Cenk Yüksel Yazio: Bir Kuşağın Daha Beyin Göçü Gerçekleşti. Çabana Teşekkürler Melih Bulu!
Güya demokrasinin var olduğu bir ülkede yaşıyoruz ya! Siyasilerin seçimle belirlendiği bir düzen içerisinde üniversite rektörünün atanması da nereden çıktı? Üniversiteler ki geleceğimizin asıl inşa edildiği ve ülkenin bekası için kalifiye, modern, özgür düşünen, fikri hür, vicdanı hür gençlerin yetiştiği yerler iken bireysel ve toplumsal düşüncenin, yaşam şeklinin ve hayat görüşünün artık şekil almaya başladığı merkez üsleridir. Bu görüş sonradan değişir ya da değişmez. Bu ayrı bir konu. Neticede bugün sol partide varlık gösterip, güya canını dişine takarcasına politikalarını ve düşüncelerini savunan insanların dahi, iyi bir transfer teklifiyle sağ bir partinin neferi olduğunu görmek bile mümkün iken bu çocukların, çocuklarımızın hayat ve düşünce tarzlarının değişmesi de pek tabi haklarıdır. Doğaldır. Ama asıl konu burada değişim değil de değişime hunharca kapalı olmaktır. Bugün değişime kapalı olup, bu değişimi ötelemek, engellemek isteyenler de zamanında, kendi içlerinde bir gün dünyayı değiştireceklerine inançları sonsuz olan devrimcileri değiller miydi? Ama bir yerde bir şey oluyor ve bu düşünceler kökten değişiyor. Zamanın devrimcileri koltuk, para, güç uğruna kendi geçmişlerini ve gelecek kuşakların da geleceklerini değiştirebiliyorlar. O yüzden kişisel olarak, hiçbir siyasi partiye, hiçbir aidiyete, hiçbir tarihe inanmıyorum. İnanmayacağım. Çünkü insan siyaseti de, aidiyeti ve tarihi de kendine göre öyle güzel beziyor ki. İnanılır gibi değil.
Denizli'deki Uyuşturucu Operasyonunda 2 Tutuklama
DENİZLİ (AA) - Denizli'de bir otomobilin bagajına gizlenmiş 100 gram eroin ele geçirildi, gözaltına alınan 3 zanlıdan 2'si tutuklandı.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, çevre illerden Denizli'ye uyuşturucu madde getirileceği ve satılacağı yönünde aldığı bilgi üzerine çalışma başlattı.Takip edilen otomobilin il sınırlarına girmesi üzerine operasyon düzenlendi.Narkotik köpeği Jibby'nin katıldığı çalışmada, aracın bagaj bölümüne zulalanmış 100 gram eroin bulundu.Otomobildeki 3 kişi gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 2'si tutuklandı, diğeri adli kontrol şartıyla salıverildi.
Pakistan, Malezya, Endonezya Ve Japonya'da Kovid-19 Salgınına İlişkin Gelişmeler
İSLAMABAD (AA) - Asya ülkelerinden Pakistan, Malezya ve Japonya'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını etkisini sürdürüyor.Pakistan Koronavirüs Ulusal Yönetim ve Kontrol Merkezinden yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte tespit edilen 1384 vakayla ülkedeki toplam vaka sayısı 549 bin 32’ye yükseldi. Son 24 saatte 56 kişinin yaşamını yitirmesiyle ölenlerin sayısı 11 bin 802'ye, iyileşenlerin sayısı ise 504 bin 46’ya çıktı.Pakistan’a Çin tarafından hibe edilen 500 bin doz aşının ardından dün, Başbakan İmran Han’ın katılımıyla ilk aşı bir sağlık çalışanına vurulmuştu. Ülke genelinde ise bugün, sağlık çalışanlarına yönelik aşılama yapılacak. Sinopharm firmasına ait aşılar Pakistan'a ücretsiz verilmişti. Pakistan'ın söz konusu firma ile yaptığı anlaşma kapsamında 1,1 milyon doz aşıyı bu ay içerisinde alması bekleniyor.Öte yandan dün, Çinli CanSino şirketi, Kovid-19'a karşı geliştirdiği aşı adayının aralarında Pakistan'ın da bulunduğu 5 ülkede klinik denemelerinin tamamlandığını ve elde edilen sonuçların tesir oranının ölçülmesi için Uluslararası Veri Gözetleme Komitesine (IDMC) gönderildiğini açıklamıştı.Şirketin Pakistan Koordinatörü Dr. Hasan Abbas Zahir, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Pakistan, Meksika, Arjantin, Şili ve Rusya'da 40 bin gönüllünün aşılandığını, sonuçların Pakistan İlaç Düzenleme Kurumu (DRAP) ile de paylaşılacağını kaydetmişti.EndonezyaSağlık Bakanlığının verilerine göre, ülke genelinde son 24 saatte Kovid-19 vaka sayısı 11 bin 984 artışla 1 milyon 111 bin 671’e ulaştı.Kovid-19’dan yaşamını yitirenlerin sayısı 189 artarak 30 bin 770’e, iyileşenlerin sayısı 9 bin 135 artarak 905 bin 665’e yükseldi.Orta Cava Valisi Ganjar Pranowo, yaptığı açıklamada, salgına karşı mücadele kapsamında 6-7 Şubat tarihlerinde alışveriş ve sağlık gibi zaruri ihtiyaçlar dışında sokağa çıkma kısıtlaması getirdiklerini belirtti.Öte yandan, başkent Cakarta’da Kovid-19 teşhisi konulan hamileler için özel izolasyon merkezi kurulacağı açıklandı.MalezyaMalezya Sağlık Bakanlığının açıklamasına göre, son 24 saatte 4 bin 284 kişinin Kovid-19 testi pozitif çıktı, toplam vaka sayısı 226 bin 912'ye ulaştı.Bugün 3 bin 804 kişi daha sağlığına kavuştu, iyileşenlerin sayısı 177 bin 794, aktif vaka sayısı 48 bin 309 oldu.Son 24 saatte 18 kişinin Kovid-19 nedeniyle yaşamını yitirdiği Malezya'da Kovid-19 kaynaklı can kayıpları 809'a ulaştı.Japonya'da ölü sayısı 6 bini geçtiJaponya’da Kovid-19 vaka sayısı son 24 saatte 2 bin 631 artarak 397 bin 428’e, virüse bağlı can kaybı sayısı 120 artışla 6 bin 85’e yükseldi.Son bir günde 60 bin 146 kişiye virüs testi yapılırken, 4 bin 760 kişinin taburcu edildiği ülke genelinde 897 kişi yoğun bakım servislerinde Kovid-19 tedavisi görüyor.
Emrah Özbay Uluslararası Buz Ve Kaya Tırmanışı Çalıştayı'nın İkinci Etabı Sona Erdi
İZMİR (AA) - Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) ev sahipliğinde 7'incisi düzenlenen Emrah Özbay Uluslararası Buz ve Kaya Tırmanışı Çalıştayı'nın ikinci etabı, İzmir'in Selçuk ilçesinde sona erdi. Muğla'da zıpkınla balık avlarken 2014'te hayatını kaybeden Türk Dağcılık Milli Takım Sporcusu ve Türkiye Dağcılık Federasyonu Antrenörü Emrah Özbay’ın anısına düzenlenen ve 1 Şubat'ta başlayan organizasyonun İzmir'deki ikinci etabına, 15 yabancı sporcu ile akademisyenler katıldı.Sporcular, Belevi Mahallesi'nde kaya tırmanışları gerçekleştirdi. DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, çalıştayın son gününde gazetecilere yaptığı açıklamada, Erzurum Teknik Üniversitesi ile organizasyonun 7'incisini gerçekleştirdikleri için büyük mutluluk duyduklarını ifade etti. Etkinliğe çeşitli ülkelerden yetkin sporcuların katıldığını belirten Hotar, 'Dünyanın en iyi dağcıları şu an burada bulunuyor. Bu bölge, uzmanların da ifade ettiği gibi özellikle kaya tırmanışı alanında dünyaya örnek olabilecek bir özelliğe sahip.' ifadelerini kullandı. Bölgeyle ilgili yol haritası hazırladıklarını dile getiren Hotar, 'Bu tür etkinliklerde, ilk tırmanışı yapanlar buranın künyesini belirleme hakkına sahipler. Dolayısıyla biz bu bölgeyi literatüre, 'Dokuz Eylül Kayalıkları' olarak geçirmek istiyoruz. Onun da bugün ilk adımını atmış olduk. Hem sporcularımızın onayı hem değerli bürokratlarımızın onayı ve üniversitemizin gücüyle burayı inşallah bundan sonra 'Dokuz Eylül Kayalıkları' olarak belirlemiş olacağız.' diye konuştu. Çalıştaya, Selçuk Kaymakamı Ekrem İnci, Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürü Murat Eskici de katıldı.Çalıştayın ilk etabı, 29-31 Ocak'ta Erzurum'da yapılmıştı.
Kocaeli'de Fabrikada Çıkan Yangın Söndürülmeye Çalışılıyor
KOCAELİ (AA) - Kocaeli’nin Gebze ilçesinde bir fabrikada çıkan yangına itfaiye ekipleri müdahale ediyor.Alınan bilgiye göre, ilçedeki bir geri dönüşüm fabrikasında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, 112 Acil Servis ve polis ekipleri sevk edildi.İtfaiye ekiplerinin yangına müdahale çalışmaları sürüyor.Bu arada fabrikadan yükselen dumanlar kentin birçok noktasından görülüyor.
Nato, Yeni Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması'nın Uzatılmasını Memnuniyetle Karşıladı
BRÜKSEL (AA) - NATO, ABD ile Rusya arasındaki Yeni Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması'nın (Yeni START) beş yıl uzatılması kararını memnuniyetle karşıladı.Kuzey Atlantik Konseyinden yapılan açıklamada, NATO'nun kararı desteklediği belirtilerek 'NATO müttefikleri, Yeni START Anlaşması'nın uluslararası istikrara katkı sunacağını düşünmektedir.' ifadesine yer verildi.Müttefiklerin mevcut silahsızlanma, silahların kontrolü ve silahların yayılmasını önleme anlaşmaları ile taahhütlerini devam ettirmeye kararlı oldukları vurgulanan açıklamada, NATO üyelerinin silahların kontrolüne yönelik yeni müzakereleri de desteklediği kaydedildi.Açıklamada, 'Müttefikler anlaşmanın uzatılmasını, nükleer tehditler ile stratejik istikrara yönelik yeni sınamaları ele alacak çabaların sonu değil, başlangıcı olarak görmektedir.' ifadesi yer aldı.Rusya'nın ortaya koyduğu sınamalara karşı NATO'nun duruşunu sürdürdüğü belirtilen açıklamada, Rusya'nın saldırgan eylemlerine karşı müttefiklerin yakın istişare halinde çalışacakları vurgulandı.ABD'nin Sovyet Rusya ile 1991'de ve Rusya Federasyonu ile 1993'te imzaladığı Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşmalarının (START 1 ve START 2) uzantısı niteliğindeki 'New START' anlaşması, Washington ile Moskova arasında yürürlükteki son nükleer anlaşma niteliğini taşıyor. Anlaşma, uzun menzilli nükleer silah başlıklarına ve füzelere kısıtlama getiriyor. 5 Şubat 2011'de devreye giren 10 yıllık anlaşmanın süresi, 5 Şubat 2021'de sona eriyordu.ABD'de başkanlığa Joe Biden'ın gelmesinden sonra yeni yönetim anlaşmayı 5 yıl uzatma teklifinde bulunmayı planladığını açıklamıştı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de uzatma kararını 29 Ocak'ta imzalamıştı.
Japonya, Çin'in Yeni Sahil Güvenlik Yasasına Karşı "Güçlü Endişe" Taşıyor
TOKYO (AA) - Japonya, Çin'in sahil güvenliğine yabancı gemileri vurabilme yetkisi veren yasanın yürürlüğe girmesi sonrası Pekin yönetimine 'güçlü endişeler' taşıdığını bildirdi.Kabine Başsekreteri Kato Katsunobu, düzenlediği basın toplantısında, konunun, Japonya-Çin ikili denizcilik ilişkileri yüksek düzeyli çevrim içi istişare toplantısında ele alındığını söyledi.Toplantıda, kanuna yönelik Japonya'nın 'güçlü endişelerinin' Çinli muhataplara aktarıldığını belirten Kato, Çin’in faaliyetlerinde 'kendini zapt etmeye' davet edildiğini dile getirdi.Kato, 'Kanunu, uluslararası hukukun aksine olacak şekilde işletmemesi gerektiğine yönelik güçlü endişelerimiz Çin’e iletildi. Çin Sahil Güvenlik gemilerinin defalarca karasu ihlali yaparak Japon gemilerine yaklaşması dahil çeşitli konulardaki duruşumuz bir kez daha vurgulandı.' diye konuştu.Kabine Başsekreteri, iki ülkenin deniz güvenliği alanında doğrudan ve samimi görüş alışverişinin öngörülmedik durumların azaltılmasına karşı önemini vurguladı.Kanun, yabancı gemilere karşı silah kullanma yetkisi veriyorÇin Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesinde 22 Ocak’ta onaylanan ve 1 Şubat’ta yürürlüğe giren kanun, Çin sahil güvenliğine, Çin’e ait olduğu iddia ettiği sularda kurallara uymayan yabancı gemilere karşı silah kullanma yetkisi veriyor.Kyodo ajansının haberinde, kanunun, Çin'e Doğu Çin Denizi'ndeki tartışmalı Senkaku Adaları etrafında seyreden Japon gemilerini hedef alabilme yetkisi tanıdığı kaydedildi.Senkaku, 5 ada ve 3 kayalıktan oluşuyor3 Kasım 2020 seçimlerinde ABD başkanlığına seçilen Joe Biden ile 12 Kasım'da telefonda görüşen Japonya Başbakanı Suga Yoşihide, tartışmalı Senkaku Adaları'na yönelik destek sözü almıştı.Suga, sonrasında yaptığı basın açıklamasında, Biden'a 'Bölgesel barış ve refahın sağlanmasında, Japonya-ABD ittifakı vazgeçilmezdir ve güçlendirilmelidir.' sözlerini aktarmıştı.Ocak sonunda ABD’li mevkidaşı Lloyd Austin ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesi sonrası basın mensuplarına konuşan Japonya Savunma Bakanı Kişi Nobuo, 'Güney ve Doğu Çin Denizi'nde statükoyu değiştirecek tek taraflı teşebbüslerin karşısında durulmasında anlaştık.' ifadesini kullanmıştı.Kişi, Senkaku Adaları'nın, 'Japonya’ya silahlı saldırı olması halinde ABD’nin koruması şartını içeren' ABD-Japonya ikili güvenlik anlaşmasının 5. maddesi kapsamında yer aldığı konusunun yeniden teyit edildiğini söylemişti.Doğu Çin Denizi'nde, Japonya’nın 'Senkaku', Çin'in de 'Diaoyü' olarak adlandırdığı takımadalar, 5 ada ve 3 kayalıktan oluşuyor.
Kırklareli'nde Ergene Nehri'nin Taşması Sonucu Tarım Arazileri Su Altında Kaldı
KIRKLARELİ (AA) - Kırklareli'nde Ergene Nehri'nin debisi, bölgedeki sağanak sonucu yükseldi.Bölgede sağanaklar nedeniyle debisi yükselen Ergene Nehri, Pehlivanköy ilçesinde bazı noktalarda yatağından çıktı.Taşkın nedeniyle nehir etrafındaki tarım arazileri ile panayır alanı su altında kaldı.Devlet Su İşleri (DSİ) Müdürlüğü ile Karayolları ekipleri, bölgede çalışmalarını sürdürüyor.Vatandaşlardan Ersin Kavakoğlu, AA muhabirine, sağanak nedeniyle nehrin taştığını söyledi.Panayır alanındaki binaların su altında kaldığını ifade eden Kavakoğlu, nehrin debisinin artışını sürdüğünü kaydetti.
Antalya'da Tedavileri Tamamlanan İki Şahin İle Bir Kartal Doğaya Salındı
ANTALYA (AA) - Antalya'nın Alanya ilçesinde tedavileri tamamlanan iki şahin ve bir kartal doğaya bırakıldı.İlçede vatandaşların yaralı halde bulduğu iki şahin ve bir kartalın Alanya Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğünce tedavileri tamamlandı.Yaklaşık iki ay süren tedavilerinin ardından kuşlar, Alanya Veteriner İşleri Müdürü Saim Kanlı ve Alanya Doğa Koruma Milli Parklar Mühendisi Mevlüt Kodal tarafından doğal yaşam alanlarına salındı.
Bücür Filmi Konusu Nedir? Bücür Oyuncu Kadrosunda Kimler Var?
Yönetmenliğini Umut Kırca'nın yaptığı Bücür filminin oyuncu kadrosunda birbirinden başarılı oyuncular yer alıyor. Berat Efe Parlar, Seren Şirince, Seçkin Özdemir, Taner Barlas gibi oyuncuların bulunduğu Bücür filminin senaryosu ise Yaşar Arak ve Ömer Müfit Pınar'a aittir. 2018 çıkışlı komedi aile filmi bu akşam SHOW TV ekranlarına gelecek. Peki Bücür filmi konusu nedir? Bücür filmi oyuncu kadrosunda kimler var? Detayları haberimizde sizler için derledik...
Dünya Yörüngesinde Çalışan Uyduların Çeyreği, Artık Elon Musk'ın Kontrolünde
Son iki yılda bir düzineden fazla Starlink görevi fırlatmasının ardından SpaceX CEO'su Elon Musk, artık aktif uyduların 4'te birinin kontrolüne sahip. Bu hafta hava koşulları uygun olursa bir Falcon 9 roketi, NASA'nın Florida'daki Kennedy Uzay Merkezi'nden, 60 Starlink uydusundan oluşan en yeni grubu da yörüngeye gönderecek ve böylece yörüngedeki toplam Starlink uydu sayısı toplamda binin üzerine çıkaracak.
Kovid-19 Hastalarında Öksürüğe Yönelik Semptomatik Tedavi Önem Taşıyor
İSTANBUL (AA) - Acil Tıp Uzmanları Derneği (ATUDER) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Başar Cander, öksürük şikayetiyle gelen bir hastaya çok farklı şekillerde tedavi uygulayabildiklerini ancak koronavirüste semptomatik tedavinin daha belirleyici olduğunu, bu amaçla öksürük refleksini baskılayacak tedavilerle öksürüğü kontrol altına aldıklarını belirtti. Prof. Dr. Cander, yaptığı yazılı açıklamada, ilk günden itibaren koronavirüs hastalığının en önemli belirtilerinin başında kuru öksürüğün geldiğine dikkati çekti. Koronavirüs vakalarının hastalık seyrinde en önemli noktanın vücut direnci olduğuna işaret eden Cander, 'Koronavirüs karşısında vücut direncinin güçlü olması çok büyük önem arz ediyor. Çünkü siz farkında bile olmadan bir şekilde virüse muhatap kalmış olabiliyorsunuz. Vücudunuzun o virüsü yenebilmesi için vücut savunma mekanizmasının güçlü olması lazım. Güçlü vücut sistemini sağlayacak şeylerin başında ise düzenli hayat, uyku düzeni, sağlıklı beslenme ve spor yapmak geliyor.' değerlendirmesinde bulundu. Kalp ve böbrek gibi kronik ve ciddi rahatsızlıklar geçiren Kovid-19 hastalarının vücut dirençleri zayıf olduğu için bu savaştan galip ayrılmasının zorlaştığını belirten Cander, 'Akşam öksüren ve uyku düzeni bozulan birisinin vücut direnci düşebiliyor. Öksürük gece sık sık yaşanıyor ve kontrol altına alamıyorsanız, bu durum koronavirüs gibi viral hastalıklarda çok büyük problemler yaratıyor. Eğer ciddi rahatsızlıklar yaşamış biriyseniz vücut direnciniz düşmeden bunu tedaviyle kontrol altına almanız gerekiyor.' ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Cander, koronavirüsün daha çok ağız ve burun yolu ile damlacık enfeksiyonuyla bulaşan bir hastalık olduğunu hatırlatarak, pozitif olan biri kişinin öksürmesinin aynı ortamda bulunan diğer kişilerin virüse maruz kalma oranını artıracağının altını çizdi. Koronavirüs hastalarında öksürüğün kontrol altına alınmasının önemli bir tedavi metodu olduğuna işaret eden Cander, şunları kaydetti:'Koronavirüste genel olarak semptomların başlama süreci farklılıklar gösterebiliyor. Çok başka semptomlarla karşı karşıya kalabiliyoruz. Koronavirüste diğer virüslerden farklı olarak koku ve tat alma kaybıyla ilgili farklılarla da karşılaşabiliyoruz. Ateşli olan dönemi takiben öksürüğün 1-2 günlük süreç içerisinde ortaya çıktığını görüyoruz. Öksürüğün belirginleştiğine ve giderek arttığına şahit oluyoruz. Çoğu zaman hastalarımız iyileşiyor ve hastalığın getirdiği diğer problemler de tamamen düzelmiş oluyor. Hastalığın çoğunu atlatmış olsa bile öksürük daha uzun süre devam edebiliyor. Çünkü öksürük geç iyileşen bir mekanizma olabiliyor. Çevremizden de gözlemlediğimiz kadarıyla koronavirüs sürecinde hastalar öksürüğü 'kendilerini çok rahatsız eden bir semptom' olarak ifade ediyor. Bir hasta öksürük şikayetiyle geldiğinde üzerine çok farklı şekillerde gidebiliyoruz ancak koronavirüs gibi hastalıklarda semptomatik tedavi daha belirleyici oluyor. Bu amaçla öksürük refleksini baskılayacak tedavilerle öksürüğü kontrol altına alıyoruz.' 'Semptomların en erken şekilde tedavi edilmesi önem taşıyor'Prof. Dr. Cander, koronavirüs sürecinde öksürük yeterli bir şekilde tedavi edilemezse hastada efor kapasitesinde düşme yaşanabileceğine ve astım gibi kronik rahatsızlığı olanlarda hastalığın seyrinin ağırlaşabileceğine dikkati çekti. Koronavirüs karşısında zamanın doğru yönetilmesi açısından semptomatik tedavilerin önemini vurgulayan Cander, 'Sürekli öksürmeden dolayı insanlar normal yaşam düzenlerini kaybedebiliyor. Bu hem uykusuzluğa hem de vücut dirençlerinin düşmesine sebep olabiliyor. Semptomların en erken şekilde tedavi edilmesi ve kontrol altına alınması kritik bir önem taşıyor.' uyarısında bulundu. Koronavirüs ve gribal enfeksiyonu tamamen birbirinden ayırmanın mümkün olmadığını ifade eden Cander, şu bilgileri verdi:'Ek semptomlar, hastalığın seyri ve şu andaki tablolar ikisini birbirinden ayırmamıza yardımcı olabilir. Koronavirüsü de üst solunum yolu enfeksiyonu şeklinde başladığı için gribal enfeksiyonlardan çok fazla ayıramıyoruz. Koronavirüste balgamlı öksürük beklemiyoruz, daha çok kesik ve kuru öksürük şeklinde oluyor. Kişinin etrafında birisi koronavirüs olmuşsa, buna eşlik eden tat ve koku alma kaybı varsa bunun koronavirüs olduğunu düşünüyoruz. Daha önce akciğer hastalığıyla ilgili problem yaşamış insanlar koronavirüse karşı daha fazla dikkat etmeliler. İleriki yıllarda bu rahatsızlığı geçirmiş hastaların akciğerleri üzerinde, koronavirüsün bıraktığı etkileri daha net bir şekilde görebileceğiz. Ancak şimdilik gördüğümüz kadarıyla akciğerlerde bazı genişleme yani akciğerin elastiğinde azalma gibi bazı problemlere sebep olabiliyor. Koronavirüs hastalarında bu şekilde kalıcı etkiler görülebiliyor.'
Hrant Dink Cinayetine İlişkin 76 Sanığın Yargılandığı Davada Sona Yaklaşıldı
İSTANBUL (AA) - Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, gazeteciler, jandarma ve eski emniyet görevlilerinin de aralarında bulunduğu 6'sı tutuklu, 13'ü firari 76 sanığın yargılandığı davada, sanıkların esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarının alınması tamamlandı.İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile savunması alınan tutuklu sanık eski İstihbarat Daire Başkanlığı (İDB) C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer, suçlamaları kabul etmedi. Mütalaayı okuyunca nasıl bir savunma yapacağını bilemeyecek duruma geldiğini dile getiren Yılmazer, iddianamenin bir kopyasının mütalaaya dönüştürüldüğünü öne sürdü. Yılmazer, 'Davanın üçüncü iddianamesinde de tarafıma yönelik suçlamalar vardı. Talep etmeme rağmen mahkeme bu konuda savunmamı almadı. İdari soruşturmaların hiçbirinde kusur veya suçlamalara muhatap olmadım. Tutuklanma gerekçem olarak F3, F4 ve F5 raporları sunuldu ama ne ilginçtir ki bu dosyada bir tane bile F5 raporu yok.' dedi. 'Hrant Dink'in ölümünün azmettiricileri, onu hedef gösterenler, yargılanmasına sebep olanlar, tehdit iklimini yaratanlardır, ben değilim.' ifadesini kullanan Yılmazer, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM), Dink cinayetiyle ilgili, 'etkin bir soruşturma yapılmadığı' tespiti olduğunu ve kararda kendisi yönünden bir eksik soruşturma tespiti bulunmadığını savundu.Devlet Denetleme Raporu'da da kendisi yönünden bir ihmal tespiti yapılmadığını ve Dink'in öldürüleceği bilgisi olan F4 raporunun resmi izinli olarak yurt dışında bulunduğu dönemde işlem gördüğünü belirten Yılmazer, şöyle devam etti:'F4 raporu bana daha sonra da arz edilmedi. Hiç görmediğim bir evrak üzerinden cinayetin azmettiricisi nasıl olabilirim? Eski Trabzon İstihbarat Müdürü Engin Dinç, Erhan Tuncel'i odasında sık sık ağırlayacak, telefonla konuşacak kadar yakın ilişki içindeyken bu cinayetin azmettiricisi olarak suçlanmıyor ama evrakı dahi görmemiş ben azmettirici oluyorum. Hrant Dink'i Türk düşmanı ilan edenler, telin edilmesini teşvik edenler azmettirici değil ama benim öyle mi? İstanbul emniyet istihbarat ve koruma şubeleri bu işin asıl sorumlularıdır. Emniyet Genel Müdürlüğü nezdindeki merkez koruma komisyonu bu işin sorumlusu değil. Benim de üyesi olduğum bu komisyonun yükümlülüğü değil. Kendi kendime yazı yazmam da söz konusu olamaz. Mevzuat ve uygulamada böyle bir şey yok.'Yılmazer, müdürü olduğu İDB bünyesindeki C şubenin illegal olmasının söz konusu olmadığını, Erhan Tuncel'in polis, jandarma ve MİT ile irtibatının bulunduğunu iddia ederek, 'Benim aleyhimde delil olabilecek hiçbir şey yok bu dosyada. Varsayım üzerinden cinayet azmettiricisi oldum.' ifadesini kullandı. 'Biz müdahil olmasak bu cinayet faili meçhul olarak kalacaktı'İddia edildiği gibi cinayet hazırlığına ilişkin İstanbul'a eksik veya tahrifli bilgi gitmesi durumunda bunun sorumlusunun, o dönemde haber elemanından (Erhan Tuncel) gelen bilgiyi değerlendirip hazırlayan Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç olması gerektiğini öne süren Yılmazer, İstanbul emniyetinin cinayetten sonra sahte bir tutanak düzenlediğini savundu.Sanık Yılmazer, 2006'da Osman Hayal hakkında tahkikat yapılmış gibi tutanak tanzim edildiğini belirterek, şunları anlattı:'Cinayette kendi ihmalleri olduğunu bildikleri için bunu yaptılar. Bu sahte tutanağı düzenleyenler müfettişlere beyan etmişler. Katılan taraf avukatları da bunu biliyor. F4 belgeleri çok gizli statüdedir. Celalettin Cerrah kendisinden bilgi saklandığını iddia ediyor. Cinayetin çözümü için ne yaptı peki İstanbul emniyeti? Mesela Akbank kamera kayıtları kayıp. Orijinal hard disk alınmış ve İstanbul TEM'de yok edilmiş. Bu niye araştırılmadı? Tetikçiyi açıkça korumuşlardır. Biz müdahil olmasak bu cinayet faili meçhul olarak kalacaktı. İstanbul, cinayetin asıl faillerini korumak, kayırmak için kumpas kurdu. Bu savunmalarımın sonuçta hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini de biliyorum. Zerre talebim yok.' Sona yaklaşıldıSanık Ali Fuat Yılmazer'in savunmasının tamamlanmasıyla birlikte sanıkların esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanlarının alınması işlemleri sona erdi. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, bir sonraki duruşmada müdahil Dink ailesinin avukatlarının beyanlarının alınacağını belirtti ve duruşmayı 10 Şubat'a erteledi. Müdahil avukatlarının beyanlarının alınması ve sanıklara son sözlerinin sorulmasının ardından mahkemenin dosyaya ilişkin kararını açıklaması bekleniyor.
Etiyopya, Tigray'da On Binlerce Sivilin Öldüğü İddialarını Yalanladı
İSTANBUL (AA) - Etiyopya hükümeti, ordunun isyancı Tigray Halk Kurtuluş Cephesine (TPLF) operasyon yaptığı Tigray'da çatışmalar sırasında 50 binden fazla sivilin öldüğü iddialarını reddetti. Hükümetten yapılan yazılı açıklamada, Tigray'daki muhalif 3 partinin sivil ölümlerine ilişkin iddialarının mesnetsiz olduğu ve siyasi amaç taşıdığı belirtildi. Hükümetin tek bir can kaybının yaşanmasından dahi derin üzüntü duyduğu aktarılan açıklamada, ordunun profesyonelliği sayesinde 'kayda değer bir sivil kayıp yaşanmadığı' vurgulandı. Tigray Bağımsızlık Partisi, Büyük Tigray Ulusal Kongresi ve Salsay Weyane Tigray Partisi, dün yaptıkları ortak açıklamada, uluslararası kamuoyuna, korkunç boyutlarda bir insani felaket yaşanmadan bölgeye müdahale çağrısı yapmış, Kasım 2020'den bu yana 50 binden fazla sivilin hayatını kaybettiğini ileri sürmüştü. Çatışmalar 3 aydır sürüyorTPLF, çok sayıda etnik grubun bir arada yaşadığı ve etnik kökene dayalı federalizmin benimsendiği ülkede, komünist Derg yönetiminin yıkılması sonrasında kurulan Etiyopya Halkları Devrimci Demokratik Cephesini (EPRDF) kullanarak 2018'e kadar ülke yönetiminde başat güç olmuştu.Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed'in 2019'da EPRDF'yi lağvederek kurduğu yeni partiye katılmayan TPLF, seçimleri ertelediği için Addis Ababa hükümetinin gayrimeşru olduğunu ileri sürmüş, Eylül 2020'de yerel yönetim seçimlerini yapmış ve kazanmıştı.İsyancı TPLF güçleri, 3 Kasım 2020'de Kuzey Komutanlığı birliklerine saldırmış, Ahmed ertesi gün TPLF'ye karşı askeri harekat kararı aldıklarını duyurmuştu.Ordu, teslim olmayı reddeden TPLF güçlerinin elinde bulunan Mekelle şehrini 28 Kasım 2020'de ele geçirmişti. Başbakan Ahmed, Mekelle'nin alınmasının ardından operasyonun son aşamasının tamamlandığını duyurmuş, suçluların tek tek yakalanıp adalet önüne çıkarılacağını açıklamıştı.Çatışmaların halen sürdüğü bölgede, aralarında eski bakanların da olduğu çok sayıda TPLF lideri ölü ele geçirilmişti.
Milli Savunma Bakanı Akar, Macaristan Savunma Bakanı Benko İle Baş Başa Görüştü
BUDAPEŞTE (AA) - Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Macaristan Savunma Bakanı Tibor Benko ile görüştü.Akar, resmi ziyaret kapsamında geldiği başkent Budapeşte'deki temaslarını sürdürüyor.Macaristan Savunma Bakanı Benko ile bir araya gelen Akar, Askeri Tarih Müzesi'nde törenle karşılandı.İki bakan baş başa görüşmenin ardından heyetler arası görüşmelere başkanlık etti.Ortak basın toplantısında konuşan Akar, 'değerli dostum' diye hitap ettiği Macaristan Savunma Bakanı Benko'ya gösterdiği misafirperverlik ve sıcak ev sahipliğinden dolayı teşekkürlerini iletti.Görüşmelerin son derece yapıcı ve verimli olduğunu belirten Akar, 'Savunma ve güvenlik konuları başta olmak üzere tüm konuları bir kez daha gözden geçirme fırsatı bulduk. Savunma sanayi dahil, ikili askeri iş birliği alanlarında neler yaptığımızı ve bundan sonra neler yapmamız gerektiğini de bir kez daha çalıştık. Yapıcı şekilde karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk.' diye konuştu.'Her zaman gerçek bir dost ve müttefik olarak gördüğümüz Macaristan ile savunma ve güvenlik konularında çok hızlı ilerleme kaydedebileceğimizi ifade etmek istiyorum.' diyen Akar, ikili ilişkilerin yanı sıra NATO, Avrupa Birliği savunma ve güvenlik konuları ile Ege, Balkanlar, Azerbaycan, Libya ve Afganistan konularında da karşılıklı görüş alışverişinde bulunduklarını söyledi.Akar, bu konularda Türkiye'nin görüş ve tutumlarını açık şekilde paylaşma fırsatı bulduğunu ifade ederek, 'Karşılıklı iş birliğimizin, beraber çalışmamızın sadece Macaristan ve Türkiye için değil, aynı zamanda NATO ve AB'nin güvenlik konularındaki çalışmalarına çok önemli katkılar sağlayacağının da altını çizmek istiyorum.' dedi.Karşılıklı eğitim, personel değişimi ve tatbikatların 2 ülke arasındaki askeri iş birliği konularının başında yer alacağını dile getiren Akar, şunları kaydetti:'Macaristan Başkanı Sayın Orban ve Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan tarafından iki ülke arasındaki ilişkilerde çizilen bir çerçeve var. Bu çerçeve içinde bizim savunma iş birliği konularını gerçekleştirmemiz gerçekten çok kolay olmaktadır. Savunma ve güvenlik konusunda iki ülke arasındaki iş birliği konusunda irade çok açık ve net. Bu siyasi iradeye bağlı olarak askerler arasındaki görüşmelerle teknik ve operasyonel konuların bir an önce ilerlemesi mümkün olacaktır. Bu çerçevede askeri diyalog toplantılarına önem veriyoruz. Koronavirüs salgını nedeniyle askeri diyalog toplantılarımızı geçen sene yüz yüze yapmak mümkün olmadı. Uzaktan görüntülü görüşme ile bu toplantılar gerçekleştirildi. Bunun en kısa zamanda tekrarlanmasını, bu yıl da söz konusu görüşmelerin yapılmasını arzu ediyoruz. Bunun çok faydalı olacağını değerlendiriyorum.'Akar'dan davetAkar, NATO'nun VJTF 2021 sorumluluğunun Türkiye'de olduğunu anımsatarak, Macaristan'ın buradaki katkısının daha da geliştirilmesine yönelik değerlendirmesini paylaştı.Orta Avrupa Tümeni konusundaki Macaristan inisiyatifini önemli olarak nitelendiren Akar, 'Avrupa Birliği bizim stratejik hedefimiz. Bunun herkes tarafından görünmesi, bilinmesi lazım. NATO çerçevesinde de tarihi perspektif içinde de Macaristan ile ilişkilerimize çok önem veriyoruz. Bizim için çok önemli, anlamlı. Önümüzdeki dönemde, alınan kararlar çerçevesinde ilişkilerimizin daha da gelişeceğini söylemek mümkün. İki ülke arasındaki savunma ve güvenlik konusundaki iş birliğinin sadece iki ülke için değil, başta Avrupa ve NATO olmak üzere tüm bölge ve Avrupa için de önemli katkılar sağlayacağını değerlendiriyoruz.' ifadelerini kullandı.Akar sözlerinin sonunda 'değerli dostum' diye seslendiği Benko'yu Türkiye'ye davet etti.'Ortak amacımız güvenlik, istikrar ve barışın sağlanmasıdır'Macaristan Savunma Bakanı Tibor Benko ise Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile dostluğunun yeni olmadığını, Akar'ın Genelkurmay Başkanlığı yaptığı döneme kadar uzandığını vurguladı.Akar'ın ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Benko, 'İleriyi gösteren birçok önemli konuyu görüşebildik. Bizim ortak çalışmalarımız NATO içerisinde gerçekleşiyor ve ortak amacımız güvenlik, istikrar ve barışın sağlanmasıdır.' değerlendirmesinde bulundu.Akar ile 1. Dünya Savaşı Galiçya Cephesi Şehitleri'ni ziyaret ettiklerini hatırlatan Benko, koronavirüs salgını geçtikten sonra Akar ile Gelibolu'daki Macar Anıtı'nı ziyaret etme kararı aldıklarını bildirdi.Batı Balkanlarda barış ve güvenliği sağlamada görevli Türk barış misyonunun önemli katkılarda bulunduğunu aktaran Benko, yasa dışı göçle mücadelenin kendileri için de önemli bir konu olduğunu anlattı. Benko, 'Türkiye kendi topraklarında 4 milyon mülteciyi barındırmak ve beslemekle bütün Avrupa'ya ve Macaristan'a büyük katkı sağladı. Bu konuda hem Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hem onun hükümetine hem de Akar'a tebrik ve derin teşekkürlerimizi sunmak istiyorum.' ifadelerini kullandı.Benko'nun Türk Yıldızları talebiOrta Avrupa'daki barışın sağlanması ve güvenliğin artırılmasına yönelik kurdukları Orta Avrupa Tümeni'ne Türkiye tarafından verilecek destekten dolayı teşekkür eden Benko, 'Hem eğitim hem de yetenekleri geliştirme alanında iş birliğimizi devam ettirebilirsek o zaman ancak sonuç alabiliriz.' şeklinde konuştu.Savunma sanayi alanındaki iş birliğinin de önemine değinen Benko, Türkiye'yi koronavirüs ile mücadelesindeki başarıdan dolayı tebrik etti, bu konuda tecrübe alışverişinde bulunmaya hazır olduklarını söyledi.Uluslararası bir uçuş etkinliği düzenlemeye hazırlandıklarına da değinen Benko, Akar'dan Türk Yıldızları'nın da bu gösteride yer almasını istediklerini dile getirdi. Akar'ın konuya ilişkin desteğinden duyduğu memnuniyeti ifade eden Benko, iki ülke arasındaki görüşmelerin sürdürülmesinin önemini vurguladı.