"Vişegrad Düşleri Film Festivali" İstanbul Modern'de Başladı
İSTANBUL (AA) - Polonya, Macaristan, Çekya ve Slovakya'dan oluşan Vişegrad Dörtlüsü ülkelerince bu yıl beşincisi düzenlenen 'Vişegrad Düşleri Film Festivali' İstanbul Modern'de başladı. Bu yıl Polonya Cumhuriyeti'nin başkanlığında Polonya, Macaristan, Çekya ve Slovakya'nın İstanbul Başkonsolosluklarının işbirliğiyle gerçekleşecek festivalde Vişegrad Dörtlüsü ülkelerinin, Holokost’tan Komünizm’e paylaşılan ortak kültürel ve siyasi değişimleri, güncel sosyal durumları ve farklı insan hikayelerine odaklanan filmler izleyiciyle buluşacak. Polonya'nın İstanbul Başkonsolosluğu'ndan yapılan açıklamaya göre 1 Kasım'a kadar devam edecek film festivali kapsamında dört ülkenin birçok başarılı filmi gösterimde olacak. 2018'de vizyona giren, trajik bir kaza geçirdikten sonra tarihe 'yüz nakli olan ilk Polonyalı' olarak geçen birinin hikayesine odaklanan Malgorzata Szumowska'nın yönettiği 'Yüz' filmiyle başlayan festivalde, yine Polonya yapımı Kalina Alabrudzinska'nın 'Kaybedecek Bir Şey Yok' ve Dariusz Gajewski'nin Polonya'nın Çar Rusyası’na karşı verdiği özgürlük mücadelesini konu alan 'Lejyonlar' filmi gösterilecek. Festivalde Polonya-Fransa ortak yapımı fiziksel olarak aynı fakat birbirini tanımayan iki kadının hikayesine yer verilen 'Veronique'in İkili Yaşamı', Kornél Mundruczó'nun yönettiği Suriyeli bir mültecinin yaşadıklarını anlatan 'Jupiter'in Uydusu', Ferenc Török'ün yönettiği İkinci Dünya Savaşı sonrasında yaşanan dramlara odaklanan Macaristan yapımı '1945' filmlerinin gösterimi de gerçekleşecek. Çek ve Slovak sinemasının önemli yapıtlarına da yer verilecek festival kapsamında izleyiciyle buluşacak iki ülke ortak yapımı Marko Škop'ın yönettiği 'Eva Nova', Jan Hrebejk'in yönettiği Bölünürsek Düşeriz, Jan Sverak'ın yönettiği 'Kolya' filmleri ülkelerin siyasi ve kültürel değişimlerini farklı insan hikayeleri üzerinden vizyona taşıyor.
ABD'de Kovid-19'Dan Ölenlerin Sayısı 227 Bini Geçti
NEW YORK (AA) - ABD'de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında hayatını kaybedenlerin sayısı 227 bin 419'a çıktı.Kovid-19 verilerinin derlendiği 'Worldometer' internet sitesine göre, ABD'de Kovid-19 bulaşan kişi sayısı son 24 saatte 63 bin 871 artışla 8 milyon 585 bin 748'e yükseldi.Yaşamını yitirenlerin sayısı 1199 artarak 227 bin 419'a ulaştı.Ülkede iyileşenlerin sayısı 5 milyon 603 bini, yapılan test sayısı 128 milyon 665 bini geçti.Eyaletlere göre, 869 bin 513 vakayla California listenin başında bulunuyor. Bunu 888 bin 305 vakayla Teksas ve 762 bin 534 vakayla Florida takip ediyor.Ölü sayısında ise New York eyaleti, 33 bin 523 can kaybıyla ilk sıradaki yerini koruyor.Kovid-19 salgınında vaka ve ölü sayısında dünyada ilk sırada bulunan ABD'yi, 7 milyon 708 binden fazla vakayla Hindistan ve 5 milyon 300 bini aşkın vakayla Brezilya izliyor.
Konya'da Bıçaklı Saldırıya Uğrayan Avukat Bir Gözünü Kaybetti
KONYA (AA) - Konya Baro Başkanı Mustafa Aladağ, Akşehir ilçesinde bıçakla yaralanan 29 yaşındaki avukat Asilcan Tuzcu'nun bir gözünü kaybettiğini bildirdi.Aladağ, Akşehir Adliyesi önünde yaptığı açıklamada, meslektaşları avukat Asilcan Tuzcu'ya yönelik yapılan saldırıyı şiddetle ve nefretle kınadıklarını vurguladı.Tuzcu'nun Akşehir'deki ilk müdahalenin ardından sevk edildiği Konya'da tedavisinin devam ettiğini belirten Aladağ, 'Henüz 29 yaşında olup, 3 yıldır bu mesleği icra eden kardeşimiz, maalesef bir gözünü kaybetmiştir. Genel sağlık durumu iyi olmakla birlikte tedavisine Konya'da devam edilecektir.' diye konuştu.Aladağ, süreç boyunca kendilerini yalnız bırakmayan başta Akşehir'deki avukatlar ve vatandaşlar olmak üzere, arayarak geçmiş olsun dileklerini ve desteğini ifade eden Adalet Bakanına, Konya Cumhuriyet Başsavcısına, Emniyet Müdürlüğüne, Akşehir Cumhuriyet Başsavcılığına ve süreci yürüten emniyet mensuplarına teşekkür etti.'Şiddetle bir sorun asla çözülememiştir ve çözülemeyecektir'Aladağ, avukatların bir 'vekil' olduğunu, kurdukları ilişkinin, vekil-müvekkil ilişkisi olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:'Dolayısıyla bizler davanın tarafı değiliz. Bu nedenle bizi davayla özdeşleştirmeye çalışan bu ve benzeri zihniyeti bir kez daha tanımadığımızı ve aksine kınadığımızı ifade etmek istiyoruz. Şiddetle bir sorun asla çözülememiştir ve çözülemeyecektir. Şiddet aksine, var olan sorunları ve uyuşmazlıkları derinleştirir, kanayan yara bırakır. Yemin metnimizde ifade edildiği üzere; hukuka, ahlaka, meslek onuruna ve kurallarına saygımızdan dolayıdır ki fail ya da failler yargı önünde hesap verirken, evet yine onun savunmasını bir meslektaş üstlenecektir. Bunun unutulmamasını istirham ve rica ediyorum. Bizler fail ya da faillerin, bağımsız yargı önünde hesap verirken, yargılanırken, mevzuatın çizdiği sınırlar ölçüsünde, Türk Ceza Kanunu'nun belirlediği alt ve üst sınır ölçüsünde en ağır cezayı alması için orada olacağımızı, süreci takip edeceğimizin bir kez daha bilinmesini istiyoruz.'OlayAvukat Asilcan Tuzcu (29), 15 Ekim'de, Altunkalem Mahallesi Şehit Turgut Makascı Caddesi'nde, evinin bulunduğu apartmandaki asansöre bindiği sırada gözünden ve boynundan bıçaklanmıştı. Sağlık ekiplerince önce Akşehir Devlet Hastanesine kaldırılan Tuzcu, ileri tetkik ve tedavisi için Konya'ya sevk edilmişti. Gözaltına alınan şüpheli F.Ö, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanmıştı.
Edirne'de Testi Pozitif Çıkan Muhtarın Köyünde Bazı Alanlar 14 Gün Süreyle Kapatıldı
EDİRNE (AA) - Edirne'nin Keşan ilçesinde bir köy muhtarının Kovid-19 testinin pozitif çıkması sonrası köyde topluca kullanılan alanlar tedbiren 14 gün süresince kapatıldı.Siğilli Köyü Muhtarı Kadir Yotaz, şikayetleri nedeniyle Keşan'daki özel bir hastaneye başvurdu.Semptomları nedeniyle muhtara yapılan Kovid-19 testi pozitif çıktı. Yotaz, hastanede tedavi altına alındı.İlçe Hıfzıssıhha Kurulu kararı nedeniyle köyde cami, kıraathane, restoran gibi vatandaşların toplu şekilde kullandığı alanlar 14 gün süreyle kapatıldı.
Adana'da Cep Telefonu Gasbeden 2 Sanığa 5'Er Yıl Hapis
ADANA (AA) - Adana'da, Suriye uyruklu kişinin cep telefonunu gasbettikleri gerekçesiyle yargılanan 2 sanık, 5'er yıl hapis cezasına çarptırıldı.Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, olaydan sonra tutuklanıp daha sonra tahliye edilen sanıklar K.K. ve A.T. ile müşteki B.B. ve tarafların avukatları katıldı.Sanıklar, kavga ettikleri sırada B.B'nin yere düşürdüğü cep telefonunu teslim almaya gelmeyip kendilerinden şikayetçi olduğunu ileri sürerek, beraatlerini istedi.B.B. de saat sorma bahanesiyle yanına gelen kişilerin kendisine vurup cep telefonunu da alıp kaçtığını ancak sanıklardan şikayetçi olmadığını belirtti.K.K. ve A.T'yi, 'nitelikli yağma' suçundan önce 12'şer yıl hapis cezasına mahkum eden heyet, müştekinin zararını karşılamaları ve duruşmadaki iyi halleri nedeniyle sanıkların cezalarını 5'er yıla indirdi.Merkez Seyhan ilçesi Obalar Caddesi'nde, 16 Temmuz 2019'da K.K. ve A.T, Suriyeli B.B'nin cep telefonunu gasbetmiş, haklarında dava açılan tutuklu K.K. ve A.T. daha sonra tahliye edilmişti.
Reklam
İstanbul'da Yasa Dışı Avlanan Kuşlar Doğaya Bırakılırken, İlgili Şahsa Ceza Kesildi
İSTANBUL (AA) - Şile'de avlanması yasak olan doğa kuşlarını yakalayan şahsa para cezası verilirken, el konulan 3 saka, 2 iskete ve 8 florya da doğaya bırakıldı.Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar 1. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, müdürlüğün Şile şefliğine, bir vatandaş tarafından Kabakoz köyü civarında florya ağlarıyla, yasak olan doğa kuşlarından 3 saka, 2 iskete ve 8 floryanın avlandığı ihbarı yapıldı.Bunun üzerine İstanbul Şube Müdürlüğü ekiplerince, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu gereği koruma altına alınan av ve yaban hayvanlarının bulundurulmasıyla ilgili madde uyarınca, bir şahsın yakaladığı kuşlara el konuldu.Ekipler, kuşları doğaya salarken, Doğa Koruma ve Milli Parklar 1. Bölge Müdürlüğünce de, yasa dışı kuş avlayan şahsa 1556 lira idari yaptırım ile 11 bin 232 lira tazminat cezası verildi.Bölge Müdürlüğüne bağlı Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, İstanbul, Kocaeli ve Sakarya'da Kara Avcılığı Kanunu kapsamında yasa dışı doğa kuşu avlayan şahıslarla ilgili kuşların korunması ve yaşaması için ekipler 7 gün 24 saat çalışmalarını sürdürüyor.
Erzurum'da "Uçurtmalarımız Uçuyor, Karabağ Özgürleşiyor" Etkinliği Düzenlendi
ERZURUM (AA) - Erzurum'da, Ermenistan'ın topraklarını işgal ettiği Azerbaycan'a destek amacıyla Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğünce 'Uçurtmalarımız uçuyor, Karabağ özgürleşiyor' etkinliği gerçekleştirildi.Palandöken ilçesindeki Atlama Kuleleri önünde Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü organizasyonuyla bir aya gelen gönüllü gençler, Ermenistan güçlerinin saldırılarına ve Azerbaycan topraklarını işgaline tepki göstermek amacıyla, ellerindeki Türk ve Azerbaycan bayrakları eşliğinde uçurtma uçurdu.Etkinliği koordine eden Yakutiye Gençlik Merkezi Müdürü Zülküf Yılmaz, AA muhabirine, etkinliğe çeşitli yaş gruplarından yaklaşık 150 gönüllü gencin katıldığını söyledi.Gönüllü gençler ile Azerbaycan topraklarındaki zulme tepki vermek amacıyla uçurtma etkinliği gerçekleştirdiklerini belirten Yılmaz, şunları kaydetti:'Şu an şehrimizin önemli simgelerinden olan Atlama Kuleleri'nde uçurtma şenliği yapıyoruz. Etkinliğimizi 'Uçurtmalarımız uçuyor, Karabağ özgürleşiyor' sloganıyla gençlerimizde bir farkındalık oluşturmak amacıyla düzenliyoruz. Malum bizler Erzurumluyuz, dadaşız. 100 yıl önce büyüklerimizin anlattığı Ermeni güçlerinin yaptığı zulüm, şu an aynı zamanda Azerbaycan topraklarında da yaşanıyor. Biz de bu duruma sessiz kalmamak ve gençlerimize tarih bilinci aşılamak amacıyla böyle bir etkinlik düzenledik.'Etkinliğe katılan gençlerden Beyza Elmalı da organizasyondan duyduğu memnuniyeti dile getirerek 7'den 70'e herkesin Azerbaycan'a destek verdiğini kaydetti.Katılımcılardan Zeynep Sude Ayvar ise millet olarak her zaman kardeş ülke Azerbaycan'ın yanında olduklarını aktardı.Şenliğe katılanlar, bir süre uçurtma uçurduktan sonra dağıldı.
Reklam
Yurda Kaçak Sokulan Hayvanlar Gaziantep'te Korumaya Alındı
GAZİANTEP (AA) - Yurda kaçak yollardan sokulan papağan, piton yılanı, rakun ve serval kedisinin arasında olduğu 32 hayvan, Gaziantep Hayvanat Bahçesinde korumaya alındı.Doğa Koruma ve Milli Parklar 1’inci Bölge Şube Müdürlüğü ekiplerine yakalanan 32 hayvan, yetkililer tarafından alınarak Gaziantep Hayvanat Bahçesine getirildi.Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Doğal Hayatı Koruma Daire Başkanı Celal Özsöyler, gazetecilere, hayvanların özenle kente getirildiğini söyleyerek, şöyle konuştu:'Toplamda 32 kaçak hayvan bulunuyor. Bu hayvanlar, papağan, piton yılanları, rakunlar ve en önemlisi serval kedisi bulunuyor. Şu anda hayvanlar karantina süresindeler. Gerekli sağlık kontrollerini yapıyoruz. 21 günlük karantina süreleri bittikten sonra bu hayvanları ziyaretçilerin görebileceği yere alacağız.'
İzmir'de Otomobilin Tıra Çarpması Sonucu 1 Kişi Öldü
İZMİR (AA) - İzmir'in Kiraz ilçesinde meydana gelen trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybetti.Alınan bilgiye göre, Kiraz istikametinden Ödemiş istikametine giden Cemil Zülam (28) idaresindeki 35 EFM 60 plakalı otomobil, Arkacılar Mahallesi yakınlarında, Mustafa Zorlu'nun kullandığı 15 AAE 201 plakalı süt taşıyan tıra arkadan çarptı. İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Otomobilde sıkışan Zülam'ın yaşamını yitirdiği belirlendi. Jandarma, tır sürücüsünü gözaltına aldı.
Güncelleme - Yozgat'ta Otomobille Taksi Çarpıştı: 2 Ölü, 1 Yaralı
YOZGAT (AA) - Yozgat'ta otomobille taksinin çarpışması sonucu 2 kişi öldü, bir kişi yaralandı. Hakkı Uyar idaresindeki 07 FK 686 plakalı otomobil, Yozgat-Kayseri kara yolu Topçu Göleti mevkisinde, Ahmet Güneş'in kullandığı 66 T 0013 plakalı taksi ile çarpıştı. Kazada, otomobilde bulunan Ahmet Pekyürek (73) olay yerinde hayatını kaybetti.Yaralanan sürücüler, 112 Acil Servis ambulanslarıyla Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesine kaldırıldı.Güneş, hastanede yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Reklam
Bartın'da Fetö'nün Sözde İl İmamının Yargılandığı Davada Mütalaa
BARTIN (AA) - Bartın'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) sözde il ve ilçe imamının yargılanmasına devam edildi. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, sanık M.Y, tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanığın örgütün gaybubet evi olarak nitelendirdiği evde yakalandığını ve yapılan aramada sanığa ait dijital materyallerde örgütsel dokümanlar ile örgüt elebaşı Fetullah Gülen'e ait videoların tespit edildiğini belirtti. Cumhuriyet savcısı, sanığın örgütün haberleşme programı 'ByLock'u kullandığını, FETÖ/PDY toplantılarını organize ettiğini, ildeki yapılanmanın sorumlusu olduğunu, Bank Asya'da para hareketliliği görüldüğünü, hiçbir bağı olmadığı örgütle bağlantılı dershanede kendisine ait odası bulunduğunu ve burada örgütün diğer üyeleriyle tayin, atama, himmet bedeli gibi görüşmeler yaptığını ifade ederek, M.Y'nin, 'silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek' suçundan cezalandırılmasını istedi. Sanık M.Y. de savunmasında, terör örgütü kurma ve yönetme iddialarını kabul etmediğini belirterek, 'Terör ve teröre bağlı eylemler benden çok uzak olmasına rağmen yargılanıyorum.' dedi. Mahkeme heyeti, sanık ile sanık avukatının esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarını yapmaları için duruşmayı 12 Kasım'a erteledi.
Bakan Yardımcısı İskurt'tan Ankara-Sivas Yht Hattı Açıklaması:
İSTANBUL (AA) - Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Enver İskurt,Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren (YHT) hattını en kısa sürede hayata geçirmek istediklerini ifade ederek, 'Teknik sıkıntıları çözüldü. Dolayısıyla bu müjdeli haberi daha sonra vereceğiz. Ama hedefimiz, en kısa sürede bu yıl içerisinde tamamlamak. Şu andaki programımıza uygun olarak çalışmalar devam ediyor.' dedi.İskurt, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından düzenlenen Türk Demiryolu Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen “Bütünsel Kalkınma İçin Demir Yolu Vizyonu” konulu panelde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin demir yolu alanında faaliyetlerinin hızla devam ettiğini ancak bunların daha da artması gerektiğini söyledi. Türkiye'de demir yolunun daha fazla insanın hayatına girmesi gerektiğine işaret eden İskurt, 'Biz demir yollarıyla yaşamayı öğrenmeliyiz. Demir yolunu halkın yolu haline getirmeliyiz. Ticaretimizi demir yoluna göre yapmalıyız. Ticaretimizde demir yolunu düşünmeliyiz. Yani her vatandaşımızın hayatında bana göre demir yolu olmalı.' diye konuştu. Bu durumun da mevcut imkanların çok daha iyi kullanılmasını sağlayacağını aktaran İskurt, 'Etrafında özel sektörümüz, sanayimiz de aynı şekilde buna bağlı olarak gelişecek. Ama öncelikle biz Bakanlık olarak da, hükumet olarak da bunu sağlamalıyız. Politikamız bu demir yolu kullanımını kazandırmaktır.' ifadelerini kullandı.'Yerli ve milli demir yolu çalışmalarına hız verdik'Bu çerçevede ciddi yatırımlar yapıldığını anlatan İskurt, 'Yük taşımacılığı anlamında en ekonomik yol, deniz yoludur. Karaya geldiğinizde en ekonomik taşıma yolu ise demir yoludur. Ama Türkiye’deki şartlara baktığımız zaman bunu nasıl daha iyiye götürürüz diye bakarsak 2023, 2035 ve 2053 hedeflerimiz doğrultusunda gerçekten ciddi yatırımlar yapıyoruz.' dedi. Kara yolu bakımından önemli yollar yapıldığını ve bu noktada istenilen noktalara gelindiğini aktaran İskurt, bundan sonra ulaştırmada en büyük hedefleri 'demir yolu ağırlıklı yatırımların artırılması, demir yollarının iyileştirilmesi, modernizasyonu ve sanayinin dönüşmesi' olarak belirlediklerini söyledi. Bu noktada politikaları temel başlıklar altında özetleyen İskurt, şunları kaydetti:'Yüksek Hızlı Tren ve hızlı tren ağının yaygınlaştırılması, hatların tamamının elektrikli ve sinyalli hale getirilmesi hedefler arasında. Bununla beraber demir yolu sanayisinin de gelişmesi lazım. Yerli ve milli demir yolu çalışmalarına hız verdik. Bunda ciddi mesafeler inşallah kaydediyoruz ve kaydedeceğiz. Lojistik merkezlerinin yaygınlaştırılması da çok önemli. Bununla ilgili de yatırımlar yapıyoruz. Ama özel sektörün de buna paralel olarak eşlik etmesi gerekiyor.' 'Ankara-Sivas YHT hattında teknik sıkıntılar çözüldü'Enver İskurt, Ankara-Sivas YHT hattını en kısa sürede hayata geçirmek istediklerini belirterek, 'Teknik sıkıntıları çözüldü. Dolayısıyla bu müjdeli haberi daha sonra vereceğiz. Ama hedefimiz, en kısa sürede bu yıl içerisinde tamamlamak. Şu andaki programımıza uygun olarak çalışmalar devam ediyor.' dedi. 2002'den önce demir yollarının bulunduğu noktanın içler acısı olduğunu aktaran İskurt, sözlerini şöyle tamamladı: 'Son 18 yıla baktığımız zaman hem yolcu taşımacılığında hem ticarette ciddi yatırımlar yapıldı. Eksikliklerimizi giderme adına demir yollarını modernize ediyoruz, yeni hatlar yapıyoruz. Demir yollarımızın yüzde 45’ini elektrikli ve sinyalli hale getirdik. Çok daha düşük seviyelerdeydi. Hedefimiz, 2023 sonunda yüzde 75, yüzde 77’ye yakınını elektrikli ve sinyalli hale getirmek yönünde. Tüm çalışmalarımız bu yönde. Dolayısıyla demir yolunda elektrikli hattın ne kadar ekonomik ve hızlı olduğunu biliyoruz ve sinyalli hatların ne kadar önemli olduğunun, zamanın iyi kullanılması bakımından çok önemli olduğunun bilincindeyiz ve bu yönde çalışmalarımız devam ediyor.''Türkiye'de raylı sistemlerin üretiminde iyi bir altyapı bulunuyor'Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez de Türkiye’de son 20 yılda demir yollarında önemli bir atılım gerçekleştirildiğini belirterek, 'Sanayi ve teknoloji üretimi sadece üretim bölgelerinde olmuyor. Bir alanı sanayi bölgesi olarak ilan ettiğimizde ilk soru altyapının ardından ulaşıma ilişkin olarak geliyor. Özellikle demir yolu bu bakımdan kritik öneme sahip.' diye konuştu.Demir yolları ve sanayi üretim bölgesi ilişkisinin gelişmesi için birinci aşamada sanayinin gelişmesi ve satılabilmesinin önemli olduğuna işaret eden Dönmez, şunları söyledi:'Sanayinin gelişmesi için demir yolunun var olması, bizatihi sanayi için bir aşama ki Türkiye’de bu hala devam ediyor. Bazı organize sanayi bölgelerinin demir yolu bağlantısı yok. Kılçık denen yan bağlantılarla bunu sağlamaya çalışıyoruz. İkinci adım, taşıma maliyetlerinin uygun olması. Genelde demir yolu kara yoluna göre uygun maliyetli. Üçüncüsü de zaman... Örneğin Konya’dan Mersin’e taşıma günlerce sürerse anlam ifade etmez. Bu açıdan demir yollarımızın çok iyi çalışması ve yük taşımacılığında öne çıkması sanayiye hizmet sağlayacaktır. Yükleme-boşaltma merkezlerinin de kapasite problemlerini çözmesi, sanayiciler ve üretimin sağlıklı dağıtımı için ayrıca gereklidir.'Dönmez, raylı sistemlerin üretiminde Türkiye’de iyi bir altyapı sistemi olduğunu vurgulayarak, 'Burada çok büyük bir ekonomi, yatırım ihtiyacı ve yerli-milli sanayinin gelişme şansı var. Sadece Türkiye içinde satmak yetmez. Tüm paydaşlarla iş birliği içerisinde çalışarak, ürettiğimizi hızla ve az maliyetle dışarı satmamız ve ülke içinde dağıtımını sağlamamız, ekosistemin önemli parçalarını yerlileştirmemiz lazım. Kritik bileşenleri yerli yapmamız ve bunları dünyanın her tarafına satmamız gerekli.' ifadelerini kullandı.'Demir yollarına yapılacak yatırım, GSYH'ye katkı sağlayacak'Ticaret Bakan Yardımcısı Sezai Uçarmak ise yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sürecinde demir yolunun öneminin bir kez daha ortaya çıktığını belirterek, 'İran'la 3 ay sınır kapımız kapalı kaldı, uçak kalkmadı, araç geçemedi, demir yolu olmasaydı ticaret sıfırlanacaktı. Başka yerlerde aynı sorun yaşandı ama demir yolu bu konuda ticaretin devamı için bir çözüm oldu.' dedi.Türkiye'nin dış ticaretinin yüzde 60'ının deniz yoluyla sağlandığını aktaran Uçarmak, şöyle devam etti:'Yüzde 30 kara yolu ve yüzde 1'in altında demi ryolunun ticaretimizde etkisi var. Doğrusunu söylemek gerekirse heyecanla Türkiye'de demir yollarının hem kendi kendini finanse etmesini hem de bundan memlekete fayda sağlamasını bekliyoruz. Demir yolunun, dış ticaretimizdeki oranını yüzde 2-3-4, belki 10 gibi kapasiteye çıkarması durumunda GYSH'ye katkıda bulunacağını tahmin ediyorum. Ülke olarak çevremizdeki dostlarımız bize benzemese bile biz ticarette bir yol açıyoruz ya da oyun kuruyoruz. Demir yollarına yapılacak yatırımlar Türkiye'nin GSYH'sine ve ekonomideki günlük pastasının büyütülmesine çok büyük katkı sağlayacaktır.'Uçarmak, sınır geçişleri bakımından da demir yollarının önemli olduğunu vurgulayarak, 'Demir yoluyla yapılan sınır ticareti, en garantili ve risk içermeyen yoldur. Hem gümrük işlemleri bakımından kolay hem de ciddi bir koşuşturma gerektirmeyen bir iştir. En çok ihracat yaptığımız Irak'a tek sınır kapımız var ve 10 milyar liralık ihracat yapmaya çalışıyoruz. Gürcistan'la 3 kapımız var, Orta Asya'ya oradan açılıyoruz. İran'ın bazı özellikleri kısıtlamalara neden oluyor. Bulgaristan'dan Avrupa'ya açılan, Gürcistan'dan Orta Asya'ya açılan ve İran üzerinden giden demir yollarımızın geliştirilmesi ticaretimiz açısından çok faydalı olacaktır.' şeklinde konuştu.
İhh'dan Karadağ'daki Huzurevine İnsani Yardım
PLJEVLJA (AA) - İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı, Karadağ’ın kuzeybatısında bulunan Pljevlja şehrindeki huzurevine insani yardımda bulundu.İHH'dan yapılan açıklamada, battaniye ve nevresim gibi çeşitli yardımlardan, huzurevinde kalan Boşnak, Sırp, Karadağlı ve Arnavutlardan oluşan 50 ihtiyaç sahibinin istifade ettiği aktarıldı.Merkeze ayrıca yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını tedbirleri kapsamında tıbbi malzeme yardımının da yapıldığı aktarılan açıklamada, huzurevinin 5 aylık maske, eldiven, cerrahi önlük, ateş ölçer, nabız ölçer ve maske ihtiyaçlarının da karşılandığı belirtildi.İHH İnsani Yardım Vakfı'nın dünyanın neresinde olursa olsun mazlum ve muhtaçlara hayırseverlerin yardımlarını ulaştırmaya devam ettiği kaydedilen açıklamada, bölgede ihtiyaç sahibi 250 aileye gıda ve hijyen paketi dağıtımının da gerçekleştirildiği kaydedildi.
Reklam
Kızını Öldüren Babaya Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis
ANKARA (AA) - Ankara'nın Çubuk ilçesinde, 18 yaşındaki kızı Şeyma Yıldız'ı, internetten izlediği müstehcen videodaki kadına benzeterek öldürdüğü iddiasıyla yargılanan Harun Yıldız, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesindeki karar duruşmasına sanık Yıldız, bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı. Taraf avukatları ve sanık yakınları da mahkeme salonunda hazır bulundu. Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapması için söz verilen baba Harun Yıldız, önceki savunmalarını tekrarladığını belirterek, 'Daha önce mahkemeden görüntülerin incelenmesini talep etmiştim ancak bu kabul görmedi. Kızım, o görüntülerde baygın olarak görülüyordu, birileri kızıma bu kötülüğü yaptı. Onların bulunup cezalandırılmasını istiyorum.' dedi.Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Hasan Şatır da 'Görüntülerin gerçek olduğunu, çocuğun iradesi dışında görüntülerinin paylaşıldığını farz edelim. Bu durumda ne değişecek, bundan yola çıkarak ölen çocuğu kusurlu mu kabul edelim?' ifadelerini kullandı. Son sözü sorulan sanık Yıldız, kızının görüntülerini paylaşanların bulunması talebini yineledi.Duruşmaya verilen aranın ardından Mahkeme Başkanı Şatır, heyetin kararını açıkladı.Buna göre sanık Harun Yıldız, 'üstsoy veya altsoydan birini öldürmek' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Hakkında takdir indirimi yapılmayan Yıldız'ın tutukluluk halinin devamı kararlaştırıldı.Olayın geçmişi Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Aile İçi Şiddet Suçları Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianameye göre, Harun Yıldız 6 Şubat 2020'de kızı Şeyma Yıldız'ı, Çubuk'un Kargın bölgesinde tabancayla öldürdü.İnternetten müstehcen videolar izlediğini, bu sırada kızı Şeyma'ya ait olduğunu düşündüğü uygunsuz görüntülere denk geldiğini iddia eden Yıldız, olay günü alkol aldıktan sonra kızını dershaneden alarak Kargın mevkisine gittiğini belirtti.Görüntüleri sorduğu kızının durumu kabul etmediğini anlatan Yıldız, 'Kızıma ısrarla bunu kendisine kimin yaptığını sordum. Bana 'Ben böyle bir şey yapmadım.' dedi. Ancak kafasını önüne eğerek ağlamaya başladı ve 'Baba sus, baba sus.' diyerek karşılık verdi.' ifadelerini kullandı.Kızının söylediklerine ikna olmadığını savunan baba Yıldız, tabancayla defalarca ateş ederek kızını öldürdüğünü kabul etti. Dijital veri inceleme raporuna göre, baba ve kızına ait telefonlarda, Şeyma Yıldız'a ait uygunsuz içerikte video bulunmadı. Şeyma Yıldız'a ait telefonda yapılan ayrıntılı incelemede ise hiçbir şekilde başkasından gelen ya da başkasına gönderilen uygunsuz video ve fotoğraf tespit edilmedi. Yine sanığın ifadesinde, 'kuzenine veya arkadaşına yardımcı olan Şeyma' ifadeleriyle arama yaptığı esnada kızına ait olduğunu iddia ettiği görüntülerin çıktığı iddiası üzerine, söz konusu kelimelerle yapılan aramada ulaşılan görüntülerdeki kişinin Şeyma olmadığı ve 'hiçbir şekilde ona benzemediği' belirlendi.
Gaziantep'te Ele Geçirilen İncil'in Tarihi Eser Niteliğinde Olmadığı Belirlendi
GAZİANTEP (AA) - Gaziantep'te, Suriye'nin Halep kentindeki yağmalanan müzeden çalındığı, ceylan derisinin üzerine İbranice yazılı olduğu öne sürülen İncil'in tarihi eser niteliği taşımadığı belirlendi. Şehitkamil İlçe Emniyet Müdürlüğü ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince belirlenen adrese düzenlenen operasyonda ele geçirilen İncil, incelenmek üzere Gaziantep Müze Müdürlüğüne teslim edildi.Müze Müdürlüğü görevlilerince yapılan incelemede İncil'e tarihi eser görünümü kazandırılmaya çalışıldığı, tarihi eser niteliğinde olmadığı belirlendi.Görevlilerce hazırlanan rapor, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İl Emniyet Müdürlüğüne gönderildi.OlayGaziantep'te, Suriye'nin Halep kentindeki yağmalanan müzeden çalındığı, ceylan derisinin üzerine İbranice yazıldığı ve çok eski tarihli olduğu iddia edilen İncil ele geçirilmişti.İncil'in 1 milyon dolar değerinde olduğu öne sürülmüştü.
Reklam
Konya'da Filyasyon Ekibine Saldıran Kişi Gözaltına Alındı
KONYA (AA) - Konya'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) denetimine giden filyasyon ekibine saldıran kişi gözaltına alındı.Konya Valiliğinin Twitter hesabından yapılan açıklamada, dün akşam saatlerinde merkez Meram ilçesinde filyasyon ekibindeki sağlık görevlilerinin şiddet ve hakarete uğradığı bildirildi.Saldırının failinin, polis ekiplerince gözaltına alındığı belirtilen açıklamada, 'Koronavirüs salgınının bertaraf edilmesi için canla başla mücadele eden fedakar sağlık çalışanlarımıza yönelik bu saldırıyı şiddetle kınadığımızı ve olayın hassasiyetle takipçisi olacağımız hususu kamuoyuna duyurulur.' ifadesi kullanıldı.
Ruhani, Kovid-19'Un Kriz Seviyesine Ulaştığı 43 Şehirde Sıkı Kısıtlamalar Getirilmesi Talimatı Verdi
ANKARA (AA) - İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının kriz seviyesine çıktığı 43 şehirde sıkı kısıtlamalara gidilmesi ve ülke genelinde yaygın testler yapılması talimatını verdi. İran Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Ruhani, başkent Tahran'da Koronayla Ulusal Mücadele Kurulunun komite başkanlarıyla bir araya geldi. Toplantıda konuşan Ruhani, Tedavi Komitesine sekiz aylık salgınla mücadele sürecinde elde edilen bulgulardan faydalanarak, vaka sayıları ve ölüm oranlarını azaltmak için özel önlemler geliştirme talimatı verdi. Virüsün yayılma zincirinin kırılmasına öncelik verilmesi gerektiğini vurgulayan Ruhani, 'Bu nedenle, özellikle risk altındaki gruplar için ülke genelinde kapsamlı, hedefli ve akıllı testlere öncelik verilmelidir.' dedi. Koronavirüs teşhisi konulduktan sonra kendilerini izole etmesi gereken hastaların da takibinin sıkı şekilde yapılması gerektiğini vurgulayan Ruhani, ayakta tedavi sürecinin güçlendirilmesi, hastaların takip edilmesi ve tespit edilmesiyle hastanelerde yatarak tedavi oranlarının en aza indirilmesini istedi. Ruhani'nin komite başkanlarına salgının kriz seviyesine çıktığı 43 şehirde sıkı kısıtlamalara gidilmesi talimatı verdiği ve kısıtlamaların 26 Ekim Pazartesi gününden itibaren bir hafta süreyle uygulanacağı belirtildi. Kısıtlamaların gerekli görülmesi halinde uzatılacağı kaydedildi. Sağlık Bakanı Nemeki'nin eleştirilerine yanıt Kovid-19'a karşı alınan tedbirlerin uygulanmadığını ve salgınla mücadelede yeterli destek görmediğini ifade ederek, yetkilileri eleştiren Sağlık Bakanı Said Nemeki'nin açıklamalarına da değinen Ruhani, şöyle konuştu:'Bu yorulmak bilmez mücadele sürecinde hiçbir kurum ve kişinin vazifesini ihmal etmediğini ya da aksatmadığını kesin bir değerlendirmeyle söyleyebiliriz. Hepimiz, bu mücadele süresince uyumsuzluk olmaması ve topluma doğru olmayan mesajlar vermemek için çaba göstermeliyiz.' Nemeki, 20 Ekim'de yaptığı bir konuşmada, 'Koronavirüsle Ulusal Mücadele Kurulu'nda maske takmayan kişiler için para cezası önerisinde bulunduk ancak gidin bakın kaç kişiye ceza uygulanmış. Yolları kapatın dedik kaç tanesini kapatmışlar.' ifadelerini kullanmıştı. Bakanın açıklamalarına yanıt veren Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Mahmud Vaizi, 'Bu şartlarda Sağlık Bakanı ve çalışma arkadaşlarının tepkilerini siyasi tepkiler olarak görmemeliyiz. Ben, tüm kurumlara Sağlık Bakanlığı ile iş birliğini sürdürmelerini ve Sağlık Bakanı'na da daha fazla sakinlik ve kendi görüşlerini haftalık düzenlenen toplantılarda gündeme getirmesini tavsiye ediyorum.' demişti.
Reklam