Avcılar'daki Market Soygunu Güvenlik Kamerasına Yansıdı
İSTANBUL (AA) - Avcılar'da 4 şüphelinin camını kırarak girdikleri bir marketi soyması güvenlik kamerasınca görüntülendi.Tahtakale Mahallesi'ndeki bir marketin önüne arabayla gelen 4 kişi, marketin bekçisini darp ederek etkisiz hale getirdi. Daha sonra yangın tüpü ve tekmelerle marketin camını kırarak içeriye giren şüpheliler, marketten çaldıklarını araca yükleyerek olay yerinden uzaklaştı. Olay anı güvenlik kameralarınca görüntülendi. Görüntülerde, bekçinin darp edilmesi ve şüphelilerin marketin camını kırarak içeriye girmesi yer alıyor.4 şüpheliyi yakalamak için çalışma başlatıldı.
Avcılar'daki Market Soygunu Güvenlik Kamerasına Yansıdı
İSTANBUL (AA) - Avcılar'da 4 şüphelinin camını kırarak girdikleri bir marketi soyması güvenlik kamerasınca görüntülendi.Tahtakale Mahallesi'ndeki bir marketin önüne arabayla gelen 4 kişi, marketin bekçisini darp ederek etkisiz hale getirdi. Daha sonra yangın tüpü ve tekmelerle marketin camını kırarak içeriye giren şüpheliler, marketten çaldıklarını araca yükleyerek olay yerinden uzaklaştı. Olay anı güvenlik kameralarınca görüntülendi. Görüntülerde, bekçinin darp edilmesi ve şüphelilerin marketin camını kırarak içeriye girmesi yer alıyor.4 şüpheliyi yakalamak için çalışma başlatıldı.
Odd Başkanı Bilaloğlu, Elektrik Motorlu Otomobillerdeki Ötv Artışını Değerlendirdi:
İSTANBUL (AA) - Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bilaloğlu, 'Elektrikli otomobillere uygulanan ÖTV oranlarındaki artışların çevreci otomobillerin ülkemizde yaygınlaşma hızına olumsuz etkisi olacağı görüşündeyiz. Bu durum, otomotiv ekosistemindeki paydaşları da olumsuz etkilemekle beraber Türkiye'ye yapılacak potansiyel yatırımları, istihdamı menfi yönde etkileyecektir.' ifadelerini kullandı.Bilaloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, elektrik motorlu binek otomobiller ve esas itibarıyla insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar için uygulanan ÖTV oranlarının artırılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Otomotiv sektörünün dünyada çok önemli bir değişim ve dönüşümün içerisinden geçerken otomotiv teknolojilerinde de çok sayıda yenilikler olduğunu aktaran Bilaloğlu, dünyada gelişen çevreci teknolojilerin yaygınlaşmasını destekleyecek şekilde teşvikler ile sürdürülebilir programlar uygulandığını, bu kapsamda orta ve uzun vadeli planların açıklandığını anımsattı.Bu bakımdan da Türkiye otomotiv sektörüne uygulanan vergilendirme yapısının yeniden gözden geçirilmesi ihtiyacının bir kere daha ortaya çıktığının görüldüğünü belirten Bilaloğlu, şunları kaydetti: 'Ülkemizde 2020 yılında 844 adet elektrikli otomobil satılmış olup elektrikli otomobillerin toplam otomobil iç pazarından aldığı pay ise yalnızca yüzde 0,1 oranındadır. Otomotiv endüstrisi, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin önemli sanayilerinden biridir ve sektörümüz, ülkemiz sanayinde de önemli bir rol almaktadır. Ayrıca, kendi markamız ile üreteceğimiz yerli otomobili de elektrikli olarak üretip dünya markası yaratmak hedefini açıklamıştır. Bu noktada elektrikli araç pazarının ülkemiz iç pazarında desteklenmesi, bu yeni segmentin gelişimi, hem tüketici alışkanlıklarının bunun etrafında oluşmasının teşvik edilmesi hem de otomotiv ekosisteminin şarj istasyonlarından başlayarak bu yönde gelişmesi açısından çok değerliydi. Dolayısıyla bu artışın yerli markastratejisi açısından da olumsuz sonuçlar doğuracağı düşünülmektedir.' 'Otomotiv Konseyi oluşturulması önerimizi yinelemek isteriz'Ali Bilaloğlu, daha önceki vergi artışlarında olduğu gibi, araç almaya karar vermiş ancak henüz ÖTV'sini ödememiş tüketicilerin mağdur olduğunun görüldüğünü aktararak, 'Sektörümüz derneklerinin ve ilgili kamu kurum kuruluşlarının temsilcilerinin de yer aldığı, devletin bu sektör özelinde kendine koyduğu hedefleri gerçekleştirmesine daha iyi odaklanabilmesi için çalışacak bir Otomotiv Konseyi oluşturulması önerimizi yinelemek isteriz.' ifadesini kullandı.Bilaloğlu, bugün itibarıyla yayımlanan ve yürürlüğe giren elektrikli otomobillere uygulanan ÖTV oranlarındaki artışların çevreci otomobillerin Türkiye'de yaygınlaşma hızına olumsuz etkisi olacağı görüşünde olduklarını, bu durumun, otomotiv ekosistemindeki paydaşları da olumsuz etkilemekle beraber Türkiye'ye yapılacak potansiyel yatırımları, istihdamı menfi yönde etkileyeceğini kaydetti. 'Sektörümüz, ülkemiz yararına üzerine düşeni yapmaya devam edecek'ODD Yönetim Kurulu Başkanı Bilaloğlu, son yıllarda yaratılan iç pazar, ana ve yan sanayinin başardığı üretim ve ihracatın, bunların da ötesinde tüm sektörün ana oyuncuları ve bağlı sektörleriyle oluşturduğu istihdamın Türkiye için çok kıymetli olduğunu vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu: 'Otomotiv, peşinden birçok sektörü sürüklüyor olmasıyla da önemli bir konumda. Ülkemiz lokomotif sektörlerinin başında yer alan otomotivde iç pazarı yeniden 1 milyon seviyelerine taşıyacak politikaların geliştirilmesi, güven ortamı ve istikrarın sürdürülebilir kılınması ülkemiz ekonomisi bakımından da çok önemli. Otomotiv ekosisteminin korunarak geliştirilmesi, küresel otomotiv arenasında sektörümüzün rekabet gücünün devamlılığı ve desteklenmesi adına çok kıymetlidir. Otomotiv sektörü olarak temennimiz en kısa sürede yeniden 1 milyon adetlik pazar büyüklüğüne ulaşabilmek ve ülke ekonomisine olan katkımızı daha da artırabilmektir. Sektörümüz, içerisinden geçilen bu süreçte ülkemiz yararına üzerine düşeni yapmaya devam edecektir.'
Odd Başkanı Bilaloğlu, Elektrik Motorlu Otomobillerdeki Ötv Artışını Değerlendirdi:
İSTANBUL (AA) - Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bilaloğlu, 'Elektrikli otomobillere uygulanan ÖTV oranlarındaki artışların çevreci otomobillerin ülkemizde yaygınlaşma hızına olumsuz etkisi olacağı görüşündeyiz. Bu durum, otomotiv ekosistemindeki paydaşları da olumsuz etkilemekle beraber Türkiye'ye yapılacak potansiyel yatırımları, istihdamı menfi yönde etkileyecektir.' ifadelerini kullandı.Bilaloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, elektrik motorlu binek otomobiller ve esas itibarıyla insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar için uygulanan ÖTV oranlarının artırılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Otomotiv sektörünün dünyada çok önemli bir değişim ve dönüşümün içerisinden geçerken otomotiv teknolojilerinde de çok sayıda yenilikler olduğunu aktaran Bilaloğlu, dünyada gelişen çevreci teknolojilerin yaygınlaşmasını destekleyecek şekilde teşvikler ile sürdürülebilir programlar uygulandığını, bu kapsamda orta ve uzun vadeli planların açıklandığını anımsattı.Bu bakımdan da Türkiye otomotiv sektörüne uygulanan vergilendirme yapısının yeniden gözden geçirilmesi ihtiyacının bir kere daha ortaya çıktığının görüldüğünü belirten Bilaloğlu, şunları kaydetti: 'Ülkemizde 2020 yılında 844 adet elektrikli otomobil satılmış olup elektrikli otomobillerin toplam otomobil iç pazarından aldığı pay ise yalnızca yüzde 0,1 oranındadır. Otomotiv endüstrisi, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin önemli sanayilerinden biridir ve sektörümüz, ülkemiz sanayinde de önemli bir rol almaktadır. Ayrıca, kendi markamız ile üreteceğimiz yerli otomobili de elektrikli olarak üretip dünya markası yaratmak hedefini açıklamıştır. Bu noktada elektrikli araç pazarının ülkemiz iç pazarında desteklenmesi, bu yeni segmentin gelişimi, hem tüketici alışkanlıklarının bunun etrafında oluşmasının teşvik edilmesi hem de otomotiv ekosisteminin şarj istasyonlarından başlayarak bu yönde gelişmesi açısından çok değerliydi. Dolayısıyla bu artışın yerli markastratejisi açısından da olumsuz sonuçlar doğuracağı düşünülmektedir.' 'Otomotiv Konseyi oluşturulması önerimizi yinelemek isteriz'Ali Bilaloğlu, daha önceki vergi artışlarında olduğu gibi, araç almaya karar vermiş ancak henüz ÖTV'sini ödememiş tüketicilerin mağdur olduğunun görüldüğünü aktararak, 'Sektörümüz derneklerinin ve ilgili kamu kurum kuruluşlarının temsilcilerinin de yer aldığı, devletin bu sektör özelinde kendine koyduğu hedefleri gerçekleştirmesine daha iyi odaklanabilmesi için çalışacak bir Otomotiv Konseyi oluşturulması önerimizi yinelemek isteriz.' ifadesini kullandı.Bilaloğlu, bugün itibarıyla yayımlanan ve yürürlüğe giren elektrikli otomobillere uygulanan ÖTV oranlarındaki artışların çevreci otomobillerin Türkiye'de yaygınlaşma hızına olumsuz etkisi olacağı görüşünde olduklarını, bu durumun, otomotiv ekosistemindeki paydaşları da olumsuz etkilemekle beraber Türkiye'ye yapılacak potansiyel yatırımları, istihdamı menfi yönde etkileyeceğini kaydetti. 'Sektörümüz, ülkemiz yararına üzerine düşeni yapmaya devam edecek'ODD Yönetim Kurulu Başkanı Bilaloğlu, son yıllarda yaratılan iç pazar, ana ve yan sanayinin başardığı üretim ve ihracatın, bunların da ötesinde tüm sektörün ana oyuncuları ve bağlı sektörleriyle oluşturduğu istihdamın Türkiye için çok kıymetli olduğunu vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu: 'Otomotiv, peşinden birçok sektörü sürüklüyor olmasıyla da önemli bir konumda. Ülkemiz lokomotif sektörlerinin başında yer alan otomotivde iç pazarı yeniden 1 milyon seviyelerine taşıyacak politikaların geliştirilmesi, güven ortamı ve istikrarın sürdürülebilir kılınması ülkemiz ekonomisi bakımından da çok önemli. Otomotiv ekosisteminin korunarak geliştirilmesi, küresel otomotiv arenasında sektörümüzün rekabet gücünün devamlılığı ve desteklenmesi adına çok kıymetlidir. Otomotiv sektörü olarak temennimiz en kısa sürede yeniden 1 milyon adetlik pazar büyüklüğüne ulaşabilmek ve ülke ekonomisine olan katkımızı daha da artırabilmektir. Sektörümüz, içerisinden geçilen bu süreçte ülkemiz yararına üzerine düşeni yapmaya devam edecektir.'
Bae, Biden'ın Askıya Aldığı Askeri Anlaşmanın Onaylanacağından Ümitli
İSTANBUL (AA) - Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Washington Büyükelçisi Yusuf Uteybe, ABD Başkanı Joe Biden'in askıya aldığı 23 milyar dolarlık askeri anlaşmanın gerçekleşeceğine inandıklarını söyledi.Uteybe, Washington Enstitüsü tarafından çevrim içi düzenlenen forumda, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın son görev gününde ülkesiyle imzalanan ve Biden tarafından askıya alınan askeri anlaşmanın durumuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Biden tarafından gözden geçirilecek olan anlaşmanın uygulamaya konulacağından emin olduklarını belirten Uteybe, 'Biz her şeyi usulüne göre yaptık. (Anlaşma) Gözden geçirildikten sonra bunu fark edecekler ve süreç işleyecek.' ifadelerini kullandı. F-35 tipi savaş uçağı ve silahlı insansız hava aracının (SİHA) yer aldığı askeri anlaşma paketinin uygulama aşamasında olduğu gibi aynı zamanda gözden de geçirildiğini aktaran Uteybe, 'Anlaşmanın doğru bir yere ulaşacağından eminim.' dedi. Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın, görevinin son günü 20 Ocak'ta, BAE'ye 50 F-35 tipi savaş uçağı, 18 SİHA ve çeşitli mühimmatın satışını öngören 23 milyar dolarlık bir anlaşma imzaladığı belirtilmişti.ABD Başkanı Joe Biden ise söz konusu anlaşmayı gözden geçireceğini söylemişti. ABD Dışişleri Bakanlığından 27 Ocak'ta yapılan açıklamada, BAE'ye satış onayı verilen F-35 uçakları dahil eski yönetim tarafından başlatılan çok sayıda askeri satış işleminin askıya alındığı bildirilmişti.
Bae, Biden'ın Askıya Aldığı Askeri Anlaşmanın Onaylanacağından Ümitli
İSTANBUL (AA) - Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Washington Büyükelçisi Yusuf Uteybe, ABD Başkanı Joe Biden'in askıya aldığı 23 milyar dolarlık askeri anlaşmanın gerçekleşeceğine inandıklarını söyledi.Uteybe, Washington Enstitüsü tarafından çevrim içi düzenlenen forumda, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın son görev gününde ülkesiyle imzalanan ve Biden tarafından askıya alınan askeri anlaşmanın durumuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Biden tarafından gözden geçirilecek olan anlaşmanın uygulamaya konulacağından emin olduklarını belirten Uteybe, 'Biz her şeyi usulüne göre yaptık. (Anlaşma) Gözden geçirildikten sonra bunu fark edecekler ve süreç işleyecek.' ifadelerini kullandı. F-35 tipi savaş uçağı ve silahlı insansız hava aracının (SİHA) yer aldığı askeri anlaşma paketinin uygulama aşamasında olduğu gibi aynı zamanda gözden de geçirildiğini aktaran Uteybe, 'Anlaşmanın doğru bir yere ulaşacağından eminim.' dedi. Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın, görevinin son günü 20 Ocak'ta, BAE'ye 50 F-35 tipi savaş uçağı, 18 SİHA ve çeşitli mühimmatın satışını öngören 23 milyar dolarlık bir anlaşma imzaladığı belirtilmişti.ABD Başkanı Joe Biden ise söz konusu anlaşmayı gözden geçireceğini söylemişti. ABD Dışişleri Bakanlığından 27 Ocak'ta yapılan açıklamada, BAE'ye satış onayı verilen F-35 uçakları dahil eski yönetim tarafından başlatılan çok sayıda askeri satış işleminin askıya alındığı bildirilmişti.
Bm Batı Asya Ekonomik Komisyonu: Lübnan Ekonomisi 2020'De Yüzde 20 Küçüldü
BEYRUT (AA) - Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA), Lübnan ekonomisinin 2020'de bir önceki yıla oranla yüzde 20 daraldığını bildirdi.Merkezi Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta bulunan ESCWA'nın yayımladığı raporda, Lübnan ekonomisinde 2019'dan beri görülen düşüşün, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) süreci ve Beyrut Limanı'nda 4 Ağustos 2020'de meydana gelen patlamanın ardından daha da etkili olduğu ifade edildi.Özel sektörde satışların 2020'de bir önceki yıla göre yüzde 45 düştüğüne işaret edilen raporda, ana sektörlerde istihdam edilen çalışanların yüzde 23'ünün geçen yıl işlerini kaybettiği aktarıldı.Lübnan'da özel sektörün canlılığını kaybetmesiyle ülke ekonomisinin geçen yıl 2019'a kıyasla yüzde 20 küçüldüğüne vurgu yapılan raporda, devletin vergi gelirlerinde de yaklaşık yüzde 17 kayıp yaşandığına işaret edildi.Kovid-19 aşısı dağıtımının zamanında yapılmaması ve gerekli siyasi, ekonomik reformların hayata geçirilmemesi halinde ekonomideki küçülmenin 2021'de artmasının beklendiği kaydedilen raporda, salgın sürecinde işlerini kaybeden küçük ve orta ölçekli kuruluşlarda çalışanların ülkenin en yoksul kesimini oluşturduğu ifade edildi.Ülkedeki ekonomik krizKamu borcunun 90 milyar doları aştığı Lübnan, 1975-1990 yıllarındaki iç savaştan bu yana en büyük ekonomik krizlerden birini yaşıyor.İşsizliğin yüzde 35'i, yoksulluğun yüzde 50'yi aştığı Lübnan, geçen yıl ağustosta Beyrut Limanı'nda meydana gelen büyük patlamayla ekonomik açıdan daha da zor duruma düştü.Siyasi güçler ve yöneticileri ülkedeki mevcut ekonomik krizin nedeni olarak gören halk, uzun yıllardır yönetimi paylaşan mezhepsel siyasi partilerin yer almadığı, teknokratlardan oluşan küçültülmüş bir hükümetin kurulmasını talep ediyor.Ülkede siyasi gruplar arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle 10 Ağustos 2020'den bu yana yeni hükümet kurulamıyor.
Bm Batı Asya Ekonomik Komisyonu: Lübnan Ekonomisi 2020'De Yüzde 20 Küçüldü
BEYRUT (AA) - Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA), Lübnan ekonomisinin 2020'de bir önceki yıla oranla yüzde 20 daraldığını bildirdi.Merkezi Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta bulunan ESCWA'nın yayımladığı raporda, Lübnan ekonomisinde 2019'dan beri görülen düşüşün, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) süreci ve Beyrut Limanı'nda 4 Ağustos 2020'de meydana gelen patlamanın ardından daha da etkili olduğu ifade edildi.Özel sektörde satışların 2020'de bir önceki yıla göre yüzde 45 düştüğüne işaret edilen raporda, ana sektörlerde istihdam edilen çalışanların yüzde 23'ünün geçen yıl işlerini kaybettiği aktarıldı.Lübnan'da özel sektörün canlılığını kaybetmesiyle ülke ekonomisinin geçen yıl 2019'a kıyasla yüzde 20 küçüldüğüne vurgu yapılan raporda, devletin vergi gelirlerinde de yaklaşık yüzde 17 kayıp yaşandığına işaret edildi.Kovid-19 aşısı dağıtımının zamanında yapılmaması ve gerekli siyasi, ekonomik reformların hayata geçirilmemesi halinde ekonomideki küçülmenin 2021'de artmasının beklendiği kaydedilen raporda, salgın sürecinde işlerini kaybeden küçük ve orta ölçekli kuruluşlarda çalışanların ülkenin en yoksul kesimini oluşturduğu ifade edildi.Ülkedeki ekonomik krizKamu borcunun 90 milyar doları aştığı Lübnan, 1975-1990 yıllarındaki iç savaştan bu yana en büyük ekonomik krizlerden birini yaşıyor.İşsizliğin yüzde 35'i, yoksulluğun yüzde 50'yi aştığı Lübnan, geçen yıl ağustosta Beyrut Limanı'nda meydana gelen büyük patlamayla ekonomik açıdan daha da zor duruma düştü.Siyasi güçler ve yöneticileri ülkedeki mevcut ekonomik krizin nedeni olarak gören halk, uzun yıllardır yönetimi paylaşan mezhepsel siyasi partilerin yer almadığı, teknokratlardan oluşan küçültülmüş bir hükümetin kurulmasını talep ediyor.Ülkede siyasi gruplar arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle 10 Ağustos 2020'den bu yana yeni hükümet kurulamıyor.
Yanında Çalışan Stajyer Avukata Cinsel Saldırıda Bulunduğu İddia Edilen Avukata Dava
İSTANBUL (AA) - Ataşehir'de kendisine ait hukuk bürosunda çalışan stajyer avukata cinsel saldırıda bulunduğu iddia edilen avukat hakkında 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, müşteki A.S.T'nin, stajyer avukat olarak yanında çalıştığı sanık avukat S.K. tarafından odasına çağırılmak suretiyle cinsel saldırıda bulunulduğunu iddia etmesine üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi.Stajyer avukat A.S.T'nin ifadesine yer verilen iddianamede, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 4. sınıf öğrencisi olduğunu, olay tarihinden bir hafta önce de sanık avukat S.K'ye ait olan hukuk bürosunda gönüllü olarak staja başladığını söylediği kaydedildi. Olay günü olan 23 Ekim 2020'de sanık avukat S.K'nın ofiste çalışmakta olan 2 stajyer avukatı adliyeye, sekreterini de para çekmesi için bankaya gönderdiğini belirten müşteki A.S.T'nin ifadesinde, ofiste sadece kendisi ile avukat S.K'nın kaldığını, kendisini odasına çağırarak bilgisayardaki işleri yapmasını söylediğini, ayakta dururken S.K'nın masasındaki bilgisayara eğilerek istediği işlemi yapmaya çalıştığı sırada S.K'nın cinsel saldırıda bulunduğunu iddia ederek şikayetçi olduğu kaydedildi.İddianamede, tanık olarak ifadesine yer verilen E.K. da aynı ofiste stajyer avukat olarak çalıştığını, müşteki A.S.T'nin yanlarında bir başka arkadaşları bulunduğu sırada avukat S.K'nın cinsel saldırısına maruz kaldığını anlattığını, bu sırada sekreter olarak görev yapan kişinin de avukat S.K'nın kendisini öpmeye çalıştığını söylediği yönünde beyanda bulunduğu belirtildi.Soruşturma kapsamında sanık avukat S.K'nın adresinde yapılan aramada, kamera kayıtlarının incelenmesinde olay gününe ait bir anlık kamera kaydının bulunduğu, sanık avukat S.K'ya bu durum sorulduğunda oturan kişinin kameracı olduğunu, meydana gelen olay neticesinde şikayetçi stajyer avukat tarafından kendisine iftira atılmasını engellemek amacıyla kayıtları kopyalamak istediğini, o amaçla kameracıyı çağırdığını ancak kameracının hard diskin bozuk olduğunu söylediğini öne sürdüğü anlatıldı. İddianamede, sanık S.K'nin ifadesinde ise, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, kendisine iftira atıldığını, yapılan soruşturmanın da izne tabi olduğunu söylediği bilgisi verildi.Müştekinin olaya ilişkin anlatımı ile tanıkların beyanlarının birbiriyle uyumlu olduğu belirtilen iddianamede, sanık S.K'nın aleyhine olacak şekilde olay gününe ilişkin kamera görüntülerini içeren hard diskte değişim işlemleri yaptığı, suçtan kurtulmaya yönelik verdiği ifadelerine de itibar edilemeyeceği vurgulandı.Sanık avukat S.K'nın bu şekilde üzerine atılı 'basit cinsel saldırı' suçunu işlediği savunulan iddianamede, 5 yıldan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.Hazırlanan iddianame gönderildiği Anadolu 55. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi. Sanık avukat S.K'nın yargılanmasına ilerleyen günlerde başlanacak.
Milli Savunma Bakanlığı, Barış Pınarı Bölgesindeki Köylere Erzak Yardımı Yaptı
ANKARA (AA) - Milli Savunma Bakanlığı, Barış Pınarı Harekatı'nın düzenlendiği bölgedeki köylerde AFAD koordinatörlüğünde erzak yardımı yapıldığını bildirdi.Bakanlığın Twitter adresinden yapılan açıklamada, 'Ülkemizin yardım eli Suriyeli kardeşlerimizle birlikte. 12'nci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı tarafından, Barış Pınarı bölgesindeki köylerde AFAD koordinatörlüğünde erzak dağıtımı yapıldı.' ifadeleri kullanıldı.
Milli Savunma Bakanlığı, Barış Pınarı Bölgesindeki Köylere Erzak Yardımı Yaptı
ANKARA (AA) - Milli Savunma Bakanlığı, Barış Pınarı Harekatı'nın düzenlendiği bölgedeki köylerde AFAD koordinatörlüğünde erzak yardımı yapıldığını bildirdi.Bakanlığın Twitter adresinden yapılan açıklamada, 'Ülkemizin yardım eli Suriyeli kardeşlerimizle birlikte. 12'nci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı tarafından, Barış Pınarı bölgesindeki köylerde AFAD koordinatörlüğünde erzak dağıtımı yapıldı.' ifadeleri kullanıldı.
Ordu'da 70 Yaşındaki Kimsesiz Vatandaş, Harabe Evden Alınıp Huzurevine Yerleştirildi
ORDU (AA) - Ordu'da, harabe bir evde yaşayan 70 yaşındaki vatandaş, Büyükşehir Belediyesince huzurevine yerleştirildi.Alınan bilgiye göre, Perşembe ilçesinin Efirli Mahallesi'nde, H.S'nin harabe durumdaki bir evde yalnız yaşadığını öğrenen Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler ve Muhtarlık Dairesi Başkanlığı harekete geçti. Eve giden ekipler, ilk olarak sağlık kontrolünden geçirilen H.S'yi Ordu Ahmet Cemal Mağden Huzurevine yerleştirdi. Sosyal Hizmetler ve Muhtarlık Dairesi Başkanı Seyfettin Bilkay, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler'in talimatı doğrultusunda evi olmayan kimsesiz vatandaşları tespit etmeye başladıklarını belirtti.Yapılan incelemeler sonrası Perşembe ilçesi Efirli Mahallesi'nde, 70 yaşındaki kimsesiz vatandaşın zor şartlarda harabe bir evde yaşamını sürdürdüğünü gördüklerini aktaran Bilkay, 'Kayıtsız kalmayarak daha iyi imkanlarda yaşamını sürdürmesi için onu huzurevine yerleştirdik. Vatandaşımız artık yaşamını daha iyi bir ortamda sürdürecek.' ifadesini kullandı.
Ordu'da 70 Yaşındaki Kimsesiz Vatandaş, Harabe Evden Alınıp Huzurevine Yerleştirildi
ORDU (AA) - Ordu'da, harabe bir evde yaşayan 70 yaşındaki vatandaş, Büyükşehir Belediyesince huzurevine yerleştirildi.Alınan bilgiye göre, Perşembe ilçesinin Efirli Mahallesi'nde, H.S'nin harabe durumdaki bir evde yalnız yaşadığını öğrenen Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler ve Muhtarlık Dairesi Başkanlığı harekete geçti. Eve giden ekipler, ilk olarak sağlık kontrolünden geçirilen H.S'yi Ordu Ahmet Cemal Mağden Huzurevine yerleştirdi. Sosyal Hizmetler ve Muhtarlık Dairesi Başkanı Seyfettin Bilkay, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler'in talimatı doğrultusunda evi olmayan kimsesiz vatandaşları tespit etmeye başladıklarını belirtti.Yapılan incelemeler sonrası Perşembe ilçesi Efirli Mahallesi'nde, 70 yaşındaki kimsesiz vatandaşın zor şartlarda harabe bir evde yaşamını sürdürdüğünü gördüklerini aktaran Bilkay, 'Kayıtsız kalmayarak daha iyi imkanlarda yaşamını sürdürmesi için onu huzurevine yerleştirdik. Vatandaşımız artık yaşamını daha iyi bir ortamda sürdürecek.' ifadesini kullandı.
Mardin'de Tilkilere Kuduza Karşı Aşılı Yem Verilecek
MARDİN (AA) - Mardin İl Tarım ve Orman Müdürü Menduh Dinler, tilkilerde görülen kuduzla mücadele kapsamında 20 bin aşılı yemin doğaya bırakılacağını bildirdi.Dinler, yaptığı yazılı açıklamada, son yıllarda gerçekleştirilen aşılamalarla kuduza karşı büyük ilerleme kaydedildiğini belirtti.Toplum sağlığı, gıda güvenliği ve hayvancılık ekonomisi konularında çok ciddi riskler oluşturduğundan bu hastalığı çok hassas biçimde ele aldıklarına işaret eden Dinler, hastalıkla mücadele kapsamında İl Müdürlüğünce her yıl kedi ve köpekler için ücretsiz aşılama yapıldığını kaydetti. Aşılamaların, kuduz vakalarını çok ciddi şekilde gerilettiğini vurgulayan Dinler, şöyle devam etti:'Kırsal ve ormanlık alanlarda yaşayan tilkiler arasında bir kuduz salgını mevcut. Bu durumu çok büyük bir problem olarak görüyorduk. Çünkü bu hayvanlar insan denetiminin dışında ve bunları tek tek aşılamamız mümkün değildi. Tilkiler, meralardaki büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar ile kırsal alanlarda bulunan başıboş köpeklere hastalığı bulaştırıyordu. İnşallah yaptığımız çalışmayla tilkilerdeki bu hastalık bitecek ve kuduz tehdit olmaktan çıkacak.'Vatandaşların, tilkileri kendine çeken yemle kaplı kapsül şeklindeki aşıya dokunmamasının, kendi sağlıklarının yanı sıra aşılamanın başarılı olabilmesi açısından önem taşıdığını belirten Dinler, şu ifadeleri kullandı:'Bu aşılara insan tarafından dokunulduğu takdirde, insan kokusu aşıya siniyor, böylelikle aşı tilkiler için daha az cazip hale geliyor. Daha önce bu hususlarda bilgilendirmeyi muhtarlıklar ve müftülükler yoluyla gerçekleştirdik. Çalışmada görevli personelimiz de aşının bırakıldığı alanlara yakın yerleşim yerlerine gidip vatandaşlarımızı bu konuda bilgilendiriyor. Vatandaşlarımızın bu konuya hassasiyet göstermelerini rica ediyorum.'