Ermenistan'ın Saldırısında Kızını Kaybeden Acılı Baba Olanlara İnanmak İstemiyor
BERDE (AA) - Ermenistan'ın misket bomba saldırısında can veren Aysu İskenderova'nın babası Rövşen İskenderov, henüz 7 yaşında olan en büyük kızını yarın toprağa vereceğine inanmak istemediğini söyledi. Acılı baba, AA muhabirine, Ermenistan'ın sivil yerleşimlere saldırısında Azerbaycan'ın Berde kentine bağlı Karayusuflu köyündeki evine düşen misket bombası ve hayatını kaybeden kızı Aysu hakkında konuştu. Saldırı sırasında çalıştığını belirten İskenderov, 'Ben işteydim. Traktör sürüyordum. Birden patlama sesi geldi. Saldırı sırasında 3 kız çocuğum da bahçedeydi. Aysu'nun ağır bir şekilde yaralandığını gördüm.' dedi. İskenderov, 7 yaşındaki Aysu'nun ağır yaralandığını ve 3 yaşındaki Tahire'nin de bacağına şarapnel parçası isabet ettiğini aktardı. Kızlarının canını kurtarmak için Berde kentindeki hastaneye doğru yola çıktığını belirten İskenderov, 'Aysu'yu yolda kaybettim. Belki biraz erken yetişseydim bugün hayatta olabilirdi. Ancak yarası çok ağırdı.' diye konuştu. İskenderov, şu anda diğer kızı Tahire'nin de hastanede olduğunu ve eşi Metane'nin onun yanında bulunduğunu kaydetti.Eşi Metane ile 2012'de evlendiklerini ve 8 yıldır Karayusuflu köyünde mutlu bir hayatlarının olduğunu söyleyen İskenderov, 'Bu saldırıya kadar her şey çok güzeldi. 3 çocuğum birkaç saate kadar birlikte oynuyordu. Ama şimdi en büyük kızım Aysu'nun cansız bedeni evin salonunda yarın defnedilmeyi bekliyor.' ifadesini kullandı. 'Savaşta neden çocukları vuruyorlar anlamıyorum.' diyen İskenderov artık ne yapacağını bilmediğini söyledi.İskenderov, 'Kızımın hiç defnedilmeyip yanımda kalmasını istiyorum. Kızımın yarın toprağa verileceğine inanmıyorum. Gidip toprağın altında mı yatacak kızım?' dedi. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Ermenistan'ın kullanılması yasak olan Smerch füzesi içinde yer alan misket bombalarıyla Karayusuflu köyündeki sivilleri vurduğunu bildirmişti.Haciyev, saldırıda biri çocuk 4 kişinin öldüğünü, 13 kişinin yaralandığını kaydetmişti. ABD'nin Azerbaycan ile Ermenistan'ın üzerinde anlaştığını açıkladığı, Dağlık Karabağ'da insani amaçlı geçici ateşkes 26 Ekim'de yerel saatle 08.00'de yürürlüğe girmişti.
Brezilya'da Hastane Yangını: 1 Ölü
BUENOS AIRES (AA) - Brezilya'nın Rio de Janeiro şehrindeki bir hastanede çıkan yangın nedeniyle bir kişi hayatını kaybetti, 200 hasta tahliye edildi.Brezilya'da yayın yapan Globo'da yer alan habere göre, kentin en büyük devlet hastanesi Federal de Bonsucesso'ya bağlı bir binada sabah saatlerinde yangın çıktı.42 yaşındaki yeni tip koronavirüs (Kovid-19) hastası tahliye sırasında yaşamını yitirdi ve yaklaşık 200 hasta, aynı hastanenin çeşitli binalarına ve bahçesine tahliye edildi.İtfaiye ekiplerinin çalışması sonucu yangın kontrol altına alındı.İtfaiye yetkilileri, hastanenin gerekli yangın güvenliği protokollerine sahip olmadığını ve daha önce bu konuda uyarıldığını belirtti.Nedeni henüz belirlenemeyen yangının yaklaşık 400 yataklı binanın bodrum katında çıktığı ve oradan yayıldığı açıklandı.
Manisa'da 705 Litre Sahte İçki Ele Geçirildi
MANİSA (AA) - Manisa'nın Salihli ilçesinde bir eve düzenlenen operasyonda 705 litre sahte içki ele geçirildi. İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, devriye görevi esnasında G.Ş'nin (54) evinden yoğun anason kokusu gelmesi üzerine operasyon düzenledi. Evde yapılan aramada 105 litre sahte rakı, 600 litre sahte şarap ile 2 kilogram anason ve sahte içki üretiminde kullanılan malzeme ele geçirildi. Şüpheli G.Ş. hakkında adli işlem başlatıldı.
Ak Parti Sözcüsü Çelik, Mkyk Toplantısının Ardından Değerlendirmelerde Bulundu: (2)
ANKARA (AA) - AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, KKTC'deki Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin, 'Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanlığında geçmiş dönemde duyduğumuz birtakım incitici mesajlar, Türkiye'yi inciten mesajlar, Kıbrıs davasını ve Kıbrıs Türkü'nü inciten mesajların da siyasi dönemi böylece kapanmış oldu.' dedi.Çelik, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı devam ederken, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve soruları yanıtladı.Ömer Çelik, Doğu Akdeniz'deki gelişmelere ilişkin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde seçimler yapıldığını ve Ersin Tatar'ın Cumhurbaşkanı seçildiğini hatırlattı. Tatar'ın ifade ettiği siyasi tezlerin KKTC, Kıbrıs Türkleri ve Kıbrıs davası için yeni ve çok daha pozitif bir dönemin işaretini verdiğine dikkati çeken Çelik, Tatar'ın ilk ziyaretini Türkiye'ye gerçekleştirdiğini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından da devlet töreni ile karşılandığını anımsattı. Sözcü Çelik, 'Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığında geçmiş dönemde duyduğumuz birtakım incitici mesajlar, Türkiye'yi inciten mesajlar Kıbrıs davasını ve Kıbrıs Türkü'nü inciten mesajların da siyasi dönemi böylece kapanmış oldu. Sayın Tatar'ın dün ifade ettikleri hem Kıbrıs'taki çözümle ilgili gerçeklere dayanan bir çözümün altını çizmesi, şimdiye kadar sadece bir oyalama olarak kullanılan bir takım mekanizmaların bundan sonra yürümeyeceğini ifade etmesi ve gerçeklere dayalı bir çözümün altını çizmesi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin hak ve menfaatlerinin korunması açısından bilhassa da Doğu Akdeniz'deki hak ve menfaatlerinin korunması açısından yeni bir döneme işaret etmektedir.' değerlendirmesinde bulundu. Oruç Reis gemisinin 25 Ekim-4 Kasım tarihlerinde sismik araştırma icra edeceği bölgenin Yunanistan'a 440, Türkiye'ye ise 130 kilometre uzaklıkta olduğunu söyleyen Çelik, 'Burada Yunanistan'ın tezlerinin esasında geçerli olmadığını Yunanistan'daki önemli uluslararası hukukçulardan bazıları da ifade etmektedir, bir kısmı da zaten oradaki baskı yüzünden birtakım tepkiler söz konusu olacağı için bunlar konusunda rahat konuşamıyor ama uluslararası hukukun işaret ettiği gibi Türkiye hukuki temelde haklı tezleri savunmaktadır, Yunanistan ise sadece maksimalist ve radikal tezlerin peşinde koşmaktadır.' diye konuştu. 'Müzakere kapısı her zaman açıktır'Ömer Çelik, Türkiye'nin yaptığının hem kendi hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin mavi vatanındaki hak ve menfaatleri korumakla ilgili olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:'Burada zaman zaman işte müzakereler söz konusu oluyor, müzakere çağrıları söz konusu oluyor. Burada tabii eğer sahada fiili durum yaratmak gibisinden bir tutumdan vazgeçerse Yunanistan, müzakere kapısı her zaman açıktır. Cumhurbaşkanımız 'Masadan kaçan taraf olmayacağız' diyerekten müzakerenin ne kadar bizim açımızdan önemli olduğunu ifade etmişlerdir. Her zaman da şunu söylüyoruz; Türkiye Cumhuriyeti bir müzakere devletidir ama sahada fiili durum yaratıp bir dayatma ortaya koyacakları zaman kuşkusuz Türkiye Cumhuriyeti gereken cevabı verecek kudrete, deneyime ve kararlılığa da sahiptir. Esas olan ilke, Atatürk'ün işaret ettiği gibi 'Yurtta sulh, cihanda sulh' ilkesidir. Hepimizin benimsediği, peşinden gittiği ilke 'Yurtta sulh, cihanda sulh' ilkesidir ama burada istikrarı bozan taraf Yunanistan olduğu için müzakereyi istismar eden taraf Yunanistan olduğu için bir fiili duruma da hiçbir zaman müsaade edilmesi söz konusu olmayacaktır.' Türk diplomatlarının dünyanın en yüksek müzakere yeteneğine ve diplomasi deneyimine sahip olduklarına işaret eden Çelik, 'Türkiye'nin doğrudan taraf olmadığı pek çok çatışmada bile Türk diplomatları ara bulucu olarak davet edilmektedir ve her zaman 'kazan kazan' formülü ile birlikte Türkiye'nin diploması ekolünün bölgesel ve uluslararası barıştan yana çok ciddi, kalıcı sonuçlar üretebildiği çeşitli olaylarda görülmüştür. Bir kere daha ifade ediyoruz ki müzakere isteniyorsa, sahici, gerçekçi ve samimi bir müzakere isteniyorsa, Türkiye Cumhuriyeti'nden daha güçlü bir müzakere devleti bulunamaz ama müzakereyi bir istismar aracı olarak kullanıp sahada fiili durum yaratma peşinde koşanlar varsa da Türkiye Cumhuriyeti'nin buradaki kararlılığı esastır.' şeklinde konuştu.'Herkesin hassas olması gerekiyor'Yunanistan'ın Girit Adası'nın güneyine doğru birtakım çalışmalar yapacağını söyleyerek Libya'nın hak ve menfaatlerini de ihlal etmeye çalıştığını ifade eden Ömer Çelik, 'Bu, Yunanistan devleti için bir alışkanlık haline gelmiş. Önce fiili durum ilan edip, sonra oraya hukuki kılıf giydirmeye çalışıyorlar. Tabii Türkiye'nin Libya ile yaptığı anlaşma Birleşik Milletlere de bildirilmiştir ve esastır.' açıklamasında bulundu.Yunanistan ve Fransa'nın gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Halife Hafter'e verdikleri desteğin görüldüğünü söyleyen Çelik, Türkiye'nin baştan beri Libya'daki krizin askeri çözüm yerine Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda Libyalılar arasında yürütülecek ve Libyalıların sahipleneceği bir siyasi süreçten geçtiğini ifade ettiğini vurguladı. Sözcü Çelik, 'Bu süreci sahiplenmeyenler, Libya halkını devre dışı bırakanlar ve fiili durum yaratarak toplu mezarlarla birtakım siyasi projeleri hayata geçirmeye çalışanlar, ki bunların sembol ismi Hafter'dir, ona Fransa'nın nasıl destek verdiğini de biliyoruz, bunlara karşı Türkiye ise dirayetli bir duruş ve Libyalı kardeşlerimizin talebi doğrultusunda destek ortaya koymuştur. Libya'nın toprak bütünlüğü, Libyalıların sahipleneceği bir çözümün ortaya çıkması konusunda herkesin hassas olması gerekiyor.' ifadesini kullandı. Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonunun 5+5 Ortak Askeri Komisyon Toplantıları neticesinde Cenevre'de 23 Ekim'de bir ateşkes anlaşması imzalandığını hatırlatan Çelik, 'Bunları kimin sahipleneceği, kimin bozacağı görülecek. Geçmişte de ateşkes imzalandığı zaman saldırgan taraf olan, gayrimeşru taraf olan Hafter tarafı bunları yapmaya devam etti.' diye konuştu.Ömer Çelik, 9 Kasım'da Libya ile ilgili Tunus'ta Siyasi Diyalog Forumu Toplantısı yapılacağını ve bu süreci de yakından takip edeceklerini bildirerek, 'Libya'nın toprak bütünlüğü ve Libyalıların sahipleneceği bir çözüm konusundaki hassasiyetimizi ve takibimizi sürdürüyoruz.' dedi. Gündem konularından birinin de S400'lere ilişkin tartışmalar olduğunu belirten Çelik, Türkiye'nin etrafındaki tehditlerden doğan hava savunma sistemi ihtiyacının net bir ihtiyaç olduğunu vurguladı. Sözcü Çelik, NATO'nun Türkiye'nin bu ihtiyacı söz konusu olduğunda Türkiye'nin yardımına etkili bir şekilde koşamadığının da belli olduğunu, Türkiye'nin öncelikle NATO içerisinde bir sistem arayışına gittiğini ve Patriot temin etmeye çalıştığını hatırlattı. Süre, ortak çalışma, tedarik ve finansman konusundaki şartların Türkiye'yi tatmin eden bir durum ortaya çıkarmadığını anlatan Çelik, 'S400 tedariki bir tercih olarak değil Türkiye'nin güvenliğinin bir gereği olarak, bir zorunluluk olarak önümüze gelmiştir ve şu anda da deneme ve sistem kontrolleri planlandığı şekilde devam etmektedir.' bilgisini verdi.Birtakım aşırı üslup sahiplerinin Türkiye'nin NATO üyeliğini sorgulamaya çalıştığını dile getiren Ömer Çelik, şöyle devam etti:'Türkiye bir NATO üyesidir, bu tartışılmaz bir gerçektir, NATO içerisinde çok önemli bir güçtür ve NATO savunma sistemine şimdiye kadar en değerli katkıları vermiş ülkelerin başında gelmektedir. Dolayısıyla Türkiye'nin S400'leri kullanması güvenlik ihtiyaçları açısından bir zorunlulukken, NATO'nun komuta ve kontrol sistemlerinin altyapısına entegre edilmeyecek. Diğer NATO ülkelerinde, örneğin Yunanistan'da S300 örneğinde olduğu gibi NATO kontrol sisteminden ayrı bir şekilde, müstakil olarak kullanılacaktır. Dolayısıyla bu Türkiye'nin NATO üyeliğiyle çelişen bir duruma sahip değildir. Burada bütün müttefiklerimizin Türkiye ile bu konuları konuşurken müttefiklik dili içerisinde, bir devlet üslubu içerisinde konuşması gerekiyor. Dünyanın her tarafında beraberce teröre karşı mücadele ediyoruz, dünyanın her tarafında beraberce büyük fedakarlıklar yapıyoruz, şimdi müttefiklerimizin herhangi bir şekilde tehdit ya da taciz dille konuşması bu müttefiklik ilişkisinin ruhuna ve şimdiye kadar olan kazanımlarına uygun bir tablo ortaya çıkarmıyor.' (Sürecek)
Ak Parti Sözcüsü Çelik, Mkyk Toplantısının Ardından Değerlendirmelerde Bulundu: (3)
ANKARA (AA) - AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, 'Macron'un sözleri DEAŞ gibi örgütlere ideolojik mühimmat ve lojistik sağlıyor. Dolayısıyla yaptığı şey Fransa toplumunun da huzurunu bozacak bir şeydir.' dedi.Çelik, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı devam ederken, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.Ömer Çelik, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Libya politikasındaki yenilgisinden itibaren sürekli Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a karşı Fransa'da aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi lideri Marine Le Pen'in kullandığı dili kullandığını belirtti.Makron'un Cumhurbaşkanı Erdoğan ile defalarca görüştüğünü bildiren Çelik, şöyle devam etti:'Ama sistematik olarak, hakikaten takıntılı bir şekilde her meselede Cumhurbaşkanımıza karşı bir gerilimi tırmandırma politikası izliyor. Bu arada, şunu da ifade etmek isterim, Makron zaman zaman konuşmalarında, 'ben işte Sayın Erdoğan'ı şöyle uyardım, ona şunu dedim, onu şu şekilde uyardım' gibisinden cümleler kuruyor. Bu cümlelerin hiçbiri doğru değil. Sayın Makron Cumhurbaşkanımıza herhangi bir şekilde o cümleleri hiçbir zaman kurmamıştır, kuramaz.Cumhurbaşkanımızı kapalı bir ortamda ya da açık bir şekilde uyarması diye bir şey söz konusu değildir. Sayın Makron kendi kafasında bir senaryo yazıyor ve o senaryo çerçevesinde Sayın Cumhurbaşkanımızla olan görüşmelerde bir propaganda gibi kullanmaya çalışıyor.''Taciz dili kullanan bir üslup içerisine giriyor'Makron'un Libya'daki politikasının çökmesinden sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye'yi hedefe koyan bir politik tutum içerisine girdiğini söyleyen Çelik, 'Hatta bazıları Türkiye'ye destek verenlere, Türkiye ile benzer politikaları uygulayan bazı ülkelere 'tarihin yanlış tarafındasınız' gibisinden taciz dili kullanan bir üslup içerisine giriyor.' dedi.Fransa Cumhurbaşkanı Makron'un 'Erdoğan'ı uyardım' dediği sözlerin gerçek olmadığı gibi şu anda uyguladığı dış politikanın da gerçekçi bir dış politika olmadığını belirten Ömer Çelik, şunları bildirdi: 'Türkiye'yi ve Sayın Cumhurbaşkanımızı hedefe koyan bir dış politikanın herhangi bir şekilde başarılı olması söz konusu değil. Akdeniz'e gemi göndererek, uçak göndererek gövde gösterisi yapmaya çalışıyor ama hiçbir karşılığı yok. Aynı şey Ermenistan-Azerbaycan meselesinde yaptıklarında da söz konusu. Halbuki Libya'da uyguladığı yanlış politikaların neticesi geçmişteki sömürge dönemleri hatırlatırcasına yine toplu mezarlar oldu. Bununla yüzleşmesi gerekirken burada ortaya çıkan suçu, Cumhurbaşkanımıza ve Türkiye'ye saldırarak kapatmak istiyor. Bu, bu şekilde kapatılacak bir suç değildir. Bu cürümler insanlığın gözü önünde gerçekleşiyor.''İslam düşmanlığını kışkırtan yaklaşımlar'Makron'un, en son 'İslamcı radikalizmle mücadele' adı altında bir terör yasasını bakanlar kuruluna göndereceğini hatırlatan Çelik, 'Fransa İslam'ından bahsediyor. Kendi kafasına göre dinleri, insanları bir mühendislik faaliyetinden geçirerek farklı formlara sokabileceğini düşünüyor. Halbuki bütün bu sözler, ırkçılığı, nefret suçlarını, İslam düşmanlığını, antisemitizmi kışkırtan yaklaşımlardır.' diye konuştu.Ömer Çelik, 'Macron'un sözleri DEAŞ gibi örgütlere ideolojik mühimmat ve lojistik sağlıyor. Dolayısıyla yaptığı şey Fransa toplumunun da huzurunu bozacak bir şeydir.' dedi. Temel olarak laik devlet kavramının, Fransız siyasetinde merkezi vurguya sahip bir kavram olduğunu belirten Çelik, 'Laik devlet kavramının bu kadar referans verilen bir ülkede çıkıp da 'Fransa İslam'ı üretileceğinden bahsetmesi ya da İslam'ı terörle yan yana kullanan bir metni terörle mücadele yasası aldı altında bakanlar kurulundan geçireceğini söylemesi büyük bir basiretsizliktir.' ifadesini kullandı.'İslamcı terör meselesi'nde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Makron'u defalarca uyardığını anımsatan Ömer Çelik, şöyle devam etti:'Maalesef bu yanlışı kasten yapmaya devam etmektedir. Şunu herkesin bilmesi gerekir: Avrupa'daki Müslümanları taciz etmek, Avrupa'daki Müslümanların hayat tarzlarını kısıtlamaya çalışmak, camilere saldırmak sadece ve sadece oradaki ırkçıların işine yarar, Avrupa demokrasilerini yok etmek isteyen faşistlerin işine yarar ve bir de DEAŞ gibi zalim örgütlerin, insanlık düşmanı örgütlerin daha çok ideolojik mühimmat ve lojistik elde etmesine yol açar. Dolayısıyla yaptıkları şey Avrupa demokrasilerine, Avrupa'daki kamu düzenine de zarar veren bir şeydir. Avrupalı Müslümanlar, Avrupa demokratik toplumlarının ayrılmaz bir parçasıdır, onlarsız bir Avrupa toplumu düşünülemez. Bu şekilde saygıyla yaklaşılmayı, titizlikle yaklaşılmayı hak ediyorlar.''İki devletli çözüm perspektifini zedeleyen sonuç'Pek çok ülkenin 'İsrail ile normalleşmesi'nin söz konusu olduğunu hatırlatan Çelik, 'Bu normalleşmeye imza atan ülkeler şunu söylediler, 'Biz bunu yaptığımız zaman Filistin'in hak ve menfaatleri daha çok korunacak, bir takım bu yasa dışı yerleşimler ile ilgili kararları geri çevirecek' dediler. Bu normalleşme kararlarından sonra Batı Şeria'da Netanyahu Hükümeti, 5 bin 400 ilave yasa dışı yerleşime onay verdiğini açıkladı. Görüldüğü gibi bu normalleşme çabalarının Netanyahu'yu bu radikal siyasetlerden hiçbir şekilde vazgeçirmediği, bu süreçlerin tek yönlü çalışan bir süreç olduğu, iki devletli çözüm perspektifini zedeleyen sonuç olduğu net bir şekilde görülmektedir.' diye konuştu.Hazreti Muhammed'e yapılan saldırılara da değinen Çelik, şunları kaydetti:'Peygamber Efendimize Avrupa'da yapılan saldırılar ve aynı zamanda ırkçı Wilders'ın Sayın Cumhurbaşkanımıza yaptığı saldırılar, sadece Müslümanların değil, Avrupa demokrasileri üzerinde hassas olan herkesin titizlikle izlemesi ve takip etmesi gereken konular. Çünkü bu kavramların arkasına Avrupa'ya çok büyük acılar çektirmiş olan faşizmin yeni bir türünü saklıyorlar. Bugün İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra yaptıkları soykırımın aynısını Müslümanlara yapmak isteyen faşistlerin aslında kendileri için bir alan açma çabasıdır bu. Dolayısıyla buna direnmek her demokratın görevidir.Biz Fransa'daki öğretmenin öldürülmesinden de büyük bir üzüntü duyduğumuzu, o hunharca cinayeti kınadığımızı açık bir şekilde ifade ediyoruz ama Makron'un tutup da kamu binalarına o çirkin ve asla kabul edilemez karikatürleri yansıtması bize göre bir provokasyondur, bir kışkırtmadır. Bunun fikir özgürlüğü ile ilgisi yoktur. Fikir özgürlüğü adı altında milyonlarca Müslümanı inciten, milyonlarca Müslümanın hakaret kabul ettiği bir yaklaşımı ortaya koymak asla kabul edilemez. Bu, Makro'nun ortaya koyduğu tavır, Avrupa'da 'nasıl yanlış davranırım'ın en bariz örneği olarak değerlendirilmelidir. Bundan ancak birbirinin siyasi ikizi olan Avrupa'daki ırkçılar ve DEAŞ gibi terör örgütleri memnun olur. Onun dışında hiçbir makul insanın memnun olacağını düşünmüyoruz.'(Sürecek)
İngiltere'de Kovid-19 Nedeniyle Son 5 Ayın En Yüksek Günlük Ölen Sayısı Açıklandı
LONDRA (A) - İngiltere'de son 24 saatte 367 kişinin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle hayatını kaybetmesiyle son 5 ayın en yüksek günlük ölü sayısı kaydedilmiş oldu.Sağlık Bakanlığının yayımladığı verilere göre, son 24 saate 22 bin 885 Kovid-19 vakası tespit edilirken, toplam vaka sayısı 917 bin 575'e yükseldi.Ülkede virüs nedeniyle son 24 saatte 367 kişi hayatını kaybetti. Bu, 422 kişinin hayatını kaybettiği 27 Mayıs'tan bu yana görülen en yüksek günlük rakam oldu. Toplam ölü sayısı ise 45 bin 365'e ulaştı. Bir günde 261 bin 855 test yapılırken, toplam test sayısı mükerrerler dahil 29 milyon 994 bin 301 oldu.Ülkede, Kovid-19 nedeniyle 9 bin 199 kişinin hastanelerde tedavisinin sürdüğü, bunlardan 852'sinin yoğun bakımda olduğu açıklandı.
Reklam
Şanlıurfa'da Tarım İşçilerini Taşıyan Minibüs Devrildi: 1 Ölü, 11 Yaralı
ŞANLIURFA (AA) - Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesinde tarım işçilerini taşıyan minibüsün devrilmesi sonucu 1 kişi öldü, 11 kişi yaralandı. Alınan bilgiye göre, Suriyeli tarım işçilerini taşıyan sürücüsü öğrenilemeyen 63 F 2315 plakalı minibüs, Ceylanpınar-Akçakale kara yolunun 10'uncu kilometresinde kontrolden çıkarak, devrildi.Kazada yaralanan 12 kişi 112 Acil Servis ekiplerince Ceylanpınar Devlet Hastanesine kaldırıldı. Yaralılardan Hedra Şuveg yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Ege İçin Sağanak Uyarısı
MANİSA (AA) - Kıyı Ege, İzmir, Manisa ve Aydın için sağanak ve gök gürültülü sağanak uyarısı yapıldı. Meteoroloji 2. Bölge Müdürlüğü Bölge Tahmin ve Uyarı Merkezi'nden yapılan açıklamaya göre, bölgenin yarın öğle saatlerinden itibaren Orta Akdeniz üzerinden gelecek yağışlı havanın etkisi altına girmesi tahmin ediliyor.Sağanak ve gök gürültülü sağanak şeklinde görülecek yağışların, yarın öğle saatlerinden sonra Kıyı Ege'de, gece ve perşembe sabah saatlerinde İzmir veAydın il geneli ile Manisa merkez ve güney ilçelerinde kuvvetli olması bekleniyor. Hafta sonu ise söz konusu yağışlara ek olarak Balkanlar üzerinden gelenyeni bir serin ve yağışlı havanın bölgenin kuzeybatı kesimlerinde yağış bırakmasıöngörülüyor. Yağışla bölgede sıcaklıkların azalarak mevsim normalleri civarına düşeceği tahmin ediliyor.
Reklam
Konya'da Silahlı Saldırıya Uğrayan Anne Ve Kız Öldü
KONYA (AA) - Konya’da silahlı saldırıya uğrayan anne ile kızı hayatını kaybetti.Ömer İ'nin Yazır Mahallesi Argunşah Sokak’ta kendisinden bir süre önce ayrılan nişanlısı Büşra Gizem Güzelsoy (27) ile annesi Gülya Barutçu'nun (48) içinde bulunduğu otomobile tabancayla ateş edip, kaçtığı öne sürüldü.İhbar üzerine bölgeye gelen 112 Acil Servis ekibi, anne ve kızın öldüğünü belirledi.Olay yerinden kaçan şüphelinin yakalanması için çalışma başlatıldı.Büşra'nın olaydan yaklaşık iki saat önce polis merkezine giderek Ömer İ. hakkında şikayette bulunup, koruma kararı için başvuru yaptığı ortaya çıktı.
Malatya'da İki Grup Arasındaki Bıçaklı Kavgada 8 Kişi Yaralandı
MALATYA (AA) - Malatya'da iki grup arasında çıkan kavgada bıçaklı ve sopalı kavgada, 8 kişi yaralandı.Alınan bilgiye göre, Yenihamam Mahallesi Turgut Temelli alt kavşağında Suriyeli oldukları belirtilen iki grup arasında 'küfürlü konuşma' nedeniyle tartışma çıktı.Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine taraflar birbirlerine bıçak ve sopalarla saldırdı.Çevredekiler kavgaya müdahale ederek polise bildirdi. İhbar üzerine olay yerine polis ve 112 Acil Servis ekipleri yönlendirildi.Kavgada bir kişi bıçakla, 7 kişi de sopayla yaralandı.Turgut Özal Tıp Merkezi ve Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan yaralıların durumlarının iyi olduğu kaydedildi.
Aselsan Karlı Büyümeye Devam Ediyor
İSTANBUL (AA) - ASELSAN’ın karı 2020 yılının ilk dokuz aylık döneminde 3 milyar TL olurken, şirketin cirosu yüzde 10 artarak 8,4 milyar TL seviyesinde gerçekleşti.ASELSAN, yazılı açıklamasında, 2020 yılı üçüncü çeyrek finansal sonuçları paylaştı. Buna göre Şirketin karı, söz konusu dönemde 3 Milyar TL olarak belirlendi. Cirosu da yüzde 10 artarak 8,4 milyar TL seviyesinde kayıtlara geçti.Açıklamaya göre, ASELSAN’ın karlılık göstergelerindeki pozitif ivme 2020 yılının ilk dokuz aylık döneminde de sürdü. Şirketin brüt karı, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 21 arttı. Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kar (FAVÖK) da yüzde 17 artış göstererek 1, 816 milyon TL’ye yükseldi. FAVÖK marjı ise yüzde 21,6 seviyesinde gerçekleşti. Kuvvetli karlılık ASELSAN’ın öz kaynak büyümesini de beslemeye devam etti. Şirketin öz kaynakları yılsonuna göre yüzde 20 büyüyerek 16 Milyar TL’nin üzerine çıktı. 2019 sonunda yüzde 53 seviyesinde olan öz kaynakların aktife oranı ise dokuz aylık dönemin sonunda yüzde 56 seviyesine yükseldi.Sektörde sahip olduğu teknolojik liderlik misyonunu aynı zamanda yurt dışı pazarlara da taşıyan ASELSAN 2020 yılının dokuz ayında toplamda 746 milyon dolarlık yeni sipariş almayı başardı. Turkishtime tarafından yapılan 'Türkiye'nin Ar-Ge Harcamaları En Yüksek 250 Şirketi' araştırmasına göre, Ar-Ge proje sayısında açık ara birinciliğini sürdüren ASELSAN, 620 proje ile listede ilk sırada yer aldı. Ar-Ge çalışanları bakımından da ASELSAN en çok Ar-Ge personeli istihdam eden şirket konumunu korumaya devam etti. 'ASELSAN açısından olumsuzlukların fırsata çevrildiği bir dönem oldu'Açıklamada, konuya ilişkin görüşlerine yer verilen ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Prof. Dr. Haluk Görgün, şunları kaydetti:'2020 yılının üçüncü çeyreğinde de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının etkileri tüm dünyada görülmeye devam edilmiştir. Bu dönemin ASELSAN açısından olumsuzlukların fırsata çevrildiği bir dönem olduğunu özellikle ifade etmek isterim. Artan iş hacmimiz ve önümüzdeki yıllarda büyümesini öngördüğümüz bakiye siparişlerimizi gözeterek yatırım harcamalarımıza hız kesmeden devam ettiğimiz bir dönemi geride bıraktık. Akyurt ve Gölbaşı yerleşkelerimiz ile Başkent Organize Sanayi Bölgesinde yer alan tesisimizde üretim ve mühendislik faaliyetlerimizin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla gerek altyapı gerekse makine-teçhizat yatırımlarımızı devam ettirdik. Diğer taraftan, geride bıraktığımız dokuz aylık dönemde 1.100 yeni istihdam yaratarak üretim ve insan kaynağı gücümüzü daha da sağlamlaştırdık.' 'İhracat yaptığımız ülke sayısında gözle görülür bir artış var'Yıllar itibariyle ihracat yaptıkları ülke sayısında gözle görülür bir artış olduğunu aktaran Görgün, 'Yurt dışı pazarlardaki etkinliğimizi arttırma hedeflerimize uygun olarak bu dönemde Ukrayna’da pazarlama ve satış faaliyetlerine odaklanacak bir şirket kurduk. Böylece 12’si yurtdışında olmak üzere toplamda 28 iştirak ve şubemizle global bir savunma sanayi şirketine dönüşüm yolculuğumuzu sürdürdük. Yine bu dönemde Türk Eximbank’ın da desteğiyle Avrupa pazarı dahil olmak üzere Kuzey Afrika, Güney Amerika ve Uzakdoğu’da büyük ölçekli anlaşmalar için altyapıları oluşturduk. Pandemi döneminde milli bir ürün olarak ürettiğimiz ventilatör cihazımızın Kazakistan’a 19 milyon dolar tutarında ihracatı gerçekleşti. Dünyanın pek çok ülkesinden talep gören bu ürünümüzün gelecekte çok daha büyük ihracat hacimlerine ulaşacağına inanıyorum.' ifadelerini kullandı.'Bu yıl da TEKNOFEST’e paydaş kuruluş olarak fiilen desteğimizi sağladık'Görgün, şirketin sahip olduğu en önemli değerin insan kıymetleri olduğunu belirterek, 'Şirketimizin sahip olduğu 45 yıllık tecrübe birikimini gelecek nesillere aktarabilmek amacıyla son iki yıldır olduğu gibi bu yıl da TEKNOFEST’e paydaş kuruluş olarak fiilen desteğimizi sağladık. Başta Sayın Cumhurbaşkanımızın ve üst düzey devlet yetkililerimizin katılım sağladığı TEKNOFEST 2020’de, gençlerin millî teknoloji üretme ve geliştirme konusunda artan ilgilerine şahit olurken teknoloji alanında çalışmaya hevesli binlerce gencin ürettiği fikir ve projelerin hayata geçirebilecekleri önemli bir platformun parçası olmaktan mutluluk duyduk. ASELSAN bu tür organizasyonlarda milli teknoloji hamlesinin bayrak taşıyıcı şirketi olarak yer almayı sürdürecektir.' değerlendirmesinde bulundu. Prof. Dr. Görgün ayrıca içinde bulunulan bu zorlu günlerde dahi gerek Ar-Ge gerek diğer yatırım faaliyetlerini kesintisiz yaptıklarını ifade ederek, 'ASELSAN’ın karlı büyümesini hem Türk savunma sanayisine hem de sağlık, enerji, finans gibi savunma dışı alanlara aktarmaya devam ediyoruz. Şirketimizin misyonu tüm zorluklara rağmen her koşul altında üstün performans göstermeyi gerektirmektedir. Bunun bilinciyle hız kesmeden ve hedeflerimizden vazgeçmeden gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz.' açıklamasında bulundu.
Reklam
Dünyada Kovid-19 Vaka Sayısı 44 Milyonu Geçti
ANKARA (AA) - Dünyada yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vaka sayısı 44 milyonu geçti. Kovid-19 görülen ülke ve bölgelerdeki vakalara ilişkin güncel verilerin derlendiği 'Worldometer' internet sitesine göre, Çin'in Hubey eyaletine bağlı Vuhan kentinde ortaya çıkan ve dünya geneline yayılan Kovid-19 salgınında tespit edilen toplam vaka sayısı 44 milyon 17 bin 755 oldu. ABD, 8 milyon 977 bin 593 vaka sayısıyla birinci sırada yer alırken, bu ülkeyi 7 milyon 974 bin 963 vaka ile Hindistan, 5 milyon 415 bin 671 vaka ile Brezilya, 1 milyon 547 bin 774 vaka ile Rusya, 1 milyon 165 bin 278 vaka ile Fransa, 1 milyon 156 bin 498 vaka ile İspanya, 1 milyon 102 bin 301 vaka ile Arjantin, 1 milyon 25 bin 52 vaka ile Kolombiya, 917 bin 575 vaka ile İngiltere ve 895 bin 326 vaka ile Meksika izliyor. Kovid-19 nedeniyle dünya genelinde 1 milyon 167 bin 780 kişi yaşamını yitirdi, 32 milyon 301 bin 111 kişi virüsü yenerek sağlığına kavuştu.
Tarım Ve Orman Bakanı Pakdemirli Hatay'daki Orman Yangınını Havadan İnceledi
HATAY (AA) - Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Hatay'ın İskenderun ilçesinde devam eden orman yangınını havadan inceledi.Bakan Pakdemirli, yanan alanlarda incelemede bulunmak üzere Hatay'a geldi.Uçakla yanan bölgeleri ve söndürme-soğutma çalışması yapılan alanları gören Pakdemirli, yetkililerden çalışmalara ilişkin de bilgi aldı.Sarıseki Mahallesi'nde söndürme çalışmaları devam eden yangında alevler bazı yerleşim yerlerine sıçramış, Payas-İskenderun Otoyolu tedbir amaçlı trafiğe kapatılmıştı.
ABD'li Senatörlerden Çin'in Uygur Politikalarını "Soykırım" Olarak Tanımlanmasına Dair Tasarı
WASHINGTON (AA) - ABD'li bir grup senatör, Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde Uygur Türkleri ve diğer Müslüman azınlıklara yönelik işlediği insan hakları ihlallerinin 'soykırım' olarak tanımlanmasına dair Senatoya tasarı sundu.Senato Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Jim Risch, Teksas Senatörü John Cornyn, Florida Senatörü Marco Rubio ve New Jersey Senatörü Robert Menendez'in imzasının bulunduğu tasarıda, Çin yönetiminin soykırım yapmaktan sorumlu tutulması istendi.Konuya ilişkin yapılan ortak açıklamada, 'Bu tasarı Çin'i, Birleşmiş Milletler Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi kapsamında sorumlu tutmak, bu suistimalleri durdurmak için uluslararası tepki başlatmak ve koordine etmek amacıyla hazırlanmıştır.' ifadesine yer verildi.Tasarıya dair konuşan Senatör Risch, şunları söyledi: 'Çin hükümetinin Sincan'da zorla kısırlaştırma, kürtaj ve diğer uygulamaları sistematik olarak kullanması gerçekten iğrenç. Uygurları ve diğer Müslüman azınlıkları hedef alan bu eylemler soykırımı teşkil ediyor ve haliyle bu tasarıda meslektaşlarımın yanında yer almaktan gurur duyuyorum. ABD ve diğer tüm ülkeler, Sincan'da olup bitenlere dikkati çekmeye devam etmelidir.'Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki tartışmalı kamplarÇin'de son yıllardaki Uygur Türkleri'nin kimlik ve kültürlerine yönelik ihlaller uluslararası kamuoyu tarafından eleştiriliyor. Pekin'in 'mesleki eğitim merkezleri' olarak adlandırdığı, ancak uluslararası kamuoyunun 'yeniden eğitim kampları' diye tanımladığı yerlerde Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre en az 1 milyon Uygur Türkü kendi rızası dışında tutuluyor.Pekin yönetimi, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde kaç kamp bulunduğuna, buralarda kaç kişinin olduğuna ve söz konusu kişilerden ne kadarının sosyal hayata döndüğüne ilişkin bilgi vermiyor.Çin'in, bölgede yaşayan Müslüman Uygurlar'a, Çince dil eğitimi ile mesleki ve kültürel kurslar verdiğini öne sürdüğü kampların durumu hakkında net verileri paylaşmaması, uluslararası kamuoyunda derin kaygılara yol açıyor.BM İnsan Hakları Konseyine üye 22 ülke, Temmuz 2019'da, Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Uygur Türkleri ve diğer azınlıklara yönelik muamelesini eleştiren ve kitlesel gözaltıların durdurulması çağrısında bulunan mektubu imzalamıştı.BM ve diğer uluslararası örgütler, kampların incelemeye açılması çağrılarını yinelerken, Çin, şu ana kadar kendi belirlediği birkaç kampın az sayıda yabancı diplomat ve basın mensubu tarafından kısmen görülmesine izin verdi.Çin makamları, BM yetkililerinin doğrudan bilgi almak amacıyla bölgede serbestçe inceleme yapma talebini ise geri çeviriyor.
Reklam
Somaliland'de Fransız Mallarının Boykot Edilmesini İsteyen Binlerce Kişi Sokağa İndi
MOGADİŞU (AA) - Somali'nin özerk bölgesi Somaliland'de binlerce protestocu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un ifadeleri ve bazı Fransız yetkililerin İslam karşıtı uygulamalarına tepki olarak sokağa indi. Yerel medyada yer alan haberlere göre, bölgenin en büyük ikinci şehri Burco’da Fransız ürünlerine boykot çağrısı yapan göstericiler, Fransız bayrağını yakarak, 'Fransız ürünlerini boykot edin!' sloganları attı. Bölgedeki iş adamlarından Hassan Jama, 'Tüm Fransız mallarının satışını durdurmaya karar verdik.' derken, protestoculardan Ahmed Mohamed, 'Tüm Müslüman liderleri Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi konuşmaya ve dinlerine savunmaya çağırıyoruz.' ifadesini kullandı. Öte yandan, çok sayıda Somalili sosyal medya kullanıcısı Mogadişu hükümetini Fransa'ya karşı tepki göstermeye çağırdı.Fransa'daki İslam karşıtlığı büyüyor Fransa'da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yönetiminin son dönemde Müslümanları ve İslami kuruluşlarını hedef almasıyla ülkenin çeşitli şehirlerinde İslam karşıtı uygulamalara başlandı.Ülkenin Montpellier ve Toulouse kentlerinde, Paris yakınlarındaki Conflans-Sainte-Honorine semtinde geçen hafta, başı kesilerek öldürülen öğretmeni 'anmak için' resmi binaların duvarlarına Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo'nun Hazreti Muhammed'e yönelik hakaret içerikli karikatürleri yansıtılmıştı.Macron açıklamasında, Hazreti Muhammed'e yönelik karikatürleri yayınlamaktan vazgeçmeyeceklerini söylemişti.Ülkedeki Müslüman dernek ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik baskılar ve baskınlar da arttı.İçişleri Bakanı Gerald Darmanin, 19 Ekim'de yaptığı açıklamada, Fransa İslamofobi ile Mücadele Kolektifi (CCIF) ile Barakacity dahil birçok dernek ve sivil toplum kuruluşu ile bir caminin kapatılacağını duyurmuştu.Fransa’nın İslam karşıtı tutumu nedeniyle İslam ülkelerinde Fransız ürünlerini boykot çağrıları yapılmaya başlandı.
Afad: Hatay Ve Mersin'deki Yangın Nedeniyle 6 Kentten Arazöz, Tanker Ve İş Makinesi Görevlendirildi
ANKARA (AA) - İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından Hatay'ın İskenderun ve Mersin'in Anamur ilçelerindeki yangınları söndürme çalışmalarına destek vermek üzere Adana, Gaziantep, Kahramanmaraş, Konya, Karaman ve Osmaniye valiliklerinden arazöz, tanker ve iş makinesi görevlendirmesinin yapıldığı belirtildi.AFAD'dan yapılan açıklamada, 2 yangını söndürme çalışmalarının Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri, belediye itfaiye ekipleri, AFAD ve güvenlik kuvvetlerinin katılımıyla karadan ve havadan sürdürüldüğü bildirildi.Açıklamada, şunlar kaydedildi:'Mersin Anamur ile Hatay İskenderun'daki söndürme çalışmalarına destek vermek üzere 2 ilimize Adana, Gaziantep, Kahramanmaraş, Konya, Karaman ve Osmaniye valiliklerinden arazöz, tanker ve iş makinesi görevlendirmesi yapıldı. Mersin'de yangının yerleşim yerlerine sıçrama riskine karşı 50 ev tedbiren boşaltıldı. Tahliye edilen evlerde yaşayan vatandaşlarımızın mağduriyetinin giderilmesi amacıyla Adana Valiliğinden 100 çadır, 200 yatak, 200 battaniye ve 200 nevresim seti bölgeye sevk edildi. İskenderun'da halihazırda tahliye edilen ev bulunmamakla beraber, olası bir tahliye durumu için gerekli hazırlıklar yapıldı. Mersin-Antalya ile Adana-İskenderun kara yolları tedbir amaçlı trafiğe kapatıldı. Gelişmeleri takip ediyoruz.'
Reklam
Güncelleme - Kahramanmaraş'ta Fabrikada Çıkan Yangın Kontrol Altına Alındı
KAHRAMANMARAŞ (AA) - Kahramanmaraş'ın Dulkadiroğlu ilçesinde, PVC pencere ve kapı üretimi yapılan fabrikada çıkan yangın kontrol altına alındı. İstasyon Mahallesi Eğlenceler Caddesi'ndeki fabrikada henüz belirlenemeyen nedenle alevler yükseldi. Polis ekipleri bölgede güvenlik önlemi alırken, İl Emniyet Müdürü Salim Cebeloğlu da olay yerine gelerek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Bölgeye sevk edilen çok sayıda itfaiye ekibi, iş makinelerinin de desteğiyle yangını kontrol altına aldı.
Kahramanmaraş'ta Ambulans İle Otomobil Çarpıştı: 6 Yaralı
KAHRAMANMARAŞ (AA) - Kahramanmaraş'ta ambulans ile otomobilin çarpışması sonucu 6 kişi yaralandı.Ekrem Ö. idaresindeki 46 AB 822 plakalı otomobil, Trabzon Bulvarı Müftülük Meydanı'nda, P.B. idaresindeki 46 FT 112 plakalı ambulans ile çarpıştı.Kazada, sürücülerle ambulanstaki isimleri öğrenilemeyen 2 sağlık görevlisi ile otomobildeki E.Ö. (8) ve E.Ö. (7) yaralandı. 112 Acil Servis ekiplerince kentteki çeşitli hastanelere kaldırılan yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
İzmir'de Fabrika Yangınına Müdahale Ederken Kanala Düşen Teknisyen Öldü
İZMİR (AA) - İzmir'de fabrika yangınına müdahale ederken kanala düşen teknik emniyet teknisyeninin hayatını kaybettiği bildirildi.SOCAR Türkiye'nin iştiraki Petkim'den yapılan açıklamada, saat 15.00 civarında şirketin Etilen Oksit Fabrikası'nda yangın çıktığı belirtildi.Yangına müdahale edildiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:'Yangını söndüren teknik emniyet ekibimizden 3 çalışma arkadaşımız, fabrika yakınında bulunan deşarj kanalına düşmüştür. İki çalışanımızın tedavileri tamamlanarak taburcu edilirken teknik emniyet teknisyeni olarak görevli çalışma arkadaşımız maalesef tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştır. Yaşanan bu elim olay ve acı kaybımız nedeniyle derin bir üzüntü içinde olduğumuzu belirtir, SOCAR Türkiye ailesi olarak hayatını kaybeden çalışma arkadaşımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz. Bu zor süreçte arkadaşımızın ailesinin yanında olacağımızı ve gereken her desteği vereceğimizi bildiririz.'
Yunanistan Milli Eğitim Bakanı Kerameos Kovid-19'A Yakalandı
ATİNA (AA) - Yunanistan Milli Eğitim Bakanı Niki Kerameos'un yeni tip koronavirüs (Kovid-19) testinin pozitif çıktığı bildirildi.Kerameos, Twitter'dan yaptığı paylaşımda, eşinde Kovid-19 belirtileri görülmesi üzerine test yaptırdıklarını duyurdu.Eşinin ve kendisinin test sonuçlarının pozitif çıktığını ifade eden Niki Kerameos, şu anda izole olduklarını ve kendilerini iyi hissettiklerini aktardı.Vakalar hızla artıyorÖte yandan, Yunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumundan yapılan açıklamada, 1259 yeni vakanın tespit edildiği son 24 saatte 12 kişinin salgın nedeniyle yaşamını yitirdiği bildirildi. Günlük vaka sayısının ilk defa 1000'i aştığı ülkede, 102 hastanın solunum cihazına bağlı durumda olduğu kaydedildi.Toplam vaka sayısının 32 bin 752'ye ulaştığı Yunanistan'da, Kovid-19'dan ölenlerin sayısı ise 593'e yükseldi.Ülkede dün 715 yeni vaka tespit edilmiş, 95 hastanın solunum cihazına bağlı durumda olduğu açıklanmıştı.Yunanistan'da önceki en yüksek günlük vaka sayısı, 865 ile 21 Ekim'de kaydedilmişti.
Reklam