onedio
Salgın Sürecinde Ekrana Maruz Kalan Çocuklarda Miyop Oranı Arttı
İSTANBUL (AA) - Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesi Başhekimi ve Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arif Koytak, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle geçen yıl hem eğitimlerini sürdürmek hem de sosyal faaliyetlerini gerçekleştirmek amacıyla bilgisayar, tablet ve telefon ekranlarına maruz kalan çocuklarda miyop oranının arttığını bildirdi. Prof. Dr. Koytak, yaptığı yazılı açıklamada, 2020'yi neredeyse tüm dünyanın, özellikle çocukların evde ve kapalı ortamlarda geçirdiğini, miyopluk gelişimi açısından risk taşıyan bu yaş grubunun, dışarıda gün ışığında yapılan oyun ve spor gibi aktivitelerden uzak kaldığını belirtti.Çocukların, alınan tedbirlerle ders ve eğlence amaçlı aktiviteler için neredeyse tüm günlerini tablet, bilgisayar ve cep telefonu ekranı karşısında geçirdiklerini belirten Koytak, 'Bu zorunlu kısıtlamaların çocuklarda miyopluk gelişimi ve ilerleme hızı üzerinde olumsuz etkisi olacağını tahmin etmek hiç zor olmadı. Kovid-19 pandemisi nedeniyle 2020 yılında hem eğitimlerini sürdürmek hem de sosyal faaliyetlerini gerçekleştirmek amacıyla bilgisayar, tablet ve telefon ekranlarına maruz kalan çocuklarda miyop oranı arttı.' ifadelerini kullandı. Bu kaygıların haklı olduğunu çarpıcı olarak kanıtlayan ilk bilimsel araştırmanın Çin'den geldiğini aktaran Koytak, araştırma sonuçlarına ilişkin şu bilgileri paylaştı:'Yaklaşık 125 bin çocuğun son 5 yıldaki göz kırma kusuru ölçümlerine dayanarak yapılan çalışma, Çin'de 2020 yılının ilk altı ayında uygulanan sıkı sokağa çıkma yasağı ve uzaktan öğretim gibi uygulamaların 6-8 yaşları arasındaki çocuklarda miyopluk gelişimini belirgin olarak artırdığını kanıtlamış oldu. Araştırmada, 2020 yılında miyopluk görülme sıklığının önceki yıllara göre 6 yaşındaki çocuklarda 3 kat, 7 yaşındaki çocuklarda 2 kat, 8 yaşında 1,4 kat arttığı tespit edildi.' Prof. Dr. Arif Koytak, hafif ve orta düzeydeki miyopluğun kişinin yaşam kalitesi üzerinde olumsuz bir etkisi olmadığını belirterek, 'Fakat tüm miyopluk olgularının yüzde 10'unu oluşturan yüksek miyopluk (6 ve üzeri numaralar) orta yaş sonrası gözlerde ilerleyici hasara ve kalıcı görme kayıplarına neden olabilmektedir. Çin'de 6 ay yani diğer ülkelere kıyasla kısa süren karantinanın etkisi bu kadar çarpıcı sonuçlar vermişken Batı'da daha uzun süren ve daha da sürmesi beklenen sokağa çıkma yasağı, uzaktan eğitim gibi uygulamaların göz sağlığı üzerine bu olumsuz etkisinin de dikkate alınması gerekiyor.' değerlendirmesinde bulundu. Koytak, miyopluğun özellikle uzak mesafede bulanık görüşe yol açan bir göz bozukluğu olduğunu kaydetti. Önceleri miyopluğun büyük oranda genetikle ilgili olabileceğinin düşünüldüğünü kaydeden Koytak, 'Fakat artık tek faktörün genetik olmadığını biliyoruz. Toplumda miyopluk oranının hızlı artışı üzerine eğilen araştırmacılar, bu artışın çocuk ve gençlerin yakın mesafeye odaklanarak yaptıkları işlerin belirgin biçimde artmasından kaynaklanabileceğini ortaya koydu. Yine farklı ülkelerde çok sayıda çocuk üzerinde yapılan uzun süre takipli çalışmalarda oyun ve spor aktiviteleri için dışarıda az zaman geçirmenin miyopluk gelişimi açısından belirgin bir risk faktörü olduğu anlaşıldı. Açık hava ve parlak gün ışığında yapılan aktivitelerin miyopluk gelişimi açısından koruyucu etkisi tespit edildi.' ifadelerini kullandı.Prof. Dr. Koytak, son 25-30 yılda yaşanılan teknolojik ve toplumsal dönüşüm sonucu çocuk ve gençlerin artık çok daha az gezdiğini, sokakta ve oyun alanlarında daha az zaman geçirdiğini ve daha az spor yaptığını belirtti.Çocuk ve gençlerin çok daha fazla okuyup yazdığını, bilgisayar, tablet ve akıllı telefon ekranına baktıklarının bilindiğini kaydeden Koytak, '2000 yılında toplumdaki miyop oranı Avrupa ve Amerika'da yüzde 25, Çin ve Singapur gibi Uzak Asya ülkelerinde yüzde 50 civarındaydı. 2020 yılında bu oran Batı ülkelerinde yüzde 33'e, Uzak Doğu ülkelerinde yüzde 80 üzerine çıkmış durumda. Dünya Sağlık Örgütünün beklentisi 2050 yılında tüm dünya nüfusunun yüzde 50'den fazlasının miyop olacağı şeklinde.' değerlendirmesini yaptı.10 yaş altı çocuklarda miyop oluşumu ve artışını önleme tedbirleriKoytak, 10 yaş altındaki çocuklarda miyoplaşmanın önüne geçmek için yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı: 'Yakın zaman içinde göz muayenesi olmamış olan tüm çocuk ve gençlerin göz muayenesinden geçerek mevcut kırma kusurlarının düzeltilmesi gerekir. Sosyal mesafe ve karantina kurallarına uymak şartıyla her fırsatta özelikle gün ışığında yapılacak oyun, yürüyüş, bisiklet, spor gibi açık hava aktivitelerine ağırlık verilmeli. Bilgisayar, tablet ve cep telefonu karşısında geçirilecek zaman mümkün olduğunca kısıtlanmalı. Ekran karşısında aralıksız durulan zaman olabildiğince kısaltılmalı. Her yarım saatlik yakın çalışmanın ardına 5-10 dakikalık göz dinlendirme molasının konulması gerekir. İçeriği uygun bazı derslerin görüntülü değil, sesli kayıttan sunulması, ekrandan izlenmesi gereken şeylerin mümkünse TV ekranından ve mümkün olduğunca uzaktan izlenmesi, loş ortamlarda çalışmaktan kaçınılması lazım. Okumak, yazmak, resim çizmek gibi yakın mesafeden yapılan uygulamalar mümkün olduğunca aydınlık ortamlarda yapılmalı.'
Filistin'de Kovid-19'Un Sebep Olduğu Ekonomik Kriz Basın Sektörünü De Vurdu
RAMALLAH (AA) - KAYS EBU SEMRA - Tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sonucunda ortaya çıkan ekonomik kriz Filistin’de basın sektörünü de sarsarak, gazetecilerin işsiz kalmasına yol açtı. Salgın sebebiyle yaşanan ekonomik sıkıntılarla mücadele eden basın sektörü, reklam gelirleri azaldığı için işçilerin maaşlarını ödemekte zorlanırken, bazı basın kurumları küçülmeye gitti ve gazetecilerin sözleşmelerini feshetti. Son olarak 28 Filistinli gazetecinin işine son verildi.Yaklaşık 73 yıldır işgal altında olan Filistin’de yaşanan ekonomik krizin, kısa süre içinde birçok sektörü kasıp kavuran bir kriz şekline dönüşerek, tüm hayatı felç edebileceği tahmin ediliyor. Kovid-19 salgınının başladığı günlerden beri maaşlarının ancak yarısını alabildiğini söyleyen birçok Filistinli gazeteci ufukta krizin aşılabileceğine dair bir umut kalmadığını ifade etti.Finansal krizNablus kentindeki Özel Ulusal Necah Üniversitesi'ne bağlı uydu kanalında çalışan 17 gazeteci, sahip oldukları uzun kariyerlerine rağmen sözleşmelerinin feshedildiğini açıkladı.Üniversite yönetimi, kararın Kovid-19 salgınının neden olduğu mali kriz sonucu alındığını, AA'ya açıklamada gerekçelendirdi.Açıklamada, yapılanmaya gidilerek uydu kanalının yerel televizyon ve radyoya dönüştürülme kararı alındığı belirtilirken, kanalın Filistin'in diğer bölgelerindeki ofislerinin de kapatıldığı beyan edildi. Daha öncesinde ise Ramallah'tan yayın yapan 'Ecyal' radyosunda çalışan 11 gazeteci de aylarca devam eden sokağa çıkma yasakları nedeniyle yaşanan ekonomik darboğazdan dolayı işlerine son verildiğini açıklamıştı.Radyonun eski çalışanlarından Firas et-Tavil, AA muhabirine yaptığı açıklamada, radyo yönetiminin işçileri istifaya ittiğini belirtti. Tavil, yönetimin işçilerle anlaşarak radyonun yeniden yapılandırılması için işçilerin istihkaklarından yüzde 10 kesinti yaptığını söyledi.Radyonun eski çalışanlardan vazgeçerek genç çalışanlarla yeni sözleşmelere imza attığını söyleyen Tavil, 'İstifaya itildik ve kurban edildik. Kovid-19 sürecinin başından 2020'nin sonuna kadar, ikinci evimiz saydığımız radyonun sıkıntılı süreçten çıkacağı ümidiyle ben ve arkadaşlarım yarım maaşla çalıştık.' diye konuştu.2008 yılından beri Ecyal radyosu için çalışan ve etkili bir sese sahip olan Tavil, 'Kaybeden ben değilim, kaybeden Filistin gazeteciliğidir.' dedi.Krizin sebepleri ve çözme girişimleriFilistinli Gazeteciler Sendikası Başkanı Nasır Ebu Bekir de çok sayıda özel medya kuruluşunu sarsacak bir mali kriz öngördüğünü söyledi.Ebu Bekir, özel medya kuruluşlarının yaşadığı şiddetli sarsıntıyı, koronavirüs salgını sonrasında Filistin ekonomisini etkileyen mali krize ve sosyal medyanın reklam payının radyo, gazete, dergi ve televizyon gibi klasikleşmiş basının önüne geçmesine bağladı.Ebu Bekir sendika başkanı olarak, geçen yıl Filistin Çalışma ve Enformasyon Bakanlıklarıyla gazetecilerin haklarının korunmasına yönelik işten çıkarılmalarını zorlaştıran ve maaşlarını garanti altına alan anlaşmalara imza attı.Filistin hükümetinden, radyo ve televizyon istasyonlarının yıllık frekans ücretlerinden muaf tutulmasını isteyerek bu ücretin basın işçilerine maaş olarak verilmesini talep eden Ebu Bekir, 'Özel basın kuruluşları 600 gazeteciye iş imkanı sağlıyor. Krizin devam etmesi basın sektörünü büyük bir fırtınanın içine soktu. Sorunların halledilmesini ümit ediyoruz.' şeklinde konuştu.Filistin Medya Özgürlükleri ve Kalkınma Merkezi (MADA) İletişim Direktörü Şerif Hac Ali de 'Filistin basını, Kovid-19 sebebiyle ortaya çıkan ekonomik krizden dolayı büyük bir sarsıntı geçiriyor.' dedi.Filistin basınının temel kaynak olarak reklamlardan yararlandığını söyleyen Ali, birçok şirketin Kovid-19 önlemleri sebebiyle reklam vermeyi durduğunu ifade etti.Hac Ali konuşmasında ayrıca, 'Filistin'deki ekonomik kriz birçok yerel basın kuruluşunu varoluş savaşının içine soktu.' tespitini yaptı. Kaçınılmaz ve sarsıcı ekonomik küçülmeGeçtiğimiz Mart ayında Filistin hükümeti Kovid-19 salgınının yayılmasını önlemek için karşı bir çok karantina önlemi aldığını duyurdu. Alınan önlemler ülkedeki ekonomik yapıyı kaçınılmaz bir şekilde sarstı.Dünya Bankası (WB) geçtiğimiz 1 Eylül'de, ülkede 2019 yılında başlayan ekonomik durgunluk ve son olarak Kovid-19'un etkileri sebebiyle Filistin ekonomisinin yüzde 8 küçüleceği tahmininde bulundu.Banka tarafından yayınlanan raporda, 'Filistin ekonomisinin üst üste 3 sene art arda yüzde 2'nin altında gerçekleşen büyüme oranları akabinde, birbirini etkileyen faktörlerin de etkisiyle 2020 yılını ekonomik küçülmeyle' kapatacağı belirtilmişti.Birleşmiş Milletler (BM) Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Maden 18 Kasım'da, Gazze'deki 2 milyon Filistinlinin, Kovid-19 salgınının büyümesi durumunda büyük bir sağlık krizi ve ekonomik felaketle karşı karşıya kalacağı konusunda uyardı.Mladenov yaptığı açıklamada Filistin'de salgın yüzünden 121 bin kişinin işini kaybettiğini ve istihdam oranının yüzde 17 daha azaldığını söyleyerek, Filistinli hanelerin yaklaşık yüzde 40'ının bu dönemde gelirlerinin yarısından fazlasını kaybettiğini ve gıda güvensizliğinin de arttığını belirtti.
Sıfır Vaka! İşte Şu Ana Kadar Hiç Kimsenin Koronavirüs'e Yakalanmadığı Köyün Sırrı
Edirne'nin Uzunköprü ilçesine bağlı 183 nüfuslu Karayayla köyünde, pandemi döneminde koronavirüs vakası görülmedi. Muhtar Nevzat Öztürk, köye gelmek isteyenlere HES kodu sorgulaması yaptıklarını belirterek, 'Anne, babasını köy dışından gelip görmek isteyen olursa, 'gelmeyin' diyoruz. Görüntülü arayıp, anne babalarını gösteriyoruz. Bu şekilde birçok önlem aldık. Hastalık bitene kadar, bu illet hastalığı köyümüze sokmamaya devam edeceğiz' dedi.
Kktc'de, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Yönetiminde Üçüncü Kalp Nakli Yapıldı
ANTALYA (AA) - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) beyin ölümü gerçekleşen kişiden alınan kalp, Akdeniz Üniversitesi Hastanesinden giden ekip yönetiminde bir kalp hastasına nakledildi.KKTC'de trafik kazası sonucu 23 yaşındaki bir gencin organları ailesi tarafından bağışlanınca, kalp krizi sonucu kalp yetmezliği baş gösteren 57 yaşındaki Osman Nazif'e acil yapılması gereken nakil için operasyona karar verildi. Akdeniz Üniversitesi ile KKTC Sağlık Bakanlığı arasında imzalanan protokol gereği kalp nakli ameliyatına katılmak için Antalya'dan Kalp Damar Cerrahisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Bayezid başkanlığındaki Prof. Dr. Cengiz Türkay ve Doç. Dr. Cemal Kemaloğlu'nun da aralarında bulunduğu ekip KKTC'ye gitti. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'nde Dr. Hasan Birtan'ın da katılımıyla kalp başarıyla Nazif'e nakledildi.Operasyonu yöneten Prof.Dr. Bayezid, AA muhabirine yaptğı açıklamada, yaptıkları protokol gereği bu tarz zorlu ameliyatlara eşlik ettiklerini söyledi.Naklin başarılı geçtiğini ifade eden Bayezid, 'KKTC'deki ilk nakli de geçen yıl yapmıştık. Bu orada yapılan üçüncü kalp nakli ameliyatı oldu. KKTC'de bu tür ameliyatların yapılıyor olması önemli. Her zaman desteğimiz sürecektir. Devletimizin olduğu gibi biz de sağlık konusunda Kıbrıslıların yanında olmak için her zaman varız.' dedi. Akdeniz Üniversitesi de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 'KKTC'nin 3. kalp nakli ekibimizin katılımıyla başarıyla gerçekleşti. Ülkemiz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetimiz ve üniversitemiz adına ekibimizi tebrik ediyoruz.' ifadesi kullanıldı.
Adıyaman'da 18 Ev Kovid-19 Tedbirleri Kapsamında Karantinaya Alındı
ADIYAMAN (AA) - Adıyaman'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında 18 evde karantina uygulaması başlatıldı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, kent merkezinde bazı kişilerin Kovid-19 test sonuçlarının pozitif çıkması üzerine İl Hıfzıssıhha Kurulu yeni karar aldı.Karar gereğince farklı mahallelerdeki 18 ev karantinaya alındı.
Reklam
İran, Biden Yönetiminin Nükleer Anlaşma Ve Yaptırımlar Konusundaki Resmi Tutumunu Bekliyor
ANKARA (AA) - İran Hükümet Sözcüsü Ali Rebii, ABD yönetiminin nükleer anlaşma konusundaki resmi tutumunu görmek istediklerini ve diplomasi penceresinin sınırlı bir süreyle açık kalacağını söyledi. İran resmi ajansı IRNA'ya göre, Hükümet Sözcüsü Rebii, başkent Tahran'da düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın Beyaz Saray'dan ayrılmasıyla dünyadaki gerginliklerin azaldığını ve küresel alanda yeni koşullar ortaya çıktığını ifade eden Rebii, 'Şerli Amerikalının (Trump) odağında İran olduğunu ve bölgesel müttefiklerinin de (İran'a karşı) hiçbir komplodan geri durmadığını unutmadık.' dedi. ABD'de göreve gelen Joe Biden yönetimiyle kurulması beklenen ilişkiler hakkında ise Rebii, şunları söyledi:'Şu ana kadar ABD'nin yeni hükümetiyle bir görüşme yapmadık. ABD'nin nükleer anlaşma ve yaptırımlar konusundaki resmi konumunu bekliyoruz. ABD, bu fırsata sonsuza dek sahip olmayacak. Bu (diplomasi) penceresi ABD ve Avrupalılar için sınırlı bir süre açık kalacak.'ABD'nin yaptırımları sona erdirecek kararlar almaması halinde İran'ın gönüllü olarak uyguladığı Ek Protokol kapsamında Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerine verilen özel denetim izinlerini sonlandıracağını hatırlatan Rebii, mesele daha karmaşık hale gelmeden önce ABD hükümetinden iyi niyet ve güven inşası için adımlar atmasını beklediklerini belirtti.
Kocaeli'de Kız Arkadaşını Darp Görüntüsünü Sosyal Medyada Paylaşan Şüpheli Yakalandı
KOCAELİ (AA) - Kocaeli'nin İzmit ilçesinde kız arkadaşını darp görüntüsünü sosyal medyada paylaşan şüpheli ile görüntüyü cep telefonuyla kayda alan kişi yakalandı.Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, kız arkadaşını darbederek cep telefonuyla kaydedilen görüntüleri sosyal medyada paylaşan şüpheli hakkında çalışma başlattı. Polis, kız arkadaşını darbeden E.Ü. ile görüntüleri cep telefonuyla kayda alan arkadaşını gözaltına aldı.Yaşı küçük şüpheliler, ifadeleri alınmak üzere emniyete getirildi.Çocuk Şube Müdürlüğünde işlemleri tamamlanan şüpheliler, adliyeye sevk edildi.
Reklam
MİT Tırlarının Durdurulduğu Alana "Sinyal Kesici" Cihazlar Getirilmesi Dava Dosyasına Eklendi
ADANA (AA) - Adana ve Hatay'da MİT tırlarının durdurulması ve aranmasını organize ettikleri gerekçesiyle Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 9'u firari 18 'sivil imamı'nın 2'şer kez ağırlaştırılmış müebbet ve 50 yıl 5'er ay hapisle cezalandırılmaları istemiyle açılan davanın dosyasına, örgüt mensuplarının Adana'daki eylemi sırasında MİT personelinin ve 'kendilerinden olmayan jandarma' ekiplerinin yetkili kişi ve kurumlarla irtibata geçmemesi için bölgeye sinyal kesici cihazlar getirdiğine ilişkin inceleme ve tespit tutanağı eklendi.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, 1 Ocak 2014'te Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde ve 19 Ocak 2014'te Adana'nın Ceyhan ilçesinde MİT tırlarının durdurulmasını ve aranmasını organize ettikleri gerekçesiyle FETÖ'nün 'sivil imamları' hakkında yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesince yetkisizlik kararı verilmesi üzerine Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.Mahkemece kabul edilen iddianamede, 15 Temmuz 2016'da FETÖ'nün darbe girişimi sırasında yakalanan ve örgütün sözde 'jandarma imamı' olduğu gerekçesiyle 79 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Nurettin Oruç ile başka suçtan tutuklu Abdurrahman Ö. ve Yasin Y. ile tutuksuz sanıklar H.A, H.Ü, S.Y, K.K.K, A.D, B.A. ile firari Ahmet Numan A, Ali Ç, Ali S, Cemil Y, Feyzullah G, Hasan Hüseyin K, Hüseyin C, Mustafa İ. ve Uğur A'nın 'Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme' ve 'Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme' suçlarından 2'şer kez ağırlaştırılmış müebbet, 'Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme', 'Devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama' ve 'terör örgütü yöneticiliği veya örgüt üyeliği' suçlarından 50'şer yıl 5'er ay hapisle cezalandırılmaları istendi.MİT tırlarının durdurulması ve aranmasına ilişkin detaylı bilgilere yer verilen iddianamede, eylemin örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in talimatı üzerine Türk Silahlı Kuvvetlerindeki (TSK) FETÖ yapılanmasının sivil yöneticilerince planlanıp uygulandığı belirtildi.Tırları durdukları alana sinyal kesici cihazlar getirmişlerDava dosyasına eklenen inceleme ve tespit tutanağında, 19 Ocak 2014'te Adana'nın Ceyhan ilçesinde tırların durdurulmasıyla ilgili bilgilere yer verildi.Tutanakta, Türk Silahlı Kuvvetlerinden ihraç edilen eski Adana Jandarma Alay Komutanı Özkan Çokay'ın talimatıyla 50'si jandarma komando, 26'sı istihbaratçı subay ve astsubay olmak üzere yaklaşık 150 kişilik bir ekibin saat 10.00'da, ilçedeki otoyolun Sirkeli gişelerinde tertibat aldığı bildirildi.Planlı ve sistemli bir şekilde yürütülen organizasyonla, MİT tarafından gerçekleştirilen devlet sırrı niteliğindeki yardım faaliyetini bildikleri halde, sahte ihbarlarla eylemin gerçekleştirildiği, tırların usul ve yasaya aykırı arandığı aktarılan tutanakta, şu ifadelere yer verildi:'Olay yerine sinyal kesici cihazların getirtildiği, jandarma görevlilerinin telefonlarının toplandığı, böylelikle gerek Milli İstihbarat Teşkilatı mensuplarının gerekse örgütün planladığı mizansenden habersiz biçimde askeri hiyerarşi içerisinde olay yerine intikal eden jandarma personeli tarafından sanıkların örgütsel eylemi anlaşıldığında yetkili kişi ve kurumlara bildirilmesinin önüne geçmek istendiği tespit edilmiştir. Adana İl Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli eski asker sanık Önder Kır'ın tırlar durdurulmadan önce personele 'araçların içerisindeki şahıslar direk alınacak, daha sonra arkadan kelepçe takılarak şahıslar ekip araçlarına götürülecek, kimlik kontrolü daha sonra yapılacak' dediği, böylelikle şüphelilerin, MİT görevlilerinin kimlik göstermesine fırsat vermeden gözaltına almayı ve tırlarda bulunan malzemeleri ulusal ve uluslararası kamuoyuna servis etmek amacıyla görüntü almayı planladıkları anlaşılmaktadır. Araçlardaki MİT mensuplarının üzerlerine uzun namlulu silahlar doğrultularak kimlik sorulmadan, konuşmalarına izin verilmeden ve şiddet uygulanarak bulundukları araçlardan aşağıya indirildikleri, araçlardan inmek istemeyerek MİT mensubu olduklarını söyleyenlerin de zorla indirildikleri, yüzüstü yere yatırılıp ellerinin arkadan kelepçelendiği tespit edilmiştir.'​​​​​​​Tutanağın dava dosyasına eklenmesiyle, ilk duruşma tarihi bir hafta ertelendi.MİT tırlarının durdurulması ve dava süreciMİT tırları 1 Ocak 2014'te Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde, 19 Ocak 2014'te ise Adana'nın Ceyhan ilçesinde durdurulmuştu.Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesince, MİT tırlarının durdurulmasını organize ettikleri gerekçesiyle 50 sanıktan 27'sine 1 yıl 10 ay 15 gün ile ağırlaştırılmış müebbet arasında değişen hapis cezaları verilmişti. Firari sanıklar ve başka mahkemede aynı suçtan yargılanıp ceza alan sanıkların dosyaları ayrılmıştı.İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesince de tırların durdurulmasıyla ilgili 'sivil imamlar' hakkında iddianame hazırlanmış, mahkeme yetkisizlik kararıyla dosyayı Adana Ağır Ceza Mahkemesine göndermişti.Sanıklar arasındaki Nurettin Oruç, Ankara'da görülen davada, FETÖ'nün darbe girişimini Akıncı Üssü'nden yönettiği ve örgütün 'jandarma imamı' olduğu gerekçesiyle, sözde 'yönetici sıfatıyla' bütün eylemlerden sorumlu tutularak, 79 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 3 bin 901 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.Yargıtay 16. Ceza Dairesince MİT'e ait tırların durdurulmasına ilişkin 54 sanığın yargılandığı davada sanık Önder Kır'a, 'devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etme' suçundan 5 yıl, bu bilgileri açıklamadan 6 yıl 8 ay, FETÖ üyeliğinden 9 yıl 4 ay 15 gün, Türk Silahlı Kuvvetlerinden ihraç edilen eski Adana Jandarma Alay Komutanı Özkan Çokay'a da 'devletin gizli kalması gereken belgelerini temin etme' suçundan 5 yıl, bu belgeleri açıklama suçundan 6 yıl 8 ay, FETÖ üyeliğinden 8 yıl 9 ay hapis cezası verilmişti.
Çankırı'da Koronavirüs Değerlendirme Toplantısı
ÇANKIRI (AA) - Çankırı Valisi Abdullah Ayaz, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının bitmediğini vurgulayarak, tedbirlerle yaşamayı sürdürmek gerektiğini söyledi.Ayaz, Valilik Toplantı Salonu'nda salgınla ilgili düzenlenen değerlendirme toplantısında yaptığı konuşmada, ülke genelinde olduğu gibi Çankırı'da da vaka sayılarında gerileme yaşandığına işaret etti.'Tedbirleri elden bıraktığımızda yükselişi görüyoruz'Vatandaşları rehavete kapılmamaları konusunda uyaran Ayaz, şöyle devam etti:'Hastalık henüz bitmedi. Maskeleri çıkartmaya, tedbiri elden bırakmaya henüz çok erken. Onun için bir süre daha katı tedbirlerle yaşamaya devam edeceğiz. Tedbirlerin faydasını gördük. Hala yeni vakalarımız çıkıyor. Yoğun bakımda hastalarımız var, entübe hastalarımız var. Onun için tedbirleri elden bırakmayalım. Bu rahatlama, bir rehavet getirmesin. Her zaman korktuğumuz bu. Bunu daha önce defalarca tecrübe ettik. Tedbirleri elden bıraktığımızda yükselişi görüyoruz. Hastalığın en büyük özelliği kolayca bulaşması.'Çankırı'da aşılama çalışmalarının devam ettiğini dile getiren Ayaz, 'Sağlık çalışanlarımızın aşılanması tamamlandı. 85 yaş üzeri vatandaşlarımızın aşılamalarına devam ediyoruz. Bakanlığın aşıları 80 üzerine çekmesinin ardından hedef kitlemizi güncelledik. Şu ana kadar aşı olan vatandaşlarımızda görünen herhangi bir problem yok. Vatandaşlarımız gönül rahatlığı içinde aşı yaptırabilirler.' diye konuştu.Kendisinin aşı olmadığını vurgulayan Ayaz, 'Bize sıra gelmediği için henüz aşı olmadım. 'Olabilirsiniz' denildiği gün olacağım.' dedi.Vali Ayaz, 2020 yılında koronavirüs tedbirlerine uymayanlara 2 milyon 249 bin 624 lira ceza uyguladıklarını belirterek, 'İlimiz için az değil. Kurallara uyulması noktasında vatandaşlarımızı uyarmaya çalışıyoruz. Uymama noktasında ısrar olursa, bu konuda da ceza yazmaktan imtina etmiyoruz.' ifadesinde bulundu.
Nissan Türkiye, Bu Yıl 800-850 Bin Adetlik Otomotiv Pazarı Bekliyor
İSTANBUL (AA) - Nissan Türkiye, Kuzey Afrika ve Bağımsız Devletler Topluluğu Genel Müdürü Emre Doğueri, 2020'nin ikinci yarısında hızlanan Türkiye otomotiv pazarının 2021'de de benzeri ivmelenmeyle devam edeceğini öngördüklerini belirterek, 'Ocak ayı pazar dinamizmi, önümüzdeki ayların canlı geçeceğine de işaret ediyor. Türkiye 2021 toplam otomotiv pazar tahminimizi 800-850 bin bandında oluşturduk.' dedi.Doğueri, çevrim içi olarak düzenlenen yeni Nissan Juke'un tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, 2020 yılında salgın nedeniyle tedarik süreçlerinin ve müşterilerin etkilendiğini ifade etti.Bunun sonucu olarak Avrupa otomobil pazarının yüzde 24 küçüldüğü bir yılda, Türkiye pazarının yüzde 58 büyüdüğünü anımsatan Doğueri, bunun da Türkiye'nin 1 milyonluk otomotiv pazarına ulaşma potansiyelinin ne kadar yüksek olduğuna işaret ettiğini söyledi.Nissan Türkiye olarak yılın ikinci yarısından sonra tedarik sürecinin normale dönmesiyle beraber aylık 2 bin ve üzeri araç satışı temposuna ulaştıklarını bildiren Doğueri, 2020'de yüzde 2,5'in üzerinde pazar payına ulaştıklarını ve bu yıl için de 25 bin adet toplam satış ve yüzde 3 seviyesinde de pazar payı hedeflediklerini kaydetti.Doğueri, 2020'nin ikinci yarısında hızlanan Türkiye otomotiv pazarının 2021'de de benzeri ivmelenmeyle devam edeceğini öngördüklerini belirterek, 'Ocak ayı pazar dinamizmi, önümüzdeki ayların canlı geçeceğine de işaret ediyor. 2021 toplam pazar tahminimizi 800-850 bin bandında oluşturduk.' diye konuştu. '1 milyonluk pazara ilerlemek yönünde herhangi bir engel görünmüyor'Emre Doğueri, konuşmasının ardından toplam otomotiv pazarındaki beklentilerine ilişkin bir soruyu yanıtlarken, şunları kaydetti: 'Toplam pazar için 800-850 bin adet bandı geçen seneki 772 binlere göre yüzde 10'luk büyümeyi ifade ediyor. Biz şu ana kadar hep şunu gördük; Avrupa yüzde 24 küçülürken, Türkiye büyüdü. Türkiye'nin muhteşem bir dinamizmi ve potansiyeli var ve bunu her alanda görüyoruz. Otomotiv de kesinlikle istisna değil ve bizim her zaman ulaşmayı düşündüğümüz ve geçmişte gördüğümüz 1 milyonluk pazar seviyelerine ilerlemek yönünde herhangi bir engel gözükmüyor. Tabii önümüzdeki aylar, pazarın nasıl şekilleneceğini bize çok daha iyi gösterecek.' 'Şu aşamada faizlerin sabit kalacağını planlıyoruz'Nissan Türkiye, Kuzey Afrika ve Bağımsız Devletler Topluluğu Genel Müdürü Doğueri, toplam pazar tahminlerini mevcut kur ve faiz oranlarına göre yapıp yapmadıklarına ilişkin soruya, 'Şu aşamada faizlerin sabit kalacağını planlıyoruz. Daha sonrasını tabii ki biz de yaşayarak göreceğiz. Fakat faizlerin değişkenlik gösteriyor olmasının otomotiv alım iştahıyla her ne kadar bir bağlantısı olduğunu söylesek dahi yine de büyüyen pazarda ve büyüyen ülkemizde muhakkak otomotivin her zaman ön planda kalacağını da açıkçası görüyoruz ve planlarımızı da buna göre yapıyoruz.' karşılığını verdi.Verilen bilgiye göre, yeni Nissan Juke 229 bin 900 TL'den başlayan fiyatlarla Türkiye'de satışa sunuldu.
Reklam
Huzurevine Bağış Yapmak Şartıyla Uzlaştılar
DÜZCE (AA) - Düzce'de bir çift, kendilerine hakaret ettiği gerekçesiyle şikayetçi oldukları kişiyle huzurevine bağış yapması şartıyla uzlaşmaya vardı. Düzce'de ikamet eden L.G ve M.G, aralarındaki çıkan tartışmada kendilerine hakaret ettiği gerekçesiyle N.D. hakkında şikayetçi oldu.Şikayet üzerine N.D. hakkında 'hakaret' suçundan soruşturma başlatıldı. Dosya, suçun uzlaşma kapsamına girmesi nedeniyle Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosuna gönderildi. Uzlaştırmacı tarafından yapılan görüşmede şikayetçi L.G ve M.G, şüpheli N.D'nin Hilmi Çilingir Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezine bağış yapmasını istedi.Teklifi kabul eden N.D, huzurevine 200 lira bağışta bulundu. 'Her iki taraf açısından gönüllülük esas olarak toplumsal barışa katkı sağlanmıştır'Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, 'Uzlaşma Bürosu tarafından bir dosyada daha uzlaşma sağlanmıştır. Dosya her iki taraf açısından gönüllü olarak barışçıl yollarla çözüme kavuşmuş ve toplumsal barışa katkı sağlanmıştır.' ifadesine yer verildi.
Orta Afrika Cumhuriyeti'nden Kaçan 90 Bin Kişi, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ne Sığındı
KİNŞASA (AA) - Orta Afrika Cumhuriyeti'ndeki (OAC) şiddet olaylarından kaçan 90 bin kişi, komşu ülke Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ne sığındı.Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) yetkilileri, AA muhabirine, OAC'deki şiddet olaylarından kaçarak Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ne ulaşan kişi sayısının 90 bine çıktığını açıkladı.Göçmenlerin Ubangi nehrini geçerek Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin kuzey batısında yer alan Kuzey Ubangi, Güney Ubangi ve Bas Uele bölgelerine göç ettiğini belirten BMMYK yetkilileri, ilk dalgası bu ay başında başlayan göçün devam etmesinden endişe duyduklarını ifade etti.OAC'deki şiddet olayları nedeniyle Kamerun, Çad ve Kongo gibi diğer komşu ülkelere de göç başladı. OAC'deki şiddet olaylarıOAC Anayasa Mahkemesinin, devrik lider Francois Bozize'nin cumhurbaşkanlığı seçimi için adaylık başvurusunu, 'insanlığa karşı suç ve soykırıma teşebbüs' ile 'Bozize'nin Birleşmiş Milletlerin (BM) yaptırım listesinde olması' nedeniyle kabul etmemesinin ardından 18 Aralık 2020'de hükümet ile silahlı gruplar arasında şiddetli çatışmalar başlamıştı.Hükümet ve BM, çatışmaların sorumlusu olarak gösterdiği Bozize’yi, 'darbe hazırlığı yapmakla' suçlamıştı.Yaklaşık yüzde 80'i silahlı gruplarca kontrol edilen ülkede, Değişim İçin Vatanseverler Koalisyonu (CPC) çatısı altında toplanan isyancı gruplar, başkent Bangui’yi ele geçirmek için aralık ayında harekat başlatmıştı.
Ticaret Bakanlığı, E-Ticarette De Piyasa Gözetim Ve Denetim Faaliyetleri Başlatacak
ANKARA (AA) - Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, e-ticarette de piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerinin başlatılacağını belirterek, 'Yeni çıkarılan Ürün Güvenliği Kanunu'muza e-ticaretin de dahil edilmesini temin etmiş bulunuyoruz.' dedi.Bakan Pekcan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Dijitalleşme Sanal Fuarı'nın açılış etkinliğine video konferans yöntemiyle katıldı.Geçen yıl yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının getirdiği koşullara destek kapsamına alınan sanal ticaret heyeti ve sanal fuar etkinliklerinin tüm hızıyla sürdüğüne işaret eden Pekcan, Mayıs 2020'de Resmi Gazete'de yayımlanan 'Dijital Faaliyetlerin Desteklenmesi Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararı'ndan bu yana 7'si hizmetler sektöründe olmak üzere, toplamda 15 sanal fuar düzenlendiğini söyledi.Pekcan, söz konusu tarihten bu yana gerçekleştirilen tüm sanal fuarlarda yaklaşık 92 bin katılımcı sayısına ulaşıldığını, fuarlar haricinde 50 ülkeye yönelik 43 sanal ticaret heyetinin tamamlandığını ve heyetler kapsamında firmaların 7 binin üzerinde uluslararası iş görüşmesi yaptığını ifade ederek, 'Bu rakamlar esasen Türk iş insanının dijital altyapılara ne kadar yatkın olduğunun, yeniliklere ne kadar hızlı biçimde adapte olabildiğinin de önemli göstergesidir.' diye konuştu. TOBB Dijitalleşme Sanal Fuarı'na yerli ve uluslararası firmalardan 100 civarında katılımın memnuniyet verici olduğunu vurgulayan Pekcan, 'İnanıyorum ki sektör paydaşları bu fuar vesilesiyle bir araya gelerek, aralarında çok değerli görüşmeler gerçekleştirecek, gelecek dönem operasyonlarına yönelik yeni açılımlar sağlayabileceklerdir.' ifadelerini kullandı.'Dijital ekonomiye adaptasyon yükselen ekonomiler için zarurettir'Bakan Pekcan, dijitalleşmenin önemine işaret ederek, 'Dijital ekonomiye adaptasyon özellikle Türkiye gibi somut hedeflere sahip, gelişen ve yükselen ekonomiler için bir zarurettir. Dijitalleşme bizleri büyüme ve kalkınma hedeflerimize ulaştırma noktasında istifade etmemiz gereken enstrümanların başında gelmektedir.' değerlendirmesinde bulundu.Ülke olarak dijitalleşme alanında önemli mesafelerin kaydedildiğini belirten Pekcan, hemen her sektörde bilgi ve iletişim teknolojilerine önemli bir adaptasyon sağlandığını dile getirdi.Pekcan, dijitalleşmenin sürekli olarak gelişen ve genişleyen bir alan olduğuna dikkati çekerek, 'e-Ticaret, dijital destek hizmetleri ve paylaşım ekonomisi'nin de etkinliğini artırmaya devam ettiğini bildirdi. 'Ülke olarak, jeostratejik ve lojistik avantajlarımızın yanında oldukça eğitimli ve nitelikli bir iş gücüne sahip olmamız açısından bir insan kaynağı avantajımız söz konusu.' diyen Pekcan, bu avantajları faydaya dönüştürmek için pek çok çalışmayı Türkiye'de dijitalleşmeyle ilgili bilinç ve yetkinliğin artması üzerine inşa ettiklerini anlattı.'DigiKamp'ın uluslararası nitelikte örnek bir yarışma olmasını istiyoruz'Pekcan, 30 Aralık 2020'de başlatılan dijitalleşme ve dijital dönüşüm alanındaki kurumsal yarışma 'DigiKamp'ı başlattıklarını anımsatarak, şu bilgileri verdi:'Bugünlerde yarışma marjında 'DigiKamp Buluşmaları' adıyla online etkinlilerde, uzman kişileri dinleyicilerle ve girişimcilerle buluşturuyoruz. Yarışmamızı önümüzdeki senelerde de devam ettirip gerçek manada kurumsal, uluslararası nitelikte örnek bir yarışma olmasını istiyoruz. Yarışma sayesinde ortaya çıkacak başarılı projelerin Bakanlığımızın ticaretle ilgili süreçlerinde doğrudan uygulanması da hedeflerimiz arasında.''Piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimiz e-ticarette de başlatılacak'Bakanlığın e-ticaret alanındaki çalışmalarına da değinen Pekcan, e-Ticaret Bilgi Sistemi'ndeki (ETBİS) site sayısının 23 bin 487 olduğunu bildirdi. Pekcan, TOBB ile yürüttükleri 'e-Ticarette Güven Damgası' uygulaması kapsamında bugüne kadar 22 e-ticaret sitesinin Güven Damgası aldığını söyledi.'e-Ticaret altyapımızla ilgili çok önemli bir gelişme olarak, piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimizin e-ticarette de başlatılacağının altını çizmek isterim.' ifadelerini kullanan Pekcan, yeni çıkarılan Ürün Güvenliği Kanunu'na e-ticaretin de dahil edildiğini kaydetti.Bakan Pekcan, 'Bu sayede e-ticaretin sağlıklı gelişiminin sağlanabilmesi, fiziki piyasalarda olduğu kadar elektronik piyasalarda da ürün güvenliğine yönelik denetimlerin yapılmasını sağlamak amacıyla e-ticarette ürün güvenliğinin yasal altyapısını tamamlamış olduk. Bu konuyla ilgili daha detaylı bilgileri, yeni yasanın neler getirdiğini önümüzdeki günlerde kamuoyuyla daha kapsamlı biçimde paylaşıyor olacağız.' dedi.e-Ticaret hacmine ilişkin verileri ilk kez geçen sene açıkladıklarını anımsatan Pekcan, 2020'nin ilk 6 ayında e-ticaret hacminin salgının şartlarının da getirdiği etkiyle bir önceki yıla göre yüzde 64 arttığını, yılın geneline ilişkin verileri de en kısa sürede açıklamayı planladıklarını bildirdi.Pekcan, iletişimde dijital iletişim kanallarının doğru kullanımıyla tüketici hak ve memnuniyetinin gözetilmesi için 'Ticari Elektronik İleti Yönetim Sistemi'ni devreye aldıklarını belirterek, bunun yanında Bakanlığın iş süreçlerinin geliştirilmesine ilişkin dijitalleşme odaklı 'Kolay İhracat Platformu', 'Müşavire Danışın' uygulaması, 'İhracat Zinciri Projesi' gibi adımları da attıklarını ifade etti. 'Gümrük Birliği'nin güncellenmesiyle ilgili girişimlerimizi sürdürüyoruz'Dijitalleşme noktasında küresel bir vizyonla hareket etmek, dijital ürün ve hizmetlerin ticaretinde ön alıcı adımlar atmak gerektiğini vurgulayan Pekcan, Türkiye'ye gelecek yatırımlarla birlikte ülke firmalarının yurt dışında yapacakları yatırımları ve şirket alımlarını oldukça değerli gördüklerini anlattı. Pekcan, şöyle devam etti:'En başta AB ülkeleri ile olan derin ekonomik entegrasyonumuzu avantaja dönüştürmeliyiz. Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği'nin güncellenmesinin e-ticaret başta olmak üzere hizmetler sektörünün ve yatırımların da Gümrük Birliği'ne dahil edilmesinin büyük fayda sağlayacağını biliyoruz. Ticaret Bakanlığı olarak, Gümrük Birliği'nin güncellenmesiyle ilgili girişimlerimizi ve temaslarımızı sürdürüyoruz.'Yakın zamana kadar, AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Valdis Dombrovskis dahil pek çok üst düzey temsilciyle temas sağladıklarını ve konuyla ilgili istişarelerini sürdürdüklerini aktaran Pekcan, geçen yıl 57 üst düzey görüşme gerçekleştirdiklerini ve bunlardan 40'ını tek başına yaptığını dile getirdi. Pekcan, görüşmelerde ülke olarak Gümrük Birliği Anlaşması'nın güncellenmesi noktasında adım atmaya hazır olduklarını ifade ettiklerini belirterek, şu çağrıda bulundu:'Gelin, Gümrük Birliği'ni güncelleyelim. AB'nin, Türkiye'nin ve tüm AB üyesi ülkelerin ortak çıkarına olacak bu süreci bir an önce başlatalım. Firmalarımıza hizmetler sektörü ve karşılıklı yatırımlar noktasında yeni imkanlar yaratalım. Kuşkusuz salgının etkileriyle mücadele ettiğimiz böylesine kritik bir dönemde Türkiye ile AB arasında gerçekleşecek yeni ekonomik açılımlar, her iki tarafa da önemli kazanımlar sağlayacaktır. Gümrük Birliği'nin 25'inci yılını yaşadığımız 2021 yılı itibarıyla bu alanda somut sonuçlara ulaşmak istiyoruz.'Hükümetler, işletmeler, tüketiciler ve vatandaşların, dijitalleşmeyle ilgili farkındalık düzeyinin artmasının sektörün gelişimine yeni bir ivme kazandıracağına işaret eden Pekcan, 'Türkiye olarak, bu trend içinde en iyi şekilde yer alacağımıza yürekten inanıyorum. Bunu en başta sizlerin sayesinde başaracağız. Ticaret Bakanlığı olarak desteklerimizle, teknik çalışmalarımızla, iş birliklerimizle sizlerin yanında olmayı sürdüreceğiz.' diye konuştu.Bakan Pekcan'ın konuşmasının ardından, çevrim içi ortamda fuar tanıtımı yapıldı.
Reklam
AÖL Kayıt Yenileme Ne Zaman Yapılacak?
Çeşitli sebeplerle örgün eğitimine devam edemeyen vatandaşlar, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Açık Öğretim Lise programı ile diplomasına kavuşuyor. AÖL kayıt yenileme tarihleri sınavlara katılacak öğrenciler tarafından en çok araştırılan konuların başında geliyor. İşte MEB AÖL kayıt yenileme tarihleri hakkında tüm gelişmeler…
Reklam
Muğla'da Elektrik Akımına Kapılan Kişi Öldü
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Fethiye ilçesinde elektrik akımına kapılan kişi, hayatını kaybetti.Yanıklar Mahallesi'ndeki mobilya atölyesine giren Ozan Kula (21), elektrik panosuna temas edince akıma kapıldı.Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine gelen 112 Acil Servis ekibi, Kula'nın hayatını kaybettiğini belirledi.
Konya, Karaman, Niğde Ve Aksaray İçin Kuvvetli Rüzgar Ve Fırtına Uyarısı
KONYA (AA) - Konya, Karaman, Niğde ve Aksaray'da bugün ve yarın için kuvvetli rüzgar ile fırtına uyarısında bulunuldu.Meteoroloji 8. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Konya, Karaman, Niğde ve Aksaray'da rüzgarın, güney ve güneybatıdan kuvvetli (40-60 kilometre/saat), çarşamba ise aynı yönlerden hızını artırarak fırtına ve kuvvetli fırtına (60-90 kilometre/saat) seviyesinde esmesi bekleniyor.Yetkililer, meydana gelebilecek ağaç ve direk devrilmesi, çatı uçması, karbonmonoksit zehirlenmesi, toz fırtınası ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmalarını istedi.
Aydın'da Hakkında 22 Yıl Kesinleşmiş Hapis Cezası Bulunan Hükümlü Sahte Kimlikle Yakalandı
AYDIN (AA) - Aydın'ın Söke ilçesinde, hakkında 22 yıl kesinleşmiş hapis cezası ve 34 suçtan yakalama kararı bulunan hükümlü, sahte kimlikle yakalandı.İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Argavlı Mahallesi'nde, durumundan şüphelendikleri bir otomobili durdurdu.Araçta yapılan aramada ve sürücünün üst aramasında, farklı kişiler adına düzenlenmiş 2 kimlik kartı bulundu. Gözaltına alınan ve İlçe Jandarma Komutanlığına götürülen kişinin, parmak izi araştırmasıyla Ramazan İ. (55) olduğu tespit edildi. Ramazan İ. hakkında 'nitelikli dolandırıcılık' ve 'tehdit' suçlarından 22 yıl kesinleşmiş hapis cezası ve 34 suçtan da yakalama kararı bulunduğu belirlendi.Hükümlü, işlemlerinin tamamlanmasının ardından cezaevine gönderildi.
Kovid-19 Aşısı Olacak 80 Yaş Ve Üstündekiler Alo 182'Den Randevu Alabiliyor
ANKARA (AA) - Yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadele kapsamında dün sağlık kuruluşlarında aşılanmasına başlanan 80 yaş ve üstündekiler, mobil uygulamalar ve internetin yanı sıra Alo 182 hattı üzerinden de randevularını alabiliyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Kovid-19 ile mücadele kapsamında, 80 yaş ve üstündeki vatandaşların aşılanmasına dün başlandığını bildirdi.Bu yaştakilerin aşılanması sağlık kuruluşlarında yapıldığından, vatandaşların öncelikle aşı randevusu alması gerekiyor.Randevular, mobil uygulama veya internet üzerinden oluşturulabildiği gibi telefonla da alınabiliyor. Mobil uygulamalar veya internet üzerinden randevu oluşturmaÖncelikli grupta olan vatandaşlar 'mhrs.gov.tr' ve 'enabiz.gov.tr' siteleri ile Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) ve e-Nabiz mobil uygulamaları üzerinden randevularını oluşturabiliyor.Vatandaşlar, öncelikli grupta olup olmadığını, aralarında boşluk olacak şekilde 'AŞI', 'T.C. kimlik numarası' ve 'T.C. kimlik seri numarasının son 4 hanesi'ni yazarak 2023'e kısa mesaj (SMS) göndererek sorgulayabiliyor.Kişi, aşı yapılacak öncelikli grupta bulunuyorsa randevu işlemi için MHRS uygulamasına yönlendiriliyor. Uygulamayla seçilen sağlık kuruluşundan tarih ve saat belirtilerek randevu alınabiliyor. Randevu bilgisi SMS ile kişinin telefonuna gönderiliyor.Alo 182 aracılığıyla randevu almaKovid-19 aşısı olacak 80 yaş ve üstündeki vatandaşlar, mobil uygulama veya internetin yanı sıra MHRS Alo 182 hattını arayarak da aşı randevularını alabiliyor. Vatandaşlar, kendilerine en yakın aile hekimlikleri ile tüm kamu, özel ve üniversite hastaneleri için randevularını oluşturabiliyor.
Reklam