İran'da Terörle Suçlanan Beluç Asıllı Dehkan Hald, İnsan Hakları Kuruluşlarının Tepkilerine Rağmen İdam Edildi
ANKARA (AA) - İran'da 'terör' suçlamasıyla idama mahkum edilen Beluç azınlığa mensup Cavid Dehkan Hald'ın cezası, Birleşmiş Milletler (BM) ve Uluslararası Af Örgütünün tepkilerine rağmen infaz edildi.Sistan-Beluçistan Eyalet Adliyesinden yapılan yazılı açıklamada, İran'da terör örgütü kabul edilen 'Ceyşul Adl'a bağlı bir grubun liderlerinden olduğu iddia edilen Hald'ın, 9 Nisan 2015'te Birk Dağı'nda güvenlik güçlerine kurulan pusuda Devrim Muhafızları Ordusu mensubu iki askerin öldürüldüğü, 5 askerin de kaçırıldığı saldırının faillerinden olduğu kaydedildi.Yargılandığı Devrim Mahkemesi tarafından 'ülkeye karşı silahlı eylem' ve 'rejim karşıtı gruplara etkin üyelik ve iş birliği' suçundan ölüm cezasına çarptırılan Hald'ın, hakkındaki kararın Yüksek Mahkemece onaylanmasının ardından sabaha karşı Zahidan Cezaevi'nde idam edildiği belirtildi.Uluslararası insan hakları kuruluşları idamın durdurulmasını istiyorduUluslararası insan hakları kuruluşları son birkaç gündür Hald'ın idam kararının durdurulması için İran'a çağrıda bulunuyordu. Uluslararası Af Örgütü, 28 Ocak'ta yaptığı yazılı açıklamada, adil bir mahkeme süreci yürütülmediğini ve Hald'ın işkence sonucu itirafa zorlandığını ifade etmişti.BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) ise dün yaptığı açıklamada İran'da aralık ortasından bu yana aralarında azınlık mensuplarının da bulunduğu en az 28 kişinin idam edilmesini şiddetle kınamıştı.OHCHR, Cavid Dehkan Hald'ın idamının durdurulmasını ve ülkedeki idam mahkumları hakkında verilen kararların insan hakları hukukuna uygun olarak yeniden gözden geçirilmesini istemişti.
Uluslararası Balkan Üniversitesi, Balkanlar'ın Akademik Eğitim Merkezlerinden Biri Haline Geldi
ANKARA (AA) - SEFA ŞAHİN - Kuzey Makedonya'daki Uluslararası Balkan Üniversitesi (IBU), dünyanın dört bir yanından gelen öğrencilere eğitim imkanı sunmasının yanı sıra sosyal bilimler ve mühendislik alanında yayımladığı 13 dergiyle de Balkanlar'ın akademik eğitim merkezlerinden biri halinde geldi.Türk hayırseverlerin desteğiyle Üsküp'te Sultan 2. Abdülhamid dönemine ait tarihi bir binada faaliyet gösteren IBU, özellikle Makedonya ve Balkanlar'daki öğrencilere eğitim öğretim fırsatı sunmak amacıyla 2006'da açıldı.Aynı şehirde Sultan 2. Abdülhamid döneminde topçu kışlası olarak kullanılan binanın kampüs yapılmasıyla eğitim faaliyetlerine devam eden üniversite, Avrupa'nın farklı ülkelerinden gelen öğrencilerle uluslararası üniversite kimliğine sahip oldu.Üniversite bugün 9 fakülte, 14 alanda akredite edilmiş yüksek lisans ve 2 doktora programıyla 3 bin civarındaki öğrencisine yüzde 100 İngilizce eğitim verirken, sosyal bilimler ve mühendislik alanında yayımladığı 13 akademik dergiyle de bilim dünyasına katkı sağlıyor.'8 öğrenciyle başlayan eğitim 3 bin öğrenciyle devam ediyor'IBU Rektörü Prof. Dr. Mehmet Dursun Erdem, AA muhabirine yaptığı açıklamada, üniversitenin özellikle Makedonya ve Balkanlar'daki öğrencilere eğitim imkanı sunulması amacıyla 2006'da kurulduğunu belirtti.Üniversite bünyesinde sağlık yüksekokulu, hukuk, mimarlık, mühendislik, eğitim, insan ve toplum bilimleri, iktisadi idari bilimler, sanat tasarım ve diş hekimliği fakültelerinin bulunduğunu kaydeden Erdem, kuruluşunda 8 öğrenciyle başlayan eğitim serüveninin bugün 3 bin civarındaki öğrenciyle sürdüğünü söyledi.Erdem, bunların yüzde 70'ten fazlasının Makedonya ve Balkanlar'daki öğrenciler olduğuna işaret ederek üniversitede şu anda ABD'den Katar'a, Türkiye'den Türkmenistan'a kadar 20 ülkeden öğrencinin de bulunduğunu bildirdi.Üniversiteden mezun olanların Balkanlar'da devlet, siyaset ve idari birimlerde görev aldığını dile getiren Erdem, 'Bu öğrencilerin hepsi Türkiye sevdalısı. Çünkü orada devlet üniversiteleri bile ücretlidir. Bizde bunların yüzde 90'ı neredeyse sıfır ücretle okuyor. Yüzde 10'luk kısmı da çok temsili rakamlarla okuyorlar. Mezun olup hayata atılınca bunun kıymetini çok iyi anlıyorlar.' diye konuştu.'Bölgenin akademisyenini, bilim adamı ve entelektüelini yetiştirmeye başladı'Üniversitede İstanbul ve Ankara'dan gelen akademisyenlerin de eğitim verdiğini anlatan Erdem, şunları kaydetti:'Şangay kriterlerine göre Makedonya'nın en iyi eğitim veren üniversitesi seçildik. Bizim Makedonya'daki algımız, Türkiye'de mesela birinci ve ikinci sıradaki üniversitelerin algısı neyse bize de öyle bakılıyor. 2 yıldır Hristiyan öğrenci akımına uğradık. Biz birinci seçilince artık Hristiyan öğrenciler de üniversitemize girmek için kontenjanları zorlamaya başladılar.'Erdem, Türkçe dil eğitimi haricinde derslerin yüzde 100 İngilizce ile yapıldığını hatırlatarak şöyle devam etti: 'Üniversite bünyesinde sosyal bilimler alanında yayımlanan 8 dergi İngilizce, Türkçe ve Rusça dillerinde karışık yayımlar yapıyor. Özellikle 5 mühendis dergisi de yüzde 100 İngilizce yayın yapıyor. Bunlar uluslararası indekslere sahip ciddi yayınlar. Mesela sosyal bilimler alanında yayınlanan 'Turkish Studies' dergisi geçen yıl TÜBİTAK Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi (ULAKBİM) verilerine göre en çok atıf alan ikinci dergi, en fazla görüntülenen birinci dergi seçildi. Ayrıca Web of Science indeksinde binlerce atıf aldığı görüldü.'Üniversitede 4 yıldan beri 14 alanda yüksek lisans programı uygulandığını bildiren Erdem, 'Bu sene itibarıyla da doktora programlarımızı açtık. Ekonomi ve Türk Dili Edebiyatı programı ile başladık. Makedonya'da Türkler yaşıyor ve Türk Dili Edebiyatı programında doktora yapacakları herhangi bir üniversite yoktu, ilk defa biz açtık. Kontenjanlar ağzına kadar dolu. Diyelim 6 kontenjan ilan etmişsek 20 kişi başvurdu. Uluslararası Balkan Üniversitesi bölgenin akademisyenini, bilim adamı ve entelektüelini yetiştirmeye başladı.' ifadelerini kullandı.'Balkanlar'da yaşayan öğrenciler üniversitelere sınavsız giriyor'Erdem, üniversiteye yönelik son günlerde basında yer alan 'sınav veya diploma notu kriteri olmadan lise diplomasıyla öğrenci aldığı' iddialarına değinerek, Türkiye'de eğitim gören 200 bin uluslararası öğrencinin sınavsız ve diplomayla üniversitelere kayıt olduğunu belirtti.Erdem, İngiltere veya Batı'daki birçok üniversitede de yapıldığı gibi dil ve genel kültür yetenek sınavındaki başarı durumuna göre öğrencileri aldıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:'Sınavsız üniversite deniliyor. Balkan coğrafyasında hangi üniversiteye giderseniz gidin hepsine diplomayla girersiniz. Bu durum Avrupa ve Amerika'da da öyle. Avrupa'da, Amerika'da bazı çok kayıt alan üniversiteler var. Bunların kontenjan aşım durumları vardır. Özel ölçüler koymuşlardır. Özel öğrencileri seçerler, not ortalamasını belli seviyede isterler. Biz bu kriterleri kontenjan aşımı durumunda uygularız. Kontenjan dolmadan hangi ölçüyü uygulayabileceksiniz? Makedonya'nın en iyi kurumunu sınavsız üniversite olmakla suçluyorlar. Hangi üniversite uluslararası öğrenciyi sınavla alıyor ki? Bunlar tamamen algı oluşturmaya yönelik ve garanti ediyorum kökü FETÖ'ye dayanan çalışmalar.''Üniversitemizde çok zor bir eğitim var'Erdem, IBU'ya girmenin kolay ancak mezun olmanın zor olduğunu dile getirerek 'Bugün özellikle algı oluşturmaya yönelik 'diplomayla sınavsız hukuk' diye bize saldırdılar. Bizim şu an hukuk dördüncü sınıfta mezun olabilecek 4 öğrencimiz var. Bizim üniversiteye giren öğrencilerin daha ilk sene yarısı eleniyor. Zor bir eğitim var.' dedi.Üniversite hakkındaki iddiaların Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) kaynaklı ya da bu zihniyetten etkilenerek yapılan haberler olduğunu vurgulayan Erdem, sözlerini şöyle sürdürdü:'Bu coğrafyada FETÖ çok yaygın, 'Acaba iddialar oradan mı geliyor?' diyorum. Aynı iddialarla karşılaşıyoruz. Bu yıl Türkiye'de okuyan bir kısım öğrencimiz var. Bunun üzerinden üzerimize çok gelmeye çalışıyor. Dünyada hemen hemen her üniversite anlaştığı bir başka üniversiteye misafir öğrenci gönderebilir. Bugün sadece biz değil, dünyadaki birçok üniversitede okuyan Türk öğrenci pandemi sebebiyle misafir öğrenci başvurularında bulunmuştur. Programları uyuyorsa ve uygunsa kabul edilmiştir. Bunu kendileri de bildikleri halde üniversitenin aleyhine çok ciddi bir algı oluşturulmaya çalışıyorlar.Uluslararası öğrenci dünyanın her tarafındaki bir başka ülkenin üniversitesine sınavsız gider. Bu bilindiği halde bu özellikle vurgulanarak bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Bu algı konularında FETÖ profesyoneldir. Uluslararası Balkan Üniversitesi Makedonya'da ve Balkanlar'da FETÖ yapılanması için öncesinde de şimdi de çok önemli bir engel olmuştur. Hala uğraşmaya devam ediyorlar. Ben bu kapsam içerisinde değerlendiriyorum. Bizi dinleyen ve okuyanlardan şunu istiyorum, herhangi bir haber ve durum çıkarıldığı zaman bizi arasınlar. Biz gerekli bütün cevapları veririz.'Erdem, İBU'nın Kovid-19 sürecinde Makedonya'da uzaktan eğitimi uygulayabilen ve sistemli yapabilen tek üniversite olduğunu da sözlerine ekledi.
Samsun'da Üzerine 2,5 Tonluk Demir Izgara Devrilen İşçi Öldü
SAMSUN (AA) - Samsun'un İlkadım ilçesinde üzerine 2,5 tonluk demir ızgara devrilen işçi hayatını kaybetti.Alınan bilgiye göre, Toybelen Mahallesi'ndeki bir makine sanayisi işletmesinde kaynakçı olarak çalışan Emre Horosan'ın (37) üzerine 2,5 ton ağırlığındaki demir ızgara devrildi.İşçilerin ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan Horosan, Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.Horosan, müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
PKK'lı Teröristlerle İş Birliği Yapan Şüpheli "İlginç" Bahanelere Sığınmaya Çalıştı
ADIYAMAN (AA) - ORHAN PEHLÜL - Adıyaman'da PKK/KCK mensuplarına yaşam malzemesi sağladığı iddiasıyla tutuklanan ve hakkında 10 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan sanığın ilginç savunma bahaneleri dikkati çekti. Yakalanan bir teröristin verdiği ifadeler sonucu terör örgütü PKK/KCK mensuplarına 2018 ve 2019'de kış üslenmesi için yaşam malzemesi temin ettiği belirlenen 'Renas' kod adlı M.D. yaklaşık 1,5 ay önce yakalanıp tutuklandı.M.D. hakkında 'Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Kanunu'na muhalefet' suçundan yürütülen soruşturma tamamlanarak, iddianame hazırlandı.Şüpheli için 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası talep edilen iddianame 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.İddianamede, sanığın, terör örgütü PKK/KCK mensupları ile nasıl iletişime geçtiği ve hangi yollarla yaşam malzemesi götürdüğüne ilişkin detaylı bilgilere yer verildi. Yakalanan teröristin ifadesinin de aktarıldığı iddianamede, sanığın örgüt mensuplarını yakalanmamaları için nelere dikkat etmeleri konusunda uyardığı belirtildi.İddianamede ayrıca, sanığın, terör örgütü PKK/KCK mensuplarına yaşam malzemesi temin ettiği gerekçesiyle 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan HDP'li Kömür Belediye Başkanı'nın kardeşi Zeynal Karakaş'la birlikte hareket ettiğinin değerlendirildiği kaydedildi. İlginç ifadelerle suçunu inkar etti Sanık M.D. ise iddianamede yer alan ifadesinde, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.Yapılan tespitlere karşın ilginç bahanelerle inkar yöntemini seçtiği dikkati çeken M.D, teröristlerle bir göl kenarında buluşup yaşam malzemelerini verdiği şeklinde hakkında ifadeler olduğunun hatırlatılması üzerine, 'Varis rahatsızlığı nedeniyle şifa olacağı düşüncesiyle göle ayağımı soktum. 2-3 defa yalnız olarak gittim. Bu gidişlerimde hiçbir zaman geceye kalmadım.' dedi. Bölgeye giderken fazla sayıda ekmek aldığı hatırlatılan sanık M.D, 'Göl kenarında içine bir şeyler koyup yemek için ekmek alıyordum. Ekmeği fazla alma sebebim ise göl çevresindeki vatandaşlara ikram içindir.' diye konuştu.Telefonundan örgüt elebaşının ve bazı teröristlerin fotoğrafları çıkan sanık, bununla ilgili soruyu da 'Ben hayatım boyunca meraklı olan, araştırmayı seven bir kişiyim. Araştırırken fotoğrafları indirmiş olabilirim.' şeklinde yanıtladı.Sanığın yargılanmasına ilerleyen günlerde başlanacak.
Mübadele Anıları 98 Yıldır Tazeliğini Koruyor
İZMİR (AA) - HALİL ŞAHİN - Türkiye ve Yunanistan arasında, 30 Ocak 1923'te imzalanan sözleşme uyarınca gerçekleştirilen nüfus mübadelesinin anıları, 98. yılında tazeliğini koruyor. Yaklaşık bir asır önce yaşanan göçle ana vatana dönen mübadillerin pek çoğu bugün hayatta olmasa da geride bıraktıkları anılar ve fotoğraflar çocuklara, torunlara aktarılıyor.Yunanistan'da güvenle yaşama imkanı kalmayınca mübadele kapsamında Türkiye'ye dönen yüz binlerce kişi Adana, Balıkesir, Bilecik, Bursa, Çanakkale, Edirne, İstanbul, İzmir, Kırklareli, Kocaeli, Manisa, Mersin, Samsun ve Tekirdağ'a yerleştirildi. Gemilerle günler süren zorlu yolculuklar yapan mübadiller, yüzyıllarca yaşadıkları topraklardan yanlarına sadece taşıyabilecekleri kadar eşya alarak ayrıldı. Mübadiller, ana vatanda yeni bir hayata başlarken yaşadıklarını da hafızalarında sakladı.'Türkleri Balkanlar'da ve adalarda istemiyorlardı'Ailesinin bir bölümü mübadele sözleşmesi kapsamında Girit'ten İzmir'e gelen Uluslararası Giritliler ve Mübadiller Federasyonu Genel Başkanı Zafer Yusuf Güzelkasap, AA muhabirine, mübadele yıllarında yaşananları anlattı. Kurtuluş Savaşı'nın zaferle sonuçlanmasının ardından Yunanistan'daki Türklerin huzur ve güven içinde yaşamlarını sürdürme şanslarının kalmadığını dile getiren Güzelkasap, o dönemde soydaşlara baskının arttığını, çok sayıda Türk'ün öldürüldüğünü, bu nedenle göçmek zorunda kalındığını ifade etti.Güzelkasap, 'Evladıfatihan' ve 'akıncı torunu' dediği mübadillerin birçoğunun bugün yaşamadığını ancak onların anlattıklarının nesilden nesle aktarıldığını belirterek 'Türkleri Balkanlar'da ve adalarda istemiyorlardı. Bunun için ellerinden geleni, en şiddetli şekilde yaptılar. Balkan Harbi'yle beraber orada sorunlar başlamıştı ama önce mücadele edildi. Saldırıları püskürttüler ama sonunda çok artınca dönmek zorunda kaldılar. Benim ailemin de bir tarafı 1900'lülerin başında göçmen olarak gelmiştir, kendi rızasıyla kaçmak zorunda kalmıştır. Kaçamayanlar, imkanları olmayanlar mübadelede devlet tarafından getirilmiştir.' diye konuştu.Selanik ve Girit'ten kalkan gemilerin 6-10 gün süren yolculuklar sonrasında İzmir'e ulaştığını aktaran Güzelkasap, şöyle devam etti:'Mübadele sürecinde 3 binden fazla kişi öldü. Gemilerde insanların gözünün yaşına bakılmadı, hasta da olsa 'sonra gitsin' ya da 'kalsın' denmemiştir ya da hamileye 'beklesin' denmemiştir, zorla bindirilmişlerdi. Zaten binmeseler daha büyük tehlikeli vardı. Yollarda vefat edenler oldu. Güzel olaylar da oldu gemide. Gemiye binen bir hamile mübadil, doğumu vapurda yaptı. Kemal Kurul adındaki kişi vapurda dünya geldiği için hüviyetinin doğum yeri kısmında 'Vapurda' yazardı. Bir süre önce vefat etti. Aramızda sembol olmuştur.'Zafer Yusuf Güzelkasap, mübadelede Batı Trakya'nın muaf tutulduğunu, onun dışındaki bölgelerden yaklaşık 500 bin Türk'ün göç ettiğini belirterek mübadillerin dinlerinden ve milliyetlerinde vazgeçmemek için 400 yıl yaşadıkları toprakları terk ettiğini söyledi.Mübadillerin tüm varlıklarını geride bırakmaları ve büyük bir savaştan yeni çıkmış bir ülkeye gelmeleri nedeniyle burada da ekonomik sıkıntılarla mücadele ettiklerini vurgulayan Güzelkasap, 'Bu, çok büyük bir fedakarlık, özveridir. Her şeyinizi orada bırakıp buraya geliyorsunuz, burada sıfırdan başlıyorsunuz ama dönüp de arkanıza bakmıyorsunuz. Çünkü bizim insanımız milletine ve dinine bağlıdır. En büyük hemşehrimiz olan Ata'mıza da minnettardır, çünkü onun sayesinde oradan kurtulduğunu bilir.' ifadelerini kullandı. İzmir'e mübadele anıtı talebiGüzelkasap, İzmir'de çok sayıda mübadil ailenin bulunduğunu belirterek 'Mübadeleye dikkati çekmek, onu gelecek kuşaklara aktarmak, tekrar yaşanmaması adına hafızalarda tutmak önemli, İzmir'de mübadelenin unutulmaması için daha fazla önemli işlerin yapılması lazım. Bu manada bir projemiz var üzerinde çalıştığımız. Bu insanlar gemilerle gelmiştir, dolayısıyla denizin kıyısında, kentin tanınan meydanı Atatürk Meydanı'nda bir mübadele anıtı yapılmasını istiyoruz.' dedi.
Bursa Ve Çevresinde Sokağa Çıkma Kısıtlamasına Uyuluyor
BURSA (AA) - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını tedbirleri kapsamında ülke genelinde uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasının başlamasıyla Bursa, Eskişehir, Çanakkale, Kütahya ve Balıkesir'de sessizlik hakim oldu.Bursa'da vatandaşların yoğun bulunduğu meydan, cadde ve yollar, kısıtlama dolayısıyla boş kaldı. Polis ekipleri birçok noktada uygulama yaptı. Kısıtlamaya kent genelinde büyük ölçüde uyulduğu görüldü.EskişehirEskişehir'de kısıtlama günleri dışında yaya ve araç trafiğinin yoğun olduğu caddeler ve sokaklar ile Porsuk Bulvarı kısıtlamayla sessizliğe büründü. Cadde ve sokaklarda sadece kısıtlama kapsamı dışındaki çalışanlar bulunuyor. Uygulama noktalarında ise polis ekipleri kontroller gerçekleştirdi.BalıkesirBalıkesir'de de başta Cumhuriyet Meydanı, Milli Kuvvetler, Anafartalar, Edremit ve Vasıf Çınar caddeleri sakin bir gün geçiriyor. Polis ekipleri de kentin bazı noktalarında uygulama yaptı.ÇanakkaleKordon Boyu ve İskele Meydanı gibi yoğun bölgelerde sessizlik yaşanırken polis ekipleri belirlenen noktalarda denetimlerini sürdürdü. Kentin daha önce kalabalık olan cadde ve sokakları sessizliğe büründü. Sokaklarda bazı vatandaşların evcil hayvanlarını gezdirdiği gözlendi.KütahyaKütahya'da kentin en yoğun bölgelerinden Zafer Meydanı, Cumhuriyet, Asım Gündüz ve Adnan Menderes caddeleri ile Atatürk Bulvarı'nda sessizlik hakim. Polis ekipleri önemli kavşaklarda denetimlerini sürdürüyor.YalovaYalova'da kısıtlama ile birlikte vatandaşların kalabalık olarak bulunduğu sahil bölümleri, parklar, meydan, cadde ve yollarda sessizlik hakim oldu. Polis ekipleri birçok noktada uygulama yaparken, kısıtlamaya uymayanlara da cezai işlem uygulandı.15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı, Araştırma Kavşağında oluşturulan noktalarda ise araçlar üzerinde inceleme yapan ekipler, kısıtlamaya uymayanlara yönelik işlem başlattı.
Endonezya'da Yanardağ Eteğinde Kalan Halk Zorlu Yaşam Sürüyor
YOGYAKARTA (AA) - MAHMUT ATANUR - Endonezya'nın Cava Adası'ndaki Yogyakarta kentinde yer alan Merapi Yanardağı eteklerinde yaşayan halk zorlu yaşam mücadelesi sürüyor.Yanardağ etrafındaki verimli topraklara yerleşen bölge halkı, 16. yüzyıldan bu yana aktif olarak patlamaların yaşandığı yanardağda özellikle son yıllarda artan volkanik hareketlilikle zor günler geçiriyor.Yanardağa 5 kilometre uzaklıkta Sleman bölgesine bağlı Kali Tengah Lor köyünde yaşayanlar, AA muhabirine son günlerde yaşanan patlamalara ilişkin açıklamalarda bulundu.Hafta başında patlamalar yoğunlaştığında köydeki birçok kişinin geçici barınaklara gittiğini belirten 43 yaşındaki Ngatinu, 'Püsküren kül ve dumandan bizim köy çok fazla etkilenmedi ama bazı aileler birkaç günlüğüne geçici barınaklarda kaldı. Daha sonra volkanik hareketliliğin azalmasıyla evlerine geri döndüler.' dedi.Ngatinu, küllerden az etkilendiklerini vurgulayarak, 'Yanardağa 5 kilometre uzaklıkta yaşıyoruz. Yanardağdaki durumun tehlikeli olması durumunda yerleşim alanlarımızı terk ederek aşağı bölgeye kaçıyoruz.' ifadelerini kullandı.-'2010’daki patlamada komşumu kaybettim'Yanardağdaki patlamalar nedeniyle geçici süre barınakta kaldığını aktaran Sukir Gunarto ise 'Kendimizi emniyette hissetmediğimiz zaman geçici barınaklara geçiyoruz. Yaşadığımız bu durum son yıllarda sıklaştı.' diye konuştu.Gunarto, 2010’daki patlamanın büyük olduğunu ve lavların köylerine kadar ulaştığını belirterek, '2010’daki yanardağ patlamasında komşumu kaybettim. Köyü terk etmek istemeyenler canından oldu. Patlama sonrası geçici barınaklarda kaldık.' dedi.50 yaşındaki Margo Wiyono da geçen yılki patlamalarda 3 aydan fazla geçici barınaklarda kaldığını ancak sabahları tarım ve hayvancılık gibi yapılması gereken işleri yaptıktan sonra tedbir amaçlı barınağa geri döndüğünü söyledi.Hafta başındaki yoğun püskürmenin ardından şu an için yanardağdaki volkanik hareketliliğin azalmasıyla evlerinde durduklarını ifade eden Wiyono, patlamalar artarsa tekrar barınaklara geri gideceklerini kaydetti.Geçen yıldan bu yana süre gelen patlamalarla birlikte yaklaşık 3 aydan fazla kampta kaldığını belirten 60 yaşındaki Hadi Wiyono ise 'Barınakta hiçbir iş yapamamaktan çok sıkıldım. Evimde kendimi rahat hissediyorum ve yapacak işlerim var. Büyük patlama olursa tekrar barınağa geçerim.' şeklinde konuştu.230 kez lav püskürmesi gözlemlendiÖte yandan Jeolojik Afet Teknoloji ve Araştırma Merkezinden (BPPTKG) yapılan açıklamada, 22-28 Ocak'ta yanardağdan 230 kez lav püskürmesi kaydedildiği ifade edildi.5 Kasım 2020’den bu yana 'turuncu' alarm seviyesinde, yanardağın çevresinde 5 kilometreye kadar faaliyette bulunulmaması uyarısı yapılıyor.Cava Adası'nda bulunan 2 bin 968 metre yüksekliğe sahip Merapi Yanardağı'nın 2010'da lav püskürtmesi sonucu 347 kişi hayatını kaybetmişti.Endonezya'da yanardağ alarm sistemi, 'yeşil', 'sarı', 'turuncu' ve en üst seviyede 'kırmızı' olmak üzere 4 aşamadan oluşuyor.
Afyonkarahisar'daki "Damlalı Boğazı"Nda Kar Güzelliği
AFYONKARAHİSAR (AA) - Afyonkarahisar'ın Sinanpaşa ilçesindeki Damlalı Boğazı'nda, kar yağışı sonrası güzel manzaralar oluştu.Sincanlı Ovasının ortasındaki 1400 rakıma sahip Damlalı Boğazı, Afyonkarahisar-Antalya kara yolunu birbirine bağlayan güzergahta yer alıyor.Çiğiltepe Yaylası ile Akpınar Yaylasını ikiye bölen Damlalı, kış aylarında kar yağışı sonrası sürücülere zor anlar yaşatmasıyla da dikkati çekiyor.Dik rampaların yanı sıra keskin virajlar da bulunan D-650 kara yolundaki boğazı kaplayan beyaz örtü, havadan görüntülendi.Her gün yüzlerce aracın geçtiği Damlalı Boğazı, etrafındaki çam ağaçları ve görsel manzarasıyla da doğaseverlere ve fotoğraf tutkunlarına kartpostallık güzellikler sunuyor.
Kırklareli'nde Polisten Kaçarken Çatıda Yakalanan Hırsızlık Zanlısı Tutuklandı
KIRKLARELİ (AA) - Kırklareli'nde, hırsızlık için girdiği evden polis gelince çatıya kaçan zanlı yakalandı. Alınan bilgiye göre, Demirtaş Mahallesi'nde bir eve hırsızlık için girildiğini fark eden vatandaşlar durumu polise bildirdi.Polis ekiplerinin eve geldiğini fark eden zanlı, saklanmak amacıyla evin çatısına çıktı.Ekipler, zanlı A.G'yi çatıda gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.
Afganistan Halkı, Kovid-19 Aşısının Adaletsiz Dağıtımından Şikayetçi
KABİL (AA) - SAYED KHODABERDİ SADAT - Dünyada birçok ülkede yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele kapsamında aşılama devam ederken, Afganistan halkı ise hala aşının ülkeye gelmemesinden ve adaletsiz dağıtımından şikayet ediyor.Ülkede, Kovid-19 nedeniyle ölümler devam ederken, virüsle mücadele konusunda ciddi bir önlem bulunmuyor.Salgının yeni başladığı günlerde ciddi önlemler uygulanırken, ülkede şu an maske takmak bile zorunlu değil.Kabil'de özel bir üniversitede öğrenim gören Ataullah Beşerdost, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Afganistan'a Kovid-19 aşısının gelip gelmemesinin yabancı ülkelerin umurunda bile olmadığını söyledi.En büyük virüsün adaletsizlik olduğunu vurgulayan Beşerdost, 'Kovid-19 aşısını üreten ülkeler veya Birleşmiş Milletler (BM), eşit mesafede Afganistan gibi fakir ülkelere aşıyı dağıtmamakla adaletsizlik yapıyor.' dedi.'Afganistan, gelişmiş ülkeler tarafından unutuldu'Kabil sakinlerinden Hadi İsmaili de aşının dağıtımı konusunda adaletsizlik yapıldığına işaret etti.Aşı konusunda Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) Afganistan'ı yalnız bıraktığını belirten İsmaili, kız kardeşinin Kovid-19'dan hayatını kaybettiğini anlatarak, aşının en yakın zamanda ülkeye getirip tüm vatandaşlara yapılması gerektiğinin altını çizdi.Kabil'in bir diğer sakini Muhammed Hüsnül Maab Edebyar da Afganistan'ın fakir bir ülke olması nedeniyle Kovid-19 aşısının dağıtımında gelişmiş ülkeler tarafından unutulduğunu savundu.DSÖ'nün Afganistan'ı böyle zamanlarda yalnız bıraktığını dile getiren Edebyar, 'DSÖ, eğer aşıyı Afganistan'a da gönderseydi, bugün kötü bir duruma düşmezdik, ayrımcılık yapılmadan tüm ülkelere eşit şekilde aşı dağıtımı yapılması gerekirdi.' ifadesini kullandı.'Aşılamada gecikmenin akıbeti kötü olacak'Başkent Kabil'deki bir özel hastanede çalışan doktor Muhammed Asıf Barikzey, Kovid-19 bulaşıcı olduğu için aşılamada gecikmenin akıbetinin kötü olacağını söyledi.Başka ülkelerde aşılamaya başlandığını anlatan Barikzey, Kovid-19 aşısının Afganistan'a da en kısa zamanda gelmesini umduklarını belirtti.Barikzey, Afganistan hükümetinin Kovid-19'la mücadele konusunda başarısız olduğunu, artık DSÖ'nün bu konuya el atması gerektiğini kaydetti.Taliban kontrolündeki bölgelerde vaka sayıları bilinmiyorAfganistan'da Kovid-19 vakası sayısı 54 bin 750'ye, ölü sayısı 2 bin 389'a, iyileşenlerin sayısı 47 bin 459'a yükseldi.Sağlık Bakanlığının rapor alamadığı, Taliban kontrolündeki bölgelerde ise vaka sayıları henüz bilinmiyor.
İstanbul'dan Çaldıkları Otomobille Kırklareli'nde Saklanırken Yakalanan 3 Zanlı Tutuklandı
KIRKLARELİ (AA) - İstanbul'dan çaldıkları otomobille Kırklareli'ne geldikten sonra saklandıkları evde yakalanan 4 kişiden 3'ü tutuklandı. İstanbul'un Esenyurt ilçesinde A.G'ye ait park halindeki otomobilin çalındığı ihbarı üzerine harekete geçen polis ekipleri çalışma başlattı.Kırklareli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri de fiziki takip sonucu şüphelilerin Kırklareli'nde olduğunu belirledi.Ekipler, S.O'nun, C.A. ve M.B. ile bir süre önce cezaevinde tanıştığı Ş.T'nin evinde saklandığını tespit etti. Düzenlenen operasyonda 4 şüpheli gözaltına alındı.Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden C.A, M.B. ve S.O. çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Diğer şüpheli Ş.T. ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.Zanlılardan S.O'nun başka bir hırsızlık suçundan da arandığı öğrenildi.Ele geçirilen otomobil sahibine teslim edildi.
Güncelleme - Adana'da Firari Hükümlülere Yönelik Şafak Operasyonunda 47 Kişi Yakalandı
ADANA (AA) - Adana'da farklı suçlardan haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 90 firari hükümlüye yönelik şafak vakti düzenlenen operasyonda 47 kişi yakalandı. Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, kasten öldürme, yaralama, hırsızlık, gasp, dolandırıcılık ve cinsel saldırı gibi suçlardan aranan 90 hükümlüyü yakalamak için çalışma başlattı.Yaklaşık 500 polisin katıldığı ve yunus ekiplerinin de destek verdiği operasyonda, 47 hükümlü yakalandı. Hükümlüler, emniyetteki işlemlerinin ardından cezaevine gönderildi.Polisin, 43 firari hükümlünün yakalanması için çalışmaları sürüyor.
Kapadokya, Yarıyıl Tatilinde Çocuklu Ailelerin Tercihi Oluyor
NEVŞEHİR (AA) - BEHÇET ALKAN - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında eğitim öğretime çevrim içi devam eden öğretmen, öğrenci ve aileleri, yarıyıl tatilinde Kapadokya'nın masalsı manzarasında dinlenip, çeşitli tur etkinliklerine katılıyor.Eğitim öğretime verilen üç haftalık arayı fırsat bilen yerli turistler, sürecin doğurduğu yorgunluk ve stresten arınmaya çalışıyor.Yarıyıl tatilinde tercih ettikleri Kapadokya'da, peribacaları ve doğal kaya oluşumlarıyla kaplı vadilerde düzenlenen etkinliklere katılan konuklar, salgın kuralları çerçevesinde maske, mesafe ve hijyen koşullarına uygun gerçekleştirilen turlarda keyifli vakit geçiriyor.Tarihi, kültürel ve doğal güzellikleriyle konuklarına farklı manzara sunan Kapadokya'da aileler, sıcak hava balonları, arazi araçları, ATV motor ve atlarla düzenlenen etkinliklerle bölgeyi keşfediyor. Antalya'dan çocukları ve eşiyle geldiği bölgede ATV motorla gezinti yapan öğretmen Erdal Coşkun, AA muhabirine, Kapadokya'nın mistik ve sakin atmosferinde dinlenebilmek için yarıyıl tatilinde bölgeyi tercih ettiklerini belirtti.Kovid-19 sürecinde en rahat tatil imkanı bulunabilecek yerlerden birinin de Kapadokya olduğunu ifade eden Coşkun, 'Tatil fırsatını değerlendirip buraya geldik. Çeşitli gezilerden sonra çocuğumla safari tura çıktık. İnşallah bu salgın sürecini atlatıp maskelerden de kurtulursak çok daha iyi olacak. Fırsatı olan herkesin Kapadokya'ya gelmesini tavsiye ediyorum. Buradaki çağlar öncesine ait yapıları gönül rahatlığıyla gezebilirler.' dedi.Mersin'den ailesi ile bölgeye gelen 4'üncü sınıf öğrencisi Çınar Çopur da Kapadokya'nın tarihi, kültürel ve doğal dokusuna hayranlık duyduğunu, mutlu bir tatil geçirdiğini kaydederek, 'Babamların bana Kapadokya sözü vardı. Çok heyecanlı ve mutluyum. Sürekli evde olmaktan dolayı çok sıkılmıştım, tatil çok iyi geldi.' diye konuştu.Adana'dan gelip eşi ve iki çocuğu ile peribacaları arasında gezinti yapan ilkokul öğretmeni Zeynep Kaya ise yürüyüşe çıkarak temiz hava almanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.Eski günlere dönülmesini özlemle beklediklerini dile getiren Kaya, 'Bu süreçte derslere evden girdik ve çok yorulduk. Bizimle birlikte öğrenciler ve çocuklarımız da yoruldu. Tatili değerlendirip Kapadokya'ya geldik. Bu süreçte ruh sağlığımızı da korumaya gayret ediyoruz. Biraz sonra da ATV motorlarla tura katılacağız, çocuklarla birlikte heyecanlıyız.' ifadelerini kullandı.Bölgeyi ziyaret edenlere konaklama ve tur hizmeti sunan Yaşar Can Demirezen, kış mevsimi dolayıyla sakinlik yaşanan sektörde, yarıyıl tatili sayesinde kısmi de olsa hareketlilik başladığını belirtti.Kapadokya'nın zenginliğinin turistik merkezlerle kısıtlı olmadığını aynı zamanda alternatif aktivitelerin de konukların hoşuna gittiğini anlatan Demirezen, şöyle konuştu:'Yarıyıl tatilinde Kapadokya'yı tercih eden aileleri ağırlıyoruz. Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alan Kapadokya'da çeşitli turlar aileleri ve çocukları mutlu ediyor. Vadilerdeki etkinlikler zaten sosyal mesafeye uygun olarak yapılabiliyor. Otellerimizde de hijyenik bir ortamda konaklama imkanı var. Otele genel konuklarımıza, Kültür ve Turizm Bakanlığının tavsiye ettiği önlemler kapsamında hizmet veriliyor. HES koduyla tesislere giren vatandaşlarımızın sağlıklı bir tatil yapabilmeleri için çaba harcıyoruz. Misafirler, sıcak hava balonuyla bir saat boyunca uçup gün doğumunu gökyüzünde izleyebiliyor. Bölgedeki tarihi yapıları, kale, şapelleri gezebiliyorlar. Peribacaları arasında yürüyüş turlarının yası sıra arazi araçlarıyla gezme imkanı elde edebiliyorlar.'