Tüyler Ürperten Bir Çığ Düşme Anı
Söz konusu görüntüler, İtalya-İsviçre sınırında Alplerde kaydedilmiş. Çığ, inanılmaz bir şekilde ilerliyor ve koca koca ağaçları yerinden söküp, önüne katıp götürüyor. Evlerin de çok yakınından geçen çığ, videodaki insanların sesinden de anlayabileceğimiz üzere, büyük panik yaratıyor. Kısacası doğanın yıkıcı gücüne dair bir örnek!
Cıvık Romantizmden Hoşlanmayan Erkeklere İlham Kaynağı Olacak 8 Evlilik Teklifi
Erkeklerin evlilikten korktuğu fikri aslında çok yanlıştır. Çünkü erkekler evlilikten 'çok ama çok' korkar. Ama aşağıda korkmayan erkeklerin evlilik tekliflerini bulacaksınız. Eh tabi erkek adam korkmaz! Hazır 14 Şubat da yaklaşırken, şu güzel aşk böcüğü ortamını bozmak istemem ama durum böyleyken böyle:
Oscar'ı Kazanan İsim Yanlışlıkla Açıklandı!
Oscar heykelciğinin yapılış aşamasını gösteren bir televizyon programında ödülün altında Leonardo DiCaprio’nun isminin görülmesi sosyal medyayı karıştırdı. Program, Oscar sonucunu açıklamakla suçlandı. Ancak durum düşünülenden farklıydı... Sinema dünyasının en önemli ödülü Oscarlar için geri sayım başladı. 2 Mart’ta sahiplerini bulacak ödül için tahmin yürütülürken, CNN’de yayınlanan bir program alevli bir tartışma başlattı. Oscar heykelciklerinin yapım aşamasını gösteren programda sunucu, eline hazırlanan ödüllerden birini alarak farkında olmadan alt kısımda yazan ismi canlı yayında gösterdi. Ödülün altında ise 'En İyi Erkek Oyuncu' kategorisinin Leonardo DiCaprio’ya gittiği yazıyordu. Birçok izleyeci bu anın görüntüsünü kaydederek sosyal medyadan paylaştı. DiCaprio’nun kazanmasına sevinen de vardı, ödül töreninde yaşanacak heyecanı yok ettiği için CNN’e kızan da... ÖDÜLLER ÖNCEDEN HAZIRLANIYOR Akademi çıkan tartışmaların ardından CNN’in kazananı ortaya çıkarmadığını, Oscar için oylamaların 14 Şubat’ta başlayacağını açıkladı. Milliyet
Filipinli Sanatçı Noel Cruz'dan Barbie Bebek Ünlüler
Bu oyuncak bebekler gerçeklerine çok benziyor!Amerikalı sanatçı Noel Cruz, kendi elleriyle yaptığı Hollywood'un ünlü yıldızlarının bebekleriyle tanınıyor. Cruz'un elinden çıkan bu müthiş oyuncaklar eBay'da 120 dolardan başlayan fiyatlarla satılıyor. Yıldızların hayranları, oyuncak bebekleri kapışıyor.
Paten ile Bisikletin Bir Arada Olduğu Teknoloji
Bisiklet sürmeyi mi yoksa paten yapmayı mı daha çok seviyorsunuz?Diyelim ki ikisini de seviyorsunuz. Peki ikisini aynı anda yapma şansınız var mı? Görünüşe göre artık var.Videodan da göreceğiniz üzere, paten ile bisiklet birleştirilerek ortaya bir hibrit ulaşım aracı çıkarılmış. Odak noktasında özellikle spor yapmayı seven insanlar bulunuyor. Tabii farklı yapısı nedeniyle bu ürünü denemek isteyen ve beğenenler de olacaktır. Aeyo isimli bu ürünün fiyatı ise kargo da dahil olmak üzere 449 euro. Daha fazla bilgi için http://www.aeyo.com/ adresine göz atabilirsiniz. Ne dersiniz, böyle bir ürün ilgi görür mü sizce?İyi seyirler.Teknokulis
Reklam
Rusya'nın Eşcinsel Yasasına Gönderme İçeren Bir Reklam
XXL all sports united adlı topluluk, Rusya'nın 'Soçi Olimpiyatları'nda eşcinsel ilişkiye izin vermeyiz' açıklamasına süper bir cevap vermiş. 'Spor, herkes içindir!' sloganlı reklam; Norveç, Finlandiya, İsveç gibi İskandinav ülkelerinde yayınlanmak için çekilmiş. İçinde birçok profesyonel sporcunun da yer aldığı reklam, ilerleyen günlerde çok ses getireceğe benziyor. Konuyla ilgili bir başka video için: Kanada'dan Rusya'ya Şok Gay Cevabı!
Beşiktaş'ın Yeni Stadı Tanıtıldı
Lansman toplantısında Beşiktaş Başkanı Fikret Orman ve Yönetim Kurulu'nun yanı sıra Beşiktaşlı futbolcular da katıldı. Stadyumun maketinin tanıtıldığı lansmanda ayrıca 143 adet locanın satışına da başlandı. 19 locanın satıldığı belirtilirken geriye kalan 147 locanın da ilerleyen saatlere kadar satışının süreceği belirtildi.Fotomaç
Reklam
Kızıl Ordu Korosu’nun Get Lucky’le İmtihanı
Rusya’nın meşhur Kızıl Ordu Korosu Daft Punk’ın 2013′e damga vuran şarkısı Get Lucky’yi Soçi Kış Olimpiyatları’nda söyledi.Bir zamanların yeri göğü titreten koca Kızıl Ordu’nun Daft Punk – Get Lucky cover’ı 3 solistin eşliğinde danslı bir şekilde icra edildi.
Naaptı'be Üseyin...
Edirne’nin Keşan İlçesi’nde reklam panosuna asılan ve üzerinde Roman havası oynayan ayı fotoğrafı ile birlikte Trakya şivesiyle “Naaptı’be Üseyin…” yazan afiş görenleri şaşırttı. Reklamı hazırlayan şirket yetkilileri tüm işlemlerin internet üzerinden yapıldığını ve amacını bilmediklerini ifade ederken, Keşan Belediye Başkanı CHP’li Mehmet Özcan ise afişin şaka amaçlı asılmış olabileceğini söyledi. Keşan Hastane Caddesi’ndeki reklam panosuna dün akşam saatlerinde üzerinde Roman havası oynayan ayı fotoğrafı ile birlikte Trakya şivesiyle “Naaptı’be Üseyin…” yazılı bir afiş asıldı. Keşan’dan yeniden aday gösterilen mevcut belediye başkanı CHP’li Mehmet Özcan’ın projelerini tanıttığı reklam afişinin hemen yanındaki reklam panosu, görenlerini şaşırttı. Gülümseten afişi görenler cep telefonlarıyla fotoğraflarını çekti. Reklam şirketi sahibi ve tasarımcısı Eyüp Günay, afişin kendilerine internet üzerinden gönderildiğini ifade ederek, “Asılan afiş bize e-posta yoluyla geldi. Bedeli de internet üzerinden ödendi. Ancak ne amaçla olduğunu bizde bilmiyoruz. Belki birine şaka yapmak istediler ama görenler bizi arayıp ne olduğunu soruyor. Bizde ne olduğunu bilmiyoruz, ancak sıkıntı yaratırsa çıkartabiliriz” dedi. Evrensel
Reklam
Bulutların Üstünde İki Balon Arasında Bir İpte Yürümek
Skyliners adlı çılgın akrobat topluluğu 'Bu kadarı da artık fazla' diyeceğiniz bir işe imza atmış. Bulutların üstünde iki balon arasında incecik ipte yürümeye çalışan çılgın akrobatlar izleyenlerin yüreğini ağzına getirdi.
Latif Topbaş: 'Urla'daki Villaların Arazisini 35 Yıl Önce Aldım'
25 Aralık soruşturmasında adı geçen iş adamı Mustafa Latif Topbaş kamuoyunda yer alan iddialara ilişkin açıklama yaptı İzmir Kemalpaşa’da tarihi mozaiklerin bulunduğu alana, ortağı olduğu marketler zinciri için yapılması planlanan depo haberleriyle gündeme gelen, daha sonra 25 Aralık operasyonunda ismi geçen iş adamı Latif Topbaş kamuoyuna yansıyan iddialara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Topbaş açıklamasında Urla’daki villaların arazisini 35 yıl önce aldığını ve aynı yıl inşaata başladıklarını ifade etti. Latif Topbaş Kemalpaşa’daki araziyi de devlete devretme kararı aldıklarını belirtti. İşte Latif Topbaş’ın açıklaması Bazı görsel ve yazılı medya organlarında yer alan 'Zeytineli köyündeki yazlık evlerimiz ve İzmir Kemalpaşa ilçesinde 1.600 yıllık mozaikler' konulu haberler özel hayatın gizliliğini ihlal ederek, yasalara aykırı olarak dinlenmiş, çoğu istismar edilen ve bazılarından emin olamadığım konuşmalara dayanmaktadır. Bu yaşımda değerli kamuoyunun karşısına bu şekilde çıkmış olmam dolayısıyla, söz konusu haberler ile ilgili olarak öncelikle belirtmem gereken husus, içeriğinde kısmen gerçeği barındırsa da, bunların veriliş tarzının incitici ve farklı algılara yol açacak nitelikte olduğudur. Siyasetle uzak yakın hiçbir ilişkisi olmayan, şahsen yarım asrı aşan sanayici vasıflı, geçmişinde devletle iş yapmaktan kaçınan ve onunla bugüne kadar hiçbir iş yapmamış olan bir kimse olarak, hiçbir şekilde ilgili bulunmadığımız gelişmelerde adımın geçmesinden derin üzüntü duyduğumu belirtmek isterim. Özellikle, aslında sosyal kimliğimle ilgili bilgi sahibi olduğunu düşündüğüm Zaman Gurubu’nun şahsımla ilgili bir buçuk aydır devam eden yaklaşımını anlamakta güçlük çektiğimi de ayrıca belirtmek isterim. Haberlere konu hadiseler ile ilgili gerçekler şunlardır Medyada ve özellikle bazı siyasetçiler tarafından muhtemelen eksik ve hatalı bilgilenmelerine müstenit, Zeytineli köyündeki yazlık konutlarımızla ilgili yanıltıcı iddia ve beyanlar dile getirilmektedir. Gerçekte bu yerde hiçbir zaman tarihi esere rastlanılmamıştır. Latif Topbaş, Urla'daki evlerin villa olmadığını, her biri 80 metrekareyi geçmeyen yazlık evler olduğunu açıkladı. Söz konusu arazi 34 yıl önce 7 arkadaşımla birlikte satın alınmıştır. Aynı yıl başladığımız inşaatlar zaman içinde gelişen biçimde bugün bölgedeki köy yapılaşması çerçevesinde kendimiz, çocuklarımız ve çalışanlarımız için yaptırdığımız her biri 80 metrekareyi geçmeyen 20-22 yazlık ev, cami ve hayvan barınaklarından oluşmaktadır. Bundan yaklaşık 15 yıl sonra evlerimizin bulunduğu alan tıpkı komşu köy arazileri gibi 1. derecede tabii sit alanı olarak ilan edilince, buna itiraz şeklinde verdiğimiz tepkiler, bölgedeki köylü komşularımızın tepkilerinden farksızdır. Nitekim bölgenin sit derecelendirmesine köyden komşularımız bizden önce itiraz etmiş ve sonuç da almışlardır. Sayın Başbakan ile 35 yıl öncesine kadar giden dostluğum vardır. Kendileri ile siyasi yaşamından önce de ailece dosttuk. Ancak, kendileri Başbakan olduktan sonra, yoğun çalışma temposu nedeniyle Zeytineli’nde sadece 3 kez misafirim oldular. Bazı medya organlarında Zeytineli köyündeki arazimizde Sayın Başbakanın da villaları olduğuna ilişkin haberler açık bir yanılgı ve üzülerek ifade etmeliyim ki bazen bir yalanı da ifade etmektedir. Benim, akraba ve dostlarımı zaman zaman misafir ettiğim 30 yıl evvel yapılan bir evin restorasyonu sırasında misafirlerimin isteklerini öğrenme inceliğimin farklı yorumlanmasından duyduğum üzüntüyü de ayrıca belirtmek isterim. Bu anlamda bu haberlere kaynaklık eden konuşmalar, herhangi bir kimsenin sosyal ilişkileri çerçevesinde haklılığına inandığı bir konuda yaptığı samimi konuşma ve aslında yakınmalardır. İzmir'in Zeugması olarak adlandırılan Kemalpaşa'da bulunan mozaikler... Bir diğer konu da hissedarlarından olduğum BİM Birleşik Mağazalar A.Ş. İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde Organize Sanayi Bölgesi ilan edilmiş bölgede, lojistik merkez inşası için satın aldığı 40 dönüm araziye ilişkindir. Öncelikle belirtmek isterim ki organize sanayi bölgeleri devletin sanayi ve ticari yatırımlar için özel olarak ayırdığı bölgelerdir. Bu arazide inşaat için yasal prosedüründe proje hazırlatarak belediyeye başvurulmuş, hafriyat işini yüklenen firmanın çalışması sırasında tarihi kalıntılara rastlanınca, durum derhal İzmir Müze Müdürlüğü ve ayrıca Jandarma’ya bildirilmiştir. Devamında yetkililerce gerekli tespitler yapılmış, herhalde eserlerin korunması temelinde, taşınabilmeleri imkânı dâhil, gerekli yasal müracaatlarda bulunulmuştur. Son durumda arazi 1.ve 3.derece sit alanı ilan edilmiş bulunmaktadır. Gelinen noktada, Bim A.Ş., 3 yıl önce satın aldığı araziyi, bu konuda herhangi bir ihtilaf ve kuşkuya bile mahal vermeme adına, maliyet değeriyle Kamu İdaresine devretme kararı almıştır. Bu haberlerle ilgili 'açık gerçek”ler bunlardır. Topbaş'la ilgili iddialar Kemalpaşa'da 1600 yıllık mozaiklerin çıktığı sit alanına BİM'in deposunu yapmak istedi Market zinciri BİM’in İzmir Kemalpaşa’da depo yapmak istediği arsada 1600 yıllık mozaikler bulunmuştu. 'Batı'nın Zeugması' olarak da adlandırılan mozaiklerle ilgili yapılan görüşmeler bir telefon kaydının internette yayınlanmasıyla ortaya çıktı. İddialara göre BİM'in ortaklarından Topbaş, Kültür Bakanı Ömer Çelik'i arayarak mozaiklerin taşınmasını, duvar kalıntılarının da kaldırılmasını istemiş. 12 Aralık 2013'te Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu, BİM’in yaptığı itiraz başvurusuna ek olarak sunulan ve Ege Üniversitesi Rektörlüğünden Prof. DR. Ersin Doğaner ve Yrd.Doç. Emine Tok tarafından hazırlanan raporları dikkate alarak mozaiklerin taşınmasına karar verdi. Urla'daki villalar Başbakan Tayyip Erdoğan ve ailesi için İzmir Urla’ya bağlı Zeytineli köyü, Hacılar Koyu’nda yapıldığı iddia edilen villaların, 1’inci derece sit alanı üzerinde inşa edildiği ileri sürüldü. Urla villalarının bulunduğu alanın 1995 sonrasında doğal SİT alanı olarak işaretlendiğini, birinci derece korunması ve yapılaşmadan uzak tutulması gereken yer olarak Koruma Kurulu tarafından korunduğunu anlatan eski Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, 2010 yılında Kurul'un bölgenin en özellikli yeri olan Zeytineli koy bölgesinde kaçak villa yapımını tespit ederek yıkım kararı verdiğini ve uygulanması için Valilik ve alt birimlere tebliğ ettiğini söyledi. 'Basında okuduğunuz o zamanki İzmir Valisi'nin yıkım girişimi, bu karara dayanıyor' diyen Günay, tebliğ edilmesine rağmen yıkımın gerçekleşmediğini belirtti.T24
Reklam
Mersin'de Yol Çalışmasında Tarihi Eser Çıktı!
Mersin'in merkez Mezitli İlçesi'nde yol çalışmaları sırasında 2 bin yıl öncesine ait olduğu sanılan sütun ve çeşitli tarihi eserler çıktı. Menderes Mahallesi Barbaros Hayrettin Paşa Caddesi mevkiinde çalışma yürüten Mezitli Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, mermer sütunlar ve çeşitli kalıntıların ortaya çıkması üzerine çalışmayı durdurdu. Tarihi kalıntıların çıktığı yerin etrafı güvenlik şeridiyle çevrilirken müze yetkililerine de bilgi verildi. Toprak altından titizlikle çıkartılan tarihi eserler müze yetkilileri tarafından incelemek üzere Mersin Müzesi'ne götürülürken, eserlerin M.S. 2'nci ve 3'üncü yüzyıllara ait olduğu sanılıyor. Kazdıkça tarih çıkıyor İlçede son birkaç yıl içinde inşaat temel kazıları, yol ve altyapı çalışmaları sırasında bugünden yaklaşık 2 bin 500 yıl öncesine ait kayaya oyma mezarlar ortaya çıkmış, mezarların içerisinde çok sayıda kemik ve kafatasının yanı sıra yağdanlık ve tencere kapakları bulunmuştu. Topraktan çıkarılan çeşitli eserler, Mersin Müzesi'nde ziyaretçilere açıldı. Gizemini koruyor Arkeolojik açıdan Kilikya tarihinin önemli hazinelerden biri olan Soli Pompeipolis Antik Liman Kenti'nde yaklaşık 10 yıldır yürütülen kazılarda bugünden 3 bin yıl öncesine ait yüzlerce muhteşem eser bulundu. Kazılarda; liman, sütunlu cadde, tiyatro, Roma hamamı, kent duvarları, Nekropol Su Kemeri gibi yapılar ortaya çıkarıldı. Roma imparatoru ile üst düzey yöneticilerinin büstlerini taşıdığı Sütunlu Cadde'de; Sağlık Tanrısı Asklepios ve Tanrıçası Hygeiea, Tanrıların Kralı Zeus, Adalet Tanrıçası Nemesis, Bereket Tanrıçası Demeter, Şarap Tanrısı Dionysos heykelleri bulundu. Höyük'te ise; antik çağda ölünün öbür dünyada kullanılması inancıyla bırakılmış olan, mezar hediyesi gibi işlevleri bulunan kandiller, Bizans dönemi baskı mühürleri, tabak ve kaseler ele geçti. Efes'e rakip olacak Çalışmaların tamamlanmasıyla, Neolitik, Helenistik, Roma dönemleri gibi birçok dönemi bünyesinde barındıran ve yapısıyla hayranlık uyandıran Soli'nin Efes kadar ilgi göreceği belirtiliyor.CNN Türk
‘Kardeş Payı'na İlkler Düştü
Türk izleyicisi, her zaman farklı ve özgün olana ilgi göstermiştir. Onun içindir ki yeni başlayacak bir dizinin ekibi, ‘Mevcutlarından farkı ne olacak?’ sorusuna muhatap olur. Star TV’de yarın 22.45’te başlayacak ‘Kardeş Payı’ bu anlamda rakiplerinden şanslı görünüyor. ‘İşler Güçler’ gibi ‘absürt komedi’yi izleyiciye sevdiren ekipten de sıradan bir dizi beklemek büyük haksızlık olurdu. Onlar da bunun farkında olacaklar ki, Çengelköy’de önceki gün yapılan tanıtım toplantısında dizinin izleyiciye pek çok ‘ilki’ yaşatacağının altını özellikle çizdiler. Oyuncu ve teknik ekibin tam kadro katıldığı basın toplantısında senarist ve yönetmen Selçuk Aydemir’in ‘Kardeş Payı’nın ‘türü’ üzerine yaptığı değerlendirmeye Ahmet Kural (Metin) ve Murat Cemcir de (Ali) katılınca ortaya ilginç, bir o kadar da komik tartışma çıktı! Bilim kurgu, ilim kurgu komedi, drama, aksiyon gibi pek çok türün adı geçse de, ‘Sıcak bir mahalle dizisi..’ cümlesiyle top Murat Cemcir’de kalmış oldu! Bunların içinden hangisinin olacağını ise izleyip göreceğiz... YUSUF BÜLBÜL | Zaman
Reklam
Asıl Kırılgan 5'li: Fransa, İngiltere, Almanya, Avustralya, Kanada
Yüksek cari açığa sahip olan Endonezya, Güney Afrika, Brezilya, Türkiye ve Hindistan Kırılgan Beşli olarak tanımlanıyor. Yüksek cari açık, bu ülkelerin yabancı sermayenin ani çıkışına karşı kırılgan oldukları anlamına geliyor. Bize küresel ekonomide patlayacak yeni bir fırtınanın bu piyasalardan kaynaklanacağı söyleniyor. Sorun şu ki bu doğru değil. Asıl Kırılgan Beşli Morgan Stanley tarafından telaffuz edilen ülkeler değil aksine neredeyse kimseyi endişelendirmeyen beş gelişmiş ülke. Gelişmekte olan ekonomilerin yüklü miktarda sermaye çektiği ve sonuç olarak ticaret açığı verdikleri doğru ama bunda yanlış bir şey yok. Aynısını gelişmiş ekonomiler de yapıyor. Bir sonraki kriz bir öncekinde olduğu gibi yine gelişmiş ekonomilerden birinde patlayacak. Bir krizin Fransa, Almanya, İngiltere, Avustralya ya da Kanada'da patlama ihtimali çok daha yüksek. Asıl Kırılgan Beşli bu ülkeler ve çok az sayıda yatırımcı bu ülkeler nedeniyle endişe duyuyor. 1. Fransa Fransa'nın bu günlerde diğer ülkelere kıyasla öne çıktığı tek oran borcunun artma hızı. Hükümet, borcun bu yıl GSYH'nin yüzde 95'ini geçerek kontrolün kaybedilmeye başlanacağı yüzde 100 oranına iyiden iyiye yaklaşacağını kabul etti. Euro Bölgesi'ndeki diğer ülkelerde ılımlı düzeyde de olsa bir toparlanma başlarken Fransa yeni bir resesyonun eşiğinde. İşsizlik, Aralık ayında yüzde 11,1'e yükseldi. Ticaret açığı ise şimdiden GSYH'nin yüzde 2,2'si düzeyinde, bir zamanların önde gelen imalat ve ihracat ekonomisi için endişe verici bir oran. 2. İngiltere Gelişmiş dünyada en yüksek hızda toparlanan ülkelerden biri. İşsizlik de hızla düşüyor ama rehavete kapılmayın. Aslında İngilizler 2005-2008'deki ekonomik büyümenin mini bir versiyonunu yeniden yarattı. Borcun ve emlak fiyatlarının artması ekonomiyi canlandırıyor. Oysa hala bir zamanlar olduğu kadar dengesiz. Bankacılık sektörü ise yine şişmiş durumda. Ticaret açığı GSYH'nin yüzde 4'üne yaklaşıyor – 'kırılgan' Endonezya'da olduğundan yüksek, Hindistan'da olan orandan da çok az değil. 3. Almanya Avrupa'nın diktatörü Almanya, sadece diğer zayıfların arasında güçlü görünüyor. Sanayi üretimi geçtiğimiz ay yüzde 0,6 geriledi. Perakende satışlar ise Aralık'ta yüzde 2,5 düştü, 2013'ün tamamında sadece yüzde 0,1 yükseldi. Ekonominin son çeyrekte yalnızca yüzde 0,25 büyümesi bekleniyor. Nüfusun yaşlanması, enerji maliyetlerinin artması ve aşırı derecede düzenlemeye tabi olan piyasaları ile Almanya 'geliyorum' diyen bir kaza gibi ve bu kaza gerçekleştiğinde yüksek fiyatlanan tahvil piyasası darmaduman olacak. 4. Avustralya Avustralya son on yılda Çin fabrikaları için devasa bir madene dönüştü ama yine de bu kolay ihracata rağmen yüksek ticaret açığı veriyor – son aylarda azalsa da hala GSYH'nin yüzde 3,5'inden fazla. Avustralyalıların ayaklarını yorganlarına göre uzatmadıkları kesin. Avustralya doları ABD doları karşısında geçtiğimiz yıl yüzde 13 değer kaybetti. Er ya da geç Çin ekonomisi yeniden dengelenecek ki bu da Avustralya'dan daha az hammadde alınacağı anlamına geliyor. 5. Kanada Kanada için muhtemelen söylenebilecek tek iyi şey, şu sıralar yeni bir konut balonu şişirmekle meşgul olan eski Merkez Bankası Başkanı Mark Carney'i İngiltere'ye göndermiş olması. Finansal kriz Kanada'yı pek etkilememişken faizlerin düşürülmesi şimdi bakıldığında bir hata gibi görünüyor. Tamamen gereksiz bir konut balonu yarattı. Elbette ki hiç kimse bir sonraki krizin nerede patlayacağını bilemez ama olası bir krizi, düşük borçlu ve hızla büyüyen gelişmekte olan piyasalardan beklemek fazlasıyla yirminci yüzyıl bakışı. Mevcut on yılda kriz, 2008'de olduğu gibi yine gelişmiş dünyadan gelecek.MATTHEW LYNN | WSJ
Kısa ve Komik: Zıplayamayan Kedi
Her kedi bu kadar sevimli olmak zorunda mı? Uyurken sevimli, yaramazlık yaparken derken zıplayamayan kedinin sevimli olması da apayrı bir mevzu :)
Başbakan Erdoğan'ın Azarladığı Gazeteciler Listesi
Başbakan Erdoğan, azarladığı gazeteciler listesine Zaman Gazetesi muhabirini de ekledi. Urla’daki villalar, Sabah-ATV satışı ve Habertürk sansürüyle ilgili iddaları soran gazeteciyi azarlayan başbakanla ilgili TGC, bugün bir açıklama yayınlayarak başbakana “azarlamaktan ve nasıl soru sorulması gerektiğini söylemekten vazgeçmesi” için çağrı yaptı.  Zaman Gazetesi muhabirinin, Urla’daki villaları, Habertürk’e yönelik sansür iddialarını ve Sabah-atv grubunun satışıyla ilgili iddialarını sorması üzerine Erdoğan, “Öncelikle ‘İddia ediyoruz’ de. Çünkü bu iddialarının hepsinin altında patronlarınız var. Hepsinin altında dışa bağlı olduğunuz yer var.” ifadelerini kullandı. Habertürk’e müdahale iddiasını da doğruladı. Kendisini şöyle savundu: “Evet, Fas’tan aradım. Altyazı ile alakalı olarak bize yapılan hakaretlerle ilgili. Kendileri de gerekli uygulamayı yaptılar. Bu tür şeyleri de öğretmek durumundayız.” TGC: Azarlamak, hedef göstermek demokratik tutum değildir Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu bugün konuyla ilgili bir açıklama yaparak, Başbakanın soru sormaya çalışan gazetecileri azarlamasını eleştirdi. Son yıllarda iktidarın gazetecileri “soru soramaz” hale getirdiğine dikkat çeken TGC Yönetim Kurulu açıklamasında, “Halkın bilgi edinme ve gerçekleri öğrenme hakkı için çalışan gazetecilerin görevlerini yapamaz hale getirilmesinin bedelini Türkiye ağır ödemektedir. Başbakanı gazetecileri azarlama alışkanlığından vazgeçmeye davet ediyoruz” denildi. “Medya yöneticilerinin de kamu yararını gözeten haber yapan gazetecileri işten attıklarını rahatlıkla ifade etmeleri basın özgürlüğü açısından nasıl bir karanlık tabloyla karşı karşıya olduğumuzu bir kez daha göstermiştir.” Açıklaması yapan TGC “basın toplantılarında soru sorabilen gazetecilerin azarlanması, hedef gösterilmesi, nasıl soru sorması gerektiğinin anlatılması çağdaş demokrasi ile bağdaşır bir tutum değildir”dedi. Erdoğan’ın azar listesi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın gazetecilerle olan ilişkileri gittikçe bozuluyor, fakat söz konusu tavrı yeni değil. Aşağıdaki listeye göz attığımızda, özellikle son iki yılda başbakanın gazetecilere uyguladığı baskının ülke sınırından taştığını, uluslararası medyada çalışan gazetecilere de yöneldiğini görüyoruz. 5 Ocak 2004: Karabük’te yaşlılar ve çocuk yurdunu ziyarete giden Erdoğan’a, Vatan gazetesi muhabiri, her iki yurtta da hem yaşlılar ve hem de çocukların özel olarak odalarından getirildiğini söyleyerek “Biliyor muydunuz?” sorusunu sordu. Erdoğan “İyi niyetli değilsin, edepsizlik yapma! Leş gibi alkol kokuyorsun. “ cevabını verdi, gazeteci Başbakanlık korumaları tarafından tartaklandı. 26 Eylül 2008: Deniz Feneri skandalının konuşulduğu günlerde başbakan, Kocatepe Camii’nin avlusundaki kitap fuarını gezdiği sırada kendisini Deniz Feneri Derneği’nin standı ile aynı karede görüntülemek isteyen Hürriyet ve Milliyet Gazetesi muhabirlerini “Sen çok akıllısın, ben senin aklını biliyorum. Terbiyesizlik, edepsizlik etme, çekil kenara” diyerek azarladı. 15 Mayıs 2010: Erdoğan, Yunanistan ziyareti sırasında,  Yunanistan’dan bir gazetecinin Ege’deki Türkiye uçaklarının uçuşu hakkındaki sorusu üzerine “Siz Yunan Silahlı Kuvvetlerinin gazetecileri gibi çalışıyorsunuz. Hatta radar üssünde görevli bir teknisyen gibi çalışıyorsunuz. Her gün kaç uçak kalktı onu takip ediyorsunuz. Gazeteciler olarak ortalığı germeyin. “dedi.Bunun üzerine gazeteciler, ‘Siz bize işimizi nasıl yapacağımızı mı tavsiye ediyorsunuz?’ diyerek Erdoğan’ı eleştirdi. 3 haziran 2013: Reuters muhabirinin Gezi olayları üzerine sorduğu “Aşırı güç kullandığını düşündüğünüz polis için alınmış bir önlem var mı? Yumuşatıcı tavır içine girecek misiniz?” soru üzerine Erdoğan, gazeteciyle polemiğe girdi; “Yumuşatıcı ifadeler ne olabilir, bana öğretirseniz ben öyle konuşurum.” diyerek “Ne yapılmadi ki bu ülkede böyle bir adım atılmıyor. Size de soruyorum aldığınız bir mesaj var mı?” sorusuyla soruya karşılık verdi. 6 Kasım 2013 Öğrenci evleriyle ilgili soru soran Kanaltürk muhabiri, “kişilerin özel evlerine nasıl müdahale edileceğini” sorunca Erdoğan şu cevabı verdi: “Kişilerin özel müstakil evlerinde, bir farklı kız bir farklı erkek aynı evde kalması nasıl doğru olabilir. Siz kızınıza, oğlunuza böyle bir şeyi hoşgörüyle karşılayabilir misiniz?” Gazetecinin “ben konu değilim” hatırlatması üzerine Erdoğan “çocuğunuzla ilgili böyle bir şeyi uygun buluyorsanız hayırlı olsun.” yorumunu yaptı. 7 Kasım 2013: İsveçli bir gazetecinin Türkiye’nin Suriye’deki cihatçı gruplara destek verip vermediğini sorması üzerine, Erdoğan gazeteciyi azarlayarak, “Neye dayanarak bunu söylüyorsun, elindeki belgeler neler?” sorusunu sordu. 9 kasım 2013: Erdoğan, kendisine ‘kızlı-erkekli öğrenci evleri’ konusunda Helsinki’de soru soran Finlandiyalı gazeteciye, “Değerli arkadaşımı herhalde birileri özel olarak görevlendirmiş” cevabını verdi. 10 Şubat 2014: AKP’nin oyunun yüzde 34,6 ya düştüğünü iddia eden anketle ilgili soru soran Zaman gazetesi muhabirine “sen inanıyor musun buna? Senin mensubu olduğun gazete başka bir anket yayınlamıştı. Seninkine mi inanalım, buna mı inanalım? Ben de diyorum ki senin mensubu olduğun gazete de bir anket yayınladı. İşte bu anketin adı paralel yapı firmasının anketidir.” Diye cevap verdi. Aynı muhabirin “İşadamı Reza Zerrab’ın operasyondaki bakanlarla ilişkide olduğu, size MİT’in bununla ilgili sizi uyardığı söylendi. Doğru mu?” sorusuna ise “MİT’in bu tür raporlarına nüfuz edecek kadar paralel yapının temsilcisi durumuna düşüyorsunuz. Müşterek çalışıyorsunuz da ondan.” dedi. Kaynak: Gözde Kazaz | Yeşil Gazete
Reklam