Crr'nin Çevrim İçi Konserleri Müzikseverlerle Buluşmaya Devam Ediyor
İSTANBUL (AA) - Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonu'nun yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle YouTube kanalından yayınladığı birbirinden renkli konserler, şubat ayında da müzikseverlerle buluşmaya devam ediyor.CRR'de yapılan açıklamaya göre, 12 Şubat'ta keman ve viyola alanında kazandığı birçok uluslararası ödülle ismini duyuran Atilla Aldemir, 'Bestelenmesinin 300. Yıl Dönümünde Sonat ve Partitalar' başlıklı bir konser verecek.Konser öncesi CRR Konser Salonu Sanat Yönetmeni Cem Mansur, Atilla Aldemir'le birlikte saat 20.00'da bir söyleşi gerçekleştirecek.Geçen yıl, J.S.Bach'ın solo keman için Sonat ve Partitalarını bestelemesinin 300. yıldönümünde, eseri solo viyola ile kaydeden sanatçı, uluslararası müzik otoriteleri tarafından övgüler aldı. Sanatçının bu kaydı aynı zamanda Musicweb International tarafından 2020 yılının en iyi albümü olarak seçildi.Program kapsamında ayrıca 13 Şubat'ta Atilla Aldemir, 'şaşırtıcı yorum gücüne sahip bir müzisyen' olarak ifade edilen Cem Babacan ile 'Romantik ve Virtüöz Keman Eserleri' seslendirecek.Cumhuriyet dönemi musiki tarihinin önemli bestekarlarından Sadettin Kaynak ise 15 Şubat'ta izlenebilecek olan 'Sadettin Kaynak Şarkıları' başlıklı konserle anılacak. Konserde, solist olarak Hatice Doğan Sevinç, kemanda Kemal Caba, kanunda Serkan Halili, udta Enver Mete Aslan, viyolonselde Volkan Ertem, tanburda Hasan Kiriş, kemençede Ömer Aşçıoğlu, vurmalı çalgılarda ise Serdar Bişiren ve Yaman Hadi yer alacak.CRR çevrim içi konserleri yayınlandığı tarihten itibaren bir hafta boyunca YouTube kanalından izlenebilecek.
9 Şubat Reyting Sonuçları Belli Oldu! Masumlar Apartmanı, Fenerbahçe Maçını Bile Geçti
Dün akşam televizyonlarda yayınlanan program ve dizilerin reyting sonuçları belli oldu. Büyük kapışmaya sahne olan gecede, Fenerbahçe Başakşehir maçı da listeyi girmeyi başardı. 9 Şubat Salı günü Türk televizyonlarında, Masumlar Apartmanı, Baraj, Hekimoğlu, Survivor 2021 ve Güldür Güldür Şov yayınlandı. En çok izlenen olmak ve reklam pastasından en büyük payı kapmak için yarışan dizi ve programlar arasından Masumlar Apartmanı sıyrıldı. İşte 9 Şubat reyting sonuçları…
Koronavirüs Bilim Kurulu Toplanacak
ANKARA (AA) - Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısı sonrası bugün saat 19.00'da açıklama yapacak. Koronavirüs Bilim Kurulu üyeleri, Bakanlığın Bilkent Yerleşkesi'nde, Sağlık Bakanı Koca başkanlığında saat 17.00'de bir araya gelecek.Toplantı sonrası Bakan Koca, saat 19.00'da basın açıklama yapacak.
Gana'da Onlarca Milletvekili Ve Meclis Çalışanı Kovid-19'A Yakalandı
ABUJA (AA) - Batı Afrika ülkesi Gana'da, onlarca milletvekili ve meclis çalışanında yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tespit edildiği bildirildi.Meclis Başkanı Alban Bagbin, yaptığı açıklamada, 17 milletvekili ve 151 meclis çalışanında Kovid-19'a rastlanmasının ardından dezenfeksiyon çalışmaları için Meclisin 2 Mart'a kadar kapalı olacağını belirtti. Gana Meclisinde ocak ayında bir milletvekilinin Kovid-19'a yakalanması üzerine, milletvekilleri ve meclis çalışanlarına zorunlu test yapılmıştı.Ülkede şimdiye kadar 73 binden fazla Kovid-19 vakası görülürken, 482 kişi hayatını kaybetti.
Edirne'de Üretime Açılan Hazine Arazileri Çiftçiye Ek Gelir Kapısı Oldu
EDİRNE (AA) - Edirne'de, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca üretimi desteklemek amacıyla ağaçlandırmada kullanılmak üzere kiraya verilen hazine arazileri çiftçiye ek gelir kapısı oldu.Bölgede genellikle ayçiçeği, buğday ve mısır gibi tarım ürünleri yetiştiren çiftçiler, ceviz üretimiyle de gelir elde ediyor. Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Engin Öztürk, AA muhabirine, hazine taşınmazlarının düşük bedelle kiraya verildiğini söyledi.Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un, konunun üzerinde hassasiyetle durduğunu belirten Öztürk, 'Ülkemizin çölleşmemesini, arazi ve toprak yapısının bozulmamasını, gelecek nesillerin sağlıklı ve güzel ortamda yaşamasını, çevreyi koruyarak ekonomiye katkı sağlamayı istiyorsak ağaçlandırma yöntemiyle hazine arazilerimizin kiraya verilmesi çok önemli bir konudur. Hazine arazilerimizi yeşil, yaşanabilir bir çevre için vatandaşlarımızın kullanımına sunuyoruz.' diye konuştu.Bakanlığın uygun gördüğü arazilerin kiraya verildiğini anlatan Öztürk, şunları kaydetti:'Hazine taşınmazlarımızı belli sınıf ağaçlar için kiraya veriyoruz. Badem, ceviz, Antep fıstığı, kavak, köknar ve ladin benzeri türler için kiralıyoruz ancak armut, incir, elma ve şeftali gibi meyve türü ağaçlarımız için kiraya veremiyoruz. Başvuranlarda öncelik sıralaması var. Köyde yaşayan ve köy nüfusuna kayıtlı olanlar birinci önceliğe sahip. Köyde yaşamayan ama köy nüfusuna kayıtlı olanlar ikinci, köy nüfusuna kayıtlı olmayan ancak köyde yaşayan vatandaşlar da üçüncü sıradadır.'Öztürk, kiraya verilen arazide 10 yıl süresince ağaçlandırma yapılabildiğini dile getirdi.'Köylümüze güzel bir gelir oldu'Süloğlu ilçesine bağlı Akardere Köyü Muhtarı İlhan Sürgülü de yıllarca boş duran arazileri devletin desteğiyle ceviz üretimi için kullandıklarına işaret ederek, 'Gelecek günlerde daha iyi verim alacağız. Ağaç başı 20 kilogram ceviz alıyoruz. Her hanede 50-60 ağaç fidanı var. Köylümüze güzel bir gelir oldu.' dedi.Ceviz yetiştiricisi Mustafa Elliçi ise 'Bu yıl cevizin kilosunu kabuklu olarak 25 liradan, ceviz içi olarak 40 liradan sattık. Köyümüzün büyük bir kısmı cevizle ilgileniyor. Su problemimiz de çözülürse daha da fazla verim alabiliriz.' ifadelerini kullandı.
Sultan 2. Abdülhamid Han Vefatının 103. Yılında Mezarı Başında Anıldı
İSTANBUL (AA) - Osmanlı Cihan Devleti'nin 34'üncü Padişahı Sultan 2. Abdülhamid Han, vefatının 103. yılında, Sultan 2. Mahmud Türbesi'nde bulunan mezarı başında anıldı. İstanbul Valiliği tarafından düzenlenen anma törenine, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İl Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, İstanbul Müftüsü Mehmet Emin Maşalı, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Nuh Köroğlu, Fatih Belediye Başkanı Ergün Turan, Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, İstanbul Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı, İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz, Anadolu Ajansı (AA) İstanbul Haberleri Editörü Cemal Coşkun ve koronavirüs tedbirleri nedeniyle sınırlı sayıda kişi katıldı. Türbede, Sultan 2. Abdülhamid Han ve diğer metfun bulunanlar için İstanbul Müftüsü Mehmet Emin Maşalı tarafından Kur'an-ı Kerim okundu ve dua edildi. Törenin ardından türbeyi vatandaşlar da ziyaret etti.
Uluslararası İslami Yardım Vakfı, Suriye'nin Kuzeyinde Güneş Enerjisi Sistemi Kurdu
AZEZ (AA) - Uluslararası İslami Yardım Vakfı (Islamic Relief), Suriye'nin kuzeyindeki Azez ilçesinde elektriklerin kesik olduğu 18 bin nüfusa sahip Kelcibrin beldesine güneş panelleri yerleştirdi. Vakıf, 6 ayda tamamlanan ve yaklaşık 1 milyon TL'ye mal olan proje kapsamında, Kelcibrin'e güneş enerjisi sistemi kurdu.5 bin 200'i yerinden edilen siviller olmak üzere toplam 18 bin kişinin yaşadığı beldede, elde edilen enerji sayesinde kuyulardan içme ve sulama suyu da çıkarılacak.Vakfın, Kelcibrin'de kurduğu güneş enerjisi sisteminin, beldenin kış aylarındaki enerji ihtiyacının yüzde 55'ini, yaz aylarında ise yüzde 100'ünü karşılaması hedefleniyor.
Elektronik Ürün Senedi, Ziraat Bankası İle Büyüyor
İSTANBUL (AA) - Ziraat Bankası Finansal Yönetim Genel Müdür Yardımcısı Bilgehan Kuru, 'Sektörde 2018 yılında yaklaşık 5 milyar TL olan ELÜS alış satış işlem hacmi, son 2 yılda 5 katına çıkarak 2020 yılında yaklaşık 25 milyar TL’ye ulaştı. Söz konusu hacmin ortalama yüzde 75’i Ziraat Bankası tarafından gerçekleştirildi.' ifadelerini kullandı. Bilgehan Kuru, Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) sistemine ilişkin yaptığı açıklamada, tarım sektörünün desteklenmesi amacıyla kurulan Lisanslı Depoculuk Sistemi ile Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) kapsamında yapılan ELÜS işlemlerinin, tarım sektörüne sağladığı değerin yanı sıra sermaye piyasalarının gelişmesine de katkıda bulunması nedeniyle tarımın, sermaye piyasalarına açılan kapısı olarak değerlendirildiğini bildirdi. Kaliteli ve standardizasyonu yüksek tarımsal ürünlerin üretimini teşvik eden bu sistemin, çiftçilere arz fazlası olduğu dönemlerde sağladığı depolama imkanı ile fiyat dalgalanmalarından korunmanın yanı sıra tarımsal ürünlerin menkul kıymetleştirilmesi yoluyla alternatif finansman çözümleri, TÜRİB’deki operasyonel işlem kolaylığıyla alım satım olanağı ve kira, nakliye, analiz ücreti alanlarında da devlet desteği gibi avantajlar sağladığını ifade eden Kuru, şunları kaydetti:'Ziraat Bankası olarak, menkul kıymetleştirilen tarımsal ürünler yoluyla ülkemizin sermaye piyasalarının gelişmesine de katkı sağlayacak olan ELÜS piyasasında, çiftçilerimize ve diğer paydaşlara en iyi hizmeti sağlamak amacıyla gerekli alt yapı çalışmalarını tamamlamış bulunuyoruz. Bankamız, finansal çözümler için sunduğu ürün ve hizmetlerle en iyi uygulamalar konusunda sektöre öncülük etmeyi amaç edinmiştir. Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) ve TÜRİB ile oluşturulan entegrasyon ve gelişmiş dijital bankacılık uygulamalarımız çerçevesinde, müşterilerimizin şubelerimize gitmelerine gerek duymadan ELÜS hesap açımı ve ELÜS ihraç işlemlerini yapabilmeleri, alım satım belgelerini alabilmeleri, ürünlerin depodan fiziki teslim işlemlerini 7/24 internet ve mobil kanallarımızdan gerçekleştirebilmeleri de sağlanmıştır.”'ELÜS alış satış işlem hacmi, son 2 yılda 5 katına çıktı'Kuru, sektörde 2018 yılında yaklaşık 5 milyar TL olan ELÜS alış satış işlem hacminin, son 2 yılda 5 katına çıkarak 2020 yılında yaklaşık 25 milyar TL’ye ulaştığını belirterek, söz konusu hacmin ortalama yüzde 75’inin Ziraat Bankası tarafından gerçekleştirildiğini kaydetti. Son 3 yılda ELÜS işlemleri yapan yaklaşık 80 bin müşterinin yüzde 75’inin Ziraat Bankası müşterisi olduğunu, bu süreçte Ziraat Bankası aracılığıyla yaklaşık 1 milyon adet ELÜS işlemi gerçekleştirildiğini bildiren Kuru, 'Sadece 2020 yılı içerisinde ise 71 ilimizdeki 808 şubemizde 33 bin müşterimiz ile yaklaşık 400 bin adet ELÜS işlemi gerçekleştirerek, geniş ve dengeli bir coğrafi dağılımı sağlamış durumdayız.' değerlendirmesinde bulundu. Bilgehan Kuru, sözlerini şöyle sürdürdü:'Türkiye’deki hububat üretimi (buğday, arpa, mısır) 37,5 milyon ton olup, lisanslı depo sayısı 232’ye, ELÜS oluşturulabilecek ürün sayısı 17’ye yükselmiştir. Bankamız 2020 yılı içerisinde ELÜS kapsamındaki 7 milyon ton kapasiteli 124 lisanslı deponun tamamı ile işlem yapmıştır. Lisanslı depo kapasitelerinin üretim kapasitesine oranı gelişmiş ülkelerde yüzde 50’leri bulurken, ülkemizde 2018 yılında yüzde 8’lerde olan bu oranın, lisanslı depoculuğa yapılan yatırımlar ve TÜRİB’in devreye alınması ile 2020 yıl sonu rakamları açıklandığında yüzde 15 düzeyinde gerçekleşmesi beklenmektedir. Ancak daha alınacak kayda değer bir mesafe olduğunu görüyoruz.'Gelecek yıllarda bu oranı, paydaşlara verecekleri destek ile dünya ortalamalarına çıkarmayı hedeflediklerini aktaran Kuru, 'Bu hedef kapsamında önümüzdeki dönemlerde ELÜS üzerine kurulu yatırım fonları gibi sermaye piyasası ürünlerinin de tasarlanması çalışmalarına başlamış bulunuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Güney Afrika Kovid-19 Kitlesel Aşılama Çalışmalarına Johnson & Johnson Aşılarıyla Başlayacak
ANKARA (AA) - Oxford Üniversitesi ve AstraZeneca'nın birlikte geliştirdiği yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısının kullanımını geçici olarak askıya alan Güney Afrika Cumhuriyeti, birinci faz aşılama çalışmalarında ABD'li ilaç şirketi Johnson & Johnson'ın ürettiği aşıları kullanacak.Sağlık Bakanı Zweli Mkhize, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, sağlık çalışanlarını kapsayan birinci faz Kovid-19 aşılama çalışmalarına, AstaZenaca aşılarının yerine Johnson & Johnson aşılarıyla başlanacağını bildirdi.Johnson & Johnson aşılarının Güney Afrika Cumhuriyeti'nde görülen ve B.1.351 adı verilen mutasyonlu Kovid-19 türüne karşı etkisinin kanıtlanmış olduğunu ifade eden Mkhize, aşının ülkede kullanımı için gerekli onay sürecinin devam ettiğini belirtti.Mkhize, halihazırda stoklarında bulunan AstraZenaca aşılarının, orijinal plana sadık kalınarak son kullanma tarihinden önce dağıtılacağını aktardı.Rusya'nın Sputnik V aşılarının tedariki konusunda yapılan görüşmelerde ilerleme kaydedildiğine dikkati çeken Mkhize, Çinli Sinopharm şirketinin geliştirdiği aşılar için de görüşmelerin devam ettiğini söyledi.Güney Afrika Cumhuriyeti 9 milyon doz Johnson & Johnson aşısı için anlaşmaya varmıştı.Hükümet, Oxford-AstraZeneca aşılarının mutasyonlu B.1.351 Kovid-19 türüne karşı daha az etkili olduğunun ortaya çıkmasının ardından, bu aşıların kullanımını geçici olarak durdurmuştu.
Türkiye Ve ABD Deniz Kuvvetleri Unsurlarınca Karadeniz'de Geçiş Eğitimi Gerçekleştirildi
ANKARA (AA) - Türkiye ve ABD Deniz Kuvvetleri unsurlarınca Karadeniz'de geçiş eğitimi gerçekleştirildi.Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı 'TCG Turgutreis' ve 'TCG Oruçreis' fırkateynleri ile ABD Deniz Kuvvetlerine bağlı 'USS Porter' ve 'USS Donald Cook' muhripleri arasında Karadeniz'de ikili deniz eğitimleri icra edildi.Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı F-16'lar ile ABD deniz karakol uçağının da katıldığı eğitimle, iki ülke deniz kuvvetleri unsurları arasında iş birliğinin güçlendirilmesi, birlikte çalışabilirliğe katkı sağlanması amaçlandı.Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, 'bölgesel sahiplik' prensibi çerçevesinde Karadeniz barış ve güvenliğine katkı sağlamak için 1 Mart 2004'ten beri Karadeniz Uyumu Harekatı'nı sürdürüyor.Harekat kapsamında fırkateyn, korvet, hücumbot, denizaltı ve deniz karakol uçakları ile Karadeniz'de sancak ve varlık gösteriliyor, keşif ve gözetleme icra ediliyor.Türk Deniz Kuvvetleri, planlı faaliyetleri kapsamında Karadeniz'e intikal eden NATO, dost ve müttefik deniz kuvvetleri unsurlarıyla her fırsatta ortak eğitim ve tatbikatlar yaparken, Karadeniz'e kıyıdaş ülkelerin gerçekleştirdiği tatbikatlara düzenli katılıyor.
Dubai Semalarında Beliren İki Doğal Uydu Şaşkınlık Yarattı
Birleşik Arap Emirlikleri'nin 'Umut' isimli uzay aracı Mars yörüngesine başarıyla yerleştirildi. Uzay aracının yörüngeye girişinden birkaç gün önce Mars görevini kutlamak isteyen BAE Medya Ofisi, Dubai semalarına gezegenin iki uydusunun görüntüsünü yansıttı. Ancak görsel şölen, durumdan haberdar olmayanları çok şaşırttı.
Antalya'daki Trafik Kazasında Hayatını Kaybeden Çiftten Geriye Hüzünlendiren Fotoğraflar Kaldı
ANTALYA (AA) - SÜLEYMAN ELÇİN - Antalya'da trafik kazasında hayatını kaybedenler arasında bulunan Harun Can Ateş ile 6 aylık hamile eşi Sevgi'nin, bebeklerinin ultrason görüntüsüyle çektirdikleri fotoğraflar duygulandırdı.AA muhabirinin, Ateş çiftinin yakınlarından edindiği bilgiye göre, Harun Can (23) ve Sevgi Ateş (23) çocukluk yıllarından bu yana birbirlerini seviyordu. Birbirlerine olan sevgileriyle örnek gösterilen çift, 7 ay önce yaptıkları düğünlerinin davetiyesine 'Sonsuzluğa uzanan sevgi dolu birliktelik' yazdırdı.Aşklarının 9 Şubat 2012'de başladığını sosyal medya hesaplarından duyuran Harun Can ve Sevgi Ateş, yine bir 9 Şubat günü geçirdikleri kazada hayatlarını kaybetti. Çiftten geriye bebeklerinin ultrason görüntüsüyle çektirdikleri fotoğraflar ve cinsiyetini öğrendikleri gün düzenledikleri etkinliğin görüntüsü kaldı.14 yıl sonra anne olmuşAynı kazada hayatını kaybeden Şükriye Ateş'in ise evlendikten 14 yıl sonra oğlu Harun Can'ı dünyaya getirdiği öğrenildi.Küçük yaşta annesini kaybeden ve Belek Turizm Merkezi'ndeki bir kreşte öğretmenlik yapan Sevgi Ateş'in, aynı kazada ölen kardeşleri Gülsüm Em ve Sevda Em'e hem ablalık hem de annelik yaptığı belirtildi.Kazanın ardından çiftin yakınlarından biri sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 'Bu acının tarifi yok. 14 yıl sonra evlat sahibi olan yengem. Seneler sonra sevdiği kıza kavuşan oğlumuz. Küçük yaşta annesiz kalıp kardeşlerine hem anne hem de abla olan güzel gelinimiz ve kardeşleri ve tabii dünyaya gelmek için gün sayan bir bebek. Koca bir aile yok oldu. Allah onları ölümde de ayırmadı.' ifadelerine yer verdi. Mehmet Ali Em'in kullandığı 07 AOF 750 plakalı otomobil, Serik ilçesi Belkıs Mahallesi'nde Harun Can Ateş yönetimindeki 07 ANJ 366 plakalı otomobille dün çarpışmış, kazada sürücü Em, diğer otomobilde bulunan Harun Can, Sevgi ve Şükriye Ateş ile Gülsüm Em ve Sevda Em hayatını kaybetmişti. İki otomobildekilerin de akraba olduğu belirtilmişti.
Japonya'dan, 10 Yıl Önceki Depremde Yardımına Koşan Afad'a "Japonya Büyükelçisi Ödülü"
ANKARA (AA) - Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) arama kurtarma ekibine, Japonya'da 2011'de meydana gelen depremde bölge halkının yardımına koşarak kurtarma faaliyetlerine yaptığı katkı nedeniyle 'Japonya Büyükelçisi Ödülü' verildi.Japonya'nın Ankara Büyükelçisi Kazuhiro Suzuki'nin ev sahipliğinde, 11 Mart 2011'de meydana gelen Büyük Doğu Japonya depreminde arama kurtarma faaliyetlerine katılan AFAD arama kurtarma ekibi için büyükelçilik konutunda 'Japonya Büyükelçisi Ödülü' takdim töreni düzenlendi.Törene, AFAD Başkan Yardımcısı Hamza Taşdelen, AFAD Bursa İl Afet ve Acil Durum Müdürü Yalçın Mumcu ile kurum yetkilileri katıldı.Büyükelçi Suzuki, AFAD ekibi adına, ödülü Mumcu'ya takdim etti. 'AFAD ekibi afetzedelere büyük cesaret ve umut verdi'Büyükelçi Suzuki törende yaptığı konuşmada, Japonya'daki depremin 10'uncu yılında, depremin ardından arama kurtarma faaliyetlerine sundukları destekle Japonya ve Türkiye arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik büyük katkılarından dolayı AFAD'a şükran duyduğunu belirtti. Türkiye'den kurtarma çalışanları ve sağlık personelinden oluşan ekibin Narita Havaalanına ulaştığını, daha sonra Miyagi eyaletine geçerek faaliyetlerine başladığını anlatan Suzuki, Türk yardım ekibinin, afet bölgesinde hava sıcaklığının sıfırın altına düşmesine ve tsunami tehlikesine rağmen geçici çadırlarda kalarak son derece zor şartlarda çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.Suzuki, 'Şartlarını tasavvur etmenin bile zor olduğu afet bölgesinde yüksek bir manevi güçle kendilerini arama kurtarma faaliyetlerine adayan her bir ekip görevlisinin çehresi, afetzedelere büyük bir cesaret ve umut vermiştir. Bu ödülün, afet önlemleri alanında iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlenmesine, iki ülke vatandaşları arasındaki gönül bağının daha da derinleşmesine ve iki ülke dostluk ilişkilerinin gelişmesine vesile olacağına inancım tamdır.' şeklinde konuştu.'Sonuçları acı olsa da afetler iki ülkeyi yakınlaştırdı'AFAD Başkan Yardımcısı Hamza Taşdelen de konuşmasında, Türkiye ve Japonya'nın, başta depremler olmak üzere doğa ve insan kaynaklı afetlere maruz kalmış, kader birliği yapmış iki ülke olduğunu söyledi. Taşdelen, 'Sonuçları ne kadar acı olsa da afetler, iki ülkenin yakınlaşmasına ve iş birliğine de vesile olmuştur.' dedi.Türkiye'de 2011'de meydana gelen depremin ardından arama kurtarma çalışmaları için Van'a gelen ancak artçı depremde hayatını kaybeden Doktor Atsushi Miyazaki'nin, iki ülkenin birbirine yardım için canlarını feda edebileceğini gösteren bir sembol olduğunu belirten Taşdelen, Van depreminden birkaç ay önce meydana gelen Büyük Doğu Japonya depreminde de Türkiye'nin Japon halkının yardımına koştuğunu anlattı ve '33 kişilik AFAD arama kurtarma ekibi, Japonya'ya ilk giden ve nükleer santralden yayılan radyasyon tehlikesine rağmen bölgede en uzun süre çalışan yabancı ekip olmuştur.' diye konuştu.İki ülke arasında afet konusunda iş birliğinin ilk adımının 1952 yılında atıldığını ve o günden bugüne bu alandaki dayanışmanın devam ettiğini dile getiren Taşdelen, her iki ülkenin afet yönetim kapasitesini güçlendirmek ve afet yönetimi alanında karşılaşılan sorunlara çözüm bulmak amacıyla 2014'te de iyi niyet beyanı imzalandığını hatırlattı. Türkiye ve Japonya kurumları arasında afet konusundaki iş birliği alanları ile AFAD'ın çalışmaları hakkında bilgi veren Taşdelen, 'Gerçekleştirdiğimiz projelere katkı sunan Japon dostlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum.' dedi. 'Japon halkı, acısına ortak olduğumuz kardeşlerimizdir'AFAD Bursa İl Afet ve Acil Durum Müdürü Mumcu da ödül dolayısıyla büyük bir onur duyduğunu belirterek, bu ödülün birbirine karşı vefası olan her iki ülke arasında her zaman hatırlanacağını kaydetti. Mumcu, 'Bu nedenle Japonya'da gerçekleşen asrın en büyük afet haberi ülkemize ulaşır ulaşmaz Türk devletinin emri, AFAD Başkanlığımızın talimatıyla derhal Japonya'ya arama kurtarma ekibi sevk edilmiştir.' ifadelerini kullandı. AFAD ekibinin Japonya'daki arama kurtarma faaliyetleri sırasında gördüğü desteğin ve Japon halkının kendilerine gösterdiği sevginin unutulmaz olduğunu anlatan Mumcu, 'Bizim yaptığımız, sadece devletimizin verdiği emri yerine getirmek, Türk halkı adına Japon halkının yaralarını sarmak, onları düşünen, onların acısına ortak olan kardeşleri olduğumuzu hatırlatmaktı.' diye konuştu.