Marmaris'te Kanyon Yürüyüşünde Kaybolan ABD'li Turist Aranıyor
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Marmaris ilçesinde kanyon yürüyüşünde kaybolan ABD'li turist için arama çalışması başlatıldı. İçmeler Mahallesi'ndeki kanyonda yürüyüşe çıkan ABD'li olduğu belirlenen bir turist yolunu bulamayınca telefonla yardım istedi. Kanyona sevk edilen Marmaris AKUT ekipleri turistin yerini tespit edip bulmak için çalışmalarını sürdürüyor.
Sudan'ın Doğusundaki Kabile Çatışmasında 6 Kişi Hayatını Kaybetti
HARTUM (AA) - Sudan’ın doğusundaki Sevakin kentinde karşıt kabileler arasında çıkan çatışmada 6 kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi.Sudan Merkezi Doktorlar Komitesi’nden yapılan yazılı açıklamada, ülkesinde doğusundaki Kesele eyaletinin Sevakin kentinde hükümetin valiyi görevden alma kararı sonrası husumetli Beni Amir ve Hadendova kabileleri arasında çıkan taş ve sopaların kullanıldığı olaylarda 6 kişinin öldüğü, 20 kişinin yaralandığı belirtildi.Kızıldeniz eyaleti güvenlik komitesi, bugün, iki kabile arasındaki şiddet olayları sonrasında asayiş sağlanana kadar Port Sudan ve Sevakin kentlerinde öğlen 12.00 ile sabah 04.00 saatleri arasında sokağa çıkma yasağı ilan etti.Eritre sınırındaki Kesele eyaleti valiliğine temmuz ayında getirilen Beni Amir kabilesinden Salih Ammar, husumetli oldukları Hadendova kabilesinin karşı çıkmasıyla başlayan protesto gösterileri nedeniyle görevine başlayamamıştı.Başbakan Hamduk, bölgedeki gerginlik sonrasında dün vali Salih Ammar’ı görevden uzaklaştırmıştı.
Bursa'da Kamyonetin Arkasına Bağladıkları Deveyi Kilometrelerce Eziyet Ederek Götüren 2 Kişi Yakalandı
BURSA (AA) - Bursa'nın merkez Yıldırım ilçesinde, bir deveyi kamyonetin arkasına bağlayarak götürürken eziyet eden 2 kişi gözaltına alındı.Osmangazi ilçesi Yunuseli Mahallesi'nden 16 ACM 893 plakalı kamyonetin arkasına bağladıkları deveyle yaklaşık 20 kilometre yolculuk eden 2 kişiyi gören Osman Kütükçü, aracı durdurmak istedi. Yetişemediği aracın peşinden birkaç kilometre koşan Kütükçü, Samanlı Caddesi'ndeki bir parkta oturan gençlerin de yardımıyla kamyoneti durdurdu.Kamyonetteki Suriye uyruklu sürücü A.J. ve yanındaki Y.M, önce itiraz etseler de vatandaşların polise haber vermesiyle deveyi yol kenarındaki yeşillik alandaki bir ağaca bağladı.Yıldırım Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin gözaltına aldığı 2 kişi hakkında 'hayvana eziyet etmek' suçundan adli ve idari işlem başlatıldı. Ehliyeti de bulunmayan sürücüye 'trafiği tehlikeye düşürmekten' 7 bin 900 lira, 'hayvana eziyet etmekten' de 947 lira ceza uygulandı.Şüphelilerin ifadelerinde, deveyi kesmek için Kocaeli'nin Gebze ilçesinden 6 bin liraya aldıklarını ve mezbahaya götürdüklerini, kamyonete sığmayınca mecburen arkaya bağladıklarını aktardıkları öğrenildi.Haklarında adli işlem de başlatılacağı öğrenilen şüphelilerin Yavuzselim Karakolundaki işlemleri sürüyor. Deveyi kurtarmak için birkaç kilometre koştuDeveyi kurtarmak için çaba gösteren Kütükçü, AA muhabirine, caddede devenin kamyonetin arkasında sürüklendiğini görünce peşinden koştuğunu söyledi. Birkaç kilometre sonra kamyonete yaklaşabildiğini belirten Osman Kütükçü, şöyle konuştu:'Kıraathanede çay içerken hayvanı sürüklediklerini gördüm, hemen koşarak yetişmeye çalıştım. Bu parkın oraya kadar geldim, arkadaşlarıma arabayla önüne kırıp kamyoneti durdurmasını söyledim. Şoföre hayvanı bırakmalarını söyledim, itiraz edince arkadaşlarla polisi aradık. Polis gelince deveyi parktaki ağaca bağladık. Hayvan sürüklenmekten perişan olmuştu, nefes dahi alamıyordu. Vicdanen müdahale etmek zorunda kaldım.'Öte yandan, hayvanın ilgili birimlerin görevlilerine teslim edilerek koruma altına alındığı öğrenildi.
Karaman'da 3 Kişi Uyuşturucu Ticareti Yaptıkları İddiasıyla Tutuklandı
KARAMAN (AA) - Karaman'da uyuşturucu ticareti yaptıkları iddiasıyla yakalanan 3 kişi tutuklandı.Karaman İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Şube Müdürlüğü (KOM) ekipleri, S.L. B.K. ve M.Y.'yi uyuşturucu madde ticareti yaptıkları gerekçesiyle gözaltına aldı.Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramada, 2 kilo 750 gram esrar, 27 adet uyuşturucu hap, 115 gram kenevir tohumu, 2 adet hassas terazi, 5 litre kaçak üretilmiş votka, 5 litre kaçak üretilmiş rakı, 5 litre kaçak üretilmiş viski, 12 litre etil alkol, 4 şişe kaçak viski, 2 şişe kaçak votka ve 1 şişe kaçak rakı ele geçirildi.Emniyetteki işlemlerinden sonra adliyeye sevk edilen şüpheliler nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.
Kenya'da Maske Takmadığı İçin Öldürüldüğü İleri Sürülen Genç İçin Soruşturma
NAİROBİ (AA) - Kenya'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) önlemleri kapsamında zorunlu olduğu halde maske takmadığı için gözaltına alınan ve nezarette dövüldüğü ileri sürülen, ardından da cesedi nehirde bulunan Dennis Lusava'nın ölümüne ilişkin soruşturma başlatıldı. Kenya Polis Faaliyetleri Gözetleme İdaresi (IPOA), 21 yaşındaki Lusava'nın ölümü sonrasında ülkenin batısındaki Lugari bölgesinde görgü şahitlerinin ifadesini almaya başladıklarını duyurdu.Lusava'nın annesi Agnes Ambale, oğlunu gözaltına alındıktan sonra ziyaret ettiğini ve dövüldüğüne şahit olduğunu, bir sonraki gidişinde polislerin oğlunu serbest bıraktıklarını söylediğini aktardı. Nezarette işkence gördüğü ileri sürülen gencin cesedi geçen hafta Nzoia Nehri'nden çıkarılmıştı. Lusava'nın ortadan kaybolması bölge sakinlerini kızdırmış, yerel halk bölge karakolunu ateşe vermişti. Salgın tedbirleri kapsamında geceleri sokağa çıkma yasağı uygulayan ülkede mart ayından bu yana 13 yaşındaki bir çocuk dahil çok sayıda kişi, polis tarafından öldürüldü.
Milli Maçın Ardından
İSTANBUL (AA) - Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, UEFA Uluslar B Ligi'nde Sırbistan ile 2-2 berabere kalan A Milli Futbol Takımı'na güvendiklerini söyledi.Türk Telekom Stadı'nda oynanan Sırbistan karşılaşmasından sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Kasapoğlu, 'Salgın sürecinden sonraki yeni normalde 5. maçtı. Biri hazırlık maçı, dördü Uluslar Ligi karşılaşmasıydı. Güzel gelişmeler var. Hiçbir şekilde pes etmeyen, koşan bir takım var. Bunun yanında eksiklikler, zaman zaman yaşanan sorunlar var ama takımımıza güveniyoruz.' diye konuştu.Ay-yıldızlı ekibin önemli turnuvalarda iyi sonuçlar alacağına inandığını aktaran Mehmet Muharrem Kasapoğlu, 'En genç takımlardan birisiyiz. İnşallah hem Uluslar Ligi hem de Avrupa Şampiyonası'nda Türkiye'nin ileri, yukarı, zirveye yürüyüşü devam edecek. Takımımıza, sporcularımıza, teknik ekibimize güveniyoruz.' ifadelerini kullandı.Bakan Kasapoğlu, milli maçlar nedeniyle ara verilen liglere devam edileceğini belirterek, 'Bu hafta ligler de kaldığı yerden devam edecek. Tüm takımlarımıza dostluk, centilmenlik ve rekabetin yoğun olduğu maçlar diliyorum.' diyerek sözlerini tamamladı.
Reklam
Gündem Özeti / 15 Ekim 2020
Kurucusu: Mustafa Kemal Atatürk / 6 Nisan 19201- TBMM Başkanı Mustafa Şentop, 2020-2021 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreni'ne katılacak.(Ankara/14.00)YASAMA YÜRÜTME SİYASET1- Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, TİSK tarafından düzenlenen 'Ortak Paylaşım Platformu'na iştirak edecek.(İstanbul/09.00)2- Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 'Yaşayan Okullar' projesinin, Sultanahmet Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde gerçekleştirilecek tanıtım toplantısına katılacak.(İstanbul/10.00)3- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, partisinin genel merkezinde düzenlenecek 19. Dönem Siyaset Akademisi Ödül Töreni'ne katılacak.(Ankara/17.30) 4- TBMM'den Genel Kurulda, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmelerine devam edilecek.Çevre Komisyonunda, Türkiye Çevre Ajansının kurulmasını öngören kanun teklifinin görüşmeleri devam edecek.(TBMM/14.00/11.00)EKONOMİ1- Türk-Macar Yapay Zeka ve Yüksek Teknoloji Konferansı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile Macaristan Yenilikçilik ve Teknoloji Bakanı László Palkovics başkanlığında dijital platformda gerçekleştirilecek.(Ankara/10.30)2- Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 'Tarım Ormanın Geleceği Zirvesi' programına iştirak edecek.(İzmir/10.30)3- Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen 'Uçuş Rehberim' uygulaması tanıtım toplantısına katılacak. (Ankara/10.00)4- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, ağustos ayına ilişkin özel sektörün yurt dışından sağladığı kredi borcu ile haftalık para ve banka istatistiklerini açıklayacak.(Ankara/10.00/14.30) 5- Türkiye İstatistik Kurumu, eylül ayı konut satış istatistiklerini açıklayacak.(Ankara/10.00)DÜNYA DİPLOMASİ1- Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ahmet Yesevi Üniversitesinin akademik yıl açılışına konuşmacı olarak on-line katılacak.(09.45)2- AB Liderler Zirvesinin ilk gün toplantıları yapılacak.(Brüksel)3- KKTC'deki cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kalması sonrası gelişmeler takip ediliyor.

4- Azerbaycan ile Ermenistan arasında Dağlık Karabağ'daki çatışmaların durdurulması amacıyla varılan ateşkes süreci ve bölgedeki gelişmeler takip edilecek.

(Bakü)

5- Doğu Akdeniz'deki gelişmeler ile konunun Türkiye ve Yunanistan başta olmak üzere uluslararası alandaki yansımaları takip ediliyor.


(Ankara/Atina/Lefkoşa)

6- Dünya genelinde Kovid-19'a ilişkin gelişmeler takip ediliyor.GÜNCEL1- FETÖ'nün darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 sanıklı davaya Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilecek.(Ankara/09.30)SPOR1- Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Milli Kayakçı Sıla Kara'ya, Slovenya Cumhuriyeti Polisi tarafından verilecek olan 'Polis Nişanı' törenine katılacak.(Ankara/13.00)2- THY Avrupa Ligi'nin 4. haftasında Anadolu Efes, deplasmanda Litvanya'nın Zalgiris takımıyla karşılaşacak.(Kaunas/20.00)3- Voleybolda Halkbank, Erkekler CEV Challenge Kupası'nın 2. tur rövanşında Avusturya’nın UVC Holding takımını konuk edecek.(Ankara/17.30)4- Hentbol Kadınlar Süper Lig'de 1. haftadan ertelenen Aksaray Belediyespor-Elazığ Sosyal Yardımlaşma maçı yapılacak.(Aksaray/17.00)5- Ziraat Türkiye Kupası'nda tek maç eleme usulüne göre oynanan 2020-2021 sezonu 1. tur mücadelesi, 3 maçla tamamlanacak.6- Beşiktaş'ın Brezilyalı futbolcusu Josef de Souza, BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde düzenlenecek basın toplantısında soruları cevaplayacak.(İstanbul/14.00)Anadolu Ajansının yayımladığı haber, görüntü, fotoğraf ve internet ile wap için oluşturduğu her türlü bilgi, abone olmayanlar tarafından hiçbir şekilde kullanılamaz. Abonelerimiz de sözleşme kapsamı dışında bu yayınları çoğaltamaz, başka kurum ve kuruluşlara aktaramaz. Aykırı davrananlar hakkında hukuki ve cezai her türlü başvuru hakkımız saklıdır.
Hong Kong, ABD'nin İthal Ettiği Ürünlere "Çin Malı" Etiketi Koydurma Şartını Protesto Etti
ANKARA (AA) - Çin'in Hong Kong Özel İdare Bölgesi, ABD'nin ithal ettiği mamul ürünlerin ambalajlarına 'Çin malı' etiketi konulması zorunluluğunu protesto etti.'South China Morning Post' gazetesinde yer alan habere göre, Dünya Ticaret Örgütünün (DTÖ) Cenevre'de düzenlenen Genel Konsey toplantısında söz alan Hong Kong temsilcisi Laurie Lo, Washington yönetiminden etiket şartını kaldırmasını istedi.Lo, ABD'ye DTÖ üyesi olarak sorumluk ve taahhütlerine yerine getirme ve örgütün ithal malların menşei konusunda koyduğu kurallara uyma çağrısı yaptı.Washington yönetiminine söz konusu şartı geri almaları için eylül ayında başvurduklarını ve bir yanıt alamadıklarını belirten Lo, Hong Konglu üreticilerin ürünlerine kendi menşei bilgileri yerine 'Çin malı' ibaresini koymaya zorlanması halinde uyuşmazlığın çözümü için tahkim mekanizmasını devreye sokmak üzere DTÖ'ye resmi başvuru yapacaklarını belirtti.ABD ağustosta Pekin yönetiminin yeni Ulusal Güvenlik Yasası'nın Hong Kong'da yürürlüğe girmesine tepki olarak Hong Kong'dan ithal mamul mallara 'Çin malı' etiketi konulmasını zorunlu kılacağını duyurmuştu. Söz konusu tedbirin, Washington'ın Hong Kong'un 'özel ticaret statüsünün' kaldırması kapsamında alındığı belirtilmişti.Washington yönetimi ayrıca hassas teknoloji ürünlerinin ihracatı konusunda Çin anakarasına uyguladığı gümrük kontrollerini Hong Kong'u kapsayacak şekilde genişletme kararı almıştı.Hong Kong yönetimi, dün yaptığı açıklamada, etiket zorunluluğunun Hong Kong'un Çin anakarasından ayrı bir gümrük bölgesi olarak statüsünü yok saydığını ve düzenlemenin her iki taraftaki işletmeler ve müşteriler için gereksiz bir yüke yol açacağını ifade etmişti.
Reklam
Güncelleme - Düzce'de Kız Arkadaşını Öldürdüğü Silahla Kendini De Yaralayan Saldırgan Kaldırıldığı Hastanede Öldü
DÜZCE (AA) – Düzce'de, kız arkadaşını tabancayla öldürerek kendisini de yaralayan saldırgan, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Alınan bilgiye göre, Kemal Anıl Şenol (41), Bahçeşehir Çamlıevler Mahallesi 7. Sokak'taki bir binadaki kaldığı evde, kız arkadaşı Mahide Güneş Ünal'ı (25) tabancayla vurdu. Şenol daha sonra aynı silahla kendisine ateş etti. Silah seslerini duyan çevredekiler polis ve sağlık ekiplerini aradı. Olay yerine gelen sağlık ekipleri polisin yardımıyla eve girdi. Ekipler, yerdeki Şenol ve Ünal'a olay yerinde ilk müdahaleyi yaptı. Ünal'ın hayatını kaybettiğini belirleyen sağlık ekipleri, Şenol'u Düzce Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne kaldırdı. Ünal'ın cansız bedeni cenaze aracı ile Düzce Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi morguna kaldırıldı. Ünal'ın ölmeden önce 112 Acil Çağrı Merkezini arayarak bir evde zorla tutulduğunu belirterek yardım istediği iddia edildi. Hastaneye kaldırılan Şenol, burada yapılan müdahaleye rağmen yaşamını yitirdi.
Lübnan'da Yeni Hükümeti Kurma Çalışmaları Ertelendi
BEYRUT (AA) - Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, yeni hükümeti kurma süreciyle ilgili yarın yapmayı planladığı istişare görüşmelerini bir hafta erteledi.Lübnan resmi haber ajansı NNA'nın yayımladığı Cumhurbaşkanlığı açıklamasına göre, Avn, yeni hükümeti kurmakla görevlendireceği ismi belirlemek için yarın yapacağı istişare görüşmelerini erteleme kararı aldı.Ortaya çıkan birtakım zorlukları aşmak üzere bazı siyasi gruplardan gelen talep doğrultusunda bu kararı alan Avn, parlamentodaki siyasi partilerle gerçekleştireceği görüşmeleri 22 Ekim tarihine erteledi.Hariri'nin çalışmaları başarısızlıkla sonuçlandıSünni Müstakbel Hareketi lideri eski Başbakan Saad el-Hariri, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Lübnan girişimini canlandırmak için bir çalışma başlatmıştı.Önceki gün Cumhurbaşkanı Avn ve Meclis Başkanı Nebih Berri'yi ziyaret ederek çalışmalarına başlayan Hariri, ülkenin ekonomik krizden kurtulması ve Beyrut Limanı'ndaki patlamanın yol açtığı yıkımın ardından başkentin yeniden imarı için Fransız girişimini tek çözüm yolu olarak göstermişti.Yeni hükümeti kurma görevine talip olduğunu dile getiren Hariri, birkaç ay içinde reformları hayata geçirecek teknokratlar hükümetini kurmaları gerektiğini söylemişti.Hariri, siyasi çekişmelerle kaybedecek zamanları olmadığını, ülkedeki siyasi liderlerin Fransız girişimine bağlı kaldıklarını teyit etmek üzere temaslarda bulunacağını aktarmıştı.Hariri'nin partisi Müstakbel Hareketi heyetiyle görüşen Lübnanlı siyasi partilerinin çoğu, Fransız girişimine bağlılıklarını teyit ettiler ama Hariri'ye destekleri konusunda bir vaatte bulunmadılar.Macron'un girişimi sonuç vermemiştiLübnan'da Hizbullah ve siyasi müttefiklerinin destekleriyle 21 Ocak'ta kurulan Hassan Diyab hükümeti, Beyrut Limanı'nda 2 bin 750 ton amonyum nitrat maddesinin infilak etmesinin ardından halktan gelen tepkiler üzerine 10 Ağustos'ta istifa etmek zorunda kalmıştı.Söz konusu patlamanın ardından Lübnan'daki mevcut durumdan istifade etmek isteyen Fransa Cumhurbaşkanı Macron, ülkedeki krize karşı reformları hayata geçirecek bir hükümetin kurulması ve sonrasında Paris'te Lübnan'a destek için uluslararası konferans düzenlenmesi girişimini başlatmıştı.Macron'un söz konusu girişimi, ABD yaptırımlarının hedefindeki Hizbullah ve siyasi müttefiklerinin Maliye Bakanlığı başta olmak üzere kendi paylarına düşen bakanlıklara getirilecekler konusunda, 31 Ağustos'ta hükümeti kurmakla görevlendirilen Mustafa Edib'in taleplerini reddetmesiyle başarısızlığa uğramıştı.Edib, 26 Eylül'de Baabda Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na gerçekleştirdiği ziyaretin ardından, 'Hükümeti kurma görevini aldığım sıradaki mutabakat artık yok.' diyerek görevi iade ettiğini duyurmuştu.Kamu borcunun 90 milyar doları aştığı Lübnan, 1975-1990 yıllarındaki iç savaştan bu yana en büyük ekonomik krizlerden birini yaşıyor.Siyasi güçler ile yöneticileri ülkedeki mevcut ekonomik krizin nedeni olarak gören halk, uzun yıllardır yönetimi paylaşan mezhepsel siyasi partilerin yer almadığı, teknokratlardan oluşan küçültülmüş bir hükümetin kurulmasını talep ediyor.
İngiltere İle Katar Arasında Savunma Alanında İyi Niyet Beyanı İmzalandı
LONDRA (AA) - İngiltere ve Katar, savunma alanındaki iş birliğinin güçlendirilmesini öngören iyi niyet beyanı imzaladı. İngiltere Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Katar Savunma Bakanı Halid bin Muhammed el-Atiyye ile İngiliz mevkidaşı Ben Wallece 12. filonun bulunduğu Coningsby Hava Üssünü ziyaret etti. Ziyaret sırasında iki bakan, yakın zamanda 9 Hawk uçağı satın alan Katar Hava Kuvvetlerine İngiliz üssünün kullandırılmasını içeren iyi niyet beyanı imzaladı.Wallece, burada yaptığı konuşmada, İngiltere ile Katar arasında uzun süredir devam eden savunma iş birliğinde yeni bir dönemin başladığını kaydetti.İki ülke silahlı kuvvetleri arasındaki bağların pekiştiğine ve güçlendiğine işaret eden Wallace, Ortak Typhoon filolarının başarısına dayanan yeni iş birliği döneminin ülkelerin refahına ve güvenliğine katkı sağlayacağını söyledi.Katar Hava Kuvvetleri ile İngiltere Hava Kuvvetleri arasında iş birliğinin güçlendirilmesi hedefiyle 2018'de ortak filo oluşturulmuştu. İngiltere, 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana başka bir devletle ilk kez ortak filo oluşturmuştu.Katar ile İngiltere arasında Aralık 2017'de Doha'da imzalanan 24 Typhoon tipi savaş uçağı satış anlaşması, 9 Hawk eğitim uçağının eklenmesiyle 18 Eylül'de yürürlüğe girmişti. Uçakların teslimine 2022'de başlanması hedefleniyor.
Reklam
ABD Başkanı Trump'ın Oğlu Barron Da Kovid-19'A Yakalanmış
WASHINGTON (AA) - ABD Başkanı Donald Trump'ın eşi Melania Trump, oğulları Barron Trump'ın da yeni tip koronavirüse (Kovid-19) yakalandığını, ancak iyileştiğini duyurdu. Melania Trump, Beyaz Saray'ın internet sitesi için kaleme aldığı yazıda, ailesinin Kovid-19 sürecini anlattı. Kendisi ve eşi Donald Trump'ın testlerinin pozitif çıktıktan sonra aklına gelen ilk kişinin oğulları Barron olduğunu belirten Trump, oğlunun ilk testinin 'negatif' çıktığını aktardı. Bir sonraki testte Barron'da da virüs tespit edildiğini belirten Melania Trump, 'Ne kadar şanslıydık ki Barron güçlü bir gençti ve hiçbir belirti göstermedi. Ben bu süreçten üçümüzün birlikte geçmesinden dolayı mutluydum. Bu sayede birbirimize baktık ve birlikte vakit geçirdik.' ifadesini kullandı.Barron Trump'ın testinin negatif çıktığını aktaran Melania Trump, kendisinde de kas ağrıları, öksürük ve baş ağrısı belirtisi olduğunu, daha çok vitamine ve sağlıklı yiyeceklere yöneldiğini belirtti.
İsrailli İnsan Hakları Kuruluşu Hükümetin Batı Şeria'da Yeni Konut Planına Tepki Gösterdi
KUDÜS (AA) - İsrailli insan hakları kuruluşu Peace Now (Barış Şimdi), İsrail hükümetinin Yahudi yerleşimciler için işgal altındaki Batı Şeria’da 2 binden fazla yeni konut inşa etme planına ilişkin, 'Başbakan Binyamin Netanyahu, parmağını Körfez'deki yeni dostlarının gözüne sokuyor.' ifadesini kullandı. Peace Now'dan (Barış Şimdi) yapılan yazılı açıklamada, İsrail hükümetinin attığı bu adıma tepki gösterildi. 'Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile yapılan barış anlaşması İsrail Meclisi'nde onaylanmadan önce Netanyahu, parmağını Körfez'deki yeni dostlarının gözüne sokuyor. (Körfez'deki dostlarını zor durumda bırakıyor)' ifadelerine yer verilen açıklamada, İsrail'in Batı Şeria'da yeni konut inşa planının dayatma ve emri vaki olduğu kaydedildi.Yahudi yerleşimcilere yakınlığıyla bilinen İsrail'in 'Kanal 7' televizyonuna göre, İsrail Savunma Bakanlığı'na bağlı Filistin Topraklarındaki Hükümet Aktiviteleri Koordinasyon Birimi (COGAT) bünyesindeki Sivil İdare Birimi Yüksek Planlama Kurulu, Batı Şeria'da 2 bin 166 konutun inşasını onaylamıştı.Yüksek Planlama Kurulu'nun yarın da yine Batı Şeria'da başka konut projelerini onaylamak üzere toplanacağı belirtilmişti.İşgal altındaki topraklarda yerleşim birimi inşa faaliyetleri sürüyorİsrail'in BAE ve Bahreyn ile yaptığı normalleşme anlaşmalarının ardından Batı Şeria'daki Yahudi yerleşim birimi inşa ve genişletme faaliyetlerini sürdürmesi dikkati çekiyor.Filistin Dışişleri Bakanlığı'ndan daha önce yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Batı Şeria ile Doğu Kudüs'teki Yahudi yerleşim birimi inşa ve genişletme faaliyetlerini hiçbir zaman durdurmadığı vurgulanmış, ABD ve İsrail'in kelime ve kavramlarla oynayarak Arap ülkelerinin 'normalleşme oltasına' takılmasını sağladığı ifade edilmişti.İsrailli insan hakları kuruluşu Peace Now'ın verilerine göre, işgal altındaki Doğu Kudüs'te 13, Batı Şeria'da 253 yasa dışı Yahudi yerleşim birimi bulunuyor.Bu yerlerde ikamet eden 650 binden fazla Yahudi yerleşimci, işgal altında yaşayan Filistinliler için hayatı daha da zor hale getiriyor.Uluslararası hukuka göre, işgal altındaki topraklarda bulunan tüm Yahudi yerleşim birimleri yasa dışı kabul ediliyor.
Fethiye Orman İşletme Müdürü "Zimmet" İddiasıyla Gözaltına Alındı
MUĞLA (AA) - Muğla’nın Fethiye ilçesinde Orman İşletme Müdürü, zimmet iddiasıyla gözaltına alındı. İşletme Müdürü G.Z'nin kesimi yasak bölgedeki sedir ağaçlarının kesimine izin vererek akrabalarının villalarında kullandığı iddiası üzerine Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla çalışma başlatıldı. Teknik ve fiziki takibin ardından G.Z, zimmetine mal geçirdiği iddiasıyla gözaltına alındı. Şüphelinin emniyetteki işlemlerini ardından adliyeye sevk edileceği belirtildi.
Reklam
Kktc'de Siyasi Partiler Cumhurbaşkanlığı Seçiminin İkinci Turu İçin Kimi Destekleyeceklerini Açıkladı
LEFKOŞA (AA) - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC), Demokrat Parti (DP), Halkın Partisi (HP) ve Yeniden Doğuş Partisi (YDP), pazar günü yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda destekleyecekleri adayla ilgili kararlarını açıkladı.Türk Ajansı Kıbrıs'ın haberine göre, DP, ikinci turda, Ulusal Birlik Partisi'nin (UBP) Cumhurbaşkanı Adayı şu anki Başbakan Ersin Tatar'ı destekleme kararı aldı. DP Parti Meclisi toplantısının ardından yapılan yazılı açıklamada, seçim gündemiyle toplanan Parti Meclisi'nin önerileri değerlendirdiği ve ikinci turda Tatar'a oy çokluğuyla destek kararı alındığı belirtildi.Açıklamada, 'Kıbrıs Türk halkının beklentisi Anavatan Türkiye ile iyi ilişkiler içerisinde ayrıştırıcı tavır sergilemeden KKTC'nin birlik ve beraberliğini koruyan bir Cumhurbaşkanı'nın ülkemiz için hayırlı olacağının düşüncesi içinde, içinde bulunduğumuz durumları da değerlendirerek bu karar üretilmiştir' ifadeleri kullanılarak, halka sandığa giderek iradesini yansıtma çağrısı yapıldı.DP, seçimin ilk turunda, aynı zamanda DP Milletvekili olan bağımsız aday Serdar Denktaş'ı desteklemişti.Akşam saatlerinde toplanan YDP Parti Meclisinden de Tatar'a destek kararı çıktı.HP'den 'seçmeni yönlendirmeme' kararıHP ise seçimin ikinci turunda, seçmenine herhangi bir yönlendirmede bulunmama kararı aldı.Akşam saatlerinde Parti Meclisi'ni toplayan HP'nin kararını, toplantı devam ederken Genel Sekreter Jale Refik Rogers açıkladı.Rogers, 'KKTC halkı bir seçim yaparak Cumhurbaşkanlığı için iki adayı Ersin Tatar ve Mustafa Akıncı’yı ikinci tura taşımıştır. Halkın Partisi olarak parti meclisimizde yaptığımız görüşme sonucunda ikinci turda seçmenimize bir yönlendirmede bulunmamayı doğru bulduk. İnanıyoruz ki halkımız kendi iradesiyle tercihini sandığa yansıtacaktır.' ifadelerini kullandı.HP, seçimin ilk turunda, aynı zamanda HP Milletvekili olan Başbakan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı ve Bağımsız Aday Kudret Özersay'ı desteklemişti.KKTC'de 18 Ekim'de düzenlenecek Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda mevcut Başbakan Tatar ile mevcut Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı yarışacak.
Fransa'da Kovid-19 Vaka Sayısı Son 24 Saatte 22 Bin 591 Arttı
PARİS (AA) - Fransa'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında son 24 saatte 22 bin 591 vaka görüldü.Halk Sağlığı Kurumundan yapılan açıklamaya göre, ülkede 104 kişinin daha yaşamını yitirmesiyle toplam can kaybı sayısı 33 bin 104'e ulaştı.Hastanelerde 1673'ü yoğun bakımda olmak üzere 9 bin 194 kişinin tedavisi sürerken iyileşenlerin sayısı 733 artışla 103 bin 413'e çıktı.Kovid-19 testlerinin pozitif çıkma oranı ise yüzde 12,2'ye ulaştı. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kovid-19 vaka sayılarında rekor artışların ardından başkent Paris başta olmak üzere birçok şehirde 17 Ekim itibarıyla 21.00-06.00 saatlerinde sokağa çıkma yasağı uygulanacağını açıklamıştı. Ülkede, 10 Ekim'de kayıtlara geçen 26 bin 896 vakayla salgının başlangıcından bu yana ülkede ve Avrupa'da en yüksek günlük vaka sayısı tespit edilmişti.
Reklam
İbb Meclis Toplantısında Personel Alımları Tartışıldı
İSTANBUL (AA) - İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisi ekim ayı ikinci oturumu, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında Avrasya Gösteri Merkezi'nde gerçekleştirildi.İBB Meclisi 1. Başkanvekili Zeynel Abidin Okul başkanlığında yapılan toplantının başında İBB Meclisi İYİ Parti Grup Başkanvekili İbrahim Özkan söz aldı.Özkan, AK Parti Grup Başkan Vekili Tevfik Göksu'nun kendisiyle grup başkan vekilleri toplantısında, kullandığı bir cümle nedeniyle, bir araya gelmek istemediğini, bunun üzerine İBB Meclisi Başkanvekili Zeynel Abidin Okul'un toplantıya partilerini davet etmediğini savundu.Özkan, 'Zeynel Bey siz AK Parti'nin Meclis Başkanvekili değilsiniz, İBB'nin Meclis Başkanvekilisiniz. Dolayısıyla İYİ Parti Grubunu burada temsil ediyorum. Bizi bugün yapılan grup Başkanvekilleri toplantısına davet etmediğiniz için sizleri kınadığımı ifade etmek istiyorum. Bugün protesto etmek adına meclise katılmayacağımızı kamuoyunun takdirine sunuyorum.' dedi.Meclis Başkanvekili Zeynel Abidin Okul da, 'Biz bugün grup başkanvekilleri toplantısı yapmadık. Meclisin yıllardır alışkanlıkları var. Birbirimize karşı söylemlerde hassasiyetle durmamız gerekir.' ifadelerini kullandı.İYİ Parti grubu daha sonra toplantıdan toplu halde çıktı.Orkestra ve Şehir Tiyatrolarına alımlarToplantıda gündem ve gündem dışı konuşmaların ardından komisyon raporlarının oylamasına geçildi. 134 nolu komisyon raporunda söz alan CHP Meclis Üyesi Melendiz Dalyan İzgi, şunları söyledi:'134 numaralı dosyamız sanatçı vizelemeleriyle ilgili. Bunlar orkestra sanatçılarımız. Nedense bu sözleşmeli personelde bir türlü anlaşamıyoruz. Böyle bir uygulama olmaz, isme özel meclis kararı çıkmaz. Meclis kararları genel olur. Dendi ki, 'Bu vizelemeler için isimler bize gelsin. İsimler de geldi 50 tane gelen isim var. 43 tanesi isim yazılmış. Bu 7 arkadaşın adı yazılmamış. Bu arkadaşların neyini beğenmedik. Çaldıkları enstrümanı mı beğenmedik? Gerekçemiz yine yok.'İBB Hukuk Komisyonu Başkanı AK Parti'li Muhammet Kaynar ise şöyle konuştu:'Daha önceden vize edilmiş olan ve her yıl rutin vize edilen sözleşmeli personellere zaten vize ediliyor. Ama her tekliflerinde yeni ilave isimler getiriliyor. Orkestralar Müdürlüğüne şu anda yeni sanatçılar alınması isteniyor. Pandemi dönemindeyiz. Herhangi bir şekilde faaliyet yok. İkincisi mevcut sanatçılar zaten boşta bekletiliyor. Onlarla ilgili de herhangi bir görevlendirme söz konusu değil. Kademe kademe buralara yerleştirilmelere devam ediliyor. Buraların hızlı bir şekilde kadrolaşmasının önüne geçilmeye çalışılıyor. Yoksa orkestralar şube müdürlüğünün mevcut sanatçılarıyla ilgili bir sorunu söz konusu değil. Burada sanatçı olarak teklif edilen kişilerin bazılarının meslekleri de sanatçı da değil, maliyeci muhasebeci var içlerinde, sanatçı kadrosundan alınmaya çalışılıyor. Bir şey engellenmeye çalışıldığı yok.'Kaynar, Şehir Tiyatroları ile ilgili de benzer şekilde eleştirildiklerini ifade ederek, sözlerine şöyle devam etti:'İBB Şehir Tiyatroları bünyesinde şu anda 253 sanatçı var. 137'si A kadroda. 160 kişiyi de İSPER üzerinden almışlar. 150 sahne alabilecek sanatçı varken, 40 kişiye görev vermişler, 6 oyun sahneye koymuşlar, 36 oyunu dışardan satın alıyorlar. Yani içinde bulunduğumuz durumu görebiliyor musunuz. 110 sanatçı boşta bekletiliyor. 40 sanatçıya görev verilmiş. Oyun dışarıdan satın alınılıyor. Söz verilen bazı örgütlerden gelen isimler var, onların buralara doldurulması söz konusu. Biz de elimizden geldiği kadar engel olmaya çalışıyoruz. İSPER üzerinden sanatçı alımı diye bir şey olmaz. Bu şirket güvenlik personeli, temizlik personeli gibi işler için personel alan bir şirket. Memuriyetten atılmış olan insanlar İSPER üzerinden personel olarak alınmaya çalışılıyor.'CHP Grup Sözcüsü Tarık Balyalı da bu sözler üzerine, 'İnsanları mimleyemezsiniz.' diye konuştu. CHP'nin muhalefet şerhiyle oylamaya sunulan 134 nolu rapor oy çokluğuyla kabul edildi. Çocuk etkinlik merkezine şehidin isminin verilmesi Daha sonra Sancaktepe ilçesinde açılacak çocuk etkinlik merkezine Şehit Uzman Onbaşı Emre Baysal'ın isminin verilmesi komisyonu raporu tartışıldı. Sancaktepe Belediye Başkanı Şeyma Döğücü, raporla ilgili olarak, şehidin babası Uğur Baysal'ın İstanbul Büyükşehir Belediyesine gönderdiği dilekçeyi okudu. Döğücü, şu açıklamalarda bulundu:'İdlib'de sınır ötesi harekat icra ederken rejim unsurlarının hava saldırısında şehit olan Emre Baysal'ın adının İBB tarafından Sancaktepe'de açılacak olan Çocuk Etkinlik Merkezine verilmesiyle ilgili söz aldım. Son yolculuğuna Sayın Cumhurbaşkanımızın ve bakanların, belediye başkanları katıldığı ve binlerce kişiyle uğurlanan aziz şehidimizin adını, İBB bir kurumda yaşatmak istemiştir. Buraya kadar her şey normal. Lakin şehidimizin adını bir eğitim kurumuna vermeden önce, herhalde bunu sorması, danışması, bildirmesi, izin alınması gereken merci öncelikle onun ailesidir. Şehidimizin babası Uğur Baysal, şehit oğlunun isminin İBB tarafından kullanılması konusunda olumlu bir yaklaşım içinde değildir. Bunun kendisine sorulmasından sonra tarafıma ulaşarak bu durumu ifade etmiştir. Örneği elimde bulunan dilekçesini İBB ye yazmış olduğu, dilekçesini de kendisi göndermiştir. Dilekçede, 'Ben babası Uğur Baysal olarak oğlumun isminin verilmesini uygun görmüyorum ve istemiyorum.' ifadeleri yazılıdır. Dilekçe de 2 Ekim 2020 tarihinde de kayıt altına alınmış olup, kayıt makbuzu örneği de elimdedir. Terörle mücadele sırasında şehit düşen Emre Baysal kardeşimizin 1 Mart 2020 tarihinde de Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve eşleri tarafından ziyaret edilmiştir. Burada isteğimiz ve beklentimiz bir şehit babasının İBB'nin bir kurumuna isminin verilmesine izin verilmeme durumunun istismar edilmemesidir. Yani AK Parti grubunun şehidimizin isminin bir kuruma verilmesiyle ilgili tasarruf ve tercihi, burada söz konusu olmadığı gibi şehit ailesinin bu yönde resmi dilekçesi bulunmaktadır. Bizim herhangi bir tasarruf ve tercihimiz söz konusu değildir. Tamamen şehit ailesinin isteğidir. Burada düşünülmesi gereken, şapkayı önüne koyup düşünmesi gerekenler olduğunu düşünüyorum. Terörün siyasi uzantılarıyla çeşitli organik bağları olanlar siyasal ittifak içinde bulunanların bunu çok iyi düşünmesi gerektiğini düşünüyorum. Şehit ailesinin bu isteğine saygı duyulması gerekiyor.'CHP'li Balyalı söz alarak, 'Şehidimize Allah'tan rahmet yakınlarına başsağlığı diliyorum. Elbetteki şehit ailesinin takdiridir, buna saygı duyarız. Ama Sayın Belediye Başkanımızın şehit ailesine ziyaretinde böyle bir şikayet belediye başkanımıza iletilmemiştir.' ifadelerini kullandı. Ailesi, şehidin isminin etkinlik merkezine verilmesini uygun görmediği için teklifin komisyon kararı doğrultusunda müdürlüğe iade edilmesi oy birliğiyle kabul edildi.
Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığından Kabakçıoğlu'nun Ölümüne İlişkin Açıklama:
GÜMÜŞHANE (AA) - Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığı, Gümüşhane E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda vefat eden Mustafa Kabakçıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturma ile ilgili bazı bilgi ve belgelerin kamuoyuna sızdırılmasıyla ilgili soruşturma başlatıldığını bildirdi.Başsavcılık Medya İletişim Bürosundan yapılan yazılı açıklamada, Gümüşhane E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda 29 Ağustos 2020 tarihinde vefat eden hükümözlü Mustafa Kabakçıoğlu'nun ölümüne dair bazı basın yayın organları ve sosyal medyada haberler yer aldığı anımsatıldı.Bu haberler üzerine açıklama yapma ihtiyacı hissedildiği belirtilen açıklamada, Kabakçıoğlu'nun 27 Temmuz'da Şebinkarahisar K2 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan Gümüşhane E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na nakil olarak geldiği ve vefat ettiği tarihe kadar burada bulunduğu bilgisi paylaşıldı.Kabakçıoğlu'nun 20 Ağustos'ta rahatsızlandığını bildirmesi üzerine 112 Acil Servis ekiplerinin arandığı, ambulanstaki görevlilerin Kabakçıoğlu'nun hastaneye gitmesi gerektiğini bildirdiği ancak kendisinin iyi olduğunu beyan ederek hastaneye gitmeyi kabul etmediğinin ve oksijen verildiğinin altı çizilen açıklamada, şunlar kaydedildi:'Kovid-19 ile ilgili bugüne kadar alınan tedbirler kapsamında Ceza İnfaz Kurumumuzun rutin uygulaması olan dışarı ile hastane, duruşma veya Ceza İnfaz Kurumuna yeni girme şeklinde temas eden hükümlülerin 14 gün boyunca tekli odaya alınması uygulamasına istinaden hükümözlü oksijen verilme işlemi sonrası tüm ihtiyaçlarını karşılayabileceği, bahçesi bulunan yaklaşık 50 metrekarelik tekli odaya verilmiştir. 24 Ağustos'ta yoğun nefes darlığı şikayeti olduğunu söylemesi üzerine tekrar 112 ekipleri çağırılmış ancak hükümözlü yine hastaneye gitmeyi reddetmiştir. Bunun üzerine hükümözlünün kaldığı koğuşa gerekli sağlık önlemleri alınarak kurum doktoru tarafından girilmiş, muayenesi yapılarak reçete düzenlenmiş ve reçete haricinde revirde bulunan ilaçlardan da gerekli olanlar kendisine verilmiştir.'Kabakçıoğlu'nun günlük genel durum takiplerinin de yapıldığına işaret edilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi:'27 Ağustos'ta tekrar rahatsızlanması üzerine kurum doktoru tarafından Gümüşhane Devlet Hastanesi Dahiliye Polikliniğine acil olarak sevk edilmek istenmiştir. Ancak hükümözlü sevk olmak istemediğini söylemiş ve kendi rızası ile hastaneye gitmemiştir. Ayrıca hastaneye gitmek istemediğine dair dilekçe vermiş, bu durumda revir görevlileri ve Ceza İnfaz Kurumu infaz koruma memurları tarafından tutanak altına alınmıştır. 29 Ağustos tarihinde saat 05.45 sıralarında hükümözlünün kalmakta olduğu odaya girildiğinde sandalyede hareketsiz bir şekilde oturur durumda olduğu görülmüş, herhangi bir tepki vermemesi üzerine 112 Acil Servis görevlileri kuruma davet edilmiş, yapılan kontrollerde şahsın vefat ettiği anlaşılmıştır.'Vefat eden Kabakçıoğlu'na 29 ve 30 Ağustos tarihlerinde Karadeniz Teknik Üniversitesi Klinik Laboratuvarı tarafından Kovid-19 tespiti amacıyla iki PCR testi yapıldığı ve sonuçlarının negatif olarak tespit edildiği belirtilen açıklamada, cenazenin otopsi işlemi yapılmak üzere Trabzon Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığına gönderildiği, otopsi sonucunun ise henüz Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığına ulaşmadığı aktarıldı.Açıklamada, şunlar kaydedildi:'Müteveffanın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma ile ilgili bazı bilgi ve belgelerin basına ve sosyal medya platformlarına sızdırılması ile ilgili soruşturmanın gizliliğini ihlal ve TCK'nın sair hükümleri doğrultusunda Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturma başlatılmış olup, bu tip haberlerin kasıtlı ve marjinal gruplar tarafından toplumda infial yaratmak amacıyla yapıldığı değerlendirilmektedir. Kovid-19 vakasının ülkemizde ilk görüldüğü 11 Mart'tan bu tarafa Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulunun tavsiyeleri ve Adalet Bakanlığımızın talimatları doğrultusunda salgınla mücadelede gerekli tüm tedbirler tarafımızdan titizlikle alınmış olup, bugüne kadar Ceza İnfaz Kurumumuzda herhangi bir hükümlü veya tutukluda Kovid-19 vakasına rastlanılmamıştır. Hükümlü ve tutukluların sağlıkları ile ilgili tüm tedbirler bugüne kadar alındığı gibi bugünden sonra da tarafımızdan hassasiyetle alınmaya devam edecektir.'
Sağlık Bakanı Koca, Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı'nın Ardından Açıklamada Bulundu: (6)
ANKARA (AA)- Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadelede şu an herhangi bir ilave kısıtlama ve sokağa çıkma yasağı gibi bir durumun asla düşünülmediğini bildirdi.Koca, Bilkent Yerleşkesi'nde yapılan Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı'nın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.Avrupa'da bazı kısıtlamaların yeniden getirildiğinin anımsatılması ve Türkiye'de bir kısıtlama döneminin gelip gelmeyeceğinin sorulması üzerine, Bakan Koca, 'Şu an herhangi bir ilave kısıtlamayı, sokağa çıkma yasağı gibi bir durumu asla düşünmüyoruz.' ifadesini kullandı.Koca, Avrupa'da son haftalarda vakaların giderek arttığına işaret ederek şunları söyledi:'Önümüzdeki haftalar ben daha da artacağı kanaatini taşıyorum. Çünkü bizim dışımızdaki ülkeler bu anlamda tedbir almama noktasında bir çaba içindeler. Maske uygulamaları bazı ülkelerde İspanya, Hollanda gibi daha yeni yeni devreye girmeye başladı. Biz kaç aydır toplumda yaygın olarak kapalı ve açık ortamlarda temasın olduğu durumlarda uygulama zorunluluğu getirmiştik biliyorsunuz. Bu anlamda daha erken tedbiri almıştık.'Bakan Koca, Türkiye'nin Avrupa'dan ve yurt dışı ülkelerinden farklı olarak yaygın test yaptığını da anımsattı.Dünyanın birçok ülkesinde olmayan filyasyon denilen temaslı takibinin de Türkiye'de yapıldığını vurgulayan Koca, sözlerini şöyle sürdürdü:'Avrupa bunu yapmıyor. Özellikle solunum sıkıntısı veya semptomu belirginleşmedikçe, solunum sıkıntısı başlamadıkça İngiltere ve benzeri ülkelerde olduğu gibi kişinin hastaneye gelmesi bile istenmiyor ve o dönem test yapılıyor. Biz ise iki semptomu olduğunda test yapmaya başlıyoruz. Bu kişilerin hepsine semptomu olan ve de pozitif bulduğumuz kişilerin hepsine de temaslı takibi yapıyoruz. Bu kişileri izole ettiğimiz gibi, temaslı olan kişileri de izole edip kolluk kuvvetleriyle takip ederek 10 ve 14 günlük duruma göre değişen, bir izolasyon dönemini geçirmiş oluyoruz.'Bakan Koca, Avrupa ülkelerinin hiçbirinin bu anlamda bir takip sistemi yapmadığına işaret etti.'Türkiye antiviral ilaçlarını erken dönemde kullanıyor'Türkiye'nin erken dönemde antiviral ilaçlarını kullandığını da vurgulayan Koca, 'Dünyanın herhangi bir ülkesinde ücretsiz erken dönemde semptomu gelişen kişilere ilaç veren bir başka ülke var mı? Bütün bunlar pandemi ile mücadelemizde bizi yurt dışındaki ülkelere karşı farklı kılıyor, avantajlı kılıyor.' diye konuştu.Koca, Avrupa'da vakaların artışını 3-4 hafta önce öngördüğünü aktararak, şöyle devam etti:'Avrupa bu yaklaşımla sürdürürse daha ciddi tedbirler almak zorunda kalacağını da konuşmuştuk. Bizim burada özellikle Avrupa'da artışın olduğu ve ınfluenzanın, mevsimin değişikliğinin olduğu dönemde, biz de 3-4 hafta öncesinden başlayan düşüşler söz konusu oldu. Niye? Bu tedbirlerdeki farklılığımızdan dolayı oldu. Ankara, İstanbul'un iki katı demiştim, şimdi yarısına düştü dedim. Yüzde 60 oranında Ankara düşmüş oldu. Avrupa her geçen gün artarken Ankara'nın artışın 3-4 hafta da bu noktalara indirebilir olduk.'Bu düşüşlerin ciddi kısıtlamalar yapmamakla da mümkün olduğuna dikkati çeken Koca, maske, mesafe ve el hijyenini tekrar hatırlattı.'Ev içinde en fazla 10 kişi olmalı'Sağlık Bakanı Koca, havanın değişikliği ile ev içi bulaşların arttığını belirterek, 'Bilim Kurulumuzun, 'evlerde 10 kişiyi geçmemek' şeklinde aile içi temasın azaltılması tavsiyesi oldu.' ifadesini kullandı.Açıklanan tabloda vaka ve hasta sayılarının görülüp görülmeyeceği sorusu üzerine Bakan Koca, şu bilgileri verdi:'Bizim test politikamız başından beri değişmedi. Test politikamız rehberimizde belirtildiği şekliyle semptomlu olan kişilere yapılan test politikasıydı. Bu hem rehberimizde yazdığı gibi Dünya Sağlık Örgütü de bunu biliyor ve biz Dünya Sağlık Örgütü'ne de bu çıkan sonuçları ilk günden itibaren bildirmiş oluyoruz. Bunun dışında temmuz ayında değişiklik oldu. Yeni normalleşmeyle birlikte olan değişiklikle ülkeler arası geçişle birlikte, kesitsel taramaları yapma ihtiyacı hissedildi. Bu kesitsel taramalar ve saha çalışmaları semptomlu olan kişilere yapılan çalışmalar değil. Bulgusu olan kişilere değil, tarama anlamında. Bunu ayırmak anlamında temmuz ayında semptomu olan, testi pozitif olan kişileri biz rehberimizde hasta olarak tanımlamıştık zaten. O nedenle vatandaşa karşı sorumluluğumuzun gereği olarak o taramaları ilave etmediğimiz için hasta olarak kullanmış olduk.'Bakan Koca, Milli Eğitimin devreye girmesiyle birlikte okullarda ve üniversitelerde benzer şekilde taramaların yapılabileceğini söyledi.Salgın ile mücadelenin dinamik bir mücadele olduğunu ifade eden Koca, şunları kaydetti:'Saha çalışmaları dışında bu tarz kesitsel çalışmaların niteliği de artmış olacak. Onları vatandaşımızla paylaştığımız gibi Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) de bildirmiş olacağız. Bugün havaalanında yapılmış olan 490 bin testten bahsettim ve pozitif oranlarını söyledim. Bu daha önce hasta olarak bizim ifade ettiğimiz tabloda yer almayan bir sayıydı. Çünkü bu vakaydı. Semptomu olmayan taşıyıcı olan kişilerdi, bunu da bugün söylemiş oldum.''Bu başarıyı lütfen gölgelemeyelim' Yarın veya daha sonraki günler kesitsel çalışmalar ve taramaların yapılacağını aktaran Koca, şöyle konuştu:'Hatta geçmişe dönük kesitsel taramaları da yer yer vatandaşımızla paylaşıp DSÖ ile paylaşacağız demiştik. Temmuz ayından itibaren kesitsel taramalar yani OSB, havaalanı, sporcular hatta özel sektörün önünü açtık biliyorsunuz daha önce özel sektörde yapılmıyordu. Tercihe bağlı olarak semptomu olmayan kişilerin yaptığı testler var. Bunlar da bizim sistemizin içinde. Bunları da yer yer açıklayacağız.'Bakan Koca, şu değerlendirmelerde bulundu:'Vatandaşımız şundan emin olsun, testi pozitif olan semptomu, bulgusu olsun olmasın pandemiyle mücadelede bizim sonuç almamız gerekiyor, testi pozitif olan veya temaslı olup bulgusu olan veya bulgusu olmayan biz herkesi izole ediyoruz. Bu kişilerin temaslılılarını bulduğumuz gibi, izole ettiğimiz gibi, HES sistemine de hepsini kayıt ediyoruz. HES sisteminde sadece pozitif kişiler yok, semptomu olan pozitif kişiler var semptomu olmayan pozitif kişiler var, semptomu olan ya da olmayan pozitif kişilerle temas etmiş olan riskli olarak adlandırdığımız herkes var. Mücadelede sonuç almak için bunu yapmak zorundasınız.'Bu mücadelede rakamların gizlenmeyeceğini vurgulayan Koca, 'Biz ötesini yapıyoruz. Mücadelede şuna inanalım, bütün bu dünyadaki artışa rağmen bu başarı 83 milyonun başarısı 1 milyon 100 bin sağlık çalışanımızın başarısı. Bu başarıyı lütfen gölgelemeyelim hepimiz gurur duyalım. Bundan sonra da 83 milyon bir ve beraber olalım birlikte mücadele edelim. Pandemi ile ancak böyle mücadele edilebilir böyle sonuç alınabilir. Gizlenerek olmaz, mücadeleyi sahada daha dinamik yapıyor olmalıyız.' ifadelerini kullandı. Yoğun bakım yatak doluluk oranlarıSağlık Bakanı Koca, açıklanan yoğun bakım yatak doluluk oranlarına özel hastanelerin dahil olup olmadığı yönündeki soru üzerine, 'Bu bizim üniversiteler dahil olmak üzere olan oranlar, özel sektör bunun içinde yok.' dedi. Koca, şöyle devam etti:'Burada şunu söylemek istiyorum, bizim bu oranlardan bahsederken, 'erişkin yoğun bakım, yüzde 65,4' diyoruz. Yüzde 65 gibi bir rakamın yüzde 100'e yakın olduğunu 3'te 2'sinin dolu olduğunu, 3'te 1 vaka ilavesi veya hasta ilavesiyle kapasitenin dolacağı gibi bir yanlış algı oluşabilir. Yani ağır hastamız 1418, 'yüzde 50 artarsa yataklarımız dolacak' gibi bir algı asla oluşmasın. Yüzde 65'ten kasıt 28 bin 500'e yakın erişkin yoğun bakım yatağımız var, çocuk ve yenidoğanı kast etmiyorum, 44 bin toplam. 28 bin 500'ün yüzde 65'inden bahsediyorum. Dolayısıyla 18-19 bin sadece Kovid hastalarıyla ilgili ayrılmış olan yataklar değil, bunun içinde 1400 ağır hasta, geri kalan hafif olan yatan hasta grubu da var ama yoğun bakımda değil, gerisi bizim normal, rutin devam eden hastalarımızın müdahaleleri sonrası yoğun bakıma giren hastalar. Yani kovid olmayan, ağırlıklı kovid olmayan hasta. Geriye 11 bine yakın boş yatak demektir. Ağır vakamız 1400. Bu durumda 7 kat daha, ağır hastanız olduğunda ve bu hastaları, kovidli hastaları bu boş yataklara ayırdığınızda, kullanabilir olduğunda dolabilir olacak. Dolayısıyla bu anlamda bir sorun yok. Toplam yatağımız 244 bin. Yani yaklaşık 122 bin yatağımız boş demektir.'Koca, Türkiye'nin sağlık altyapısıyla fedakar ve özverili çalışan güçlü bir sağlık ordusunu olduğuna tekrar vurgu yaptı. Gözleri dolarak rakamları açıkladı Bakan Koca, test sonucu pozitif çıkan ve hayatını kaybeden sağlık çalışanlarının sayısına ilişkin soruyu ise gözleri dolarak yanıtladı.Kovid servisi, yoğun bakım, acil servis gibi alanlarda çalışan sağlık personelinin talepleri halinde haftalık taramalarının yapıldığını bildiren Koca, şunları kaydetti:'Sağlık çalışanlarımız içinde testi pozitif olanların sayısı 40 bini geçti. Hayatını kaybeden sağlık çalışanlarımızın sayısı da son dönem arttı maalesef. Sayıları 100'ü geçti. Hayatını kaybedenlerin sayısının 107 olduğunu söyleyebilirim. Yakınlarına ve hepimize başsağlığı, Allah'tan rahmet diliyorum.' (Bitti)
Myanmar Ordusunun Mayınlara "Kalkan" Olarak Kullandığı 2 Çocuk Çatışmalarda Öldü
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (AA) - Birleşmiş Milletler (BM), Myanmar ordusunun mayınlara karşı ''canlı kalkan'' olarak kullanıldığı iddia edilen 2 çocuğun çıkan çatışmalarda hayatını kaybettiğini bildirdi. BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, günlük basın brifinginde, Arakan'da 2 çocuğun Myanmar ordusu ve kendilerine 'Arakan Ordusu' adını veren Budist militanlar arasında 5 Ekim'de yaşanan çatışmalarda çapraz ateş sonucu öldüğünü söyledi. Çocukların mayınlara karşı Myanmar ordusunun önünde ''canlı kalkan'' olarak yürümeye zorlandığının iddia edildiğini belirten Dujarric, çocukların ölümüne ilişkin şeffaf ve hızlı bir soruşturma yürütülmesi ve sorumluların cezalandırılması çağrısında bulundu.Dujarric, 2020 yılının ilk 3 ayında Myanmar'da 100'den fazla çocuğun çatışmalarda öldüğü ve sakat kaldığını ifade etti. Myanmar ordusu ve Budist milliyetçiler, Arakanlı Müslümanlara yönelik 'etnik temizlik' ve 'soykırım' ile de suçlanıyor. Arakanlı Müslümanlara etnik temizlikArakan'da 2012'de Budistler ile Müslümanlar arasında çatışmalar çıkmış, olaylarda çoğu Müslüman binlerce kişi katledilmiş, yüzlerce ev ve iş yeri ateşe verilmişti.Arakan'daki sınır karakollarına 25 Ağustos 2017'de düzenlenen eş zamanlı saldırıları gerekçe gösteren Myanmar ordusu ve Budist milliyetçiler, kitlesel şiddet eylemleri başlatmıştı.BM'ye göre, Ağustos 2017'den sonra Arakan'daki baskı ve zulümden kaçıp Bangladeş'e sığınanların sayısı 900 bine ulaştı. Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayınladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtlamıştı.Ontario Uluslararası Kalkınma Ajansının Ağustos 2018'de yayımladığı rapora göre, 25 Ağustos 2017'den bu yana en az 24 bin Arakanlı Müslüman, Myanmar ordusu tarafından öldürüldü. 34 binden fazla Arakanlı Müslüman ateşe atılırken, 114 bin civarında kişi de fiziksel şiddet gördü.Rapora göre, ordu mensupları 18 bin kadına tecavüz etti. BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti 'etnik temizlik' ya da 'soykırım' olarak adlandırıyor.
Reklam