onedio
Kaybolduktan Sonra Ölü Bulunan Minik Leyla'nın Kaçırılıp Soğuk Ortamda Saklandığı Belirlendi
ERZURUM (AA) - Ağrı'da kaybolduktan 18 gün sonra cesedi bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir'in ölümüne ilişkin davada 'kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan amca Yusuf Aydemir'e verilen cezanın gerekçeli kararında, sanığın husumetli olduğu ağabeyinin tehdit maksatlı kızını oyun oynama bahanesiyle kaçırıp sakladığı, ölümü üzerine de serin bir alanda beklettiği, aramaların gevşetilmesi ve köyde normal hayata dönülmesini fırsat bilerek de cesedini dereye attığı kanaatine varıldığı vurgulandı. Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Leyla Aydemir'in ölümüne ilişkin çocuğun amcası olan tutuklu Yusuf Aydemir'in de aralarında bulunduğu 7 sanığın yargılandığı davada kurulan hükmün gerekçeli kararını açıkladı.Sanıklara yöneltilen suçlamalar, savunmalar, tanık beyanları ve adli tıp kurumları ve bilirkişinin raporlarının yer aldığı 84 sayfalık gerekçeli kararda, cumhuriyet savcısına ait esas hakkındaki mütalaada sanık Yusuf Aydemir'in üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği ancak mahkemece yapılan değerlendirmede sanığın atılı suçu işlediği ve cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği aktarıldı.Gerekçeli karardaki söz konusu mütalaada, kaybolduktan 18 gün sonra ölü bulunan Leyla Aydemir'in Bezirhane köyündeki Kurudere'de yüz üstü yatar ve çıplak vaziyette ölü bulunduğu, cesedin sol kalça bölgesinin su yüzeyinde olduğu, sol kalçasında kızarıklıklar olduğu, boynunda mavi nazar boncuğu bulunduğu ve el ile ayak bölgesinde suda kalmaya bağlı olduğu değerlendirilen beyaz lekeler yer aldığının anlatıldığı kaydedildi. Erzurum Adli Tıp Kurumu ve İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1. Adli Tıp İhtisas Kurulundan gelen ihtisas kurulu raporlarının da Leyla Aydemir'in 'Otopsisinde cilt bütünlüğünün korunduğu, kafa, göğüs ve batın boşluğuna nafiz olacak herhangi bir yaralanma tanımlanmadığı, kafa içi kanama, beyin doku harabiyeti, beyin kanaması, iç organ ve büyük damar yaralanması tanımlanmadığı, mevcut verilerle çocuğun ölüm sebebi ve mekanizmasının bilinemediği' bilgisine yer verilen gerekçeli kararda, bilirkişi raporunda ise 'ölüm olayında kişinin en az 6-7 gün önce ölmüş veya öldürülmüş olduğu, böceklerin cesede ilgisinin az olmasının nedeninin ise bir süre soğuk bir ortamda tutulması ve/veya sonrasında suya atılması sonucu olduğu kanaatinin oluştuğundan Leyla Aydemir'in ölüm olayının 26-27 haziran 2018 tarihlerinden önce gerçekleşmiş olduğu düşünülmektedir' değerlendirmesinde bulunulduğu belirtildi.Gerekçeli kararda, bazı tanıkların beyanlarına göre, Leyla'nın babası Nihat Aydemir ile Yusuf Aydemir arasında ailenin traktör ve babasından miras kalan birden çok altın bileziklerin kimde kalacağı konusunda bir anlaşmazlık yaşandığına da işaret edildi.Sanık, Leyla'yı kaçırmak için oğlunu kullandıSanık Yusuf Aydemir'in, olay günü ağlamaması için iyi anlaşmaları dolayısıyla küçük oğlu Ümeyir'i yanına alıp Leyla'yı kandırıp evin önünden uzaklaştırdığı, Leyla'nın evden çıkması ile kaybolduğu süre arasında yaklaşık 20-30 dakika olduğu aktarılan aynı kararda, bu sürenin çocuğun kaçırılması için yeterli bir süre olduğu kaydedildi.Kararda, Yusuf Aydemir'in olaydan sonra yeğeni kaybolmuş gibi davranmaktan ziyade kaybolmadığı kanısındaymışçasına şüpheli tavırlar sergilediğine dikkati çekilerek, Aydemir'in işbirlikçisi ya da işbirlikçileri ile Leyla'yı köyün yapısı gereği her evde bulunan su kuyusu ya da ambar gibi yazlık kışlık besin saklamaya yarayan bahçe ya da evlerin altındaki bir yerde sakladığına işaret edildi. Gerekçeli kararda, şu değerlendirmelere yer verildi:'Sanık Yusuf Aydemir'in zaman zaman arama çalışmalarına katılmayarak maktul ile ilgilendiği değerlendirilmektedir. Köydeki ev içi adli aramalarının o dönem ki soruşturma esnasında yapılamaması ve özel eğitimli polis köpeklerine rağmen kuyuların genel olarak ev içerilerinde kalmasını da fırsat bilen sanığın adli tıp raporlarından anlaşıldığı üzere cinsel yönden bir zarar vermeden öncelikle maktul çocuğu yalnızca ağabeyi Nihat Aydemir ile arasındaki husumetten ötürü nedeni kesin tespit edilememekle beraber öldürmek yerine adli tıp raporlarınca da doğrulanır şekilde bir süre ağabeyinin ailesine tehdit maksatlı saklamayı hedef ettiği, fakat olayın jandarma ve AFAD ile medyada hızla yayılması ile yapılan sıkı aramalar nedeniyle maktul çocuğu Nihat Aydemir ile olan husumetine karşılık bir koz olarak kullanmayı hedeflemişken artık ortaya çıkarmasının mümkün olmadığı ve olayın adli boyut kazanmasından korkması sonucunda maktulü sakladığı yerden çıkaramadığı, bu süreçte maktulün aç, susuz bırakılıp bırakılmadığı konusunda adli tıp raporlarınca kanaate yeterli bir tespit yapılmaması nedeniyle bir sonuca varılamadığı anlaşılmıştır.'Leyla Aydemir'in ölüm nedeninin tespit edilemediği dile getirilen gerekçeli kararda, 'Mevcut verilerle çocuğun ölüm sebebi ve mekanizmasının bilinemediği' şeklindeki adli tıp raporu dolayısıyla maktulün ölüm nedeninin ne olduğu konusunda mahkememizce kanaat oluşturulamamış olup sanık Yusuf'un maktul çocuğun ölümüne neden olacak hareketinin ne olduğu bu sebeple tespit edilememiş olmasına karşın mahkememiz heyetince maktulün hayatta iken köy içinden cesedi bulunana kadar arama çalışmaları dolayısıyla çıkarılamadığı kanaatine varıldı.' bilgisi paylaşıldı.Sanık, Leyla'yı arayan ekiplerin kilere bakmasına izin vermedi Arama çalışmalarında ekiplerin sanık Aydemir'in evinin kilerinin kapısını açarak bakmak istediğini ancak sanığın kapının kilitli olduğunu söyleyip buna izin vermediği kaydedilen gerekçeli kararda, 'Sanık Yusuf Aydemir'in evden çıktığında peşinden gelen maktulü kaçırarak sakladığı ve ölümü üzerine serin bir alanda beklettiği, aramaların gevşetilmesi ve köyde normal hayata dönülmesini fırsat bilerek de cesedi dereye attığı kanaatine varılmıştır. Her ne kadar sanık tarafından suçlamalar kabul edilmemiş ise de maktulün babası ile önceye dayalı husumetinin bulunması, taziye evinden kısa bir süre ayrılması ve bu esnada çocuğun son görüldüğü kapıda çocuğun görülmesinden dakikalar sonra çevreyi gözetler şekilde görülmesi, bu andan kısa bir süre sonra çocuğun kaybolduğunun anlaşılmasına rağmen bulunamaması ve anne Şükran'ın olacakları önceden tahmin eder şekilde çocuğuna bir şey yapıldığını anlayarak feryat etmesi, aile içerisinde çocuğun bulunmasını engellemeye yönelik çabalar ile tüm bunların kısa bir zaman aralığında olması göz önüne alınarak sanığın savunma ve beyanlarına itibar edilmemiştir.' ifadelerine yer verildi.Sanıkların Leyla Aydemir'i alıkoyarak evlerindeki bir dondurucuda sakladığı yönündeki iddialarında araştırıldığı aktarılan gerekçeli kararda, Leyla'nın kilo ve boyu dikkate alınarak cesedinin bir dondurucuya sığmayacağı kanaatine varıldığı bildirildi.Minik Leyla'nın cesedi 18 gün sonra bulunmuştuAğrı'da 15 Haziran 2018'de Ramazan Bayramı dolayısıyla ailesiyle dedesine ziyarete gittiği Bezirhane köyünde kaybolan 4 yaşındaki Leyla Aydemir'in bulunması için çalışma başlatılmıştı. Çalışmalar kapsamında ekiplerce bölgedeki dere yatakları, sazlık alanlar, otla kaplı araziler, köydeki metruk yapılar, tandır evleri, ahır ve çocuğun gidebileceği bütün alanlar, kadavra köpekleri de kullanılarak aranmıştı. Leyla Aydemir'in cesedi, kaybolduktan 18 gün sonra köye 2 kilometre mesafede, kent merkezine giden yolun yakınında akarsu kenarındaki ağaçların arasında bulunmuş, vücudunda darp ya da yara izine rastlanmayan çocuğun cenazesi Bezirhane köyünde defnedilmişti. Sanık Aydemir'e 'ağırlaştırılmış müebbet' Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 2 Ekim'de görülen karar duruşmasında, 4 yaşındaki Leyla Aydemir'in amcası Yusuf Aydemir'i 'kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 'cebir ve hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırmış, diğer sanıklar Y.A, B.D, H.D. ve M. Aydemir, M.A. Aydemir ve A.A'nın ise delil yetersizliğinden beraatine hükmetmişti.
Rusya Nijniy Novgorod Bölgesi Sanayi Ticaret Ve Girişimcilik Bakan Yardımcısı Balakin Sakarya'da:
SAKARYA (AA) - Rusya Nijniy Novgorod Bölgesi Sanayi Ticaret ve Girişimcilik Bakan Yardımcısı Vladimir Balakin, Sakarya ve kendi bölgeleri arasında verimli iş birlikleri kurulabileceğini söyledi.Üretim ve Ticaret Kurulu (ÜTİK) tarafından Arifiye ilçesinde bir otelde düzenlenen toplantıya katılan Balakin, Nijniy Novgorod'un Rusya'nın önde gelen 10 bölgesinden biri olduğunu belirterek, bölgenin yatırımları ve faaliyetleri hakkında katılımcılara bilgi verdi.Balakin, Sakarya'daki ekolojik durumun yatırımcılar için önemli sebepler arasında olduğunu söyledi.Bölgelerinin Rusya'nın bilim başkenti olduğunu belirten Balakin, 'İki bölge arasında ileride güzel iş birlikleri olabilir diye düşünüyorum. Sizlere kaliteli ve düşük fiyatlı ürünler sunmak isteriz. Sizin tarafınızdan da böyle teklifler bekliyoruz. Umarım verimli iş birlikleri yapabiliriz.' dedi.ÜTİK Başkanı Özkan Pınar da Sakarya ile Nijniy Novgorod Bölgesi'nde birlikte iş yapabilinecek birçok sektör olduğunu söyledi.Pınar, 'Çin'in oluşturduğu boşluğu birlikte doldurabiliriz. Ürünlerimiz ve ham maddelerimiz var, sizin elinizde büyük sanayi tesisleri var. Birinci önceliğimiz Nijniy Novgorod ile üretim yapmak. Otomotiv ve savunma sanayi alanında üretim yapmak istiyoruz. Nijniy Novgorod Bölgesi insanına burada konut satmak istiyoruz.' diye konuştu.Toplantının ardından katılımcı iş insanlarıyla iki bölgede yapabilecekleri yatırımlar hakkında görüşen Balakin, daha sonra Sakarya'daki bazı fabrikaları ziyaret etti.
Rusya Nijniy Novgorod Bölgesi Sanayi Ticaret Ve Girişimcilik Bakan Yardımcısı Balakin Sakarya'da:
SAKARYA (AA) - Rusya Nijniy Novgorod Bölgesi Sanayi Ticaret ve Girişimcilik Bakan Yardımcısı Vladimir Balakin, Sakarya ve kendi bölgeleri arasında verimli iş birlikleri kurulabileceğini söyledi.Üretim ve Ticaret Kurulu (ÜTİK) tarafından Arifiye ilçesinde bir otelde düzenlenen toplantıya katılan Balakin, Nijniy Novgorod'un Rusya'nın önde gelen 10 bölgesinden biri olduğunu belirterek, bölgenin yatırımları ve faaliyetleri hakkında katılımcılara bilgi verdi.Balakin, Sakarya'daki ekolojik durumun yatırımcılar için önemli sebepler arasında olduğunu söyledi.Bölgelerinin Rusya'nın bilim başkenti olduğunu belirten Balakin, 'İki bölge arasında ileride güzel iş birlikleri olabilir diye düşünüyorum. Sizlere kaliteli ve düşük fiyatlı ürünler sunmak isteriz. Sizin tarafınızdan da böyle teklifler bekliyoruz. Umarım verimli iş birlikleri yapabiliriz.' dedi.ÜTİK Başkanı Özkan Pınar da Sakarya ile Nijniy Novgorod Bölgesi'nde birlikte iş yapabilinecek birçok sektör olduğunu söyledi.Pınar, 'Çin'in oluşturduğu boşluğu birlikte doldurabiliriz. Ürünlerimiz ve ham maddelerimiz var, sizin elinizde büyük sanayi tesisleri var. Birinci önceliğimiz Nijniy Novgorod ile üretim yapmak. Otomotiv ve savunma sanayi alanında üretim yapmak istiyoruz. Nijniy Novgorod Bölgesi insanına burada konut satmak istiyoruz.' diye konuştu.Toplantının ardından katılımcı iş insanlarıyla iki bölgede yapabilecekleri yatırımlar hakkında görüşen Balakin, daha sonra Sakarya'daki bazı fabrikaları ziyaret etti.
Cumhuriyet Bayramı, Büyük Cumhuriyet Konseri İle Kutlanacak
ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nın, Büyük Cumhuriyet Konseri ile kutlanacağını bildirdi.Altun, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın yarın 19.23'te İstiklal Marşı ile başlayacak Büyük Cumhuriyet Konseri ile bayramın coşkuyla kutlanacağını belirtti.Fahrettin Altun, Akdeniz'de 97 dalgıçla gerçekleştirilecek özel su altı ışık gösterisinin 97'nci yıl heyecanına eşlik edeceği kaydetti.
Cumhuriyet Bayramı, Büyük Cumhuriyet Konseri İle Kutlanacak
ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nın, Büyük Cumhuriyet Konseri ile kutlanacağını bildirdi.Altun, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın yarın 19.23'te İstiklal Marşı ile başlayacak Büyük Cumhuriyet Konseri ile bayramın coşkuyla kutlanacağını belirtti.Fahrettin Altun, Akdeniz'de 97 dalgıçla gerçekleştirilecek özel su altı ışık gösterisinin 97'nci yıl heyecanına eşlik edeceği kaydetti.
Güncelleme - Denizli'de Para Toplama Merkezini Soymaya Çalıştığı Öne Sürülen Şüphelilerden 3'Ü Tutuklandı
DENİZLİ (AA) - Denizli'de özel bankalarca para toplama merkezi olarak kullanılan depoyu kar maskesi ve silahlarla soymaya çalıştığı iddiasıyla gözaltına alınan 6 şüpheliden 3'ü tutuklandı. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, Merkezefendi ilçesindeki para toplama merkezini 28 Ağustos'ta soymaya çalışan şüphelileri yakalamak için 214 saatlik güvenlik kamerası kaydını inceledi. Şüphelileri belirleyen ekipler, teknik ve fiziki takibin ardından operasyon düzenledi. Özel harekat polislerinin de katıldığı eş zamanlı operasyonlarda soygun girişiminde bulunduğu belirlenen B.Y, M.A. ve K.S. ile bu kişilere yardım ettiği tespit edilen R.T, İ.Y. ile Ç.H. yakalandı.Evlerde yapılan aramalarda iki pompalı tüfek, bir kurusıkı tabanca, 22 tabanca mermisi, 9 kurusıkı tabanca mermisi ele geçirildi.Zanlılardan M.A'nın, para toplama merkezinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığı ve olay günü izin yaptığı öğrenildi. Emniyetteki işlemlerin ardından zanlılar adliyeye sevk edildi.Şüphelilerden B.Y, Ç.H. ile K.S, sulh ceza hakimliğince tutuklanırken, güvenlik görevlisi M.A, İ.Y. ve R.T. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Denizli'de, 28 Ağustos'ta kar maskeli 3 kişi, Merkezefendi ilçesinde, bazı özel bankaların para toplama merkezi olarak kullandığı depoyu soymaya çalışmıştı. Soygunculara güvenlik görevlileri müdahale etmişti. Yaşanan kısa süreli boğuşmanın ardından güvenlik görevlilerinin elinden kurtulan şüpheliler, depo önünde havaya ateş ettikten sonra otomobille kaçmıştı.
Reklam
Güncelleme - Denizli'de Para Toplama Merkezini Soymaya Çalıştığı Öne Sürülen Şüphelilerden 3'Ü Tutuklandı
DENİZLİ (AA) - Denizli'de özel bankalarca para toplama merkezi olarak kullanılan depoyu kar maskesi ve silahlarla soymaya çalıştığı iddiasıyla gözaltına alınan 6 şüpheliden 3'ü tutuklandı. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, Merkezefendi ilçesindeki para toplama merkezini 28 Ağustos'ta soymaya çalışan şüphelileri yakalamak için 214 saatlik güvenlik kamerası kaydını inceledi. Şüphelileri belirleyen ekipler, teknik ve fiziki takibin ardından operasyon düzenledi. Özel harekat polislerinin de katıldığı eş zamanlı operasyonlarda soygun girişiminde bulunduğu belirlenen B.Y, M.A. ve K.S. ile bu kişilere yardım ettiği tespit edilen R.T, İ.Y. ile Ç.H. yakalandı.Evlerde yapılan aramalarda iki pompalı tüfek, bir kurusıkı tabanca, 22 tabanca mermisi, 9 kurusıkı tabanca mermisi ele geçirildi.Zanlılardan M.A'nın, para toplama merkezinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığı ve olay günü izin yaptığı öğrenildi. Emniyetteki işlemlerin ardından zanlılar adliyeye sevk edildi.Şüphelilerden B.Y, Ç.H. ile K.S, sulh ceza hakimliğince tutuklanırken, güvenlik görevlisi M.A, İ.Y. ve R.T. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Denizli'de, 28 Ağustos'ta kar maskeli 3 kişi, Merkezefendi ilçesinde, bazı özel bankaların para toplama merkezi olarak kullandığı depoyu soymaya çalışmıştı. Soygunculara güvenlik görevlileri müdahale etmişti. Yaşanan kısa süreli boğuşmanın ardından güvenlik görevlilerinin elinden kurtulan şüpheliler, depo önünde havaya ateş ettikten sonra otomobille kaçmıştı.
Tika'dan Nijer'in Eğitim Altyapısına Destek
ANKARA (AA) - Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Nijer'in Tahaou İllela şehrindeki bir okula 9 sınıf ve 3 öğretmenler odasından oluşan ek bina inşa etti. TİKA'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, TİKA, Nijer'de kırsal kesimde kaliteli eğitim olanaklarına ulaşmakta güçlük çeken öğrencilere, Nijer Cumhurbaşkanı Mahamadou Issoufou'nun da eğitim aldığı Tahaou İllela şehrindeki Nafeka Okuluna, Nijer Eğitim Bakanlığının belirlediği standart okul tipi şeklinde yerel mimari ile 9 sınıf ve 3 öğretmenler odasından oluşan ek bina inşa etti.Proje kapsamında modern ekipmanlarla donatılan sınıflarda toplamda 360 öğrenci eğitim alabilecek.
Reklam
İstanbul Valisi Yerlikaya'dan Cumhuriyet Bayramı Mesajı:
İSTANBUL (AA) - İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı.Vali Yerlikaya, mesajında, Cumhuriyet'in, milletin ortak iradesi ve iman gücü ile kazandığı bağımsızlık ve özgürlük zaferi ile en büyük eser olduğunu vurguladı.Tarihin, bir milletin kendi kaderini elleriyle yazdığına çok nadir tanık olduğunu aktaran Yerlikaya, şunları kaydetti:'Cumhuriyetimizi ilan ederek sadece yeni bir devlet kurmadık. Vatanımızı yeniden kazandığımız gibi hayallerimizi, umutlarımızı ve geleceğimizi de yeniden kazandık. Cumhuriyet; yeniden 'bir ve biz' olmak için yeni bir yol açmış, tebaadan yeni bir toplum oluşturmayı başarmış, yeni bir üst kimlik inşa etmiştir. En büyük eserimiz Cumhuriyetimiz derken bunu kastediyoruz. Cumhuriyet'i ilan etmekle yeni bir anlam evreni inşa ettik, yeni idealler etrafında kenetlendik. O ideal, Atatürk'ün ifadesiyle 'muasır medeniyetler' idealidir.'Yerlikaya, milli iradenin ve demokrasinin en büyük teminatı Cumhuriyet'i kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını saygı, minnet ve rahmetle andığını belirterek, 'Onlar, istiklal ruhunun öncüleri, Cumhuriyetimizin temel taşları, bizim kahramanlarımız... Aziz hatıraları hep yaşayacak.' ifadelerini kullandı. Atatürk'ün herkese hedef gösterdiği muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmak amacıyla İstanbul'da ve vatanın dört bir yanında canla başla çalıştıklarına işaret eden Yerlikaya, mesajında şu ifadelere yer verdi:'Tarih ve dünya, 1923'te ve 15 Temmuz'da milletçe el ele vererek yaptıklarımıza ve büyük Türkiye'nin yükselişine şahit olmaya devam ediyor. Kurtuluş mücadelesi ile kazandığımız milli onurumuzun simgesi Cumhuriyetimiz, hiç şüphesiz yeni nesillerin omuzlarında yükselecektir. Hepimizden bir parça taşıyan ay yıldızlı hilalin altında bu ülkenin evlatları, eşit ve onurlu vatandaşları olarak sonsuza kadar yaşamaya devam edeceğiz. Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.'
AB Komisyonu, Üyelere Yeni "Salgın Tedbiri Paketi" Önerdi
BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Kovid-19 salgınıyla mücadelede üye ülkelere sunmak üzere veri paylaşımı, testler, tıbbi ve tıbbi olmayan malzemeler, seyahat ve aşılama stratejisinde koordinasyon için yeni bir teklif paketi hazırladı.AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, teklifi duyurmak için düzenlediği basın toplantısında, Avrupa'nın 'ikinci dalganın içinde' olduğunu ve bu kez ilk dalgadan farklı olarak tüm Avrupa'nın ciddi şekilde etkilendiğini, ancak bu kez daha hazırlıklı olduklarını söyledi.Vaka sayılarının 2-3 hafta daha artmaya devam edeceğini ve salgınla mücadelede herkesin sorumluluk alması gerektiğini vurgulayan von der Leyen, yarın Kovid-19 salgını hakkında video konferansla düzenlenecek AB Liderler Zirvesi öncesinde hazırladıkları salgınla mücadele paketinin kabul görmesi için çağrıda bulundu.Von der Leyen, 'Daha önce hazırladığımız temeli yeni tedbirlerle güçlendirmeliyiz. Bugün sunduğumuz paket veri paylaşımı, testler, tıbbi ve tıbbi olmayan malzemeler, seyahat ile aşılama stratejisinde eş güdümlü yaklaşıma imkan tanıyor.' dedi.Von der Leyen, yeni paket çerçevesinde üye ülkelerin Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi ile daha fazla veri paylaşmasını isteyeceğini belirterek 'Bu bilgi örneğin yoğun bakım ünitelerindeki doluluk oranını bilmemizi ve ihtiyaç halinde hastaların komşu ülkelerde tedavisinin organize edilmesini sağlayacak.' dedi.AB hızlı antijen testleri alacakEtkili test stratejileri önerdiklerini kaydeden von der Leyen, 'Hızlı sonuç veren antijen testleri pazara sunuluyor. Bunlar salgınla mücadelede önemli rol oynayabilir ama bunların onayı ve kullanımı için AB yaklaşımı öneriyoruz. Ancak o zaman testlerin ve test sonuçlarının karşılıklı tanınması mümkün olabilir.' diye konuştu.Von der Leyen, hızlı test kitlerinin satın alınması ve üye ülkelere dağıtılması için 100 milyon avro ayırdıklarını aktardı.Üye ülkelerde temas takibi için kullanılan akıllı telefon uygulamalarının birbirine bağlanmasını isteyen von der Leyen, tıbbi malzemelerin satın alınması için ortak tedarike geçilmesi, aşı ve test kitlerinden katma değer vergisi alınmaması uygulamasının uzatılmasını teklif ettiklerini bildirdi.'Aşı mucize değil'Üyelerden AB içinde seyahatlerin, aileler ve çiftlerin birleşmesinin gerekli tedbirlerle kolaylaştırılmasını isteyen von der Leyen, üyelerin ulusal aşılama planlarını hazırlaması gerektiğini belirtti. Von der Leyen, 'İlk aşılar ulaştığında hazırlıklı olmalıyız. Soğuk zincir gibi altyapılar nasıl hazırlanacak, toplumdaki hangi gruplar öncelikli aşılanacak gibi konuları iyi değerlendirmeliyiz. Tabii bu sırada aşıların güvenliği ve etkinliğinden ödün vermeyeceğiz.' dedi.'Yıl sonuna kadar bir aşı olup olmayacağını, etkili olup olmayacağını göreceğiz. Ama aşı her şeyi bir günde değiştirecek bir mucize değil.' diyen von der Leyen, aşı çıktıktan sonra da bir süre daha maske kullanımı, hijyen ve sosyal mesafe gibi kurallara uyma zorunluluğunun devam edebileceğini söyledi.'Son dalga mı, bilmiyoruz'Von der Leyen, 'Avrupa'da salgınla mücadele stratejilerinin neden işe yaramadığı' sorusuna şu yanıtı verdi:'İlk dalgada doğru işler yaptık ama çıkış stratejimiz kısmen fazla hızlı oldu. Tedbirler çok çabuk gevşetildi. Bu nedenle ikinci dalga ortaya çıktı. Bunun son dalga olup olmadığını da bilmiyoruz. Bu ayrıca bir salgının özelliklerinden biri. Tarih kitaplarına bakarsanız bunun klasik bir belirti olduğunu görürsünüz. Yılın ilk yarısında etkin şekilde virüsün yayılmasını önledik ama yazdan sonra artış katlandı. Şimdi tecrübemizle hareket edebiliriz. Avantajımız var. Birçok alanda daha hazırlıklıyız.'
Azerbaycan'da Kovid-19 Vakalarının Artması Nedeniyle Karantina 1 Aralık'a Kadar Uzatıldı
BAKÜ (AA) - Azerbaycan'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakalarındaki artış nedeniyle karantina 1 Aralık'a kadar uzatıldı.Bakanlar Kurulunun aldığı karara göre, Kovid-19 vakalarındaki artış gerekçe gösterilerek Lenkeran kenti ile Masallı ve Celilabad illerine giriş ve çıkışlara kısıtlama getirildi.Karar gereği, 1 Aralık'a kadar başkent Bakü dahil 8 kent ile 13 ilde hafta sonları toplu taşıma araçları çalışmayacak.Öte yandan ülkede bugün tespit edilen 988 vaka ile en yüksek günlük vaka sayısına ulaşıldı ve toplam vaka sayısı 52 bin 137'e yükseldi. Azerbaycan'da Kovid-19 nedeniyle 11 kişi daha yaşamını yitirdi ve ölü sayısı 699'a yükseldi. Bugüne kadar 1 milyon 319 bin 474 testin yapıldığı ülkede 42 bin 33 Kovid-19 hastası iyileşti, 9 bin 405 kişinin tedavisi sürüyor.
Reklam
Antalya'da Ormanlık Alanda Çıkan Yangın Kontrol Altına Alındı
ANTALYA (AA) - Antalya'nın Manavgat ilçesinde orman yangını çıktı.Köprülü Kanyon Milli Parkı'nda bulunan Tazı Kanyonu'ndaki ormanlık alanda yangın başladı. Alevlere, Antalya Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri, 2 yangın söndürme helikopteri ve 10 arazözle müdahale etti.Yaklaşık 1,5 saatlik çalışmanın ardından kontrol altına alınan yangında, 1 dekar ormanlık alanın zarar gördüğü bildirildi.
Uluslararası Toplumdan Gine'ye Ev Hapsinde Tutulan Muhalefet Liderinin Serbest Bırakılması Çağrısı
DAKAR (AA) - Gine'de 18 Ekim'de yapılan cumhurbaşkanı seçimi sonrası evinden çıkmasına izin verilmeyen muhalefet lideri ve cumhurbaşkanı adayı Cellou Dalein Diallo'nun serbest bırakılması çağrısı yapıldı.Seçim sonrasında ülkede yükselen tansiyonu düşürmek için başkent Konakri'ye giden Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS), Birleşmiş Milletler (BM) ve Afrika Birliğinden (AfB) temsilcilerin bulunduğu heyet açıklama yaptı.ECOWAS Siyasi İşler, Barış ve Güvenlik İşleri Komiseri Francis Behanzin, Gineli yetkililerden, Diallo'nun evi ve partisi Gine Demokratik Güçleri Birliği (UFDG) merkezi etrafında konuşlanan güvenlik güçlerinin çekilmesini istedi.AB'den de açıklama geldiBir diğer açıklama da seçim sürecini takip etmek amacıyla bölgeye heyet gönderen Avrupa Birliği'nden (AB) geldi. AB Yüksek Temsilcisi Josep Borrell imzalı açıklamada, ECOWAS, BM ve AfB heyetlerinin bölgedeki önleyici diplomasi çabalarının desteklendiği belirtildi.Açıklamada, oy verme süreci sakin geçmesine karşın oy sayımı ve nihai sonuçlara ilişkin soru işaretlerinin olduğu kaydedildi. Seçim sürecine dahil olan aktörlerin hareket ve ifade özgürlüğünün engellenemeyeceğine vurgu yapılan açıklamada, seçim sonrası yaşanan şiddet olaylarının kınandığının altı çizildi. Açıklamada, olaylarla ilgili bağımsız bir soruşturma komisyonunun kurulması ve adaletin yerine getirilmesi çağrısında bulunuldu. Diallo kendi 'zaferini' ilan etmişti Mevcut Cumhurbaşkanı Alpha Conde'nin en güçlü rakibi kabul edilen Diallo, seçimden sonraki gün yaptığı açıklamada, kendilerine ulaşan sonuçlara göre ilk turdan zaferle çıktığını ve yüzde 53,84 oy aldığını duyurmuştu. Diallo taraftarları 'zaferi' kutlamak için muhalefet liderinin evinin ve partisinin önünde toplanmış ancak güvenlik güçlerinin müdahalesiyle karşılaşmıştı.O günden bu yana evine giden yolların güvenlik güçlerinin araçlarıyla kapatıldığını ve dışarı çıkamadığını belirten Diallo, açıklamalarını Twitter hesabı üzerinden yapıyor. Diallo, Conde karşısında 2010 ve 2015'te de aday olmuş ancak kazanamamıştı.Conde ilk turda seçildiBağımsız Seçim Komisyonunun, 24 Ekim'de duyurduğu geçici sonuçlara göre, mevcut Cumhurbaşkanı Conde yüzde 59,49 oyla ilk turda cumhurbaşkanı seçilmişti.Conde'nin en yakın rakibi UFDG lideri ve adayı 68 yaşındaki Diallo ise yüzde 33,5 oy almıştı. Diallo ve destekçileri, sonuçları kabul etmeyeceklerini açıklamıştı. Conde ve Diallo haricinde diğer 10 adaydan yüzde 5 barajını geçen olmamıştı.Seçimin ertesi gününden bu yana düzenlenen eylemlerde 243 kişi gözaltına alındı, en az 12 kişi yaşamını yitirdi.Üçüncü dönem adaylık tartışmalarıÜlkenin 1958'de bağımsızlığını kazanmasından bu yana ilk demokratik güç değişimiyle Aralık 2010'da 5 yıllığına seçilerek göreve gelen Conde, 2015'te yeniden cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmuştu.Cumhurbaşkanının en fazla iki dönem üst üste görev yapabildiği ülkede, ikinci dönemi aralıkta sona erecek 82 yaşındaki Conde'nin üçüncü dönem de seçilebilmesine imkan sağlayacak anayasa değişikliği referandumu 22 Mart'ta yapılmıştı.Conde'nin 3'üncü dönem adaylığı, o tarihten bu yana ülkenin en çok tartışılan gündem maddesi olmuştu.Muhalefet, Conde'nin adaylığını yasa dışı ilan etmiş, birçok protesto gösterisi düzenlenmişti.
Dyson Mühendislerinden Yatak Temizliğine İlişkin Öneriler
İSTANBUL (AA) - Sağlıklı yaşam alanları için çözümler sunmak isteyen Dyson mühendisleri, yatağın nasıl temiz tutulacağına ve çarşafların altında gizlenen zararlı parçacıkların üstesinden nasıl gelineceğine ilişkin önerilerde bulundu.Dyson'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, insan hayatının üçte biri yatakta uyurken geçiriyor.Buna rağmen, yapılan araştırmalar yatak temizliğine ve sağlığına gerekli özenin gösterilmediğini ortaya koyuyor.Yapılan araştırmalar, birçok insanın evdeki diğer odalardan daha çok yatak odalarını temizlemeye odaklandığını gösteriyor. Amerikan Temizlik Enstitüsü'nün 2020 araştırmasındaki ankete katılanların yüzde 25'i yatak odalarında derinlemesine temizliğe dikkat ettiğini belirtirken, yüzde 19'u çarşaflarının evlerindeki en kirli eşyalardan biri olduğunu dile getirdi. Buna karşın yatağını temizlemeyi düşünen kişi sayısı yok denecek kadar az. Toz akarları, bakteriler, virüsler, polenler ve diğer alerjenler evdeki diğer odaların yanı sıra yataklarda da bulunuyor ve ev tozu diye nitelendirilen bu mikroskobik canlılar insan sağlığını kötü yönde etkiliyor.Tek bir yatakta milyonlarca toz akarı olabilirken , bu gündelik yaşam sorunu artık küresel boyutlara ulaşmış durumda. Bu bağlamda yapılan bir diğer çalışmaya göre, Amerika'da yaşayanların yaklaşık yüzde 84'ünün yataklarında tespit edilebilir toz akarı alerjeni varken, Avrupa'daki evlerin yüzde 68'inde tespit edilebilir alerjen bulunuyor. Singapur'da yapılan başka bir araştırmaysa, analiz edilen tüm yatakların yüzde 94'ünde toz akarlarının bulunduğu ortaya koyuyor.Toz akarlarının kendisi zararsız olsa da, toz akarı alerjenleri aslında dünya çapında alerjik hastalıkların temel tetikleyicilerinden. Araştırmaların sonucunda, çocukluğun erken döneminde ev tozu akarları dahil ev içi alerjenlere fazla maruz kalınması astım problemleriyle ilişkilendiriliyor.'Yatakta geçirilen zaman hayatın üçte birini oluşturuyor' Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Dyson Mikrobiyoloji Uzmanı Gem McLuckie konu hakkında şunları kaydetti:'En çok zaman harcadığınız ve deri döktüğünüz yerler, toz akarlarının bulunma olasılığının en yüksek olduğu yerlerdir. Yatakta uyurken geçirdiğimiz zaman, hayatımızın üçte birini oluşturduğundan, özellikle toz akarı mevsiminde, yataklar toz akarı dışkısıyla dolu bir hale dönüşüyor.'Söz konusu ev tozu akarları, dünyanın her yerindeki evlerde bulunabilen mikroskobik parçacıklardan, ortalama yaşam döngüleri 65-100 gün, bu süre zarfında yaklaşık 2 bin dışkı üretip, tükürükleriyle daha fazla protein salgılıyorlar. İki durum da alerjileri tetikleyebiliyor ve insan sağlığını kötü yönde etkileyebiliyor .Ortalama bir insan, günde 2 gram , hatta geceleri daha fazla deri döküyor ve yatak örtüsünden kaynaklanan sürtünme sebebiyle ölü hücrelerin dökülmesine neden oluyor.Toz akarları bu durumdan faydalanarak, hayvanların yanı sıra insanlar tarafından dökülen kepek veya ölü deri hücrelerinden besleniyor. Bununla birlikte, ihtiyaç duydukları besinleri, yiyecek kırıntıları gibi ev çöplerinden alabiliyor. Sabahları yatakta kahvaltı etmeyi sevenlerin veya geceleri evcil hayvanıyla beraber uyuyanların, yataklarını düzenli olarak temizlemesi gerekiyor.Dyson Mikrobiyoloji Uzmanı McLuckie, yatak temizliğine dair şunları kaydetti: 'Yatağınızı temizleme sıklığınız yatağın özelliklerine, size ve sizin toz akarı alerjenlerine ne kadar duyarlı olduğuna bağlıdır. Bahar temizliği sırasında ve Ekim’deki toz akarı mevsiminin sonunda yataklarınızı temizlemenizi tavsiye ederim. Bu şekilde, toz akarı mevsimi başlamadan önce yatağınızda bulunan deri pullarının sayısını azaltabilirsiniz ve üreme bittikten sonra kış ayları boyunca sağlığınızı korumak için fazla alerjenik öğelerden kurtulabilirsiniz.' Yatakları doğru temizlemek için dört kolay adımı olduğunu belirten McLuckie, söz konusu adımları şekilde özetliyor:'Yatak örtüsünü çıkarın ve yıkayın, çarşafları ve battaniyeleri 60 derece veya 90 derecede yıkamak, alerjenlerin parçalanmasına ve azalmasına yardımcı olur. Ayrıca, yatağınızı yılda sadece birkaç kez süpürmek, nevresimlerinizi haftada bir yıkamak ve değiştirmek mikroskobik cilt pullarını temizleyip, toz ve alerjenleri uzak tutacaktır. Yavaş ama güçlü bir şekilde süpürün, Toz akarları küçük fakat inatçıdır. Pençeleri, yatağın derinliklerindeki liflere tutunmalarına yardımcı olur ve bu da onları çıkarmayı zorlaştırabilir. Bu durumu önlemek için, yüksek emiş güçlü veya Boost modlu bir süpürge kullanmak, mümkün olduğunca çok sayıda akar, cilt pulu ve alerjeni temizlemek ihtiyaç duyduğunuz çekimi sağlayacaktır. Ulaşılması zor alanlara odaklanın, yatağınızın yüzeyini derinlemesine temizledikten sonra, toz ve alerjenlerin toplanabileceği tüm çatlaklara veya kıvrımlara mutlaka dikkat edin. Yatağınızın dikiş yeri gibi ulaşılması zor kısımların etrafını temizlemek için, elde taşınabilir bir elektrikli süpürge kullanarak gözle görülemeyen tozları temizleyin. Toz akarları karanlık, ılık ve nemli bölgelerde; çoğu zaman rahatsız edilmeden bol miktarda cilt pullarıyla geliştiği için yatağın altı da temizlenmelidir. Çevirin, tekrar edin ve bu işlemi yeniden uygulayın, görünmez alerjen kümelerini en az miktarda tutmak için yatağın ters çevrilip diğer tarafının da mutlaka süpürülmesi gerekir.'' Kullandığınız ürünün etiketini okumak çok önemli'Dyson Kimyasal Araştırma Uzmanı Dr. Calum Robertson ise yatak temizliğine ilişkin olarak, 'Herhangi bir lekede olduğu gibi, onu çıkarmak için kullandığınız ürünün etiketini okumak çok önemli. Lekeler bir dizi karmaşık kimyasal bileşenden oluşabilir fakat çıkarmaya çalıştığınız lekenin türünü anlamak, yatağınızı fazla aşındırmadan veya sertleştirmeden doğru yöntemi uygulamanıza yardımcı olabilir.' değerlendirmede bulundu.
Reklam
Şişli'de Klasik Otomobiller Cumhuriyet Bayramı Geçit Töreni Gerçekleştirdi
İSTANBUL (AA) - Şişli Belediyesi ve Antika Otomobil Federasyonu iş birliğiyle, 'Cumhuriyet Bayramı Klasik Otomobil Geçit Töreni' düzenlendi. Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin, belediye önünde başlayan tören öncesinde yaptığı konuşmada, etkinliğe katılanların bayramını kutladı.Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün cumhuriyeti kendilerine ve özellikle gençlere emanet ettiğini belirten Keskin, 'Cumhuriyeti ilelebet yaşatacağız. 97. yılını kutladığımız cumhuriyetin hepimize kutlu olmasını diliyorum. Hepimizin cumhuriyeti daha çok kucaklamamız ve sahip çıkmamız gerekiyor. Bugün klasik arabalarla başlattığımız şöleni yarın çok güzel cumhuriyet fotoğrafları ile süsleyeceğiz. Arkasından Atatürk'ün evinde görsel bir panorama ile törenleri bitireceğiz.' diye konuştu. Konuşmanın ardından her birinin ayrı hikayesi olan 32 klasik otomobil, cumhuriyet dönemine iz bırakan tarihi yapıların bulunduğu Darülaceze, Abide-i Hürriyet, Ergenekon, Halaskargazi ve Cumhuriyet caddelerinden ilerledi. Geçit törenine vatandaşlar da ilgi gösterdi. Belediye Başkanı Keskin de klasik bir arabaya binerek geçit törenine katıldı.Geçit töreni, Halaskargazi Caddesi'ndeki Atatürk Müzesi önünde sona erdi. Burada, Mustafa Kemal Atatürk, yol arkadaşları ve milli mücadele kahramanları anısına bir dakikalık saygı duruşu gerçekleştirildi.Klasik otomobil sahipleri, koleksiyoncular, sanatçılar ve iş dünyasından isimlerin bulunduğu Antika Otomobil Federasyonu'nun üyeleri birbirinden özel otomobilleriyle törende yer aldı.
Libya'da Yerdeki Sosyal Mesafe Etiketlerine Macron'un Fotoğrafını Bastılar
TRABLUS (AA) - Libya'da bir giyim mağazası, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un İslam karşıtı tutumu ve Hazreti Muhammed'i hedef alan karikatürleri savunmasına tepki olarak, yerdeki sosyal mesafe etiketlerinde Macron'un fotoğrafını kullandı.Başkent Trablus'un Ayn Zara semtindeki bir kadın giyim mağazasında Macron'un tutumuna gösterilen tepki, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) önlemleri kapsamındaki sosyal mesafe uygulamasına yansıdı. Mağaza yetkilileri, müşterilerin kasa önünde sosyal mesafe kuralına uymaları için hazırlanan, 'Lütfen burada durun' yazılı etiketlerde Fransa Cumhurbaşkanı'nın fotoğrafını kullandı.Mağazada alışveriş yapan müşteriler, Macron'un fotoğrafının bulunduğu uyarı etiketlerine basarak sıralarını bekledi.Fransa'nın İslam karşıtı tutumuna tepkiler sürüyor Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un ifadeleri ve bazı Fransız yetkililerin İslam karşıtı uygulamalarına Arap ülkelerinden tepkiler gelmeye devam ediyor. Macron yönetiminin son zamanlarda Müslümanları ve ibadet yerlerini hedef almasıyla ülkenin farklı şehirlerinde benzer uygulamalar görülmeye başlandı. Ülkenin Montpellier ve Toulouse kentlerinde, Paris yakınlarındaki Conflans-Sainte-Honorine semtinde geçen hafta başı kesilerek öldürülen öğretmeni 'anmak için' resmi binaların duvarlarına, Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo'nun Hazreti Muhammed'e yönelik hakaret içerikli karikatürleri yansıtılmıştı.Macron açıklamasında, Hazreti Muhammed'e yönelik hakaret içeren karikatürleri yayınlamaktan vazgeçmeyeceklerini söylemişti.
Reklam
Pakistan, Endonezya, Malezya Ve Japonya'da Kovid-19 Salgınına Dair Gelişmeler
İSLAMABAD (AA) - Asya ülkelerinden Pakistan, Endonezya, Malezya ve Japonya'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını etkisini sürdürüyor.Pakistan Koronavirüs Ulusal Yönetim ve Kontrol Merkezinden yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte ülkede 825 vaka belirlendi, toplam vaka sayısı 330 bin 200’ü buldu.Son 24 saatte 14 kişinin virüsten yaşamını yitirdiği ülkede, ölenlerin sayısı 6 bin 759’a çıktı.İyileşenlerin sayısı ise 311 bin 814’e ulaştı.Endonezya’da vaka sayısı 400 bini geçtiEndonezya Sağlık Bakanlığının verilerine göre, ülkede son 24 saatte 4 bin 29 kişide daha Kovid-19 tespit edilmesiyle toplam vaka sayısı 400 bin 483’e yükseldi.Virüs kaynaklı ölenlerin sayısı 100 artışla 13 bin 612’ye, iyileşenlerin sayısı 3 bin 545 artışla 325 bin 793’e ulaştı.Malezya'da 3 şehir karantinaya alındıMalezya Sağlık Bakanlığının açıklamasına göre ülkedeki Kovid-19 vakaları son 24 saatte 801 artarak toplam 29 bin 441'e, aktif vakalar ise 10 bin 123'e yükseldi.Bugün 573 kişi daha sağlığına kavuşurken iyileşen vaka sayısı toplamda 19 bin 72 oldu.Son 24 saatte 8 vakanın yaşamını yitirdiği Malezya'da virüs nedeniyle ölenlerin sayısı 246'ya ulaştı.Öte yandan Savunma Bakanlığı, Kovid-19 vakalarının artış gösterdiği Selangor eyaletine bağlı Kuala Langat ve Hulu Langat kentleri ile Sarawak eyaletine bağlı Kuching kentinin bugünden itibaren karantinaya alındığını duyurdu.Japonya'da vaka sayısı 100 bine yaklaştıJaponya’da Kovid-19 vaka sayısı son 24 saatte 729 artarak 99 bin 705’e, ölü sayısı 5 artışla 1751’e yükseldi.Son bir günde 27 bin 404 kişiye virüs testi yapılırken ülke genelinde yoğun bakım servislerinde 166 kişi Kovid-19 tedavisi görüyor.
Başkentte 11 Düzensiz Göçmen Yakalandı
ANKARA (AA) - Başkentte, yasa dışı yollarla yurda giriş yapan biri Özbekistan, 10'u Afganistan uyruklu 11 düzensiz göçmen yakalandı.İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, Altındağ ilçesinde yabancı uyruklulara yönelik uygulama gerçekleştirdi.Tespit edilen biri Özbekistan, 10'u Afganistan uyruklu 11 düzensiz göçmenin sınır dışı edilmesi için işlem başlatıldı.
Malezya, Fransa Büyükelçiliği Maslahatgüzarını Dışişleri Bakanlığına Çağırdı
KUALA LUMPUR (AA) - Malezya hükümeti, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un İslam karşıtı tavırları ve Hazreti Muhammed'i hedef alan karikatürleri desteklemesi nedeniyle ülkedeki Fransa Büyükelçiliğinin maslahatgüzarını istişare amaçlı Dışişleri Bakanlığına çağırdı.Malezya Başbakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Fransa'da Müslümanlara karşı artan nefret söylemleri, hakaretler ve ayrımcı uygulamalar nedeniyle maslahatgüzarın bakanlığa çağrıldığı belirtilerek, 'Görüşmede Bakanlık yetkilileri, İslam'ın itibarına zarar vermeyi amaçlayan provokatif söylemleri şiddetle kınadıklarını belirtmiştir.' ifadesi kullanıldı.Malezya'nın temel insan hakları ve ifade özgürlüğünü, karşılıklı saygı çerçevesinde her zaman desteklediğinin altını çizilen açıklamada, 'Malezya ayrıca İslamofobinin yok edilmesi için sarf edilen çabaların önemine dikkati çekmekte ve bu konuda uluslararası camia ile iş birliğini sürdürmektedir.' ifadesine yer verildi.Macron'un İslam karşıtı tavırlarına karşı Dışişleri Bakanı Hişamuddin Hüseyin, Malezya hükümeti adına cevap vererek Fransa hükümetini kınamıştı.Bakan Hişamuddin, yazılı açıklamasında Macron'un İslam karşıtı politikalarına ithafen, 'Bu tür hareketler İslam'a ve dünyadaki milyarlarca Müslüman'a karşı açık bir provokasyondur.' ifadesini kullanmıştı.Malezyalı sivil toplum kuruluşlarından Malezya İslam Teşekkülü Danışma Kurulu (MAPIM) ve Malezya Müslüman Gençlik Hareketi (ABIM) de Fransız ürünlerine boykot çağrısı yapmıştı.
Güncelleme - Gümüşhane Örümcek Ormanları'nda Yangın
GÜMÜŞHANE (AA) - Gümüşhane'nin Kürtün ilçesindeki Örümcek Ormanları'nda yangın çıktı.İlçenin Yeşilköy köyü mevkisinde, Örümcek Ormanları'nda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.Rüzgarın etkisiyle farklı noktalara sıçrayan yangın kontrol altına alınmaya çalışılıyor.Gümüşhane Valisi Kamuran Taşbilek, AA muhabirine, bütün ekiplerin bölgede olduğunu ve yangına müdahale ettiğini söyledi.Bölgede aşırı rüzgar olduğuna işaret eden Taşbilek, 'O rüzgara bağlı olarak zorluklar yaşanıyor. Çalışmalar devam ediyor. Bütün ekipler oraya sevk edildi. Hava rüzgarlı, müdahale etmeye çalışıyor arkadaşlarımız.' dedi.Taşbilek, her yerden takviye talepleri olduğunu belirterek, 'Orman Teşkilatı zaten kendi bünyesinde bize takviye taleplerini yaptı. Biz de çevremizdeki bütün belediyelerin itfaiyelerini oraya yönlendirdik, Erzurum'a kadar, takip ediyoruz.' ifadesini kullandı.Yangının etkili olduğu alan konusunda şu anda rakam vermenin doğru olmadığını dile getiren Taşbilek, şunları kaydetti:'Çünkü değişik değişik yerlerde gözüküyor. Sıçramalar söz konusu. Yangının çıkış nedeniyle ilgili şu an bir şey söylemek için erken. Arkadaşlarımızla uzmanlarımızla değerlendireceğiz. Orman Teşkilatımız orada, bütün müdahalesini yapıyor.'Vali Taşbilek, kendisinin de yangın bölgesine gittiğini sözlerine ekledi.Kürtün Kaymakamı Mustafa Ayvat ise kendisinin de yangın bölgesinde olduğunu belirterek, şu anda yangın nedeniyle tehlike altında yerleşim yeri olmadığını ifade etti.
Reklam