onedio
50 M2 Dizisi Gölge Engin Öztürk Kimdir? Rol Aldığı Dizi ve Filmler...
Netflix'in merakla beklenen dizisi 50 M2 bugün gösterime girdi. 1. sezonu 8 bölümden oluşan dizinin oyuncu kadrosunda ise birbirinden başarılı isimler yer alıyor. Gerilim türündeki dizinin konusu ise karanlık bir karakterin kirli işlerini yapan Gölge'nin geçmişine ait sır perdesini aralamasıyla başlıyor. Dizinin başrol karakteri Gölge'ye can veren isim ise yakışıklılığıyla dikkat çeken başarılı oyuncu Engin Öztürk. Peki 50 M2 dizisinin başrol oyuncusu Engin Öztürk kimdir? Engin Öztürk kaç yaşında ve nereli? Detayları haberimizde sizler için derledik...
Rusya Devlet Başkanı Putin: "(Teknoloji Devleri) Bu Şirketler Fiilen Devletle Rekabet Ediyor"
MOSKOVA (AA) - Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, teknoloji devi şirketlerin, toplum içerisinde giderek daha önemli rol oynamaya başladığını belirterek, 'ABD'deki seçim sürecinde de gördüğümüz gibi, bu şirketler artık sadece ekonomik devler değiller. Bu şirketler bazı alanlarda fiilen devletle rekabet ediyorlar.' dedi.Putin, Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) '2021 Davos Gündemi' haftasında yaptığı konuşmada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının dünyadaki sorunları ve eşitsizlikleri artırdığını söyledi. Ekonomik sorunların ve eşitsizliğin büyümesinin toplumları sosyal veya ırksal açılardan böldüğüne işaret eden Putin, 'Bu tür sorunları ve aşırılıkları azaltmak için tasarlanmış, görünürde sivil ve demokratik kurumlara sahip ülkelerde bile böyle gerilimler patlak veriyor. Sistemik sosyoekonomik sorunlar, özel ilgi gerektirecek kadar toplumsal hoşnutsuzluğa yol açmaktadır ve bu sorunların özünde çözülmesi gerekir.' diye konuştu.Küreselleşmenin, Amerikan ve Avrupalı şirketlerin karlarında önemli artışlara neden olduğunu vurgulayan Putin, 'Artan gelirleri ise bilindiği gibi nüfusun ancak yüzde 1'i aldı. Diğer insanların hayatlarında ne oldu? 30 yıldır bazı gelişmiş ülkelerde vatandaşların yarısından fazlasının gelirleri durdu, artmadı ancak eğitim ve sağlık hizmetlerinin maliyeti 3 kat arttı.' ifadelerini kullandı.'Toparlanmada devletin rolü artacak'Vladimir Putin, gerçek ve sanal ekonomiler arasında büyüyen uçuruma dikkati çekerek, 'Dünyanın birçok ülkesinden ekonominin reel sektör temsilcileri bana bunu sık sık anlatıyor. Gerçek ve sanal ekonomiler arasındaki uçurum gerçek bir tehdit oluşturuyor ve bu durum çok ciddi, öngörülemeyen şoklara neden olabilir.' dedi.Küresel kalkınmadaki istikrarsızlığın ana nedeni olarak birikmiş sosyoekonomik sorunlara işaret eden Putin, bu nedenle temel sorunun 'toparlanmanın uzun vadede tam olarak sürdürülebilir olmasını sağlamak için, küresel ve ulusal ekonomileri hızlı bir şekilde eski haline getirmek için nasıl bir eylem mantığının inşa edileceği' olduğunu söyledi.Küresel ekonomik toparlanma sürecinde devletin payının artacağı öngörüsünde bulunan Putin, şöyle devam etti: 'Ekonominin daha da gelişmesi büyük ölçüde bütçe teşviklerine dayalı olacak ve burada devlet bütçeleri ve merkez bankaları kilit rol oynayacak. Aslında gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde bu tür eğilimleri zaten görüyoruz. Sosyoekonomik alanda devletin, daha fazla sorumluluk ve devletler arası yakın etkileşim sağlaması gerekmektedir.'Teknoloji şirketlerinin yarattığı tehlikeKonuşmasında, son dönemde küresel gündemde daha fazla tartışılan teknoloji şirketlerine dair değerlendirmelerde de bulunan Putin, 'Hizmete dayalı başarılı bir şirket ile büyük verileri toplayarak toplumu kendi takdirine göre kaba bir şekilde yönetmeye çalışan, meşru demokratik kurumların yerini alan bir şirket arasındaki çizgi nerededir?' ifadesini kullandı. Söz konusu şirketlerin yaklaşımına ilişkin son örneğin ABD'de yaşandığını savunan Putin, şunları kaydetti:'Teknoloji devi, ağırlıklı olarak dijital alandaki şirketler, toplum içerisinde giderek daha önemli rol oynamaya başladı. ABD'deki seçim sürecinde de gördüğümüz gibi, bu şirketler artık sadece ekonomik devler değiller. Bu şirketler bazı alanlarda fiilen devletle rekabet ediyorlar.'
Samsun İl Sağlık Müdürü Oruç'tan "Aşı Rehavete Neden Olmasın" Uyarısı
SAMSUN (AA) - Samsun İl Sağlık Müdürü Muhammet Ali Oruç, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı aşı uygulamasının başlamasının vatandaşları rehavete sürüklememesi gerektiğini söyledi. ​​​​​​​Oruç, yaptığı yazılı açıklamada, Sağlık Bakanlığının belirlediği plana göre ilk etapta risk grubundaki sağlık çalışanları ile 85 yaş üstü vatandaşların Kovid-19 aşılarının Samsun'da tamamlandığını, önceki gün itibarıyla 80 yaş üstü vatandaşların aşılamasının başladığını belirtti.Bakanlığın belirlediği yol haritasına göre bundan sonra da toplumun bağışıklık kazanması adına sağlık ekipleriyle mücadeleye devam edeceklerini vurgulayan Oruç, 'Aşı, bu mücadeledeki en önemli silahımız ancak bu silahı etkin şekilde kullanmamızın yolunun kurallara güçlü şekilde uymaya devam etmemizden geçtiğini unutmamalıyız.' ifadesini kullandı. Kovid-19 aşı uygulamasının başlamasının ardından, 'Aşı geldi, salgın bitti' düşüncesine kapılanlar olduğunu üzülerek gördüğünü vurgulayan Oruç, şöyle devam etti:'Filyasyon ekiplerimizden gelen verileri değerlendirdiğimizde, vakaların azalmasıyla ortaya çıkan rehavetle yeniden cenaze, taziye ve akraba ziyaretleri kaynaklı vakaların ortaya çıkmaya başladığını görüyoruz. Bu durum şimdilik birkaç aile ya da küçük mahalle kaynaklı olsa da virüse ilimizde yeniden atak yapmak için açık kapılar bırakıyor. Bu tip açık kapılar tespit ettiğimizde ekiplerimiz hemen yaygın test uygulamasına geçerek o bölgedeki herkesi, belirti göstersin göstermesin test sürecine dahil edip izole ediyorlar. Son rakamlar Samsun adına bir sorun teşkil etmese de 'Nasılsa salgın geçti, vakalar düştü' demenin, kurallara uymamanın nelere sebep olduğunu yakinen bilen sağlık çalışanları olarak bu durum bizi endişelendiriyor.'Oruç, Samsunluları sadece bir sağlık müdürü olarak değil, bir sağlık çalışanı olarak da uyarmak istediğine işaret ederek, şunları kaydetti:'Aşı sürecinin başlaması bizi rahatlatmamalı, gevşetmemeli. Aksine toplumun büyük kısmı aşılanmadan, toplumsal bağışıklık oluşmadan önlemlere her zamanki gibi güçlü şekilde uyum göstermeliyiz. 'Aşı geldi, kurtulduk' dememize en azından belli bir zaman daha olduğunu bilerek hareket edelim. Devletimizin tüm imkanlarıyla Kovid-19'a karşı gösterdiği mücadeleyi boşa çıkarmayalım. Sağlık Bakanlığımız tarafından, 'Artık bitti' denilene kadar önlemlere azami dikkat gösterip kurallara uyalım. Yakınlarımızı kaybettiğimiz acı günlere geri dönmeyelim.'
Nazi Kurbanları, Federal Almanya Meclisinde Anıldı
BERLİN (AA) - Nazi Almanyası tarafından 2. Dünya Savaşı'nda kurulan en büyük toplama kampı Auschwitz'de tutulanların kurtarılmasının 76. yıl dönümünde Nazi kurbanları, Federal Almanya Meclisinde (Bundestag) düzenlenen törenle anıldı. Federal Meclis Başkanı Wolfgang Schaeuble, Almanya'da 1996'dan bu yana her yıl Federal Alman Meclisinde yapılan anma töreninde konuştu.Irkçılığın ve antisemitizmin yeni türlerine karşı uyaran Schaeuble, 'Anma günlerinde her zaman sorumluluk hatırlatılır. Ancak bunun hakkını verebiliyor muyuz? Ülkemizde de antisemitizm ve yabancı düşmanlığı kendini yine açık, fütursuzca ve şiddete eğilimli olarak gösteriyor.' ifadesini kullandı.Schaeuble, Almanya'da Yahudilere ait kurumların polis tarafından korunması gerektiğini belirterek, 'Yahudiler kipalarını saklıyor, kimliğini gizliyor. Halle'deki Yahudi cemaati, tesadüfen saldırıdan kurtuldu.' dedi.On yıllar sonra Yahudilerin Almanya'dan göç etmeyi düşündüğüne işaret eden Schaeuble, 'Bundan utanıyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.Geçmişte yaşanan acı olayların gelecek nesillere yeterince aktarılamadığından yakınan Schaeuble, bu konuda yeni çalışmalara ihtiyaç olduğunu kaydetti.'Almanya, umut vadeden iyi bir vatan'Törene katılan Münih Yahudi Cemaati Başkanı Charlotte Knobloch ise 'Yahudiler için Almanya, yine umut vadeden iyi bir vatan.' şeklinde konuştu.'Ülkemize iyi bakın' diyen Knobloch Mecliste bulunan aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisi (AfD) milletvekillerine dönerek, 'Size savaşı 76 yıl önce kaybettiğinizi söylemek istiyorum.' ifadesini kullandı.Anma törenine Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Başbakan Angela Merkel ile çok sayıda milletvekili katıldı. Auschwitz toplama kampında 1,1 milyon insan öldürüldüAuschwitz toplama kampında tutulanlar, 27 Ocak 1945'te Kızıl Ordu askerlerince kurtarılmıştı.Auschwitz, yaklaşık 6 milyon insanın toplama kamplarında öldürüldüğü Yahudi soykırımı için simge niteliği taşıyor.Sadece Auschwitz kampında yaklaşık 1,1 milyon kişinin öldürüldüğü tahmin ediliyor.
Güncelleme - Manisa'da Fırtına Ve Sağanak Nedeniyle Çatılar Uçtu, Ağaçlar Devrildi
MANİSA (AA) - Manisa'da gece yarısından sonra etkili olan fırtına ve sağanak nedeniyle kentteki çok sayıda binanın çatısı uçtu, trafik tabelaları, aydınlatma direkleri ve ağaçlar devrildi, araçlarda hasar oluştu.Kent merkezinde etkili olan fırtına nedeniyle enerji iletim hatlarının kopması ve bazı trafolarda yaşanan arızalar sonucu kentin önemli bölümünde elektrik kesintisi yaşandı.Elektrik dağıtım şirketi ekipleri, hasar oluşan hatları onarmaya çalışırken bazı mahallelere ve Manisa Sanayi Sitesinin bir bölümüne halen enerji verilemediği öğrenildi. Elektrik kesintisi nedeniyle Akpınar İçme Suyu Üretim Tesisi depolarındaki su seviyesinin düşmesi sonucu Şehzadeler ilçesindeki bazı mahallelerde su kesintisi yaşandı.Yunusemre ilçesi Mehmet Akif Ersoy Caddesi'nde bir işletmenin çatısı, şiddetli rüzgarın etkisiyle yerinden sökülerek caddeye düştü. Yaralananın olmadığı olayda trafiğe kapatılan cadde, çatı enkazının kaldırılmasının ardından yeniden açıldı. Şehzadeler ilçesi Turgutlu Caddesi'nde de bir işletmenin çatısı yola düştü. Manisa Büyükşehir Belediyesi ekipleri, caddeye düşen çatı malzemelerini kaldırdı.Mimar Sinan Bulvarı, Tarzan Bulvarı, Erler Caddesi, Çamlık Sokak'ta aydınlatma direkleri, trafik tabelaları, binalardan kopan molozlar ve ağaçlar yola ve park halindeki otomobillerin üzerine devrildi. Birçok araçta hasar oluştu. Yıkılan 250'den fazla ağacı yollardan kaldıran Manisa Büyükşehir Belediyesi ekipleri, sağanakla tıkanan mazgalları açmak için de yoğun çaba sarf etti.
Reklam
Tüsiad'ın Dijital Türkiye Konferansı
İSTANBUL (AA) - Turkcell Kurumsal Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ceyhun Özata, dijital dönüşümün esnaftan holdinglere kadar etki edeceğini belirterek, 'Dijital dönüşüme ayak uydurmak işletmelerin hayatta kalması için zorunluluk.” dedi.Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) tarafından çevrim içi olarak düzenlenen Dijital Türkiye Konferansı kapsamında Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Fatih Kemal Ebiçlioğlu’nun moderatörlüğünde “Geleceğin Teknolojileri” paneli gerçekleştirildi.Panelde konuşan Turkcell Kurumsal Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Özata, dijitalleşmenin, mevcut iş yapış şekillerinin dijital ortama taşınması, dijital dönüşümün ise yepyeni iş modellerinin, yeni nesil teknolojilerin elverdiği yeni unsurlarla bambaşka şekilde insanların karşısına götürülmesi olduğunu söyledi. Dijitalleşmenin verimlilik, dijital dönüşümün ise inovasyon olarak tanımlanabileceğini aktaran Özata, “Dijital dönüşüm esnaftan holdinglere kadar etki edecek. Dijital dönüşüme ayak uydurmak işletmelerin hayatta kalması için zorunluluk.” dedi.Özata, bütün uygulama ve servislerin bulut çevresinde dizayn edilmesi gerektiğini, kesintisiz sağlam bağlantı, 5G, fiber altyapı ve siber güvenliğin önemli konular olduğunu vurguladı. Turkcell’in en üst seviyede sertifikaya sahip yeni nesil data merkezi yatırımları olduğunu belirten Özata, altyapının, dijital dönüşümün hayata geçirileceği bir zemin olduğunu aktardı. “Salgın dönemi şirketlerin yatırım süreçlerini 6 yıl öne çekti”Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin de yapılan araştırmaların, salgın döneminin şirketlerin yatırım süreçlerini 6 yıl öne çektiğini gösterdiğini bildirdi.Aslında bugünün, geleceği konuşmak için çok doğru bir dönem olduğunu ifade eden Şahin, şunları kaydetti:“Çünkü gelecek öngörüsü, 2020’den 2023’e kadar dijital dönüşüme küresel çapta 6,8 trilyon doların üzerinde yatırım yapılacağını söylüyor. Dolayısıyla dijitalleşme şu andaki iş yapış şekillerini yeniden şekillendirerek yeni teknoloji ve trendler ile birlikte bizi bekliyor. Tabii ki burada KOBİ’lerden büyük şirketlere kadar her işletmenin hazır olması çok kritik.” Şahin, 5G ile birlikte özelleştirilmiş bir altyapının önemine işaret ederek, “5G hayatımızda çok şey değiştirecek ama bunun yanı sıra bulut teknolojileri, yapay zeka ve benzeri... Hepsi birleşerek önümüzdeki dönemi şekillendirecek diye düşünüyorum.” dedi.
Hrant Dink Cinayetine İlişkin 76 Sanığın Yargılanmasına Devam Edildi
İSTANBUL (AA) - Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, gazeteciler, jandarma ve eski emniyet görevlilerinin de aralarında bulunduğu 6'sı tutuklu, 13'ü firari 76 sanığın yargılanmasına devam ediliyor.İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapan gazeteci Ercan Gün, Zaman gazetesinden 2006 yılında ayrıldığını, sonrasında o dönem TGRT-Fox TV olarak bilinen FOX Televizyonu'nda işe başladığını anlattı.FOX TV'de emniyet muhabiri olarak çalışmaya başladıktan çok kısa süre sonra Hrant Dink'in öldürüldüğünü belirten Gün, 'Bunun üzerine işimi yaptım, bir gazeteci olarak konuyu araştırdım. Bütün emniyet muhabirleri gibi çalıştım.' dedi.Ogün Samast'ın Türk bayraklı fotoğraflarının 21 Ocak 2007'de Doğan Haber Ajansı, 22 Ocak'ta Vatan gazetesi, 23 Ocak'ta Star gazetesi tarafından yayınlandığını anlatan Gün, savunmasında şunları söyledi:'Bunların ardından televizyonda rutin toplantılar yaptık. Doğan Şentürk, bu yayınlanan fotoğrafların bir videodan alınan ekran görüntüleri olabileceğini belirterek, tüm haber merkezi muhabirlerine görüntüleri bulmasını söyledi. Samsun emniyeti 5 Şubat 2007'de, bu görüntüleri basına servis edeceğini bildirdi. Sonra da tüm medyaya servis edildi, bize de kargoyla geldi. Haber merkezi toplantısında, haberin devamı için Samsun'a gitmem kararlaştırıldı. Kameraman ile birlikte Samsun'a gittik. Tüm masraflarımı kurum karşıladı. Samsun Terminali önünde çekim yaptıktan sonra haber merkezine döndük ve haberi verdik.'Sanık Ercan Gün, söz konusu haberin önce 'Ogün Samast'ın Türk bayraklı görüntüleri Jandarma tarafından çekildi' şeklinde verildiğini kaydederek, şunları savundu: 'Samast, Jandarma tarafından yakalanmış, önce Jandarma karakoluna, sonra emniyete götürülmüştü. Görüntüde de hem Jandarma hem polis yer almaktadır. Yaptığımız haberin içeriği bana ait olmakla birlikte, haber bir ekip tarafından yazılmış, editöryal bir ekip tarafından da düzenlenmiştir. Haberde, Samast'ın görüntüsünün Jandarmada çekildiği bilgisi, editöryal bir hatadır. Üzerinden 24 saat geçmeden haberi, görüntülerin emniyette çekildiği şeklinde düzelttik. Benim bir kastım yoktur.'Samsun'a gittiğinde Jandarmayı aramasının temelinde gazetecilik dürtüsünden başka bir amaç bulunmadığını ifade eden Gün, 'Ogün Samast'ın görüntülerini, 30 Ocak 2007'de, Ekrem Dumanlı, Faruk Mercan, Adem Yavuz Arslan ve birinin daha olduğu 4 kişilik bir grupla yapılan toplantıda aldığım iddiası yalandır. İddiaya göre, Samast'ın görüntüleri Samsun Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü tarafından 27 Ocak 2007'de Ali Fuat Yılmazer'e gönderilmiş, oradan da bana verilmiş. Aksine görüntülerin savunmamın başında belirttiğim gibi basına ilk sızması 21 Ocak'tır.' dedi.Daha sonra sanık Gün'ün talebi üzerine, o dönem FOX TV'de yayınlanan ve Ogün Samast'ın görüntülerini içeren dava konusu haber duruşma salonunda izletildi.Meslek hayatı boyunca sadece gazetecilik faaliyeti yaptığını öne süren Gün, 'Bir diğer iddia 'Dink cinayetinin arkasında Ulusalcılar var.' algısı oluşturarak, Ergenekon'a zemin hazırlandığı. Bu iddiaya en güzel yanıt işte bu izlediğimiz haberdir. Haberin hiçbir yerinde ulusalcılık ya da Ergenekon geçmemektedir. Savcılık, hiçbir delile dayanmadan hakikatin üstünü örtüyor.' iddiasında bulundu.'Meslektaşımın söylediği gibi, şimdi 'güvercin tedirginliğinde' hakkımda verilecek kararı bekliyorum.' diyen sanık Gün, tahliyesini ve beraatini talep etti. Gün'ün savunmasının ardından söz alan avukatları, benzer beraat ve tahliye talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, diğer sanıkların esasa ilişkin mütalaaya karşı savunmasının alınması için duruşmayı 1 Şubat'a erteledi.
Reklam
Çankırı'da Kendisine Verilen Yeşil Reçeteli İlaçları Sattığı İddia Edilen Kişi Tutuklandı
ÇANKIRI (AA) - Çankırı'da kendisine tedavi için verilen yeşil reçeteli ilaçları sattığı öne sürülen zanlı tutuklandı.Alınan bilgiye göre, Çankırı Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince çok sayıda güvenlik kamerasının incelenmesi sonucu E.Y'nin kendisine tedavi için sağlık kurumlarınca verilen yeşil reçeteli hapları sattığı tespit edildi.Operasyonla gözaltına alınan E.Y'nin kasten yaralama, mala zarar verme, yağma, tehdit, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma, görevi kötüye kullanma, genel güvenliğin tehlikeye sokulması gibi suçlardan kaydı bulunduğu belirlendi.Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen E.Y, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.
Ankara'da Kuyumculara Düşük Ayarlı Altın Satan İki Zanlı Gözaltına Alındı
ANKARA (AA) - Başkentte ayarı düşürülmüş altın bilezikleri kuyumculara satarak dolandırıcılık yaptıkları belirlenen iki şüpheli, Mali Şube ekiplerince düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Ankara'da bazı kuyumculara ayarı düşürülmüş altın bilezik satarak dolandırıcılık yaptıkları belirlenen bir şebekeyi takibe alan Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri harekete geçti.B.E. ve N.Ç. isimli zanlılar Mamak ilçesinde düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin araçlarında yapılan aramada, spor ayakkabı astarının altına gizlenmiş ayarı düşürülmüş 4 burma bilezik ele geçirildi.Ankara, Bursa ve İzmir'de aynı yöntemle çok sayıda kişiyi dolandırdıkları belirlenen zanlıların, nitelikli dolandırıcılık, hırsızlık, yağma, güveni kötüye kullanma suçlarından birçok kaydının olduğu ve kuyumculara altın bozdurabilmek için kendilerine aile görünümü verdiği tespit edildi.
Tanzanya Devlet Başkanı Magufuli, Halkını "Beyaz Adamın" Aşılarına Karşı Uyardı
İSTANBUL (AA) - Tanzanya Devlet Başkanı John Magufuli, halkı yabancı devletlerin ürettiği yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşılarına karşı uyararak, 'Eğer beyaz adam aşı bulabiliyor olsaydı şimdiye kadar AIDS için aşıyı bulmuş olmalıydı.' dedi. The Citizen gazetesinin haberine göre, Geita bölgesindeki kent ormanının açılışında konuşan Magufuli, herhangi bir toplu aşılamaya başlama kararının ciddi şekilde düşünmeden alınamayacağını, bu aşıların ancak Tanzanyalı uzmanlarca onaylandıktan sonra kullanılabileceğini söyledi. Ülkesinde Kovid-19 salgını olmadığını yineleyen Magufuli, 'Aşılar tehlikelidir. Eğer beyaz adam aşı bulabiliyor olsaydı şimdiye kadar AIDS için aşıyı bulmuş olmalıydı, veremin aşısını, sıtmanın aşısını...' ifadesini kullandı. İsmini vermediği bir ülkede rahim kanseri olmaması için küçük kız çocuklarının aşılandığını ve bu kişilerin sonrasında kısır kaldığını ileri süren Magufuli, 'Sağlık Bakanlığı, her aşının ülkemiz için iyi olmadığını bilmek zorunda. Tanzanyalılar, aşı denemelerinde kullanılmama konusunda dikkatli olmak zorunda.' dedi. Kovid-19 vakalarına ilişkin verileri kamuoyuyla paylaşmayan Tanzanya, Madagaskar'ın Kovid-19'a karşı geliştirdiği bitkisel ilacı satın alan ilk ülkelerden biriydi.Magufuli'nin daha önce laboratuvara gizlice insan isimleri vererek hayvan, meyve ve yağ örnekleri gönderdiğini ve bir papaya ve keçinin sonuçlarının pozitif çıktığını söylemesi ülkede gündem olmuştu.
Reklam
İsrail'de Son 24 Saatte 7 Bin 737 Kovid-19 Vakası Tespit Edildi
KUDÜS (AA) - Karantina ve aşılamaya rağmen günlük vaka sayılarının yüksek seyrettiği İsrail'de 7 bin 737 kişi daha yeni tip koronavirüse (Kovid-19) yakalandı.İsrail Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte 20 hastanın hayatını kaybetmesiyle Kovid-19 kaynaklı can kaybı 4 bin 513'e çıktı. Yaklaşık 9,3 milyon nüfusa sahip ülkede virüs tespit edilen kişi sayısı 7 bin 737 artışla 617 bin 168'e yükseldi. Hastalardan 1141'inin durumunun ağır olduğu, 535 bin 947 kişinin de iyileştiği kaydedildi. 4 milyon dozdan fazla aşı yapıldı Öte yandan ülkede 2 milyon 768 bin 202 kişiye Kovid-19 aşısının ilk dozu, 1 milyon 377 bin 803 kişiye de ikinci dozu yapıldı.Tel Aviv yönetimi, Kovid-19 salgını nedeniyle 27 Aralık 2020'de üçüncü kez karantina ilan etmişti. Vaka sayalarındaki artış nedeniyle İsrail, 8 Ocak'tan itibaren karantina kurallarını sıkılaştırma kararı almıştı.Bu kapsamda 21 Ocak'ta sona ermesi planlanan karantina ay sonuna kadar uzatılmıştı.
İran: Taliban Liderleri ABD'ye Karşı Savaş Konusunda Kararlı
TAHRAN (AA) - İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani, Taliban liderlerinin ABD'ye karşı savaş konusunda kararlı olduğunu savundu. Şemhani, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, İran'ın başkenti Tahran'da temaslarını sürdüren Taliban'ın Siyasi Ofis Başkanı Molla Abdulgani Berader liderliğindeki heyetle yaptığı görüşmeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İranlı yetkili, şunları kaydetti:'Taliban siyasi heyetiyle görüşme yaptık. Taliban liderlerini ABD'ye karşı savaş konusunda kararlı gördüm. Guantanamo'da 13 yıl boyunca onların işkencelerine maruz kalan birisi, bölgede ABD ile savaşı bir kenara bırakmamıştır.' İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Said Hatibzade, dün yaptığı açıklamada, Taliban'ın Siyasi Ofis Başkanı Molla Abdulgani Berader liderliğindeki heyetin, Dışişleri Bakanlığının daveti üzerine istişarelerde bulunmak üzere Tahran'ı ziyaret ettiğini duyurmuştu.Taliban heyeti Tahran'daki temasları kapsamında bugün Şemhani ile bir araya gelmişti.
Sütaş'ın Bingöl'deki 1 Milyar 115 Milyon Liralık Yatırımında Çalışmalar Hızla İlerliyor
BİNGÖL (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısı üzerine SÜTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz'ın yatırım kararı aldığı Bingöl'de, 'SÜTAŞ Doğu-Güneydoğu Anadolu Sütçülük Projesi Bingöl Entegre Teknik Hayvancılık ve İmalat Sanayi Yatırımı' kapsamındaki tesislerin yapımı sürüyor.SÜTAŞ'tan alınan bilgiye göre,1 milyar 115 milyon liraya mal olacak yatırım; çiftlikler, yem fabrikası, süt ürünleri fabrikası, yenilenebilir enerji, gübre tesisleri ve Hayvancılık Eğitim Araştırma-Geliştirme Merkezinden oluşuyor. Bingöl ekonomisine ve sosyal yaşamına sunacağı katkı ile bir bölgesel kalkınma projesi niteliğini taşıyan yatırım tamamlanıp faaliyete başlandığında bölgede üretim teknolojisinde değişim, yenilikçilik kapasitesinde artış, kurumsal kapasitenin gelişmesi, işsizliğin azalması, iş gücü niteliğinde gelişim, hane gelirlerinde artış, dışarıya göçün durması hatta nitelikli nüfusun geriye dönmesi, gelir dağılımında dengelenme ve sosyal ve kültürel dönüşümün hızlanması gibi bölgeyi önemli ölçüde değiştirecek gelişmeler bekleniyor.'Doğu Güneydoğu Anadolu Sütçülük Projesi Bingöl Entegre Tesisleri' yatırımı kapsamında, süt hayvancılığı eğitim merkezi ve eğitim çiftliği, damızlık süt sığırı çiftlikleri, düve yetiştirme çiftliği, besi çiftliği, yem bitkileri tarımı, yem fabrikası, süt ürünleri fabrikası, biyogaz elektrik üretim tesisi ve organomineral gübre tesisi bulunuyor. Ayrıca hayvan sağlığı ve nesil ıslah konularına odaklanacak bir Ar-Ge merkezi yer alıyor.1000 kişiye istihdam olanağı SÜTAŞ Bingöl Entegre Tesislerinde 1000 kişinin istihdam edilmesi planlanıyor.Ayrıca binlerce üretici aileye süt ve yem bitkileri üretimi için sözleşmeli modelde düzenli iş olanağı ve düzenli gelir sağlanacak.Yem bitkileri üretimi şimdiden başlarken, bu senenin hasadı yapıldı, ürün, ineklerin kışlık ihtiyacı için depolandı.'Bu tesiste inekler sadece süt değil, enerji de üretiyor'SÜTAŞ Ar-Ge ve Teknoloji Başkanı Murat Arat, yatırımın, ineklerin yediği yemden tesislerin ihtiyacı olan elektriğe kadar her şeyi, 'çiftlikten sofralara' diye adlandırdıkları entegre iş modeli ile kurulan Türkiye'deki 3 entegre tesis olduğunu belirtti.Marmara, İç Anadolu ve Ege bölgelerinin ardından şimdi de Bingöl'de toplam 1 milyar 115 milyon liraya mal olacak bu yatırımın ilk etabının 3 bin 200 dönüm arazide gerçekleştirildiğini dile getiren Arat, arazinin yarısının tesisler için kullanılacağını, diğer yarısının ise yem bitkileri üretimi ve mera olarak değerlendirileceğini aktardı.SÜTAŞ tesislerinin; süt fabrikası, yem fabrikası, çiftlikler, enerji ve gübre olmak üzere hepsi bir arada güzel bir entegrasyon ve sürdürülebilirlik örneği oluşturduğunu belirten Arat, şunları kaydetti:'Burada hem çiftliklerimizin gübrelerini hem de fabrikalarımızın atıklarını işlediğimiz arıtma ve biogaz tesisimiz yer alıyor. Biogaz tesisimizde sıcak su, buhar ve tesislerimizin ihtiyacını karşılayacak elektriği üreteceğiz. Bu sistem güneş enerjisiyle de desteklenecek. Gübre ve atıklar biyogaz tesisinde işlendikten sonra çok kaliteli ve organik nitelikli gübre olarak geri kazanılıyor. Bu gübreler, sadece ürün verimliliğini artırmakla kalmıyor, toprağın organik yapısını da güçlendiriyor. Bunları ineklerimizin yemlerini yetiştiren çiftçilerimize dağıtacağız. 'SÜTAŞ'ın aşkı Türkiye aşkı.' dedik. Sözümüzü tuttuk. Sütün iyiliğini, bereketini Bingöl'e getirdik. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimize ve ülkemize şimdiden hayırlı olsun.'Köy köy gezerek eğitim veriliyorSÜTAŞ Bitkisel Üretim Uzmanı ziraat mühendisi Erdoğan Yener, Bingöl'ü köy köy gezerek verdikleri eğitimlere 2018'de SÜTAŞ yatırımıyla başladıklarını ifade etti.Çiftçilere destek olmak için 10 köyde, sözleşmeli üretimden damla sulama sistemlerine ve toprağın işlenmesine kadar birçok farklı konuda eğitimler verdiklerini aktaran Yener, 'Bir sezonda nasıl iki ürün alınabileceğinin bilgisini paylaştık. Bu doğrultuda geçen yıl sözleşme imzaladığımız 81 çiftçimizden 18 bin ton silajlık mısır alımı gerçekleştirdik. Bu yıl ihtiyacımızın daha da artacağını ve böylece çiftçilerimizden alımlarımızın da yükseleceğini öngörüyoruz.' diye konuştu.Sözleşmeli üretim kapsamında çiftçilere tohum, gübre, hasat ve nakliye desteği sağladıklarını kaydeden Yener, bu hizmetleri duyan, gören çiftçilerin tarlasını sürmek, ekmek istediğini, alım garantisi olduğu için çiftçilerin tarımsal üretime yöneldiğini bildirdi.Artık memleketleri Bingöl'de çalışıyorlar26 yıldır SÜTAŞ'ta çeşitli görevlerde bulunan ve memleketi Bingöl'e dönen Çetin Atala, bu proje gündeme geldiğinde büyük heyecan yaşadığını, başından bu yana projenin içerisinde yer aldığını belirtti.Bingöl yatırımının sadece bir fabrika, bir tesis olarak görülmemesi gerektiğine işaret eden Atala, 'Bunu tabana yayılan bölgesel bir yatırım olarak görmek lazım. Akla gelecek her türlü meslek grubunu tetikleyecek bir proje. Devasa bir yatırım. 10 fabrikaya değer bir proje.' ifadelerini kullandı.SÜTAŞ Bingöl Tesisleri'ndeki süt fabrikasında takım lideri olarak görev yapacak Talha Süt de Bingöllü olduğunu anlatarak, 6 yıl önce SÜTAŞ bursu ile Karacabey Meslek Yüksek Okulu Süt Bölümünde eğitim almak üzere memleketinden ayrıldığını aktardı.Eğitimini tamamladıktan sonra SÜTAŞ'ta çalışarak takım lideri olduğunu, Bingöl yatırımı ile memleketine dönerek bu projede çalışmaya başladığını anlatan Süt, 'SÜTAŞ'ın fabrikalarında eğitimler aldım. Sütçülüğü öğrendim. Şimdi de memleketim Bingöl'deki fabrikada üretim takım lideri olarak çalışıyorum. Mutluyuz heyecanlıyız.' şeklinde konuştu.'Bir yılda iki ürün almanın avantajını yaşıyoruz'Bingöl'de yaşayan vatandaşlardan Mehmet Kavartkurt, köylerinde daha önce dededen kalma yöntemlerle tarım yapıldığını, fazla verim alamadıklarından üretimi bıraktıklarını, uzun yıllar İstanbul'da yaşadığını söyledi.SÜTAŞ'ın yatırımı ile İstanbul'dan yeniden memleketime döndüğünü aktaran Kavartkurt, 'Mühendislerimizden öğrendiklerimiz sayesinde bir yılda iki ürün almanın avantajını yaşıyoruz. Daha bilimsel bir şekilde çalışıyoruz.' dedi.Hacı Gültekin, 150 dönüm arazisi olup da 20 yıldır ürün ekmeyen köylülerin olduğunu belirterek, 'Şimdi hepsi geri döndü. İki yıldır ürün ekmeye başladılar. Hem mısır hem arpa ekiyorlar. Şimdi tarlanı sat desen kimse satmaz, hatta kiraya dahi vermez.' ifadelerini kullandıAhmet Kaya da artık köyde tarla satışının mümkün olmadığını aktararak, 'Çünkü artık SÜTAŞ var, pazarımız var. Parası da peşin. Yüzümüz gülüyor çok şükür.' diye konuştu.
Reklam
Filistin Ulusal Konseyi: İsrail'in Kudüs'teki Suçları Uluslararası Düzeyde Cezalandırılmalı
AMMAN (AA) - Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Filistin Ulusal Konseyi, işgal altındaki Doğu Kudüs'le ilgili uluslararası kararları ihlal ettiği için İsrail'in uluslararası düzeyde soruşturulması ve cezalandırılması çağrısında bulundu.Merkezi Ürdün'de bulunan Filistin Ulusal Konseyinden yapılan yazılı açıklamada, Mescid-i Aksa'daki restorasyon çalışmalarının engellenmesi ve Kudüs İslami Vakıflar İdaresi görevlilerine yönelik devam eden baskıların, 'Kudüs'ün ve Müslümanlar ile Hristiyanlara ait kutsal mekanların Yahudileştirilmesi projesinin bir parçası' olduğu ifade edildi.Kudüs'ün simgesel yapılarını yok etmenin, ilgili uluslararası anlaşmaların ve Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) kararlarının açık şekilde ihlali olduğu vurgulanan açıklamada, İsrail'in işgal altındaki Filistin şehri olan Doğu Kudüs üzerindeki egemenlik iddiasının UNESCO tarafından da reddedildiği hatırlatıldı.Arap ve Müslüman halklara, hükümetlere ve kurumlara 'sorumluluklarını üstlenmeleri, geç olmadan Kudüs'ü ve kutsal değerlerini korumaları' çağrısında bulunulan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:'İşgalci İsrail'in işgal altındaki Kudüs'te işlediği suçlar, uluslararası kararları ihlal ettiği gerekçesiyle uluslararası düzeyde soruşturulmasını ve cezalandırılmasını gerektiriyor.'İsrail güçleri, 24 Ocak'ta Mescid-i Aksa'nın sınırları içinde yer alan Kubbetu's Sahra Camisi'ne baskın düzenleyerek, ibadethanedeki mermer ve iç sütunların restorasyon çalışmalarını engellemiş ve burada çalışan işçileri gözaltına almakla tehdit etmişti.Ürdün Dışişleri Bakanlığı, Mescid-i Aksa'daki restorasyon ve imar çalışmalarının İsrail'in engellemelerinin ardından bugün itibarıyla yeniden başladığını duyurmuştu.
Malatya Ticaret Borsası
MALATYA (AA) - Malatya Ticaret Borsası'nda gün kurusu kayısının kilogramı 27,63 liradan satıldı.Borsada işlem gören bazı ürünler ve fiyatları şöyle:Ürün Miktar En düşük (TL) En yüksek (TL)Gün kurusu kayısı Kg27,6327,63Kuru kayısı Kg7,3526,51Kayısı çekirdeği içi tatlı Kg22,2522,25
Reklam
Tübitak Ödüllü Savaş Robotunun Prototipi Şanlıurfa'da Müzede Sergileniyor
ŞANLIURFA (AA) - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından 2020 yılında Türkiye'de ilk 10 savaş robotundan biri olarak seçilen silahlı insansız kara aracının prototipi, Şanlıurfa Oyun ve Oyuncak Müzesinde sergileniyor.Harran Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Bölümü 3. sınıf öğrencisi Nasreddin Badıllı'nın yaptığı 'Velid 1000' adlı savaş robotu, TÜBİTAK'ın geçen yıl düzenlediği üniversiteler arası yarışmada Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölge birincisi olarak Türkiye'de ilk 10 savaş robotundan birisi olmaya hak kazandı.Karaköprü Belediye Başkanı Metin Baydilli, müzede buluştuğu genç mucidi gerçekleştirdiği projeden dolayı tebrik edip, hem destek olmak hem de müzeyi gezecek çocuklara örnek olması için savaş robotunun prototipini sergilemeye başladıklarını belirtti.Nasreddin Badıllı'nın ilçede oturmasından gurur duyduklarını belirten Baydilli, yerli ve milli üretim için uğraşan tüm gençlerin her zaman yanında olacaklarını dile getirdi.Baydilli, gelecekte de benzer projelerin çıkmasını ümit ettiklerini belirterek, 'İlçemizden bir gencin böyle bir projeyle ülke çapında başarı kazanması bizi çok gururlandırdı. İnşallah bunları geliştirerek çok daha iyi yerlere gelecektir. Biz de her zaman bu kardeşlerimize, üreten gençlerimize destek vereceğiz ve yanlarında olacağız. Yaptığı projenin prototipini de oyun ve oyuncak müzemizde sergileyeceğiz. Müzeyi ziyaret eden herkesin bundan haberdar olması ve örnek alması için bunu yapıyoruz. İnşallah ileride bu projesi hayata da geçer ve ülkemize faydalı olur.' diye konuştu.Projeyi kırsaldaki köyünde geliştirdiğini belirten Nasreddin Badıllı ise şunları söyledi:'Köyde geliştirdiğim bu projede komple el yapımı bir prototip araç yaptık. TÜBİTAK yarışmasında bölge birincisi olduk. İnşallah ileride çok daha iyi işlere, projelere imza atmak için çalışmaya devam edeceğiz. Bu prototipimizi yeni nesle örnek olması için oyuncak müzemize bağışlıyoruz. Katkılarından dolayı Metin Başkanımıza çok teşekkür ediyorum.'
Edremit Körfezi'nde Yağış Yaşamı Olumsuz Etkiliyor
BALIKESİR (AA) - Edremit Körfezi'nin yüksek kesimlerinde, lodosun ardından kar yağışı ve sağanak etkisini sürdürüyor. Burhaniye ilçesinde, dere üzerindeki köprünün yıkılması sonucu mahsur kalan baba oğul itfaiye tarafından kurtarıldı.Burhaniye ilçesine bağlı kırsal Karadere Mahallesi Dede Kaya mevkisindeki derenin üstündeki köprünün yıkılması sonucu karşı tarafta iki kişi mahsur kaldı. Burhaniye İtfaiye Grup Amirliği ekipleri, halat yardımıyla iki kişiyi kurtardı. Kazdağları'nda ise öğle saatlerine doğru başlayan kar yağışı bölgede etkili olurken, ovalarda ise su baskınları hayatı olumsuz etkiliyor.Yağışlar nedeniyle hemzemin geçitler su ile doldu, zeytinlik alanlar da su altında kaldı.Poyrazın ve yağışın etkisini gösterdiği Edremit-Yenice kara yolunun Hanlar geçidi bölgesinde trafik zaman zaman olumsuz etkileniyor.Sürücülerin, sağanak nedeniyle su dolan hemzemin geçitlerden geçerken zorlandığı görüldü.Edremit ve Havran ilçelerinde ise bazı zeytinlik alanları su bastı.
İsrail Askerleri, Batı Şeria'daki Ormanlık Alanda Binlerce Ağacı İtlaf Etti
KUDÜS (AA) - İsrail güçleri, işgal altındaki Batı Şeria’da, askeri tatbikat alanına girdiği gerekçesiyle ormanlık alanda binlerce ağacı tahrip etti. Filistin resmi ajansı WAFA’ya göre Filistinli yetkili Mutez Bişarat, İsrail askerlerinin buldozerlerle Batı Şeria’nın kuzeyindeki Tubas kenti kırsalındaki ormanlık alana girdiğini belirtti.Ormanlık alanın 'askeri tatbikat bölgesinde yer aldığı gerekçesiyle' tahrip edildiğini aktaran Bişarat, ayrıca yaş ortalamaları 8 ila 10 yıl olan 300 zeytin ağacının da İsrail askerlerince söküldüğünü ifade etti.Haberde, İsrail askerlerinin bölgeye giden tüm yolları sabah saatlerinden itibaren kapattığına vurgu yapıldı.
Atso Başkanı Davut Çetin'den "Sezon Öncesi Turizm Çalışanları Aşılanmalı" Çağrısı:
ANTALYA (AA) - Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin, turizm sezonu gelmeden tüm turizm çalışanlarının yeni tip koronavirüs (Kovid-19) için aşılanması çağrısında bulunarak, 'Ülkeye net döviz girdisi sağlayan turizm sektörünün ayağa kalkabilmesi için, Antalya olarak Kovid-19'un belini kırdığımızı nisan sonuna kadar ilan etmemiz gerekiyor.' ifadesini kullandı.ATSO'nun ocak ayı olağan meclis toplantısı, çevrim içi olarak gerçekleştirildi. Çetin, Yönetim Kurulu Üyesi Erol Erkan'ın vefat ettiğini hatırlatarak, başsağlığı dileğinde bulundu. Sektörlerin taleplerine ilişkin konuya değinen Çetin, salgın nedeniyle iş yerleri için en önemli konuların başında kira sorunun geldiğini belirtti. Konuyu her platformda dile getirdiğini aktaran Çetin, 'Üyelerimizin kira sorununun çözümü konusunda mülk sahibi ile kiracıyı karşı karşıya getirmeyen yeni bir adım atılmasını temenni ediyoruz.' dedi. Aşılama çalışmalarının ekonomiye de olumlu yansıyacağını ifade eden Çetin, aşı konusunda Antalya'nın ve bazı sektörlerin öncelikli olması gerektiğini bildirdi. Öncelikle toplu mekanda, kalabalık çalışma ortamında bulunan herkes için aşı gerektiğini belirten Çetin, şunları kaydetti:'Muhakkak turizm sezonu gelmeden tüm turizm çalışanları aşılanmalıdır. Turizm çalışanı derken, sadece otel çalışanını kastetmiyorum turizm taşıması yapandan, hediyelik eşya satanına, tekstil mağazasında satış yapandan, birebir turistle ilişkili olan bütün kesimlerin tamamının aşılanması gerekiyor. 25 kişi üzerinde işçi çalıştıran bütün işletmelerin öncelikli olması lazım. Ülkeye net döviz girdisi sağlayan turizm sektörünün ayağa kalkabilmesi için, Antalya olarak Kovid-19'un belini kırdığımızı nisan sonuna kadar ilan etmemiz gerekiyor.''Düden Çayı'ndaki kirlilik bir daha yaşanmamalı'Davut Çetin, kentte ortak akılla çözülmesi gereken sorunlar bulunduğunu vurguladı.Konyaaltı Sahili'nde kent siluetini bozacak yeni bir AVM ve rezidans projesi bulunduğunu aktaran Çetin, 'Antalya gibi dünya güzeli bir yeri betona ve çirkinliğe yeteri kadar boğduk, artık yeter. Yerel yönetimlerimizden bu konuda kararlı bir duruş bekliyoruz. İmar kararı ne zaman çıkmış olursa olsun, kim izin vermiş olursa olsun, artık dur demeliyiz.' değerlendirmesinde bulundu. Başka bir sorunun ise Düden Çayı'nda yaşanan kirlilik olduğunu ifade eden Çetin, doğayı sevmeyen, sorumluluk hissetmeyenlerin Antalya'nın denizden ve topraktan para kazandığını unutmamaları gerektiğini bildirdi. Düden Çayı'ndaki balık ölümleri ile yaşanan kirliliğin kabul edilebilecek bir durum olmadığının altını çizen Çetin, bu durumların bir daha yaşanmaması için herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğini ifade etti.
Reklam