Duygu Kar Yazio: Kiev’de Sirenler Çalarken
Kendisi kadar küçük beyaz bir güvercin gönderdim Alisa’mın avuçlarına. Küçücük bir öpücük kondursun küçük tatlı yanağına. Biraz neşelenir, mutlu olur ümidiyle. Sahi ne yapıyordur o daracık ve kalabalık sığınakta? Sığınağa sığamaz ki benim küçük Alisa’m. Alisa’m kıpır kıpırdır. Kabına sığmayan, yaramaz bir çocuktur. Bakmayın ona yaramaz dediğime. Alisa’mın bir gülüşü vardır; dünyalara bedel. Öyle kocaman güler ki ağzı kulaklarına değer, inci gibi parlayan dişleri görünür. Elleri, ayakları üşümüş müdür orada? Savaşın ne anlama geldiğini bile bilmiyorken acı acı çalan siren seslerinden nasıl da korkmuştur. Gülüşü donmuştur ağzının kenarında. Ya oyuncakları? En sevdiği pelüş kuzusunu yanına almış olsa keşke. Ona evi hatırlatan bir şey iyi gelebilirdi.