onedio
Azerbaycanlı Annelerden Ermenistanlı Annelere "Çocuklarınızı Karabağ'dan Çekin" Çağrısı
GENCE (AA) - İDRİS OKUDUCU - Ermenistan'ın orta menzilli balistik füzeyle saldırdığı Azerbaycan'ın Gence kentindeki anneler, ağlamasını istemedikleri Ermeni annelere, ivedi bir şekilde çocuklarını Karabağ'dan çekmeleri çağrısında bulundu. Ermenistan'ın 11 Ekim'de ateşkesi ihlal edip füzeyle vurduğu Gence'deki apartmanda yaralanan çocukların anneleri AA muhabirine konuştu. Saldırı sonrası evlerinin başlarına yıkıldığını, çocukları taş ve toprak altından kendi elleriyle çıkardıklarını hatırlatan Nuşabe Haydarova, 'Bebeklerin, çocukların hiçbir günahı yok. Onlar daha başlarına ne geleceğinden bihaber. Allah, yarattığı tüm çocukların canını annelerine bağışlasın.' ifadelerini kullandı. Ermenistan ya da başka bir yerde hiçbir annenin ağlamasını istemediğini belirten Haydarova, şunları söyledi: 'Hatta Ermeni annelerine şunu söylemek istiyorum; Ey Ermeni anaları, evlatlarınıza merhamet edin. Karabağ toprakları bizimdir. Biz topraklarımız uğrunda savaşıyoruz. Peki, sizin çocuklarınız niçin savaşıyor? Kimin için, hangi toprak için? Kendinize gelin ve en kısa zamanda çocuklarınızı savaştan çekin.' Olayda biri ağır iki çocuğu yaralanan Günay Caferova, 'İnşallah kimsenin çocuğuna, evladının başına bir şey gelmez. Ancak Allah onlara insaf versin. Sivillerden uzak dursunlar. En büyük talebimiz de öz topraklarımıza kavuşmak. Onlardan herhangi bir talebimiz yok. Çocukların ne günahı vardı ki bir gece bu facia ile yüzleştiler?' dedi. Ermenistanlı annelere çağrıda bulunan Caferova, 'İnsafa gelin, çocuklardan ve sivillerden uzak durulsun. Bizim topraklarımızdan uzak dursunlar. Bizim hiçbir günahımız olmadı ve bu konuda hiçbir eziyet çekmek istemiyoruz.' diye konuştu. Meryem adında 3 yaşındaki torunu yaralanan Elmira Kurbanova, Ermeni annelerin evlatları için asla gözyaşı dökmesini istemediğini belirterek 'Onlar da annedir. Ancak hakkın kimin hakkı olduğunu görsünler.' şeklinde konuştu. Karabağ topraklarının Azerbaycan'a ait olduğunu anımsatan Kurbanova, 'Onlar bizim topraklarımızı zapt etmişler. Hocalı ve diğer bölgelerde kadın, çocuk ve erkeklere yönelik saldırılar gerçekleştirildi. Bugün de füze atıldı. Bugün bizim çocuklarımızın başına gelenin yarın onların da başına gelebileceğini bilmeliler.' uyarısında bulundu. Savaşın kimseye faydasının olmadığını söyleyen Kurbanova, Ermeni annelerin çocuklarını Karabağ'dan çekmeleri ve barışçıl şekilde toprakları iade etmeleri gerektiğini söyledi. Kurbanova, 'Tüm Ermeni anneleri (Ermenistan Başbakanı) Paşinyan'ın önüne yığılıp 'çek bizim çocuklarımızı Karabağ'dan' demeliler.' dedi. Ermenistan ordusunun 27 Eylül'de Azerbaycan sivil yerleşim birimlerine saldırması üzerine Azerbaycan ordusu operasyon başlatmış ve operasyonda Cebrail kenti, Hadrut kasabası ve 30'dan fazla köyü işgalden kurtarmıştı.Ermenistan ve Azerbaycan, Moskova'da yapılan görüşmelerde, 10 Ekim Cumartesi saat 12.00’den geçerli olmak üzere Dağlık Karabağ'daki cenazelerin ve esirlerin değişimini öngören insani amaçlı ateşkes kararı almıştı.Ateşkes üzerinden henüz 24 saat geçmeden Ermenistan ordusu, 11 Ekim'de ülkenin 2'nci büyük kenti Gence'deki sivillerin yerleşim birimine füzeyle saldırması sonucu 10 kişi hayatını kaybetmiş, 35 kişi yaralanmıştı.
Akdeniz Ve Ege'de Deniz Canlısı "Pina"Ları Yok Eden Parazit Tehdidi
ÇANAKKALE (AA) - MURAT YÜKSEL - Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesince yapılan araştırmada, Ege Denizi'nden Marmara'ya doğru yayılan bir parazit türünün, pina (kalem kabuklu yumuşakça) neslini tehdit ettiği belirlendi.Su Ürünleri Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölümü Avlama Teknolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Altınağaç, AA muhabirine, pinalarla ilgili araştırma başlattıklarını söyledi.Pinanın, Latincede 'kanat' ya da 'yüzgeç' anlamına geldiğini belirten Altınağaç, 'Pina, çift kabuklular dediğimiz midye türlerinden bir canlıdır. Dik bir şekilde yarısına kadar deniz tabanına gömülü yaşarlar, aynı ağaç gibi. Suyu filtre eden, denize yararlı bir canlıdır.' dedi.Altınağaç, pinaların 1992 yılında imzalanan Barcelona Sözleşmesi'nde Avrupa Konseyinin tavsiyesiyle koruma altına alınan canlılardan biri olarak kırmızı listeye alındığını dile getirdi.Pinaların neslinin bir parazit nedeniyle tehlike altında olduğunu vurgulayan Altınağaç, şöyle devam etti:'Eskiden balık yemi yapılıyordu. Bunun yanı sıra kıyı tahribatı, kıyıların dolması, ağlara takılıp yerlerinden çıkmaları nedeniyle balıkçılık aktivitelerin verdiği zarar gibi pek çok etkenlerle bu canlı ölüyordu fakat bugün hepsinden daha büyük bir tehlike var; 'haplosporidium pinnae' adında bir parazit. Bu parazit Akdeniz'den bu yana bütün bu türü öldürüyor. Şu an Çanakkale Boğazı'nın orta noktalarına Ege Denizi'nden Kepez tarafına kadar hiçbir canlılık yok fakat Marmara'ya doğru canlılık var. Yani bu da yavaş yavaş hastalığın Akdeniz'den Ege'ye, Ege'den de Marmara'ya doğru yürüdüğünü gösteriyor. Akdeniz ve Ege pina mezarlığına dönmeye başladı diyebilirim.''Çanakkale Boğazı'nın yarısındaki pinaları tamamen öldürdüler'Hastalığın Akdeniz'de başladığını ve Marmara'ya doğru ilerlediğini, yavaş yavaş ilerleyen parazitlerin Ege'yi etkisi altına aldığı ve Çanakkale Boğazı'nın girişinde de görüldüğü bilgisini veren Altınağaç, 'Yaptığımız araştırmalarla boğazın yarısına kadar pinaların tamamen öldüğünü tespit ettik. Burada sonra da canlılık gittikçe yani hastalıklı bireylerin daha çok olduğunu belirledik. Hastalık Marmara'ya doğru kayıyor ama o bölgedeki balıkçılar ve araştırmacı arkadaşlarımızdan gelen haberlere göre pinalar Marmara'da daha canlı. Canlılık oldukça fazla fakat hastalığın oraya gideceğini öngörüyoruz.' diye konuştu.Bu konuda yapılabilecek bir şey olmadığını belirten Altınağaç, ekonomik değeri bulunan midyelerin de bundan etkilenebileceğini sözlerine ekledi.
Türkiye'nin Afet Stratejisi: Kahramanmaraş İrap Uygulamasıyla Örnek Olacak
KAHRAMANMARAŞ (AA) - İZZET MAZI - Deprem ihtimali taşıyan Kahramanmaraş'ta, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından hazırlanan İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamında, şehrin risk haritası çıkartılarak gerekli önlemler alınmaya başlandı.AFAD'ın her il için ayrı ayrı hazırladığı İRAP'ın ilki Kahramanmaraş'ta uygulamaya konuldu.İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından 19 Ağustos'ta kentte kamuoyuna tanıtılan plan çerçevesinde olası riskler ele alındı.İRAP çerçevesinde kentteki olası afetlere karşı risk haritası çıkartılarak, şehirdeki risk azaltma faaliyetlerinin belirlenmesi ve kurumlar arası koordinasyonun sağlanması amaçlandı.Plan doğrultusunda afet geçmişi çıkartılan ve bazı tehlikeli binaların yıkımına başlanan Kahramanmaraş, İRAP uygulamasıyla örnek olacak.Kahramanmaraş'tan sonra kısa vadede 6 ilin daha afet risk azaltma planlarını tamamlamak için çalışan AFAD, diğer illerin afet risk azaltma planlarını ise 2021'in sonuna kadar hayata geçirmeyi hedefliyor.Deprem Kahramanmaraş'ın en öncelikli afet riski Kahramanmaraş AFAD İl Müdürü Aslan Mehmet Coşkun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, paydaş kurumlar iş birliğiyle başlatılan çalışma kapsamında, şehrin afetlere karşı daha dirençli olması, toplumun afet duyarlılığının artması, can ve mal kaybının en aza indirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Ulusal düzeyde Türkiye Afet Risk Azaltma Planı TARAP ve yerelde ise İRAP kapsamında, afet riskinin azaltılmasına yönelik çalışmalara başladıklarını hatırlatan Coşkun, şöyle devam etti:'Bu kapsamda Kahramanmaraş ilimiz pilot bölge seçilerek ilk defa yerel düzeyde İRAP planı hazırlandı. İlk olarak Mayıs 2019'da bilgilendirme toplantıları gerçekleştirildi. Ardından birinci ve ikinci çalıştaylar düzenlenerek ilimizin afet ve riskleri belirlendi. Kahramanmaraş'ın en öncelikli afet riski, deprem tehlikesi olarak tespit edildi.''3 amaç, 20 hedef ve 213 eylem belirlendi' Coşkun, kentte sadece deprem riski olmadığına, bunun yanında heyelan ve çığ düşmesi gibi afetlerin de oluşabildiğine dikkati çekti. Çalışmayla, afetle meydana gelebilecek kayıp ve hasarların önlenmesinin hedeflendiğini aktaran Coşkun, şunları kaydetti: '1960 ve 2020 yılları arasında kentte 223 heyelan, 189 sel, 124 kaya düşmesi, 24 çığ ve 6 da diğer afet tespitleri yapıldı. İRAP ise bu noktada devreye girmektedir. Meydana gelen afetleri önleyemeyiz ama onların vereceği kayıp ve hasarı önleyebiliriz. Yaptığımız çalıştayların sonucunda 3 amaç, 20 hedef ve 213 eylem belirlendi. Bu eylemleri gerçekleştirmek amacıyla 38 sorumlu kurum ve 49 destekleyici kurum tespit edildi. Eylemlerin gerçekleşme dönemi 2020-2025 olmak üzere 5 yıllık bir dönemi kapsıyor.' Coşkun, bu dönem içerisinde sorumlu kurumlar tarafından gerçekleştirilen eylemlerin izleme ve değerlendirmesinin 6 aylık periyotlarla Kahramanmaraş Valiliğince yapılacağını sözlerine ekledi.
Gönüllü Öğretmenlerden Eğitime Online Destek
GAZİANTEP/KARAMAN (AA) - FERİDE PELİN İNAL - MEHMET ÇETİN - Karaman'da sınıf öğretmenliği yapan Mehmet Altay'ın öncülüğünde 'Türkiye Uzaktan Eğitim Akademisi' adı atlında bir araya gelen 80 öğretmen, gönüllü eğitim desteği veriyor.Altay'ın sosyal medya hesabı aracılığıyla yaptığı duyuru üzerine toplanan öğretmenler, ana okulundan lise son sınıfa kadar olan dersler için içerikler oluşturdu.Yaklaşık 3 hafta önce hayata geçen akademi kapsamında öğretmenler hazırladıkları ders içeriklerini ve videolarla desteklenen eğitim setlerini dijital ortama yükleyerek kullanımına sundu. Kurucu Mehmet Altay, AA muhabirine, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle öğrencilerin eğitim desteğine ihtiyacı olduğunu düşünerek yola çıktığını belirterek, 80 öğretmenin de kendisine destek verdiğini söyledi.Altay, 'https://sites.google.com/view/tuzea/ana-sayfa?authuser=0' internet adresiyle ulaşılan dijital içeriklerin ücretsiz şekilde herkese açık olduğunu ifade etti. Türkiye Uzaktan Eğitim Akademisini 3 hafta önce hayata geçirdiklerini kaydeden Altay, 'Yaklaşık 20 bin ziyaretçi sayısına ulaştık. Amacımız sanal nefes verebilmek, öğrencilerin, öğretmenlerin, velilerin elllerinden tutabilmek. Gözümüzle göremediklerimizi gönlümüzle görerek onların yanında olduğumuzu hissettirebilmek. İnşallah daha güzel olacak.' dedi.'Aldığımız iyi geri dönüşler tüm yorgunluğumuzu alıyor'Öğrenci, veli ve öğretmenlerin çalışmayı sevdiğini dile getiren Altay, şöyle konuştu:'Sosyal medyadan aldığımız dönüşler çok iyi. Kullanıcılar faydalı olduğunu, çok rahat kullandıklarını ve birçok sorunlarını hallettiklerini söylüyorlar. 80 öğretmenimiz yoğunluklarına rağmen ekstradan böyle bir çalışmaya gönüllü olarak geldiler. Hiçbir maddi beklenti içerisinde değiliz. Tamamen ücretsiz. Aldığımız iyi geri dönüşler yorgunluğumuzu alıyor. Hepimiz gönüllüyüz. Gönlümüzle görmek için yola çıktık. Bazı branşlarda eksiğimiz var. Gönüllü olarak bu yapının içerisinde olmak isteyen tüm arkadaşlara kapımız açık.'Altay, kendi aralarında mesleki gelişim için atölye çalışmaları düzenlediklerini, ilerleyen dönemlerde bu atölye çalışmalarını da tüm öğretmenlere açık hale getirmeyi planladıklarını sözlerine ekledi.'Hayatla entegre ederek öğrenmeyi kalıcı kılmayı amaçlıyor'Gaziantep'te bulunan Türkiye Uzaktan Eğitim Akademisi Okul Öncesi Zümre Başkanı Meral Tıraş da salgın dolayısıyla zor bir dönemden geçildiğini, eğitime katkı için gönüllü olarak çalışmaya başladıklarını ifade etti. Akademide okul öncesinde bir çocuğun gün boyunca alabileceği eğitimlere yer vermeye çalıştıklarını vurgulayan Tıraş, 'Arkadaşlar ders içeriklerini hazırlıyorlar. Ben siteye yüklüyorum. Mehmet Altay da gözden geçirerek eksikleri tamamlıyor. Benim alanımla ilgili parmak kaslarını güçlendirecek hareketler, eşleştirme, zihinsel gelişim ve zeka oyunlarının yapabilecekleri kısımlar var. Evde kullanabilecekleri materyalleri kullanıyoruz. Hayatla entegre ederek öğrenmeyi kalıcı hale getiriyoruz.' diye konuştu.Uygulamaya kolaylıkla ulaşılabildiğini vurgulayan Tıraş, hazırladıkları içerikleri öğretmenlerin kendi sınıflarında da kullanabileceğini, velilerin de siteden rahatlıkla yararlanabildiğini belirterek, 'Ana sınıfından lise son sınıfa kadar ders içerikleri hazırlanıyor. Bir bakıma EBA'ya destek amaçlı. Akademi bunun eş zamanlı öğretimi. Şimdiye kadar geri dönüşler çok iyi. Uygulanabilen bir program.' dedi.
Vali Şahin'den Ankara'nın Başkent Oluşunun 97. Yılı Mesajı
ANKARA (AA) - Ankara Valisi Vasip Şahin, 'Ankara, binlerce yıllık devlet mirasımızın temsilcisi olarak milletimizin muasır medeniyet hedefindeki en büyük güvencesidir.' ifadelerini kullandı. Vali Şahin, Ankara'nın başkent oluşunun 97. yıl dönümü nedeniyle bir mesaj yayımladı.Gazi Mustafa Kemal ve Heyet-i Temsiliye'nin 27 Aralık 1919'da geldikleri Ankara'nın jeopolitik, stratejik ve coğrafi konumu sebebiyle Milli Mücadele’nin sevk ve idare merkezi olarak seçildiğini hatırlatan Şahin, 'Ankara, Kurtuluş Savaşı boyunca stratejik kararların alındığı, milletimizin mukadderatının şekillendiği ve jeopolitik konumuyla öne çıkan bir karargah olarak fiilen başkentlik görevi yapmıştır.' değerlendirmesinde bulundu.Ankara'nın, Cumhuriyetin ilanından 16 gün önce Türkiye Büyük Millet Meclisine verilen yasa önerisinin kabulüyle 13 Ekim 1923'te, yeni kurulacak devletin yasal olarak başkenti olduğunu aktaran Vali Şahin, bunun tarihi bir tekamül süreci olduğunu bildirdi. Şahin, Ankara halkının Milli Mücadele'ye verdiği desteğin, Gazi Mustafa Kemal ile Heyet-i Temsiliye’ye gösterdiği ilginin ve oluşan Kuvayımilliye ruhunun bu sürece etkisinin büyük olduğunu vurguladı. Milli egemenliğin sembolü olan Ankara'nın bugün de sahip olduğu tarihi ve kültürel zenginlikleri, sanayi ve teknolojideki gelişimi ile herkesi gururlandıran önemli bir merkez olduğuna işaret eden Vali Şahin, şunları kaydetti:'Ankara, binlerce yıllık devlet mirasımızın temsilcisi olarak milletimizin muasır medeniyet hedefindeki en büyük güvencesidir ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kalbi olmanın övüncüyle milli ve tarihi tüm emanetleri özenle muhafaza ederek ülkemizin gelişmesine ve ilerlemesine katkıda bulunmaya devam edecektir. Bu duygu ve düşüncelerle, başkentlik vasfını ve sorumluluğunu büyük bir onurla taşıyan Ankara’nın başkent oluşunun 97. yıl dönümünü en içten duygularımla kutluyor; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, istiklal mücadelemizin tüm kahramanlarını ve bugüne kadar Ankara’nın imarına hizmet etmiş devlet adamlarımızı minnet, rahmet, şükranla anıyorum.'
Oralet İsteyene "Caz", Çay İsteyene Hicaz
İSTANBUL (AA) - BERK ÖZKAN - İstanbul'un tarihi semti Çengelköy'ün 63 yaşındaki çaycısı Erol Dutkun, dükkanına gelen müşterilerine seslendirdiği Türk Sanat Müziği şarkıları eşliğinde hizmet ediyor. Boğaziçi'nin Anadolu yakasında Vaniköy ile Beylerbeyi arasında bulunan, İstanbul'un gözde semtlerinden Çengelköy'de ismiyle müsemma Çengeloğlu Sokak'ta müşterilerini ağırlıyor Erol Dutkun.Doğma büyüme Çengelköy'ün yerlisi olan Dutkun, uzun yıllardır baba mesleği olan esnaflığı sürdürüyor. Çok sevdiği Türk Musikisini henüz 12 yaşındayken dinlediği TRT radyosunda keşfeden Dutkun, kendisine bir repertuvar oluşturmaya, duyduğu eşsiz şarkıların notlarını tutmaya başladıysa da babasını ikna edemeyince konservatuvar eğitimi hayalini bir türlü gerçekleştiremedi.Evli ve iki çocuk babası olan Erol Dutkun, babasının tuhafiye dükkanında başladığı hayat serüvenini uzun yıllardır esnaf olarak sürdürdüğünü kaydederek, 'Son 12 senedir çay ocağı işletiyorum Çengelköy'de. İnsanlara güzel çay yapıp, güzel hizmet vermek istiyorum.' şeklinde konuştu.Dükkanına gelen müşterilerine çay servisi yaparken aynı zamanda Türk Sanat Müziği söylediğini belirten Dutkun, Türk sanat müziği sevgisinin çocuk yaşta başladığını anlattı. Dutkun, şöyle devam etti:'Türk Sanat Müziği sevgim 12 yaşımdayken başladı. Radyonun başına otururdum, sanat müziği programları olurdu 1 saat, haftada birkaç gün, onları dinlerdim. Oturup kağıt kalemi alır şarkıları yazardım. Tekrar o şarkı çıktığı zaman ona eşlik ederdim kağıttan. Sonra şarkı defterleri aldım. Çengelköy'de 'Nur' isimli sinemamız vardı. Her yaz burada konserler olurdu. O dönemin bütün sanatçılarını biz Çengelköy'de seyrettik. Gönül Yazar, Nuri Sesigüzel... Bütün sanatçılar burada sahneye çıkardı biz de onları dinlerdik. Tabii sanat müziği bambaşka bir sevgi. Bu bende ilerledikçe meclislerde söylemeye başladım. Baktım ki sesim de gidiyor... Çok güzel okurdum. Yine okuyorum ama eski sesim yok.''Babama yalvardım'Babasına kendisini konservatuvara göndermesi için ısrar ettiğini dile getiren Dutkun, 'Babama çok yalvardım beni konservatuvara yollasın diye. Beni yollamadı. 'Geç dükkanın başına' dedi. Biz de esnaf olarak büyüdük. Konservatuvara gidememek içimde kaldı. Onu nasıl giderdim? Bir düğün olsun, gittiğimiz bir eğlence mekanında olsun sahneye çıkıp bir-iki şarkı okurdum. Burada da şimdi okuyorum gelenlere.' dedi.Çay içene mini konserÇay içmeye gelen müşterilerine istek parçalarını okuduğunu ve vatandaşlardan güzel tepkiler aldığını kaydeden Erol Dutkun, 'Müzikle uğraşanlar kötü şeylerle uğraşmaz. Müzik iyidir; insanları bağlar, birleştirir. İstiyorlar okuyorum hiç çekinmem, kırmam da. Biliyorsam okuyorum, bilmiyorsam da başka bir şarkı okuyorum. Komşularımız mahalledekileri herkes eşlik eder bana.' ifadelerini kullandı.İyi çay yaptığını vurgulayan Dutkun, bazı müşterilerinin isteklerine gösterdiği tepkiyi dile getirerek, 'Oralet isteyene caz yapıyorum, kızıyorum yani. Çay isteyene hicaz. Herkes alıştı bana.' diye konuştu.
Reklam
"Anadolu Jelibonu"Na İlgi Artıyor
NEVŞEHİR (AA) - BEHÇET ALKAN - Nevşehir'in Ürgüp ilçesinde bağ bozumunda elde edilen üzümlerden üretilen 'Anadolu jelibonu' olarak da bilinen yöresel lezzetlerden köftüre ilgi her geçen gün artıyor.Bölgedeki bağlardan özenle seçilen beyaz üzümler, makine yardımıyla suyu çıkarıldıktan sonra bir süre dinlenmeye bırakılıyor. Un karıştırarak belli bir kıvama getirilen ürün, odun ocakları üzerindeki kazanlarda kaynatılıyor.Hiçbir katkı maddesi konulmadan pişirilerek puding kıvamına getirilen ürün, taslarla tepsilere alınarak yeniden dinlenmeye bırakılıyor. Ertesi gün tepsilerde dilimlenerek, damdaki tezgahlara serilen ve kurumaya bırakılan köftür, havanın sıcaklığına göre 3 ila 7 gün suyunu çekmesi için bekletiliyor.Tüketime hazır hale gelen köftür, soğuk bir odada muhafaza edilerek yıl boyunca talebe göre çeşitli illere gönderiliyor.Üzümün zahmetli serüveni sonrası ortaya çıkarılan köftür, hem çocuklar hem de yetişkinlerce sıkça tüketiliyor.İlçeye bağlı Karacaören köyünde yaşayan Yılmaz ailesi, geçimini köftür üreterek sağlıyor.Uğur Yılmaz (39), AA muhabirine, yılda ortalama 12 ton üzümden 2 ton köftür üretebildiklerini ve kilogramını 35 liradan sattıklarını söyledi.Aile bireylerinin her birinin üretime katkı sunduğunu anlatan Yılmaz, köftürün sadece taze üzüm suyundan yapıldığını, bağ bozumu zamanı dışındaki dönemlerde üretilemediği için her yıl eylül ve ekim ayında gece gündüz yoğun şekilde çalıştıklarını ifade etti.'Çocuklar daha çok talep ediyor'Yılmaz, her geçen yıl ilginin arttığı köftürü aile bireylerinin el ele vererek ürettiklerini belirterek, şöyle konuştu:'Dedem, babam, annem eşim ve çocuklar iş birliği halinde olunca daha pratik oluyor. İki ay içinde hava bozulmadan hazırlıyoruz, sonra satışını yapıyoruz. Üzüm suyunun kazanlarda ısıtarak tatlanmasını sağlıyoruz. Kıvama ulaşınca içine un katıyoruz belli bir ölçüde. Karıştırarak pişiriyoruz daha sonra serip kurumaya bırakıyoruz. Ankara, Niğde, Kayseri gibi çevre illerin yanı sıra turistler de lezzetli ve doğal olduğu için tercih ediyorlar. Anadolu jelibonu olarak biliniyor. Çocuklar daha çok talep ediyor. Farklı illerden siparişler olunca kargoyla da adrese teslim gönderiyoruz.'Fatma Yılmaz (57) da meşakkatli bir sürecin ardından ürettikleri köftürün geçim kaynakları olduğunu vurgulayarak, 'Bu tamamen organik bir ürün. Çeşitli işlemlerden geçirerek doğal bir gıda ortaya çıkarıyoruz. Herkes çocuklarına gönül rahatlığıyla yedirebilir.' dedi.Mustafa Yılmaz (11) da babaannesi, annesi ve babası başta olmak üzere tüm ailenin uğraş verdiği köftürün üretilmesinde kendine verilen görevleri yapmaya çalıştığını, aynı zamanda da yıl boyunca beğenerek tükettiğini söyledi.
Gaziantep'te Patlayıcı Ele Geçirilmesiyle İlgili Davada 2 Sanığa Hapis Cezası
GAZİANTEP (AA) - Gaziantep'te yol kenarında patlayıcı ve düzeneğinin ele geçirilmesine ilişkin yargılanan sanıklardan birine 17 yıl 6 ay, diğerine ise 12 yıl 6 ay hapis cezası verildi.Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, sanıklar Abduljabar Haıdr S. ve Nihat D. tutuklu bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi aracılığıyla bağlandı, avukatları duruşmada hazır bulundu.Sanıklar, haklarındaki iddiaları kabul etmedi, suçsuz olduklarını öne sürdü.Duruşma savcısı, 5 Kasım 2019'da kentin doğu girişindeki polis uygulama noktası yakınlarında boş arazide 3,5 kilogram patlayıcı ve düzeneğinin bulunmasıyla ilgili tır şoförü olan Abduljabar Haıdr S'nin Irak'tan patlayıcıyı Gaziantep'e getirerek Nihat D. ile birlikte ele geçirilen yere gömdüklerini belirterek, zanlıların cezalandırılmalarını talep etti.Mahkeme heyeti, 'terör örgütüne silah sağlama' suçundan Abduljabar Haıdr S'ye 17 yıl 6 ay, Nihat D'ye de 12 yıl 6 ay hapis cezası vererek sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmetti.
Reklam
Johnson And Johnson Kovid-19 Aşı Denemesini Durdurdu
NEW BRUNSWICK (AA) - Kozmetik ve hijyenik ürünlerin yanı sıra tıbbi malzeme ve ilaç üreticisi Johnson and Johnson (J&J) firması, bir katılımcının hastalanması nedeniyle yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşı denemesine ara verdi. Merkezi ABD'de bulunan J&J'den yapılan açıklamada, bir katılımcıda 'nedeni açıklanamayan' bir hastalığın tespit edildiği belirtildi.Açıklamada, bu hastalığın Kovid-19'a karşı geliştirilmeye çalışılan aşıyla bağlantısı olup olmadığının anlaşılması için 3. aşama klinik deneye ara verildiği ifade edildi.Hastalıklar, kazalar ve diğer yan etkilerin, özellikle büyük çaptaki her klinik deneyin beklenen bir parçası olabileceğine dikkati çekilen açıklamada, şirketin doktorları ve güvenlik denetim kurulunun hastalığın nedenini belirlemeye çalışacağı kaydedildi.Açıklamada, katılımcının mahremiyetinin göz önüne alındığı vurgulanarak söz konusu hastalıkla ilgili detaylı bilgi verilmedi.Son aşamanın en geç 2021 başında sonuçlanması bekleniyorduJ&J'den 25 Eylül'de yapılan açıklamada, üretilen Kovid-19 aşısının, klinik deneylerde virüse karşı güçlü bağışıklık oluşturduğunun gözlendiği belirtilmişti. ''Ad26.COV2.S'' adı verilen aşının tek dozunun iki doza eşit derecede olumlu tepki verdiği kaydedilen açıklamada, son aşama olarak aşının 60 bin kişi üzerinde deneneceği, daha sonra ABD Gıda ve İlaç Dairesine kullanım izni ve seri üretim için başvuru yapılacağı aktarılmıştı. Firma yetkilileri, 3. faz olarak bilinen son aşamanın yıl sonuna veya 2021 başına kadar sonuçlanmasını beklediklerini açıklamıştı.Hedef 1 milyar dozdan fazla aşının tedarikiAmerikan ilaç üreticisi Johnson&Johnson, 100 milyon dozluk Kovid-19 aşısının üretimi ve teslimi için 5 Ağustos'ta ABD hükümetiyle 1 milyar dolarlık anlaşma imzalamıştı.'Ad26.COV2.S' adı verilen aşı adayının 1. ve 2. aşama klinik denemelerini ABD ve Belçika'da tamamlayan şirket, 3. aşamanın da başarılı olması halinde gelecek yıl 1 milyar dozdan fazla aşının tedarik edilmesini hedefliyor.
Gönüllü Eğitim Neferleri Öğrencileri İçin Okulu Temizledi
MUŞ (AA) - İBRAHİM YALDIZ - Muş'un Korkut ilçesinde öğretmenler, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında masa, sıra ve camları silerek görev yaptıkları okulu yüz yüze eğitim için hazırladı.Korkut Şehit Mehmet Akpolat Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğretmenleri, öğrencilerin daha temiz ve hijyenik ortamda eğitim görmeleri için masa, sıra ve camları sildi. Okulun koridorlarını yıkayan ve sınıfları dezenfekte eden öğretmenler, sınıf ve koridorlara sosyal mesafe, maske ve hijyen kurallarının hatırlatıldığı Kovid-19 uyarıcı levhaları astı. Gönüllü öğretmenler, okul bahçesindeki tören alanını da sosyal mesafe kurallarına göre düzenleyerek boyadı.'Öğrenciler bize emanet' Müdür Yardımcısı Fuat Tanrıkulu, AA muhabirine, okuldaki öğretmenlerle el birliği yaparak öğrencilerin daha hijyenik ortamlarda eğitim görmelerini sağlamak için emek harcadıklarını söyledi.Çalışmada öğretmenlerin gönüllü olarak yer aldıklarını aktaran Tanrıkulu, şöyle konuştu:'Öğretmen arkadaşlarımız bizi kırmadı, hepsi yardımımıza geldi. Eğitim öğretim bir ekip işidir, bizler de ekip olarak tüm öğretmen arkadaşlarımızla sıraları, panolarımızı ve camlarımızı sildik. Tüm koridorlara Kovid-19 tedbirleri levhaları yapıştırdık. Merdiven başlarına dezenfektan yerleştirdik. Maskeler için ayrı çöp kovaları bıraktık. Tüm öğretmen arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Hepimiz okulu el birliğiyle temizledik. Okulumuzu yüz yüze eğitime hazır hale getirdik. Her öğrenci anne babaları için biriciktir. Öğrencileriniz bize emanet, bizim için de her öğrenci biricik, siz ona nasıl davranıyorsanız bizim de onlara öyle davranacağımızdan şüpheniz olmasın.''Öğrencilere kavuştuğumuz için mutluyuz'Teknoloji ve Tasarım Öğretmeni Hülya Altunten ise öğretmen arkadaşlarıyla gönüllü olarak okulda Kovid-19 tedbirleri kapsamında temizlik yaptıklarını belirtti. Yüz yüze eğitimin başlamasıyla öğrencilerine kavuştukları için mutlu olduklarını aktaran Altunten, 'Konferans salonuna, sınıflarımıza, panolarımıza Kovid-19 tedbirleri kapsamında uyarıcı levhalar astık. Salgın nedeniyle sınıfların temizliğini yaptık, yerlere uyarı işaretleri yapıştırdık. Okul bahçesindeki tören alanında öğrencilerimiz için 1,5 metre kuralını içeren görseller çizdik. Uzun zamandır Kovid-19 salgını nedeniyle eğitim öğretime ara vermiştik. Öğrencilerimize kavuşacağımız için mutluyuz.' diye konuştu. 'Öğrencilerimiz için güvenilir ortam yaratmaya çalıştık'Matematik öğretmeni Ayşe Eroğlu da Bakanlık tarafından okulların açılmasıyla ilgili takvimin açıklanmasının ardından okulda hazırlıklara başladıklarını anlatarak, şunları söyledi:'Öğrencilerimiz için sağlıklı ve güvenilir ortam yaratmaya çalıştık. Sınıflarımızda masaları silerek dezenfekte ettik. Öğrencilerin sıralarını sosyal mesafe kurallarına uygun ayarladık. Panolarımızı öğrencilerimizde farkındalık oluşturmak adına Kovid-19 görsellerini üst düzey tuttuk. Yüz yüze eğitime geçtiğimiz için çok mutluyum. Umarım en kısa sürede bu pandemiden dünya ve ülke olarak kurtuluruz. Öğretmenlerimiz, idareci ve hizmetli arkadaşlarla bu süreçte elimizi taşın altına koyarak üzerimize düşen görevleri yaptık. Sınıflarda cam, pano, masa ve sıraları sildik. Onlar daha temiz ve huzurlu bir ortamda eğitim alabilsinler diye çalıştık.'
Akşener'den Erdoğan'a: Millete 'Sabret' Diyeceğine Fantastik Harcamalarını Kıs
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Müminin görevi varlıkta şımarmamak, yoklukta sabretmektir. Gerçek mümin acıyı bal eyleyendir' sözlerine yanıt verdi. Akşener, 'Sayın Erdoğan; millete 'sabret' diyeceğine sen önce git 500 milyon dolarlık uçağını sat. Sarayın fantastik harcamalarını kıs' dedi.
Reklam
8. Boğaziçi Film Festivali'nin Biletleri Satışa Çıktı
İSTANBUL (AA) - Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı tarafından gerçekleştirilen 8. Boğaziçi Film Festivali'nin biletleri satışa çıktı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün katkıları, Global İletişim Ortağı Anadolu Ajansının destekleriyle bu yıl 23-30 Ekim'de düzenlenecek festival, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri uygulanarak seyircisini ağırlamaya hazırlanıyor. Film gösterimlerinin Beyoğlu ve Kadıköy sinemalarında gerçekleşeceği 8. Boğaziçi Film Festivali, 30 ülkeden 60 filmlik zengin bir programı seyircisiyle buluşturacak.Festival biletleri gündüz seansları (13.00 ve 15.30) için 10 lira, akşam seansları (18.00 ve 21.00) için 15 lira olarak belirlendi. Bugün satışa sunulan festival biletleri 'www.mobilet.com' adresinden alınabilecek.Filmler hakkında detaylı bilgiler ile tüm sinema salonlarındaki gösterimler, 'www.bogazicifilmfestivali.com' adresinden ve sosyal medya hesaplarından takip edilebilecek.
Malatya'da 447 Litre Sahte İçki Ele Geçirildi
MALATYA (AA) - Malatya'da 447 litre sahte içki ele geçirilen operasyonda, 1 şüpheli gözaltına alındı.Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, sahte içki satışı yapılarak ölümlere sebebiyet verilmesinin önlenmesi amacıyla yürütülen araştırmalarda, şüpheli Y.G'nin sahte rakı imal ve satışı yaptığı bilgisinin alınması üzerine çalışma başlatıldı.Şüphelinin iş yeri, deposu ve ikametine düzenlenen operasyonda, bidon ve pet şişelerde toplam 447 litre el yapımı sahte rakı ele geçirildi.Polis, şüpheli Y.G'yi gözaltına aldı.
Avustralya'da İnşaat Halindeki Üniversite Binasının Çatısı Çöktü: 1 Ölü, 2 Yaralı
ANKARA (AA) - Avustralya'da üniversite yerleşkesinde inşaat halindeki bir binanın çatısının çökmesi sonucu 1 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı.ABC News'in haberine göre, Batı Avustralya’nın Perth kentindeki Curtin Üniversitesi binasının cam çatısının, yerel saatle 12.30 civarında çökmesinin ardından acil durum ekipleri olay yerine geldi.İlk yardım kuruluşu St John Ambulans ekipleri, olayda 1 kişinin öldüğünü, yaralanan 2 kişinin de hastaneye kaldırıldığını kaydetti.Üniversite yetkilileri, personelden ve öğrencilerden bölgeden uzak durmalarını istedi.İnşaat halindeki binada meydana gelen olay sonrasında havadan çekilen görüntülerde, çöken cam çatının enkazı ve iskelesi görülüyor.Çatının çöktüğü esnada binada kaç kişinin olduğu bilinmezken arama kurtarma ekipleri, enkaz altında başka kişilerin olup olmadığını belirlemeye çalışıyor.
Reklam
Kazakistan'da Kovid-19'A Rağmen Reel Sektör 9 Ayda Yüzde 2,2 Büyüdü
NUR SULTAN (AA) - Kazakistan'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ve küresel ekonomik krizin etkisine rağmen reel sektörün bu yılın ocak-eylül aylarında yüzde 2,2 büyüdüğü bildirildi.Kazakistan Başbakanı Askar Mamin'in başkanlığında düzenlenen bakanlar kurulu toplantısında bu yılın ocak-eylül aylarında ülkenin sosyal ve ekonomik kalkınmasına ilişkin veriler açıklandı.Mamin, göstergelerdeki istikrarlı büyüme eğiliminin ekonominin yeniden canlandığını gösterdiğini belirterek, 'Genel olarak salgın ve küresel krizin ciddi etkisine rağmen Kazakistan ekonomisinin gerek reel sektör gerekse hizmet sektörü göstergeleri artış kaydediyor.' dedi.Kazakistan Ulusal Ekonomi Bakanı Ruslan Dalenov da eylülde ülke ekonomisinin yeniden canlandığını belirterek, 'Büyüme kaydeden sektör sayısı arttı. Operasyonel verilere göre gayri safi yurtiçi hasıla büyüme oranı 8 ayda eksi yüzde 3'ten ocak-eylül döneminde eksi yüzde 2,8'e yükseldi. Yıllık enflasyon yüzde 7 seviyesinde kaldı.' dedi.Ocak-eylül aylarında reel sektörün yüzde 2,2 büyüdüğünü kaydeden Dalenov, büyüme faktörünün ihracat, üretim, madencilik dışı sektöre yatırımların artması olduğunu dile getirdi.Dalenov, böylece bu yılın 8 ayında 31,9 milyar dolar olan ihracatın 8,1 milyar dolar seviyesinde dış ticaret dengesini sağladığını aktardı.Bakan Dalenov, son 9 ayda otomobil üretiminin yüzde 51,6, eczacılığın yüzde 39,8, hazır metal ürünlerin yüzde 18,9, kağıt ürünlerinin yüzde 15,1 ve hafif sanayinin yüzde 14,1 artış kaydettiğini ifade etti.Madencilik dışı ekonomiye yatırımların devam ettiğine dikkati çeken Dalenov, bu dönemde yatırımların, sağlık alanında yüzde 85,1, haberleşmede yüzde 62,4, su tedarikinde yüzde 27,4, konut inşaatında yüzde 25,2, ulaşımda yüzde 5,7 arttığını söyledi.
Kardeşinin Şehit Düştüğü Mevziyi Ziyaret Eden Kaymakam Duygusal Anlar Yaşadı
VAN (AA) - Siirt'in Kurtalan ilçesi Kaymakamı İhsan Emre Aydın, 23 yıl önce ağabeyinin şehit düştüğü Van'ın Başkale ilçesindeki karakolun bulunduğu alanda duygusal anlar yaşadı.Kaymakam Aydın, 1997'de PKK'lı teröristlerle güvenlik güçleri arasında yaşanan çatışmada ağabeyi Jandarma Uzman Çavuş Kerem Aydın'ın da aralarında bulunduğu 7 asker ve 2 güvenlik korucusunun şehit olduğu bölgeye geldi. İran sınırındaki Akçalı Jandarma Karakolu'nun bulunduğu bölgede, silah arkadaşlarıyla terör örgütü PKK'ya karşı kahramanca mücadele veren ağabeyinin şehit olduğu 10 numaralı mevziyi ziyaret eden Aydın, burada duygusal anlar yaşadı.Aynı çatışmada şehit düşen güvenlik korucularından Fariz Yalçın'ın çocuklarından yaşananları dinleyen Aydın, güvenlik güçleriyle fotoğraf çektirdi, sohbet etti.Kaymakam Aydın, gazetecilere yaptığı açıklamada, güvenlik güçlerinin başarılı operasyonlarıyla bölgeye terörün yerine huzurun geldiğini söyledi.Ağabeyinin de aralarında bulunduğu askerlerin teröristlere karşı kahramanca mücadele ettiğini anlatan Aydın, şunları kaydetti:'Cumayı cumartesi gününe bağlayan gecede göğüs göğüse çarpışan ağabeyimin de aralarında olduğu 7 askerimiz ve 2 güvenlik korucumuz burada şehit oldu. 1997'de 200 kişilik terörist grubunun saldırdığı bu topraklarda bugün silahsız bir şekilde, mevzilerde, vatan mücadelesinin verildiği yerde incelemelerde bulunuyorum.Bugün bu topraklarda terör yok. Akçalı köyüne baktığımda tarım, hayvancılık yapılan, sularının aktığı, insanlarının mutlu olduğu bir yer görüyorum. 90'lı yıllarda buralarda terör, korku vardı. Bugün devletimizin gösterdiği terörle mücadele iradesiyle teröristler buralardan silindi. Bugün bu topraklarda huzur var.'
Reklam
Kırıkkale'de Baca Deliğine Düşen Kedi Yavrusunu İtfaiye Kurtardı
KIRIKKALE (AA) - Kırıkkale'de bir apartmanın çatısından baca deliğine düşen kedi yavrusu, itfaiye ekibi tarafından kurtarıldı.Ovacık Mahallesi 577 Sokak'ta bulunan 5 katlı apartmanın 5. katında oturan bina sakinleri, baca boşluğundan kedi sesi duyunca itfaiyeye haber verdi.Çatıda gezerken baca deliğine düştüğü tahmin edilen kedi yavrusu, itfaiye ekiplerince bacanın duvarı kırılarak kurtarıldı.
İran'ın Azerbaycan Sınırı Yakınlarına İha Düştü
İSTANBUL (AA) - İran'ın kuzeybatısında Azerbaycan sınırındaki Erdebil kentine bağlı Parsabad ilçesinde insansız hava aracı (İHA) düştü. İran resmi haber ajansı IRNA'ya konuşan Erdebil Vali Yardımcısı Behruz Nedayi, Azerbaycan sınırındaki Parsabad ilçesine bağlı Uzun Tepe Aliya köyüne bir İHA düştüğünü söyledi. İHA'nin kime ait olduğu ve nasıl düştüğüyle ilgili araştırma başlatıldığını dile getiren Nedayi, kırsal bölgeye düşen İHA'nın can ya da mal kaybına neden olmadığını aktardı.
Reklam