Kastamonu'da Bir Köy Daha Karantinaya Alındı
KASTAMONU (AA) - Kastamonu'nun Pınarbaşı ilçesinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında bir köyde karantina uygulanmaya başlandı.İlçe Hıfzıssıhha Kurulunca alınan karar doğrultusunda, ilçeye bağlı Yamanlar köyü, son dönemde artan vaka sayıları nedeniyle salgının kontrol altına alınması amacıyla ikinci bir karara kadar karantinada tutulacak.Giriş çıkışlara izin verilmeyen köyde, güvenlik ve sağlık ekipleri önlem aldı.Öte yandan, İnebolu ilçesine bağlı Sökü ve Kayaelması köyleri de bugün karantinaya alınmıştı.
Akbank'tan 3. Çeyrekte 4, 4 Milyar Lira Konsolide Net Kar
İSTANBUL (AA) - Akbank, bu yılın 9 ayında 4 milyar 409 milyon lira konsolide net kar elde etti. Akbank'tan yapılan açıklamada Banka'nın yılın ilk dokuz ayındaki finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, küresel düzeyde yaşanan pandemi nedeniyle olağanüstü bir dönemden geçildiğini ve ekonomiyle ilgili alınan birçok tedbirin ardından, son zamanlardaki normalleşme adımlarının gelecek dönemde hızlı bir toparlanma ve büyüme süreci olduğuna işaret ettiğini dile getirdi. Türk bankacılık sektörünün kararlı duruşuyla Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesini desteklemeyi sürdürdüğünü aktaran Binbaşgil, 'Akbank da sağlam finansalları, güçlü teknolojik altyapısı ve nitelikli çalışanlarıyla bu olağanüstü süreçte ülkemizi, toplumumuzu ve müşterilerimizi desteklemeye devam edecektir.' değerlendirmesinde bulundu. Hakan Binbaşgil, 'Ekonomimize sağladığımız kredi desteğini 276 milyarı nakdi olmak üzere toplam 322 milyar TL seviyesine çıkardık. Toplam mevduatımız 294 milyar TL’ye, aktiflerimiz ise 486 milyar TL’ye ulaştı. Bankamız, 1 milyar 498 milyon TL vergi karşılığı ayırarak yılın ilk 9 aylık döneminde 4 milyar 409 milyon TL konsolide net kar elde etti. Bu yıl ayrılmış olan 500 milyon TL serbest karşılık ile toplam serbest karşılık tutarı 1 milyar 150 milyon TL’ye ulaştı.' ifadelerini kullandı. 'Sendikasyon piyasasını tekrar açan banka olduk' Akbank'ın başarıyla tamamladığı sendikasyon işlemiyle ilgili de değerlendirmelerde bulunan Binbaşgil, şunları kaydetti: 'Türk bankacılık sektörünün yılın 2'nci yarısındaki sendikasyonları için referans oluşturan işlemimizle sendikasyon piyasasını tekrar açan banka olduk. 19 ülkeden 36 bankanın katılımıyla yaklaşık 800 milyon dolar tutarında sendikasyon kredisi sağladık. Geçtiğimiz yılın işleminde yer almayan Amerika, Avrupa, Orta Doğu ve Asya’dan 9 yeni banka da bu işleme katıldı. Yeni katılımlar sonrası sendikasyon kredisini yenileme oranı da yüzde 95 seviyesine çıktı. Bu zorlu dönemde yatırımcıların işlemimize gösterdikleri ilgi Akbank’a ve ülkemizin bankacılık sektörüne duyulan güvenin bir sonucudur.' Sürdürülebilirlik konusunda önemli adımlar attıklarını bildiren Binbaşgil, 'Akbank, tüm dünyayı etkisi altına alan pandeminin ardından, Türk bankacılık sektörünün 4 yıl 110 gün vadeli 50 milyon dolar tutarındaki ilk Yeşil Bono ihracını da gerçekleştirdi. Bu finansman ülkemizin düşük karbon ekonomisine geçişine de destek verecek.' açıklamasında bulundu. 'Teknoloji ve inovasyona yıllardır önemli yatırımlar yapıyoruz' Teknolojik gelişmelerin ve dijitalleşme trendinin tüketici alışkanlıklarını hiç olmadığı kadar hızlı bir şekilde değiştirdiğini bildiren Binbaşgil, 'Geleceğin bankacılığı vizyonumuzla teknoloji ve inovasyona yıllardır büyük yatırımlar yapıyoruz. İçinden geçtiğimiz süreç, bize yaptığımız yatırımların ne kadar doğru olduğunu bir kez daha gösterdi. Sağlam dijital altyapımız sayesinde, şubelerimizde pandemi nedeniyle azalan müşteri trafiğine rağmen, toplam işlem adetlerinde artış yaşıyoruz. Akbank Mobil üzerinden yapılan finansal işlem adedi yüzde 62 oranında arttı.' ifadelerini kullandı. 'Ülkemizin geleceğine yatırım yapmayı sürdüreceğiz' Akbank Genel Müdürü Binbaşgil, şunları kaydetti: 'Dijitalleşmenin hızla yaygınlaştığı ve müşterilerimizin dijital çözümlere daha çok rağbet etmeye başladığı bu dönemde Türkiye’de kredi kartlarında 'Digital First' programını hayata geçiren ilk banka olduk. Artık müşterilerimiz başvuruları onaylanır onaylanmaz kart bilgilerini Axess Mobil ve Akbank Mobil üzerinden hemen görüntüleyebiliyor ve kartlarını anında kullanabiliyorlar. Yeni kart tasarımımızla da müşterilerimize, daha sade ve yenilikçi bir deneyim yaratmayı hedefledik ve Türkiye’nin ilk numarasız kredi kartlarını müşterilerimize sunduk. Salgın döneminde gösterdiğimiz bu önemli başarıların arkasında, yıllardır inovasyona verdiğimiz önem, teknolojiye yaptığımız büyük yatırımlar ve dijitalleşme yolunda ödünsüz yürüttüğümüz çalışmalarımızın büyük katkısı olduğunu düşünüyorum. Sınırlarını aşan global bir marka olarak ülkemizin geleceğine yatırım yapmayı sürdüreceğiz.' 'Aldığımız uluslararası ödül ile çıtayı yükselttik' Ayrıca Akbank’ın uluslararası boyuttaki en yeni başarısına da değinen Binbaşgil, 'Dünyanın en saygın finans yayın gruplarından Euromoney tarafından, dünyadaki ülkelerin 160’tan fazlasını, dünya nüfusunun ise neredeyse yüzde 85’ini temsil eden bir coğrafyanın en iyi bankası seçilmekten dolayı gurur duyuyoruz. 'Gelişmekte Olan Piyasaların En İyi Bankası' unvanına layık görülen ilk Türk bankası olarak, bu ödülü ülkemize ve ülkemizin güçlü bankacılık sektörüne kazandırdığımız için çok mutluyuz. Aldığımız bu uluslararası ödül ile çıtayı yükselttik. Bu başarının bize yüklediği sorumlulukla ülkemizin sürdürülebilir büyümesini desteklemek için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Başarımızda payı olan Akbanklılar başta olmak üzere tüm paydaşlarımızı bir kez daha kutlar, hepsine teker teker teşekkür ederim.' açıklamasında bulundu.
İran'da Halkın Yarıya Yakını Kovid-19 Önlemlerine Uymuyor
ANKARA (AA) - İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Sima Sadat Lari, yeni tip Koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle günlük vaka ve can kaybının doruğa çıktığı ülkede, halkın alınan önlemlere uyma oranının yüzde 57,7 ile 'çok düşük' bir seviyede olduğunu söyledi.İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, basın toplantısı düzenleyen Lari, Kovid-19 salgınına ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı. Lari, 'Alınan son bilgilere göre, ülkede sağlık protokollerine uyma oranı yüzde 57,7 ile çok düşük bir seviyede. Salgının zor ve şiddetli şartlarında sağlık tavsiyelerine riayetin artırılması zaruridir. Her zamankinden daha çok ulusal güce ve empatiye ihtiyacımız var.' ifadelerini kullandı.Tüm eyaletlerde günlük vaka ve yatan hasta sayısında büyük artış gözlemlediklerini vurgulayan Lari, Kovid-19 salgınına bağlı ölüm sayısında 'görülmemiş' bir artışa şahit olduklarını söyledi.Tahran Koronavirüsle Mücadele Kurulu Başkanı Ali Rıza Zali ise, bugün yaptığı açıklamada sağlık protokollerinin sıkı bir şekilde uygulanması gerektiğinin altını çizdi.En yüksek günlük vaka ve can kaybına ulaşıldıİran'da son 24 saatte 346 kişinin hayatını kaybetmesi ve 6 bin 968 yeni vaka tespiti ile salgının başından bu yana en yüksek can kaybı ve vaka sayısı kaydedilmiş oldu.Ülkede, toplam can kaybı 33 bin 299’a, vaka sayısı da 581 bin 824’e yükseldi.Vakaların artması nedeniyle başkent Tahran, Kum, Yezd, Kazvin ve Elburz eyaletlerinde yeniden bir dizi kısıtlamaya gidilmiş, önlemlere riayet etmeyenlere ceza verileceği açıklanmıştı.
Güncelleme - Pakistan'da Medresede Patlama: 8 Ölü
İSLAMABAD (AA) - Pakistan'ın Hayber Pahtunhva eyaletinde bir medresede meydana gelen patlamada ilk belirlemelere göre 4’ü öğrenci 8 kişi öldü, aralarında çocukların da bulunduğu 110 kişi yaralandı.Pakistan basınındaki haberlere göre, eyaletin Peşaver bölgesinde Jamia Zuberia Medresesi’nde ders sırasında patlama meydana geldi.Polis yetkilisi Mansur Aman, ilk gelen inceleme raporlarına göre, olayda 5 kilogram el yapımı patlayıcının kullanıldığını söyledi.Patlamada 4'ü öğrenci 8 kişi öldü ve aralarında çocukların da bulunduğu 110 kişi yaralandı.Basına yansıyan görsellerde, patlamanın Kur’an-ı Kerim dersi sırasında yaşandığı görüldü.Cumhurbaşkanı Arif Alvi ve Başbakan İmran Han, patlamada hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara acil şifalar diledi.Sosyal medyada aralarında siyasetçi, yazar ve gazetecilerin bulunduğu binlerce kişi, saldırıyı lanetleyen mesajlar paylaştı.Saldırıyı henüz üstlenen olmadı.Pakistan ordusu, bölgede Pakistan Talibanı'na (PTT) yönelik operasyonlar düzenliyor.Uluslararası İslam Üniversitesi eğitim faaliyetlerine ara verdiÖte yandan, başkent İslamabad’daki Uluslararası İslam Üniversitesi, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) dolayısıyla eğitim ve öğretim faaliyetlerine 2 Kasım'a kadar ara verdiğini duyurdu.Ancak basında, üniversitenin terör tehdidi gerekçesiyle böyle bir karar aldığı iddia edildi.
Satürn'ün Uydusu Titan'da Yeni Bir Molekül Bulundu
NEW YORK (AA) - ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Satürn'ün uydusu Titan'ın atmosferinde ''garip bir molekül'' keşfettiklerini açıkladı.NASA'nın resmi internet sayfasında yayımlanan açıklamaya göre, Satürn'ün en büyük uydusu olan Titan'ın atmosferinde daha önce başka hiçbir atmosferde keşfedilmemiş C3H2 şeklinde kodlanan ''Siklopropeniliden'' molekülüne rastlandı.NASA araştırmacıları, Şili'nin kuzey bölgesinde bulunan ALMA isimli radyo teleskobu ile yaptıkları gözlem neticesinde buldukları yeni molekülün, Titan'da Dünya'dakine benzer bir yaşam olup olmadığı konusunda yardımcı olabileceğine inandıklarını söyledi.Maryland’deki Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nde gezegen bilimcisi Conor Nixon, yeni buluşla ilgili, 'Titan, Güneş Sistemimizde benzersizdir. C3H2'nin bulunması, onun yeni moleküllerin hazinesi olduğunu kanıtladı.' ifadesini kullandı.Satürn'ün 62 uydusundan en büyüğü olan Titan, Dünya'nınkinden 4 kat daha yoğun olan kalın bir atmosfere sahip olması dolayısıyla, Güneş Sistemi'ndeki diğer uydulardan farklılık arz ediyor.Bilim adamları bu atmosfer sayesinde, yağmurların yağdığı, göller, nehirler ve hatta yer altında tuzlu okyanusların bulunduğu Titan'da Dünya'dakine benzer bir hayat formunun olabileceği fikrini taşıyor.
Kastamonu'da Kaybolan Kadının Çantasına Ulaşıldı
KASTAMONU (AA) - Kastamonu'nun Bozkurt ilçesinde kestane toplamak için evden çıktıktan sonra kendisinden haber alınamayan yaşlı kadının çantası bulundu. İlçeye bağlı Beldeğirmen köyünde cumartesi günü kestane toplamak için evinden çıkan Ümmühan Göçmen'i (83) arama çalışmaları devam ediyor. Ekipler, köyün ormanlık alanında Göçmen'in kestaneleri koymak için yanında götürdüğü çantayı buldu. Yaşlı kadını arama çalışmaları havanın kararması nedeniyle sona erdi. Çalışmalar yarın yeniden başlatılacak. Beldeğirmen köyündeki evinden cumartesi günü kestane toplamak için ayrılan Göçmen'in bulunması jandarma, İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürlüğü ve Ulusal Medikal Kurtarma Ekiplerinin (UMKE) katıldığı arama çalışmalarına köylüler de destek veriyor.
Bakan Akar, Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev İle Görüştü
TAŞKENT (AA) - Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Özbekistan Cumhurbaşkanı Shavkat Mirziyoyev ile görüştü.Resmi ziyaretleri kapsamında geldiği Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te Akar, Özbekistan Savunma Bakanı Bahadır Kurbanov ve Özbekistan Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Viktor Mahmudov ile yaptığı görüşmelerin ardından Cumhurbaşkanlığı'na geçti.Akar, burada Özbekistan Cumhurbaşkanı Shavkat Mirziyoyev tarafından kabul edildi. Özbekistan Savunma Bakanı Bahadır Kurbanov'un da katıldığı görüşmede, Türkiye'nin Taşkent Büyükelçisi Mehmet Süreyya Er de hazır bulundu.Akar, görüşmenin ardından Özbek gazetecilere yaptığı açıklamada, ata yurdu olarak nitelendirdiği topraklarda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti. Özbekistan'a önemli ve anlamlı bir ziyareti gerçekleştirdiklerini belirten Akar, 'Çok olumlu görüşmeler yaptık.' diye konuştu.Akar, verimli geçen toplantılarda askeri eğitim ve iş birliğinin yanı sıra savunma sanayii konularını da ele aldıklarını bildirerek, şunları söyledi: 'Programımız kapsamında son olarak da değerli Cumhurbaşkanı Mirziyoyev tarafından kabul edildik. Kendilerine yaptığımız çalışmalar hakkında bilgi sunma fırsatı bulduk. Gelecek dönem için son derece umut verici, ciddi taahhütler içeren görüşmelerimiz oldu. Temenni ediyoruz ki önümüzdeki dönemde yapacağımız çalışmalarla vardığımız mutabakatları gerçekleştirme imkanı bulacağız. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın bizlere verdiği talimat da bu yönde. Özellikle 2016'dan itibaren ülkelerimiz Cumhurbaşkanlarının vardıkları mutabakat kapsamında, çizdikleri çerçeve dahilinde biz bakanlar için çalışma alanları son derece geniş. Biz de bu çerçeve içinde verilen görevleri alnımızın akıyla başarmayı amaçlıyoruz. Buradaki kardeşlerimizle birlikte çalışarak, ortak çalışmalarla ihtiyaçların karşılanması için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. İnanıyorum ki bu çalışmaların sonucunda başaracağız.''Güçlü kardeşlik bağları'Bakan Akar, Türkiye ve Özbekistan arasında tarihi dostluk ve kardeşlik bağlarının bulunduğunu bir kez daha hatırlatarak, hem askeri eğitim ve iş birliği hem de savunma sanayi alanlarında mevcut ilişkilerin artarak devam etmesinin gerekliliğine vurgu yaptı.İki ülke arasında güçlü kardeşlik bağlarına dayanan stratejik ortaklık bulunduğunu söyleyen Akar, birbirini seven iki devlet ve millet olarak ilişkileri daha da geliştirmek için çalıştıklarını aktardı.Akar, bulunduğu her ülke için bir tehdit olan FETÖ ile mücadelede iş birliğinin önemine de değinerek, Özbekistan Savunma Bakanı Kurbanov ile imzaladıkları Askeri Mali İşbirliği Anlaşması ve Nakdi Yardım Uygulama Protokolü'nün de iki ülke silahlı kuvvetlerine hayırlı olması temennisinde bulundu.
Balıkesir'de Uyuşturucu Operasyonlarında 10 Şüpheli Yakalandı
BALIKESİR (AA) - Balıkesir'de düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 10 şüpheli gözaltına alındı. İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, merkez, Ayvalık, Edremit ve Gönen ilçelerinde uyuşturucuyla mücadele kapsamında çalışma başlattı.Operasyon düzenlenen adreslerde yapılan aramalarda, 7,53 gram metamfetamin, 3 uyuşturucu madde içiminde kullanılan aparat, 56 uyuşturucu hap, 5,68 gram esrar, 95,70 gram tütünle karıştırılmış sentetik uyuşturucu, 1 ruhsatsız tabanca ile 2 şarjör, 12 fişek, 1 ruhsatsız pompalı tüfek ile 5 kartuş ele geçirildi. Gözaltına alınan 10 zanlının emniyetteki işlemleri sürüyor.
Avrasya Ülkelerinde Kovid-19 Vakaları Artmaya Devam Ediyor
KİEV (AA) - Rusya, Moldova, Belarus, Özbekistan, Ukrayna ve Tacikistan'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakaları ve ölümler artıyor.Moldova Sağlık, Çalışma ve Sosyal Koruma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte Kovid-19 vaka sayısı 649 artarak 72 bin 460’a, ölenlerin sayısı 10 artışla 1710’a yükseldi.Ülkede 471 kişinin sağlığına kavuşmasıyla iyileşenlerin sayısı 53 bin 201’e ulaştı.Ülkede, bölgelerin salgın durumuna göre 'yeşil', 'sarı', 'turuncu' ve 'kırmızı'ya ayrılmasına yönelik uygulama devam ediyor. Buna göre, Hıncești, Leova ve Soroca bölgeleri hariç tüm bölgeler kırmızı listede bulunuyor. Kırmızı olarak belirlenen bölgelerde sağlık alanında olağanüstü hal ilan edilirken, salgına karşı tedbirler sıkılaştırıldı. Söz konusu liste iki haftada bir güncelleniyor.Moldova’da, 14 Ekim’de 1149 kişide virüsün tespit edilmesiyle en yüksek günlük vaka sayısı görülmüştü.Belarus’ta Kovid-19 günlük vaka sayısı 900’ün üzerine çıktıBelarus Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte Kovid-19 vaka sayısı 902 artarak 94 bin 609'a ve hayatını kaybedenlerin sayısı 4 artışla 965’e çıktı.Kovid-19’dan 489 kişi iyileşmesiyle sağlığına kavuşanların sayısı 84 bin 237 oldu.Ülkede, 9 bin 407 Kovid-19 hastasının tedavisi sürüyor. RusyaRusya’da başkent Moskova Belediyesinden yapılan açıklamada, İnsan Sağlığı ve Tüketici Haklarını Koruma Servisinin (Rospotrebnadzor) ülkede 23.00-06.00 saatleri arasında eğlence mekanları, restoran, bar ve kafelerin çalışmasını yasaklama yönünde aldığı kararın şehir için geçerli olmayacağı bildirildi.Rospotrebnadzor bugün Kovid-19’a karşı alınan tedbirlerin yeniden sertleştirilmesi kapsamında, 23.00-06.00 saatleri arasında eğlence mekanları, restoran, bar ve kafelerin çalışmasını yasaklayan karar almıştı.Kovid-19 salgınında 26 bin 589 kişinin yaşamını yitirdiği ülkede, vaka sayısı 1 milyon 547 bin 774, iyileşen sayısı 1 milyon 158 bin 940 olarak açıklanmıştı.ÖzbekistanÖzbekistan Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, son 24 saatte ülkede Kovid-19 vaka sayısının 116 artarak 65 bin 881'e, virüs kaynaklı ölüm sayısının 2 artarak 556'ya çıktığı bildirildi. Açıklamada, iyileşenlerin sayısının 168 artarak 63 bin 44 olduğu ve şimdiye kadar virüs tespit edilen hastaların yüzde 95'inin iyileştiği aktarıldı.Ülkedeki hastanelerde 2 bin 281 hastanın tedavisi sürüyor.TacikistanTacikistan Sağlık ve Sosyal Koruma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte ülkede vaka sayısı 41 artarak 10 bin 860'a çıktı.Son 24 saatte taburcu edilenlerin sayısı 58 artarak 10 bin 9'a yükseldi.Kovid-19 kaynaklı 81 ölümün görüldüğü ülkede 770 kişinin tedavisi sürüyor.UkraynaUkrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkan Yardımcıları Yulya Kovaliv ve Andriy Smirnov'un Kovid-19 test sonuçlarının pozitif çıktığı bildirildi.Ülkede son 24 saatte 6 bin 677 kişide virüsün görülmesiyle vaka sayısı 355 bin 601 oldu.
Garanti Bbva'dan 5,2 Milyar Tl Net Kar
İSTANBUL (AA) - Garanti BBVA, bu yılın 9 ayında 5 milyar 240 milyon 27 bin TL net kar elde etti. Garanti BBVA yaptığı yazılı açıklama ile 30 Eylül 2020 tarihli finansal sonuçlarını duyurdu. Bankanın aktif büyüklüğü 525 milyar 909 milyon 400 bin TL seviyesinde gerçekleşirken, ekonomiye nakdi ve gayri nakdi krediler aracılığıyla sağladığı destek ise 400 milyar 378 milyon 9 bin TL oldu. Garanti BBVA'nın yılın 9 ayında net karı, 5 milyar 240 milyon 27 bin TL olarak gerçekleşti. Fonlama bazını dinamik bir şekilde yöneten Garanti BBVA’nın fonlama kaynakları içindeki en büyük ağırlığı mevduatlar oluşturmaya devam etti. Aktiflerin yüzde 66’sı mevduatlar ile fonlanıyor. Mevduat tabanı yılın 9 ayında yüzde 25 büyüme ile 345 milyar 663 milyon 900 bin TL olarak kayıtlara geçti. Güçlü sermaye odağını koruyan bankanın sermaye yeterlilik oranı yüzde 16,9, özkaynak karlılığı yüzde 13,3, aktif karlılığı ise yüzde 1,6 seviyelerinde gerçekleşti. Açıklamada görüşlerine yer verilen Garanti BBVA Genel Müdürü Recep Baştuğ, bu yılın 3. çeyreği pandeminin ekonomiye etkilerini pozitife çevirdikleri ve normalleşme yoluna girdikleri bir dönem olduğunu belirtti. Yaşarılan olağanüstü dönemde ülke ekonomisinin ihtiyaç duyduğu katkıyı sağlarken, banka olarak her açıdan güçlü ve sağlıklı kaldıkları bir çeyrek geçirdiklerini aktaran Baştuğ, şunları kaydetti: 'Yılın ilk yarısında düşük faiz ortamı ve pandemi kaynaklı likidite ihtiyacı sebebiyle erken talep oluştu. Bankacılık sektörü, özellikle tüzel tarafta verdiği destekle ekonomiye çok büyük katkı sağladı. Haziranda başlayan normalleşme süreciyle ise tüketici tarafında ertelenen talebin hayata geçtiğini görmeye başladık. Dolayısıyla bu çeyrek büyümesi geçtiğimiz dönemden farklı olarak yüzde 7 büyüme ile tüketici kredileri tarafında gerçekleşti. Böylece yılbaşından bu yana TL kredi büyümemiz yüzde 25 seviyesine ulaştı. Önümüzdeki dönemde finansal sıkılaşmanın da etkisiyle, kredi büyümesinde normalleşmenin daha belirgin olacağını öngörüyoruz.' '3. çeyrekte ihtiyatlı duruşumuzu koruduk' Baştuğ, Garanti BBVA olarak üçüncü çeyrekte de ihtiyatlı duruşlarını koruyarak, kredilere en yüksek karşılığı ayıran bankalardan biri olmaya devam ettiklerini kaydetti. Sağlam bilanço yapısı ve yüzde 16,9 ile gerekli seviyelerin çok üzerinde gerçekleşen sermaye yeterlilik rasyosunun son dönemdeki değişken piyasa şartlarında bankayı korunaklı kıldığını vurgulayan Baştuğ, 'Pandeminin başında teknoloji ve dijitalleşmeye yaptığımız yatırımlar ise çalışanlarımızın ve müşterilerimizin memnuniyeti olarak karşılık buldu. Pandemi sonrası dönemde aylık işlem adetimiz tarihi en yüksek seviyeye ulaştı. Dijitalin payı ise pandemi öncesi yüzde 51 olan seviyeden yüzde 58’e yükseldi.' ifadelerini kullandı. Sürdürülebilirliğin Garanti BBVA’nın ana stratejilerinden biri olduğunu belirten Baştuğ, 'Bu alanda fark yaratmak ve önemini anlatmak için 15 yıldan uzun süredir çalışıyoruz. Yalnızca ülkemizde değil aynı zamanda uluslararası kuruluşlara da destek veriyor, hayata geçirilen girişimlerde yer alıyoruz. Bu kapsamda üyesi olduğumuz Birleşmiş Milletler Global Compact’in (UNGC) yeni CEO sorumluluk üstlenme bildirisine imza attık. Bu bildiriyle daha adil, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir dünya için daha fazla sorumluluk alacağız. Önümüzdeki yıllarda da bu konunun öneminin anlaşılması için çalışmalarımız artarak devam edecek ve sürdürülebilir geleceğe katkıdaki rolümüz giderek büyüyecektir. Bu vesileyle Cumhuriyet Bayramımızın 97. yıldönümünü en içten duygularımla kutluyorum.' değerlendirmesinde bulundu.
Washington Post'un Paris Temsilcisi: "Fransa, Irkçılıkla Mücadele Yerine İslam'da Reform Uğraşında"
PARİS (AA) - Amerikan gazetesi Washington Post’un Paris temsilcisi James McAuley, Fransa'da İslam ve Müslümanların son zamanlarda hedefe konulmasını eleştirdi.McAuley, Washington Post’ta kaleme aldığı, 'Fransa sistematik ırkçılıkla mücadele yerine İslam'da reform uğraşında” başlıklı yazıda, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un bu ay başında 'İslamcı ayrılıkçılıkla' mücadele planını açıkladığını anımsattı.Planda güya yabancı etkisini azaltmak için Müslüman topluluklara yurt dışından aktarılacak fonlara kısıtlama getirme, Fransızca eğitimi almış imamlar yetiştirmek için sertifika programı ve daha başka önlemlerin de olduğuna belirten McAuley, 'Macron kendi deyimiyle ‘Fransa’da İslam Aydınlanması olabilecek bir İslam’ inşa etmek ve paralel bir toplum yaratmayla sonuçlanan cumhuriyet değerlerinden sapmaların önünü kesmek istiyor.' ifadesini kullandı.McAuley, Hz. Muhammed’in karikatürlerini öğrencilerine gösterdikten sonra öldürülen ortaokul öğretmeni Samuel Paty’ye yönelik saldırının Fransa’nın ruhuna yapılmış olarak nitelendirildiğini, Macron’un da Paty’nin cenazesinde 'cumhuriyetin sureti haline geldi' dediğini hatırlattı.'Fransa, Müslümanların yabancılaştırılması üzerinde durmak yerine, İslam’ın pratiklerini etkilemeyi planlıyor'Paty’nin öldürülmesinin ardından Fransa İçişleri Bakanlığının nefreti körükledikleri gerekçesiyle, aralarında İslamofobi'yle mücadele eden ana akım bir grubun da olduğu 50 kadar Fransız-Müslüman kurumun lağvedileceğini açıkladığını hatırlatan McAuley, şunları kaydetti:'Bu metot terörden ziyade başka bir problemi çözmek için tasarlanmış gibi gözüküyor. Özellikle şehirden uzak gettolar ve banliyölerde yaşayan Fransız Müslümanların yabancılaştırılması üzerinde durmak yerine, hükümet, 1400 yıllık bir geçmişe ve 10 milyonu Batı’da olmak üzere 2 milyar barışçıl takipçiye sahip bir inancın pratiklerini etki altına almayı hedefliyor.'McAuley, Fransa’nın sekülarizm vizyonunun, ülkenin etnik ve kültürel olarak bugünden çok daha homojen olduğu zamanlara ait olduğunu aktararak, bu vizyonun zamanla İslam’ın kamusal alandaki görünürlüğünü sınırlandırmak gibi hukukta yeri olmayan bir yoruma kavuştuğunu vurguladı.'Fransa’nın Cezayir’deki utanç verici yenilgisinden sonra Fransız vatandaşları İslam'ın kamusal alandaki varlığını ülkenin seküler özüne bir saldırı olarak görmeye başladı.' yorumu yapan McAuley, başörtüsü ve nerede giyileceği mevzusunun kamusal hayatın en rahatsız edici tartışmalarından biri haline geldiğini ifade etti.James McAuley, şu değerlendirmeyi paylaştı:'Fransızlar başörtüsüne karşı mücadeleyi, aynı vatanı paylaştıkları insanların dini baskıdan kurtulup özgürleşmesinin bir yolu olarak gördü. 2004’te yürürlüğe giren bir kanunla başörtüsü lise düzeyinde yasaklandı, 2010’da çıkarılan bir başka yasayla da dışarıda peçeli çarşaf giymek 'ulusal güvenlik' gerekçesiyle yasaklandı. Müslüman kadınlar başörtüsünü yasak olmayan sınırlar içinde takıp Fransa toplumunun bir parçası olmaya teşebbüs ettiklerinde bile eleştiri oklarının hedefi oluyor. Örneğin geçen yıl, Sağlık Bakanı Agnes Buzyn, piyasaya koşuya uygun başörtüsü çıkaran Decathlon spor giyim markasını yermiş, 'Bunu bir Fransız markanın yapmamasını yeğlerdim' demişti.'McAuley, bu türden ifadelerin ve sağcı bazı beyaz Fransızlar arasındaki ön yargının sonucu olarak, birçok Fransız Müslümanın ana akımdan uzak, bir bakıma karşı-toplum içinde yaşadığını dile getirdi.Müslümanlar sürekli kamu denetimiyle karşı karşıyaMcAuley, iş pozisyonlarına ve belirli konut projelerine başvurularda halen fotoğraf istendiğinin, farklı renkten insanlara bilinçli veya bilinçsiz bir ön yargıyla bakıldığının altını çizerek Müslümanların sürekli bu kamu denetimiyle karşılaştığını ifade etti.Fransız kanunlarının 1978’den bu yana ırksal, dinsel ve etnik istatistik verilerinin toplanmasını yasaklaması nedeniyle ayrımcılığın varlığını ispatlamanın zor olduğuna işaret eden McAuley, Fransız-Tunuslu yazar Hakim El Karui’nin 'Tüm bunların Fransa’daki Müslüman toplum üzerindeki 'ayrımcılık (seperatism)' fenomenine katkı yaptığı ve kendini Fransız olarak hissetmeyen önemli bir azınlık var, ya reddedildiklerinden ya da böyle bir arzuları olmadığından.' yorumunu paylaştı.McAuley, Fransa’nın büyümesine yardımcı olduğu tecrit ve dışlanma problemlerinin Macron’un teklif ettiği kanunun hedefledikleriyle yakından ilişkili olduğunu vurgulayarak, Paty’nin ölümünün ortaya çıkardığı çiğ nefretin, durup düşünmeye çok az fırsat verdiğini belirtti.Fransız politikacıların sert sekülarizm yorumlarında ısrarcı olmaya başladığına dikkati çeken McAuley, İçişleri Bakanı Gerald Darmanin’in süpermarketlerdeki helal yiyecekleri, saldırıya yol açan ayrılıkçı fikirleri besleyen 'cemaatçi mutfak' olarak tanımladığını, Eyfel çevresinde yürüyen iki Müslüman kadının 'pis Araplar' diye aşağılanarak bıçaklandığını hatırlattı.
Washington Post'un Paris Temsilcisi: "Fransa, Irkçılıkla Mücadele Yerine İslam'da Reform Uğraşında"
PARİS (AA) - Amerikan gazetesi Washington Post’un Paris temsilcisi James McAuley, Fransa'da İslam ve Müslümanların son zamanlarda hedefe konulmasını eleştirdi.McAuley, Washington Post’ta kaleme aldığı, 'Fransa sistematik ırkçılıkla mücadele yerine İslam'da reform uğraşında” başlıklı yazıda, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un bu ay başında 'İslamcı ayrılıkçılıkla' mücadele planını açıkladığını anımsattı.Planda güya yabancı etkisini azaltmak için Müslüman topluluklara yurt dışından aktarılacak fonlara kısıtlama getirme, Fransızca eğitimi almış imamlar yetiştirmek için sertifika programı ve daha başka önlemlerin de olduğuna belirten McAuley, 'Macron kendi deyimiyle ‘Fransa’da İslam Aydınlanması olabilecek bir İslam’ inşa etmek ve paralel bir toplum yaratmayla sonuçlanan cumhuriyet değerlerinden sapmaların önünü kesmek istiyor.' ifadesini kullandı.McAuley, Hz. Muhammed’in karikatürlerini öğrencilerine gösterdikten sonra öldürülen ortaokul öğretmeni Samuel Paty’ye yönelik saldırının Fransa’nın ruhuna yapılmış olarak nitelendirildiğini, Macron’un da Paty’nin cenazesinde 'cumhuriyetin sureti haline geldi' dediğini hatırlattı.'Fransa, Müslümanların yabancılaştırılması üzerinde durmak yerine, İslam’ın pratiklerini etkilemeyi planlıyor'Paty’nin öldürülmesinin ardından Fransa İçişleri Bakanlığının nefreti körükledikleri gerekçesiyle, aralarında İslamofobi'yle mücadele eden ana akım bir grubun da olduğu 50 kadar Fransız-Müslüman kurumun lağvedileceğini açıkladığını hatırlatan McAuley, şunları kaydetti:'Bu metot terörden ziyade başka bir problemi çözmek için tasarlanmış gibi gözüküyor. Özellikle şehirden uzak gettolar ve banliyölerde yaşayan Fransız Müslümanların yabancılaştırılması üzerinde durmak yerine, hükümet, 1400 yıllık bir geçmişe ve 10 milyonu Batı’da olmak üzere 2 milyar barışçıl takipçiye sahip bir inancın pratiklerini etki altına almayı hedefliyor.'McAuley, Fransa’nın sekülarizm vizyonunun, ülkenin etnik ve kültürel olarak bugünden çok daha homojen olduğu zamanlara ait olduğunu aktararak, bu vizyonun zamanla İslam’ın kamusal alandaki görünürlüğünü sınırlandırmak gibi hukukta yeri olmayan bir yoruma kavuştuğunu vurguladı.'Fransa’nın Cezayir’deki utanç verici yenilgisinden sonra Fransız vatandaşları İslam'ın kamusal alandaki varlığını ülkenin seküler özüne bir saldırı olarak görmeye başladı.' yorumu yapan McAuley, başörtüsü ve nerede giyileceği mevzusunun kamusal hayatın en rahatsız edici tartışmalarından biri haline geldiğini ifade etti.James McAuley, şu değerlendirmeyi paylaştı:'Fransızlar başörtüsüne karşı mücadeleyi, aynı vatanı paylaştıkları insanların dini baskıdan kurtulup özgürleşmesinin bir yolu olarak gördü. 2004’te yürürlüğe giren bir kanunla başörtüsü lise düzeyinde yasaklandı, 2010’da çıkarılan bir başka yasayla da dışarıda peçeli çarşaf giymek 'ulusal güvenlik' gerekçesiyle yasaklandı. Müslüman kadınlar başörtüsünü yasak olmayan sınırlar içinde takıp Fransa toplumunun bir parçası olmaya teşebbüs ettiklerinde bile eleştiri oklarının hedefi oluyor. Örneğin geçen yıl, Sağlık Bakanı Agnes Buzyn, piyasaya koşuya uygun başörtüsü çıkaran Decathlon spor giyim markasını yermiş, 'Bunu bir Fransız markanın yapmamasını yeğlerdim' demişti.'McAuley, bu türden ifadelerin ve sağcı bazı beyaz Fransızlar arasındaki ön yargının sonucu olarak, birçok Fransız Müslümanın ana akımdan uzak, bir bakıma karşı-toplum içinde yaşadığını dile getirdi.Müslümanlar sürekli kamu denetimiyle karşı karşıyaMcAuley, iş pozisyonlarına ve belirli konut projelerine başvurularda halen fotoğraf istendiğinin, farklı renkten insanlara bilinçli veya bilinçsiz bir ön yargıyla bakıldığının altını çizerek Müslümanların sürekli bu kamu denetimiyle karşılaştığını ifade etti.Fransız kanunlarının 1978’den bu yana ırksal, dinsel ve etnik istatistik verilerinin toplanmasını yasaklaması nedeniyle ayrımcılığın varlığını ispatlamanın zor olduğuna işaret eden McAuley, Fransız-Tunuslu yazar Hakim El Karui’nin 'Tüm bunların Fransa’daki Müslüman toplum üzerindeki 'ayrımcılık (seperatism)' fenomenine katkı yaptığı ve kendini Fransız olarak hissetmeyen önemli bir azınlık var, ya reddedildiklerinden ya da böyle bir arzuları olmadığından.' yorumunu paylaştı.McAuley, Fransa’nın büyümesine yardımcı olduğu tecrit ve dışlanma problemlerinin Macron’un teklif ettiği kanunun hedefledikleriyle yakından ilişkili olduğunu vurgulayarak, Paty’nin ölümünün ortaya çıkardığı çiğ nefretin, durup düşünmeye çok az fırsat verdiğini belirtti.Fransız politikacıların sert sekülarizm yorumlarında ısrarcı olmaya başladığına dikkati çeken McAuley, İçişleri Bakanı Gerald Darmanin’in süpermarketlerdeki helal yiyecekleri, saldırıya yol açan ayrılıkçı fikirleri besleyen 'cemaatçi mutfak' olarak tanımladığını, Eyfel çevresinde yürüyen iki Müslüman kadının 'pis Araplar' diye aşağılanarak bıçaklandığını hatırlattı.
Ak Parti Mkyk Toplantısı Sona Erdi
ANKARA (AA) - Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı sona erdi.Parti genel merkezindeki basına kapalı toplantı, 3 saat sürdü.
Macaristan'dan İçişlerine Karışmakla Suçlandığı Ukrayna'ya Tepki
BUDAPEŞTE (AA) - Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto, Ukrayna hükümetinin ülkesini Ukrayna'nın içişlerine müdahale etmekle suçlamasına tepki gösterdi.Szijjarto yaptığı açıklamada, Ukrayna'nın içişlerine müdahale edildiği gerekçesiyle, iki Macar hükümet yetkilisinin Ukrayna'ya girişinin yasaklanmak istenmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.Szijjarto, ''Ukrayna'nın aldığı karar acınası ve saçma. Ukrayna aldığı bu kararla Avrupa ve Avro-Atlantik entegrasyonu için şimdiye kadarki çabalarından ve Macaristan'ın desteğinden vazgeçtiğini ilan ediyor. Çünkü bir ülkenin, Avrupa Birliği (AB) ve NATO ile ilişkilerini güçlendirmesi tüm üye ülkelerin onayıyla gerçekleşiyor.'' diye konuştu.Ülkesinin Ukrayna ile iyi ilişkilere sahip olmak istediğini belirten Szijjarto, Macaristan'ın bu kapsamda Ukrayna'ya yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele için 50 adet solunum cihazı bağışladığını ve Ukrayna vatandaşlarının Batı Avrupa'ya transit geçişlerine izin verdiğini kaydetti.Szijjarto'nun, Ukrayna'da yaşayan Macar azınlığa Ukrayna'da düzenlenen yerel seçimlere katılım çağrısı yapması üzerine Macaristan'ın Kiev Büyükelçisi Ukrayna Dışişleri Bakanlığına çağrılmıştı. Macaristan-Ukrayna kriziMacaristan, Ukrayna'nın eğitim kanununda ve dil yasasında yaptığı değişiklik dolayısıyla ülkedeki Macar azınlığın haklarının ihlal edildiğini öne sürüyor.Ukrayna'da eğitim kanununda yapılan değişikliğe göre, ülkedeki Macarlar, orta öğretim kurumları ve üniversitelerde ana dillerinde eğitim göremeyecek.Dil yasasında yapılan değişiklikle devlet yöneticileri, milletvekilleri, Merkez Bankası çalışanları, hakim ve savcıların yanı sıra sözleşmeli askerler, eğitimciler ve sağlık kurumları çalışanları görevleri süresince Ukraynaca kullanacak.