Malatya'da Kumar Oynatıldığı İçin Mühürlenen İş Yerine Yapılan Baskında 18 Kişi Yakalandı
MALATYA (AA) - Malatya'da daha önce kumar oynatıldığı için polis ekiplerince mühürlenen iş yerine yapılan baskında, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerini ihlal ederek kumar oynayan 18 kişi yakalandı. İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, Saray Mahallesi'nde bir süre önce kumar oynatıldığı için mühürlenen iş yeri hakkındaki ihbarı değerlendiren ekipler, yeniden baskın düzenledi.Mührün bozulduğu tespit edilen iş yerinde 18 kişi kumar oynarken yakalandı. Söz konusu kişilere Kovid-19 tedbirlerini ihlal etmekten para cezası uygulandı.3 bin 420 pul ile 215 oyun kartının ele geçirildiği işletmenin sahibi V.İ. hakkında ise mührü bozmak, Kovid-19 tedbirlerini ihlal etmek, kumar oynanması için yer ve imkan sağlamak suçlarından işlem yapıldı.
Hatay'da Belediyeye Ait Yakıt Tankeri İle Çöp Kamyonu Çarpıştı: 1 Ölü
HATAY (AA) - Hatay'ın Antakya ilçesinde yakıt tankeri ile çöp kamyonunun çarpışması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti.Alınan bilgiye göre, sürücüleri öğrenilemeyen Büyükşehir Belediyesine ait 31 FG 352 plakalı yakıt tankeri ile 31 ACB 611 plakalı çöp kamyonu, Odabaşı Mahallesi'nde çarpıştı.Kazada, çöp kamyonunun arkasındaki temizlik işçisi Sıtkı Vural, sıkışarak yaralandı.İhbar üzerine olay yerine gelen 112 Acil Servis ekiplerince Hatay Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralı işçi, müdahalelere rağmen kurtarılmadı.
Mersin'de Çocuklara Şiddet Uygulandığı Öne Sürülen Gündüz Bakımevi Hakkında İdari Soruşturma Başlatıldı
MERSİN (AA) - Mersin Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, çocuklara şiddet uygulandığı iddia edilen özel gündüz bakımevi hakkında idari soruşturma başlattı.Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, Yenişehir ilçesi 50. Yıl Mahallesi'ndeki bir özel gündüz bakımevinde, velilerin çocuklarına şiddet uygulandığını öne sürmesi üzerine idari soruşturma başlatıldı.Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerin sürdüğü bildirildi.Gündüz bakımevinin 'tadilat' adı altında faaliyetine ara verdiği öğrenildi.Öte yandan, veliler de kurum sahibi 2 kişi ile 3 öğretmen hakkında suç duyurusunda bulundu.
Katar'da Düzenlenen "Katara Uluslararası Arap Atları Festivali" Sona Erdi
DOHA (AA) - Katar'ın başkenti Doha'da 2 Şubat'ta başlayan 'Katara Uluslararası Arap Atları Festivali' sona erdi.Kapanış töreninde festivale katılan 252 safkan atının etkileyici performansları sergilendi.Festival kapsamında at tabloları, at fotoğrafları ve atlara ilişkin el yazması eserler sergilenirken, eğer boyama gibi etkinlikler ile 3 milyon dolar değerinde ödülün dağıtılacağı çeşitli yarışmalar da düzenlendi. Festival sonunda düzenlenen çeşitli yarışmaların kazananları ilan edildi.Festival sonunda ayrıca insansız hava araçları (İHA) aracılığıyla göz kamaştırıcı ışıklı gösteriler yapılırken, Doha semalarında uçak gösterileri de gerçekleştirildi.Festivalin sonunda Katara Genel Müdürü İbrahim el-Sulayti, 'Katara, Kültür Köyü izleyicileri tarafından yakından takip edilen ve beğenilen bu etkinlikler aracılığıyla, kültürel ve tarihi mirası ön plana çıkarıyor.' dedi.Büyük bir ilgiyle takip edilen festivalde Körfez ülkelerinin yanı sıra ABD, Fransa, Belçika, İtalya, Almanya, Danimarka, Polonya ve Brezilya'dan katılımcılar yer aldı.
Başkentte Sokaklar Sessizliğe Büründü
ANKARA (AA) - Sokağa çıkma kısıtlamasının ikinci gününde Başkent sakin bir gün geçiriyor.İçişleri Bakanlığı genelgesi kapsamında ülke genelinde cuma akşamı saat 21.00'de başlayan ve yarın saat 05.00'e kadar sürecek sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle Ankara'da cadde, meydan, sokaklar ile tarihi alanlarda sessizlik hakim oldu.Kısıtlama doğrultusunda ana caddeler başta olmak üzere, tüm noktalarda denetimlerini sürdüren polis ekipleri, toplu taşıma ve kendi araçlarıyla seyahat eden kişilerin maske, araç içi mesafe kurallarına uyup uymadığını ve izin belgelerini tek tek kontrol etti. Kısıtlamadan muaf olmadığı halde dışarda olduğu tespit edilenler hakkında adli ve idari işlem yapıldı.İnsanlar kent genelinde sokağa çıkma kısıtlamasına büyük oranda uyarken yayalar da evlerine yakın marketlerden ihtiyaçlarını temin etti.
Reklam
Tanzanya'da "Gizemli Hastalık" 15 Kişinin Ölümüne Yol Açtı
DARÜSSELAM (AA) - Tanzanya'da henüz teşhis edilemeyen hastalık nedeniyle 15 kişi hayatını kaybetti, 50'den fazla kişi de hastaneye kaldırıldı. Ülkenin batısındaki Mbeya şehrinde, yakalananlarda baş dönmesi, mide bulantısı ve kan kusmasına yol açan bir hastalık ortaya çıktı. Chunya Kamu Sağlığı İdaresi Başkanı Felista Kisandu basına yaptığı açıklamada, onlarca kişinin hastaneye kaldırıldığını ve hepsinin benzer şikayetleri olduğunu söyledi. Hastalığın nedeninin henüz tespit edilemediğini dile getiren Kisandu, ön araştırmaların hastaların çoğunun daha önce mide ülseri ya da karaciğer hastalığı yaşamış erkeklerden oluştuğunu gösterdiğini belirtti. Tanzanya Sağlık Bakanı Doroth Gwajima, durumu incelemesi için bölgeye uzman bir ekibin gönderildiğini açıkladı. Mbeya bölgesinde 2018'de de benzer şikayetlerle birçok kişinin hastaneye yatırıldığı öğrenildi.
Clubhouse Nedir? Clubhouse Davetiyesi Olmadan Nasıl Üye Olunur?
Son günlerin en popüler uygulaması Clubhouse oldu. Ünlü isimlerin saatlerini bu uygulamada geçirdiklerini duyurmasıyla patlayan uygulama hakkında hala soru işaretleri de mevcut.Clubhouse uygulamasında, Twitter, Facebook ve Instagram’dan farklı olarak yazılı mesajlaşma, görüntülü konuşma, gönderi ya da fotoğraf paylaşımı yapılmıyor. İşte Clubhouse hakkında merak edilenler...
Reklam
Adana'da Tutuklanan 41 Şüpheli Arasındaki Suç Örgütü Elebaşının Silahını Kadınların Çantasında Sakladığı İddiası
ADANA (AA) - Adana'da tutuklanan 9'u polis 41 şüpheli arasındaki suç örgütü elebaşı olduğu öne sürülen zanlının, polis baskınlarına karşı silahını, eşinin ve birliktelik yaşadığı başka bir kadının çantasında saklayarak önlem aldığı iddia edildi.İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince 13 Ocak'ta düzenlenen ve 9'u polis 41 şüphelinin tutuklandığı suç örgütü soruşturmasına ilişkin yeni bilgilere ulaşıldı.Tutuklananlar arasındaki suç örgütü elebaşı olduğu öne sürülen Murat T'nin (28), polis operasyonlarına karşı silahını, eşinin ve birliktelik yaşadığı başka bir kadının çantasına saklayarak tedbir aldığı iddia edildi.Şüphelinin araçla yolculuğu sırasında da polisin yollarda yapacağı uygulamalara karşı eşi veya birliktelik yaşadığı kadının kendisine eşlik ettiği öne sürüldü.Öte yandan suç örgütü üyelerinin, Yüreğir ilçesinde belirli saatlerde uyuşturucu satışı için anlaştığı, ancak anlaşmaya uyulmaması üzerine aralarında husumet başlayan başka şüphelilerin çeşitli yerlere sakladığı uyuşturucuyu çalıp sattığı da iddialar arasında yer aldı.OperasyonAdana Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında emniyet ekipleri, 8 ay önce başlattıkları teknik ve fiziki takiple, görevdeki bazı polislerin de aralarında olduğu grubun suç örgütü yapılanması içinde hareket ettiğini belirlemişti.Zanlıların örgüt kurarak 'cinayet', 'silah ve uyuşturucu ticareti', 'rüşvet', 'yaralama' ve 'yağma' olaylarına karıştıkları öne sürülmüştü.Ekip, 13 Ocak'ta düzenlediği operasyonla biri komiser 13 polisin de aralarında bulunduğu 61 zanlıyı yakalamıştı. Adreslerde yapılan aramalarda ruhsatsız 10 tüfek ve 11 tabanca, 200 mermi ve fişek, 3 bin 504 uyuşturucu hap, 3 kilo 764 gram esrar, 71 bin 430 lira ile 13 alacak senedi ele geçirilmişti.Emniyetteki işlemleri tamamlanan 61 şüpheliden 4'ü savcılık talimatıyla ifadelerinin ardından serbest bırakılmış, 13'ü polis 57'si adliyeye sevk edilmişti.Savcılıkça sorgulanan zanlılardan 7'si salıverilmiş, nöbetçi hakimliğe çıkartılan 9 polis ve suç örgütü elebaşı olduğu iddia edilen Murat T'nin de arasında olduğu 41 şüpheli tutuklanmış, biri komiser 4 polisin de olduğu 9 zanlı adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
İstanbul'da 13 Kilogram Bonzai Ele Geçirilen Operasyonunda Yakalanan 3 Şüpheli Tutuklandı
İSTANBUL (AA) - İstanbul'da uyuşturucu operasyonunda 13 kilogram bonzai ele geçirilirken, gözaltına alınan 3 şüpheli tutuklandı.İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Kartal'da 3 kişinin yurt dışından temin ettikleri uyuşturucu maddeyi kent genelinde sokak satıcıları üzerinden piyasaya sürecekleri bilgisi üzerine çalışma başlattı.Jandarma yaptığı çalışmanın ardından şüphelilerin kimlikleri tespit edildi. Şüphelilerin aracını takibe alan ekipler, S.G., M.T. ve E.B.'yi yakaladı. Zanlıların aracında yapılan aramada bagaja ve takım çantasının içine saklanmış 13 kilogram bonzai ele geçirildi.Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 3 şüpheli tutuklandı.
Muş'un Yüksek Rakımlı Köylerinde Tek Katlı Evler Karla Kaplandı
MUŞ (AA) - Muş'ta yüksek kesimlerde kar kalınlığının yer yer 2 metreye ulaştığı köylerde tek katlı evler ve ahırlar, kar altında kaldı.Kentte son günlerde etkili olan yoğun kar ve tipi, kırsal bölgelerde yaşamı olumsuz etkiledi.Merkeze 50 kilometre uzaklıktaki 1850 rakımlı Yukarı Yongalı köyünde kar kalınlığının yer yer 2 metreye ulaşmasıyla tek katlı evler ve ahırlar kara gömüldü. İş makinelerinin giremediği bölgelerde kendi imkanlarıyla açtıkları patika yolları kullanan köylüler, evlerin çevresinde biriken karı da kürekle temizleyerek dışarı çıkabildi.Köy sakinlerinden Eyüp Umur, AA muhabirine, yılın yaklaşık 6 ayını kar altında geçirdiklerini, bunun yaşamlarını zorlaştırdığını belirtti. Evlerin ve müştemilatın karla kaplandığını aktaran Umur, 'Köyümüzde evler genellikle tek katlı. Kar çatılara kadar yükselmiş durumda. Köy içinde yürümek çok zor. Zor şartlarda yaşıyoruz. Evlerin çevresini tünel gibi açtık. Buralardan komşularımıza gidebiliyoruz.' diye konuştu.
Reklam
Ailesini Düğün Gününde Trafik Kazasında Kaybetti, Hayatını Trafik Canavarıyla Mücadeleye Adadı
BOLU (AA) - ZAFER GÖDER - Tüm ailesini düğün günü trafik kazasında kaybeden Recayi Çağlar, ömrünü başkalarının da trafik kazalarında canının yanmaması için adadı.Bolu'da 63 yaşındaki Recayi Çağlar, 1978 yılında eşi ile nikah yaparak dünya evine girdi. Çağlar'ın düğünün ardından memleketleri Aydın'a dönen annesi, babası ve kız kardeşi ile kayınvalidesinin bulunduğu otomobile ehliyetsiz bir sürücünün kullandığı demir yüklü kamyon çarptı.Trafik kazasında tüm ailesini ve kayınvalidesini kaybeden Çağlar, o gün aldığı karar doğrultusunda direksiyon eğitimleri vermeye başladı.Savunma uzmanı olarak görev yaptığı kurumların sürücülerinin yanı sıra ambulans şoförleri ve personeline eğitim veren Çağlar, emekli olduktan sonra da özel bir sürücü kursunda direksiyon eğitmenliği yapmaya başladı. Çağlar, yaklaşık 10 yıldır çalıştığı sürücü kursunda yüzlerce sürücü adayına direksiyon eğitimi vererek onları trafiğe hazır hale getiriyor. Ailesini bir trafik kazasında kaybettiği için bundan sonra hiç kimsenin kaza yapmasını istemeyen Çağlar, bu nedenle derslerinde hem kuralcı hem de biraz sert davranarak sürücü adaylarının en az hata ile trafiğe hazır olmasını sağlıyor.Ailesi kazada yaşamını yitirdiRecayi Çağlar, AA muhabirine, en büyük üzüntüsünün tüm ailesini aynı anda trafik kazasında kaybetmek olduğunu belirtti.Yaklaşık 10 senedir sürücü kursunda direksiyon öğretmenliği yaptığını anlatan Çağlar, şöyle devam etti:'Ben Aydın Söke'de doğup büyüdüm. Bolu'da yaşayan eşimle tanışıp evlendim. Evlendiğim gün kız kardeşim lise son sınıftaydı. 17 Aralık 1978'di tarih. Pazartesi günü kardeşimin sınavı vardı. Cumartesi günü Bolu Belediye Nikah Salonu'nda nikah yapıldı. Eşim öğretmen olduğu için hafta başında da atama kuraları vardı. Mecburen Bolu'da kaldık. O gün nikahtan sonra 39 yaşındaki annem, 45 yaşındaki babam, ve lise son sınıftaki kız kardeşim ile kayınvalidem Aydın'a gitmek için yola çıktılar. O dönemde taksitle bir araba almıştık fakat babamın tecrübesi yoktu. Çıktılar yola. Gece saat 12.00'de de konakladığımız otelde odamızın kapısı çaldı. Bir polis geldi. Ürktüm. Polis memuru 'Bizimle karakola gelecek misiniz?' dedi. 'Hanımefendi de gelsin.' dedi. Karakola giderken 'Sizin yolda yolcunuz var mı?' dedi. Beynimden kaynar sular döküldü. Ailemin öldüğünü haber verdiler.Bir kamyon çarpmış. Kaza yaptıkları yer Çanakkale yolu üzeri Bergama Sapağı, 50 metre genişliğinde ve dümdüz bir yol. Tatlı bir viraj. Kaza yapılması mümkün değil. Karşıdan gelen demir yüklü kamyon, sürücüsü ehliyetsiz. Ailemin bulunduğu arabaya çarpmış. Emniyet kemeri olmadığı için, aşırı sürat olduğu için, hepsi de vefat etti. O gün bir karar aldım. İleride ne olursa olsun eşime, dostuma ben direksiyon eğitimi vereceğim dedim.''Vebalinin bende olduğunu düşünerek eğitim veriyorum'Aldığı karar doğrultusunda ilk olarak çalıştığı kurumlarda görev yapan şoförler ile ambulans görevlilerine direksiyon eğitimi verdiğini aktaran Çağlar, bu işe öyle başladığını anlattı.Daha sonra sürücü kursları açılınca buralarda eğitim vermeye başladığını dile getiren Çağlar, 'Ama eğitimde genelde benimle çalışan adaylar ilk günlerde ya ağlayarak bırakıyorlar, üzülüyorlar, ya da 3-4 gün sabrediyorlar devam ediyorlar. Çünkü eğitim sürecinde devlet 8 gün 16 saatlik bir eğitim vermiş. 8 günlük süreçte bu adaya trafikte gitmeyi öğretiyoruz. Benim eğitimlerde vermediğim bir şey olursa ben bunun vebalini düşünüyorum. Yolda eğitim verirken 'İyi kızım/oğlum, sen bunu yaparsın. Devlet sana 8 hak vermiş birincide olmazsa ikincide olsun.' mantığında eğitim vermiyorum. İleride bir kaza yaparsa, başına bir iş gelirse veya bir başkasının başına bir olay getirirse bunun vebalinin bende olduğunu düşünerek eğitim veriyorum.' Çağlar, şu ana kadar yüzlerce sürücü adayına eğitim vererek onları trafiğe hazırladığını belirterek, 'Allah'ın izniyle de adaylarım hep başarılı oldu. Bugüne kadar bir başarısızlık görmedim. Mutluyum. Eğittiğim adayların trafikte araç kullandığını gördükçe mutlu oluyorum. Yüzlerce adaya eğitim verdim ama hiçbiri ile ilgili şu ana kadar kötü bir olay duymadım.' ifadesini kullandı.
Ağrı'daki Meya Antik Kenti'nde Kış Güzelliği
AĞRI (AA) - Ağrı'nın Diyadin ilçesindeki Meya Antik Kenti ve çevresinde oluşan peribacaları, bembeyaz kar örtüsüyle eşsiz güzelliğe büründü. İlçe merkezine bağlı Günbuldu köyü yakınlarında bulunan ve geçmişte birçok medeniyete ev sahipliği yapan Meya Antik Kenti, doğal güzellikleriyle her mevsim ziyaretçilerini ağırlıyor. Köydeki bir dağın güneye bakan sarp kayalıklarına oyularak yapılan antik kent, içindeki ibadethane ve yaşam alanlarının yanı sıra son dönemlerde kayaçların aşınmasıyla meydana gelen peribacalarıyla da ilgi çekiyor. 'Medeniyetler geçidi' olarak anılan ve peribacalarıyla Kapadokya'yı andıran antik kent, bölgede etkili olan kar yağışı sonrası beyaz örtüyle kaplandı.İlkbaharda rengarenk çiçeklerle bezenen antik kent, kışın da karla kaplı görüntüsüyle ziyaretçilere görsel şölen sunuyor. Meya Antik Kenti ve çevresindeki peribacaları, drone ile havadan görüntülendi.
Adana'da Dolandırıcılık Suçlarından 41 Yıl Hapis Cezası Bulunan Firari Hükümlü Yakalandı
ADANA (AA) - Adana'da dolandırıcılık suçlarından kesinleşmiş 41 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası bulunan firari hükümlü yakalandı.İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, 22 farklı dolandırıcılık suçundan hakkında 41 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası verilen cezaevi firarisi T.K'nin yakalanması için çalışma başlattı.Ekipler, merkez Çukurova ilçesi Belediyeevleri Mahallesi'nde olduğu tespit edilen hükümlü T.K'yi kovalamaca sonucu yakaladı.Hükümlünün üst aramasında, farklı kişiler adına düzenlenmiş kredi kartları ile sim kart ve cep telefonu bulundu.
Reklam
Ebeveynler Ve Çocuk Sitesi Evlerindeki Personele Yönelik Kovid-19 Rehberi Yayımlandı
ANKARA (AA) - Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, ebeveynler ve çocuk sitesi evlerindeki personel için yeni bir Kovid-19 rehberi yayımladı.Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, yayımlanan rehber, salgın sürecinde korku ve kaygı gibi sorunlarla baş etmek için kaynak olma özelliği taşıyor.Çocuk sitesi evlerindeki çocukların Kovid-19'dan korunması için hazırlanan rehberle, salgın döneminin iyi şekilde yönetilmesi, ebeveyn ve çocuk bakımından sorumlu olanların da bilgilendirilmesi hedefleniyor.Yeni rehberde öncelikle, doğru kaynaktan bilgi edinmenin önemine işaret ediliyor.Rehberde, psikososyal ihtiyaçların tespiti, bu doğrultuda hayata geçirilmesi uygun görülen çözüm önerilerinin belirlenmesi ve uygulanacak yöntemler konusundaki yol haritası anlatılıyor. Fiziksel ve psikolojik sağlığın korunmasına yönelik önlemler ve yapılması gerekenlerin ayrıntılı olarak anlatıldığı rehberde, beslenmeden fiziksel aktiviteye kadar izlenmesi gereken adımlar yer alıyor.Her yaş grubu farklı tepkiler veriyorRehberde, farklı yaş grubundaki çocuk ve gençlerin bu süreçte kaygı ya da diğer psikososyal durumlara verebileceği tepkilere ilişkin uzmanların değerlendirmesi de bulunuyor. Bu kapsamda, 2 yaşından küçük çocukların, ailelerinin ya da çocuk bakımından sorumlu personelin kaygılarından doğrudan etkilendiği belirtilerek, bebeklerin normalden daha fazla ağlayabileceği, kucakta tutulmak ve daha fazla sarılmak isteyebileceği vurgulanıyor.Kreş dönemindeki 3 ila 6 yaş arası çocukların davranışlarında daha küçük yaşlara dönme eğilimi görülebileceği, tuvalet kazaları, yatak ıslatma, ebeveynlerinden veya bakım verenlerden ayrılmaktan korkma gibi davranışlar sergileyebileceği kaydediliyor.7 ile 10 yaş arasındaki çocukların birbirleriyle iletişimden elde ettikleri bilgileri yanlış yorumlayabileceği, buna bağlı olarak da üzüntü, öfke ve kaygı gibi davranışlar sergileyebileceği ifade ediliyor.Ergen dönemdeki çocukların da ele alındığı rehberde, bu dönemin dinamiklerine işaret edilerek, çocuklarda içe kapanma, arkadaşlarıyla iletişim kurmakta isteksizlik ve tartışmaya hazır bir ruh hali olabileceği belirtiliyor.'Duygularını kabul edin'Rehberde, ebeveynlerin ve çocuk bakımından sorumlu personelin bu durumlar karşısında izleyeceği yöntemler hakkında bilgiler veriliyor. Çocukların stresle baş etmesinde yetişkinlerin onları dinlemesi ve duygularını kabul etmesinin önemli olduğu hatırlatılan rehberde, etkili iletişimin ve çocukları doğrudan bilgilendirmenin gerekliliği vurgulanıyor.Çocuklara zaman ayırmanın öneminin anlatıldığı rehberde, birlikte yapılacak aktivitelerin çocukların psikososyal ve fiziksel gelişimleri için sağlayacağı yararlar sıralanıyor.'Çocukları ve gençleri dinleyin'Meslek elamanlarınca hazırlanan rehberde, ebeveynler ve çocuk sitesi evlerindeki personele şunlar öneriliyor:'- Salgın gibi kitlesel etkiye sebep olan hadiselerde çocuklarınızın gündemle ilgili konuşmalarına ve soru sormalarına izin vererek, duygularını açıklamalarına fırsat tanıyın.Yaş ve gelişim dönemlerini dikkate alarak, çocuklarınızın duygularını resim çizerek, yazı yazarak ya da oyun oynayarak ifade etmesini sağlayın. Çocuklarınızla kurulan iletişimde 'ben' dili kullanın.Çocuklar ebeveynlerinden gördükleri tepkileri içselleştirir. Siz, var olan durumu sakin ve güvenle ele alırsanız, çocuklar için güvenli şekilde hareket edecek destek mekanizmaları oluşturabilirsiniz. Stresli durumlarla baş edebilmek için sosyal destek almalısınız. Bu süreçte sosyal mesafe kuralına uyarak güvendiğiniz kişilerle, aile üyeleriniz, iş arkadaşlarınız ya da eski arkadaşlarınızla telefonla, görüntülü görüşmelerle veya sosyal medya aracılığıyla iletişiminizi sürdürün.Fiziksel uzaklık, sosyal olarak bağlantısız veya izole kalmamız gerektiği anlamına gelmez. Fiziksel mesafelere karşın, duygusal ve sosyal açıdan bağlantıda kalmanın yollarını öğrenin.Ailece aktif olmak ve iletişimde kalmak için yapılabilecek aktiviteleri hayata geçirin.Okuma, yazma, oyun oynama, çapraz bulmaca, sudoku, çizim veya boyama gibi size uygun aktiviteler zihinsel olarak sizi aktif tutar.Kendinizi ve çevrenizdekilerin sağlığını korumak için sosyal mesafeye dikkat ederek günde bir kez dışarıda egzersiz yapın.Normalde hoşunuza giden şeyleri evde kalmanız nedeniyle yapamıyorsanız, bunları ev ortamına nasıl adapte edebileceğinizi düşünmeye çalışın veya yeni bir şeyler deneyin.Çocukların ve gençlerin stresle başa çıkabilmeleri için onları dinleyin, soru sormalarına izin verin.Uzun süre dış dünyayla iletişimini koparmak zorunda kalan çocuklar, psikososyal desteğe ihtiyaç duyabilir. Çeşitli uygulamalar aracılığıyla çocuklarınızın arkadaşlarıyla çevrim içi ortamda grup görüşmeleri organize edin.Çocuklara her şeyin yolunda olduğunu söyleyerek duygularını reddetmek yerine tüm endişelerini ve sorularını onlarla gözden geçirin.'
Muğla'da Suriyeli Kadını Öldürdükleri İddiasıyla Gözaltına Alınan 3 Zanlı Tutuklandı
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Ortaca ilçesinde Suriyeli bir kadının, evinde elleri kelepçeli boğazı kesilmiş halde ölü bulunmasıyla ilgili gözaltına alınan 3 zanlı tutuklandı.Karaburun Mahallesi'nde yalnız yaşayan Türkiyye El Mohammed'i (50) öldürüp iki cep telefonu, para ve ziynet eşyalarını gasbettikleri iddiasıyla gözaltına alınan Suriye uyruklu biri kadın 3 zanlı, emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi. Zanlılar, çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğince 'kasten öldürme' ve 'yağma' suçlarından tutuklandı.OlayTürkiyye El Mohammed 31 Ocak'ta evinde ölü bulunmuş, İl Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ile İlçe Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı geniş çaplı araştırmada olayla ilgili Suriye uyruklu şüphelilerden Ö.E.A. yurt dışına kaçmak için gittiği Antalya'da, A.M. ile M.M. de Ortaca'da yakalanmıştı.Üzerlerinde ve ikametlerinde yapılan aramada kadına ait iki cep telefonu, para ve ziynet eşyaları ele geçirilen şüpheliler tutuklanmıştı.
Reklam
Lübnan'da Kaçırılarak Öldürülen Aktivist Slim'in Ailesi: "Hizbullah'ı Fikirleriyle Korkutuyordu"
BEYRUT (AA) - MAHMUT GELDİ - Lübnan'da kaçırılarak öldürülen aktivist Lokman Slim'in kız kardeşi Raşa Slim el-Emir, ağabeyinin öldürülmesinden Hizbullah'ı sorumlu tutarak, 'Fikirleriyle onları korkutuyordu.' dedi.Lübnan'ın güneyinde 3 Şubat akşam saatlerinde kaçırıldıktan sonra silahla öldürülmüş halde bulunan Şii aktivist Slim'in kız kardeşi Raşa Slim el-Emir ve annesi Selma Mirşak AA'ya konuştu.Ağabeyi Slim'in çok okuyan bir düşünür olmasının yanı sıra farklı dillerde birçok televizyon ekranında açıkça belirttiği siyasi bir duruşu olduğunun altını çizen Emir, 'Ağabeyim, Hizbullah'ın, Akdeniz'e uzanan Suriye ve İsrail'le sınırlara sahip küçük bir ülke olan Lübnan'ı kendisinden büyük bölgelere taşıdığı görüşe sahip bir insandı.' dedi.Slim, Hizbullah'ın İsrail'le çekişmenin yanı sıra Suriye, Yemen, Irak, İran'a uzandığı ve kaçakçılık, captagon (uyuşturucu) ve amonyum nitrat şebekeleri üzerinden dünyaya açılan bir yapı olarak gördüğüne işaret eden Emir, 'Slim, düşmanlarını korkutan asil bir Lübnanlıydı, Lübnan'ın bir grubun yönetiminden daha fazlasını hak ettiğine inanıyordu. Bundan dolayı bu adam, Lübnan'ı tarihi ekseninden alarak bölgesel bir eksene sürüklemek isteyen Hizbullah'a karşı açık ve cesurca durdu.' diye konuştu.Ağabeyini ülkesini seven bir insan olarak anlatan Emir, Slim'in mücadelesinin çok çetin geçtiğini dile getirerek sözlerini şöyle sürdürdü:'Slim'in kendi iddialarına göre (İsrail'in) Hayfa bölgesinin ötesine ulaşacak füzelere sahip insanlara karşı fikirleri ve insanları etkilemenin dışında bir silahı yoktu. Slim konuştuğunda tüm dünyada ses getiriyordu. Bu kadar büyük etkiye sahip olduğu için ondan korkuyorlardı, hatta kurmuş olduğu araştırma merkezinin adı da Umem'di (milletler). Kendisi Fransızca, İngilizce ve Almanca bildiğinden bu merkez üzerinden sesini dünyaya duyurmak istiyordu. Tüm bunlara sahip bir insan olduğundan onlar için tehlike oluşturuyordu ve bu nedenle de öldürdüler.''Olayla ilgili adalet veya gerçeklerin açıklanmasını istemiyorum, çünkü sonuç bellidir'Ağabeyi Slim'in ölüm haberini, kayıp ihbarında bulunmak için gittiği Beyrut'un güney banliyösündeki polis merkezinde aldığını aktaran Emir, Lokman'ın akşam saatlerinden itibaren ortadan kaybolması üzerine polis merkezine geldiği ancak kayıp ihbarının kabulü için 24 saat beklemesi gerektiği cevabını aldığını kaydetti.Tam da polis merkezindeyken bir gazetecinin kendisini arayarak Slim'in cansız bedenine ulaşıldığı haberini verdiğini söyleyen Emir, 'Bunun üzerine Lübnan'da en kasvetli mekan olan polis merkezinden ayrılarak eve geçtim. Ağabeyimin, ülkenin güneyinde kiralık bir araç içinde cansız bulunduğu haberini öğrenmiş oldum ve kimse benimle iletişime geçmedi.' ifadelerini kullandı.Acılı kız kardeş Emir, ağabeyi Slim'in cinayetiyle ilgili yürütülen soruşturmayı takip etmediğini belirterek, 'Soruşturmanın güvenirliğine inanmıyorum. Olayla ilgili adalet veya gerçeklerin açıklanmasını istemiyorum, çünkü sonuç bellidir. Gece yarısı veya sabah öldürüldüğüne dair emniyetin vereceği bilgiler ciğerimizi soğutmayacağı için beni ilgilendirmiyor.' dedi.Soruşturmanın sadece aile avukatı tarafından takip edileceğini söyleyen Emir, kendilerinin ise Slim'in hatıralarını canlı tutmak ve 2,5 asırdan beri yaşadıkları bölgede hayatlarını sürdüreceklerini ifade etti.Anne Mirşak: 'Slim'i öldürenler devletin inşasını istemiyorlar'Slim'in annesi araştırmacı yazar Selma Mirşak da üçüncü çocuğu olan Slim'in diğer kardeşlerinden farklı olarak çok kültürlü ve sosyal yönü güçlü bir insan olduğuna dikkati çekti.Göz yaşlarını tutamayan acılı anne Mirşak, Slim'in oğlundan çok özellikle eski kitapları okumada kendisine arkadaşlık ettiğini belirterek, 'Arkadaşımı kaybettim.' dedi.Mirşak, 'Kayıp sadece bizim kaybımız değildir. Belki bir anne olarak oğlumu ve arkadaşımı kaybetmiş olabilirim ancak Lübnan, nadir bulunan bir enerjiyi kaybetmiştir. Slim'i öldürenler devletin inşasını istemiyorlar, suikastlar çiftliği istiyorlar.' diye konuştu.Oğlunun hüznünün kendisiyle mezara kadar gideceğini ifade eden anne Mirşak, Slim'in ölümünden sonra yıkıldığını anlatarak, 'Onlar Lokman'ı değil, benim enerjimi ve ailece bizleri psikolojik olarak öldürdüler.' dedi.Mirşak, Slim'in araştırma çalışmalarının kesintiye uğramasına izin vermeyeceklerini belirtti.Lokman Slim kimdir?Hizbullah'ın kalesi olarak bilinen Beyrut'un güney banliyösünde 1962'de Şii bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Lokman Slim, Fransa'da 4 yıl felsefe alanında üniversite eğitimi aldıktan sonra 1982'de Lübnan'da Arap edebiyatıyla ilgilenmeye başladı.Sonraki yıllarda Lübnan ve bölgesel tarihi konularında çalışmalarda bulunmak üzere bir araştırma merkezi kuran Slim, İran'ın desteklediği Hizbullah'a muhalefetiyle tanınıyordu.Gazeteci aktivist Slim, ekonomik krize karşı 17 Ekim 2019'da ülke geneline yayılan protestolarda Şiilerin yoğun olduğu bölgelerde öne çıkan isimler arasında yer almıştı.Resmi haber ajansı NNA, Lokman Slim'in, 4'ü kafasından ve biri sırtından olmak üzere 5 kurşunla öldürüldüğünün adli tıpta tespit edildiğini aktarmıştı.Hizbullah'a muhalif Lübnanlı Şii aktivist Slim'in öldürülmesi, yerel ve uluslararası çapta yoğun tepkilere neden oldu.
İstanbul'un Cadde Ve Meydanlarında Kovid-19 Sessizliği Sürüyor
İSTANBUL (AA) - Kentte yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle meydan ve caddelerdeki sessizlik devam ediyor.İstanbulluların buluşma noktalarından olan Taksim Meydanı sakinliğiyle dikkati çekerken, İstiklal Caddesi’nde ise turistler izin belgelerini gösterdikten sonra kalabalığıyla ünlü caddeyi geziyor.Beşiktaş, Ortaköy, Bebek, Emirgan sahil şeritlerinde de turistlerin yanı sıra bazı vatandaşların evcil hayvanlarını yürüyüşe çıkardığı gözlendi. Eminönü Yeni Cami ve çevresi ile Mısır Çarşısı yanındaki dükkanların bir kısmı hizmet vermeyi sürdürüyor.Sultanahmet Meydanı, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi çevresinde az sayıda turist tarihi alanları geziyor.Anadolu Yakası'nda da ana meydan ve caddelerde Kovid-19 sessizliği devam ediyor.Polis ekipleri de sık aralıklarla kurdukları kontrol noktalarında trafikteki araçları denetleyerek, araçlardakilerin izin belgelerini kontrol etti.Öte yandan, İBB verilerine göre, kentte 11.00 itibarıyla trafik yoğunluğu yüzde 2 olarak ölçüldü.
Kayseri'de İplik Fabrikasında Çıkan Yangında 4 İşçi Dumandan Etkilendi
KAYSERİ (AA) - Kayseri Organize Sanayi Bölgesinde (OSB) bir iplik fabrikasında çıkan yangında dumandan etkilenen 4 işçi hastaneye kaldırıldı. OSB'de faaliyet gösteren bir iplik fabrikasının bodrum katında, ısıtma sistemindeki elektrik kontağından yangın çıktı.Dumanı fark eden işçiler, polis, sağlık ve itfaiye ekiplerine haber verdi.İtfaiye ekipleri yangını kısa sürede söndürdü. Dumandan etkilenin 4 işçi, ambulanslarla Kayseri Şehir Hastanesi ve Kayseri Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.
Reklam