onedio
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, "1915 Çanakkale Köprüsü" Şantiyesinde Açıklamada Bulundu:
ÇANAKKALE (AA) - Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, '(1915 Çanakkale Köprüsü) 'Asırların hayali' için geri sayımdayız diyebiliriz. Artık ana kablo montajına başlıyoruz. Köprümüzün, 18 Mart 2022'de hizmete girmesi için çalışmalarımızı hızla sürdürüyoruz.' dedi.Çanakkale Köprüsü şantiyesi ziyaretinde brifing alan Karaismailoğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada, Türk halkının bağımsızlığının temellerinin atıldığı ve bir Milli Mücadele destanının yazıldığı Çanakkale'de, dünya çapında bir proje için bir araya geldiklerini söyledi.Bugün dev eserlerden birini olan 1915 Çanakkale Köprüsü'ndeki çalışmaları incelemek için kente geldiğini anımsatan Karaismailoğlu, şöyle devam etti:'1915 Çanakkale Köprüsü, artık, dünya ile ulaşımın her modunda bağlanan ve bölgesinde bir lojistik süper güç haline gelen Türkiye'mize kazandırdığımız en büyük projelerden biri. Eşsiz mimarisi ile bir gerdanlık gibi boğazın üzerinde uzanan köprümüz, bugüne dek yapılan dünya ulaştırma ve altyapı projeleri içinde de çok önemli üstünlüklere sahip. Öncelikle, 1915 Çanakkale Köprüsü'nün, dünyanın en uzun orta açıklıklı asma köprüsü unvanına sahip olacağının altını çizmek istiyorum. Diğer yandan dünyada ikiz tabliye olarak tasarlanan nadir asma köprülerden biri olma özelliğine sahip. Tamamlandığında, dünyada 2 bin metre orta açıklığın üzerinde dizayn ve inşa edilen ilk köprü olarak tarihe geçecek.''Dünyanın en yüksek kulelerine sahip asma köprüsü olacak'Karaismailoğlu, 1915 Çanakkale Köprüsü'nün Çanakkale Boğazı üzerinde adeta dünyaya karşı dimdik dururken şanlı tarihimizden pek çok simgeyi de üzerinde birer nişan gibi gururla taşıyacağını dile getirerek şunları kaydetti:'Köprümüzün 318 metrelik çelik kuleleri Çanakkale Deniz Zaferi'nin kazanıldığı 18 Mart 1915'i işaret ederken, iki çelik kule arasındaki 2 bin 23 metrelik orta açıklık Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümünü sembolize edecektir. 318 metrelik kule yüksekliği ve 16 metrelik mimari amaçlı top mermisi figürüyle birlikte düşünüldüğünde, deniz seviyesinden 334 metre yüksekliğe erişecek ve dünyanın en yüksek kulelerine sahip asma köprüsü olacaktır. Köprümüzün mühendislik altyapısı da şanına yakışır şekilde hayata geçiriliyor. Köprüde 162 bin kilometre uzunluğunda, yani dünyanın etrafında 4 defa dönecek kadar çelik tel kullanılmaktadır. Bölgedeki yüksek rüzgar hızları dikkate alınarak tasarlanan köprümüz, gerek işletme döneminde gerekse de inşaat sırasında oluşacak en elverişsiz rüzgar etkilerine karşı test edilmiş ve bu testlerden başarıyla çıkmıştır. Gerçekleşebilecek büyük depremlere karşı köprümüzün kule temelleri çelik kazıklarla güçlendirilmiş ve zemin üzerinde konumlandırılmış batırma keson tipi temel seçilmiştir.'Bakan Karaismailoğlu, köprünün Avrupa ve Asya ankraj bloklarında imalatların yüzde 99 oranında gerçekleştiğini, askı halatı ve tabliye imalatlarının fabrikalarda devam ettiğini bildirdi.Ana kablo imalatlarının tamamlandığını anlatan Karaismailoğlu, '304 adet tel demetinden oluşan ana kablonun 236 adedi şantiye depo sahasına intikal ettirildi. Fabrikada tabliye imalatları kapsamında panel imalatları tamamlanarak, blok imalatlarında ise yüzde 63 fiziki gerçekleşme sağlandı. 1915 Çanakkale Köprüsü kedi yolu servis platformu montaj çalışmaları kapsamında kedi yolu döşeme ve yan korkuluklarının montaj çalışmaları da sonlandı. İtme-sürme yöntemi ile yapım çalışmaları devam eden 680 metre uzunluğundaki Asya yaklaşım viyadüğünün yüzde 96'sı fiziki gerçekleşmeye ulaşıldı.' diye konuştu.'Köprümüzün, 18 Mart 2022'de hizmete girmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz'Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, otoyol çalışmaları kapsamında proje başlangıcı olan Malkara Kavşağı ile Umurbey (Çanakkale Kavşağı) arasındaki 83,4 kilometrelik kesimde toprak işleri, sanat yapıları ve üst yapı çalışmalarının devam ettiğini kaydetti.318 metre yüksekliğindeki köprülerin son bloğunun 16 Mayıs 2020'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katıldığı bir törenle yerleştirildiğini hatırlatan Karaismailoğlu, şöyle devam etti:'Geçtiğimiz ocak ayında da köprümüzün ana halatlarının çekilmesi sırasında çalışma platformu olarak kullanılacak olan 4 bin 330 metre uzunluğundaki kedi yolunu tamamladık. 'Kedi yolu' diye tabir edilen ana halatların çekilmesinde faydalanılacak bu çalışma platformu köprü yapımlarındaki en önemli eşik noktalarından biridir. Bugüne kadar görevli şirket tarafından 1,985 milyar avroluk iş yapılmış, kamulaştırma çalışmalarına ise 533 milyon lira harcama yapılarak hayata geçirilen bu dev eser inşallah çok yakında halkımızın hizmetinde olacak. 'Asırların hayali' için geri sayımdayız diyebiliriz. Artık ana kablo montajına başlıyoruz. Köprümüzün 18 Mart 2022'de hizmete girmesi için çalışmalarımızı hızla sürdürüyoruz.'Karaismailoğlu, 2019 yılında tamamı hizmete sunulan İstanbul-İzmir Otoyolu, Edirne-İstanbul-Ankara Otoyolu ile İzmir-Aydın ve İzmir-Çeşme otoyolları birleşerek Türkiye ekonomisinin omurgasını oluşturan Marmara ve Ege bölgelerini çağdaş bir otoyol ağıyla birbirine bağladığının altını çizdi.Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün de dahil olduğu toplam 400 kilometre uzunluğundaki Kuzey Marmara Otoyolu'nun tamamının trafiğe açıldığını hatırlatan Karaismailoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'1915 Çanakkale Köprüsü ve 101 kilometre uzunluğundaki Malkara-Çanakkale Otoyolu'nun da hizmete girmesiyle Marmara Otoyol Entegrasyonu tam anlamıyla sağlanmış olacaktır. Bir başka deyişle bugün dünyanın en önemli ticari koridorlarının kesiştiği bir nokta haline gelen Marmara Bölgemizi çevreleyen Marmara Ringi tamamlanacaktır. Çanakkale Boğazı’ndan devam etmekte olan feribot geçişi, özellikle yaz aylarında hem yolculara hem de Çanakkalelilere dayanılmaz bir çile çektiriyordu. Köprümüz tüm bu zorlukları ortadan kaldıracak, Çanakkale'de ve bölgesinde yaşamı adeta kökten değiştirecektir. 1915 Çanakkale Köprüsü, feribotla 30 dakikada geçilen ancak bekleme süresiyle çoğu zaman saatler süren Çanakkale Boğazı'ndan geçiş süresini altı dakikaya kadar indirecek. Proje tamamlandığında yıllık zaman tasarruf tutarı 465 milyon liraya, akaryakıt tasarruf tutarı ise 102 milyon liraya ulaşacak. Kısaca her yıl toplam 567 milyon lira tasarruf sağlayacağız.''Milyonlarca insanı her anlamda birbirine bağlayacak'Bakan Karaismailoğlu, 1915 Çanakkale Köprüsü'nün altında Türkiye'nin müreffeh yarınlara taşıyacak, memleketin pek çok noktasına bereket getirecek bir akıl yattığına değindi.1915 Çanakkale Köprüsü'nün Türkiye'nin tarımının, sanayisinin ve turizminin en bereketli olduğu bölgeleri dünyayla bağlayıp ülkeyi bütünsel kalkınma hedeflerine götürecek yeni ticari koridorlar oluşturacağının aktaran Karaismailoğlu, şunları dile getirdi:'Köprümüz, 1915 Çanakkale Köprüsü ve Malkara Çanakkale Otoyol Projesi, özellikle Ege, İç Anadolu'nun batısı, Adana-Konya aksı ve Batı Akdeniz ile Trakya-Avrupa arasındaki yük ve yolcu taşımacılığında İstanbul'a önemli bir alternatif olacaktır. Ege'nin, Akdeniz'in, İç Anadolu'nun ihracat ürünleri birkaç saat içerisinde kesintisiz bir ulaşımla Avrupalı alıcılarına ulaşacaktır. Marmara ve Ege bölgelerindeki limanlar, demiryolu ve hava ulaşım sistemleriyle köprünün sağladığı kara yolu entegrasyonu sayesinde etkin ve hızlı şekilde bağlanacaktır. Proje, köprünün konumundan kaynaklı olarak sadece boğazın iki yakasını değil, bölgedeki ve bölge ile bağlantılı coğrafyalardaki milyonlarca insanı her anlamda birbirine bağlayacaktır.'Karaismailoğlu, Türkiye'nin demir yolunda yüksek hızlı tren ağını genişletmiş, hızlı tren koridorları oluşturmuş, yerli bir demiryolu endüstrisi oluşturmuş, lojistik merkezlerle ülkesinin rekabet kabiliyetini güçlendiren, İpek Demiryolu'nun merkez ülkesi konumuna gelen bir ülke olacağını vurguladı.Türkiye'nin dev limanları, gemi inşa alanında marka yapan tersaneleri, güçlü deniz ticaret filosuyla deniz ülkesi kimliğini yeniden hatırlamış bir ülke olacağına değinen Karaismailoğlu, şunları kaydetti:'Yeni havaalanlarıyla sadece bölgesel değil, kıtalar arası konumunu güçlendiren, havacılık endüstrisinde söz sahibi olan bir ülke olacaktır. Kendi milli uydularını üreterek uzayda söz sahibi olurken, haberleşme sistemleri ile bilgi toplumuna geçen, bilişim teknolojilerinde ve yazılımda üretici vasfına sahip bir ülke olacaktır. Yaptığımız işler karşısında, ileri görüşlülüğümüzü anlamayanlar, geçmişe ve gelecek nesillere duyduğumuz sorumluluğu idrak edemeyenler oluyor. Ama biz biliyoruz ki tarih konuşanları değil iş yapanları, aziz şehitlerimiz gibi yolundan dönmeyenleri yazacak. İnsanlık, cephede en önde koşanları, vatan için canını ve ömrünü feda etmekten kaçınmayanları, gece gündüz milletine hizmet edenleri, 'olmaz' diyenlerin karşısına 'olur' diyerek dikilenleri unutmayacak. Biz, attığımız her adımda şanlı tarihimize ve parlak geleceğimize duyduğumuz sorumlulukla hareket ediyoruz. Bugün bu cennet vatana layık olacak işlerin altından kalkamazsak ne bu topraklarda yatan kahraman şehitlerimize borcumuzu ödeyebiliriz, ne de yarın kendi evlatlarımızın rızasını alabiliriz.'
Ak Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş, Gaziantep Üniversitesindeki Fotoğrafa İlişkin Konuştu:
İSTANBUL (AA) - AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Gaziantep Üniversitesini ziyaretindeki fotoğrafa ilişkin olarak, 'Benim bir siyasi kimliğim var, bir de öğretim üyesi kimliğim var. Gaziantep Üniversitesi Rektörü Sayın Arif Özaydın'a yapmış olduğum ziyaret, siyasi bir ziyaret değildir, bütün konuşmalar ortadadır. Her şeyi politik malzeme olarak görmek isteyenlerin hevesleri kursaklarında kalır, buradan bir şey çıkmaz.' dedi.Kurtulmuş, internet medyası temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda, Gaziantep Üniversitesi ziyaretinde rektörlük makamına oturduğu fotoğraf konusunda bir soruya, şu karşılığı verdi:'Gaziantep'teki 10-15 dakikayı geçmeyen ziyaretimizden nasıl böyle bir sonuç çıkardılar, bunu anlamak mümkün değil. Benim bir siyasi kimliğim var, bir de öğretim üyesi kimliğim var. Ben 2014 yılında Başbakan Yardımcısı olana kadar üniversitede ders vermeye devam ettim. Medyada -bir tanesi de Nevzat Bey'dir- bürokrasinin, üniversitenin içerisinde çok sayıda öğrencim vardır. Gaziantep Üniversitesi Rektörü Sayın Arif Özaydın'a yapmış olduğum ziyaret, siyasi bir ziyaret değildir, bütün konuşmalar ortadadır. 20'ye yakın basın mensubu orayı izlemiştir ve bir kelime siyasetten bahsedilmemiştir. Kaldı ki Arif Özaydın, benim İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesindeki doktora öğrencilerimden birisidir. Ben o odaya gidip Arif Özaydın'ı ziyaret etmekten büyük bir keyif aldım, Arif Bey de hocasını makamında karşılayan bir öğrenci olarak konuşmalarına başlarken hislendi, duygulandı, gözleri yaşardı.'Ziyaretin 'hoca-talebe ilişkisi içerisinde' yapıldığını belirten Kurtulmuş, şunları söyledi:'Her şeyi politik malzeme olarak görmek isteyenlerin hevesleri kursaklarında kalır, buradan bir şey çıkmaz. Bu, gerçekten insani durumu da politize etmeye çalışan bir şeydir. Orada ben kısa bir süre bulundum, konuşmalarım da ortadadır. Üniversitelerin asla politize edilmemesini, üniversitelerin bilim, araştırma, geliştirme yuvaları olduğunu, Gaziantep Üniversitesinin de bu özelliklerini güçlendirerek Gaziantep şehriyle bütünleşik bir şekilde çalışmaları gerektiğini anlattım. Orada bir hoca olarak bulundum. Sadece politik kimliğim yok, hoca olarak da bulundum. Bir öğrencimin öyle bir makama gelmiş olmasından duyduğum memnuniyetle o odaya gittim, Sayın Rektör Hocamız da hocasını karşılamış olmanın verdiği sevinçle, duyguyla bize yerini gösterdi. Orada kimse el pençe divan durmuyor karşımızda. Ben bırakın politik ilişkiler üzerinden bir hiyerarşi oluşturmayı, arkadaşlar da bilirler hocayken bile öğrencilerimle aramda en ufak bir mesafe koymamayı başarmış birisiyim. Buradan böyle bir politik mesele, tartışma çıkarmak, iktidarı vurmak için 'Aman ne güzel elimize bir fırsat geçti' zannedenlere itham ederim. Bu, fevkalade kötü niyetli bir yorumdur, ufak bir ziyareti politize etme gayretidir. Meselenin aslı hoca-talebe ilişkisi içerisinde yapılan bir ziyarettir ve burada asla, bir kelime dahi politika konuşulmamıştır, bütün kayıtları ortadadır. Kaldı ki biz, kusura bakmasınlar üniversitelere nasıl siyaset sokulduğunu gayet iyi biliriz ve onlardan çok çekmiş olan bir neslin temsilcileriyiz. Dolayısıyla samimi bir dostluk ziyaretidir, hocanın talebesini ziyaretidir, talebesinin de o sevinçle hocasını karşılaması. Nihayetinde ev sahibi bize nereye otur derse oraya oturacağız. Misafir, ev sahibinin gösterdiği yere oturur. Bu, bir makamı işgal değildir. İşleri güçleri, zihinleri tersine çalışanların bu konuyu tekrar düşünmeleri ve yaptıkları nezaketsiz tavırlardan dolayı da mahcup olmalarını dilerim.'
Kırklareli'nde Kuruma Noktasına Gelen Barajlar Son Yağışlarla Suyla Doldu
KIRKLARELİ (AA) - Kırklareli'nde sağanak ve kar erimeleri, barajların su seviyelerini artırdı. Devlet Su İşleri 112. Şube Müdürlüğünden alınan verilere göre, Kırklareli'ndeki 4 baraj son yağışlarla doldu.Barajlarda, Aralık 2020'de 58 milyon 197 bin metreküp olarak ölçülen su seviyesi, yağışlarla 201 milyon 397 bin metreküpe çıktı.Edirne'ye de içme suyu sağlanan Kayalıköy Barajı'nda kuraklığa bağlı olarak su miktarı, dip seviyelerine düşmüş, bu nedenle Barajdan bu kentte içme suyu aktarımı durdurulmuştu. Son yağışlarla Kayalıköy Barajı'ndaki doluluk oranı, yüzde 56'lara yükseldi.Kırklareli Barajı'nda doluluk oranı yüzde 62, Çayırdere Barajı'nda yüzde 33, Armağan Barajı'nda ise yüzde 74 olarak ölçüldü. Kayalı'da çiftçilik yapan Gökhan Uyanık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, barajdaki su seviyesinin artmasının kendilerini umutlandırdığını ifade etti.Kayalıköy Barajı'nın su seviyesinin bu kadar kısa sürede artmasına ilk kez şahit olduklarını anlatan Uyanık, 'Son iki yağışta aldığımız su güzel oldu. Barajımız su seviyesi yüzde 6'ya kadar düşmüştü. Çocukluğumdan beri ilk kez barajı öyle görmüştüm. Ama Allah'a şükür yağmur ve karla gelen su doluluk oranını arttırdı. Burada gördük ki su velinimettir.' dedi.Uyanık, yine de su tasarrufunun öncelik haline getirilmesi gerektiğini kaydetti.
Anket: Boğaziçi Direnişi'ni Destekliyor musun?
Doktora tezinde intihal olduğu iddia edilen, gökten adeta zembille inercesine Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör atanan Melih Bulu istifa etmiyor. Bir aydır eylemler devam ediyor. Son günlerde büyüyen eylemler sokakta, tartışmalar sosyal medya da büyüdü. Biz de size 7 soruluk bir anket hazırladık.kapak tweeti: kirsalsol
Portekiz, Akdeniz'de Düzensiz Göçmenlere Yasa Dışı Muamele İddiaları Üzerine Frontex Yönetiminin Toplanacağını Duyurdu
MADRİD (AA) - Avrupa Birliği (AB) dönem başkanlığını yürüten Portekiz, Akdeniz'de düzensiz göçmenlere yapılan yasa dışı muamelelere göz yumduğu iddialarıyla gündeme gelen AB Sahil Güvenliği ve Sınır Ajansı (Frontex) yönetiminin toplanacağını açıkladı. Portekiz İçişleri Bakanı Eduardo Cabrita, Avrupa Parlamentosu Sivil Özgürlükler, Adalet ve İçişleri Komitesinin dün yapılan oturumundaki konuşmasında, Frontex'in hedeflerine ulaşmasının garanti edilmesi gerektiğini ve bu nedenle yönetimin toplanacağını söyledi.Cabrita, 'Sınırlarımızı savunmak için ortak bir güç oluşturmaya yönelik kararlar alıyoruz. Bu nedenle Frontex'in temel haklar konusunda hukukun üstünlüğü kurallarına uygun hareket etmesi esastır.' diye konuştu.Frontex'in organizasyon yapısının tamamlanması ve performansıyla ilgili inceleme mekanizmalarının kurulması gerektiğini vurgulayan Cabrita, martta yapılması öngörülen AB Adalet ve İçişleri Konsey Toplantısı'ndan önce Frontex yönetiminin toplanacağı bilgisini paylaştı. Bazı sivil toplum kuruluşlarının araştırmalarında Frontex, deniz yoluyla gelen düzensiz göçmenlerin, Yunanistan tarafından yasa dışı şekilde Türkiye'ye gönderilmesine göz yummakla suçlanmıştı.
Pakistan'da Tutuklu 17 İranlı Balıkçı Serbest Bırakıldı
ANKARA (AA) - İran, Pakistan kara sularını ihlal ettikleri gerekçesiyle yaklaşık 4 ay önce tutuklanan 17 balıkçının tahliye edilerek ülkeye döndüğünü duyurdu. İran resmi ajansı IRNA'nın haberine göre, Pakistan'da tutuklu bulunan 17 İranlı balıkçı serbest bırakıldı. Serbest bırakılan İranlı balıkçıların ülkeye döndüğü belirtildi. Yaklaşık dört ay önce yanlışlıkla Pakistan'ın kara sularına giren İranlı balıkçılar, Pakistan güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınmış, daha sonra tutuklanarak cezaevine konulmuştu.
Reklam
Hamileler Ve Emziren Anneler İçin Kovid-19 Aşısı Önerisi
İSTANBUL (AA) - Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, Türkiye'de uygulanan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısı cinsinin hepatit aşısına benzerliği nedeniyle gebelik esnasında ya da emzirme döneminde güvenle kullanılabileceğini bildirdi. Prof. Dr. Buyru, yaptığı yazılı açıklamada, salgın sürecinde en çok merak edilen sorulardan birinin 'Hamileler ve emziren anneler aşı yaptırmalı mı, yaptırmamalı mı?' olduğunu aktardı. Başlangıçta aşının yan etkileri tam olarak bilinmediği için hamilelere ve emziren annelere önerilmediğini anımsatan Buyru,'30 Ocak'ta Pfizer BioNTech tarafından geliştirilen mRNA aşısının güncellenen kılavuzunda, aşının hamilelere ve emziren annelere de uygulanabileceği yer aldı.' bilgisini verdi.Aralık 2020 itibarıyla toplumsal bazda aşı yapılmaya başlandığını hatırlatan Buyru, Avrupa ülkeleri ve Türkiye'de daha sonra elde edilen bilgilerle gebelere de aşı yapılabileceği, bunun bebek ve anne açısından olumsuz bir sonucunun olmayacağına ilişkin yapılan çalışmalar arttıkça aşıya daha güvenle yaklaşır hale geldiklerini ifade etti. Prof. Dr. Buyru, Türkiye'de uygulanan inaktif aşılara değinerek, şöyle devam etti:'Biliyoruz ki Türkiye'de uygulanan aşının, aşı cinsi hepatit aşısına benzerliği nedeniyle gebelik esnasında ya da emzirme döneminde de güvenle kullanılabilir. mRNA aşılarıyla ilgili bilinenler daha azdı. Bu aşılar bilindiği üzere teknolojik olarak yeni ve ilk kez uygulandı. mRNA aşıları da gebelik sürecinde kullanılabilir. Çünkü hastalığın ölümcül ve ağır seyri hem bebek hem de anne açısından ciddi risklere neden olabiliyor. Hastalığın hangi gebede ağır, hangi gebede hafif seyredeceğini bilmediğimiz için aşıların önemi büyük.' 'Koronavirüs, anne ve bebek kaybına yol açan bir enfeksiyon'Buyru, özellikle personeli başta olmak üzere diyabet, tansiyon gibi sistemik hastalığı olan gebelerin aşılanmasının, hastalık risklerinden korunmak için daha ağır bastığını belirterek, risk altında olan hamilelerin aşılanması önerisinde bulundu. Kovid-19'un hamileler için büyük bir risk olduğuna dikkati çeken Buyru, 'Koronavirüs, hem anne hem bebek kaybına yol açan bir enfeksiyon. Önceki viral enfeksiyonların hiçbirine benzemiyor. Bulaşma, tedavi ve hastalığın nasıl seyredeceği konusunda hala bilinmezler çok fazla. Buna bugünkü mutasyonları da eklediğimizde gerçekten herkesin korkması gereken bir hastalık olarak karşımıza çıkıyor. Hastalığın anneye ve bebeğe getireceği riskler göz önünde bulundurulunca aşı yaptırmak daha güvenli.' değerlendirmesini yaptı.'Gebe kalmayı planlayanlar ve tüp bebek tedavisi düşünenler öncesinde aşı yaptırmalı'Prof. Dr. Buyru, hamile kalmaya karar verenlerin öncesinde aşı yaptırmaları gerektiğini aktararak, şunları kaydetti:'Hamile kalmaya karar verip aşılama programına dahil olan ya da aşılama programına dahil olup gebe kalmayı planlayan çiftler var. Bunlarda da aslında ikinci doz aşıyı bekleyip yeterli bağışıklık oluştuktan sonra gebeliği planlamak ya da tüp bebek gibi bir tedavi yapılacaksa ve çift aşılama sürecindeyse en azından ikinci doz aşıyı bekleyip ondan sonra tedaviye başlamak daha uygun olur. Kılavuzlar baştan 2 ay kadar bir süre beklemeyi öneriyordu. Bugün biliyoruz ki ikinci doz aşıdan hemen birkaç gün sonra, bir hafta sonra yeterli antikor oluşumu gözleniyor. Antikor oluşumu kişinin çevresinin korunması açısından da önemli. İkinci doz aşı yapıldıktan sonra gebelik planlamalarında ya da tüp bebek tedavisi düşünüyorlarsa ikinci doz aşıdan sonra yaptırmalarında yarar var.'
Adana'da Uyuşturucu Ele Geçirilen Araçtaki 3 Şüpheli Yakalandı
ADANA (AA) - Adana'da bir araçta 50 gram sentetik uyuşturucu, 1 gram eroin ve 134 uyuşturucu hap ele geçirildi, 3 şüpheli gözaltına alındı.İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Karataş ilçesi Yüzbaşı Mahallesi'nde yaptığı uygulamada durdurduğu aracı aradı.Araçta 50 gram sentetik uyuşturucu, 1 gram eroin, 134 uyuşturucu hap ve uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi, 3 şüpheliyi gözaltına aldı.
Reklam
Kazakistan Yapay Zeka İçin 5 Yıl İçinde 1 Milyar Dolar Yatırım Yapacak
NUR SULTAN (AA) – Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, ülkede gelecek 5 yıl içinde yapay zekaya 1 milyar dolardan fazla yatırım yapılacağını söyledi. Avrasya Ekonomik Birliğine (AEB) üye ülkelerin hükümet başkanları Kazakistan’ın Almatı şehrinde düzenlenen Almatı Dijital Forumu-2021’de bir araya geldi. Kazakistan Başbakanı Askar Mamin’in ev sahipliğinde gerçekleşen foruma Rusya, Belarus, Kırgızistan, Özbekistan, Ermenistan başbakanları katıldı. Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, forumun açılış törenine gönderdiği video mesajında geleceğin teknoloji ve inovasyonda olduğunu belirtti. Tokayev, Kazakistan’ın da gelecek 5 yıl içinde yapay zeka alanına 1 milyar doların üzerinde yatırım yapmayı planladığını kaydederek, “Bu amaçla, Dünya Bankası iş birliğinde Nazarbayev Üniversitesinde ulusal yapay zeka merkezi kuruluyor. Birlik (AEB) ve bölgedeki tüm ortaklarımızı söz konusu alanda çok yönlü iş birliğine davet ediyoruz.” ifadesini kullandı.
Maarif Vakfının Azerbaycan'da Okul Açabilmesi İçin Mutabakat Sağlandı
BAKÜ (AA) - TOLGA ÖZGENÇ - Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün, Azerbaycan'da okul açabilmek için gerekli mutabakatın sağlandığını belirterek, 'Kovid-19 pandemisini de dikkate alarak doğrusu ihtiyatlı davranmak lazım ama hedefimiz 2021 yılında Bakü'de Maarif Vakfının ilk okulunu açmaktır.' dedi.Bakü'deki temaslarını AA muhabirine değerlendiren Akgün, 2017'den bu yana Azerbaycan ile eğitim konularını görüştüklerini belirterek, 'Bir millet iki devlet' söyleminin sadece sözde olmadığını, Karabağ'ın azad edilmesinde görüldüğü gibi gerektiğinde fiiliyatta da olduğunu söyledi.Türkiye'deki 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ülkedeki Fethullaçı terör örgütü (FETÖ) yapılanmasını tasfiye etmesi nedeniyle Azerbaycan yönetimine teşekkür eden Akgün, 'Şimdi kendi okullarımızı Azerbaycan'da da açmak ve küresel anlamda sahip olduğumuz kaliteli eğitim birikimini Azerbaycan halkına da taşımak istiyoruz.' diye konuştu.Bu amaçla Azerbaycan Eğitim ve Dışişleri Bakanlıklarıyla görüştüklerini ifade eden Akgün şunları kaydetti:'Uzunca bir süredir çalışmış olduğumuz bir anlaşma metnimiz vardı. Gururla, sevinçle söyleyebilirim ki bu anlaşmanın üzerinde mutabakat sağladık. İmzası önümüzdeki haftalarda Sayın Eğitim Bakanımızın Türkiye yapacağı ziyarette, Ankara'da atılacak. Biz bu anlaşma sonrasında, Azerbaycan'da da başta Bakü olmak üzere ilk okulumuzu açacağız. İnşallah Azerbaycan’ı, Maarif Vakfının okulunu açtığı 44. ülke olarak görmek istiyoruz. Bu konuda hazırlıklarımız da devam ediyor.'Bu anlaşmayla hemen Bakü'de bir ofis açacaklarını bildiren Akgün, 'Kovid-19 pandemisini de dikkate alarak doğrusu ihtiyatlı davranmak lazım ama hedefimiz 2021 yılında Bakü’de Maarif Vakfının ilk okulunu açmaktır.' ifadesini kullandı.Bakü'de açılacak okulun, anaokulundan liseye kadarki sınıfları kapsayacak K 12 düzeyinde olacağına işaret eden Akgün, Azerbaycan ile IT teknolojilerinin kullanımı konusunda öğretmen eğitimi, tecrübe paylaşımı, müfredat geliştirme kursu gibi birçok alanda iş birliği yapacaklarını söyledi.'İşgalden kurtarılan topraklarda da eğitime katkı sağlamak istiyoruz'Karabağ'da çok büyük bir zafer kazanıldığını, tüm Türkiye'nin bu zaferle heyecan yaşadığını dile getiren Akgün, Maarif Vakfının işgalden kurtarılan topraklarda da eğitime katkı sağlamayı amaçladığını bildirdi.Akgün, 'Şunu samimiyetle dile getirdik. Eğer Karabağ'ın yeniden inşasında oradaki sosyal, sivil hayatın yeniden kurulmasında, eğitim anlamında bize düşen bir görev varsa biz her türlü desteğe hazırız.Bu çerçevede onların bize göstereceği yerlerde okul açma konusunda da hazırlığımızı yapıyoruz.Tabii ki siyaseten öncelikli olarak Karabağ’ın güvenlik sorunlardan başlanmalı, mayınların temizlenmesi, hangi şehirlere ne kadar nüfusun yerleşeceği konusunda Azerbaycan hükümetinin şu anda yapmakta olduğu stratejik planlama süreçlerinin tamamlanması belli bir zaman alacaktır. Bunu ifade ettik, Biz Karabağ'ın yeniden inşasında eğitim alanında var olmak istiyoruz, bütün birikimimiz de orada kardeşlerimizin gelişmesi kalkınması anlamında kullanmaya hazırız.' dedi.Azerbaycan'ın beklentisi doğrultusunda uluslararası statüde okullar açacaklarını kaydeden Akgün, şunları söyledi:'Belli başlı uluslararası eğitim sertifikasyonları var. Tabii bunların kazanılması belki zaman alabilir ama biz gerçekten İB ya da Cambridge sertifikası olan ama öncelik olarak Azerbaycan müfredatının esas alındığı bir okul tasarlıyoruz. Bunu şunun için söylüyorum yani Maarif Vakfı eğitim stratejisinin temelinde esasen o ülkenin ihtiyaç duyduğu kaliteli insan ihtiyacını karşılama vardır. O ülkenin kendi milli kültür ve geleneği içerisinde devletinin standartlarına uymak vardır, iş birliği vardır. Biz Maarif Vakfını emperyalist ülkenin temsilcisi olarak tasarlamıyoruz, tam tersine ilişkileri geliştirmek ve o ülkenin gelişme ve kalkınma planlarında hizmet edecek bir yardımcı araç olarak düşünmelerini istiyoruz.''Maarif Vakfı, ekonomik gelişme ve kalkınma politikalarının bir parçası olarak da görülmeli'Türkiye'nin içe kapanık bir ülke olmadığını, ekonomisiyle, siyasetiyle her zaman dışa açık bir ülke olmak zorunda olduğunu vurgulayan Akgün, “Çünkü bizim ekonomimiz belli bir metaya dayanmıyor. Yani bir petrole, doğalgaza dayanmıyor. Biz dünya ile ticaret yaparak dünya ile yatırım yaparak ve dünyadan yatırım alarak gelişen, kalkınan bir ülkeyiz. Türkiye'nin 800 milyar dolarlık gayrisafi milli hasılasının yarısı Türkiye'nin dış dünyayla kurmuş olduğu sağlıklı ilişkilerden oluşuyor. İthalat, ihracat, turizm gelirleri, yatırımlar ve işçi sermaye hareketleri düşünüldüğü zaman Türk ekonomisinin %50-55'i dış dünyayla kurduğu ilişkiler.' değerlendirmesini yaptı.Akgün, Maarif Vakfının açtığı okullarla, yatırımcılar veya ticaret yapanların ihtiyacı olan ilgili ülkelerin dilini, kültürünü bilen insanları yetiştirdiğine dikkati çekti.Maarif Vakfının büyük ölçüde ekonomik gelişme ve kalkınma politikalarının bir parçası olarak da görülmesi gerektiğini savunan Akgün, vakfın 4 yılda geldiği noktayı şöyle anlattı:'Dünyanın 100 Ülkesi ile yakın bir temas içindeyiz. Buralarla eğitim faaliyetlerimizi düzenleyebilmek adına öncelikli olarak mutabakat imzalıyoruz yani o ülkelerde Türkiye Maarif Vakfının legal kimliğinin, hukuki statüsünün tamamlanması konusunda iş birliği anlaşmaları imzalıyoruz.Bu çerçevede altyapısını tamamladığımız 52 ülkede ofisler açtık bunların 43'ünde de eğitim kurumlarımız var yani okullarımız var, yurtlarımız var, eğitim etüt merkezlerimiz var. Buralardaki 332 okulla hizmet veriyoruz. Toplamda 40 bin küsur öğrencimiz var. Okullara, 15 Temmuz sonrasında, Türkiye’ye devredilen yurt dışındaki FETÖ okullarından 214 okul da dahildir. Dünyanın farklı ülkelerinde FETÖ okullarının devri konusunu yakından takip ediyoruz.'
Burak Aksak'ın Yeni Dizisi 50m2'nin Hamilelik Üzerinden Bambaşka Bir Analizi
Netflix sayesinde yerli diziler artık 45 dakika sürüyor ve o anlamsız bakışmaların olduğu 2 saatlik işkence bitiyor. Bu da bizi yerli dizileri izlemeye daha çok teşvik ediyor. Böyle olunca da Netflix'in yerli dizilerini merakla bekler olduk. Bunlardan biri de Burak Aksak'ın yeni dizisi 50m2. Engin Öztürk ve Aybüke Pusat'ın başrollerinde oynadığı Selçuk Aydemir ve Burak Aksak'ın yönetmenliğini yaptığı dizi  komedi türünde değil ama Muhtar (Cengiz Bozkurt) karakteri L&Mcileri tatmin ediyor :)8 bölümlük diziyi Onedio'daki tanıtım videosundan sonra izledim. Bir mahalledeki kentsel dönüşümden yola çıkarak kurgulanan dizide Gölge karakterinin süreç içinde değişimini izliyoruz. Sosyal medyada okuduğum kadarıyla Muhtar karakterine gülenler, Gölge'yi kahramanlaştıranlar olmuş ama benim favorim Civan karakteri (Spoiler vermiyorum :) )  Ve tabii ki her dizide olduğu gibi sevenler ve sevmeyenler ikiye ayrılmış.
Reklam
Atatürk'ün Niğde'ye Gelişinin 87. Yıl Dönümü Kutlandı
NİĞDE (AA) - Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Niğde'ye gelişinin 87. yıl dönümü düzenlenen törenle kutlandı.Cumhuriyet Meydanı'ndaki törende, Atatürk Anıtı'na çelenk konuldu, saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir, yaptığı konuşmada, Mustafa Kemal Atatürk'ün vizyonu, cesareti ve kararlılığıyla çağdaş ve demokratik bir Türkiye bıraktığını, tüm dünyaya kuşaklar boyunca örnek olan ve olmaya da devam eden büyük lider, eşsiz bir kahraman olduğunu söyledi.Atatürk'ün 'Benim Niğde'ye alakam büyüktür ve ben Niğdelileri her zaman sevmişimdir.' dediğini belirten Özdemir şunları kaydetti:'Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, 5 Şubat 1934'te ilimizi ziyaret ederek şereflendirmişlerdir. Atatürk'ün sevgi ve takdirlerine mazhar olan Niğde halkı, tarih boyunca barışın, hoşgörünün, sevginin ve kardeşliğin temsilcisi olmuş, onlarca siyaset, kültür, bilim ve devlet adamı yetiştirmiş, her daim devletinin yanında olmuştur. Atatürk’ün işaret ettiği ve hedef gösterdiği muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkma doğrultusunda emin adımlarla ilerliyoruz. Atatürk'ü saygı, minnet ve şükran duygularımla yad ediyor, ona ve kahraman silah arkadaşlarına, şehitlerimize ve gazilerimize Allah'tan rahmet diliyorum.'Konuşmanın ardından Niğde Belediyesince düzenlenen '5 Şubat' konulu şiir yarışmasından dereceye giren Feride Özgü Akpınar, Miray Bilgi, Ahmet Cindemir, Berra Eslem Şimşek ve Bengisu Baş'a ödül verildi.Daha sonra Valilik bahçesinde, Atatürk'ün Niğde'ye gelişi ve eski Niğde fotoğraflarından oluşan serginin açılışı yapıldı.Vali Yılmaz Şimşek ve Belediye Başkanı Emrah Özdemir, Valilik Şeref Defterini imzaladı.Törene, AK Parti Niğde milletvekilleri Yavuz Ergun ve Selim Gültekin, CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Cumhuriyet Başsavcısı Harun Karahan, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhsin Kar, İl Emniyet Müdürü Ömer Faruk Karataş, İl jandarma Komutanı Kıdemli Albay Garip Gümüş, bazı siyasi partilerin temsilcileri, kurum müdürleri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
İsviçre'deki Libya Siyasi Diyalog Forumunda, Libya'nın Yeni Geçici Yönetimini Seçme Oylaması Başladı
TRABLUS (AA) - Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde İsviçre'de toplanan Libya Siyasi Diyalog Forumu (LSDF) üyeleri, 24 Aralık 2021'de yapılması planlanan seçimlere kadar Libya'yı yönetecek geçici yürütme otoritesini seçmek için oylama işlemine başladı.BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL) tarafından, Libya'nın farklı kesimleri ve coğrafi bölgelerini temsilen seçilen 74 forum üyesinin katıldığı seçimde, üç üyeli Başkanlık Konseyi ve Ulusal Birlik Hükümetinin Başbakanı seçilecek. 'Liste yöntemine' göre yapılan oylamada, LSDF üyeleri, 4'er adaydan oluşan toplam 4 listeyi oylayacak. Her liste Başkanlık Konseyi Başkanı, Başkanlık Konseyinin 2 üyesi ve Başbakan pozisyonu adayını içeren 4 isimden oluşuyor. Listelerden birinin, ilk tur oylamasında kazanmak için oyların yüzde 60'ını alması gerekiyor. Hiçbiri bu yüzdeyi alamazsa, en yüksek yüzdeyi alan iki liste ikinci turda yarışıyor ve yüzde 50+1 oy alan liste kazanıyor.UNSMIL'in açıkladığı listeler ve listelerde yer alan adayların isimleri şöyle:Birinci liste1- Muhammed el-Bergasi, Başkanlık Konseyi Başkanı2- Ali Ebu el-Hucub, Başkanlık Konseyi Üyesi3- İdris el-Kaid, Başkanlık Konseyi Başkan Üyesi4- Halid Guveyl, Başbakanİkinci liste1- Şerif el-Vafi, Başkanlık Konseyi Başkanı 2- Ömer Ebuşrida, Başkanlık Konseyi Üyesi3- Abdurahman el-Belazi, Başkanlık Konseyi Üyesi4- Muhammed el-Muntasır, BaşbakanÜçüncü liste1-Muhammed el-Menfi, Başkanlık Konseyi Başkanı 2- Musa el-Koni, Başkanlık Konseyi Üyesi3- Abdullah el-Lafi, Başkanlık Konseyi Üyesi 4- Abdulhamid Dibeybe, Başbakan​​​​​​​Dördüncü liste1- Akile Salih, Başkanlık Konseyi Başkanı2- Abdulmecid Seyfunnasr, Başkanlık Konseyi Üyesi3- Usame Cuveyli, Başkanlık Konseyi Üyesi4- Fethi Başağa, Başbakan
Türk Kızılay Afet Beslenme Kapasitesini Güçlendirdi
ANKARA (AA) - Türk Kızılay, afetzedelerin beslenme ihtiyacını karşılamak için 11 ikram aracını daha filosuna kattı. Türk Kızılaydan yapılan açıklamaya göre, Türkiye Afet Müdahale Planı çerçevesinde, herhangi bir afetten etkilenenlerin beslenme ihtiyacını karşılamakla görevli Türk Kızılay, insan kaynağı ile malzeme kapasitesini artırmaya devam ediyor.Bu kapsamda, ülke genelinde 427 bin 600 kişilik afet beslenmesi kapasitesi bulunan Türk Kızılay, araç filosuna 11 yeni ikram aracı kattı.Afet ve acil durumlar sonrasında bölgeye hızla hareket edebilecek ve her biri 1200 kişiye destek olabilecek şekilde tasarlanan ikram araçlarıyla, öğünde 13 bin 200 kişilik ek kapasite oluşturuldu.Afet bölgesinde 7 gün 24 saat çalışabilecek şekilde tasarlanan araçlar, hizmet sunmaya başlayacakları Kırklareli, İstanbul (2), Düzce, İzmir, Adana, Elazığ, Erzurum, Muş ve Ankara (2) Kızılay Afet Müdahale merkezlerine gönderildi.'Ay sonunda 26 ikram aracımızı daha ülkemizin dört bir yanına göndereceğiz'Açıklamada görüşlerine yer verilen Türk Kızılay Genel Müdürü İbrahim Altan, 'Bu araçlarımız, herhangi bir afet, toplumsal bir olay olduğunda vatandaşlarımızın ilk ihtiyaçlarını karşılayacak. Bu ay sonunda da inşallah 26 ikram aracımızı daha ülkemizin dört bir yanına göndereceğiz.' ifadelerini kullandı.İkram araçlarıyla sürekli beslenme hizmeti sağlayabilen Türk Kızılay, yıl sonuna kadar afet beslenme kapasitesini 613 bin 300 kişiye ulaştırmayı hedefliyor.
Reklam
Diyarbakır Anneleri Oturma Eylemini Kararlılıkla Sürdürüyor
DİYARBAKIR (AA) - Diyarbakır annelerinin dağa kaçırılan çocukları için HDP İl Başkanlığı binası önündeki evlat nöbeti sürüyor.Çocuklarının dağa kaçırılmasından HDP'yi sorumlu tutan Diyarbakır annelerinin, 3 Eylül 2019'da başlattığı oturma eylemi 522. gününde devam ediyor.Van'dan, 5 yıl önce 15 yaşında dağa kaçırılan oğlu Baran için gelerek eylemi sürdüren anne Solmaz Övünç, 23 ailenin çocuğuna kavuştuğunu, kendisinin de ümitli olduğunu söyledi.Çocuklarını istediklerini ifade eden Övünç, 'Eylemimde kararlıyım. HDP'nin önünden son nefesime kadar, oğlumu almadan gitmeyeceğim.' dedi.Oğluna seslenen Övünç, 'Gel, adalete teslim ol. Seni kandırıyorlar. Gel bu hasret bitsin. Devlet sana kucak açmış. Devletine teslim ol.' ifadelerini kullandı.Oğlu Vedat için eylem yapan baba Şehmus Kaya da tek isteğinin evladına kavuşmak olduğunu belirtti.'Oğlum kaçırıldığında dönemin HDP'li yöneticileriyle görüştüm, tehdit edildim.' diyen Kaya, eylemi sürdürmekte kararlı olduklarını anlattı.Kaya, 'Çocuklarımız HDP tarafından PKK'ya teslim edildi. Çocuğumu HDP'den istiyorum. Kimseden korkmuyorum. Mücadeleme devam edeceğim. Sonuna kadar da devletimin yanındayım.' diye konuştu.
Balıkesir'de Darbedilen Kişi Yaşamını Yitirdi
BALIKESİR (AA) - Balıkesir'in Bandırma ilçesinde, bir kişiyi darbederek öldüren zanlı tutuklandı.Bentbaşı Mahallesi Trenyolu Sokak'taki evine girmeye çalıştığı sırada E.O.B. (21) tarafından darbedilen İhsan Maçın (58) ağır yaralandı. Bandırma Devlet Hastanesine kaldırılan Maçın, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Polis ekipleri, olayın ardından kaçan E.O.B'yi yakalama çalışması başlattı.Çevredeki güvenlik kameralarını izleyip 15 tanığın ifadesini alan ekipler, E.O.B. ve yanındaki kız arkadaşı N.N'yi (17) yakaladı. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden E.O.B, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı. N.N. ise serbest bırakıldı. Öte yandan E.O.B'nin N.N. ile içki içtikten sonra sokağa çıktığı ve İhsan Maçın'ı 'kız arkadaşı olan N.N'ye baktığı' bahanesiyle için darbettiği öğrenildi.
Reklam
Türkiye'den Mali'de Meydana Gelen Terör Saldırısına Kınama
ANKARA (AA) - Dışişleri Bakanlığı, Mali'nin Mopti Bölgesi'nde meydana gelen terör saldırısını kınadı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, dost ve kardeş Mali halkına ve hükümetine içten taziyeler sunulurken, hayatını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifa dilendi.Açıklamada, 'Mali’nin Mopti Bölgesi’nde, Boni’deki bir askeri karakolu hedef alan terör saldırısında çok sayıda askerin hayatını kaybettiği ve yaralandığı üzüntüyle öğrenilmiştir. Bu terör eylemini kınıyoruz.' ifadelerine yer verildi.
Barbaros Şansal'ın Havalimanında Darbedilmesi Davasında Tanıklar Dinlenildi
İSTANBUL (AA) - Modacı Barbaros Şansal'ın, Atatürk Havalimanı apronunda darbedilmesine ilişkin davada, 13 sanığın yargılanmasına devam edildi.Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tarafların avukatları katıldı.Duruşmada tanık olarak dinlenilen C.Ö., polis memuru olduğunu, olay günü de Atatürk Havalimanı Suç Önleme ve Araştırma Şube Müdürlüğünde görev yaptığını ifade ederek, şunları anlattı: 'Güvenlik Şube Müdürlüğünde bağlı bir polis ekibi, hakkında gözaltı kararı bulunan kişinin uçakla geleceğini ve bizim uçağa kadar eşlik etmemiz gerektiğini söyledi. Aprona görevli dışında kimse giremeyeceği için biz de Güvenlik Şube Müdürlüğü ekipleriyle inen uçağın oraya gittik. Uçaktaki yolculardan bir kısmı indirildikten sonra müştekiyi uçaktan almak için merdivenden çıktılar. Uçağın kapısında kararı okuyarak müştekiyi aldılar. Ben de o esnada ekiplerin yanındaydım. Müşteki merdivenlerin ortasına geldiğinde bir kargaşa meydana geldi ve herkes bağırıyordu. Bağıranlar arasında küfür duymadım.'Kargaşa çıkaran kişilerin orada bunun yer hizmetlileri olduğunu, bu kişilerin olaydan sonra ifadelerini aldıklarını aktaran tanık C.Ö., bir anda arbedenin çıktığını, 7-8 kişinin müştekiye saldırdığını, kendilerinin de kalabalığın içine girerek müştekiyi kurtardıklarını, kurtarırken kendisinin de yaralandığını ve olaydan uzun zaman geçtiği için olayda saldıran kişileri hatırlamadığını belirtti.Arbede esnasında destek isteme durumu olmadığını da söyleyen tanık C.Ö., müştekiyi olay yerinden alarak ayrıldıklarını ve araçta müştekiye 'İyi misiniz, doktora ihtiyacınız var mı?' diye sorduğunu, müştekinin de 'Hayır, istemiyorum.' dediğini anlattı.Duruşmada tanık olarak dinlenen D.K. de olay günü müştekinin bindiği uçağın kaptan pilotu olduğunu, KKTC'den kalkıştan önce uçak içerisinde sözlü sataşmanın olduğunun tarafına bildirildiğini ancak uçuşa engel herhangi bir olaydan bahsedilmediğini ifade etti.Tanık D.K., Atatürk Havalimanı'na indiklerini dile getirerek, 'Kabin amirleri, yakalama veya gözaltı olan bir şahsın olduğunu ve polislerin alacağına dair bilgi vermedi. Hatırladığım kadarıyla müşteki diğer yolcularla birlikte indirildi. Ben herhangi bir olağanüstü kalabalık görmedim. Gördüğüm kalabalık standart kalabalıktı. Şahıs uçaktan inerken ben kabinde olduğum için iniş esnasını görmedim. Ortam karanlıktı, ben de kokpitte olduğum için şahsa vurulup vurulmadığını görmedim, küfür edilip edilmediğini duymadım.' diye konuştu.Mahkeme, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi. İddianamedenBakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, müşteki Barbaros Şansal hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama' suçundan yürütülen soruşturma kapsamında gözaltı kararı verildiği, Şansal'ın 2 Ocak 2017'de KKTC'den THY'ye ait uçakla saat 22.50 sıralarında Atatürk Havalimanı'na geldiği anlatılıyor.İddianamede, Şansal'ın uçaktan indirilerek ekip otosuna bindirileceği esnada havalimanında yer hizmeti sağlayan şirketin personeli tarafından darbedildiği, tehdit ve hakaret içerikli sözler söylendiği, Şansal'ın da şikayetçi olduğu kaydediliyor.Müştekiyi darbettikleri, hakaret ve tehdit içerikli sözler söyledikleri tespit edilen sanıkların üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri aktarılan iddianamede, müştekinin alınan Adli Tıp Kurumu raporunda, yaralanmasının basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde olduğu ve uzlaştırma raporuna göre tarafların uzlaşmadıklarının görüldüğü bildirildi.İddianamede, 13 sanık hakkında, 'basit yaralama', 'hakaret' ve 'tehdit' suçlarından 1 yıldan 5 yıl dörder aya kadar hapis cezası isteniyor.
Nn Hayat Ve Emeklilik, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası'na İki Yeni Ürün Daha Katıldı
İSTANBUL (AA) - Sağlık alanındaki yatırımlarına hız kesmeden devam eden NN Hayat ve Emeklilik, Tamamlayıcı Sağlık Sigortalarına 'Desteğin Bizden Doktor Online' ve 'Desteğin Bizden Ekstra' olmak üzere iki yeni ürün daha ekledi. NN Hayat ve Emeklilik'ten yapılan açıklamaya göre, dünyanın köklü sigorta ve yatırım yönetimi şirketlerinden NN Group bünyesinde faaliyet gösteren NN Hayat ve Emeklilik, sağlık sektöründeki yatırımlarını sürdürüyor. 'Desteğin Bizden' Tamamlayıcı Sağlık Sigortası ile müşterilerine kolay, uygun ve ulaşılabilir ürün ve hizmetler sunmayı hedefleyen şirket, hizmetlerine iki yeni ürün daha ekledi.NN Hayat ve Emeklilik, 'Desteğin Bizden Doktor Online' ve 'Desteğin Bizden Ekstra' ürünleri ile müşterilerinin ihtiyaçları olduğu her anda yanlarında olmayı ve onlara destek olmayı amaçlıyor.7/24 anlık doktora danışma hizmeti'Desteğin Bizden Doktor Online' ürünü, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası teminatlarına ek olarak, sağlık alanında görüntülü doktor, telefonda danışma ve görüntülü egzersiz hizmetlerini içeriyor.Sektörün öncü hizmetlerini, güçlü dijital altyapı avantajlarıyla müşterilerine sağlayan NN Hayat ve Emeklilik, poliçe başlangıç tarihinden 30 gün sonra profesyonel danışmaya ihtiyaç duyulması halinde psikolog, çocuk doktoru veya ana branş dallarında uzman doktorlarla yılda 5 kez online danışmanlık hizmeti sunuyor.Eğitmen eşliğinde fitness ve pilates derslerinin yer aldığı Online Egzersiz hizmetinden 1 ay boyunca ücretsiz yararlanma imkanı sağlayan ürün kapsamında, müşteri dilerse sonraki derslerde yüzde 30’a varan indirim avantajlarından da yararlanabiliyor. Doktor Online ve check up hizmeti bir arada'Desteğin Bizden Ekstra' paketi ise Doktor Online hizmetlerinin yanı sıra Tamamlayıcı Sağlık Sigortası teminatlarına ek olarak geniş anlaşmalı hastane ağı ile check up hizmeti sağlanıyor.Dahiliye muayene, EKG, 18 parametrenin kontrol edildiği hemogram, LDL kolesterol, total kolesterol, açlık kan şekeri testlerinin dahil olduğu check up hizmeti kapsamında, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri ve romatizmal ve enfeksiyon hastalıklar için genel tarama testleri de ücretsiz yaptırılabiliyor.
Van'da Terör Suçundan 44 Yıl Hapis Cezasına Çarptırılan Sanık Yurt Dışına Kaçmaya Çalışırken Yakalandı
VAN (AA) - Van'da terör soruşturması kapsamında yargılandığı davada 44 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan sanık, yurt dışına kaçmaya çalışırken gözaltına alındı.Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, '44 yıl 6 ay hapis cezası verilen örgüt üyesi C.A'nın terör örgütü PKK'nın dağ kadrosuna katılmak üzere yasa dışı yollarla Irak veya İran'a kaçacağı' şeklinde istihbari bilgi alan Başkale İlçe Emniyet Müdürlüğü TEM Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı.Aşağı Küme köyü yakınlarında görülen C.A'nın yakalanması için operasyon düzenleyen ekipler, zanlıyı kaçmaya çalıştığı esnada havaya uyarı ateşi açarak durdurdu.Gözaltına alınan C.A, tutuklanarak cezaevine teslim edildi.
Reklam