Keçiören Belediyesi Bakımevinde Katliam!
Keçiören belediyesi bakımevi kapısında TOPLU KÖPEK MEZARI bulan HAYTAP ekibi, Orman ve Su İşleri Genel Müdürlüğünden tutanak tutması için ekip istedi. Orman su işlerinden gelen ekip in yanlarında tutanak yoktu. Denetlemek için Keçiören belediyesi bakımevine gelen Orman Su İşleri şube ekibi Keçiören bakımevinde 5 dakika kaldı. Bunun üzerine HAYTAP ekibi orman su işlerinden gelen ekip hakkında yanlarında tutanak getirmedikleri için Orman Genel Müdürlüğünden ekip hakkında soruşturma istedi. KEÇİÖREN KATİLLERİ ! Yurdun hayvan hakları konusunda en geri kenti olan Ankara, bakımevlerindeki zalimleri de katliamları da daha fazla kaldıramaz.Yurtta hayvan hakları konusunda adım atılacaksa ilk önce Ankara bu utançlarını affettirmelidir... Keçiören belediyesinin yıllardır sokak hayvanlarını yok eden bir profosyonel katiller ekibi var. Ankara, Keçiören'den aldığımız 'köpeğim kayboldu' , 'baktığımız sokak hayvanları kayboldu' ihbarlarının çok önemli bir bölümü buraya ait. Geçen yıl sayın Nesrin Çıtırık Ve Ege Sakinle ' hurdalık içindeki' bir toplama ve öldürme merkezi olan sözde bakımevine, elimizde gizlice çekilmiş 'keçiören belediyesi' yazılı ceketleriyle köpekleri burada iğneyle öldüren katilleri gösteren bir video ile gitmiştik. Öldürme yerini elimizdeki videoyu izleyerek bulduk... Apar topar 'makamını' terkederek yanımıza gelen 'sözde veteriner', 'bu bana siyasi komplodur' diye haykırıyordu! Oysa 'o' Keçiören parkına su-mama odağı bile koymuştu...Görelim bakalım dedik gittik...Bize ne gösterdi biliyormusunuz?Koca parkta iki adet naylon kedi tabağı! Yıllardır defalarca veterinerler odasından, bakanlığa kadar şikayet edilmiş bu şahıs ve toplama ekibi böylesine vicdanını yitirmiş, böylesine herkesi kör sanan kişilerdir. Yaptıkları işte bir dakika daha kalmaları 'insanlık suçudur'... Görünüşte bir hayvan kliniği bile bulunan, olanakları geniş bu belediyede böylesi 'insanlık suçunun' affedilmesi söz konusu bile olamaz.Hayvan katillerine ağır cezalar verilmesi için 5199'un değiştirilmesi toplantısında bir gün önce sayın bakanla toplantıda olan HAYTAP yöneticileri 'en ağır cezaya çarptılması gereken katilleri Ankaranın göbeğinde toplu mezarlarıla birlikte' suç üstü yakalamıştır. Zalimliği sanat haline getirmiş bu kişilerle ilgili elbette tüm yasal girişimler yapılacaktır. Ancak vicdanına seslendiğim Sayın Bakan,Belediye Başkanı, Orman Su işleri Genel müdürü bu 'zalimlere' bir dakika bile beklemeden işten el çektirmeli, mahkemeye vermelidir. Yurdun hayvan hakları konusunda en geri kenti olan Ankara, bakımevlerindeki zalimleri de katliamları da daha fazla kaldıramaz.Yurtta hayvan hakları konusunda adım atılacaksa ilk önce Ankara bu utançlarını affettirmelidir... Haytap Temsilcisi Timur Ugan
Şok Eden 10 Bilimsel Gaf
Tarih sahnesi bir çok yeni buluşa ev sahipliği yapmıştır. Bunun yanı sıra bu icatlara yapılan haksız eleştiriler, bilim adamları arasındaki yarış ilginç yorumlara neden olmuştur. İşte onlardan bir kaçı..
Türklerin Genetik Şifresi Çözüldü
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden bir ekibin, Türk insanının genetik şifresini çözdüğü açıklandı. İstanbul Bilgi Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Hasan Otu liderliğindeki ekip, yaklaşık 3 yıl süren çalışma sonucunda Türk insanının genetik şifresini çözdü. Üniversiteden yapılan açıklamada, araştırma sonuçlarının dünyanın saygın bilim dergilerinden PLOS ONE dergisinde yayınlandığı belirtildi. Açıklamada, makalenin, Türk popülasyonundan örnek bir kişinin tüm DNA dizisini gösterip detaylı analizini içerdiği aktarıldı. İnsan genomunun 23 kromozom üzerinde bulunan 3.2 milyar nükleotidden oluşan DNA'nın bütününü temsil ettiği kaydedilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi: 'Bilgi Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından gerçekleştirilen çalışma, Türk insanındaki bu 3.2 milyar harfin diziliş sırasını ortaya koydu. Herhangi iki insanın DNA dizilimi yüzde 99'un üzerinde bir benzerlik göstermekte. Farklılıkları oluşturan yapısal değişkenlerin en önemlileri Single Nucleotid Polymorphism (SNP) denilen tek nükleotid farklılıkları ve DNA dizilerine eklenmiş ya da bu dizilerden silinmiş olan ve genellikle 50 nükleotidden kısa olan değişiklikler. Çalışmada Türk insanına has bu tür yapısal değişiklikler bulundu ve bunların hastalıklarla olan ilişkileri ortaya çıkarıldı. Özellikle insan DNA'sının yaklaşık yüzde 2'sini oluşturan gen bölgelerindeki yapısal farklılıklar, hücrenin işleyişi ve hastalıklarla olan ilişkisini belirlemede önemli bir etken. Gerçekleştirilen çalışma, Türk insan genomunda bulunan yapısal değişiklikleri gen bölgeleriyle ilişkilendirilip, kritik sonuçlara yol açanları tespit etti. Diğer popülasyonlarla karşılaştırıldığında, Türk insanında belirgin bir genom karakteristiği olduğu tespit edildi.'veteknoloji
Reklam
2016'da Türkiye'yi Bekleyen Tehlike
2016 yılında Türkiye'nin kullanmaya başlayacağı ve Amerikan Silahlı Kuvvetleri'nin gözbebeklerinden F-35 savaş uçağının ateş açılmadan sadece tek bir tuşla hacker'larca alaşağı edilebildiği ortaya çıktı. Business Insider'ın haberine göre ABD'nin gözde savaş uçaklarından F-35 ne kadar güçlü donanımlara sahip olursa olsun hacker'lara karşı oldukça zayıf bir yönü var. Pilotların giydiği F-35 başlığı artırılmış gerçeklik teknolojisini kullanıyor ve jetin üzerinde yer alan kameralar sayesinde uçağın içini değil dış dünyayı olduğu gibi pilotun önüne seriyor. Tüm bu özelliklerin birleşiminden oluşan ALIS sistemi her ne kadar pilotlara pek çok açıdan avantaj sağlasa da diğer yandan hacker saldırısı karşısında oldukça zayıf bir durumda. ALIS sistemiyle ilgili bilgi veren uzman David Martin ALIS sisteminin bir laptop bilgisayarla benzer özellikler taşıdığını ve uçağın nereye uçtuğu ve ayrıntılı güzergah bilgilerinin de bu sistemde tutulduğuna dikkat çekti. ALIS sistemindeki zaafiyet nedeniyle hacker'ların kolayca F-35'i etkisiz hale getirebileceğine dikkat çeken Martin, ALIS sisteminin uçaktaki herhangi bir tehlike durumunda pilottan emir almaksızın herhangi bir zamanda iniş yaptığını kaydetti ve hacker'ların sisteme müdahale ettiğinde uçağı indirebileceğini söyledi. 2016 YILINDAN İTİBAREN TÜRKİYE'DE DE KULLANILACAK 2016 yılında Türkiye'de de kullanılacak olan F-35 savaş uçakları için TÜBİTAK-SAGE tarafından geliştirilen yerli seyir füzesi SOM kullanılacak. Kokpit.aero'nun haberine göre SOM-J olarak adı verilen projede füzenin boyutları yüzde 25 civarında küçülecek. Uçağın gövde içindeki silah taşıma noktasına yerleştirilecek füze ile F-35'in görünürlük özelliğinin korunması sağlanacak. SOM'da Fransa'dan satın alınan TRI-40 motoru kullanılıyor. Bu motor Eskişehir'deki TEI şirketi tarafından geliştirildi ve füzenin menzilinin uzaması sağlandı. Testleri süren çalışmalarla SOM 800 kilometreye ulaştı. TÜBİTAK-SAGE yetkilileri, bu noktada kamuoyunun kafasını karıştıran konuların ortaya çıktığına dikkat çekerek 'Balistik füze ve SOM mühimmatı ayrı olarak ele alınacak projeler. Her iki çalışmanın teslerinde de 800km üzeri menzile başarı ile ulaşıldı' dedi. veteknoloji
Reklam
Hasta Çocuk ve 3 Ayaklı Köpeğin Duygusal Hikayesi
İngiltere’de nadir görülen bir hastalığa sahip Owen Howkins’in hayatı yavruyken tren raylarına bağlanan ve bir bacağını kaybeden Anadolu  çoban köpeği Haatchi’nin gelişiyle değişti. İngiltere’nin Hampshire kentinde yaşayan 7 yaşındaki Owen Howkins nadir görülen bir kas hastalığıyla mücadele ediyor. Owen diğer insanlarla iletişime geçmekten korkuyor ve aynı zamanda birazcık utangaç. Onun gergin kasları doğru hareket edemediği için insanları kendinden uzaklaştırdı. Owen her hareket ettiğinde acı çekiyordu ama sonra mucizevi bir şey oldu. Evinde dışarı çıkmaya korkan küçük çocuğun hayatı babasının engelli bir köpeği eve getirmesiyle değişti. Üç bacağa sahip olan Haatchi ile Owen arasında gelişen dostluk ikisini de hayata bağladı. Sokağa çıkma korkusu yaşayan çocuk üç bacaklı arkadaşı sayesinde tüm korkularını yendi. Hareket etmeyi güçleştiren kalıtımsal bir kas hastalığına sahip olan Owen Haatchi’yle arkadaş olunca günlük hayatında yaşadığı sorunlardan kurtuldu. Baba Howkins, yaşadıklarını şöyle özetliyor: 'Owen eskiden yabancılardan korkardı. Şimdi gördüğü herkese Haatchi’yi anlatıyor ve onunla köpek şovlarına gidiyor. Ondaki değişimi sözcüklerle anlatmak imkansız.' Şimdi Owen insanlarla rahatlıkla konuşabiliyor ve artık hiç kimseden korkmadığını söylüyor. Onlar dünyanın en büyük köpek gösterisi olan Crufts Dog Show'da 1. sırada yer aldılar. Ayrıca Hertfordshire Üniversitesi Owen ve Haatchi hakkında bir kısa film yaptı. Daha sonra İnsanlar bu yaşam öyküsünü bir kitap haline getirdi.
Aşırı Marjinal 25 Topuklu Ayakkabı Modeli
Topuklu ayakkabılar kadınların vazgeçemediği aksesuarların başında gelmektedir. Fakat modacılar daha fazla dikkat çekmek isteyen kadınlar için gereğinden fazla iddialı ve marjinal topuklular ayakkabılar  tasarlamışlar. İşte 'Aşırı Marjinal 25 Topuklu Ayakkabı Modeli' galerisi...
Reklam
Sadece İlginç İsme ve Soyisme Sahip İnsanların Anlayabileceği 20 Durum
Toplumun içinde sadece biz yaşamıyoruz, ailelerinin tercihiyle ilginç isme ve soyisime sahip olan insanlar da yaşıyor. Bu isimleri onlar seçmediler. Onların tercihi olsaydı her şey farklı olurdu :)))))) Lütfen biraz daha duyarlılık :))) İlginç isimli insanların günlük hayatta yaşadığı zorluklar. (Not: İçerik oluşturulurken bire bir çeviri yapılmamıştır.)
Neden mi Yüzüklerin Efendisi?
etiket
Lord hayranı olanlar büyük bir ihtimalle bu maddeleri okuduktan sonra filmi tekrardan izleyecek. Kendimden biliyorum insan kendini tutamıyor. Biraz uzun ama okumaya değer diye düşünmekteyim.
Ronaldinho Ağızlı 11 Türk Ünlü
Dünya futbolunun en önemli yıldızlardan biri olan Ronaldinho'nun karakteristik bir ağız ve diş yapısı olduğunu düşünüyorum. Buna asla çirkin denemez, denmemeli!  Bir benzer karakteristik organ örneğini de beyaz perdenin göz ve göz altı torbalarıyla ünlenmiş ismi Steve Buscemi'de görebilirsiniz. Ronaldinho'ya dönecek olursak, karakteristik özelliğinin birbirinden değerli Türk ünlülerde nasıl duracağını görmek istedik ve Moozip'in katkılarıyla bu galeriyi hazırladık Yorumlar sizin, keyifli dakikalar :)
Reklam
5 Aylık Bebeği Böyle Hayata Döndürdü
Miami’de bir otoyolda aracında taşıdığı 5 aylık yeğeni Sebastian’ın rahatsızlandığını gören Pamela Rauseo hemen aracını durdurdu. Bebeğin nefes alamadığını ve morardığını görünce panikle yardım isteyen Rauseo çaresizlik içinde bebeğe suni solunum yapmaya başladı. Fotoğrafları çeken muhabiri yardım için bir polis aracını durdurdu ve ilk yardıma polis devam etti. Nefes almaya başlayan bebek daha sonra olay yerine gelen ambulans ile hastaneye götürüldü. Bebeğin durumunun iyi olduğu bildirildi. Sebastian’ın solunum rahatsızılığı olduğu öğrenildi. Dipnot
Reklam
Çift Başlı Oğlak Görenleri Şaşkına Çevirdi
Bursa'nın Mudanya ilçesinde çift başlı keçi yavrusu dünyaya geldi.Bademli Mahallesi’nde Hakan Örs’ün çiftliğinde dünyaya gözlerini açan oğlak sahibini olduğu kadar görenleri de hayrete düşürüyor. Uzman veterinerler, iki ağzıyla birden yemek yiyen ve dört gözünü aynı anda kullanan keçi yavrusunun 10 günden fazla yaşayamayacağını öne sürdü. Çiftlik sahibi Hakan Örs ise 30 yıldır bu işle uğraşan ortağı ile birlikte ilk kez böyle bir olaya şahit olduklarını belirterek, şaşkınlıklarını gizleyemediklerini söyledi. Cihan Haber Ajansı
Bu Hafta 3 Yeni Film Vizyonda
Bu hafta vizyona girecek 'Recep İvedik' serisinin 4. filmi, komedi sevenleri sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor. Bu hafta üç film vizyona girecek.  Reha Erdem'in son filmi 'Şarkı Söyleyen Kadınlar' izleyici ile buluşuyor. Deprem ihtimali nedeniyle boşaltılmak istenen bir adada, bu karara karşı çıkan kadınların mücadelesinin anlatıldığı filmde, Binnur Kaya, Philip Arditti, Kevork Malikyan ve Deniz Hasgüler rol alıyor. Daha önce Toronto Film Festivali'nde gösterilen filmin konusu şöyle: 'İstanbul'un adalarından birinde, muhtemel bir deprem nedeniyle adayı boşaltma kararı alınmıştır. İnsanlar akın akın adadan ayrılır ancak küçük bir kesim bu karara uymayarak kalmakta direnir. Etrafta kıyamet arifesini andıran bir atmosfer hüküm sürerken, geride kalanlar için hayat koşulları günden güne zorlaşacaktır. Film, yaşamları farklı engellerle sıkıştırılmış bir grup kadının, inanç, cesaret ve enerji ile hayatın farklı boyutlarına yaptıkları heyecan verici insani serüvenleri etrafında şekilleniyor.' 'Recep İvedik 4' 'Recep İvedik' serisinin 4. filmi, komedi sevenleri sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor. Senaryosunu Şahan Gökbakar'ın yazdığı filmi, Togan Gökbakar yönetti. İlk üç filmi izlenme rekorları kıran serinin 4. filminin çekimleri, Maldivler'de tamamlandı. Şahan Gökbakar'ın yanı sıra İrfan Kangı ve Cem Korkmaz gibi oyuncuların rol aldığı filmin konusu şöyle: 'Recep İvedik, mahallesindeki çocuklardan kurulu futbol takımının antrenörüdür. Ancak düzenli olarak idman yaptıkları araziyi sermaye sahibi biri satın alacaktır. Recep'in buna izin vermeye niyeti yoktur. Recep'e göre araziyi kurtarmanın tek yolu, para bulup araziyi satın almaktır. Bulabildiği tek çözüm ise Survivor'a katılıp büyük ödülü kazanmaktır. Recep, burada Karayip korsanlarıyla karşılacak ve macera kaldığı yerden devam edecek.' 'Yasak Aşk' Doris Lessing'in Nobel Edebiyat Ödüllü 'Büyükanneler' adlı kısa öyküsünden, beyazperdeye aktarılan 'Yasak Aşk' filminin başrollerini, Naomi Watts ve Robin Wright paylaşıyor. Yönetmenliğini Anne Fontaine'in yaptığı filmin senaryosu Oscar ödüllü senarist Christopher Hampton'a ait. Prömiyeri Sundance Film Festivali'nde gerçekleşen film, Avustralya'da yaşayan çocukluk arkadaşları Lil ve Roz ile onların iki oğlu arasındaki ilişkiyi anlatıyor. AA
500 Yıllık 'Popo' Bestesi Çözüldü
Hollandalı ressamı Hieronymus Bosch'un tablosundaki gizli 'popo şarkısı' notalara döküldü Hepimiz hazine avcılarını biliriz. Gizli saklı yerlerde, nadir haritalarla yola çıkan acımasız korsanlar, koca bir sandık dolusu altın için dünyanın bir ucundan diğer ucuna gider, hayatlarını bile o hazineyi bulmaya adarlar. Fakat hazine her zaman altın olmayabilir. En azından Oklahoma Christian Üniversitesi'nde Müzik ve Bilgi Teknolojileri bölümü öğrencisi olan Amelia Hamrick'in keşfettiği hazine, altından değildi. 15- ve 16. yüzyılda etkin olan Hollandalı ressam Hieronymus Bosch'un triptik eseri olan 'Dünyevi Zevkler Bahçesi / The Garden of Earthly Delights' tablosundaki gizli hazine, cehennemi tasvir eden kısımda yer alan gizli bir detay oldu. Genç öğrenci Hamrick tarafından keşfedilen hazine, aslında bir poponun üzerinde yazan bir piyano bestesiydi. 1939'dan beri Madrid'deki Prado Müzesi'nde bulunan esere internet üzerinden bakarken besteyi fark eden Hamrick, modern müzik aletleri ile modern nota sistemine uyarlayarak, ilk kez sese dönüştürdü. Hieronymus Bosch'un 1503 ve 1504 yılları arasında yaptığı triptik tablonun küçük detayından tarihi bir besteyi ortaya çıkaran Hamrick, bu besteyi 10 gün önce bloğunda '500 yıllık popo şarkısı' adıyla paylaştı. Paylaşımının ardından hızla sosyal medyada dolaşmaya başlayan beste, en sonunda fark edildi. 28 saniyelik bir besteye dönüşen eser, üniversite yetkilileri tarafından '500 yıllık bir müzik gizeminin çözülmesi' olarak yorumlanıyor. Kaynak: Milliyet Sanat
AKP'nin Seçim Şarkısı Dombra İzinsiz mi Kullanıldı?
AK Parti'nin yerel seçimlerde kullanmak için tanıttığı 'Dombra' şarkısı tartışmalara yol açmıştı. Eserin sahibi Arslanbek Sultanbekov ile şarkıyı AK Parti için uyar­layan Uğur Işılak CNN TÜRK'te 'Günlük' kuşağında Saynur Tezel'in sorularını yanıtladı. Arslanbek Sultanbekov, 'Bu şarkı bana ait, 1997 yılında kendi köyümde yazdım bu şarkıyı. Sözleri ve müziği bana ait olan bir eser. 20 dakikada gelen bir ilham sonucu yarattığım bir eser' dedi. Sultanbekov şöyle konuştu: 'Şarkıyı bütün Türk halkına armağan ettim. Şarkı tüm Türk halkına aittir ancak şarkının siyasete karışmasını istemem. Rusya'da da Kafkasyada da seçimler çok oldu. Ben karışmadım, şarkımı da vermedim. Tayyip Bey bir siyasetçidir, bugün vardır yarın yoktur ama dombra şarkısı halka aittir. 2 gündür uyuyamıyorum, 'neden şarkımı çaldılar' diye soruyorum. Uğur Bey'in facebook'una 'neden bu şarkıyı uyaraldığı'nı yazdım, beni bloke etti. Bu şarkı Cengiz Han'ın marşı değil. Dava konusunda avukatlarımla kanuşacağım ve Türkiye'ye gelip basın açıklaması yapacağım.' Uğur Işılak: 'Anonim eser olarak biliyorduk' Uğur Işılak ise, 'Biz anonim bir eser olarak biliyorduk. Müziğin Nogay ezgisi olduğu bilgileriyle yola çıktık. Anonim bir eser olmasayd ıdaha önce de dava açılması gerektiğini düşünüyorduk' diye konuştu. Işılak şu ifadeleri kullandı: 'Aksi ispat edilene kadar eser bizim için anonimdir. İlk defa söz ve müziğin Sultanbekov'a ait olduğunu kendisinden duyuyorum. Böyle bir hata yapılmışsa bunu telafi ederiz. Benim de şarkım AK Parti tarafından kullanılmıştı. Müzik işlerinde çok da siyasi tavırlarla davranmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Ben kimseyi bloke etmedim.' CNN Türk
Reklam