onedio
Tokat'ta 580 Litre Sahte İçki Ele Geçirildi
TOKAT (AA) - Tokat'ta jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonda 580 litre sahte içki ele geçirildi.Alınan bilgiye göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, merkeze bağlı Yağmurlu köyünde sahte içki yapıldığı ihbarını aldı.Ekiplerce düzenlenen operasyonda 580 litre sahte içki ile içki üretiminde kullanılan malzemeler ele geçirildi.Olayla ilgili bir kişi gözaltına alındı.
Suudi Arabistan'da Kovid-19'Dan Bir Günde 19 Can Kaybı
İSTANBUL (AA) - Suudi Arabistan'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 19 artarak 5 bin 87'ye yükseldi.Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, son 24 saatte ülke genelinde Kovid-19'dan 19 kişi daha yaşamını yitirdi, 474 yeni vaka tespit edildi, 500 kişi de sağlığına kavuştu.Son verilerle virüs kaynaklı can kaybı 5 bin 87'ye, vaka sayısı ise 340 bin 89'a çıktı.Sağlığına kavuşan hasta sayısının ise 326 bin 339 olduğu açıklandı.
Cenk Yüksel Yazio: Seks Neden En Büyük Ahlaksızlık?
Hepimizin yeme içme ihtiyaçları gibi seks’in de bizler için önemli bir ihtiyaç olduğu esastır. Bu ihtiyacı insanoğlu nedense hep başkalaştırmış ve diğer ihtiyaçlardan ayrı tutup hep sanki yaşanması ayıp olan bir şeymiş gibi konuşmaya bile cesaret edemediğimiz bir tabu hâline getirmiştir. Oysa hepimiz bu 'Ayıp' ın ürünleriyiz şayet ayıpsa! Hepimizin anne- babaları bu ayıp sayesinde varolmamızı sağlamıştır. Bu ayıp sayesinde o çok sevdiğimiz hayvanlar hayatta yaşam şansı buluyorlar ya da hayvanları sevmek yerine yemek olarak görmekse tercihiz, damak tadınıza hitap eden o etlerde bu ayıp'ın ürünleri. Farklı bir boyutta olmasına rağmen sebzeler, meyveler ve tabiat tamamen bu 'Ayıp'ın' ürünü.
Kırgızistan Cumhurbaşkanı Ceenbekov'dan, Caparov'un Başbakanlık Görevine Getirilmesine Veto
BİŞKEK (AA) - Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov, Meclisin, Cumhurbaşkanlığı seçimlerini protesto edenler tarafından cezaevinden çıkarılarak Başbakanlık koltuğuna oturtulan eski Milletvekili Sadır Caparov'un hükümet yapısı ve programının onaylanması için kendisine gönderdiği kararnameyi veto etti. Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan açıklamaya göre toplumda Caparov'un Başbakanlığı ve kabinesinin meşruiyetinin sorgulandığını gerekçe gösteren Cumhurbaşkanı Ceenbekov, 120 milletvekili bulunan Meclisin oylamasında salt çoğunluğun sağlanmadığı için kararnamenin geri gönderilmesine karar verdi.Başbakan adayı ve kabine üyelerinin oylandığı olağanüstü Meclis genel oturumuna 51 milletvekilinin katıldığı ve 10 milletvekilinin de vekaletname gönderdiğinin anlaşıldığı belirtildi. Başbakan adayı, hükümetin programı, yapısı ve kabine üyelerinin onaylanması için Meclisin salt çoğunluğu yani en az 61 milletvekilinin oylamaya bizzat katılması gerektiği vurgulandı.Öte yandan gün içinde Caparov'u kabul eden Ceenbekov, görüşmede 'Ülkede istikrarı korumak ve güçlendirmek için tüm kararlarımız meşru olmalı ve sorgulanmamalıdır.' ifadesini kullanmış ve yeni kabineyle ilgili meclisin kararnamesini geri göndereceğini aktarmıştı.Kırgızistan'da 4 Ekim'de yapılan parlamento seçim sonuçlarının iptalini talep eden muhalefet partilerinin taraftarlarının düzenlediği gösterilerin şiddet olaylarına dönüşmesinin ardından Cumhurbaşkanlığı ve parlamento binası işgal ve talan edilmişti.Göstericilerin bir bölümü, 'valiyi rehin almak ve gösteriler düzenlemek' suçundan hapis yatan Ata Curt Partisi eski Milletvekili Sadır Caparov, cezaevinden çıkarılarak aynı gün Başbakanlık koltuğuna oturtulmuştu.Başbakanlık binasını 5 gün boyunca ablukada tutan Caparov destekçileri, parlamentodan Caparov'un Başbakanlığını onaylamasını talep edilmişti.
Amos Antik Kenti'nde Kurtarma Kazısı Yapılacak
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Marmaris ilçesinde geçmişi 2 bin 200 yıl öncesine uzanan Amos Antik Kenti'ndeki kaçak kazı sonucu ortaya çıkan mezar için kurtarma kazısı gerçekleştirilecek. Marmaris Belediyesinin desteğiyle, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Arkeoloji Bölümü ve Marmaris Ticaret Odasının (MTO) iş birliğinde gerçekleştirilen Amos Antik Kenti'ndeki arkeolojik çalışmalara bu yıl da devam edilecek. MSKÜ Arkeoloji Bölümü tarafından yürütülen Amos Antik Kenti Yüzey Araştırma Projesi'nde bu yıl kaçak kazı sonucu ortaya çıkan mezar odasını kurtarma kazısı, sınır ve yüzey araştırmalarıyla yürüyüş parkuru onarımları yapılacak. Daha geniş alana yayıldığı ve bilinenden daha büyük bir yerleşim yeri olduğu tahmin edilen, geçen yıl yüzey araştırma çalışmasına başlanan antik kentte, mezar kurtarma kazısına gelecek günlerde başlanacak. Amos Antik Kenti'nde incelemelerde bulunan ve çalışmalara ilişkin bilgi alan Marmaris Belediye Başkanı Mehmet Oktay, gazetecilere, iş birliklerinin Marmaris turizmine büyük katkıları olduğunu söyledi. Turizm ve tarihin birbirinin vazgeçilmezi olduğunu vurgulayan Oktay, '2 bin yıldan fazla mazisi bulunan Amos'un yeniden hayat bulması için destek olacağız. Turizm adına önemli bir nokta Amos.' dedi. MTO Başkanı Mutlu Ayhan da Amos Antik Kenti'nin sürdürülebilir turizm potansiyeli açısından önemli değere sahip olduğunu bildirdi. 'Başka bir mezar da bulabiliriz' Proje danışmanı, MSKÜ Arkeoloji Bölümü Dr. öğretim üyesi Mehmet Gürbüzer de geçen yıl başladıkları araştırmada, antik kentte yeni bir tarihsel dokuya ulaştıklarını söyledi.Mezarın kısmen tahrip edildiğini dile getiren Gürbüzer, 'Marmaris Müze Müdürlüğümüzün girişimleri sonucu mezar kısmen koruma altına alındı. Kurtarmaya dönük bir proje hazırlandı. Biz de proje kapsamında mezarı kurtarma kazısına başlamayı planlıyoruz. Bu kazıda başka sürprizlerle karşılaşabiliriz.' diye konuştu. Amos Antik Kenti Rodos birliğinin önemli kentlerinden Amos, Helen dilinde 'Ana Tanrıça Tapınağı' anlamına geliyor. Tepe üzerinde kurulan kentin etrafı 1,8 metre kalınlığında ve 3,5 metre yüksekliğinde kulelerle desteklenmiş surlarla çevrilmiş. Helenistik devirden Doğu Roma dönemine kadar sürekli yerleşim olan kentin ayakta kalan en önemli yapısı tiyatrosu. Amos, çevresindeki koyları görebilen hakim bir noktada kurulmuş. Güneşin doğuşu ve batışını görebilme imkanı sunan antik kentte, teraslar da yer alıyor.
Tel Abyad İlçe Merkezinin Terörden Kurtarılmasının 1. Yılı Kutlandı
TEL ABYAD (AA) - Suriye'nin kuzeyindeki Tel Abyad ilçe merkezinin Barış Pınarı Harekatı kapsamında, terör örgütü YPG/PKK'dan kurtarılmasının birinci yılı, Suriye Milli Ordusu (SMO) askerlerince düzenlenen etkinliklerle kutlandı.Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesinin karşısında Suriye topraklarında yer alan Tel Abyad'da, ilçe merkezinin YPG/PKK'dan temizlenmesinin birinci yılı münasebetiyle kutlamalar yapıldı.Kutlamalar, ilk olarak harekat sırasında şehit olan SMO askerlerinin mezarları ziyaret edilerek başladı.Daha sonra 'Bayrak Kavşağı'na hareket eden SMO askerleri, burada Tel Abyad ilçe merkezinin kurtarılmasını sembolize etmek için 1 yıl önce asılan 'Suriye Devrim Bayrağı'nı yenisiyle değiştirdi.İlçenin terörden temizlenmesinin mutluluğunu yaşayan SMO askerleri, kent merkezindeki öğrencilere ve pazar yerindeki halka çay, kurabiye ve tatlı dağıttı.AA muhabirine açıklama yapan SMO komutanlarından Tel Abyadlı Abdullah Hac İmam, ilçenin teröristlerden kurtarılmasının birinci yılını kutlamak için etkinliklerin düzenlendiğini söyledi.Büyük bir mutluluk yaşadıklarını belirten Hac İmam, Suriye topraklarının tümünü bölücü terör örgütlerinden kurtarıncaya kadar olası bütün askeri operasyonlarda yer alacaklarını söyledi.Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve SMO askerleri, gerçekleştirilen Barış Pınarı Harekatı kapsamında 13 Ekim 2019'da Tel Abyad ilçe merkezini YPG/PKK'lı teröristlerden arındırmıştı.
Reklam
Gazzeliler, Açlık Grevindeki Filistinli Tutuklu Ahres İçin Kızılhaç Binasında Süresiz Eylem Başlattı
GAZZE (AA) - Gazzeliler, 79 gündür açlık grevi yapan Filistinli tutuklu Mahir el-Ahres'e destek için Uluslararası Kızılhaç Komitesi binasında süresiz eylem başlattı.Gazze'deki Uluslararası Kızılhaç Komitesi'nde bir araya gelen göstericiler, hakkındaki idari tutukluluk uygulamasına tepki için açlık grevi yapan Ahres'in büyük bir fotoğrafını bina içine astı. Protestocular, aynı zamanda, binanın içerisine Ahres'i destekleyen dövizler de yerleştirdi. Eyleme katılan Ulusal ve İslami Güçler Esirler Komitesi Üyesi Yasir Mezher, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ahres'e karşı sorumluluklarını yerine getirmediği için Uluslararası Kızılhaç Komitesi binasına girdiklerini ve burada süresiz eylem başlattıklarını söyledi.Ahres serbest bırakılana kadar eylemin devam edeceğini söyleyen Mezher, komitenin, Ahres'in serbest bırakılması için acilen harekete geçmesini ve bu konuda İsrail'e baskı yapmasını istedi.Filistinli tutukluların haklarını savunan kurumlar Ahres'in durumunun çok kritik olduğunu ifade ediyor.İsrail Yüksek Mahkemesi pazartesi günü Ahres'in serbest bırakılması talebini reddetmiş ve tutukluluk süresinin bitimi olan önümüzdeki ay sonuna kadar hapishanede kalmasını kararlaştırmıştı.İsrail askerlerince 27 Temmuz'da gözaltına alınan Ahres, Tel Aviv yönetiminin 'idari tutukluluk' ve keyfi uygulamalarını protesto etmek için açlık grevine başlamıştı.İsrail'in 'idari tutukluluk' uygulamasıİsrail, 'idari tutukluluk' adını verdiği uygulamayla Filistinlileri istihbarata dayalı 1 ila 6 ay alıkoyabiliyor.Tutuklunun, 'İsrail'in güvenliği için tehlike teşkil ettiğine' karar verilmesi halinde askeri hakim, suç isnadında bile bulunmadan tutukluluk süresini 5 yıla kadar uzatabiliyor.Filistin resmi kaynaklarına göre, İsrail hapishanelerinde hâlâ 365'i idari tutuklu 4 bin 700 Filistinli bulunuyor.
Ankara'nın Başkent Oluşunun 97. Yılı Türk Tarih Kurumunda Özel Programla Kutlandı
ANKARA (AA) - Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 'Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün şahsında, bu davanın milleti çağıran ve kucaklayan sesi Ankara olmuştur.' dedi.Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesindeki Türk Tarih Kurumunun ev sahipliğinde 'Ankara'nın Başkent Oluşunun 97. Yıl Dönümü Etkinlikleri' programı düzenlendi.Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunması ile başlayan programda, konuşmalar öncesinde Ankara'nın Başkent olmasına ilişkin belgesel gösterildi.Belgeselin ardından konuşan Bakan Ersoy, Ankara'nın, medeniyetlerin parlayıp söndüğü nice asırlar boyunca ciddi roller üstlendiğini, Milli Mücadele ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecinde yönetim merkezi olarak belirlenmesinde, birçok avantajı barındıran bu tarihi kimliğinin etkili olduğunu söyledi.Türk tarihinde başkentlerin, yönetim merkezi olmasının ötesinde milli kimliğin aynası, kültürün ve değerlerin sahnesi, aynı zamanda birer ilim merkezi olduğunu dile getiren Ersoy, 'Devletin merkezi, milletini her alanda kucaklayan, eğiten, geçmişi muhafaza etmekle birlikte çağa uygun olarak insanları dönüştüren ve geleceğe hazırlayan unsurları barındırmak zorundadır. Bu hem fikri hem kurumsal anlamda yerine getirilmesi gereken bir sorumluluktur.' ifadelerini kullandı. Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti Ankara'nın, bu payeyi almadan önce adeta liyakatini ispat ettiği bir süreci yaşadığını belirten Ersoy, istiklal ve istikbal mücadelesinin, birlik ruhunun Ankara'da muhafaza edildiğini vurguladı. 'Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün şahsında, bu davanın milleti çağıran ve kucaklayan sesi Ankara olmuştur.' ifadesini kullanan Ersoy, milletin tek vücut olduktan sonra, 23 Nisan 1920'de bu vücuda hükmeden ortak iradenin egemenlik ilanının, Ankara'dan dünyaya duyurulduğunu, nihayet Kurtuluş Savaşı kazanıldığında Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduğu yerin Ankara olduğunu belirtti.Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü:'Başkent olmanın gerektirdiği politik, idari ve ekonomik düzenlemeler hızlıca hayata geçirilirken, milli kimlik, kültür ve bilim zenginliği de Ankara'ya kazandırılmaya başlanmıştır. 1924 gibi erken bir tarihte Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın temellerinin atılması, takip eden yıllarda konservatuvarın, Etnografya, Devlet Resim ve Heykel ile Anadolu Medeniyetleri gibi müzelerin açılışı da şehrin kültürel mirasını işlemek ve var olan kültürü zenginleştirmek adına mühim adımlar olmuştur.'Bakan Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanlığının bizzat ya da ilgili kurumlarla iş birliği halinde gerçekleştirdiği, Ankara'nın tarihi ve kültürel kimliğine yönelik çalışmaların artarak devam ettiğini söyledi.Ersoy, '20. yüzyılın başında yürüdüğümüz, var olmak ile yok olmak arasındaki ince çizgide, aziz milletimizin güven duygusu için sırtını dayadığı, mücadele emri için yüzünü döndüğü, iradesini ve egemenliğini ilan ettiği Ankara'nın başkent oluşu vesilesiyle bir kez daha tarihi anlamak, hafızalarımızı tazelemek ve gelecek nesillere eksiksiz aktarmak sorumluluğumuzu hatırlıyor ve ona sahip çıkıyoruz.' ifadesini kullandı.Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu şanlı tarihi yazan bütün şehit ve gazileri rahmetle, minnetle ve saygıyla anan Ersoy, Ankara'nın başkent oluşunun 97. yıl dönümünü tebrik etti.'Türkiye, kazandığı bütün seviyeyi Ankara'da alınan kararlarla elde etti'Ankara Valisi Vasip Şahin ise Türk milletinin en önemli özelliğinin, fidanı dikerek onu çınara dönüştürmek olduğunu söyledi.Ankara'nın başkent seçilmesinin, o günün şartlarında stratejik ve doğru bir karar olduğunu belirten Şahin, 'Ankara sadece Kurtuluş Savaşı'mızın merkezi olmadı, aynı zamanda ülkenin gelişmesinin sosyal, ekonomik ve kültürel Başkenti haline de geldi. Türkiye bugün gelmiş olduğu noktada kazandığı bütün seviyeyi, Ankara'da alınan kararlarla elde etmiştir.' şeklinde konuştu.Şahin, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere Ankara'nın başkent oluşunda emeği geçenlere şükranlarını sundu.'Görevimiz Ankara'mızı inşallah dünya başkentleri ile yarışır hale getirmek' Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ise Ankara'nın ilk barajlarından, bugün kullanılmayan Çubuk Barajı'nı eski haline getirmek için çalışmalara başladıklarını, çalışmalar sırasında rastladıkları bazı belgelerde, Ankara'nın çok zor şartlarda başkent olduğunu gördüklerini anlattı.Yavaş, 'Bize düşen görev, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının başkent olarak bize emanet ettiği Ankara'mızı inşallah dünya başkentleri ile yarışır hale getirmek.' dedi.'Türkiye'nin en manalı şehri'Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammet Hekimoğlu ise nadide Anadolu şehrinin, sadece kendi kaderini değil aziz Türk milletinin, mazlum milletlerin kaderini değiştiren, onlara ilham kaynağı olan Türkiye'nin başkentinin kuruluşunun yıl dönümünü kutlamaktan gurur duyduklarını belirtti.Hekimoğlu, 'Ankara'mızın bugün, yarın ve ilelebet ezilenlerin gür sesi ve umut ışığı olması temennisiyle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.' ifadesini kullandı.Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Birol Çetin de Ankara'nın başkent olduğunda hiçbir varlığının olmadığını, şehirde elektriğin, suyun bile bulunmadığını ifade etti.Atatürk'ün Ankara için 'Türkiye'nin en manalı şehri' ifadesini kullandığını aktaran Çetin, 'Bugün geldiğimiz noktada, Ankara'nın 13 büyük organize sanayi bölgesi var, 6 milyar dolara yakın imalat sanayiinde ihracatı var. Ankara'mız Savunma Sanayiinin başkenti oldu. Bunda sonra da amacımız Ankara'mızın uzay ve havacılık alanında hedeflenen yere gelmesi.' değerlendirmesinde bulundu.Ankara Kulübü Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Metin Özaslan'ın da konuşma yaptığı program sonrasında Bakan Ersoy, Vali Şahin ve beraberindekiler, Türk Tarih Kurumu fuaye salonundaki Ankara Fotoğrafları Sergisi'ni inceledi, ardından Seğmen Ekibi'nin gösterisini izledi.Programa, Ankara'daki bazı üniversitelerin rektörleri ve kurum başkanları da katıldı.
Reklam
Enis Berberoğlu'nun Yeniden Yargılanmasına Yer Olmadığına Hükmedildi
İSTANBUL (AA) - İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, 'gizli kalması gereken bilgileri açıklamak' suçundan 5 yıl 10 ay hapis cezası alan ve Anayasa Mahkemesinin (AYM) hak ihlali kararı verdiği Enis Berberoğlu'nun yeniden yargılanmasına yer olmadığına hükmetti.İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, AYM'nin Berberoğlu hakkında verdiği hükmü değerlendirerek karara bağladı.Mahkeme kararında, 14 Haziran 2017 tarihli kararla hükümlü Enis Berberoğlu hakkında verilen 25 yıl hapis cezasına karşı istinaf yoluna gidildiği belirterek, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin de 13 Şubat 2018'de mahkemenin kararını kaldırarak, sanığın 5 yıl 10 ay hapisle cezalandırılmasına yönelik karar aldığı hatırlatıldı. Bu kararın temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 20 Eylül 2018'de hükmü onadığını ve hükümlü Berberoğlu'nun avukatının Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yaptığını anımsatılan kararda, Anayasa Mahkemesinin de 17 Eylül 2020'de, 'hak ihlali' kararı verdiği, kararın bir örneğinin de ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesinin kararlaştırdığı aktarıldı.'AYM hiçbir şekilde yerindelik denetimi yapamayacaktır' Anayasa Mahkemesinin bu kararının gerekçesini de 9 Ekim 2020'de hazırladığı ve mahkemeye gönderdiği belirtilen kararda, şu değerlendirme yapıldı:'6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunu'nun 50. maddesinde belirtilen yasal düzenlemelerden anlaşıldığı üzere, Anayasa Mahkemesinin 'hak ihlali' talebindeki görevi, mevcut yargılama dosyasındaki ihlali tespit etmek ve daha sonra ihlalin nasıl kaldırılacağı ya da durdurulacağı konusunda mahkemeye yol göstermektir. AYM tarafından başvurucu hakkında seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkının ihlal edildiğine karar verilmekle birlikte, ihlalin ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması ve mahkememizce durma kararı verilmesi gerektiğine dair yol gösterme işlemi yapılmıştır. 6216 sayılı yasanın 50 fıkra 1. son cümlesinde ayrıntılı olarak belirtildiği üzere (Ancak yerindelik denetimi yapılamaz, idari eylem ve işlem niteliğinde karar verilemez), AYM'nin ihlal kararının tespitinden sonra hiçbir şekilde yerindelik denetimi yapamayacaktır. Mevcut AYM kararı bu kapsamda incelendiğinde, başvurucu hakkında daha önceden verilmiş olan hak ihlali tespit ettikten sonra, yerindelik denetimi yapılacak şekilde mahkememize yeniden yargılama kararı verilmesi ve hemen durma kararı verilmesine dair vermiş olduğu karar, mahkememizin görev ve yetki alanı içerisinde verilmiş olan karara müdahaledir. ''Taleplere daha önce 'ret' kararı verildi'Sanık avukatları tarafından daha önceden yargılamanın ve infazın durması taleplerinin temyiz aşamasında incelenerek reddedildiği ifade edilen kararda, 'Yeniden AYM tarafından bu talepler hakkında yerindelik denetimi oluşturacak şekilde yeniden yargılama kararı ve durma kararı verilmesine ilişkin mahkememize yol gösterme kararı yerindelik denetimi kapsamındadır. Burada yapılacak işlem, AYM'nin hak ihlalini tespit ettikten sonra bu ihlalin yerindelik denetimi olmayacak şekilde ortadan kaldırılmasını sağlamaya ilişkin olmalıdır.' ifadesi kullanıldı.Mahkeme heyeti, Anayasa Mahkemesinin 17 Eylül 2020 tarihli, başvurucu hakkında vermiş olduğu kararda hak ihlali tespitinden sonra, yeniden yargılama yapılmasına ilişkin talebin yerindelik denetimi kapsamında kalması sebebiyle yeniden yargılama yapılmasına yer olmadığına oy birliğiyle karar verdi.
Karabük'te Bayılma Numarası Yaparak Para İsteyen Kişi Yakalandı
KARABÜK (AA) - Karabük'te bayılma numarası yaparak vatandaşlardan para istediği iddia edilen bir kişi gözaltına alındı.Alınan bilgiye göre, bir kişinin sokakta bayıldığı ihbarını alan İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, bölgeye gitti. Ambulans talep eden polis ekipleri, bu sırada yerde yatan İbrahim K'nin durumundan şüphelenerek araştırma yaptı.Güvenlik kamerası kayıtları ve vatandaşların ifadelerinden yola çıkan ekipler, İbrahim K'nin bayılma numarası yaptığını ve hasta olduğunu belirttiği kişilerden para talep ettiğini belirledi. Polis ekipleri, üzerinde yaptıkları aramada çok sayıda ilaç ele geçirdikleri şüpheliyi gözaltına alarak karakola götürdü.
Kktc Cumhurbaşkanı Ve Bağımsız Cumhurbaşkanı Adayı Akıncı, Cumhuriyetçi Türk Partisini Ziyaret Etti
LEFKOŞA (AA) - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı ve Bağımsız Cumhurbaşkanı Adayı Mustafa Akıncı, pazar günü gerçekleştirilecek cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turu öncesi Cumhuriyetçi Türk Partisini (CTP) ziyaret etti. Akıncı, CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman ile CTP Genel Merkezi'nde görüştü. Görüşmede, CTP Genel Sekreteri Erdoğan Sorakın ve CTP milletvekili Asım Akansoy da hazır bulundu.Yaklaşık 30 dakika süren görüşmenin ardından Akıncı ile Erhürman açıklamalarda bulundu.Akıncı, geçen pazar cumhurbaşkanlığı seçiminin 1. turunun yapıldığını hatırlatarak CTP'nin bu seçimde önemli bir oranda oy olmayı başardığını dile getirdi.CTP'nin 50 yıllık geçmişinde demokrasi, barış ve Kıbrıs'ta çözüm yolunda epey emek vermiş bir siyasal parti olduğuna işaret eden Akıncı, 'Önümüzdeki süreçte yürünecek yolda, kendilerinin (CTP) katkılarının da her zaman gerekli ve yararlı olacağını değerlendiriyoruz.' ifadesini kullandı. Akıncı, CTP'nin akşam yapacağı Parti Meclisi toplantısında, 2. turda kime destek vereceğinin belirleyeceklerini vurgulayarak bugün kendisinin bu doğrultuda herhangi bir talepte bulunmadığını söyledi.'Bizim, CTP ve onların kadrosuyla ortak paydamız oldukça geniştir.' diyen Akıncı, 'Yıllarca aynı mücadele kulvarlarında bulunduk. Bir önceki seçimin 2. turunda da çok değerli destekleri oldu. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte de verecekleri karar doğrultusunda bu sürecin daha ileri bir noktaya taşınabileceğine yürekten inanıyorum.' şeklinde konuştu.'En önemli unsur, gerginliklerin yaşandığı bir süreç olmaması'Erhürman da Akıncı ve beraberindekilere ziyaret dolayısıyla teşekkür ederek, 'Seçimle ilgili bizim açımızdan en önemli unsur, önümüzdeki sürecin geride bıraktığımız dönemde yaşanan gerginliklerin yaşandığı bir süreç olmamasıdır.' dedi.Seçim sonrasının kendileri için önemli ve halkın ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğuna işaret eden Erhürman, seçim sonrası içerideki ve dışarıdaki sorunlarla birlik ve beraberlik içerisinde mücadele edebilmek için gerginliklerin ortamının bir an önce yumuşatılması gerektiğini belirtti.Erhürman, bu akşam CTP Parti Meclisi'nin toplanacağını ve 2. tura yönelik kararlarını açıklayacaklarını aktararak, 'Elbette bu karar, ilkelerine, kuruluş amaçlarına, bugüne kadarki çalışmalarına ve politikalarına dayanan bir karar olacak.' diye konuştu.
Reklam
Samsun Ve Denizli'deki Terör Operasyonunda Suriye Uyruklu 5 Şüpheli Yakalandı
SAMSUN (AA) - Samsun ve Denizli'de düzenlenen terör operasyonunda Suriye uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.Samsun İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ve İstihbarat Şubesi ekipleri, Suriye'deki terör gruplarıyla bağlantılı olduğu öne sürülen kişilere yönelik çalışma yürüttü.Eş zamanlı operasyon düzenleyen ekipler, Samsun'un Bafra ilçesinde 4, Denizli'nin Buldan ilçesinde 1 Suriye uyruklu şüpheliyi yakaladı.Terör gruplarında faaliyet gösterdiği tespit edilen şüpheliler, jandarmaya götürüldü.
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'ndan İsveçli Mevkidaşına İnsan Hakları Dersi:
ANKARA (AA) - Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İsveçli mevkidaşı Ann Linde'nin terör örgütleri ile ilgili ifadelerine tepki göstererek 'Siz de bir annesiniz, sizden rica ediyorum Diyarbakır'da 1 yıldır çocuklarını bekleyen annelere bir gidin, konuşun. Onlar da Kürt kadını. Neden hep Kürt deyince PKK'lıları, YPG'lileri, SDG'lileri destekliyorsunuz. Diğer Kürtlerin ne günahı var?' dedi.Çavuşoğlu, İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde ile Bakanlıkta yaptığı görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.Bakan Çavuşoğlu, Linde'nin 'Türkiye'yi Suriye'den çekilmesi için uyarıyoruz.' sözüne yanıt vererek 'Diplomaside böyle bir kelime kullanılmaz, tepeden bakmacı bir yaklaşımdır ve doğru bir yaklaşım değildir. Çağırıyoruz diyebilirsiniz. Ben şimdi sormak istiyorum siz kimden aldığınız yetkiyle Türkiye'nin Suriye'den çekilmesini istiyor ya da Türkiye'yi uyarıyorsunuz? Suriye'deki rejim İsveç'e ya da AB'ye öyle bir yetki mi verdi?' dedi. Türkiye'nin Suriye ve İdlib'le ilgili tüm toplantılarda Suriye'nin toprak ve sınır bütünlüğünü savunduğunu söyleyen Çavuşoğlu, 'Biz Suriye'yi bölmek istemiyoruz ama siz Suriye'yi bölmek isteyen PKK'lılara destek olmak için Türkiye'ye çekil diyorsunuz. Uluslararası hukukta bu var mı? Peki İdlib'den de çekil diyor musunuz Türkiye'ye veya DEAŞ'tan temizlediğimiz bölgelerden çekil diyor musunuz? Hayır. Neden? Çünkü İdlib'den çekilirsek 3 milyon mülteci daha Türkiye'ye gelecek, oradan da Avrupa ülkelerine gidecek. Peki nereden çekilmemiz lazım? PKK'dan temizlediğimiz alanlardan Türkiye çekilmesi lazım.' ifadelerini kullandı. Kürtlerle teröristlerin ayrıldığı zaman tarafların iş birliği yapabileceğine işaret eden Çavuşoğlu, Türkiye'nin İsveç'i insani konularda duyarlılığı nedeniyle takdir ettiğini belirtti.Çavuşoğlu, Linde'nin Kıbrıs konusundaki açıklamalarına da yanıt vererek 'Kıbrıs'ın egemen hakkı diyorsunuz peki Kıbrıs Türklerinin haklarından niye bahsetmiyorsunuz? İsveç olarak İskandinav ülkeleri olarak hep uluslararası hukuktan, insan haklarından bahsediyorsunuz peki Kıbrıs Türklerinin hakları ne olacak? Hidrokarbon kaynakları üzerinde onları hakkı yok mu? Neden hakça paylaşıma vurgu yapmıyorsunuz?' diye sordu.'Demokraside, insan haklarında, özgürlüklerde ve uluslararası hukukta üye veya üye olmayan diye bir ayrım yok'İsveç'in bunu yapmamasına sebep olarak AB içindeki dayanışma anlayışını gösteren Çavuşoğlu, 'Dayanışma doğru olan bir yerde güzel, faydalı ama haksız olan yerde dayanışma insanı kör eder, AB'yi de kör eder ve adaletten uzaklaştırır. Haksız yerde dayanışma içinde olmayalım. Ne olursa olsun Rum kesimi ve Yunanistan'ın her yaptığı veya her talebi haklıdır anlayışı doğru değil.' diye konuştu. Göçmenler konusunda hassas olan İsveç'in Yunanistan'ın Ege'de ve sınırlarında Suriyeli göçmenlere karşı yaptığı bot batırma ve geri ittirme girişimlerini eleştirmediğini söyleyen Çavuşoğlu, 'Onlar insan değil mi? Yunanistan Avrupa'ya göçmen gelmesini engelliyor, Yunanistan AB üyesi, dayanışma ruhu var o yüzden eleştirilemez. Bizim de itirazımız bu çifte standarda. Lütfen bunlardan kurtulun. Yani demokraside, insan haklarında, özgürlüklerde ve uluslararası hukukta üye veya üye olmayan diye bir ayrım yok.' ifadelerini kullandı.'SDG, PYD, YPG, PKK ayrımı yok, siz öyle görmek istiyorsunuz'Linde'nin PKK dışındaki SDG çatısı altındaki diğer terör örgütlerinin bu şekilde tanımlanmadığı ifadelerine de yanıt veren Çavuşoğlu, 'İçeride de dosyalarda verdim, yine bilgiler vereceğiz SDG, PYD, YPG, PKK hiçbir ayrım yok, siz öyle görmek istiyorsunuz. Hiçbir farkı yok. Siz ofis açtırdınız, ofisin başına gelen adamla ilgili kara para aklama soruşturması başlatıldı. Bunlar terörist. Bunların hiçbir farkı yok.' dedi, İsveç'in Suriyeli Arami, Azuriler gibi Hıristiyan azınlıkları dinlemesi ve PKK, YPG ve SDG'nin onlara neler yaptığını öğrenmesi gerektiğini belirten Çavuşoğlu, 'Suriyeli diğer Kürtleri dinleyin, Türkiye'deki geri dönemeyen Suriyeli Kürtler dinleyin, onlara ulaşamazsanız aynı şekilde Avrupa'daki Suriyeli Kürtleri dinleyin. Suriye Ulusal Kürt Konseyini dinleyin, PKK dışında birçok Kürt kuruluşları, dernekler var, kapatılan siyasi partiler var, öldürülenler var, hapse atılan Kürtler var. Şimdi PKK'lılar Kürt oluyor da onlar ne oluyor?' diye sordu.Çocukları zorla kaçırılan Kürt ailelerin Diyarbakır'daki eylemini de hatırlatan Çavuşoğlu, 'Siz de bir annesiniz, sizden rica ediyorum Diyarbakır'da 1 yıldır çocuklarını bekleyen annelere bir gidin, konuşun. Onlar da Kürt kadını. Neden hep Kürt deyince PKK'lıları, YPG'lileri, SDG'lileri destekliyorsunuz. Diğer Kürtlerin ne günahı var? Onlar haksızlığa uğruyor, onlara da destek verelim. Onları da dinleyelim anlatsın size PKK nasıl bir terör örgütü.' ifadelerini kullandı.Çavuşoğlu Türkiye'ye tepeden bakıldığını ifade ederek 'Türkiye böyle uluslararası hukuk, insan hakları ders vermeye çalışıyorsunuz biraz da tepeden bakmayla 'uyarmak' kelimesini kullanarak ama bizim de verecek cevaplarımız var.' dedi.Bakan Çavuşoğlu 'Herkes düşüncesini söyleyebilir ama özgürlük konusunda çifte standardımız yok. Yani İsveç gibi Avrupa ülkelerinde DEAŞ mensubu ifadesini özgürce söyleyemez bir kere teröristtir ama PKK'lı olduğu zaman FETÖ'cü olduğu zaman söyler. Bunun özgürlük ifadesiyle ilgisi yok sadece Batı içindeki çifte standart için güzel bir örnektir.' değerlendirmesinde bulundu.'Bu faaliyetlerin hiçbirisi ifade özgürlüğüyle bağdaşmaz'Türkiye'nin İsveç ile köklü ilişkileri olduğunu kaydeden Çavuşoğlu, bu ziyaret vesilesiyle İsveç'in yurt dışındaki en eski devlet mülkünün İstanbul Başkonsolosluğu olduğunu öğrendiğini söyledi. Çavuşoğlu, İsveç'te yaşayan 115 bini aşkın Türk vatandaşının olduğunu ve bunun iki ülke arasında önemli bir köprü ve bağ oluşturduğunu belirterek 'Buradaki vatandaşlarımızın çoğu Konya Kulu'dan. Kulu'da Olof Palme Parkı ve Bulvarı var. Geçmişte bazı İsveçli siyasetçiler kampanya çalışmalarının bir kısmını yürütmek için buraya da gelmişlerdir.' ifadesini kullandı.Linde ile görüşmelerinde iki ülke arasındaki ilişkilerin yanı sıra Yukarı Karabağ ve Suriye gibi bölgesel konuları da görüştüklerini aktaran Çavuşoğlu, 'Elbette görüş birliği içinde olduğumuz konular var, hemfikir olmadığımız konular da var. Örneğin terörle mücadele konusunda İsveç'ten daha somut destek, iş birliği bekliyoruz.' diye konuştu. Çavuşoğlu, özellikle PKK terör örgütü üyelerinin İsveç'te propaganda, PKK'yı desteklemeyen Kürt kökenli vatandaşlara yönelik saldırılar ve gönüllü ya da zorla para toplama dahil birçok faaliyette bulunduklarını belirterek 'Bu faaliyetlerin hiçbirisi ifade özgürlüğüyle bağdaşmaz. Terörizmin finansmanı dahil uluslararası hukukun da yasakladığı faaliyetlerdir. Bu konuda İsveç'ten daha iyi iş birliği bekliyoruz. Ayrıca FETÖ mensuplarına da kucak açmalarını tabii ki istemeyiz. Birçok FETÖ mensubu İsveç'te sığınma talebinde bulundu ve bunların çoğu da karşılandı.' ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Kılıçdaroğlu'nun Şahsına Yönelik Sözlerine Cevap Verdi:
ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik, 'Anlaşılan o ki Kılıçdaroğlu Maraş'ın yerini karıştırdığı gibi bizim görevlerimizi de birbirine karıştırıyor. Kişi kendinden bilir işi. Kılıçdaroğlu'nunki de o hesap.' ifadesini kullandı.CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlunun TBMM Grup Toplantısı'nda sarf ettiği sözlere ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yapan Oktay, şunları kaydetti:'Milletimiz gerçek hortumcunun kim olduğunu SGK'dan bilmektedir. Anılan gruba karşı hukuki süreç, Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olduğum Temmuz 2016-2018 döneminde bizzat şahsım tarafından başlatılmıştır. Sözleşmelerden kaynaklanan tüm hak ve yetkiler, bu süreçte Hazine lehine kullanılmıştır. Buna dair belge ve kayıtlar açıktır.'Fuat Oktay ayrıca, şahsına yönelik yapılan iftira ve itibar suikastına karşı hukuki sürecin başlatılacağını da belirtti.
Reklam
Minik Ayşenur Gözlerini Kapatarak Uyuyacağı Günlerin Hayalini Kuruyor
MALATYA (AA) - Malatya'da göz çevresinde şekil bozukluğu yüzünden göz kapakları kapanmayan 4 yaşındaki Ayşenur Yavuz, diğer çocuklar gibi gözlerini kapatarak uyuyacağı günlerin hayalini kuruyor.Baba Mustafa Yavuz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kızı Ayşenur'da görülen göz şekil bozukluğunun Nasopalpebral Lipoma Coloboma Sendromu diye adlandırıldığını, genetik bir rahatsızlık olan bu hastalıktan dolayı çeşitli sıkıntılar yaşadıklarını anlattı.Ailelerinden 5 kişide bu rahatsızlığın olduğunu, kendisinin de 5 kez Hacettepe Üniversitesinde ameliyat olduğunu dile getiren Yavuz, kızı Ayşenur'un da sağlığına kavuşmasını istediklerini ifade etti.Kızının gözlerini bantlayarak uyutuyorSağlık Bakanlığı yetkililerinin desteğiyle kızı Ayşenur'un geçen yıl Ankara'da ameliyat edildiğini, plastik, beyin ve göz cerrahlarının yaptığı ameliyat sayesinde kızının göz çevresinde kısmi düzelmeler yaşandığını dile getiren Yavuz, şöyle konuştu:'Kızım gözünü kapattığı zaman yaş damlıyor, göz kenarlarında açıklık kalıyor. Ameliyatla göze şekil verildiğinde bu açıklık kalmayacak. Kızımın gözünde yaşarma, tahriş olmayacak. Gece uyuduğunda kızımın iki gözünü bantla yapıştırıyoruz. Göz hava alınca kuruyor, tahriş oluyor. Sabah göz bebekleri kıpkırmızı oluyor. Ayşenur doğduğundan bu yana annesi her gece 4-5 kez kalkıp gözyaşı suyu damlatıyor, krem sürüyor. Dışarı çıktığında çocuklar uzaylı görmüş gibi bakıyor. Kızım üzülüyor, büyüdüğünde daha da sıkıntılar yaşayacak.'Özel bir şirkette güvenlik görevlisi olarak çalışan Yavuz, erkek kardeşinin kızının bu rahatsızlıktan dolayı Muğla'da ameliyat edildiğini, kendilerinin maddi imkanları olmadığı için bu tedaviyi yaptıramadığını, devlet büyüklerinden yardım beklediklerini dile getirdi.
ABD'de Kovid-19'Dan Ölenlerin Sayısı 220 Bini Geçti
NEW YORK (AA) - ABD'de yeni tip koronavirüs (Kovid) salgınında hayatını kaybedenlerin sayısı 220 bini aştı.Kovid-19 verilerinin derlendiği 'Worldometer' internet sitesine göre, ülkede virüs bulaşan kişi sayısı son 24 saatte 45 bin 328 artışla 8 milyon 38 bin 543'e çıktı. Salgında yaşamını yitirenlerin sayısı 319 artarak 220 bin 27'ye ulaştı.Ülkede iyileşenlerin sayısı 5 milyon 186 bini, yapılan test sayısı 119 milyon 499 bini geçti.Eyaletlere bakıldığında 858 bin 368 vakayla California listenin başında bulunuyor. Bunu 839 bin 569 vakayla Teksas ve 736 bin 24 vakayla Florida takip ediyor.Ölü sayısında ise New York eyaleti, 33 bin 391 can kaybıyla ilk sıradaki yerini koruyor.Kovid-19 salgınında vaka ve ölü sayısında dünyada ilk sırada bulunan ABD'yi 7 milyon 179 bini aşkın vakayla Hindistan ve 5 milyon 103 bini aşkın vakayla Brezilya izliyor.
Reklam
Budo Seferlerinden İkisi İptal Edildi
BURSA (AA) - Bursa Deniz Otobüslerinin (BUDO) iki seferi lodos nedeniyle yapılamayacak.BUDO'nun internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, saat 17.30'daki İstanbul (Eminönü/Sirkeci)-Bursa (Mudanya) ile 18.15'teki Bursa (Mudanya)-İstanbul (Eminönü/Sirkeci) seferleri gerçekleştirilemeyecek.
Hakkında İşlem Yapılan Taraftar Sayısı Arttı, Olaylı Maç Sayısı Azaldı
ANKARA (AA) - Türkiye'de son 4 sezonda 'Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'a muhalefetten hakkında işlem yapılan taraftar sayısı artarken olaylı müsabaka sayısı azaldı.Emniyet Genel Müdürlüğünün sosyal medya hesaplarından, ülke genelindeki spor müsabakalarında hakkında işlem yapılan kişi ve çıkan olay sayılarına ilişkin video paylaşıldı.Videoya göre, alınan üst düzey tedbirler sonucu son 3 sezonda 6222 sayılı 'Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'a muhalefetten işlem yapılan taraftar sayısı arttı.Tüm spor branşlarında hakkında işlem yapılan kişi sayısı, 2016-2017 sezonunda 3 bin 180, 2017-2018 sezonunda 3 bin 975, 2018-2019 sezonunda 4 bin 154 olarak kayıtlara geçti. Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle alınan tedbirler kapsamında liglerin ikinci yarısının büyük bölümünün seyircisiz oynandığı 2019-2020 sezonunda ise 3 bin 183 taraftar hakkında işlem yapıldı.Tüm spor branşlarında 2016-2017 sezonunda 66, 2017-2018 sezonunda 53, 2018-2019 sezonunda 33 ve 2019-2020 sezonunda 15 müsabakada olay çıktı.Müsabaka düzeninin bozulmasına sebep olan olayların yaşandığı müsabaka sayısı azalırken stadyumlara gelen taraftar sayısı ise arttı.Öte yandan, ülkede ulusal ve uluslararası düzeyde organize edilen tüm spor müsabakalarında güvenlik önlemlerinin koordine edilmesi amacıyla ve Türkiye Ulusal Futbol Bilgi Merkezi sıfatıyla Avrupa Konseyi, UEFA, Avrupa Birliği ve diğer ülke polisleriyle iş birliği yapılıyor.Ayrıca tüm güvenlik tedbirlerinin organize edildiği ve Avrupa'da tüm spor müsabakalarında uluslararası polisiye iş birliğinin koordine edildiği Avrupa Konseyi Sporda Şiddetin Önlenmesi Daimi Komitesinde geçen yıl yapılan seçimde, komite yönetim kurulu üyeliğine Türkiye'yi temsilen Güvenlik Daire Başkanlığı Spor Güvenliği Şube Müdürü seçildi.
Balıkesir'de Sağanak Su Baskınlarına Neden Oldu
BALIKESİR (AA) - Balıkesir'in Edremit ve Burhaniye ilçelerinde lodos ve sağanak günlük yaşamı olumsuz etkiledi.Öğle saatlerinden itibaren başlayan yağış nedeniyle iki ilçede ev ve iş yerlerinde su baskınları yaşandı.Edremit'in Altınoluk Mahallesi'nde rüzgar sahilde dalgalara neden oldu, bazı iş yerlerinin tabelalarını yerinden söktü.Çayiçi Caddesi'nden akan yağmur sularının dolduğu dükkanların sahipleri zor anlar yaşadı. Kapağı çıkan bir rögara lastiği giren araçta hasar oluştu. Burhaniye ilçesinde de Saip Hoca Bulvarı'nda biriken su nedeniyle ulaşım kısa süreli durdu. Öğretmenler ile İskele mahalleleri arasındaki bazı evlerin bahçeleri yağmur suyuyla doldu.Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Su Kanalizasyon İdaresi ve İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri, tıkanan rögarları açtı.Balıkesir-Çanakkale kara yolunda biriken su dolayısıyla ulaşımda aksaklıklar yaşandı.
Bursa'da Terör Örgütleri PKK Ve Deaş'a Operasyon
BURSA (AA) - Bursa'da, terör örgütleri PKK ve DEAŞ'a yönelik düzenlenen operasyonlarda 2 kişi gözaltına alındı.Alınan bilgiye göre, İl Jandarma Komutanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Bursa Bölge Başkanlığı ekipleri, terör örgütü PKK'nın Mahmur'daki kampında eğitim aldığı belirlenen M.Ö'nün (28) Bursa'da bulunduğunu tespit etti.Bunun üzerine sabah saatlerinde şüpheliye ait adrese Jandarma Özel Harekat Timleri'nin de desteğiyle operasyon düzenlendi.Gözaltına alınan M.Ö. jandarmaya götürüldü.Öte yandan, Suriye uyruklu N.S'nin (33) terör örgütü DEAŞ içinde faaliyet gösterdiğini belirleyen ekipler, zanlıyı kent merkezindeki evinde gözaltına aldı.Şüphelilere ait adreslerde ele geçirilen dijital materyallere el konuldu.
Reklam