onedio
TikTok'ta İnsan Kaçakçılığı Reklamı
Dünyada milyonlarca insanın kullandığı TikTok uygulamasındaki bir hesapta, Suriye’de rejim tarafından aranan kişilerin Lübnan’a belirli bir ücret karşılığı kaçırıldığına ilişkin reklam içerikli görüntü yayınlandı. 
İzmirli Bisikletçiler, Kadın Sporcunun Öldüğü Kazaya İlişkin Duruşmayı İzlemek İçin Yola Çıktı
İZMİR (AA) - İzmirli bir grup bisikletçi, Karşıyaka Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü Bisiklet Takımı sporcularından Zeynep Aslan'ın hayatını kaybettiği trafik kazasına ilişkin davanın görüleceği Menemen Adliyesine gitmek üzere bisikletleriyle hareket etti. Bisikletçiler, 36 yaşında trafik kazası sonucu yaşamını yitiren arkadaşları Aslan için Bostanlı Demokrasi Meydanı'nda bir araya geldi. Karşıyaka Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü Bisiklet Takımı antrenörü Esin Erdoğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 6-7 ay birlikte çalıştıkları Zeynep Aslan'ın çok başarılı bir sporcu olduğunu belirtti. Aslan'ı kaybetmenin üzüntüsünü yaşadıklarını vurgulayan Erdoğan, 'Bugün de ilk duruşmamız var. Umarız adalet yerini bulacak. Suçlular ceza alacak.' dedi. Bisiklet sporcusu Billur Dulkadir ise amaçlarının bisikletin trafikte fark edilmesini sağlamak olduğunu söyledi.Kazaya ilişkin davanın takipçisi olacaklarını anlatan Dulkadir, 'Başka Zeynep Aslanlar olmasın istiyoruz. Bisiklete çok özenen insan var. İzmir'de bisiklete binenlerin sayısı çok artmaya başladı. Trafik kanununda bisikletin yeri var. Bisiklet bir ulaşım aracı. Bunun otomobil sürücüleri tarafından da bilinmesi ve fark edilmesi gerekiyor.' diye konuştu.Grup, bisikletleriyle Menemen Adliyesine gitmek üzere yola çıktı.Karşıyaka Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü Bisiklet Takımı sporcularından Zeynep Aslan, 14 Ekim 2020'de Menemen'de antrenman yaptığı sırada A.C'nin kullandığı kamyonun çarpması sonucu hayatını kaybetmişti. Aslan'ın ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, 3 sanık hakkında 'bilinçli taksirle ölüme neden olma' suçundan 9'ar yıla kadar hapis talebiyle dava açılmıştı.
Hatay'da Trafik Polislerinin Bulduğu Yaralı Atmaca Tedaviye Alındı
HATAY (AA) - Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde trafik ekiplerince yol kenarında yaralı bulunan atmaca tedavi altına alındı.Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Kırıkhan-Hassa kara yolunda seyir halinde devriye faaliyeti yaptığı sırada yol kenarında uçamayan atmaca olduğunu fark etti.Ekipler, kanadından yaralı olduğunu tespit ettiği atmacayı Doğa Koruma ve Milli Parklar yetkililerine teslim etti.Yaralı atmacanın tedavisinin ardından doğaya salınacağı öğrenildi.
Karasu Limanı'ndan Romanya'ya Başlayan Ro-Ro Seferleri İhracata Katkı Sağlayacak
SAKARYA (AA) - ÖMER FARUK CEBECİ / UĞUR SUBAŞI - Karadeniz'e kıyısı olan ülkelere en yakın limanlardan Sakarya'daki Karasu Limanı'ndan Ukrayna'nın ardından Romanya'ya başlayan Ro-Ro seferleri, kent ve ülke ihracatına katkı sağlayacak. Sakarya'nın Karasu ilçesinde yapımına 1994 yılında başlanılan ve 21 yılda inşa edilen Karasu Limanı'na ilk gemi Kasım 2016'da geldi. Limandan ilk ihracat 8 bin tonluk sacın yüklendiği Panama bandıralı 'Cielo Di Tokyo' isimli gemiyle Ocak 2017'de ABD'ye yapıldı. Çarşamba ve cumartesi günleri Karasu Limanı'ndan kalkarak Ukrayna'nın Chornomorsk Limanı'na giden Ro-Ro gemileri, 24-27 saatte varış limanına ulaşıyor. Yaklaşık bir yıldır denemeleri yapılan ve yeni açılan Karasu-Köstence (Romanya) hattında da iki günde bir yapılacak seferlerde 12 saatlik yolculuğun ardından gemiler karşı limana ulaşıyor. Aynı güzergahı kara yolundan gitmek isteyen nakliyeci ve ihracatçılar ise mesafeyi ortalama bir haftada alıyor. Özellikle Karadeniz'e kıyısı olan ülkelere en yakın limanlar arasında yer alan Karasu Limanı'nın, hızlı ürün göndermek isteyen firmalar tarafından tercih edilmesiyle ülke ihracatına olumlu katkı sağlaması bekleniyor. 'Şehrimiz ve ülke ekonomisi adına oldukça fayda sağlayacak'Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Akgün Altuğ, AA muhabirine, Sakarya'nın potansiyeliyle bir üretim şehri olmasının yanında stratejik konumu ile de ulaşımda kilit bir rol üstlendiğini söyledi.Kara ve demir yollarını birbirine bağlayan Sakarya'nın, Karasu Limanı sayesinde de ülkenin dünyaya açılan önemli kapıları arasında yer aldığını aktaran Altuğ, 'Ülkemizin özellikle Avrupa ülkelerine açılan kara gümrük kapılarında yaşanan yoğunlukların tedarik zincirini ve ihracatı etkilememesi adına Ro-Ro seferleri gerçekleştirilen limanlar bu dönemlerde büyük önem kazanmıştır. Yatırımların gelmesi lojistiğin güçlenmesi ile daha da önem kazanmaktadır. Dökme yük ve Ro-Ro seferleri ile hizmet veren limanımızın ticari olarak öneminin artması şehrimiz ve ülke ekonomisi adına oldukça fayda sağlayacaktır.' ifadelerini kullandı. Altuğ, 2019 yılından beri Ukrayna'nın Chornomorsk Limanı'na karşılıklı olarak Ro-Ro seferleri gerçekleştirildiğini anımsatarak, 'Limanımız Karadeniz'e açılma konusunda oldukça verimli bir şekilde çalışmaktaydı. Son gelişme ile limanımızdan ayrılan Ro-Ro gemisi 12 saate yakın bir sürede Romanya'ya varacak ve taşıdığı araçlar bu limandan tüm Avrupa'ya kolay bir şekilde yayılacak. Bu gelişmenin yanında yıllardır tamamlanamayan Karasu Demiryolu Projesi'nin de tamamlanmasıyla limanımız çok daha işlevsel olacaktır. Kuzey ülkelerinde olduğu gibi ülkemizin Avrupa'ya açılan stratejik öneme sahip kapılarından biri haline gelecektir.' değerlendirmesinde bulundu. Yılın ikinci çeyreğinde karşılıklı 7 sefer başlayacakLimanda acente faaliyetlerini yürüten firmanın müdürü Murat Balaman da ülke ekonomisi için önemli bir projeyi hayata geçirdiklerini belirtti. Köstence Limanı'na açılan yeni hattın ülkeye çok önemli bir katma değeri olacağına inandıklarını ifade eden Balaman, 'Özellikle ihracatçımıza ve nakliyecimize çok ciddi avantajlar sağlayacağını inandığımız bir proje. Bundan sonra her iki günde bir seferlerimiz olacak Karasu Limanı'mızdan. Bu, yılın ilk çeyreğiyle başlayan projemiz. İkinci çeyreğinde de yeni bir gemiyle daha her gün karşılıklı seferler düzenleyeceğiz. Yani 7 sefer Karasu'dan, 7 sefer de Köstence Limanı'ndan yapılacak. Böylelikle ihracatçımız, ithalatçımız her gün karşılıklı limanlarda kendilerine gemi bulup istedikleri destinasyonu ayarlayabilecekler.' şeklinde konuştu. 'Türkiye ve Avrupa arasında Karadeniz'de yeni inşa ettiğimiz bir köprü'Gemilere yüklenen ürünlerin çeşidinin ve adedinin yakın zamanda artacağını, gemilerin tam kapasiteyle gidip geleceğini ön gördüklerini anlatan Balaman, şöyle devam etti:'Marmara Bölgesi'nden çıkışlı ihracat ürünlerini yükledik. Mersin'den gelen yaş sebze meyve, elektronikten beyaz eşyaya, oto yedek aksam ve parçasına, Türkiye'de üretilen Avrupa'ya ihraç edilen çok çeşitli bir ürün yelpazesi olacaktır. Bugün arkamızda gördüğünüz sadece bir gemi değil, bu aslında Türkiye ve Avrupa arasında Karadeniz'de yeni inşa ettiğimiz bir köprü.'
Reklam
Somali, Çekirge İstilası Nedeniyle Olağanüstü Hal İlan Etti
MOGADİŞU (AA) - Somali, Doğu Afrika bölgesini saran yeni çöl çekirge sürülerinin Güney Somali eyaletindeki çiftçilere ciddi zararlar vermesinin ardından olağanüstü hal ilan etti. Somali devlet televizyonunun Twitter hesabından yapılan açıklamada, 'Somali Tarım Bakanlığı, ülkedeki çekirge istilası nedeniyle olağanüstü hal ilan etti.” ifadesi kullanıldı. Karar, Tarım Bakanlığı yetkilileri, eyalet tarım bakanları ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FOA) yetkilileriyle bir araya gelinmesinin ardından alındı.Kenya'da da birçok bölgenin, Etiyopya ve Sudan'dan gelen çöl çekirge sürülerinin istilasına uğradığı bildirilmişti. Gıda güvenliğine büyük tehdit oluşturan çekirge sürüleri, geçen yıl, bölgede yüz binlerce hektar tarım arazisine zarar vermişti.Bir kilometrekarede yer alan 40-80 milyon çekirge, sadece bir günde 35 bin kişiye yetecek gıdayı tüketebiliyor.Çekirge sürüleri her gün 150 kilometre yol katedebiliyor.
Yazar Mehmet Ali Bulut, Kitaplarını Kader Mahkumları İçin İmzaladı
İSTANBUL (AA) - Yazar Mehmet Ali Bulut, 'Ahirette 45 Gün' adlı çalışmasını kader mahkumları için imzaladı.Hayat Yayınlarının ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikte, Kader Mahkumları Derneğinden talep edilen Bulut'un kitapları, cezaevlerindeki okuyuculara gönderilmek üzere hazırlandı.AA muhabirine açıklama yapan Bulut, kitap fuarlarına gittiği şehirlerde konferans vermek için de zaman zaman hapishanelere davet edildiğini belirterek, 'Bu insanlar orada devletin insafına sığınmış durumdalar. Yapmış oldukları hatadan caydırabilmek, tövbe istiğfar ettirebilmek, onları eğitmek ve topluma sağlıklı insanlar olarak yönlendirmek mümkün.' dedi.İnsanın yaratılış itibarıyla iyi bir varlık olduğunu dile getiren Bulut, 'Bilgisayara program yüklemezseniz bir teneke kutusudur. İnsanoğlu da program yüklenmiş bir bilgisayar gibidir. Eğer insanın işletim sistemi sağlıklı değilse, bütün programları sağlıklı çalıştırmasının imkanı yoktur. Bozuk programları düzeltme imkanımız vardır. Bu da okumakla olur, insani yaklaşmakla ve insafla yaklaşmakla olur.' değerlendirmesini yaptı.'İyi muamele görmek istiyorsan sen de iyi yaşa'Bulut, cezaevine düşmüş insanları ahlaki değerleri kazandırmak bakımından kitapla buluşturmanın iyi bir fırsat olduğunu belirterek, şunları kaydetti:'Ahirette 45 Gün kitabını okuyanlar da yaptığı her fiilin bir karşılığının olduğunu görecek ve anlayacaktır. Fantastik roman diyoruz ama bu gerçekten yaşanmış bir olay. Malatya jandarma karakolunda Akçadağ'da yaşanmış, 45 gün devam etmiş. Bu sanal bir astral seyahati anlatıyor. Her gün öbür tarafa geçmiş birinin yaşadıklarını anlatan bir kitap bu. Anlatılanları hem Kur'an-ı Kerim ve hem de hadislerle karşılaştırdım, hiç aykırı bir tarafı da yok.''Yaşanmış Gerçeküstü Bir Hadise' alt başlığıyla 2. baskısı okuyucuyla buluşan 'Ahirette 45 Gün' adlı mistik romanına ilişkin bilgi veren yazar Bulut, 'Bir insan bu kitabı ciddi şekilde okuyup anladığında, her bir hareketinin önüne çıkabileceğine inanmaya başlar. Siz her bir fiilinizin önünüze çıkacağınıza inandığınızda kötü bir şey yapmadan önce durur düşünürsünüz.' dedi.İyi insan olmanın pratiklerinin anlatıldığı 'Ruhun Deşifresi' kitabının da daha önce cezaevindeki özellikle lise ve üniversite çağında mahkumlara gönderildiğini anımsatan Bulut, 'Burada diyoruz ki 'Yaptığın her bir fiilin bir karşılığı vardır. Seni buraya düşüren sebeplerden kendini kurtarabilirsin. Yaptığın her fiil önüne gelecektir ve bundan kaçamazsın. Öyleyse iyi muamele görmek istiyorsan sen de iyi yaşa. Sen de doğru yaşa.' Özet olarak kitabın mesajı budur.' ifadesini kullandı.'Toplumun bütün kesimlerine hitap eden bir kitap'Hayat Yayın Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hayati Bayrak ise yazar Bulut'un bu çağın dilini kullanan, ruhunu okuyan bir insan olarak sorunlara çözümler ürettiğini belirterek, şunları kaydetti:'Mehmet Ali Bulut, Allah korkusunu insanların kalbine ve gönlüne bekçi yaparak, iyi bir vatandaş, iyi bir evlat, iyi bir ebeveyn, iyi bir öğretmen olmalarına katkı sağlayan ve toplumun bütün kesimlerine hitap eden önemli bir kitap yazdı, biz de yayınladık. Bu kitabın muhatabı herkes ancak belki de en çok hapishanede başka yapacak işi olmayan insanlar okuduğunda, topluma iyi bir vatandaş olarak dönmeleri için fayda sağlayacaktır.'Yayınevi olarak kitapların cezaevlerinde de okuyucularla buluşması için üzerlerine düşeni yapacaklarını dile getiren Bayrak, 'Koğuşta insanların arkadaşlarıyla, cezaevi yönetimiyle uyumlu olması herkesin arzu ettiği bir şeydir. Cezaevi değil, ıslah evi olması gerekiyor.' diye konuştu.Kader Mahkumları Derneğine gereken desteği verdiklerini ifade eden Bayrak, 'Bu kitapla beraber inanıyorum ki sadece biz değil, ülkenin hayırsever insanları da kimi sosyal sorumluluk kapsamında, kimi zekatı hayrı kapsamında, kimisi de iyilik kapsamında bu faaliyete destek olacaktır. Kader Mahkumları Derneği üzerine bir sorumluluk almış, biz de destekliyoruz. İnsanlarımızın da destek vereceğini ümit ediyorum.' değerlendirmesine bulundu.'Mahkumlar mektuplarında okumak için kitap istiyor'Kader Mahkumları Derneği Başkanı Necdet Yüksel, 17 yıldır cezaevlerindeki insanlar için çeşitli çalışmalar yaptıklarını belirterek, 'Derneğimize her gün yaklaşık 100 mektup geliyor ve bu mektuplar tek tek satır aralarına kadar okunuyor, bilgisayara kaydediliyor. Sonra da insanların ihtiyaçları neler ise temin ediliyor. İnsanlar mektuplarında okumak için yazarını belirtip kitaplar istiyorlar.' dedi.Mehmet Ali Bulut'un yazdığı eserlerin mahkumlar tarafından çokça talep edildiğini aktaran Yüksel, 'Çünkü yalın ve herkesin anlayabileceği dilde yazılmış kitaplar. İçerideki insanlar veya kısmen sıkıntıya düşmüş insanlar bu kitabı okudukları zaman mutlaka bir bölümünde kendilerini görecekler.' ifadesini kullandı.Türkiye'de çok sayıda kitap basıldığını, bu kitapların daha fazla okunması gerektiğini vurgulayan Yüksel, sözlerini şöyle sürdürdü:'Bugün en çok kitabın okunduğu yerler cezaevleri. Çünkü insanların orada zamanı çok fazla. Dolayısıyla okumaktan başka, ibadetten başka yapabilecekleri farklı bir şey yok. Biz de kitabın peşindeyiz, Kader Mahkumları Derneği olarak elimize geçirdiğimiz an kolilere koyup Türkiye'nin her tarafına göndermeye hazırız. Bu tür güzel eserlere cezaevlerinde ihtiyaç var. Yani bu insanların topluma tekrar kazandırılmaları için ne yapmamız gerekiyorsa onu yapmalıyız.'Cezaevlerindeki insanların topluma kazandırılması için herkesin çaba sarf etmesi gerektiğini aktaran Yüksel, 'Ulaşamadıklarımız bizim olamıyor, dokunmalıyız. Bu noktada yayınevinden, kitabı yazan kıymetli hocamızdan, yardımsever ve hayırsever insanlardan şunu rica ediyorum. Bu zamana kadar yaptığınız hayır elbette yapmaya devam edin ama bu alana da küçücük bir pencere ayırın.' dedi.Bugüne kadar mahkumlar tarafından 300 binden fazla mektubun derneğe ulaştığını ve Türkiye'nin her yerindeki cezaevlerine yüz binlerce kitap gönderdiklerini anlatan Yüksel, 250 cezaevine 5-10 bin kitaplık kütüphaneler kurulmasına da destek olduklarını sözlerine ekledi. Etkinlikte ayrıca Kader Mahkumları Derneği Başkanı Necdet Yüksel, Hayat Yayın Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hayati Bayrak'a teşekkür belgesi takdim etti.
Reklam
Adıyaman'da Evde Kumar Oynarken Yakalananlara Para Cezası Kesildi
ADIYAMAN (AA) - Adıyaman'ın Besni ilçesinde bir eve düzenlenen kumar operasyonunda yakalanan 9 kişiye idari para cezası yazıldı. Alınan bilgiye göre, İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ilçe merkezindeki bir evde kumar oynandığı bilgisini aldı.Ekipler adrese düzenledikleri operasyonda, 4 kişinin kumar oynadığını, biri ev sahibi 5 kişinin ise onları izlediğini belirledi. Polisler, evde 200 lira, 70 okey taşı, 32 poker kağıdı ve 10 pul ele geçirdi.Evdeki 9 kişiye sosyal mesafe kurallarına uymamaktan idari para cezası kesilirken, 4 kişiye ayrıca kumar oynamaktan da ceza yazıldı.Ev sahibi Y.K. hakkında da kumar oynatmak için yer ve imkan sağlamak suçundan adli süreç başlatıldı.
Kktc'de Yoğunluk Nedeniyle Pcr Test İşlemi Durduruldu
LEFKOŞA (AA) - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) Sağlık Bakanlığı ekiplerince yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakalarını tespit etmek amacıyla ücretsiz yapılan PCR test uygulaması durduruldu.Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Bakanlık ekiplerince ilçe merkezlerinde yapılan PCR testlerinin ikinci bir karara kadar yapılmayacağı belirtildi.Açıklamada, 'Aşırı yoğunluk ve talep nedeniyle kapasitenin üzerine çıkılması sebebiyle ülke genelinde yapılan PCR testleri, ikinci bir duyuruya kadar durdurulmuştur.' ifadesi kullanıldı.'Lütfen herkes evinde izole olsun'Açıklamada görüşlerine yer verilen KKTC Sağlık Bakanı Ali Pilli, vakaların hız kesmeden arttığını, bugün daha da artış beklendiğini vurgulayarak, 'Lütfen herkes evinde izole olsun. Bundan böyle kendini koruma görevi kişilere kalmıştır. Bulaş, yükselişle artmaya devam etmektedir.' ifadesini kullandı.İlk vakanın 10 Mart 2020'de görüldüğü KKTC'de virüs nedeniyle 14 kişi yaşamını yitirdi.
Adana'da Kovid-19'Dan Hayatını Kaybeden Doktor İçin Çalıştığı Hastanede Tören Düzenlendi
ADANA (AA) - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle 38 yaşında hayatını kaybeden doktor Mehmet Ertane için çalıştığı Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tören düzenlendi.Yaklaşık 2 ay önce yakalandığı Kovid-19 nedeniyle dün görevli olduğu hastanede hayatını kaybeden Ertane'nin naaşı, cenaze aracı içerisinde başhekimlik binası önüne getirildi.Buradaki törene Ertane'nin ailesi, yakınları, mesai arkadaşları, İl Sağlık Müdürü Halil Nacar ve Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Süleyman Çetinkünar katıldı.Törende konuşan Ertane'nin mesai arkadaşı doktor Mehmet Tunç, meslektaşıyla asistan olarak göreve başladıklarını söyledi.Birlikte çalıştıkları sürede Ertane'yi kendisine örnek aldığını belirten Tunç, 'Çalıştığı bütün kurumlarda, çalışkanlığı ve dürüstlüğü ile tüm çalışma arkadaşlarının sevgi ve saygısını kazandı.' dedi.Ertane'nin öz geçmişini okuyan Tunç, konuşmasına şöyle devam etti:'Birlikte çalıştığımız süre boyunca benim için bir dost ve birlikte çalıştığı arkadaşları için bir ağabeydi. Salgın sürecinde en ön saflarda verdiğimiz bu zorlu mücadele sırasında 28 Kasım 2020'de semptomların artmasına rağmen nöbetine devam etti. 30 Kasım'da şikayetlerinin artması üzerine yapılan tetkiklerde kendisine Kovid-19 tanısı konuldu. Değerli meslektaşımız, kardeşimiz, 2 aydan uzun süredir Kovid-19 ile verdiği mücadeleyi dün kaybederek görev şehidi oldu. Ailesinin ve tüm sağlık camiasının başı sağ olsun.'Adana İl Sağlık Müdürü Nacar da Ertane'nin ailesine ve tüm sağlık camiasına baş sağlığı diledi.Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Çetinkünar da mesai arkadaşlarını kaybetmenin derin acısını yaşadıklarını aktardı.Törenin ardından Ertane'nin cenazesi, defnedilmek üzere Ceyhan ilçesine gönderildi.
Reklam
YKS 2021 Başvuru kılavuzu Yayımlandı:  YKS Başvuru Ücreti Ne Kadar , YKS Başvuru Nasıl Yapılır?
İyi bir üniversitede okuma hayali kuran milyonlarca öğrencinin beklediği tarih geldi. ÖSYM, YKS başvurularının başladığını duyurdu. YKS başvuruları, ÖSYM'nin AİS sisteminden yapılabilecek. Ayrıca e-Devlet üzerinde de başvurular alınacak. YKS başvurusu HES kodu ile birlikte yapılabilecek. Peki, YKS başvuruları ne zaman bitecek? YKS geç başvuru tarihleri belli mi? İşte bugün başlayan YKS başvurularıyla ilgili tüm bilgiler...
Doğu Karadeniz'de Kar Özlemi Çekenlerin Uğrak Yeri Sis Dağı Yaylası Oldu
TRABZON (AA) - HAKAN BURAK ALTUNÖZ - Trabzon ve Giresun sınırında yer alan 2 bin 180 rakımlı Sis Dağı Yaylası, hava sıcaklıklarının genellikle mevsim normallerinin üzerinde seyrettiği kıyı şeridindeki vatandaşların kar özlemini giderdiği yerlerin başında geliyor.Trabzon'a 100, Şalpazarı ilçesine ise 26 kilometre mesafedeki yayla, son haftalarda etkisini gösteren soğuk ve yağışlı havanın ardından beyaz örtüyle kaplandı.Ziyaretçilerini dört mevsim eşsiz doğasıyla karşılayan Sis Dağı Yaylası, karla kaplı tepeleri ve beyaza bürünen çam ağaçlarıyla ziyaretçilerine güzel manzaralar sunmaya devam ediyor.Kovid-19 salgını sürecindeki sokağa çıkma kısıtlamaları ve alınan tedbirler nedeniyle 2020 yılında sessizliğin hakim olduğu yayla, bugünlerde kara hasret insanlarla hareketlendi.Doğu Karadeniz'de bu kış hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesiyle kar yağışının etkili olmadığı sahil kesimlerindeki insanlar, bu özlemlerini gidermek için Sis Dağı Yaylası'nı tercih ediyor.Giresun'un Tirebolu ilçesinden yaylaya gelen Fatih Saka, AA muhabirine, ailesiyle karın tadını çıkarabilmek amacıyla burayı tercih ettiklerini söyledi.Salgın sürecinde çocukların sıkıldığını ve şehir merkezinde karla oynama fırsatı bulamadıklarını anlatan Saka, 'Karla oynamak istediler ve ailece yola çıktık. Yaylanın aşağı bölgelerinde kar olmayınca zirvelere çıkmaya karar verdik ve buraya geldik. Eğlenceli zaman geçirdik. Çocuklarımız da kaydılar, karla oynadılar ve özlemlerini giderdiler.' dedi.Saka, Sis Dağı Yaylası'na ilk kez geldiklerini belirterek, 'Güneşi ve güzel havayı gördüğümüz için değerlendirmek istedik. Karadeniz ve Sis Dağı harika bir yer. Herkesin mutlaka görmesi ve gezmesi gerekiyor.' ifadesini kullandı.Ordu'dan gelen Yasemin İşbir ise aynı anda temiz hava, güneş ve karın tadını ailece çıkarma fırsatı bulduklarına dikkati çekerek, 'Bu kış kar görme imkanımız olmamıştı. Ailece yaptığımız bu gezi ile hem stres attık hem de doyasıya eğlendik. Buraları herkesin en az bir defa gelip görmesi gerekiyor.' diye konuştu.
Reklam
Bursa'da Kuyumcudan Silahlı Soygun
BURSA (AA) - Bursa'nın merkez Osmangazi ilçesinde bir kuyumcudan silah tehdidiyle soygun yapıldı.Panayır Mahallesi'ndeki bir kuyumcu dükkanına giren kar maskeli 2 kişi, ellerindeki pompalı tüfeği doğrultup iş yeri sahibinden altınları istedi.Yaklaşık 60 bin lira değerinde bilezik ve künye gibi ziynet eşyalarını alan soyguncular, otomobille olay yerinden kaçtı.İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, güvenlik kamerası kayıtlarını incelemeye aldı.Ekiplerin zanlıları yakalamak için başlattığı çalışma sürüyor.Öte yandan, kamera kayıtlarında, içeriye giren 2 kişinin kuyumcuya silah doğrultması ve altınları alıp kaçması yer alıyor.
Kovid-19’Un Kökenini Araştıran Dsö Heyeti, Çinli Yetkililerin İş Birliği Yaptığını Bildirdi
ANKARA (AA) - Yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) kökenini araştıran Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) heyeti, Vuhan'daki saha çalışmalarında Çinli yetkililerin kendileriyle iş birliği yaptığını belirtti.DSÖ heyetinden zooloji uzmanı Peter Daszak, Twitter'dan yaptığı açıklamada, Vuhan'da virüsün kökenine yönelik saha çalışmaları sürecinde Vuhan Viroloji Enstitüsü (WIV) Başkan Yardımcısı Şı Cıngli'nin de aralarında bulunduğu enstitü yetkilileriyle önemli toplantılar yaptıklarını ve Çin tarafının kendileriyle iş birliği içinde olduğunu aktardı.Daszak, 'Şı Cıngli’nin de dahil olduğu aşırı derecede önemli bir toplantı yaptık. Samimi ve her şeyin açık açık konuşulduğu… Kilit öneme sahip sorular soruldu ve cevaplandı.' ifadesini kullandı. Bir başka paylaşımında WIV’nin dışından görüntülere de yer veren Daszak, 'Basına, bu haberi dünyaya duyurma konusundaki sabır ve ilgisi için teşekkür ederim. Bu çalışmalar ilerliyor ve biz bir an önce sonuçları konuşabilmek için sabırsızlanıyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.2002-2003'teki Akut Solunum Yolu Sendromu (SARS) salgınının ardından yarasa koronavirüslerinin genetik bilgilerinin olduğu bir arşiv yaratmak amacıyla kurulan enstitü, 'Kovid-19'un buradaki laboratuvarda yapay olarak üretildiği ve yanlışlıkla dışarı çıktığı' iddialarına konu olmuştu.Çinli yetkililer, söz konusu iddiaları reddetmiş, 'Kovid-19'un başka bir ülkede ortaya çıktığı ve ithal dondurulmuş deniz ürünleriyle ülkeye geldiğine dair kanıtlanmayan' karşı iddialar ortaya atmıştı.Çin, soruşturma çağrılarını geri çevirmiştiÇin, daha önce ABD yönetiminin virüsün kökenine ilişkin soruşturma başlatılmasına dair talebini reddetmiş, Avustralya hükümetinin Nisan 2020'de DSÖ'ye uluslararası soruşturma çağrısı yapması üzerine bu ülkeye de ihracat kısıtlamaları getirmişti.Daha sonra uluslararası baskıların artmasının ardından ABD, Avustralya, Almanya, Japonya, İngiltere, Rusya, Hollanda, Katar ve Vietnam'dan uzman ve araştırmacılardan oluşturulan heyet, ilk olarak ocak başında Çin'e gitmiş ancak Pekin yönetiminin geçerli vizelerin alınmadığı uyarısını yapmasının ardından geri dönmek zorunda kalmıştı.İzinlerin alınmasının ardından 14 Ocak'ta özel uçakla kente gelen heyet 14 gün karantinada tutulmuş, bu sürede Çinli yetkililerle çevrim içi toplantılarla bilgi alışverişinde bulunmuştu.Heyet, 29 Ocak'ta başladığı saha çalışmalarında, ilk vakaların görüldüğü Vuhan'daki deniz ürünleri gıda pazarının yanı sıra Hubey Çin ve Batı Tıbbı Bütünleşik Bölge Hastanesi, Vuhan Jinyintan Hastanesi, Hubey Eyaleti Hastalık Kontrol Merkezi ve Hayvan Hastalıkları Merkezinde incelemeler yapmıştı.Kovid-19, ilk kez Vuhan'daki gıda pazarında görülmüştüDünya, Kovid-19 salgınından ilk kez Çin'in 31 Aralık 2019'da Hubey eyaletine bağlı Vuhan kentinde 'kaynağı bilinmeyen gizemli solunum yolu hastalığının' ortaya çıktığını DSÖ'ye bildirmesiyle haberdar olmuştu.Hastalık, ilk kez Vuhan'da deniz ürünleri gıda pazarını ziyaret eden kişilerde görülmüş, sebebi anlaşılamayan 'solunum rahatsızlığı' şikayetiyle 17 Kasım'da ilk hasta hastaneye başvurmuştu.Akciğer iltihaplanmasına yol açan hastalığa yarasalarda bulunan bir beta koronavirüsün mutasyona uğramış hali olduğu tahmin edilen, daha önce bilinmeyen türdeki bir koronavirüsün sebep olduğu anlaşılmıştı.
Reklam
Ümraniye'de Karısını Silahla Öldüren Kişi Aynı Tabancayla İntihar Etti
İSTANBUL (AA) - Ümraniye’de karısını silahla öldüren kişi, aynı tabancayla hayatına son verdi.Alınan bilgiye göre, Mehmet H., dün akşam saatlerinde Mehmet Akif Mahallesi’nde sokak arasında eşi Hatice H.’ye (45) henüz belirlenemeyen nedenle silahla peş peşe ateş etti. Mehmet H., daha sonra aynı tabancayla intihar etti. Çevredekilerin durumu bildirmesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Polisler çevrede güvenlik önlemi alırken, sağlık ekipleri ise çifti hastaneye kaldırdı. Yapılan müdahaleye karşın Mehmet H. ve Hatice H. kurtarılamadı.
Çinli Akıllı Telefon Üreticisi Xiaomi, 30 Milyon Dolarlık Yatırımla Türkiye'de Üretime Başlıyor
İSTANBUL (AA) - Dünyanın en büyük üçüncü akıllı telefon üreticisi Xiaomi, 30 milyon dolarlık yatırımıyla 2021 yılının ilk çeyreğinde Türkiye'de akıllı telefon üretimine başlayacağını duyurdu.Xiaomi açıklamasına göre, şirketin İstanbul Avcılar'da açacağı fabrika ile Türkiye, markanın dünyada üretime geçtiği dördüncü ülke olacak. Marka, bu yatırımıyla hem mavi yaka hem beyaz yaka olmak üzere yaklaşık 2 bin kişiye istihdam sağlayacak. Salcomp iş birliği ile hayata geçirilecek fabrika, yıllık 5 milyon adet telefon üretim kapasitesine sahip olacak.'14 bin metrekare arazi üzerine kurulu fabrikamızla Türkiye’de üretime başlıyoruz'Açıklamada görüşlerine yer verilen Xiaomi Türkiye Ülke Müdürü Usher Liu, Xiaomi ailesi olarak 2019 yılında Türkiye'de başlayan yolculuğun kendilerini bu noktalara getirmesinden büyük gurur duyduklarını belirterek, 'Bizi ilk günden bu yana kucaklayarak Türkiye'nin bir numaralı akıllı telefon markası yapan ve en sevilen teknoloji markalarından biri olarak benimseyen Türk halkına teşekkür ederiz.' ifadesini kullandı.Xiaomi olarak en önemli önceliklerinin bulundukları her bölgede katma değer yaratarak o bölgenin yerel bir parçası haline gelmek olduğunu aktaran Liu, şunları kaydetti: 'Bu sebeple Türkiye'nin üretim yapacağımız dördüncü ülke olmasından dolayı çok mutluyuz. Bizim için en değerli pazarlardan biri olan Türkiye'de yatırımlarımıza hız kesmeden devam ederek çalışmalarımızı her zaman bir adım öteye taşımayı arzu ediyoruz. Yaklaşık 14 bin metrekare arazi üzerine kurulu fabrikamızla Türkiye'de üretime başlayacak olmaktan duyduğumuz heyecanı paylaşmak isterim.'Dünyanın en büyük üçüncü akıllı telefon üreticisiSalcomp Avrupa Direktörü David Chang ise Türkiye'ye yeni teknolojiler kazandırabilmek ve Türk üreticisini pazarda bir adım daha öne taşıyabilmek için çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, 'Ülke ekonomisine katkı sağlamayı hedeflediğimiz bu yatırım hepimiz için bir başlangıç. Bu topraklarda daha büyük işlerin altına imza atacak olmaktan mutluluk duyuyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.Dünyanın önde gelen akıllı telefon üreticileri arasında bulunan Xiaomi, İrlanda merkezli analiz şirketi Statcounter'ın verilerine göre, Samsung (yüzde 28) ve Apple'ın (yüzde 27) ardından yüzde 10'luk pazar payıyla dünyanın en büyük üçüncü akıllı telefon üreticisi konumunda bulunuyor.Xiaomi'nin yanı sıra dünyanın önde gelen akıllı telefon üreticilerinden Oppo ve Tecno da geçen aylarda Türkiye'ye yatırım kararı aldığını ve 2021 yılı içerisinde üretime başlayacaklarını açıklamıştı. Öte yandan, akıllı telefon pazarının önemli aktörlerinin de aralarında bulunduğu diğer üreticilerin de Türkiye'ye yapacağı yatırımları açıklaması bekleniyor.
Bilim İnsanı, Türk Mutfağının Karbon Ayak İzini Hesapladı
İZMİR (AA) - TEZCAN EKİZLER - Türk mutfağının çevreci yönü, İzmir Ekonomi Üniversitesinde (İEÜ) yürütülen karbon ayak izi çalışmasıyla ortaya konuldu.İEÜ Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Fehmi Görkem Üçtuğ ile üniversitenin son sınıf öğrencileri Cansu Öngelen, Beliz Hünkar ve Dorukan Günaydın, Türk mutfağı kaynaklı besin tüketiminin karbon ayak izini hesaplamak için yaklaşık 1 yıl önce çalışma başlattı. Bu çerçevede ilk önce Türk mutfağında en çok tüketilen gıdalar tespit edildi. Daha sonra ise bu gıdalardan oluşan birer haftalık normal, vejetaryen ve vegan menüleri hazırlandı.Daha sonra yemeklerin pişmesi için enerji ihtiyacı ve tüketiciye ulaşıncaya dek gerekli ambalaj malzemesinden soğuk zincire kadar menülerdeki gıdaların küresel iklim değişliğine etkisi belirlendi.Ardından oluşturulan yaşam döngüsü modeli, bilgisayar programı kullanılarak sonuca aktarıldı.Türk mutfağına ilişkin elde edilen karbon salım oranları, çeşitli dünya mutfakları için yapılan çalışmalarla karşılaştırıldı. Elde edilen verilere göre, Türk mutfağının, dünyaya yayılmış İtalyan mutfağına göre, en az yüzde 25 daha düşük çevresel etkiye sahip olduğunu belirlendi. Ayrıca Çekya, Kanada, Danimarka ve İspanya mutfaklarına kıyasladığında da ise onlara yakın çevresel etkiye sahip olduğu ortaya çıktı. Doç. Dr. Fehmi Görkem Üçtuğ, AA muhabirine, Türk mutfağının besin çeşitliliği açısından dünyanın en zengin mutfaklarından olduğunu belirtti. İklim değişikliğine neden unsurların başında karbondioksit salınımlarının geldiğini vurgulayan Üçtuğ, 'Dünyadaki karbondioksit salınımlarının üçte biri besin kaynaklı. Bu gıdaların üretimi, nakliyesi, tüketimi ve bertarafı esnasında oluşan karbondioksit salınımını temsil ediyor. Biz, Türkiye'de bugüne kadar yapılmamış bir çalışmaya imza attık. Türk mutfağının karbon ayak izini hesapladık. Global iklim değişikliğine Türk mutfağının etkisini tespit ettik.' diye konuştu. 'Türk mutfağında normal beslenmenin kişi başına karbon ayak izi 35 kilogram'Türk mutfağı denilince akıllara ilk olarak hamur işi ve kebap geldiğini, sebze yemeklerin de ayrı bir öneme sahip olduğunu anlatan Üçtuğ, şunları kaydetti: 'Türk mutfağının çeşitli beslenme rejimlerine göre çevresel etkisinin, yurt dışındaki mutfaklara göre nasıl olduğuna ilişkin inceleme yapmaya karar verdik. Biz, Türk mutfağının karbon ayak izini hesaplayarak bunu dünya mutfaklarıyla kıyasladık. Sağlıklı bir bireyin günde alması gereken kalori miktarını baz aldık. Türk mutfağında normal beslenmenin kişi başına karbon ayak izi 35 kilogram karbondioksit eşdeğeri iken vejetaryen beslenmenin karbon ayak izi 28, vegan beslenmenin değeri ise 19 olarak ölçüldü. 'Üçtuğ, normal beslenmedeki kişi başı karbon ayak izinin İtalya'da 46 iken Danimarka ve Çek Cumhuriyeti'nde 34, Fransa'da 35 olarak belirlendiğini aktardı. 'Bu inceleme sonucunda mutfağımızın, tüm ülkelere yayılmış olan İtalyan mutfağına göre, en az yüzde 25 daha düşük çevresel etkiye sahip olduğunu belirledik. Çekya, Kanada, Danimarka ve İspanya mutfaklarına kıyasladığımız zaman, yakın çevresel etkiye sahip olduğu ortaya çıktı.' ifadelerini kullanan Doç. Dr. Üçtuğ, Türk mutfağına ilişkin çalışma sonuçlarının, 'Sustainable Production and Consumption' isimli bilimsel dergide yayımlanacağını sözlerine ekledi.
Kahramanmaraş'ta İki Kişiyi Öldüren Sanığa 36 Yıl Hapis Cezası
KAHRAMANMARAŞ (AA) - Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde iki kişiyi öldürdüğü gerekçesiyle yargılanan sanık, haksız tahrik indirimi uygulanarak 36 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, maktullerin aileleri, taraf avukatları ile sanık S.E. (33), tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.S.E, maktullerle kavga ettikten sonra olay yerinden kaçmak isterken rastgele ateş ettiğini, ölüme sebebiyet verdiği için pişman olduğunu belirtti.Mahkeme heyeti, 2 kez müebbet hapis cezasına çarptırdığı sanığa haksız tahrik indirimi uygulayarak 36 yıl hapis cezası verdi.Karaelbistan Mahallesi'nde 7 Mart 2020'de Yusuf Çoban (29) ile İbrahim Söğütlü (28) silahla vurularak öldürülmüş, olayın faili S.E. tutuklanmıştı.
Reklam