Yeni Zelanda Parlamentosundaki Kravat Krizi Çözüldü
ANKARA (AA) - Yeni Zelanda Parlamentosunda kravat takma zorunluluğuna karşı çıkan Maori lideri Rawiri Waititi’nin Genel Kurul salonundan çıkarılması üzerine başlayan kravat krizi çözüme ulaştı.İnternet sitesi Stuff’ın haberine göre, Meclis Başkanı Trevor Mallard yaptığı açıklamada, Parlamentodaki milletvekillerinin kravat takıp takmamasının serbest bırakılması yönündeki oylamaları sonucu kravat takma zorunluluğunun kalktığını belirtti.Mallard’ın açıklamasının ardından bugün Parlamentoda kravat takmayanlar arasında, İşçi Partisinden Devlet Bakanı Phil Twyfort ve Yeşiller Partisi Başkanı James Shaw dahil olmak üzere 6 kişi vardı.Kravat isyanını başlatan Rawiri Waititi yasağın kalkması üzerine yaptığı açıklamada, Parlamentoda bu imtiyazı kazanmanın Maoriler ve dünyanın dört bir yanındaki yerli halklar için bir zafer olduğunu söyledi.Ülkenin yerel halkı olan Maorilerin partisinin lideri Rawiri Waititi, önceki gün Parlamentoya Maorilerin geleneksel kolyesi 'Hei Tiki' takarak gelmesi ve kravat takmayacağını söylemesi üzerine Meclis Başkanı Mallard'ın talimatıyla Genel Kurul salonundan çıkarılmıştı. Ardından gece geç saatlere kadar konu Parlamentoda tartışılmıştı.
AB Ülkeleri "Aşı Pasaportu" Konusunda Bölünmüş Durumda
BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadelede alınan seyahat kısıtlamalarına karşı 'aşı pasaportu' uygulaması hakkında bölünmüş bir görüntü çiziyor. Bazı ülkeler aşı olanlara seyahat imkanı verecek bir belge verilmesini isterken bazıları buna karşı çıkıyor.'Aşı pasaportu' veya 'aşı sertifikası' tartışmaları ocak ayında Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in AB yönetimine yazdığı mektupla başladı. Miçotakis, aşı olanların rahatça seyahat edebilmesini sağlamak amacıyla AB genelinde uygulanacak bir belgeleme sistemi kurulmasını önerdi.AB yönetimi ise böyle bir sistem için henüz erken olduğunu savunarak konuyu erteledi. Ertelemenin gerekçesi sistemin 'hukuken ayrımcılık' ortaya çıkarabileceğiydi. Henüz aşıya erişimi olmamış kişilerin veya tıbbi gerekçelerle aşı olamayacak kişilerin kısıtlamasız seyahat imkanından faydalanamayacak olması yasal olarak sorunlu bir alan oluşturacaktı.Ancak özellikle turizm gelirlerinin ekonomilerinde ciddi yer ettiği bazı ülkeler bu uygulamayı savunuyor ve gündemde tutmak istiyor. Bu ülkelerin başında uygulamayı öneren Yunanistan geliyor. Yunanistan uygulamanın örneğini İsrail ile başlattı. Yüksek aşılama oranına ulaşan İsrail ile Yunanistan arasında Kovid-19 aşısı olanların iki ülke arasında herhangi bir kısıtlama olmaksızın seyahatine imkan sağlayan turizm anlaşması yapıldı. Bir başka turizm ülkesi İspanya da aşı pasaportu verilmesini istiyor. İspanya Ekonomi Bakanlığı, ülkenin ana ekonomik faaliyetlerinin düzelebilmesi için 'güvenli seyahat koridorları' oluşturulmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan rapor hazırladı. Ekonomi Bakanı Nadia Calvino, 'Aşı kartları konusunda ilerleme ve sınırların açılması ekonomik düzelme için temel önem taşımaktadır.' dedi.Yüksek turizm gelirini sahip bir başka ülke olan İtalya bir an önce normale dönebilmek için aşı pasaportu uygulamasını istiyor. Başbakanlık Acil Tedarik Komiseri Domenico Arcuri, pasaportun 'kötü bir fikir olmadığını' söyledi.Kuzey Avrupa hazırlıklara başladıBazı Kuzey Avrupa ülkeleri de şimdiden aşı pasaportu gibi uygulamalara başlayacağını açıkladı. Danimarka ve İsveç, yaz aylarında turizmi canlandırmak amacıyla 'dijital aşı sertifikaları' dağıtma planları yaptıklarını duyurdu.Danimarkalı yetkililer, bu sertifikaya sahip olanların iş seyahatlerine, spor etkinliklerine, kültürel faaliyetlere, hatta restoranlara gidebileceğini belirtti.AB üyesi olmayan ancak Schengen bölgesinin bir parçası İzlanda da ocak sonundan itibaren aşı olanlara dijital belgeler vermeye başladı. İzlanda'ya girişte bu tür bir belgeyi gösterenlerin sınırdaki kısıtlamalardan muaf tutulacağı, Kovid-19 testi yaptırmak zorunda kalmayacağı açıklandı.Baltık ülkesi Estonya ise pilot proje başlatarak aşı olunduğuna dair kanıt gösterenlerin karantinaya alınmayacağını bildirdi. Estonya, Dünya Sağlık Örgütü ile muhtemel bir dijital aşı sertifikası uygulaması çalışmalarına da başladı. Fransa, Almanya, Belçika, Polonya karşı çıkıyorBazı AB ülkeleri ise aşı sertifikası fikrine karşı çıkıyor. Bunlardan biri olan Fransa, herkesin aşıya erişimi olamayacağını gerekçe gösteriyor.Fransa Sağlık Bakanı Olivier Veran, buna ek olarak aşıların ne kadar koruyucu olduğunun henüz tam olarak bilinmediğini, bu tartışmanın birkaç ay sonra yapılması gerektiğini söyledi.Almanya da öneriyi savunmuyor ancak özel sektörün uygulamaya geçmesi halinde yasal olarak engellenemeyeceği görüşünü öne çıkarıyor.Almanya Adalet Bakanı Christine Lambrecht, 'Bir restoran sahibi sadece aşı olmuş kişilere kapılarını açacak olursa bunu şu anki yasal durumda engellemek zor olur.' dedi.Belçika Dışişleri Bakanı Sophie Wilmes ise bu tür uygulamanın AB vatandaşları arasında ayrımcılığa yol açacağını söyledi. Herkesin aşıya erişiminin kısa sürede mümkün olmayacağını hatırlatan Wilmes, uygulamaya geçilmesi halinde aşı olmamış kişilerin bireysel özgürlüklerinin sınır ötesi seyahatlerde engellenemeyeceğini dile getirdi.Aşı pasaportuna geçmeyi şu an için düşünmeyen ülkeler arasında Polonya da bulunuyor. Ancak Polonya hükümeti, geliştirilen bir akıllı telefon uygulamasıyla aşı olanların ülkeye varışta karantinaya girmemesini sağlıyor. DSÖ şimdilik pasaporta karşıDünya Sağlık Örgütü (DSÖ), geçen ay aşı sertifikası tartışmaları yoğunlaştığında böyle bir sisteme 'henüz' karşı olduğunu açıklamıştı. DSÖ yetkilileri, aşının virüsün bulaşmasını ne derece engellediği, ne kadar süreyle koruyucu olduğu gibi birçok konuda yeterli bilgi bulunmadığını hatırlatmıştı. Bunlara ek olarak üretim kapasitelerinin düşük olduğu, henüz yeterli doz miktarına ulaşılamadığı gibi gerekçeler de sıralanmıştı.Dünya nüfusunun henüz yüzde 1,93'ü aşılandıDünya genelinde 10 Şubat itibarıyla 151,5 milyon kişi Kovid-19 aşısı olmuş durumda. Bu da dünya nüfusunun henüz sadece yüzde 1,93'ünün aşı olduğunu gösteriyor. 450 milyon nüfuslu AB içinde ise aşı olanların sayısı şimdilik sadece 18,3 milyon.
Orta Ve Doğu Karadeniz'de Sağlık Çalışanlarına Coronavac Aşısının İkinci Dozu Yapılmaya Başlandı
TRABZON (AA) - Orta ve Doğu Karadeniz'deki 6 ilde, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele kapsamında kullanılacak CoronaVac aşısının ikinci dozu sağlık çalışanlarına uygulanmaya başlandı.Trabzon'da sağlık çalışanları, MHRS ve e-Nabız sistemleri üzerinden oluşturdukları randevuyla kentteki hastaneler ve sağlık ocaklarında ikinci doz aşılarını olmaya başladı.İl Sağlık Müdürü Hakan Usta da Ortahisar ilçesi Karşıyaka Aile Sağlığı Merkezinde ikinci doz aşısını yaptırdı.Usta, gazetecilere, Trabzon'da bugüne kadar 37 bin aşılama yaptıklarını belirterek, 'Hedefimiz 64 bin civarıydı, dolayısıyla iyi bir aşılama oranı yakaladığımızı düşünüyorum. Ama sağlıkçılarda bu çok daha yüksek oranda. 2. doz aşılamayla birlikte sağlıkçıların da aşılaması bitmiş olacak.' dedi.Mutasyonla birlikte virüsün yayılma gücünün de arttığına dikkati çeken Usta, 'İllerin kendi özelinde de kararlar alınmasının yolu açılıyor. Biz de özellikle bazı ilçelerimizde yoğun bir şekilde karantina kararları almaya başladık. Hareket gördüğümüz yerde insanların farkındalığını oluşturmak, hareketi kısıtlamak adına karantina tedbirlerini sıkı sıkıya uyguluyoruz. Bu kapsamda yapmamız gereken şeylerden imtina etmiyoruz.' diye konuştu.Usta, Trabzon'da vaka sayılarının arttığına işaret ederek, şunları söyledi:'Bu hepimiz için önemli ve sıkıntılı bir seviye. Vakaların artış hızını durdurabilmek için aşı, karantina tedbirleri, kurallara uyma yönünde hareketimizi sıkı sıkıya devam ettiriyoruz. Ama vakalarımız Trabzon'da beklediğimizden biraz daha fazla artış trendinde. Bizim vaka sayılarımız daha önceki 2. dalgaya başlayış seviyemizden daha yüksek seviyelerde başladı. Bizi asıl tedirgin eden ve ürküten tarafı orası. Bunlar daha aşağılarda ve daha yavaş başlayarak devam edebilmiş olsaydı belki daha rahat olabilirdik ama şu andaki rakamlara göre önümüze daha farklı ve fazla vakaların geleceğini düşünüyoruz. O tedirginlikle tedbirlerimizi daha da sıkı tutmaya çalışıyoruz.'OrduOrdu'da, CoronaVac aşısının ikinci dozu sağlık çalışanlarına uygulanmaya başlandı.İl Sağlık Müdürü Mustafa Kasapoğlu, Ordu Devlet Hastanesinde aşı olduktan sonra gazetecilere, kentte ilk doz aşılamanın üzerinden 28 gün geçtiğini söyledi.Ordu genelinde tüm sağlık çalışanlarının ikinci doz aşılamasının aynı anda başladığına işaret eden Kasapoğlu, şunları kaydetti:'Aşılama çalışmaları için ilimizdeki tüm hastanelerde yeteri sayıda aşı odası oluşturduk. Ayrıca aşılama kampanyasında görev alacak personelimizi belirleyerek eğitimlerini daha önce tamamlamıştık. Dileğimiz bir an önce aşılamanın tamamlanması ve Kovid-19 salgınından kurtulmamızdır. Sağlık çalışanlarımızın aşılamasının yanı sıra 70 yaş ve üzeri vatandaşlarımızın da birinci doz aşılamasına başlıyoruz. Cuma günü ise 65 yaş üzeri vatandaşlarımızın birinci doz aşılamasına başlamış olacağız.'Artvin Artvin'de önceden oluşturdukları randevu saatine göre hastanelerdeki aşı polikliniklerine giden sağlık çalışanları, ikinci doz aşılarını olmaya başladı.Artvin Devlet Hastanesinde aşı olan İl Sağlık Müdürü Gürol Köroğlu, birinci doz aşılarını olanların 4 hafta sonraki aşılamalarının, sağlık çalışanlarıyla başladığını ifade etti.Aşılama programı kapsamında birinci doz aşıların da yapılmaya devam edildiğini aktaran Köroğlu, 'İlimizde aşıya talep gayet yüksek, bu memnuniyet verici bir durum. Aşılama takvimi ilimizde planlandığı gibi ilerliyor. Bu aşılama süreci ile bu hastalıktan, pandemiden milletçe kurtulmayı diliyorum.' dedi.Köroğlu, aşı yaptıran kişilere maske, hijyen ve sosyal mesafe kurallarını ihmal etmemeleri yönünde de uyarıda bulundu.GiresunGiresun'da da sağlık çalışanları, MHRS ve e-Nabız sistemleri üzerinden oluşturdukları randevuyla il genelindeki hastaneler ve sağlık ocaklarında ikinci doz aşılarını olmaya başladı.İlk aşılama döneminde Giresun'a 38 bin aşı gelirken, bunlardan 25 bini başta sağlık çalışanları olmak üzere 75 yaş ve üzerindeki vatandaşlara uygulandı.Bugün ise kalan 13 bin aşının sağlık çalışanlarına uygulanmasına başlandı.GümüşhaneGümüşhane'de görev yapan 2 bin 20 sağlık personeli için kente getirilen aşıların ikinci dozu, sabah saatlerinde hastanelerde oluşturulan 35 aşı odasında 5 hekim gözetiminde uygulanıyor.Aşı olmak için Gümüşhane Devlet Hastanesine gelen İl Sağlık Müdürü Engin Pehlivan'a da aşının ikinci dozu uygulandı.Pehlivan, bir yıla yakın süredir Kovid-19 ile mücadeleyi aktif şekilde sürdürdüklerini söyledi.Aşının virüsle mücadelede etkin rol oynayacağına işaret eden Pehlivan, 'Yaklaşık 2 bin 22 sağlık personelimiz ikinci doz için aşılanacak. Aşılama önemli. Vatandaşlarımızın takvimlerine uyarak aşılamaya özen göstermelerini istirham ediyorum.' diye konuştu.RizeRize'de sağlık çalışanları, MHRS ve e-nabız sistemleri üzerinden oluşturdukları randevuyla il genelindeki hastaneler ve sağlık ocaklarında ikinci doz aşıyı olmaya başladı.Rize'de sağlık çalışanlarına ikinci doz için toplam 6 bin 270 aşı gönderildi. Sağlık çalışanlarının aşılama çalışmasının tamamlanmasının ardından 75 yaş ve üzerindeki vatandaşlara aşı uygulamasına geçilecek.
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Katar Emiri Şeyh Temim Tarafından Kabul Edildi
DOHA/ANKARA (AA) - Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, resmi ziyaret için bulunduğu Katar'da, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani tarafından kabul edildi.Çavuşoğlu, Twitter hesabından paylaştığı mesajda, Katar Emiri Şeyh Temim'e Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamlarını ilettiğini belirtti.Bakan Çavuşoğlu, 'Katar, Körfez ihtilafından güçlenerek çıktı. Bu süreçteki liderliğinden dolayı (Şeyh Temim'i) tebrik ettik.' ifadesini kullandı.
Donbas'ta Rusya Yanlısı Ayrılıkçıların Saldırısında Bir Ukrayna Askeri Öldü
KİEV (AA) - Ukrayna'nın doğusundaki Donbas bölgesinde Rusya yanlısı ayrılıkçı keskin nişancının ateşi sonucu bir Ukrayna askeri hayatını kaybetti.Üçlü Temas Grubu Ukrayna Delegasyonunun Facebook'tan yaptığı açıklamada, saldırının yerel saatle 09.30 civarında Donbas'ın Horlivka bölgesinde gerçekleştiği bildirildi.Rusya yanlısı ayrılıkçılara mensup bir keskin nişancının ateşi sonucu Ukrayna ordusundan bir askerin ağır yaralandığı ve hastaneye götürülürken hayatını kaybettiği belirtilen açıklamada, AGİT Özel Gözlem Misyonuna konuya ilişkin nota gönderildiği ifade edildi.27 Temmuz'dan itibaren kapsamlı ateşkes kararı alınmıştıDonbas bölgesindeki krizin çözümüne ilişkin Rusya, Ukrayna ve AGİT'ten oluşan Üçlü Temas Grubu, 27 Temmuz 2020'den itibaren kapsamlı ateşkes kararı almıştı.Bölgede sözde bağımsızlığını ilan eden Rusya yanlısı ayrılıkçılarla Kiev yönetimi arasında 2014'ten bu yana süren çatışmalarda 13 binden fazla kişi hayatını kaybetti.
Suriye Uyruklu Sanığa Uyuşturucu Madde Ticaretinden 10 Yıl Hapis Cezası Verildi
KAYSERİ (AA) - Kayseri'de uyuşturucu madde ticaretinden yargılanan Suriye uyruklu 3 sanıktan biri 10 yıl hapis ve 20 bin lira adli para cezasına çarptırıldı.1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen karar duruşmana sanık M.A. tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığı ile katıldı, avukatı salonda hazır bulundu. Tutuksuz sanıklar R.D. ve M.E. duruşmaya gelmedi. Sanık M.A, yeminli tercüman eşliğinde yaptığı savunmasında, uyuşturucuyu Suriye uyruklu Z.E.H'den aldığını ve bu işi ilk defa yaptığını öne sürdü. Pişman olduğunu belirten sanık, beraatini ve tahliyesini istedi.Mahkeme heyeti, M.A'yı, 'uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama' suçundan 10 yıl hapis ve 20 bin lira adli para cezasına çarptırarak tutukluluğunun devamına hükmetti. Diğer sanıkların beraatine karar verildi.
Milli Eğitim Bakanı Selçuk, "Özel Eğitim Mesleki Gelişim Programları"Nı Tanıttı:
ANKARA (AA) - Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, özel eğitim alanında görevli öğretmenlerin bilgi, beceri ve yeterliklerinin artırılmasını amaçlayan 'Özel Eğitim Mesleki Gelişim Programları'nı tanıttı.Bakan Selçuk, programın ilkinin bir otelde düzenlenen tanıtım toplantısında, özel çocuklar ve onların özel öğretmenleri için çok kapsamlı bir çalışmanın içerisinde olduklarını söyledi.Özel Eğitim Mesleki Gelişim Programları'nın, özel eğitime ihtiyacı olan çocukların mutluluğunun en üst seviyeye çıkartılmasında rol oynayacağını ifade eden Selçuk, şunları kaydetti:'Çocuklarımızın herhangi bir eğitim imkanından eksik kalmaması için gerekeni yapıyoruz. Bu bağlamda özel eğitim okullarının sayısını artırıyoruz, buradaki öğretmenlerimize destek veriyoruz, altyapı imkanlarını geliştiriyoruz. Müfredatımızda, kaynaştırma ve bütünleştirme eğitimine dahil olan içerikleri zenginleştirerek, ortaya konulan eğitimin niteliğinin artmasına da hizmet ediyoruz. İlgili materyallerin, araç ve gereçlerin tedariki konusunda da son derece yoğun çalışma içerisindeyiz.'Öğretmenlere sürdürülebilir eğitim paketi imkanıÖzel eğitim ihtiyacı olan çocukların eğitiminde görev alan öğretmenlere, 'Sizin daha fazla neye, hangi imkanlara ihtiyacınız var?' sorusunu yönelttiklerini belirten Selçuk, şöyle konuştu:'Gördük ki mesleki gelişim eğitimleri burada çok kritik bir noktada. Yani öğretmenlerimiz yeni gelişmelerden haberdar olmak, yeni kaynaklarla tanışmak istiyorlar. Bu anlamda da kendi eğitimleri ve müfredatlarının geliştirilmesi konusunda destek bekliyorlar. Bu çerçevede, daha önce yaptığımız otizm spektrum bozukluğuna yönelik çalışmaların kapsamını çok daha genişletip, özel eğitim alanı mesleki gelişim programıyla birlikte kitap setini hazırladık. Bu setle bütün öğretmenlerimizin kendilerine yönelik içerikleri çok daha verimli bir şekilde görebilmelerine fırsat sağlamış olduk.Uygulamaya dayalı ve etkinlik temelli bir mesleki gelişim programından söz ediyoruz. Bu mesleki gelişim programının hayata geçmesiyle beraber öğretmenlerimiz sadece belirli sürelerde değil, uzun soluklu, sürdürülebilir bir eğitim paketi imkanına kavuşacak. Alınan eğitimlerin daha derinleşmesi, genişlemesi söz konusu olacak. Bu programın hayata geçmesiyle öğrencilerimizin, velilerimizin ve öğretmenlerimizin hayatında büyük değişimler olacağına da inanıyoruz. Çünkü öğretmenlik kendini geliştirmeyle alakalı bir meslek.'Programa Anadolu Üniversitesi ile UNESCO destek verdiSelçuk, mesleki geliştirme süreci içerisinde ortaya çıkan değişim, yenilik ve farklılıkların sürekli olarak hayatın içerisinde olması gerektiğini dile getirerek, şöyle devam etti:'Bu konularda ele alınan çalışmalara baktığımızda gördüğümüz şey; kaynaştırma, bütünleştirme, öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği, hiperaktivite, bedensel yetersizlik, süreğen sağlık sorunu, görme yetersizliği, dil ve konuşma güçlüğü, hafif düzeyde engelli, zihinsel engelli, sınır zeka düzeyi, işitme yetersizliği ve uyum güçlüğü gibi birçok alt başlıktaki içeriklerden söz ediyoruz. Her alt başlığın farklı uzmanlıkları var. Bunların uzmanlar tarafından literatüre dayalı olarak yetkinleştirmesine ihtiyacımız var. Bu anlamda Anadolu Üniversitesinin birikimine gerçekten gereksinim duyuyoruz. Bu birikimden de son derece işlevsel biçimde faydalanabiliyoruz.'Bakan Selçuk, programa katkı sağlayan Anadolu Üniversitesi ile UNESCO Türkiye Milli Komisyonuna teşekkür etti.Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fuat Erdal ve ilgililerin katıldığı tanıtım toplantısı, fotoğraf çekiminin ardından son buldu.
Öğrencisine Cinsel İstismarla Suçlanmıştı: Müdür Yardımcısı Göreve İade Edildi
Hatay’da, 2018 yılında 13 yaşındaki öğrencisine birçok kez cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle bir süre görevden uzaklaştırılan müdür yardımcısının aynı okulda görevine iade edilmesi tepki topladı. Ailenin avukatı Yusuf Uyar, müfettişlerin olayın gerçekleştiğine dair bir rapor hazırladığını, Milli Eğitim Bakanlığı'nın ‘bu eylem gerçekleşti’ diye kabul edip sanığa verilebilecek en hafif cezayı verdiğini söyleyerek, “Sanığın görevden uzaklaştırılmasını ve tutuklanmasını talep ediyoruz' dedi.
Eskişehir Merkezli 5 İlde "Eft İptali" İle Dolandırıcılık Yaptığı İddia Edilen 6 Şüpheli Yakalandı
ESKİŞEHİR (AA) - Eskişehir merkezli 5 ilde düzenlenen operasyonda otomobil satışı yapmak isteyenleri, 'elektronik fon transferi (EFT) iptali' yöntemiyle dolandırdığı iddia edilen biri kadın 6 şüpheli yakalandı. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, bazı internet sitelerine ikinci el otomobil satış ilanı veren araç sahiplerinin sahte para transferi yöntemiyle dolandırıldığı ihbarı üzerine soruşturma başlattı.Yapılan çalışmada Eskişehir, Bursa, Bilecik, Kütahya ve Afyonkarahisar'da 19 kişinin 'EFT iptali' yöntemiyle dolandırıldığını tespit eden polis, 10 adrese eş zamanlı düzenlediği operasyonda şüpheliler M.T, M.Ş, E.B, H.K, İ.G. ve S.Ö'yü yakaladı.Gözaltına alınan şüphelilerin, kendilerini inşaat firması sahibi gibi gösterip güven sağladıkları vatandaşları, bankaların EFT saati geçtikten sonra notere götürerek devir işlemi yapılan araçları, suç ortağı olduğu öne sürülen diğer arkadaşlarının üzerinden, aynı anda farklı kişilere sattığı tespit edildi.Emniyetteki ifadelerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, adliyeye sevk edildi.Öte yandan operasyon kapsamında teknik takibe alınarak suçüstü yakalanan B.M'nin ise kısa bir süre önce çıkarıldığı hakimlikçe 'nitelikli dolandırıcılık' suçundan tutuklandığı öğrenildi.Eskişehir Emniyet Müdürlüğü ise dolandırıcılık olaylarına ilişkin araç sahiplerine uyarılarda bulundu.
Rusya Dışişleri Bakanlığı: Moskova Ve Washington, Silahların Kontrolü Alanında Yeni Bir Sayfa Açtı
MOSKOVA (AA) - Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, Yeni Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması'nın (Yeni START) uzatılmasıyla silahların kontrolü alanında ABD ile yeni bir sayfa açtıklarını söyledi.Ryabkov, başkent Moskova'da düzenlediği brifingde, Rusya ve ABD arasındaki ilişkilere dair açıklamalarda bulundu.ABD'den stratejik alanda çalışma konusunda 'sinyaller' aldıklarını belirten Ryabkov, 'ABD ile stratejik alandaki sorunları ele almakta kararlıyız. Washington hazır olduğunda, bu alandaki çalışmalara başlamak niyetindeyiz.' dedi.Rusya ve ABD'nin, Yeni START anlaşmasını 5 yıl süreliğine uzattıklarını anımsatan Ryabkov, bu anlaşmanın uzatılmasıyla silahların kontrolü alanında ABD ile yeni bir sayfa açtıklarını belirtti.'ABD ile silahların kontrolü alanındaki sorunlara çözüm bulma konusunda diplomasi için fırsatlar penceresini açtık.' diyen Ryabkov, ABD'den konuyla ilgili gelen açıklamaları memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi.'Açık Semalar Anlaşması'ndan çekilme sürecini durdurabiliriz'Rusya'nın Açık Semalar Anlaşması'ndan çekilmesine ilişkin süreci başlatma kararı aldığını da hatırlatan Ryabkov, bu karardan vazgeçebileceklerini dile getirdi.Ryabkov, 'Washington, bu anlaşmaya dönme yönünde hareket etmeye başlarsa, iç prosedürlerle ilgili aldığımız karardan vazgeçilmesi de mümkündür ancak kimse Rusya'dan taviz vermesini beklememelidir.' şeklinde konuştu.İran nükleer anlaşması meselesine de değinen Ryabkov, bu konuda İran'a yönelik yaptırımların uygulandığına dikkati çekerek, 'ABD'nin bu anlaşmaya geri dönmesi ile ilgili çözümlerin bulunması önceliklidir. Bu, Tahran'a yönelik yaptırımlardan vazgeçilmesiyle olabilir.' ifadelerini kullandı.
"Meteorolojik Verilerin Paylaşımına İlişkin Protokol" Töreni
KOCAELİ (AA) - Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, 'Bugünkü protokolle, TOGG ve Meteoroloji Genel Müdürlüğümüz arasında meteorolojik verilerin paylaşımı mümkün hale geliyor. Bu imzaların salt meteorolojik bilgi paylaşımından çok daha önemli anlamlar içerdiğinin altını çizmemiz gerekiyor. TOGG-Meteoroloji Genel Müdürlüğü işbirliği, mobilite ekosistemimizde öncü bir adım olacak.' dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı himayesinde, Tarım ve Orman Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) ve Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) arasında 'Meteorolojik Verilerin Paylaşımına İlişkin Protokol' imzalandı.Varank, Bilişim Vadisi'nde gerçekleşen imza töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye'yi kritik teknolojilerin pazarı değil, üreticisi yapma vizyonunun nişanelerinden olan TOGG'un Türkiye'ye büyük heyecan kattığını söyledi.'Türkiye’nin rotasını Ar-Ge ve inovasyonda tutmakta kararlıyız'Milletin yüksek bir teveccühle sahip çıktığı Türkiye’nin otomobili gibi insansız hava araçları ve diğer bütün yerli üretimlerin, toplumun tüm kesimlerinde 'biz bu işi yaparız' fikrini güçlendirdiğini dile getiren Varank, 'İşte sayın Cumhurbaşkanımız tarafından ilan edilen Milli Uzay Programı da bu özgüvenin bir ürünüdür. Milli Uzay Programımız da aynı TOGG gibi milletimizin bütün kesimleri tarafından sahiplenildi. Evet, hedeflerimiz büyük ama inancımız daha büyük. Özgüven, şuur ve adanmışlıkla başaramayacağımız hiçbir şey yok. ' diye konuştu.Artık Türkiye'nin, her alanda teknoloji üretiminde bir üst ligin üyesi olmak için adımlarını büyüttüğünü vurgulayan Varank, 'Türkiye’nin rotasını Ar-Ge ve inovasyonda tutmakta kararlıyız. Suni gündemleri asla kabul etmiyoruz. İşte TOGG gibi büyük ve vizyoner projeler ülkemizin teknoloji ekosistemini de besleyip, büyütüyor. Yazılımdan mekanik parçalara kadar, üretim sürecine dahil olacak yerli tedarikçilerle TOGG çok yakın iş birliği içinde. Yaptıkları iş bakımından dünyada ilk olma özelliğine sahip startuplar dahi bu sürece katkı sağlayabiliyorlar.' diye konuştu.'TOGG-Meteoroloji Genel Müdürlüğü iş birliği, mobilite ekosistemimizde öncü bir adım olacak'TOGG projesinin bir otomobilden daha çok bir akıllı yaşam teknolojisi olduğunu anımsatan Varank, 'İnovasyon alanında her türlü yeni fikre ve girişime de kapı aralıyor. Bu anlamda TOGG, Türkiye’deki mobilite ekosistemine de liderlik ediyor. İşte bugün Tarım ve Orman Bakanlığımız ile birlikte somut bir iş birliğine imza atıyoruz. Bugünkü protokolle, TOGG ve Meteoroloji Genel Müdürlüğümüz arasında meteorolojik verilerin paylaşımı mümkün hale geliyor. Bu imzaların salt meteorolojik bilgi paylaşımından çok daha önemli anlamlar içerdiğinin altını çizmemiz gerekiyor. TOGG-Meteoroloji Genel Müdürlüğü iş birliği, mobilite ekosistemimizde öncü bir adım olacak.' dedi.Bakan Varank, sektörle yakın temas içerisinde hazırlanan 'Mobilite Araç ve Teknolojileri Yol Haritası”nı yakın zamanda kamuoyuyla paylaşacaklarını belirterek, 'Bu yol haritasında ortaya koyduğumuz en önemli projelerden biri de 'Mobilite Açık Veri Setinin Oluşturulması'dır. Bildiğiniz gibi bağlantılı ve otonom araç teknolojilerinde en kritik nokta veri meselesi. Verilerin toplanması, hazırlanması, yeni veri setlerinin oluşturulması, bunların anonimleştirilerek açık veri haline getirilmesi; sonrasında da şirketlere, girişimcilere ve akademisyenlere paylaşılması ve sunulması lazım. İşte bugün, Mobilite Açık Veri Seti Oluşturulması konusunda da ilk adımı atmış oluyoruz.' diye konuştu.'Adeta otomobilimize bir kulp bulmaya çalışıyorlar'Kamu kurumlarının ürettikleri verilerin, özel sektörün erişimine açık olmasının teknoloji geliştirme açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Bakan Varank, şunları kaydetti:'Böylece yeni fikirler gelişip, katma değerli ticari ürünler ortaya çıkabilir, tıpkı bugün olduğu gibi. Bugün aslında tanıtımını yaptığımız bu hadise bildiğimiz kadarıyla dünyadaki ilk örneklerinden bir tanesi. Otomobilimizle ilgili bize sıkça eleştiri yapanlar oluyor muhalefet tarafından. 'Bu parçası şuradanmış, şu parçası şuradanmış' diyerek adeta otomobilimize bir kulp bulmaya çalışıyorlar. Ama burada altını çizmem gereken konu şu; evet bu Türkiye’nin otomobili, fikri mülkiyeti bize ait. İşte burada olduğu gibi biz kendi Meteoroloji Genel Müdürlüğümüzle anlaşarak ortaya katma değerli bir servis çıkarabiliyoruz. Eğer bu otomobil Türkiye’nin otomobili olmasaydı bunu yapmak için yurt dışındaki global markalara adeta yalvarmamız gerekecekti. Bugün burada dünyadaki belki de ilk örneğini biz kendimiz ortaya koyduk. Katma değerli bir servisi ortaya koymuş olduk.''Bunun gibi açık veri paylaşımlarını çoğaltmak için diğer kamu kuruluşlarımızla da yakın çalışıyoruz'Bakan Varank, imzalanan protokolle TOGG'un Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerinden yararlanarak Türkiye’nin otomobilinin konfor ve güvenliğini artırmış olacağını ifade ederek, verilerin sadece sürücüyü bilgilendirmekle kalmayacağını, yapay zeka teknolojisi sayesinde araç içi uygulamaların da kendini optimize edeceğini söyledi.Diğer taraftan Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün de TOGG’un verileriyle anlık hava şartları hakkında geri bildirim alacağına dikkati çeken Varank, 'Örneğin, sis olayı bölgesel meteorolojik tahminlerde en zor konulardan biri. TOGG'un sis farlarının kullanımından, hangi bölgede sis yoğunluğu olduğu sisteme anlık olarak işlenebilecek. Tabi tüm bu veriler de anonim şekilde paylaşılıp kullanılacak. Yani kişisel verilerin burada kullanılması söz konusu olmayacak. İşte veri, hayatımıza kolaylık sağlayan teknolojilerin üretiminde böyle önemli roller üstleniyor. Yeni nesil mobilite ekosistemi, veri temelli daha nice fikrin gelişmesine imkan sağlayacak. Bunun gibi açık veri paylaşımlarını çoğaltmak için diğer kamu kuruluşlarımızla da yakın çalışıyoruz. Böyle vizyoner bir işe öncülük ettiği için öncelikle Tarım ve Orman Bakanımıza şükranlarımı sunuyorum.' dedi.'Kendi meteoroloji uydumuzu geliştirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz'Bakan Varank ayrıca Türkiye'nin Antarktika'da bir bilim üssü projesi olduğunu ve iki yıldır Antarktika seferlerine Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün de katkı sağladığını belirterek, 'Burada bir meteoroloji istasyonu kurduk ve Türkiye’nin Milli Uzay Programıyla birlikte 'acaba kendi meteoroloji küçük uydumuzu geliştirebilir miyiz?' diye yine çalışmalarımızı sürdürüyoruz.' diyerek sözlerini tamamladı.
CHP'li Berberoğlu'nun Avukatlarından Fezleke İtirazı
İSTANBUL (AA) - Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) hak ihlali hükmü sonrası mahkemece yeniden yargılama kararı verilen CHP'li Enis Berberoğlu'nun avukatları, 3 ayrı suçtan hazırlanıp TBMM'ye gönderilen fezlekeye itiraz etti.Enis Berberoğlu'nun avukatları Murat Ergün ve Yiğit Acar, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine itiraz dilekçesi sundu.Dilekçede, 9 Şubat'ta düzenlenen fezlekenin hukukun temel ilkelerine, aleyhe değiştirme yasağı kuralına, usul-yasaya aykırı olduğu savunuldu.Fezlekenin keyfilik içerdiği ve Berberoğlu'na karşı husumet görüldüğü ileri sürülen dilekçede, 'objektiflikten uzaklaşıldığının ispatı niteliğinde olan fezlekenin iade edilmesi, usul ve yasaya uygun yeni bir fezleke hazırlanması' talep edildi. Dilekçede, 2016 yılından beri süren yargılamada evrensel hukuk kuralları, anayasal ilkeler, ceza yargılamasının usul ve esasları başta yerel mahkeme olmak üzere birçok defa ihlal edildiği savunularak, 'Mevcut yargılama bir bütün olarak yasal temelden yoksun, hukuksuz, adaletin açık bir şekilde reddi yoluyla, adil yargılama hakkının varlığına ve amacına aykırı olarak yürütülmüştür.' ifadelerine yer verildi.Lehe gerçekleşen yargısal işlem sonucunda aleyhe fezleke düzenlenemeyeceği iddia edilen dilekçede, 'Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararının bağlayıcılığını kabul eder gibi yapıp, sonrasında kararın gereğini yerine getirmek yerine, Berberoğlu aleyhine işlem doğuracak şekilde bir suç isnadını üç ayrı suç türü ve üç ayrı sevk maddesine bağlayarak fezleke düzenlediği' savunuldu.Bu durumun hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkelerine 'açık ve ağır bir aykırılık' teşkil ettiği savunulan dilekçede, şunlar kaydedildi:'Anayasa'nın 153. maddesinin altıncı fıkrasına atıfla Anayasa Mahkemesi kararlarının bütün gerçek ve tüzel kişiler ile devlet organlarını bağlayıcılığı da ortadayken, kanunu arkadan dolaşmak amacıyla yazılan fezleke açıkça keyfilik içermektedir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından müvekkil hakkında 5 yıl 10 ay olarak hükmedilen hapis cezasının bir gün fazlasına dahi yeniden yargılama aşamasında hükmedilemeyecektir.' 'Sadece gizli belgeleri açıklama suçundan yargılanabilir'İtiraz dilekçesinde, Berberoğlu'nun sadece Yargıtay'ca onanmış olan TCK'nın 329. maddesinde yer alan 'devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklama' suçundan yargılanabileceği ifade edildi.Enis Berberoğlu açısından tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılan hükmün 5 yıl 10 aylık bir hapis cezası olduğu ve Anayasa Mahkemesi kararıyla birlikte, yeniden yargılama aşamaları ortadan kaldırılan hükümde tesis edilmiş olan cezanın sanık için 'kazanılmış hak' niteliğinde sayılması gerektiği belirtilen dilekçede, cezanın türü ve miktarının kazanılmış hak vasfında olduğu anlatıldı.Dilekçede ayrıca şu ifadelere yer verildi:'Bu kazanılmış hak, tek suç isnadına bağlı olarak infazı açık cezaevinde gerçekleştirilecek nitelikte bir adi suç iken, 9 Şubat tarihli fezlekeyle üst sınırı 60 yıla dayanan ve üç ayrı suçtan dokunulmazlığın yeniden kaldırılmasını isteyen bir mahkeme talebinin hukuken izahı söz konusu değildir. Türlü bahaneler ve hukuka aykırı tutum, davranışlarla müvekkilimizin temel hak ve özgürlüklerinin yeniden ihlal edilmesine ve 5 yıl boyunca süregelen ihlallerin tekrarlanmasına neden olacak fezlekenin mahkemesine iade edilmesi zorunludur. Anayasa'nın öngördüğü hukuk düzenine karşı koyma anlamına gelen keyfi karar ve işlemlere hiçbir hukuk sisteminde müsaade edilememelidir.' Dilekçede, TBMM Başkanlığı'na sunulmak üzere hazırlanarak Adalet Bakanlığı'na gönderilen ve halihazırda Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nde olan fezlekenin iade talebiyle geri istenilmesi gerektiği belirtilerek, İstanbul Milletvekili Berberoğlu hakkında usul ve yasaya uygun bir fezlekenin yeniden düzenlenerek TBMM'ye gönderilmesi talep edildi.Fezleke İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 9 Şubat'ta hazırlanıp TBMM'ye gönderilen fezlekede, şu ifadeler yer bulmuştu:'Hakkında 'devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama' suçundan yargılama yapılmakta iken milletvekili olması sebebiyle yargılamasının CMK'nin 223/8. maddesi uyarınca durmasına karar verilen sanık Enis Berberoğlu hakkında yargılamaya devam olunmasının, Anayasa'nın 83/2. maddesi uyarınca TBMM'nin adı geçen milletvekili hakkında yasama dokunulmazlığının kaldırılması kararına bağlı olduğu anlaşılmakla, TBMM'nin takdirlerine tevdi olunmak üzere fezleke ve ekindeki dava dosyası sunulmuştur. Gereğinin takdir ve ifası için arz olunur.'Fezlekede, 'Mevzuat' başlığı altında Berberoğlu hakkında hazırlanarak TBMM'ye sunulmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilen fezlekede yer alan suçlamalar ise şöyle sıralanmıştı:'Türk Ceza Kanunu'nun 'Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek' suçunu düzenleyen 328 maddesi, 'devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklamak' suçunu düzenleyen 329. maddesi ve 'devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklamak' suçunu düzenleyen TCK'nın 330 maddesi.'
Adıyaman'da 39 Ev Kovid-19 Tedbirleri Kapsamında Karantinaya Alındı
ADIYAMAN (AA) - Adıyaman'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında 39 evde karantina uygulaması başlatıldı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, kent merkezinde bazı kişilerin Kovid-19 test sonuçlarının pozitif çıkması üzerine İl Hıfzıssıhha Kurulu yeni karar aldı.Bu kapsamda, farklı mahallelerdeki 39 evde karantina uygulanmasına karar verildi.
Vali Erkaya Yırık'tan "Elazığ'ın Geleceğine Birlikte Karar Verelim" Anketi
ELAZIĞ (AA) - Elazığ Valisi Erkaya Yırık, şehrin sorunlarını tespit etmek amacıyla sosyal medya hesabı üzerinden anket çalışması başlattı. Vali Yırık, sosyal medya hesabında, 'Elazığ'ın geleceğine birlikte karar verelim' başlığıyla anket çalışmasını duyurdu.Elazığ'ı geçmişi kadar büyük ve görkemli bir geleceğe hazırlamak için çıktıkları yolda, tüm paydaşlarla el birliğiyle çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Yırık, 'İlimizi hak ettiği yere taşımak adına yapacağımız çalışmalarda sizlerin de katkısı büyük değer taşımaktadır. Daha yaşanılabilir bir Elazığ için hazırladığımız ankete katılımınız bizleri sevindirecektir. Sevgi ve saygılarımla.' ifadelerini kullandı. Anket, 'Size göre Elazığ'ın en önemli 3 sorunu...', 'Elazığ'ın bu sorunlarının çözüleceğini düşünüyor musunuz?', 'Size göre Elazığ'ın bu sorunları nasıl çözülebilir? Önerilerinizi belirtebilir misiniz?' başlıklarından oluşuyor.