Türkiye'nin İlk Olimpik Veledromu 6 Ay İçinde Tamamlanacak
KONYA (AA) - MELİKE KESKİN - Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Erol Küçükbakırcı, Konya'da hayata geçirilecek Türkiye'nin ilk olimpik veledrom projesinde hafriyat çalışmalarının tamamlandığını, veledromun 6 ay içinde kullanıma hazır hale geleceğini bildirdi.Konya'nın merkez Meram ilçesinde inşa edilecek, uluslararası yarışların yapılabileceği Türkiye'nin ilk olimpik veledromu için hafriyat çalışmaları bitti. Bisiklet sporunda üst düzey bir antrenman ve eğitim alanı konumuna gelmesi planlanan veledrom, 250 metre piste sahip olacak. Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Erol Küçükbakırcı, AA muhabirine, Türkiye'nin olimpik seviyede ilk kapalı veledromuna yıl içinde kavuşacağını söyledi.Daha önce 1952 yılında biri Konya, diğeri Balıkesir'de olmak üzere 2 veledrom yapıldığını ancak teknik imkansızlıklar ve uluslararası standartların değişmesi nedeniyle bu veledromların 70'li yıllarda güncelliğini yitirdiğini anlatan Küçükbakırcı, 'Bu veledromların biri 517 metre, diğeri 500 metre yapılmıştı. Bu yarışta 1 santimetre bile çok önemlidir. Artık o rakamlar geçerli değil. Güncelliğini çoktan kaybetti. Veledromlarda standart ilk olarak 500 metreden sonra 70'li yılarda 333 metreye düştü, sonra 200 metreye indi, ardından 250 metrede karar kılındı. Şu anda dünyada yapılan tüm veledromlar 250 metre.' diye konuştu. Küçükbakırcı, merkez Meram ilçesinde yapılacak veledrom için heyecanlı olduklarını vurgulayarak, şöyle devam etti:'Veledromun ilk olma özelliği ve güzelliği, dünyada olimpiyat oyunlarının yapılabileceği veledromlardan olması. Bunların sayısı dünyada çok yok. 250 metre, 45,5 derece meyilli ve 8,5 metre genişliğinde olan veledrom, inşallah bu sene İslami Dayanışma Oyunları'na yetişecek. Ağustos ayı içerisinde inşallah tamamen hazır hale gelecek.' 'Bisiklet ligi kuracağız'Bisiklet sporuna katkıları ve verdikleri önem dolayısıyla yetkililere teşekkür eden Küçükbakırcı, şunları kaydetti:'2 yıl önce Sayın Cumhurbaşkanımız talimat verdi, 'Konya'ya veledrom yapıyoruz' dedi. Sayın Bakanımızın özel ilgisiyle şu an temel atma aşamasındayız. 6 ay içinde de inşallah veledrom tamamlanacak. Bu veledromun 30-40 yıl önce yapılması lazımdı. Çünkü veledromlarla çok daha başarılı olabileceğimize inanıyorum. Olimpiyatlarda 35 madalya veledromdan geliyor. Biz, ülke olarak bu 34 madalyanın 4-5 tanesini çok rahat alırız. Çünkü şu anda kısa vadelilerde, kısa metrajlarda varız ama uzun metrajlarda kayboluyoruz.'Küçükbakırcı, federasyon başkanlığı görevini alırken, 'Veledromlar yaparak yürüyeceğiz' dediğini belirterek, 'Bisikleti böylelikle geliştireceğiz. Ülkemize 8-10 veledrom yapıldığında, deplasmanlı bisiklet ligi kuracağız. Lig kurulunca, tribünleri hangi spor dolduruyor göreceğiz. Almanya'da bizim zamanımızdan bu yana 14 gün 14 gece yarışları vardır, 14 gün boyunca devam eder. Burada tribünlerde 1 kişilik yer bulamazsınız. Biz bunun bir örneğini ülkemizde yapacağız, bu yarışları ülkemize kazandıracağız.' ifadelerini kullandı. 'Veledromda yarışın her anını izlemek mümkün'İnsanların bisiklet yarışlarına ilgisinin artması için yarışı anbean takip olanağının sağlanması gerektiğinin altını çizen Küçükbakırcı, şunları söyledi:'Yarışçılar yolda gözünüzün önünden 10 saniyede geçip gidiyor. Arkadan sporcunun nereye gittiğini, ne yaptığını takip edemiyorsunuz ama veledromda yarışın her anını izlemek mümkün. Dolayısıyla veledrom tamamlandığında tribünleri göreceğiz, futbol mu seyrediliyormuş, bisiklet mi seyrediliyormuş göreceğiz. İddia ediyorum ki o tribünler sonuna kadar dolacak. Halkımız futbol maçına gider gibi oluk oluk bisiklet yarışları izlemeye gelecek. 'Niye bu yarışlar bu kadar geç kalmış, bu tribünler neden bu zamana kadar yapılmamış' diyecekler.'
Gazze İle Mısır Arasındaki Refah Sınır Kapısı Çift Yönlü Açıldı
GAZZE (AA) - Mısır yönetimi, İsrail ablukası altındaki Gazze Şeridi'nin dünyaya açılan tek kapısı durumundaki Refah'ı çift yönlü geçişlere açtı.Gazze'deki İçişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Refah Sınır Kapısı'nın açılmasıyla Mısır'a geçecek otobüslerin Gazze'den ayrılmaya başladığı belirtildi.Açıklamada, bölgeye dönenleri taşıyan otobüslerin girişlerinin ise öğle saatlerinde başlayacağı ifade edildi.Kapının ne kadar süre açık kalacağına ilişkin bilgi verilmedi.Gazze'de İçişleri ve Ulusal Güvenlik Bakanlığı sözcüsü İyad el-Bezm, dün Hamas ile Fetih hareketlerini Mısır'ın başkenti Kahire'de bir araya getiren Filistin kapsamlı ulusal diyalog görüşmelerinin başlamasıyla eş zamanlı yaptığı açıklamada Refah'ın açılacağını duyurmuştu.Mısır, Refah Sınır Kapısını çift yönlü geçişler için geçen hafta 4 gün süreyle açmıştı. Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına yönelik önlemler kapsamında geçen yıl çift yönlü geçişlere kapatılan Refah Sınır Kapısı, zaman zaman birkaç günlüğüne açılarak kısmi faaliyet gösteriyor. Gazze Şeridi'ne giriş çıkışların yapıldığı sınır kapılarından Refah hariç hepsi İsrail'in kontrolünde bulunuyor.
Zeytinburnu'nda Karaya Oturan Gemi, Denize Doğru Sürüklendi
İSTANBUL (AA) - Zeytinburnu sahilinde karaya oturan 'STREAMLINE' isimli genel kargo gemisi, denize doğru yaklaşık 1 metre sürüklendi.Zeytinburnu Zeyport önlerinde demirli bulunan 108 metre uzunluğundaki Komor Adaları bayraklı 'STREAMLINE', 29 Ocak'ta hava muhalefeti nedeniyle kıyıya sürüklenerek karaya oturmuştu. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne (KEGM) bağlı ekipler, gemide bulunan 3 personeli kurtararak tahliye etmişti.Geminin bugün sabah saatlerinde denize doğru sürüklendiği gözlendi. AA muhabirinin, KEGM yetkililerinden aldığı bilgiye göre, sabah saatlerinde bölgede yapılan incelemede, geminin 20 derece yatık vaziyetini hala koruduğu ve çevre kirliliğine sebep olmadığı belirtildi.Geminin dün yaşanan fırtına nedeniyle su aldığı tahmin ediliyor.
Otomobil Fiyatına Güvercin; 100 Bin Lira
Konya'da, 4'üncü kuşaktır güvercin yetiştiren Seyit Mehmet Gürler (30), evinin bahçesinde kurduğu kümeslerde baktığı güvercinleri 2 bin ile 100 bin lira arasında satıyor. 20 yılda 500 güvercin yetiştirdiğini belirten Gürler, ''Yetiştirdiğim güvercinlerden bazılarını ihraç ediyorum. En son 100 bin liraya güvercin yurt dışına sattım. Katıldığım 'Güvercin Güzellik Yarışması'nda da 27 kupa kazandım'' dedi.
Seyahat İzin Belgesi Nasıl Alınır? e Devlet Seyahat İzin Belgesi Başvurusu...
Koronavirüs tedbirleri kapsamında, şehir değiştirmek zorunda olanlar, şehirler arası yolculuk için Seyahat İzin Belgesi almak zorunda. Hafta sonu uygulanan sokağa çıkma kısıtlamaları sürerken şehirler arası seyahat yasağından muaf olanlar, gerekli belgeler ile yolculuk yapabiliyor. Zorunlu hallerde şehirler arası seyahatlere izin verilecek olanlar, İçişleri Bakanlığına ait 'ebaşvuru' ekranı ya da ALO 199 hattı üzerinden izin belgesi almak zorunda. Peki, Seyahat İzin Belgesi nasıl alınır? 2021 E-Devlet seyahat izin belgesi başvurusu...
Avustralya'da Koala, Önce Zincirlemeye Kazaya Neden Oldu Sonra Direksiyonda Poz Verdi
CANBERRA (AA) - Avustralya'da yolun karşısına geçmeye çalışan koala, zincirleme trafik kazasına yol açtı.Avustralyalı emniyet yetkilileri, ülkenin güneyindeki Adelaide kentinde sabah saatlerinde bir koalanın 6 şeritli otobanda yolun karşısına geçmeye çalıştığını belirtti.Yetkililer, yoldaki aracın, önüne çıkan koalaya çarpmamak için ani fren yaptığını söyledi.Kazaya 5 aracın karıştığını kaydeden yetkililer, olayda can kaybı olmadığını ifade etti.Yetkililer, kazanın trafiğin yoğun olduğu saatlerde meydana gelmesine rağmen sadece hafif yaralılar olduğunu dile getirdi.Direksiyonda poz verdiKazaya karışanlardan Nadia Tugwell, aracından indiğinde gördüğü koalanın kazadan yara almadan kurtulduğuna sevindiğini belirtti.Yolda zarar görmesini önlemek için aracına aldığı koalanın direksiyona geçerek kendisine poz verdiğini aktaran Tugwell, daha sonra koalayı yaban hayatı kurtarma görevlilerine teslim ettiğini belirtti.Görevlilierin daha sonra koalayı otobandan uzakta bir ormana salıverdikleri öğrenildi.Tugwell'in çektiği ve yerel basınla paylaştığı görüntülerde, sevimli koalanın araçta merakla gezindiği görülüyor.
Avustralya'da Koala, Önce Zincirlemeye Kazaya Neden Oldu Sonra Direksiyonda Poz Verdi
CANBERRA (AA) - Avustralya'da yolun karşısına geçmeye çalışan koala, zincirleme trafik kazasına yol açtı.Avustralyalı emniyet yetkilileri, ülkenin güneyindeki Adelaide kentinde sabah saatlerinde bir koalanın 6 şeritli otobanda yolun karşısına geçmeye çalıştığını belirtti.Yetkililer, yoldaki aracın, önüne çıkan koalaya çarpmamak için ani fren yaptığını söyledi.Kazaya 5 aracın karıştığını kaydeden yetkililer, olayda can kaybı olmadığını ifade etti.Yetkililer, kazanın trafiğin yoğun olduğu saatlerde meydana gelmesine rağmen sadece hafif yaralılar olduğunu dile getirdi.Direksiyonda poz verdiKazaya karışanlardan Nadia Tugwell, aracından indiğinde gördüğü koalanın kazadan yara almadan kurtulduğuna sevindiğini belirtti.Yolda zarar görmesini önlemek için aracına aldığı koalanın direksiyona geçerek kendisine poz verdiğini aktaran Tugwell, daha sonra koalayı yaban hayatı kurtarma görevlilerine teslim ettiğini belirtti.Görevlilierin daha sonra koalayı otobandan uzakta bir ormana salıverdikleri öğrenildi.Tugwell'in çektiği ve yerel basınla paylaştığı görüntülerde, sevimli koalanın araçta merakla gezindiği görülüyor.
Tika, Tunus'ta İşitme Engelliler Derneğine Güneş Enerjisi Sistemi Kurdu
ANKARA (AA) - Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Tunus’un Mehdiye bölgesine bağlı El Cem şehrinde işitme engellilere hizmet veren derneğe güneş enerjisi üretim sistemi kurdu.TİKA'nın Tunus Koordinatörlüğü'nün yazılı açıklamasına göre, 1998 yılından bu yana işitme engelli bireylere işitme terapisi, özel eğitim ve sosyal entegrasyon alanlarında hizmet veren El Cem İşitme Engellilere Yardım Derneği (ATAS El Cem) binası TİKA tarafından güneş enerjisi sistemiyle donatıldı.Proje kapsamında dernek binasına monte edilen güneş enerjisi panelleriyle El Cem İşitme Engellilere Yardım Derneğinin elektrik ihtiyacının sürdürülebilir bir şekilde karşılanabilmesinin hedeflendiği belirtildi. Açıklamada, paneller sayesinde derneğin elektrik ihtiyacını kendi imkanlarıyla karşılayabileceği ve böylece tasarruf edilen maddi kaynağın hizmet verdiği işitme engelli bireylerin farklı ihtiyaçları için değerlendirilebileceği kaydedildi.
Tika, Tunus'ta İşitme Engelliler Derneğine Güneş Enerjisi Sistemi Kurdu
ANKARA (AA) - Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Tunus’un Mehdiye bölgesine bağlı El Cem şehrinde işitme engellilere hizmet veren derneğe güneş enerjisi üretim sistemi kurdu.TİKA'nın Tunus Koordinatörlüğü'nün yazılı açıklamasına göre, 1998 yılından bu yana işitme engelli bireylere işitme terapisi, özel eğitim ve sosyal entegrasyon alanlarında hizmet veren El Cem İşitme Engellilere Yardım Derneği (ATAS El Cem) binası TİKA tarafından güneş enerjisi sistemiyle donatıldı.Proje kapsamında dernek binasına monte edilen güneş enerjisi panelleriyle El Cem İşitme Engellilere Yardım Derneğinin elektrik ihtiyacının sürdürülebilir bir şekilde karşılanabilmesinin hedeflendiği belirtildi. Açıklamada, paneller sayesinde derneğin elektrik ihtiyacını kendi imkanlarıyla karşılayabileceği ve böylece tasarruf edilen maddi kaynağın hizmet verdiği işitme engelli bireylerin farklı ihtiyaçları için değerlendirilebileceği kaydedildi.
Oxford'daki Kariyerini Bırakan Bilim İnsanı Üniversitedeki Genç Beyinlere Örnek Oluyor
İZMİR (AA) - TEZCAN EKİZLER - Oxford Üniversitesindeki kariyerini bırakıp, mezun olduğu Ege Üniversitesinde (EÜ) KOAH, astım ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) hastalıklarının erken teşhisinde kullanılacak 'akciğer görüntüleme cihazı' üzerine çalışma yürüten Doktor Öğretim Üyesi Özkan Doğanay, oluşturduğu 20 kişilik genç araştırma grubuna liderlik ediyor.İzmirli 38 yaşındaki, 2 çocuk babası Doğanay, 2007 yılında Ege Üniversitesi Fizik Bölümü'nden mezun olduktan sonra Kanada'nın Toronto kentindeki Ryerson Üniversitesinde burslu yüksek lisans eğitimi aldı. Akciğer görüntüleme sistemleri üzerine çalışmalar yapan Doğanay, yüksek lisansın ardından bir yıl boyunca aynı üniversitede araştırma görevlisi olarak çalıştı. Doktorasını da yine Kanada'da bulunan Western Ontario Üniversitesinde tamamlayan Türk bilim insanı, çalışmalarıyla ulusal kanser araştırma bursunu kazandı. Manyetik rezonans görüntüleme ile radyasyona bağlı akciğer pnomöni erken tanı ve teşhisini sağlayacak teknikler geliştiren Doğanay, 2015 yılında gelen teklif üzerine İngiltere'de bulunan Oxford Üniversitesine geçti. Doğanay, İngiltere'de de akciğer hastalıklarının erken tanı ve teşhisi için görüntüleme teknikleri üzerine çalışmalarda bulundu.EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak'ın daveti üzerine bilimsel çalışmalarını mezun olduğu üniversitede sürdürme kararı alan Doğanay, 2019'da TÜBİTAK tarafından yürütülen 'Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı' kapsamında Türkiye'ye döndü. Çalışmalarına, EÜ Sağlık Bilimleri Enstitüsü bünyesinde TÜBİTAK ve üniversitenin beraber kurduğu akciğer görüntüleme laboratuvarında devam eden Doğanay'a 20 öğrenci de eşlik ediyor. Özkan Doğanay, AA muhabirine, yurt dışına giderken hep aklının bir köşesinde ülkesine geri dönme fikrinin olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başlattığı milli teknoloji hamlesinin Türkiye'ye dönme kararı almasında etkili olduğunu vurgulayan Doğanay, 'Türkiye son yıllarda geliştirdiği teknolojilerle çok başarılı işler yapıyor. Mezun olduğum Ege Üniversitesindeki çalışmaları da hep takip ediyordum. Rektörümüzün daveti üzerine Türkiye'ye dönme kararı aldım. Ne kadar doğru bir karar aldığımı bir yıldır yaşayarak görüyorum.' diye konuştu. Türkiye'ye dönme kararı aldığında eşinin de kendisine destek verdiğini anlatan Doğanay, özellikle çocuklarının çok mutlu olduğunu ifade etti. İngiltere'de beraber çalıştığı bilim insanlarının verdiği karara şaşırdığını belirten Doğanay, şöyle konuştu:'Hocalarım bu durumu iyi karşılamadı ama sonuçta bu benim kararımdı. Türkiye'de geliştirdiğimiz görüntüleme teknolojileriyle ilgili beraber çalışmaya devam ediyoruz. Görüntüleme laboratuvarında KOAH, astım ve Kovid-19 hastalıklarının erken tanı ve teşhisi için akciğer görüntüleme cihazı geliştirme çalışmalarına devam ediyoruz. Başarmak için gece-gündüz çalışıyoruz. Öğrenci arkadaşlarımız da çok heyecanlı, sonucun iyi olacağından hiç şüphemiz yok. Şu anda cihazın prototipini hazırlama çalışmaları devam ediyor, yakında güzel haber vereceğimizi düşünüyorum.'Türkiye'ye döndükten sonra bilimsel çalışmalara çok daha heyecan duyduğuna işaret eden Doğanay, ülkesine hizmet ettiği için mutluluk yaşadığını dile getirdi. Yurt dışında bulunan Türk bilim insanlarına çağrıda bulunan Doğanay, 'Rektörümüz Necdet bey, beni telefonla davet etti, 'her zaman yanımda olacaklarını' söyledi. Ben de hiç düşünmeden TÜBİTAK'ın başlattığı projeye başvurdum. Üniversitelerin kapıları onlara açık. Projelerine destek veriliyor. Çok iyi çalışma imkanları sağlanıyor.' ifadelerini kullandı. Doğanay ile aynı laboratuvarda görev yapan Elif Soya ise ondan çok şey öğrendiğini anlatırken, 'Ben geri dönmesinden çok korktum ama o hiç zorluk yaşamadan, bize örnek olmak için çalışmalarına devam ediyor.' dedi. Rektör Prof. Dr. Necdet Budak da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yerli teknolojilere çok önem verdiğine dikkati çekerek şunları kaydetti:'Özkan beyi bir telefonla üniversitemize davet ettik. O da bizi kırmadı. Artık çalışmalarına EÜ çatısı altında devam ediyor. Özkan bey yurt dışından geldi, yaptığı çalışmalarla bir yılda gençlerden oluşan 20 kişilik bilimsel araştırma grubu oluşturarak çok önemli çalışmalara imza atmaya başladı. Yapacağı her projede sonuna kadar yanındayız.'
Özbek Tarihçiler, Doğumunun 580. Yılında Ali Şir Nevai'nin Türk Dili Ve Edebiyatındaki Önemini Değerlendirdi
TAŞKENT (AA) - BAHTİYAR ABDÜLKERİMOV - Özbek tarihçiler, şair ve devlet adamı Ali Şir Nevai'nin, yazdığı eserlerle Türkçenin zengin bir dil olarak yaşatılmasına ve Türk halklarının birleşmesine büyük katkı sağladığını belirtti. Özbekistan Bilimler Akademisinde görevli tarihçiler Ferhat Maksudov ve Doç. Dr. Gaybullah Babayar, doğumunun 580. yıl dönümünde Ali Şir Nevai'nin Türk dili ve edebiyatındaki önemine ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.Özbekistan Bilimler Akademisi Milli Arkeoloji Merkezi Müdürü Ferhat Maksudov, Farsçanın edebiyat üzerinde çok etkili olduğu bir dönemde Nevai'nin Türkçe eserler yazarak, Türkçenin edebi dil olması için çalıştığını ifade ederek, 'Ali Şir Nevai'nin, büyük sevdalısı olduğu Türkçenin günümüze kadar zengin bir dil olarak yaşatılmasında çok önemli rolü var.' dedi.Maksudov, Türk edebiyatının en önemli şahsiyetlerinden Nevai'nin, 15. yüzyılda kaleme aldığı eserlerin etkisi ve öneminin günümüze kadar kaybolmadığını belirterek, Ortaçağ şairlerinin eserlerini Farsça yazmasından dolayı Türkçenin tehlikede olduğu bir dönemde, Nevai'nin Türkçe yazdığı eserlerle Türkçenin çok zengin bir dil olduğunu ortaya koyduğunu vurguladı.Nevai'nin, yazılı Türkçenin ilk ve sonraki dönemleri arasındaki en büyük köprü olduğunu ifade eden Maksudov, 'Nevai, Ortaçağ döneminde devlet yönetiminde kullanılmayan, edebiyat ve şiirde yerini kaybetmekte olan Türkçeyi yeniden canlandırdı ve Türkçenin şahlanmasına çok büyük katkı sağladı. Onun verdiği katkıyla, dilimiz bugünlere kadar geldi.' ifadelerini kullandı. 'Nevai, Türk halklarının birleşmesine katkı sağladı'Özbek tarihçi Babayar da Nevai'nin o dönemin edebiyat veya bilim dili olan Arapça veya Farsçanın karşısında Türkçenin de zengin bir dil olduğunu, yazdığı Muhakemet-ül Lügateyn eseri ile ispat ettiğini kaydederek, 'Nevai'nin bu eserinde Türkçeyi, dönemin hakim edebiyat dili Farsça ile karşılaştırdığını ve Türkçenin her yönden Farsçadan üstün olduğunu örneklerle kanıtladığını' belirtti.Türkçe yazdığı eserlerinde en çok kelime kullanan şahsiyetin de Nevai olduğunu ifade eden Babayar, onun Timurlular döneminde devlet yönetiminde Türkçenin kullanılmasına öncü olduğunu ve Türkçeyi siyasi açıdan da yükseğe kaldırdığını vurguladı.Nevai'nin eserlerinin, aralarında Anadolu'nun da bulunduğu Çin’den Şam’a kadar olan büyük bir coğrafyadaki tüm Türk halklarınca anlaşılır dille yazıldığına dikkati çeken Babayar, 'Nevai, Türkçe yazdığı eserlerle ta o dönemde Türk halklarının birleşmesine katkı sağladı.' dedi.Babayar, ayrıca mesnevi türünde yazılmış 5 eserden oluşan Hamsa'yı ilk defa Nevai'nin Türkçe olarak kaleme aldığını ve bu eseriyle Türkçenin gelişmesine büyük bir katkı sağladığını sözlerine ekledi.Ali Şir NevaiYazdığı eserlerde 26 binden fazla tekrarlanmayan kelime kullanmasından dolayı Çağatay Türk edebiyatının Shakespeare'i olarak nitelendirilen Ali Şir Nevai, 9 Şubat 1441 tarihinde Afganistan'ın batısındaki Herat kentinde doğdu. Horasan ve Semerkant'ta eğitim gören Nevai, Timurlu Sultan Hüseyin Baykara döneminde vezirlik yaptı.Devlet işlerinde aktif görev alan Nevai, o dönemde kendi imkanlarıyla 40 kervansaray, 17 cami, 10 büyük konak, 9 hamam, 9 köprü ve 20 havuz yaptırdı. Nevai'nin Çağatay Türkçesinin yanı sıra kısmen Farsça da kaleme aldığı yüzlerce gazelinin yer aldığı 30'dan fazla eseri ile Nesaim-ül Mehabbe ve Muhakemet-ül Lügateyn gibi tasavvuf ve bilimsel alanlarda yazılı eserleri bulunuyor.Nevai, 1501 yılında doğduğu şehir Herat'ta hayatını kaybetti.
Akdeniz'de Adana Açıklarında Cep Telefonuyla Fin Balinası Görüntülendi
ADANA (AA) - Adana'nın Karataş ilçesi açıklarında, bir balıkçı tarafından yaklaşık 15 metre uzunluğunda Fin balinası görüldü.Avlanmak için arkadaşlarıyla denize açılan Fatih Kaymaz, 15 kilometre açıkta bir balina gördü.Teknelerinin yanından geçen balinayı cep telefonu kamerasıyla görüntüleyen Kaymaz, AA muhabirine, 'Teknemizin hemen yanından geçti. Balinanın teknemizin yanından geçmesi güzel görüntüler oluşturdu. Bekledik, tekrar gelir diye ama gelmedi.' dedi.Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Su Ürünleri Fakültesi Deniz Biyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Çevik, görüntülere yansıyan türün Fin balinası olduğunu söyledi.Halk arasında oluklu balina (Balaenoptera physalus) olarak da bilinen bu türün normalde Atlantik Okyanusu'nda çok fazla bulunduğunu ifade eden Çevik, bunların özellikle batı Akdeniz'de de yaygın olduğunu kaydetti.Bu türün ılıman sularda yaşadığını aktaran Çevik, 'İtalya, Fransa kıyılarında çok yaygın bir tür. Zaman zaman, özellikle kış aylarında doğuya doğru da bazı gruplar beslenmek amacıyla geliyor. Bu balina burada çok sık görülen bir şey zaten. Gözlem olmadığı için bilinmiyor. Biz sadece birilerine rast geldiği zaman ancak haberimiz oluyor. Mesela 2000 yılında bunlardan bir tanesi Yumurtalık sahilinde karaya vurmuştu.' diye konuştu. Çevik, bu türün ergin bireylerinin boyunun 27 metreye kadar ulaşabildiğini, ağırlıklarının 30 tona kadar çıktığını söyledi.Karataş açıklarında görülen balinanın genç bir birey olduğunu aktaran Çevik, görüntülerden boyunun yaklaşık 15 metre kadar olduğunu tahmin ettiklerini kaydetti.Çevik, bu türün küçük balıklarla beslendiğini ve bu esnada bol miktarda plastik yutarak ölebildiğini belirterek, herkesin denizlerin temizliği konusunda duyarlı olmasını istedi.