Gazeteci Ve Yazar Şadan Gökovalı, Muğla'da Son Yolculuğuna Uğurlandı
MUĞLA (AA) - İzmir'de rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden gazeteci ve yazar Prof. Dr. Şadan Gökovalı'nın cenazesi, Muğla'da toprağa verildi.Gökovalı için Menteşe ilçesinde bulunan Prof. Dr. Şadan Gökovalı Açık Hava Tiyatrosu’nda tören düzenlendi.Törene katılan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Gökovalı'nın vefatı nedeniyle büyük üzüntü yaşadığını söyledi.Gökovalı'nın sadece Muğla'ya değil, ülkeye hizmet eden 'koca bir çınar' olduğunu belirten Gürün, 'Şadan hocamız öyle bir çınar ki gölgesinde nice başarılı öğrenciler yetiştirdi. Anadolu kültürünü, antik kentleri en iyi anlatan hocamızdı. Gazeteci ve yazar kimliğiyle kentimize önemli değerler katan bir isimdi.' dedi.Kendisini yaşarken onurlandırmak için Muğla'da yapılan açık hava tiyatrosuna Şadan Gökovalı ismini verdiklerini anlatan Gürün, Gökova Mahallesi'nde de yazarın adını taşıyan ve eserlerinin yer aldığı kütüphaneyi vatandaşların hizmetine sunduklarını dile getirdi.Gökovalı'nın cenazesi, daha sonra Ula ilçesi Akyaka Mahallesi'nde Kovid-19 tedbirleri kapsamında düzenlenen cenaze töreninin ardından, İskele Mezarlığı'na defnedildi.Törene, yazarın ailesi ve arkadaşlarının yanı sıra AK Parti Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan, CHP Muğla milletvekilleri Süleyman Girgin, Mürsel Alban ve Burak Erbay katıldı.Prof. Dr. Şadan Gökovalı'Halikarnas Balıkçısı' mahlaslı Cevat Şakir Kabaağaçlı'nın manevi oğlu olan, şair, yazar, eğitimci, rehber gibi kimlikleri de bulunan Prof. Dr. Gökovalı, 1939'da Muğla'nın Gökova beldesinde doğdu.İzmir'de yayımlanan Ege Ekspres gazetesinde 1959'da başladığı profesyonel gazeteciliği, TRT'de yapımcı ve yönetici olarak sürdürdü. Daha sonra Ege Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulunda öğreticiliğe başlayan Gökovalı, profesyonel ülkesel rehber oldu. 2002'de profesör olan Gökovalı, Ege Üniversitesinden sonra Yaşar Üniversitesinde de öğretim üyeliği yaptı.
İzmir'de Şiddetli Yağışın Yol Açtığı Zarar Büyüyor
İZMİR (AA) - İzmir'in Menderes ilçesinde sel sularına kapılan araçtaki bir kişinin cesedine ulaşıldı, kaybolan kayınpederine ulaşma çalışmaları sürüyor.Kentte, dün gece başlayan ve aralıklarla şiddetlenen sağanağın yol açtığı zarar büyüyor.Menderes'e gitmekte olan otomobil, Yeniköy Balaban Deresi yakınlarında sel sularına kapıldı. Araçtaki Kaan Soydan'ın cenazesi 2 kilometre aşağıda bulundu. Aynı araçtaki kayınpederi Hıdır Öztürk'ü (65) arama çalışmaları devam ediyor. Menderes ilçesine bağlı Yeniköy Akçaköy, Dereköy, Küner, Develi ve Altıntepe mahallerinde dere taşması sebebiyle bazı evler tahliye edildi.Sel suları toprağı sanayi sitesine sürüklediBalçova ilçesinde ise yağmur suları, yamaçtaki toprakları sanayi sitesine kadar sürükledi. Selin sürüklediği toprak, bir sitedeki iş yerlerine kadar ulaştı, yollar kapandı. Sitedeki bazı araçlar da çamura saplandı.Ayrıca kuvvetli yağış, Çetin Emeç Mahallesi Yahya Deresi'nde taşkına yol açtı. Balçova Belediyesi dere taşması ve dağdan gelen yağmur suları nedeniyle iki mahallede sorun yaşandığını, 50 civarında ev ve iş yeri ile 40 araçta hasar meydana geldiğini duyurdu.Deniz ve ulaşımdaki son durumDenize akan sel suları nedeniyle İzmir Körfezi'nin rengi kahverengi oldu.Körfezin iki yakasını bağlayan Altınyol'un Turan mevkisinde, Karşıyaka'dan Konak yönüne ulaşım, su baskını nedeniyle sağlanamıyor.İzmir-Çanakkale yolu üzerindeki Anadolu Caddesi'nin su basması nedeniyle ulaşıma kapanan kısımlarında, suyun çekilmesiyle trafik akışı yeniden başladı.Trafik akışının sağlanması için emniyet ve belediye ekipleri kentin çeşitli noktalarında önlemler aldı. Metrekareye 142 kilogram yağış düştüİzmir'de kent merkezine son 14 saatte metrekareye düşen yağış miktarı 142 kilograma ulaştı. Meteoroloji 2. Bölge Müdürlüğünün verilerine göre, son 14 saatte İzmir'in merkezinde metrekareye 142, Bayraklı'da 129, Balçova'da 109, Menderes'te 103, Bornova'da 87, Buca'da 81, Kemalpaşa'da 65 kilogram yağış düştü.İzmir'de kuvvetli yağışın yarın sabah saatlerine kadar etkili olacağı bilgisini veren meteoroloji yetkilileri, sel ve su baskınlarına karşı dikkatli ve tedbirli olunmasını istedi.
İzmir'de Şiddetli Yağışın Yol Açtığı Zarar Büyüyor
İZMİR (AA) - İzmir'in Menderes ilçesinde sel sularına kapılan araçtaki bir kişinin cesedine ulaşıldı, kaybolan kayınpederine ulaşma çalışmaları sürüyor.Kentte, dün gece başlayan ve aralıklarla şiddetlenen sağanağın yol açtığı zarar büyüyor.Menderes'e gitmekte olan otomobil, Yeniköy Balaban Deresi yakınlarında sel sularına kapıldı. Araçtaki Kaan Soydan'ın cenazesi 2 kilometre aşağıda bulundu. Aynı araçtaki kayınpederi Hıdır Öztürk'ü (65) arama çalışmaları devam ediyor. Menderes ilçesine bağlı Yeniköy Akçaköy, Dereköy, Küner, Develi ve Altıntepe mahallerinde dere taşması sebebiyle bazı evler tahliye edildi.Sel suları toprağı sanayi sitesine sürüklediBalçova ilçesinde ise yağmur suları, yamaçtaki toprakları sanayi sitesine kadar sürükledi. Selin sürüklediği toprak, bir sitedeki iş yerlerine kadar ulaştı, yollar kapandı. Sitedeki bazı araçlar da çamura saplandı.Ayrıca kuvvetli yağış, Çetin Emeç Mahallesi Yahya Deresi'nde taşkına yol açtı. Balçova Belediyesi dere taşması ve dağdan gelen yağmur suları nedeniyle iki mahallede sorun yaşandığını, 50 civarında ev ve iş yeri ile 40 araçta hasar meydana geldiğini duyurdu.Deniz ve ulaşımdaki son durumDenize akan sel suları nedeniyle İzmir Körfezi'nin rengi kahverengi oldu.Körfezin iki yakasını bağlayan Altınyol'un Turan mevkisinde, Karşıyaka'dan Konak yönüne ulaşım, su baskını nedeniyle sağlanamıyor.İzmir-Çanakkale yolu üzerindeki Anadolu Caddesi'nin su basması nedeniyle ulaşıma kapanan kısımlarında, suyun çekilmesiyle trafik akışı yeniden başladı.Trafik akışının sağlanması için emniyet ve belediye ekipleri kentin çeşitli noktalarında önlemler aldı. Metrekareye 142 kilogram yağış düştüİzmir'de kent merkezine son 14 saatte metrekareye düşen yağış miktarı 142 kilograma ulaştı. Meteoroloji 2. Bölge Müdürlüğünün verilerine göre, son 14 saatte İzmir'in merkezinde metrekareye 142, Bayraklı'da 129, Balçova'da 109, Menderes'te 103, Bornova'da 87, Buca'da 81, Kemalpaşa'da 65 kilogram yağış düştü.İzmir'de kuvvetli yağışın yarın sabah saatlerine kadar etkili olacağı bilgisini veren meteoroloji yetkilileri, sel ve su baskınlarına karşı dikkatli ve tedbirli olunmasını istedi.
Eski Korgeneral İyidil Ve 2 Eski Generalin Yargılandığı Davada Karar Çıktı
ANKARA (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında, Kara Kuvvetleri Komutanlığı (KKK) Eğitim ve Doktrin Komutanlığı (EDOK) Muhabere ve Muharebe Eğitim Destek Komutanı olan eski korgeneral Metin İyidil, EDOK Kurmay Başkanı olan eski tümgeneral Hamza Koçyiğit ve EDOK Okullar Komutanı olan eski korgeneral Abdullah Barutcu'nun yargılandığı davada hüküm açıklandı.Yargıtayın bozma kararının ardından Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya sanık ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme Başkanı Hikmet Erdoğan, esasa ilişkin savunmaların tamamlandığını belirterek, sanıkların son sözlerini alacağını açıkladı.Ardından söz verilen sanık İyidil, 15 Temmuz akşamı yasa dışı faaliyette bulunmadığını, sabah saatlerine kadar devleti ve milleti için darbeye karşı mücadele verdiğini savundu.Bu durumun tanık ve sanık beyanlarına da yansıdığını belirten İyidil, şöyle devam etti:'O gece 65 tanık ve zırhlı aracın sokaklara çıkarılmasını, Isparta'daki Harbiyeliler ile Akıncı Üssü'ne götürülen genç teğmenlerin darbeye alet edilmesinin önüne geçtim. Canlı yayına bağlanarak Cumhurbaşkanımızın emrinde olduğumu açıkladım. Yüreği vatan sevgisiyle yoğrulan biri olarak komutanlık görevimi yerine getirdim. Suçsuzum beraatimi talep ediyorum.'Tutuklu sanık Koçyiğit de yargılama sonunda suçsuz olduğunun ortaya çıktığına inandığını dile getirerek beraatini istedi. Tutuksuz Barutcu ise FETÖ ve darbe girişimiyle ilgisinin olmadığını, olay gecesi dönemin Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Zekai Aksakallı'nın yönlendirmesiyle durum muhakemesi yaptığını söyledi. Suç işlemediğini iddia eden Barutcu, beraatini talep etti. Beyanların ardından Mahkeme Başkanı Erdoğan hükmü açıkladı. Buna göre eski korgeneraller Metin İyidil ve Abdullah Barutcu ile eski tümgeneral Hamza Koçyiğit, 'anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım' suçundan 12 yıl 6'şar ay hapis cezasına çarptırıldı.Hükümle birlikte tutuksuz yargılanan Barutcu'nun tutuklanması kararlaştırıldı. Davanın geçmişiAnkara Cumhuriyet Başsavcılığının dava açtığı 6 sanıktan İyidil ve Koçyiğit ile eski Harekat Eğitim ve Öğretim Daire Başkanı tuğgeneral Lütfi İhsan Yanıkoğlu, 'anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs'ten ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırılmıştı.Sanıklardan Barutcu ile dönemin Muharebe Geliştirme Başkanı eski tuğgeneral Mehmet Topçu ve gözlem subayı Ersal Duman'ın ise beraatine hükmedilmişti.İstinafa başvurulmasının ardından Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi, İyidil'in ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını kaldırmış ve beraatine hükmetmişti. Daire, diğer sanıklara ilişkin hükümleri hukuka uygun bulmuştu.Bu kararın ardından tahliye edilen İyidil, itiraz üzerine tekrar tutuklanmıştı.Dosyanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 16. Ceza Dairesi ise Metin İyidil hakkındaki beraat kararını bozmuştu.Daire, istinaf mahkemesinin duruşma açmadan karar vermesini ve İyidil'in eylemlerine ilişkin eksik inceleme yapılmasını bozma gerekçesi yapmıştı.Kararda, İyidil'in eylemlerinin mevcut dosya durumuna göre, 'darbeye yardım' suçunu oluşturduğu ancak eksik incelemeler tamamlandıktan sonra 'asli fail' olup olmadığına karar verilmesi gerektiği belirtilmişti.Daire, ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırılan Koçyiğit ile beraatine hükmedilen Barutcu hakkındaki kararları da bozarken, eski tuğgeneral Yanıkoğlu'na verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile Topçu ve Duman hakkındaki beraat kararlarını ise onamıştı.
Avcılar'daki Market Soygunu Güvenlik Kamerasına Yansıdı
İSTANBUL (AA) - Avcılar'da 4 şüphelinin camını kırarak girdikleri bir marketi soyması güvenlik kamerasınca görüntülendi.Tahtakale Mahallesi'ndeki bir marketin önüne arabayla gelen 4 kişi, marketin bekçisini darp ederek etkisiz hale getirdi. Daha sonra yangın tüpü ve tekmelerle marketin camını kırarak içeriye giren şüpheliler, marketten çaldıklarını araca yükleyerek olay yerinden uzaklaştı. Olay anı güvenlik kameralarınca görüntülendi. Görüntülerde, bekçinin darp edilmesi ve şüphelilerin marketin camını kırarak içeriye girmesi yer alıyor.4 şüpheliyi yakalamak için çalışma başlatıldı.
Reklam
Avcılar'daki Market Soygunu Güvenlik Kamerasına Yansıdı
İSTANBUL (AA) - Avcılar'da 4 şüphelinin camını kırarak girdikleri bir marketi soyması güvenlik kamerasınca görüntülendi.Tahtakale Mahallesi'ndeki bir marketin önüne arabayla gelen 4 kişi, marketin bekçisini darp ederek etkisiz hale getirdi. Daha sonra yangın tüpü ve tekmelerle marketin camını kırarak içeriye giren şüpheliler, marketten çaldıklarını araca yükleyerek olay yerinden uzaklaştı. Olay anı güvenlik kameralarınca görüntülendi. Görüntülerde, bekçinin darp edilmesi ve şüphelilerin marketin camını kırarak içeriye girmesi yer alıyor.4 şüpheliyi yakalamak için çalışma başlatıldı.
Odd Başkanı Bilaloğlu, Elektrik Motorlu Otomobillerdeki Ötv Artışını Değerlendirdi:
İSTANBUL (AA) - Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bilaloğlu, 'Elektrikli otomobillere uygulanan ÖTV oranlarındaki artışların çevreci otomobillerin ülkemizde yaygınlaşma hızına olumsuz etkisi olacağı görüşündeyiz. Bu durum, otomotiv ekosistemindeki paydaşları da olumsuz etkilemekle beraber Türkiye'ye yapılacak potansiyel yatırımları, istihdamı menfi yönde etkileyecektir.' ifadelerini kullandı.Bilaloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, elektrik motorlu binek otomobiller ve esas itibarıyla insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar için uygulanan ÖTV oranlarının artırılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Otomotiv sektörünün dünyada çok önemli bir değişim ve dönüşümün içerisinden geçerken otomotiv teknolojilerinde de çok sayıda yenilikler olduğunu aktaran Bilaloğlu, dünyada gelişen çevreci teknolojilerin yaygınlaşmasını destekleyecek şekilde teşvikler ile sürdürülebilir programlar uygulandığını, bu kapsamda orta ve uzun vadeli planların açıklandığını anımsattı.Bu bakımdan da Türkiye otomotiv sektörüne uygulanan vergilendirme yapısının yeniden gözden geçirilmesi ihtiyacının bir kere daha ortaya çıktığının görüldüğünü belirten Bilaloğlu, şunları kaydetti: 'Ülkemizde 2020 yılında 844 adet elektrikli otomobil satılmış olup elektrikli otomobillerin toplam otomobil iç pazarından aldığı pay ise yalnızca yüzde 0,1 oranındadır. Otomotiv endüstrisi, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin önemli sanayilerinden biridir ve sektörümüz, ülkemiz sanayinde de önemli bir rol almaktadır. Ayrıca, kendi markamız ile üreteceğimiz yerli otomobili de elektrikli olarak üretip dünya markası yaratmak hedefini açıklamıştır. Bu noktada elektrikli araç pazarının ülkemiz iç pazarında desteklenmesi, bu yeni segmentin gelişimi, hem tüketici alışkanlıklarının bunun etrafında oluşmasının teşvik edilmesi hem de otomotiv ekosisteminin şarj istasyonlarından başlayarak bu yönde gelişmesi açısından çok değerliydi. Dolayısıyla bu artışın yerli markastratejisi açısından da olumsuz sonuçlar doğuracağı düşünülmektedir.' 'Otomotiv Konseyi oluşturulması önerimizi yinelemek isteriz'Ali Bilaloğlu, daha önceki vergi artışlarında olduğu gibi, araç almaya karar vermiş ancak henüz ÖTV'sini ödememiş tüketicilerin mağdur olduğunun görüldüğünü aktararak, 'Sektörümüz derneklerinin ve ilgili kamu kurum kuruluşlarının temsilcilerinin de yer aldığı, devletin bu sektör özelinde kendine koyduğu hedefleri gerçekleştirmesine daha iyi odaklanabilmesi için çalışacak bir Otomotiv Konseyi oluşturulması önerimizi yinelemek isteriz.' ifadesini kullandı.Bilaloğlu, bugün itibarıyla yayımlanan ve yürürlüğe giren elektrikli otomobillere uygulanan ÖTV oranlarındaki artışların çevreci otomobillerin Türkiye'de yaygınlaşma hızına olumsuz etkisi olacağı görüşünde olduklarını, bu durumun, otomotiv ekosistemindeki paydaşları da olumsuz etkilemekle beraber Türkiye'ye yapılacak potansiyel yatırımları, istihdamı menfi yönde etkileyeceğini kaydetti. 'Sektörümüz, ülkemiz yararına üzerine düşeni yapmaya devam edecek'ODD Yönetim Kurulu Başkanı Bilaloğlu, son yıllarda yaratılan iç pazar, ana ve yan sanayinin başardığı üretim ve ihracatın, bunların da ötesinde tüm sektörün ana oyuncuları ve bağlı sektörleriyle oluşturduğu istihdamın Türkiye için çok kıymetli olduğunu vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu: 'Otomotiv, peşinden birçok sektörü sürüklüyor olmasıyla da önemli bir konumda. Ülkemiz lokomotif sektörlerinin başında yer alan otomotivde iç pazarı yeniden 1 milyon seviyelerine taşıyacak politikaların geliştirilmesi, güven ortamı ve istikrarın sürdürülebilir kılınması ülkemiz ekonomisi bakımından da çok önemli. Otomotiv ekosisteminin korunarak geliştirilmesi, küresel otomotiv arenasında sektörümüzün rekabet gücünün devamlılığı ve desteklenmesi adına çok kıymetlidir. Otomotiv sektörü olarak temennimiz en kısa sürede yeniden 1 milyon adetlik pazar büyüklüğüne ulaşabilmek ve ülke ekonomisine olan katkımızı daha da artırabilmektir. Sektörümüz, içerisinden geçilen bu süreçte ülkemiz yararına üzerine düşeni yapmaya devam edecektir.'
Reklam
Odd Başkanı Bilaloğlu, Elektrik Motorlu Otomobillerdeki Ötv Artışını Değerlendirdi:
İSTANBUL (AA) - Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bilaloğlu, 'Elektrikli otomobillere uygulanan ÖTV oranlarındaki artışların çevreci otomobillerin ülkemizde yaygınlaşma hızına olumsuz etkisi olacağı görüşündeyiz. Bu durum, otomotiv ekosistemindeki paydaşları da olumsuz etkilemekle beraber Türkiye'ye yapılacak potansiyel yatırımları, istihdamı menfi yönde etkileyecektir.' ifadelerini kullandı.Bilaloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, elektrik motorlu binek otomobiller ve esas itibarıyla insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar için uygulanan ÖTV oranlarının artırılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Otomotiv sektörünün dünyada çok önemli bir değişim ve dönüşümün içerisinden geçerken otomotiv teknolojilerinde de çok sayıda yenilikler olduğunu aktaran Bilaloğlu, dünyada gelişen çevreci teknolojilerin yaygınlaşmasını destekleyecek şekilde teşvikler ile sürdürülebilir programlar uygulandığını, bu kapsamda orta ve uzun vadeli planların açıklandığını anımsattı.Bu bakımdan da Türkiye otomotiv sektörüne uygulanan vergilendirme yapısının yeniden gözden geçirilmesi ihtiyacının bir kere daha ortaya çıktığının görüldüğünü belirten Bilaloğlu, şunları kaydetti: 'Ülkemizde 2020 yılında 844 adet elektrikli otomobil satılmış olup elektrikli otomobillerin toplam otomobil iç pazarından aldığı pay ise yalnızca yüzde 0,1 oranındadır. Otomotiv endüstrisi, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin önemli sanayilerinden biridir ve sektörümüz, ülkemiz sanayinde de önemli bir rol almaktadır. Ayrıca, kendi markamız ile üreteceğimiz yerli otomobili de elektrikli olarak üretip dünya markası yaratmak hedefini açıklamıştır. Bu noktada elektrikli araç pazarının ülkemiz iç pazarında desteklenmesi, bu yeni segmentin gelişimi, hem tüketici alışkanlıklarının bunun etrafında oluşmasının teşvik edilmesi hem de otomotiv ekosisteminin şarj istasyonlarından başlayarak bu yönde gelişmesi açısından çok değerliydi. Dolayısıyla bu artışın yerli markastratejisi açısından da olumsuz sonuçlar doğuracağı düşünülmektedir.' 'Otomotiv Konseyi oluşturulması önerimizi yinelemek isteriz'Ali Bilaloğlu, daha önceki vergi artışlarında olduğu gibi, araç almaya karar vermiş ancak henüz ÖTV'sini ödememiş tüketicilerin mağdur olduğunun görüldüğünü aktararak, 'Sektörümüz derneklerinin ve ilgili kamu kurum kuruluşlarının temsilcilerinin de yer aldığı, devletin bu sektör özelinde kendine koyduğu hedefleri gerçekleştirmesine daha iyi odaklanabilmesi için çalışacak bir Otomotiv Konseyi oluşturulması önerimizi yinelemek isteriz.' ifadesini kullandı.Bilaloğlu, bugün itibarıyla yayımlanan ve yürürlüğe giren elektrikli otomobillere uygulanan ÖTV oranlarındaki artışların çevreci otomobillerin Türkiye'de yaygınlaşma hızına olumsuz etkisi olacağı görüşünde olduklarını, bu durumun, otomotiv ekosistemindeki paydaşları da olumsuz etkilemekle beraber Türkiye'ye yapılacak potansiyel yatırımları, istihdamı menfi yönde etkileyeceğini kaydetti. 'Sektörümüz, ülkemiz yararına üzerine düşeni yapmaya devam edecek'ODD Yönetim Kurulu Başkanı Bilaloğlu, son yıllarda yaratılan iç pazar, ana ve yan sanayinin başardığı üretim ve ihracatın, bunların da ötesinde tüm sektörün ana oyuncuları ve bağlı sektörleriyle oluşturduğu istihdamın Türkiye için çok kıymetli olduğunu vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu: 'Otomotiv, peşinden birçok sektörü sürüklüyor olmasıyla da önemli bir konumda. Ülkemiz lokomotif sektörlerinin başında yer alan otomotivde iç pazarı yeniden 1 milyon seviyelerine taşıyacak politikaların geliştirilmesi, güven ortamı ve istikrarın sürdürülebilir kılınması ülkemiz ekonomisi bakımından da çok önemli. Otomotiv ekosisteminin korunarak geliştirilmesi, küresel otomotiv arenasında sektörümüzün rekabet gücünün devamlılığı ve desteklenmesi adına çok kıymetlidir. Otomotiv sektörü olarak temennimiz en kısa sürede yeniden 1 milyon adetlik pazar büyüklüğüne ulaşabilmek ve ülke ekonomisine olan katkımızı daha da artırabilmektir. Sektörümüz, içerisinden geçilen bu süreçte ülkemiz yararına üzerine düşeni yapmaya devam edecektir.'
Bae, Biden'ın Askıya Aldığı Askeri Anlaşmanın Onaylanacağından Ümitli
İSTANBUL (AA) - Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Washington Büyükelçisi Yusuf Uteybe, ABD Başkanı Joe Biden'in askıya aldığı 23 milyar dolarlık askeri anlaşmanın gerçekleşeceğine inandıklarını söyledi.Uteybe, Washington Enstitüsü tarafından çevrim içi düzenlenen forumda, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın son görev gününde ülkesiyle imzalanan ve Biden tarafından askıya alınan askeri anlaşmanın durumuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Biden tarafından gözden geçirilecek olan anlaşmanın uygulamaya konulacağından emin olduklarını belirten Uteybe, 'Biz her şeyi usulüne göre yaptık. (Anlaşma) Gözden geçirildikten sonra bunu fark edecekler ve süreç işleyecek.' ifadelerini kullandı. F-35 tipi savaş uçağı ve silahlı insansız hava aracının (SİHA) yer aldığı askeri anlaşma paketinin uygulama aşamasında olduğu gibi aynı zamanda gözden de geçirildiğini aktaran Uteybe, 'Anlaşmanın doğru bir yere ulaşacağından eminim.' dedi. Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın, görevinin son günü 20 Ocak'ta, BAE'ye 50 F-35 tipi savaş uçağı, 18 SİHA ve çeşitli mühimmatın satışını öngören 23 milyar dolarlık bir anlaşma imzaladığı belirtilmişti.ABD Başkanı Joe Biden ise söz konusu anlaşmayı gözden geçireceğini söylemişti. ABD Dışişleri Bakanlığından 27 Ocak'ta yapılan açıklamada, BAE'ye satış onayı verilen F-35 uçakları dahil eski yönetim tarafından başlatılan çok sayıda askeri satış işleminin askıya alındığı bildirilmişti.
Bae, Biden'ın Askıya Aldığı Askeri Anlaşmanın Onaylanacağından Ümitli
İSTANBUL (AA) - Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Washington Büyükelçisi Yusuf Uteybe, ABD Başkanı Joe Biden'in askıya aldığı 23 milyar dolarlık askeri anlaşmanın gerçekleşeceğine inandıklarını söyledi.Uteybe, Washington Enstitüsü tarafından çevrim içi düzenlenen forumda, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın son görev gününde ülkesiyle imzalanan ve Biden tarafından askıya alınan askeri anlaşmanın durumuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Biden tarafından gözden geçirilecek olan anlaşmanın uygulamaya konulacağından emin olduklarını belirten Uteybe, 'Biz her şeyi usulüne göre yaptık. (Anlaşma) Gözden geçirildikten sonra bunu fark edecekler ve süreç işleyecek.' ifadelerini kullandı. F-35 tipi savaş uçağı ve silahlı insansız hava aracının (SİHA) yer aldığı askeri anlaşma paketinin uygulama aşamasında olduğu gibi aynı zamanda gözden de geçirildiğini aktaran Uteybe, 'Anlaşmanın doğru bir yere ulaşacağından eminim.' dedi. Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın, görevinin son günü 20 Ocak'ta, BAE'ye 50 F-35 tipi savaş uçağı, 18 SİHA ve çeşitli mühimmatın satışını öngören 23 milyar dolarlık bir anlaşma imzaladığı belirtilmişti.ABD Başkanı Joe Biden ise söz konusu anlaşmayı gözden geçireceğini söylemişti. ABD Dışişleri Bakanlığından 27 Ocak'ta yapılan açıklamada, BAE'ye satış onayı verilen F-35 uçakları dahil eski yönetim tarafından başlatılan çok sayıda askeri satış işleminin askıya alındığı bildirilmişti.
Reklam
Bm Batı Asya Ekonomik Komisyonu: Lübnan Ekonomisi 2020'De Yüzde 20 Küçüldü
BEYRUT (AA) - Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA), Lübnan ekonomisinin 2020'de bir önceki yıla oranla yüzde 20 daraldığını bildirdi.Merkezi Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta bulunan ESCWA'nın yayımladığı raporda, Lübnan ekonomisinde 2019'dan beri görülen düşüşün, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) süreci ve Beyrut Limanı'nda 4 Ağustos 2020'de meydana gelen patlamanın ardından daha da etkili olduğu ifade edildi.Özel sektörde satışların 2020'de bir önceki yıla göre yüzde 45 düştüğüne işaret edilen raporda, ana sektörlerde istihdam edilen çalışanların yüzde 23'ünün geçen yıl işlerini kaybettiği aktarıldı.Lübnan'da özel sektörün canlılığını kaybetmesiyle ülke ekonomisinin geçen yıl 2019'a kıyasla yüzde 20 küçüldüğüne vurgu yapılan raporda, devletin vergi gelirlerinde de yaklaşık yüzde 17 kayıp yaşandığına işaret edildi.Kovid-19 aşısı dağıtımının zamanında yapılmaması ve gerekli siyasi, ekonomik reformların hayata geçirilmemesi halinde ekonomideki küçülmenin 2021'de artmasının beklendiği kaydedilen raporda, salgın sürecinde işlerini kaybeden küçük ve orta ölçekli kuruluşlarda çalışanların ülkenin en yoksul kesimini oluşturduğu ifade edildi.Ülkedeki ekonomik krizKamu borcunun 90 milyar doları aştığı Lübnan, 1975-1990 yıllarındaki iç savaştan bu yana en büyük ekonomik krizlerden birini yaşıyor.İşsizliğin yüzde 35'i, yoksulluğun yüzde 50'yi aştığı Lübnan, geçen yıl ağustosta Beyrut Limanı'nda meydana gelen büyük patlamayla ekonomik açıdan daha da zor duruma düştü.Siyasi güçler ve yöneticileri ülkedeki mevcut ekonomik krizin nedeni olarak gören halk, uzun yıllardır yönetimi paylaşan mezhepsel siyasi partilerin yer almadığı, teknokratlardan oluşan küçültülmüş bir hükümetin kurulmasını talep ediyor.Ülkede siyasi gruplar arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle 10 Ağustos 2020'den bu yana yeni hükümet kurulamıyor.
Bm Batı Asya Ekonomik Komisyonu: Lübnan Ekonomisi 2020'De Yüzde 20 Küçüldü
BEYRUT (AA) - Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA), Lübnan ekonomisinin 2020'de bir önceki yıla oranla yüzde 20 daraldığını bildirdi.Merkezi Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta bulunan ESCWA'nın yayımladığı raporda, Lübnan ekonomisinde 2019'dan beri görülen düşüşün, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) süreci ve Beyrut Limanı'nda 4 Ağustos 2020'de meydana gelen patlamanın ardından daha da etkili olduğu ifade edildi.Özel sektörde satışların 2020'de bir önceki yıla göre yüzde 45 düştüğüne işaret edilen raporda, ana sektörlerde istihdam edilen çalışanların yüzde 23'ünün geçen yıl işlerini kaybettiği aktarıldı.Lübnan'da özel sektörün canlılığını kaybetmesiyle ülke ekonomisinin geçen yıl 2019'a kıyasla yüzde 20 küçüldüğüne vurgu yapılan raporda, devletin vergi gelirlerinde de yaklaşık yüzde 17 kayıp yaşandığına işaret edildi.Kovid-19 aşısı dağıtımının zamanında yapılmaması ve gerekli siyasi, ekonomik reformların hayata geçirilmemesi halinde ekonomideki küçülmenin 2021'de artmasının beklendiği kaydedilen raporda, salgın sürecinde işlerini kaybeden küçük ve orta ölçekli kuruluşlarda çalışanların ülkenin en yoksul kesimini oluşturduğu ifade edildi.Ülkedeki ekonomik krizKamu borcunun 90 milyar doları aştığı Lübnan, 1975-1990 yıllarındaki iç savaştan bu yana en büyük ekonomik krizlerden birini yaşıyor.İşsizliğin yüzde 35'i, yoksulluğun yüzde 50'yi aştığı Lübnan, geçen yıl ağustosta Beyrut Limanı'nda meydana gelen büyük patlamayla ekonomik açıdan daha da zor duruma düştü.Siyasi güçler ve yöneticileri ülkedeki mevcut ekonomik krizin nedeni olarak gören halk, uzun yıllardır yönetimi paylaşan mezhepsel siyasi partilerin yer almadığı, teknokratlardan oluşan küçültülmüş bir hükümetin kurulmasını talep ediyor.Ülkede siyasi gruplar arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle 10 Ağustos 2020'den bu yana yeni hükümet kurulamıyor.
Yanında Çalışan Stajyer Avukata Cinsel Saldırıda Bulunduğu İddia Edilen Avukata Dava
İSTANBUL (AA) - Ataşehir'de kendisine ait hukuk bürosunda çalışan stajyer avukata cinsel saldırıda bulunduğu iddia edilen avukat hakkında 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, müşteki A.S.T'nin, stajyer avukat olarak yanında çalıştığı sanık avukat S.K. tarafından odasına çağırılmak suretiyle cinsel saldırıda bulunulduğunu iddia etmesine üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi.Stajyer avukat A.S.T'nin ifadesine yer verilen iddianamede, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 4. sınıf öğrencisi olduğunu, olay tarihinden bir hafta önce de sanık avukat S.K'ye ait olan hukuk bürosunda gönüllü olarak staja başladığını söylediği kaydedildi. Olay günü olan 23 Ekim 2020'de sanık avukat S.K'nın ofiste çalışmakta olan 2 stajyer avukatı adliyeye, sekreterini de para çekmesi için bankaya gönderdiğini belirten müşteki A.S.T'nin ifadesinde, ofiste sadece kendisi ile avukat S.K'nın kaldığını, kendisini odasına çağırarak bilgisayardaki işleri yapmasını söylediğini, ayakta dururken S.K'nın masasındaki bilgisayara eğilerek istediği işlemi yapmaya çalıştığı sırada S.K'nın cinsel saldırıda bulunduğunu iddia ederek şikayetçi olduğu kaydedildi.İddianamede, tanık olarak ifadesine yer verilen E.K. da aynı ofiste stajyer avukat olarak çalıştığını, müşteki A.S.T'nin yanlarında bir başka arkadaşları bulunduğu sırada avukat S.K'nın cinsel saldırısına maruz kaldığını anlattığını, bu sırada sekreter olarak görev yapan kişinin de avukat S.K'nın kendisini öpmeye çalıştığını söylediği yönünde beyanda bulunduğu belirtildi.Soruşturma kapsamında sanık avukat S.K'nın adresinde yapılan aramada, kamera kayıtlarının incelenmesinde olay gününe ait bir anlık kamera kaydının bulunduğu, sanık avukat S.K'ya bu durum sorulduğunda oturan kişinin kameracı olduğunu, meydana gelen olay neticesinde şikayetçi stajyer avukat tarafından kendisine iftira atılmasını engellemek amacıyla kayıtları kopyalamak istediğini, o amaçla kameracıyı çağırdığını ancak kameracının hard diskin bozuk olduğunu söylediğini öne sürdüğü anlatıldı. İddianamede, sanık S.K'nin ifadesinde ise, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, kendisine iftira atıldığını, yapılan soruşturmanın da izne tabi olduğunu söylediği bilgisi verildi.Müştekinin olaya ilişkin anlatımı ile tanıkların beyanlarının birbiriyle uyumlu olduğu belirtilen iddianamede, sanık S.K'nın aleyhine olacak şekilde olay gününe ilişkin kamera görüntülerini içeren hard diskte değişim işlemleri yaptığı, suçtan kurtulmaya yönelik verdiği ifadelerine de itibar edilemeyeceği vurgulandı.Sanık avukat S.K'nın bu şekilde üzerine atılı 'basit cinsel saldırı' suçunu işlediği savunulan iddianamede, 5 yıldan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.Hazırlanan iddianame gönderildiği Anadolu 55. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi. Sanık avukat S.K'nın yargılanmasına ilerleyen günlerde başlanacak.
Reklam
Milli Savunma Bakanlığı, Barış Pınarı Bölgesindeki Köylere Erzak Yardımı Yaptı
ANKARA (AA) - Milli Savunma Bakanlığı, Barış Pınarı Harekatı'nın düzenlendiği bölgedeki köylerde AFAD koordinatörlüğünde erzak yardımı yapıldığını bildirdi.Bakanlığın Twitter adresinden yapılan açıklamada, 'Ülkemizin yardım eli Suriyeli kardeşlerimizle birlikte. 12'nci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı tarafından, Barış Pınarı bölgesindeki köylerde AFAD koordinatörlüğünde erzak dağıtımı yapıldı.' ifadeleri kullanıldı.
Reklam
Milli Savunma Bakanlığı, Barış Pınarı Bölgesindeki Köylere Erzak Yardımı Yaptı
ANKARA (AA) - Milli Savunma Bakanlığı, Barış Pınarı Harekatı'nın düzenlendiği bölgedeki köylerde AFAD koordinatörlüğünde erzak yardımı yapıldığını bildirdi.Bakanlığın Twitter adresinden yapılan açıklamada, 'Ülkemizin yardım eli Suriyeli kardeşlerimizle birlikte. 12'nci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı tarafından, Barış Pınarı bölgesindeki köylerde AFAD koordinatörlüğünde erzak dağıtımı yapıldı.' ifadeleri kullanıldı.
Ordu'da 70 Yaşındaki Kimsesiz Vatandaş, Harabe Evden Alınıp Huzurevine Yerleştirildi
ORDU (AA) - Ordu'da, harabe bir evde yaşayan 70 yaşındaki vatandaş, Büyükşehir Belediyesince huzurevine yerleştirildi.Alınan bilgiye göre, Perşembe ilçesinin Efirli Mahallesi'nde, H.S'nin harabe durumdaki bir evde yalnız yaşadığını öğrenen Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler ve Muhtarlık Dairesi Başkanlığı harekete geçti. Eve giden ekipler, ilk olarak sağlık kontrolünden geçirilen H.S'yi Ordu Ahmet Cemal Mağden Huzurevine yerleştirdi. Sosyal Hizmetler ve Muhtarlık Dairesi Başkanı Seyfettin Bilkay, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler'in talimatı doğrultusunda evi olmayan kimsesiz vatandaşları tespit etmeye başladıklarını belirtti.Yapılan incelemeler sonrası Perşembe ilçesi Efirli Mahallesi'nde, 70 yaşındaki kimsesiz vatandaşın zor şartlarda harabe bir evde yaşamını sürdürdüğünü gördüklerini aktaran Bilkay, 'Kayıtsız kalmayarak daha iyi imkanlarda yaşamını sürdürmesi için onu huzurevine yerleştirdik. Vatandaşımız artık yaşamını daha iyi bir ortamda sürdürecek.' ifadesini kullandı.
Ordu'da 70 Yaşındaki Kimsesiz Vatandaş, Harabe Evden Alınıp Huzurevine Yerleştirildi
ORDU (AA) - Ordu'da, harabe bir evde yaşayan 70 yaşındaki vatandaş, Büyükşehir Belediyesince huzurevine yerleştirildi.Alınan bilgiye göre, Perşembe ilçesinin Efirli Mahallesi'nde, H.S'nin harabe durumdaki bir evde yalnız yaşadığını öğrenen Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler ve Muhtarlık Dairesi Başkanlığı harekete geçti. Eve giden ekipler, ilk olarak sağlık kontrolünden geçirilen H.S'yi Ordu Ahmet Cemal Mağden Huzurevine yerleştirdi. Sosyal Hizmetler ve Muhtarlık Dairesi Başkanı Seyfettin Bilkay, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler'in talimatı doğrultusunda evi olmayan kimsesiz vatandaşları tespit etmeye başladıklarını belirtti.Yapılan incelemeler sonrası Perşembe ilçesi Efirli Mahallesi'nde, 70 yaşındaki kimsesiz vatandaşın zor şartlarda harabe bir evde yaşamını sürdürdüğünü gördüklerini aktaran Bilkay, 'Kayıtsız kalmayarak daha iyi imkanlarda yaşamını sürdürmesi için onu huzurevine yerleştirdik. Vatandaşımız artık yaşamını daha iyi bir ortamda sürdürecek.' ifadesini kullandı.
Mardin'de Tilkilere Kuduza Karşı Aşılı Yem Verilecek
MARDİN (AA) - Mardin İl Tarım ve Orman Müdürü Menduh Dinler, tilkilerde görülen kuduzla mücadele kapsamında 20 bin aşılı yemin doğaya bırakılacağını bildirdi.Dinler, yaptığı yazılı açıklamada, son yıllarda gerçekleştirilen aşılamalarla kuduza karşı büyük ilerleme kaydedildiğini belirtti.Toplum sağlığı, gıda güvenliği ve hayvancılık ekonomisi konularında çok ciddi riskler oluşturduğundan bu hastalığı çok hassas biçimde ele aldıklarına işaret eden Dinler, hastalıkla mücadele kapsamında İl Müdürlüğünce her yıl kedi ve köpekler için ücretsiz aşılama yapıldığını kaydetti. Aşılamaların, kuduz vakalarını çok ciddi şekilde gerilettiğini vurgulayan Dinler, şöyle devam etti:'Kırsal ve ormanlık alanlarda yaşayan tilkiler arasında bir kuduz salgını mevcut. Bu durumu çok büyük bir problem olarak görüyorduk. Çünkü bu hayvanlar insan denetiminin dışında ve bunları tek tek aşılamamız mümkün değildi. Tilkiler, meralardaki büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar ile kırsal alanlarda bulunan başıboş köpeklere hastalığı bulaştırıyordu. İnşallah yaptığımız çalışmayla tilkilerdeki bu hastalık bitecek ve kuduz tehdit olmaktan çıkacak.'Vatandaşların, tilkileri kendine çeken yemle kaplı kapsül şeklindeki aşıya dokunmamasının, kendi sağlıklarının yanı sıra aşılamanın başarılı olabilmesi açısından önem taşıdığını belirten Dinler, şu ifadeleri kullandı:'Bu aşılara insan tarafından dokunulduğu takdirde, insan kokusu aşıya siniyor, böylelikle aşı tilkiler için daha az cazip hale geliyor. Daha önce bu hususlarda bilgilendirmeyi muhtarlıklar ve müftülükler yoluyla gerçekleştirdik. Çalışmada görevli personelimiz de aşının bırakıldığı alanlara yakın yerleşim yerlerine gidip vatandaşlarımızı bu konuda bilgilendiriyor. Vatandaşlarımızın bu konuya hassasiyet göstermelerini rica ediyorum.'
Reklam