onedio
"Beyoğlu Halkı Esnafının Yanında" Kampanyası Sütlüce'den Başlatıldı
İSTANBUL (AA) - Beyoğlu Belediyesi, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sürecinde mahalle esnafına destek olmak amacıyla 'Beyoğlu Halkı Esnafının Yanında' kampanyasını hayata geçirdi.Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, Sütlüce Mahallesi'nden başlatılan kampanyaya esnaftan alışveriş yaparak destek verdi.Esnafı ziyaret eden Yıldız, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Beyoğlu'nun 45 mahallesinde söz konusu projeyi başlattıklarını, kampanyaya destek için ikamet ettiği Sütlüce Mahallesi'nde bulunan bakkaldan alışveriş yaptığını söyledi.Bakkaldan alışveriş yaparken fiyatlara baktığını, pandemi döneminde temel ihtiyaç malzemelerini almayı tercih ettiklerini belirten Yıldız, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başlattığı esnafla dayanışmaya ilçede yaklaşık bir yıldır destek verdiklerini kaydetti.Yıldız, mahalleden alışveriş çağrısı yaparak, 'Salgın döneminde dijital olarak ya da telefonla vatandaşlar alışverişini yapıyorlar. Bu süreçte mahalle esnafının da düşünülmesi ve desteklenmesi lazım. Bu dayanışma üzerine Beyoğlu'nda bir kampanya başlattık. Mahalle esnafından alışveriş yapalım. Gün dayanışma günüdür.' dedi.Pazarı gezerken esnafla da sohbet eden Yıldız, fiyatların ürünün önünde görülmesi gerektiğini söyledi.Yıldız, mahalle semt pazarlarından vatandaşların günlük sebzesini alma imkanı olduğunu, mevsimine göre sebze ve meyvelerin daha uygun fiyatlarla satıldığını belirtti.Semt pazarlarının yanında olduklarını ifade eden Yıldız, 'Her şeyin kurallarına uygun olması gerekiyor. Vatandaş geldiğinde, aldığı ürünün fiyatını ve teraziyi gördüğünde kaç gram geldiğini bilmesi lazım.' diye konuştu.'Önemli olan vatandaşımızı fiyatlar karşısında ve enflasyonun altında ezdirmemek'Yıldız, alışveriş yapan vatandaşlarla sohbetinde de şunları kaydetti:'Aldığımız temel gıda maddeleri konusunda, Sayın Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz gün hassasiyetini ifade etti. Fiyatlarla oynanmaması konusunda asla müsamahakar davranmayacağımızı ifade ettiler. Burada önemli olan vatandaşımızı fiyatlar karşısında ve enflasyonun altında ezdirmemek. Mümkün olduğu kadar da fiyatlarda oynamayı engellemek. Bugün itibarıyla gün dayanışma günü. 'Alışverişimizi kendi esnafımızdan yapalım' diyoruz.'
Güncelleme - Denizli'de Kaybolan 60 Yaşındaki Kadın Uşak'ta Bulundu
DENİZLİ (AA) - Denizli'de köpeğini gezdirmek için evden ayrıldıktan sonra haber alınamayan 60 yaşındaki kadın Uşak'ta bulundu.Bahçeli Mahallesi'nde yaşayan Fatma Yanık, dün köpeğini gezdirmek için evinden ayrıldı.Yanık'ın dönmemesi üzerine yakınları polise kayıp ihbarında bulundu. Polis, jandarma ve İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürlüğü ile İHH Arama Kurtarma ekipleri arama çalışması başlattı.Ekiplerin sahada araştırması yaptığı sırada kayıp Yanık'ın, 15 kilometre uzaklıkta bulunan Uşak'ın Karahallı ilçesinde polis ekiplerinin yaptığı kimlik kontrolü sırasında bulunduğu belirtildi.Sağlık kontrolünden geçirilen Yanık, yakınlarına teslim edildi.
Konya'da Hizmete Alınan Tomoterapi Cihazı, Kanser Tedavisinde Etkinliği Arttıracak
KONYA (AA) - Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Onkoloji Hastanesine kazandırılan tomoterapi cihazı, sadece kanserli hücreleri hedef almasıyla tedavide yaşam kalitesini artıracak.Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Meryem Aktan, gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye'de tomoterapi cihazının altıncısının hastaneye kazandırıldığını söyledi.Cihazın 30 milyon liralık yatırıma mal olduğunu ifade eden Aktan, 'Radyoterapinin amacı tümörlü dokuya en iyi dozu vererek, aynı zamanda çevre organları en iyi şekilde koruyabilmektir. Bu cihaz bunu en iyi şekilde yapıyor. Böylelikle hastalarımız başka şehirlere gitmekten kurtularak ilimizde en iyi şekilde tedavi edilebilecek.' diye konuştu.Aktan, cihazın kesintisiz bir alan tedavisi sağlayabilmesinin çok önemli bir avantaj sağladığına işaret ederek, şöyle konuştu:'Diğer cihazlara göre bununla çok kısa bir sürede hastayı tedavi edebilmekteyiz. Ayrıca kişiselleştirilmiş dediğimiz tedavi yöntemiyle hastadan her gün tedavi öncesi bir görüntüleme alıyor. Bu şekilde tümörün ve sağlam dokuların yeri anlık belirlenip ona göre tümörü hedef alarak tedavi yapıyor. Klinik çalışmalarda hastaların sağ kalım oranını ve yaşam kalitelerini arttırdığı kanıtlanmıştır. Tomoterapi cihazı, içinde bulunan megavoltaj tomografi cihazı ile gerçek üç boyutlu görüntü alan ve bu görüntü eşliğinde üç boyutlu tedavi sunan tek cihazdır.'
Kastamonu'da Kovid-19 Tedbirlerine Uymayan 89 Kişiye Para Cezası Uygulandı
KASTAMONU (AA) - Kastamonu'da son bir haftada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerine uymayan 89 kişiye para cezası verildi.Valilikten yapılan yazılı açıklamada, 28 Ocak-4 Şubat tarihlerindeki denetimlerde maske takmayan 8, sosyal mesafe kuralına uymayan 13, karantina ve izolasyon tedbirlerine uymayan 1 ve sokağa çıkma kısıtlamasını ihlal eden 67 kişiye 135 bin 814 lira idari ceza uygulandığı bildirildi.Açıklamada, karantina ve izolasyon tedbirlerine uymayan bir kişi hakkında da TCK'nin 195'inci maddesi kapsamında suç duyurusunda bulunulduğu, karantina kapsamında yurtlarda kimsenin kalmadığı kaydedildi.
Danimarka'da, Eski Göç Ve Uyum Bakanı Stöjberg Partisinden İstifa Etti
KOPENHAG (AA) – Danimarka’da 2015-2019 yılları arasında Göç ve Uyum Bakanlığı yapan İnger Stöjberg, Yüce Divan’a gönderilmesinin ardından Liberal Parti’den (Venstre) istifa etti.Skive Folkeblad gazetesine açıklamalarda bulunan Stöjberg, Yüce Divan’a gönderilmesine destek veren parti başkanı Jacob Ellemann-Jensen ile aralarındaki anlaşmazlığa işaret ederek, partide yeri olmadığına kanaat getirdiğini söyledi.Kendisinin Yüce Divan’a gönderilmesi yönünde parlamentoda oy kullanan Parti Başkanı Ellemann-Jensen ve partinin Meclis'teki grubunu hedef alan Stöjberg, 'Liberal Parti'nin, şu ana kadar savunduğu ve her zaman uğruna savaştığım değerlerden Jakob Ellemann liderliğinde hızla uzaklaştığını düşünüyorum.' dedi.Parti içinde yaşadığı anlaşmazlıkların Liberal Parti’den ayrılmasıyla sonuçlandığını ve bunun kendisi için ağır bir karar olduğunu kaydeden Stöjberg, başka türlü bir karar almasına olanak kalmadığını vurguladı.Stöjberg’in de Liberal Parti’den ayrılmasıyla birlikte, partinin parlamentoda sandalye sayısı 41’e düştü.Yılın ilk gününde eski Başbakan Lars Lökke Rasmussen de Liberal Parti’den istifa etmişti.Danimarka basını, Stöjberg’in, aşırı sağcı partiler Yeni Sağ ya da Danimarka Halk Partisi’nde siyasete devam edebileceği yönünde yorumlarda bulunuyor.Olayın geçmişi2 Şubat’ta parlamentoda yapılan ve 171 milletvekilinin katıldığı oylamada 141 milletvekili Stöjberg’in, Yüce Divan’a gönderilmesi yönünde oy kullanmıştı. Oylamada, 8 Liberal Parti milletvekili, eski Başbakan Lars Lökke Rasmussen ve aşırı sağcı partiler Yeni Sağ ile Danimarka Halk Partisi ise Stöjberg’in Yüce Divan'a gönderilmesine karşı oy kullanmıştı.Böylelikle ülke tarihinde 6’ncı kez bir bakan, Yüce Divan’a gönderilmişti.Bakanlığı döneminde yabancılara yönelik sertleştirmeleri pasta keserek kutlayan Stöjberg, ülkeye gelen sığınmacı çiftlerden herhangi birinin 18 yaşından küçük olması durumunda çiftlerin birbirinden hukuksuz bir şekilde ayrılmasına talimat verdiği ve Meclis'e yalan söylediği gerekçesiyle Yüce Divan’a gönderilmişti.
Din Görevlileri Ve Hayırseverlerden İyilik Konutları Projesi'ne 2 Milyon 400 Bin Lira Bağış
ANKARA (AA) - Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) tarafından Suriyeli savaş mağduru ailelere yönelik 'Bir İyilik Sıcak Bir Yuva' temasıyla yürütülen İyilik Konutları Projesi'ne hayırseverler ve din görevlileri 2 milyon 400 bin liralık destekte bulundu.TDV'den yapılan açıklamaya göre, Vakfın İstanbul Şubesi ve Başakşehir Merkez Camisi iş birliğinde yürütülen çalışma kapsamında 400 iyilik konutunun bedeli olan 2 milyon 400 bin lira toplandı. Bağış, TDV İstanbul Şubesi Yöneticisi Mehmet Fatih Sönmez ve Başakşehir Merkez Camisi İmam Hatibi Abdülhalık Selman tarafından İstanbul Müftüsü ve TDV Şube Başkanı Prof. Dr. Mehmet Emin Maşalı'ya teslim edildi.Teslim töreninde konuşan Maşalı şunları kaydetti:'Kış şartlarının etkisini artırması ve etkili olan yağışlarla birlikte bölge halkının en önemli ihtiyaçları arasında barınma yer alıyor. Yaşam alanları olan çadırlar sular altında kalan, kışın soğuk, yağmur ve çamurla, yazın sıcakla mücadele etmek zorunda kalan aileler başlarını sokacak bir yer bulmakta çok büyük sıkıntı yaşıyor. Vakfımız öncülüğünde yürütülen İyilik Konutları Projesi ile savaş mağduru ailelerimizi sıcak bir yuvaya kavuşturmayı amaçlıyoruz. Bu konuda hayırseverlerimiz ve din görevlilerimiz çok büyük fedakarlıklar yapıyor. Adeta hayırda yarışıyorlar. İstanbul şubemiz ve Başakşehir Merkez Camimizin gayretleriyle toplanan 400 konutluk yardım da bunun en güzel göstergesi.'TDV Mütevelli Heyeti 2. Başkanı İhsan Açık da savaş mağduru ailelere yönelik bu zamana kadar 1753 konutun yapımını tamamladıklarını, İdlib'de 1600'ünün daha yapımına başladıklarını ve inşaatları en kısa sürede tamamlayarak ailelere teslim edeceklerini belirtti.Yeni konutların yine 1+1 yapılacağını ve içerisinde banyo, mutfak ve tuvaletin olacağını aktaran Açık, 'Bunların yanı sıra önceki konutlarımıza ek olarak avlu diyebileceğimiz bahçe şeklinde ekstra bir yaşam alanı oluşturacağız ve konutların büyüklüğünü 30 metrekareden 38 metrekareye çıkaracağız. Milletimizin destekleriyle savaş mağduru ailelerimizi daha rahat bir yaşam alanına kavuşturmak için gayret ediyoruz.' ifadesini kullandı.
Reklam
Tunceli'de Kaçak Avcılara 2020 Yılında 382 Bin 438 Lira Ceza Kesildi
TUNCELİ (AA) - Tunceli Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Şube Müdürlüğü ekiplerince, 2020 yılında yapılan kaçak avcılık denetimlerinde 134 kişiye 382 bin 438 lira para cezası uygulandı.DKMP Tunceli Şube Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, kentte kaçak avcılığın önüne geçilmesi ve yaban hayatı varlığının korunması amacıyla denetimler sürüyor.Ekipler, Kara Avcılığı Kanunu kapsamında geçen yıl kaçak avlandığı tespit edilen 134 kişiye 175 bin 177 lira idari para cezası ve 207 bin 261 lira tazminat cezası olmak üzere toplam 382 bin 438 lira ceza kesti.Ekiplerce kaçak avda kullanıldığı tespit edilen 10 tüfek ve 2 projektöre de mülkiyeti kamuoyuna geçirilmek üzere el konuldu.
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Ünal, Canlı Yayında Gündemi Değerlendirdi:
ANKARA (AA) - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, partisinin 56 kongresinin tamamlandığını, martın son haftasında da büyük kongrenin planlandığını bildirdi. Ünal, TRT Haber canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.Boğaziçi Üniversitesindeki olaylara ilişkin soru üzerine Ünal, son derece nadide bir üniversitede bu tür olayların olmasının son derece üzücü olduğunu söyledi. Siyasi noktada olaylara bakıldığında, bazı siyasi partilerin temsilcilerinin, il başkanlarının orada olmasının doğru olmadığını dile getiren Ünal, sorun çözme mekanizmalarının bütün demokrasilerde belli olduğunu ifade etti. Üniversiteye hukuk dışı bir atama yapılmadığını vurgulayan Ünal, 'Burada sorun çözmeye dönük bir adım var mı? Hayır. Yani en başından itibaren bir partinin il başkanı oraya gidip, orada çoğunluğu öğrenci olmayan gruplarla bir eylem planı hazırlamaları ve daha sonra meselenin bir provokasyona dönüşmesi, yani nasıl provokasyona dönüşmesi, işte kutsal değerlere dönük, orada Kabe'ye dönük ve bütün insanları derinden yaralayan, yeryüzündeki bütün Müslümanların kalbi ve kıblegahı olan Kabe'ye dönük bir eylem orada gerçekleşti ve insanlar bundan rahatsızlık duydular.' diye konuştu. Bundan rahatsızlık duyan Boğaziçi Üniversitesi öğrencileriyle ilgili de fişleme olayının yaşandığını belirten Ünal, bu öğrencilerin isimlerinin yurt dışındaki diğer üniversitelere bildirmeye varıncaya kadar işin götürüldüğünü anlattı. Ünal, 'Burada biz Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin katıldığı bir eylem değil, öğrenciler üzerinden yürütülen bir provokasyon görüyoruz. Bugün CHP Grup Başkanvekili 'Çekin gençlerimizin üzerinden elinizi' diyor. Asıl burada öğrencilerin üzerinden elini çekmesi gereken kendi siyasi emellerine, kendi sokak hareketlerine, kendi demokrasi dışı eylemlerine zemin hazırlayan CHP siyasi aklının elini öğrencilerin ve gençlerin üzerinden çekmesi gerekiyor.' dedi.Olaylarda gözaltına alınanların bir kısmının serbest bırakıldığı hatırlatılarak 'Madem terör iltisaklı neden serbest kaldılar?' şeklindeki eleştirilerin hatırlatılması üzerine Ünal, şöyle konuştu:Onların sürekli hakaret ettikleri hakimler ve savcılar, yani Meclis kürsüsünden CHP Genel Başkanı bu ülkenin hakim ve savcılarına 'haysiyetsiz' dedi, 'satılmış' dedi, 'sarayın hakimi' dedi. Her türlü hakareti, bu ülkenin yargısına, mahkemelerine, hakimlerine her türlü hakareti yaptılar. Ama bu ülkenin hakimleri önlerindeki yasaya göre karar veriyor önüne bir dosya geldiğinde. Yasaya göre 2 yılın altındaki suçlarda tutuklama asıl olmadığı için tutuklama yasağı getirildi. Bir kişinin tutuklanmaması onun terör ile iltisaklı olmadığı anlamına gelmiyor.''Cumhuriyet Halk Partisi her şeyden önce Boğaziçinden elini çekmelidir'Gözaltına alınanların bir kısmının adli kontrolle serbest bırakıldığına işaret eden Ünal, 'Buradan eğer bir siyasi istismar çıkarırsanız gayrimeşru ilan ettiğiniz mahkemelerin, gayrimeşru ilan ettiğiniz devletin kurumlarının, 'militan' dediğiniz valinin, kaymakamın ve oluşturmak istediğiniz kaosun sonuçlarını elde etmek adına buradan kullandığınız siyasi dil bu ülkeye zarar verir her şeyden önce. Yani Cumhuriyet Halk Partisi her şeyden önce Boğaziçinden elini çekmelidir, oradaki gençlerin üzerinden elini çekmelidir.' diye konuştu. CHP'nin darbeci aklından hiç vazgeçmediğini söyleyen Ünal, şunları kaydetti:'Geçmişteki darbe ve müdahale zeminlerini elinden kaybeden CHP, bugün artık sokaktan medet umuyor ki şunu unutmasın: CHP, bugün İçişleri Bakanlığımız da ifade etti, birileri artık millete ait bu devletin gücünü sınamaya kalkışmasın, bu milletin huzurunu bozmaya kalkışmasınlar, öğrencilerin üzerinden, gençlerin üzerinden ellerini çeksinler. Sokağa çıkardıkları CHP İl Başkanının WhatsApp gruplarında öğrencilerin nasıl koordine olacaklarını, nasıl yemek ve erzak sağlayacaklarını, polise nasıl mukavemet göstereceklerini anlatan İstanbul il başkanının WhatsApp gruplarında geçen diyalogları var. Şimdi siz siyaset mi yapıyorsunuz, yoksa sokak hareketlerini örgütleyen bir yapıya mı dönüştünüz?'Yeni anayasa Ünal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeni anayasaya yönelik ifadelerinin hatırlatılması üzerine, AK Parti döneminde ciddi bir demokratikleşme süreci yaşandığını söyledi. Yeni anayasa tartışmalarının bugün başlamadığını, geçmişte TBMM'de oluşturulan komisyonda partilerin yaklaşık 61 madde üzerinde anlaştıklarını anımsatan Ünal, 'Türkiye'nin kaçınılmaz olarak 82 yılında yapılmış, hele hele bir darbeci cunta tarafından yapılmış ve artık yamalı bohçaya dönüşmüş bu Anayasa'yı değiştirmesi gerekiyor.' ifadelerini kullandı. Muhalefetin güçlendirilmiş parlamenter sistemden bahsettiğini söyleyen Ünal, 'Güçlendirilmiş parlamenter sistemi savunanlar ne yapacaklar? 2007'deki halk oylamasını yok mu sayacaklar? Güçlendirilmiş parlamenter sistemi savunanlar tekrardan Cumhurbaşkanı'nın Meclis tarafından mı seçilmesini sağlayacaklar?' dedi. CHP, İYİ Parti ve HDP'nin 2018'de bir anayasa çalışması yaptıklarını ve basına sızdığı kadarıyla hem Cumhurbaşkanı'nın hem başbakanın parlamento tarafından seçilmesine dönük bazı düzenlemeler konuşulduğunu dile getiren Ünal, 'Sonuçta zayıf olan bir şey güçlendirilir, anladığım kadarıyla parlamenter sistemin zayıflığını öncelikle bunlar kabul ediyorlar. Dolayısıyla nasıl güçlendireceklerine dair de bir fikirleri olduğunu düşünmüyorum.' diye konuştu. Yeni anayasa çalışmalarında nasıl bir yöntem belirleneceğine ilişkin soru üzerine Ünal, 'Öncelikli olarak şu anda Adalet Bakanlığı, İnsan Hakları Eylem Planı ile ilgili bir takvimlendirme gerçekleştirecek. İnsan Hakları Eylem Planıyla ilgili ve genel çerçevede yargı reformuyla ilgili bir takvimlendirmeyi öncelikli olarak göreceğiz. Ondan sonraki süreçte de bütün bu reformların taçlandırılması anlamında topluma yeni sivil bir anayasa sunmak, yeni bir toplum sözleşmesi sunmak çerçevesinde de bir anayasa çalışması yapılacak.' ifadelerini kullandı. AK Parti kongreleriÜnal, parti olarak kongrelere odaklandıklarını belirterek 'Şu ana kadar 56 kongremizi sonuçlandırdık, 25 kongremiz kaldı. Yaklaşık yüzde 70 oranında bir yenileşme sağlandı ki bu siyasi anlamda çok önemli, teşkilatlarla ilgili. Martın son haftası gibi de büyük kongremizi planlıyoruz. Şu anda tam tarih belli değil ama martın son haftası olarak düşünülüyor.' dedi. Bir soru üzerine Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ün İnsan Hakları Eylem Planıyla ilgili bir sunum yaptığını söyleyen Ünal, 'Şimdi bunun kamuoyuyla paylaşılmasına dönük bir takvimlendirme gerçekleşecek. Tabii İnsan Hakları Eylem Planıyla ilgili bu takvimlendirmenin içerisinde TBMM'nin yapacağı bazı yasal düzenlemeler de mutlaka olacak.' diye konuştu. Siyasetteki ittifakların yeni anayasa konusunda uzlaşıp uzlaşamayacağına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine Ünal, siyaset kurumunun sorun çözme sorumluluğuyla hareket ettiğini, eğer siyaset yapılıyorsa toplumsal taleplerin, hassasiyetlerin dikkate alınması ve bunun çözüme kavuşturulması gerektiğini vurguladı.Siyasetin meşru zeminde yapıldığını söyleyen Ünal, şöyle devam etti:'Siyasetçi, siyaset yaptığı toplumun, ülkenin yasasını, hukukunu, kurumlarını meşru kabul ederek siyaset yapar. Şimdi bunların yaptığı anti siyaset. Anti siyasetin amacı da demokrasiye müdahale zemini oluşturmaktır, bunun diğer adı da yıkım siyasetidir. Şimdi karşımızda meşru zeminde konuşan, mesela referandumu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini, seçilmiş Cumhurbaşkanı'nı gayrimeşru sayıyor. 'Saray rejimi' diyerek seçilmiş Cumhurbaşkanı'nı ötekileştiriyor. 'Sarayın polisi, halkın polisi, sarayın hakimi, halkın hakimi' gibi bölücü, ötekileştiren ayrımcı bir dil kullanıyor.'Siyaset üstü meselelerde de benzer durumların yaşandığını anlatan Ünal, 'Yani ne uluslararası konuda Türkiye'nin yanında duran ne de siyasette meşru bir zeminde duran bir dil ve söylem var karşınızda. Biz hep ne diyoruz? Diyoruz ki 'Biz Türkiye'nin yanında duran herkesle konuşuruz'.' ifadelerini kullandı. 'İkiyüzlülükle karşı karşıyayız'Fransa'da, Hollanda'da, Danimarka'da çeşitli olayların yaşandığını ancak bununla ilgili Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin ya da ABD'nin bir açıklama yapmadığını hatırlatan Ünal, 'Trump'ın şiddet çağrısı yaptığı için cezalandırılması gerektiğini söyleyenler Türkiye'de 6-7 Ekim olaylarını başlatan, şiddet çağrısı yapan, isyan çağrısı yapan, 52 kişinin ölümüne neden olan bir anlayışın masum olduğunu söylüyor. Şimdi burada açık bir şekilde bir ikiyüzlülükle karşı karşıyayız.' diye konuştu. İsviçre'nin protesto eylemlerini terör eylemi sayacağına dönük bir yasal düzenleme yaptığını, Fransa'nın dernekler kanunu çıkardığını, Almanya'nın benzer düzenlemeler yaptığını hatırlatan Ünal, şöyle devam etti:'Bu ülkelerde demokrasi daha çok güvenliği ve özgürlüğü yaşamanın alt zeminini ve kamu düzenini sağlamadan, güvenlik olmadan özgürlük olmayacağı yönünde adımlar atarken şimdi siz kalkıp Türkiye'de vandallığı, şiddet çağrısını, kamu düzenini bozucu hareketleri, yasa tanımayıcı davranışları özgürlük olarak tanımlayamayız. Trafikte bile trafik güvenliğini sağlamadan sürüş emniyetini ve sürüş özgürlüğünü sağlayamazsınız. Trafikte bile bu böyleyken siz yasayı tanımayacaksınız, hakimi tanımayacaksınız, kamu düzenini tanımayacaksınız, polise 'katil polis' diyeceksiniz, devlete 'seri katil' diyeceksiniz, peki sonra diyeceksiniz ki 'Bu konularda ben özgür olmak istiyorum'. Cumhurbaşkanımıza 2020 içerisinde 15 bin ağır hakarette bulunulmuş. Bunlarla ilgili dava açıldığı zaman 'Yasanın arkasına saklanarak baskı yapıyor' diyeceksiniz ama siz her türlü eleştiriyi hakaret olarak gidip mahkemeye vereceksiniz. Peki siz bu mahkemelere gidip kendinize hakaret edildiğinde hakaret davası açıyorsunuz ama Cumhurbaşkanı hakaret davası açtığında diyeceksiniz ki 'Yasanın arkasına sığınarak baskı uyguluyor' diyeceksiniz.' 'Öncelikle dürüst olmaları gerek.' ifadesini kullanan Ünal, 'Öncelikle yasanın, Anayasa'nın meşruiyetini tanımanız gerekiyor. Kemal Kılıçdaroğlu başörtü yasağını nasıl savunuyordu, biliyor musunuz? 'Devletin kuralları var' diye savunuyordu. Siz dün 'Devletin kuralları var' diye başörtü yasağını savunacaksınız ama bugün vandallığı, şiddeti ve terörü 'devletin kuralları var' demeyeceksiniz, devletin kurallarını yok sayarak vandallığı, şiddeti ve terörü savunacaksınız. Bu zeminde aklıselim yoktur, bu zeminde makul bir şekilde konuşamazsınız. Önce aklıselime gelsinler, devletin kurallarını, yasaları kabul etsinler.' diye konuştu. Yasa değişikliğinin TBMM'de yapılacağını söyleyen Ünal, 'Ama siz sokakta 'Yasayı tanımıyorum, katil polis, seri katil devlet' diyemezsiniz. O zaman biz kamu düzenini, özgürlüklerimizi, güvenliğimizi nasıl sağlayacağız?' diye sordu.Ünal, 'demokrasiyi korumak için terör örgütleriyle mücadele edildiğini' ifade ederek şunları kaydetti:'Üniversitede öğrencilerimiz bizim evlatlarımızdır. Biz teröre iltisaklı, şiddeti ve silahlı mücadeleyi çözüm olarak gören birilerinin üniversitelerimize sızıp, üniversitelerimizde marjinal grupların şiddet yanlısı, silahın bir çözüm olduğunu düşünen, polise 'katil', devlete 'seri katil' diyen anlayışların üniversitelerimizde olmaması için mücadele ediyoruz. Tabii ki üniversitelerimiz özerktir ama hiç kimse de üniversitelerimizi demokrasimizi ve demokratik siyaseti tehdit edecek, şiddeti, silahlı mücadeleyi, devlete karşı örgütlenmeyi sağlayacak bir merkez haline getirmeye kalkışmasın. Hele hele bunu DHKP-C sempatizanı, taraftarı bir il başkanı yapmaya hiç kalkmasın. Onun işi siyaset, buyursun meşru zeminde siyasetini yapsın.'
Reklam
Adana'da Bylock Kullanıcısı Fetö Sanığına 6 Yıl 3 Ay Hapis Cezası Verildi
ADANA (AA) - Adana'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasının (FETÖ/PDY) gizli haberleşme ağı ByLock kullandığı belirlenen tutuksuz sanık, 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuksuz sanık K.O. ve avukatı katıldı.Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, dava dosyasına gelen tespit ve değerlendirme tutanağına göre K.O'nun FETÖ'nün gizli haberleşme ağı ByLock kullanıcısı olduğunun belirlendiğini belirterek, sanığın 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan cezalandırılmasına karar verilmesini istedi. Sanık K.O. savunmasında, 'ByLock yüklemedim ve kullanmadım. Aleyhime olan belgeleri kabul etmiyorum. Beraatimi talep ederim.' ifadesini kullandı.Mahkeme heyeti, 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdığı sanık K.O'nun mevcut halinin devamına karar verdi.
Milli Eğitim Bakanlığı Bu Eğitim Öğretim Yılında 250 Tescil Almayı Hedefliyor
BURSA (AA) - Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, Bakanlığa bağlı okullardaki fikri mülkiyet çalışmaları kapsamında, bu eğitim öğretim yılında 250 patent, faydalı model, marka ve tasarım tescili almayı hedeflediklerini belirtti.Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre Özer, kentteki bazı liseleri ziyaret ederek incelemelerde bulundu.Açıklamada ifadelerine yer verilen Özer, fikri mülkiyet konusunun eğitim ile ekonominin birbirini desteklediği önemli ara yüzlerden biri olduğunu vurguladı.Mahmut Özer, Milli Eğitim Bakanlığınca bu alanda 2019-2020 eğitim öğretim yılı için konulan 100 tescil hedefinin aşıldığını anımsatarak, şu değerlendirmelerde bulundu:'Geçtiğimiz eğitim öğretim yılında 12 patent, 8 faydalı model, 109 tasarım ve 59 marka olmak üzere toplam 188 tescil alındı. 2020-2021 yılı için hedefimiz 250 tescil. BİLSEM'lerdeki öğrencilerimiz hem ulusal hem de uluslararası etkinliklerde ülkemizi temsil ediyor. BİLSEM'ler 2020'de patent, faydalı model, tasarım ve marka üretimine odaklandılar ve önemli mesafe aldılar. Özel yetenekli öğrencilerin yeteneklerini geliştirmeleri için Bakanlığımız tarafından tüm BİLSEM'ler kütüphaneler ve tasarım ve beceri atölyeleriyle güçlendiriliyor. Bursa'da da Bilim Sanat Merkezlerimizdeki çalışmalar memnuniyet verici. Tüm okulları birbirine yaklaştırmak amacıyla hayata geçirdiğimiz Mesleki Eğitimde 1000 Okul Projesi kapsamında okullarımızın yürütecekleri iş birlikleri, öğrencilerimizin ve aynı zamanda kurumlarımızın da ufuklarını açacak, vizyonlarını geliştirecektir.'19 ilde 36 Ar-Ge merkeziBakan Yardımcısı Özer, 19 ilde kurulan 36 Ar-Ge merkezinden 3'ünün Bursa'da olduğunu aktardı.Tüm Ar-Ge merkezlerine, fikri mülkiyet konusunda hazırlayacakları projeler için 10 milyon liralık başlangıç desteği sağlandığına değinen Özer, şunları kaydetti:'Fikri mülkiyet konusunda tescil sürecine fen liseleri de katılacak. Türkiye genelinde 325 fen lisemiz var. Her okulumuz en az bir tescil alacak. Bizim inovasyonla ileri teknoloji, nanoteknoloji ve savunma sanayi ile ilgili katma değeri yüksek teknolojik ürünleri elde edecek hale gelmemiz lazım. Bunun sadece yükseköğretim planlamasıyla olması yeterli değil. Temel eğitimde, ortaöğretimde bu kültürü yerleştirmemiz gerekiyor. Çocuklarımızın farklı türdeki el becerilerini geliştirerek bunun filizlerini yükseköğretimde görmemiz lazım. Ülkemizin ihtiyacı olan bu. Bununla ilgili gerekli inovasyonları yapıyoruz.'Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Celal Sönmez Spor Lisesi ziyaretinde ise okulun öğrencisi olan Bursasporlu genç futbolcularla bir araya gelen Mahmut Özer'e yeşil-beyazlı takımın forması takdim edildi. Özer, gençlere teşekkürlerini iletti.Özer, ayrıca Bursa'da İl Milli Eğitim Müdürü Sabahattin Dülger ile BTSO Hayri Terzioğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, BTSO Kamil Tolon Bilim ve Sanat Merkezi, BTSO Baha Cemal Zağra Özel Eğitim Uygulama Okulu, Bursa Erkek Lisesi ve Tofaş Fen Lisesini ziyaret ederek, sektör temsilcileriyle buluştu.
Reklam
Türkiye Diyanet Vakfının Yarıyıl Kampı Çevrim İçi Yapılacak
ANKARA (AA) - Türkiye Diyanet Vakfının burs desteği sağladığı öğrenciler için düzenlediği yarıyıl kampı, bu yıl yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle çevrim içi yapılacak.Türkiye Diyanet Vakfından yapılan yazılı açıklamaya göre, burs desteği sağlanan öğrencilerin kişisel ve mesleki gelişimlerine katkı sunmak, akademik başarı durumlarını desteklemek amacıyla her yıl yarıyıl kampları düzenleniyor.Bu yılki yarıyıl kampı, Kovid-19 salgını nedeniyle 6-20 Şubat'ta çevrim içi yapılacak.Kamplara, Diyanet Bursları kapsamında Türkiye'de İlahiyat Akademi, Özel Destek Akademi, Uluslararası İlahiyat, Uluslararası Konuk Öğrenci Programlarında eğitim gören 1109'u kız, 619'u erkek olmak üzere 1728 öğrenci katılacak. Öğrencilere, 30 farklı ilde eğitim verilecek.Kamp süresince, alanında uzman kişiler eğitim verecek, çeşitli konferans, söyleşi ve etkinlikler düzenlenecek.Diyanet İşleri Başkanlığı, müftülükler ve ilahiyat fakülteleri koordinasyonuyla yürütülen burs programları kapsamında öğrenciler, dönem boyunca fakültede aldıkları eğitimi pekiştirme fırsatı bulacak.
Kayseri'de Kovalayıp Çarptığı Aracın Sürücüsünü Silahla Öldüren Sanığın Yargılanması Sürüyor
KAYSERİ (AA) - Kayseri'de otomobiliyle kovaladığı aracı çarparak devrilmesine neden olan ve sürücüyü tabancayla vurarak öldüren sanığın yargılanmasına devam edildi. 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, sanık B.B, tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Maktul N.Y'nin oğlu O.Y. ile taraf avukatları ise duruşma salonunda hazır bulundu.Müşteki O.Y. ifadesinde, yılbaşı gecesi iş yerlerine gelen sanık B.B'nin annesini, bütün ısrarlarına rağmen babalarından ayıramadıklarını ifade etti.Babasının bu kadına ev tuttuğunu ve mobilya aldığını öne süren O.Y, 'Ne ettiysek babamdan ayıramadık. Küçük kardeşimi yetim bıraktı. Bizim ailemiz parçalandı.' dedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluğunun devamına karar vererek, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi. OlayB.B, Kocasinan ilçesi Yavuz Selim Mahallesi'nde 27 Haziran 2019'da otomobiliyle kovaladığı N.Y. idaresindeki araca çarparak devrilmesine neden olmuştu. Zanlının kaza sonrası aracından inerek tabancayla ateş ettiği otomobil sürücüsü N.Y. olay yerinde hayatını kaybetmişti. Olayın ardından kaçan zanlı, polislerce yakalanmıştı. Sanık B.B, ilk celse yaptığı savunmasında, annesinin maktul N.Y. ile bir süre arkadaşlık yaptığını ancak bu kişinin annesi ayrılmak isteyince tehdit ettiğini ve şantaj yaptığını öne sürmüştü.
Doğu Marmara Ve Batı Karadeniz'deki Yağışlar Barajlara Can Suyu Oldu
SAKARYA (AA) - Doğu Marmara ve Batı Karadeniz'e içme suyu ve sulama sağlayan barajlardaki su seviyelerinde, son yağışlarla birlikte artış görüldü. AA muhabirinin su ve kanalizasyon idarelerinden edindiği bilgilere göre, Sakarya, Kocaeli, Bolu, Zonguldak ve Bartın'daki barajların seviyelerinde son yağışlarla artış oldu.Sakarya'ya içme suyu sağlayan Sapanca Gölü 30,44 metre dolulukta bulunurken, Akçay Barajı ise yüzde 93,4 dolulukla hizmet veriyor.Kocaeli'deki Namazgah Barajı'ndaki su seviyesi yüzde 68, Yuvacık Barajı'nda ise yüzde 31 olarak kayıtlara geçti. Bolu'ya içme suyu sağlayan Gölköy Barajı'nda ise doluluk yüzde 27 düzeyinde. Zonguldak'a içme suyu sağlayan Ulutan Barajı yüzde 55, Bartın'daki Kirazlı Köprü Barajı ise yüzde 25 su seviyesine sahip.
Reklam
Ankara'da Kendisini Polis Olarak Tanıtarak 4 Milyon Liralık Dolandırıcılık Yapan Zanlı Yakalandı
ANKARA (AA) - Ankara'da kendisini polis olarak tanıtıp FETÖ bahanesi ile 4 kişiyi 4 milyon lira dolandıran zanlı, polis ekiplerinin operasyonuyla gözaltına alındı.AA muhabirin edindiği bilgiye göre, zanlı Mehmet K. (25), telefonla aradığı 84 yaşındaki kadına banka hesaplarının FETÖ mensupları tarafından kullanılacağını belirterek evindeki tüm ziynet ve nakit paraların inceleneceğini, bunları hazırlayarak evinin önündeki otobüs durağına gelecek sivil polise teslim etmesi gerektiğini söyledi.Bunun üzerine telaşa kapılan yaşlı kadın, banka hesabındaki ve evindeki tüm ziynet eşyalarını toplayarak, evinin önündeki otobüs durağına indi. Hazırladığı tüm mücevher ile nakdi, sivil polis olduğunu düşündüğü kişiye veren yaşlı kadın, bir süre sonra dolandırıldığını anladı. İhbar üzerine hareket geçen Ankara Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, dolandırıcının yakalanması için çalışma başlattı. Çok sayıda güvenlik kamerası görüntüsü incelendi ve şüpheli Mehmet K'nin kimliği belirlendi. Şanlıurfa'ya kaçmak üzereyken yakalanan zanlının çantasında yapılan aramada yaşlı kadına ait yaklaşık 1 milyon lira değerinde döviz ve ziynet eşyası ele geçirildi. Gözaltına alınan Mehmet K, emniyete götürülürken, ziynet eşyaları sahibine teslim edildi.Ekiplerin detaylı incelemesinde zanlının bu yöntemle daha önce de 3 kişiyi dolandırdığı, daha çok yalnız yaşayan yaşlıları hedef aldığı ve bu yöntemle yaklaşık 4 milyon liralık dolandırıcılık yaptığı belirlendi.Emniyetteki işlemleri tamamlanan Mehmet K, adliyeye sevk edildi.
Cenazeler Karıştı; Koronavirüsten Ölen Kişiyi Görenler Karantinaya Alındı
Almanya’da hayatını kaybeden Mustafa Özdemir (70) ile Mehmet Zeki Yıldırım’ın cenazeleri karıştı. Türkiye’ye getirilip Trabzon’da toprağa verilen Mehmet Zeki Yıldırım’ın cenazesi, mezar yeniden kazılıp çıkarılarak memleketi Elazığ’a gönderildi. Elazığ’da teşhis için morga giden Yıldırım’ın yakınları ise Özdemir koronavirüsten öldüğü için karantinaya alındı.
Reklam
"Müzik Şehri" Kırşehir'de Kovid-19'A Rağmen Keman Ve Piyano Eğitimleri Sürdürülüyor
KIRŞEHİR (AA) - UNESCO'nun müzik dalında 'Yaratıcı Şehirler Ağı'na Türkiye'den dahil edilen ilk kent Kırşehir'de genç yeteneklerin yetiştirilmesi için keman ve piyano eğitimlerine yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sürecinde de devam ediliyor.Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Cacabey Gençlik Merkezi Müdürü Hakan Avşar, AA muhabirine, Kovid-19 tedbirlerine uygun olarak 10'ar kişiyi geçmeyecek gruplar halinde genç ve çocuklara keman ile piyano eğitimleri verdiklerini söyledi. Avşar, salgın nedeniyle kurslara gelenlerin sayısı azalsa da tedbirleri alarak eğitime devam ettiklerini vurguladı.Müzik öğretmeni Zekiye Çörten de uzun süredir merkezde görev yaptığını, haftanın 4 günü ayda 32 saat keman ve piyano eğitimi verdiğini dile getirdi.Uzun süredir kurslara devam eden öğrencileri olduğunu anlatan Çörten, 'Öğrencilerimiz buranın ortamını çok seviyor. Sevdikleri için de devam etmek istiyorlar. Aileleri de çocukların ilgisinden memnun. Çocuklarımızla konuşuyoruz, ilerleyen yaşlarda da müziğe devam etmek istiyorlar.' şeklinde konuştu.
Kosova Halkı Kovid-19 Aşılarının Artık Ülkelerine De Ulaşmasını Bekliyor
PRİŞTİNE (AA) - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısının henüz ulaşmadığı Balkan ülkelerinden Kosova'da halk, bir an önce aşılama çalışmalarına başlanmasını sabırsızlıkla bekliyor.Sipariş edilen aşıların şubat içinde ülkeye ulaşması planlanırken, halk aşılamada çok geç kalındığını düşünüyor.Kosova Sağlık Bakanı Armend Zemaj, ülkesinin aşı tedariki, saklanması ve aşılama programına ilişkin tüm süreci tamamladığını belirterek aşıların bu ay teslim edileceğini söyledi.Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada da Pfizer/BioNTech aşısı için 500 bin dozluk anlaşma yapıldığı ayrıca Kovid-19 Aşıları Küresel Erişim Programı (COVAX) kapsamında 360 bin kişinin aşılanması için gerekli doz miktarının sağlanacağı ifade edildi.Halk gecikmeyi ekonomik nedenlere bağlıyorİlk Kovid-19 vakasının 13 Mart 2020'de tespit edildiği Kosova'da halen 6 bin 500 civarında aktif vaka bulunuyor.Aşılanma çalışmalarına bir an önce geçilmesini bekleyen Kosova halkı, yaşanan gecikmeyi ekonomik nedenlere bağlıyor.Başkent Priştine'de yaşayan Alza Kryeziu, aşılama kampanyasına gönüllü olarak başvuracağını belirterek 'Kosova, salgınla mücadelede katı tedbirler aldı ve bunların olumlu etkisini de gördü. Aşıların tedarik edilmesinde ise bu etkiden uzaklaştık.' dedi.Fidan Kozhani ise aşıların gecikmesinde ülkedeki olumsuz ekonomik şartların önemli rol oynadığını savunarak 'İlk aşılananlar arasında olmak isterim. Gelişmiş ülkeler imkanları dahilinde hemen aşılamaya geçti. Bizler geç kaldık.' diye konuştu.Aurora Krasniqi, Kovid-19'a karşı bir an önce aşılanmak istediğini söyleyerek salgınla mücadelede bunun önemli bir adım olduğunu vurguladı.Agron Bajgora ise Avrupa'daki ülkelere kıyasla yaşanan gecikmeye karşı da sabırlı olunması gerektiğini ifade etti.Balkanlar'da Kosova'nın yanı sıra Kuzey Makedonya, Karadağ ve Bosna Hersek'te de henüz aşılama çalışması başlamadı.
Kayseri Merkezli 3 İlde Düzenlenen Fetö/Pdy Operasyonunda Zanlılardan 6'Sı Adliyeye Sevk Edildi
KAYSERİ (AA) - Kayseri merkezli 3 ilde, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik operasyonda gözaltına alınan şüphelilerden emniyetteki işlemleri tamamlanan 6'sı adliyeye sevk edildi. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce FETÖ/PDY'nin askerlerden sorumlu 'mahrem imamları' tarafından ankesörlü ve sabit hatlardan aradıkları iddiasıyla gözaltına alınan, çoğunluğu muvazzaf 15 zanlıdan 6'sının emniyetteki işlemleri tamamlandı.Kayseri Devlet Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirilen zanlılar, adliyeye sevk edildi.Diğer şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.Kayseri, Ankara ve İstanbul'da 2 Şubat'ta farklı adreslere düzenlenen operasyonda 15 zanlı gözaltına alınmıştı.
Reklam