Kocaeli Merkezli 6 İlde Fetö'nün Tsk Yapılanmasına Yönelik Operasyon
KOCAELİ (AA) - Kocaeli merkezli 6 ilde Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nin (FETÖ/PDY) Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) yapılanmasına yönelik operasyonda 8 zanlı gözaltına alındı.İl Emniyet Müdürlüğünce FETÖ/PDY'nin TSK içerisindeki yapılanmasının deşifre edilmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında 6 ilde operasyon düzenlendi.Operasyonda 4'ü aktif jandarma personeli olmak üzere 8 şüpheli yakalandı. Zanlıların emniyetteki işlemleri sürüyor.
Uzmanından "Yapay Zeka Gelecekte Salgınlarla Savaşta Önemli Olacak" Değerlendirmesi
ESKİŞEHİR (AA) - Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muhammed Fatih Önsüz, yapay zekanın gelecekte salgınlara karşı savaşta önemli bir teknoloji haline geleceğini belirtti. Önsüz, yaptığı yazılı açıklamada, ESOGÜ araştırma görevlileri Dr. Feyza Nehir Öznur Muz ve Dr. Ali Kılınç ile 'Kovid-19 Pandemisinde Yapay Zekanın Kullanımı' adlı makale yazdıklarını aktararak, yapay zekanın öngörüsü yüksek, temel sağlık hizmetlerini destekleyici politikalar yürütülmesine olanak sağlayabileceğini ifade etti.Yapay zeka ve robotların sağlık sisteminin bir parçası haline geldiğine dikkati çeken Önsüz, yapay zekanın hava kirliliği epidemiyolojisi, su mikrop tespiti, yaşlı bakımı izleme gibi çok geniş yelpazede kullanım olanağı bulunduğunu kaydetti. Özellikle ilaç geliştirme sanayisinde yapay zeka sayesinde gelişme ve keşifleri takip etmenin işlem süreçlerini kolaylaştırdığını aktaran Önsüz, şu değerlendirmelerde bulundu: 'Yapay zeka Kovid-19'a karşı erken uyarı sistemi, izleme ve tahmin, veri kontrol panelleri, tanı ve prognoz, tedaviler ve sosyal hayat kontrolünde kullanılabilir. Tabii veri gizliliğini koruma ile halk sağlığını gözetme arasında dikkatli bir denge kurulması gerekiyor. Makalemizde de kimlerin bulaşıcı olduğuna dair toplanan verilerin temaslı takibini kolaylaştırdığına ve yapay zekayı olumlu yönde geliştirmenin önemine dikkati çektik.Yapay zeka salgın esnasında hızla artan vaka sayısı sebebiyle sağlık çalışanlarının artan iş yükünü azaltmak için de kullanılabilir. Veri analizleri sayesinde bilgiler güncel tutulabilir. Yoğun enfeksiyon bölgeleri taranarak hastane doluluk, yatak ve sağlık çalışan sayısına olan ihtiyacı tahmin ederek olası krizleri çözmede kullanılabilir.Yapay zeka gelecekte sağlık yönetiminde hayatımızı kolaylaştırarak, tüm salgınlara karşı savaşmak için önemli bir teknoloji haline gelecektir. Birçok hastalıkla mücadelede sosyal ve ekonomik zararları minimumda tutan, öngörüsü yüksek, temel sağlık hizmetlerini destekleyici politikalar yürütülmesine de olanak sağlayacaktır.'
Kovid-19 Hastaları Yaşadıklarını Anlatıyor - "Nefes Alamıyorum, Diye Çığlık Atıyordum"
SAMSUN (AA) - VEYSEL ALTUN - Yakalandığı yeni tip koronavirüsü (Kovid-19) yenen Samsun Gençlik ve Spor İl Müdürü İsmail Hakkı Kasapoğlu, hastalık süresince yaşadıklarını anlattı. Halsizlik, ayakta duramama ve güç kaybı belirtileri üzerine yaptırdığı Kovid-19 testi pozitif çıkan Kasapoğlu, bir süre evde tedavi gördü.Sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine hastaneye kaldırılan Kasapoğlu, burada 12 günü yoğun bakımda olmak üzere 17 gün tedavi gördü.İyileşmesinin ardından hastaneden taburcu edilen Kasapoğlu, evde de bir süre daha dinlendikten sonra sağlığına kavuştu.Kasapoğlu, AA muhabirine, Kovid-19 testinin pozitif çıkması üzerine evde kendini karantinaya aldığını ve verilen ilaçları kullanmaya başladığını söyledi.Önceleri kendini iyi hissettiğini dile getiren Kasapoğlu, 'Hastalığı geçirdiğimi düşünüyordum. Bazı semptomlar geçtiği için, beslenmeme dikkat ettiğimden ve bünyeme güvendiğimden tomografiye gitmedim ama yedinci gün akşamı bir rahatsızlık hissettim.' dedi. Gittiği hastanede çekilen tomografide çok ciddi hastalık emaresi görülmediği için tedavisine yine evinde devam ettiğini anlatan Kasapoğlu, şöyle devam etti:'O günün sabahı abdest almaya kalktım, alamadım, namazımı kılamadım. Gücüm tamamen gitti. Eşim Ayşe hanım ağabeyimi aradı. Ambulans çağırdık fakat evden ambulansa dahi gidemedim. Bir şekilde beni sedye ile ambulansa götürüp acil servise yetiştirdiler. 'Nefes alamıyorum.' diye çığlık atıyordum. Oksijen tüpüne bağladıklarında rahat nefes almaya başladım. Kovid-19 ile en ciddi yüzleşmem burada başladı.''Gözüm bir anlığına dalsa uyanamayacağım endişesine kapıldım'Bu dönemde bilinç kaybı yaşadığını, gördüklerine anlam veremediğini belirten Kasapoğlu, 'Kabuslar görmeye başladım. Oksijen tüpü olmadığında nefes alamayacağımı düşünüyordum. Devamında yedi gün uyuyamadım. Gözüm bir anlığına dalsa uyanamayacağım gibi endişelere kapıldım. Dünya ziynet dolu olsa, nefesi seçer diğerini atarsın.' ifadesini kullandı.Kasapoğlu, hareket etmekte çok zorlandığını vurgulayarak, 'Hareket etmemek için yemek yemekten dahi çekiniyordum neredeyse. Parmağımı kaldırsam, on ton yük taşımışım gibi ağır geliyordu. Yemek istemiyorsun, içmek istemiyorsun, lavaboya çıkamıyorsun.' diye konuştu.Kovid-19'un, ne ile karşı karşıya olunduğu tam olarak bilinmediğinden psikolojik çöküntü yaşattığına işaret eden Kasapoğlu, 'Bir dostun, arkadaşın ismini duyduğumda ağlamaya başlıyordum. Eşim beni çok iyi analiz ettiği için en ufak bir şey olduğunda beni o duygusal çöküntü içinden çıkarttı. Bu süreçte tedavi olduğum hastanenin Genel Müdürü Dr. Hakan Özcan'a, Dr. Şevket Özkaya'ya, Dr. Adem Dirican'a, personele ve özellikle eşim Ayşe hanım ile arayan tüm dostlarıma şükranlarımı sunuyorum.' dedi. 'Bana gelse ayakta atlatırım' diyordum ama en zor anını gördüm'Kasapoğlu, koronavirüsün kesinlikle basite almaması gerektiğinin altını çizerek, şunları kaydetti:'Ben, 'Bana gelse ayakta atlatırım.' diyordum ama en zor anını gördüm. Lütfen herkes dikkate alsın. Temizlik, mesafe, maske şiddetle önemli. Sağlık Bakanlığımızın tavsiyelerine herkes uysun, önerilen koruyucu ilaçlar çok önemli. Lütfen aşıyı herkes olsun. Herkes tedbirlere uysun ve kimse, kimseye bulaştırma vebaline girmesin. Bana da birinden bulaştı mutlaka, art niyetli olmasa da. Ben de bir başkasına sebep olurum diye o kadar korkuyorum ki. Benim çektiğim ızdırabı bulaştırdığım kişi de çekerse ne olur. Vefatına neden olursam ne olur. Hiç kimseyi Rabbim koronavirüs illetiyle sınayıp ağır bir imtihana tabi tutmasın.'
Bacağı Kangren Olan Çocuk, 7 Ameliyatın Ardından Yürümeye Başladı
İZMİR (AA) - MUSTAFA GÜNGÖR - İzmir'de, balkondan düştükten sonra bacağında kırığa bağlı kangren oluşan 2 yaşındaki Suriyeli Nehle Faysal, geçirdiği 7 ameliyatın ardından yürümeye başladı.Ülkesindeki iç savaştan kaçarak ailesiyle İzmir'e gelen Halepli Mohammed Faysal'ın 2 yaşındaki kızı Nehle Faysal, geçen ağustosta, Karabağlar ilçesindeki evlerinin balkonundan düştü. Ailesi tarafından hastaneye kaldırılan küçük kızın bacağında kırık olduğu tespit edildi. Tedavi sürecinde sol bacağı alçıya alınan Nehle'nin bir hafta sonra yapılan kontrollerinde ayağında kangren oluştuğu fark edildi.Bacağın kesilme ihtimalinin ortaya çıkması üzerine aile bu kez çocuklarını Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürdü.Burada 3 ay yatan ve geçirdiği 5 ameliyatın ardından taburcu edilen Nehle'nin yürüme konusundaki sorunları devam etti. Suriyeli baba, kızı için bu kez özel bir hastaneye başvurdu. Ameliyat için gerekli 35 bin lirayı bir yakınından borç alan Faysal, ikinci operasyonun masrafını bulmaya çalıştığı süreçte Deniz Feneri Derneği Ege Bölge Temsilciliği yetkilileri, durumdan haberdar oldu.Dernek, 2 yaşındaki Nehle'nin yeniden yürümesi için gerekli 40 bin lirayı karşıladı. Geçen ağustostan bu yana 7 ameliyat geçiren Nehle, tedavisinin ardından şimdi yeniden yürüyebiliyor. Baba Faysal, AA muhabirine, ülkesindeki savaştan kaçıp önce Mersin'e, 2 yıl önce de İzmir'e geldiklerini belirtti.İzmir'de tekstil sektöründe çalıştığını anlatan Faysal, 'Türkiye'de 2 çocuğum dünyaya geldi. Büyük kızım balkondan düşüp bacağını kırdı. Doktora götürdük alçıya aldılar. Bir süre sonra kızımın bacağının kangren olduğunu gördük.' diye konuştu. Doktorların bacağın kesilmesi gerektiğini söyleyince çok üzüldüklerini dile getiren Faysal, 'Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 3 ay kaldık. Kızım burada 5 ayrı ameliyat oldu. Sonrasında tedavimize özel bir hastanede devam ettik. Son ameliyatın masraflarını Deniz Feneri Derneği karşıladı. Kendilerine de teşekkür ediyoruz. Şimdi kızım 7 ameliyatın ardından yürümeye başladı.' diye konuştu.
2021 Sözleşmeli Öğretmenlik Başvuruları Ne Zaman? MEB Atama Takvimi Açıklandı Mı?
Her yıl olduğu gibi bu yıl da sözleşmeli öğretmenlik atamaları MEB'in belirlediği takvim doğrultusunda gerçekleşecek. Binlerce kişi öğretmen atama takviminin belli olmasını bekliyor. Öğretmen adaylarının göz kulağı MEB'de. MEB'den yapılacak açıklamayla birlikte branş dağılımı ve atama sayısı netleşmiş olacak. Peki, sözleşmeli öğretmenlik başvuruları ne zaman başlayacak, MEB atama takvimi açıklandı mı? İşte merak edilen tüm detaylar...
Sivas'ın İlk Jeotermal Serasında Ürünler Baş Gösterdi
SİVAS (AA) - HALİFE YALÇINKAYA - Sivas'ta Sıcak Çermik'in termal suyuyla ısıtılan ve soğuğuyla bilinen kentin ilk jeotermal serasında dikilen fideler domateslerini dökmeye başladı. Şehir merkezine 24 kilometre mesafede bulunan, Sıcak Çermik Termal Turizm Bölgesi'ne kurulan jeotermal serada hasat hazırlıklarına başlandı. Eski Sivas Belediye Başkanı ve iş insanı Sami Aydın, AA muhabirine, Sivas'ta yapılan ilk jeotermal sera projesini hayata geçirdikleri için mutlu olduklarını söyledi.Sivas'ın iklim şartları bakımından kışların en ağır geçtiği, gündüz ve gece sıcaklık farkın çok olduğu iller arasında yer aldığını belirten Aydın, kentin dezavantajlarının yanı sıra avantajlarının da bulunduğunu dile getirdi. Sivas Sıcak Çermik termal suyunu kullanarak sera projesini hayata geçirdiklerini anlatan Aydın, 'Sivas'ta yeni bir sektörün başlamasına vesile olacağını, istihdama katkı sunacağını ve dünyada tarım alanında, gıda alanında yaşanan ve gelecekte daha fazla yaşanması muhtemel olan sorunlara bir nebze olsun katkı sunabileceğimizi gördük.' dedi. Aydın, seranın 60 dönüm alan üzerine kurulduğunu, yaklaşık 35 gün önce ilk fidelerin dikildiğini ve sorunsuz bir şekilde sürecin işlediğini aktardı. Mart ayında ürün almayı hedeflediklerini belirten Aydın, şunları kaydetti:'Buradaki başarılı neticemizin diğer yatırımcılar için de bir örnek teşkil edeceğini, bunun gibi burada farklı seraların önümüzdeki süreçte artacağını umut ediyoruz. İstiyoruz ki Sivas bu anlamda bir marka olsun. Bugüne kadar araştırmalarımız ve gelinen sonuç itibarıyla da Sivas'ta standardı yüksek, tercih edilen, kaliteli sera ürünleri elde edeceğimiz kanaatindeyiz. İnşallah her şey umduğumuz gibi olur ve ülkemize, Sivas'ımıza bu anlamda biz de bir katkı sunmuş oluruz.'Aydın, kurdukları seranın Avrupa ve dünya standartlarında olduğunu, otomasyon, ısıtma sistemi ve oluşturulan ekipmanların bu standartlara göre planlandığını belirtti. Seradaki ürünlerin belirli bir seviyeye gelmesinin hedeflerinde ilerlediklerinin göstergesi olduğunu ifade eden Aydın, şöyle devam etti:'Bu standartlarda ürettiğimiz ürünün pazar problemi olacağını düşünmüyoruz. Avrupa veya dünyanın değişik yerlerine kolaylıkla ürünlerimizi pazarlayacağımız kanaatindeyiz. Elbette talebe göre yurt içi satışlarımız olacaktır. Sivas'ın termal suyu sadece turizm amaçlı kullanılıyordu, elbette turizm de çok önemli. Ama turizm dışında da bu suyun kullanılmasının doğru olacağını düşündük. Aynı zamanda burada suyun kendisini kullanmıyoruz. Eşanjör sistemiyle suyun yaklaşık 4-5 derece ısısını kullanıyoruz. Aslında bizim burada kullandığımız su daha sonra turizmde ve diğer alanlarda da rahatlıkla kullanılabilir. Yani bir su israfı söz konusu değil. O yüzden bu sektörün burada gelişmesi turizmde ihtiyaç duyulan suya hiçbir zarar vermeyecektir, yani suyu birkaç sektörde kullanma imkanımız olacaktır. Tabii ki bizim hedeflerimizden biri de oydu. Sivas'ta yıllardan beri var olan su boşa akıyordu. Bu enerjiyi biz en azından soğuk iklim şartlarında ısınmamız için kullanabileceğimizi öngördük. Bu sene de Sivas'ta özellikle bu bölgede eksi 25'lere kadar çıkan soğuklarımız oldu. Ona rağmen Allah'a çok şükür hiçbir sorun yaşamadık. Fizibilitemiz, yapmış olduğumuz çalışmalar çok doğru.'2 bin ton rekolte bekleniyorAydın, projenin yaklaşık 40 milyon lira tutarında olduğunu, dünya standartlarında bir sistem kurmaya çalıştıklarını ve bu yıl 2 bin ton rekolte elde etmeyi hedeflediklerini söyledi. Proje çerçevesinde ilk domates ekimini yaptıklarını ve bunun bir başlangıç olduğunu dile getiren Aydın, 'Burada alacağımız neticeler inşallah bu yıl içerisinde ortaya çıkmış olacak. Ondan sonraki süreçte imkanlarımız ölçüsünde arzu ettiğimiz sonuçları da alırsak bunu daha da genişletmek, çeşitliliği daha da artırmak hedeflerimizden bir tanesi.' diye konuştu.
Yemen'de Görme Engelli "Barış Elçisi" Azmiyle Çevresine İlham Kaynağı Oldu
ADEN (AA) - ŞÜKRİ HÜSEYİN - Yemen hükümetinin görme engelli 'barış elçisi' Şakir Berhame azmi ve hayat hikayesiyle çevresine ilham veriyor.Yemen'in güneydoğusundaki Şebve vilayetinde yaşayan 37 yaşındaki Berhame, kişisel engellerin ve toplumsal ön yargıların aşılmasında örnek oluyor.Genç yaşta görme yetisini kaybeden Şebve'deki Engelliler Refah ve Rehabilitasyon Fonu Müdürü Berhame, Aden'de sivil toplum kuruluşları tarafından barış elçisi seçilerek engelleri aştığını gösterdi.Berhame, birçok zorluk karşısında yaşama ve öğrenme azmiyle birlikte yakaladığı başarıları AA muhabirine anlattı. Eğitimde karşılaştığı zorluklarEğitim hayatında yaşadığı zorluklardan söz eden Berhame, 'Çocukluk döneminde yazıları iyi görememem ve okulun 10 kilometrelik yolunda yaşadığım sıkıntılar erken yaşta okulu bırakmama neden oldu.' dedi.Berhame, Şebve'de görme engelliler için bir okul olmamasının eğitimden mahrum kalmasının diğer bir sebebi olduğunu dile getirdi.Babasının teşvikiyle hayata tutunduğunu ifade eden Berhame, sözlerini şöyle sürdürdü:'Yaşadığım tecritten azim ve kararlılıkla kurtuldum. Ticaret işlerinde yardımcı olduğum babam, bana sorumluluk vererek ve aileyi ilgilendiren konulara dahil ettiğinde, ailemde ve toplumda kendimi önemli hissettim.'Berhame, ailesiyle 2005'te Yemen'in güneyindeki Aden kentine taşınmasının, hayatında büyük bir değişime yol açtığını belirtti.Eğitimine Aden'de devam etme imkanı bulan Berhame, Nur Görme Engelliler Ensititüsünde Braille alfabesini öğrendi, bu kentte liseyi bitirerek, İngilizce öğrenmek için Aden Üniversitesi Diller Fakültesine girdi.Aden'deki eğitim ve sosyal alandaki çeşitliliğin kendisi için 'yeni ufuklar açtığını' dile getiren Berhame, okulun yanı sıra halkla ilişkiler ve bilgisayar eğitimleri aldığını ve barış inşası alanında aktif olduğunu kaydetti. 2018'de barış elçisi olduSosyal uyumu ve aktifliğiyle takdir toplayan Berhame, 2018 yılında Aden'deki sivil toplum örgütleri tarafından barış elçisi seçildi.Berhame, barış elçisi seçilmesinin kendisini daha çok çalışmaya teşvik ettiğini ve tüm üyeleri engellilerden oluşan 'Umut Verenler' adlı bir girişim başlattığını ifade etti.Faaliyetleri hakkında bilgi veren Berhame, 'Kısa bir süre içinde, birçok engelliyi Aden'de barış inşası alanına yönlendirerek, aktivistleri bir araya getirebildim. Çok şükür bugün onlar, çevrelerindeki insanları olumlu yönde etkiliyor.' diye konuştu.Şebve'de engelliler için yaptığı çalışmaları anlatan Berhame, geçen yılın mart ayından bu yana üstlendiği Engelliler Refah ve Rehabilitasyon Fonunun müdürlük göreviyle bölgedeki 4 bin engellinin sorumluluğunu aldığını söyledi.Berhame, 'Çoğu ümitsizliğe kapılmış engelli kişiler için en uygun ortamı oluşturmaya ve sosyalleşmelerini sağlamaya çalışıyorum.' ifadelerini kullandı.Gelecekte de engellilerin eğitim, bakım ve diğer hakları için mücadele etmek istediğini vurgulayan Berhame, 'Engellilerin evlerine, çevrelerine ve topluma entegrasyonu ancak onların ekonomik anlamda güçlendirilmesiyle başarılabilir.' dedi.Yemen'deki iç savaş ve insani krizUzun süredir siyasi istikrarsızlığın hüküm sürdüğü Yemen'de İran destekli Husiler ile hükümete bağlı güçler arasında çatışmalar yaşanıyor.Husiler, Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana ve bazı bölgelerin denetimini elinde bulundururken, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri ise Mart 2015'ten bu yana Husilere karşı Yemen hükümetine destek veriyor. Yemen'de yıllardır süren çatışmalarda binlerce kişi yaşamını yitirdi.Dünyanın en fakir ülkeleri arasında yer alan Yemen'de iç savaş nedeniyle büyüyen insani kriz de korkunç boyutlara ulaştı. BM'ye göre Yemen'de nüfusun yüzde 80'i insani yardım ve korumaya ihtiyaç duyuyor.
Edirne Merkezli 10 İldeki Fetö Operasyonunda 18 Gözaltı
EDİRNE (AA) - Edirne merkezli 10 ilde, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 'mahrem' yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında başlatılan operasyonda gözaltı kararı verilen 20 zanlıdan 18'i yakalandı.Edirne Cumhuriyet Başsavcılığınca örgütün hukuk fakülteleri ve askeri mahrem yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Edirne Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerinin, Edirne'nin yanı sıra İstanbul, Ankara, Kahramanmaraş, Tekirdağ, Isparta, Afyon, Sivas, Kırklareli ve Malatya'da dün başlattığı operasyon sürüyor.Operasyonda aralarında ihraç edilen rütbeli asker, avukat, polis, doktor ve öğretmenlerin bulunduğu 18 şüpheli gözaltına alındı. Hakkında yakalama kararı verilen 2 zanlının ise aranmasına devam ediliyor.Şüpheliler, Edirne Emniyet Müdürlüğüne getirildi.
Samsun'da Terör Örgütü Deaş Operasyonunda Irak Uyruklu 3 Şüpheli Yakalandı
SAMSUN (AA) - Samsun'da düzenlenen terör örgütü DEAŞ operasyonunda Irak uyruklu 3 şüpheli gözaltına alındı.İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince İlkadım ilçesinde belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi.Operasyonda, terör örgütü DEAŞ bünyesinde faaliyet yürüttükleri belirlenen Irak uyruklu B.H.A.A, A.Q.K.S. ve A.S.H.H. yakalandı.Şüphelilerin ikametlerinde bulunan dijital materyallere de el konuldu.Zanlılar, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Afganistan'da Taliban Saldırısında 4 Polis Öldü
KABİL (AA) - Taliban militanlarının Afganistan'ın kuzeyinde bulunan Kunduz vilayetindeki polis karakoluna düzenlediği silahlı saldırıda 4 polis hayatını kaybetti. Kunduz İş Şura Başkanı Muhammed Yosuf Eyyubi, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, militanların, Kunduz merkezindeki polis karakoluna silahlı saldırı düzenlediğini söyledi.Eyyubi, saldırıda 4 polisin öldüğünü, 2 kişinin yaralandığını belirtti. Taliban'dan henüz konuyla ilgili bir açıklama yapılmadı.Bir yandan Taliban saldırıları devam ederken diğer taraftan Afganistan'daki şiddeti sonlandırmak amacıyla Afganistan müzakere heyeti Katar'ın başkenti Doha'da bulunuyor.
Hatay Valisi Rahmi Doğan, Fenerbahçeli Yöneticileri Kabul Etti
HATAY (AA) - Hatay Valisi Rahmi Doğan, Fenerbahçeli yöneticileri makamında kabul etti.Valilikten yapılan açıklamada, Vali Doğan'ın Hatayspor maçı için kente gelen Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç ve beraberindeki heyeti makamında kabul ettiği belirtildi.Ziyarette Başkan Koç'un, Doğan'a günün anısına Fenerbahçe forması hediye ettiği bildirildi.Hatayspor ile Fenerbahçe, bugün saat 16.00'da karşılaşacak.
Emniyet Genel Müdürlüğü "Aşağı Bak" İddiasını, Paylaştığı Videoyla Yalanladı
İSTANBUL (AA) - Emniyet Genel Müdürlüğü, Boğaziçi Üniversitesinde dün yaşanan olaylar sırasında bir görevlinin, gruptakilere 'Aşağı bak' dediği iddialarını paylaştığı videoyla yalanladı.Emniyet Genel Müdürlüğünün 'Türk Polis Teşkilatı' isimli resmi Twitter hesabından yayınlanan videolu mesajda, 'Yalandan bir slogan, Aşağı bak-YALAN. Aşağıdan-DOĞRU. Polisimiz pandemi ortamında sadece yasa dışı göstericilerle değil, yalan virüsüyle de mücadele ediyor. Bu mücadele milletimiz için Türk polisi daima hazır.' ifadeleri yer aldı.Mesajla birlikte paylaşılan videoda, görevli kişinin 'İn aşağı, in aşağı, aşağıdan, aşağıdan. Toplu gitmek yok' diyerek gruptakileri uyardığı anlar görülüyor.
Endonezya'da Düşen Yolcu Uçağına Ait Parçalar ABD Ve İngiltere'de İncelenecek
CAKARTA (AA) - Endonezya'da 9 Ocak'ta düşen ve mürettebat dahil tüm yolcuların öldüğü Sriwijaya Hava Yollarına ait yolcu uçağının bazı parçalarının ABD ve İngiltere’de inceleneceği bildirildi.Tempo gazetesinin haberine göre, Ulusal Ulaştırma Güvenlik Komitesi (KNKT) Başkanı Soerjanto Tjahjono, kazanın nedenine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında motor gücünü kontrol eden otomatik gaz dahil 5 parçanın ABD ve İngiltere’ye gönderildiğini belirtti.Otomatik gaz kelebeği parametresinin neden değiştiğinin araştırılacağını aktaran Tjahjono, gönderilen diğer parçalara ilişkin detaylı bilgi vermedi.12 Ocak’ta enkazdan çıkarılan ve uçuş veri kayıtlarını içeren ilk karakutunun incelenmesi devam ederken, kazaya ilişkin ön raporun ise 9 Şubat’ta açıklanması bekleniyor.Öte yandan kazanın yaşandığı bölgede geniş alanda, ses kayıt cihazını içeren ikinci karakutuyu arama çalışmaları sürüyor. Kalkıştan yaklaşık 5 dakika sonra iletişimin kesildiği, 50 yolcu ile 12 kişilik mürettebatın bulunduğu 'SJ182' sefer sayılı Boeing 737-500 tipi yolcu uçağının, 9 Ocak'ta başkent Cakarta'nın kuzey açıklarındaki Laki ve Lancang Adası arasında düştüğü açıklanmıştı.
İzmir Ve Aydın'da Bugün De Kuvvetli Yağış Bekleniyor
ANKARA (AA) - İzmir ve Aydın çevresinde görülen kuvvetli yağışların, yarın sabah saatlerine kadar aralıklarla devam etmesi bekleniyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan uyarıya göre, İzmir'de dün gece saatlerinden itibaren etkili olan kuvvetli yağışların bugün de sürmesi öngörülüyor. Yarın sabah saatlerine kadar İzmir'in yanı sıra Aydın'ın kuzeybatı kıyılarında da aralıklarla ve yer yer kuvvetli yağış tahmin ediliyor.Meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekiyor.
Ypg/PKK'lı Teröristler Deyrizor'da Son 10 Günde En Az 100 Sivili Alıkoydu
DEYRİZOR (AA) - Terör örgütü YPG/PKK, Suriye'nin doğusundaki Deyrizor ilinde işgalinde tuttuğu bölgelerde son 10 günde çoğu zorla silah altına alınmak üzere en az 100 sivili alıkoydu.YPG/PKK, büyük çoğunluğunu Arap nüfusunun oluşturduğu Deyrizor ilinde sivilleri alıkoymaya devam ediyor.AA muhabirlerinin yerel kaynaklardan edindiği bilgiye göre, YPG/PKK'lı teröristler Deyrizor'un çeşitli bölgelerinde son 10 günde evlere yaptıkları baskınlarda ve kontrol noktalarında bir kısmı daha önce örgüt karşıtı protestolara katılan en az 100 sivili alıkoydu.Teröristler söz konusu sivillerin büyük bir kısmını zorla silah altına alırken, bazı sivillere de işkenceler uyguluyor.Terör örgütü ocak ortalarında da 50'den fazla Deyrizorlu genci zorla silah altına almıştı. Daha önce de benzer uygulamalar yapan teröristler, ülkenin kuzeydoğusundaki Haseke ilinde de son aylarda 18 ve üstü yaşta yüzlerce erkeği alıkoymuştu.Öte yandan teröristler, son haftalarda asılsız suçlamalarla alıkoyduğu veya kaçırdığı yüzlerce sivili rüşvet veya fidye karşılığında serbest bıraktı.Deyrizor'daki durumDeyrizor'da YPG/PKK'nin işgal altında tuttuğu bölgelerde yaşayan Araplar, bölge halkı arasında ayrımcılık yapılması, olumsuz yaşam koşulları ile bölgede giderek yaygınlaşan rüşvet ve yolsuzluğu sık sık protesto ediyor. Terör örgütü ise gösterilere katılanların evlerine baskınlar düzenleyip çeşitli bahanelerle aralarında yaşlı, çocuk ve hastaların da bulunduğu sivilleri alıkoyuyor.Suriye İnsan Hakları Ağı verilerine göre, terör örgütü YPG/PKK tarafından alıkonulan 4 bine yakın kişinin akıbeti belirsizliğini koruyor. Çoğunluğu Araplardan oluşan Deyrizor'un Fırat Nehri'nin doğusunda kalan bölümü 2016'dan bu yana terör örgütü YPG/PKK'nın işgali altında bulunuyor.Deyrizor il merkezi ve batısı ise Kasım 2017'de terör örgütü DEAŞ'ın çekilmesinin ardından, İran destekli grupların ve Rusya'nın yardımıyla Beşşar Esed rejiminin kontrolüne geçti.