Kızı Kaybolan Baba: 'Kızımı IŞİD'e Canlı Bomba Yapabilirler'
Adana'da kasiyer olarak çalıştığı markete gitmek için evden çıkıp dönmeyen 15 yaşındaki Tuba'nın babası Şahan Maaşoğlu kızının IŞİD'e teslim edilip canlı bomba yapılmasından endişe ettiğini söyledi.Adana Seyhan’da oturan 15 yaşındaki Tuba, çalıştığı markete gitmek için 29 Temmuz’da sabah saatlerinde evden ayrılmış ve işyerinden, ‘Evin elektrik ve su faturasını yatıracağım’ diyerek 100 lira alarak ortadan kaybolmuştu.. Kızlarının yaşamından endişe eden ailesi, polis ve Cumhuriyet Savcılığı’na kayıp başvurusu yaptı. Evden ayrılırken yanına cep telefonunu ve kıyafet almadan giden genç kızın, kandırıldığını düşünen inşaat işçisi baba Şahan Maaşoğlu şöyle dedi:“Kızım kandırıp götürenler ya satacak, ya da Suriye’ye kaçırıp IŞİD’e teslim edip canlı bomba yapacaklar. Gittikten sonra 2 kez telefonla, gizli numaradan aradı. Nüfus cüzdanını götürmediği için TC kimlik numarasını bilmiyordu, ısrarla onu istedi. Öyle olunca aklıma yurt dışına kaçıracakları geldi. Kızımı ya satacaklar, ya da IŞİD’e teslim edip canlı bomba olmasını sağlayacaklar.”“Ne olursa olsun kabülümüzsün”Kızının gittiği günden beri uyuyamadığını söyleyen annesi 47 yaşındaki Fatma Maaşoğlu ise “Nasıl gitti, kim kandırdı bilmiyorum, gizli numaradan telefonla arayıp konuşuyor, sonra da ‘anne beni kurtarın’ diyerek kapatıyor. Hayatından endişe ediyorum. Evladım, kızım, sen bizim yavrumuzsun. Birilerine kanmış, inanmış olabilirsin. Ne olursa olsun, ne yaşarsan yaşa kabulümüzdür. Yeter ki sen evine dön. Ya da nerede olduğunu belirten bir işaret ver, gelip seni alırız” dedi. DHA
Cüneyt Çakır, Sporting Lizbon-CSKA Moskova Maçını Yönetecek
Cüneyt Çakır, Sporting Lizbon-CSKA Moskova Şampiyonlar Ligi Play-Off Turu ilk maçını yönetecek.Konuyla ilgili TFF'nin resmi internet sitesinden şu açıklama yapıldı:'FIFA kokartlı hakemlerimizden Cüneyt Çakır, Portekiz'in Sporting Lizbon ile Rusya'nın CSKA Moskova takımları arasında 18 Ağustos Salı günü oynanacak, UEFA Şampiyonlar Ligi Play-Off turu ilk maçını yönetecek.Portekiz'in Lizbon şehrindeki Jose Alvalade Stadyumu'nda TSİ 21.45'te başlayacak karşılaşmada Çakır'ın yardımcılıklarını Bahattin Duran ve Tarık Ongun yapacak. Mustafa Emre Eyisoy'un dördüncü hakem olarak görev alacağı müsabakanın ilave yardımcı hakemleri ise Hüseyin Göçek ve Barış Şimşek olacak.'
Alman Basını: Patriotların Asıl Çekilme Nedeni IŞİD ve PKK Politikası
Almanya'nın önemli gazetelerinden Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ), patriotların geri çekilmesinin gerçek nedeninin ‘Türkiye´nin Suriye konusunda Almanya ve ABD gibi düşünmemesi’ olduğunu yazdı.Almanya, Türkiye’de konuşlu Patriot savunma sistemleri ile burada görevli 260 Alman askerini önümüzdeki aylarda çekme kararı aldı. Resmi gerekçe olarak da “Suriye’den Türkiye’ye bir saldırı tehdidinin bulunmaması” gösterildi. Almanya’nın saygın gazetelerinden Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ), gerçek nedenin Türkiye’nin Suriye konusunda Almanya ve ABD gibi düşünmemesi olduğunu yazdı.
Reklam
New York'ta En Anlamlı Öpüşme
New York Times Meydanı'nda yaklaşık 200 çift aynı anda öpüştü. Etkinlik, İkinci Dünya Savaşı'nın bitişinin 70'inci yılını kutlaması çerçevesinde gerçekleştirildi. Ayrıca o dönemde çekilen ve ünlü olan o fotoğraf karesini yeniden canlandırdı.
Reklam
‘Erdoğan'ın 'Sistem Değişti' Sözleri Yapılan Darbenin Kabulüdür’
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türkiye’nin yönetim sistemi değişmiştir” açıklaması gündemdeki yerini koruyor. CHP lideri Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın sözlerini, ‘darbe’ olarak değerlendirdi ve ekledi: “Evren’in darbe sürecinin aynısı. Artık yasa, Anayasa dinlemem, diyor. Çok tehlikeli bir süreç.”CHP genel başkanı Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “10 Ağustos 2014 sonrası Türkiye’de yönetim sistemi bir anlamda değişmiştir. Yapılması gereken bu fiili durumun anayasal olarak kesinleştirilmesidir” sözlerini ‘açık darbe’ olarak değerlendirdi. Bunun Kenan Evren’nin darbe sürecinin aynısı olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, “Çok tehlikeli” uyarısında bulundu. CHP lideri, Hürriyet’ten Şükrü Küçükşahin'in sorularını şöyle yanıtladı:'Sıra hukuki altyapıda'“Sayın Cumhurbaşkanı’nın Rize’de sivil toplum örgütleri yöneticilerine konuşması kendisi tarafından yapılan darbenin kabulüdür. Yaptığı bu darbenin meşru bir hukuki zemine oturtulmasını istiyor. ‘Anayasa değişikliği yapılarak bunun gerçekleştirilmesini istiyorum’ diyor. Darbeci Kenan Evren’in darbe sürecinin aynısını hayata geçirmek istiyor. Darbecinin özelliği şudur: Önce darbeyi yapar, sonra onun hukuki altyapısını oluşturur. Şimdi Erdoğan da ‘Ben darbeyi yaptım, fiili bir durum oluştu, sıra bunun hukuki altyapısını oluşturmaya geldi’ diyor. Bugün Anayasa halen ortada duruyor. Bir değişiklik yok. Hepimiz ve her kurum bu Anayasa’ya uymak zorunda. Ama Cumhurbaşkanı, fiilen Anayasa’nın değiştiğini söylüyor. Bunu söyleyen kişi de bu Anayasa’ya sadakatle bağlı kalacağına şerefi ve namusu üzerine yemin etmiş kişidir.'Halkı baskılıyor, zorla kabul ettirmeye çalışıyorsunuz'Bu ülkede 70 yıldır, 1946’dan beri, demokrasi mücadelesi veriyoruz. Bütün hedefimiz daha derinlikli bir demokrasi; insan haklarına saygı, güçler ayrılığının dengeli olması, bir kişinin iki dudağına bir ülke yönetimin hapsedilmemesi... Demokrasinin varlık nedeni bunlar zaten. Halkın iradesine, onun verdiği oylara saygı duymaktır. Şimdi siz, halktan aldığınız yetki ile halkı baskılıyorsunuz, kendi söylediklerinizi halka zorla kabul ettirmeye çalışıyorsunuz.'Bu kadar açık söylememişti'Son seçimlerde doğrudan meydanlara çıktı Sayın Erdoğan, 400 milletvekili istedi, ‘Bana oy verin, başkanlık sistemini getireceğiz’ dedi. Ama bu kadar açık söylememişti. Aldığı oy yüzde 40 küsur. Bu, kendisinin kendi meşruiyetinin tartışılmasına, tartışmalı olmasına yol açtı. Çünkü seçim meydanlarına çıkarak, başkanlık istedi, vatandaş ise bunu vermedi. Vermeyince artık meşruiyeti tartışma konusu oldu. Yüzde 51 küsurdan yüzde 40 küsura düştü.'Kendi iradesini milli irade olarak tanımlıyor'Şimdi bu da yetmiyormuş gibi ‘Fiilen yönetim değişti’ diyor. Yani, ‘Ben artık yasaları, anayasayı, yargıyı, yürütme organlarını tanımıyorum, fiili bir durum oluştu, dolayısıyla artık sizin söylediğiniz demokrasi bizde yok’ diyor. ‘Anayasanın öngördüğü demokrasi bizde yoktur’ deyip kendi iradesini milli irade olarak tanımlıyor. Hiçbir vatandaşım bu tuzağa düşsün istemem. Bir kişinin iradesi milli irade olarak tanımlanamaz. Erdoğan ise kendi iradesini milli irade olarak tanımlıyor. Çok tehlikeli bir sürecin içindeyiz. Demokrasiye açıkça darbe yapılmıştır. Bu tehlike süreci umarım sağduyu ile atlatırız.'AKP'nin sessizliği üzücü'Beni üzen temel nokta, bu darbe söylemine iktidar partisinin yanıt vermemiş olmasıdır. 12 Eylül’den, 28 Şubat’tan, 12 Mart’tan, yani darbelerden şikâyet ederek iktidar olan bir siyasal hareketin Türkiye’ye yaşatılan bu darbe karşısında sesiz durması, bir anlamda kabulü, demokrasi konusunda AKP’nin sorgulanmasını zorunlu kılmaktadır. Millet de seçimlerde demokrasiye sahip çıkmalı, insan haklarına, özgürlüğüne sahip çıkmalı, hukuk üstünlüğünün yanında durmalı. Yani, bu ülkeye birinci sınıf demokrasi getireceğini vaat eden partiye sahip çıkmalı. Kimsenin inancı, kimliği, yaşam tarzı ile uğraşmayan; insanı, insan olarak kabul eden, baş tacı yapan bir siyasal partiye destek vermelidir.”
Ölümünün 38. Yıl Dönümünde "Kral Yaşıyor" mu?
Rock müziğin efsane ismi Elvis Presley bundan tam 38 yıl önce 16 Ağustos 1977’de öldü. Ölümünün ardından aslında ölmediğine dair o kadar fazla spekülasyon yapıldı ki “Elvis yaşıyor mu?” sorusu “Uzaylılar var mı?” sorusu kadar konuşulur oldu.
Reklam
YSK Başkanı, Erken Seçimin YSK'ya Maliyetini Açıkladı
Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Güven, '7 Haziran seçimlerinde YSK olarak 189 milyon 851 bin 107 lira harcama yaptık. Bu seçimde de aynı rakamlarda maliyetimiz olur.' dedi.Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Sadi Güven, alınacak bir erken seçim ya da seçim yenileme kararına yönelik hazırlıklarını sürdürdüklerini belirterek, 'Elimizde diğer malzemeler tam olmasına rağmen kısmen kağıt ihtiyacımız vardı. Devlet Malzeme Ofisi (DMO) aracılığıyla kağıt ihalesini yaptık. Kağıtlar, Slovenya'da üretilecek' dedi.Amcasının oğlunun düğünü için Balıkesir'in Dursunbey ilçesine gelen Güven, AA muhabirine açıklamalarda bulundu. Güven, 7 Haziran seçimlerinden sonraki tablonun koalisyonu öngördüğüne işaret ederek, siyasi parti liderlerinin görüşmelerini gerçekleştirdiğini ve halen de devam ettiğini aktardı.'7 Haziran sonrası, hazırlıklar konusunda acele ettik'Seçime karar verme ve yenileme mercinin YSK olmadığını vurgulayan Güven, şöyle konuştu: 'Meclisin erken seçim kararı ya da Cumhurbaşkanı'nın seçim yenileme kararından sonra YSK'nın görevi başlayacaktır. Seçim kararı verilmesinden sonra yeni bir seçim için hemen hazırlıklara başlarız. 7 Haziran seçimlerinden sonraki tablo üzerine hazırlıklar konusunda biraz daha acele ettik. Elimizde diğer malzemeler tam olmasına rağmen kısmen kağıt ihtiyacımız vardı. Devlet Malzeme Ofisi (DMO) aracılığıyla kağıt ihalesini yaptık. Kağıtlar, Slovenya'da üretilecek. 15 Ağustos itibarıyla imalat başlayacak. Bugün itibarıyla Devlet Malzeme Ofisi yetkilileriyle yasa gereği kağıt imaline refakat edecek YSK üyeleri de Slovenya'da işin başındalar. Kağıtlar imal edildikten sonra eylül ayı ortaları gibi Türkiye'ye gelir. O aşamadan sonra eksiğimiz kalmayacak. Erken seçim ya da seçim yenileme kararı alınması durumunda seçime hazırız.'Seçmen sayısı artacakGüven, 7 Haziran seçimlerinde 2 milyon 866 bin 979'u yurt dışı olmak üzere 58 milyon 608 bin 817 seçmen bulunduğunu anımsatarak, 'Erken seçim ya da seçim yenileme kararı verilmesi durumunda YSK olarak yeniden askıya çıkacağız. Yeni seçmen olacaklar, kayıtlı olmayıp yeni katılacaklarla seçmen sayısının bir miktar artacağını düşünüyorum. Erken seçim ya da seçim yenileme kararı verilirse seçmen sayısı, 7 Haziran'daki 58 milyon 608 bin rakamını biraz aşacaktır.' ifadesini kullandı.Seçimin YSK'ya maliyetiSeçimlerde sadece YSK'nın harcama yapmadığını vurgulayan Güven, şunları söyledi: '7 Haziran seçimlerinde YSK olarak 189 milyon 851 bin 107 lira harcama yaptık. Bu seçimde de aşağı yukarı aynı rakamlarda maliyetimiz olur. Bunun dışında siyasi partilerin, emniyet güçlerinin yaptığı harcamalar var. Seçimin maliyeti sadece Yüksek Seçim Kurulunun doğrudan yaptığı giderler değildir. Bize 'Seçim maliyeti nedir?' diye soruluyor. Sadece bizim yaptığımız harcamalar olmadığı için çok net rakam çıkarmak mümkün değil. Bunların hepsi erken seçim ya da seçim yenilenmesi kararı halinde konuştuklarımız. Seçim kararı verilmesinin ardından bizim görevimiz başlar.'Güven, 7 Haziran seçiminde katılım oranının yüzde 86 civarında olduğunu ve iyi bir katılım sağlandığını belirterek, hem YSK hem siyasi partiler hem de sivil toplum örgütlerinin katılımın yüksek olması için çalıştığını dile getirdi.Seçim tarihiBu seçimde başta yurt dışı olmak üzere daha yüksek katılım olmasını temenni eden Güven, 'Yurt dışında yine seçim olacak. Geçen sefer konsolosluklarda seçim yaptık. Mümkün olmayan yerlerde dışarıda seçim yapmak zorunda kaldık. Seçim olursa izin almak suretiyle vatandaşların ayağına sandığı götürürüz' dedi.Güven, erken seçim kararı almanın TBMM yetkisinde olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti: 'Cumhurbaşkanı tarafından seçim yenilenmesi kararı alınması durumunda 90 günü takip eden pazar günü seçim yapılacağına dair yasa hükmü var. Milletvekili Seçim Kanununda YSK'ya yasadan belirtilen sürelerin kısaltılması hususunda bir yetki verilmiş. Biz bu yetkiyi gerektiğinde kullanırız. Seçim kararı verilmediği için bir resmi çalışma içine girmedik.'AA
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
CUMHURBAŞKANI Erdoğan diyor ki: 'Türkiye'de sistem değişmiştir'.Ardından ekliyor:'Yapılması gereken bu fiili durumun hukuki çerçevesinin yeni anayasa ile netleştirilmesi, kesinleşmesidir'.Bu iki cümleye bakarak şunları, hem de çok rahat bir şekilde söyleyebiliriz:Demokrasilerde sistem değişikliği ancak anayasa ile mümkün olabilir.Eğer anayasada bir değişiklik yokken sistemin değiştiği ilan ediliyorsa... Ortada koskocaman bir hukuksuzluk var demektir.Demokrasi ve hukuk devletinde 'fiili durum' olmaz.Bir demokraside anayasal çerçevesi ve kesinliği olmayan fiili durum oluşturulursa... Buna 'darbe' denir.Mesela Kenan Evren bunu yapmıştı. Önce fiili durum yaratmış, ardından da yarattığı bu fiili duruma uygun hukuki çerçeveyi yaptığı anayasa ile netleştirip kesinleştirmişti.Eğer ortada anayasa ile netleştirilmesi gereken bir durum söz konusuysa... Asla 'sistem değişmiştir' denemez.'Sistem değişmiştir' sözü, ancak anayasada netleşme gerçekleştirildikten sonra söylenebilir.Ey darbe karşıtları!Ey darbecilere karşı şaha kalkan mücahitler!Ey her türlü darbeye karşı aslan ve de kaplan kesilenler!Bre ne susarsınız?Dilinizi mi yuttunuz?Konuşsanıza.
Reklam
Bilic: "Burak Benim Gündemimde Yer Almıyor"
Burak Yılmaz'ın peşinde olduğu konuşulan West Ham United'ın teknik direktörü Slaven Bilic, “Burak, beğendiğim futbolcular arasında yer alıyor. Ancak şu an itibariyle gündemimizde yok” açıklamasını yaptı.Sarı-Kırmızılılar’ın en önemli yıldızlarından Burak Yılmaz’a, Beşiktaş’ın eski teknik direktörü Slaven Bilic’in hocalığını yaptığı West Ham United’ın talip olduğu öğrenilmişti. İngiltere Premier Lig ekibinin, bu transfer için 10 milyon Euro’luk bonservis bedelini gözden çıkardığı bildirilirken, ‘Evet’ ya da ‘Hayır’ cevabının, Sivasspor’la oynanacak maçın ardından verileceği ifade edilmişti. Hatta Burak’ın menaceri Ogan Tarhan, milli futbolcuyla ilgili teklifin, Sarı-Kırmızılılar’a ulaştığını, ancak oyuncunun kendisine iletilen bir teklif olmadığını vurgulamıştı. Konuyla ilgili olarak Bilic ise FANATİK’e konuştu. Hırvat çalıştırıcı, “Burak, hem Galatasaray’ın hem de Türkiye’nin en önemli forveti. Kendisi beğendiğim oyuncular arasında yer alıyor. Ancak şu an itibariyle Burak, benim gündemimde yer almıyor” ifadelerini kullandı.‘Yönetim uyardı’ iddiasıBir kısım ise Bilic’in bu sözlerini, “Transfer resmiyet kazanmadan net ifadeler kullanmak istemiyor. West Ham’lı yöneticiler de, onu bu konuda uyarıyor” şeklinde değerlendirdi. Öte yandan İngiltere Premier Ligi’ne Arsenal galibiyetiyle başlayan Bilic’in ekibi, dün sahasında Leicester City’ye 2-1 yenildi. Ev sahibinin golünü Payet atarken, Leicester’in gollerini Okazaki ve Mahdez kaydetti.Fanatik
Reklam