CHP Lideri Kılıçdaroğlu, "Adım Adım İktidara Projesi Tanıtım Ve İlk Eğitim Toplantısı"Nda Konuştu: (3)
İSTANBUL (AA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ülkenin nüfusunun yarısının kadın olduğunu belirterek, 'Niye parlamentonun yarısı kadın değil? Bütün kadın örgütlerinden istirhamım yüzde 50 cinsiyet kotasının olmadığı bir seçim kanuna oy vermeyin, bunu savunmayan bir partiye oy vermeyin.' dedi.Kılıçdaroğlu, 'Adım Adım İktidara Projesi Tanıtım ve İlk Eğitim Toplantısı'ndaki konuşmasında, Anayasanın ve seçim yasasının darbe hukukundan ayrılması gerektiğini ifade etti.Toplantıya katılanlara, vatandaşlara 'Milletvekillerini sen mi seçiyorsun, listeyi sen mi hazırladın, listede kimlerin olacağına sen mi karar verdin?' diye sormalarını isteyen Kılıçdaroğlu, vatandaşların hazırlanan listenin altına mührü bastığını, milletvekili seçmediğini anlattı.Kılıçdaroğlu, milletvekili seçilmediği için parlamentonun vesayet altında kaldığını, milletvekillerinin vesayetin kurtulması için de milletin vekilinin millet tarafından seçilmesi gerektiğini vurgulayarak, bu kuralın siyasi partiler yasasına açık ve net konulması gerektiğini kaydetti.Siyasetin erkek egemen bir alan olmaktan çıkarılması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:'Ülkenin nüfusunun yarısı kadın. Niye parlamentonun yarısı kadın değil? Bunu siyasi partilerin tüzüğüne konmasının bir anlamı yoktur. Siyasi partiler yasasına girdikten sonra ve bütün siyasi partiler bu zorunlulukla karşı karşıya kaldıklarında bir anlamı vardır. Bütün kadın örgütlerinden istirhamım yüzde 50 cinsiyet kotasının olmadığı bir seçim kanuna oy vermeyin, bunu savunmayan bir partiye oy vermeyin. Siz de hakkınızı arayın, sizin hakkınız yok mu? Bir erkek olarak hakkınızı savunuyorum, siz de kadın olarak kendi haklarınıza sahip çıkın. Bunu kim yaptı? Darbeciler yaptı. Kim değiştirmek istiyor? Darbe hukukuna ve darbecilere karşı olan değiştirmek istiyor, yani biz değiştirmek istiyoruz, yani Cumhuriyet Halk Partililer değiştirmek istiyor, gençlik kolları, kadın kolları, hep beraber değiştirmek istiyoruz. Neden? Darbe hukukunun bize biçtiği elbise bize dar geliyor. Nefes alamıyoruz, toplum da nefes alamıyor. Bunun değişmesi lazım.''Siyaset için ahlak yasası çıkarılması gerekir'Kılıçdaroğlu, her mesleğin bir ahlakı olduğunu belirterek, şöyle konuştu:'Eğer siz, siyaset için bir siyasi ahlak yasası çıkaramazsanız, rüşvet alanın büyükelçi atandığı bir gerçekle karşılaşırsınız. Hırsızlık yapanın büyükelçi olduğu bir ülkeye hangi devlet saygı duyar? Hırsızlık yapan birisi bindiği arabada da Türk bayrağı taşıyor. O bayrağa yapılan en büyük saygısızlık, çikolata kutusunda rüşvet alanların büyükelçi olarak atanmalarıdır. Kendisini milliyetçi, ülkücü olarak tanımlayan arkadaşlarla karşılaştığınızda şunu söyleyin, 'Siz misiniz milliyetçi, biz miyiz milliyetçi.' Biz rüşvet alanların bindiği arabada Türk bayrağının taşınmasını doğru bulmuyoruz. Peki siz, alkışlıyorsunuz. Kim bayrağa, kim ülkesine, kim ahlaka, kim adalete saygı duyuyor, bunu anlatmalısınız.' ifadelerini kullandı.Kemal Kılıçdaroğlu, toplumun önemli bir kesiminin yoksulluk çektiğini, bir yüzyılın sonunda gelinen tablonun insanlık açısından büyük bir dram olduğunu dile getirerek, bir yüzyılın sonunda on binlerce çocuk yatağa aç giriyorsa, insanlar çöp konteynerinden besleniyorsa herkesin oturup düşünmesi gerektiğini söyledi.Sosyal devletten yardım alanların bunu devletin bir lütfu olarak görmesi ve bu anlayışın onlara nakşedilmesinin de bir insanlık ayıbıyla karşı karşıya olunduğunu gösterdiğini belirten Kılıçdaroğlu, Adım Adım İktidara Çalışmasının 2. Yüzyıla Çağrı Beyannamesi'nde aile destekleri sigortasını öngördüklerini, bunun amacının hiçbir çocuğun yatağa aç girmemesi, hiçbir ailenin çöp konteynerlerinden beslenmemesi, herkesin güvencesinin sosyal devlet olması, hakkın lütuf değil hak olarak verilmesi olduğunu kaydetti.Kılıçdaroğlu, Cumhuriyetin kuruluşunun ilk yıllarında bütün komşularla barış içinde olunduğunu, İslam dünyasının, mazlum milletlerin Türkiye'yi örnek aldığını, bir yüzyılın sonunda bütün komşularla düşman olunduğunu söyledi.'Orta Doğu'yu bir barış havzasına döndürebiliriz'CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, en büyük tehlikenin dış politikanın iç politika malzemesi olarak kullanılması olduğunu belirterek, şunları kaydetti: '2. Yüzyıla Çağrı Beyannamesi'nde, ilk kez bir siyasal parti, bir uluslararası kuruluş bir proje öneriyor. Orta Doğu Barış ve İş Birliği Teşkilatını kuracağız diyerek. Türkiye, İran, Irak ve Suriye. Sonra buna İsrail, Mısır, Lübnan ve Filistin de katılabilir. Gözlemci olarak büyük ülkeler de katılabilirler. Orta Doğu'yu bir kavga alanı, kan dökülen bir alan olmaktan çıkarıp, bir barış havzasına döndürebiliriz. Kim söylüyor bunu? Cumhuriyetin ikinci yüzyılına giderken biz söylüyoruz. Çünkü biz Orta Doğu'daki bütün farklılıkları zenginlik kabul edip hiçbir halkın aç, yoksul kalmasına, mağdur edilmesine, katledilmesine izin vermeyecek bir projeyi hayata geçirmek istiyoruz. Bu projenin hayata geçmesinin zorluklarını biliyoruz. Egemen güçlerin orada yer altındaki petrolleri doğalgazları ele geçirmek ve onları kullanmak istediklerini de biliyoruz ama biz bunu gerçekleştirebiliriz. Bu bize yakışır. Bölge halkına yakışır. Uygar bir dünya inşa edeceğiz.'Proje hayata geçtiğinde bu ülkelerde yaşayan insanların da gidip Avrupa'nın kapılarını çalmayacağını, mülteci olarak oralara sığınmayacağını, kendi ülkelerinde özgürce yaşayacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, demokrasinin bütün dünyaya taşınmak zorunda olduğunun altını çizdi. Kılıçdaroğlu, Avrupa Parlamentosunda, 'Dünyanın bütün demokratları birleşin.' dediğini hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: '21. yüzyılda dünyanın bütün demokratlarının diktatörlere karşı birleşmesi lazım. Önümüzdeki seçimler bir siyasi parti seçimi değildir. Hala bunu anlayamayan ve anlamak istemeyen belli çevreler var. Önümüzdeki seçimler demokratlarla diktatörler arasındaki bir seçimdir. Önümüzdeki seçimler sağ sol seçimi de değil. Kendi ülkesinde düşüncesini özgürce ifade eden, etmeyi isteyen demokratlarla ister sağcı, ister solcu, ister ortacı, 'Hayır hiç kimse düşüncesini özgürce ifade etmesin. Bir kişi konuşsun herkes ona uysun.' diyen otoriter rejim yanlılarıyla demokratlar arasındaki bir seçimdir bu seçim. Bu çerçeveden olaya bakamazsanız, o zaman otoriter rejimlerin tutsağı haline gelirsiniz. Bizim verdiğimiz bütün çabalar, bütün emekler demokratların kazanmasıdır. Kimliği, yaşam tarzı, inancı ne olursa olsun demokrasiden yana olanların bir araya gelmesi lazım. Düşünceyi ifadeden korkan bir yönetim kendi ülkesini büyütemez, geliştiremez. Bir ülkenin büyümesi, kalkınması farklı düşüncelerden kaynaklanır. Bizim düşünmediğimizi bir başkaları düşünebilir. Belki o doğru düşünüyor. 'Hayır efendim. Düşünmeyeceksin. Konuşmayacaksın. Bana itaat edeceksin.' Sen kimsin? Sen kimsin ki sana itaat edeyim? Ülkeyi ateşe atanların ülkeye yararı olmaz. 21. yüzyılın Türkiye'sinde hepimize düşen görevler vardır.''Bu bir kucaklaşma beyannamesidir'2. Yüzyıla Çağrı Beyannamesi'ni 'bir umut ve demokrasi beyannamesi,' olarak tanımlayan Kılıçdaroğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: 'Bu bir kucaklaşma beyannamesidir. Bu, kutuplaşma değil, birlikte hareket etme beyannamesidir. Bu bir diktatörlere övgü değil, demokrasiyi savunanların beyannamesidir. Bu beyanname 21. yüzyılın Türkiye'sini aydınlığa çıkaracak beyannamedir. O nedenle hepimize düşen görevler var. Bunları yaparken, sakın yarım ağızla değil. Sizden isteğim; inançlı, kararlı, biz bunu yapacağız. Niye seçimden korkuyorlar? Gideceklerini biliyorlar. Diyorlar ki, 'Bu seçim acaba Kılıçdaroğlu'nun talebi mi? Hayır efendim. Bu talep, esnafın, işçinin, emeklinin, sanayicinin, bütün demokratların talebidir. Cesursan, ülkenin sorunlarını çözemedin. 18 yılda Türkiye'yi büyük bir batağın içine soktular. Devasa bir Türkiye Cumhuriyeti devleti, Londra'daki bir avuç tefeciye hizmet eder hale geldi. Faize karşıyız diyenlerin, tefecilere hizmet eder noktaya gelmesi gerçekten ibret verici bir olaydır. Emir alıyorlar. Dilencilik yapıyorlar. Medyanın önüne çıkınca da kahramancılık yapıyorlar. Şunu da her gittiğiniz yerde anlatmanızı isterim; kahraman olarak kendilerini tanıtanlar, bir telefonla papazı serbest bıraktılar. 'Bu can bu tende kaldığı sürece asla vermeyeceğim.' diyenler bir telefonla... Allah bilir telefonu aldığı zaman da ayağa kalkıp önünü iliklemiştir. Bu nedir? Türkiye'nin onurunu ayaklar altına almaktır. Türkiye'nin onurunu, gururunu, tarihi ayaklar altına alan bir kişiden bu memlekete hayır gelmez. Bunu her yerde anlatmamız lazım. Birbirimize kırılabiliriz, eleştirebiliriz, her şey olabilir ama ülkenin bir onuru vardır. Buna sahip çıkacağız.'Toplantıda, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da 'Adım Adım İktidara' projesini tanıtan kısa bir konuşma yaptı.Programa İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile partililer de katıldı.(Bitti)
Şişli'de Sahte İçki Sattığı İddia Edilen Şüpheli Yakalandı
İSTANBUL (AA) - Şişli'de sahte içki imal edip pet şişelerde sattığı iddia edilen şüpheli gözaltına alındı.Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 19 Mayıs Mahallesi'nde bir kişinin sahte içkiyi pet şişelerde sattığı ihbarı üzerine çalışma başlattı.Belirlenen adrese düzenlenen operasyonda şüpheli S. D. yakalandı.Adreste yapılan aramalarda 2 damacana halinde 19 litre sahte içki, 32 boş su şişesi, 1 ölçü şırıngası ve damıtmada kullanılan plastik boru ele geçirildi.'Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu' kapsamında hakkında adli işlem başlatılan şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Antalya, Muğla Ve Isparta'da Kovid-19 Tedbirleri Denetimi
ANTALYA (AA) - İçişleri Bakanlığınca Türkiye genelinde başlatılan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri denetimi, Antalya, Muğla ve Isparta'da da yapıldı.Antalya'da ekipler özellikle halkın yoğun olarak bulunduğu alanlarda denetim gerçekleştirdi.Vali Ersin Yazıcı da Muratpaşa ilçesindeki denetimlere katıldı. Işıklar Caddesi'nde esnafı ziyaret eden Yazıcı, çalışanları ve müşterileri Kovid-19'a karşı uyardı.Yazıcı, gazetecilere yaptığı açıklamada, denetimlerde esnafın Kovid-19 tedbirlerine uyduğunu gözlemlediğini söyledi.Antalyalılar olarak bu süreci iyi yönettiklerini belirten Yazıcı, 'Antalya'da eylüldeki yükselişten sonra şimdi tekrar düşüşe geçtik. Aynı hassasiyetle devam etmemiz gerekiyor.' dedi. Maske, mesafe ve hijyen kurallarına dikkat edilmesiyle vaka sayılarının da azaldığına dikkati çeken Yazıcı, vatandaşların daha duyarlı olmaları yönünde çağrıda bulundu. Kuralları ihlal edenlere cezalar uygulandığını anımsatan Yazıcı, 'Kentte marttan bu yana 15 milyon liraya yakın ceza uyguladık. Kimsenin ceza almasını istemiyoruz ama kurallara uymamak, kurallara uyan insanları üzüyor. Cezaya maruz kalanların da tahsilatlarına başladık.' diye konuştu. Kentte bin 100 filyasyon ekibi olduğuna değinen Yazıcı, oluşturdukları ihbar hattına karantina sürecine uymayanlara yönelik ihbarlar geldiğini, bu durumun filyasyon ekibinin işini kolaylaştırdığını kaydetti.Yazıcı, esnaftan özellikle gençlerin kurallara uymadığına yönelik bilgi aldığını, bu konuda da duyarlı olunacağını vurguladı. MuğlaMuğla ve ilçelerinde de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerine yönelik denetimler aralıksız sürdürülüyor. Kent genelinde kafe, restoran, iş yerleri ve halkın yoğun olduğu yerlerdeki denetimlerde, genel olarak vatandaşların alınan tedbirlere uyduğu gözlenirken, uymayanlar da yetkililerce uyarıldı.IspartaIsparta'da denetim ekiplerince oyun salonları, kafeler, lokantalar denetlendi. Denetimlere katılan Vali Yardımcısı Haluk Şimşek, vatandaşlara Kovid-19 tedbirleri hakkında uyarılarda bulundu. Kovid-19 tedbirlerine uymayan vatandaşlara idari para cezası uygulandı.
Nevşehirli Damat İbrahim Paşa, Vefatının 290. Yılında Memleketinde Anıldı
NEVŞEHİR (AA) - Osmanlı Devleti'nin önemli sadrazamlarından Damat İbrahim Paşa, vefatının 290. yılında memleketi Nevşehir'de anıldı.Nevşehir Belediyesince Alibey Camisi'nde cuma namazı öncesi düzenlenen anma programında, Kur'an-ı Kerim ve mevlit okundu.Programa vatandaşlar, maskeli ve sosyal mesafe kuralları çerçevesinde katıldı.Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, gazetecilere yaptığı açıklamada, şehrin kurucusu Damat İbrahim Paşa'yı anma etkinliklerinin geleneksel hale getirileceğini söyledi.Kuruluşundan bugüne kadar kente emeği geçen tüm değerlerin hatırlanması için çalışma yürütüleceğini belirten Arı, şu ifadeleri kullandı:'Geçmişinize sahip çıkmazsanız, bir gün sahip çıkacak geçmişiniz kalmaz. Bunu hem fiziksel hem de insan kaynağı manasında söylüyorum. Bu şehrin en önemli figürlerinden birisi Damat İbrahim Paşa'dır. Küçük bir kasaba olan Muşkara'yı şehir yaparak bugünlere gelinmesini sağladı. Bugüne kadar bu değerimiz maalesef yeterince anılmamıştı. Bugün başlattık, bundan sonra geleneksel olarak her yıl anacağız. Damat İbrahim Paşa'nın doğmuş olduğu evi tespit ettik. Ekiplerimiz ilk bulguları araştırıyor. İnşallah doğduğu evi de ihya ve inşa edeceğiz. Bu şehrin büyüklerine ve değerlerine sahip çıkmak zorundayız.'Cuma namazının ardından belediye görevlilerince vatandaşlara şerbet, tatlı ve kandil simidi ikramında bulunuldu.
Tayland'da Protestolar Sürerse Sokağa Çıkma Yasağı İlan Edilecek
KUALA LUMPUR (AA) - Tayland'da hükümet karşıtlarının anayasal reform ve Başbakan Prayut Çan-oça'nın istifası için bir süredir düzenlediği protestoların sürmesi halinde sokağa çıkma yasağı ilan edileceği bildirildi.Bu sabah kabinesini toplayan Başbakan Prayut, toplantının ardından yaptığı basın açıklamasında, hükümetin dün aldığı ve başkent Bangkok'ta 5'ten fazla kişinin toplanmasını yasaklayan olağanüstü hal kararının kabine toplantısında onaylandığını belirterek, 'Tayland halkını, bu sorunu hükümeti destekleyerek çözmeye çağırıyorum.' dedi.Anne ve babalara, çocuklarını protestolardan çekme çağrısında bulunan Prayut, 'Yaptıkları şey çok tehlikeli. Bu işin arkasındakilerin asıl amacını bilmiyoruz.' diye konuştu.Tayland Başbakanı, gazetecilerin, gösterilerden ötürü sokağa çıkma yasağı ilan edilip edilmeyeceği sorusuna, 'Eğer durum kontrolden çıkarsa sokağa çıkma yasağı getirilecek. Fakat şu an o aşamada değiliz.' cevabını verdi.Hükümet Change.org sitesine yasak koyduÖte yandan, Dijital Ekonomi ve Toplum Bakanlığı, internet ortamında dilekçe yazılan Change.org sitesinde protestocuların, Tayland Kralı Maha Vajiralongkorn'un Almanya'da istenmeyen kişi ilan edilmesi için kampanya açmasının ardından ülke çapında siteye erişimi engelledi.Yaklaşık 130 bin kişinin imza verdiği dilekçede muhalifler, Tayland Kralı'nın kendi ülkesinden çok Almanya'da ikamet etmesi ve bulunduğu ülkede Tayland siyasetine yön vermesine karşı çıkmıştı.Tayland'da hükümet karşıtı protestolarTayland'da hükümet karşıtları, tartışmalı 2019 genel seçimlerinin ardından muhalefetteki İleri Gelecek Partisinin kapatılarak meclisten ihraç edilmesi üzerine geçen yıl 14 Aralık'ta protestolara başladı.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle bir süre ara verilen gösteriler, temmuz ayından itibaren geniş kalabalıklarla devam etti.19 Eylül'de başkent Bangkok'ta 50 bin kişilik katılımla 2014'ten bu yana ülkedeki en kalabalık protestoyu gerçekleştiren muhalifler, en son 14 ve 15 Ekim'de büyük çaplı gösteriler yaptı.Son protestoların ardından hükümet 15 Ekim'de, başkent Bangkok'ta 5'ten fazla kişinin toplanmasını yasaklayan olağanüstü hal ilan etti.Kararı dinlemeyen ve aynı gün Bangkok'ta sokaklara dökülen protestocular, gösterilere devam etmeyi planlıyor.Siyasette askeri vesayet ve monarşinin baskılarına karşı çıkan farklı muhalif gruplar, cunta yanlısı hükümetin istifası, adil seçimler için anayasal reform ve monarşinin dokunulmazlığının kaldırılarak hukukun üstünlüğüne tabi olması gibi taleplerde bulunuyor.2014 darbesiTayland'da büyük çapta gösteriler üzerine 9 Aralık 2013'te parlamentoyu fesheden eski Başbakan Yinglak Şinavatra, 2 Şubat 2014'te erken seçim kararı almıştı. Ancak 7 ay süren siyasi tıkanıklığın ve 28 kişinin öldüğü protestoların ardından ordu, 22 Mayıs 2014'te yönetime el koymuştu.Cunta lideri General Prayut Çan-oça, kendisini başbakan ilan etmiş, senato feshedilmişti. Bu dönemde Genelkurmay Başkanı olan Prayut Çan-oça, 'Ulusal Barış ve Düzen Konseyi' adı verilen 'askeri cuntanın lideri' sıfatıyla başbakanlık görevini üstlenmişti.5 yıl süren cunta yönetiminin ardından martta yapılan seçimde, Prayut'un kurucusu olduğu parti, yeni seçim kanununun sağladığı avantajlarla parlamentoda çoğunluğu sağlamış, cunta lideri, tamamı ordu tarafından atanan senatonun desteğiyle yeniden başbakanlık koltuğuna oturmuştu.
Denizlili Çiftçiden Sınırdaki Askerlere Elma Desteği
ŞANLIURFA (AA) - Denizlili 71 yaşındaki Muhammet Yılmaz, bahçesinden topladığı elmaları, minibüsüyle Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesine getirerek güvenlik güçlerine teslim etti.Geçen yıl Barış Pınarı Harekatı sırasında da bölgeye elma getiren Muhammet Yılmaz, bahçesinden topladığı ürünleri ikinci kez Akçakale'ye ulaştırdı. Türk bayraklarıyla süslediği ve üzerine 'Hedef Kızıl Elma' ile 'Barış Pınarı Harekatı' yazdığı minibüsüyle Çivril ilçesinden yola çıkarak Akçakale'ye gelen Yılmaz, manevi destek amacıyla, elmaları güvenlik güçlerine teslim etti. Yılmaz, daha sonra Akçakale Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Toprak’ı makamında ziyaret etti.Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Toprak, Yılmaz'a teşekkür etti.
Reklam
Barış Atay Mengüllüoğlu'nun Darbedilmesine İlişkin 3 Şüpheliye Hapis İstemi
İSTANBUL (AA) - Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Barış Atay Mengüllüoğlu'nun darbedilmesine ilişkin tutuklanan 3 şüpheli hakkında hazırlanan iddianame, değerlendirilmek üzere Anadolu 46. Asliye Ceza Mahkemesine gönderildi.Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, müşteki olan Barış Atay Mengüllüoğlu'nun 30 Ağustos'ta akşam saatlerinde Kadıköy'de faaliyet gösteren bir eğlence mekanına gittiği anlatıldı.Mengüllüoğlu'nun gece yarısından sonra arkadaşı Pınar G. ile mekandan çıktığı belirtilen iddianamede, Dalga Sokak üzerinde yürürlerken şüphelilerden Ömür C.'nin arkalarından koşarak Mengüllüoğlu'na bağırarak saldırdığı aktarıldı.İddianamede, müşteki Mengüllüoğlu'nun kendisini korumaya çalıştığı esnada diğer şüpheliler Çağdaş B. ve Çağır Hasan Ç. ile kimliği belirlenemeyen bir kişinin daha gelerek saldırdıkları ve yaklaşık bir dakika boyunca vücudunun çeşitli yerlerine vurdukları, daha sonra da olay yerinden kaçtıkları ifade edildi. Olay nedeniyle Mengüllüoğlu'nun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaralandığı ve alınan beyanında şüphelilerden şikayetçi olduğu aktarılan iddianamede, zanlıların savunmalarında sokak üzerinde yürürken önlerinde bulunan müştekiden yol istediklerini, müştekinin kendilerine hakaret etmesi üzerine kavga çıktığını, müştekinin milletvekili olduğunu bilmediklerini söyledikleri kaydedildi.İddianamede, tanık olarak ifadesi alınan Pınar G'nin de müşteki Mengüllüoğlu ile yürüdükleri esnada şüphelilerin hiçbir sebep yokken saldırdıklarını söylediği belirtildi.İncelenen kamera kayıtlarına göre, müşteki Mengüllüoğlu ile arkadaşı mekandan çıkıp yürümeye başladıktan sonra şüpheli Ömür C'nin mekanın önünde görünüp, geride bulunan üç kişiyi el çırparak çağırdığı aktarılan iddianamede, ardından şüphelilerin, müştekinin yürüdüğü istikamete doğru ilerledikleri, bölgedeki diğer kamera kayıtlarından elde edilen verilere göre de şüphelilerin olay saatinde sokaklarda birlikte koşup yürüdükleri ve olayın ardından bir ticari taksiye binerek bölgeden uzaklaştıkları bilgisi verildi.İddianamede, şüphelilerin eylem zamanında bölgede bulunduklarının iletişim kayıtlarıyla da teyit edildiği belirtilerek, kolluk marifetiyle yapılan ölçüme göre olayın gerçekleştiği Dalga Sokak'ın toplam 5 metre genişliğinde olduğu, dolayısıyla şüphelilerin gece saat 01.00 itibarıyla bu sokakta yan yana yürüyen iki kişiden yol istemelerini gerektirecek bir durumun söz konusu olamayacağı, ayrıca şüphelilerin müştekiyi söz konusu mekandan çıkışından beri takip ettiklerinin kamera kayıtlarıyla sabit olduğu vurgulandı.Temin edilen krokiye göre söz konusu mekanın bulunduğu yer ile olayın gerçekleştiği sokak arasındaki mesafenin uzunluğu ve saldırı esnasında 'vatan haini' şeklinde bağırılması hususlarının da dikkate alındığı belirtilen iddianamede, şüphelilerin, müştekinin kimliğine dair bilgileri bulunmadığı yönündeki savunmalarına itibar edilemeyeceği açıklandı.İddianamede, bu kapsamda şüphelilerden Ömür C'nin 'kamu görevlisine karşı yaralama' ve 'kamu görevlisine karşı hakaret' suçlarından 1 yıl 8 aydan 3 yıl 10 aya kadar hapisle, diğer şüpheliler Çağlar B. ve Çağrı Hasan Ç.'nin de 'kamu görevlisine karşı yaralama' suçundan 6'şar aydan birer yıl altışar aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.Hazırlanan iddianame, değerlendirilmek üzere Anadolu 46. Asliye Ceza Mahkemesine gönderildi.Eylemin örgüt faaliyeti kapsamında gerçekleştirildiği iddiasına takipsizlikMüşteki Barış Aday Mengüllüoğlu'nun olay sonrasında alınan ifadesinde, yaşanan olayın bir örgüt faaliyeti kapsamında gerçekleştirilmiş olabileceğini belirterek yaptığı şikayet üzerine şüpheliler hakkında 'suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma' suçundan yürütülen soruşturmada ise takipsizlik kararı verildi.Kararda, iddia üzerine yapılan araştırmalar neticesinde şüphelilerin herhangi bir suç örgütüne mensubiyetleri bulunduğuna ve saldırıyı örgüt faaliyeti çerçevesinde gerçekleştirdiklerine dair kamu davası açılmasını gerektirecek yeterlilikte delil bulunmadığı vurgulandı.
Kahramanmaraş'ta Kayıp Olarak Aranan Kişinin Öldürüldüğü Ortaya Çıktı
KAHRAMANMARAŞ/ADANA (AA) - Kahramanmaraş'ta 8 gün önce hakkında kayıp ihbarı yapılan kişinin öldürüldüğü tespit edildi, cinayeti işlediği öne sürülen zanlı Adana'da gözaltına alındı. Alınan bilgiye göre, 8 gün önce yakınları tarafından hakkında kayıp başvurusu yapılan Ergin Gök'ün (28) bulunması için Afşin İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri çalışma başlattı.Ergin Gök'ün son olarak Afşin ilçesi Çoğulhan Mahallesi'nde D.I. (42) ile görüldüğünü tespit eden jandarma, zanlının Adana'da yakınlarının yanında saklandığını belirleyince İl Emniyet Müdürlüğü ile irtibata geçildi.Adana Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, D.I'yı, saklandığı eve düzenlediği operasyonla gözaltına aldı.Emniyetteki sorgusunda suçlamaları kabul eden D.I'nın, çıkan tartışmanın ardından başından tabancayla vurduğu Gök'ün cesedini çuvala koyduğunu, daha sonra ormanlık alana atarak üstünü molozla kapattığını söylediği öğrenildi.Bunun üzerine polis ve jandarma ekipleri, zanlının tarif ettiği ormanlık alanda yaptığı çalışmada, Gök'ün cesedine ulaştı. Olay yerinde yapılan incelemenin ardından Gök'ün cesedi, otopsi için Malatya Adli Tıp Kurumuna gönderildi.Polis, şüpheli D.I'yı Afşin İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerine teslim etti.
Reklam
Mutfağından İçki Yapımında Kullanılan Malzemeler Çıktı: Eskişehir'de 56 Yaşındaki Bir Adam Evinde Ölü Bulundu
Eskişehir’de işçi emeklisi olan Çetin Kepçeler (56), yalnız kaldığı evinde yakınları tarafından ölü olarak bulundu. Doktor kontrolünde ölümü şüpheli görülen Kepçeler’in mutfağında polis ekiplerince yapılan incelemede bidonla alkol ve içki yapımında kullanılan malzemeler bulundu. Kepçeler’in kesin ölüm nedeni yapılacak olan otopsinin ardından belirleneceği kaydedilirken, evde bulunan alkol ve diğer malzemeler incelemeye alındı.
Ukrayna Ülkenin Temel Sorunlarına İlişkin Halkın Görüşünü Alacak
KİEV (AA) - Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, ülkesinde 25 Ekim’de yapılacak yerel seçimlerde ülke çapında yapılacak anketin sorularını açıkladı.Zelenskiy, yapılacak anketin referandum olmadığını ve doğrudan yasal sonuçlara sahip olmayacağını belirterek, vatandaşlarının ülkenin temel sorunlarına ilişkin görüşünü almayı amaçladığını belirtmişti.Anketin 'Büyük ölçekli yolsuzluk suçları cezası için müebbet hapis vermeli miyiz?' ve 'Donbas bölgesinde (Ukrayna'nın egemen olduğu kısmında) serbest ekonomik bölge oluşturulmasını destekliyor musunuz?' şeklindeki 2 sorusunu, Zelenskiy dün açıklamıştı.Zelenskiy, 'Ukrayna Parlamentosundaki milletvekili sayısını 300'e indirmek gerekli mi?', 'Ağır hastalarda ağrıyı azaltmak için Ukrayna'da kenevirin sağlık alanında kullanılmasının yasallaştırılmasını destekliyor musunuz?' ve 'Ukrayna, devlet egemenliğini ve toprak bütünlüğünü sağlamak için Budapeşte Memorandumunda belirtilen güvenlik garantilerini uluslararası platformda gündeme getirmeli mi?' şeklindeki kalan 3 soruyu ise bugün açıkladı.Ukrayna'nın doğusundaki Donbas bölgesinde 2014'ten bu yana sözde bağımsızlığını ilan eden Rusya yanlısı ayrılıkçılar ile Ukrayna birlikleri arasında çatışmalar devam ediyor.Ukrayna'nın nükleer silahlardan arınması sonrası İngiltere, ABD ve Rusya tarafından imzalanan 1994 Budapeşte Memorandumu, Ukrayna'nın güvenliğini ve toprak bütünlüğünü garanti altına alıyor.Ukrayna Parlamentosu halihazırda 450 milletvekilinden oluşuyor.
İran'da Son 24 Saatte 265 Kişi Kovid-19'Dan Hayatını Kaybetti
TAHRAN (AA) - İran'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) kaynaklı hayatını kaybedenlerin sayısı son 24 saatte 265 artarak 29 bin 870 oldu.Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Sima Sadat Lari, yaptığı açıklamada Kovid-19 salgını nedeniyle son 24 saatte 265 kişinin daha hayatını kaybettiğini ve 4 bin 552 yeni vaka tespit edildiğini belirtti.Lari, salgın kaynaklı toplam can kaybının 29 bin 870'e, vaka sayısının da 522 bin 387'ye çıktığını aktardı.Virüse yakalanan hastalardan 4 bin 684'ünün durumunun ağır olduğunu söyleyen Lari, şu ana kadar iyileşenlerin sayısının da 420 bin 910'a ulaştığı bilgisini verdi.Lari, ülkede toplam 4 milyon 454 bin 570 kişiye test yapıldığını aktardı.Sağlık Bakanlığı Sözcüsü, ülkedeki 31 eyaletten 30'unun 'kırmızı' ve 'riskli' bölgeler arasında yer aldığını sözlerine ekledi.Vakaların artması nedeniyle başkent Tahran, Kum, Kazvin ve Elburz eyaletlerinde yeniden kısıtlamalara gidildi. Ayrıca yarından cumartesi gününe kadar Tahran, Kerec, İsfahan, Meşhed ve Urumiye kentlerinde giriş çıkışlar yasaklandı.
Reklam
Muğla'da Elektrik Akımına Kapılan Görevli Öldü
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Menteşe ilçesinde elektrik panosunu kontrol ettiği sırada akıma kapılan görevli hayatını kaybetti. Alınan bilgiye göre, özel bir şirketin personeli Soner Türker (21), Kıran Mahallesi Turnalı mevkisinde elektrik panolarını kontrol ettiği sırada akıma kapıldı. Çevredekilerin 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri Türker'in olay yerinde yaşamını yitirdiğini belirledi. Türker'in cenazesi otopsi için Muğla Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
46 Yılın Ardından Bir Bölümü Açılan Kapalı Maraş'a Yoğun İlgi
GAZİMAĞUSA (AA) - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) sınırları içerisinde bulunan ve 46 yıl sonra bir bölümü halkın kullanımına açılan Kapalı Maraş, vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görüyor.Kapalı Maraş'ta kamuya ait olan Demokrasi Caddesi ile sahil kısmının bir bölümünün 8 Ekim itibarıyla halkın kullanımına açılmasının ardından çok sayıda vatandaş bölgeyi ziyaret etti.Kıbrıs Türk halkının yanı sıra çok sayıda yabancı vatandaş, 'Hayalet Şehir' olarak da anılan Maraş'a ziyarette bulundu.AA muhabirinin, yetkililerden edindiği bilgiye göre, dün akşam itibarıyla 18 bin 697 kişi Kapalı Maraş'ın açılan bölümlerine ziyarette bulundu.46 yılın ardından bu tarihi anlara tanıklık eden vatandaşlar, Kapalı Maraş'ın ziyarete açık kısımlarını gezerek, fotoğraf çektiriyor.Maraş, hafta sonu daha fazla ziyaretçi tarafından ilgi görüyor, haftanın her günü 09.00-17.00'de ziyaret edilebiliyor.Başbakan Tatar duyurmuştuKKTC Başbakanı Ersin Tatar, 6 Ekim'de Ankara ziyareti sırasında Maraş'ın açılmasına dair hazırladıkları yol haritası doğrultusunda çalışmaları bir aşamaya getirdiklerini ve ilk somut adımı attıklarını belirtmişti.Tatar, 'Kendi toprağımızın kamuya ait olan sahil ve Demokrasi Caddesi ile kıyı bölgesini halkımızın istifadesine sunmak üzere fiilen çalışmalarımızı başlatıyoruz.' diye konuşmuştu.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Kapalı Maraş'la ilgili 'Maraş'ın, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti toprağı olduğu tartışmasız bir gerçektir. Buradaki tasarruf hakkı da Kıbrıs Türk makamlarına aittir.' ifadelerini kullanmıştı.
Bilecik'te Motosikletlinin 5 Yaşındaki Çocuğa Çarpması Güvenlik Kamerasında
BİLECİK (AA) - Bilecik'te, motosikletlinin 5 yaşındaki çocuğa çarpma anı güvenlik kamerasına yansıdı.Cuma Ç. idaresindeki 11 EC 849 plakalı motosiklet, İsmetpaşa Mahallesi Selöz Caddesi'nde kaldırımdan karşıya geçmek üzere yola çıkan 5 yaşındaki çocuğa çarptı.Kazada yaralanan olmazken, olay yerine gelen 112 Acil Servis ekipleri motosiklet sürücüsü ve çocuğa sağlık kontrolü yaptı. Öte yandan kaza anı çevrede bulunan bir iş yerinin güvenlik kameralarınca kaydedildi.Görüntülerde, çocukların kaldırımda oyun oynadığı sırada bir çocuğun karşı kaldırıma geçmek üzere koşmaya başlaması ve motosikletin çarpması yer alıyor.
Reklam
Finlandiya Başbakanı Marin De Ekibinde Kovid-19 Çıkmasının Ardından AB Liderler Zirvesi'nden Ayrıldı
BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in ardından Finlandiya Başbakanı Sanna Marin de ekibinde bir kişinin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) testinin pozitif çıkmasının ardından Brüksel'de düzenlenen AB Liderler Zirvesi'nden ayrıldığını duyurdu. Marin, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, 'AB Liderler Zirvesi'nden tedbiren ayrıldım ve Finlandiya'yı İsveç Başbakanı Stefan Löfven'in temsil etmesini talep ettim.' ifadesini kullandı. Brüksel'de üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarını bir araya getiren AB Liderler Zirvesi'nden ayrılan Marin'in, Finlandiya'da Kovid-19 testi pozitif çıkan Milletvekili Tom Packalen ile çarşamba günü toplantı düzenlediği belirtildi. AB Komisyonu Başkanı von der Leyen, dün, ekibinden bir kişinin Kovid-19 testinin pozitif çıktığını, kendisinin testinin negatif olmasına rağmen tedbiren zirveden ayrıldığını ve karantinaya gireceğini duyurmuştu. Avrupa'da vakalar artıyorDünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Direktörü Hans Kluge'nin 'vakaların katlanarak arttığı' uyarısını yaptığı Avrupa'da ülkeler tedbirleri tekrar sıkılaştırırken, AB kurumlarında görevli yetkililer arasında da Kovid-19 endişesi artıyor.AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, dün yaptığı paylaşımla Kovid-19 şüphesiyle kendisini karantinaya aldığını açıklamıştı. Avrupa Halk Partisi Grubu Başkanı Manfred Weber de Kovid-19 testi pozitif çıkan bir kişiyle temasının ardından karantina kararı aldığını duyurmuştu. Daha önce AP Başkanı David Sassoli ve AB Konseyi Başkanı Charles Michel de Kovid-19'lu kişilerle temasta bulundukları için karantinaya girmişti.
Vietnam'daki Şiddetli Yağışların Yol Açtığı Can Kaybı 55'E Çıktı
ANKARA (AA) - Vietnam'da şiddetli yağışların yol açtığı sel ve toprak kaymalarında ölü sayısı 55'e çıkarken, 7 kişinin ise kayıp olduğu bildirildi.Xinhua ajansının haberine göre, Vietnam'ın Quang Tri, Thua Thien Hue ve Quang Nam eyaletlerinde etkisini gösteren sağanağın yol açtığı sel ve toprak kaymaları, can kayıplarına neden oldu.Vietnam Doğal Afet Önleme ve Kontrol Merkez Yönetim Komitesinden yapılan açıklamada, sel ve diğer afetlerde 15 kişinin daha yaşamını yitirmesiyle ölü sayısının 55'e çıktığı ve kayıp 7 kişi için kurtarma çalışmalarının sürdüğü belirtildi.Açıklamada, ülkenin çeşitli bölgelerinde 5 Ekim'den bu yana devam eden şiddetli yağışlar nedeniyle 135 bin 700 evi su basarken, 600 civarında evin yıkıldığı ya da hasar gördüğü bildirildi.Sellerde 6 bin 100 hektardan fazla ekili alanın zarar gördüğü kaydedilen açıklamada, 445 bin 700 büyükbaş ile kümes hayvanının da telef olduğu ya da sel sularında sürüklendiği belirtildi.Şiddetli yağışların etkili olması üzerine Ha Tinh, Quang Nam, Quang Binh, Quang Tri ve Thua Thien-Hue'de en az 50 bin kişi tahliye edilmişti. Ulusal Savunma Bakanlığı, 9 bin 600 asker ve güvenlik gücünün sellerden etkilenen bölgelere sevk edildiğini açıklamıştı.Vietnam'da 2019'da fırtına ve şiddetli yağışların yol açtığı sel ve toprak kaymalarında 132 kişi hayatını kaybetmiş, 207 kişi yaralanmıştı.
Reklam
Malatya'da Bir Mahalle Karantinaya Alındı
MALATYA (AA) - Malatya'nın Hekimhan ilçesinde bir mahalle yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle karantinaya alındı.Valilikten yapılan yazılı açıklamaya göre, Hekimhan İlçe Umumi Hıfzıssıhha Meclisi, Kaymakam Muhammed Öztaş başkanlığında toplandı.Toplantıda, Yukarı Selimli Mahallesi'nde Kovid-19 vakalarının tespit edildiği, bu vakaların mahallenin diğer sakinleriyle de temas kurduğunun tespit edildiği belirtildi.Salgının yayılım hızının önüne geçmek, mahalle ve ilçede toplum sağlığını korumak amacıyla bugünden itibaren Yukarı Selimli Mahallesi'ne giriş çıkışlar, acil sağlık hizmetleri dışında durduruldu.Mahalle sakinlerinin ihtiyaçlarının Vefa Sosyal Destek Grubunca karşılanması uygun görüldü.
Denizli'de Firari Hükümlü Gizlendiği Evde Yakalandı
DENİZLİ (AA) - Hakkında 8 yıl hapis cezası bulunan, 5 suçtan aranan ve 56 dosyadan da yargılaması devam eden hükümlü, Denizli'nin Honaz ilçesinde gizlendiği evde jandarma ekiplerince yakalandı.İl Jandarma Komutanlığına bağlı Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ve Honaz İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı ekipler, çeşitli suçlardan hakkında 8 yıl 2 ay 10 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan F.B'nin (37) ilçedeki bir evde saklandığı bilgisine ulaştı.Belirlenen adrese operasyon düzenleyen jandarma, önce çevre güvenliği aldı. Bu esnada camdan atlayarak kaçmak isteyen F.B, ekipler tarafından yakalandı. Evde, bir miktar sentetik uyuşturucu, 1 ruhsatsız tabanca ve 28 mermi ele geçirildi. 5 suçtan arandığı, 56 soruşturma dosyasından da yargılaması devam ettiği belirlenen F.B, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.Öte yandan F.B. 3 yıl önce, henüz herhangi bir izlerine rastlanılmayan Soner Kızılırmak ile Murat Uğur Pınarbaş'ın kaybolmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınmış ancak mevcut delil durumuna göre serbest bırakılmıştı. O dönem F.B'nin cebinden çıkan kağıtta 8 kişinin ölüm listesinin bulunduğu öne sürülmüştü.
Almanya'da Rehine Operasyonu: 1 Ölü
BERLİN (AA) - Almanya'nın Münster kentindeki cezaevinde bir çalışanı rehin alan hükümlünün vurularak öldürüldüğü bildirildi.Alman medyası, sabah saatlerinde meydana gelen olay da Münster cezaevinde yatan 40 yaşındaki mahkumun, cezaevinde meslek eğitimi gören 29 yaşındaki bir görevliyi jiletle tehdit ederek rehin aldığını yazdı.Eyalet polisinden yapılan açıklamada ise rehine kurtarma operasyonunda mahkumun öldürüldüğü, rehin alınan görevlinin de yara almadan kurtulduğu ifade edildi.Eyalet Adalet Bakanlığı, öldürülen mahkumun kolluk kuvvetlerine mukavemetten 4 ay ceza aldığı ve 10 Kasım'da tahliye olacağını aktardı.Mahkumun tahliyesine 4 hafta kala neden böyle bir eylem gerçekleştirdiği konusunda ise herhangi bir açıklama yapılmadı.
Dsö: Remdesivir Ve Hidroksiklorokin Kovid-19 Ölümlerini Veya Hastanede Kalış Sürelerini Azaltmadı
CENEVRE (AA) - Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 'Remdesivir' adlı antiviral ilaç, hidroksiklorokin ve AIDS tedavisinde kullanılan lopinavir/ritonavir bileşiminin, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) kaynaklı ölümler ve hastanede kalış süreleri üzerinde çok az etkisi olduğunu veya hiç etkisi olmadığını bildirdi.DSÖ'den yapılan yazılı açıklamada, örgüt tarafından koordine edilen Kovid-19 terapötiklerinin değerlendirildiği Dayanışma Denemesi'ne ilişkin bilgi verildi.Açıklamada, ilaç denemelerinin, 30 ülkede bulunan toplam 405 hastanede 11 bin 266 hasta üzerinde yapıldığı ifade edildi.Dayanışma Denemesi'nin geçici sonuçlarına göre, Kovid-19 hastaları üzerinde denenen Remdesivir, hidroksiklorokin ve AIDS tedavisinde kullanılan lopinavir/ritonavir bileşiminin, Kovid-19 hastalarının hastanede kalış süreleri veya hayatta kalma şansları üzerinde çok az etkisi oldu veya hiç etkisi olmadı.Hidroksiklorokin' denemelerinin, 25 Mayıs'ta, 'güvenlik endişeleri' nedeniyle geçici olarak askıya alındığını bildiren Örgüt, 3 Haziran'da ilacın denemelerini yeniden başlatmış, 3 Temmuz'da ise denemeler ikinci kez sonlandırmıştı.DSÖ'den Remdesivir'e yeşil ışık yakmıştıDSÖ Acil Durumlar Programı Direktörü Mike Ryan, 4 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, 'Remdesivir' adlı antiviral ilacın Kovid-19 tedavilerinde kullanılmasına ilişkin bir soruya 'İlacın potansiyel kullanımı için orada (ABD'de) umut sinyalleri var.' yanıtını vermişti.İlacı üreten Amerikan Gilead ilaç şirketiyle DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus'un en üst düzeyde doğrudan görüştüğü bilgisini aktaran Ryan, ilacın küresel çapta 'dayanışma' denemelerinin başlayacak olmasından memnuniyet duyduklarını kaydetmişti.ABD Başkanı Donald Trump, ABD Gıda ve İlaç İdaresinin (FDA), Kovid-19 tedavisi için Amerikan Gilead ilaç şirketinin ürettiği 'Remdesivir' adlı antiviral ilaca 'acil durum onayı' verdiğini duyurmuştu.
Reklam