Güncelleme  - İstanbul'un Bazı İlçelerinde Yağış Etkili Oluyor
İSTANBUL (AA) - İstanbul'un bazı ilçelerinde zaman zaman şiddetini arttıran aralıklı yağış görülüyor.Anadolu Yakası'nda Kadıköy ve Üsküdar'da hafif yağış, Ataşehir'de ise sağanak etkili oluyor. Üsküdar Salacak Sahili'nde yağışa rağmen bazı vatandaşların denize girdiği gözlendi.Bazı bölgelerde etkisini arttıran yağış nedeniyle su baskınları yaşandı.Sultanbeyli Battalgazi Mahallesi Yazar Sokak'ta 3 katlı binanın giriş katını aşırı yağış nedeniyle su bastı.Olay yerine gelen itfaiye ekiplerince evdeki su tahliye edildi. Su baskını nedeniyle evde hasar oluştu.Sürücüler zor anlar yaşadıAvrupa Yakası'nda da birçok bölgede etkili olan yağış nedeniyle yollarda su birikintileri oluştu.Zaman zaman şiddetini arttıran yağış, sürücülere de zor anlar yaşatıyor.Bazı bölgelerde yağış nedeniyle küçük çaplı trafik kazaları da meydana geldi.Sağanak dolayısıyla ilerlemekte güçlük çeken bazı motosiklet sürücülerinin üst geçitlerin altlarına geçerek yağışın dinmesini bekledikleri görüldü.
15 Temmuz'da Ankara'yı Bombalayan Darbeci Pilotların Ortak Stratejisi İnkar
ANKARA (AA) - SERDAR AÇIL / İSMET KARAKAŞ - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Akıncı Üssü'nden kalkıp Ankara'ya bomba yağdıran darbeci pilotlar, soruşturma aşamasındaki itiraflarına rağmen duruşmalarda, bazıları olay günü hiç uçmadığını, bazıları teknik arıza nedeniyle piste geri döndüğünü, kimi pilot ise bombalama eylemine hiç katılmadığını öne sürerek gerçekleri gizleme gayretine girişti. FETÖ'nün darbe girişiminin yönetiliği Akıncı Üssü'ndeki olaylara ilişkin davada, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan ve esasa ilişkin savunma yapan pilotlar, ortak bir stratejiyle, soruşturma aşamasındaki itiraflarına rağmen mahkemede inkar yolunu seçti. Pilotlar, tespit edilen ses kayıtlarına rağmen 15 Temmuz'da uçuş yaptıklarını ve bombalama eylemlerine katıldıklarını kabul etmedi.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianameye göre, darbecilerin kontrolündeki savaş uçakları, 15 Temmuz akşamı Ankara'daki kritik kamu binaları üzerinde alçak uçuş yaptı ve aralarında TBMM, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün de bulunduğu kamu binalarını bombaladı.AA muhabirinin iddianame ve esasa ilişkin mütalaadan derlediği bilgilere göre, darbeye teşebbüs faaliyetleri sırasında 25 pilot F-16 savaş uçağı kullandı, bunlardan 11'i bombardımana katıldı. Pilotlardan 2'si İstanbul üzerinde alçak uçuş yaparken 2 pilot ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın uçağını takiple görevlendirildi. Diğer 10 pilot ise Ankara üzerinde alçak uçuş yaptı.Darbecilerin savaş uçaklarıyla düzenlediği saldırılarda 68 vatandaş şehit oldu, Akıncı Üssü ve civarındaki bütün eylemlerde şehit olanların sayısı ise 77 oldu. Ayrıca 222 vatandaş yaralandı, 96 vatandaşın malı ile çok sayıda kamu kurumu zarar gördü.Bilirkişi raporlarına yansıyan ve dava dosyasına da giren telsiz-telefon kayıtları da darbeci pilotların yaptığı katliamı ve acımasızlıklarını gözler önüne serdi.Soruşturma aşamasında 15 Temmuz'daki eylemlerini tek tek anlatan darbeci pilotlar, mahkemede ağız birliği yaparak gerçekleri gizledi. Sanıklar uçuş yapmadıklarını ya da kalkıştan kısa süre sonra çeşitli bahanelerle bombalama eylemlerine katılmadan iniş yaptıklarını öne sürdü.Darbe sanığı pilotların yargılanmasına Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince devam ediliyor.Toplam 475 sanıklı davada darbeci pilotların, 'Anayasal düzeni ihlale teşebbüs' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis dışında, katıldıkları her bir ölüm ve yaralama hadiselerinden de cezalandırılmaları isteniyor.Polis Özel Harekat, TÜRKSAT ve TBMM'yi vurdu, 'uçmadım' yalanına sığındıDarbe girişimi sırasında Polis Özel Harekat, TÜRKSAT ve TBMM'yi bombalayan pilotlardan eski yüzbaşı Hüseyin Türk, uçağa bağlandığını ancak uçaktaki teknik arıza nedeniyle uçmadığını ileri sürdü.Türk, mahkemedeki savunmasında bilirkişi raporları ve telsiz kayıtlarını da kabul etmedi.İddianamede, Hüseyin Türk'ün Polis Özel Harekat Başkanlığını vurarak 44 polisi şehit eden eski pilot yüzbaşı Uğur Uzunoğlu'nun kullandığı uçağın ikinci pilotu olarak görev yaptığı belirtilmişti.İddianameye göre daha sonra Akıncı Üssü'ne dönen Türk, bir süre sonra ikinci kez havalanıp, 'Aslan-6' kodunu kullanan '93-0663' kuyruk numaralı F16 ile TÜRKSAT'a 4 MK-82 bombası attı. Türk, saat 03.24'te, TBMM'ye de iki bomba attı.Hüseyin Türk, savcılık sorgusunda, TÜRKSAT ve TBMM'ye 6 bomba attığını, Polis Özel Harekat Başkanlığının bombalanması saldırısında ise ikinci pilot olarak görev yaptığını itiraf etmiş, 'Bombalama yaptığım yerin Ankara olduğunu biliyordum ancak terörle mücadele harekatı olduğu için verilen talimat doğrultusunda bildirilen koordinatlara atış yaptım.' ifadelerini kullanmıştı.'Bilgisayar sistemi arızalandı'TBMM'yi bombalayan pilotlardan eski yarbay Hasan Hüsnü Balıkçı da esasa ilişkin savunmasında, 'Son anda ihtiyaç nedeniyle bana uçuş görevi verildi ve ben maalesef TBMM'yi bombaladım.' şeklindeki ilk ifadelerini kabul etmedi. 15 Temmuz günü Terörle Mücadele Harekatı (TMH) görevi gereği Akıncı Üssü'ne gittiğini öne süren Balıkçı, 'Öğleden sonra harekat komutanı beni telefonla üsse çağırdı. Emir üzerine 143. Filoya gittim. Harekat komutanımız gizli bir terörle mücadele harekatı görevi bulunduğunu söyledi. Görev gereği hazırlıklarımı yapmak üzere 141. Filoya geçtim. İlerleyen saatlerde uçuş emri verildi. Selahattin Yorulmaz ile saat 23.00 civarında 4. ya da 5. uçak olarak uçuşa başladık.' diye konuştu.Kalkıştan hemen sonra bilgisayar sisteminin arızalandığını öne süren Balıkçı, sistem arızası giderilemeyince acil durum ilan edip üssün etrafında bir süre uçtuklarını, ardından yakıt azaltıp inişe geçtiklerini savundu.İndikten sonra 141. Filoya döndüğünü ileri süren Balıkçı, 'Filoda bir odada dinlenmeye geçtim. Sonrasında anonsla uçuşa çağrıldım. Uçuştan yeni döndüğüm için uçamayacağımı bildirdim ve uçmadım. Ben Meclis'e bomba atmadım. Meclis'in kimler tarafından bombalandığını bilmiyorum.' dedi.Balıkçı, telsiz konuşmaları ile uçuşa ilişkin bilirkişi raporlarını da kabul etmedi.Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni bombaladı uçuş yapmadığını savunduDarbe girişimi gecesi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi yakınındaki kavşak ve otoparka 2 bomba atarak 15 kişinin şehadetine sebep olduğu belirlenen eski üsteğmen Müslim Macit de o gece uçmadığını iddia etti.Mahkemede 27 Şubat 2017'de savunma yapan Macit, darbe girişiminden de sabah saatlerinde haberdar olduğunu savundu.Macit, 15 Temmuz saat 18.00-18.30 civarı gazinoda sanık eski yarbay Hakan Karakuş'un akşam saatlerinde terörle mücadele harekatı olabileceğini söylediğini, bunun üzerine kendisine görev verilebileceği için uçuş hazırlıkları yapmaya devam ettiğini aktardı.Filonun değişik yerlerinde ve gazinoda beklediğini, sabah saatlerinde evine gittiğini ileri süren ve uçuş yaptığına yönelik beyanları kabul etmeyen Macit, iddianamede yer verilen ve duruşmada dinletilen telsiz ve telefon konuşmalarının kendisine ait olmadığını öne sürdü.İddianamede Müslim Macit'in, 16 Temmuz günü saat 06.19'da 'Aslan-6' kodunu kullanan 93-0671 kuyruk numaralı F-16 ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi yakınındaki köprülü kavşağa ve Külliye yakınındaki otoparka iki MK-82 bombası attığı, bombalama sonucunda 15 kişiyi şehit ettiği, 7 kişiyi yaraladığı ve 2 kişinin de malına zarar verdiği belirtiliyor.Macit, 30 Eylül 2016'daki ifadesinde FETÖ bağını anlatmış ve maaşından FETÖ'ye himmet verdiğini kaydetmişti. Darbe girişimi sırasında da uçuş yaptığını kabul eden Macit, 'Kavşağa bir tane MK-82 görerek ve dalarak atış yaptım. Sonra tekrar havalandım. Bu sefer de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin oradaki cami yakınlarına dalarak ve görerek atış yaptım. Bu sırada kuleden yarbay Hakan Karakuş ile irtibat halindeydim. Onun talimatıyla atış yaptım, caminin yanına da bir bomba attım.' ifadelerini kullanmıştı.'Uçakta mühimmat yoktu'Darbe girişimi gecesi Ankara Emniyet Müdürlüğünü bombaladığı tespit edilen eski pilot üsteğmen Mehmet Yurdakul da savcılıktaki, bombalamaya katıldığına dair itirafını mahkemede inkar etti.Soruşturma ifadesinde sanıklardan İlhami Aygül ile aynı uçakta uçtuklarını aktaran Yurdakul, verilen talimatla emniyet binasına 2 adet GBU-10 bombası attığını itiraf etmişti.Yurdakul, 23 Şubat 2018'deki mahkeme savunmasında ise 'İlhami Aygül ile aynı uçakta kalkış yaptık. Uçakta mühimmat yoktu. Bize yerdeyken herhangi koordinat ya da hedef verilmedi. Kalkıştan sonra bir bölge verdiler. Biz de o bölgede bekledik. Uçakta 'pod arızası' olduğunu bildirdik. Daha sonra yakıt azaltıp geri döndük.' ifadeleriyle kendisini yalanladı.2 saat havada bekleyip filoya dönmüşlerFETÖ'cü darbecilerin 15 Temmuz 2016'da hedef aldığı kritik kamu binalarından biri de Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Dairesi'ydi.Olay günü ASLAN-1-2 kodunu kullanan 94-0110 kuyruk numaralı F-16 uçağıyla, Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Dairesi bombalandı. Bombardıman sonucu 7 kişi şehit oldu, 5 kişiyi yaralandı. Havacılık Daire Başkanlığında 40 milyon liralık zarar oluştu.İddianamedeki tespite göre söz konusu bombalamayı yapan uçakta pilotlar Mehmet Çetin Kaplan ile Ertan Koral vardı.Kaplan, ilk sorgusunda sessiz kalmayı tercih ederken Koral, 'Ben Mehmet Çetin Kaplan ile birlikte D Grubu uçağa binip ikinci sırada havalandık. İlk kalkan ise Mustafa Azimetli'nin bulunduğu uçaktı. Havada yaklaşık iki saat kaldıktan sonra bizim bulunduğumuz uçakta Mehmet Çetin Kaplan bombayı attı. Nereye attığını bilmiyordum. Haberlerden öğrendiğim kadarıyla Emniyet Havacılık Dairesine atıldığını öğrendim.' diye konuştu.Mahkemede 14 Şubat 2018'de savunma yapan Koral, ilk ifadelerinin aksini söyleyerek bombalama yapmadıklarını savundu.Koral, havalandıktan sonra Ankara'nın şehir ışıklarının dışında yüksek irtifada beklediklerini, havada yaklaşık iki saat durduktan sonra herhangi bir yere mühimmat bırakmadan filoya döndüklerini iddia etti.
Gine, Cumhurbaşkanını Seçmek İçin Sandık Başında
DAKAR (AA) - Gine'de cumhurbaşkanı seçimleri için oy verme işlemi başladı.Yaklaşık 5,4 milyon kayıtlı seçmenin olduğu ülkede, oy verme merkezleri yerel saatle 07.00'de açıldı.Bazı merkezlerin önünde uzun kuyruklar oluştu.Cumhurbaşkanlığı için 12 adayın yarıştığı seçimlerde, en büyük çekişmenin Halkın Yürüyüşü Partisinin adayı (RPG) mevcut Cumhurbaşkanı Alpha Conde ile Gine Demokratik Güçleri Birliğinin (UFDG) lideri Cellou Dalein Diallo arasında yaşanacağı belirtiliyor.Conde ve Diallo dışında Ekonomist ve Demokratik Umut Partisinin (PADES) lideri Ousmane Kaba ve Çalışma Yoluyla Vatandaş Hareketi Partisinin (PACT) lideri Makale Traore'nin 2'nci tura kalması bekleniyor. Üçüncü dönem adaylık tartışmalarıÜlkenin 1958'de bağımsızlığını kazanmasından bu yana ilk demokratik güç değişimiyle Aralık 2010'da 5 yıllığına seçilerek göreve gelen Conde, 2015'te yeniden cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmuştu.Cumhurbaşkanının en fazla iki dönem üst üste görev yapabildiği ülkede, ikinci dönemi Aralık 2020'de sona erecek 82 yaşındaki Conde'nin üçüncü dönem de seçilebilmesine imkan sağlayacak anayasa değişikliği referandumu, 22 Mart'ta genel seçimle yapılmıştı. Conde'nin 3'üncü dönem adaylığı, o tarihten bu yanan ülkenin en çok tartışılan gündem maddesi olmuştu.Muhalefet, Conde'nin adaylığını yasa dışı ilan etmiş, birçok sokak gösterisi düzenlenmişti.Muhalif hareket Anayasanın Korunması Ulusal Cephesi (FNDC), geçen yıl ekimden bu yana Conde karşıtı gösterilerde 90 kişinin yaşamını yitirdiğini duyurmuştu.
Dorsesi Parçalanan Tırın Otoyoldaki Tehlikeli Yolculuğu Kamerada
SAKARYA (AA) - Anadolu Otoyolu Sakarya kesiminde dorsesinin bir kısmı çökmüş halde seyreden tırın tehlikeli yolculuğu kameralara yansıdı. Otoyolun Sakarya kesimi İstanbul istikametinde seyreden bir vatandaşın cep telefonuyla kaydettiği görüntülerde, dorsesinin üst ve yan kısmı çökmüş olan tırın sürücüsünün, güvenlik önlemi almadan bir süre yolda gittiği görülüyor. Görüntülerde, yağışlı havada diğer sürücüler için tehlike oluşturan tırın daha sonra bir dinlenme tesisine girmesi yer alıyor. Bu arada kaydı gerçekleştiren kişinin trafik güvenliğini tehlikeye sokan olay karşısında daha duyarlı olunması çağrısı da kayıtta yer alıyor.
Muhtarlığı Bir Kez Daha Kura Çekimine Bırakmak İstemiyor
EDİRNE (AA) - HAKAN ŞAHİN - Edirne'de bir köyde rakibiyle aynı oyu aldıktan sonra kura çekimiyle göreve başlayan muhtar, gece gündüz çalışarak bir dahaki seçimlerde işini şansa bırakmak istemiyor.Eskikadın Köyü Muhtarı Şevket Akkurt, muhtarlık seçimlerinde rakibiyle 118'er oy alınca kura çekimi sonrası muhtarlık görevine başladı.Gece gündüz çalışarak vatandaşların ihtiyaçlarını karşılayan muhtar, bir daha kuraya kalıp işini şansa bırakmak istemiyor.Akkurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2019 seçimlerinde şansının da yardımıyla kura çekimi sonrası muhtarlık görevini devraldığını anlattı.Muhtarlığı severek yaptığını, vatandaşlara hizmet etmekten büyük mutluluk duyduğunu anlatan Akkurt, 'Yeri geliyor vatandaşların sorunlarıyla üzülüyor, yeri geliyor sevinciyle mutlu oluyoruz. Muhtarlık böyle bir şey işte. Çok özveri isteyen bir görev. Vatandaşlarla bire bir temas ediyoruz. Onların fikirlerini alıp bir şey yapıyoruz. Köyümüze ve milletimize hizmet etmek gurur verici. Kurayla muhtar olduk ama uzun yıllar devletime ve milletime hizmet etmek için çalışmaya devam edeceğim.' diye konuştu.Muhtarların en önemli görevinin, vatandaşlarla devlet arasında köprü kurmak olduğunu vurgulayan Akkurt, aynı zamanda köyde yaşayan insanların da ihtiyaçlarını karşıladıklarını aktardı.Akkurt, muhtar seçildikten sonra önceki muhtardan yarım kalan işleri tamamladıklarını, çok çalışarak köylerini daha da güzelleştirmek istediklerini söyledi.Köylerinin eksikleri için gece gündüz çalıştığını vurgulayan Akkurt, 'Bir yandan altyapı çalışmaları sürerken, bir yandan köyümüze taş döşeniyor. Çocuklar için oyun parkı kurulumu tamamlandı. Kısacası köyümüzün ne ihtiyacı varsa onu gidermeye çalışıyoruz. Vatandaşlar yapılan hizmetlerden mutlu oldukça bizde mutlu oluyoruz' diye konuştu.Köyde yaşayan vatandaşlar da kura çekimiyle göreve gelse de muhtarın yaptığı çalışmalardan memnun olduklarını anlattılar.
Sokak Köpeklerinin Isırdığı Vatandaşa Belediye 3 Bin Lira Tazminat Ödeyecek
KONYA (AA) - MELİKE KESKİN - Konya'da başıboş sokak köpeklerinin saldırısına uğrayan kişi, belediyeye açtığı manevi tazminat davasını kazandı. Belediye, vatandaşa 3 bin lira manevi tazminat ödeyecek.Karatay ilçesindeki Hacıveyis Camisi önünde 16 Kasım 2019'da sokak köpeklerinin saldırısına uğrayan Fatih Boğaz, ısırıldığı ve kuduz tedavisi gördüğü için, yerel idarenin hizmet kusurunun bulunduğu düşüncesiyle Karatay Belediyesi aleyhine tazminat davası açtı.Boğaz'ın avukatı Ali Horasan, 30 Aralık 2019'da yazdığı dava dilekçesinde, müvekkilinin ısırılma sonrası iş ve sosyal hayatına devam etmekte güçlük yaşadığını belirtti. Sokak köpeklerinin eğitilmeden ve rehabilite edilmeden sokağa bırakılmaması gerektiğinin ilgili kanunlarca açık bir şekilde belirtildiğinin altını çizen Horasan, şöyle devam etti:'Müvekkil, olay nedeniyle duygusal ve fiziksel manada birçok zorluk yaşamaktadır. Sahipsiz hayvanların, öncelikle saldırgan olanlarının eğitilmesi ve sahiplendirilmesi için hayvan bakım evleri kurma görevlerinin belediyelere ait olduğu açıktır. Her ne kadar belediye yetkilileri kendilerince üzerine düşen sorumluluğun yerine getirildiğini beyan etmişlerse de kamu idareleri, yapmakla yükümlü bulundukları hizmetleri, gereği gibi ifa etmekle beraber, bu hizmetin işleyişini sürekli olarak kontrol etmek ve hizmetin yürütülmesi sırasında gerekli önlemleri almakla da yükümlüdür.'Belediye yetkililerince gerekli önlemlerin alınmamasıyla müvekkilinin başıboş sokak köpeklerince ısırılması arasında açık bir illiyet bağı bulunduğunu savunan Horasan, 3 bin lira manevi tazminat tutarının, olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle müvekkiline ödenmesini talep etti.Karatay Belediyesi avukatı ise savunmasında, idare olarak üstlerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiklerini, sahipsiz köpeklerin ihaleyi alan yüklenici firma tarafından toplandığını, rehabilite edildiğini ve bakımlarının yapıldığını belirterek, olayda herhangi bir hizmet kusurunun bulunmadığını ileri sürdü. Konya 1. İdare Mahkemesince kabul edilen davada, belediye kusurlu bulundu. Mahkemenin kararında, şu ifadelere yer verildi:'İdarenin hizmet kusuru nedeniyle başıboş köpeklerin saldırması sonucunda davacının yaralandığı ve tedavi gördüğü anlaşılmakta olup, sokak köpeklerinin saldırısı sonucu yaşadığı travmanın etkisinin, yaşadığı acı, elem ve üzüntünün kısmen de olsa hafifletilebilmesi amacıyla 3 bin lira manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte 3 bin lira manevi tazminatın, davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verildi.''Karar emsal niteliğinde olacak'Davacı Boğaz, AA muhabirine, olay nedeniyle manevi olarak çok yıprandığını söyledi.Dava açma amacının tazminat almak değil, başkalarının zarar görmesini engellemek olduğunu belirten Boğaz, 'Mevlana Meydanı civarında, turistlerin yoğun olarak bulunduğu bir bölgede böyle bir olayı yaşamaktan üzüntü duydum. Olaydan sonra hayvanlardan korkmaya başladım. Psikolojik olarak etkilendim. Avukatımla görüştüm, dava yoluna gittim. Hakkımı aramak için mahkemeye başvurdum. Neticesinde davayı da kazandık. Bu olay beni çok üzdü. Psikolojik olarak kalıcı hasar bıraktı. Gece rüyalarıma girmeye başladı.' diye konuştu.Avukat Ali Horasan da 'Bu olayda kusurlu olan tarafın, bakıma muhtaç başıboş sokak hayvanlarından ziyade ilgili belediyeler olduğunu düşündüğümüzden, belediyelerimize 5199 sayılı yasa uyarınca, kendilerine düşen sorumluluğu hatırlatmak amacıyla dava yoluna başvurmaya karar verdik. İdare mahkemesince de davamız kabul edildi. Belediyelerin bu konuda sorumlu olduğu tescil edilmiş oldu. Bu dava neticesinde ortaya çıkan karar emsal niteliğinde olacaktır.' ifadesini kullandı. İlgili yasa uyarınca belediyelerin bazı yükümlülüklerinin bulunduğunu vurgulayan Horasan, şunları kaydetti:'Bakıma muhtaç hayvanların gerekli bakım ve rehabilitasyonunun yapılması, rehabilite edilemeyen hayvanların da belirli şartlarda güzel bir hayat geçirmelerinin sağlanması lazım. Belediyelerimiz ne yazıkki bu konuda çok bilgi sahibi değiller. Bu konuda bir farkındalık sağladığımızı düşünüyoruz. Tazminat talebimiz tamamen sembolik bir rakamdı. Bu nedenle davamızın amacına ulaştığını düşünüyorum. İnşallah bu karar hem vatandaşlarımızın hem sokak hayvanlarımızın daha huzurlu ve güvenli bir hayat geçirmelerine olanak sağlayacaktır. Belediyelerimiz de inşallah bundan sonra sorumluluklarını daha iyi yerine getirirler.'
Reklam
Diyarbakır Annelerinin Oturma Eylemine İki Aile Daha Katıldı
DİYARBAKIR (AA) - Diyarbakır annelerinin dağa kaçırılan çocuklarına kavuşma ümidiyle HDP İl Başkanlığı binası önünde sürdürdükleri evlat nöbetine iki aile daha dahil oldu. Çocuklarının dağa kaçırılmasından HDP'yi sorumlu tutan Diyarbakır annelerinin, 3 Eylül 2019'da başlattığı oturma eylemine, Tunceli'den oğlu Çetin için gelen baba Düzgün Özkan ve Şanlıurfa'dan kardeşi Çetin için gelen ağabey Ahmet Kurt da dahil oldu.Oğlunun 2014'te HDP'liler tarafından kandırılarak dağa kaçırıldığını belirten baba Özkan, Diyarbakır annelerinin eylemini televizyondan izlediğini, oğluna sesini duyurmak için eyleme katıldığını söyledi. Oğlundan haber alamayınca HDP İl binasına gittiğini ve olumsuz cevap aldığını anlatan Baba Özkan, 'Duyduğum kadarıyla çocuğum Suriye'de. Bu çocukları HDP kandırmasa, kim dağa götürebilir? Onlar çocuklarımızı dağa götürdüler. Ellerini bu çocukların üzerinden çeksinler. Bu anneler burada ağlamasın. Artık buna 'yeter' diyoruz. Çocuğumun annesi 2 sene önce onun hasretinden vefat etti.' ifadelerini kullandı.Oğluna teslim olması çağrısında bulunan Özkan, 'Oğlum korkma, devlet arkamızda. Hiçbir şey olmaz. Ben de yanındayım. En yakın zamanda teslim olmanı istiyorum.' dedi.Kardeşi Çetin Kurt'un 2013'te HDP'liler tarafından kandırılarak dağa kaçırıldığını belirten ağabey Kurt, kardeşine sesini duyurmak için eyleme dahil olduğunu söyledi.Çetin kaçırıldığından beri kendisinden haber alamadıklarını aktaran ağabey Kurt, 'HDP önünde eylem yapan anneleri gördüm, buraya geldim. HDP'lilerden kardeşimi istiyorum. Onlar kardeşimi götürdüler, onlar getirecek. Kardeşim gelene kadar burada eylemime devam edeceğim.' dedi.
Geri Ödeme Listesine 1'İ Kanser, 5'İ Diyabet İlacı Olmak Üzere 65 İlaç Daha Alındı
ANKARA (AA) - Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, 1'i kanser, 8'i solunum hastalıkları, 5'i diyabet ilacı olmak üzere 65 ilacı daha geri ödeme listesine aldıklarını bildirdi.Bakan Selçuk, yaptığı yazılı açıklamada, Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) gelir ödeme listesine yeni ilaçlar aldıklarını belirterek, şunları kaydetti:'1'i kanser, 8'i solunum hastalıkları ve 5'i diyabet ilacı olmak üzere 65 ilacı daha geri ödeme listesine aldık. Bu ilaçlardan 63'ü yerli üretim niteliğine sahip. Son alınan ilaçlarla birlikte SGK tarafından bedeli ödenen ilaç sayısı toplam 8 bin 862'ye ulaştı.'Vatandaşların ilaçları SGK ile sözleşmeli eczanelerden temin edebileceğini belirten Selçuk, 'İlaçların hastalarımıza şifa olmasını temenni eder, vatandaşlarımıza sağlıklı bir ömür dilerim.' ifadelerini kullandı.
Reklam
Kovid-19 Tedavisi Gören Muhittin Böcek'in Sağlık Durumu Stabil
ANTALYA (AA) - Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tanısıyla yoğun bakımda tedavi gören Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in sağlık durumunun stabil olduğu bildirildi.Başhekimlikten yapılan yazılı açıklamada, Böcek'in yoğun bakımdaki takip ve tedavisinin devam ettiği belirtildi.Verilen mekanik desteklerin aşamalı olarak azaltılmaya çalışıldığı vurgulanan açıklamada, 'Son 24 saat içerisinde bulguları stabil olup, olumlu gelişmeler olmakla birlikte durumu kritikliğini korumaktadır.' ifadesine yer verildi.42 gündür yoğun bakımdaBüyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, sosyal medya hesabından 17 Ağustos'ta yaptığı paylaşımla Kovid-19 test sonucunun pozitif çıktığını duyurmuş, herkese maske, hijyen ve sosyal mesafe kurallarına uyması için uyarıda bulunmuştu.Hastanede takibi yapılan Böcek, sağlık durumu kötüleşince 7 Eylül'de yoğun bakım ünitesine alınmış, 24 Eylül'de de Akdeniz Üniversitesi Hastanesine sevk edilmişti.Akciğerlerindeki rahatsızlık nedeniyle solunum kaslarında sorun oluşan Böcek'e daha iyi nefes alabilmesi için trakeostomi (nefes borusuna delik açılması) uygulanmıştı.
Rize'de 1 Kilo 150 Gram Bonzai Ele Geçirildi
RİZE (AA) - Rize'de gerçekleştirilen uyuşturucu operasyonunda 1 kilo 150 gram bonzai ele geçirildi.Emniyet Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, uyuşturucu satıcılarının yakalanmasına yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında il dışından Rize'ye uyuşturucu madde getirileceği bilgisine ulaşıldı.Emniyet Müdürlüğü ekipleri, İyidere ilçesinde şüphe üzerine durdurdukları otomobilde arama yaptı.Aramada, otomobildeki şahsın bavulunda bir kilo 150 gram bonzai ele geçildi.Gözaltına alınan şüphelinin emniyetteki işlemleri devam ediyor.
Kktc Başbakanı Ve Cumhurbaşkanı Adayı Tatar, Cumhurbaşkanı Seçiminin İkinci Turunda Oyunu Kullandı:
LEFKOŞA (AA) - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı ve Ulusal Birlik Partisinin (UBP) cumhurbaşkanı adayı Ersin Tatar, cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turunda oy kullandı.Tatar, eşi Sibel Tatar ile Lefkoşa'daki Şehit Tuncer İlkokulunda, 140 numaralı sandıkta oyunu kullandı.Oy kullanma işlemi sonrası açıklamalarda bulunan Tatar, 11 Ekim'de yapılan cumhurbaşkanı seçimine yüzde 58 katılım olduğunu hatırlatarak Cumhurbaşkanı ve bağımsız cumhurbaşkanı adayı Mustafa Akıncı ile yarıştığını söyledi.Tatar, 'Kıbrıs Türk halkı, dünyanın gözü önünde özgür iradesini ortaya koymak suretiyle, önümüzdeki 5 yıl cumhurbaşkanlığı görevini yürütecek olan kişiyi seçecektir. Mümkün olduğunca katılımın yüksek olmasını temenni ediyorum. Bu, çok önemli seçimdir. Bunun erken seçimi de olmaz. Bu, 5 yılda bir olan seçimdir. 5 yıllığına seçilecek olan cumhurbaşkanının, halkın iradesi ve yüksek katılımla seçilmesinde yarar vardır.' diye konuştu.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecini iyi yönettiklerinden dolayı şu an için KKTC'de hemen hemen vakanın kalmadığına işaret eden Tatar, karantinada olanlar ve 7 günü dolduran vatandaşların, testlerinin negatif olarak sonuçlanmasının ardından oylarını kullanabileceklerini bildirdi. 'Hiçbir zaman gerginlik siyaseti gütmedim'Tatar, 'Şu anda pandemi yok gibi bir durumdayız ama yine de maskeli, mesafeli ve sandık kurullarında da alınmış tedbirlerle ne kadar çağdaş ve özverili bir şekilde bu pandemiyi yönettiğimizi görüyoruz.' dedi.Cumhurbaşkanı adayı Tatar, 'Kıbrıs Türk halkı artık bütünleştirici, uzlaşıcı ve herkesin cumhurbaşkanı olacak bir kişinin cumhurbaşkanlığı makamına oturmasıyla, gerginliğin artık arkada kalması, daha güzel ve güvenli günler için, geleceğe umutla bakabilmek için doğru kararı versin diyorum ben. Doğru kararın ne olduğunu da kampanya sürecinde anlatmaya çalıştım.' ifadelerini kullandı. Hiçbir zaman gerginlik siyaseti gütmediğini vurgulayan Tatar, her zaman uzlaşıcı, anavatan Türkiye ile iyi ilişkilere sahip ve Kıbrıs Türk halkının onurlu bir yaşama sahip olması için gerekenleri söylediğini belirtti.
Reklam
Diyarbakır'da Çocuklarla Yapılan 'Sosyal Deney' Videoları İçin Suç Duyurusu
Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi, sosyal medya fenomenlerinin Diyarbakır'da çocuklarla yaptığı 'sosyal deney' videoları için suç duyurusunda bulundu. Bu deneylerde çocukların istismarının söz konusu olduğunu belirten Av. Mehmet Emin Çoban, hem Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin hem Anayasa'nın hem de Çocukları Koruma Kanunu'nun ihlal edildiğini savunarak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduklarını söyledi.
Fetö'nün Şifreleme Yöntemleri İtirafçıların İfadelerine Yansıdı
KIRŞEHİR (AA) - ABDULLAH YILDIZ - Kırşehir merkezli 12 ilde, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik 'periyodik ve ardışık arama' operasyonunda gözaltına alınan ve itirafçı olan sanıklar, örgüt üyelerinin askeri okul sınavlarında kullandığı şifre yöntemlerini ve toplantılara çağırmak için kullandıkları şifreli mesajları anlattı.Aralarında muvazzaf astsubayların da olduğu 3'ü tutuklu 11 sanıkla ilgili Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame, Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.Kayseri Hava Bakım Fabrika Müdürlüğünde muvazzaf olarak görev yaparken yakalanan eski astsubay sanık M.M, iddianamede yer alan ifadesinde, 2012 yılında Kırşehir'de örgütün dersanesine giderken FETÖ'nün sözde imamlarıyla tanıştırıldığını, örgüte ait evlerde askeri okul sınavlarına hazırlandığını anlattı.Hava Astsubay Meslek Yüksekokulunu kazandığını ve sınavlardan önce mülakat için canlandırma yöntemiyle eğitim aldığını aktaran M.M, 'Mahrem imam Y.E.N. sınava girmeden önce kaldığımız örgüt evine gelerek mülakat canlandırması yaptı. 'Mülakata girdiğinde otur demeden oturma, oturduktan sonra ellerini dizlerinin üzerine koy. Bilmediğin sorulara anımsamıyorum diye cevap ver.' şeklinde telkinlerde bulundu. İzmir'de mülakata girdim ve dediklerini yaparak sınavı kazandım.' ifadelerini kullandı.Toplantı şifresi: 'Yarın playstation oynuyor muyuz kanka?'Eğitim gördüğü yıllarda farklı sözde mahrem imamların kendisiyle ilgilendiğini anlatan M.M, cep telefonuna gönderilen 'Yarın playstation oynuyor muyuz kanka?' şeklindeki mesajlarla iki haftada bir pazar günleri buluştuklarını, sohbet toplantılarında örgüt elebaşının kasetlerini izlediklerini söyledi.2014 yılından itibaren kendisiyle ilgilenen kişilerle görüşmemeye başladığını savunan M.M, daha sonra okulda kendisine mobbing uygulandığını, okulu bitirdikten sonra Kayseri Hava Bakım Fabrika Müdürlüğünde göreve başladığını, kendisini burada da ankesör ve büfelerden aradıklarını, SMS yoluyla da irtibat kurmaya çalıştıklarını öne sürdü.Askeri öğrenciyken KHK ile ilişiği kesilen F.T.Ö ise örgütle lise son sınıfta tanıştığını, askeri okul sınavlarına hazırlanırken de kendisini kimseyle görüştürmediklerini kaydetti.Sözde mahrem imamın dini yerlere üye olmama, siyasi paylaşımlar yapmama gibi uyarılarda bulunduğunu dile getiren F.T.Ö, Kara Harp Okulunu kazandıktan sonra da irtibatlarını sürdürdüklerini itiraf etti.Telefonuna gönderilen 'Kızlar güzel, ortam güzel, playstation oynayalım mı?' şeklinde mesajlarla buluşarak, örgüt evlerine gittiklerini kaydeden F.T.Ö, örgüt yöneticilerinin sürekli kendisini 'Arkadaşlarınızla içkili ortamda bulunursanız belli miktarda alkol alın, namazınızı gözlerinizle kılın.' şeklinde uyardıklarını bildirdi.Artvin 25. Hudut Tugay Komutanlığı'nda astsubay olarak görev yaparken KHK ile görevden uzaklaştırılan A.E.T. de Kırşehir'de örgüte ait bir iş yerinde çalışırken tanıştığı kişilerin yönlendirmesiyle evlerde Astsubay Meslek Yüksekokulu sınavlarına hazırlandığını, kod isim kullanan farklı sözde imamların kendisiyle ilgilendiğini belirtti.'Bilemediğim sorulara 'hatırlamıyorum' değil, 'anımsamıyorum' diye cevap vermemi tembihledi'Astsubaylık sınavını kazandığını, sözde imam H.Y'nin örgüt evinde kendisine tüyo verdiğini ifade eden A.E.T, şunları kaydetti:'Sınava giderken tek renk, çizgisiz ve yazısız tişört giymemi istedi. Kısa künye söylememi ve bilemediğim sorulara 'hatırlamıyorum' değil 'anımsamıyorum' diye cevap vermemi tembihledi. Oturduğum zaman ellerimi dizlerime koymamı ve dizlerimi titretmeden oturmamı söyledi. Onun dediklerini yaptım ve sınavı kazandım. Balıkesir'deki askeri okula devam ederken de bazen ankesörlü telefonlarla, bazen 0850 ile başlayan numaralarla aranarak toplantı yerlerine çağrıldım. Gittiğimiz evlerde örgüt elebaşının kasetlerini izledik.'A.E.T, 2015 yılından itibaren ankesörlü telefonlardan aramalara cevap vermediğini, hattını değiştirerek örgütten kopmaya çalıştığını öne sürdü.OperasyonKırşehir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince Kırşehir merkezli 12 ilde FETÖ/PDY'ye yönelik 'periyodik ve ardışık arama' operasyonda, örgütün sorumlu mahrem imamlarıyla irtibatlı oldukları, ankesörlü telefonlarla periyodik ve ardışık arama yöntemiyle haberleştikleri öne sürülen, aralarında muvazzafların da bulunduğu 11 şüpheli yakalanmıştı.Adliyeye sevk edilen şüphelilerden etkin pişmanlıktan yararlananların da olduğu 8'i adli kontrol kararıyla serbest bırakılmış, 3'ü tutuklanmıştı.
Fetö'nün Şifreleme Yöntemleri İtirafçıların İfadelerine Yansıdı
KIRŞEHİR (AA) - ABDULLAH YILDIZ - Kırşehir merkezli 12 ilde, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik 'periyodik ve ardışık arama' operasyonunda gözaltına alınan ve itirafçı olan sanıklar, örgüt üyelerinin askeri okul sınavlarında kullandığı şifre yöntemlerini ve toplantılara çağırmak için kullandıkları şifreli mesajları anlattı.Aralarında muvazzaf astsubayların da olduğu 3'ü tutuklu 11 sanıkla ilgili Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame, Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.Kayseri Hava Bakım Fabrika Müdürlüğünde muvazzaf olarak görev yaparken yakalanan eski astsubay sanık M.M, iddianamede yer alan ifadesinde, 2012 yılında Kırşehir'de örgütün dersanesine giderken FETÖ'nün sözde imamlarıyla tanıştırıldığını, örgüte ait evlerde askeri okul sınavlarına hazırlandığını anlattı.Hava Astsubay Meslek Yüksekokulunu kazandığını ve sınavlardan önce mülakat için canlandırma yöntemiyle eğitim aldığını aktaran M.M, 'Mahrem imam Y.E.N. sınava girmeden önce kaldığımız örgüt evine gelerek mülakat canlandırması yaptı. 'Mülakata girdiğinde otur demeden oturma, oturduktan sonra ellerini dizlerinin üzerine koy. Bilmediğin sorulara anımsamıyorum diye cevap ver.' şeklinde telkinlerde bulundu. İzmir'de mülakata girdim ve dediklerini yaparak sınavı kazandım.' ifadelerini kullandı.Toplantı şifresi: 'Yarın playstation oynuyor muyuz kanka?'Eğitim gördüğü yıllarda farklı sözde mahrem imamların kendisiyle ilgilendiğini anlatan M.M, cep telefonuna gönderilen 'Yarın playstation oynuyor muyuz kanka?' şeklindeki mesajlarla iki haftada bir pazar günleri buluştuklarını, sohbet toplantılarında örgüt elebaşının kasetlerini izlediklerini söyledi.2014 yılından itibaren kendisiyle ilgilenen kişilerle görüşmemeye başladığını savunan M.M, daha sonra okulda kendisine mobbing uygulandığını, okulu bitirdikten sonra Kayseri Hava Bakım Fabrika Müdürlüğünde göreve başladığını, kendisini burada da ankesör ve büfelerden aradıklarını, SMS yoluyla da irtibat kurmaya çalıştıklarını öne sürdü.Askeri öğrenciyken KHK ile ilişiği kesilen F.T.Ö ise örgütle lise son sınıfta tanıştığını, askeri okul sınavlarına hazırlanırken de kendisini kimseyle görüştürmediklerini kaydetti.Sözde mahrem imamın dini yerlere üye olmama, siyasi paylaşımlar yapmama gibi uyarılarda bulunduğunu dile getiren F.T.Ö, Kara Harp Okulunu kazandıktan sonra da irtibatlarını sürdürdüklerini itiraf etti.Telefonuna gönderilen 'Kızlar güzel, ortam güzel, playstation oynayalım mı?' şeklinde mesajlarla buluşarak, örgüt evlerine gittiklerini kaydeden F.T.Ö, örgüt yöneticilerinin sürekli kendisini 'Arkadaşlarınızla içkili ortamda bulunursanız belli miktarda alkol alın, namazınızı gözlerinizle kılın.' şeklinde uyardıklarını bildirdi.Artvin 25. Hudut Tugay Komutanlığı'nda astsubay olarak görev yaparken KHK ile görevden uzaklaştırılan A.E.T. de Kırşehir'de örgüte ait bir iş yerinde çalışırken tanıştığı kişilerin yönlendirmesiyle evlerde Astsubay Meslek Yüksekokulu sınavlarına hazırlandığını, kod isim kullanan farklı sözde imamların kendisiyle ilgilendiğini belirtti.'Bilemediğim sorulara 'hatırlamıyorum' değil, 'anımsamıyorum' diye cevap vermemi tembihledi'Astsubaylık sınavını kazandığını, sözde imam H.Y'nin örgüt evinde kendisine tüyo verdiğini ifade eden A.E.T, şunları kaydetti:'Sınava giderken tek renk, çizgisiz ve yazısız tişört giymemi istedi. Kısa künye söylememi ve bilemediğim sorulara 'hatırlamıyorum' değil 'anımsamıyorum' diye cevap vermemi tembihledi. Oturduğum zaman ellerimi dizlerime koymamı ve dizlerimi titretmeden oturmamı söyledi. Onun dediklerini yaptım ve sınavı kazandım. Balıkesir'deki askeri okula devam ederken de bazen ankesörlü telefonlarla, bazen 0850 ile başlayan numaralarla aranarak toplantı yerlerine çağrıldım. Gittiğimiz evlerde örgüt elebaşının kasetlerini izledik.'A.E.T, 2015 yılından itibaren ankesörlü telefonlardan aramalara cevap vermediğini, hattını değiştirerek örgütten kopmaya çalıştığını öne sürdü.OperasyonKırşehir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince Kırşehir merkezli 12 ilde FETÖ/PDY'ye yönelik 'periyodik ve ardışık arama' operasyonda, örgütün sorumlu mahrem imamlarıyla irtibatlı oldukları, ankesörlü telefonlarla periyodik ve ardışık arama yöntemiyle haberleştikleri öne sürülen, aralarında muvazzafların da bulunduğu 11 şüpheli yakalanmıştı.Adliyeye sevk edilen şüphelilerden etkin pişmanlıktan yararlananların da olduğu 8'i adli kontrol kararıyla serbest bırakılmış, 3'ü tutuklanmıştı.
Reklam
Dünya Genelinde Kovid-19 Vaka Sayısı 40 Milyonu Aştı
ANKARA (AA) - Dünya genelinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vaka sayısı 40 milyonu geçti.Kovid-19 verilerinin derlendiği 'Worldometer' internet sitesine göre, virüse yakalananların sayısı 40 milyon 1 bin 648'e ulaştı.Vakaların en fazla görüldüğü ABD'de, 8 milyon 343 bin 140 kişi Kovid-19'a yakalandı.ABD'nin ardından en fazla vaka görülen ilk 10 ülke sırasıyla Hindistan (7 milyon 494 bin 551), Brezilya (5 milyon 224 bin 362), Rusya (1 milyon 399 bin 334), İspanya (982 bin 723), Arjantin (979 bin 119), Kolombiya (952 bin 371), Fransa (867 bin 197) Peru (865 bin 549), Meksika (847 bin 108), İngiltere (705 bin 428) ve Güney Afrika (702 bin 131) oldu.Türkiye'de de vaka sayısı 345 bin 678'e ulaştı.Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan Kovid-19, 200'den fazla ülke ve bölgeye yayıldı. Salgın nedeniyle dünya genelinde 1 milyon 115 bin 160 kişi hayatını kaybetti.Kovid-19'a yakalanan 29 milyon 919 bin 400 kişi iyileşti, tedavisi süren 8 milyon 967 bin 88 aktif vaka bulunuyor.
Ege Denizi'nde 4,3 Büyüklüğünde Deprem Oldu
ANKARA (AA) - Ege Denizi'nde 4,3 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, Ege Denizi'nde saat 11.07'de 4,3 büyüklüğünde deprem kaydedildi.Depremin, yaklaşık 8 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.
Reklam
Kabe'de 7 Ay Sonra Yeniden Cemaatle Namaz Kılındı
İSTANBUL (AA) - Suudi Arabistan'da, Kabe'nin de içinde bulunduğu Mescid-i Haram'da, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri nedeniyle verilen 7 aylık aranın ardından yeniden cemaatle namaz kılındı.Suudi Arabistan devlet televizyonunun haberine göre, ülkede yaşayanların, Mescid-i Haram'da namaz kılmasına izin verildi.Mekke kentindeki Mescid-i Haram ve Medine'deki Mescid-i Nebevi İşleri (Harameyn) Başkanlığının Twitter hesabından da, Mescid-i Haram'da sabah namazı kılan cemaatin fotoğrafları paylaşıldı.Suudi Arabistan'da 4 Ekim'de de ülkede yaşayanlar için umre ziyaretleri başlamıştı.İçişleri Bakanlığı kaynakları, 23 Eylül'de yaptıkları açıklamada, ülke içinden umre yapmak isteyenler için 4 Ekim'den itibaren Mekke'de, Kabe'nin de içinde bulunduğu Mescid-i Haram'ın yüzde 30'luk kapasiteyle (günlük 6 bin kişi için) açılacağını, 18 Ekim'den itibaren ise Mescid-i Haram ile Mescid-i Nebevi'deki Ravza-i Şerif'in yüzde 75 kapasiteyle ülke içinden ziyaretçileri kabul edeceğini aktarmıştı.Kasım ayının başından itibaren ise yurt içi ile yurt dışından umre ve ibadet için gelenlerin kabul edilmeye başlanacağını belirten kaynaklar, bu aşamada Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi'nin Kovid-19 önlemleri alınarak tam kapasiteyle ibadete açılacağını ifade etmişti.Kovid-19 salgını nedeniyle bu yıl hac ibadeti sadece Suudi Arabistan'da yaşayanlarla sınırlı tutulmuş, yurt dışından hacı adayı kabul edilmemişti.
Denizli Valisinden Vatandaşa Üslup Özrü:
DENİZLİ (AA) - Denizli Valisi Ali Fuat Atik, kentte, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) denetimleri sırasında döner ustasıyla yaşadığı diyalogda kullandığı ifadelerin kendisini de üzdüğünü belirterek, vatandaştan özür dilediğini bildirdi. Vali Atik, bazı medya organlarında, 'Denizli Valisinden esnafı azarlayıcı tavır' başlıklı haberlere ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bugüne değin birçok denetime katıldıklarını, vatandaşın sorunlarını dinlediklerini, salgına karşı verilen mücadeleyi lisanımünasiple anlatmaya çalıştıklarını vurgulayan Vali Atik, 'Bahse konu esnafımız ile yaşanan diyalogdaki görüntüler tüm ayrıntılarıyla incelendiğinde başı sonu detaylıca bakıldığında konunun teferruatı ve süreçteki hassasiyetimiz, vatandaşımızı koruma anlayışımız daha net anlaşılacaktır.' diye konuştu. Kurallara uyma konusunda çağrı yapmayı sürdüreceğini belirten Vali Atik, şu değerlendirmede bulundu:'Gün boyu yapılan denetimin getirmiş olduğu yorgunlukla işletme çalışanı ile yaşanan diyalogda şahsımın yaklaşımı, üslubum ve kullandığım ifadenin gönül kırıcı bir yaklaşım içermesi hakikaten beni de üzdü. Bu sebeple vatandaşımızdan bu tutum ve yaklaşımım sebebiyle özür diliyorum. İşletmemiz vatandaşımıza hizmet vermeye devam ediyor ve inşallah yaşanan bu üzücü görüntüyü işletmemizi ziyaret ederek nezaket ve tevazuyla telafi edeceğiz. Bizler milletimiz için varız. Bizler milletimizin hizmetkarıyız. Devlet millet için vardır. Umuyor ve diliyorum ki birlik ve beraberlik içerisinde daha sakin daha duyarlı daha vakur bir duruşla bu süreci hep birlikte atlatacağız. İnanıyorum ki salgınla mücadeleyi milletimiz kazanacak. En kısa sürece bu topraklardan koronavirüs illetini hep birlikte yeneceğiz.'Denizli'de Kovid-19 denetimlerine 16 Ekim'de Vali Ali Fuat Atik de katılmıştı. Esnafa uyarılarda bulunan Vali Atik, bir dönerci dükkanında ustanın maskeyi burununu açıkta bırakacak şekilde takmasına ve işletme çalışanlarının eldiven takmamasına tepki göstermişti.
Afganistan'da Bomba Yüklü Araçla Saldırı: 12 Ölü
KABİL (AA) - Afganistan'ın Gor vilayetinde bomba yüklü araçla düzenlenen saldırıda 12 kişi hayatını kaybetti.Afganistan İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tarık Aryen, gazetecilere yaptığı açıklamada, saldırganın, bomba yüklü araçla Gor Emniyet Müdürlüğü binasını hedef aldığını söyledi.Saldırıda 12 sivilin öldüğünü, 100 kişinin yaralandığını bildiren Aryen, saldırıyı 'cinayet' olarak niteledi.Saldırıyı henüz üstlenen olmadı.
Tbmm Başkanı Şentop, Beraberindeki Milletvekilleriyle Azerbaycan'a Gitti
İSTANBUL (AA) - TBMM Başkanı Mustafa Şentop, bir grup milletvekiliyle Azerbaycan'a gitti.Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan özel uçakla saat 11.40'ta Azerbaycan'a hareket eden heyet, 20 Ekim'e kadar burada çeşitli etkinliklere katılacak.Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in davetlisi olarak Azerbaycan'a giden Şentop, beraberindeki heyetle 'Bağımsızlık Günü' etkinliklerine katılıp bazı resmi görüşmeler yapacak. Azerbaycan Milli Meclisi'ne hitap etmesi beklenen Şentop'a, AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, TBMM Türkiye Azerbaycan Dostluk Grubu Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım, AK Parti Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu, İYİ Parti İstanbul Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu, AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Halil Özşavlı ve MHP Iğdır Milletvekili Yaşar Karadağ eşlik ediyor.
Reklam