Niğde'de Otomobil Lastiği Takılan Bisiklet İlgi Görüyor
NİĞDE (AA) - Niğde'de lise öğrencisinin otomobil lastiği taktığı bisikleti, görenlerin ilgisini çekiyor.Niğde Şehit Fazıl Doğruöz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 10'uncu sınıf öğrencisi Onur Demir, AA muhabirine, sosyal medyada farklı fikirler görünce bisikletine araba lastiği takma düşüncesinin ortaya çıktığını söyledi.Ağabeyiyle çalışmalara başladığını belirten Demir, 'Bisikletime 4 dişli bir otomobil lastiği taktım. Lastik janta uymadığı için spiralle biraz kestik. Bisikletin şasesini biraz genişlettik. Bisiklet ustasına zincir, pedal ve aktarıcı taktırdım. Bisikletin iki arka jantını ek yaparak birleştirdik, lastiği de ortalarına koyarak sıktık.' dedi.Demir, bisikletle gezdiğinde ilginç tepkiler aldığını dile getirerek, 'Bazıları beni durdurup 'Fotoğraf çekinelim, çok güzel olmuş' dedi. Çarşıya her çıkmamda birçok insan fotoğraf çektirmek için beni durduruyor. Bazıları sürmek istiyor.' diye konuştu.Bisikleti sürmenin biraz zor ama eğlenceli olduğunu anlatan Demir, aracına motor takmayı düşündüğünü de ifade etti.Bisikleti süren ve fotoğraf çektiren Eyyüp Polat ise keyifli anlar yaşadığını aktardı.
Markar Esayan, Toprağa Verildi
İSTANBUL (AA) - Tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden AK Parti İstanbul Milletvekili Markar Esayan, toprağa verildi. Kumkapı Meryem Ana Patriklik Kilisesi'nde düzenlenen dini törenin ardından Esayan'ın cenazesi Şişli Ermeni Mezarlığı'na getirildi. Esayan, burada toprağa verildi. Mezarlıktaki törene, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Türkiye Ermenileri 85. Patriği Sahak Maşalyan ve Esayan'ın ablaları Nergis Erdik, Arşaluys Agopyan, Nadya Esayan, Hilda Hamamcıyan ile kardeşi Sima Esayan katıldı.
Azerbaycan'ın Gence Kentini Ziyaret Eden Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç:
GENCE (AA) - Türkiye'nin Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Azerbaycan temasları kapsamında Ermenistan'ın balistik füze ile vurduğu Azerbaycan'ın ikinci büyük kenti Gence'deki enkaz bölgesinde incelemelerde bulundu. Azerbaycan'ın Kamu Başdenetçisi Sabina Aliyeva, Gence Valisi Niyazi Bayramov ve Türkiye'nin Gence Başkonsolosu Zeki Öztürk'ten enkaza ilişkin bilgi alan Malkoç, daha sonra gazetecilere açıklama yaptı. Tarih boyunca savaşların var olduğunu ancak savaşın yerinin savaş alanı olduğunu belirten Malkoç, 'Masumların üzerine bomba atmak ve onları gece öldürmek cinayettir, vahşettir ve tarihin hiçbir döneminde bu affedilmemiştir. Bu yanlışlıkları yapanlar, masum insanları öldürüp üzerlerine bomba yağdıranlar mutlaka tespit edilecek ve hukukun önünde hesap verecektir. Bugün olmazsa yarın verecek. Tarih bunun açık şahididir.' ifadelerini kullandı. Azerbaycan Başdenetçisi Aliyeva'nın İslam Ülkeleri Obudsmanı Yönetim Kurulu Toplantısında yaptığı davet üzerine buraya geldiklerini hatırlatan Malkoç, 'Biz Türkiye ombudsmanı olarak İslam Ülkeleri Ombudsmanı Teşkilatı'nın başkanlığını yürütmekteyiz. Azerbaycan ombudsmanı ile dayanışma halindeyiz.' dedi. Buradaki çalışmalardan sonra hazırlayacakları raporun önce Türkiye'de insan hakları kuruluşlarına, ardından İslam ülkeleri ve dünyadaki tüm insan hakları kuruluşlarına ve bütün ombudsmanlara göndereceklerini aktaran Malkoç, şunları kaydetti: '(Raporu) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Birleşmiş Milletler'e göndereceğiz. Çünkü haksızlıklar anlatılmayınca yalan söyleyenler, yanlış propaganda yapanlar maalesef doğruları bastırıyor. Bu anlamda Azerbaycan Devleti'nin Cumhurbaşkanı ve yetkililerin dertlerini anlatması tüm dünyada çok etkili olmuştur. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında Türkiye'nin de bu mağdur ve mazlum insanlara destek vermesi, Ermeniler ve onların arkasındaki yaptığı propagandayı önemli ölçüde etkisiz hale getirmiştir.' 30 yıldır işgal altında olan Dağlık Karabağ'ın durumunun 30 yıl daha böyle devam etmesinin mümkün olmadığının altını çizen Malkoç, 'Azerbaycan'ın meşru müdafaasını, uluslararası hukuka uygun olarak kendi topraklarını savunmasını biz insan hakları kurumu ve ombudsman olarak yürekten destekliyoruz. Çünkü bu bir meşru müdafaadır. Uluslararası yasalara göre dışarıdan gelen saldırılar işgaldir ve terörist saldırılardır. Bunu hep söyleyeceğiz ve raporumuzda da bundan bahsedeceğiz.' diye konuştu. Malkoç, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev arasındaki dostluk ve dayanışmanın Kafkasya'ya barış ve huzuru getireceğini söyledi. Şeref Malkoç, Azerbaycan'ın vermiş olduğu haklı mücadele, hukuka uygun meşru mücadele hedefine ulaşması, işgalin sona ermesi, ölümlerin bitmesi, yerinden olanların evlerin dönmesi temennisinde bulundu. Malkoç ve beraberindeki heyet, Azerbaycan temasları kapsamında önce başkent Bakü'ye gelerek Cumhurbaşkanı Aliyev tarafından kabul edilmişti.
Gürültü Uyarısı Yapan Komşuya Saldıranlara 18 Yıla Kadar Hapis İstemi
İSTANBUL (AA) - Bakırköy'de gürültü yaptıkları için kendilerini mesajla uyaran üst kattaki komşularının evine zorla girerek, müştekinin eşine de saldırıp, darp, tehdit ve hakaret ettikleri iddia edilen aynı aileden 3 kişinin yargılandığı davada savcılık, sanıkların 5 yıl dörder aydan onsekizer yıla kadar hapis cezasına çarptırılmalarını istedi.Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuksuz sanıklar Ali, Okan ve Gökhan Şenyüzlü ile müştekiler İskender Karaduman, Nükte Arpacı ile tarafların avukatları katıldı.Duruşmada savunma yapan tutuksuz sanık Ali Şenyüzlü, 'Kendisini aradım ve ‘doğum günü yapıyoruz, neden rahatsız ediyorsun?’ dedim. Kendisi bana 'dangalak' deyince sinirlendim.' iddiasında bulundu.Konuşmak için yukarı çıktığını iddia eden Şenyüzlü, arkasından çocuklarının da geldiğini, müştekinin kapıyı sopa ile açtığını ve kendini korumak zorunda kaldığını öne sürdü.Sanıklardan Gökhan Şenyüzlü ve Okan Şenyüzlü de üst kata çıkma nedenlerinin kavga etmek olmadığını iddia etti.''Çocuklarımız var, yapmayın''Şikayetçi Nükte Arpacı da sanıklardan şikayetçi olduğunu, olay günü kapılarının tekmelendiğini, dışarıdan küfür içeren sözler duyduğunu ve kendisinin 'Çocuklarımız var, yapmayın' dediğini anlattı.Kapıyı eşinin açtığını, kapı açılınca sanıkların eşine saldırdığını, sanıklar hole girince eşinin kendisini savunmak için sopa ile vurduğunu ifade eden Arpacı, sanıkların eşine saldırdığını ve evlerinde hasara yol açtığını anlattı.Arpacı, 'Bu olay yüzünden psikolojik tedavi gördüm. Eşimden sırf bu olay sonrası boşandık. Tüm düzenimiz bozuldu. Sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum.' dedi.Duruşmada tanık olarak dinlenilen İbrahim Şevki Çeviköz de sanıkların karşı komşusu olan İskender Karaduman’ın kapısını tekmeleyerek, küfürler ve hakaretler ettiklerini, sanıklardan Gökhan Şenyüzlü'nün de kendisine dönerek 'gir lan içeri, seni öldürürüm' dediğini söyledi.MütalaaDuruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanıklar Ali, Gökhan ve Okan Şenyüzlü’nün müştekiler İskender Karaduman ve Nükte Arpacı'ya karşı 'silahla yaralama', 'yaralama', 'gece vakti konut dokunulmazlığını ihlal etme' ve 'mala zarar verme' suçlarından 5 yıl dörder aydan onsekizer yıla kadar hapis cezasına çarptırılmasını istedi.Mütalaada, haklarında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması istenen sanıkların 'tehdit' suçundan ise suçun yasal unsurları oluşmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi talep edildi.Sanıkların avukatı, mütalaaya karşı beyanda bulunmak için süre istedi.Mahkeme, sanıkların avukatına mütalaaya karşı beyanda bulunmak için süre vererek, duruşmayı erteledi. İddianamedenBakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, müştekiler İskender Karaduman ile Nükte Arpacı ile sanıklar Ali, Gökhan ve Okan Şenyüzlü’nün komşu oldukları, 12 Aralık 2019’da Karaduman’ın gürültü nedeniyle sanıklardan Ali Şenyüzlü’ye sessiz olmaları konusunda iki defa mesaj attığı belirtiliyor.Mesajdan sonra sanık Şenyüzlü’nün, Karaduman’ı arayarak, tehdit ve hakarette bulunduğu ve tartıştıkları anlatılan iddianamede, zanlıların uyarı yapan komşularının kapısını tekmeleyip yumrukladıkları, müştekilerin bir süre kapıyı açmadığı, sonrasında ise Karaduman’ın elinde sopayla kapıyı açmak zorunda kaldığı, bu sırada saldırganların eve zorla girdiği kaydediliyor.İddianamede sanıkların, müştekinin elinde bulunan sopayı alarak müşteki İskender Karaduman’ı yerde sürükleyerek salona götürdüğü, sanıkların müştekiyi tekme, tokat ve sopa ile darbettikleri, sanıkların bu fiilleri gerçekleştirdikleri sırada müştekiye tehdit ve hakaret içerikli sözler söyledikleri, ayrıca sanıkların kavgayı ayırmaya çalışan diğer müşteki Nükte Arpacı'yı da darbettikleri ifade ediliyor.
İspanyol Meclisi, Hükümeti Düşürme Önergesini Reddetti
MADRİD (AA) - İspanya'da ocak ayından bu yana iktidarda olan azınlık sol koalisyon hükümetini düşürmek için aşırı sağ görüşlü Vox partisi tarafından verilen önerge mecliste reddedildi.Mecliste iki gün süren oturumun ardından yapılan oylamada, önergeye sadece, 52 sandalyesi bulunan Vox partisinin milletvekilleri 'evet' oyu verirken diğer siyasi partilere mensup 298 milletvekili 'hayır' oyu kullandı.Göçmen ve İslam karşıtı popülist bir politika izleyen Vox partisi, sunduğu önergede hükümeti, 'Kovid-19 salgınında yetersiz önlemler alarak ülkeyi sefalete sürüklemek verileri gizlemek ve daha fazla ölüme neden olmakla, Katalonya'da ve Bask'ta ayrılıkçı siyasi partilerle iş birliği yaparak İspanya'nın ulusal birliğini tehdit etmekle' suçladı.Bu arada Avrupa'da Kovid-19 salgınının en yoğun görüldüğü ülkelerden biri olan İspanya'da sağlık ve ekonomi olan ülke gündemi, verilen önergeyle iki günlüğüne de olsa iç siyasete çevrildi.Vox partisini, 'nefret politikası yürütmek, demokrasi ve insan haklarına karşı olmakla' suçlayan sol koalisyon hükümetinin, reddedilen önergeden güçlenerek çıktığı yorumları yapılıyor.İspanya demokrasi tarihinde hükümeti düşürme önergesi 5. kez meclise getirilirken, yasalar gereği şubat ayına kadar bu tip yeni bir önerge sunulma olasılığı bulunmuyor.
Reklam
Şehit, Harp Ve Vazife Malullerinin Çocukları İçin Eğitim Öğretim Yardımı Ödemeleri Başladı
ANKARA (AA) - Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, şehit çocukları, harp ve vazife malulleri ile çocukları için toplam 63 milyon lira eğitim ve öğretim yardımı yapılacağını bildirdi. Bakan Selçuk, yaptığı yazılı açıklamada, şehit, harp ve vazife malulleri ve çocuklarına bu yılki eğitim ve öğretim yardımı ödemelerinin bugün başladığını bildirdi.'Şehitlerimizin çocuklarına, harp ve vazife malullerimiz ile çocuklarına toplamda 63 milyon lira eğitim ve öğretim yardımı yapacağız.' bilgisini paylaşan Selçuk, bu kapsamda Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yaklaşık 20 bin öğrenciye eğitim ve öğretim yardımında bulunulacağını kaydetti. Selçuk, 2020-2021 eğitim öğretim dönemine ait yıllık yardım miktarlarına ilişkin, 'Yıllık olarak ilköğretimde öğrenim gören öğrencilerimiz için 2 bin 317 lira, ortaöğretimde öğrenim görenlere 3 bin 475 lira ve yükseköğretimde öğrenim görenler için de 4 bin 634 lira ödeme gerçekleştireceğiz.' bilgisini verdi.Bakan Selçuk, eğitim ve öğretim yardımı ödemelerinin hayırlı olması temennisinde bulundu.Eğitim öğretim yardımı ödemeleri kapsamında, SGK tarafından öğrencilik durumları Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) kayıtlarından tespit edilenlere müracaata gerek kalmaksızın ödeme yapılacak.
Adıyaman'da Uyuşturucu Operasyonu: 15 Gözaltı
ADIYAMAN (AA) - Adıyaman'ın Besni ilçesinde uyuşturucu operasyonunda 15 şüpheli gözaltına alındı.Alınan bilgiye göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, uyuşturucuyla mücadele kapsamında çalışma başlattı. Çalışma kapsamında belirlenen adreslere, jandarma ve polis ekipleri operasyon düzenledi. Farklı adreslerde yapılan aramalarda, 78,06 gram sentetik uyuşturucu, 36 kök Hint keneviri ve 31,44 gram esrar ile 1 ruhsatsız av tüfeği ele geçirildi.Gözaltına alınan 15 şüpheli, sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.
Reklam
Almanya'dan Getirilen Kovid-19 Aşısı Sakarya Ve Kocaeli'de Gönüllülere Uygulanmaya Başlandı
SAKARYA/KOCAELİ (AA) - Almanya'dan getirilen yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısı, Kocaeli ve Sakarya'da sağlık çalışanı gönüllülere uygulanmaya başlandı.Dünyada 44 bin kişi üzerinde denenmesi planlanan aşının, Türkiye'de 9 merkezde 70'er kişiye uygulanması ön görülüyor. Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Rektörü Prof. Dr. Sadettin Hülagü, gazetecilere, aşı çalışmalarının sürdüğünü söyledi.Daha önceki aşının Çin'den geldiğini ve sağlık çalışanları üzerinde test edildiğini hatırlatan Hülagü, uygulamasına bugün başlanan aşının ise Almanya'dan getirildiğini aktardı.Hülagü, yerli aşı çalışmalarında da sona yaklaşıldığını belirterek, şöyle devam etti:'Ülkemizdeki aşı çalışmalarının da 2 hafta içinde yürürlüğe gireceğini biliyoruz. Tabii bu çalışmaların faz dönemleri var, 1, 2, 3, 4 diye. Şu an faz 3 çalışması. Bu çalışmaların sonucunda, önümüzü biraz daha göreceğiz. Aşıya karşı vücuttaki antikorların ne düzeyde oluştuğu, ne kadar süre koruyucu olacağı gibi... Bu süreç toplumsal bağışıklık açısından da önemli. Kendi aşımızın da inşallah 2 hafta sonra insan çalışmaları başlıyor. Önceki Çin aşısında bir yan etki görülmedi, bunda da göreceğimizi sanmıyorum.'Uygun aşının bulunması halinde temini ve uygulamasında herhangi bir sıkıntı olacağını düşünmediğini ifade eden Hülagü, öncelikle sağlık çalışanları ve yüksek risk altındakilerden başlamak üzere toplumda aşı çalışmalarının sürdürüleceğini kaydetti.Hülagü, aşının yanında ilaç çalışmalarının da devam ettiğini vurguladı. KOÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk de 'Aşı yapılıyor diye koruyuculuğu ilanihaye devam edecek anlamına gelmiyor. Bu koruyuculuğun belli bir süresi olacaktır. Onun için genel kural olarak temizlik, maske ve mesafe kuralına özen gösterilmesinin altını özellikle çizmek istiyorum.' diye konuştu.Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sıla Akhan ise Almanya'dan gelen aşının faz 3 çalışmasının yapıldığına işaret ederek, şu bilgileri verdi:'Ülkemizde 9 merkezde aynı anda başlıyor. Her merkez 70 kadar sağlıklı gönüllü alacak. 89 yaşa kadar üst sınır var. 18'den 89 yaş arası... Herhangi bir kronik rahatsızlık olması da önemli değil, yapılabiliyor. Aşıların ikinci dozu 21. günde yapılacak. Sürekli tarayacağız ve kontrollü bir şekilde gidecek, yan etki ve enfektiviteyi göreceğiz.' Gönüllülerden Hakan Kutlu, hiçbir endişe duymadığını dile getirerek, 'Gönüllü olarak bu işe katkı sağlamak istedim. Umarım güzel sonuçlanır. Çalışmanın Türkiye'de yapıldığını duyar duymaz 'Ben bunun içinde olmalıyım, tarihi ana en önde tanıklık etmeliyim.' dedim.' ifadelerini kullandı.'Risk grubunun aşılanması büyük önem arz ediyor'Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi (SAÜEAH) Başhekimi Doç. Dr. Fikret Halis de Kovid-19 ile mücadelede ilk gönüllülerin hastanelerinden çıkmasının kendilerini mutlu ettiğini anlattı. Böyle bir çalışmaya katkı sağlamanın önemine işaret eden Halis, 'Birçok basamağı olan çok merkezli bir aşı. Gerek yurt içinden gerek yurt dışından birçok merkezin dahil olduğu çalışma. Hastanemizde 32 kişilik gönüllü grubumuza aşıyı uygulayacağız.' şeklinde konuştu.Halis, aşı yapılan gönüllülerin belli bir dönem takibinin yapılacağını aktararak, 'Herhangi bir sağlık sorunu ortaya çıktığında erken müdahale açısından sürekli gözetim altında olacaklar. Özellikle risk grubundaki hastaların aşılanmasını önemsiyoruz.' açıklamasında bulundu.Gönüllü aşı yaptıran Tıp Fakültesi Kardiyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Kılıç da aşıya güvendiğini ve önemini vurgulamak için gönüllü olduğunu dile getirerek, 'Bu çalışmaların inşallah herkese, bilime ve insanlığa faydası olur.' dedi.
Düzce Valisi Atay'dan Pazar Yerinde Kovid-19 Tedbirleri Denetimi
DÜZCE (AA) – Düzce Valisi Cevdet Atay, '7 Gün 7 Konu 7 Denetim' sloganıyla ülke genelinde gerçekleştirilen yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerine yönelik denetimlere katıldı. Atay, Aziziye Mahallesi'ndeki semt pazarında esnafı denetleyerek sosyal mesafe kuralına uyulmasını istedi.Pazarcı esnafı ve vatandaşları dinleyen Atay, çocuklara maske dağıttı. Vali Atay, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, pazar yerinde esnafın maske kuralına özen gösterdiğini gözlemlediğini söyledi. Orta yaş grubuna maske, mesafe ve temizlik kurallarına biraz daha dikkat etmeleri yönünde çağrıda bulunan Atay, şöyle konuştu:'Genelde vatandaşlarımız kurallara uyma gayreti içinde. Bazı uymayan vatandaşlarımıza rastlıyoruz. Tabii gereken yaptırımlar uygulanıyor. Vatandaşlarımızın bazıları da maske takmayanlar konusunda şikayetçi. İnsanlar sadece kendi sağlığını değil, karşıdakinin kendisine vereceği zararı düşünerek gayet de haklı olarak bazen sitem ediyorlar. Bu konuda lütfen tüm vatandaşlarımız, diğer vatandaşlarımızın hakkı için onların sağlığı için, onlara zarar vermeme adına lütfen herkes bu kurallara uysun. Herhangi bir cezai yaptırımla da karşı karşıya kalmasınlar. Bu bizim borcumuz. Başka bir izahatı yok.' Karantina sürecini KYK yurtlarında geçirme talebinde bulunanların olduğunu söyleyen Atay, 'Düşünün ki hasta, başkasına zarar vermemek adına 'Bana bir yer bulun.' diyor. Bu talep doğrultusunda yurtlara yerleştirdiğimiz insanlar da var. Tek başına kaçak hastalar adına değil de diğer türlü de yerleşenler var.' ifadesini kullandı. Denetimde, Belediye Başkan Yardımcısı Cengiz Tuncer, İl Emniyet Müdürü Mehmet Ali Akkaplan, Düzce Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Mustafa Kayıkçı, Düzce Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Tuncay Şahin, İl Genel Meclisi Başkanı Çiğdem Günal da yer aldı.
Reklam
Uğur Batı Yazio: Zengin İnsanlar Acımasız mıdır?
etiket
Zenginler acımasız mı?  Zenginler acımasız oldukları için mi zengin oluyor yoksa zengin olduktan sonra mı daha acımasız hâle geliyorlar? Berkeley Üniversitesi psikoloji bölümü araştırmacısı olan ve bireyler ile gruplar arasındaki sosyal hiyerarşi, eşitsizlik ve duygu ilişkileri üzerine araştırmaları bulunan Paul Piff’in TED Talks’ta “Para insanı bozar mı?” başlıklı bir sunumu var (Kaynak: http://www.businessinsider.com/ted-talk-monopoly-makes-people-mean-2014-8). Sunumu izlemenizi tavsiye ederiz. Paul Piff bir ekiple birlikte insanlar zenginleştikçe hayatlarında nelerin değiştiği konusunda 7 yıl süren bir araştırma yapıyorlar.  Piff’e göre hırs, arzular, kibir, kötülük, iktidar ve acımasızlık gibi özellikler, insanların para kazanmasında etken olabiliyor fakat fıtratı ve yaşadığı ortam ne olursa olsun insanların zengin olduktan sonra bu karakter özelliklerini gösterme potansiyeli artıyor.  Paul Piff ve ekibi, aşağıda detaylarını vereceğimiz sonuçlara Monopoly oyununu kullanarak yaptıkları bir test ulaştı. Monopoly'i bilirsiniz. Kızmabiraderi andırıyor ama daha sofistike. Oyuncular birer 'girişimci' gibi davranıyor. 'Kapitalizmin oyunlaştırılmış şekli' diyelim kısaca. Monopoly oyuncuları, kasada belli bir miktar parayla başlayıp emlak satın alıp kiraya vererek zengin olmaya çalışıyor.
Türk Hayırseverler Burkina Faso'da Hafızlık Merkezi Açtı
İSTANBUL (AA) - İHH İnsani Yardım Vakfı, Burkina Faso'da dilenerek hafızlık yapmak zorunda kalan 60 öğrencinin barınma, eğitim ve beslenme ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için Ramadan Hafızlık Merkezini hizmete soktu. İHH tarafından yapılan yazılı açıklamada, maddi imkansızlıklar nedeniyle okula gidemeyen ve dilenmek zorunda kalan 60 çocuğa yardım yapıldığı bildirildi. Burkina Faso'nun dünyanın en fakir ülkelerinden biri olduğuna işaret edilerek, hafızlık öğrencilerinin ekonomik nedenlerle yetersiz ve sağlıksız şartlarda eğitim aldığı, dilenmek zorunda kaldığı belirtildi.Açıklamada, 'Ramadan Hafızlık Merkezi hizmete açıldı. 60 hafızlık öğrencisinin barınma, eğitim ve beslenme ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri merkezde yatılı 60, gündüzcü 40 öğrenci olmak üzere toplamda 100 öğrenci istifade edecek.' ifadesi kullanıldı.İHH tarafından yaptırılan merkezde ayrıca cami, su kuyusu ve okul yer alıyor.Hayırseverlerin destekleriyle dünyanın 123 ülke ve bölgesinde faaliyet gösteren İHH, cami, mescit, kurs, okul, yetimhane, yurt ve su kuyusu gibi çalışmalarda bulunuyor.
Kazakistan'da Elektrikli Araç Üretim Adedi 2 Bine Çıkarılacak
NUR SULTAN (AA) - Kazakistan'da elektrikli ulaşım aracı üretiminin 2022 yılında 2 bin adede çıkarılacağı bildirildi.Başbakanlıktan yapılan açıklamada, Başbakan Askar Mamin'in milli otomobil pavilyonunu ziyaret ederek ülkede üretilmesi planlanan elektrikli otomobil modelleri hakkında bilgi aldığı belirtildi.2021'de ülkede otobüs dahil çeşitli modellerde 1.200 adet elektrikli ulaşım aracı üretilmesinin planlandığı bildirilen açıklamada, '2022'de bu 2 bine çıkarılacak.' denildi.Açıklamada, elektrikle çalışan araçların hem yurt içi pazara yönelik olacağı hem de yurt dışına ihraç edileceği belirtildi.Açıklamada, başkent Nur Sultan'da 50'den fazla elektrikli otomobil şarj istasyonu çalıştığı, buna milli pavilyonun bulunduğu alanda aynı anda 25 elektrikli otomobili şarj etme imkanı sağlayan istasyonların da eklendiği kaydedildi.Kazakistan'da elektrikli otomobillerin seri üretimi 2018'den bu yana yapılıyor. Ülkede elektrikli otomobiller için şarj istasyonlarının yetersiz kalması ve fiyatların daha pahalı olması nedeniyle halk, daha çok benzinle çalışan otomobilleri tercih ediyor.
Reklam
Üç Farklı Arap Ülkesinde Peş Peşe Yaşanan "Şiddet Olayları" Kamu Vicdanını Derinden Sarstı
İSTANBUL (AA) - Irak, Mısır ve Ürdün'de işlenen vahşi cinayetler ve şiddet olayları, Arap halklarını derinden sarsarak vicdanları yaraladı.Haberlerde ve sosyal medyada yer alan cinayet vakaları, Irak'ta 'Dicle'deki Çocuk', Mısır'da 'Maadi Kızı' ve Ürdün'de 'Mavi Çocuk' adıyla gündeme oturdu.Ürdün'de 16 yaşındaki çocuğa uygulanan şiddetÜrdün'ün başkenti Amman'ın doğusundaki Zerka kentinde 16 yaşındaki Salih Hamdan'a uygulanan şiddet ülkede ve bölgede infiale yol açtı.Sosyal medyada paylaşılan videoda Hamdan'ın vahşi bir saldırıya maruz kaldığı, saldırı sonucu kolları ve gözlerini kaybettiği görülüyor.Medyaya yansıyan görüntülerin ardından Ürdünlü çocuğa bunu yapanların ise Hamdan'ın ailesinden 'intikam' almak için bu saldırıyı gerçekleştirdikleri ifade edildi.Ürdünlü yetkililer, Hamdan'ın kimliği henüz belirlenemeyen bir grubun kesici aletlerle saldırısına maruz kaldığını açıkladı.Tepkilerin büyümesi üzerine Ürdün Kralı 2. Abdullah da olaya bizzat müdahil oldu. Hamdan'ın sağlık masraflarının karşılanması talimatı veren Kral Abdullah, saldırganların bir an önce yakalanmasını istedi. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Amman Temsilcisi Tanya Chapuisat, çocuklara yönelik şiddetin 'koronavirüs gibi toplumu tehdit eden bir tehlike' olduğunu belirtti. Mısır'da genç bir kızın uğradığı saldırı geniş yankı uyandırdıÜrdün'deki olaydan bir gün sonra, Mısır'ın başkenti Kahire'nin güneyindeki Maadi semtinde de korkunç bir cinayet ortaya çıktı. Mısır medyası, 24 yaşındaki Meryem'in tecavüz edildikten sonra öldürüldüğü yönünde haberler geçerken, polis raporunda ise olay 'hırsızlık' şeklinde yer aldı.İki kişinin içinde olduğu bir yolcu minibüsünde maktulün çantası bulunurken, genç kızın otopsi sonucunda arabayla ezildiği bilgisi yer aldı.Kendisini savunurken hayatını kaybeden Meryem'in olayına tepki gösteren sosyal medya kullanıcıları, 'Maadi kızı' etiketiyle destek mesajları paylaştı.Mısırlı gazeteci Sami Kemaleddin 'Mısır toplumunu kim cehalet kültürüne geri götürdü?' diye sorarken, sanatçı Raniya Yusuf da 'Tacizin cezası idam olmalı diye milyon kere söyledik.' ifadesini kullandı.Iraklı anne 2 çocuğunu Dicle Nehri'ne attıIrak'ın başkenti Bağdat'ta 16 Ekim'de bir kadın Dicle Nehri üzerindeki El-Eimme Köprüsü'nden 2 çocuğunu nehre attı.Güvenlik kameralarının kaydettiği bu olay, Irak'ta ve ülke dışında büyük tepkiyle karşılandı. Sosyal medya kullanıcıları 'Dicle cinayeti' etiketiyle yaptıkları paylaşımlarda olay karşısında yaşadıkları şoku dile getirdi.Sosyal medya kullanıcılarından Suriyeli Edhem Hançer, Twitter hesabında yayınladığı paylaşımında 'Kriz toplumları, psikolojik ve fiziksel olarak daha vahşi bireyler üretmekten başka bir şey yapmıyor.' ifadesini kullandı.Suudi Arabistanlı Velid el-Muhaymid de 'Dicle Nehri, Allah'ın huzurunda o olaya şahitlik yapacak. İnsanın geride bıraktığı cinayeti tarih unutmayacak.' değerlendirmesinde bulundu.'Arap toplumlarında şiddet giderek artıyor'Londra merkezli uluslararası İnsan Hakları Politikaları Kurumu Impact'ın İcra Direktörü Meha Hüseyni, AA muhabirine yaptığı açıklamada, söz konusu 3 olay ve bunların Arap toplumu üzerindeki etkilerini değerlendirdi.Hüseyni, Arap dünyasındaki yöneticilerin toplumsal şiddete yönelik caydırıcı yasalar çıkarması gerektiğini vurguladı.Arap toplumlarında ve özellikle dışarıya kapalı olanlarda tırmanan şiddetin on yıllar önce başladığını söyleyen Hüseyni, günümüzde medyanın bu suçların aydınlatılmasına ve konuşulmasına yardımcı olarak, daha önce gizli kalan bu suçlar hakkında toplumda farkındalık oluşturduğunu kaydetti.Arap bölgesinin bugün, ister siyasi ister sosyal düzeyde olsun, şiddetin en kötü tırmanış dönemine tanık olduğunu ve bunun da genel siyasi durum ve silahlı çatışmalardan etkilendiğini vurgulayan Hüseyni, Arap halkının şiddet içerikli bir günlük yaşam sürdüğünü, çoğu toplumda güvenlik ve barışın neredeyse nadir görülür olduğunu aktardı.Hüseyni ayrıca bu suçların eşi görülmemiş bir şekilde artmasında o ülkelerin yasalarının önemli rol oynadığını belirterek, 'Yasalarda, işlenen suçlara caydırıcı cezalar verilmiyor.' ifadelerini kullandı.
Fransa'da İki Türk Genç Kıza Polis Şiddeti
PARİS (AA) - ALAATTİN DOĞRU - Son zamanlarda Müslümanların hedef gösterildiği Fransa'da, iki Türk genç kızın polis şiddetine ve ayrımcılığına maruz kaldığı belirtiliyor.Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron öncülüğünde, Müslüman Fransızların hedefe konulduğu ülkede, polisin camilere ve Müslümanlara ait derneklere yaptığı baskınlarla, yabancı kökenli vatandaşlara yönelik ayrımcı ve şiddet içeren tutumunda da artış görülüyor.Fransa'nın Grand-Est bölgesine bağlı Charleville Meziers semtinde yaşayan iki Türk genç kız, polis şiddetine maruz kalan yabancı kökenli vatandaşlardan sadece birkaçı. Genç kızlardan Hatice Bayezit, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 17 Ekim Pazar günü akşama doğru kuzeni Sevim Kocatürk ile yemeğe çıktıkları sırada polisin kendilerini trafik kontrolü için durdurduğunu ifade etti.Polisin kimlik kartlarını istediğini ancak kimlikleri üzerlerinde olmadığı için aradıkları Sevim Kocatürk'ün annesinin kimlikler ve aracın evraklarını getirdiğini aktaran Bayezit, polisin kendi kimlik kartının fotoğrafını çektiğini, kuzeninin kimliğini görünce ise 'Ben bu aileyi tanıyorum.' diyerek Sevim'in erkek kardeşinden bahsetmeye başladığını söyledi.Bayezit, kuzeni Sevim'in, polisin erkek kardeşinden ulu orta bahsetmesinden rahatsız olduğunu, polise sinirlenerek, 'Arabayı kardeşim değil ben kullanıyorum, evrakları burada, kimliğim de burada. Özel ve geçmiş bir konu, niye bundan bahsediyorsunuz?' dediğini dile getirdi.Polisin, aracın teknik kontrolü yapılmadığı için hurdaya çekileceğini söylemesi üzerine tepki gösterdiklerini anlatan Bayezit, polisin kuzenine ve kendisine 'Çeneni kapat' diye bağırdığını aktardı.Bayezit, olay yerine halasıyla gelen ve Fransızcası çok iyi olmayan eniştesinin, aracın sadece teknik kontrol vakti geçtiği için neden hurdaya çıkacağını sorduğunda, polisin Fransa'nın kurallarından bahsettiğini, eniştesinin de 'Madem ki kurallardan bahsediyorsunuz, neden hiçbirinizde maske yok?' dediğini belirtti.Polisten, sosyal mesafeyi korumak için kendisini durduran genç kıza şiddetO sırada polislerden birinin üzerine yürümeye başladığını aktaran Bayezit, 'Ellerimi uzattım ve durdurdum, daha fazla yaklaşmaması için. Polise, 'Maskeniz yok, aramızda 1,5 metre mesafe olmalı.' dedim. Bunu dediğim an kolumu tuttu ve sert şekilde iteledi. Elimdeki cüzdan yere düştü, almak için eğilince bana bağıran diğer polis geldi, montumdan tutarak beni yukarı kaldırdı ve bağırarak yere fırlattı.' diye konuştu.Bayezit, dövülmekten korkarak kalkmaya çalıştığını ancak polisin kendisini kaldırmaya gelen Sevim'e göz yaşartıcı gaz sıktığını, gazın kendi gözüne de geldiğini kaydetti.'Ağlamaya başladım, montum çok kötü yırtılmıştı, polise bağırdım, 'Siz adam mısınız, kadına böyle davranılmaz, vurulmaz, mutlu musunuz yaptığınızdan' dedim, 'Evet' dedi gülerek.' şeklinde konuşan Bayezit, polisin olanları videoya almak isteyen halasının telefonunu elinden alarak yere fırlattığını, halasının kafasına vurduğunu ve kolunu arkasından tutarak arabaya çarptığını aktardı.'Burası senin ülken değil, kuralları bilemezsin'Bayezit, Daha önce bölgelerinde böyle olayların yaşanmadığını belirterek, 'Bir ara kurallardan bahsederken, polislerden biri Sevim'e 'Burası senin ülken değil, kuralları bilemezsin' dedi.' ifadesini kullandı.O sırada olay yerine gelen abisinin 'Kardeşimi ağlattınız, yaptığınızdan memnun musunuz?' dediğini polislerinse 'Evet, bu bizim işimiz.' şeklinde cevap verdiğini aktaran Bayezit, araçlarına tekrar binmeden önce yanlarına yabancı kökenli Fransız vatandaşı olduğunu tahmin ettikleri bir adam gelerek, tüm olaya şahit olduğunu ve olanları videoya çektiğini söylediğini anlattı.Bayezit, çenesinde kanama, dirsek ile diz kapağında yara ve ağrı olduğunu, aradıkları avukatın yönlendirmesiyle hastaneden darp raporu alıp şikayette bulunduklarını ifade etti.Emniyete gittiklerinde sıra olmamasına rağmen yaklaşık 2 saat bekletildiklerini dile getiren Bayezit, 'Polisler, önce benim ittiğimi iddia ediyor. Ben polisi itmedim, sosyal mesafeyi korumak için kolumu uzatarak durdurdum. Şikayetten vazgeçirmek için aracımın arkasında yeni ehliyet alanların aracın arkasında bulundurduğu yazının olmadığı gibi başka meseleleri öne sürüyorlar. Bizi durdurduklarında kemerimiz bile takılı değildi, ama onun için ceza bile kesmediler ki biz suçumuzu kabul ediyoruz.' ifadesini kullandı.'Türk toplumundan destek bekliyoruz'Bayezit, işletme okuduğunu ve 3 yıl önce bitirme tezinin parçası olarak hastanelerdeki çocuklara ve bakım evindeki yaşlılara yardım eden 'Kararlı Kalpler' (Coeurs Determines) adında bir dernek kurduğunu aktardı.Çocuklara tekerlekli sandalyeler ulaştırdığını, Noel zamanında hediyeler aldığını, onlarla vakit geçirdiğini, yaşlılara hediyeler götürdüğünü anlatan Bayezit, Fransa’da her zaman toplum yararı için çalıştığını dile getirdi. Genç kız, 'Bu olayda haklı olduğumuz halde sonuç bulamıyoruz. Türk toplumundan, kardeşlerimizden bize destek olmalarını istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız (Recep Tayyip Erdoğan) ve Büyükelçimiz birçok kez bizim gibi gurbetçilerin sesini duydu, bizim de sesimizi duymalarını istiyoruz.' diye konuştu.Uber şoförü olayı kaydettiAA muhabirinin ulaştığı polis merkezinden yetkililer, olayın soruşturulduğunu ve konuyla ilgili hiçbir açıklamada bulunamayacaklarını belirtti.Yaşananların bir kısmını cep telefonuyla kaydeden ve güvenlik gerekçesiyle soyadının paylaşılmasını istemeyen Uber sürücüsü Zohir de AA muhabirine yaptığı açıklamada, müşterisini beklerken polislerin genç kızlara bağırmasına şahit olduğunu söyledi.Olayın şiddetleneceğini düşünemediğinden önce video kaydı almadığını ifade eden Zohir, 'Polisin itelediği anne yere düştü. Kızlar da polise 'Buna hakkınız yok, niye itiyorsunuz' dedi. Bir polis, annesini kaldırmaya çalışan kızı montundan tutarak kaldırdı, elbisesini yırttı. Annesini de arabanın arkasına sürükledi.' dedi.Zohir, olay yerine gelen babanın kendilerini maske konusunda uyardığı polisin, adamı 'Sen bu ülkenin vatandaşı değilsin, buranın kurallarını bilemezsin. Fransızca konuşmayı bilmiyorsun.' şeklinde azarladığını aktardı.Olayın alevlenmesiyle cep telefonuyla kayıt almaya başladığını dile getiren Zohir, polisin orantısız güç kullandığının altını çizdi.
Reklam
Azerbaycan'da, İşgalden Kurtarılan Sugovuşan Ve Talış Köylerine Yeni Yol Yapılıyor
BAKÜ (AA) - Azerbaycan'da, Ermenistan'ın işgalinden kurtarılan Sugovuşan ve Talış köylerine giden yol yeniden yapılıyor.Azerbaycan Karayolları Devlet Ajansından yapılan açıklamada, uzun zamandır işgal altında kaldığı için kullanılamaz hale gelen yolun, yeniden yapılması için çalışmalara başlandığı bildirildi. Sugovuşan barajı ile Terter kenti arasında yapılan yolun uzunluğu 29 kilometre olacak. Azerbaycan ordusu, Sugovuşan ve Talış köylerini 3 Ekim'de işgalden kurtarmıştı.
Adıyaman'da "Chandler" Cinsi Cevizin Hasadı Başladı
ADIYAMAN (AA) - Adıyaman'ın Kahta ilçesinde 'Chandler' cinsi cevizde hasat başladı. İl Tarım ve Orman İl Müdürü Nurettin Kiyas, ilçeye bağlı Ortanca Köyü Kubilay mezrasında Kırsal Kalkınma Destekleme Programından destek alan Ziya Kubilay'ın 2 bin dekar alanda yetiştirdiği cevizlerin hasat törenine katıldı. Kiyas, gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye'nin en büyük ceviz bahçelerinden birinde olduklarını söyledi.Yaklaşık 10 yıl önce dikilen cevizlerin rekoltesinin iyi olduğunu belirten Kiyas, 'Buradaki ceviz ağaçları yaklaşık ağaç başına 30 ile 35 kilogram ürün veriyor.' dedi.Kiyas, bahçede kullanılan aletlerin de son teknoloji olduğunu aktararak 'Bahçede hangi ağacın ne kadar sulanması gerektiği, bitki elementlerinin toprağa verilmesi, ağaç ile buluşturulması tamamen otomatik olarak yapılmakta. Yani üreticimiz bahçesinde en son teknolojiyi kullanmaktadır.' dedi.Bahçe sahibi Ziya Kubilay da verimli bir hasat dönemi beklediklerini dile getirdi.
Bursa'da Daha Önce De Temizlenen 3 Katlı Evden 3 Kamyon Çöp Çıktı
BURSA (AA) - Bursa'da, 3 katlı bir evden 6 ton çöp çıkarıldı.Yıldırım Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, bazı vatandaşların, çevreye kötü kokular yayıldığına ilişkin ihbarı üzerine Şükraniye Mahallesi Türkgücü Sokağı'ndaki F.T'ye ait eve ekipler yönlendirildi.Temizlik İşleri ve Zabıta Müdürlüğü ekipleri, bir süre önce de temizlenen 3 katlı evin, sahibi tarafından yeniden çöplerle doldurulduğunu gördü. Tavana kadar çöp yığınlarıyla bulunan, içinde adım atmakta zorlanılan evde, Bursa 4. Sulh Ceza Hakimliğince verilen kararla yapılan arama sonucu temizlik çalışması gerçekleştirildi.Ekipler binadan 3 kamyon çöp çıkardı.Açıklamada görüşlerine yer verilen Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, bir hastalık olan 'hiçbir şeyi atmama' nedeniyle evlerini çöp ev haline dönüştüren vatandaşların, hem kendi sağlıklarını hem de çevre sağlığını ve vatandaşların huzurunu tehdit ettiğini belirtti.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle tedirginlik duyan ve oluşan kokudan rahatsız olan mahalle sakinlerinin, durumu ekiplere bildirdiğini aktaran Yılmaz, 'Alınan mahkeme kararı üzerine hemen harekete geçen ekiplerimiz, koruyucu önlemlerini alarak kötü koku oluşturan, vatandaşların sağlığı açısından tehlike oluşturan eve müdahale etti. Polislerin de çevre güvenliğini alarak eşlik ettiği bu temizlik çalışmasını, aynı evde ikinci kez gerçekleştiriyoruz.' ifadelerini kullandı.Yılmaz, temizlik çalışmasının ardından ekiplerin salgın hastalıklara karşı binada ilaçlama yaptığını sözlerine ekledi.
Reklam