Karadenizli Balıkçılar, Hamsideki "Kısmi Avlanma Yasağı" Kararını Değerlendirdi
TRABZON (AA) - Doğu Karadeniz Su Ürünleri Kooperatifleri Bölge Birliği Başkanı Ahmet Mutlu, ticari amaçlı hamsi avcılığının durdurulmasına ilişkin kararın süresinin 7 Şubat'a kadar uzatılmasına ilişkin, 'Herkesin kafasında farklı düşünceler oluştu. 'Bu sezonu kapattım' desinler kimsenin kafasında kuşku kalmaz.' dedi.Karadeniz'deki bazı balıkçılar, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından alınan, 'İstanbul Boğazı'nın tamamı ile Karadeniz'de İstanbul'un Sarıyer ilçesi Kumköy Aslan Burnu'ndan Gürcistan sınırına kadar olan karasularda her türlü av aracı ile ticari amaçlı hamsi avcılığının durdurulmasına ilişkin karar'ın süresinin 7 Şubat'a kadar uzatılmasını değerlendirdi.Doğu Karadeniz Su Ürünleri Kooperatifleri Bölge Birliği Başkanı Ahmet Mutlu, alınan kararı saygıyla karşıladığını ancak alelacele alınmış bir karar olduğunu savundu.Mutlu, ilk alınan 10 günlük yasak kararının ardından ikinci kez alınan kararı da olumlu bulduklarına değinerek, şunları kaydetti:'Dün akşam biten kısıtlama süresinin ardından Trabzon'daki ilgili kurumlarla görüştük ve yasağın devam edip etmeyeceğini sorduk. Onlar da henüz yeni bir karar olmadığını söylediler ve balıkçı teknelerimiz denize açılmaya hazırlanırken, hatta bazıları açılmışken 'yeni karar geldi, süre uzatıldı, geri dönün' dediler. Böyle bir uygulama olamaz. Bu basite alınacak bir olay değil. Tamam devlet uygun görmüş, 'piyasada satılan balıklara baktık, 10 gün yasak koyduk' denildi. Bunu saygıyla karşıladık ama artık sezonu kapatın, insanlar da umudunu kessin. Şu anda hamsilerden alınan numunenin iyi olduğu söyleniyor. Bakanlık, '3 gün denize çıkmayı serbest bırakıyoruz' diyebilir ve sonra hamsi ince ya da küçükse tekrar yasaklayabilir.'Alınan kararın hem vatandaşları hem de balıkçıları mağdur ettiğini belirten Mutlu, 'Karadeniz'e İstanbul tarafından balık geliyor. Kilosu 30-40 lira. İnsanlar nasıl alsınlar bu fiyata. Hem de tekneler denize açılamıyor, tayfa iş bulamıyor. Artık yasaklamak bence çok yersiz. Herkesin kafasında farklı düşünceler oluştu. 'Bu sezonu kapattım' desinler kimsenin kafasında kuşku kalmaz.' dedi.Ortahisar ilçesindeki balık satış pazarı esnafından Mehmet Can Örsaloğlu da av kısıtlamasının hamsinin popülasyonu içinde iyi olduğunu bildirerek, 'Şu anda hamsi 10 numara. Yasaklardan dolayı irileşmeye başladı. Keşke bunu sezonun ortasında değil de başında yapsalardı. O zaman ben inanıyorum ki balık daha farklı, daha iri olurdu.' ifadelerini kullandı.Ordu Perşembe Balıkçılar Kooperatifi Başkanı Ünal Karadeniz ise hamsinin boyutunun küçük olması nedeniyle alınan kararı kesinlikle doğru bulduğunu söyledi.Hamsinin büyümesi için daha uzun av yasağı süresine ihtiyaç olduğunu savunan Karadeniz, bu tür kısıtlamaların hamsinin gelişimi ile beraber denizlerdeki ömrünü de uzattığını dile getirdi. Karadeniz'deki tüm balıkçıların da bu tür yasakları olumlu karşılaması gerektiğini vurgulayan Karadeniz, 'Bunun kesinlikle bir restleşme olarak görülmemesi lazım. Sürdürülebilir balıkçılık anlamında, denizin iyileştirilmesi noktasında, avcılığın gelecek yıllara yayılması için bunun iyi bir karar olacağına inanıyorum. Ben de dahil tüm balıkçılarımız biraz daha sabırlı ve bilinçli olmamız gerekiyor.' diye konuştu.Giresun Giresun Piraziz Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Hamdi Arslan ise bundan sonraki süreçte getirilecek av yasaklarının hamsiye etki etmeyeceğini belirtti.Gürcistan ve Abhazya bölgesinde avlanmanın devam ettiğine değinen Arslan, şunları kaydetti:'Bu geç kalınmış bir karar. Çok daha önceden bu kararın alınması gerekirdi. Geçmiş yıllara bakarsak bu zamanlarda kıyılarımızda zaten hamsi olmuyordu. Hamsi kıyılarımızı bu zamanlarda terk ediyordu. Yani şu an konulmuş yasak çok da anlamlı bir şey değil. Türkiye'de yasak var ancak hamsi avının devam ettiği karşı kıyılarda katliam yapılıyor. Şu an konulan yasak hamsi popülasyonuna çok da etki etmeyecektir. Hamsi 2-3 ay önce avlanırken bu yasak konulsaydı, o zaman bir anlam ifade ederdi. Hamsi kıyılarımız terk etmişken yasağın bir anlamı yok.'Yeni av sezonunda hamsi avcılığının kasım ayının ilk haftası başlaması gerektiğinin altını çizen Arslan, buna rağmen hamsinin yine kalitesiz olması durumunda yetkililerin o zaman devreye girmesi gerektiğini dile getirdi.-'Bu sezonu nadasa bırakalım'Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Cemal Dinçer de kararın sezonun başında alınması gerektiğini düşündüğünü ancak geç de olsa olumlu bulduğunu anlattı.Dinçer, 'Keşke sezonun başında bu öngörüyü yapabilseydiler, biz bu kararın alınması gerektiğini daha önceden söylemiştik, 1 yıl avlanmasın demiştik ama olmadı. Sezona başlandı ve gördüler ki bu vicdani olarak hiç iyiye gitmiyor, geç de olsa sezonun arasında da olsa stokları koruma adına gerçekten çok olumlu ve cesur bir adım oldu. Bence, 'bu yıl hamsiden hayır yok' deyip bu sezonu nadasa bırakalım. Benim görüşüm, bir ay av yapılmaması yönündedir. Zaten av sezonunun bitmesine de bir ay kaldı.' ifadelerini kullandı.Bu yıl hamsi avcılığının düşmesiyle bu yasağın olumlu sonuçlarını gelecek sezon görmenin mümkün olacağını bildiren Dinçer, 'Seneye kaliteli hamsinin sofralarımıza geleceğini tahmin ediyorum iklim şartlarında anormal değişiklik olmazsa. Av yasağı çabasının gerçekten yararlı olacağını tahmin ediyorum.' değerlendirmesinde bulundu.Gelecek sezon aynı hataya düşülmemesi için hamsi avcılığında kontrollerin çok sıkı yapılması gerektiğinin altını çizen Dinçer, şunları kaydetti:'İlk av verilerine bakacağız, avlanan hamsi yasal boyun altında ise onu durduracağız, avlamayacağız. Balıkçıya söyleyeceğiz 'önce küçük ağ sar, bak hamsi ince ise bunu sarma, irisini al.' Çünkü onların araçları, gırgır ağı maalesef seçici davranamıyor ince balığı ayıramıyor, trol gibi değil. Popülasyonda gerçekten iri hamsi olabilir ama siz onu alamıyorsanız o zaman ona başka çare düşünmek lazım. Bir sene çok az bir süre ama hiç yoktan iyidir, hayatı kurtarma açısından elzemdir. Dinamik bir stoktur hamsi toparlayabilir ama birden de tam ideal şartlara gelmez. Bir kaç yıl kontrollü av yasağına uygun bir şekilde avcılık yaptığımız takdirde hamsi stoku kendini yenileyecektir.'
Tbmm'nin Himayesinde Misak-I Milli Anma Programı Düzenlendi
İSTANBUL (AA) - TBMM'nin himayesinde Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) ve İstanbul Üniversitesi (İÜ) iş birliğinde 'Bir Asrı Geçen Birikimle Misak-ı Milli'ye Yeniden Bakmak' temasıyla Misak-ı Milli Anma Programı düzenlendi. Program, TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un da katılımıyla MSGSÜ Fındıklı Yerleşkesinde yapıldı.MSGSÜ Rektörü Prof. Dr. Handan İnci Elçi, programın açılışında yaptığı konuşmada, üniversitenin Misak-ı Milli kararları açısından tarihi öneminden gurur duyduklarını ifade etti. 'Türkiye'nin milletiyle coğrafi sınırlarıyla bölünmez bir bütün olduğu' anlamına gelen Misak-ı Milli kararının, Meclisi Mebusan tarafından bugün programın yapıldığı salonda alındığını kaydeden Elçi, 'Sultan Abdülmecid'in kızları için 1850'nin sonunda inşa ettirdiği çifte saraylardan oluşan üniversitemizin Fındıklı Kampüsünün Cemile Sultan Sarayı'nı oluşturan bölümündeki bu salon, uzun süre Osmanlı Parlamentosu olarak kullanılmasının yanı sıra Milli Mücadele'nin resmi ağızdan ilk kez dillendirildiği mekan olması bakımından da yakın dönem Türkiye tarihinde çok önemli bir yere sahiptir. 1908'de 2. Meşrutiyetin ilanıyla açılan Osmanlı Meclisi Mebusan da 1913'tan 1920'de kapatılıncaya kadar burada toplanmış ve Ahd-ı Milli olarak da anılan Misak-ı Milli Beyannamesi 28 Ocak 1920'de burada Meclisi Mebusan'da kabul edilmiştir.' diye konuştu.Prof. Dr. Elçi, milli mücadelenin temel dayanağı olan beyannamenin kabulünden sonra İstanbul'un itilaf devletleri tarafından işgal edildiğini, Meclisi Mebusan'ın basıldığını, bazı mebusların toplandığını ve Meclisin feshedildiğini anlattı. Cumhuriyetin temelini atmak üzere 23 Nisan 1920'de meclisin Ankara'da yeniden açıldığını belirten Elçi, 'O günden bugüne sıkı sıkıya sahip çıktığımız özgür ve bağımsız Türkiye düşüncesini, şimdilerde daha gür bir ses ve inançla dillendiriyor, bağımsız ve güçlü bir Türkiye için Misak-ı Milli'nin önemini de her zamankinden daha fazla idrak ediyoruz.' dedi. Elçi, milli mücadelenin ateşleyici gücü Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere özgürce yaşanabilecek bir ülke bırakmak için mücadele eden silah arkadaşlarını, Misak-ı Milli'yi canıyla kanıyla çizmiş şehit ve gazileri minnet, şükran ve rahmetle andığını söyledi.'Misak-ı Milli, uluslararası zeminde tam bağımsızlık hedefini açıkça ilan etmiştir'İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak da Osmanlı Mebusan Meclisi'nde 28 Ocak 1920'de son şekli verilen ve 17 Şubat 1920'de dünya kamuoyuna ilan edilen Misak-ı Milli'nin, eşsiz mücadelenin dönüm noktasını oluşturduğunu belirtti. Ak, 1919 yılının son çeyreğinde gerçekleştirilen Osmanlı Mebusan Meclisi seçimlerinin, itilaf devletlerinin işgalcilerle daha olumlu bir siyasal platform kurulacağı beklentilerinin aksine, milli mücadeleyi savunan bir meclis birleşimi ortaya çıkardığını kaydeden Ak, şöyle devam etti:'Meclis, işgalcilerin istedikleri düzenlemeleri yapmadığı gibi onların baskı ve zulümlerinin protesto edildiği, dünya kamuoyuna duyurulduğu bir meşru zemin hüviyeti kazanmıştır. Bu tarihi arka planda ilan edilen Misak-ı Milli Beyannamesi, parçalanmak istenen vatan topraklarında Türk milletinin hangi şartlarda barış içinde yaşayabileceğini, içeride Hakimiyet-i Milliye, uluslararası zeminde ise tam bağımsızlık hedefini açık bir şekilde ilan etmiştir. Misak-ı Milli Beyannamesi, milli mücadelenin milli ve milletlerarası alanda nihai hedeflerini ortaya koyan önemli bir siyasi tarih belgesidir. Erzurum ve Sivas kongreleriyle olgunlaştırılan bir sürecin siyasi anlamda nihai metni, aynı zamanda İstiklal Harbi'nin bir anlamda başlangıcını oluşturmuştur. Misak-ı Milli'nin vücut bulmasında hiç şüphesiz Anadolu'da temelleri atılan milli mücadele sürecinin büyük katkısı bulunmaktadır.'Prof. Dr. Ak, Misak-ı Milli ile vatanın sınırlarının çizildiğini, milli mücadelenin iç ve dış politikasının deklare edildiğini, Türk milletinin varlığının olmazsa olmaz şartlarının ortaya konduğunu söyledi. Açılışın ardından MSGSÜ Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Okutmanlığı Koordinatörü Prof. Dr. İsmail Türkoğlu'nun moderatörlüğünde düzenlenen panelde, 'Mondros Mütakeresi'nden Misak-ı Milli'nin İlan Sürecine' başlığıyla İÜ Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cezmi Eraslan, 'Devrin Uluslararası Gelişmeleri Işığında Misak-ı Milli'nin İlanı' başlığıyla İÜ Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mustafa Budak, 'Milli Mücadelenin Siyasal Programını Belirleyen Bir Özgürlük Bildirgesi: Misak-ı Milli' başlığıyla da İÜ Siyaset ve Uluslararası İlişkiler Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Namık Sinan Turan konuşma yaptı. AK Parti Grup Başkanvekili ve Tokat Milletvekili Özlem Zengin ile İstanbul Valisi Ali Yerlikaya ve bazı akademisyenlerin katıldığı program, TBMM web ve YouTube sayfaları ile İÜ ve MSGSÜ YouTube hesaplarından canlı yayınlandı.
Osmaniye'de Gösteri Yürüyüşü Ve Açık Hava Toplantılarına Geçici Yasak Getirildi
OSMANİYE (AA) - Osmaniye Valiliği, gösteri yürüyüşü ve açık hava toplantıları gibi etkinliklerin 15 gün yasaklandığını duyurdu.Valilikten yapılan açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye'de yayılımını durdurmak adına tedbirlerin sürdürüldüğü belirtildi.Virüsün halk sağlığı açısından riskini yönetebilmek ve sosyal izolasyonu sağlayarak etkisini en aza indirmek için toplanan İl Hıfzıssıhha Kurulunca bazı kararlar alındığı bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:'İlimizde milli güvenliğin sağlanması, kamu düzeni ve güvenliğinin korunması, virüsün toplum geneline yayılmasının, olası yağma ve infial yaratabilecek olayların önüne geçilebilmesi, temel hak ve özgürlükler ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin ve genel asayişin korunması amacıyla mülki amirliklerin uygun göreceği sosyal mesafe kuralına uyularak yapılacak etkinlikler hariç olmak üzere miting, kapalı ve açık yer toplantıları ile gösteri yürüyüşleri, açık alanda toplanma, basın açıklaması, çadır kurma, stant açma, oturma eylemi, imza kampanyası, anma töreni gibi türdeki eylem ve etkinlikler kent genelinde bugünden itibaren 15 gün yasaklanmıştır.'
Agorafobiyi Bağcılar Belediyesi Kadın Ve Aile Eğitim Merkezi'nin Desteğiyle Yendi
İSTANBUL (AA) - Yalnız dışarı çıkamayan ve hayatının büyük bir kısmını evinde geçiren Filiz Akar, agorafobiyi Bağcılar Belediyesi Kadın ve Aile Eğitim Merkezi'nin desteğiyle yenmeyi başardı. Belediyeden yapılan açıklamaya göre, agorafobi rahatsızlığı, kişilerde tek başına dışarı çıkamama, kalabalık caddelerden geçememe, kapalı ortamlardan kaçınma, kendini evde daha güvende hissetme durumlarına neden oluyor. Şu anda 44 yaşındaki Filiz Akar da bu rahatsızlıkla 14 yaşında geçirdiği travmanın ardından tanıştı. Hayatının büyük bir kısmını evde, dört duvar arasında geçiren, yıllarca yanında kimse olmadan dışarıya adım atamayan Akar, korkusunu kursiyer olarak 2 yıl önce eğitim görmeye başladığı Bağcılar Belediyesi Kadın ve Aile Kültür Sanat Merkezi'nde yenebildi. Akar, bunun yanında kadınlara tavsiyelerde bulunduğu 'Kadın İsterse' isimli kişisel gelişim kitabını da kaleme aldı. 'Artık bütün dünyam evim olmuştu'Açıklamada görüşlerine yer verilen Akar, babasının sürekli annesine şiddet uyguladığını, çocuk olmasına rağmen bir erkeğin kadına uygulayabileceği bütün şiddete şahit olduğunu belirtti.Akar, sevdiği bir kişinin başka bir sevdiğine şiddet uyguladığını görmenin şiddete uğramaktan daha kötü olduğunu kaydederek, 'Bu durum bende büyük bir travma oluşturdu, 14 yaşında, babam bir cinayete kurban gitti. O günden sonra dışarıya karşı güvensizliğim oluştu. Yalnız dışarıya çıkamamaya başladım. 18 yaşında evlendim, 2 çocuğum oldu. Artık bütün dünyam evim olmuştu. Zorunlu olmadıkça dışarı çıkmıyordum. Çıkmak için de yanımda mutlaka birinin olması gerekiyordu. 26 yılım böyle geçti.' ifadelerini kullandı.Bir süre tedavi gördüğünü aktaran Akar, sevdiği bir arkadaşının vasıtasıyla Bağcılar Belediyesi Kadın ve Aile Eğitim Merkezi'ne gelmeye başladığını kaydetti.Merkezde 'aile' gibi samimi bir ortam olduğuna değinen Akar, 'Burası bana çok güven verdi. Kısa sürede arkadaşlara alıştım. Yıllardır üzerimdeki korkuyu da yavaş yavaş yendim. Artık eskisi kadar ilaç kullanmıyorum. Buraya gelip gitmek bana terapi gibi geliyor. Dışarıya karşı korkularım azaldı. Ayrıca kendi ürettiğim el emeği göz nuru ürünleri satarak para kazanıyorum. İnsanların yaptıklarımı beğenmesi beni motive ediyor.' ifadesini kullandı.
Hindistan'da Muhalefet Partileri Parlamento'daki Bütçe Görüşmelerinin Açılışını Boykot Etti
ANKARA (AA) - Hindistan'ın önde gelen muhalefet partileri, hükümetin yürürlükten kaldırmayı reddettiği yeni tarım yasalarını protesto eden çiftçilerle dayanışma içinde olduklarını göstermek için Parlamento'daki bütçe görüşmelerinin açılış konuşmasını boykot ettiklerini duyurdu.Hindistan’ın ana muhalefetteki Ulusal Kongre Partisi’nden yapılan açıklamada, '16 muhalefet partisi olarak, Cumhurbaşkanı Ram Nath Kovind’in Parlamento’da bütçe görüşmelerinin açılış konuşmasını, Başbakan Narendra Modi hükümetinin karalamaya çalıştığı çiftçilerle tam bir dayanışma içinde boykot ediyoruz.' ifadeleri kullanıldı.Ulusal Kongre Partisi Lideri Rahul Gandhi de Twitter'da yaptığı bir paylaşımda, 'Başbakan Narendra Modi'nin çiftçilere ve işçilere saldırarak Hindistan’ı zayıflattığını' savundu.Çiftçi sendikası liderlerinden Naresh Tikait de Twitter hesabından, 'Çiftçiler, Modi hükümeti yeni tarım yasalarını yürürlükten kaldırıncaya kadar evlerine dönmeyeceklerini söylüyorlar.' ifadelerine yer verdi.Cumhurbaşkanı Kovind ise Parlamento'daki bütçe oturumu açılış konuşmasında hükümetin önceliklerini sıralayarak yaşanan şiddet olaylarını 'talihsiz' diye nitelendirdi ve demokrasilerde hukukun üstünlüğüne saygı gösterilmesinin beklendiğini vurguladı. Bütçenin pazartesi sunulması bekleniyor.Öte yandan, başkent Yeni Delhi’de çiftçilerin kamp alanlarına yakın yerlerde yaşayan halk, gösterilerin artık ekonomiyi ve yaşamlarını etkilediğinden şikayet ederek çiftçilerin bölgeyi terk etmelerini istedi.Bharatiya Kisan Çiftçi Birliği de gelecekteki eylem planına karar vermek için bugün büyük bir toplantı düzenleneceğini duyurdu.Yeni Delhi'de 1 çiftçi ölmüştü26 Ocak Hindistan Cumhuriyet Bayramı'nda ülke genelinde protesto düzenleyen göstericiler, başkent Yeni Delhi sınırında polis barikatlarını aşarak şehre ilerlemiş, 'Kızıl Kale' adı verilen 17. yüzyıldan kalan tarihi kaleyi işgal etmişti.Olaylarda 1 çiftçi hayatını kaybederken yaklaşık 400 polis memuru yaralanmıştı.Öte yandan, bazı protestocuların Kızıl Kale'de asılı Hindistan bayraklarını indirerek 'Halistan hareketini' temsil eden Sih ayrılıkçıların sözde bayraklarını göndere çekmesi tepkilere yol açmıştı.Olaylardan sonra 40’tan fazla olan çiftçi birlikleri arasından 3 küçük grup protestolardan çekildiklerini açıklamıştı. Polis, 19 protestocunun tutuklandığını, aralarında çiftçi sendikası liderlerinin de bulunduğu 50 kişinin de halkı kışkırtma, kin ve düşmanlığa tahrik suçlamalarıyla sorgulanmak üzere arandığını duyurmuştu.11 tur müzakere sonuçsuz kaldıHükümet ile çiftçiler arasındaki taleplerin uzlaştırılması için yapılan 11 tur müzakere sonuçsuz kalmıştı. Hükümetin kanunları 18 aylığına askıya alma teklifi de çiftçiler tarafından reddedilmişti.Sonuçsuz kalan müzakerelerin ardından çiftçiler, protestoların devam edeceğini duyurmuştu.Ülkede, çiftçilerin yarısından fazlasının borç içinde olduğu, 2018 ve 2019'da 20 bin 638 çiftçinin canına kıydığı ifade ediliyor.Yeni tarım yasaları ve çiftçi protestolarıHindistan'da Eylül 2020'de kabul edilen ve tarım sektörüne serbestleşme getiren 2 yasa, taban fiyatı ve destekleme alımı politikalarını sona erdireceği, aracı şirketlerin fiyatları düşürerek sonunda kendilerini topraksız bırakacağı gerekçesiyle çiftçiler tarafından protesto ediliyor.Başbakan Narendra Modi hükümeti ise yeni yasaların, çiftçilere ürünlerini pazarlama özgürlüğü tanıyarak özel yatırımla tarımsal büyümeyi teşvik edeceğini savunuyor.
Adana'da Belediye Otobüsü Ptt Binasına Çarptı: 2 Yaralı
ADANA (AA) - Adana'da belediye otobüsünün PTT şubesinin bulunduğu binaya çarpması sonucu 2 kişi yaralandı.Tolga Coşkun yönetimindeki 01 DYM 49 plakalı Büyükşehir Belediyesine ait otobüs, merkez Seyhan ilçesi Yeşiloba Mahallesi'nde PTT şubesinin olduğu binaya çarptı.Kazada yaralanan sürücü ile şubede görevli Cansel Tapdıkbayram, çevredeki hastanelerde tedavi altına alındı.Kaza sırasında yolcu bulunmadığı öğrenilen otobüs vinç yardımıyla kaldırıldı, hasar oluşan binada çalışma başlatıldı.
Hatay'da Marketten Hırsızlık İddiasına 3 Tutuklama
HATAY (AA) - Hatay'ın Samandağ ilçesinde marketten hırsızlık yaptığı iddia edilen 3 zanlı tutuklandı.İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Tomruksuyu Mahallesi'ndeki bir marketten içki ve sigara çalındığı ihbarı üzerine çalışma başlattı.Bölgedeki güvenlik kamerası ve Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtlarından şüpheli aracı tespit eden ekipler, tanınmamak için eldiven, kar maskesi ve şemsiye kullanan 3 kişinin O.F, H.H.E. ve İ.D. olduğunu belirledi.Operasyonla gözaltına alınan zanlılar, çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.Şüphelilerin ikametinde ele geçirilen ve marketten çalındığı belirlenen 133 şişe içki ile 2 bin 489 paket sigara market sahibine teslim edildi.
İyi Partili Özlale'den "Enflasyonla Mücadele" Açıklaması:
ANKARA (AA) - İYİ Parti Kalkınma Politikaları Başkanı Ümit Özlale, 'Enflasyonla mücadelede sadece TCMB'nin izleyeceği para politikasına bel bağlanmamalıdır. Tarım politikalarının bir an önce değiştirilmesi, beklentilerin doğru yönetilmesi ve maliye politikasının destekleyici olması gerekir.' dedi.Özlale, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, dünyada enflasyonu düşürmek isteyip de düşüremeyen tek bir ülke olmadığını ancak enflasyonu düşürmenin bir istihdam ve üretim maliyeti bulunduğunu söyledi. Ümit Özlale, bu maliyeti düşürmek için toplumsal mutabakat ve beklentilerin yönetilmesi gerektiğini ifade etti.Parti olarak iş örgütlerinin ortak bir metinle açıkladığı fiyat istikrarı vurgusu ile enflasyon raporu toplantısında Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal'ın siyasi bir çerçevede hareket etmeyen ciddi tutumunu desteklediklerini vurgulayan Özlale, iktidara yakın gazetelerin haksız eleştirilerine aldırmamasını da takdirle karşıladıklarını söyledi.Enflasyonun başta dar gelirli vatandaşlar olmak üzere ülkenin tüm fertlerini fakirleştirdiğini belirten Özlale, 'Bu yüzden de İYİ Parti olarak enflasyonla mücadelenin bir öncelik olması gerektiğini düşünüyoruz.' diye konuştu. Bu noktada üzerlerine düşeni yapmaya hazır olduklarını dile getiren Özlale, 'Enflasyonla mücadelede sadece TCMB'nin izleyeceği para politikasına bel bağlanmamalıdır. Enflasyonun yüksek olmasının temel nedenlerinden biri olan tarım politikalarının bir an önce değiştirilmesi, beklentilerin doğru yönetilmesi ve maliye politikasının destekleyici olması gerekir.' değerlendirmesinde bulundu.Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin gıda fiyatlarının arttığı bu günlerde suskunluğunu anlayamadıklarını dile getiren Özlale, 'Beklentimiz Sayın Cumhurbaşkanı'nın Tarım ve Orman Bakanı'nı görevinden affetmesidir.' ifadelerini kullandı.Çiftçinin artan üretim maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu kaydeden Özlale, kısa dönemde çiftçinin kullandığı mazottaki verginin yarıya düşürülmesinin çiftçiye nefes aldıracağını söyledi.Salgın dolayısıyla toplu tüketim merkezlerinin zayıflayıp gıda toptancılarının iyice zor durumda kaldığı bu dönemde inisiyatifin tamamen zincir marketlerde kalmasının da sakıncalı olduğuna işaret eden Özlale, bu marketlerin mutlaka denetlenmesi gerektiğini belirtti.
Türk Futbolunun Efsane Kalecisi Varol Ürkmez Hayatını Kaybetti! Varol Ürkmez Kimdir?
Bir süredir kanser tedavisi gören Türk futbolunun değerli ismi Varol Ürkmez geçirdiği kalp krizi ile hayatını kaybetti. 1937 doğumlu olan efsane kaleci Ürkmez fenalaşarak hastaneye kaldırılması üzerine yapılan tüm müdahalelere rağmen hayata döndürülemedi. Peki Varol Ürkmez kimdir? Sağlık durumu nasıldı? Detayları haberimizde sizler için derledik...
Galatasaray Mostafa Mohamed Transferini Duyurdu! Mostafa Mohamed Kimdir, Kaç Gol Atmıştır?
Galatasaray, Mısır Milli Takımı’nda da oynayan genç golcü Mohamed Mustafa’yı kiralık olarak transfer etti. Sarı kırmızılı takım Mostafa Mohamed için 2 milyon Dolar kiralama bedeli ödeyecek. Kulüp ayrıca, genç forvet Mohamed'in transferiyle ilgili KAP'a açıklama yaptı. KAP’a yapılan açıklama sonrası transfer sosyal medyanın gündemine girdi. Peki, Mohamed Mostafa kimdir? İşte 23 yaşındaki golcü Mohamed Mostafa’nın hayatı ve kariyeri...
Sayıştay'dan İBB'ye Burs ve Halk Süt Sorgusu: 'Kamu Zarara Uğratılmış'
Sayıştay, İBB'ye halk süt ve öğrencilere burs için yaptığı harcamalardan dolayı 'kamuyu zarar uğratma' suçlamasının yer aldığı bir rapor hazırladı. Müfettişler, burslar için 'Belediye tarafından doğrudan yapılabileceğine dair bir yasal düzenleme bulunmadığından burs ödemeleri kamu zararına neden olunmuştur” ifadelerini kullanırken, halk süt içinse doğrudan satın alımı işaret ederek “alımı ihale ile yapılması” gerektiğini öne sürdü.
Rusya'da 8 Şubat'ta Üniversitelerde Yüz Yüze Eğitime Başlanacak
MOSKOVA (AA) - Rusya'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle uzaktan eğitim uygulamasını sürdüren yüksek öğretim kurumları, 8 Şubat'ta yüz yüze eğitime başlayacak.Rusya Bilim ve Yüksek Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, bakanlığa bağlı yüksek öğretim kurumları, ülkenin bölgedeki epidemiyolojik duruma göre 8 Şubat'ta yüz yüze eğitime dönecek.Okullardaki eğitim sürecinin Kovid-19'a karşı belirlenen kurallar doğrultusunda sürdürülmesi gerektiği belirtildi.Rusya'nın başkenti Moskova ve St. Petersburg kentindeki yüksek öğretim kurumları, 13 Kasım 2020'de uzaktan eğitim uygulamasına geçmişti.Ülkenin diğer bölgelerindeki okullarla ilgili karar ise salgın durumuna göre alınmıştı. Son 24 saatte 19 bin 238 Kovid-19 vakası tespit edildiRusya Koronavirüs Enfeksiyonu Kontrol ve Önleme Merkezinden yapılan açıklamaya göre, ülkede son 24 saatte vaka sayısı 19 bin 238 artarak 3 milyon 813 bin 48'e, virüs kaynaklı hayatını kaybedenlerin sayısı ise 534 artışla 72 bin 185'e çıktı.Son 24 saatte 26 bin 204 kişinin sağlığına kavuşmasıyla da iyileşen sayısı 3 milyon 255 bin 462'ye ulaştı.Rusya'da Kovid-19 süreciRusya'da ilk Kovid-19 vakası 31 Ocak 2020'de tespit edilmiş, virüs nedeniyle ilk ölüm 19 Mart 2020'de kaydedilmişti.Ülkede, 24 Aralık 2020'de 29 bin 935 kişide virüsün tespit edilmesiyle 'en yüksek' günlük vaka sayısı, 635 kişinin hayatını kaybetmesiyle 'en yüksek günlük can kaybı sayısı' kayıtlara geçmişti.Rusya'da, Devlet Başkanı Vladimir Putin'in talimatıyla 18 Ocak'ta kitlesel aşılama süreci başlamıştı. Aşılama, Gamaleya Ulusal Epidemiyoloji ve Mikrobiyoloji Enstitüsünün geliştirdiği 'Sputnik V' (GamKovidVak) aşısıyla yapılıyor.
Bae'nin Şarika Emiri'nin Eşi, Eğitim Alanında İsrail'le Normalleşmeyi Eleştirdi:
ABU DABİ (AA) - Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) Şarika Emiri Sultan bin Muhammed el-Kasımi'nin eşi Cevahir binti Muhammed el-Kasımi, ülkesinin eğitim alanında İsrail'le normalleşerek iş birliği yapmasına tepki gösterdi.Cevahir Kasımi, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, İsrail ve BAE Eğitim Bakanları arasında iş birliği, öğrenci değişimi ve ortak akademik çalışmalar gibi konuları görüşmek için düzenlenen sanal toplantıyı değerlendirdi.İsrail'e işaret ederek, 'Metodolojileri, Arapları öldürmek ve topraklarını gasbetmek.' ifadesini kullanan Kasımi, ayrıca, 'Allah nefislerinize karşı size yardım etsin.' paylaşımında bulundu.Cevahir Kasımi, daha sonra da sayfasında, Endülüs tarihi tur rehberi olan 'Ahmed' isimli bir Twitter kullanıcısının paylaşımına yer verdi.Paylaşımında İsrail Eğitim Bakanı Yoav Gallant'ın geçmişiyle ilgili bilgi veren Ahmed, 'Gallant'ın İsrail tarihindeki en kanlı generallerden biri olduğunu' belirtti.Ahmed, 'İsrailli Bakan'ın, 1979'da Beyrut'ta Hassan Salame'nin öldürülmesiyle sonuçlanan operasyona katıldığını, onlarca savunmasız Filistinlinin öldüğü Cenin kampına düzenlenen saldırının komutanı olduğunu ve İsrail'in Birleşmiş Milletler Lübnan Barış Gücü'ne (UNIFIL) sığınan sivilleri bombaladığı Kana katliamına katıldığını' aktardı. Cevahir Kasımi'nin paylaşımları, sosyal medyada büyük etkileşim aldı. Çoğunluk, ulusal duruşu ve görüşünü ifade etmedeki cesareti nedeniyle Kasımi'yi tebrik ederken, bir grup da BAE'nin ülkenin menfaati için çalıştığını savunarak Kasımi'yi eleştirdi. ABD’nin girişimleri sonucu 2020’nin sonlarına doğru sırayla BAE, Bahreyn, Sudan ve Fas, İsrail ile ilişkileri normalleştirme anlaşması imzalamıştı.
Erzincan'da Jandarmanın Durdurduğu Hafif Ticari Araçta 66 Şişe Sahte İçki Ele Geçirildi
ERZİNCAN (AA) - Erzincan'da jandarma ekiplerince durdurulan hafif ticari araçta bir kişi, 66 şişe sahte içkiyle yakalandı.İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, şüpheli E.D'nin piyasaya sahte içki süreceği bilgisini aldı.Bunun üzerine harekete geçen ekipler, şüphelinin kullandığı hafif ticari aracı takibe alarak Altınbaşak beldesinde durdurdu. Araçtaki aramada, sahte bandrollü 66 şişeye doldurularak ambalajlanmış içki ile 10 sahte bandrol ele geçirildi.Gözaltına alınan E.D, jandarmadaki ifadesinin ardından serbest bırakıldı.