Özbekistan'da, Cezaevlerindeki Mahkumların Yüzde 9'U Çeşitli Dönemlerde Kovid-19'A Yakalandı
TAŞKENT (AA) - Özbekistan'da, cezaevindeki mahkumların yüzde 9'unun çeşitli dönemlerde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile enfekte olduğu bildirildi.İçişleri Bakanlığı Cezaevleri Genel Müdürü Bahadır Yusupov, cezaevlerindeki mahkumlar arasında salgınla ilgili durumuna ilişkin açıklamada bulundu.Kovid-19 bulaşan mahkumların sayısı hakkında bilgi vermeyen Yusupov, ülkedeki cezaevlerindeki mahkumların yüzde 9'unun çeşitli dönemlerde enfekte olduğunu fakat cezaevlerinde virüs nedeniyle ölenlerin olmadığını ifade etti.Hastalığı hafif geçirenlerin cezaevlerine bağlı sağlık kurumlarında, ağır hastaların ise özel Kovid-19 hastanelerinde tedavi edildiğini belirten Yusupov, koronavirüs bulaşan iki ağır hastanın ise sağlık durumundan dolayı ceza süresi dolmadan erken salıverildiğini kaydetti.Özbek makamları daha önce, ülkedeki cezaevlerinde toplam 27 bin 500 mahkumun bulunduğunu bildirmişti.Son 24 saatte 57 yeni vakayla toplam vaka sayısının 78 bin 916'ya çıktığı ülkede, iyileşenlerin sayısı 35 artarak, 77 bin 368'e ulaştı. Kovid-19 tespit edilen 927 hastanın tedavisinin sürdüğü Özbekistan’da Kovid-19 nedeniyle şimdiye kadar 621 kişi hayatını kaybetti.
Ifo: Şirketler Normal İş Durumuna Ortalama 10,3 Ayda Geçilmesini Bekliyor
BERLİN (AA) – Alman şirketler, devam eden yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle yılın son çeyreğine kadar faaliyetlerinde normale dönüş beklemiyor.Merkezi Münih'te bulunan Ekonomi Araştırma Enstitüsü'nün (Ifo) ocak ayında yaptığı ankete göre, firmaların, Kovid-19 nedeniyle faaliyetlerinde normale dönüş için öngördükleri süre ortalama 10,3 ay oldu.Ankete göre, Kovid-19 salgınının sebep olduğu ekonomik krizin en fazla etkilediği sektörlerden hizmetler sektöründe 10,6 ayda faaliyetlerde normale dönüş beklenirken, inşaat sektöründe bu süre 10,4 ay, sanayi sektöründe de 10,2 ay olarak belirlendi.Perakende sektöründeki şirketlerin normalleşme süresine ilişkin beklentisi 9,3 ay oldu.Öte yandan, Almanya'daki şirketler, işlerini etkileyen Kovid-19'nun yayılmasını önlemeye yönelik kısıtlamaların Eylül’ün ortasına kadar sürmesini bekliyor. Bu süre, sanayi sektöründe 7,4 olurken, hizmet sektöründe 7,5 ay ve inşaat sektöründe ise 7,3 ay olarak tahmin edildi.Ifo Makroekonomi ve Araştırmalar Merkezi Müdür Yardımcısı Klaus Wohlrabe, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Kovid-19 kısıtlamaları nedeniyle Alman şirketlerin faaliyetlerinde normale dönüş için öngördükleri sürenin Aralık 2020’ye göre biraz daha kısa olduğunu belirterek, “Şu anda yürütülmekte olan Kovid-19 aşı kampanyasının normale dönüş beklentisinde henüz belirleyici bir etkisi yok.' ifadesini kullandı.
Uluabat Gölü'nde Kaçak Avlanan 250 Kilogram Balık Ele Geçirildi
BURSA (AA) - Bursa'da, Uluabat Gölü'nde yasa dışı avlanmayla yakalandığı belirlenen 250 kilogram balık, yeniden göl sularına bırakıldı. Jandarma Asayiş Bot Tim Komutanlığı ekipleri, kıyı seyir ve kontrol faaliyeti esnasında sazlık alanda çalışma yaptı.Yapılan kontrolde Uluabat Gölü'nde avlaklarda bulundurulması ve kullanılması yasak 1500 metre pinter (turna sakası) ve aynı yerde 'hapis' olarak tabir edilen 2 filede yaklaşık 250 kilogram canlı turna balığı ele geçirildi.Ele geçirilen turnaları göle bırakan ekipler, pinteri ise Karacabey Tarım ve Orman Müdürlüğüne teslim etti.Araştırmalar sonucunda pinterin sahibi olduğu tespit edilen A.T'ye (57), Nilüfer Asayiş Bot Komutanlığınca 5 bin 454 lira idari para cezası uygulandı.
Güncelleme 2 - Çanakkale'de Kayıp Tıp Fakültesi Öğrencisi Ölü Bulundu
ÇANAKKALE (AA) - Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinde ailesinin kayıp başvurusunda bulunmasının ardından arama çalışması başlatılan üniversite öğrencisi gencin cansız bedenine ulaşıldı. İlçeye bağlı Kocaköy köyünde ailesiyle yaşayan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi dördüncü sınıf öğrencisi Kaan Şimşek (23), dün akşam sitenin bahçesindeki sahada basketbol oynamak üzere çıktı. Akşam eve dönmeyen çocuklarının durumundan şüphelenen baba Mükremin ile anne Nadire Şimşek, jandarmaya kayıp başvurusunda bulundu.Bunun üzerine Kaan Şimşek'in en son görüldüğü bölgede, jandarma, AFAD, UMKE ve AKUT ekiplerince çalışma başlatıldı.Kayıp gencin babası Mükremin Şimşek, gazetecilere açıklamasında, oğlunun her gün sitelerinin bahçesindeki basketbol sahasında top oynadığını, bazı günler de doğa yürüyüşleri yaptığını söylemişti. Şimşek, şunları anlatmıştı:'Pazartesi günü sınavı var, ona hazırlanıyordu. Evden uzaktan eğitimine devam ediyordu. Dün de biraz top oynadı. Daha sonra eve gelip yanına 2 poğaça, 1 şişe su ve 1 muz alıp annesine 'ben biraz yürümeye gidiyorum' diyor. Sonra akşam eve dönmedi. Beşiktaş maçı vardı, kesinlikle kaçırmazdı. Devre arası olunca eşime, 'bu işte bir terslik var' dedim. Kaan maçı kesinlikle kaçırmazdı. Ben çıkıp baktım sahanın ışıkları kapalı. Tüm siteye haber verip aradık, ardından jandarmaya bilgi verdik.'Şimşek, kaybolan oğullarının 4 çocuğundan en küçüğü olduğunu, bir çocuklarını ise 17 yaşında kanser nedeniyle kaybettiklerini sözlerine eklemişti. Cesedi ormanlık alanda bulunduKaan Şimşek'in cansız bedeni, arama kurtarma ekiplerince evinden iki kilometre uzaklıkta ormanlık alanda bulundu.Gencin cesedi, olay yerindeki ilk incelemenin ardından Ayvacık Devlet Hastanesi morguna gönderildi.Şimşek'in kesin ölüm nedeni, yapılacak otopsi sonucunda belirlenecek.
Serçev, 5 Serebral Palsili Çocuk Ve Ailesinin Ev Hayalini, Hayırseverlerin Desteğiyle Gerçekleştirdi
ANKARA (AA) - Serebral Palsili Çocuklar Derneği (SERÇEV), hayırseverlerin bağışlarıyla ihtiyaç sahibi 5 aileyi sıcak yuvaya kavuşturdu. Serebral palsili çocuğu olan 5 ailenin, Mamak TOKİ bloklarında oturacaklar daireler, bir otelde noter huzurunda yapılan çekilişle belirlendi. Kura çekimi öncesinde açıklama yapan SERÇEV Yönetim Kurulu Başkanı Süheyla Gürkan, derneklerinin şimdiye kadar yaptığı birçok yardımın yanında ilk defa ihtiyaç sahiplerine ev hediye ettiğini söyledi. Gürkan, bir hayırseverin serebral palsili çocuğu olan ailelere ev vermek koşuluyla bağış yaptığını, kendilerinin de belli kriterlere göre 35 aile arasından 5 aile belirlediklerini aktardı.Gürkan şunları kaydetti: 'Tek tek ev ziyaretleri yaparak onların hangi şartlarda yaşadıkları ve evlerindeki gelirlere kadar şeffaf dosyalar oluşturduk. Evlerinin fotoğraflarını çektik. Engelli bir çocuğa sahip olan bir anne ve babanın ne kadar zorlandığını gözlerimizle gördük. Buradaki ailelerimiz zorlanan ailelerimiz arasında ev hak edenler.'Ev sahibi olan 24 yaşındaki serebral palsili Sıla Yalçınkaya, SERÇEV ailesine desteklerinden dolayı teşekkür etti.Anne Sultan Yalçınkaya da ev sahibi olmaktan duyduğu mutluluğu gözyaşları içinde anlattı. Yalçınkaya 'Evim olduğu için çok sevindim. İlk kez ev sahibi oldum. Şimdi rahat rahat oturacağımız bir evimiz oldu.' dedi. Ev sahibi olan bir başka anne Sultan Yalçın ise hayırseverlere teşekkür ederek, çocukları adına çok sevindiğini kaydetti.
Yurda Yasa Dışı Yollardan Girmeye Çalışan 23 Kişi Gümrük Kapısında Yakalandı
GAZİANTEP (AA) - Karkamış Gümrük Kapısı'nda, bir araç içerisinde Türkiye'ye yasa dışı yollardan girmeye çalışan 23 kişi yakalandı.Karkamış Gümrük Müdürlüğü ve Karkamış KİBA Adli kolluk Gümrük Muhafaza ekiplerince, Suriye'den Türkiye'ye giriş yapmak üzere olan bir araçta arama gerçekleştirildi.Ekipler, durdurulan araçta Türkiye'ye kaçak yollardan girmeye çalışan Suriye uyruklu 8'i kadın 11'i çocuk 23 kişi bulunduğunu belirledi.Araçta kaçak 59 cep telefonu da ele geçirildi.Nizip Cumhuriyet Başsavcılığı, şüpheliler hakkında adli işlem başlattı.
Malatya'da Terör Örgütü Deaş Propagandası Yapan 2 Şüpheli Yakalandı
MALATYA (AA) - Malatya'da terör örgütü DEAŞ propagandası yaptıkları iddiasıyla 2 şüpheli gözaltına alındı.Valilikten yapılan yazılı açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Battalgazi ve Darende ilçelerinde 2 şüphelinin sosyal medya üzerinden terör örgütü DEAŞ'ın propagandasını yaptığı ve Atatürk'e hakaret ettiğini belirledi.Eş zamanlı operasyon düzenleyen ekipler, 2 şüpheliyi gözaltına aldı.Şüpheliler, jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilecek.
Ülkü Ocakları Ve Alperen Ocakları, Boğaziçi Üniversitesindeki Protestolara Tepki Gösterdi
ANKARA (AA) - Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım ile Alperen Ocakları Vakfı Genel Başkanı Samet Bağcı, Boğaziçi Üniversitesindeki protestolara, yaptıkları açıklamalarla tepki gösterdi. Yıldırım, yaptığı yazılı açıklamada, Boğaziçi Üniversitesinde yaşanan olayların rektör ataması bahane edilerek çıkarıldığını belirtti.Türkiye'nin geneline yayılmak istenen bu olayların 'basit bir öğrenci eylemi' olarak görülemeyeceğini ifade eden Yıldırım, 'Millete ve maneviyata hakaret eden, Türkiye'nin ayağına çelme takmak için pusuda bekleyen aydın değil, alçaktır. Polise el kaldıran, şehir içinde barikat kurup taş atan öğrenci değil, teröristtir.' değerlendirmesinde bulundu.Protestolara destek veren partilere de tepki gösteren Yıldırım, şunları kaydetti:'Eylemler sırasında yakalananların, bırakın Boğaziçi öğrencisi olmasını öğrenci bile olmadıkları resmi makamların açıklamasında açıkça belirtilmiştir. Bunların DHKP-C, PKK, MLKP terör örgütleriyle geçmişleri ve devam eden bağları bulunduğu sabittir.''Manevi değerlerimizi aşağılamak isteyen bu topluluğun karşısındayız'Bağcı ise üç büyük dinde de manevi değerlere saygı göstermeye büyük önem verildiğini belirterek, 'LGBT üyelerinin kutsalımız olan Kabe-i Muazzama ve İslam alemine karşı yaptığı saygısızlığı hangi dine hangi yapıya sığdırabiliriz? İslam'ı aşağılamaya yönelik bu eylemlerin sahipleri bilmelidir ki onlar ne yaparlarsa yapsınlar Allah nurunu tamamlayacaktır.' ifadelerini kullandı. Bağcı, Alperenler olarak fikir özgürlüğünü her zaman savunduklarını, toplantı ve gösteri yürüyüşünün her Türk vatandaşının hakkı olduğunu ancak bunun da bir haddi ve hududu bulunduğunu vurguladı.Fikir özgürlüğünün kutsala saygısızlık anlamına gelmediğine işaret eden Bağcı, şunları kaydetti:'Manevi değerlerimizi aşağılamak isteyen bu topluluğun her zaman karşısında olacağımız bilinmelidir. Bizleri sokaklara çekmeye çalışan provokatörler bilmelidir ki hiçbir zaman onların kirli oyunlarına gelmeyeceğiz. Milletimizin ve devletimizin, bununla birlikte kolluk kuvvetlerimizin yanında olduk, bundan sonra da olacağız.'Bağcı, Avrupa'nın, bu eylemlerle ilgili arka arkaya açıklama yapmasının da manidar olduğunu belirtti.
Dizi Oyuncusu Şenolsun'un "Cinsel Saldırı" Davasında Mütalaa
İSTANBUL (AA) - Dizi oyuncusu Efecan Şenolsun, aynı dizide rol aldığı oyuncu Elit İşcan'a yönelik cinsel saldırıda bulunduğu ve hakaret ettiği iddiasıyla yargılandığı davada mütalaa açıklandı.Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, müşteki Elit İşcan, sanık Efecan Şenolsun ve avukatları katıldı. Duruşmada, Cumhuriyet Savcısı Müslüm Erboğa esas hakkındaki mütalaasını açıkladı.Mütalaada, sanık Efecan Şenolsun ile müşteki Elit İşcan'ın 7 Haziran 2018 tarihinde çekimleri yapılan bir dizide aynı sette beraber çalıştıkları anlatıldı.Olay günü müşteki İşcan'ın karavanda bulunduğu sırada sanık Şenolsun'un geldiği anlatılan mütalaada, yanlarında başka şahısların da bulunduğu sırada aralarında sürtüşme yaşandığı, ardından müşteki İşcan'ın dışarı çıkıp duvar üstünde oturduğu sırada sanık Şenolsun'un yanına gelerek öpmeye çalıştığı ve belinden tuttuğu kaydedildi.Mütalaada, bu sırada müşteki İcan'ın kendisini geri çektiği, ancak sanık Şenolsun'un aradan bir süre geçtikten sonra arkasından gelerek sarılmaya çalıştığı ve cinsel saldırıda bulunduğu kaydedildi.Mütalaada, bu nedenle sanık Efecan Şenolsun'un 'cinsel saldırı' suçundan 5 yıldan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılması, 'alenen hakaret' suçunu işlediğine dair yeterli delil elde edilemediğinden bu suçtan beraatine karar verilmesi talep edildi.Mütalaaya karşı diyecekleri sorulan müşteki Elit İşcan, sanığın hakaret suçundan da cezalandırılmasını talep etti.Sanık Efecan Şenolsun da suçlamaları kabul etmediğini belirterek, mütalaaya karşı savunma yapmak üzere süre istedi.Söz verilen taraf avukatları da mütalaaya karşı beyanda bulunmak üzere süre verilmesini talep etti.Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, taraflara mütalaaya karşı beyanlarını hazırlamaları için gelecek celseye kadar süre verilmesine karar vererek, duruşmayı erteledi.İddianamedenAnadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, müşteki Elit İşcan ile şüpheli Efecan Şenolsun'un internet üzerinden yayınlanan bir dizide birlikte rol aldıkları anlatılıyor.İddianamede, Efecan Şenolsun'un rol arkadaşı Elit İşcan'a yönelik 'İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle cinsel saldırı' ve 'alenen hakaret' suçlarını işlediği iddiasıyla 7 yıl 9 ay 15 günden, 17 yıl 4 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İngiltere Dışişleri Bakanı Raab: "Kıbrıs Sorunun Çözülmesine Yardımcı Olmada Rolümüzü Tam Oynayacağız"
LEFKOŞA (AA) - İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab, Kıbrıs meselesinin çözülmesine yardımcı olma konusunda ülke olarak rollerini eksiksiz oynayacaklarını belirtti.Rum basınına göre, Raab, yakın zamanda Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde düzenlenmesi planlanan, garantör ülkelerin de katılacağı Kıbrıs konulu 5+1 gayrıresmi konferans öncesi Rum kesimine ziyarette bulundu.İlk olarak Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Anatasiadis ile görüşen Raab, sonrasında Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis ile bir araya geldi.Hristodulidis ile görüşmesinin ardından değerlendirmelerde bulunan Raab, İngiltere'nin problem çözen bir ülke, Ada'nın garantörlerinden biri ve BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi olduğunu hatırlatan Raab, 'Aynı zamanda, Kıbrıs'taki insanların uzun zamandır dostuyuz. Kıbrıs'taki bölünmelerin kalıcı olarak sona erdiğini görmek istiyoruz. Kıbrıs sorununun çözülmesine yardımcı olma konusunda üzerimize düşen rolü tam anlamıyla oynayacağız.' dedi.Raab, BM Genel Sektereri Antonio Guterres'in 5+1 konferans ile sunduğu fırsatı tüm tarafların değerlendirmesi gerektiğini kaydetti.BM öncülüğündeki konferansın Kıbrıs'ta her iki topluma da fayda sağlamak ve bölgesel istikrarı artırmak için bir fırsat olduğunu belirten Raab, bir çözüme ulaşılmamasının kimseye fayda getirmeyeceğini söyledi.Raab, 'Taraflara, esneklik ve uzlaşma gösterme isteği ile görüşmelere gelmeleri çağrısında bulunuyorum.' dedi.İngiliz Bakan, İngiltere'nin Kıbrıs meselesinin çözülmesi, Ada'da adil ve kalıcı barışın sağlanması için Kıbrıs halkı ve BM ile birlikte çalışacağını sözlerine ekledi.
Malatya'da Aracın Çarpması Sonucu Yaralanan Kurt Tedaviye Alındı
MALATYA (AA) - Malatya'nın Akçadağ ilçesinde bir aracın çarpması sonucu yaralanan kurt, Büyükşehir Belediyesi Geçici Bakımevi ve Hayvan Kısırlaştırma Merkezi'nde tedaviye alındı.Alınan bilgiye göre, Malatya-Kayseri kara yolunun Akçadağ ilçesi mevkisinde sürücüsünün kimliği ile plakası henüz belirlenemeyen araç yola çıkan kurda çarptı.Yoldan geçen sürücüler tarafından yaralı bulunan kurt, Malatya Büyükşehir Belediyesi Geçici Bakımevi ve Hayvan Kısırlaştırma Merkezi'ne götürüldü.Merkezde veteriner hekimler tarafından bakımı yapılan kurdun, sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.Merkezin sorumlu veteriner hekimi Sadık Özelçi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, merkeze getirildiğinde kurdun birçok yarasının bulunduğunu, kanamaları durdurmak için tedavi uyguladıklarını belirtti.Antibiyotik ve serum verdikleri kurdu gözetim altında tuttuklarını ifade eden Özelçi, 'Tedavisi bittiği zaman doğaya salacağız.' dedi.
CHP'li İlgezdi: "37 Milyon Doz Aşı Ne Zaman Gelecek?"
ANKARA (AA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, 37 milyon doz yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısının ne zaman geleceğini sordu.İlgezdi yaptığı yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Dışarıdan aşı tedarik sürdürülebilirliği şüphelidir' açıklamasının kamuoyunda tedirginlik yarattığını öne sürerek Sağlık Bakanlığının aşı tedarik takvimini derhal açıklaması gerektiğini bildirdi. İlgezdi, 50 milyon 550 bin adet aşı anlaşmasına rağmen sadece 13 milyon aşının Türkiye'ye geldiğini belirterek 'Avrupa'daki aşı tedarik sıkıntısı da göz önüne alındığında aşılamanın sürdürülebilirliği konusunda ciddi soru işaretleri mevcut. 83 milyonluk ülkemizde ancak 50 milyon dozluk, 25 milyon için bir anlaşma yapabildi hükümet. Bu aşının da 37 milyonu halen gelmedi ve ne zaman geleceği de belirsiz. Süreç böyle yönetilemez. Anlaşılan o ki Türkiye aşı savaşını kaybetmiştir.' ifadelerini kullandı. Türkiye'de 17 aşı çalışması olduğuna dikkati çeken İlgezdi, 'Bunlardan Erciyes Üniversitesinin araştırması, uluslararası databasede yer alıyor. Çalışma Faz-2 ve Faz-3 süreçleri sonrasında en iyimser tahminle 5-6 ay (2021 Mayıs- Haziran) sonra onay alabilir. Seri üretime ne zaman geçebileceği ise başka bir soru işareti.' değerlendirmesinde bulundu. 'Öğretmene aşı nereden bulunacak?'Eldeki 13 milyon aşının 7,5 milyon 65 yaş üzeri için bile yeterli olmadığını ifade eden İlgezdi, şunları kaydetti: 'Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk 1 Mart'ta okullar açılmadan önce öğretmenlerin şubat ayında aşılanmasının planlandığını açıkladı. Elimizdeki aşı 65 yaş üzerine bile yetmezken 1 milyon 117 bin 686 öğretmene nereden aşı bulunacak? Üstelik bu sayıya okulda görevli diğer personel dahil değil.' Açıklamada, İlgezdi'nin konu hakkında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'ya da bir soru önergesi vererek '37 milyon doz aşı ne zaman gelecek?' diye sorduğu da belirtildi.
İngiltere, Çin Resmi Kanalı Cgtn'nin Yayın Lisansını İptal Etti
LONDRA (AA) - İngiliz medya denetim kuruluşu Ofcom, ülkede İngilizce yayın yapan Çin Küresel Televizyon Ağının (CGTN) yayın lisansının iptal edildiğini açıkladı. Ofcom tarafından yapılan soruşturmada, CGTN'nin lisansını elinde bulunduran Star Çin Medya Limited (SCML) şirketinin, CGTN'nin yayınlarında editöryal sorumluluğa sahip olmadığı sonucuna varıldığı belirtildi.Ofcom'dan yapılan açıklamada, SCML'nin ülkede, 'lisanslı hizmetler üzerinde kontrol sahibi olmaya' ilişkin yasal şartları karşılamadığı ve bu nedenle yasal bir yayın lisansı bulunmadığı bilgisi paylaşıldı. CGTN'ye yasal şartları yerine getirmesi için yeterli süre verildiği kaydedilen açıklamada, 'Yayıncı ve izleyicinin ifade özgürlüğü haklarını da dikkate alarak yaptığımız değerlendirme sonucunda CGTN'nin İngiltere'de yayın lisansının iptal edilmesine karar verdik.' ifadesi kullanıldı.Açıklamada, geçen yıl Hong Kong'da düzenlenen protestolara ilişkin yapılan yayınlarda tarafsızlık ve gizlilik kurallarını ihlal ettiği için CGTN'ye yaptırım uygulanmasına ilişkin sürecin de devam ettiği aktarıldı.Ofcom, geçen yıl temmuz ayında, CGTN'ye tarafsızlık kurallarını ihlal ettiği ve haberlerinde baskı altında alınan itirafları yayımladığı gerekçeleriyle 3 soruşturma başlatmıştı. CGTN'nin İngiliz gazeteci Peter Humphrey'in baskı altında alınan itiraflarını yayımlamasının İngiltere yayın yönetmeliklerinin ihlali olduğuna hükmedilmiş ve ciddi yaptırımlarla karşı karşıya kalacağı açıklanmıştı.
Tente Çökmesi Sonucu 3 Kişinin Ölümüyle İlgili Davada Müştekiler Dinlenildi
İSTANBUL (AA) - Ataköy'deki Ömer Duruk Camisi'nde, kar biriken tentenin cenaze namazı kılan cemaatin üzerine çökmesi sonucu 3 kişinin ölümü, 45 kişinin de yaralanmasıyla ilgili 4 imamın yargılandığı davada, müştekiler dinlenildi.Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, bir tutuksuz sanık ile 2 müşteki katıldı. Tarafların avukatları da duruşmada hazır bulundu.Müşteki Eser Çokyaşar, şikayetçi olmadığını, olay gününün çok karlı olduğunu ve komşularının cenazesi olması sebebiyle camiye gittiğini ifade ederek, “Biz avluya girer girmez bize yol gösterdiler. Bazı kısımlara şeritler çekilmişti. Bu şeritli kısma tentenin altına girilmemesi gerekiyordu. Bizi başka bir tenteye doğru yönlendirdiler. Cenaze namazı kılındı, tam gidiyorduk ki 'yıkılıyor' diye bağrışmalar başladı. Ben son anda tentenin altından çıktım, yaralanmadım.” dedi.Müştekilerden Aynil Gök de olay nedeniyle şikayetçi olduğunu belirterek, çöken tentenin altında kaldığını söyledi.Mahkeme heyeti, eksik evrakların dönüşünün beklenmesine ve dosyanın 2 iş güvenliği uzmanı, bir inşaat mühendisi, bir endüstri mühendisi ve bir hukukçudan oluşan 5 kişilik bilirkişi heyetine gönderilerek rapor alınmasına karar verdi.Mahkeme dosyadaki diğer eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı erteledi.İddianamedenBakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 10 Ocak 2017'de Ataköy 5. Kısım'daki Ömer Duruk Camisi'nde kılınan bir cenaze namazı sırasında cemaatin altında bulunduğu tentelerin, üzerine birikmiş kar nedeniyle çöktüğü anlatılıyor.Çöken tentenin altında kalan Zihni Ganiç, Feruzan Eryürük ve Mustafa Ümit Şengezer'in öldüğü, 45 kişinin de çeşitli şekillerde yaralandığı belirtilen iddianamede, İBB'nin cenaze namazlarını kıldırmakla görevli imamları Mustafa Kavukluoğlu ve Mustafa Çiçek ile cami imamları Adem Karabey ve Faruk Yazar, 'sanık' olarak yer alıyor.İddianamede, sanıklar Mustafa Kavukluoğlu, Mustafa Çiçek, Adem Karabey ve Faruk Yazar'ın 'taksirle birden fazla kişinin ölüme neden olma' suçundan 2 yıldan 15'er yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları isteniyor.Soruşturma kapsamında eski Bakırköy Müftüsü Mustafa Açıkalın, temizlik görevlisi Ali Rıza Mülayim, Bakırköy Belediye Başkanlığındaki görevliler ve tenteyi kuran şirket yetkilileri hakkında ise takipsizlik kararı verilmişti.