onedio
İklim Değişikliğine Bağlı Hastalıklar Nedeniyle Ölüm Oranları Artabilir
EDİRNE (AA) - Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Didem Evci Kiraz, iklim değişikliğinin neden olduğu yetersiz beslenme, sıtma, ishal ve sıcak stresi sonucu ölüm oranlarının gelecek yıllarda artabileceği uyarısında bulundu.Prof. Dr. Kiraz, Temiz Enerji Vakfı (TEMEV) ve Küresel Denge Derneği iş birliğinde çevrim içi düzenlenen Yerelden Ulusala İklim Ağı Trakya Eğitim Toplantısı'nda 'İklim değişikliği ve halk sağlığı' konulu sunum yaptı.Sunumunda, küresel ısınmanın iklim değişikliğine neden olduğunu belirten Kiraz, tüm dünyanın iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı risk altında bulunduğunu ifade etti.Kiraz, iklim değişikliğinin halk sağlığını tehdit ettiğini vurgulayarak, 'İklim değişikliğinin neden olduğu yetersiz beslenme, sıtma, ishal ve sıcak stresi sonucu 2030-2050 yılları arasında her yıl 250 bin artan ölüm bekleniyor. Yetersiz beslenme şimdilerde bile tehdit ediyor. Isı artışıyla birlikte ısı ve nem dengesindeki değişimlerin beraberinde getireceği sıtma ve sıcak stresi de ölüm nedenleri arasında.' diye konuştu.Bebeklerde ve yaşlılarda suyun eksik kullanımı nedeniyle vücudun yerine koyamayacağı su kayıplarının tehlike yarattığını anlatan Kiraz, beraberinde tuz kayıplarıyla birlikte vücutta bir metabolik sendromun ortaya çıkabileceğine dikkati çekti.Kiraz, kuraklık ve su kıtlığının pek çok hastalığın ortaya çıkmasına neden olabileceğini dile getirdi.Kirli suyun getirdiği bulaşıcı hastalıkların yanı sıra suyun olmamasından kaynaklı bulaşıcı hastalıkların da ortaya çıkabileceğine işaret eden Kiraz, şunları kaydetti:'Su kıtlığı, küçük su kaynakları, göller ve nehirlerde kirlenmeye neden oluyor. Tarım alanlarında tuzlanma, temiz su kaynaklarının azalması, besinlerde azalma ve yetersiz beslenme gibi sorunlara yol açıyor. Altyapı sorunları ve buna bağlı olarak ishal ve diğer bulaşıcı hastalıklar, susuzlukla beraber ortaya çıkan çölleşmeyle kum fırtınalarının neden olabileceği solunum yolu hastalıklarını buna ekleyebiliriz. Tüm bu nedenlerle sağlık hizmeti sunumunda yaşanan sorunlar salgınlar ve ölüm oranlarının artmasına neden olabilir.'
Diyarbakır Annelerinin Oturma Eylemine Bir Aile Daha Katıldı
DİYARBAKIR (AA) - Diyarbakır annelerinin dağa kaçırılan çocukları için HDP İl Başkanlığı binası önündeki evlat nöbetine bir aile daha katıldı. Çocuklarının dağa kaçırılmasından HDP'yi sorumlu tutan Diyarbakır annelerinin, 3 Eylül 2019'da başlattığı oturma eylemi, 513. gününde sürüyor.Kilis'ten 8 yıl önce Suriye'ye misafirliğe giden ve kendisinden bir daha haber alınamayan oğlu Hüseyin için gelen anne Fatma Çoban da oturma eylemine dahil oldu.Çoban, annelerin eylemini televizyondan gördükten sonra evladı için oturma eylemine katılmaya karar verdiğini söyledi.Oğluna güvenlik güçlerine teslim olması çağrısında bulunan Çoban, 'Hüseyin neredeysen kurban olayım gel artık. Ben seni istiyorum. Oğlumu HDP ve PKK'dan istiyorum. Nasıl o tuzağa düştün. Evine dön, ciğerimizi yaktın.' dedi.Hüseyin'in kardeşi Mehmet Çoban ise 2013'ten bu yana ağabeyinden haber alamadıklarını, oturma eylemi yapan annelerden etkilenerek buraya geldiklerini belirtti.Çoban, 'Terör örgütü PKK ağabeyimi götürüp rehin tutmuş. Ne yaptıklarını bilmiyorum. Ağabeyimin eve dönmesini istiyorum. Ağabeyimin güvenlik güçlerine teslim olmasını istiyorum.' ifadelerini kullandı.
İstanbul'da Suriyeli Çocuklara Dilencilik Yaptıran 2 Kişi Yakalandı
İSTANBUL (AA) - İstanbul'da yasa dışı yollardan yurda getirdikleri Suriyeli çocuklara dilencilik yaptıran 2 şüpheli yakalanırken 21 çocuk muhafaza altına alındı.İstanbul Çocuk Şube Müdürlüğü ekipleri, 25 Aralık'ta Bağcılar'da Suriye uyruklu yaşı küçük M.A.'nın dilencilik yaptığı, çocuğun yurda yasa dışı yollardan giriş yaptığı, yaşı büyük bir kişi tarafından zorla çalıştırıldığı ve şiddet gördüğünün belirlenmesi üzerine çalışma başlattı.Polis yaptığı çalışmanın ardından Bağcılar'da Suriyeli çocukların iki ayrı depoda sağlıksız koşullarda kaldıklarını tespit etti.Ekipler, 26 Ocak'ta Bağcılar'da iki ayrı adrese düzenledikleri baskında yaşları 10-15 arasında değişen Suriyeli 21 çocuğu muhafaza altına aldı.Adreslerde bulunan Suriye uyruklu 2 şüpheli gözaltına alındı. Zanlıların emniyetteki işlemleri sürüyor.
Doğu Anadolu'da Karla Mücadele Çalışmaları Sürüyor
VAN (AA) - Van, Muş, Bitlis ve Hakkari'de karla mücadele ekipleri, ulaşımda aksamaların yaşanmaması için yol açma ve genişletme çalışmalarını sürdürüyor.Van'da geçen hafta etkili olan kar nedeniyle kapanan 495 kırsal mahalle yolundan 492'sinin yolu açıldı.Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığına bağlı karla mücadele ekipleri, sorumluluk alanlarındaki kilometrelerce yol ağında 200 araç ve 561 personelle kar küreme, tuzlama, yol açma ve kaldırım temizleme çalışması yaptı.Mahsur kalan vatandaşların da yardımına koşan ekipler, 3 mahalle yolunun açılması için çaba gösteriyor. Muş'ta da dondurucu soğuklar etkili oluyor. Vatandaşlar, soğuktan korunmak için ilginç yöntemlere başvuruyor. Kimi araçlarına battaniye ve branda örterek korumaya çalışırken, kimi donan yakıt depolarının altında ateş yakarak ısıtmaya çalışıyor. Aracını çalıştırmak için çaba gösteren sürücülerden Bülent Korkmaz, 'Depodaki mazot donmuş, arabanın her tarafı buz tutmuş. Kış mevsimi sürücüler için bazen çileye dönüşüyor. Her sabah aynı sıkıntılarla karşılaşıyoruz.' dedi.Öte yandan olumsuz hava koşulları nedeniyle kapanan Hakkari'de 2, Bitlis'te 1 köy yolunun açılmasına yönelik çalışmalar devam ediyor. Bitlis'in Hizan ilçesinde karla mücadele ekipleri, tipinin etkisiyle kar kalınlığının yer yer 4 metreyi bulduğu yüksek kesimlerde yolların açık tutulması için mücadele veriyor.İl Özel İdaresi Soğuksu Şantiye Şefi Osman Gönder, 75 köy ve 120 mezranın bağlı olduğu ilçede kar ve tipinin yaşamı olumsuz etkilediğini söyledi. Gönder, vatandaşların mağduriyet yaşamaması için gece gündüz çalışarak tüm yolları açık tutmaya çalıştıklarını söyledi.
Reklam
Reklam
Diyarbakır Anneleri Evlatlarına Kavuşmak İçin Siyasetçilerden Destek Bekliyor
DİYARBAKIR (AA) - Çocuklarının HDP aracılığıyla kandırılarak dağa götürüldüğünü belirten ve partinin Diyarbakır il binası önünde oturma eylemi yapan aileler tüm siyasetçilerden destek istedi.Çocuklarının dağa kaçırılmasından HDP'yi sorumlu tutan Diyarbakır annelerinin, partinin il binası önünde 3 Eylül 2019'da başlattığı oturma eylemi 513. gününde sürüyor.Ellerinde çocuklarının fotoğrafıyla HDP il binası önünde bekleyişini sürdüren aileler, evlatlarını terörün pençesinden kurtarmak için tüm siyasi partilerden destek beklediklerini açıkladı.Anne Aydan Arslan, 6 yıl önce dağa götürülen kızı Aysun'a kavuşana kadar oturma eylemini sürdürmekte kararlı olduğunu söyledi.Eylemleri süresince birçok siyasi partinin kendilerini ziyaret ettiğini dile getiren Arslan, şöyle konuştu:'CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener bizi ziyaret etmedi, burada olduğumuzu görmüyorlar. Bizimle ilgili hiçbir şekilde konuşmadılar. Gelsinler, bizi ziyaret etsinler, derdimizi paylaşsınlar. Kılıçdaroğlu, Akşener ve diğer partiler de gelsin, evlatlarımızı beraber isteyelim. Sesimizi duysunlar. Onlar da anne ve baba. Sadece evlatlarımızı istiyoruz. Başka da bir şey istemiyoruz.'Kızı Songül için oturma eylemi yapan anne Fatma Akkuş, çocukları için evlat nöbetini sürdüreceklerini kaydetti.Bütün siyasi partilerin desteğini beklediklerini ifade eden Akkuş, 'Bütün partililere sesleniyorum, bize destek versinler. Bu işin sonu yoktur. Buna son versinler bu çocukları geri getirsinler. Biz çocuklarımızı istiyoruz. Çocuklarımızı ne hallerde besledik. Hepimiz aynı bayrağın altında yaşıyoruz. Yeter artık bu zulüm son bulsun.' diye konuştu.4 yıl önce dağa kaçırılan oğlu Mehmet için Ağrı'dan gelerek nöbetini sürdüren baba Salih Gökçe de kar, yağmur, çamur demeden oturma eyleminde evladını beklediğini söyledi.Oğlunu HDP'den istediğini dile getiren Gökçe, şöyle konuştu: 'HDP oğlumu getirip verene kadar buradan ayrılmayacağım. HDP'liler gönderiyorsa kendi çocuklarını göndersinler. İş işten geçmeden bu ailelere kulak verin. Gelin bu ailelere sahip çıkın. Bizi ziyarete gelen partililere de teşekkür ederim.'
Vietnam'da İktidardaki Komünist Partinin Lideri Phu Trong 3. Dönem Adaylığını Açıkladı
ANKARA (AA) - Vietnam’da iktidarda bulunan Vietnam Komünist Partisinin (VCP) iki dönem liderliğini yürüten Ngyuen Phu Trong, tekrar aday olduğunu bildirdi.Ülke basınındaki haberlere göre, başkent Hanoi’de 25 Ocak’ta başlayan ve partinin üst düzey yetkililerinin belirleneceği VCP’nin 13. Ulusal Parti Kongresi'nde lider adayı belli oldu. İki dönem parti liderliğini yürüten Phu Trong, gelecek 5 yıl boyunca parti lideri olmak için adaylığını açıkladı.Ülkede yolsuzlukla mücadele kampanyasının arkasındaki isim olarak bilinen 76 yaşındaki Phu Trong, VCP'nin Politbüro Komitesi üyeleri için konulan üst sınır 65, alt sınır 60 yaş kuralına uymazken, Phu Trong’un durumunun istisnai olduğu belirtiliyor. Kongre’de ülkedeki 4 önemli siyasi makamın liderleri belirleniyorÜlkede her 5 yılda bir düzenlenen parti kongresinde başbakan, devlet başkanı, meclis başkanı ve parti sekreteri olmak üzere 4 önemli siyasi makamın lideri belirleniyor. Bu makamlardan en önemlisini ise parti sekreteri olarak adlandırılan parti lideri oluşturuyor. Parti liderinin başbakan, devlet başkanı, meclis başkanın kimler olacağı konusuna nüfuz etme gücü bulunuyor. Piramide benzer bir yapılanmayı oluşturan VCP’nin yapısında en altta 200 üyeden oluşan Merkezi Komite bulunuyor. Bunların arasından VCP Politbüro Komitesine 20 üst düzey isim seçiliyor. Bu 20 isimden 4’ü ise parti lideri, başbakan, devlet başkanı, meclis başkanı makamlarına geliyor.Parti lideri hem Politbüro Komitesinin hem de Merkezi Komitenin liderliğini yürütüyor. Kongreye Başbakan Nguyen Xuan Phuc, Ulusal Meclis Başkanı Nguyen Thi Kim Ngan ve 5 milyondan fazla kişiyi temsilen 1587 delege katılıyor.Kongre 2 Şubat'a kadar sürecek.Kongrenin ardından yeni yönetimi yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele ve ekonominin tekrar ayağa kaldırılması sorunları bekliyor. Ülkede bugüne kadar 1551 civarında vaka görüldü, 35 kişi salgından dolayı hayatını kaybetti.
Amazon Prime Video Türkiye'nin Şubat 2021 Takvimi Açıklandı
İSTANBUL (AA) - Amazon Prime Video Türkiye'de gelecek ay yayına girecek Amazon Originals dizi ve filmleri duyuruldu. Amazon Prime Video Türkiye'nin şubat ayı takvimi açıklandı.Açıklamaya göre, şubatta Amazon Prime Video Türkiye'de gösterime girecek popüler yapımlar arasında, başrollerinde Salma Hayek, Owen Wilson ve Nesta Cooper'ın yer aldığı 'Bliss' ve ödüllü yazar Lev Grossman'ın kısa hikayesinden uyarlanan 'A Map of Tiny Perfect Things' filmlerinin yanı sıra Hindistan'ın en sevilen yapımlarından 'The Family Man' casus dizisinin ikinci sezonu yer alıyor. 'Bliss' 5 Şubat'ta Prime Video Türkiye'de yayına girecek. 'A Map of Tiny Perfect Things' filmi, 12 Şubat'tan itibaren Prime Video Türkiye'de Prime üyelerinin beğenisine sunulacak. 'The Family Man' casus dizisinin ikinci sezonu da 12 Şubat'ta Prime Video'da yayında olacak.Amazon Prime Video Türkiye'de şubatta Amazon Prime üyeleriyle buluşacak tüm yeni yapımlar, Türkçe alt yazı seçeneği ile sunulacak.
Reklam
6. İstanbul Publishing Fellowship Katılımcıları Belli Oldu
İSTANBUL (AA) - Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği (TBYM) tarafından düzenlenen İstanbul Publishing Fellowship programına kabul edilen katılımcılar açıklandı.Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın destekleriyle yürütülen Basın Yayın Birliği, İstanbul Valiliği ve İstanbul Ticaret Odası'nın katkı sunduğu proje bu yıl, 9-10-11 Mart'ta İstanbul'da düzenlenecek.Karşılıklı iş birliğinin artırılması ve İstanbul'un bir telif marketi haline getirilmesi amacıyla 6'ncısı düzenlenecek programda, 170'i yabancı 130'u yerli olmak üzere 300 yayımcı bir araya gelecek.Pandemi koşulları sebebiyle hibrit bir yapıda gerçekleştirilecek organizasyona yurt dışından 90 katılımcı İstanbul'da yüz yüze görüşmeler için bulunacakken 80 yayımcı ise çevrim içi katılacak. Yüz yüze görüşmek isteyenler için randevu sistemi 15 Şubat'ta başlayacak.Bu yılın 'odak ülke'si AzerbaycanTüm dünyadan yayımcıları her yıl İstanbul'da buluşturan organizasyonda, bu yıl ilk kez bir ülkenin yayıncılığı ve edebiyatı merkeze alınarak tematik bir şekilde işlenecek.Türkçe'nin ne denli köklü bir dil olduğunu tanıtmak ve uluslararası bir ilgi uyandırma amacıyla 6. İstanbul Publishing Fellowship'in 'odak ülke'si Azerbaycan seçildi.Türkçeden yabancı dillere telif alışverişini teşvik ederek sektörün gelişimine, kültürel işbirliğine ve tanıtımına katkıda bulunmak, telif çalışmalarını teşvik etmek ve başarıları ödüllendirmek amacıyla bu yıl ilk kez İstanbul Telif Ödülleri verilecek.Sıralamaya giren ilk üç yayınevi arasından birinciye 10 bin dolar, ikinciye 6 bin dolar, üçüncüye ise 4 bin dolar değerinde telif alışverişinde kullanılacak çek verilecek.Yurt dışından yayınevleri ödüle başvurmak için 'http://copyrightawards.istanbul/' adresinden 19 Şubat’a kadar başvuruda bulunabilecekler.
İstanbul Modern "Oscar'ın Kısaları" Seçkisini Seyirciyle Buluşturuyor
İSTANBUL (AA) - İstanbul Modern Sinema'da kısa film gösterimleri 'Oscar'ın Kısaları' seçkisiyle yarın başlayacak.'Gelecek Kısa' programında Oscar'a aday 8 kısa film, 28-31 Ocak tarihlerinde çevrim içi olarak erişime sunulacak.İstanbul Modern'in web sitesi üzerinden erişime açılan filmler, gösterim programında belirtilen tarih ve saat aralıklarında yayında kalacak.'Biz de Varız !'ın ardından ikinci seçki olarak sinemaseverlerle buluşan 'Oscar'ın Kısaları' seçkisi, 2020 yılında Akademi Ödülleri'nde animasyon ve canlı çekim dallarında Oscar'a aday olan 8 kısa filmden oluşuyor.Seçkide 'Bir Kız Kardeş', 'Kardeşlik', 'Nefta Futbol Kulübü', 'Saria', 'Komşuların Penceresi', 'Evlat', 'Hatırlamaya Değer' ve 'Kız Kardeşim' filmleri yer alıyor.
AÖF Sınav Sonuçları Açıklandı Mı? 2. Dönem Sınav Tarihleri Ne Zaman?
Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi'nde okuyan öğrenciler 1. dönem final sınavlarını 25 Ocak'ta tamamlamıştı. Sınavların sonrasında öğrenciler merakla sonuçların ne zaman açıklanacağını bekliyor. Ayrıca birinci dönemlerini tamamlayan öğrenciler AÖF ikinci dönem takviminin araştırmalarına da başladı. Peki AÖF sınav sonuçları açıkladın mı? İkinci dönem sınav takvimi ne zaman? Detayları haberimizde sizler için derledik...
Reklam
İranlı Akademisyen: "Biden'ın Ruhani Hükümetiyle Ciddi Bir Anlaşma Yapacağını Düşünmüyorum"
TAHRAN (AA) - MUHAMMET KURŞUN - İran'daki Tahran Terbiyet Müderris Üniversitesi Öğretim Üyesi Veli Gülmuhammedi, Joe Biden'ın gelişiyle İran ile ABD ilişkilerinde mucize olmayacağını ve ABD'nin Hasan Ruhani hükümetiyle ciddi anlaşma yapmayacağını savundu. Uluslararası ilişkiler uzmanı Gülmuhammedi, Biden döneminde Tahran-Washington gerilimi, İran'ın nükleer anlaşmada yeni müzakerelerle ilgili tutumu ve bölge ülkelerinin yaptırımlara ilişkin yaklaşımını AA muhabirine değerlendirdi. 'Biden'ın gelişiyle İran ile ABD ilişkilerinde mucize beklenmemeli'İran'ın başka ülkelerle kurduğu ilişkilerin ABD etkisi altında olduğunu ve bu nedenle Tahran'ın Washington'daki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten Gülmuhammedi, 'İran ile ABD arasındaki gerginlik 40 yıldır devam ediyor. ABD'de Demokrat ya da Cumhuriyetçilerin iş başına gelmesini ve İran ile muhtemel politika değişikliklerini bu açıdan değerlendirmek lazım. Bu iki kesim de İran ile ilgili çok fazla politika değişikliğine gidemez. Anlaşmazlık yapısaldır ve müzakerelerle çözülemez.' dedi. Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ve Dışişleri Bakanı Antony Blinken gibi isimlerin ABD'nin önceki politikalara döneceğinin işareti olduğunu savunan Gülmuhammedi, şöyle devam etti:'İran meselesinin Biden'ın öncelikli ve acil gündemleri arasında yer alacağını düşünmüyorum. Biden'ın öncelikleri NATO'yu daha kurumsal bir kimliğe büründürmek ve Batı dünyasındaki birliği sağlamaktır. Biden'ın gelişiyle İran ile ABD ilişkilerinde mucize beklenmemeli. Biden yönetimi, 40 yıllık anlaşmazlığı bir gecede bitiremez.'İranlı akademisyen, Biden'ın içeride kutuplaşma, ekonomik kriz ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19), dışarıda da Çin, Rusya ve Atlantik birliğinin sağlanması gibi temel konuları öncelediğini ifade ederek, İran'ın bunların hiçbirinde birincil derecede öneme sahip olmadığını ve esas politikaların ekseninde yer almadığını söyledi. 'Biden, Trump'ın İran karşıtı politikalarını eleştirmesine rağmen bunların sonuçlarından yararlanacak'Biden'ın 'nükleer anlaşmaya dönüşün İran ile muhtelif konulardaki geniş müzakerelerin başlangıcı olacağı' yönünde ifadeler kullandığını hatırlatan İranlı uzman, burada füze programı ve İran'ın bölge ülkelerindeki askeri varlığının kastedildiğini belirtti. ABD Başkanı'nın Trump'ın bölgesel ve İran ile ilgili politikalarını çok eleştirdiğini fakat şartları 4 yıl öncesine döndürmeyeceğini ileri süren Gülmuhammedi, 'Biden, Trump'ın İran karşıtı politikalarını eleştirmesine rağmen bunların sonuçlarından yararlanacak. Yakın bir gelecekte ABD'nin nükleer anlaşmaya dönmesi ve İran'ın taahhütlerine uyması mümkün görünmüyor. Bu süreç çok zaman alacak.' değerlendirmesinde bulundu.'Biden'ın Ruhani hükümetiyle ciddi bir anlaşma yapacağını düşünmüyorum'Gülmuhammedi, Biden'ın nükleer anlaşmaya dönmek için İran'da 18 Haziran'da yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerini bekleyeceğini savunarak, 'Biden'ın Ruhani hükümetiyle ciddi bir anlaşma yapacağını düşünmüyorum. Biden, İran'da iş başına gelecek ismi görmek isteyecek. İran'da Cumhurbaşkanı olacak kişinin, nasıl bir politika izleyeceği, ne gibi tavizler verip karşılığını alacağı Biden için belirleyici olacak.' görüşünü dile getirdi. ABD için reformist ya da muhafazakar bir ismin cumhurbaşkanı olmasından ziyade İran rejiminin nasıl bir karar alacağının önemli olduğunu belirten Gülmuhammedi, 'İran, nükleer anlaşma çerçevesinde ABD ile yeni müzakere kararı alırsa buna göre yeni şartlar oluşacaktır. İran'da muhafazakar ya da asker birisi cumhurbaşkanı olursa nükleer anlaşmanın canlandırılması çok zor olacak.' diye konuştu. İran'da birçok kişinin yaptırımların kalkacağı ve bloke edilen paraların serbest kalacağı beklentisiyle Biden'ın gelişinden mutluluk duyduğuna işaret eden İranlı uzman, ABD Başkanı'nın paraları serbest bırakması halinde Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) bünyesindeki Mali Eylem Görev Gücü (FATF) adlı kurum, paraların İran bankalarına transferine engel olacağını ve bunun da Biden hükümetinin yetki alanı dışında olduğunu aktardı.'Suudi Arabistan ve İsrail nükleer anlaşmanın geri gelmesinden endişeli'Biden'ın nükleer anlaşmaya dönmesi ve İran'ın taahhütlerine uymasının önündeki bir diğer önemli engelin de ABD'nin bölgedeki müttefiklerinin aşırı tutumu olduğunu savunan Gülmuhammedi, sözlerine şöyle devam etti:'Suudi Arabistan ve İsrail nükleer anlaşmanın geri gelmesinden endişeli. Çünkü yaptırımların kalkması ve bloke edilen paranın serbest bırakılması halinde İran'ın bölgede daha fazla yayılmasından ve güçlenmesinden korkuyorlar. Bu nedenle İran son haftalarda İsrail hariç bölge ülkeleriyle ilişkilerini normalleştirme yolunda adımlar atıyor. İran, kendisine yönelik baskıların azalması ve yaptırımların kalkmasının kendi zararlarına olmayacağı yönünde güvence vermek istiyor.' Katar, Kuveyt ve Umman'ın, İran ile Körfez ülkelerinin ilişkilerinin normalleşmesi yönünde mesajlar verdiğini aktaran Gülmuhammedi, Tahran yönetiminin ilişkilerini normalleştirmemesi halinde bölge ülkelerinden 'maksimum baskıyla' karşı karşıya kalacağını ve bunun uluslararası baskılardan daha tehlikeli olduğunu ifade etti. Biden'ın İran'a karşı adım atmak istemesi halinde daha etkili olabileceğini, Batı dünyasını İran'a karşı harekete geçirebileceğini ve konsensüs sağlayabileceğini belirten Gülmuhammedi, sözlerini 'İran, füze programı ve bölgesel politikalarıyla ilgili müzakere yapmak istemiyor. Seçimlerde muhafazakar ya da asker kökenli birisi cumhurbaşkanı olursa, bu noktadaki direnç çok daha güçlü olacaktır ve İran hiçbir şekilde bu konularda geri adım atmaya yanaşmayacaktır.' diyerek tamamladı.
Reklam
Hdp'li Vekilin, Terör Şüphelisinin Cebinden Aldığı Telefonda Örgütsel Dokümanlar Bulundu
ŞIRNAK (AA) - HDP Şırnak Milletvekili Nuran İmir'in, terör örgütü üyesi olduğu iddiasıyla gözaltına alınan şüphelinin cebindeki telefonu aldığı anların görüntülenmesi üzerine yürütülen soruşturma kapsamında cep telefonunda silme işlemlerinin yapıldığının görüldüğü ve işlemler sonucu bu verilerin kurtarıldığı bildirildi.Valilikten yapılan açıklamada, hakkındaki silahlı terör örgütüne üye olma ve silahlı terör örgütü propagandası yapma suçlarına dair kayıtlara istinaden Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığınca yakalanarak gözaltına alınması, üzerinden elde edilecek suç ve suç unsuru olduğu değerlendirilen materyallere el konulması talimatı verilen ve 28 Kasım 2020'de Şırnak'ın Cizre ilçesinde gözaltına alındığı esnada yanında bulunan HDP Şırnak Milletvekili Nuran İmir tarafından cep telefonu el çabukluğuyla alınan E.O'nun aynı gün sevk edildiği mahkeme tarafından adli kontrol kaydıyla serbest bırakıldığı anımsatıldı.Milletvekili İmir'in şüphelinin cep telefonundan temini mümkün olabilecek delilleri yok etmeyi hedeflediği düşünülerek bu durumun mevcut dosya açısından yeni delil olarak değerlendirildiği, yine aynı soruşturma kapsamında Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığınca yeniden arama, el koyma ve gözaltı talimatı verildiği kaydedilen açıklamada, 8 Aralık 2020'de şüpheli E.O'nun İmir tarafından el çabukluğuyla alınan cep telefonu da üzerindeyken yakalanarak gözaltına alındığı, 9 Aralık 2020'de çıkarıldığı mahkemece tutuklandığı bildirildi.Açıklamada, şunlara yer verildi:'Şüpheli E.O. yakalandığında üzerinde ele geçirilen ve sim kartı olmadığı anlaşılan cep telefonunda İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan incelemeler neticesinde cihazda silme işlemlerinin yapıldığı görülmüş ve yapılan işlemler sonucu bu veriler kurtarılmıştır. Bahse konu veriler uzmanlar tarafından incelendiğinde aralarında PKK/KCK silahlı terör örgütü mensuplarına ait fotoğraflar, şüphelinin aranan örgüt mensubu ile çekilmiş fotoğrafı, terör örgütüne müzahir JINNEWS haber ajansına ait haber içerikleri ve fotoğraflar, yasaklı yayınlar listesinde bulunan kitaplar, örgütsel içerikli birçok yazışma, doküman, fotoğraf ve videonun bulunduğuanlaşılmıştır. Diğer yandan, bahse konu silme işleminin, ilk gözaltı işleminin yapıldığı ve bu esnada telefonun İmir'in el çabukluğuyla alıp sakladığı anlaşılan 23 Kasım 2020 tarihi ile ikinci gözaltı işleminin gerçekleştirildiği 8 Aralık 2020 tarihleri arasında yapılmış olduğu tespit raporunda belirtilmiş ve ara rapor Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığına iletilmiştir.'Bahse konu cep telefonuna yönelik detaylı inceleme işlemlerinin, Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığınca sürdürüldüğü kaydedildi.
İdlib'deki Sivillere Yaşam Evi İçin Kırşehir'de Yardım Kampanyası Başlatıldı
KIRŞEHİR (AA) - İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) Kırşehir İnsani Yardım Derneği, Suriye'nin İdlib kenti kırsalındaki kamplarda zor şartlarda yaşayan sivillere yaşam evleri yapılması için yardım kampanyası başlattı.Dernek başkanı Seyfettin Cerit, AA muhabirine, iç karışıklığın devam ettiği Suriye'de halen 13 milyon 500 bin kişinin insani yardıma ihtiyaç duyduğunu, 2 milyon 800 bin kişinin de engelli olarak yaşadığını ifade etti.Bölgede yeni kurulacak yerleşim bölgeleri için yaşam evlerine ihtiyaç duyulduğunu belirten Cerit, her yıl bölgede kurulan çadırların yağmur ve kardan dolayı hasar gördüğünü, bu sene 50 bin sivilin yaşadığı çadırların su altında kaldığını dile getirdi.Türkiye genelinde sivil toplum kuruluşlarının yaşam evleri için başlattığı yardım kampanyalarına destek verdiklerini anlatan Cerit, şöyle devam etti:'İHH İnsani Yardım Vakfı, iç savaş nedeniyle yaşam mücadelesi veren Suriyeliler için geçen yıl 14 bin ev inşa etti. 6 bin briket ve betonarme evin inşası sürüyor. Kırşehir İHH olarak ilimizde de bu kampanyaya destek olmaya başladık. 1 haftadan kısa sürede 6 briket ev için bağış aldık. Haricen bir briket evimizin inşası tamamlanırken bir evimizin de inşası bitmek üzere. Gönüllülerimizden gelen yoğun destekle kampanyamız devam etmektedir.'Cerit, Kırşehirlilerin kampanyaya daha fazla katkı yapacağına inandığını vurgulayarak, 3 bin lira bağışla bir yaşam evinin 24 metrekare alan üzerine briketle 1+1 olarak inşa edildiğini kaydetti.
Van Valisi Bilmez, Eski CHP Milletvekili Şimşek Hakkında Suç Duyurusunda Bulundu
VAN (AA) - Van Valisi Mehmet Emin Bilmez, eski CHP Milletvekili Berhan Şimşek hakkında, vali ve kaymakamlara yönelik ifadeleri nedeniyle suç duyurusunda bulundu.Vali Bilmez, yaptığı yazılı açıklamada, Şimşek'in bir televizyon programında kullandığı hakarete varan ifadelerinin, her türlü şartta devlete ve millete hizmet eden vali ve kaymakamları zan altında bıraktığını belirtti. Aşkla, şevkle, devlete ve millete hizmet etmeye devam edeceklerini vurgulayan Bilmez, Şimşek'in ifadelerinin yakışıksız olduğunu ve kendilerini üzdüğünü ifade etti.Bilmez, bu nedenle yasal haklarını kullanarak Şimşek hakkında Van Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu aktardı.
Gaziantep'te Tescilli "Nohut Dürümü" Sevinci
GAZİANTEP (AA) - MEHMET AKİF PARLAK - Gastronomi alanında UNESCO'nun 'Yaratıcı Şehirler Ağı'na giren ilk kent olan Gaziantep'te 'nohut dürümü'nün tescillenmesi hem ustaları hem de vatandaşları sevindirdi.Gaziantep'te yöreye özgü 'nohut dürüm', farklı tadı ve her bütçeye uygunluğuyla son yıllarda kentin önemli lezzetlerinden biri haline geldi. Geceden ıslatılan nohutların gün içinde kemik veya et suyuyla tuz ve karabiber eklenerek düdüklü tencerede haşlanmasıyla hazırlanan nohut dürümü, sıcak lavaş ekmeğinin arasına alınıp kaşıkla eziliyor, ardından salata eklenerek acılı veya acısız şekilde müşterilere sunuluyor.Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, söz konusu lezzeti dünyaya duyurmak için geçtiğimiz yıl harekete geçti ve nohut dürümünün tescili için Türk Patent ve Marka Kurumuna başvuru yaptı. Yapılan değerlendirmeler sonucu Gaziantep'in 'nohut dürümü' geçtiğimiz günlerde coğrafi işaret alarak tescillendi.Kentte 46 yıllık nohut dürüm ustası ve işletmeci Ahmet Kesen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçmiş yıllarda nohut dürümün maddi durumu iyi olmayan kişiler tarafından tüketildiğini zamanla lezzetinin farkına varılmasıyla herkes tarafından tercih edilerek popüler hale geldiğini söyledi.Nohut dürümünün tescillendiğini duyunca şaşırdığını ifade eden Kesen, sözlerini şöyle sürdürdü:'Nohut bize özgü bir lezzettir. Yıllardır bu işi yapıyoruz. Yıllar önce 'nohut tescillenecek' deseydiniz biz inanmazdık. Ama şimdi o rüya gerçekleşti. Emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum. Kentimiz ve ülkemiz adına çok güzel bir adım oldu. Bizi oldukça memnun ve mutlu etti.'Kesen, nohut dürümünün tescillenmesinin hem kente hem de işletmecilere çok faydası olacağını belirtti.Gastronomi kenti olmanın verdiği avantajları sonuna kadar kullanmak istediklerini belirten Kesen, 'Her saatte tüketiliyor, oldukça rağbet görüyoruz bu yüzden. Yerli ve yabancı turistlere bu lezzeti tattırmak istiyoruz. Eğer kentin tanıtımına bir faydamız olursa ne mutlu bize. Pandemiden sonra yurt dışında eğer bir yemek fuarı olursa oralara gidip bu lezzeti tattırmak istiyoruz.' diye konuştu.Vatandaşlardan Önder Gül, nohut dürümünü çok sevdiğini ve çocukluğundan bu yana tükettiğini söyledi.Nohut dürümünün lezzeti ve doyurucu özelliğinden dolayı çokça tercih edildiğini anlatan Gül, 'Bizim için nohut çok önemlidir. Sabah kahvaltıda öğlen ve akşam yemeklerinde her vakit yeriz. Kebapla eş değer bizim için. Beğenerek ve lezzetini alarak yiyoruz. Bizden başka yerde bu lezzeti bulamazsınız. Tescillenmesi çok iyi oldu. Tanıtımı daha kolay olacak ve lezzetini herkes alacak.' dedi.Kente Togo Cumhuriyeti'nden gelen öğrenci İlyas Ajuji de nohut dürümünü çok sevdiğini dile getirerek, 'Haftada 3 veya 4 defa nohut dürümü yiyorum. Ben çok seviyorum ve beğeniyorum, yiyince çok mutlu oluyorum.' ifadelerini kullandı.
Reklam