Tsk'nin Aden Körfezi'ndeki Görev Süresinin Bir Yıl Daha Uzatılmasına İlişkin Karar Resmi Gazete'de Yayımlandı
ANKARA (AA) - Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) deniz unsurlarının Aden Körfezi, Somali kara suları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde görev süresinin bir yıl daha uzatılmasına dair TBMM kararı Resmi Gazete'de yer aldı.Kararda, TSK deniz unsurları konuşlandırılmak suretiyle bölgede seyreden Türk bayraklı ve Türkiye bağlantılı ticari gemilerin emniyetinin etkin şekilde muhafazasının, uluslararası toplumca yürütülen deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle müşterek mücadele harekatlarına aktif katılımda bulunulmasının sağlandığı belirtildi.Bu alanda yapılan insani yardım faaliyetlerine destek verilmesinin, TSK deniz unsurlarının harekat etkinliğinin ve bölgeye ilişkin tecrübesinin artırılmasına katkıda bulunduğu belirtilen kararda, bu alanda ilgili ülkelerle iş birliğinin sürdürülmesine yönelik milli politikanın desteklenmesi ve Birleşmiş Milletler (BM) sistemi içinde, bölgesel ve küresel ölçekte oynanan rolün ve görünürlüğün pekiştirilmesinin temin edildiği vurgulandı.Anılan bölgelerde meydana gelmeye devam eden deniz haydutluğu ve silahlı soygun eylemleriyle uluslararası toplumca mücadele edilebilmesine cevaz veren BM Güvenlik Konseyinin ilgili kararlarının süresinin, son olarak 5 Şubat 2020'de alınan TBMM kararıyla bir yıl daha uzatıldığı anımsatılan kararda, TSK deniz unsurlarının Aden Körfezi, Somali kara suları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerdeki görev süresinin 10 Şubat 2021'den itibaren bir yıl daha uzatılması; ayrıca denizde terörizmle mücadele harekatlarına katkı sağlanabilmesi maksadıyla bölge ülkeleri kara suları dışında denizde terörizmle mücadele görevi için yetkilendirilmesi öngörülüyor.
Katar'dan Bae'ye Uçak Seferleri Yeniden Başladı
DOHA (AA) - Körfez krizi nedeniyle 3,5 yıldır kopuk olan ulaşımın ardından Katar'dan Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) uçak seferlerinin başladığı bildirildi. Katar Hava Yolları, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Dubai'ye çarşamba gününden itibaren günlük iki uçak seferi başlatıldığını duyurdu.Açıklamada, bugünden itibaren de başkent Abu Dabi'ye günlük sefer düzenleneceği belirtildi. Körfez'de 3,5 yıl sonra uzlaşmaSuudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır, 5 Haziran 2017'de 'terör gruplarını desteklediği' suçlamasıyla Katar ile tüm diplomatik ilişkilerini kesmiş ve bu ülkeye ekonomik ambargo uygulamaya başlamıştı.Katar, söz konusu ülkelerin tüm suçlamalarını reddederken bu durum Körfez bölgesinde krize yol açmıştı.Krizin sona erdirilmesi için yürütülen çabalar bu yılın başında sonuç vermişti.Kuveyt Dışişleri Bakanı Ahmed Nasır Muhammed es-Sabah, 4 Ocak'ta, Suudi Arabistan ile Katar arasındaki kara, deniz ve hava sınırlarının açılması için anlaşmaya varıldığını duyurmuştu.Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud da 5 Ocak'ta El-Ula kentinde düzenlenen 41. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Zirvesi'nde, Katar'a ambargo uygulayan ülkelerin Doha ile diplomatik ilişkilerini yeniden tesis ettiğini ve ambargonun kaldırıldığını açıklamıştı.
Yemen'de Hudeyde Emniyet Müdürü Tuğgeneral Harid Öldürüldü
YEMEN (AA) - Yemen'de Hudeyde vilayeti Emniyet Müdürü Tuğgeneral İbrahim Harid, Aden'de öldürüldü.Yemen resmi haber ajansı SABA'ya açıklama yapan Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi, Harid için taziye mesajı yayımladı. Harid'in haince düzenlenen terör eylemiyle şehit olduğunu ifade eden Hadi, bu suçu işleyen terör unsurlarının cezadan kaçamayacaklarını vurguladı. Öte yandan Hudeyde Vali Yardımcısı Velid el-Kudeymi, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Harid'in Aden'deki evinin önünden kaçırıldığını bildirdi. Yerel medyada çıkan haberlerde, işkence izleri tespit edilen Harid'in cesedinin Aden'de bulunduğu aktarıldı.
Kanada'da Kovid-19’Dan Ölenlerin Sayısı 19 Bini Aştı
TORONTO (AA) - Kanada’da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında ölenlerin sayısı 19 bini geçti.Federal Sağlık Bakanlığının verilerine göre, ülkede son bir haftada Kovid-19 vaka sayısı 45 bin 62 artarak 715 bin 72'den 760 bin 134'e yükseldi.Kovid-19 nedeniyle son bir haftada ölenlerin sayısı 1391 artarak 18 bin 120'den 19 bin 511'e çıktı.Salgının başlangıcından bugüne kadar Kovid-19 testi pozitif çıkan ve tedavi görerek iyileşenlerin sayısı da 682 bin 365 oldu.Ülke genelindeki sağlık kuruluşlarında bugüne dek 21 milyon 558 bin 935 kişiye Kovid-19 testi uygulandı.
Lübnan'ın Kuzeyinde Güvenlik Güçleri İle Göstericiler Arasındaki Gerginliğin Bilançosu: 226 Yaralı
BEYRUT (AA) - Lübnan'ın kuzeyindeki Trablusşam kentinde ekonomik krizi ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle uygulanan karantinayı protesto eden göstericiler ile güvenlik güçleri arasındaki saatlerce süren olaylarda 226 kişi yaralandı.Kovid-19 vakalarındaki artışın önüne geçmek için 14 Ocak'ta hayata geçirilen 10 günlük olağanüstü halin uzatılmasına ve yaşanan ekonomik krize tepki olarak Trablusşam'da pazartesi günü başlayan protesto eylemleri, üçüncü gününde güvenlik güçleri ile şiddet olaylarına dönüştü.Trablusşam'ın merkezindeki Nur Meydanı'nda akşam saatlerinden itibaren toplanan kalabalık, meydanın yanı başındaki hükümet binasının bahçesine ait demir kapıyı sökerek içeri girmek istedi.Ülkedeki siyasi güçler ile yöneticileri yolsuzluk ve ekonomik krizden sorumlu tutan sloganlar atan göstericiler, çevrede birkaç günden beri önlemleri yoğunlaştıran güvenlik güçlerinin müdahalesiyle karşılaştı.Gecenin geç saatlerine kadar süren eylemlerde polis ve ordu, kalabalığı yoğun göz yaşartıcı bomba kullanarak dağıtmaya çalışırken, göstericiler de taş, molotofkokteyli ve havai fişeklerle karşılık verdi.Güvenlik güçlerinin üzerine üç el bombası atıldıLübnan İç Güvenlik Biriminin Twitter hesabından yapılan açıklamada, güvenlik güçlerinin üzerine el bombalarının atıldığı bildirildi.Güvenlik unsurlarının üzerine üç Rus yapımı RGD-5 el bombasının atıldığı ifade edilen açıklamada, söz konusu el bombalarından ikisinin patladığı aktarıldı.El bombalarının atılması sonucu güvenlik unsurlarından 9 kişinin yaralandığı belirtilen açıklamada, Nur Meydanı yakınındaki askeri araçların hasar gördüğüne işaret edildi.Lübnan Kızılhaç Örgütü de kentteki olaylarda yaralanan 102 kişiye müdahale ettiğini bildirdi. Kızılhaç, yaralılardan 67'sine olay yerinde müdahale ettiği, 35'inin ise çevredeki hastanelerde tedavi altına alındığı bilgisini paylaştı.Ülkenin resmi haber ajansı NNA, Lübnan Acil Müdahale Birimlerinin müdahale ettiği 124 yaralıdan 31'inin hastanelere nakledildiğini aktardı.NNA, Trablusşam'da bu akşam yaşanan olaylarda toplam 226 kişinin yaralandığı bilgisini paylaştı.Ülkedeki ekonomik ve siyasi durumKamu borcunun 90 milyar doları aştığı Lübnan, 1975-1990 yıllarındaki iç savaştan bu yana en büyük ekonomik krizlerden birini yaşıyor.İşsizliğin yüzde 35'i, yoksulluğun yüzde 50'yi aştığı ülke, Ağustos 2020'de Beyrut Limanı'nda meydana gelen büyük patlamayla ekonomik açıdan daha da zor duruma düştü.Siyasi güçler ile yöneticileri, ülkedeki mevcut ekonomik krizin nedeni olarak gören halk, uzun yıllardır yönetimi paylaşan mezhepsel siyasi partilerin yer almadığı, teknokratlardan oluşan küçültülmüş bir hükümetin kurulmasını talep ediyor.Ülkede siyasi gruplar arasında yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle 10 Ağustos 2020'den bu yana yeni hükümet kurulamıyor.
Hollanda'da Sokağa Çıkma Kısıtlamasının Beşinci Günü Sakin Geçti
AMSTERDAM (AA) - Hollanda'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasının beşinci günü önceki günlere göre daha sakin geçti.Güvenlik güçlerinin sayısının artırılması sonucunda gösteriler etkisini yitirmeye başladı. Buna rağmen Amsterdam'daki birçok lüks mağaza, yağma riskine karşı camlarını demir korkuluk ve tahta bariyerlerle kaplattı.Dün polisin sıkı güvenlik önlemlerine rağmen protestolar devam etmişti.Polis, yaptığı açıklamada, dünkü gösteriler ve şiddet olayları neticesinde 81'i Rotterdam'da olmak üzere Hollanda genelinde toplam 131 kişinin gözaltına alındığını belirtti.Gösterilerin hedefi ne?Sokağa çıkma kısıtlamasına karşı çıkan gruplar, birden fazla şehirde polisle çatışarak araçları ateşe vermiş, mağazaları yağmalamıştı.Haberlerde, gösterilerin hedefinin ne olduğu ve gösteriye kimlerin destek verdiğine ilişkin uzmanların görüşlerine yer verildi.Groningen Üniversitesinde görevli siyaset bilimci Leonie de Jonge, NRC gazetesindeki röportajında, protestocuların bazılarının aşırı sağcı grupların çağrılarına uyarak sokağa çıktıklarını kaydetti.Sokağa çıkma kısıtlamalarına Geert Wilders'in başını çektiği aşırı sağcı Özgürlükler Partisinin (PVV) karşı çıktığını belirten siyaset bilimci de Jonge, Thierry Baudet'in başını çektiği diğer aşırı sağcı parti Demokrasi için Forumun (FvD) 'Bugün Rutte'nin Hollanda'yı hapsettiği ikinci gün, FvD direnmeye devam edecek” şeklideki tweetinin aşırı sağcı grupların protestolara katılmasında etkili olduğuna dikkat çekti.Trouw gazetesi yazarı Stevo Akkerman, protestocuların 'komplo teorisyenleri', 'aşırı milliyetçiler' ve 'sıkılmış gençler'den oluştuğunu belirtirken sosyolog Shervin Nekuee, sorunun kaynağı olarak orta sınıf ailelerin çocuklarını anlamamalarını gösterdi.Ülkenin önemli gazetecilerinden Catherine Keyl, De Telegraaf gazetesinde yer alan yazısında, göstericileri 'Yaramazlık peşinde olan şımarık gençler' olarak nitelendirdi. Keyl, 'Bu insanların kötü olduklarını ya da imkanları kısıtlı olduğu için öfkelenen kişiler olduğunu söylemek basite kaçmak olur' dedi.Sosyolog Don Weenink, Amsterdam'daki protestocuların kısıtlamaları 'devletin bireyler üzerindeki otoritesini artırma çabası' olarak gördüklerini ve siyasi amaç gütmediklerini vurguladı.Weenink, hükümetin kısıtlamaya karşı çıkanları dinlemediği gerekçesiyle göstericilerin şiddete yöneldiğini ifade etti.9 Şubat'a kadar sokağa çıkma kısıtlaması devam edecekHollanda'da aralık ayından bu yana market, fırın, eczane gibi işletmeler dışındaki tüm mağaza ve dükkanlar kapalı tutuluyor.Hükümet, alınan önlemlere rağmen vaka sayılarının istenilen seviyeye düşmemesi ve muhtemel üçüncü dalga nedeniyle 23 Ocak'tan 9 Şubat'a kadar uygulanmak üzere 21.00-04.30 saatlerinde sokağa çıkma kısıtlamasını yürürlüğe koymuştu.
Samsun'da 42 Gündür Kayıp Olan Kadın Ormanlık Alanda Ölü Bulundu
SAMSUN (AA) - Samsun'da 42 gündür haber alınamayan kadın ormanlık alanda ölü bulundu.Atakum ilçesinde geçen yıl 17 Aralık'ta evden ayrıldıktan sonra bir daha haber alınamayan 2 çocuk annesi Arzu Aygün'ün (35) yakınları, Denizevleri Polis Merkezi'ne kayıp başvurusunda bulundu. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Büro Amirliği ekipleri, Aygün'ü bulmak için çalışma başlattı. Polis, Aygün ile yaşadığı öne sürülen M.C'yi gözaltına aldı.M.C, emniyetteki ifadesinde Aygün'ü otomobilinde öldürdüğünü, cesedini Terme ilçesine bağlı Kozluk Mahallesi'nde ormanlık alana attığını itiraf etti. Şüphelinin ifadesi doğrultusunda polis ekipleri, kadının cesedini ormanlık alanda buldu. Aygün'ün cesedi, otopsi yapılmak üzere Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Filistin, İsrail Güçlerinin Batı Şeria'da Yapım Aşamasındaki Bir Camiyi Yıkmasını Kınadı
KUDÜS (AA) - Filistin Vakıflar Bakanlığı, İsrail güçlerinin dün işgal altındaki Batı Şeria'nın güneyinde inşaat halindeki bir camiyi yıkmasını kınadı.Filistin resmi haber ajansı WAFA’ya göre, Filistin Vakıflar Bakan Vekili Hussam Eburrab, yaptığı yazılı açıklamada, Batı Şeria’nın El-Halil kentine bağlı Umm Kussa köyünde yapım aşamasındaki bir caminin İsrail güçlerince yıkılmasını kınayarak “Bu bir suçtur ve Müslümanların mukaddesatı ile duygularına apaçık bir saldırıdır.” ifadesini kullandı.Eburrab, bu saldırın 'işgal devletinin' Müslümanların mukaddesatına saldırı listesine ekleneceğine dikkati çekerek Arap ve İslam dünyasına İsrail’in bu saldırılarını durdurmak için müdahale etme çağrısında bulundu.İsrail güçleri dün sabah, Umm Kussa köyünde inşaat halindeki bir cami ve su kuyusunu 1995'te imzalanan 'İkinci Oslo Anlaşması'na göre C bölgesinde yer aldığı gerekçesiyle yıkmıştı.Bölgedeki okulun müdürü Muhammed Yetimin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail askerlerinin yıkım ekipleriyle Um Kussa'da yaklaşık 140 metrekare üzerine inşa edilmekte olan caminin temelini ve sütunlarını yıktığını ifade etmişti.İsrail yönetimi kendi kontrolünde olduğu gerekçesiyle çoğunlukla C bölgesinde Filistinlilerin yeni bina veya genişletme çalışması yapmasına izin vermiyor.Filistin ile İsrail yönetimi arasında 1995'te imzalanan 'İkinci Oslo Anlaşması' çerçevesinde Batı Şeria; A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı.Yüzde 18'i kapsayan A bölgesinin yönetimi idari ve güvenlik olarak Filistin'e, yüzde 21'lik B bölgesinin idari yönetimi Filistin'e, yüzde 61'ini oluşturan C bölgesinin ise 'idari yönetimi ve güvenliği' İsrail'e bırakılmıştı.
Polonya'da Yoğun Tartışmalara Rağmen Kürtaj Yasağı Yürürlüğe Girecek
VARŞOVA (AA) - Polonya'da Anayasa Mahkemesinin kürtajı zorlaştıran kararının gerekçesi açıklandı.Geniş çaplı protesto eylemleri düzenlenmesine neden olan Anayasa Mahkemesinin, fetüsün kusurlu oluştuğu durumlarda yapılan kürtajların da Anayasa'ya aykırı olduğuna dair 22 Ekim'de verdiği kararın gerekçesinde, kürtaja sadece tecavüz ve annenin sağlığı risk altındaysa yasal izin verilebileceği belirtildi. Gerekçede, fetüsün ciddi şekilde kusurlu olması ya da tedavi edilemez şekilde hastalık ihtimalinin bulunmasının doğum öncesi aşamadaki bir kişiyi hayattan mahrum bırakmak için yeterli bir neden olmadığı vurgulandı.Mahkemenin aldığı karar resmi gazetede yayımlandıktan sonra yürürlüğe girecek.Mahkeme kararını provokasyon olarak niteleyen ana muhalefet partisi Civic Platform (PO) Başkanı Borys Budka, konu hakkında referandum talep edebileceklerini söyledi.Olayın geçmişiAnayasa Mahkemesi, iktidar ve bazı muhalefet partisi milletvekillerinin başvurusu neticesinde 1993'ten bugüne kadar fetüste ciddi kusur olması durumunda kürtaja izin veren kanunun Anayasa'ya aykırı olduğuna hükmetmişti.Ülkede bugüne kadar yürürlükte olan kanundan dolayı yıllık yaklaşık 1000 kürtajın yapıldığı belirtilirken bundan böyle sadece tecavüz ve annenin sağlığı risk altındaysa gebeliğin sonlandırılmasına yasal izin verilecek.Mahkemenin kararını binlerce kişi günlerce protesto etmişti.
Hamas: Direniş Her Türlü İsrail Saldırısına Hazırdır
GAZZE (AA) - Gazze Şeridi'ndeki Hamas Hareketi, direnişin halkı korumaya hazır olduğunu ve işgal güçlerinin hesaplarını tersine çevireceğini duyurdu. Hamas Hareketi Sözcüsü Hazim Kasım, İsrail Genelkurmay Başkanı Aviv Kochavi'nin Gazze ve Lübnan'da sivilleri bombalama tehditlerine karşılık basına yaptığı açıklamada, 'Direniş her türlü İsrail saldırısına hazırdır.' dedi.Kochavi'nin açıklamalarının haydutluk ve kavga mantığını bütün çıplaklığıyla yansıttığını söyleyen Kasım, İsrail Genelkurmay Başkanı'nın açıklamalarının yeni olmadığını, bu düşmanın tüm savaş ve çatışmalarda Arap halklarına karşı katliamları defalarca tekrarladığını vurguladı. Kasım, direniş olarak Filistin halkını korumaya hazır olduklarını, işgal güçlerinin hesaplarını ters yüz edeceklerini ve tüm bunların bedelini ödeteceklerini belirtti. Kochavi, salı günü Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsünün her yıl düzenlediği uluslararası konferansta yaptığı konuşmada, sivil yerleşim alanları dahi olsa Lübnan ve Gazze Şeridi'ndeki hedefleri vurabileceklerini açıklamıştı.
Maraşlı 4. Bölüm Fragmanı
Maraşlı yeni bölüm fragmanı yayınlandı. Yayınlanan fragmanda; Maraşlı büyük bir oyun oynandığının farkındadır. Mahur ise en yakınındakilerin kendisinden neden nefret ettiğini sorgularken, sadece Maraşlı'ya güvendiğini söyler. İşte Maraşlı 4. bölüm fragmanı...
ABD Dışişleri Bakanı Blinken, İsrail İle Normalleşme Karşılığında Arap Ülkelerine Verilen Vaatlerin İnceleneceğini Söyledi:
WASHINGTON (AA) - ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Donald Trump yönetiminin, İsrail ile ilişkileri normalleştirme karşılığında Arap ülkelerine verilen vaatleri mercek altına aldıklarını ve bu bağlamdaki silah satış kararlarının da ABD'nin stratejik hedeflerine uyup uymadığını incelemek üzere askıya alındığını açıkladı. Göreve gelmesinin hemen ardından kameraların karşısına geçen Dışişleri Bakanı Blinken, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Eski ABD yönetiminin, BAE ve Suudi Arabistan'a verdiği silah satış onaylarının askıya alınmasına ilişkin bir soruya yanıt veren Blinken, İsrail ile Arap ülkeleri arasındaki normalleşme sürecini desteklediklerini ve başlatılan sürece gerekirse katkı sağlayacaklarını ifade etti. Blinken, 'Aynı zamanda, bu anlaşmaları sağlamak üzere verilen vaatleri de tam anladığımızdan emin olmak istiyoruz ve şu anda incelediğimiz şey bu. Silah satış kararlarına gelince, yeni göreve gelen yönetimlerin genel olarak, yapılan değerlendirmelerin ne olduğunu, bunun stratejik hedeflere ve dış politikaya katkısı olup olmadığını anlaması için herhangi bir silah satış kararını incelemesi tipik bir durumdur. Bizim de yaptığımız aslında budur.' diye konuştu. Husilere yönelik yaptırımlar incelenecekBakanlığın, eski yönetimin politikaları içinde hangi konuları öncelikle incelendiğine ilişkin bir soru üzerine Blinken, Yemen'deki Husilerin terör listesine alınması politikasına odaklanıldığını kaydetti. Husilerin, başkent Sana'yı aldıktan sonra Yemen'de birçok saldırı düzenlediğini ve ülkede terör gruplarının doldurduğu güç boşluğuna neden olduklarını hatırlatan Blinken, 'Aynı zamanda Suudi Arabistan'ın öncülüğünde başlatılan operasyonun da dünyada bugün gördüğümüz en büyük insani krize katkı sağladığını gördük.' dedi. Yemen'e insani yardımların yetiştirilmesinin önemine dikkati çeken Blinken, şu ifadeleri kullandı: 'Attığımız adımlar, insani yardımın ulaştırılmasının önüne engel teşkil etmemeli. Yemen nüfusunun yüzde 80'i Husilerin kontrol ettiği bölgelerde yaşıyor. Dolayısıyla terör örgütü olarak tanımlamak dahil, attığımız adımların, insani yardımların oralara ulaşması konusundaki zorluğu daha da zorlaştırmadığından emin olmak istiyoruz.' İran anlaşmanın gereklerini yerine getirirse ABD anlaşmaya dönecek ABD Başkanı Joe Biden'ın, İran, 2015 yılında imzalanan Ortak Kapsamlı Eylem Planı (OKEP) olarak da bilinen nükleer anlaşması kapsamında üzerine düşeni tam yaptığı takdirde Washington'un da anlaşmanın gereğini yerine getireceğine ilişkin değerlendirmesiyle ilgili de Blinken, 'Bunu da ayrıca ortak ve müttefiklerimizde, İran ile ilişkilerdeki problemli diğer konulara yönelik daha uzun süreli ve daha güçlü anlaşmalar inşa etmek için bir platform olarak kullanacağız. Ancak şu anda o noktadan çok uzaktayız.' dedi. ABD'nin kendi politika ve faraziyelerini de gözden geçireceğine işaret eden Blinken, 'İran yeniden anlaşmaya uymayı kabul ederse biz de anlaşmaya döneceğiz.' ifadesini yineledi. Blinken, daha önce Çin'in Uygur Türklerine yönelik politikalarını 'soykırım' olarak tanımlamasının hatırlatılması üzerine ise 'Uygurlara karşı soykırım işlendiği konusundaki değerlendirmem değişmedi.' diye konuştu.
Kağıthane'de İş Yerinde Yangın Çıktı
İSTANBUL (AA) - Kağıthane'de bir iş yerinde çıkan yangın itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü.Alınan bilgiye göre, Telsiz Mahallesi, Galata Deresi Caddesi üzerindeki bir oto yıkamacıdan alevlerin yükselmesi üzerine çevredekiler itfaiyeye haber verdi. Olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 15 dakika süren çalışmasıyla yangın söndürüldü. Hasarın oluştuğu ve bir motosikletin kullanılamaz hale geldiği yangınla ilgili soruşturma başlatıldı.
Hercai 57. Bölüm Fragmanı
Hercai yeni bölüm fragmanı yayınlandı. Yayınlanan fragmanda; Azize Dilşah'ın kapısını çalar. Azize ondan kendisini affetmesini ister ancak hiç ummadığı bir tepkiyle karşılaşır; Dilşah, Azize'yi 'evladımı aldın sen benim' diye gözleri yaşlı şekilde haykırarak bıçaklar. Yaşanan olaya Reyyan da şahit olur. İşte Hercai 57. bölüm fragmanı...
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Tff Süper Kupa'yı Kazanan Trabzonspor'u Tebrik Etti
ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, TFF Süper Kupa'yı kazanan Trabzonspor Kulübünü kutladı.Oktay, Twitter hesabından paylaştığı mesajında, 'Süper Kupa final maçını kazanarak, kupayı müzesine götüren Trabzonspor'u tebrik ediyorum.' ifadesini kullandı.Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay kutlama mesajında Trabzonsporlu futbolcuların kupa ile verdikleri pozu da paylaştı.