Avrasya Ülkelerinde Kovid-19 Vakaları Artmaya Devam Ediyor
KİEV (AA) - Rusya, Moldova, Belarus, Özbekistan, Ukrayna ve Tacikistan'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakaları ve ölümler artıyor.Moldova Sağlık, Çalışma ve Sosyal Koruma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte Kovid-19 vaka sayısı 649 artarak 72 bin 460’a, ölenlerin sayısı 10 artışla 1710’a yükseldi.Ülkede 471 kişinin sağlığına kavuşmasıyla iyileşenlerin sayısı 53 bin 201’e ulaştı.Ülkede, bölgelerin salgın durumuna göre 'yeşil', 'sarı', 'turuncu' ve 'kırmızı'ya ayrılmasına yönelik uygulama devam ediyor. Buna göre, Hıncești, Leova ve Soroca bölgeleri hariç tüm bölgeler kırmızı listede bulunuyor. Kırmızı olarak belirlenen bölgelerde sağlık alanında olağanüstü hal ilan edilirken, salgına karşı tedbirler sıkılaştırıldı. Söz konusu liste iki haftada bir güncelleniyor.Moldova’da, 14 Ekim’de 1149 kişide virüsün tespit edilmesiyle en yüksek günlük vaka sayısı görülmüştü.Belarus’ta Kovid-19 günlük vaka sayısı 900’ün üzerine çıktıBelarus Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte Kovid-19 vaka sayısı 902 artarak 94 bin 609'a ve hayatını kaybedenlerin sayısı 4 artışla 965’e çıktı.Kovid-19’dan 489 kişi iyileşmesiyle sağlığına kavuşanların sayısı 84 bin 237 oldu.Ülkede, 9 bin 407 Kovid-19 hastasının tedavisi sürüyor. RusyaRusya’da başkent Moskova Belediyesinden yapılan açıklamada, İnsan Sağlığı ve Tüketici Haklarını Koruma Servisinin (Rospotrebnadzor) ülkede 23.00-06.00 saatleri arasında eğlence mekanları, restoran, bar ve kafelerin çalışmasını yasaklama yönünde aldığı kararın şehir için geçerli olmayacağı bildirildi.Rospotrebnadzor bugün Kovid-19’a karşı alınan tedbirlerin yeniden sertleştirilmesi kapsamında, 23.00-06.00 saatleri arasında eğlence mekanları, restoran, bar ve kafelerin çalışmasını yasaklayan karar almıştı.Kovid-19 salgınında 26 bin 589 kişinin yaşamını yitirdiği ülkede, vaka sayısı 1 milyon 547 bin 774, iyileşen sayısı 1 milyon 158 bin 940 olarak açıklanmıştı.ÖzbekistanÖzbekistan Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, son 24 saatte ülkede Kovid-19 vaka sayısının 116 artarak 65 bin 881'e, virüs kaynaklı ölüm sayısının 2 artarak 556'ya çıktığı bildirildi. Açıklamada, iyileşenlerin sayısının 168 artarak 63 bin 44 olduğu ve şimdiye kadar virüs tespit edilen hastaların yüzde 95'inin iyileştiği aktarıldı.Ülkedeki hastanelerde 2 bin 281 hastanın tedavisi sürüyor.TacikistanTacikistan Sağlık ve Sosyal Koruma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte ülkede vaka sayısı 41 artarak 10 bin 860'a çıktı.Son 24 saatte taburcu edilenlerin sayısı 58 artarak 10 bin 9'a yükseldi.Kovid-19 kaynaklı 81 ölümün görüldüğü ülkede 770 kişinin tedavisi sürüyor.UkraynaUkrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkan Yardımcıları Yulya Kovaliv ve Andriy Smirnov'un Kovid-19 test sonuçlarının pozitif çıktığı bildirildi.Ülkede son 24 saatte 6 bin 677 kişide virüsün görülmesiyle vaka sayısı 355 bin 601 oldu.
Garanti Bbva'dan 5,2 Milyar Tl Net Kar
İSTANBUL (AA) - Garanti BBVA, bu yılın 9 ayında 5 milyar 240 milyon 27 bin TL net kar elde etti. Garanti BBVA yaptığı yazılı açıklama ile 30 Eylül 2020 tarihli finansal sonuçlarını duyurdu. Bankanın aktif büyüklüğü 525 milyar 909 milyon 400 bin TL seviyesinde gerçekleşirken, ekonomiye nakdi ve gayri nakdi krediler aracılığıyla sağladığı destek ise 400 milyar 378 milyon 9 bin TL oldu. Garanti BBVA'nın yılın 9 ayında net karı, 5 milyar 240 milyon 27 bin TL olarak gerçekleşti. Fonlama bazını dinamik bir şekilde yöneten Garanti BBVA’nın fonlama kaynakları içindeki en büyük ağırlığı mevduatlar oluşturmaya devam etti. Aktiflerin yüzde 66’sı mevduatlar ile fonlanıyor. Mevduat tabanı yılın 9 ayında yüzde 25 büyüme ile 345 milyar 663 milyon 900 bin TL olarak kayıtlara geçti. Güçlü sermaye odağını koruyan bankanın sermaye yeterlilik oranı yüzde 16,9, özkaynak karlılığı yüzde 13,3, aktif karlılığı ise yüzde 1,6 seviyelerinde gerçekleşti. Açıklamada görüşlerine yer verilen Garanti BBVA Genel Müdürü Recep Baştuğ, bu yılın 3. çeyreği pandeminin ekonomiye etkilerini pozitife çevirdikleri ve normalleşme yoluna girdikleri bir dönem olduğunu belirtti. Yaşarılan olağanüstü dönemde ülke ekonomisinin ihtiyaç duyduğu katkıyı sağlarken, banka olarak her açıdan güçlü ve sağlıklı kaldıkları bir çeyrek geçirdiklerini aktaran Baştuğ, şunları kaydetti: 'Yılın ilk yarısında düşük faiz ortamı ve pandemi kaynaklı likidite ihtiyacı sebebiyle erken talep oluştu. Bankacılık sektörü, özellikle tüzel tarafta verdiği destekle ekonomiye çok büyük katkı sağladı. Haziranda başlayan normalleşme süreciyle ise tüketici tarafında ertelenen talebin hayata geçtiğini görmeye başladık. Dolayısıyla bu çeyrek büyümesi geçtiğimiz dönemden farklı olarak yüzde 7 büyüme ile tüketici kredileri tarafında gerçekleşti. Böylece yılbaşından bu yana TL kredi büyümemiz yüzde 25 seviyesine ulaştı. Önümüzdeki dönemde finansal sıkılaşmanın da etkisiyle, kredi büyümesinde normalleşmenin daha belirgin olacağını öngörüyoruz.' '3. çeyrekte ihtiyatlı duruşumuzu koruduk' Baştuğ, Garanti BBVA olarak üçüncü çeyrekte de ihtiyatlı duruşlarını koruyarak, kredilere en yüksek karşılığı ayıran bankalardan biri olmaya devam ettiklerini kaydetti. Sağlam bilanço yapısı ve yüzde 16,9 ile gerekli seviyelerin çok üzerinde gerçekleşen sermaye yeterlilik rasyosunun son dönemdeki değişken piyasa şartlarında bankayı korunaklı kıldığını vurgulayan Baştuğ, 'Pandeminin başında teknoloji ve dijitalleşmeye yaptığımız yatırımlar ise çalışanlarımızın ve müşterilerimizin memnuniyeti olarak karşılık buldu. Pandemi sonrası dönemde aylık işlem adetimiz tarihi en yüksek seviyeye ulaştı. Dijitalin payı ise pandemi öncesi yüzde 51 olan seviyeden yüzde 58’e yükseldi.' ifadelerini kullandı. Sürdürülebilirliğin Garanti BBVA’nın ana stratejilerinden biri olduğunu belirten Baştuğ, 'Bu alanda fark yaratmak ve önemini anlatmak için 15 yıldan uzun süredir çalışıyoruz. Yalnızca ülkemizde değil aynı zamanda uluslararası kuruluşlara da destek veriyor, hayata geçirilen girişimlerde yer alıyoruz. Bu kapsamda üyesi olduğumuz Birleşmiş Milletler Global Compact’in (UNGC) yeni CEO sorumluluk üstlenme bildirisine imza attık. Bu bildiriyle daha adil, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir dünya için daha fazla sorumluluk alacağız. Önümüzdeki yıllarda da bu konunun öneminin anlaşılması için çalışmalarımız artarak devam edecek ve sürdürülebilir geleceğe katkıdaki rolümüz giderek büyüyecektir. Bu vesileyle Cumhuriyet Bayramımızın 97. yıldönümünü en içten duygularımla kutluyorum.' değerlendirmesinde bulundu.
Washington Post'un Paris Temsilcisi: "Fransa, Irkçılıkla Mücadele Yerine İslam'da Reform Uğraşında"
PARİS (AA) - Amerikan gazetesi Washington Post’un Paris temsilcisi James McAuley, Fransa'da İslam ve Müslümanların son zamanlarda hedefe konulmasını eleştirdi.McAuley, Washington Post’ta kaleme aldığı, 'Fransa sistematik ırkçılıkla mücadele yerine İslam'da reform uğraşında” başlıklı yazıda, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un bu ay başında 'İslamcı ayrılıkçılıkla' mücadele planını açıkladığını anımsattı.Planda güya yabancı etkisini azaltmak için Müslüman topluluklara yurt dışından aktarılacak fonlara kısıtlama getirme, Fransızca eğitimi almış imamlar yetiştirmek için sertifika programı ve daha başka önlemlerin de olduğuna belirten McAuley, 'Macron kendi deyimiyle ‘Fransa’da İslam Aydınlanması olabilecek bir İslam’ inşa etmek ve paralel bir toplum yaratmayla sonuçlanan cumhuriyet değerlerinden sapmaların önünü kesmek istiyor.' ifadesini kullandı.McAuley, Hz. Muhammed’in karikatürlerini öğrencilerine gösterdikten sonra öldürülen ortaokul öğretmeni Samuel Paty’ye yönelik saldırının Fransa’nın ruhuna yapılmış olarak nitelendirildiğini, Macron’un da Paty’nin cenazesinde 'cumhuriyetin sureti haline geldi' dediğini hatırlattı.'Fransa, Müslümanların yabancılaştırılması üzerinde durmak yerine, İslam’ın pratiklerini etkilemeyi planlıyor'Paty’nin öldürülmesinin ardından Fransa İçişleri Bakanlığının nefreti körükledikleri gerekçesiyle, aralarında İslamofobi'yle mücadele eden ana akım bir grubun da olduğu 50 kadar Fransız-Müslüman kurumun lağvedileceğini açıkladığını hatırlatan McAuley, şunları kaydetti:'Bu metot terörden ziyade başka bir problemi çözmek için tasarlanmış gibi gözüküyor. Özellikle şehirden uzak gettolar ve banliyölerde yaşayan Fransız Müslümanların yabancılaştırılması üzerinde durmak yerine, hükümet, 1400 yıllık bir geçmişe ve 10 milyonu Batı’da olmak üzere 2 milyar barışçıl takipçiye sahip bir inancın pratiklerini etki altına almayı hedefliyor.'McAuley, Fransa’nın sekülarizm vizyonunun, ülkenin etnik ve kültürel olarak bugünden çok daha homojen olduğu zamanlara ait olduğunu aktararak, bu vizyonun zamanla İslam’ın kamusal alandaki görünürlüğünü sınırlandırmak gibi hukukta yeri olmayan bir yoruma kavuştuğunu vurguladı.'Fransa’nın Cezayir’deki utanç verici yenilgisinden sonra Fransız vatandaşları İslam'ın kamusal alandaki varlığını ülkenin seküler özüne bir saldırı olarak görmeye başladı.' yorumu yapan McAuley, başörtüsü ve nerede giyileceği mevzusunun kamusal hayatın en rahatsız edici tartışmalarından biri haline geldiğini ifade etti.James McAuley, şu değerlendirmeyi paylaştı:'Fransızlar başörtüsüne karşı mücadeleyi, aynı vatanı paylaştıkları insanların dini baskıdan kurtulup özgürleşmesinin bir yolu olarak gördü. 2004’te yürürlüğe giren bir kanunla başörtüsü lise düzeyinde yasaklandı, 2010’da çıkarılan bir başka yasayla da dışarıda peçeli çarşaf giymek 'ulusal güvenlik' gerekçesiyle yasaklandı. Müslüman kadınlar başörtüsünü yasak olmayan sınırlar içinde takıp Fransa toplumunun bir parçası olmaya teşebbüs ettiklerinde bile eleştiri oklarının hedefi oluyor. Örneğin geçen yıl, Sağlık Bakanı Agnes Buzyn, piyasaya koşuya uygun başörtüsü çıkaran Decathlon spor giyim markasını yermiş, 'Bunu bir Fransız markanın yapmamasını yeğlerdim' demişti.'McAuley, bu türden ifadelerin ve sağcı bazı beyaz Fransızlar arasındaki ön yargının sonucu olarak, birçok Fransız Müslümanın ana akımdan uzak, bir bakıma karşı-toplum içinde yaşadığını dile getirdi.Müslümanlar sürekli kamu denetimiyle karşı karşıyaMcAuley, iş pozisyonlarına ve belirli konut projelerine başvurularda halen fotoğraf istendiğinin, farklı renkten insanlara bilinçli veya bilinçsiz bir ön yargıyla bakıldığının altını çizerek Müslümanların sürekli bu kamu denetimiyle karşılaştığını ifade etti.Fransız kanunlarının 1978’den bu yana ırksal, dinsel ve etnik istatistik verilerinin toplanmasını yasaklaması nedeniyle ayrımcılığın varlığını ispatlamanın zor olduğuna işaret eden McAuley, Fransız-Tunuslu yazar Hakim El Karui’nin 'Tüm bunların Fransa’daki Müslüman toplum üzerindeki 'ayrımcılık (seperatism)' fenomenine katkı yaptığı ve kendini Fransız olarak hissetmeyen önemli bir azınlık var, ya reddedildiklerinden ya da böyle bir arzuları olmadığından.' yorumunu paylaştı.McAuley, Fransa’nın büyümesine yardımcı olduğu tecrit ve dışlanma problemlerinin Macron’un teklif ettiği kanunun hedefledikleriyle yakından ilişkili olduğunu vurgulayarak, Paty’nin ölümünün ortaya çıkardığı çiğ nefretin, durup düşünmeye çok az fırsat verdiğini belirtti.Fransız politikacıların sert sekülarizm yorumlarında ısrarcı olmaya başladığına dikkati çeken McAuley, İçişleri Bakanı Gerald Darmanin’in süpermarketlerdeki helal yiyecekleri, saldırıya yol açan ayrılıkçı fikirleri besleyen 'cemaatçi mutfak' olarak tanımladığını, Eyfel çevresinde yürüyen iki Müslüman kadının 'pis Araplar' diye aşağılanarak bıçaklandığını hatırlattı.
Washington Post'un Paris Temsilcisi: "Fransa, Irkçılıkla Mücadele Yerine İslam'da Reform Uğraşında"
PARİS (AA) - Amerikan gazetesi Washington Post’un Paris temsilcisi James McAuley, Fransa'da İslam ve Müslümanların son zamanlarda hedefe konulmasını eleştirdi.McAuley, Washington Post’ta kaleme aldığı, 'Fransa sistematik ırkçılıkla mücadele yerine İslam'da reform uğraşında” başlıklı yazıda, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un bu ay başında 'İslamcı ayrılıkçılıkla' mücadele planını açıkladığını anımsattı.Planda güya yabancı etkisini azaltmak için Müslüman topluluklara yurt dışından aktarılacak fonlara kısıtlama getirme, Fransızca eğitimi almış imamlar yetiştirmek için sertifika programı ve daha başka önlemlerin de olduğuna belirten McAuley, 'Macron kendi deyimiyle ‘Fransa’da İslam Aydınlanması olabilecek bir İslam’ inşa etmek ve paralel bir toplum yaratmayla sonuçlanan cumhuriyet değerlerinden sapmaların önünü kesmek istiyor.' ifadesini kullandı.McAuley, Hz. Muhammed’in karikatürlerini öğrencilerine gösterdikten sonra öldürülen ortaokul öğretmeni Samuel Paty’ye yönelik saldırının Fransa’nın ruhuna yapılmış olarak nitelendirildiğini, Macron’un da Paty’nin cenazesinde 'cumhuriyetin sureti haline geldi' dediğini hatırlattı.'Fransa, Müslümanların yabancılaştırılması üzerinde durmak yerine, İslam’ın pratiklerini etkilemeyi planlıyor'Paty’nin öldürülmesinin ardından Fransa İçişleri Bakanlığının nefreti körükledikleri gerekçesiyle, aralarında İslamofobi'yle mücadele eden ana akım bir grubun da olduğu 50 kadar Fransız-Müslüman kurumun lağvedileceğini açıkladığını hatırlatan McAuley, şunları kaydetti:'Bu metot terörden ziyade başka bir problemi çözmek için tasarlanmış gibi gözüküyor. Özellikle şehirden uzak gettolar ve banliyölerde yaşayan Fransız Müslümanların yabancılaştırılması üzerinde durmak yerine, hükümet, 1400 yıllık bir geçmişe ve 10 milyonu Batı’da olmak üzere 2 milyar barışçıl takipçiye sahip bir inancın pratiklerini etki altına almayı hedefliyor.'McAuley, Fransa’nın sekülarizm vizyonunun, ülkenin etnik ve kültürel olarak bugünden çok daha homojen olduğu zamanlara ait olduğunu aktararak, bu vizyonun zamanla İslam’ın kamusal alandaki görünürlüğünü sınırlandırmak gibi hukukta yeri olmayan bir yoruma kavuştuğunu vurguladı.'Fransa’nın Cezayir’deki utanç verici yenilgisinden sonra Fransız vatandaşları İslam'ın kamusal alandaki varlığını ülkenin seküler özüne bir saldırı olarak görmeye başladı.' yorumu yapan McAuley, başörtüsü ve nerede giyileceği mevzusunun kamusal hayatın en rahatsız edici tartışmalarından biri haline geldiğini ifade etti.James McAuley, şu değerlendirmeyi paylaştı:'Fransızlar başörtüsüne karşı mücadeleyi, aynı vatanı paylaştıkları insanların dini baskıdan kurtulup özgürleşmesinin bir yolu olarak gördü. 2004’te yürürlüğe giren bir kanunla başörtüsü lise düzeyinde yasaklandı, 2010’da çıkarılan bir başka yasayla da dışarıda peçeli çarşaf giymek 'ulusal güvenlik' gerekçesiyle yasaklandı. Müslüman kadınlar başörtüsünü yasak olmayan sınırlar içinde takıp Fransa toplumunun bir parçası olmaya teşebbüs ettiklerinde bile eleştiri oklarının hedefi oluyor. Örneğin geçen yıl, Sağlık Bakanı Agnes Buzyn, piyasaya koşuya uygun başörtüsü çıkaran Decathlon spor giyim markasını yermiş, 'Bunu bir Fransız markanın yapmamasını yeğlerdim' demişti.'McAuley, bu türden ifadelerin ve sağcı bazı beyaz Fransızlar arasındaki ön yargının sonucu olarak, birçok Fransız Müslümanın ana akımdan uzak, bir bakıma karşı-toplum içinde yaşadığını dile getirdi.Müslümanlar sürekli kamu denetimiyle karşı karşıyaMcAuley, iş pozisyonlarına ve belirli konut projelerine başvurularda halen fotoğraf istendiğinin, farklı renkten insanlara bilinçli veya bilinçsiz bir ön yargıyla bakıldığının altını çizerek Müslümanların sürekli bu kamu denetimiyle karşılaştığını ifade etti.Fransız kanunlarının 1978’den bu yana ırksal, dinsel ve etnik istatistik verilerinin toplanmasını yasaklaması nedeniyle ayrımcılığın varlığını ispatlamanın zor olduğuna işaret eden McAuley, Fransız-Tunuslu yazar Hakim El Karui’nin 'Tüm bunların Fransa’daki Müslüman toplum üzerindeki 'ayrımcılık (seperatism)' fenomenine katkı yaptığı ve kendini Fransız olarak hissetmeyen önemli bir azınlık var, ya reddedildiklerinden ya da böyle bir arzuları olmadığından.' yorumunu paylaştı.McAuley, Fransa’nın büyümesine yardımcı olduğu tecrit ve dışlanma problemlerinin Macron’un teklif ettiği kanunun hedefledikleriyle yakından ilişkili olduğunu vurgulayarak, Paty’nin ölümünün ortaya çıkardığı çiğ nefretin, durup düşünmeye çok az fırsat verdiğini belirtti.Fransız politikacıların sert sekülarizm yorumlarında ısrarcı olmaya başladığına dikkati çeken McAuley, İçişleri Bakanı Gerald Darmanin’in süpermarketlerdeki helal yiyecekleri, saldırıya yol açan ayrılıkçı fikirleri besleyen 'cemaatçi mutfak' olarak tanımladığını, Eyfel çevresinde yürüyen iki Müslüman kadının 'pis Araplar' diye aşağılanarak bıçaklandığını hatırlattı.
Ak Parti Mkyk Toplantısı Sona Erdi
ANKARA (AA) - Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı sona erdi.Parti genel merkezindeki basına kapalı toplantı, 3 saat sürdü.
Reklam
Macaristan'dan İçişlerine Karışmakla Suçlandığı Ukrayna'ya Tepki
BUDAPEŞTE (AA) - Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto, Ukrayna hükümetinin ülkesini Ukrayna'nın içişlerine müdahale etmekle suçlamasına tepki gösterdi.Szijjarto yaptığı açıklamada, Ukrayna'nın içişlerine müdahale edildiği gerekçesiyle, iki Macar hükümet yetkilisinin Ukrayna'ya girişinin yasaklanmak istenmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.Szijjarto, ''Ukrayna'nın aldığı karar acınası ve saçma. Ukrayna aldığı bu kararla Avrupa ve Avro-Atlantik entegrasyonu için şimdiye kadarki çabalarından ve Macaristan'ın desteğinden vazgeçtiğini ilan ediyor. Çünkü bir ülkenin, Avrupa Birliği (AB) ve NATO ile ilişkilerini güçlendirmesi tüm üye ülkelerin onayıyla gerçekleşiyor.'' diye konuştu.Ülkesinin Ukrayna ile iyi ilişkilere sahip olmak istediğini belirten Szijjarto, Macaristan'ın bu kapsamda Ukrayna'ya yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele için 50 adet solunum cihazı bağışladığını ve Ukrayna vatandaşlarının Batı Avrupa'ya transit geçişlerine izin verdiğini kaydetti.Szijjarto'nun, Ukrayna'da yaşayan Macar azınlığa Ukrayna'da düzenlenen yerel seçimlere katılım çağrısı yapması üzerine Macaristan'ın Kiev Büyükelçisi Ukrayna Dışişleri Bakanlığına çağrılmıştı. Macaristan-Ukrayna kriziMacaristan, Ukrayna'nın eğitim kanununda ve dil yasasında yaptığı değişiklik dolayısıyla ülkedeki Macar azınlığın haklarının ihlal edildiğini öne sürüyor.Ukrayna'da eğitim kanununda yapılan değişikliğe göre, ülkedeki Macarlar, orta öğretim kurumları ve üniversitelerde ana dillerinde eğitim göremeyecek.Dil yasasında yapılan değişiklikle devlet yöneticileri, milletvekilleri, Merkez Bankası çalışanları, hakim ve savcıların yanı sıra sözleşmeli askerler, eğitimciler ve sağlık kurumları çalışanları görevleri süresince Ukraynaca kullanacak.
Lavrov, Kovid-19 Taşıyıcısıyla Temas Nedeniyle Kendisini İzole Etti
MOSKOVA (AA) - Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) taşıyıcısıyla aynı ortamda bulunduğu için kişisel karantina tedbiri aldı.Bakanlıktan yapılan açıklamada, Lavrov’un Kovid-19 tespit edilen bir kişiyle temas kurduğu için kendisini izole ettiği, bu nedenle daha önce planlanan ziyaret ve görüşmelerin ertelendiği kaydedildi.Lavrov’un kendisini iyi hissettiği bildirildi.Yunanistan’da dün resmi temaslarda bulunduktan sonra Rusya’ya dönen Lavrov, 28-29 Ekim’de Bosna Hersek ve Sırbistan’da temaslarda bulunacaktı.
Reklam
ABD Philadelphia'da İki Polisin Bir Siyahiyi 10 Kurşun Sıkarak Öldürmesi Protesto Edildi
PHILADELPHIA (AA) - ABD’nin Pennsylvania eyaletine bağlı Philadelphia şehrinde, iki polisin elinde bıçak bulunan bir siyahiyi 10 kurşun sıkarak öldürmesi, gece boyu şiddetli protestolara neden oldu.Philadelphia Polis Departmanı Sözcüsü Tanya Little, dün akşam elinde silah bulunan bir kişinin ihbar edilmesi üzerine olay yerine giden polislerin 27 yaşındaki Walter Wallace adlı siyahi bir gençle karşılaştığını aktardı.Little, Wallace’in elinde bıçak taşıdığını ve yere bırakması uyarılarına rağmen polislerin üzerine yürüdüğünü, bunun üzerine 2 polis tarafından göğsünden ve omuzundan vurulduğunu belirtti.Polislerden birinin Wallace’i aracıyla hastaneye kaldırdığını kaydeden Little, ancak kısa bir süre sonra hayatını kaybettiğinin açıklandığını bildirdi.Sokakta aracının içinde bulunan bir kişinin cep telefonuyla çektiği ve sosyal medyaya yansıyan görüntülerde, bir kadının peşinden giderek engellemeye çalışmasına rağmen siyahi bir adamın, öfkeli bir şekilde elindeki bir obje ile polisin üzerine yürümeye çalıştığı görülüyor. İki polisin silahlarını siyahi adama doğrultarak geri çekilmeye çalıştığı, bir yandan da 'Elindeki bıçağı bırak!' diye uyarılarda bulunduğu duyuluyor. Siyahi adam, uyarıları dinlemeyince saniyeler içinde duyulan silah sesleri arasında yere yığılıyor. 'Neden şok tabancası kullanılmadı'Wallace’ın babası Walter Wallace Sr., olaydan sonra yerel gazeteye yaptığı açıklamada, oğlunun akli sağlık sorunları yaşadığını ve bu nedenle ilaç kullandığını belirtti. Baba Wallace, vücuduna 10 kurşun isabet eden oğlunun ikiz çocuk babası olduğunu belirterek, 'Niye şok tabancası kullanmadılar?' diye sordu.Olay yerine gelen Philadelphia Emniyet Müdürü Danielle Outlaw da yaptığı açıklamada, toplumun öfkesini duyduğunu ve hissettiğini ifade ederek, 'Olayda gündeme gelen sorular tam bir incelemeyle açıklığa kavuşturulacaktır.' diye konuştu.Protestolarda 30 polis yaralandıWallace’in çoğunlukla siyahilerin yaşadığı mahallede vurulmasının ardından yüzlerce öfkeli kişi sokağa inerek gece boyu polisi protesto etti.Protestocular, 'Siyahi hayatlar önemlidir' sloganları atarak zaman zaman polisle çatıştı, sokaktaki çöp konteynerlerini ve bazı polis araçlarını ateşe verdi.Göstericilerin attığı taş ve tuğlalar sonucu 30 polisin yaralandığı, protestolar sırasında da 10 kişinin gözaltına alındığı kaydedildi.
Aydın'da Uyuşturcu Ele Geçirilen Tamir Atölyesinin Sahibi Tutuklandı
AYDIN (AA) - Aydın'da 900 gram uyuşturucu ele geçirilen tamir atölyesinin sahibi tutuklandı. İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Efeler ilçesi Zeybek Mahallesi'nde E.G'ye ait oto tamir atölyesine operasyon düzenledi.İş yerinde narkotik dedektör köpeğiyle yapılan aramada, 500 gram metamfetamin ve 400 gram esrar ile 2 hassas terazi ele geçirdi.Gözaltına alınan E.G. emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi.Zanlı, nöbetçi sulh ceza hakimliğince 'uyuşturucu ticareti yapmak' suçundan tutuklandı.
Bodrum'da Sanatçılardan Çevre Temizliği
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Bodrum ilçesinde gerçekleştirilen çevre temizliği etkinliğine sanatçı Sertab Erener ile Yonca Evcimik de destek verdi.Bodrum Belediyesi Temizlik İşleri ve Çevre Koruma Kontrol Müdürlüğü öncülüğünde, 'Miss Gibi 1 Bodrum Grubu' üyelerinin katılımıyla, Gümbet Mahallesi'nde çevre temizliği yapıldı.Belediye Başkan Yardımcısı Tayfun Yılmaz ile ilçede yaşamını sürdüren ünlü sanatçı Sertab Erener ve Yonca Evcimik'in de gönüllü olarak destek verdiği etkinlikte kısa sürede çok miktarda atık toplandı.Yılmaz, gazetecilere yaptığı açıklamada, ilçe genelinde 350 temizlik personelinin görev yaptığını belirterek, etkinliğe destek veren sanatçılara teşekkür etti. Sertab Erener de çevreyi kirletenlere yaptırım uygulanması gerektiğini kaydetti. İnsanların bilinçlenmesi gerektiğine değinen Erener, 'Çocukluktan itibaren 'Doğayı nasıl korumalıyız?' konusunu öğretmemiz gerekiyor. Bunun sadece Türkiye'de değil, dünya çapında yapılması gerekiyor. Gönüllü olarak insanların attıkları pisliği toplamaya çalışıyorum. Bu çok ayıp, bir şey.' ifadesini kullandı.Yonca Evcimik ise yaşam alanının temiz tutulması gerektiğini, doğaya saygılı insanların çevreyi kirletmediğini vurguladı.Yaklaşık iki saat süren çalışmada toplanan atıklar, belediyeye ait araçlarla bölgeden alındı.
Reklam
Kerkük'te Motosiklet Tutkunlarından Kanser Hastası Çocuklara Moral Ziyareti
KERKÜK (AA) - Irak'ın Kerkük kentinde motosiklet tutkunları, kanser hastası çocuklara destek ve moral vermek için motosikletleriyle hastane bahçesine giderek onları ziyaret etti.Kerkük Verem ve Kanser Hastanesi'nde tedavi gören hastalara alkışlı destek veren ve hediyeler dağıtan motosiklet tutkunları, hastane bahçesinde motorlarıyla kısa bir de gösteri yaptı. Kerkük Motosikletçiler Spor Kulübü Başkanı İsmail el-Haşimi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kulüp olarak özellikle kanser hastası çocuklara moral vermeyi amaçladıklarını söyledi.Çocukların sağlık durumunu yakından takip ettiklerini belirten Haşimi, ''Bu çocuklara maddi ve manevi anlamda elimizden geldiğince destek olacağız. Onlar hepimizin çocukları.' dedi.Haşimi yeni tip koronavirs (Kovid-19) salgınının yaşandığı şu dönemde hastaların daha fazla morale ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.Hastalara hediye dağıttılarServisleri ziyaret ederek hastalarla yakından ilgilenen motosiklet tutkunları, başta çocuklar olmak üzere tüm hastalara çeşitli hediyeler dağıttı.Hastalar, motosikletçilerin moral ziyaretiyle keyifli anlar yaşadı.Kulüp üyeleri ayrıca Acil Servis'i de ziyaret ederek, fedakar çalışmalarından ötürü buradaki sağlık çalışanlarına şükranlarını sundu.
Sağlık Bakanı Koca, İstanbul'daki Kamu Hastaneleri Başhekimleriyle Buluştu
İSTANBUL (AA) - Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İstanbul'da kamu hastaneleri başhekimleriyle bir araya geldi.Koca, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, İstanbul'da vaka sayılarındaki büyük artışın ciddi bir hazırlık gerektirdiğini vurguladı. Sağlık Bakanı Koca, bakan yardımcılarıyla İstanbul'a ayırdıkları 4. günde kamu hastaneleri başhekimleriyle hareket planlarını ele aldıklarını belirterek, '3 kurala uyulursa hastanelere daha az ihtiyaç duyarız. Salgına karşı organize olalım.' ifadesini kullandı.
Sağlık Bakanı Koca, İstanbul'daki Kamu Hastaneleri Başhekimleriyle Buluştu
İSTANBUL (AA) - Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İstanbul'da kamu hastaneleri başhekimleriyle bir araya geldi.Koca, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, İstanbul'da vaka sayılarındaki büyük artışın ciddi bir hazırlık gerektirdiğini vurguladı. Sağlık Bakanı Koca, bakan yardımcılarıyla İstanbul'a ayırdıkları 4. günde kamu hastaneleri başhekimleriyle hareket planlarını ele aldıklarını belirterek, '3 kurala uyulursa hastanelere daha az ihtiyaç duyarız. Salgına karşı organize olalım.' ifadesini kullandı.
Reklam
Muğla'da Uyuşturucu Operasyonunda Yakalanan 2 Zanlı Tutuklandı
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Fethiye ilçesinde düzenlenen uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 2 zanlı tutuklandı. İlçe Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Grup Amirliği ekiplerince kentte uyuşturucu ticareti yapanlara yönelik çalışma başlatıldı. Belirlenen adrese düzenlenen operasyonda bir miktar uyuşturucu ele geçirilirken, zanlılar D.K. ile H.G. gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılar, çıkarıldıkları Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandı.
Güncelleme 2- Adana'da Çıkan Orman Yangını Kontrol Altına Alındı
ADANA (AA) - Adana'nın Kozan ilçesinde çıkan orman yangını kontrol altına alındı.Alınan bilgiye göre, Kuytucak Mahallesi Kuzeren mevkisindeki ormanlık alandan duman yükseldiğini gören vatandaşlar, yetkililere bildirdi.İhbar üzerine olay yerine sevk edilen 15 arazöz, 7 su tankı ve 120 personelle yangına müdahale edildi.Yangın nedeniyle Kuytucak Mahallesi'ndeki bazı evler tedbiren boşaltıldı.Bölgede arıcılık yapan ve kovanlarının yandığını belirten Orhan Doğan, gazetecilere yaptığı açıklamada, 'Arı kovanlarım yandı, kurtaramadım.' diyerek gözyaşı döktü.'Yangın kontrol altına alındı'Adana Valisi Süleyman Elban, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ekiplerin bölgede yoğun çalışma yürüttüğünü belirterek, 'Yangın kontrol altına alındı. Bölgede soğutma çalışmaları devam ediyor.' dedi.Yangında, ormanlık alandan çok makilik bölgenin zarar gördüğünü aktaran Elba, olayda can kaybı olmadığını ifade etti.
Reklam
Avustralya'da Aborjinler İçin "Kültürel Öneme Sahip" Ağacın Kesilmesi Tepkilere Neden Oldu
ANKARA (AA) - Avustralya’nın yerli halkı Aborjinler için kültürel öneme sahip bir ağacın otoyol çalışması nedeniyle kesilmesi tepkilere yol açtı. ABC News'in haberine göre, Victoria eyaletinin batısında tartışmalı bir otoyol iyileştirme alanında, Aborjinler için kültürel öneme sahip bir ağacın kesilmesi üzerine düzenlenen protestoda 50 kişi gözaltına alındı.Ağacın Aborjinler için kutsal olduğunu söyleyen protestocular ile polis arasındaki gerginlik, dün, polisin Djab Wurrung 'Yönler Ağacı'nın kesildiği alanın girişlerini kapatmasıyla arttı.Bölgede kutsal kabul edilen alanları korumak için 2018'den bu yana kamp yapan, 'Djab Wurrung Kültürel Mirası Koruma Elçiliği' isimli kuruluştan protestocular, Batı Otoyolu (Western Highway) üstündeki kamp alanına polislerin geldiğini belirtti.Victoria polisi de kontrollü giriş sağlanan alanı terk etmeyi reddeden ve baş sağlık görevlisinin talimatlarına uymayan 40 kişi ile olay yerinde polisi engellemekle suçlanan 10 kişinin gözaltına alındığını bildirdi.Gözaltına alınanların tamamının, ileride mahkemeye sevk edilmek üzere kefaletle serbest bırakıldığı kaydedildi.Diğer yandan, Victoria eyaleti Ulaştırma Altyapısı Bakanı Jacinta Allan, yaptığı açıklamada, Djab Wurrung halkını oluşturan 12 ailenin temsilcilerinin rızası olmadan Batı Otoyolu iyileştirme çalışmalarının bir parçası olarak hiçbir ağacın kaldırılmadığını veya kaldırılmayacağını belirtti. Allan, kesilen söz konusu ağacın 'kültürel olarak önemli olarak değerlendirilmediğini' ifade etti.Aborjin toprak sahipleri, geçen yıl, 'kültürel açıdan önemli olduğu belirlenen 16 ağacı korumak için' Victoria hükümetiyle anlaşmaya varmış ancak aktivistler daha fazla ağacı kurtarmaya çalışmak için Buangor yakınlarındaki alanda eylemlerini sürdürmüştü.Ağacın kesilmesi, sosyal medyada da tepkiyle karşılandı.BBC'nin haberine göre, yetkililer, ağacın yaklaşık 100 yaşında olduğunun sanıldığını aktarırken, protestocular ağacın yaklaşık 350 yaşında olduğu tahmininde bulunuyor.Koruma altındaki ağaçlar arasında, kadınların kültürel bir geleneğin parçası olarak doğum yaptıktan sonra plasentalarını gömdükleri 2 asırlık 'doğum ağacı' bulunuyor. Victoria hükümeti, trafik kazalarını azaltacağını söyleyerek Melbourne ve Adelaide şehirleri arasındaki yolun genişletilmesi için otoyol projesine destek veriyor.Koruma altındaki 'yönler ağacı' olarak tanımlanan bir ağaca dokunulmadığını savunan hükümet, aktivistlerin ağaca ilişkin sınıflandırmasının koruma altındakilerden farklı olduğunu öne sürüyor.Aborjin yerlilerinin Geç Paleolitik Devir'den bu yana kullandığı 46 bin yıllık kaya barınaklarının girişleri madencilik şirketi Rio Tinto'nun mayıs ayındaki maden arama faaliyeti sırasında tahrip olmuştu. Batı Avustralya eyalet savcılığı olayla ilgili soruşturma başlatmıştı. Şirket tahribat nedeniyle bölgedeki yerli halklardan özür dilemek zorunda kalmıştı.Aborjinler yetişkin nüfusun yüzde 2'sini oluşturuyorArkeologlar, 2017'de, Aborjinlerin Avustralya'ya ilk olarak 65 bin yıl önce gittiğine dair arkeolojik verilere ulaşmıştı. Avustralya'nın kuzeyindeki Madhjedbebe kayalık alanında yaptıkları kazılarda buldukları el yapımı eşyalar üzerinde çalışan araştırmacılar, bunların en az 65 bin yıllık olduğunu, böylece Aborjinlerin kıtaya sanılandan 18 bin yıl daha önce gitmiş olabileceği değerlendirmesinde bulunmuştu.İlk Britanya filosunun 26 Ocak 1788’de kıtaya ayak basmasının ardından yerli halka büyük katliamlar ve kültürel soykırım yapıldığını savunan Aborjinler, bu tarihi 'İstila Günü' ilan ederek, 'Avustralya Günü' olarak kutlanmasına karşı çıkıyor.Avustralya'da Aborjinler yetişkin nüfusun yüzde 2'sini oluşturuyor.
Yalova'da Engelliler İçin Gözle Bilgisayar Kullanma Kursu Açıldı
YALOVA (AA) - Yalova'da engelliler için gözle bilgisayar kullanma kursu açıldı.Türkiye Spastik Engelliler Federasyonu Başkanı ve Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Başkan Vekili Murat Arslanhan, Türkiye İş Kurumu ve Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğüyle ortaklaşa düzenlenen kursun açılışında, projenin engellilere önemli kolaylıklar getireceğini söyledi.Arslanhan, kursun Yalova'da uygulanmasından dolayı büyük mutluluk yaşadıklarını belirterek, 'Biz 'mesleki eğitimde engel yok' diyoruz. Bu projeye öncülük yapmak bizleri onurlandırıyor ve gururlandırıyor. İnşallah projenin Türkiye'ye yayılmasına vesile olacağız.' diye konuştu.Sistemin kullanımını engelli iki kursiyerle tanıtan Bilgisayar Eğitmeni Esma Kızılkan da projenin çok güzel olduğuna ve geliştirerek de daha iyi yerlere getireceklerine inandıklarını ifade etti.Açılışa, Yalova Valisi Muammer Erol, diğer ilgili ve davetliler katıldı.
Antalya'da Fetö/Pdy Operasyonlarında Gözaltına Alınan 15 Şüpheliden Biri Tutuklandı
ANTALYA (AA) - Antalya'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik operasyonlarda gözaltına alınan 15 şüpheliden biri tutuklandı. İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerinin aranan FETÖ/PDY şüphelilerine yönelik belirlenen adreslere düzenlediği operasyonlarda 15 şüpheli yakalandı.Şüphelilerden 5'i savcılık talimatıyla serbest bırakıldı, 4'ü ise kendileriyle ilgili soruşturmaların yürütüldüğü kentlere gönderildi. Adliye sevk edilen 6 şüpheliden 1'i nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı, diğerleri adli kontrol şartıyla serbest kaldı.
Şişli'de 1110 Litre Kaçak İçkiyle Yakalanan Kişi Tutuklandı
İSTANBUL (AA) - Şişli'deki bir depoda 1243 şişe (1110 litre) kaçak içkiyle yakalanan şüphelinin tutuklanmasına karar verildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından paylaşılan bilgiye göre, 2 Ekim'de, Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Şube Müdürlüğüne, 'bandrolsüz içki satıldığı, tezgah altında tiner şişelerine benzer şişede içki olduğu, bunun Şişli'deki bir dükkanda saklandığı ve yakın bir yerde depo olarak kullanılan bir yer olduğuna' dair ihbar yapıldı. Bu ihbarla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında nöbetçi İstanbul Sulh Ceza Hakimliği'nden alınan arama-el koyma kararına istinaden 21 Ekim'de belirtilen adreste yapılan aramada, 1243 şişe ve toplamda 1110,1 litre alkollü, bandrolsüz ve sahte olabileceği değerlendirilen içki ele geçirildi. İhbar sonucu bu mekanda yakalanan H.Ö.'nün, 22 Ekim'de çıkarıldığı nöbetçi İstanbul Sulh Ceza Hakimliğince, 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası ön görülen 'sigara ve alkol kaçakçılığı' suçundan tutuklanmasına hükmedildi.
Reklam