MART
Erdoğan-Tatar Ortak Basın Toplantısı
ANKARA (AA) - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 'Denizdeki kaynaklar için bile bizimle uzlaşmaya yanaşmayan Rum tarafından bizimle anlaşmasını beklemek hayaldir.' dedi.Cumhurbaşkanlığı görevini devraldıktan sonra ilk resmi ziyaretini Türkiye'ye yapan Tatar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ikili görüşmelerinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu. Erdoğan'a daveti için teşekkür eden Ersin Tatar, 'Ankara'da bulunmaktan, bir kez daha sizinle iki kardeş devletin ortak konularını ele almaktan son derece memnunum.' ifadesini kullandı. Tatar, Türkiye'nin kardeş devlet olmasının yanı sıra aynı zamanda ana vatan olduğunun altını çizerek, 'Köklerimiz buradan Kıbrıs'a gitmişlerdir. Türkiye, Kıbrıs Türklerinin varoluş ve özgürlük mücadelesini ilk günden itibaren maddi, manevi ve askeri olarak desteklemiştir.' diye konuştu. Kıbrıs Türk halkının 21 Aralık 1963-20 Temmuz 1974 arasında Türkiye'nin etkin ve fiili garantörlüğünü kullanarak yaptığı askeri müdahaleler, sağladığı diğer destekler sayesinde ayakta durabildiğini kaydeden KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, 'Türkiye, 15 Temmuz 1974'te Rum EOKA-B terör örgütü ve Yunan cuntası tarafından gerçekleştirilen darbe sonrasında Kıbrıs Helen Cumhuriyeti'nin ilan edilmesi karşısında garantörlük hakkını kullanarak tek başına harekete geçmeseydi ne olurdu, herkes düşünmelidir.' açıklamasında bulundu.Tatar, birilerinin hala Türkiye'yi KKTC'de işgalci olarak suçlamaya kalkışmasının anlamsız ve tarihi gerçeklere aykırı olduğunu söyledi.Türkiye'nin, Kıbrıs Türklerinin çağrısı üzerine can ve mal güvenliği, egemenlik ve özgürlüğü için 20 Temmuz 1974'te Kıbrıs'a bir askeri müdahalede bulunduğunu anımsatan Ersin Tatar, Türkiye'nin bugün de Kıbrıs'ta barışın sürmesinin yegane sağlayıcısı olduğunu vurguladı. Tatar, Türkiye ve KKTC'nin, Kıbrıs konusunun adil, kalıcı, yaşayabilir bir anlaşma ile sonuca bağlanması için pek çok kez üzerine düşeni yaptığını, 2017 yılında Crans Montana'da yaşananlar bunun en son kanıtı olduğunu belirtti'Rum tarafı hala 1974 öncesine dönme hayalinde'KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, şöyle devam etti:'Kıbrıs görüşme süreci Crans Montana'da bir kez daha çökmüşse, bunun sebebi Kıbrıs Rumlarının yönetiminin, egemenliği eşitlik temelinde bizimle paylaşmaya hazır olmamasıdır. Rum tarafı hala 1974 öncesine geri dönmenin hayali içindedir. Bu nedenledir ki bizlerin açıkça reddetmemize rağmen Türkiye'nin Kıbrıs'taki askeri varlığı ile etkin garantörlük hakkını sıfırlama hedefini vazgeçilmez bir anlaşma koşulu olarak masaya koymuşlardır. Hal böyleyken, Türkiye'nin ortaya koyduğu 5'li konferans önerisi bize göre Kıbrıs konusunda bir anlaşma ile neticeye bağlanması için son şanstır.'Tatar, KKTC'nin egemen eşitlik temelinde iki devletli çözümün görüşme masasına gelmesi ve bir anlaşmanın mümkün olup olamayacağının belirlenmesi açısından bu toplantının belirleyici olacağı görüşünde olduğunu ve öneriyi desteklediğini kaydederek, 'Öte yandan Doğu Akdeniz'deki gelişmelerin ele alınması için KKTC'nin de katılacağı bir konferans toplanması öneriniz de bize göre son derece gerçekçi ve yapıcıdır.' şeklinde konuştu. 'Bizim kimsenin hakkında gözümüz yoktur ama halkımızın, millerimizin hak ve hukukunun çiğnenmesine de asla razı olmayız' mesajını veren Ersin Tatar, hidrokarbon konusunun Kıbrıs Rum tarafı için bir samimiyet testi olduğunu kaydetti.Tatar, 'Denizdeki kaynaklar için bile bizimle uzlaşmaya yanaşmayan Rum tarafından, bizimle anlaşmasını beklemek hayaldir. Kimsenin bizi Rum tarafının bilerek oynadığı oyunlara bağlı kılma hakkı ise yoktur. Biz, hep ifade ettiği üzere Türkiye ile uyum ve iş birliği içinde ileriye doğru gerekli adımları atmakta kararlıyız. Sizlerin desteği ile önümüzdeki dönemde daha fazla dış temas yapmak, tezlerimizi anlatmak, uluslararası alanda daha çok görünür olmak istiyoruz ve bunun Rum-Yunan ikilisinin oyunlarının bozulmasında etkili olacağı inancındayız.' vurgusu yaptı. 'Maraş 'hayalet kent' olmaktan çıkacak'Cumhurbaşkanı Tatar, Kapalı Maraş'ın, belirlenen yol haritasına uygun olarak ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dirayetli, kararlı duruşu sayesinde açıldığına işaret ederek, 'İnşallah Maraş bir 'hayalet kent' olmaktan çıkacak ve ülke ekonomimize, insanlığa yeniden bir turizm cenneti olarak hizmet verir noktaya gelecektir.' dedi. Son 2 yılda Türkiye ile KKTC arasında mal boyutu 3,2 milyar lirayı bulan 2 ayrı İktisadi ve Mali İşbirliği Protokolü imzalandığını bildiren Tatar, Türkiye'nin, KKTC'nin halen devam eden salgın sürecinde Kıbrıs Türkü'nün hep yanında olduğunun altını çizdi.Ersin Tatar, 'Sizin bizzat verdiğiniz destek sonucu yapımına başlanan 100 yataklı, modern Acil Durum Hastanemiz 2 ay gibi bir süre içerisinde tamamlanma aşamasına gelmiştir. İnşallah çok yakında sizlerin de teşrifleri ile sağlık alt yapımıza büyük katkı sağlayacak bu hastaneyi açmış olacağız. Bu arada, kopan Türkiye-Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti deniz altından su taşıma boru hattının da sizlerin yakın ilgisi ile onarılarak hizmete girmesinden duyduğumuz memnuniyeti burada yinelemek ve bir kez daha sizlere Kıbrıs Türk halkı adına teşekkür etmek istiyorum. Dileğimiz önümüzdeki dönemde Ercan Havalimanı'nın bitirilmesi, yol sorunlarımızın aşılması, reel sektörün salgın neticesi içine düştüğü sıkıntıları geride bırakarak, bir ekonomik atılım içine girilmesidir.' ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı olarak Türkiye'yle iş birliği içinde iki ülke hükümetlerine bu yönde her türlü desteği sağlayacağını kaydeden Tatar, 'Sizin de ifade ettiğiniz üzere eğer Kıbrıs Türk halkının refah seviyesini yukarı çıkarabilirsek, ki bence bu hedef gerçekçi ve mümkündür, Kıbrıs konusunda da istediğimiz sonuca varmak kolaylaşacaktır.' değerlendirmesinde bulundu.'Kıbrıs'ta ister kabul ederler, ister etmezler, yan yana yaşayan iki devlet vardır'KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, Kapalı Maraş'ta bulunan taşınmazlara ilişkin de açıklama yaparak, 'Oradaki eski mal sahiplerine mallarının Taşınmaz Mal Komisyonu marifetiyle iade etmek ve insan hakları bakımından onların mağduriyetlerini 46 yıl sonra devam ediyor olmasını engellemek açısından yapılan, doğru bir harekettir.' diye konuştu. Kapalı Maraş'ın Gazimağusa içinde kalan bir bölüm olduğunu hatırlatan Tatar, 'Sahil şeridi ve oradaki zenginliklerin insanlığın kullanımına iade edilmesi bizden beklenen ve bize yakışandır. Bu KKTC için de bir umuttur, çünkü orada muazzam bir potansiyel var. Dünya markası bir yer ve belki de Doğu Akdeniz'de en güzel sahil şeridi orada.' ifadesini kullandı. Ersin Tatar, KKTC'nin son 40 yılda statüsünün yükseldiğine de dikkati çekerek, 'Atalarımızın verdiği mücadele, ama kritik noktalarda da ana vatanımız Türkiye'nin desteği ile Doğu Akdeniz'de artık statüsü yükselmiş bir devletimiz vardır, bu devletin adı KKTC'dir. Bütün dünyaya bu vesileyle tekrar seslenmek istiyorum; Kıbrıs'ın gerçeği de budur. Kıbrıs'ta ister kabul ederler, ister etmezler, yan yana yaşayan iki devlet vardır.' şeklinde konuştu. Geçmişte Kıbrıs Adası'nda hükümetin iki eşit ortağı olduğunu, ancak 1963'te Kıbrıslı Türklerin dışlandığını, hatta soykırıma uğradığını ifade eden Tatar, 'Kıbrıs Türkü direnebilmiştir, çünkü bizim atalarımızdan ve genlerimizden gelen bir direniş, mücadele kabiliyetimiz vardır.' değerlendirmesinde bulundu. 'Federasyon masalı masal olmaya devam ediyor'Türkiye ve KKTC'nin Kıbrıs sorununun çözümü noktasında gösterdiği iyi niyete karşılık bulamadığına dikkati çeken KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, yeni bir siyaset geliştirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Ada'da eşit haklara sahip, yan yana yaşayan ve iş birliği içinde iki devlet fikrinin kendisinin seçilmesiyle halk tarafından da onaylanan bir siyaset olduğunu belirten Tatar, 'Dün Rum tarafı gazetelerinde benim seçilmemle ilgili makaleler vardı. Orada açık açık ifade ediliyor. (Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Cumhurbaşkanı Nikos) Anastasiadis, kendisine gösterilen iyi niyeti son anda terketti, çünkü seçim gailesi vardı. Anastasiadis kabul etseydi seçimi kaybedecekti. Kıbrıslı Rumlar da Kıbrıs'ın değişik şartlarına bağlı olarak artık eski noktada değildir.' dedi.Kıbrıs'ta federasyon yerine zaten var olan iki devletin iş birliğiyle çözümün sağlanabileceğine işaret eden Ersin Tatar, 'Federasyon masalı masal olmaya devam ediyor. Esas olarak gerçeklere baktığımızda Kıbrıs'ın Rum tarafında da buna inanan yok ama alışılmış bir süreç. İlla bunu oyalama için devam ettirecekler. Dolayısıyla yeni bir siyaset zamanıdır o da gerçeklere bağlı siyasettir. Gerçeklere bağlı siyaset de ifade ettiğim gibi egemen eşitlik temelinde yan yana yaşayan ve zaten şu an varolan iki devletin iş birliğidir.' diye konuştu.Tatar, dünyanın da bu gerçeği gördüğünü ve anlamaya başladığını belirterek, bu niyetin ortaya konup arkasında durulması gerektiğini söyledi. 'KKTC'nin daha da sahiplenilmesi gerekmektedir'Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'ın eskisi gibi olmadığını ifade eden KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 'Bir takım fırsatlar kaçırılmıştır ama konjonktür öyle bir gelişmiştir ki artık Doğu Akdeniz'de KKTC'nin daha da sahiplenilmesi gerekmektedir. Ne mutlu Kıbrıs Türkü'ne ki ana vatanı Türkiye dimdik ayakta. Doğu Akdeniz'deki ulusal çıkarlarımızın korunmasında bambaşka bir noktaya gelinmiştir. Ulusal onurumuz, çıkarlarımız ve halklarımızın menfaati bu siyasetin devamından yanadır.' şeklinde konuştu.Tatar, Türkiye ve KKTC halkı arasındaki bağların en iyi noktaya gelebilmesi için çalışacağını da sözlerine ekledi.
İçişleri Bakanı Soylu Kadın Muhtarlarla Buluştu
ANKARA (AA) - İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, kadınlara muhtar seçilme hakkı verilişinin yıl dönümü dolayısıyla kadın muhtarlarla makamında bir araya geldi.Bakan Soylu, kabulde kadın muhtarlarla bir süre sohbet etti.Kadın muhtarların yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını döneminde ortaya koyduğu gayrete teşekkür eden Soylu, bu dönemde muhtarlık kurumunun toplumla nasıl bütünleştiğini herkesin gördüğünü dile getirdi.Süleyman Soylu, özlük haklarında ciddi iyileştirmeler yapılan muhtarların maaşlarında da son dönemlere göre önemli artış kaydedildiğine işaret ederek, muhtarlık daire başkanlıklarının kurulması ile illerde bir vali yardımcısının sürekli muhtarlarla muhatap olmasına yönelik adımların atılmasının önemli olduğunu ifade etti.Görüşmede, İçişleri Bakan Yardımcısı Muhterem İnce ile Türkiye Kadın Muhtarlar Derneği Başkanı Serpil Erenoğlu da yer aldı.
Polisin "Dur" İhtarına Uymayarak Kaçtıktan Sonra Yakalanan 2 Uyuşturucu Zanlısı Tutuklandı
AFYONKARAHİSAR (AA) - Afyonkarahisar'da uygulama noktasında polisin 'dur' ihtarına uymayıp araçlarıyla kaçtıktan sonra kovalamacayla yakalanan 2 uyuşturucu zanlısı, tutuklandı.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İzmir'den Afyonkarahisar'a uyuşturucu madde getirileceği ihbarı üzerine çalışma başlattı.Ekipler, plakası önceden tespit edilen aracı, Bölge Trafik Şube Müdürlüğü karşısındaki uygulama noktasında durdurmak istedi. Polis ekiplerinin 'dur' ihtarına uymayan şüpheli, kamyonetle uygulama noktasından kaçtı.Kaçış güzergahında Afyonkarahisar Devlet Hastanesi yakınlarında şüpheli araçtan bir poşet içerisinde yeşil reçeteyle satılan sentetik hap yere atıldı.Ekiplerce yapılan takip sonucu şüpheli araç, Yeşilyurt Mahallesi'nde durduruldu. Polis ekipleri, kamyonetteki S.B. ve A.S'yi gözaltına aldı.Zanlılar, emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğince 'uyuşturucu madde ticareti yapmak' suçlamasıyla tutuklandı.
Marmaris'te Türk Kara Sularına Geri İtilen 9 Yabancı Uyruklu Kurtarıldı
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Marmaris ilçesi açıklarında, Yunan sahil güvenlik unsurlarınca Türk kara sularına geri itilen 9 yabancı uyruklu karaya çıkarıldı. Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, Bozburun Mahallesi açıklarında lastik botta bir grup sığınmacı olduğu bilgisi üzerine bölgeye gitti. Ekipler, Yunan sahil güvenlik unsurlarınca Türk kara sularına itildiği belirlenen 9 kişiyi Sahil Güvenlik botuna alarak, karaya çıkardı. Marmaris Limanı'na getirilen yabancı uyruklular, İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.
İzmir'de Metil Alkol Zehirlenmesi Şüphesiyle Tedavi Gören Bir Kişi Daha Öldü
İZMİR (AA) - İzmir'de metil alkol zehirlenmesi şüphesiyle tedavi gören bir kişi daha yaşamını yitirdi.Metil alkol zehirlenmesi şüphesiyle kentte özel bir hastanede tedavi gören M.A. (53) hayatını kaybetti. M.A'nın cenazesi, otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumuna gönderildi.Kentte 9 Ekim'den bu yana sahte içki zehirlenmesi şüphesiyle ölenlerin sayısı 36'ya yükseldi.
Reklam
Afrika, Gelişmiş Ülkelerin Araç Çöplüğüne Dönüşüyor
İSTANBUL (AA) - Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa ülkeleri, ABD ve Japonya'da kullanılmış ve hava kirliliğine yol açan ikinci el araçların yüzde 40'ından fazlasının Afrika ülkelerine ihraç edildiğini açıkladı. BM Çevre Programı (UNEP), kullanılmış araçların ticaretine ilişkin ilk defa hazırladığı raporda, Afrika'nın her geçen gün dünyanın araç çöplüğüne nasıl dönüştüğüne dikkat çekildi.Rapora göre, 2015 ve 2018 yılları arasında ABD, Avrupa ve Japonya başta olmak üzere gelişmiş ülkelerden eskimiş ve düşük kaliteli yaklaşık 14 milyon araç başka ülkelere ihraç edildi. İhraç edilen araçlardan yüzde 40'ı Afrika ülkelerine giderken, Gambiya'ya gönderilen araçların ortalama yaşı 19, Nijerya'ya gönderilen araçların ise ortalama yaşı 20 oldu.Eski ve bakımsız araçların meydana getirdiği hava kirliliği bu ülke vatandaşlarında sağlık sorunlarına yol açarken, sadece birkaç Afrika ülkesi ülkeye giren araçlara ilişkin kalite ve yaş standartları koydu. İkinci el araçlara ilişkin düzenlemelerin zayıf olduğu Malavi, Nijerya, Zimbabve ve Burundi gibi ülkeler en fazla ölümlü trafik kazasının yaşandığı ülkeler olarak kayıtlara geçti.Raporda, kullanılmış araçların ihracına ilişkin yeni düzenlemeler için tüm dünyaya çağrıda bulunuldu.
Dışişleri Bakanlığından Almanya'da Polis Şiddeti Gören Türk İş İnsanı Hakkında Açıklama:
ANKARA (AA) - Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Almanya'nın Köln şehrinde polis şiddetine maruz kalan iş insanı Yüksel Aker olayı hakkında 'Bir şikayet kapsamında işyerine baskın düzenleyen polislerin vatandaşımıza karşı şiddet ve orantısız güç kullandıkları açıkça görülmüştür.' açıklamalarında bulundu.Aksoy, Yüksel Aker olayı hakkındaki soruya yazılı cevap verdi.Köln'de işyeri sahibi bir Türk vatandaşı olan Aker’in polis şiddetine maruz kalarak darbedilmesinin 'elim ve kabul edilemez' bir olay olduğunu belirten Aksoy, ''Bir şikayet kapsamında işyerine baskın düzenleyen polislerin vatandaşımıza karşı şiddet ve orantısız güç kullandıkları açıkça görülmüştür.'' değerlendirmesinde bulundu.Aksoy, Aker'in maruz kaldığı bu kötü muamele karşısında ilgili Alman makamları nezdinde yaptığı başvurularda Türkiye tarafından gerekli desteğin sağlandığını kaydederek, ''Takipçisi olduğumuz bu ve benzeri olayların sorumlularının adalet önünde hesap vermelerini bekliyor ve talep ediyoruz.'' ifadelerini kullandı.Köln'de katı atık arıtma tesisi sahibi iş insanı Aker, 23 Ekim tarihinde çalışanlarından biri ile arasında geçen tartışma sonrası ihbar üzerine iş yerine gelen 6 polis tarafından kelepçelenerek darbedilmişti.Hastaneye giderek polis şiddetini belgeleyen Aker, suç duyurusunda bulunmuştu.
Reklam
Pakistan Ulusal Meclisi Ve Senatosundan Fransa'ya Kınama
İSLAMABAD (AA) - Pakistan'da federal parlamentonun alt kanadı Ulusal Meclis ile üst kanadı Senato, 'küfür içeren' karikatürleri ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un İslam'a karşı 'nefret dolu' açıklamalarını oy birliği ile kınadı.Pakistan basınındaki haberlere göre, Ulusal Meclis'in oy birliğiyle aldığı karar metninde, Fransa'da 'küfür içeren' karikatürlerin yeniden yayınlanmasına, İsveç ve Norveç'te Kur'an-ı Kerim'e saygısızlık yapıldığına işaret edilerek, dünyanın bazı yerlerinde İslamofobik eylemlerin yeniden canlanmasının kınandığı vurgulandı.Kararda, Ulusal Meclis’in Fransa Cumhurbaşkanı Macron gibi liderlerin son derece rahatsızlık verici açıklamaları ve 'nefret çığırtkanlığı' konusunda ciddi endişe duyulduğu ve Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam peygamberlerine hakaret edilmesinin tartışmasız bir şekilde kınandığı kaydedildi. Ulusal Meclis'in kararında, hükümetten, Pakistan'ın Paris Büyükelçisi'ni geri çağırması, 15 Mart'ın 'Uluslararası İslamofobi ile Mücadele Günü' olarak belirlenmesi için İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ile birlikte çalışılması talep edildi.İİT Genel Genel Sekreteri'nden konunun takip edilerek İslam ülkelerinden ortak bir tavır sergilemeleri için gerekli önlemleri almasının istendiği kararda, Birleşmiş Milletler'e (BM) dinler arası uyum için küresel bir diyalog başlatması ve yükselen İslamofobiye karşı durması çağrısı yapıldı.Öte yandan, Federal Parlamento’nun üst kanadı Senato’da da benzer bir karar alınırken, söz konusu “aşağılık” hadiselerle ilgili endişeli olunduğu vurgulandı.
Akıncı Üssü Darbe Girişimi Davasına Devam Edildi
ANKARA (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.Ankara 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza ve İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki duruşma salonunda görülen davada, Mamak'taki Muhabere Elektronik Bilgi Sistemler (MEBS) Okulundan kursiyer teğmenleri silahlandırarak sivil araçlarla Akıncı Üssü'ne götürdüğü iddia edilen tabur komutanı eski yarbay Metin Bilgici, dün başladığı esasa ilişkin savunmasını tamamladı.Üzerine atılı suçları reddeden Bilgici, darbe girişiminden haberdar olmadığını, girişimle alakasının bulunmadığını öne sürdü. Bilgici, 15 Temmuz'da terör saldırısı zannıyla hareket ettiğini savunarak, faaliyet ve emirlerinde suç unsuru bulunmadığını iddia etti.Kursiyer teğmenleri mesaiye çağırmasının tamamen yasal olduğunu iddia eden Bilgici, darbe girişimini öğrendikleri andan itibaren üssü terk ettiklerini belirtti. Bilgici, 'Biz İstanbul ve Ankara'daki hareketliliği terör saldırısı olarak değerlendiriyorduk. Personelimin darbeyle alakası yoktur. Eğer destek vermiş olsaydık Akıncı Üssü'nden ayrılmaz, sonuna kadar devam ederdik.' dedi.Bilgici, MEBS kışlasındaki silahlığı açtırmasının ve personele silah dağıttırmasının da yasalara uygun olduğunu, silahlığın kendi sorumluluğunda bulunduğunu öne sürdü.Kara Kuvvetleri Komutanlığından tebliğ edilen görev nedeniyle Akıncı'ya gittiğini, durumu öğrendikten sonra sevk ve idareyi bıraktığını iddia eden Bilgici, Akıncı Üssü'ne vardıktan sonra kimseden emir almadığını, kursiyer teğmenler dışında kimseye emir vermediğini, darbe yöneticisi olduğu belirtilen kimseyle eylem birliğinin bulunmadığını öne sürdü. Metin Bilgici, 'Tarafıma verilen emir doğrultusunda personeli Akıncı Üssü'ne getirmekten başka hiçbir eylemim yok. Ayrıca ben, Akıncı'ya en geç gelen birlik komutanıyım.' dedi.'Suçlara yönelik eylemim yok'Yönetici sanık konumunda bulunmasının hukuki ve vicdani olmadığını öne süren Bilgici, 'Akıncı'ya saat 00.58'de geldim. Akıncı'da faili olduğum öne sürülen bombalama ve alıkoyma gibi suçların tamamına yakını daha ben intikal halindeyken işlenmişti. Bu suçları kabul etmiyorum. Bahsi geçen suçlara yönelik bir eylemim yok. Türkiye genelinde dava dosyası kapsamındaki eylemlerin planlanması, koordinasyonu ve icrasına iştirak etmedim. Dava dosyasında bunun aksini gösteren hiçbir delil yok.' diye konuştu.Haklarındaki soruşturmanın hukuka uygun yürütülmediğini savunan Bilgici, iddianame ve mütalaanın ciddiyet ve hakkaniyetten uzak olduğunu öne sürdü.Beyanın ardından duruşmayı tamamlayan mahkeme başkanı, davanın görülmesine çarşamba devam edileceğini bildirdi.
Trabzon'da Kovid-19 Tedbirlerine Uymayan 11 Kişiye 25 Bin 200 Lira Para Cezası
TRABZON (AA) - Trabzon'da, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerine uymayan 11 kişiye, 25 bin 200 lira para cezası uygulandı.Valiliğin yazılı açıklamasında, İl Jandarma Komutanlığı sorumluluk alanındaki alanlar başta olmak üzere vatandaşların kalabalıklar halinde bulunabildikleri kamuya açık alanlarda denetleme yapıldığı belirtildi.Açıklamada, 23-25 Ekim tarihleri arasında, 44 unsur ve 217 personelle 199 mahallede, 13 spor salonu ve halı saha, 33 market ile bakkal, 414 cami, 119 park, bahçe ve piknik alanı, 21 internet kafe, 53 berber ve kuaförün denetlendiği ifade edilerek, maske ve sosyal mesafe kurallarına uymayan toplam 11 kişiye 25 bin 200 lira idari para cezası uygulandığı kaydedildi.
Reklam
Dünya Genelinde Kovid-19'Dan İyileşenlerin Sayısı 32 Milyonu Geçti
ANKARA (AA) - Dünya genelinde yeni tip koronavirüse (Kovid-19) yakalandıktan sonra sağlığına kavuşanların sayısı 32 milyonu aştı.Kovid-19 vakalarına ilişkin verilerin derlendiği 'Worldometer' internet sitesindeki son bilgilere göre, dünyada virüs bulaşan 32 milyon 1313 kişi iyileşti.Dünyada en fazla vakanın görüldüğü ilk 5 ülke, aynı zamanda en fazla hastanın iyileştiği ülkeler oldu. Hindistan'da 7 milyon 159 bin 55, ABD'de 5 milyon 781 bin 451, Brezilya'da 4 milyon 835 bin 915, Rusya'da 1 milyon 146 bin 96 ve Kolombiya'da 915 bin 451 kişi virüsü yenmeyi başardı.Türkiye'de de Kovid-19 tespit edilen 316 bin 8 kişi sağlığına kavuştu.Çin'in Hubey eyaletine bağlı Vuhan kentinde ortaya çıkan ve dünyaya yayılan Kovid-19 salgınında vaka sayısı dünya genelinde 43,5 milyonu aşarken, 1 milyon 161 binden fazla kişi virüs nedeniyle hayatını kaybetti.
Kültür Ve Turizm Bakanı Ersoy, Karaelmas Ekspresi İle Karabük'e Geldi
KARABÜK (AA) - Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Taşımacılık AŞ tarafından Ankara-Zonguldak hattında yeniden başlatılacak Karaelmas Ekspresi seferiyle Karabük'e geldi. Eski Ankara Garı'ndan hareket eden Karaelmas Ekspresi ile Kalecik, Çankırı ve Çerkeş'in ardından Karabük'ün Eskipazar ilçesine gelen Bakan Ersoy, geç Hellenistik, Roma ve erken Bizans devirlerinde yerleşim yeri olarak kullanılan ve 'Karadeniz'in Zeugması' olarak adlandırılan Hadrianaupolis Antik Kenti'nde incelemelerde bulundu.Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanlığının 12 ay boyunca kazı çalışmaları sürdürdüğü, Batı Karadeniz'in en zengin mozaik koleksiyonlarından birine sahip antik kentte, Karabük Valisi Fuat Gürel ve Karabük Üniversitesi (KBÜ) Arkeoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ersin Çelikbaş'tan bilgiler aldı.Bakan Ersoy'a ziyaretinde, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, AK Parti Karabük Milletvekilleri Cumhur Ünal ve Niyazi Güneş, Eskipazar Kaymakamı Emrah Bütün, Eskipazar Belediye Başkanı Hüseyin Dönmez de eşlik etti.
Avrasya Ülkelerinde Kovid-19 Vakalarındaki Artış Sürüyor
KİEV (AA) - Moldova, Belarus, Kazakistan, Özbekistan ve Tacikistan'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakaları ve virüs kaynaklı ölümlerin sayısı artıyor.Moldova Sağlık, Çalışma ve Sosyal Koruma Bakanlığından yapılan açıklamada, son 24 saatte Kovid-19 vaka sayısının 308 artarak 71 bin 811’e, hayatını kaybedenlerin sayısının 15 artışla 1700’e çıktığı bildirildi.Vakalardan 7 bin 208’inin evde tedavi gördüğü belirtilen açıklamada, virüsten ölenlerden 48’inin sağlık çalışanı olduğu aktarıldı.Açıklamada, 440 kişinin sağlığına kavuştuğu ve böylece iyileşen sayısının 52 bin 730 olduğu kaydedildi.Ülkede, bölgelerin salgın durumuna göre 'yeşil', 'sarı', 'turuncu' ve 'kırmızı'ya ayrılmasına yönelik uygulama devam ediyor. Buna göre, Hıncești, Leova ve Soroca bölgeleri hariç tüm bölgeler kırmızı listede bulunuyor. Kırmızı olarak belirlenen bölgelerde sağlık alanında olağanüstü hal ilan edilirken, salgına karşı tedbirler sıkılaştırıldı. Söz konusu liste, iki haftada bir güncelleniyor.Moldova’da, nisan ayında 100'ün altında seyreden günlük vaka sayısı, mayıs sonunda 200'ü geçmiş, haziranın ortasında 500’e yaklaşmış, haziranın sonuna doğru ise düşüşe geçmiş, temmuzun ortasında tekrar yükselmeye başlamıştı.Ülkede, 14 Ekim’de 1149 kişide virüsün tespit edilmesiyle en yüksek günlük vaka sayısı görülmüştü.BelarusBelarus Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte Kovid-19 vaka sayısı 884 artarak 93 bin 707’ye, virüs kaynaklı ölen sayısı ise 4 artışla 961’e yükseldi.Kovid-19’dan 511 kişi iyileşti ve böylece sağlığına kavuşanların sayısı 83 bin 748’e ulaştı.8 bin 998 Kovid-19 hastasının tedavisinin sürdüğü ülkede, nisan sonunda 900’ün üzerine çıkan günlük vaka sayısı, mayıs ayında bine yaklaşmış, haziran ayında düşüşe geçmiş, ağustosta 100’ün altında görülmüştü.Eylül başında yeniden yükselmeye başlayan günlük vaka sayısı, üç gündür 800’ün üzerinde görülüyor.KazakistanKazakistan Sağlık Bakanlığının verilerine göre, son 24 saatte ülkede Kovid-19 vaka sayısı 140 artarak 110 bin 542'ye yükseldi.Virüsten iyileşenlerin sayısı 57 artarak 105 bin 675'e, ölenlerin sayısı 5 artarak 1825'e çıktı.Ülkede 246'sı çocuk 3 bin 42 Kovid-19 hastasının tedavisi sürüyor, 119 kişinin sağlık durumu ağır, 13 kişinin durumu kritik olarak değerlendiriliyor.Başbakan Askar Mamin, ülkede sıhhi epidemiyolojik durumun kontrol atlında olduğunu belirterek, salgının yeni dalgasına hazırlıkların devam ettiğini aktardı.Mamin, halihazırda ülkenin 13 bölgesinin 10'unda enfeksiyon modül hastanelerin inşaatının tamamlandığını, diğer üç bölgede hastanelerin kasımın sonuna kadar devreye alınacağını ifade etti.Öte yandan Kovid-19'la ilgili Kurumlararası Komisyon okulların örgün eğitim sistemine geçmesi ve camilerde namazların cemaat halinde kılınmasına ilişkin kararlar aldı.Karara göre, ikinci çeyrekten itibaren öğrenci sayısı 300'e kadar olan şehir ve köy okulları, sıhhi tedbirlere uymak şartıyla örgün eğitim sistemine geçecek.2 Kasım'dan itibaren tiyatrolar, yüzde 30 dolması şartıyla çalışabilecek, camilerde cuma namazı hariç salonda en fazla 100 kişinin cemaatle namaz kılmasına izin verilecek.ÖzbekistanÖzbekistan Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, gün boyunca ülkede Kovid-19 vaka sayısının 97 artarak 65 bin 577'ye, virüs nedeniyle ölenlerin sayısının ise 2 artarak 552'ye çıktığı bildirildi. Açıklamada, iyileşenlerin sayısının 127 artarak 62 bin 742 olduğu ve şimdiye kadar virüs tespit edilen hastaların yüzde 95'inin iyileştiği aktarıldı.Ülkedeki hastanelerde 2 bin 283 hastanın tedavisi sürüyor.Karantina tedbirlerinin 15 Ağustos'tan itibaren aşamalı olarak gevşetildiği Özbekistan'da, ağustos ayının sonundan başlayarak 300'ün altında seyreden günlük vaka sayısı, eylülde yükselişe geçerek 700'ün üzerine çıkarken, ekimden itibaren ise 300 civarında gerçekleşiyor.TacikistanTacikistan Sağlık ve Sosyal Koruma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte ülkede vaka sayısı 43 artarak 10 bin 819'a çıktı.Son 24 saatte taburcu edilenlerin sayısı 62 artarak 9 bin 951'e yükseldi.Kovid-19 kaynaklı 81 ölümün gerçekleştiği ülkede 787 kişinin tedavisi sürüyor.
Reklam
Gürcistan'daki Rehine Krizine Neden Olan Saldırganın Kimliği Belli Oldu
TİFLİS (AA) - Gürcistan'da bir bankaya girerek onlarca kişiyi silah tehdidiyle rehin alan ve talep ettiği 500 bin doları aldıktan sonra rehineleri serbest bırakıp kayıplara karışan saldırganın Gürcistan vatandaşı Badri Esebua olduğu bildirildi. Gürcistan İçişleri Bakan Yardımcısı Vladimer Bortsvadze, düzenlediği basın toplantısında, başkent Tiflis'e 300 kilometre mesafedeki Zugdidi kentinde 21 Ekim'de bir bankaya girerek 43 kişiyi rehine alan ve talep ettiği 500 bin doları aldıktan sonra kaçan saldırganın 1988 doğumlu Badri Esebua olduğunu açıkladı.Bortsvadze, Esebua'nın yakalanması için operasyonların sürdürüldüğünü söyledi.Gürcistan'ın Zugdidi şehrinde 21 Ekim'de bir bankadaki 43 kişiyi rehin alan saldırgan, yaklaşık 500 bin dolar talep etmiş, aksi takdirde rehineleri öldürme tehdidinde bulunmuştu.Yaklaşık 7 saat süren krizde bazı rehineler salınmış, bazıları da kendi imkanlarıyla kaçmıştı.Saldırgan, son 17 rehineyi de serbest bıraktıktan sonra, 500 bin dolar, 2 rehine ve bir polis ile olay yerinden kaçmıştı.Saldırgan, 22 Ekim sabah erken saatlerde polis ile 2 rehineyi serbest bırakarak kayıplara karışmıştı.
İtalya, Kovid-19 Salgınında Son 24 Saatte 17 Bin 12 Yeni Vaka Açıkladı
ROMA (AA) - İtalya'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında son 24 saatte 17 bin 12 yeni vaka kaydedildi. Sağlık Bakanlığının günlük açıkladığı verilere göre, son 24 saatte 17 bin 12 kişiye Kovid-19 tanısı konuldu. Böylece dün salgının başladığı şubat ayından bu yana 21 bin 273 ile en yüksek günlük vaka sayısına ulaşılan ülkede bugün vaka sayısı 4 bin 261 daha az oldu. Salgının başından beri virüs kapan kişi sayısı 542 bin 789 oldu. Aktif Kovid-19 hasta sayısı da 236 bin 684'e, yoğun bakımda tedavi görenlerin sayısı da 1284'e yükseldi.Hayatını kaybedenlerin sayısı da son 24 saatte 141 artarak 37 bin 479'a çıktı. İyileşenlerin sayısı 2 bin 423 artarak 268 bin 626 oldu.Bu arada, İtalyan Doktorlar ve Sağlık Yöneticileri Birliği (Anaao-Assomed) Genel Sekreteri Carlo Palermo, ANSA ajansına yaptığı açıklamada, 'Acil servislerdeki durum çok ciddi ve kesinlikle kritiktir.' dedi.Palermo, enfeksiyon oranının bu hızda gitmesi halinde gelecek ay ortasında yoğun bakım ünitelerinin dolacağını söyledi.Diğer yandan İtalya Dışişleri Bakanlığı, yaptığı açıklamayla gerekli bir neden olmadıkça yurt dışına yönelik seyahatlerden kaçınılmasını tavsiye etti.
Reklam
Türktraktör'den 360,4 Milyon Tl Net Kar
İSTANBUL (AA) - TürkTraktör, bu yılın 9 ayında 360,4 milyon TL konsolide olmayan net kar elde etti.TürkTraktör ve Ziraat Makineleri AŞ tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yapılan açıklamaya göre, şirket 2020 yılının 9 ayında 360 milyon 439 bin 880 TL konsolide olmayan net kar elde etti. TürkTraktör'ün konsolide olmayan net karı geçen yılın 9 aylık döneminde 43 milyon 604 bin 161 TL olmuştu.Geçen yılın 3. çeyreğinde 22 milyon 245 bin 164 TL konsolide olmayan net kar açıklayan şirket, bu yılın üçüncü çeyreğinde 199 milyon 878 bin 250 TL konsolide olmayan net kar elde etti.
Uşak'ta 2 Hafriyat Kamyonu Çarpıştı: 1'İ Ağır 2 Yaralı
UŞAK (AA) - Uşak'ta 2 hafriyat kamyonunun çarpışması sonucu 1'i ağır 2 sürücü yaralandı. Ergin Öz yönetimindeki 06 FZ 6523 plakalı hafriyat kamyonu, Ankara-Uşak kara yolu Kızılcaören Kavşağı'nda, karşı yönden gelen aynı şirkete ait Ali Efe idaresindeki 06 GA 6609 plakalı hafriyat kamyonuyla çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle Ergin Öz yönetimindeki kamyon devrildi. İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan sürücülerden Ali Efe, ambulansla Banaz Devlet Hastanesine kaldırıldı. Devrilen kamyonda sıkışan sürücü Öz ise itfaiye ekiplerinin yaklaşık 3 saat çalışması sonucu aracından çıkarıldı. Ergin Öz, ambulansla Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Sürücülerden Ali Efe'nin sağlık durumu iyi olduğu, Ergin Öz'ün ise hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.
İstib Başkanı Kopuz'dan, "Fransız Mallarını Boykot Etme" Çağrısı:
İSTANBUL (AA) - İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Başkanı Ali Kopuz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Fransız mallarına yönelik boykot çağrısına destek vererek, 'Fransız mallarını boykot etmeliyiz. Bu bizim vereceğimiz en doğru tepki olacaktır.' ifadelerini kullandı. İSTİB'den yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Kopuz, Fransa'da açık bir biçimde İslam ve Türk düşmanlığı yapıldığını belirtti. Kopuz, 'Bununla da yetinilmiyor, Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi Türk mallarına karşı boykot çağrıları yapılıyor, orada yaşayan Türk ve Müslüman kardeşlerimiz mağdur ediliyor. Bir devlet adamına yakışmayan tavırlar sergileyen Fransa Cumhurbaşkanı Makron’un yaptıklarının yanına kalmayacağının, Fransa'ya da zarar vereceğinin anlaşılması için boykot çok önemli bir tavır. Milletimiz bu tavrı almalı ve duyarlılığını göstermelidir. Fransız mallarını boykot etmeliyiz. Bu bizim vereceğimiz en doğru tepki olacaktır.' değerlendirmesini yaptı.Kopuz, açıklamasını şöyle tamamladı: 'Ben Makron'un şuursuzca attığı adımların Akdeniz ve Afrika'daki dengelerin Türkiye'nin lehine değişmesi neticesi olduğunu düşünüyorum. Dünyanın kültürlerarası duyarlılığa en çok ihtiyacı olduğu bir zamanda ve kendi ülkesinde bile milyonlarca Müslüman yaşarken böylesine çılgın adımlar atması gerçekten inanılmaz. Bu adımların sadece bir anlamı olabilir, o da Müslümanları şiddet eylemlerine yöneltmektir. Böylece haklı çıkacağını ve uluslararası destek bulacağını sanıyor. İşte bu nedenle Müslümanlar olarak çok dikkatli olmalı, tepkimizi barışçıl yollarla göstermeliyiz. İlk etapta vereceğimiz en iyi tepki de boykottur.'
Reklam