onedio
İlkokullar Ne Zaman Açılacak? 15 Şubat'ta Kimler Okula Gidecek?
Koronavirüs pandemisi sebebiyle Türkiye'de eğitimde karmaşa yaşanıyor. İlk dönemin büyük bir kısmını online eğitimle geçiren öğrenciler, ikinci dönemde yüz yüze eğitim olup olmayacağını merak ediyordu. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, bugün düzenlediği basın toplantısıyla 2020-2021 eğitim dönemi ikinci yarısında yüz yüze eğitim olup olmayacağını açıkladı. Peki, yüz yüze eğitim ne zaman başlayacak? Okullar açılacak mı? İşte Bakan Selçuk'un yaptığı yüz yüze eğitim açıklamasının detayları...
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2021–2030 Karayolu Trafik Güvenliği Strateji Belgesi Ve Eylem Planı Programı"Nda Konuştu: (1)
ANKARA (AA) - Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin trafik kazalarındaki can kaybında yüzde 50 azalış hedefini tutturan iki ülkeden biri olduğunu belirterek trafik güvenliği çalışmalarına istisnasız herkesin destek vermesinin şart olduğunu bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 2021-2030 Karayolu Trafik Güvenliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı ile Trafik Medya Yüzlerinin Tanıtımı ve Trafik Medya Ödülleri Programı'nda konuştu.Erdoğan, bu belge ve planın hazırlanmasındaki gayretleri, trafik güvenliği meselesinin çözümü için ortaya katkı koyanlara teşekkür etti.Konuşmasından önce izletilen 'Trafik Güvenliği Strateji Belgesi Tanıtım Filmi'nde yer alan 'Kazalarda yaralanan insanlar sadece bir istatistiki veri değil, hepsini tanıyoruz' ifadesini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bu cümleyi duyduğumuzda muhtemelen hepimizin aklına trafik kazalarında kaybettiği bir tanıdığımızın yüzü gelmiştir. Çünkü trafik kazalarında evlattan anne-babaya, kardeşten arkadaşa o kadar çok sevdiğimizi kaybettik ki bu acıların tarifi mümkün değildir. Yaralananları, engelli kalanları, maddi manevi çok büyük zararlar görenleri de bu tabloya ilave etmek gerekiyor.' ifadelerini kullandı.Bir dönem her akşam adeta savaş bilançosu gibi trafik kazası haberlerinin televizyonlardan dinlenildiğini anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:'Her gün sollama yaparken kafa kafaya çarpışan otobüsler, takla atan kamyonlar, paramparça olan otomobiller, 20 ölü, 30 ölü gibi rakamlar rutin hale gelmişti. Çünkü yollar tek şerit gidiş, tek şerit gelişti. Üstelik çoğu da bozuktu. Sollama yapmak yüksek risk almak ve cambazlık yapmayı gerektiren bir işti. En küçük bir hata facia demekti. Bundan 18 yıl önce hükümete geldikten sonra açıkladığımız ilk 6 aylık acil eylem planımızda, 'Bütün yollarımız duble yol olacak' dediğimde birileri bunu dalga konusu yapmışlardı. Tabii biz bunların hiçbirine kulak asmadık, hızla planlarımızı, programlarımızı yapıp kolları sıvadık ve çalışmaya başladık.Görevi devraldığımız da Türkiye'de çoğu da şehir içi geçiş olmak üzere sadece 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol vardı. Allah'a şükür ülkemize bugüne kadar 22 bin kilometre daha bölünmüş yol kazandırarak bu rakamı 28 bin kilometrenin üzerine çıkardık. Tabii aynı şekilde otoyollarımızın uzunluğunu da 2 kat artırdık. Bunun yanında denetimden araç muayenesine kadar her alanda çok önemli atılımlar gerçekleştirdik.''Trafikle ilgili hiçbir meseleyi ertelemedik'Göreve geldiklerinde trafik denetleme ekipleri, personel ve araç sayısı ile araç muayenelerinin yetersiz olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Hızlı ve etkin müdahale için gereken sağlık altyapısı yetersizdi. Tüm bu alanlarda yaptığımız yatırımlarla ülkemize çağ atlattık. Yeni kanunlar, yeni kurallar getirdik. Yeni teknolojiler geliştirdik. Elbette, 'Bütün bunlara ne gerek var? böyle devam etsin' diyenler de oldu ama biz trafikle ilgili hiçbir meseleyi ertelemedik.' dedi.Gecikilen her günün faturasının insan canı olduğu bilinciyle meseleye dört elle sarıldıklarını bildiren Erdoğan, 'Sıfır can kaybı, sıfır yaralanma, sıfır maddi hasar' hedefimize ulaşana kadar da inşallah çalışmaya devam edeceğiz. Esasen bu konu her türlü siyasi ve fikri ayrılığın, her tür rekabetin, her türlü tartışmanın üstünde bir meseledir. Dolayısıyla bu ülkede yaşayan istisnasız herkesin, trafik güvenliği hususundaki çalışmalara destek vermesi şarttır.' ifadelerini kullandı.Sadece Türkiye'de değil dünyanın her yerinde trafik güvenliğinin toplumların öncelikleri arasında olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:'Nitekim 2010'da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda küresel yol güvenliğinin iyileştirilmesi kararı alındı. Bu çerçevede 2011-2020 yılları arasında trafik kazaları kaynaklı ölümlerin yüzde 50 azaltılması hedeflendi. Türkiye olarak bu deklarasyona biz de imza attık. İlk olarak 2011-2020 Karayolu Trafik Güvenliği Strateji Belgesi'ni, Başbakanlık Genelgesi olarak yayınladık. Ardından da 2017'de bir uygulama politika belgesi hazırlayarak uygulamaya koyduk. Yaya öncelikli trafik düzenine geçtik. Maket trafik araçları, otoyollarda ortalama hız koridoru, trafik ekiplerinin görünürlüğünün artırılması, tuzak radar uygulamasının kaldırılması, makas atanlara yüksek cezalar gibi yenilikler bu plan çerçevesinde gerçekleşti. Trafik yönetimi kapasitemizi de yükselterek son 2 yılda 6 bini Emniyet, 2 bini Jandarma olmak üzere 8 bin yeni trafik personelini göreve başlattık.''Aldığımız her tedbirin kendine göre sonuçları oldu'Bugün trafik denetleme faaliyetlerinde toplam 28 bin 700 personel görev yaptığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:'Trafik birimlerimize içinde motosikletlerden ekip arabalarına, dronelerden helikopterlere kadar çok çeşitli araçların olduğu 8 bin 400 taşıt tahsis ettik. Aldığımız her tedbirin kendine göre sonuçları oldu. Ortalama hız koridoru sayesinde otoyol ağımızda geçtiğimiz yıl kazalar yüzde 25, can kayıpları yüzde 33 azaldı. Drone ve helikopter denetimlerimizde son 2 yılda 215 bin kural ihlali tespit edildi. Yollara yerleştirdiğimiz 790 maket trafik ekip aracı sayesinde 3 kilometre yarıçapındaki alanlarda meydana gelen ölümlü kazalar yüzde 18'e düştü. Genel olarak baktığımızda ülkemizde 100 bin nüfus başına düşen can kaybı 2010'da 13,4 iken bu sayı 2019'da yüzde 56 azalışla 5,9'a geriledi. Böylece dünyada trafik kazalarındaki can kaybında yüzde 50 azalış hedefini tutturan 2 ülkeden biri olduk. Bu sonuçta etkili olan daha pek çok faktör vardır. Bayramlarda çok ciddi kampanyalar yürüttük, trafik eğitim tırlarımız ülkemizi karış karış dolaştı. Trafik eğitim parkları ile çocuklarımızı bilinçlendirdik. Hava yolu ve demir yolu yatırımlarımız sayesinde kara yollarımız üzerindeki yükü azalttık. Gelişen refaha ve artan üretime bağlı olarak araçların yaş ortalamasını, dolayısıyla teknik kabiliyeti artırdık. Peki işimiz bitti mi? Hayır. Bizim bir defa içimizin soğuması, kalbimizin mutmain olması için görmemiz gereken rakam sıfır kaza, sıfır can kaybı, sıfır acıdır.' (Sürecek)
Denizli'de Vatandaşlar Kovid-19 Tedbirlerine Rağmen Kent Meydanında Yoğunluk Oluşturdu
DENİZLİ (AA) - Denizli'de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerine rağmen kent meydanında oluşan yaya yoğunluğu dikkati çekti.Kentte hava sıcaklığının 19 dereceye ulaşmasının ardından vatandaşlar, cadde ve meydanlarda yürüyüşe çıktı.Aileleriyle açık alan ve parklarda gezen Denizlililer, ayrıca dükkanlardan alışveriş yaptı. Vatandaşların birçoğu maske takarken, bazılarının ise maske ve sosyal mesafe kuralına uymadığı görüldü.Trafik akışında ve otobüs duraklarında da hareketlilik yaşandı. Ana arterlerdeki araç yoğunluğunun ara yollara da sirayet ettiği gözlendi.Kentte 15 Temmuz Delikliçınar Şehitler Meydanı, Gazi Mustafa Kemal Bulvarı, İkinci Ticari Yol ile Bayramyeri Meydanı'nda bazı banka şubeleri önünde işlem yapmak isteyenler yoğunluğa neden oldu.Polis ve zabıta ekipleri, vatandaşları sosyal mesafe, maske ve hijyen kurallarına uymaları konusunda uyardı. Çeşitli noktalarda denetim yapan polis, kurallara riayet etmeyenlere ceza uyguladı.Vatandaşlardan Melike Sağlam, AA muhabirine, çarşıya kitap almak için geldiğini ancak işi olmayanların da sokağa çıktığını belirterek, tedbirlere hep birlikte uyulması gerektiğini söyledi.Pastanede çalışan Erdal Palut ise havaların ısınması nedeniyle insanların sokağa çıktığını ifade ederek, 'Her taraf kalabalık olmaya başladı. Denizli'de herkesin evinde kalmasını istiyoruz. Bu virüsü bu şekilde yeneceğiz.' dedi.
Bakan Soylu, 2021–2030 Karayolu Trafik Güvenliği Strateji Belgesi Ve Eylem Planı Programı'nda Konuştu:
ANKARA (AA) - İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Türkiye'nin, trafik kazalarındaki ölümlerin yüzde 50 azaltılması hedefinden vazgeçmediğini belirterek, '2020 yılı sonu itibarıyla trafik kazalarındaki ölümlerin yüzde 56 azalmasıyla verilen hedefin de üzerine çıkmış oldu.' dedi.Soylu, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen '2021–2030 Karayolu Trafik Güvenliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı ile Trafik Medya Yüzlerinin Tanıtımı ve Trafik Medya Ödülleri Programı'nda konuştu.Dünyada 2010'da, '2011-2020 yılları arasında dünyadaki trafik kazalarındaki ölümleri yüzde 50 oranında azaltacağız.' şeklinde karar alındığını belirten Soylu, her ülkenin bu kapsamda bir stratejik plan ve eylem planı gerçekleştirdiğini söyledi.Türkiye'nin de bu adımı attığını, strateji ve eylem planını adım adım geliştirdiğini anlatan Soylu, 2018'in sonunda dünyanın birçok ülkesinin stratejik eylem planından vazgeçtiğini ve hedeflerine ulaşamadığını aktardı. Süleyman Soylu, 'Türkiye, bu konudaki altyapısı güçlü olduğu, kapasitesini geliştirdiği için bu hedefinden vazgeçmedi. 2020 yılı sonu itibarıyla trafik kazalarındaki ölümlerin yüzde 56 azalmasıyla verilen hedefin de esas itibarıyla üzerine çıkmış oldu. Bu Türkiye'nin haklı bir gururudur.' diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye'nin kanayan bir yarası olan trafik kazalarının önlenmesiyle ilgili bugüne kadar ortaya koyduğu gayretin ve samimi çabanın bizzat şahidi olduğunu dile getiren Soylu, şunları kaydetti:'Trafik güvenliği özelinde ortaya koyduğunuz her politikanın, her tedbirin ve imza attığınız her mevzuatın elbette ki kendi adlarına olumlu sonuçları olmuştur. Ancak tüm bunların ötesinde bugün gerçekleştirdiğimiz program zat-ı devletlerinizin Türkiye'ye getirdiği kapasitenin, Türkiye'yi geliştirmenizin, modernleştirmenizin ve geleceğe ait hedefler belirleyecek olmanızın bir sonucudur. Bu neticede devlet yönetimindeki stratejik yaklaşımınızın payı vardır. Bölünmüş yolların, otoyolların, ülkenin her köşesine yaydığınız havalimanlarının, dünyanın en modern hastanelerini desteklediğiniz sağlık altyapısı ve acil müdahale imkanlarının, yükselttiğiniz teknolojik kapasitenin, uluslararası boyunduruklardan kurtardığınız ekonomimizin ve Türkiye'nin yönetim modeline kazandırdığınız hızlı karar alma karakterinin çok büyük payı vardır.' İçişleri Bakanı Soylu, yeni ve daha büyük bir hedefe odaklanmak için burada olduklarını belirterek, 'İnşallah bugüne kadar elde ettiğimiz sonuçların, 2011-2020 planındaki hedeflerimize ulaşmanın verdiği moralle buradaki herkesin ve aziz milletimizin desteğiyle elde ettiğimiz bu neticeyi gelişi güzel tahminlerle değil, adım adım planladığımız gibi 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine ulaştıracağız.' dedi.Süleyman Soylu, Karayolu Trafik Güvenliği Strateji Belgesi ile Eylem Planı'na katkı sunanlara ve trafik medya yüzlerine teşekkür etti.
Burdur'da Donmak Üzere Olan Yaralı Pelikanı Jandarma Kurtardı
BURDUR (AA) - Burdur'da donmak üzere olan yaralı pelikan, jandarma ekiplerince kurtarıldı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, devriye görevi sırasında, merkeze bağlı Hacılar köyü yakınındaki Karaçal Barajı mevkisinde bitkin ve sağ kanadı kırık pelikanı fark etti.Soğuk havadan etkilenen yaralı pelikana ilk müdahale, Jandarmanın Çevre Doğa ve Hayvanları Koruma Timi tarafından yapıldı.Koruma altına alınan pelikan, tedavisi için Doğa Koruma ve Milli Parklar 6. Bölge Müdürlüğüne teslim edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2021–2030 Karayolu Trafik Güvenliği Strateji Belgesi Ve Eylem Planı Programında Konuştu: (2)
ANKARA (AA) - Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, trafik güvenliğine ilişkin, 'Yaya, motosikletli, bisikletli, engelli ve yaşlılar gibi kullanıcıların korunması, en çok kaza olan yerler olarak tarif ettiğimiz kaza kara noktalarının iyileştirilmesi öncelikli alanlarımız arasındadır.' dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen, 2021-2030 Karayolu Trafik Güvenliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı ile Trafik Medya Yüzlerinin Tanıtımı ve Trafik Medya Ödülleri Programı'nda konuştu.Geçen yıl yapılan Küresel Yol Güvenliği Bakanlar Konferansı'nda tüm taraf ülkelerden 2030 yılına kadar trafik kazalarındaki can kayıplarının bir kez daha yüzde 50 azaltılmasının istendiğini belirten Erdoğan, 2050 yılında da sıfır can kaybı hedefiyle yeni stratejiler oluşturulmasının talep edildiğini vurguladı.Bu doğrultuda bir yıl boyunca çalışıldığını ve bu amaca ulaşmak üzere 2021-2030 Karayolu Trafik Güvenliği Strateji Belgesi ile 2021-2023 Eylem Planı Belgesi'nin hazırlandığını anlatan Erdoğan, 'Biz hiçbir işi plan, proje safhasında bırakmıyor, somut adımlar için gereken takvimlendirmeyi hemen yapıyoruz.' diye konuştu. 'Sorumlu kurumların hangisi olduğu belirlendi'Bu stratejiyi oluştururken iki temel yaklaşım geliştirdiklerine işaret eden Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı: 'Birincisi 'Güvenli Sistem' yaklaşımıdır. Bu yaklaşımın temelinde 'insan hata yapar, yapacaktır, öyleyse insanın hata yapmasını engelleyen bir sistem kurulması gerekir' bu anlayış var. Bu da beraberinde güvenli yollar, güvenli hızlar, güvenli kullanıcılar oluşturma ihtiyacını getiriyor. İkinci yaklaşım 'Vizyon Sıfır' yaklaşımıdır, yani trafikteki can kayıpları, kazalar ve yaralanmalarda gerçek anlamda sıfırı hedefleyerek hem toplumu hem de ilgili kurumları buna odaklamak istiyoruz. Strateji belgesinin ilk aşamasını oluştururken 2021-2023 dönemi için 41 amaç, 104 hedef, 441 performans göstergesiyle bunların nasıl gerçekleştirileceği, sorumlu kurumların hangisi olduğu belirlendi.' 'Öncelikli alanlar' ve 'müdahale edilebilecek alanlar' olmak üzere iki ana bölümün oluşturulduğuna dikkati çeken Erdoğan, 'Aşırı hızla mücadele, teknik ifadesiyle 'incinebilir yol kullanıcıları' bu şekilde tarif edilen yaya, motosikletli, bisikletli, engelli ve yaşlılar gibi kullanıcıların korunması, en çok kaza olan yerler olarak tarif ettiğimiz kaza kara noktalarının iyileştirilmesi öncelikli alanlarımız arasındadır. Müdahale gerçekleştirilecek alanlar başlığının altında ise trafik güvenliği yönetimi, karayolu alt yapısı ve yol çevresi, araçlar, eğitim, denetim ve kaza sonrası müdahale olmak üzere 6 başlığımız bulunuyor.' dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu başlıkların altına inildiğinde daha somut alanlar ve eylemlerin tarif edildiğine işaret ederek 'Şüphesiz bu mesele toplumun tüm kesimlerinin elini taşın altına koyarak trafik güvenliğini asgari müşterek kabul ederek başarılı olabileceğimiz bir konudur.' diye konuştu. Bu amaçla gerçekleştirilen Trafik Yüzleri Projesi'ne katkı verenlere teşekkür eden Erdoğan, 2020 yılı Trafik Medya Ödülleri'ne layık görülen haber programlarının, dizilerin ve magazin programlarının yapımcı ve oyuncularını tebrik etti.Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Trafik kazalarında kaybettiğimiz tüm vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, tedavisi süren yaralılarımıza şifalar diliyorum. Başta trafik polislerimiz ve jandarmamız olmak üzere yaz, kış demeden özveriyle çalışan tüm kamu görevlilerine, gönüllülere yine şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Tüm vatandaşlarıma trafik kurallarına uyma çağrımı tekrarlayarak hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.' ifadelerini kullandı. NotlarKonuşmaların ardından farklı kategorilerde ödüllerin takdimi yapıldı. Buna göre, cep telefonu kullanımı konusunda plastik cerrah Prof. Dr. Ömer Özkan, yaya önceliği konusunda milli yüzücü Sümeyye Boyacı, trafikte risk konusunda milli basketbolcu Shane Larkin, kırmızı ışık konusunda milli cimnastikci İbrahim Çolak ve aşırı hız konusunda milli Voleybolcu Hande Baladin medya yüzü olarak sertifika aldı.Haber programları kategorisinde, TGRT Haber'deki 'Hayatın İçinden' programıyla Mehmet Aydın, TRT Haber'deki 'TRT Haber'de Dün Bugün' programıyla Selver Gözüaçık ve Ülke TV'deki 'Erken Gündem' programıyla Şahin Karakaya ödüle layık görüldü.TV Dizileri kategorisinde, STAR TV'deki 'Sefirin Kızı' dizisinden Hivda Zizan Alp, TRT-1'deki 'Şampiyon' dizisinden Tolgahan Sayışman ve ATV'deki 'Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz' dizisinden Ozan Akbaba ödül aldı.Magazin Programları kategorisinde, TV8'deki 'Gel Konuşalım' programından Cengiz Semercioğlu, Beyaz TV'deki 'Söylemezsem Olmaz' programıyla Bilal Özbilge ve Kanal D'deki 'Neler Oluyor Hayatta' programıyla Nur Tuğba Namlı ödüle layık görüldü.Törene TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Ankara Valisi Vasip Şahin de katıldı.(Bitti)
Reklam
Kütahya'da Elektrik Akımına Kapılan Çocuk Hayatını Kaybetti
KÜTAHYA (AA) - Kütahya'nın Simav ilçesinde, elektrik akımına kapılan çocuk yaşamını yitirdi.Yeşildere köyünde evinde elektrikli oyuncağını çalıştırmak için ucu açık kabloyu elektrik prizine takan ortaokul birinci sınıf öğrencisi Sergen Akkuş (10) akıma kapıldı.Yakınları tarafından Doç. Dr. İsmail Karakuyu Simav Devlet Hastanesine kaldırılan çocuğun hayatını kaybettiği belirlendi.Çocuğun cenazesi kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Bursa Adli Tıp Kurumuna gönderildi.
Kütahya'da Elektrik Akımına Kapılan Çocuk Hayatını Kaybetti
KÜTAHYA (AA) - Kütahya'nın Simav ilçesinde, elektrik akımına kapılan çocuk yaşamını yitirdi.Yeşildere köyünde evinde elektrikli oyuncağını çalıştırmak için ucu açık kabloyu elektrik prizine takan ortaokul birinci sınıf öğrencisi Sergen Akkuş (10) akıma kapıldı.Yakınları tarafından Doç. Dr. İsmail Karakuyu Simav Devlet Hastanesine kaldırılan çocuğun hayatını kaybettiği belirlendi.Çocuğun cenazesi kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Bursa Adli Tıp Kurumuna gönderildi.
Reklam
Gazeteci Ve Yazar Şadan Gökovalı, Muğla'da Son Yolculuğuna Uğurlandı
MUĞLA (AA) - İzmir'de rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden gazeteci ve yazar Prof. Dr. Şadan Gökovalı'nın cenazesi, Muğla'da toprağa verildi.Gökovalı için Menteşe ilçesinde bulunan Prof. Dr. Şadan Gökovalı Açık Hava Tiyatrosu’nda tören düzenlendi.Törene katılan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Gökovalı'nın vefatı nedeniyle büyük üzüntü yaşadığını söyledi.Gökovalı'nın sadece Muğla'ya değil, ülkeye hizmet eden 'koca bir çınar' olduğunu belirten Gürün, 'Şadan hocamız öyle bir çınar ki gölgesinde nice başarılı öğrenciler yetiştirdi. Anadolu kültürünü, antik kentleri en iyi anlatan hocamızdı. Gazeteci ve yazar kimliğiyle kentimize önemli değerler katan bir isimdi.' dedi.Kendisini yaşarken onurlandırmak için Muğla'da yapılan açık hava tiyatrosuna Şadan Gökovalı ismini verdiklerini anlatan Gürün, Gökova Mahallesi'nde de yazarın adını taşıyan ve eserlerinin yer aldığı kütüphaneyi vatandaşların hizmetine sunduklarını dile getirdi.Gökovalı'nın cenazesi, daha sonra Ula ilçesi Akyaka Mahallesi'nde Kovid-19 tedbirleri kapsamında düzenlenen cenaze töreninin ardından, İskele Mezarlığı'na defnedildi.Törene, yazarın ailesi ve arkadaşlarının yanı sıra AK Parti Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan, CHP Muğla milletvekilleri Süleyman Girgin, Mürsel Alban ve Burak Erbay katıldı.Prof. Dr. Şadan Gökovalı'Halikarnas Balıkçısı' mahlaslı Cevat Şakir Kabaağaçlı'nın manevi oğlu olan, şair, yazar, eğitimci, rehber gibi kimlikleri de bulunan Prof. Dr. Gökovalı, 1939'da Muğla'nın Gökova beldesinde doğdu.İzmir'de yayımlanan Ege Ekspres gazetesinde 1959'da başladığı profesyonel gazeteciliği, TRT'de yapımcı ve yönetici olarak sürdürdü. Daha sonra Ege Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulunda öğreticiliğe başlayan Gökovalı, profesyonel ülkesel rehber oldu. 2002'de profesör olan Gökovalı, Ege Üniversitesinden sonra Yaşar Üniversitesinde de öğretim üyeliği yaptı.
Gazeteci Ve Yazar Şadan Gökovalı, Muğla'da Son Yolculuğuna Uğurlandı
MUĞLA (AA) - İzmir'de rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden gazeteci ve yazar Prof. Dr. Şadan Gökovalı'nın cenazesi, Muğla'da toprağa verildi.Gökovalı için Menteşe ilçesinde bulunan Prof. Dr. Şadan Gökovalı Açık Hava Tiyatrosu’nda tören düzenlendi.Törene katılan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Gökovalı'nın vefatı nedeniyle büyük üzüntü yaşadığını söyledi.Gökovalı'nın sadece Muğla'ya değil, ülkeye hizmet eden 'koca bir çınar' olduğunu belirten Gürün, 'Şadan hocamız öyle bir çınar ki gölgesinde nice başarılı öğrenciler yetiştirdi. Anadolu kültürünü, antik kentleri en iyi anlatan hocamızdı. Gazeteci ve yazar kimliğiyle kentimize önemli değerler katan bir isimdi.' dedi.Kendisini yaşarken onurlandırmak için Muğla'da yapılan açık hava tiyatrosuna Şadan Gökovalı ismini verdiklerini anlatan Gürün, Gökova Mahallesi'nde de yazarın adını taşıyan ve eserlerinin yer aldığı kütüphaneyi vatandaşların hizmetine sunduklarını dile getirdi.Gökovalı'nın cenazesi, daha sonra Ula ilçesi Akyaka Mahallesi'nde Kovid-19 tedbirleri kapsamında düzenlenen cenaze töreninin ardından, İskele Mezarlığı'na defnedildi.Törene, yazarın ailesi ve arkadaşlarının yanı sıra AK Parti Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan, CHP Muğla milletvekilleri Süleyman Girgin, Mürsel Alban ve Burak Erbay katıldı.Prof. Dr. Şadan Gökovalı'Halikarnas Balıkçısı' mahlaslı Cevat Şakir Kabaağaçlı'nın manevi oğlu olan, şair, yazar, eğitimci, rehber gibi kimlikleri de bulunan Prof. Dr. Gökovalı, 1939'da Muğla'nın Gökova beldesinde doğdu.İzmir'de yayımlanan Ege Ekspres gazetesinde 1959'da başladığı profesyonel gazeteciliği, TRT'de yapımcı ve yönetici olarak sürdürdü. Daha sonra Ege Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulunda öğreticiliğe başlayan Gökovalı, profesyonel ülkesel rehber oldu. 2002'de profesör olan Gökovalı, Ege Üniversitesinden sonra Yaşar Üniversitesinde de öğretim üyeliği yaptı.
İzmir'de Şiddetli Yağışın Yol Açtığı Zarar Büyüyor
İZMİR (AA) - İzmir'in Menderes ilçesinde sel sularına kapılan araçtaki bir kişinin cesedine ulaşıldı, kaybolan kayınpederine ulaşma çalışmaları sürüyor.Kentte, dün gece başlayan ve aralıklarla şiddetlenen sağanağın yol açtığı zarar büyüyor.Menderes'e gitmekte olan otomobil, Yeniköy Balaban Deresi yakınlarında sel sularına kapıldı. Araçtaki Kaan Soydan'ın cenazesi 2 kilometre aşağıda bulundu. Aynı araçtaki kayınpederi Hıdır Öztürk'ü (65) arama çalışmaları devam ediyor. Menderes ilçesine bağlı Yeniköy Akçaköy, Dereköy, Küner, Develi ve Altıntepe mahallerinde dere taşması sebebiyle bazı evler tahliye edildi.Sel suları toprağı sanayi sitesine sürüklediBalçova ilçesinde ise yağmur suları, yamaçtaki toprakları sanayi sitesine kadar sürükledi. Selin sürüklediği toprak, bir sitedeki iş yerlerine kadar ulaştı, yollar kapandı. Sitedeki bazı araçlar da çamura saplandı.Ayrıca kuvvetli yağış, Çetin Emeç Mahallesi Yahya Deresi'nde taşkına yol açtı. Balçova Belediyesi dere taşması ve dağdan gelen yağmur suları nedeniyle iki mahallede sorun yaşandığını, 50 civarında ev ve iş yeri ile 40 araçta hasar meydana geldiğini duyurdu.Deniz ve ulaşımdaki son durumDenize akan sel suları nedeniyle İzmir Körfezi'nin rengi kahverengi oldu.Körfezin iki yakasını bağlayan Altınyol'un Turan mevkisinde, Karşıyaka'dan Konak yönüne ulaşım, su baskını nedeniyle sağlanamıyor.İzmir-Çanakkale yolu üzerindeki Anadolu Caddesi'nin su basması nedeniyle ulaşıma kapanan kısımlarında, suyun çekilmesiyle trafik akışı yeniden başladı.Trafik akışının sağlanması için emniyet ve belediye ekipleri kentin çeşitli noktalarında önlemler aldı. Metrekareye 142 kilogram yağış düştüİzmir'de kent merkezine son 14 saatte metrekareye düşen yağış miktarı 142 kilograma ulaştı. Meteoroloji 2. Bölge Müdürlüğünün verilerine göre, son 14 saatte İzmir'in merkezinde metrekareye 142, Bayraklı'da 129, Balçova'da 109, Menderes'te 103, Bornova'da 87, Buca'da 81, Kemalpaşa'da 65 kilogram yağış düştü.İzmir'de kuvvetli yağışın yarın sabah saatlerine kadar etkili olacağı bilgisini veren meteoroloji yetkilileri, sel ve su baskınlarına karşı dikkatli ve tedbirli olunmasını istedi.
Reklam
İzmir'de Şiddetli Yağışın Yol Açtığı Zarar Büyüyor
İZMİR (AA) - İzmir'in Menderes ilçesinde sel sularına kapılan araçtaki bir kişinin cesedine ulaşıldı, kaybolan kayınpederine ulaşma çalışmaları sürüyor.Kentte, dün gece başlayan ve aralıklarla şiddetlenen sağanağın yol açtığı zarar büyüyor.Menderes'e gitmekte olan otomobil, Yeniköy Balaban Deresi yakınlarında sel sularına kapıldı. Araçtaki Kaan Soydan'ın cenazesi 2 kilometre aşağıda bulundu. Aynı araçtaki kayınpederi Hıdır Öztürk'ü (65) arama çalışmaları devam ediyor. Menderes ilçesine bağlı Yeniköy Akçaköy, Dereköy, Küner, Develi ve Altıntepe mahallerinde dere taşması sebebiyle bazı evler tahliye edildi.Sel suları toprağı sanayi sitesine sürüklediBalçova ilçesinde ise yağmur suları, yamaçtaki toprakları sanayi sitesine kadar sürükledi. Selin sürüklediği toprak, bir sitedeki iş yerlerine kadar ulaştı, yollar kapandı. Sitedeki bazı araçlar da çamura saplandı.Ayrıca kuvvetli yağış, Çetin Emeç Mahallesi Yahya Deresi'nde taşkına yol açtı. Balçova Belediyesi dere taşması ve dağdan gelen yağmur suları nedeniyle iki mahallede sorun yaşandığını, 50 civarında ev ve iş yeri ile 40 araçta hasar meydana geldiğini duyurdu.Deniz ve ulaşımdaki son durumDenize akan sel suları nedeniyle İzmir Körfezi'nin rengi kahverengi oldu.Körfezin iki yakasını bağlayan Altınyol'un Turan mevkisinde, Karşıyaka'dan Konak yönüne ulaşım, su baskını nedeniyle sağlanamıyor.İzmir-Çanakkale yolu üzerindeki Anadolu Caddesi'nin su basması nedeniyle ulaşıma kapanan kısımlarında, suyun çekilmesiyle trafik akışı yeniden başladı.Trafik akışının sağlanması için emniyet ve belediye ekipleri kentin çeşitli noktalarında önlemler aldı. Metrekareye 142 kilogram yağış düştüİzmir'de kent merkezine son 14 saatte metrekareye düşen yağış miktarı 142 kilograma ulaştı. Meteoroloji 2. Bölge Müdürlüğünün verilerine göre, son 14 saatte İzmir'in merkezinde metrekareye 142, Bayraklı'da 129, Balçova'da 109, Menderes'te 103, Bornova'da 87, Buca'da 81, Kemalpaşa'da 65 kilogram yağış düştü.İzmir'de kuvvetli yağışın yarın sabah saatlerine kadar etkili olacağı bilgisini veren meteoroloji yetkilileri, sel ve su baskınlarına karşı dikkatli ve tedbirli olunmasını istedi.
Eski Korgeneral İyidil Ve 2 Eski Generalin Yargılandığı Davada Karar Çıktı
ANKARA (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında, Kara Kuvvetleri Komutanlığı (KKK) Eğitim ve Doktrin Komutanlığı (EDOK) Muhabere ve Muharebe Eğitim Destek Komutanı olan eski korgeneral Metin İyidil, EDOK Kurmay Başkanı olan eski tümgeneral Hamza Koçyiğit ve EDOK Okullar Komutanı olan eski korgeneral Abdullah Barutcu'nun yargılandığı davada hüküm açıklandı.Yargıtayın bozma kararının ardından Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya sanık ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme Başkanı Hikmet Erdoğan, esasa ilişkin savunmaların tamamlandığını belirterek, sanıkların son sözlerini alacağını açıkladı.Ardından söz verilen sanık İyidil, 15 Temmuz akşamı yasa dışı faaliyette bulunmadığını, sabah saatlerine kadar devleti ve milleti için darbeye karşı mücadele verdiğini savundu.Bu durumun tanık ve sanık beyanlarına da yansıdığını belirten İyidil, şöyle devam etti:'O gece 65 tanık ve zırhlı aracın sokaklara çıkarılmasını, Isparta'daki Harbiyeliler ile Akıncı Üssü'ne götürülen genç teğmenlerin darbeye alet edilmesinin önüne geçtim. Canlı yayına bağlanarak Cumhurbaşkanımızın emrinde olduğumu açıkladım. Yüreği vatan sevgisiyle yoğrulan biri olarak komutanlık görevimi yerine getirdim. Suçsuzum beraatimi talep ediyorum.'Tutuklu sanık Koçyiğit de yargılama sonunda suçsuz olduğunun ortaya çıktığına inandığını dile getirerek beraatini istedi. Tutuksuz Barutcu ise FETÖ ve darbe girişimiyle ilgisinin olmadığını, olay gecesi dönemin Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Zekai Aksakallı'nın yönlendirmesiyle durum muhakemesi yaptığını söyledi. Suç işlemediğini iddia eden Barutcu, beraatini talep etti. Beyanların ardından Mahkeme Başkanı Erdoğan hükmü açıkladı. Buna göre eski korgeneraller Metin İyidil ve Abdullah Barutcu ile eski tümgeneral Hamza Koçyiğit, 'anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım' suçundan 12 yıl 6'şar ay hapis cezasına çarptırıldı.Hükümle birlikte tutuksuz yargılanan Barutcu'nun tutuklanması kararlaştırıldı. Davanın geçmişiAnkara Cumhuriyet Başsavcılığının dava açtığı 6 sanıktan İyidil ve Koçyiğit ile eski Harekat Eğitim ve Öğretim Daire Başkanı tuğgeneral Lütfi İhsan Yanıkoğlu, 'anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs'ten ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırılmıştı.Sanıklardan Barutcu ile dönemin Muharebe Geliştirme Başkanı eski tuğgeneral Mehmet Topçu ve gözlem subayı Ersal Duman'ın ise beraatine hükmedilmişti.İstinafa başvurulmasının ardından Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi, İyidil'in ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını kaldırmış ve beraatine hükmetmişti. Daire, diğer sanıklara ilişkin hükümleri hukuka uygun bulmuştu.Bu kararın ardından tahliye edilen İyidil, itiraz üzerine tekrar tutuklanmıştı.Dosyanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 16. Ceza Dairesi ise Metin İyidil hakkındaki beraat kararını bozmuştu.Daire, istinaf mahkemesinin duruşma açmadan karar vermesini ve İyidil'in eylemlerine ilişkin eksik inceleme yapılmasını bozma gerekçesi yapmıştı.Kararda, İyidil'in eylemlerinin mevcut dosya durumuna göre, 'darbeye yardım' suçunu oluşturduğu ancak eksik incelemeler tamamlandıktan sonra 'asli fail' olup olmadığına karar verilmesi gerektiği belirtilmişti.Daire, ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırılan Koçyiğit ile beraatine hükmedilen Barutcu hakkındaki kararları da bozarken, eski tuğgeneral Yanıkoğlu'na verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile Topçu ve Duman hakkındaki beraat kararlarını ise onamıştı.
Reklam
Avcılar'daki Market Soygunu Güvenlik Kamerasına Yansıdı
İSTANBUL (AA) - Avcılar'da 4 şüphelinin camını kırarak girdikleri bir marketi soyması güvenlik kamerasınca görüntülendi.Tahtakale Mahallesi'ndeki bir marketin önüne arabayla gelen 4 kişi, marketin bekçisini darp ederek etkisiz hale getirdi. Daha sonra yangın tüpü ve tekmelerle marketin camını kırarak içeriye giren şüpheliler, marketten çaldıklarını araca yükleyerek olay yerinden uzaklaştı. Olay anı güvenlik kameralarınca görüntülendi. Görüntülerde, bekçinin darp edilmesi ve şüphelilerin marketin camını kırarak içeriye girmesi yer alıyor.4 şüpheliyi yakalamak için çalışma başlatıldı.
Avcılar'daki Market Soygunu Güvenlik Kamerasına Yansıdı
İSTANBUL (AA) - Avcılar'da 4 şüphelinin camını kırarak girdikleri bir marketi soyması güvenlik kamerasınca görüntülendi.Tahtakale Mahallesi'ndeki bir marketin önüne arabayla gelen 4 kişi, marketin bekçisini darp ederek etkisiz hale getirdi. Daha sonra yangın tüpü ve tekmelerle marketin camını kırarak içeriye giren şüpheliler, marketten çaldıklarını araca yükleyerek olay yerinden uzaklaştı. Olay anı güvenlik kameralarınca görüntülendi. Görüntülerde, bekçinin darp edilmesi ve şüphelilerin marketin camını kırarak içeriye girmesi yer alıyor.4 şüpheliyi yakalamak için çalışma başlatıldı.
Reklam
Odd Başkanı Bilaloğlu, Elektrik Motorlu Otomobillerdeki Ötv Artışını Değerlendirdi:
İSTANBUL (AA) - Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bilaloğlu, 'Elektrikli otomobillere uygulanan ÖTV oranlarındaki artışların çevreci otomobillerin ülkemizde yaygınlaşma hızına olumsuz etkisi olacağı görüşündeyiz. Bu durum, otomotiv ekosistemindeki paydaşları da olumsuz etkilemekle beraber Türkiye'ye yapılacak potansiyel yatırımları, istihdamı menfi yönde etkileyecektir.' ifadelerini kullandı.Bilaloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, elektrik motorlu binek otomobiller ve esas itibarıyla insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar için uygulanan ÖTV oranlarının artırılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Otomotiv sektörünün dünyada çok önemli bir değişim ve dönüşümün içerisinden geçerken otomotiv teknolojilerinde de çok sayıda yenilikler olduğunu aktaran Bilaloğlu, dünyada gelişen çevreci teknolojilerin yaygınlaşmasını destekleyecek şekilde teşvikler ile sürdürülebilir programlar uygulandığını, bu kapsamda orta ve uzun vadeli planların açıklandığını anımsattı.Bu bakımdan da Türkiye otomotiv sektörüne uygulanan vergilendirme yapısının yeniden gözden geçirilmesi ihtiyacının bir kere daha ortaya çıktığının görüldüğünü belirten Bilaloğlu, şunları kaydetti: 'Ülkemizde 2020 yılında 844 adet elektrikli otomobil satılmış olup elektrikli otomobillerin toplam otomobil iç pazarından aldığı pay ise yalnızca yüzde 0,1 oranındadır. Otomotiv endüstrisi, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin önemli sanayilerinden biridir ve sektörümüz, ülkemiz sanayinde de önemli bir rol almaktadır. Ayrıca, kendi markamız ile üreteceğimiz yerli otomobili de elektrikli olarak üretip dünya markası yaratmak hedefini açıklamıştır. Bu noktada elektrikli araç pazarının ülkemiz iç pazarında desteklenmesi, bu yeni segmentin gelişimi, hem tüketici alışkanlıklarının bunun etrafında oluşmasının teşvik edilmesi hem de otomotiv ekosisteminin şarj istasyonlarından başlayarak bu yönde gelişmesi açısından çok değerliydi. Dolayısıyla bu artışın yerli markastratejisi açısından da olumsuz sonuçlar doğuracağı düşünülmektedir.' 'Otomotiv Konseyi oluşturulması önerimizi yinelemek isteriz'Ali Bilaloğlu, daha önceki vergi artışlarında olduğu gibi, araç almaya karar vermiş ancak henüz ÖTV'sini ödememiş tüketicilerin mağdur olduğunun görüldüğünü aktararak, 'Sektörümüz derneklerinin ve ilgili kamu kurum kuruluşlarının temsilcilerinin de yer aldığı, devletin bu sektör özelinde kendine koyduğu hedefleri gerçekleştirmesine daha iyi odaklanabilmesi için çalışacak bir Otomotiv Konseyi oluşturulması önerimizi yinelemek isteriz.' ifadesini kullandı.Bilaloğlu, bugün itibarıyla yayımlanan ve yürürlüğe giren elektrikli otomobillere uygulanan ÖTV oranlarındaki artışların çevreci otomobillerin Türkiye'de yaygınlaşma hızına olumsuz etkisi olacağı görüşünde olduklarını, bu durumun, otomotiv ekosistemindeki paydaşları da olumsuz etkilemekle beraber Türkiye'ye yapılacak potansiyel yatırımları, istihdamı menfi yönde etkileyeceğini kaydetti. 'Sektörümüz, ülkemiz yararına üzerine düşeni yapmaya devam edecek'ODD Yönetim Kurulu Başkanı Bilaloğlu, son yıllarda yaratılan iç pazar, ana ve yan sanayinin başardığı üretim ve ihracatın, bunların da ötesinde tüm sektörün ana oyuncuları ve bağlı sektörleriyle oluşturduğu istihdamın Türkiye için çok kıymetli olduğunu vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu: 'Otomotiv, peşinden birçok sektörü sürüklüyor olmasıyla da önemli bir konumda. Ülkemiz lokomotif sektörlerinin başında yer alan otomotivde iç pazarı yeniden 1 milyon seviyelerine taşıyacak politikaların geliştirilmesi, güven ortamı ve istikrarın sürdürülebilir kılınması ülkemiz ekonomisi bakımından da çok önemli. Otomotiv ekosisteminin korunarak geliştirilmesi, küresel otomotiv arenasında sektörümüzün rekabet gücünün devamlılığı ve desteklenmesi adına çok kıymetlidir. Otomotiv sektörü olarak temennimiz en kısa sürede yeniden 1 milyon adetlik pazar büyüklüğüne ulaşabilmek ve ülke ekonomisine olan katkımızı daha da artırabilmektir. Sektörümüz, içerisinden geçilen bu süreçte ülkemiz yararına üzerine düşeni yapmaya devam edecektir.'
Odd Başkanı Bilaloğlu, Elektrik Motorlu Otomobillerdeki Ötv Artışını Değerlendirdi:
İSTANBUL (AA) - Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bilaloğlu, 'Elektrikli otomobillere uygulanan ÖTV oranlarındaki artışların çevreci otomobillerin ülkemizde yaygınlaşma hızına olumsuz etkisi olacağı görüşündeyiz. Bu durum, otomotiv ekosistemindeki paydaşları da olumsuz etkilemekle beraber Türkiye'ye yapılacak potansiyel yatırımları, istihdamı menfi yönde etkileyecektir.' ifadelerini kullandı.Bilaloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, elektrik motorlu binek otomobiller ve esas itibarıyla insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar için uygulanan ÖTV oranlarının artırılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Otomotiv sektörünün dünyada çok önemli bir değişim ve dönüşümün içerisinden geçerken otomotiv teknolojilerinde de çok sayıda yenilikler olduğunu aktaran Bilaloğlu, dünyada gelişen çevreci teknolojilerin yaygınlaşmasını destekleyecek şekilde teşvikler ile sürdürülebilir programlar uygulandığını, bu kapsamda orta ve uzun vadeli planların açıklandığını anımsattı.Bu bakımdan da Türkiye otomotiv sektörüne uygulanan vergilendirme yapısının yeniden gözden geçirilmesi ihtiyacının bir kere daha ortaya çıktığının görüldüğünü belirten Bilaloğlu, şunları kaydetti: 'Ülkemizde 2020 yılında 844 adet elektrikli otomobil satılmış olup elektrikli otomobillerin toplam otomobil iç pazarından aldığı pay ise yalnızca yüzde 0,1 oranındadır. Otomotiv endüstrisi, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin önemli sanayilerinden biridir ve sektörümüz, ülkemiz sanayinde de önemli bir rol almaktadır. Ayrıca, kendi markamız ile üreteceğimiz yerli otomobili de elektrikli olarak üretip dünya markası yaratmak hedefini açıklamıştır. Bu noktada elektrikli araç pazarının ülkemiz iç pazarında desteklenmesi, bu yeni segmentin gelişimi, hem tüketici alışkanlıklarının bunun etrafında oluşmasının teşvik edilmesi hem de otomotiv ekosisteminin şarj istasyonlarından başlayarak bu yönde gelişmesi açısından çok değerliydi. Dolayısıyla bu artışın yerli markastratejisi açısından da olumsuz sonuçlar doğuracağı düşünülmektedir.' 'Otomotiv Konseyi oluşturulması önerimizi yinelemek isteriz'Ali Bilaloğlu, daha önceki vergi artışlarında olduğu gibi, araç almaya karar vermiş ancak henüz ÖTV'sini ödememiş tüketicilerin mağdur olduğunun görüldüğünü aktararak, 'Sektörümüz derneklerinin ve ilgili kamu kurum kuruluşlarının temsilcilerinin de yer aldığı, devletin bu sektör özelinde kendine koyduğu hedefleri gerçekleştirmesine daha iyi odaklanabilmesi için çalışacak bir Otomotiv Konseyi oluşturulması önerimizi yinelemek isteriz.' ifadesini kullandı.Bilaloğlu, bugün itibarıyla yayımlanan ve yürürlüğe giren elektrikli otomobillere uygulanan ÖTV oranlarındaki artışların çevreci otomobillerin Türkiye'de yaygınlaşma hızına olumsuz etkisi olacağı görüşünde olduklarını, bu durumun, otomotiv ekosistemindeki paydaşları da olumsuz etkilemekle beraber Türkiye'ye yapılacak potansiyel yatırımları, istihdamı menfi yönde etkileyeceğini kaydetti. 'Sektörümüz, ülkemiz yararına üzerine düşeni yapmaya devam edecek'ODD Yönetim Kurulu Başkanı Bilaloğlu, son yıllarda yaratılan iç pazar, ana ve yan sanayinin başardığı üretim ve ihracatın, bunların da ötesinde tüm sektörün ana oyuncuları ve bağlı sektörleriyle oluşturduğu istihdamın Türkiye için çok kıymetli olduğunu vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu: 'Otomotiv, peşinden birçok sektörü sürüklüyor olmasıyla da önemli bir konumda. Ülkemiz lokomotif sektörlerinin başında yer alan otomotivde iç pazarı yeniden 1 milyon seviyelerine taşıyacak politikaların geliştirilmesi, güven ortamı ve istikrarın sürdürülebilir kılınması ülkemiz ekonomisi bakımından da çok önemli. Otomotiv ekosisteminin korunarak geliştirilmesi, küresel otomotiv arenasında sektörümüzün rekabet gücünün devamlılığı ve desteklenmesi adına çok kıymetlidir. Otomotiv sektörü olarak temennimiz en kısa sürede yeniden 1 milyon adetlik pazar büyüklüğüne ulaşabilmek ve ülke ekonomisine olan katkımızı daha da artırabilmektir. Sektörümüz, içerisinden geçilen bu süreçte ülkemiz yararına üzerine düşeni yapmaya devam edecektir.'
Bae, Biden'ın Askıya Aldığı Askeri Anlaşmanın Onaylanacağından Ümitli
İSTANBUL (AA) - Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Washington Büyükelçisi Yusuf Uteybe, ABD Başkanı Joe Biden'in askıya aldığı 23 milyar dolarlık askeri anlaşmanın gerçekleşeceğine inandıklarını söyledi.Uteybe, Washington Enstitüsü tarafından çevrim içi düzenlenen forumda, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın son görev gününde ülkesiyle imzalanan ve Biden tarafından askıya alınan askeri anlaşmanın durumuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Biden tarafından gözden geçirilecek olan anlaşmanın uygulamaya konulacağından emin olduklarını belirten Uteybe, 'Biz her şeyi usulüne göre yaptık. (Anlaşma) Gözden geçirildikten sonra bunu fark edecekler ve süreç işleyecek.' ifadelerini kullandı. F-35 tipi savaş uçağı ve silahlı insansız hava aracının (SİHA) yer aldığı askeri anlaşma paketinin uygulama aşamasında olduğu gibi aynı zamanda gözden de geçirildiğini aktaran Uteybe, 'Anlaşmanın doğru bir yere ulaşacağından eminim.' dedi. Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın, görevinin son günü 20 Ocak'ta, BAE'ye 50 F-35 tipi savaş uçağı, 18 SİHA ve çeşitli mühimmatın satışını öngören 23 milyar dolarlık bir anlaşma imzaladığı belirtilmişti.ABD Başkanı Joe Biden ise söz konusu anlaşmayı gözden geçireceğini söylemişti. ABD Dışişleri Bakanlığından 27 Ocak'ta yapılan açıklamada, BAE'ye satış onayı verilen F-35 uçakları dahil eski yönetim tarafından başlatılan çok sayıda askeri satış işleminin askıya alındığı bildirilmişti.
Bae, Biden'ın Askıya Aldığı Askeri Anlaşmanın Onaylanacağından Ümitli
İSTANBUL (AA) - Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Washington Büyükelçisi Yusuf Uteybe, ABD Başkanı Joe Biden'in askıya aldığı 23 milyar dolarlık askeri anlaşmanın gerçekleşeceğine inandıklarını söyledi.Uteybe, Washington Enstitüsü tarafından çevrim içi düzenlenen forumda, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın son görev gününde ülkesiyle imzalanan ve Biden tarafından askıya alınan askeri anlaşmanın durumuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Biden tarafından gözden geçirilecek olan anlaşmanın uygulamaya konulacağından emin olduklarını belirten Uteybe, 'Biz her şeyi usulüne göre yaptık. (Anlaşma) Gözden geçirildikten sonra bunu fark edecekler ve süreç işleyecek.' ifadelerini kullandı. F-35 tipi savaş uçağı ve silahlı insansız hava aracının (SİHA) yer aldığı askeri anlaşma paketinin uygulama aşamasında olduğu gibi aynı zamanda gözden de geçirildiğini aktaran Uteybe, 'Anlaşmanın doğru bir yere ulaşacağından eminim.' dedi. Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın, görevinin son günü 20 Ocak'ta, BAE'ye 50 F-35 tipi savaş uçağı, 18 SİHA ve çeşitli mühimmatın satışını öngören 23 milyar dolarlık bir anlaşma imzaladığı belirtilmişti.ABD Başkanı Joe Biden ise söz konusu anlaşmayı gözden geçireceğini söylemişti. ABD Dışişleri Bakanlığından 27 Ocak'ta yapılan açıklamada, BAE'ye satış onayı verilen F-35 uçakları dahil eski yönetim tarafından başlatılan çok sayıda askeri satış işleminin askıya alındığı bildirilmişti.
Reklam