onedio
Kastamonu'da Kovid-19 Tedbirlerine Uymayan 74 Kişiye Para Cezası
KASTAMONU (AA) - Kastamonu'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerine uymayan 74 kişiye 86 bin 880 lira para cezası uygulandı.Kastamonu Valiliğinden yapılan açıklamada, 15-21 Ekim tarihleri arasında maske takmayan 60, karantina ve izolasyon tedbirlerine uymayan 9, sigara yasağına uymayan 5 olmak üzere 74 kişiye 86 bin 880 lira para cezası uygulandığı belirtildi. Açıklamada, karantina ve izolasyon tedbirlerine uymayan 8 kişi hakkında ise adli işlem yapılmak üzere suç duyurusunda bulunulduğu ifade edildi. İzolasyon ve karantina tedbirlerine uymayan 8 kişinin ise Kastamonu Valiliği tarafından belirlenen yurtlarda bulunduğu kaydedildi.
Tanzanya, Ülkeye Sızan Deaş Bağlantılı Teröristleri Yakaladı
DARÜSSELAM (AA) - Tanzanya, Mozambik sınırından ülkeye sızarak Kitaya kasabasını işgale kalkışan DEAŞ bağlantılı teröristleri yakaladığını duyurdu. Tanzanya Polisi Genel Müfettişi Simon Siro, basına yaptığı açıklamada, Mozambik'in doğal gaz zengini Cabo Delgado vilayetinden ülkeye sızarak çok sayıda masum insanı katleden ya da evini terk etmeye zorlayan DEAŞ bağlantılı kişilerin yakalandığını, bir grup teröristin ise kaçtığını belirtti. Siro, 'Eğer Tanzanyalıları öldürüyorsanız, kanları yerde kalmayacaktır. Cinayeti işleyenleri gözaltına aldık. Bazıları da Mozambik'e kaçtı.' diye konuştu. Yerel medyada yer alan haberlere göre, Mozambik'ten gelen 300'den fazla teröristin kasabaya yönelik saldırısında 20 sivil hayatını kaybetti. Mozambik'te sivil halka ve güvenlik güçlerine karşı 3 yıldır saldırılar düzenleyen ve terör örgütü DEAŞ bağlantılı olduğu ileri sürülen silahlı gruplar, Ensar al-Sunna veya Eş-Şebab olarak isimlendiriliyor.Birleşmiş Milletler verilerine göre, Cabo Delgado'da yaşanan saldırılar nedeniyle şimdiye kadar 300 bin kişi yerinden oldu.
Diyarbakır Anneleri Evlat Nöbetini Kararlılıkla Sürdürüyor
DİYARBAKIR (AA) - Diyarbakır anneleri, dağa kaçırılan çocukları için HDP İl Başkanlığı binası önündeki evlat nöbetini kararlılıkla sürdürüyor.Çocuklarının dağa kaçırılmasından HDP'yi sorumlu tutan Diyarbakır annelerinin 3 Eylül 2019'da başlattığı oturma eylemi, 416'ıncı gününde devam ediyor. Annelerden Esmer Koç, Hakkari'nin Şemdinli ilçesinden 7 yıl önce 15 yaşında dağa kaçırılan kızı Zübeyde Koç için oturma eylemine katıldığını, evladına kavuşmak istediğini belirtti.Kızının HDP'nin yandaşları tarafından 2013'te kaçırılan kızını her yerde aradığını anlatan Koç, ancak ondan haber alamadığını söyledi.Evladını dağa kaçıran 4 kişinin cezaevinde olduğunu bildiren Koç, 'Cumhurbaşkanımızdan, İçişleri Bakanımızdan, bütün yetkililerden isteğim, 4 kişinin en ağır cezası almasıdır. İnsanların çocuklarını dağa götürüyorlar. Niye kızlarımızı dağa götürüyorlar? Kızımı istiyorum, yeter artık. Bu zulüm yeter.' dedi.Kızına güvenlik güçlerine teslim olması çağrısında bulunan Koç, 'Kızım kaç, gel. Her yerde askerimiz, devletimiz var. Devlete teslim ol yavrum. Orası ne sana, ne de bana göre. Senin ne işi var orada? İnşallah devletimiz senin hakkını onlardan alır.' ifadelerini kullandı.Bingöl'den oğlu Emrah için eyleme katılan baba Bilal Avunan da 2015'ten bu yana oğlundan haber alamadığını, oğlunun Şırnak'ın Cizre ilçesinden HDP'liler tarafından kaçırılarak terör örgütü PKK'ya verildiğini söyledi.Avunan, 'Oğlumu HDP'den istiyorum. Nerede benim oğlum? Nasıl kaçırdıysalar öyle de getirsinler. Yavrumun sağ mı ölü mü olduğunu bilmiyoruz. 416. gündür oturma eylemini sürdürüyoruz. Sonuna kadar da eyleme devam edeceğiz. Sonuna kadar buradayım.' diye konuştu.
Seyşeller'de Halk Sandık Başında
İSTANBUL (AA) - Afrika'nın doğusundaki ada ülkesi Seyşeller'de halk, genel seçim için sandık başına gitti. Seyşeller Haber Ajansının haberine göre, devlet başkanı ve milletvekillerini seçmek için yapılan ve 3 gün sürecek seçim süreci, ülkenin farklı bölgelerinde başladı. Başkanlık için 3 ismin yarıştığı ülkede, kalabalık şehirlerdeki oy verme işlemi cumartesi günü yapılacak. Seçim Komisyonu Başkanı Manuella Amesbury, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) önlemleri altında yapılan seçimlerde, Sağlık Bakanlığının desteğinin alındığını söyledi. Yaklaşık 100 bin kişinin yaşadığı ülkede, başkan adayları arasında mevcut Devlet Başkanı Danny Faure'yle birlikte Wavel Ramkalawan ve Alain St. Ange yer alıyor.
İngiliz Sanatçı Banksy'nin Eseri 9,8 Milyon Dolara Alıcı Buldu
LONDON (AA) - İngiliz grafiti sanatçısı Banksy'nin 'Show Me the Monet' isimli eseri, 9,8 milyon dolara satıldı.İngiltere'nin başkenti Londra'daki Sotheby’s müzayede evinde Banksy'nin Fransız ressam Claude Monet’nin eserini yorumladığı çalışması düzenlenen açık artırmayla satışa çıkarıldı.Banksy'nin 'Show Me the Monet' adlı eseri, ismi açıklanmayan bir alıcıya 9,8 milyon dolara satıldı.Sotheby’s müzayede evinin çağdaş sanat Avrupa direktörü Alex Branczik, 'Show Me the Monet'nin Banksy'nin çalışmaları arasında 'en güçlü ve en ikonik' eserlerden biri olduğunu belirtti.Monet'nin Giverny'deki bahçesinde nilüferleri resimlediği eserine terk edilmiş market arabaları ve trafik konisi eklediği 'Show Me The Monet', Banksy'nin toplumdaki çevre duyarsızlığına eleştiri olarak yorumlanıyor.
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş "2020 Yılı Mevlid-İ Nebi Haftası" Etkinlikleri Tanıtım Toplantısında Konuştu:
ANKARA (AA) - Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, 'Çocukların ötelendiği, ihmale ve istismara maruz kaldığı, temel haklarından mahrum edildiği, hatta sadece kız evlat olduğundan dolayı ayrıma tabi tutulduğu bir çağ, merhamet ve insanlık sınavını kaybetmiştir.' dedi.Erbaş, Başkanlık Konferans Salonu'nda bu yıl 'Peygamberimiz ve Çocuk' temasıyla düzenlenen '2020 Yılı Mevlid-i Nebi Haftası' etkinliklerinin tanıtım toplantısına katıldı.Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Üyesi Musa Coşkun'un Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından konuşan Erbaş, 28 Ekim Çarşamba günü Hazreti Muhammed'in doğumunun sene-i devriyesi olduğunu belirtti.Erbaş, Mevlid-i Nebi'nin, Hazreti Muhammed'in sünnet-i seniyyesini anlamak, yüce ahlakını örnek almak ve bugünün dünyasının sorunlarını 'Nebevi' referanslardan hareketle çözüme kavuşturmak için önemli bir vesile olduğunu ifade etti.Bu yıl 'Peygamberimiz ve Çocuk' temasıyla düzenlenen '2020 Yılı Mevlid-i Nebi Haftası' etkinliklerine değinen Erbaş, Hazreti Muhammed'in her konuda olduğu gibi dünya hayatının süsü ve nimeti çocuğa yaklaşım konusunda da en güzel örnek ve yol gösterici rehber olduğunu kaydetti.Hazreti Muhammed'in çocuklara yönelik her türlü şiddet, baskı, öteleme ve istismarın sıradanlaştığı bir dönemde, çocukların haklarını en üst derecede savunup bu uğurda en büyük gayret ve mücadeleyi ortaya koyduğuna dikkati çeken Erbaş, küresel anlamda iletişim ve etkileşimin çeşitlenip yaygınlaştığı bir dönemde iyi insan yetiştirme sorumluluğunu sadece aileye yüklemenin ciddi yanılgı olduğunu vurguladı.'Bu çağa nasıl merhamet çağı diyebiliriz?'Siber suçlar, terör örgütleri, bağımlılık tacirleri gibi çağın tehdit ve tehlikelerinden çocukların korunması ve istismarların önüne geçilmesinin eğitimden emniyete, sivil toplumdan medyaya kol kola çalışmayı zorunlu kıldığını anlatan Erbaş, 'Unutmayalım ki manevi değerler ve toplumsal ahlak hiçe sayılarak yapılan yayınlar nesillerin ve milletlerin geleceğini ciddi derecede olumsuz etkilemektedir. Söz konusu yayınların kitlelerce alıcı bulması, onların doğru olduğunu göstermeyeceği gibi sorumlularına da haklı bir bahane sunmaz.' dedi.Erbaş, tarihi ve ilmi derinliğe aşina bir nesil inşa etmenin sorumluluğuyla hareket edilmesi gerektiğini belirterek, şöyle konuştu:'Açıkça ifade etmeliyim ki çocukların ötelendiği, ihmale ve istismara maruz kaldığı, temel haklarından mahrum edildiği, hatta sadece kız evlat olduğundan dolayı ayrıma tabi tutulduğu bir çağ, merhamet ve insanlık sınavını kaybetmiştir. Ayeti kerimeyi hatırlayalım. Mekke döneminde onlardan birisine bir kız çocuğu haberi verildiği zaman yüzü utançtan simsiyah kesiliyordu. Yani biz o çağa, cahiliye çağı diyoruz da bugün aynı anlayışı taşıyan insanları nasıl affedebiliriz? Aynı cahiliyeyi, o özelliliği, o duyguyu demek ki 14 küsur asır sonraya taşıyabilen insanlar hala var. Bu çağa nasıl merhamet çağı diyebiliriz?''Mevlid Kandili Programı, Diyanet Televizyonu ve TRT 1'den canlı yayımlanacak'Mevlid-i Nebi Haftası dolayısıyla Hazreti Muhammed'in çocuğa ve çocukluğa ilişkin çizdiği ufkun hakkıyla anlaşılması için gayret edeceklerini aktaran Erbaş, şu bilgileri verdi:'Bu çerçevede Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın teşrifleriyle 26 Ekim Pazartesi günü saat 14.00'te Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde 'Mevlid-i Nebi Haftası Açılış Programı'nı gerçekleştireceğiz. 28 Ekim Çarşamba günü Ankara Kocatepe Camisi'nde düzenleyeceğimiz 'Mevlid Kandili Programı', Diyanet Televizyonu ve TRT 1'den canlı yayımlanacak.6-8 Kasım'da 'Uluslararası Mevlid-i Nebi Sempozyumu' düzenleyeceğiz. Salgın sebebiyle söz konusu sempozyum online gerçekleştirilecektir. Bu sempozyumda Kur'an'ın ışığında ve Hazreti Peygamber'in örnekliğinde çocuğun hakları, eğitimi, çocukla iletişim ve çocuğu kuşatan güncel sorunlar bütün boyutlarıyla ele alınacaktır.'Erbaş, hafta dolayısıyla hazırlanan 'mevlidinebi.diyanet.gov.tr' sitesinin erişime açıldığını bildirerek, hafta boyunca Diyanet TV ve radyolarında da konuyla alakalı pek çok programa yer verileceğini kaydetti.'TRT desteğiyle çizgi film formatında da hazırlanacak'Bir müjdeyi vermek istediğini belirten Erbaş, şunları söyledi:'Peygamber Efendimizi anlamak ve onun güzide ashabını tanımak amacıyla hazırladığımız, 'Karanlıktan Aydınlığa Asr-ı Saadet' ismiyle radyo tiyatrosu, ülkemizde bir ilk olarak bu hafta dinleyicileriyle buluşmaya başlayacaktır. 160 bölümden oluşan Asr-ı Saadet radyo tiyatrosu 27 Ekim Salı gününden itibaren Diyanet Radyo ve Diyanet Risalet Radyo'da yayına girecektir. İnşallah, dünyada bir benzeri olmayan bu çalışma, TRT'nin desteğiyle çocuklarımız için çizgi film formatında da hazırlanacak ve televizyon çekimleri yapılacaktır.'Programda, Mevlid-i Nebi Haftası dolayısıyla hazırlanan sinevizyon ve kısa filmler gösterildi.Programa, Ali Erbaş'ın eşi Seher Erbaş da katıldı.
Reklam
Asya-Pasifik Ülkelerinde Kovid-19 Salgınına Dair Gelişmeler
ANKARA (AA) - Asya-Pasifik ülkelerinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakalarındaki artış sürüyor.Güney Kore Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezinden yapılan açıklamaya göre, ülkede son 24 saatte 17'si yurt dışı bağlantılı 121 yeni Kovid-19 vakası tespit edildi.Ülkede toplam vaka sayısı 25 bin 543'e çıkarken, Kovid-19 testi pozitif çıkan 23 bin 647 kişi de iyileşti.Güney Kore'de son 24 saatte 3 kişinin hayatını kaybetmesiyle virüse bağlı ölümlerin sayısı 453'e ulaştı.PakistanPakistan Koronavirüs Ulusal Yönetim ve Kontrol Merkezinden yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte 736 yeni Kovid-19 vakası belirlendi, toplam vaka sayısı 325 bin 480’e ulaştı.Son 24 saatte virüs nedeniyle ölüm görülmeyen ülkede can kaybı sayısı 6 bin 702'de kaldı.Ülkede, Kovid-19'a yakalandıktan sonra iyileşenlerin sayısı 309 bin 136 oldu.Hong KongHong Kong Sağlık Koruma Merkezinden yapılan açıklamaya göre, Çin'in Hong Kong Özel İdare Bölgesi'nde 11 yeni Kovid-19 vakası kaydedildi, ülkede virüs nedeniyle yeni can kaybı olmadı.Bugüne dek 5 bin 281 vaka tespit edilen Hong Kong'da, virüs nedeniyle 105 kişi yaşamını yitirdi, virüs tespit edilen 5 bin 19 kişi iyileşti.TayvanTayvan Hastalık Kontrol Merkezinden (CDC) yapılan açıklamada, son 24 saatte 4 yurt dışı bağlantılı yeni Kovid-19 vakası görüldüğü bildirildi.Toplam vaka sayısının 548'e ulaştığı ülkede, bugüne dek virüs nedeniyle 7 kişi hayatını kaybetti, virüse yakalanan 497 kişi de iyileşti.FilipinlerFilipinler Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte 1664 yeni Kovid-19 vakasının tespit edildiği ülkede toplam vaka sayı 363 bin 888'e çıktı.Son 24 saatte virüs nedeniyle 38 kişinin hayatını kaybettiği ülkede, bugüne kadar Kovid-19 nedeniyle ölenlerin sayısı 6 bin 783'e yükseldi. Filipinler'de Kovid-19'a yakalandıktan sonra iyileşenlerin sayısı da 312 bin 333'e ulaştı.TaylandTayland Kovid-19 Durum İdare Merkezinden yapılan açıklamada, ülkede son 24 saatte 19 yeni Kovid-19 vakasının tespit edildiği bildirildi.Bugüne dek 3 bin 719 vakanın görüldüğü Tayland'da virüs saptanan 59 kişi hayatını kaybetti, 3 bin 514 kişi iyileşti, 146 kişinin ise tedavisi sürüyor.Ülkede ilk vaka 13 Ocak'ta tespit edilmiş, bu, Çin dışında görülen ilk Kovid-19 vakası olmuştu.SingapurSingapur Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, ülkede son 24 saatte 7'si yurt dışı bağlantılı 8 yeni Kovid-19 vakasına rastlandı.Bugüne kadar saptanan Kovid-19 vakasının 57 bin 941'e yükseldiği ülkede, virüs nedeniyle 28 kişi yaşamını yitirdi, 57 bin 821 kişi iyileşti.Bakanlık, salgının ortaya çıkmasının ardından Kovid-19 vakalarının çoğunun ülkede geçici çalışma izniyle bulunan yabancı işçiler arasında görüldüğünü, bu işçilerin kaldığı misafirhanelerdeki yayılmanın vaka artışında etkili olduğunu bildirmişti.BangladeşBangladeş Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte kaydedilen 1626 Kovid-19 vakasıyla toplam sayı 394 bin 827'ye ulaştı.Ülkede son 24 saatte Kovid-19 nedeniyle 24 kişinin ölümüyle hayatını kaybedenlerin sayısı 5 bin 747'ye yükseldi.Bangladeş'te bugüne kadar Kovid-19 testi pozitif çıkan 310 bin 532 kişi de iyileşti.Ülkede ilk Kovid-19 vakası 8 Mart'ta tespit edilmiş, virüse bağlı ilk can kaybı ise 18 Mart'ta kaydedilmişti.
Kastamonu'da Bir Köy Karantinaya Alındı
KASTAMONU (AA) - Kastamonu'nun İnebolu ilçesinde, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında bir köyde karantina uygulanıyor. İlçe Hıfzıssıhha Kurulunca alınan karar doğrultusunda Hacıibrahim köyü, son dönemde artan vaka sayıları nedeniyle salgının kontrol altına alınması amacıyla 14 gün karantinada tutulacak. Giriş çıkışlara izin verilmeyen köyde, güvenlik ve sağlık ekipleri önlem alacak.
Reklam
Zonguldak'ta Bir Köy Kovid-19 Tedbirleri Kapsamında Karantinaya Alındı
ZONGULDAK (AA) - Zonguldak'ın Gökçebey ilçesinde bir köy, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında karantinaya alındı. İlçeye bağlı Yeşilköy'de, Kovid-19 vakaları tespit edildi.İlçe Hıfzıssıhha Kurulunca hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla köyde 14 gün karantina uygulanmasına karar verildi.Jandarma ekiplerinin önlem aldığı köyün giriş ve çıkışı kapatıldı.Öte yandan, köyde 17 hanede 23 pozitif vaka, 75 temaslı tespit edildiği öğrenildi.
Bolu İl Emniyet Müdürü Erdoğan'dan 2 Polise "Maske" Cezası
BOLU (AA) - Bolu İl Emniyet Müdürü Armağan Adnan Erdoğan'ın talimatıyla Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un Bolu ziyareti kapsamında görevli olan 2 trafik polisine maske takmadıkları gerekçesiyle ceza uygulandı. Bolu Valiliğinde gerçekleştirilen turizm toplantısına katılmak üzere kente gelen Bakan Ersoy için alınan güvenlik önlemleri kapsamında çok sayıda emniyet mensubu da görevlendirildi. Bu sırada İl Emniyet Müdürü Erdoğan, görev alan iki polis memurunun maskesiz olduğunu fark etti. Erdoğan, telsizden anons yaparak, maskesiz görev alan personel hakkında gerekli yasal işlemin yapılması talimatını verdi. Aldığı talimat sonrası bahse konu personelin yanına giden İl Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Müdürü, 2 trafik polisine maske takmadığı gerekçesiyle idari para cezası uyguladı.
Reklam
Kırşehir'de Fetö Sanığı 4 Eski Astsubayın Yargılanmasına Başlandı
KIRŞEHİR (AA) - Kırşehir merkezli 12 ilde, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik 'periyodik ve ardışık arama' operasyonunda yakalanan 4 eski astsubay hakkında açılan davanın duruşması görüldü.Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, eski astsubaylardan tutuklu A.K, tutuksuz sanıklar M.G, E.Ü. ve M.M. ile avukatları katıldı.İddianamedeki suçlamaları okunan sanıkların savunmaları alındı. Sanık A.K, terör örgütüyle irtibatı ve iltisaklı olmadığını ileri sürerek, tahliyesini talep etti.Tutuksuz sanıklardan M.M'nin suçlamalardan kurtulmak için kendi adını verdiğini savunan A.K, örgütün dershanesine gitmediğini, evlerinde de kalmadığını öne sürdü.Mahkeme başkanının, 'sınav soruları sana verildi mi?' sorusu üzerine A.K, hiç kimsenin soru vermediğini, kendi gayretleriyle askeri okul sınavını kazandığını söyledi.M.G. de etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirterek, 2012 yılında örgütün dershanesine giderken mahrem imamlarla tanıştırıldığını, FETÖ ile irtibatlı olduğu dönemde kendisiyle ilgilenenleri emniyette teşhis ettiğini dile getirdi.Kendisini askeri okul sınavlarına özel olarak hazırladıklarına dikkati çeken M.G, 'Sınavlara hazırlanırken mahrem imam Y.E.N. bana baskılı tişört giymememi, sade renkli tişört giymemi, bilmediğim sorulara anımsayamıyorum şeklinde cevap vermemi, inşallah, maşallah gibi kelimeleri kullanmamamı, namazı gözlerimle kılmamı istedi. Önce harp okulu sınavlarına girdim ve kaybettim. Astsubay Meslek Yüksekokulu sınavını kazandıktan sonra örgütle irtibatımı kesmeye çalıştım ancak ankesörlü telefonlar ve kendi numaralarından aramalara devam ettiler.' dedi.Tutuksuz sanık E.Ü. de 2011'de askeri okul sınavını kazanan lise arkadaşının yönlendirmesiyle örgütün evlerinde kalmaya başladığını ifade etti. Askeri okul sınavını kazandıktan sonra örgütle irtibatını kestiğini savunan E.Ü, ankesörlü aramalara cevap vermediğini bu nedenle etkin pişmanlıktan faydalanmayı düşünmediğini kaydetti.Sanık M.M. ise etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirterek, örgütün dershanesine giderken tarih öğretmeninin yönlendirmesiyle sözde mahrem imamlarla tanıştığını ve evlerde kalmaya başladığını bildirdi.Evlerde hazırlanarak Hava Astsubay Meslek Yüksekokulunu kazandığını kaydeden M.M, okulda kendisiyle irtibat kurmaya devam ettiklerini, mesleğe başlayınca örgüte maaşından yüzde 10 pay vermesi istenince toplantılara gitmemeye başladığını anlattı.Mahkeme heyeti, tutuklu sanığın mevcut halinin devamına karar vererek, duruşmayı 19 Kasım'a erteledi.Kırşehir merkezli 12 ilde FETÖ/PDY'ye yönelik 'periyodik ve ardışık arama' operasyonda, örgütün sorumlu mahrem imamlarıyla irtibatlı oldukları, ankesörlü telefonlarla periyodik ve ardışık arama yöntemiyle haberleştikleri öne sürülen, aralarında muvazzafların da bulunduğu 11 şüpheli yakalanmıştı.Adliyeye sevk edilen şüphelilerden etkin pişmanlıktan yararlananların da olduğu 8'i adli kontrol kararıyla serbest bırakılmış, 3'ü tutuklanmıştı.Şüpheliler hakkında 6 farklı dava dosyası oluşturulmuştu.
Tika, Hace Abdullah-I Ensari Çilehanesi'ni Restore Etti
KABİL (AA) - Afganistan'ın batısındaki Herat vilayetinin tarihi eserlerinden Hace Abdullah-ı Ensari Çilehanesi, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığınca (TİKA) restore edilerek, tekrar İslam kültür mirasına kazandırıldı. Çilehane'nin açılış töreninde bir konuşma yapan TİKA Herat Program Koordinatörü Ali Ergun Çınar, asırlar boyu pek çok ulvi şahsiyete ev sahipliği yapan Hace Abdullah-ı Ensari Çilehanesi'nin tekrar aslına döndürülmesinden dolayı mutlu olduklarını belirtti. Çınar, ağır bir tahribata maruz kalan mekanın büyük bir hassasiyet ve sabır isteyen restorasyonunu üstün gayret ve hizmet aşkıyla tamamlayan proje restoratörü ve ekibiyle, bu hususta yardım ve alakalarını esirgemeyen kişi ve kuruluşlara teşekkür etti. Herat Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Samim Herevi de geçmiş yüzyıllarda bu mekanda tesis edilen ders ve ilim halkalarının tekrar kurulması gerektiğini kaydetti.
Aym'den, Kısırlaştırma Ameliyatına Rağmen Çocuk Sahibi Olan Ailenin Bireysel Başvurusunda İhlal Kararı
ANKARA (AA) - Anayasa Mahkemesi, kısırlaştırma ameliyatı olmasına rağmen çocuğu olan ve doktorun kusurlu olduğunu savunan karı kocanın bireysel başvurusunda, 'kişinin maddi ve manevi varlığının korunması hakkının ihlal' edildiğine karar verdi.Yüksek Mahkemenin Resmi Gazete'de yayımlanan kararına göre, 4 çocuk sahibi başvurucu Kemal Demirtaş, 17 Haziran 2010'da devlet hastanesinde vasektomi (erkeğin kısırlaştırılması) ameliyatı oldu. Ameliyattan yaklaşık 19 ay sonra eşi Gülcan Demirtaş'ın hamile kalması üzerine yapılan testte, Kemal Demirtaş'ın spermatik kanallarının tam kapanmamış olduğu belirlendi. Zararlarının karşılanması için Sağlık Bakanlığına yaptıkları başvuru reddedilen, karı koca, Bursa 1. İdare Mahkemesinde dava açtı. Dava dilekçesinde, istenmeyen gebeliğin medyana geldiği, başvurucuların başka sağlık sorunları da bulunduğu, hamilelik ve doğumun zor geçtiği ve çocuğun bakım ile eğitim masraflarını karşılayacak güçleri bulunmadığı belirtilerek, maddi manevi zararlarının karşılanması talep edildi. Yargılama sürecinde alınan Adli Tıp Kurumu raporunda ise ameliyat sonrası 'spermatik kanalların kapanmaması durumu, her türlü özene rağmen görülebilecek, tıbbi ihmal ya da kusura bağlı olmayan komplikasyon' olarak değerlendirildi.Mahkeme, bilirkişi raporunu hükme esas alarak davanın reddine karar verdi. Başvurucular, bu karara yaptıkları itirazın da reddedilmesi üzerine Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu. Başvuruda, tıbbi ihmal sonucu zarara uğranılması nedeniyle kişinin maddi ve manevi hakkının ihlal edildiği iddiasında bulunuldu. Anayasa Mahkemesinin değerlendirmesiYüksek Mahkeme, başvurucuların Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan 'kişinin maddi ve manevi varlığının korunması' hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Anayasa Mahkemesinin gerekçesinde, bilirkişi raporları uyarınca hastanın ameliyat sonrasında sperm testi için kontrole çağırılmasının tıbbi bir gereklilik ve önceden öngörülebilir olduğu belirtilerek, Kemal Demirtaş'ın, bu test için kontrole çağırıldığına yönelik bir belge bulunmadığı ifade edildi. Ameliyat sonrası kişinin rutin kontrollere çağırılıp çağrılmadığı, çağırıldıysa kontrollere gelip gelmediği ve işlem sonrası gelişebilecek durumlarla ilgili süreç aydınlatmasının derece mahkemesi tarafından araştırılması gerektiği vurgulanan gerekçede, bu konuda hiçbir gerekçe ve açıklamaya yer verilmediği aktarıldı. Gerekçede, şunlar kaydedildi:'Başvurucunun vücut bütünlüğüne yönelik tıbbi müdahalenin sonuçları bakımından tıp kurallarına göre öngörülebilir nitelikte komplikasyon ve riskler hakkında yeterli bir biçimde aydınlatılması iddiası yönünden mahkeme kararlarında konuyla ilgili ve yeterli bir gerekçe ortaya konulmadığı anlaşılmaktadır. Üstelik başvurucunun belirtilen iddia ve şikayetleri yargılamanın sonucuna doğrudan etki edebilecek mahiyettedir. Dolayısıyla yargısal makamlarca bu değerlendirmelerin yapılmaması nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığını korunması ve geliştirilmesi hakkı bakımından kamu makamlarının pozitif yükümlülüklerini yerine getirmedikleri kanaatine varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle, Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan kişinin maddi ve manevi varlığının korunması hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.' İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verildi.
Reklam
T.C. Kimlik Kartıyla Elektronik Kimlik Doğrulama Sistemiyle İlgili Esaslar Belirlendi
ANKARA (AA) - Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartıyla gerçekleştirilen elektronik kimlik doğrulama sistemiyle ilgili usul ve esaslar belirlendi.Resmi Gazete'de yayımlanan 'Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı Elektronik Kimlik Doğrulama Sistemi Yönetmeliği'ne göre, kimlik kartının elektronik imza aracı olarak kullanılmasında Elektronik İmza Kanunu hükümleri uygulanacak. Kimlik kartının temassız yongasındaki bilgiler, ikili anlaşma yapılan ülkelerde seyahat belgesi olarak kullanılabilecek.Elektronik Kimlik Doğrulama Sistemi (EKDS) ile ilgili inceleme, değerlendirme ve izin işlemlerini gerçekleştirmek üzere Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürü başkanlığında EKDS Değerlendirme Komisyonu oluşturulacak.Görevli elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı (ESHS), İçişleri Bakanı'nın onayıyla belirlenerek Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün resmi internet sitesinden duyurulacak. Görevlendirilen ESHS'nin sağlayacağı tüm anahtar ve sertifikaların başvuru, temin, dağıtım, teslim ve iptal işlemlerine ilişkin yöntemi belirlemeye Genel Müdürlük yetkili olacak. Genel Müdürlük, hizmet alan, kimlik doğrulama hizmet sağlayıcılığı (KDHS) ve kart erişim cihazı (KEC) üreticilerinden EKDS'ye ilişkin her türlü bilgi ve belgeyi istemeye yetkili olacak.Onay verilen KDHS'ler kamuoyuna duyurulacakKDHS olabilmek için kamu veya özel hukuk tüzel kişilerinin, TS EN ISO/IEC 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi sertifikası sahibi olmaları, TSE tarafından EKDS ile ilgili yayımlanan standartlara uygunluğunu belgelemeleri ve KDHS’nin sorumluluk alanıyla ilgili EKDS'nin güvenliği ve idamesine dair alınacak idari ve teknik tedbirleri kapsayan taahhütnameyi imzalama şartlarını taşımaları zorunlu olacak.Kamu veya özel hukuk tüzel kişileri, KDHS olma talebini içeren başvurusunu Genel Müdürlüğün resmi internet sitesinde yayımlanan yöntemle Genel Müdürlüğe yapacak. Onay verilen KDHS'ler, Genel Müdürlüğün internet sitesinden kamuoyuna duyurulacak.Doğrulama verileri ülke sınırlarının dışına çıkarılamayacakKDHS'ler, EKDS'ye ilişkin imza oluşturma ve doğrulama verileri ile sertifikasını Türkiye Cumhuriyeti sınırlarının dışına çıkaramayacak. KDHS'ye ait imza oluşturma ve doğrulama verilerinin geçerlilik süresi 10 yılı aşamayacak.Kimlik kartındaki veriler, kimlik doğrulama amacının dışında kullanılamayacak. Biyometrik verilerle kimlik kartlarına ait PIN veya PUK bilgileri toplanamayacak, saklanamayacak ve paylaşılamayacak.EKDS Değerlendirme Komisyonunun belirlediği yetkiler dahilinde hizmet alanlar, 5490 ve 6698 sayılı kanunlarda belirtilen usul ve esaslara uymakla ve hizmet verdiği ilgili birimlerin de bu esaslar dahilinde işlem yaptığını takip etmekle yükümlü olacak.ESHS tarafından verilen anahtar, sertifika ve yetkiler, Bakanlığın izni olmadan devredilemeyecek.KDHS'ler, her yıl mart ayı sonuna kadar Genel Müdürlüğe bir önceki yıla ilişkin rapor verecek.
Çorum'da Toplu Taşımaya Hes Kodu Zorunluluğu Getirildi
ÇORUM (AA) - Çorum'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında, şehir içi toplu ulaşımda Hayat Eve Sığar (HES) kodu zorunluluğu getirildi. İl Hıfzıssıhha Kurulu, Vali Mustafa Çiftçi başkanlığında toplandı. Çiftçi, toplantının ardından yaptığı yazılı açıklamada, kent merkezindeki toplu taşıma araçlarında yolcuların HES kodu kullanımını zorunlu hale getirmeyi kararlaştırdıklarını bildirdi.Kişiye özel akıllı seyahat kart sistemleri ile Sağlık Bakanlığı Hayat Eve Sığar (HES) uygulaması arasında gerekli entegrasyonların sağlanması konusunda belediye başkanlıklarına talimat verildiğini belirten Çiftçi, 'Sağlık Bakanlığı ile HES entegrasyonun sağlanmasına yönelik çalışmaların olabildiğince hızlı yürütülmesine karar verilmiştir.' ifadesini kullandı. Çiftçi ayrıca hava sıcaklıklarındaki düşüşle birlikte vatandaşların daha fazla bir arada bulunma ihtimali olan kapalı alanlarda, maske ve sosyal mesafe denetimlerinin arttırılacağını kaydetti.
Reklam
Büyükçekmece'de Düşen Eğitim Uçağının Görgü Tanığı Mehmet Mert:
İSTANBUL (AA) - Büyükçekmece'de bir eğitim uçağının boş araziye düştüğü anlarda aracıyla yoldan geçen görgü tanığı Gazeteci Mehmet Mert, pilotun uçağı sağa kaydırmada başarısız olması halinde uçağın TEM Otoyolu'na düşme ihtimalinin yüksek olduğunu bildirdi.Mert, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Hadımköy gişelerinden TEM oOtoyolu'na doğru Çatalca'ya gitmek üzere seyir halinde olduğunu söyledi. Göl üzerindeki viyadüğe girerken uçağın havadan sağa doğru kaydığını gördüğünü ifade eden Mert, 'O an uçak ya da paraşüt olduğu tam belli ettiremedim. Sonra uçak sağa kaydığında yavaşlayarak baktım ki yere bir şey çakılmış. Hemen gazeteden birkaç kişiye ulaşmaya çalıştım. Belki de pilotun bilerek ya da bilmeyerek sağa kaydırdığını, kaydırmasaydı TEM'e düşme ihtimalinin yüksek olduğunu gördüm. Yani manevra yapmıştı.' dedi.
İngiltere'den Dünyaya "Arakanlıların Acılarına Sırt Çevirmeyin" Çağrısı
LONDRA (AA) - İngiltere, Myanmar yönetiminin şiddet politikaları yüzünden topraklarını terkederek Bangladeş'e sığınan Arakanlılar için 47,5 milyon sterlinlik yardım yapılacağını belirterek, dünyaya 'Arakanlıların acılarına sırt çevirmeyin' çağrısında bulundu.İngiltere Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Bangladeş'in Cox's Bazar kentinde 860 bin Arakanlının eğitim ve çalışma imkanı olmadan zor şartlarda yaşadığı belirtildi.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ve doğal afetlerin bölgedeki sığınmacıların durumunu daha da kötüleştirdiğine dikkati çekilen açıklamada, Bangladeş'e Arakanlıların durumunun iyileştirilmesi için 47,5 milyon sterlinlik yardım yapılacağı kaydedildi.Arakanlı sığınmacılara gıda, sağlık, su tedarikinin yanı sıra psikolojik destek ve rehabilitasyon hizmetlerinin sağlanacağı bildirildi.Açıklamada ifadelerine yer verilen Dışişleri Bakanı Dominic Raab, Cox's Bazar'daki Arakanlı sığınmacıların 'hayal edilemeyecek kadar büyük' zorluklarla karşılaştığını ve bu insanların çoğunun şiddet mağduru olduğunu belirtti.Arakanlılara şiddet uygulayanlara karşı gerekli yaptırım kararlarını aldıklarını belireten Raab, hazırladıkları ekonomik destek paketinin kamplardaki sığınmacıların hayatını kolaylaştıracağını ve Bangladeş'in Kovid-19 salgını ve doğal afetlerle mücadelesine yardımcı olacağını kaydetti.Raab, 'Bugün dünyayı Arakanlıların çektiği acılardan uzaklaşmamaya ve şiddet yüzünden terk ettikleri evlerine güvenle dönebilmeleri için gerekli önlemleri almaya çağırıyorum.' ifadesini kullandı.'Dünyanın en çok zulüm gören halkı'Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 'dünyanın en çok zulüm gören halkı' olarak tanımlanan Arakanlılar, gittikçe artan saldırılarla karşı karşıya.Uluslararası Af Örgütüne göre, 2012'den sonra çoğu kadın ve çocuk 750 binden fazla Arakanlı sığınmacı Myanmar'dan kaçmak zorunda kaldı.2017'deki yeni saldırı dalgasının ardından da komşu Bangladeş'e sığınanların sayısı 1,2 milyonu geçti.Ontario Uluslararası Kalkınma Ajansının (OIDA) raporuna göre, 25 Ağustos 2017'den bu yana yaklaşık 24 bin Arakanlı Müslüman, Myanmar devlet güçlerince öldürüldü. 34 binden fazla Müslüman ateşe atılırken, 114 binden fazla kişi de fiziksel şiddet gördü.18 bin Arakanlı kadın ve genç kıza Myanmar askerleri ve polislerince tecavüz edilirken, 115 binden fazla ev yakılıp, 113 bin ev de tahrip edildi.
İzmir'de "Uygulamalı Çiftçi Okulu" Açıldı
İZMİR (AA) - İzmir'in Seferihisar ilçesinde, Avrupa Birliğinin finansal desteği, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) uzmanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının iş birliğinde hayata geçirilen proje kapsamındaki 'Uygulamalı Çiftçi Okulu' hizmete girdi. AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut, 'Sosyoekonomik Entegrasyonun Desteklenmesi ve Geçim Sağlama İmkanlarının Yaratılması Aracılığıyla Türkiye'de Geçici Koruma Altındaki Suriyeliler ile Ev Sahibi Toplulukların Dayanıklılığının Geliştirilmesi' projesi kapsamında açılan okulun, Urla Azmak bölgesindeki bir mandalina bahçesinde düzenlenen tanıtım toplantısında konuştu.Büyükelçi Meyer-Landrut, ilgili bakanlıklara ve FAO'ya, 'geçici koruma altındaki' Suriyelilere yönelik tarımsal istihdam projelerine destek oldukları için teşekkür ederek, sözlerine başladı. Meyer-Landrut, projenin tarım sektörünün Kovid-19 sürecinden sonra daha büyük önem kazandığına işaret ederek, 'Türkiye, şu anda önemli bir kısmı tarımda çalışan 3,8 milyon Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapıyor. Mültecilerin öz güvenli ve dirençli olmalarını desteklemek, istihdam edilebilirliklerini artırarak onlara yeni iş olanakları sağlamak önemli.' dedi. Projenin aynı zamanda ev sahibi topluluk üyelerinin istihdamını sağlayacağına da dikkati çeken Meyer-Landrut, şöyle devam etti:'Suriyeli mülteci akını ile karşı karşıya kalanların yeni ihtiyaçlarla başa çıkarken devlet kurumlarının da desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz.

 Proje, diğer girişimlerin yanı sıra, bu ihtiyaçlara doğru müdahalelerle yanıt vermek için oldukça iyi konumlandırıldı. Özellikle, temel faaliyetleriyle Kovid-19 salgınına karşı sektörü doğrudan ve dolaylı olarak destekleme potansiyeli olan bu projenin önemi daha da öne çıkıyor. Bu faaliyetler, tarımsal gıda teknik, mesleki eğitimlerin sağlanması, dil kursları, ücret karşılığı iş programları, iş fuarlarının düzenlenmesini de kapsamaktadır.'Proje kapsamındaki faaliyetler için 10 milyon avro aktarıldığı bilgisini veren Meyer-Landrut, 'AB, Türk hükümetinin istihdam alanındaki etkileyici çabalarına, özellikle de yardım programının öncelikli alanları olan mültecilerin tarımsal istihdamına ve eğitim, sağlık ve korumaya yönelik diğer kritik çalışmalara katkıda bulunmaktan gurur duymaktadır.' diye konuştu. FAO Türkiye Temsilcisi Gutu'dan teşekkürFAO Orta Asya Alt Bölge Koordinatörü ve Türkiye Temsilcisi Viorel Gutu ise Uygulamalı Çiftçi Okulu ile insanların hayatının iyi yönde değişeceğine inandığını belirtti. Projeden faydalananlara seslenen Gutu, 'Umarım bu okullarda aldığınız bilgiler ve eğitimler gelecekte size fayda getirecektir.
 Bu fırsatı kullanarak bu insanların hayatını değiştirmesini sağlayan AB heyetine teşekkür etmek istiyorum. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Aile ve Çalışma Sosyal Hizmetler Bakanlığına bizlerle yakın çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum. Ortaklaşa koyduğumuz bu büyük enerji umarım insanların hayatını değiştirecektir.' dedi. Tarım ve Orman Bakanlığı AB İşleri ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Aylin Çağlayan Özcan dai Türkiye'nin tarım ve ormancılık alanında AB ile projeler yürüttüğüne işaret etti.Uluslararası iş birliğinin önemine dikkati çeken Özcan, 'Sığınmacılara yönelik ciddi yatırımlar yapılmakta. Bütün bunlara rağmen uluslararası katkı büyük önem taşıyor. Tüm paydaşlarla el ele verip bölgedeki olumsuz etkiyi azaltmaya yönelik çalışmalarımızı devam ettiriyoruz.' diye konuştu. Konuşmaların ardından, katılımcılara mandalina bahçesinde ilk eğitimleri verildi. Projenin detaylarıProje 30 aylık sürede Tarım ve Orman Bakanlığının yanı sıra Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İŞ-KUR gibi kuruluşların iş birliğiyle Adana, Bursa, Gaziantep, Hatay, İzmir, Kahramanmaraş, Kilis, Manisa, Şanlıurfa ve Manisa'da yürütülecek. Faydalanıcılar arasından seçilecek 3 bin kişiye mesleki eğitim verilecek, 1500 faydalanıcı tarım iş gücü piyasasının talep tarafını desteklemek için uygulamalı çiftçi okulları sistemine dahil edilecek. Her proje ili için 2 istihdam fuarı olmak üzere toplam 20 istihdam fuarı düzenlenecek. Ayrıca, 250 faydalanıcı 'Küçük Ölçekli Tarım Gıda Şirketleri için Hibe' programı tarafından desteklenecek.
Doğu Anadolu'da Çaylar Engellilerin Ürettiği Karton Bardaklardan İçilecek
AĞRI (AA) - Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesince (AİÇÜ), Serhat Kalkınma Ajansının (SERKA) desteğiyle hayata geçirilen proje kapsamında istihdam edilen engelliler, karton çay ve su bardağı bardağı, ıslak mendil ve peçete üreterek ekonomiye katsı sunuyor.AİÇÜ'nün SERKA iş birliğinde yaptığı projeyle, engellilerin ekonomik ve sosyal hayata daha aktif katılımlarını sağlamak amacıyla üniversitenin yerleşkesindeki Kültür ve Kongre Merkezi binasında 200 metrekarelik alanda Engelsiz Yaşam Merkezi Üretim Tesisi kuruldu.Engellilere istihdam sağlayan proje kapsamında önce eğitim alan engelli 20 kişi, bu tesiste yeni tip koronavirüs (Kovid-19) kuralları çerçevesinde maske takıp karton çay ve su bardağı, ıslak mendil ve peçete üretiyor.Asgari ücret üzerinden sigortalı olarak çalışan engelliler, her gün binlerce karton bardak, ıslak mendil ve peçete üretimiyle kentin ihtiyacını karşılıyor. AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. Abdulhalik Karabulut, gazetecilere yaptığı açıklamada, topluma katkıyı önemsediklerini ve bu çerçevede geçen yıl yüzme projesi kapsamında engellilerin de içinde bulunduğu 3 bin çocuğa yüzme eğitimi verdiklerini söyledi.Engellilere balık yemeyi değil de tutmayı öğretecek bir projeyi hayata geçirdiklerini belirten Karabulut, '20 kardeşimiz peçete, pet bardak ve ıslak mendil üretimi gerçekleştiriyor. Genç kardeşlerimizin çalışma heveslerini görüyoruz, dezavantajlı olmalarına rağmen bu özelliklerini bir anlamda unutarak topluma yararlı bireyler olduklarını hissettiklerinde daha mutlu olduklarını görüyoruz. O mutluluk bizleri de mutlu ediyor.' dedi.Karabulut, projede üretime katkıda bulunanlar için bedensel ve sportif gelişimlerini sağlamak adına yüzme havuzlarında etkinlikler yapılacağını anlatarak, 'Tesisimizdeki üretim sayısı gittikçe artacak. Günde ortalama 100 bin civarında karton bardak üretimi gerçekleştireceğiz. Daha sonra bazı eksikliklerimizi tamamlayarak bunu Ağrı'nın da ötesine taşıyıp Doğu Anadolu'nun ihtiyacını karşılayacak seviyeye getirmeyi planlıyoruz.' ifadesini kullandı.
Reklam