplarına buradan ulaşabilirsiniz.Gelin bu tatlış teyzeyi biraz hatırlayalım:
TBMM'deki 3 Siyasi Partiden AP Kararına Ortak Kınama
TBMM Başkanı Çiçek ile AK Parti, CHP ve MHP parti grupları yaptıkları ortak basın açıklamasında, AP'nin taraflı yaklaşımını şiddetle kınadıklarını bildirdi.TBMM Başkanı Cemil Çiçek ile AK Parti, CHP ve MHP Grupları, Avrupa Parlamentosu'nun (AP) 1915 olaylarıyla ilgili aldığı karara karşı ortak basın açıklaması yayımladı.'TBMM olarak Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'nun 1915 olayları konusunda 15 Nisan 2015 tarihinde kabul ettiği kararı, her bakımdan fevkalade talihsiz buluyor ve esefle karşılıyoruz' denilen açıklamada, Avrupa Parlamentosu'nun Osmanlı İmparatorluğu'nun tüm İmparatorluk halkı için trajik olan bir dönemine yönelik seçici ve tek taraflı yaklaşımını bir kez daha ortaya koyduğu, Birinci Dünya Savaşı koşullarında Anadolu'daki tüm halkların çektiği acıya duyarsız kalarak sadece Ermenilerin acılarını yücelttiği bu yakışıksız kararın, kabulünün mümkün olmadığı ve yok hükmünde bir karar olduğu vurgulandı. Bu kararıyla Avrupa Parlamentosu'nun, Avrupa Birliği adına hukuka aykırı şekilde adeta yargılama yetkisini eline alarak, Türkiye'ye ilişkin tarihsel gerçekle bağdaşmayan haksız suçlamalarda bulunduğu ve kanaat üzerinden insafsızca hüküm verdiği ifade edilen açıklamada şunlar kaydedildi:'Parlamentonun, kendini tarihçilerin ve uluslararası mahkemelerin yerine koyarak tarih yazması ve soykırım gibi çok ciddi bir suç hakkında hüküm vermesi, hem insan haklarını, hem adaleti, hem de tarih ve hukuku hiçe sayması anlamına gelmektedir. Ermenilerin Birinci Dünya Savaşı sırasında, diğer Osmanlı İmparatorluğu vatandaşı herkes gibi yaşadıkları acıları paylaşmak tabiatıyla bir insanlık vazifesidir. Ancak bu acıları, evrensel değerleri göz ardı ederek ve uluslararası hukuku çarpıtarak, siyasi amaçlarla ve Türkiye karşıtlığı için istismar etmek kesinlikle kabul edilemez.Avrupa Parlamentosu, çağrılarımıza rağmen, sorunu derinleştirmeyi tercih etmekte, konunun tarafsız ve bilimsel şekilde araştırılmasından kaçınan Ermeni tarafını bu yönde diyaloğa teşvik etmek yerine iki toplum arasındaki uçurumu daha da derinleştirmektedir.Avrupa Parlamentosu'nun varoluş nedenini teşkil eden, savaş ve çatışma yerine barış, hoşgörü ve ortak geleceğin oluşturulması fikri hilafına benimsediği bu tarafgir yaklaşımı şiddetle kınıyoruz.'AA
Reklam
‘Sporcularını Kuma Gömüp Köpekle İşkence’ Yaptı İddiası
Alanya’da yapılan U-16 Bayanlar Şampiyonası'na katılan Malatya Anadolu Ateşi Bayan Takımı ilk maçta rakibine 15-0 yenilince, takımın antrenörü Savaş Yılmaz sporcularına akıl almaz bir ceza verdi.İddiaya göre, takımının yenilmesini hazmedemeyen antrenör Yılmaz sporcularını Alanya plajına götürerek önce kuma gömdü, daha sonra köpekle üzerlerinden geçti.Malatya Anadolu Ateşi hokey takımı Türkiye şampiyonası ilk maçında rakibine 15-0 mağlup oldu. U-17 takımının bu mağlubiyeti takımın hem hocası, hem de başkanı olan Savaş Yılmaz’ı çok kızdırdı.Savaş Yılmaz, kadın sporcularını yenildikleri için farklı ve de örneği görülmemiş bir cezaya çarptırdı. Sporcularını kafalarına kadar plajın kumuna gömen Savaş Yılmaz, daha sonra yanındaki köpekle tek tek sporcuların üzerinden geçti. Oldukça korkan kadın sporcuların çığlık atarak çevresinden yardım istemesine de aldırış etmeyen Savaş Yılmaz akıl almaz cezasına dakikalarca devam etti.Alanya’daki bu görüntüleri sosyal medya hesabından paylaşan Savaş Yılmaz, görüntülerin üzerine not da yazdı:“Antrenmanı kaçıran ve yenilmemize neden olan Elif Buse ile Seda’nın hazin sonu. Beter olun. Toprağınız bol olsun” mesajını görüntü ve fotoğraflarla birlikte sosyal medya hesabı 'Facebook'tan paylaştı. Savaş Yılmaz, olay ortaya çıkınca görüntüleri ve fotoğrafları sayfasından kaldırdı.
Reklam
Beykoz’da Orman Yangını
Beykoz’da, ormanlık alanda bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. İtfaiye ekipleri yangın alanına ulaşmakta zorlanınca, devreye helikopterler girdi. Yangın helikopterin müdahalesi ile söndürüldü.CHA'nın verdiği bilgiye göre, Göksu mevkiinde saat 17.00 sıralarında ormanlık alandan dumanlar yükseldiğini gören vatandaşlar itfaiye ekiplerine ihbarda bulundu. Söz konusu adrese itfaiye grupları sevk edildi ancak araçlar yangın mahalline ulaşmakta zorlandı. Bunun üzerine devreye yangın söndürme helikopterleri girdi. Yangının olduğu alanda sorti yapan helikopterler, yangının büyümesini önledi. Daha sonra da alanda soğutma çalışması yapıldı.
Reklam
Bahçeli'den AP'nin Kararına Sert Tepki: 'Paçavradan Farkı Yok'
Bahçeli, Avrupa Parlamentosu'nun 'soykırım' kararıyla ilgili; 'Tarihi gerçeklere, uluslararası hukuka, insanlık onuruna aykırı olup, paçavradan farksızdır' dedi.MHP lideri Devlet Bahçeli, Avrupa Parlamentosu'nun 'soykırım' kararına ilişkin, 'Türk milletinin kutlu mazisinde soykırım izine rastlamak kesinlikle imkansızdır. Avrupa Parlemantosu'nun kararı, tarihi gerçeklere, uluslararası hukuka, insanlık onuruna aykırı olup, paçavradan farksızdır.' açıklamasında bulundu.Avrupa Parlamentosu'nun 1915 olaylarına ilişkin kararına bir tepki de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den geldi. 'AP skandal ve sakat bir karara imza atmıştır' diyen Bahçeli, kararla birlikte AB-Türkiye ilişkilerinin de geri dönülmez bir mecraya gireceğini savundu.'Paçavradan farksız'Bahçeli, 'Karar tarihi gerçeklere aykırı, paçavradan farksızdır' ifadesini kullandı.Avrupa Parlamentosu, 1915 olaylarına ilişkin, sözde Ermeni soykırımına dair karar tasarısını oy çokluğuyla kabul etmişti.Kararda, Türkiye'ye geçmişiyle yüzleşmesi ve 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarını kabul etmesi çağrısı yapılıyor.DHA
Apple'dan Sağlık İçin Özel Uygulama: ResearchKit
Apple, sağlık ve tıp araştırmaları için tasarlanan bir yazılım çerçevesi olan ResearchKit'in araştırmacıların ve geliştiricilerin kullanımına sunulduğunu açıkladı.Teknoloji devi Apple'ın Mart ayında duyurduğu sağlıkla ilgili çeşitli servislerin geliştirilebildiği ResearchKit, dünya çapındaki araştırmacıların kullanımına sunuldu.Araştırmacılar, ResearchKit ile, iPhone'un özelliklerinden faydalanan uygulamalar oluşturarak, daha önce benzeri görülmemiş bir ölçekte yeni veri türleri toplayabilecekler.Dünya standartlarında araştırma enstitüleri ResearchKit uygulamasını kullanarak astım, meme kanseri, kalp ve damar hastalıkları, diyabet ve parkinson gibi hastalıklar üzerine uygulamalar geliştirebilecekler.ResearchKit, iPhone'u tıbbi araştırmalar için güçlü bir araca dönüştürüyor. Kullanıcıdan izin alındığı takdirde uygulamalar sağlık uygulamasından kilo, tansiyon, glikoz seviyeleri ve astım solunum cihazı kullanımı gibi üçüncü taraf aygıtlar ve uygulamalar tarafından ölçülen verilere ulaşabiliyor.Sputniknews
'2050’den Sonra Mars'tayız'
İnsanoğlu, bilimdeki gelişmeler ışığında gönderdiği uzay araçları sayesinde evrende giderek daha uzak noktalara ulaşıyor. Ancak bu kadar uzak mesafelere insanlı uçuşların en erken zaman gerçekleştirilebileceği hâlâ bir muamma.1 Temmuz'da Avrupa Uzay Ajansı (ESA) direktörlüğü görevine başlayacak olan Profesör Jan Wörner, insanların bir gün Mars'a gidebileceğinden emin.Sekiz yıl boyunca Alman Havacılık ve Uzay Merkezi‘nin (DLR) direktörlüğünü yürüten Wörner, “Amerikalılar çok cüretkâr ve 2030/2035'ten bahsediyorlar. Ancak ben 2050 yılından önce Mars'a yolculuğun başarılmasını çok iddialı buluyorum' dedi.DLR'deki sekiz yılını ve bu dönemde uzay ve havacılıktaki gelişmeleri değerlendiren Prof. Wörner, Uluslararası Uzay İstasyonu'nda Amerikan bir astronotla Rus bir kozmonotun bir yıl sürecek misyonuna ilişkin ise şunları söyledi: “Böyle uzun vadeli bir misyon tıbbi açıdan heyecan verici. Kan basıncı, tuz oranı, cildin yaşlanması, kemik erimesi ve yerçekimsiz ortamda bağışıklık sisteminin durumunu, tüm bunları yakından incelemek ve bulguları Dünya için kullanmak önemli bir araştırma görevi. Bu bir yıl sorunsuz geçse de Mars misyonu için yine de çok uzun bir yol kat edilmiş anlamına gelmiyor. Uzay İstasyonu'ndaki astronotlardan biri hastalanırsa hemen yarın Dünya'ya dönebilir. Ancak Mars yolunda biri hastalanırsa, Dünya'daki bir hastaneye getirilmesi 2 yıl sürer““Mars'a tek yön yolculuk etik değil “Wörner bir firmanın Mars'a tek yön yolculukla insan gönderme planlarını ise etik bulmuyor. Wörner, “Bizler Mars'ta nefes alamayız, dışarıda dolaşamayız. Radyasyon nedeniyle yüksek oranda korumaya ihtiyaç var. Geri dönüş perspektifi olmadan böyle bir misyon düşünülemez“ şeklinde konuştu.Prof. Wörner “İnsanoğlu bir gün Mars'a gidecek ancak bunun için uygun tekniğe sahip olduğunda. Bu biraz daha zaman alacaktır. Ancak gelecekte, Mars'a gidip geri dönmeyi sağlayacak ulaşım araçlarının var olacağından eminim. En önemli konu insan psikolojisi ve tıbbi sorunlar. Bu sorunların nasıl çözüleceğini henüz bilmiyorum“ şeklinde konuştu.“Bir gün Dünya'dan göç etm ek zorunda kalacağız ”Wörner ayrıca, “Eğer gelecek bir kaç bir milyar yıl boyunca Dünya'yı yaşanılır kılmayı becerirsek, o zaman da Güneş'teki gelişmeler nedeniyle göç etmeye zorlanacağız“ dedi.Deutsche Welle Türkçe
Fenerbahçe, Maçlara Yeniden Çıkma Kararı Hakkında Açıklama Yaptı
Fenerbahçe, maçlara çıkma kararı ile ilgili basında yer alan haberlerin gerçeği yansıtmadığını açıkladı.İŞTE O AÇIKLAMA...'Bugünkü Sabah ve Fotomaç gazetelerinde, futbol takımımızın maçlara çıkmasıyla ilgili Yönetim Kurulumuzun aldığı kararın perde arkasına ilişkin yer alan haberler tamamıyla yalandır.Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu, 14 Nisan 2015 Salı günü resmi kanallarımız aracılığıyla yaptığı açıklamada belirtildiği gibi, söz konusu kararı “OYBİRLİĞİ” ile almıştır. Dolayısıyla ilgili haberlerde bahsedilen isimler ve oy dağılımı tamamıyla gerçek dışıdır.Kamuoyunun bu tür manipülatif haberlere itibar etmemesini rica ederiz.FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ'Sporx
Reklam