onedio
Kovid-19 Ağır Hasta Sayısı Yaklaşık 3 Ay Sonra 2 Binin Altına İndi
ANKARA (AA) - AHMET SERTAN USUL/YEŞİM SERT KARAASLAN - Kovid-19'la mücadele kapsamında 1 Aralık 2020'de uygulanmaya başlanan sıkı tedbirlerin ardından vaka sayısının hızla düşmesiyle ağır hasta sayısı yaklaşık 3 ay sonra ilk kez 23 Ocak'ta 2 binin altına indi. Sağlık Bakanlığının 'covid19.saglik.gov.tr' sitesinde yer alan 'Genel Koronavirüs Tablosu'na göre, 1 Eylül 2020'de 991 olan ağır hasta sayısı, 2 Eylül'de 1017'ye yükselerek binli rakamlara çıktı.Eylülün sonunda 1516 olan ağır hasta sayısı 31 Ekim 2020'de ilk kez 2 bini aşarak 2 bin 75 olarak kayıtlara geçti. Kovid-19 vakalarının artış gösterdiği kasım ayında ağır hasta sayısı da hızla yükselerek 10 Kasım'da 3 bin 1, 21 Kasım'da 4 bin 121, 29 Kasım'da 5 bin 11 oldu.Tedbirler etkisini gösterdiCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Kasım 2020'de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'nın ardından salgınla mücadelede 1 Aralık'tan itibaren geçerli olacak tedbirleri açıkladı.Bu kapsamda, hafta içi 21.00-05.00 saatlerinde, hafta sonu cuma 21.00'den pazartesi 05.00'e kadar uygulanacak sokağa çıkma kısıtlamasını da içeren tedbirler hayata geçirildi.En yüksek ağır hasta sayısının 15 Aralık 2020'de 5 bin 988 olarak gerçekleşmesinin ardından, tedbirlerin etkisiyle bu rakam her geçen gün azalmaya başladı.Ağır hasta sayısı 23 Aralık'ta 5 binin altına inerken, 31 Aralık'ta da 3 bin 918 ile 4 binin altına düştü.Ocak ayı boyunca vaka ve hasta sayılarında önemli düşüşler yaşandı. 9 Ocak'ta 3 binin altına inen ağır hasta sayısı, yaklaşık 3 ay sonra ilk kez 23 Ocak'ta 2 binin altına düşerek 1962 oldu. Bu sayı, 24 Ocak'ta 1905, 25 Ocak'ta 1808 olarak kayıtlara geçti.Aşılama sürecinde tedbirlere uyulması önem taşıyorBilim insanları, 14 Ocak'ta ülke genelinde uygulanmaya başlanan Kovid-19 aşısının rehavete neden olmaması, maske, mesafe ve hijyen kurallarına titizlikle uyulmaya devam edilmesi uyarısında bulunuyor. 'Ağır hasta sayısında düşüş, vaka ve hasta sayısındaki düşüş kadar hızlı olamıyor'Gazi Üniversitesi Dekanı ve Sağlık Bakanlığı Toplum Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hayata geçirilen tedbir ve kısıtlamalarla birlikte Türkiye'de ağır hasta sayısının düşüş seyrine girdiğine işaret etti.Hastalık seyrindeki azalmanın kademeli gerçekleştiğini anlatan İlhan, şöyle konuştu:'Bilindiği üzere önce vaka ve hasta, ardından ağır hasta düşüşü oluyor. Ağır hasta sayısı düşüşü, maalesef vaka ve hasta sayısındaki düşüş kadar hızlı olamıyor. Zira bugün ağır hasta olanlar, bugün tanı alanlar değil, 3 ila 10 günden 2 ay öncesine kadar tanı alanlardan oluşuyor. Bu nedenle ağır hastalardan daha yavaş olarak da vefat sayımız azalıyor. Zira ağır hastalar dün itibarıyla 1808 iken vefat sayısı hala 100'ün üzerinde.' Prof. Dr. İlhan, yeni vaka, ağır hasta, vefat sayılarının tedbirlere tam uyum ve toplumsal bağışıklama ile istenilen düzeye inebileceğini vurgulayarak, başarının aynı zamanda küresel iş birliğiyle çözümlenebileceğini söyledi.Bir ülkede hastalık seyrinin düşmesinin salgının bitmesi için yeterli olmadığının altını çizen İlhan, tüm ülkelerde tedbirlere uyum gösterilmesi ve aşılamanın gerçekleşmesi gerektiğini vurguladı.
Survivor Eleme Adayları Belirlendi! Survivor Ünlüler İlayda Şeker Kimdir?
Survivor'da 3. haftanın dokunulmazlık oyununu iki takım da birer kez kazandı. İlk oyunu Gönüllüler takımı kaybetti. Ardından takımların oylamaları ile iki takımdan da bir kişi eleme adayı olarak belirlendi. Yarışmaya önce Gönüllüler takımında başlayıp ardından Ünlüler takımına geçen İlayda Şeker oy birliğiyle eleme adayı olarak belirlendi. Peki Survivor 2021 Ünlüler takımı yarışmacısı olan İlayda Şeker kimdir, İlayda Şeker nereli ve kaç yaşında? Detayları haberimizde sizler için derledik...
1000 TL Nakdi Pandemi Yardım Başvurusu E-Devlet Üzerinden Nasıl Yapılır?
Koronavirüs sebebiyle ekonomik olarak zor günler geçiren vatandaşlar, pandemi yardım başvurularının nasıl yapılacağını araştırıyor. İlk iki kısmı ödenen 1000 TL pandemi yardımlarının 3. ve son kısmı için başvurular e-Devlet üzerinden yapılıyor. İşte nakdi olarak ödenen pandemi sosyal yardım başvurularıyla ilgili tüm gelişmeler...
Survivor 2021 Eleme Adayları Belirlendi! Survivor Aleyna Kalaycıoğlu Kimdir?
Survivor'da 3. haftanın dokunulmazlık oyununu iki takım da birer kez kazandı. İlk oyunu Gönüllüler kaybetti ve yapılan oylama sonucu bu hafta Gönüllüler takımının eleme adayı Aleyna oldu. Peki, Survivor 2021 Gönüllüler takımı yarışmacısı olan Aleyna Kalaycıoğlu kimdir, Aleyna Kalaycıoğlu nereli ve kaç yaşında? Detayları haberimizde sizler için derledik...
Reklam
Datça'da Balıkçı Teknesinin Alabora Olması Sonucu Kaybolan Kişinin Cansız Bedeni Bulundu
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Datça ilçesinde balıkçı teknesinin alabora olması sonucu kaybolan kişinin cansız bedenine ulaşıldı.Bodrum'un İçmeler sahilinde yürüyüş yapanlar, kıyıda bir kişinin hareketsiz yattığını fark edince durumu yetkililere bildirdi.Bölgeye gelen 112 Acil Servis ekibi ve güvenlik güçlerinin yaptığı incelemede, hayatını kaybeden kişinin balıkçı teknesinin alabora olması sonucu kaybolan Yankı Kocabaş olduğu belirlendi.Sahil güvenlik, polis ve dalgıç ekibi bölgede bir süre inceleme yaptı. Evli ve iki çocuk babası Kocabaş'ın cenazesinin Muğla Adli Tıp Kurumuna gönderileceği öğrenildi.Muğla'nın Datça ilçesinde 24 Ocak'ta, Knidos Antik Kenti'ne yaklaşık 5 metre mesafede içinde 5 kişinin bulunduğu balıkçı teknesinin alabora olması sonucu 4 kişi kendi imkanlarıyla sahile çıkmayı başarmış, kaybolan Yankı Kocabaş'ı bulmak için arama kurtarma çalışması başlatılmıştı.
Grafikli - AB Üyesi 27 Ülkede İlk Bir Ayda Sadece 9 Milyon Doz Aşı Yapıldı
SARAYBOSNA (AA) - KAYHAN GÜL - Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkede, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı aşılama çalışmalarının ilk ayında yalnızca 9 milyon doz aşı yapılabildi.AB ülkeleri 27 Aralık 2020'de aşılama çalışmalarına başlarken, geçen 1 aylık zaman zarfında aşı üreticilerinin tedarik zincirinde yaşadığı sıkıntılar da AB'nin aşılama çalışmalarındaki hedefinin çok gerisinde kalmasına neden oldu.AA muhabirinin 'Our World In Data' sitesinden derlediği bilgilere göre, AB üyesi ülkelerde ilk bir ayda yalnızca 9 milyon doz aşı yapılırken, nüfusuna oranla en çok aşı yapan ülke yüzde 4,53 ile Malta oldu.Nüfusa oranla aşılamada Malta'yı yüzde 3,6 ile Danimarka, yüzde 2,9 ile İrlanda, yüzde 2,7 ile Slovenya, yüzde 2,6 ile İspanya ve yüzde 2,5'er ile Romanya, Portekiz, Litvanya takip etti.İtalya'da bu oran yüzde 2,3, Almanya yüzde 2,1, Finlandiya, Estonya ve Kıbrıs Rum Kesimi'nde yüzde 2, Polonya ve Avusturya'da ise yüzde 1,9, Çekya'da yüzde 1,8, Yunanistan, Hırvatistan ve Slovakya'da yüzde 1,7, Macaristan ve Fransa'da yüzde 1,6, Belçika'da yüzde 1,5, İsveç'te yüzde 1,4, Lüksemburg'da yüzde 1,2 ve Letonya'da yüzde 1 seviyesinde kaldı.Nüfusa oranla aşılamada listenin sonunda yer alan Bulgaristan'da bu oran yüzde 0,4, Hollanda'da ise yüzde 0,8 oldu.En çok doz aşıyı Almanya yaptıUygulanan doz sayısında ise 1,78 milyon ile Almanya ilk sırada yer alırken, 7 bin 711 dozla Lüksemburg ise son sırada kaldı.Yapılan aşı sayısında Almanya'yı 1,42 milyon ile İtalya, 1,24 milyonla İspanya, 1,09 milyonla Fransa takip ederken, Polonya'da 707 bin, Romanya'da 484 bin, Portekiz'de 255 bin, Danimarka'da 209 bin, Çekya'da 196 bin, Yunanistan'da 177 bin, Belçika'da 174 bin, Avusturya'da 170 bin, Macaristan'da ise 156 bin doz aşı yapıldı.İsveç'te 1 bir ayda 146 bin doz aşı uygulanırken, bu sayı İrlanda'da 143 bin, Hollanda'da 135 bin, Finlandiya'da 110 bin, Slovakya'da 92 bin, Hırvatistan'da 69 bin, Litvanya'da 67 bin, Slovenya'da 55 bin, Bulgaristan ve Estonya'da 26 biner, Malta ve Letonya'da 19 biner ve Kıbrıs Rum Kesimi'nde de 17 bin oldu.AB'nin aşılamadaki hedefini yakalaması zorAB ülkelerinde nüfusun yüzde 70'ini yaza kadar aşılama hedefinin, aşı üreticilerinin tedarik zincirinde yaşadığı sıkıntılar nedeniyle hayata geçirilmesi zor görünüyor.Aşı geliştiren BioNTech-Pfizer, AB ülkelerine 1 ay önce başladığı aşı teslimatlarına kesintilerle devam ederken, bazı ülkelere planlanan teslimat miktarının sadece yarısının gittiği belirtiliyor.AB ile aşı sözleşmesi bulunan ABD şirketi Moderna'nın da şimdiye kadar az sayıda teslimat yaptığı biliniyor.AB'nin bu hafta kullanım onayı vermesi beklenen AstraZeneca-Oxford aşısının tedarikinde de daha gelmeden kesintiler olacağı açıklandı.Tedarik sıkıntıları nedeniyle aşılamalar bugünkü hızla devam ederse yetişkin Avrupa nüfusunun yüzde 70'ini aşılama hedefini tutturmak 3 yıl sürecek. Şu andaki hızla devam edilirse Eylül 2021'e kadar 450 milyon nüfuslu AB ülkelerinde yaşayanların sadece yüzde 15'inin aşıya erişimi olabilecek.
Reklam
İstanbul'daki Bir Depoda Yaklaşık 40 Milyon Liralık Kaçak Eşya Ele Geçirildi
İSTANBUL (AA) - İstanbul'da bir depoya düzenlenen operasyonda, yaklaşık 40 milyon lira değerinde kaçak eşya ve malzeme bulundu.İstanbul Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Bağcılar'da bir depoda gümrük kaçağı ve Türkiye'ye farklı beyanlarla kaçak girişi yapılan eşyaların bulunduğu ihbarı üzerine çalışma başlattı.Ekipler, çalışmanın ardından dün Mahmutbey Mahallesi'ndeki depoya baskın düzenledi.Depodaki aramada piyasa değeri yaklaşık 40 milyon lira olan 25 milyon karnaval balonu, 35 bin dijital ve manuel oyuncak, 2 bin 82 biblo hediyelik eşya, 650 saç kesme makinesi ve hırdavat eşyası bulundu. Adreste bulunan bir kişi de gözaltına alındı.Kaçak eşya ve malzemeler, emniyete sergilenirken gözaltına alınan şüphelilerin işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.
Kırmızı Bültenle Aranırken Yakalanan Deaş'lı Terörist Örgütten 50 Dolar Maaş Almış
KİLİS (AA) - CEBRAİL CAYMAZ - Kırmızı bültenle aranırken yasa dışı yollarla yurda girmeye çalıştığı sırada hudut birliklerince Kilis'te yakalanan Özbekistan uyruklu DEAŞ'lı terörist A.R.S. hakkında 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan 5 yıldan 10 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı.Kilis Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen ve DEAŞ'lı terörist A.R.S'nin ifadelerine yer verilen iddianamede, zanlı, Özbekistan'dan 2015'de Ukrayna'ya oradan da ailesiyle birlikte İstanbul'a gelerek burada Kırgızistan uyruklu 'Süleyman' kod adlı bir kişinin yanında 1 yıl kaldığını belirtti.Eşiyle birlikte 2016'da yasa dışı yollardan Suriye'ye geçerek örgüte katıldığını, Irak'ın Alpain bölgesinde 10 gün bomba ve silah eğitimi aldığını anlatan A.R.S, burada kendisine 'Abu Muhammed' kod adının verildiğini ifade etti.Alpain bölgesinde 1-2 ay kadar yaşadığını daha sonra ise Münbiç bölgesine geldiğini dile getiren A.R.S, örgütün kendisine aylık 50 dolar maaş verdiğini kaydetti.Örgütte bulunduğu süre içerisinde herhangi bir görev almadığı, nöbet sırası geldiğinde eşinin kalp rahatsızlığını bahane ederek görevi yapmadığını iddia eden A.R.S, Türk Silahlı Kuvvetlerine ve Özgür Suriye Ordusu'na karşı silahlı çatışmaya girmediğini öne sürdü.Silah eğitimi sonrasında örgütün gerçek yüzünü gördüğünü ve kaçmaya çalıştığını ileri süren A.R.S, Türkiye'ye yasa dışı yollardan girdiğinde de kolluk görevlilerince yakalandığını ifade etti.Örgüt üyeliğinden 10 yıla kadar hapsi isteniyor'Silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 5 yıldan 10 yıla kadar hapis istenen A.R.S. hakkında hazırlanan iddianamede, yasa dışı faaliyetlerde bulunan terör ve organize suç örgütlerinin gizliliğe önem verdiği ve örgüt mensuplarının kolay deşifre olmaması için kod ismi kullandıkları, bu kapsamda da sanığın 'Abu Muhammed' kod adını aldığı belirtildi.İddianamede, şunlar kaydedildi:'Şüphelinin silahlı DEAŞ terör örgütü ile ilgili kamuoyunda ve basın yayın organlarında sürekli çıkan haberlere rağmen, örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle hareket ederek örgütün içerisinde yer alarak askeri eğitim aldığı, silahlı terör örgütü üyeliği suçu, silahlı bir örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih etmek suretiyle işlenmektedir. Şüpheli örgütün amaçlarını benimseyerek iç savaşın bulunduğu Suriye'ye giderek burada bulunan DEAŞ silahlı terör örgütüne katıldığı anlaşılmaktadır. Şüphelinin üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği tüm soruşturma evrakı kapsamından anlaşılmaktadır.'Kırmızı bültenle aranan terör örgütü DEAŞ üyesi Özbekistan uyruklu A.R.S, yasa dışı yollarla yurda girmeye çalışırken hudut birliklerince Kilis'te yakalanarak 15 Ocak 2021'de tutuklanmıştı.
Ortadoğu Araştırmaları Merkezi: Körfez Ülkelerinin Uluslararası Yatırımlarının Dış Politika Hedefleri Var
ANKARA (AA) - Ortadoğu Araştırmaları Merkezi'nin (ORSAM) raporunda, Körfez ülkelerinin uluslararası yatırımlarının, ekonomik çeşitlilikten ziyade dış politika hedeflerini elde etmeye yönelik yapıldığına işaret edildi. Ankara merkezli düşünce kuruluşu ORSAM tarafından yayımlanan 'Dış Politika Enstrümanları Olarak Yatırımlar: Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar Örnekleri' başlıklı raporda, Körfez ülkelerinin küresel düzeyde artan ekonomik yatırımlarına dikkat çekildi. Söz konusu ülkelerin spor, kültür, hava yolları, limanlar, medya, eğitim ve enerji gibi alanlarda uluslararası yatırımlarının son dönemde arttığına işaret edilen raporda, 'Körfez ülkelerinin bahsi geçen alanlara yatırımlarının siyasi bir boyutu da bulunuyor.' vurgusu yapıldı. Raporda, ülkeler tarafından yatırımların 'ekonomik çeşitlilik' elde etmeyi hedeflediği savunulsa da özellikle Batı ülkeleri söz konusu olduğunda, temel amacın dış politika odaklı olduğu aktarıldı. 'Dış politika satın almayı hedefliyorlar'Körfez ülkelerinin yatırımlar yoluyla dış politika hedeflerine ulaşmasının üç boyutu olduğu belirtilen raporda, ilk olarak bahsi geçen ülkelerin yatırımlarla 'dış politika satın aldığı' kaydedildi.Raporda, 'Körfez ülkeleri, yatırım yaptıkları ülkelerde dış politika satın almayı hedefliyor. Örneğin, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Halife bin Zayid Al Nahyan'ın Londra'da bir emlak imparatorluğu bulunurken, Suudi Arabistan'ın Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Batı ülkelerinde gelişmiş teknolojik teçhizat ve son derece lüks gayrimenkule yatırım yapıyor.' örneklerine yer verildi. İkinci boyutun Körfez ülkeleri arasındaki rekabet olduğu dile getirilen raporda, uluslararası yatırımlarla bölge ülkelerinin birbirine karşı avantaj sağlamaya çalıştığı değerlendirildi. Körfez ülkelerinin uluslararası yatırımlarıyla ilgili üçüncü boyutun ise 'nüfuz alanında bölgesel rekabet' olduğu kaydedilen raporda, böylece diğer bir bölgesel ülkenin başka bir ülkede yatırım vasıtasıyla etki alanını genişletmesini engellemenin amaçlandığı ifade edildi. Raporda, Körfez ülkelerinin, Afrika Boynuzu'nda enerji, limanlar, emlak sektörü gibi alanlara yatırım yaptığına, yatırımların İngiltere ve Fransa gibi Avrupa ülkelerinde gayrimenkul ve spora odaklandığına, ABD'de ise eğitim odaklı olduğuna dikkat çekildi.
Reklam
Eskişehir'de Kovalamaca Sonucu 5 Uyuşturucu Şüphelisi Yakalandı
ESKİŞEHİR (AA) - Eskişehir'de düzenlenen uyuşturucu operasyonunda 5 zanlı gözaltına alındı.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, uyuşturucu ticareti yapan kişilerin yakalanmasına yönelik başlatılan çalışmalar kapsamında Eskişehir-Bursa kara yolundaki polis uygulama noktasında 2 otomobil takibe alındı. Polis ekiplerini fark ederek kaçan şüphelilerin kullandığı otomobiller, yaklaşık 20 dakika süren kovalamacanın ardından ekip otolarına zarar verdikten sonra Karagözler Mahallesi yakınlarında durduruldu. Araçlardan inip yaya olarak kaçan şüpheliler C.T, Y.Y, A.B, M.C.Ü. ve T.G. yakalandı. Gözaltına alınan şüphelilere ait iki otomobilde narkotik dedektör köpeği 'Aşil'le yapılan aramada 311,46 gram sentetik uyuşturucu ele geçirildi.
Prof. Dr. Tolunay: "Dünyanın Ortalama Sıcaklığı 2100 Yılına Kadar 5-6 Derece Artabilir"
EDİRNE (AA) - İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay, küresel ısınmaya bağlı olarak dünyanın ortalama sıcaklığının 2100 yılına kadar 5-6 derece artma riskinin olduğunu bildirdi. Prof. Dr. Tolunay, Temiz Enerji Vakfı (TEMEV) ve Küresel Denge Derneği işbirliğinde çevrim içi düzenlenen 'Yerelden Ulusala İklim Ağı' toplantısında, küresel ısınmaya bağlı olarak iklim değişikliğinin yaşandığını söyledi.Dünyadaki ortalama sıcaklıkların giderek yükseldiğini belirten Tolunay, '1850 yılından sonraki sıcaklıklara baktığımızda dünyanın ortalama sıcaklığından sapmaların giderek arttığını görüyoruz. Bu artışların 1980'li yıllarda başladığı, 2000'li yıllarda ise artışların çok fazla olduğu görülüyor. 2016, 2019 ve 2020 yılları ortalamalardan daha sıcak yıllar olarak kayıtlara geçti.' dedi.Tolunay, özellikle Sanayi Devrimi'nden sonra fosil yakıtların yoğun kullanılmasıyla dünyadaki hızlı nüfus artışına bağlı olarak tarım ve orman alanlarının kullanımının değişmesinin küresel ısınmaya neden olduğunu ve atmosferdeki sera gazı salınımının arttığına vurgu yaptı.Sera gazlarının yoğunlaşmasıyla atmosferde doğal olarak bulunan sera etkisini artırdığına dikkati çeken Tolunay, atmosferde artan sera gazlarının dünyanın hızlı bir şekilde ısınmasına neden olduğunu dile getirdi.İklim değişikliğinin yağış ve sıcaklıklarda farklı değişkenliklere neden olduğunu anlatan Tolunay, şunları kaydetti:'Sanayi Devrimi'ne göre 1-2 derece daha sıcağız. Küresel ısınmaya bağlı olarak iklimler değişiyor. İklim değişikliği insan faaliyetleri sonucunda giderek etkisini hızlandırıyor. Küresel ısınma bir neden ve iklim değişikliği de bir sonuç. Dünyanın ısınmasıyla hep daha sıcak hep kuraklaşacak ve yağmur yağmayacakmış gibi anlaşılabiliyor. Ancak baktığımızda tam tersi olan yerleri görüyoruz. Bazı yerlerde yağışlar artıyor. Bu sene İspanya'da örnek olarak şiddetli kış şartları oluştu. Bazı yıllar çok sıcak ve kurak oluyor. Rekor kırılıyor. Bazı yıllarda tam tersi yağışlar çok fazla oluyor. Bu değişkenlik iklim değişikliğinin bir göstergesi.'Tolunay, dünyadaki ortalama sıcaklıkların olağan süreçten farklı şekilde hızla arttığına da değinerek, 'Geçmişte yaşanan doğal iklim değişiklikleri zamanında değişimler çok yavaş seyretmiş. 1 derecelik bir değişim yüzlerce yıl alırken günümüzde bu artış çok daha kısa sürede gerçekleşti. Günümüzde ortalamadan 1-2 derecelik sapmanın 2050 yılına kadar 2 dereceye çıkması olasılığı var. Yüzyılın sonuna kadar ise 5-6 derece ortalamadan daha sıcak olabiliriz. Bir insan hayatı içinde sıcaklıkların bu kadar artma riski söz konusu.' değerlendirmesinde bulundu.
Küçük Kız Salgın Sürecinde Yaptığı Resimlerden Sergi Açtı
SAKARYA (AA) - Sakarya'nın Arifiye ilçesinde yaşayan ilkokul öğrencisi Ada Alya Aydın, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında evde kaldığı zamanlarda yaptığı resimlerle sergi açtı.Selim-Ebru Aydın çiftinin kızı 10 yaşındaki Ada Alya Aydın, evde kaldığı dönemlerde resim yaptı.Küçük kız, yaptığı resimler için ailesinin desteğiyle sergi açmaya karar verdi.AK Parti Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan Atabek'in sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşıma cevap veren Ada Alya, milletvekili Atabek'i bir alışveriş merkezinde düzenlenen serginin açılışına davet etti.Milletvekili Atabek, Serdivan Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, Arifiye Belediye Başkanı İsmail Karakullukçu, AK Parti Arifiye İlçe Başkanı Adnan Akbaş, AK Parti Serdivan İlçe Başkanı Burak Erken, serginin açılışına katıldı.'Cumhurbaşkanı Erdoğan ile tanışmak istiyorum'Ada Alya Aydın, AA muhabirine, herhangi bir kursa gitmediğini, salgın döneminde günde 4 saat resim çizdiğini söyledi.Resim sergisi açarak bir hayalini gerçekleştirdiğini dile getiren Aydın, 'Diğer hayallerim; Anıtkabir'i ziyaret etmek ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile tanışmak istiyorum. İnşallah hayallerimi gerçekleştirebilirim.' dedi.Milletvekili Atabek de resimlerin çok güzel olduğunu belirterek, 'Muazzam bir sergi hazırlamışsın. Eserlerin çok güzel, ileride bu alanda çok başarılı bir isim olabilirsin. Dikkatimi çeken bir diğer unsur senin bu tabloları tam da salgın döneminde evde geçirdiğin süreçte yapmış olman, azminden ötürü maşallah diyorum. İnşallah özlem duyduğun okuluna en kısa zamanda kavuşursun. Her zaman yanında olan aileni ve öğretmenlerini tebrik ediyorum.' diye konuştu.Aydın'ın 20 çalışmasının yer aldığı sergi, 5 Şubat'a kadar gezilebilecek.
Reklam
İstanbul'da Yasa Dışı Hayvan Ticareti Yapan Kişiye 17 Bin 400 Lira Ceza
İSTANBUL (AA) - İstanbul'da yasa dışı hayvan ticareti ve üretimi yaptığı belirlenen bir kişiye 17 bin 400 lira ceza uygulandı.Tarım ve Orman Bakanlığı İstanbul 1. Bölge Müdürü Fahrettin Ulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, yasa dışı hayvan ticaretinin önlenmesi kapsamındaki çalışmalar dahilinde kurumlarına gelen bir ihbarın ardından harekete geçildiği belirtildi.Söz konusu ihbarla ilgili İstanbul Şube Müdürlüğü tarafından 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu, 2872 Sayılı Çevre Kanunu, Bern Sözleşmesi ile 'Nesli Tehlike Altında Olan Yaban Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşmesi (CİTES) kapsamında bir adreste arama yapıldığı aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:'Yapılan aramada 2 adet Savanna Monitör, 5 adet Cüce Monitör (varan), 2 Varanüs Glauerti, 5 büyük 5 küçük toplam 10 Pacman Kurbağası, 2 adet Crested Gecko, 5 adet Terribilis Kurbağası (sarı- yeşil ), 2 adet Taç gecko, 8 adet Yavru Taç Gecko, 2 adet Amazon Süt Kurbağası, 3 adet Tinçtorius Kurbağası, 1 adet Yeşil Ağaç Gekosu olduğu tespit edilmiş olup, el konulmuştur.Konuyla ilgili şahsa CİTES ve 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu gereği Koruma Altına alınan Av ve Yaban Hayvanlarını bulundurma kapsamında el konulan canlılar için 18/1 maddesine istinaden 'evraksız canlı bulundurmadan' 8 bin 700 lira ve 19/1 maddesinde üretime istinaden 8 bin 700 lira olmak üzere toplamda 17 bin 400 lira idari para cezası uygulanmıştır.'Açıklamada yine İstanbul Kaçakçılık İstihbarat Şube Müdürlüğünce 5607 Kaçakçılık Kanunu'na muhalefetten ilgili şahıs hakkında adli işlem yapıldığı belirtilerek, el konulan hayvanların, protokolü bulunan hayvanat bahçesinde yaşamını sürdürecekleri anlatıldı.Açıklamada, Bölge Müdürlüğüne bağlı Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, İstanbul, Kocaeli ve Sakarya'da gerek Kara Avcılığı Kanunu kapsamında yaban hayvanı bulundurma gerekse CİTES kapsamında yasa dışı üretim, bulundurma ve ticareti yapılan bu hayvanların korunması ve yaşaması için çalışmaların devam edeceğine vurgu yapıldı.
Ömer Faruk Paksu: "Peygamberlerin Hayatı, Günümüz Popüler Filmlerinden Daha Heyecanlı"
İSTANBUL (AA) - SAADET FİRDEVS APARI - Yazar Ömer Faruk Paksu, 'Peygamberlerin hayatı, şu an günümüzde popüler olan, en çok izlenen filmden daha heyecanlıdır, daha macera doludur. İnsanlığın bu dünyasını ve ebedi hayatını kurtaran mesajlar içerir. Bende de çocukluğumdan edindiğim bu tecrübeyi şimdi tekrar yazılı hale getirerek, 'bunu çocuklara ve gençlere nasıl anlatabilirim' diye bir fikir oluştu. Okumalarla bilgi tazelemesi ve doğrulaması yaptıktan sonra bunları derledim.' dedi.Çocuklar ve gençler için kaleme aldığı din ve değerler eğitimi konulu kitaplarla tanınan Paksu, çocuk yayıncılığı ve yazı hayatıyla ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulundu.Yayıncılık hayatına üniversite yıllarında başladığını, 1993'ten bu yana sektör içerisinde olduğunu belirten Paksu, 2006'dan sonra da çocuk yayıncılığına yöneldiğini söyledi.'Bilgiyi, tecrübeyi, fikri 'çocuklara nasıl anlatırım' diye bir kaygı oluyor dünyanızda'Paksu, çocukken kitaplara meraklı olduğunu ve ailesinin de kendisini bu anlamda desteklediğine işaret ederek, 'Kendimi yayıncılığın içinde bulduğum andan itibaren çocuk yayıncılığına olan merakım da arttı. Çocuklara ve gençlere yönelik kitaplar yazma konusunda bir istek ve arzum oluştu. 2007'de Nesil Çocuk Yayınları'nı kurduk. O günlerde daha çok 'ilkokul dönemi için kitaplar yayınlayalım' diye bir ihtiyaç oluşmuştu. Zihnen ve birikim olarak buna zaten hazırdım.' diye konuştu.Çocuk yaşta başlayan kitap merakının kendisi için bir mesleğe dönüştüğüne dikkati çeken Ömer Faruk Paksu, 'Çocuklara kitap hazırlamak benim için çok zevkli ve keyifli. Onların dünyasında yaşamak çok güzel. O günlerde benim de kızlarım dünyaya geldi ve onlarla daha da o dünyaya girme ihtiyacı duydum.' ifadelerini kullandı.Paksu, yayıncılık hayatının başında bir yandan kitapları yayına hazırlarken öte yandan da kendi yazacağı kitapları, projeleri oluşturmaya başladığını aktararak, şöyle devam etti:'Yayıncılığın içerisindeyseniz zaten mesleğiniz gereği okuyorsunuz ve o dünyanın içinde oluyorsunuz. Bunlar sizi bir şeyler üretmeye zorluyor. Çünkü bir ihtiyaç görüyorsunuz. Sizin dünyanızdaki bilgiyi, tecrübeyi, fikri 'çocuklara nasıl anlatırım' diye bir kaygı oluyor. Bu kaygıdan sonra kitap yazmaya başladım ve daha çok okul öncesine yönelik kitaplar kaleme aldım. Daha sonra da ilkokul çağındaki çocuklara dönük kitaplar yazdım. Son olarak gençler için yazdığım Peygamberler Tarihi'ni yayınladım.''Çocukların ilgilerini, onların dünyasını keşfetmek gerekiyor'Çocuklara yönelik yayınlarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Paksu, 'Çocukların ilgilerini, onların dünyasını keşfetmek gerekiyor. Çocuklarda öğrenme, keşfetme ve hayatı tanıma merakı var ve onlara bunları doğru bir şekilde sunduğunuzda, ister hikaye, ister film, ister diğer kültür sanat dilleriyle anlatın, çocuklara ulaşıyor. En mühim şey burada bunu çocuklara nasıl sunacağınız.' dedi.Ömer Faruk Paksu, çocuk kitaplarında mutlaka eğlenceli bir dilin kullanılması gerektiğinin altını çizerek, şu açıklamayı yaptı:'(Yazdığınız kitaplarda) heyecan unsurunu sürekli taze tutmanız gerekiyor. Sonra o kurgu içerisinde mesajları verebiliyorsunuz. Çocuk edebiyatı çocuğu iyi tanımakla başlar. Çocuklar neye ilgi duyarlar ve bunu nasıl sunmak gerekir, nasıl onların dünyasında yer edinir diye bir soru geliyor karşınıza. Çocuğun dünyasını tanıdığınızda, onların dilini yakaladığınız zaman vereceğiniz mesajı da doğru bir kanalla ulaştırmış oluyorsunuz. Kültürümüzden kaynaklı doğru bilgiyi çocuklarımıza aktarmak bizim görevimiz. Çocuklarımızın bizim değerlerimizle, kültürümüzle yetişmesini istiyoruz. Bunu da onlara üslubunca, günümüz teknolojisinin imkanlarını da kullanarak, çocukların dünyasına hitap ederek yaptığınız zaman o doğru bilgi, doğru kanalla doğru bir şekilde çocuklara ulaşabiliyor.' 'Çocuk yaşta edindiğiniz bilgiler bütün hayatınızı şekillendirir'Çocuk yaşta öğrenilen bilgilerin kalıcı oluşuna dikkati çeken Paksu, şunları kaydetti:'Çocuk yaşta verilen bilgi mermere kazınmış yazı gibidir, ömür boyu silinmez. Daha sonra edindiğiniz bilgiler kuma, toprağa yazılmış gibidir, biraz kalır, biraz kalmaz. Çocuk yaşta edindiğiniz bilgiler tüm hayatınızı şekillendirir. Özellikle 0-6 yaş grubundaki çocuklara verilen bilgi çok önemlidir. Orada çocuk sizden aldığı her şeyi zihnine kodlar ve hayatı onun üzerine şekillenir. Zaten o yaştaki çocuk çok da sorgulamaz ve her aldığını doğru olarak zihnine, dünyasına kaydeder. Daha sonraki yaşlarda bu kısmen azalarak da olsa devam eder. Yani 0-12 yaş arasındaki çocuğa ailesinden, çevresinden, okulundan, öğretmeninden, okuduğu kitaptan her ne verirseniz o, çocuğun artık hayatıdır. Ondan sonraki bütün öğrendiği şeyleri onun üzerine bina eder. O dönem öğrendikleriyle yeni öğrendiği bilgilerin doğruluğunu ve yanlışlığını test eder. Çünkü onun için doğru bilgi edinilmiştir. Çocuk yaştayken kendi kültürünüzün, milli ve manevi değerlerinizin, geleneğinizin kodlarını doğru verdiğiniz zaman evlatlarınıza, bu onların bütün hayatını şekillendirir.'Paksu, çocuklara sadece bu dünya için değil, ebedi dünya için de mesajlar verilmesi gerektiğini söyleyerek, 'Çünkü hayat bu dünyadan ibaret değil ve asıl ebedi hayatın da olacağı bir zamana çocuğu hazırlamak, iman bilincini vermek gerekir. Doğru verdiğiniz bilgiyle bir anlamda onun hayatını kurtarmış olursunuz.' ifadelerini kullandı.'İnsanlığın Muhteşem Hikayesi- Peygamberler Tarihi' kitabını yazma sürecine de değinen Paksu, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Ben çocukluğumda babamdan çok peygamber hikayesi dinledim. Kur'an-ı Kerim'de geçen peygamberlerin yaşadığı olaylar, verdikleri mücadeleler, mucizeler çocukluğumdan itibaren hayatıma ciddi anlamda yön veren şeylerdi. Peygamber dediğiniz zaman imanın temelini teşkil eder, altı iman şartından birisidir. Allah'tan gelen bütün bilgiler peygamberler vasıtasıyla insanlara ulaşır. Doğru, net bilgilerdir ve onların hayatı çok ilginçtir. Peygamberlerin hayatı, şu an günümüzde popüler olan, en çok izlenen filmden daha heyecanlı, daha macera doludur. İnsanlığın bu dünyasını ve ebedi hayatını kurtaran mesajlar içerir. Bende de çocukluğumdan edindiğim bu tecrübeyi şimdi tekrar yazılı hale getirerek, 'bunu çocuklara ve gençlere nasıl anlatabilirim' diye bir fikir oluştu. Okumalarla bilgi tazelemesi ve doğrulaması yaptıktan sonra bunları derledim. Kur'an-ı Kerim'de geçen peygamberleri çocuklara ve gençlere anlatma niyetim oluştu ve bunun üzerine bu kitabı yazdım. Çok fazla detaya girmeden işin özünü alarak, biraz da ona kurgu katarak hikayeleri yazdım.'Bugüne kadar aralarında 'Zufi İle Allah'ın İsimlerini Öğreniyorum', 'Robotikuş ve Uzay Gözetleme Kulesi', 'Çıkrık ve Masura' serisi ile 'Bizi Allah Yarattı'nın da bulunduğu birçok eser kaleme alan Ömer Faruk Paksu'nun yakın zamanda yayımladığı 'İnsanlığın Muhteşem Hikayesi- Peygamberler Tarihi' adlı kitabı Cezve Kitap'tan okurların beğenisine sunuldu.
Reklam
Mersin'de Yasa Dışı Bahis Operasyonunda Yakalanan 9 Şüpheliden 7'Si Tutuklandı
MERSİN (AA) - Mersin'de, yasa dışı bahis oynattıkları iddiasıyla gözaltına alınan 9 zanlıdan 7'si tutuklandı.İl Jandarma Komutanlığından yapılan açıklamaya göre, Erdemli, Yenişehir, Mezitli ve Toroslar ilçelerinde, yasa dışı bahis oynattığı ileri sürülen şüphelilere yönelik çalışma başlatıldı.Ekipler, 4 ilçede yaptıkları teknik ve fiziki takibin ardından adresini belirlediği 9 şüpheliyi, eş zamanlı operasyonla gözaltına aldı.Adreslerde 11 cep telefonu, 3 dizüstü bilgisayar, tablet bilgisayar, 2 harici bellek, 13 SIM kart, 41 banka kartı, hesap dekontu, 265 bin liralık borç senedi ile yasa dışı bahisten kazanıldığı değerlendirilen 8 bin lira ve 2 gram esrar ele geçirildi.Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan 7'si çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı, 2'si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Beyaz Örtüyle Kaplanan Eşsiz Güzellikteki Domaniç Dağları Fotoğrafçıların Favori Mekanı Oldu
KÜTAHYA (AA) - Osmanlı Devleti'nin kurulduğu topraklarda yükselen, oksijen zengini Domaniç Dağları, kar örtüsü ile görsel şölen sunduğu fotoğraf tutkunlarını kendine çekiyor.Profesyonel ve amatör fotoğrafçılar, beyaz örtüyle kaplanan Domaniç dağlarını doğal stüdyo gibi kullanıyor.Özel günlerinde fotoğraf çektirmek için gelenler, manzaraya hayran kalıyor.Topuk Yayla Tabiat Parkında fotoğraf çekimi yapan düğün fotoğrafçısı Kerem Demir, çevre il ve ilçelerde yeni evlenen birçok çiftin fotoğraf çekimi için Domaniç Dağlarını tercih etiğini söyledi.Ormanın fotoğrafçılar için doğal bir stüdyo olduğunu dile getiren Demir, 'Yakın illerdeki tüm çiftler burayı severek tercih ediyor. Çünkü son dönemlerde Domaniç Dağları çok öne çıkıyor. Belediye ve kaymakamlık tarafından yeni alanlar da oluşturuluyor. Birçok turistik bölgeden hiç bir farkı yok. Kesinlikle herkese burayı öneririm.' ifadelerini kullandı.
Thy Ve İstanbul Havalimanı, Avrupa'nın Zirvesindeki Yerini Korudu
İSTANBUL (AA) - İstanbul Havalimanı ile Türk Hava Yolları (THY), Avrupa Hava Seyrüsefer Emniyeti Teşkilatı (EUROCONTROL) verilerine göre Ocağın üçüncü haftasında Avrupa'nın zirvesinde yer aldı.EUROCONTROL, 18-24 Ocak arasındaki uçuş trafiği raporunu yayınladı. Rapora göre, THY, geçen hafta günlük ortalama 596 uçuşla Avrupalı rakiplerini geride bıraktı.Pegasus Havayolları ise günlük ortalama 247 uçuşla listede 5. sırada yer aldı. Aynı raporda Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı konumundaki İstanbul Havalimanı, 18-24 Ocak'ı kapsayan haftada günlük ortalama 484 uçuş sayısıyla Avrupa'daki havalimanları arasında birinci sırada yer aldı.İstanbul Havalimanı zirvedeİstanbul Havalimanı hafta bazlı en yüksek uçuşa ise 564 sefer ile 22 Ocak Cuma günü ulaştı. İstanbul Havalimanı'nı sırasıyla Paris Charles De Gaulle, Amsterdam Schiphol ve Frankfurt Havalimanı takip etti. İGA'nın sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımda, 'Avrupa'da birinciyiz.18-24 Ocak Eurocontrol verilerine göre, en çok uçak seferi yapılan havalimanı olduk. Sağlıklı ve emniyetli nice uçuşlar dileriz.' ifadelerine yer verildi.
Hatay'da Uyuşturucu Operasyonunda 2 Şüpheli Yakalandı
HATAY (AA) - Hatay'ın İskenderun ve Dörtyol ilçelerinde düzenlenen uyuşturucu operasyonunda 2 zanlı gözaltına alındı.İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu ticareti yaptığı ileri sürülen şüphelilerin İskenderun ve Dörtyol ilçelerindeki adreslerine operasyon düzenledi.Adreslerde 1 kilo 219 gram esrar, 28 uyuşturucu hap, bir miktar sentetik uyuşturucu, hassas terazi, 2 tabanca ve bunlara ait mermi ile uyuşturucu satışından elde edildiği değerlendirilen 5 bin 555 lira ele geçirildi.Polis, 2 şüpheliyi gözaltına aldı.
Reklam