Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez Aksaray'da: (2)
AKSARAY (AA) - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, '10 milyar metreküplük depolama bizim yaklaşık yıllık doğal gaz tüketimimizin neredeyse yüzde 20'sine denk geliyor.' dedi.Dönmez, beraberindeki Aksaray Valisi Hamza Aydoğdu ve BOTAŞ Genel Müdürü Burhan Özcan ile birlikte Tuz Gölü Yer Altı Doğalgaz Depolama Genişletme Projesi sahasında incelemelerde bulundu, yetkililerden bilgi aldı.Bakan Dönmez, burada yaptığı açıklamada, geçen yıl Tuz Gölü Yer Altı Doğalgaz Depolama Genişletme Projesi'nin kapasite genişletme işinin ihalesini yaptıklarını ve temelini attıklarını anımsattı.'Hedefimiz 2023'e kadar bu projeleri hayata geçirmek'Buradaki 1,2 milyar metreküplük kapasiteyi 5,4 milyar metreküpe çıkarttıklarını anlatan Dönmez, şöyle konuştu:'Öte yandan Silivri'de devam eden bir başka projemiz var. Orada da mevcut haliyle yaklaşık 3 milyar metreküp depolamamız var. Orayı da 4,5 milyar metreküpe çıkartmış olacağız. Bu iki proje de bittiğinde Türkiye'de 10 milyar metreküplük doğal gaz depolama kapasitesine ulaşmış olacağız. Hedefimiz 2023'e kadar bu projeleri hayata geçirmek. Bu depolama alanlarının arz güvenliği açısından önemi büyük. Kış aylarında ısınmaya dayalı tüketicilerimizin doğal gaz talebinin artmasıyla istenen miktara ulaşabilmek için depolardan bizim gaz çekmemiz gerekiyor. Bu 10 milyar metreküplük depolama bizim yıllık doğal gaz tüketimimizin neredeyse yüzde 20'sine denk geliyor. Bu da sistemi rahatlatıcı önemli bir unsur. Bu tip projeler özellikle yaz aylarında doğal gaz fiyatları daha düşük seyretmekteyken fiyat avantajını kullanmak için çok önemli. Yazın ucuza aldığımız gazı depolamak suretiyle vatandaşımıza daha ekonomik şekilde temin etme imkanına kavuşmuş olacağız.'Fatih Dönmez, bu projede 600 metre yerin altına inerek tuz kayalarını erittiklerini ve mağaralar oluşturduklarını ifade etti.'Projenin büyüklüğü 2 milyar dolar civarında'Yaklaşık 1500 metreye kadar yerin altına inebildiklerini aktaran Dönmez, şunları kaydetti:'Şu anda sondaj makinemiz an itibarıyla sondaj işlemine başladı. Oluşturulan mağaralarda doğal gazı saklıyoruz. Her bir mağara 100 milyon metreküp doğal gazı depolayacak kapasiteye sahip. Çok büyük depolardan bahsediyoruz. Bunun gibi burada mevcutta 12, ilave 40 ile birlikte 52 mağaraya ulaşmış olacağız. Böylece tuz yapılarındaki dünyada en büyük ve geniş kapasiteli yer altı doğal gaz depolama kapasitesi projesine biz sahip olacağız. İnşallah 2023 itibarıyla bu projeyi tamamlamayı ümit ediyoruz. Projenin büyüklüğü 2 milyar dolar civarında. '(Bitti)
Muğla'da Türk Kara Sularına İtilen 12 Sığınmacı Kurtarıldı
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Marmaris ilçesi açıklarında yelkenli yat içerisindeki 12 sığınmacı kurtarıldı. Bozburun Mahallesi açıklarında yelkenli yat içerisinde bir grup sığınmacı olduğu bilgisi üzerine bölgeye Sahil Güvenlik ekipleri sevk edildi. Ekipler, Yunan sahil güvenlik unsurlarınca Türk kara sularına itildiği belirlenen 12 sığınmacıyı bota aldı. Limana getirilen sığınmacılar, işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.Sığınmacıların geçişini organize ettiği öne sürülen 2 şüpheli gözaltına alındı.
ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu Görevlisi Cantürk'e Fetö'den Hapis Cezası
İSTANBUL (AA) - ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Nazmi Mete Cantürk, 'Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yardım' suçundan 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuksuz sanıklar Nazmi Mete Cantürk, eşi Sevim Cantürk ve kızı Kevser İrem Cantürk ile avukatları katıldı. ABD'nin İstanbul Başkonsolosu Daria Darnell, ABD'nin Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Jeffrey M. Hovenier ve konsolosluk çalışanları da duruşmayı izleyenler arasında yer aldı.Duruşmada son savunması alınan Nazmi Mete Cantürk, suç işlemediğini, sadece görevini yaptığını ifade ederek, 'Bu suçu işlemediğim ortaya çıktı. Bu zamana kadar olan soruşturmalarda dava açılmadı. 17 ay ev hapsinde kalmak beni derinden yaraladı.' dedi. Görevi gereği makam koruma, mekan koruma ve güvenlik soruşturmaları yaptığı bilgisini veren Cantürk, 'Bu görevlerimin gereği olarak resmi yerlerle görüşmelerimiz olmaktaydı. Görevim kapsamında Amerikan birimleri, Türkiye ile irtibat kurmak isterse İstanbul Emniyet Müdürlüğü Koruma Şube, Özel Harekat, Trafik Şube müdürlüğünü ziyaret sebebiyle emniyet mensuplarıyla toplantı yapılıyordu. Müdürün talimatı olmadan Türk yetkililerle bağlantı kuramam.' ifadesini kullandı. Görüştüğü kişilerin makamda bulunan kamu görevlileri olduğunu ve bu kişilerin suça karışıp karışmadığını bilemeyeceğini de aktaran Cantürk, '2015 yılında Adana-Antalya seyahatte FETÖ'den soruşturma geçiren kişilerle aynı otelde kaldığım zaman toplantı yapıldığı söylenmiş. G20 zirvesine görevlendirme üzerine gittim. Antalya'daki yerde çok fazla devlet görevlisi kalıyordu. Aynı tarihte ve aynı otelde kalan ve hakkında FETÖ soruşturması olan kişilerin olduğu söyleniyor. Ben orada ABD Dışişleri Bakanı'nın güvenliği için bulundum. Örgütsel toplantıya katılmadım. Suçlamayı kabul etmiyorum.' diye konuştu.'FETÖ'nün hiçbir toplantı ve etkinliğine katılmadım'Metin Topuz ile samimiyetinin olmadığını ve bu kişinin beyanına göre suç işlediğinin kabul edildiğini savunan Cantürk, savunmasını şöyle sürdürdü:'Ben hiçbir zaman Zaman gazetesine üye olmadım. Ben kimsenin talimatıyla hesap açıp para yatırmadım. 2001 yılında açılan Bank Asya hesabını ailem ve evimle ilgili ödemeler için kullandım. Benim maaşım başka bir bankaya yatıyordu. Oradan Bank Asya'ya yollayıp otomatik ödeme yapardım. Başka bankada param olmasına rağmen talimat üzerine para çekip Bank Asya'ya yatırmadım. Annem ve kayınpederim Zaman gazetesi okurdu. Onların kartı olmadığı için oradan ödeme yaptım. Kimse Yok mu Derneği'ne devlet desteği ve projeler için bağışta bulundum. FETÖ'ye üye olduğum iddiasını kabul etmiyorum. ByLock kullanmadım, bu programı medyadan duydum. Digitürk veya Tivibu üyeliğini talimat doğrultusunda iptal etmedim. Türkçe Olimpiyatlarına katılmadım, yardım etmedim. Onların kurum veya kuruluşlarında çalışmadım. Gazetelerine abone olmadım, abone kazandırmadım. FETÖ'nün hiçbir toplantı ve etkinliğine katılmadım. Fetullah Gülen'le görüşmedim. Örgüt içi evlilik yapmadım. Özellikle tekrar etmek istiyorum. Müdürümün istemiyle görüştüğüm kişiler devlet tarafından atanmış kişilerdi. Ben ve ailem bu dava yüzünden mağdur olduk. Doktor kızım benimle aynı soyismi taşıdığı için bu dosyaya dahil edildi. Bu sebeple açığa alındı. Hiçbir baba benim yerimde olmak istemez. Beraatimi istiyorum.'Savunmasını tamamlayan Nazmi Mete Cantürk'ün savunmasının sonunda gözyaşı döktüğü görüldü. Duruşmada savunması sorulan diğer sanıklar Sevim Cantürk ve Kevser İrem Cantürk de suçsuz olduklarını öne sürerek, beraatlerini talep etti. KararDavaya ilişkin kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Nazmi Mete Cantürk'ün, 'FETÖ'ye bilerek ve isteyerek yardım etme' suçundan 5 yıl 2 ay 15 gün hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Heyet, diğer sanıklar Sevim Cantürk ve Kevser İrem Cantürk'in ise delil yetersizliğinden beraatine hükmetti. Beraatine hükmettiği Sevim ve Kevser İrem Cantürk'ün adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını da kararlaştıran heyet, hapis cezası verdiği sanık Nazmi Mete Cantürk hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının ise devamını hükme bağladı. İddianamedenİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunca hazırlanan iddianamede, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı davada 'FETÖ'ye yardım' suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan (11 Haziran 2020) ABD İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz'un soruşturma sürecindeki ifadesinde, 'Nazmi Mete Cantürk'ün Zaman gazetesi okuduğu, çevresinde dini sohbetler yaptığı, FETÖ sempatizanı olabileceği' beyanında bulunduğuna yer verilmişti.Sanık Cantürk'ün FETÖ'den dava açılmış kimisi tutuklu kimisi firari birçok kişiyle irtibatının bulunduğu belirtilen iddianamede, sanığın bu kişilerle irtibatı hakkında görev tanımı kapsamında makul ve mantıklı izahlarda bulunamadığı, yoğun görüşmelerinin, örgüt içi irtibat ve bağlantılarının olduğunun ortaya konduğu kaydedilmişti.Sanık Sevim Cantürk'ün ise FETÖ elebaşısının çağrısı üzerine örgütle bağlantılı olduğundan kapatılan Bank Asya'daki hesabında artırımda bulunduğu, örgütten hakkında işlem yapılan bazı kişilerle yoğun irtibatının bulunduğu ifade edilen iddianamede, bu kişinin örgütün 'sohbet' adını verdiği toplantılarına iştirak ettiği ve örgütçe tertip edilen okuma yarışmalarına katıldığı anlatılmıştı.Cantürk çiftinin kızları Kevser İrem Cantürk ile ilgili iddialara da yer verilen iddianamede, 3 sanığın da 'FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 7,5 yıldan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.
Ürdün'de Kovid-19 Salgınında Günlük En Yüksek Vaka Sayısı Kaydedildi
AMMAN (AA) - Ürdün'de 3 bin 800 kişide daha yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tespit edilmesiyle, şu ana kadar görülen en yüksek günlük vaka sayısı kaydedildi.Ürdün Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Kovid-19 nedeniyle 44 kişinin daha yaşamını yitirdiği ve 3 bin 800 yeni vaka tespit edildiği belirtildi.Böylece virüs kaynaklı can kaybının 668'e, vaka sayısının da 58 bin 855'e yükseldiği ülkede, iyileşen hasta sayısı da 7 bin 909'a ulaştı.
Reklam
Milletvekili Ganire Paşayeva'dan Fransız Mallarını Boykota Destek:
KAYSERİ (AA) - Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Meclisi Milletvekili Ganire Paşayeva, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yanında olduklarını ve Fransız mallarını boykot ettiklerini bildirdi. Kayseri Ticaret Odasının ekim ayı meclis toplantısı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında, video konferans yöntemiyle yapıldı. Toplantıya katılan Paşayeva, burada yaptığı konuşmada, Azerbaycan ile Türkiye'nin bir millet iki devlet olduğunu söyledi.Bugün Azerbaycan topraklarının işgalden kurtulması için dua ettiklerini belirten Paşayeva, işgalci Ermenistan'ın adaletsizlikle topraklarının yüzde 20'sini aldığını ve bir milyon kişiyi evinden ettiğini dile getirdi.Ermenistan'ın, arkasındaki güçlerle geçmişte Azerbaycan'ın topraklarını işgal ettiğini vurgulayan Paşayeva, kardeş Türkiye ve Pakistan dışında kendilerine destek çıkan olmadığını söyledi.Paşayeva, zaman içerisinde güçlendiklerini, önemli çalışmalar yapıldığını ve geçen zaman için kaybedilen toprakları kazanmak için hazırlandıklarını kaydetti.Azerbaycan'a ciddi bir baskı yapıldığını vurgulayan Paşayeva, şunları kaydetti:'Söz konusu vatansa gerisi teferruattır. Baskılar olursa olsun, biz boyun eğmeyeceğiz. Bu yüzden Türkiye'ye ve Erdoğan'a duruşundan dolayı teşekkür ediyoruz. Türkiye'nin duruşu çok etkili oldu. Türk milleti her zaman adaletten yana oldu. ABD, Rusya, Fransa gibi işgalciden ve soykırımcıdan yana olmadı. Bugün dünyada adalet anlayışı bitmiştir. Uluslararası hukuk bitmiştir. Birçok uluslararası kurumda çalıştım. Bugün dünyanın tek kuralı var, güç. Güçlü olamazsanız haklarınızı koruyamazsınız. Azerbaycan ve Türkiye birlikte haklarını koruyor. Makron 'Türk mallarını almayın.' diyor. Erdoğan'ın çağrısına destek veriyoruz. Biz de Fransız mallarını boykot ediyoruz. Eğer Makron Türk ekonomisine karşı çirkin bir adım atıyorsa biz Fransızlardan az değiliz, onlardan daha çoğuz. Fransız mallarının boykotuna başlıyoruz. Dünyanın her yerinde yaşayan insanlarımızı da birçok platformda aktif olmaya çağırıyoruz. Azerbaycan'ın en büyük yatırımı Türkiye'de, bizim bu birliğimizin, gücümüzün artmasını istemeyenler beraberler. Türkiye ile bizim işbirliğimiz devam edecek.'Paşayeva ayrıca, 'Biz Çanakkale Zaferini yaşadık, her şey bitti dediklerinde biz Türk milleti bitti demeden bitmez diyerek yola çıktık. Bugün yeni Çanakkale Karabağ'dır.' diye konuştu.Milli Meclis’in Ekonomi Ticaret Komisyonu Üyesi Memmedov Meşhur ise bütün Azerbaycanlılara Türk mallarını alma konusunda çağrı yaptıklarını dile getirdi.Ekonomi Ticaret Komisyonu Üyesi Elnur Abdullayev de bütün dünyanın Azerbaycan topraklarının kahramanca savaşarak işgal altındaki topraklarını geri aldığını izlediklerini ifade etti.'İki ülke arasındaki ticaret hacmi 4 milyar dolar civarında'KTO Başkanı Ömer Gülsoy da dost ve kardeş Azerbaycan'ın Karabağ'ın Ermenistan'ın işgalinden ve zulmünden kurtarılmasına yönelik son bir aydır kahramanca verdiği mücadeleyi takdir ve dua ile takip ettiklerini belirtti.'Bugün Karabağ'da tam bir soykırım, vahşet, zulüm ve trajedi uygulanmaktadır.' diyen Gülsoy, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki yakınlığın, ticari ilişki ile ölçülemeyeceğini vurguladı.Geçen şubatta iki ülkenin Cumhurbaşkanları ile yapılan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı'nda Türkiye ve Azerbaycan’ın ticaret hacminin yıllık 15 milyar dolara çıkartılmasının öngörüldüğünü hatırlatan Gülsoy, şöyle devam etti:'İki ülke arasındaki ticaret hacmi 4 milyar dolar civarındadır. 2019'a kıyasla bu yılın ilk 9 ayında Türkiye'nin Azerbaycan'a yaptığı ihracat yüzde 17 civarında artarak 1,5 milyar doların üzerine çıkmıştır. Azerbaycan ile Türkiye, Asya ve Avrupa arasında bir enerji ve iletişim köprüsü kurmuştur. Bu köprünün Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru hattı, TANAP doğalgaz projesi ve yine Bakü-Tiflis-Kars demiryolu projesi ile daha da güçleneceğini ifade etmek isterim.'
Osmaniye'de Makilik Alanda Çıkan Yangın Söndürüldü
OSMANİYE (AA) - Osmaniye'nin Sumbas ilçesinde makilik yangınında yaklaşık 2 hektar alan zarar gördü.Mehmetli Beldesi'nde makilik alanda çıkan yangın, rüzgarın da etkisiyle yayıldı.Vatandaşların, ihbarı ile olay yerine çok sayıda itfaiye ve jandarma ekibi sevk edildi.Alevler, kısa sürede kontrol altına alındı. Soğutma çalışmalarının sürdüğü bölgede yaklaşık 2 hektar makilik alan zarar gördü.
Reklam
Laleli Camiindeki Tasarruflu Ampuller Kaldırılıyor
İSTANBUL (AA) - Vakıflar Genel Müdürü Burhan Ersoy, Laleli Camiinin avizelerine takılan tasarruflu ampullerin değiştirileceğini bildirdi.Tarihi Laleli Camiinde avize üzerindeki tasarruflu ampullerin görüntüsünün sosyal medyada tartışmalara yol açmasının ardından Vakıflar Genel Müdürlüğü harekete geçti.Ersoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada görüntülerin paylaşılmasının ardından 17 Ekim tarihinde Laleli Camiini ziyaret ederek incelemelerde bulunduğunu ifade etti.Camideki avizenin görünümüyle ilgili çalışma başlattıklarını belirten Ersoy, 'Bizim görevimiz ecdad yadigarı eserlere sahip çıkıp, varsa eksik ve hatalar düzelterek gelecek nesillere taşımaktır. Laleli Camiindeki avizelerin görüntüsü için de hemen çalışma başlattık. Lambaların düzenli durması için şablon olması gerekiyor. Arkadaşlarımız şablon ve aydınlatma ölçümü yapıyor.' ifadelerini kullandı.Yürütülecek teknik çalışma ile ilgili bilgileri paylaşan Ersoy, farklı ebatlardaki avize fanuslarının tek tip küçük fanuslarla, ampullerin de tarihi yapının estetiğini bozmayacak şekilde değiştirilmesi için gereken çalışmanın başlatıldığını bildirdi.Ersoy, ayrıca fanus üstlerine kapak konarak duyların ve ampullerin sabit durması sağlanarak daha güzel bir görüntü sağlanacağını dile getirdi. Burhan Ersoy, çalışmaların en kısa sürede tamamlanmasını beklediklerini kaydetti.
Kayseri'de Kaçak Avlananlara 183 Bin 254 Lira Ceza
KAYSERİ (AA) - Kayseri Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü, kaçak avlanan 6 kişiye 183 bin 254 lira idari para cezası kesti.Şube Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, ekiplerin koruma kontrolleri esnasında, Hacılar, Yahyalı ve Develi ilçelerinde kaçak avlanan 2'si Suriye uyruklu 6 kişi suçüstü yakalandı.Kaçak avcılara toplam 183 bin 254 lira para cezası uygulandı. Avcıların yakaladığı 4 güvercin, 1 doğan, 2 keklik, tüfek, cep telefonu ile 2 motosiklete el konuldu.
AB Ülkelerinden Yemen'deki Safir Petrol Tankeri Konusunda "Felaket Yaşanabileceği" Uyarısı
İSTANBUL (AA) - Yemen'deki Avrupa Birliği (AB) ülkeleri büyükelçileri, Hudeyde kentindeki Ras İsa Limanı'nda demirli bulunan ve tehlike arz eden Safir petrol tankeri nedeniyle 'insani felaket yaşanabileceği' uyarısında bulundu.Yemen'deki AB misyonu ve AB ülkeleri Büyükelçilerinden yapılan ortak yazılı açıklamada, tehlike arz eden Safir petrol tankeri nedeniyle büyük endişe duyulduğu ifade edildi.'Petrol tankerine son 5 yıl bakım yapılmadı. Tanker, halihazırda Yemen'de ve ötesinde milyonlarca insanı etkileyecek; sağlık, çevre ve ekonomi açısından büyük bir felaketle sonuçlanacak bir tehlike altında.' denilen açıklamada, büyük bir petrol sızıntısı olması durumunda Hudeyde Limanı'nın hizmet dışı kalacağı, bunun da milyonlarca Yemenlinin gıda güvenliğinin etkilenmesi anlamına geleceği kaydedildi. Herhangi bir sızıntının, Kızıldeniz'deki balık zenginliğini, deniz ekosistemini ve deniz ticaretini önemli ölçüde etkileyeceği aktarılan açıklamada, Hudeyde kenti ve limanının kontrolünü elinde bulunduran Husilere, 'uzman ekibin herhangi bir kısıtlama, ön koşul veya gecikme olmaksızın gemiye erişimine izin vererek Birleşmiş Milletler ile tam bir işbirliği' çağrısında bulunuldu.Safir petrol tankerinde 'sızıntı' tehlikesiRas İsa Limanı'nda 2015 yılından bu yana demirli bulunan ve içerdiği 1 milyon varili aşkın petrolle sızıntı tehlikesi taşıdığı belirtilen Safir tankeri, Yemen'de çatışan taraflar arasında sorun teşkil ediyor.Yemen hükümeti 'Husilerin 5 yıldır tankerin bakımının yapılmasına izin vermediğini' savunurken Husiler bunu yalanlıyor.Husiler 'petrolün satışını ve gelirin hükümet ile aralarında bölüşülmesini' şart koşarken, Yemen hükümeti ise buna şiddetle karşı çıkıyor.
Reklam
AB Ülkelerinden Yemen'deki Safir Petrol Tankeri Konusunda "Felaket Yaşanabileceği" Uyarısı
İSTANBUL (AA) - Yemen'deki Avrupa Birliği (AB) ülkeleri büyükelçileri, Hudeyde kentindeki Ras İsa Limanı'nda demirli bulunan ve tehlike arz eden Safir petrol tankeri nedeniyle 'insani felaket yaşanabileceği' uyarısında bulundu.Yemen'deki AB misyonu ve AB ülkeleri Büyükelçilerinden yapılan ortak yazılı açıklamada, tehlike arz eden Safir petrol tankeri nedeniyle büyük endişe duyulduğu ifade edildi.'Petrol tankerine son 5 yıl bakım yapılmadı. Tanker, halihazırda Yemen'de ve ötesinde milyonlarca insanı etkileyecek; sağlık, çevre ve ekonomi açısından büyük bir felaketle sonuçlanacak bir tehlike altında.' denilen açıklamada, büyük bir petrol sızıntısı olması durumunda Hudeyde Limanı'nın hizmet dışı kalacağı, bunun da milyonlarca Yemenlinin gıda güvenliğinin etkilenmesi anlamına geleceği kaydedildi. Herhangi bir sızıntının, Kızıldeniz'deki balık zenginliğini, deniz ekosistemini ve deniz ticaretini önemli ölçüde etkileyeceği aktarılan açıklamada, Hudeyde kenti ve limanının kontrolünü elinde bulunduran Husilere, 'uzman ekibin herhangi bir kısıtlama, ön koşul veya gecikme olmaksızın gemiye erişimine izin vererek Birleşmiş Milletler ile tam bir işbirliği' çağrısında bulunuldu.Safir petrol tankerinde 'sızıntı' tehlikesiRas İsa Limanı'nda 2015 yılından bu yana demirli bulunan ve içerdiği 1 milyon varili aşkın petrolle sızıntı tehlikesi taşıdığı belirtilen Safir tankeri, Yemen'de çatışan taraflar arasında sorun teşkil ediyor.Yemen hükümeti 'Husilerin 5 yıldır tankerin bakımının yapılmasına izin vermediğini' savunurken Husiler bunu yalanlıyor.Husiler 'petrolün satışını ve gelirin hükümet ile aralarında bölüşülmesini' şart koşarken, Yemen hükümeti ise buna şiddetle karşı çıkıyor.
Antalya Ve Muğla İçin Gök Gürültülü Sağanak Uyarısı
ANTALYA (AA) - Antalya ve Muğla için sağanak ve gök gürültülü sağanak uyarısı yapıldı.Meteoroloji 4. Bölge Müdürlüğü Bölge Tahmin ve Uyarı Merkezinden yapılan açıklamaya göre, bölgenin yarın akşam saatlerinden itibaren Orta Akdeniz üzerinden gelecek yağışlı havanın etkisi altına girmesi tahmin ediliyor.Sağanak ve gök gürültülü sağanak şeklinde görülecek yağışların, yarın gece saatlerinde Muğla genelinde, perşembe günü ise Antalya genelinde kuvvetli olması bekleniyor.Yağışla birlikte bölgede sıcaklıkların mevsim normalleri civarına düşeceği, yağış esnasında meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerektiği bildirildi.
Antalya Ve Muğla İçin Gök Gürültülü Sağanak Uyarısı
ANTALYA (AA) - Antalya ve Muğla için sağanak ve gök gürültülü sağanak uyarısı yapıldı.Meteoroloji 4. Bölge Müdürlüğü Bölge Tahmin ve Uyarı Merkezinden yapılan açıklamaya göre, bölgenin yarın akşam saatlerinden itibaren Orta Akdeniz üzerinden gelecek yağışlı havanın etkisi altına girmesi tahmin ediliyor.Sağanak ve gök gürültülü sağanak şeklinde görülecek yağışların, yarın gece saatlerinde Muğla genelinde, perşembe günü ise Antalya genelinde kuvvetli olması bekleniyor.Yağışla birlikte bölgede sıcaklıkların mevsim normalleri civarına düşeceği, yağış esnasında meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerektiği bildirildi.
Reklam
Senegal'de Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un Sözlerine Tepki Büyüyor
DAKAR (AA) - Senegal'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Fransız mallarının boykot edilmesi çağrısına destek, Fransa'ya ise tepki büyüyor.PASTEF partisinin lideri ve 2019'daki cumhurbaşkanlığı seçiminde yarışan en genç aday olan Ousmane Sonko, yayımladığı yazılı açıklamada, Fransa'yı, terörle mücadele bahanesiyle İslam'a saldırıları kurumsallaştırmakla suçladı.'Bugün kibirli Fransa, düşmanca söylemlerinden bıkmış Müslüman alemiyle karşı karşıya.' ifadesinin kullanıldığı açıklamada, İslam'a karşı savaşın baştan kaybedildiği belirtildi. Öte yandan JAMRA isimli sivil toplum örgütü tarafından yayımlanan basın açıklamasında, Daral Khourane isimli sivil toplum örgütüyle, Fransa'nın Dakar Büyükelçisi Philippe Laillot'a protesto mektubu sunacakları belirtildi.Açıklamada, 29 Ekim'de idrak edilecek Mevlid Kandili için düzenlenecek programlarda ve Cuma namazı hutbelerinde de bu konunun gündeme getirilmesi çağrısında bulunuldu. Dün de Emperyalizm Karşıtı ve Panafrikanist Devrim için Cephe (FRAPP-FRANCE DEGAGE) hareketi, Fransız ürünlerini boykot çağrısında bulunmuştu.Macron, Müslümanlar'ı hedef göstermiştiFransa'da Macron yönetiminin son dönemde Müslümanlar'ı ve İslami kuruluşları hedef almasıyla ülkenin çeşitli şehirlerinde İslam karşıtı uygulamalara başlandı.Ülkenin Montpellier ve Toulouse kentlerinde, Paris yakınlarındaki Conflans-Sainte-Honorine semtinde geçen hafta, başı kesilerek öldürülen öğretmeni 'anmak için' resmi binaların duvarlarına Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo'nun Hazreti Muhammed'e yönelik hakaret içerikli karikatürleri yansıtılmıştı.Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron açıklamasında, Hazreti Muhammed'e yönelik karikatürleri yayınlamaktan vazgeçmeyeceklerini söylemişti.Macron'un bu açıklamaları İslam dünyasında tartışmalara ve protestolara yol açmıştı.
Senegal'de Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un Sözlerine Tepki Büyüyor
DAKAR (AA) - Senegal'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Fransız mallarının boykot edilmesi çağrısına destek, Fransa'ya ise tepki büyüyor.PASTEF partisinin lideri ve 2019'daki cumhurbaşkanlığı seçiminde yarışan en genç aday olan Ousmane Sonko, yayımladığı yazılı açıklamada, Fransa'yı, terörle mücadele bahanesiyle İslam'a saldırıları kurumsallaştırmakla suçladı.'Bugün kibirli Fransa, düşmanca söylemlerinden bıkmış Müslüman alemiyle karşı karşıya.' ifadesinin kullanıldığı açıklamada, İslam'a karşı savaşın baştan kaybedildiği belirtildi. Öte yandan JAMRA isimli sivil toplum örgütü tarafından yayımlanan basın açıklamasında, Daral Khourane isimli sivil toplum örgütüyle, Fransa'nın Dakar Büyükelçisi Philippe Laillot'a protesto mektubu sunacakları belirtildi.Açıklamada, 29 Ekim'de idrak edilecek Mevlid Kandili için düzenlenecek programlarda ve Cuma namazı hutbelerinde de bu konunun gündeme getirilmesi çağrısında bulunuldu. Dün de Emperyalizm Karşıtı ve Panafrikanist Devrim için Cephe (FRAPP-FRANCE DEGAGE) hareketi, Fransız ürünlerini boykot çağrısında bulunmuştu.Macron, Müslümanlar'ı hedef göstermiştiFransa'da Macron yönetiminin son dönemde Müslümanlar'ı ve İslami kuruluşları hedef almasıyla ülkenin çeşitli şehirlerinde İslam karşıtı uygulamalara başlandı.Ülkenin Montpellier ve Toulouse kentlerinde, Paris yakınlarındaki Conflans-Sainte-Honorine semtinde geçen hafta, başı kesilerek öldürülen öğretmeni 'anmak için' resmi binaların duvarlarına Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo'nun Hazreti Muhammed'e yönelik hakaret içerikli karikatürleri yansıtılmıştı.Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron açıklamasında, Hazreti Muhammed'e yönelik karikatürleri yayınlamaktan vazgeçmeyeceklerini söylemişti.Macron'un bu açıklamaları İslam dünyasında tartışmalara ve protestolara yol açmıştı.
Reklam
Ruanda Soykırımı Şüphelisi Hollanda'da Gözaltına Alındı
İSTANBUL (AA) - Hollanda polisinin Ruanda soykırımı şüphelisi 71 yaşındaki Joseph Mugenzi'yi gözaltına aldığı bildirildi. Kigali merkezli The NewTimes gazetesinin haberine göre, Mugenzi, Hollanda Polisi Uluslararası Suçlar Ekibince bugün gözaltına alındı. 2000 yılından bu yana Hollanda'da yaşayan ve Ruanda makamlarınca iadesi talep edilen Mugenzi, soykırımın yaşandığı 1994'te bir bankada görev yapıyordu.Mugenzi, Tutsilere soykırım yapıldığını reddeden FDU-Inkingi adlı siyasi grubun da bir dönem liderliğini yaptı.Ruanda'da 1994'te Hutular, dönemin Devlet Başkanı Juvenal Habyarimana'nın uçağının düşmesinden sorumlu tuttukları Tutsilere karşı soykırım başlatmıştı. Ülkede 100 gün süren katliamda 800 binden fazla Tutsi hayatını kaybetmişti.
Otobüste Mastürbasyon Yapan Şahsa Ev Hapsi Kararı
Sarıyer, İstinye'de İETT otobüsünde yolculara aldırmadan mastürbasyon yaptığı iddiasıyla gözaltına alınan şüpheli M.R.Ö. hakkında çıkarıldığı mahkemece 'Cinsel taciz' suçundan ev hapsi kararı verildi.
Bakan Pekcan, Türkiye-Danimarka 2. Dönem Jetco Toplantısı İmza Töreni'nde Konuştu:
ANKARA (AA) - Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Danimarka ile 'Araştırma-İnovasyon' ve 'KOBİ'ler' ile ilgili çalışma grubu kurulmasına, ayrıca sağlık alanında da bir mutabakat zaptı (MOU) imzalanmasına ilişkin ortak bir görüş ve kararlılık ortaya koyduklarını bildirdi. Bakan Pekcan, Türkiye-Danimarka 2'nci Dönem Ortak Ekonomi ve Ticaret Komisyonu (JETCO) Toplantısı İmza Töreni'ne video konferans yöntemiyle katılarak, etkinliğin eş başkanlığını yürüten Danimarka Dışişleri Bakanı Sebastian Kofod ile toplantı protokolünü imzaladı. Pekcan, Kofod ile birlikte her iki ülkeden iş insanlarının katılımlarıyla sanal ortamda gerçekleşecek Türkiye-Danimarka İş Forumu'na katılacaklarını belirtti. Ortak Komisyon Toplantısı'nda, sanayi, hizmetler ve tarım sektörlerindeki ikili ticari ve ekonomik iş birliğinin artırılmasını görüştüklerini ifade eden Pekcan, bilim ve teknoloji, değer zincirleri, yenilenebilir çevre uygulamaları ve girişimcilik başta olmak üzere pek çok konuda iki ülke kurumları arasında görüşmeleri ve iş birliği olanaklarını değerlendirdiklerini söyledi. Özellikle sürdürülebilir çevre ve şehircilik konularında pek çok yenilikçi iş birliği alanı olduğunu değerlendirdiklerini vurgulayan Pekcan, şöyle konuştu:'Bu yönde atılacak her türlü ekonomik inisiyatifin arkasında olacağız. Öte yandan, ikili ticaretimizde ulusal para birimlerinin kullanılmasının önemine de Toplantı Protokolü'nde yer verdik. İki ülke arasında, 'Araştırma-İnovasyon' ve 'KOBİ'ler' ile ilgili çalışma grubu kurulmasına, ayrıca sağlık alanında da bir MOU imzalanmasına yönelik bir görüş ve kararlılık ortaya koyduk.' 'Amacımız ilk etapta ticaret hacmini 5 milyar dolara çıkarmak'Pekcan, toplantı çerçevesinde ayrıca Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki Gümrük Birliği Anlaşması'nın güncellenmesi sürecine de değindiklerine dikkati çekerek, 'Her iki taraf da Gümrük Birliği güncellemesinin ekonomik açıdan faydalı bir adım olacağı konusunda hemfikir şekilde görüşlerini paylaştı.' ifadelerini kullandı. Türkiye ile Danimarka arasında 2 milyar dolarlık dengeli bir ticaret hacmi bulunduğu bilgisini veren Pekcan, şu değerlendirmede bulundu:'Amacımız ilk etapta bu ticaret hacmini dengeli bir şekilde 5 milyar dolar seviyesine çıkarmak. Ülkemiz ekonomisinin dinamizmi, her geçen gün gelişen teknolojik altyapısını göz önüne aldığımız zaman Danimarkalı firmalarla firmalarımız arasında yeni ve yenilikçi iş birliği imkanlarının olduğunu ve yeni ortaklıklar kurulabileceğini öngörüyoruz. Savunma sanayisinden yenilenebilir enerjiye, ilaç ve kimya sanayisinden otomotive kadar özellikle orta ve yüksek teknoloji içeren sektörlerle ilgili iş birliği noktasında önemli potansiyeller görüyoruz. İleri tarım teknolojileri ile birlikte, çevre ve atık yönetimi konusunda da ciddi iş birliği alanları mevcut. Keza hizmetler sektöründe de lojistik, müteahhitlik, müşavirlik, sağlık turizmi ve turizm konusunda iş birliği anlamında önemli alanlar olarak ön plana çıkıyor. Sektörel konuları iş insanlarımızla da görüşüyor olacağız.''Danimarka'dan ülkemize stratejik sektörlerde daha fazla yatırım öngörüyoruz'Bakan Pekcan, her ne kadar küresel ekonomi şu anda yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını etkisi altında olsa da bu salgın sonrasında küresel değer zincirlerinde yeniden yapılanmaların söz konusu olabileceğine dikkati çekerek, firmaların kendilerine daha güvenli ve lojistik açıdan daha avantajlı yeni yatırım merkezleri arayışı içinde olabileceklerini söyledi. Türkiye olarak tüm beşeri kaynaklar, sanayi altyapısı ve lojistik avantajlar ile bu sürece hazır olduklarını belirten Pekcan, şunları kaydetti:'Pandemi sonrasında toparlanma sürecinde yeni yatırımlara ev sahipliği yapabilecek, yatırım ve üretim üssü olma özelliğimizi güçlendirebilecek bir altyapıya sahip konumdayız. Bugünkü toplantımız vesilesiyle Danimarkalı dostlarımıza bu hususları aktardık. Türkiye'nin pandemi koşullarında en fazla direnç gösteren ve pandemi sonrasında da en hızlı çıkışı yakalayacak ülkelerden birisi olduğunu kendileriyle paylaştık. Gelecek dönemde de Danimarka'dan ülkemize stratejik sektörlerde daha fazla yatırım gelebileceğini öngörüyoruz. Tüm ticari ortaklarımızla olduğu gibi Danimarkalı dostlarımızla da ikili ticari ve ekonomik ilişkilerimizi geliştirmek adına çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz.'
Ermenistan'ın Füze Saldırısında Biri Çocuk 4 Azerbaycanlı Sivil Daha Yaşamını Yitirdi
BAKÜ (AA) - Ermenistan'ın ateşkesi ihlal ederek Azerbaycan sivil yerleşim birimlerine gerçekleştirdiği saldırıda 4 sivil hayatını kaybetti, 10 sivil yaralandı.Azerbaycan Savunma Bakanlığı, Ermenistan ordusunun Goranboy, Terter ve Berde illerine top ve füzelerle ateş açtığını duyurdu.Azerbaycan Cumhurbaşkanı Müşaviri Hikmet Hacıyev de Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Berde'ye atılan füze nedeniyle 4 sivilin yaşamını yitirdiğini, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 10 sivilin yaralandığını bildirdi.Ermenistan Savunma Bakanlığının bugün 'Azerbaycan'a sert şekilde saldıracağız' şeklinde açıklamada bulunduğunu hatırlatan Hacıyev, 'Bununla onlar sivilleri, çocukları ve kadınları kastediyorlardı. Ermenistan savaş suçu işlemeye devam ediyor.' ifadesini kullandı.Azerbaycan Başsavcılığı da saldırıda hayatını kaybedenlerden ikisinin kadın, birinin ise 7 yaşındaki kız çocuğu olduğunu açıkladı.ABD'nin Azerbaycan ile Ermenistan'ın üzerinde anlaştığını açıkladığı, Dağlık Karabağ'da insani amaçlı geçici ateşkes 26 Ekim'de yerel saatle 08.00'de yürürlüğe girmişti.
Reklam