Muş'ta Kadınlar, Evde Yaptıkları Oyuncakları Satarak Aile Bütçesine Katkı Sunuyor
MUŞ (AA) - Muş'un Bulanık ilçesinde kadınlar, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sürecinde evlerinde amigurumi sanatıyla yaptıkları oyuncakları satarak aile bütçelerine katkı sağlıyor.Bulanık Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) bünyesinde faaliyet gösteren Aile Destek ve Eğitim Merkezi (ADEM), salgın nedeniyle kurslarına ara verdi. ADEM'de amigurumi sanatı öğrenen 100'ü aşkın kadın, bu süreçte evlerinde oyuncak üretmeye başladı.Ev ev gezerek kadınlara ücretsiz malzeme dağıtan merkez yetkilileri, yapılan oyuncakları internet üzerinden, açtıkları sergi ve stantlarda satarak kazanca dönüştürdü.Bulanık ADEM Koordinatörü Züleyha Yılmaz, AA muhabirine, salgın sürecinde kursa gelemeyen kadınlara ulaştıklarını söyleyerek, 'Verdiğimiz malzemelerle yıkanabilir oyuncak yapıyorlar. Bu şekilde hem kendilerine hem de aileleri bütçelerine katkı sağlıyorlar.' dedi.'Evde oyuncak üreterek stres atıyoruz'İlçede yaşayan 2 çocuk annesi Şemsi Yıldırım ise salgından önce aile bütçesine katkıda bulunmak için amigurumu sanatıyla oyuncak yaptığını anlattı.Salgın sürecinde çalışmasına evden devam ettiğini belirten Yıldırım, '3 yıl önce 14 yaşında bir evladımı kaybettim. Çok kötü bir dönem yaşadım. Evde bir şeylerle uğraşmak bana çok iyi geldi. İnsanların kendini geliştirmesi ve iyi hissetmesi için bu tür yerlerin açılmasından hoşnut oluyoruz. ADEM'den ip getiriyorlar, evimizde o iplerle oyuncak örerek stres atıyoruz.' ifadelerini kullandı. Beyzanur Yıldırım da 'Ördüğümüz oyuncakları ADEM'e teslim ediyoruz. Elde ettiğimiz gelirle ailemize katkı sunuyoruz. Salgın sürecinde bizim için güzel bir fırsat oldu.' dedi.
İdlib Şehidi Uzman Çavuş Basri Demirel Kayseri'de Son Yolculuğuna Uğurlandı
KAYSERİ (AA) - Suriye'nin İdlib kentinde 31 Ocak'ta düzenlenen saldırıda ağır yaralanan ve tedavi gördüğü Hatay'daki hastanede şehit olan Piyade Uzman Çavuş Basri Demirel'in cenazesi memleketi Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde toprağa verildi.Şehit Demirel'in (29) cenazesi Pınarbaşı ilçesi Kızılören Mahallesi'ndeki babaevine getirilerek helallik alındı.Öğle vakti mahalle mezarlığına düzenlenen törene Demirel'in ailesi, yakınları, Vali Şehmus Günaydın, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Emrah Karayel, CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, İYİ Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, Pınarbaşı Belediye Başkanı Menduh Uzunoğlu ve çok sayıda vatandaş katıldı.Törende şehidin annesi Hatice, babası Hacı ile kardeşleri tabuta sarılarak gözyaşı döktü.Şehit Demirel'in naaşı burada kılınan cenaze namazının ardından defnedildi.
Adana'da Fetö'nün Sözde "Büyük Bölgecisi"Ne 7 Yıl 6 Ay Hapis Cezası
ADANA (AA) - Adana'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) sözde 'büyük bölgeci'si olduğu iddiasıyla yargılanan tutuklu sanığa 7 yıl 6 ay hapis cezası verildi.Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, sanık B.S. cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmada sanık avukatı da hazır bulundu. Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında, sanığın ByLock kullandığını, örgüte ait KHK ile kapatılan kurumlarda SGK kaydının bulunduğunu ve FETÖ'nün 'büyük bölgeci'si olarak örgütte faaliyet yürüttüğünü belirterek, B.S'nin 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan cezalandırılması ve tutukluluk halinin devamına karar verilmesi yönünde görüş bildirdi.Sanık B.S. ise mütalaayı kabul etmediğini ve FETÖ üyesi olmadığını savunarak, 'Suçlamaları kabul etmiyorum. Benim örgütsel bir konumum yoktur. ByLock programını yüklemedim ve kullanmadım. Tahliyemi ve beraatimi talep ederim.' dedi.Mahkeme heyeti, 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdığı B.S'nin tutuklulukta kaldığı süreyi göz önünde bulundurarak adli kontrol tedbiriyle tahliyesine karar verdi.
Zeliha Teyze, Şanlıurfa'daki Mehmetçiklere Çorap Ve Eldiven Gönderdi
AMASYA (AA) - Amasya'nın Suluova ilçesinde yaşayan 70 yaşındaki Zeliha Keleş, Mehmetçiklere eldiven ve çorap gönderdi.Eşini 20 yıl önce kaybeden ve ondan kalan aylıkla geçimini sağlayan 7 çocuk annesi Keleş, kış şartlarında vatani görevini yapan askerlerin üşümemesi için eldiven ve çoraplar satın aldı.Keleş, eldiven ve çorapları posta aracılığıyla Şanlıurfa'daki bir birliğe gönderdi. Gazetecilere, imkanı elverdiği ölçüde camilere de bağışta bulunduğunu söyleyen Keleş, askerleri çok sevdiğini, kış şartlarında dağlarda görev yaptıklarını gördükçe de çok ağladığını anlattı. Keleş, 'Doğuda askerlerimiz, Mehmetçiklerimiz soğuk, kar ve fırtınada sırtlarında yükle, zalim teröristleri bulup öldürüyor. Yirmi çift çorap, 5 çift de eldiven aldım, güle güle giysin yavrularım. Hayrıma gönderiyorum. Kışın soğuk ve karda geziyorlar, sırtlarında yükleriyle. Onlar olmasa biz buralarda güvenle duramayız ki. Nerede askerimiz varsa Allah razı olsun, Mehmetçiklerimizi Allah korusun.' diye konuştu.
Rasulayn'da Eş Zamanlı Terör Saldırıları Meydana Geldi
RASULAYN (AA) - Suriye’nin kuzeyinde Rasulayn ilçe merkezinde eş zamanlı 2 bombalı terör saldırısı meydana geldi, ilk belirlemelere göre ölen ya da yaralanan olmadı. Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesinin karşısındaki Suriye topraklarında yer alan Rasulayn ilçe merkezinde bir dükkana yerleştirilen bomba düzeneği infilak etti. Ardından, aynı mahalde bir patlama daha yaşandı. İlk belirlemelere göre, ölen ya da yaralanan olmadı. Türk askerinin bir okulun bahçesinde insani yardım dağıttığı sırada meydana geldi Patlamalar sırasında Rasulayn'da görev yapan Türk askerleri, Şanlıurfa İnfak Derneği'nin katkısıyla Rasulayn Yerel Meclisi tarafından tespit edilen engelli, yetim ve yerinden edilmişlere, olay mahalline yakın bir okulun bahçesinde insani yardım malzemesi dağıtıyordu. Bu faaliyeti takip eden AA muhabiri de olay yerine oldukça yakın mesafede bulunuyordu. Saldırıyla ilgili inceleme başlatan yerel güvenlik güçleri, failin YPG/PKK mensubu teröristler olduğunu değerlendiriyor. Rasulayn ilçe merkezi, 12 Ekim 2019'da Barış Pınarı Harekatı'yla terörden arındırılmıştı.YPG/PKK, işgalini sürdürdüğü Ayn İsa ve Tel Temır bölgelerinden sık sık Rasulayn ve Tel Abyad'da sivil yerleşimleri hedef alarak saldırılar düzenliyor.
Reklam
İzmir'de 268 Litre Sahte İçki Ele Geçirildi: 4 Gözaltı
İZMİR (AA) - İzmir'in Karaburun ilçesinde 4 adrese düzenlenen operasyonda 268 litre sahte içki ile içki yapımında kullanılan malzemeler ele geçirildi, 4 kişi gözaltına alındı. İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Mordoğan Mahallesi'ndeki 4 adreste alkollü içki üretimi ve satışı yapıldığı duyumu üzerine çalışma başlattı. Düzenlenen operasyonda 268 litre sahte alkollü içki, 2 damıtma cihazı, 2 alkolmetre, 3 bin 500 gram anason bitkisi, şişeleme aparatı ve anason aroması ele geçirildi. Şüpheliler H.D, K.K, S.V. ve I.S. gözaltına alındı.
Reklam
Çorum'da Canlı Hayvan Pazarında Sahte Para Operasyonu: 2 Gözaltı
ÇORUM (AA) - Çorum'da sahte parayla canlı hayvan pazarından alışveriş yapan 2 şüpheli jandarma ekiplerince suçüstü yakalandı. Alınan bilgiye göre, S.D. ve H.U'nun Çorum Belediyesi Canlı Hayvan Pazarı'nda sahte parayla alışveriş yaptığı ihbarı üzerine harekete geçen İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, zanlıları takibe aldı.Ekipler, bir süre izledikleri zanlıları alış veriş sırasında satıcıya sahte banknot verirken suçüstü yakaladı. Gözaltına alınan zanlıların ev ve araçlarındaki aramada, 100 liralık 23 sahte banknot ele geçirildi.Canlı Hayvan Pazarı'nda sahte parayla birkaç satıcıdan alışveriş yaptığı tespit edilen zanlılar hakkında adli işlem başlatıldı.
Bitlis'e Atanan Jandarma Uzman Çavuş, Samsun'da Hastaneye Yetiştirdiği Bebekle Bağını Koparmadı
BİTLİS (AA) - Bitlis'in Ahlat ilçesine atanan Jandarma Uzman Çavuş Ümit Azizoğlu, Samsun'da kucağında hastaneye yetiştirdiği 2 yaşındaki bebeğin ailesiyle bağını koparmadı.Geçen yıl, Samsun'un Ayvacık ilçesinde görev yapan Azizoğlu, eczaneden ilaç aldığı sırada 'Yardım edin, oğlum ölüyor.' diye haykıran annenin yanına gitti.Kadının kucağında baygın haldeki bebeği gören Azizoğlu, 2 yaşındaki Göktuğ Aras Öztürk'ü kucağına alıp koşarak 300 metre uzaklıktaki hastanenin acil servisine yetiştirdi. Doktorların müdahalesiyle sağlığına kavuşan bebekle o günden sonra bağını koparmayan Azizoğlu, ailesiyle görüşerek sağlık durumu hakkında bilgi alıyor. Bir süre önce Bitlis'in Ahlat ilçesine atanan Azizoğlu, Öztürk'ün ailesini cep telefonundan görüntülü arayarak sohbet etti. 'Hastaneye koştuğumuz anları unutamıyorum'Azizoğlu, gazetecilere yaptığı açılamada, Öztürk'ün annesinin yardım çığlığını ve bebeği hastaneye götürdüğü anları unutamadığını söyledi. Olayın ardından sürekli bebeğin ailesiyle görüştüğünü anlatan Azizoğlu, şöyle konuştu:'Annenin yardım çığlığını duyduğumda yanına gittim. Araç ile trafikte vakit kaybetmemek için hastanenin acil bölümüne koşmaya başladım. Araçtaki komutanlarım da peşimden koşarak geldi. Küçük bebeği doktorlara teslim ettim. Bu bir insanlık göreviydi. Bu davranışım komutanlarımız tarafından da takdir gördü. Aynı gece Jandarma Genel Komutanımız Orgeneral Arif Çetin beni telefonla arayarak tebrik etti. Durumunu öğrenmek için Ayvacık Kaymakamımız, Ayvacık İlçe Jandarma Komutanımız ve trafik tim personeli olarak bebeği hastanede ziyaret ettik. Sağlık durumunun iyi olduğunu, geçirdiği havalenin herhangi bir hasara neden olmadığını öğrendik. Türk askeri her zaman halkın yanında olmaya hazırdır.'
Reklam
Suriye'nin Kuzeyindeki Çobanbey'de Tutuklular İçin Terzilik Ve Ayakkabıcılık Atölyesi Kuruldu
ÇOBANBEY (AA) - Hollanda'da yaşayan Türkler tarafından kurulan Sumud Vakfı tarafından Gençlik ve Spor Bakanlığının koordinasyonunda, Suriye'nin kuzeyinde bulunan Çobanbey beldesindeki hapishanede ayakkabı ve terzilik atölyesi açıldı.Kilis'in Elbeyli ilçesi karşısında Suriye topraklarında yer alan Çobanbey'deki hapishanede tutuklu bulunanların mesleki gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla Sumud Vakfı, Gençlik ve Spor Bakanlığının koordinasyonunda proje hayata geçirdi.Bu kapsamda muhaliflerin kurduğu Suriye Geçici Hükümeti'nin adalet bakanlığına bağlı hapishanede, tutukluların meslek edinmeleri için terzilik ve ayakkabı atölyesi kuruldu. Atölyede yıl sonuna kadar, tutuklu bulunan kadın ve erkeklerden oluşan 100'e yakın mahkumun ustalık belgesini alması planlanıyor.Kurdele kesimi ve dualarla gerçekleştirilen atölyenin açılışına, Gençlik ve Spor Bakanlığı yetkilileri, Sumud Vakfı yetkilileri ve bölgenin ileri gelenleri katıldı.Vakıf yetkilileri, açılış öncesi, Kilis'in karşısında yer alan Azez'de Ebu Colan Kampı'nda 200 aileye battaniye, bot ve ceket yardımında bulundu.AA muhabirine açıklama yapan Sumud Vakfı gönüllüsü Nesme Ali, Çobanbey hapishanesindeki tutuklulara mesleki katkı amaçlı terzilik atölyesi kurduklarını söyledi.Çobanbey Hapishanesi Sorumlusu Emced Katip, Sumud Vakfına teşekkür ederek, 'Kurulan bu atölyeler sayesinde tutukluların meslek edinerek tutukluluk sürelerinin dolmasıyla hayata adapte olmaları kolaylaşacak.' dedi.Hollanda'da yaşayan Türkler tarafından kurulan ​​​​​​​Sumud Vakfı, kurulduğu 2016 yılından bu yana Başta Filistin, Çad ve Suriye'de olmak üzere, insani acil yardım, eğitim ve sürdürülebilir projeler yürütüyor.
Samsun'da Kurulan Koronavirüs Danışma Hattında Öğretmenler Gönüllü Görev Yapıyor
SAMSUN (AA) - Samsun'da bir süre önce hizmete giren Koronavirüs Bilgi ve Danışma Hattı'nda yoğunluk yaşanmasının ardından gönüllü öğretmenler merkezde görev yapmaya başladı.İl Sağlık Müdürlüğünce, vatandaşların Kovid-19 ile ilgili sorularını yanıtlamak için 112 Acil Çağrı Merkezi bünyesinde geçen yıl kurulan hatta, sağlık çalışanlarının yanı sıra 30 öğretmen hizmet veriyor.Koronavirüs Bilgi ve Danışma Hattı Sorumlusu Dr. Özer Özen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, danışma hattında vatandaşlara 7 gün 24 saat hizmet sunulduğunu söyledi.Merkezde 97 personelin görev yaptığını belirten Özen, 'Hattımızı martta pandeminin başladığı dönemde hizmete açtık. Daha sonra 3 olan hattımızı şu an için 20 hat olacak şekilde artırdık.' dedi.Özer, salgının yoğun yaşandığı günlerde günlük 1300 çağrıya cevap verdiklerine işaret ederek, şöyle konuştu:'Pandemi ve vaka sayılarındaki artıştan sonra Samsun Valiliği, İl Sağlık ve İl Milli Eğitim müdürlüklerimizin bizlere desteği oldu. Öğretmenlerimiz, bizimle burada çalışabileceklerini ifade etti. Yaklaşık 15 günlük hizmet içi eğitim verildikten sonra öğretmen arkadaşlarımızla aktif, omuz omuza çalışmaktayız.' Öğretmenlerin performansından memnuniyet duyduklarını, çalışmalarında eğitimci olmanın büyük avantajını yaşadıklarını ifade eden Özer, 'Gönüllü öğretmen arkadaşlarımız, hem bir sağlıkçı hem bir eğitimci gibi burada vatandaşlara hastalığı öğretiyor, nasıl davranacakları konusunda bilgi veriyor. Kendilerine müteşekkiriz.' dedi.'Sağlık çalışanlarının gecesi gündüzü yok'Bafra İbn-i Sina Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi sağlık hizmetleri öğretmeni Yasemin Doruk, yetiştirdiği öğrencilerine örnek olmak istediğini söyledi.Sağlıkçılara yardım etmekten mutluluk duyduğunu anlatan Doruk, şunları kaydetti:'Gayet iyi gidiyor. Sağlık Bakanlığımız diğer ülkelerle kıyasladığımız zaman çok başarılı. Onlara destek olmak için buradayız. Eşim de eğitimci. Çalışma şartları arasında çok fazla fark var. Sağlık çalışanlarının gecesi gündüzü ya da bayram kavramı yok. Bunu artık insanlar da görebiliyor, hissedebiliyor. Her zaman taşın altına elini koymuştur sağlık çalışanları. Biz de gönüllü olarak buraya geldik ve destek olmaya çalışıyoruz.'Atakum Seyfi Demirsoy İlkokulu sınıf öğretmeni Gani Özden, 30 yıllık eğitimci olduğunu belirtti.Sağlık çalışanlarına destek sunmak için gönüllü olduklarını vurgulayan Özden, 'Sağlık çalışanları zor ve sıkıntılı günler yaşadı. Sağlık sorunlarıyla mücadele ettiler. Biz de birtakım fedakarlıklarda bulunmamız gerektiğini bilerek gönüllü olarak geldik. Zorlandığımız yerler oldu. Sağ olsunlar, bize büyük destek verdiler. Gelen çağrılara nasıl karşılık vereceğimizden tutun da sistemin işleyişine kadar bütün aşamalarda bilgilendirildik. Desteğimiz devam edecek.' dedi.Atakum Cumhuriyet Anadolu Lisesi beden eğitimi öğretmeni Akın Kayhan da insanlara ve sağlık çalışanlarına destek vermekten mutlu olduğunu dile getirdi.Dışarıdan sağlık çalışanlarının görevlerinin kolay gibi göründüğünü anlatan Kayhan, 'İşin içine girdikten sonra sağlıkçıların ne gibi zorluklarla çalıştığını, sıkıntılarının neler olduğunu daha iyi anladık. Onları takdir ediyoruz.' ifadelerini kullandı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Ağbaba, Salgından Etkilenen Esnaf İçin Çözüm Önerilerini Sıraladı:
ANKARA (AA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınından iş yerleri etkilenen esnaf için birikmiş vergi ve SGK prim borçlarının faizlerinin dondurulması, borçlarının ertelenmesi, sicil affının da aralarında olduğu çözüm önerilerini paylaştı.Ağbaba, parti genel merkezi bahçesinde bir grup esnafla basın toplantısı düzenledi.Türkiye'de 200 bin civarında restoran, lokanta ve kafeterya, 2 bin 716 bar, 2 bin 16 birahane, 8 bin 760 müzikhol ve eğlenceli lokanta, 6 bin 21 dernek lokali, 130 bin civarında kahvehane, kıraathane ve çay ocağı işletmesi olduğunu belirten Ağbaba, Kovid-19 salgınından en fazla olumsuz etkilenenlerin bu esnaf grupları olduğunu söyledi.Anayasa'nın 173. maddesinde, 'Devlet, esnaf ve sanatkarı koruyucu ve destekleyici tedbir alır' ifadesinin yer aldığını anımsatan Ağbaba, şöyle konuştu:'Bir yılda esnafa 5 milyar lira civarında destek verildi. Birçok ülke milli gelirinin yüzde 5'i ile yüzde 10'u arasındaki parayı esnafına veriyor. Ancak, 'salgını iyi yönettik, esnafa destek verdik' diyen asrın lideri esnafa 10 binde 35 destek veriyor. Faiz lobisine 179 milyar, yani milli gelirin yüzde 8'ini verenler, esnafımıza milli gelirin 10 binde 35'ini layık görüyor. Halk sağlığı yönetimi yapılamadığı gibi salgının ekonomi yönetimi de yapılamadı. Sosyal devlet unutuldu. Ekonomik tedbirler alınmadı. AKP politikaları sonucunda esnaf odalarına kayıtlı 100 bin esnafımız iflas etti. Bu rakam sizi yanıltmasın. Ticaret odalarına kayıtlı esnaflarımızın da 100 bine yakını kepenk kapattı. Yani bir yılda iflas eden esnaf sayımız 200 bin civarında. Günde 550 esnafımız, işletmecimiz iş yerini kapatmaktadır.''Kimin ne içtiği umurumuzda değil ama kimin ne yemediği umurumuzda'Kovid-19 tedbirleri kapsamında birçok işletmenin kapalı olmasına rağmen AK Parti il kongrelerinin kalabalık gruplar halinde ve sosyal mesafe kuralına uyulmadan düzenlendiğini ifade eden Ağbaba, bu etkinliklerdeki bazı fotoğrafları basın mensuplarına gösterdi.'Bu, insanların canıyla oynamaktır. Bu, sağlık çalışanlarının şimdiye kadar ki fedakarlığını yok etmektir. Bu yapanları kınıyoruz.' diyen Ağbaba, şunları söyledi:'Lokantacı ve kafecilerin kimisi öldü, kimisi can çekişiyor. Bunlar İçişleri Bakanlığı genelgesiyle 21 Mart 2020'de kapatıldı. Sonra 1 Haziran 2020'de kurallar getirildi ve tekrar açıldı. Lokantalar salgının yayılmasının baş sorumlusu olarak gösterilip tekrar kapatıldı. 20 Kasım 2020'den itibaren 200 bin civarındaki lokanta, restoran, kafeterya işletmeleri bozuk şalter gibi aç-kapa diyerek yönetildi. 100 binlerce esnafımız ne olacağını bilmeden idare etti. Lokantalardan imkanı olan paket servisi yapıyor, olmayan yapamıyor.'Veli Ağbaba, restoran, lokanta ve kafeterya ve yeme-içme üzerine faaliyet gösteren işletmelerin 2,5 milyon kişiye istihdam sağladığını belirterek, bu işletmelerinin kapalı olmasının çalışanları da mağdur ettiğini vurguladı.Bizans İmparatorluğu'nun yıkıldığı dönemde meleklerin cinsiyetinin tartışıldığını dile getiren Ağbaba, 'Kimin ne içtiği umurumuzda değil ama kimin ne yediği ya da yemediği umurumuzda. Cumhurbaşkanı Yardımcısı bütün sorunları bırakmış, Türkiye'de meyhanenin adının meyhane olup olmayacağını tartışıyor.' değerlendirmesinde bulundu.'Borçlarının ertelenmesi için kanun teklifi versinler her türlü desteği vereceğiz'Zor durumda olan esnafın sorunlarının ivedilikle çözülmesini isteyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, çözüm önerisi olarak şunları sıraladı:'Esnafa hacizler durdurulsun. Stopaj kaldırılsın. Esnafın birikmiş vergi ve SGK prim borçlarının faizleri dondurulsun ve borçları ertelensin. Esnafa yüzde 50 ve daha fazla ciro kaybına yüzde 3 yerine, gelir kaybına oranla kademeli destek verilsin. Bağ-Kur borcu olan esnafın borçları salgın sonrasına ertelensin, sağlık hizmetlerinden yararlanmaları sağlansın. Esnafın kamu banklarına borçları faizsiz olarak ertelensin. Esnafın özel bankalara borçları yapılandırılsın, faizleri silinsin. Esnafa sicil affı çıkartılsın. Hala kapalı olan lokantalara tedbir uygulanarak HES koduyla girilmesi sağlansın. Devlet bankaları pos cihazlarından komisyon almasın, esnafa kamu bankalarınca uzun vadeli faizsiz kredi verilsin. Esnafın iş yerinde kullandığı elektrik, su ve doğa gaz bedellerinden vergi alınmasın. Esnafın kendisine ve iş yerine kayıtlı araçlarının akaryakıt bedelinden ÖTV alınmasın.''Esnaf çökerse Türkiye çöker.' ifadelerini kullanan Ağbaba, 'Çağrı yapıyorum; gelsinler Meclis'e, esnafımızın faizlerinin ertelenmesi, borçlarının ertelenmesi, borçlarının silinmesi için kanun teklifi versinler, yarım saatte çıkartılması için her türlü desteği vereceğiz.' dedi.Veli Ağbaba, konuşmasının ardından toplantıya katılan esnafa sorunlarını dile getirmeleri için tek tek söz verdi.
Reklam
Ailelerinden Haber Alamayan Uygur Türkleri, Çin'in Ankara Büyükelçiliği Önünde Eylem Yaptı
ANKARA (AA) - Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşayan ailelerinden haber alamayan Uygur Türkleri, Çin'in Ankara Büyükelçiliği önünde eylem düzenledi. Bölgede Çin'in 'mesleki eğitim merkezleri' adı verilen kamplarda aile üyeleri, yakınları ve akrabalarının alıkonulduğunu açıklayan bir grup Uygur Türkü, yıllardır haber alamadıkları yakınlarının fotoğraflarıyla Çin'in Ankara Büyükelçiliği önünde toplandı. Grup adına konuşma yapan Mirza Ahmed, bu kamplarda tutulan Uygur Türklerinin işkenceye, tecavüze ve asimilasyona maruz kaldığını belirterek, 'Biz bunun hesabını sormak için kefenimizle yola çıktık. Ucunda ölüm varsa da bu yoldan dönmeyeceğiz.' ifadelerini kullandı. Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde insanlık onurunun ayaklar altına alındığını vurgulayan Ahmed, 'Kardeşlerimiz serbest bırakılana kadar aile nöbetimize devam edeceğiz. Bizim bildiğimiz 5 bin 199 kişiye ait dosya var. Bu dosyaları Çin konsolosluklarına götürdük ama Çin bunu kabul etmedi. Biz Çin'in insanlığa karşı yaptığı soykırımı tek tek her fırsatta ifşa edeceğiz. Çin kendini bir hukuk devleti sayıyorsa bunun gereğini yaparak tuttuğu milyonlarca insanı salıverecek ve toplama kampları kapanacak.' diye konuştu. Ahmed, sesini yurt dışına duyuramayan Uygur Türklerinin de bulunduğunu belirterek, toplama kamplarındaki insanların iç organlarının alınarak satıldığını öne sürdü. Çin'in toplama kamplarında insanların işkenceye, tecavüze, dini ve etnik asimilasyona uğramasını 'soykırım' olarak nitelendiren Ahmed, 'Biz buna müsaade etmeyeceğiz. Ucunda ölüm olsa bile ya şerefimizle öleceğiz ya da şerefimizle yaşayacağız.' dedi. Ahmed, AA muhabirine yaptığı açıklamada, elçilik önündeki aile nöbetinin, bir sonuç alana kadar süreceğini söyledi.Yapılan başvuru ve bilgi taleplerine yanıt gelmediğini kaydeden Ahmed, 'Kamplarda tutulanlar serbest bırakılana kadar Çin Büyükelçiliği önündeki nöbetimizi sürdüreceğiz.' diye konuştu.'Terörist' suçlamasıyla pasaportu yenilenmiyorTürkiye Bursları kapsamında üniversite eğitimi sürdüren Rabia Gül de 52 yaşındaki annesinden 3 yıldır haber alamadığını belirtti. Annesine ulaşmak için Çin makamlarına başvuru yaptığını dile getiren Gül, 'Bir buçuk sene bekletip Çin'e karşı terör örgütleriyle bağlantım olduğu için bana yardımcı olamayacaklarını söylediler. Pasaportumu yenilemek için başvurdum ama beni suçlu olarak göstererek pasaport alamayacağımı söylediler.' ifadelerini kullandı. Türk vatandaşı Mevlüde Hilal'den haber yokÇin'de 2017'de tutuklanan Mevlüde Hilal'in kendisi gibi Türk vatandaşı olan kardeşi Medine Nazımi de büyükelçilik önündeki eyleme katıldı. Hilal'in 34 yaşında ve bir çocuk annesi olduğunu belirten Nazımi, AA muhabirine, 'Kardeşim İstanbul Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu. Annem hastalanınca ona bakmak için memleketimize gitti ve ona bakarken İngilizce ve Türkçe öğretiyordu. Çin 2017'de kardeşimi toplama kampına aldı ve Mayıs 2019'da saldıktan sonra Haziran 2019'da Türkiye'de okuduğu gerekçesiyle tekrar tutukladı.' açıklamasında bulundu.O günden bu yana Hilal'den haber alamadıklarını ifade eden Nazımi, 'En acısı da kardeşimin bakmak için gittiği annem geçen eylülde öldü. Bundan kardeşimin haberi yok, ben de Türk vatandaşı olsam da rahatça anneme bakamadım ve ülkemi ziyaret edemiyorum.' diye konuştu. Nazımi, kardeşine ulaşmak için Dışişleri Bakanlığı ve Türkiye'nin Pekin Büyükelçiliği aracılığıyla başvuruda bulunduğunu dile getirerek, 'Çin hükümeti aylarca oyaladıktan sonra Türkiye'nin Pekin Büyükelçiliğine Çin'in İstanbul Başkonsolosluğu ya da Ankara Büyükelçiliğine başvurmamız gerektiğini söylemiş. E-posta attım, konsolosluğa gittim, 17 gün aile nöbeti tuttum ama cevap alamadım.' ifadelerini kullandı. Çin'in başka ülke vatandaşı Uygur Türkleri ile onların Çin pasaportu taşıyan yakınlarını serbest bıraktığını belirten Nazımi, 'Çin Türkiye ile olan diplomatik ilişkilerinde samimiyse Türk vatandaşlığına geçen Uygur Türklerini serbest bırakmalı ve Türkiye'ye dönmelerine izin vermeli.' dedi. Nazımi, kardeşinin çocuğunun da 4 yıldır annesinden uzak büyüdüğünü vurgulayarak, 'Çocuğa annem, babam ve erkek kardeşim bakıyordu ancak annem vefat etti. Şu an bakıyorsa babam ve erkek kardeşim bakıyordur ama onlarla da çok uzun zamandır görüşemedim. Kardeşimin durumunu bile Eylül 2019'da öğrendim.' diye konuştu.
Reklam
Türk Askerinden Rasulayn'da Muhtaç Ailelere İnsani Yardım Dağıtımı
RASULAYN (AA) - Rasulayn'da görev yapan Türk askerleri, Şanlıurfa İnfak Derneğinin katkısıyla Rasulayn Yerel Meclisi tarafından tespit edilen engelli, yetim ve yerinden edilmiş toplam 308 aileye kıyafet ve erzak dağıtımı yaptı.Türkiye, terör örgütü YPG/PKK'dan temizlenen Rasulayn ilçesinde ihtiyaç sahibi ailelere sahip çıkmaya devam ediyor.Şanlıurfa İnfak Derneği Temsilcisi Memet Ali Parlak AA muhabirine yaptığı açıklamada, yardımlarla mazlum Suriyeli kardeşlerine el uzatmaya çalıştıklarını söyledi.308 aileye 137 bin liralık yardım ulaştırıldığını ifade eden Parlak, yardımların kıyafet ve gıda maddelerinden oluştuğunu belirtti.Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Türk STK'lerin katkısıyla terörden temizlenen Rasulayn ve Tel Abyad ilçelerinde güven, huzur ve barış ortamını güçlendirmek için okul, cami ve yol bakım ve onarımı ile ihtiyaç sahibi ailelere insani yardımlar yapılmaya devam ediyor.Rasulayn ilçe merkezi, 12 Ekim 2019'da Barış Pınarı Harekatı ile terörden arındırılmıştı.
Yemenli Uzmanlara Göre, Bae Destekli Ggk Rusya'da Destek Aradı, Belirsiz Tutumla Karşılaştı
ADEN (AA) - MUHAMMED SAMİ - Yemenli uzmanlar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) destekli Güney Geçiş Konseyi'nin (GGK) Moskova ziyaretini, konseyin ülkedeki hedefleri doğrultusunda Moskova'nın desteğini kazanma çabası olarak değerlendirirken Rusya'nın gelişmeler karşısındaki 'tarafsız' tutumuna dikkati çekiyor. Yemen'de 2017'de kurulan, geçici başkent Aden dahil olmak üzere güneydeki hayati bölgeler ile stratejik öneme haiz Sokotra'yı kontrolü altında tutan BAE destekli GGK ile hükümet arasında güneydeki çatışmaların sonlandırılması kapsamında ortak bir kabine kuruldu. Riyad Anlaşması'na göre 24 bakandan oluşan ortak kabinenin 18 Aralık'ta kurulmasından birkaç ay sonra GGK Başkanı Aydarus ez-Zubeydi liderliğindeki heyet, Rusya'nın başkenti Moskova'ya gitti.Yemenli uzmanlar, GGK heyetinin bu ziyaretini BAE destekli konseyin uluslararası düzeyde bir destek arama girişimi olabileceği şeklinde değerlendirirken Rusya'nın Yemen'deki tüm taraflara karşı mesafeli bir tutum sergilediğini kaydediyor. GGK'nın ayrılık vurgusuRusya'nın Yemen'de birlik ve istikrarı destekleyen tutumunu defalarca ifade etmesine rağmen Zubeydi, Moskova'ya ulaşmasının ardından yaptığı açıklamada Yemen'in kuzeydeki vilayetlerin ayrılmasıyla 'güney devletinin restorasyonuna' ilişkin kararlılığını vurguladı. GGK'ya yakınlığıyla bilinen ve ziyareti büyük bir önemle takip eden bazı medya organlarında da bunun konseyin ülkenin güney-kuzey olarak ayrılması hedefi bağlamında 'diplomatik bir başarı' olduğunu belirtirken, Moskova bunu 'çalışma ziyareti' olarak nitelendirdi.Yemen hükümetinin ziyarete eleştirel yaklaşımıYemen hükümeti yetkilileri ise amacını sorguladıkları bu ziyarete muhalif bir tutumla yaklaştı. Yemen Enformasyon Bakanlığı Müsteşarı Muhtar er-Rahbi, Twitter hesabından ziyarete ilişkin yaptığı açıklamada, 'GGK Başkanı Rusya'dan yükseliyor. Bu isyanın liderinin Riyad Anlaşmasına yönelik yeni bir ihlalidir.' ifadesini kullandı.Rusya'nın Yemen'deki olaylara ilişkin tutumuYemenli siyaset araştırmacısı Adil Duşeyle, konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, 'Rusya'nın Yemen'deki olaylara ilişkin tutumu belirsiz. Bununla birlikte Moskova, bölgede kalıcı şekilde var olma isteğine de sahip.' diye konuştu. Nisan 2015'te Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde oylanan, Husilerin çekilmesini ve kontrol altında tuttukları bölgelerde silahlarını bırakmalarını öngören 2216 sayılı kararda Rusya'nın çekimser oy kullandığını anımsatan Duşeyle, 'Bu, Moskova'nın Yemen topraklarında herhangi bir siyasi tarafı ya da silahlı grubu kaybetmek istemediği anlamına geliyor.' dedi. Duşeyle buna ilaveten Rusya'nın Yemen Büyükelçisi Vladimir Deduşkin'in 'Yemen'in güneyinin ülkesi için önemli bir bölge' olduğuna ilişkin açıklamalarına işaret ederek, bu hamlelerin, Rusya'nın Yemen'in güney bölgelerine ilgisi çerçevesinde atıldığı görüşünü aktardı. Bölgedeki uluslararası çatışmanın varlığına dikkati çeken Duşeyli, GGK'nın Rusya ziyaretinin de Çin, Rusya, ABD arasında gelecekte olabilecek uluslararası bir tırmanışta taraf bulabilme arayışı çerçevesinde değerlendirilebileceğini kaydetti. 'GGK, yakın gelecek için endişeli'Yemenli siyaset yazarı Yakub el-Atvani ise GGK'nın yeni hükümette yer aldıktan sonra Riyad Anlaşmasına bağlı kalarak ilerleme kaydedeceğine ilişkin niyetini açıkladıktan sonra gerçekleştirdiği Moskova ziyaretinin hiçbir gerekçesinin olamayacağını ifade etti.Atvani, 'GGK, yakın gelecek için endişeli, Riyad Anlaşmasının sonrasından emin değil, Suudi Arabistan'ın Yemen'in güneyindeki duruma daha fazla kayıtsız kalamayacağını, bunun da sahadaki seçeneklerini kısıtlayabileceğini hissediyor.' dedi. 'GGK ile hükümet arasındaki gerilim devam ediyor''GGK, daha fazla siyasi ve askeri manevra kabiliyeti için dış ittifaklarını genişletmeyi hedefliyor.' diyen Atvani, ayrıca şu değerlendirmelerde bulundu:'Bu ziyaret, GGK ile hükümet arasındaki gerilimin devam ettiğini, hükümetin kurulmasındaki mutabakatın formalite olduğunu ancak temel hedeflerinin farklılık arz ettiğini gösteriyor.'Atvani, 'Rusya'nın da Yemen konusundaki tutumu, çekinceli ve tarafsız olarak sabitlenmiş görünüyor.' dedi. Bu durumda da Rusya'nın bir tarafı yeğleyerek diğerine yakınlaşmadan Yemenli tarafların tamamıyla ilgilenmesini gerektirdiğini dile getiren Atvani, Moskova'nın bu yaklaşımı daha önceki güncel olaylar sırasında kanıtladığını aktardı.
Garanti Bbva, Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinde Türkiye Ortalamasının Üzerinde Skor Elde Etti
İSTANBUL (AA) - Toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda yürüttüğü şirket içi politikalar, müşterilerine ve topluma sağladığı katkılar ve çalışmalarla 5'inci kez Bloomberg Cinsiyet Eşitliği Endeksi'ne giren Garanti BBVA, Türkiye ortalamasının üzerinde skor elde etti.Bankadan yapılan açıklamaya göre, Garanti BBVA, kadınların sosyal ve ekonomik anlamda güçlenmeleri, karar alma mekanizmalarındaki rolünün artması, hem profesyonel hayatta hem de toplum içinde cinsiyet eşitliğinin sağlanması için hayata geçirdiği uygulamalarıyla 2017 yılından beri endekste yer alıyor. Aynı zamanda bu endekse Türkiye'den girmeye hak kazanan ilk şirket olan Garanti BBVA, sürdürdüğü başarısıyla da finans sektöründe öncü rol üstleniyor.Endekste değerlendirilen kriterler arasında liderlik ve yetenek konularında kadına özel uygulamalar, ücrette cinsiyete dayalı eşitlik, çocuk sahibi çalışanlar için hayata geçirilen uygulamalar, kadın girişimcilere yönelik çalışmalar, ayrımcılık politikası ve şiddeti önleme çalışmaları bulunuyor. 2016 yılında finans sektörüyle başlayan Bloomberg Cinsiyet Eşitliği Endeksi'nde bu yıl 11 sektörden 380 şirket yer alırken, Garanti BBVA'nın bünyesinde bulunduğu BBVA da toplumsal cinsiyet eşitliği konusundaki çalışmalarıyla geçen yıla göre skorunu artırdı.'Ortalamanın çok üstünde bir skorla 5'inci kez yer almanın gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz'Açıklamada konuya ilişkin görüşlerine yer verilen Garanti BBVA Genel Müdürü Recep Baştuğ, 'Garanti BBVA olarak, toplumsal kalkınma ve toplumsal cinsiyet eşitliği için iş dünyasına örnek teşkil eden prestijli bir platformda üst üste ve de ortalamanın çok üstünde bir skorla 5'inci kez yer almanın gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bu yıl ülkemizden sadece 5 şirket endekse girebilirken Garanti BBVA, Türkiye ortalamasının üzerinde bir skor elde etti. Bu durum bizi daha da motive ediyor.' ifadelerini kullandı.Toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık oluşturmak ve bunu pozitif bir sosyal etkiye dönüştürmek hedefiyle uzun yıllardır çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini bildiren Baştuğ, şunları kaydetti:'Kadınların iş yaşamında aktif yer alması ve gerek üretici gerekse profesyonel çalışan kimlikleriyle ülke ekonomisindeki rollerinin artması için ortaya koyduğumuz çabaların bu düzeye gelmiş olması bizi yüreklendiriyor. Kadın ve erkek çalışanlarımızı her türlü insan kaynakları sürecinde cinsiyet ayrımı yapmaksızın değerlendiriyor ve tamamen performansa dayalı bir terfi ve ücretlendirme politikası uyguluyoruz. Bu kapsamda son bir yılda üst yönetimdeki görev değişiklikleriyle kadın yönetici oranımızı yüzde 20'den yüzde 40'a çıkardık. İnsan haklarına tam saygılı bir çalışma ortamı yaratmak hedefiyle kadınlara yönelik ayrımcılığın her türlüsünü kesin olarak yasaklıyoruz. Bu konudaki yaklaşımımızı 'Etik İlkelerimiz ve İnsan Hakları' beyanımızda yayınlıyoruz. Ayrıca 'Cinsel Taciz ve Ayrımcılığı Önleme Politikamız' ile ayrımcılığın ve tacizin herhangi bir türüne kesinlikle tolerans göstermediğimizi her vesileyle vurguluyoruz. Bu kapsamda, kadın-erkek maaş oranları, doğum izni sonrasında işten ayrılma sayısı, kadınların güçlenmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliği kapsamında düzenli olarak takip ettiğimiz ve tüm paydaşlarımızla, halka açık bir şekilde raporladığımız pek çok konu var. Bu uygulamalarla Bankamız bünyesinde çalışan kadınların oranı yüzde 56'ya ulaştı.'Baştuğ , 2021'de çeşitlilik çalışmaları kapsamında çalışanların yöneteceği gruplar kuracaklarını belirterek, 'Bu gruplar bünyesinde annelik, babalık gibi farklı alanlarda hem ihtiyaçları daha net anlamamız kolaylaşacak hem de çalışanlarımızı alacağımız karar süreçlerine dahil edeceğiz. Kapsayıcılık, çeşitlilik ve eşitlik adına yaptığımız çalışmalarla bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ülkemizdeki ve dünyadaki kurumlara örnek olmayı amaçlıyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.
Uludağ'da Kış Turizmi Sezonunda Jandarma Ekipleri Kontrollerini Sürdürüyor
BURSA (AA) - Kayak ve kış turizmi merkezlerinden Uludağ'da jandarma ekipleri kontrollerine devam ediyor.İl Jandarma Komutanlığına bağlı Asayiş ve Trafik ekipleri, milli park girişinde kar lastiği ve kimlik kontrollerinin yanı sıra kayak alanlarına kadar olan bölümde denetimlerini sıklaştırdı.Uludağ Jandarma Karakol Komutanlığınca yılbaşından bu yana bölgede yürütülen çalışmalarda, çeşitli suçlardan aranan 15 kişi yakalandı. Ayrıca, 6 araçla ilgili işlem yapıldı.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) kuralları çerçevesinde yapılan denetim ve kontroller sonucu Uludağ'daki 6 işletme ile maske, sosyal mesafe ve sokağa çıkma kısıtlamasını ihlal eden 220 kişiye 893 bin lira idari para cezası uygulandı.
Reklam