Neden mi Yüzüklerin Efendisi?
Lord hayranı olanlar büyük bir ihtimalle bu maddeleri okuduktan sonra filmi tekrardan izleyecek. Kendimden biliyorum insan kendini tutamıyor. Biraz uzun ama okumaya değer diye düşünmekteyim.
Ronaldinho Ağızlı 11 Türk Ünlü
Dünya futbolunun en önemli yıldızlardan biri olan Ronaldinho'nun karakteristik bir ağız ve diş yapısı olduğunu düşünüyorum. Buna asla çirkin denemez, denmemeli!  Bir benzer karakteristik organ örneğini de beyaz perdenin göz ve göz altı torbalarıyla ünlenmiş ismi Steve Buscemi'de görebilirsiniz. Ronaldinho'ya dönecek olursak, karakteristik özelliğinin birbirinden değerli Türk ünlülerde nasıl duracağını görmek istedik ve Moozip'in katkılarıyla bu galeriyi hazırladık Yorumlar sizin, keyifli dakikalar :)
5 Aylık Bebeği Böyle Hayata Döndürdü
Miami’de bir otoyolda aracında taşıdığı 5 aylık yeğeni Sebastian’ın rahatsızlandığını gören Pamela Rauseo hemen aracını durdurdu. Bebeğin nefes alamadığını ve morardığını görünce panikle yardım isteyen Rauseo çaresizlik içinde bebeğe suni solunum yapmaya başladı. Fotoğrafları çeken muhabiri yardım için bir polis aracını durdurdu ve ilk yardıma polis devam etti. Nefes almaya başlayan bebek daha sonra olay yerine gelen ambulans ile hastaneye götürüldü. Bebeğin durumunun iyi olduğu bildirildi. Sebastian’ın solunum rahatsızılığı olduğu öğrenildi. Dipnot
Çift Başlı Oğlak Görenleri Şaşkına Çevirdi
Bursa'nın Mudanya ilçesinde çift başlı keçi yavrusu dünyaya geldi.Bademli Mahallesi’nde Hakan Örs’ün çiftliğinde dünyaya gözlerini açan oğlak sahibini olduğu kadar görenleri de hayrete düşürüyor. Uzman veterinerler, iki ağzıyla birden yemek yiyen ve dört gözünü aynı anda kullanan keçi yavrusunun 10 günden fazla yaşayamayacağını öne sürdü. Çiftlik sahibi Hakan Örs ise 30 yıldır bu işle uğraşan ortağı ile birlikte ilk kez böyle bir olaya şahit olduklarını belirterek, şaşkınlıklarını gizleyemediklerini söyledi. Cihan Haber Ajansı
Bu Hafta 3 Yeni Film Vizyonda
Bu hafta vizyona girecek 'Recep İvedik' serisinin 4. filmi, komedi sevenleri sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor. Bu hafta üç film vizyona girecek.  Reha Erdem'in son filmi 'Şarkı Söyleyen Kadınlar' izleyici ile buluşuyor. Deprem ihtimali nedeniyle boşaltılmak istenen bir adada, bu karara karşı çıkan kadınların mücadelesinin anlatıldığı filmde, Binnur Kaya, Philip Arditti, Kevork Malikyan ve Deniz Hasgüler rol alıyor. Daha önce Toronto Film Festivali'nde gösterilen filmin konusu şöyle: 'İstanbul'un adalarından birinde, muhtemel bir deprem nedeniyle adayı boşaltma kararı alınmıştır. İnsanlar akın akın adadan ayrılır ancak küçük bir kesim bu karara uymayarak kalmakta direnir. Etrafta kıyamet arifesini andıran bir atmosfer hüküm sürerken, geride kalanlar için hayat koşulları günden güne zorlaşacaktır. Film, yaşamları farklı engellerle sıkıştırılmış bir grup kadının, inanç, cesaret ve enerji ile hayatın farklı boyutlarına yaptıkları heyecan verici insani serüvenleri etrafında şekilleniyor.' 'Recep İvedik 4' 'Recep İvedik' serisinin 4. filmi, komedi sevenleri sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor. Senaryosunu Şahan Gökbakar'ın yazdığı filmi, Togan Gökbakar yönetti. İlk üç filmi izlenme rekorları kıran serinin 4. filminin çekimleri, Maldivler'de tamamlandı. Şahan Gökbakar'ın yanı sıra İrfan Kangı ve Cem Korkmaz gibi oyuncuların rol aldığı filmin konusu şöyle: 'Recep İvedik, mahallesindeki çocuklardan kurulu futbol takımının antrenörüdür. Ancak düzenli olarak idman yaptıkları araziyi sermaye sahibi biri satın alacaktır. Recep'in buna izin vermeye niyeti yoktur. Recep'e göre araziyi kurtarmanın tek yolu, para bulup araziyi satın almaktır. Bulabildiği tek çözüm ise Survivor'a katılıp büyük ödülü kazanmaktır. Recep, burada Karayip korsanlarıyla karşılacak ve macera kaldığı yerden devam edecek.' 'Yasak Aşk' Doris Lessing'in Nobel Edebiyat Ödüllü 'Büyükanneler' adlı kısa öyküsünden, beyazperdeye aktarılan 'Yasak Aşk' filminin başrollerini, Naomi Watts ve Robin Wright paylaşıyor. Yönetmenliğini Anne Fontaine'in yaptığı filmin senaryosu Oscar ödüllü senarist Christopher Hampton'a ait. Prömiyeri Sundance Film Festivali'nde gerçekleşen film, Avustralya'da yaşayan çocukluk arkadaşları Lil ve Roz ile onların iki oğlu arasındaki ilişkiyi anlatıyor. AA
Reklam
500 Yıllık 'Popo' Bestesi Çözüldü
Hollandalı ressamı Hieronymus Bosch'un tablosundaki gizli 'popo şarkısı' notalara döküldü Hepimiz hazine avcılarını biliriz. Gizli saklı yerlerde, nadir haritalarla yola çıkan acımasız korsanlar, koca bir sandık dolusu altın için dünyanın bir ucundan diğer ucuna gider, hayatlarını bile o hazineyi bulmaya adarlar. Fakat hazine her zaman altın olmayabilir. En azından Oklahoma Christian Üniversitesi'nde Müzik ve Bilgi Teknolojileri bölümü öğrencisi olan Amelia Hamrick'in keşfettiği hazine, altından değildi. 15- ve 16. yüzyılda etkin olan Hollandalı ressam Hieronymus Bosch'un triptik eseri olan 'Dünyevi Zevkler Bahçesi / The Garden of Earthly Delights' tablosundaki gizli hazine, cehennemi tasvir eden kısımda yer alan gizli bir detay oldu. Genç öğrenci Hamrick tarafından keşfedilen hazine, aslında bir poponun üzerinde yazan bir piyano bestesiydi. 1939'dan beri Madrid'deki Prado Müzesi'nde bulunan esere internet üzerinden bakarken besteyi fark eden Hamrick, modern müzik aletleri ile modern nota sistemine uyarlayarak, ilk kez sese dönüştürdü. Hieronymus Bosch'un 1503 ve 1504 yılları arasında yaptığı triptik tablonun küçük detayından tarihi bir besteyi ortaya çıkaran Hamrick, bu besteyi 10 gün önce bloğunda '500 yıllık popo şarkısı' adıyla paylaştı. Paylaşımının ardından hızla sosyal medyada dolaşmaya başlayan beste, en sonunda fark edildi. 28 saniyelik bir besteye dönüşen eser, üniversite yetkilileri tarafından '500 yıllık bir müzik gizeminin çözülmesi' olarak yorumlanıyor. Kaynak: Milliyet Sanat
AKP'nin Seçim Şarkısı Dombra İzinsiz mi Kullanıldı?
AK Parti'nin yerel seçimlerde kullanmak için tanıttığı 'Dombra' şarkısı tartışmalara yol açmıştı. Eserin sahibi Arslanbek Sultanbekov ile şarkıyı AK Parti için uyar­layan Uğur Işılak CNN TÜRK'te 'Günlük' kuşağında Saynur Tezel'in sorularını yanıtladı. Arslanbek Sultanbekov, 'Bu şarkı bana ait, 1997 yılında kendi köyümde yazdım bu şarkıyı. Sözleri ve müziği bana ait olan bir eser. 20 dakikada gelen bir ilham sonucu yarattığım bir eser' dedi. Sultanbekov şöyle konuştu: 'Şarkıyı bütün Türk halkına armağan ettim. Şarkı tüm Türk halkına aittir ancak şarkının siyasete karışmasını istemem. Rusya'da da Kafkasyada da seçimler çok oldu. Ben karışmadım, şarkımı da vermedim. Tayyip Bey bir siyasetçidir, bugün vardır yarın yoktur ama dombra şarkısı halka aittir. 2 gündür uyuyamıyorum, 'neden şarkımı çaldılar' diye soruyorum. Uğur Bey'in facebook'una 'neden bu şarkıyı uyaraldığı'nı yazdım, beni bloke etti. Bu şarkı Cengiz Han'ın marşı değil. Dava konusunda avukatlarımla kanuşacağım ve Türkiye'ye gelip basın açıklaması yapacağım.' Uğur Işılak: 'Anonim eser olarak biliyorduk' Uğur Işılak ise, 'Biz anonim bir eser olarak biliyorduk. Müziğin Nogay ezgisi olduğu bilgileriyle yola çıktık. Anonim bir eser olmasayd ıdaha önce de dava açılması gerektiğini düşünüyorduk' diye konuştu. Işılak şu ifadeleri kullandı: 'Aksi ispat edilene kadar eser bizim için anonimdir. İlk defa söz ve müziğin Sultanbekov'a ait olduğunu kendisinden duyuyorum. Böyle bir hata yapılmışsa bunu telafi ederiz. Benim de şarkım AK Parti tarafından kullanılmıştı. Müzik işlerinde çok da siyasi tavırlarla davranmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Ben kimseyi bloke etmedim.' CNN Türk
Reklam
Şehzade Mustafa'nın Öldürülüşü: Anne Versiyon
Bir teyze Muhteşem Yüzyıl'daki meşhur Şehzade Mustafa'nın öldürülme sahnesini anlatıyor. Bu da halkın tarihi: teyzelerimizin, annelerimizin arasında da ne İlber Ortaylılar, ne Halil İnalcıklar var bir bilseniz!
WhatsApp: Bakkal Çırağından Milyarderliğe Bir Başarı Hikayesi
Facebook 'un 19 milyar dolar ödeyerek sahip olduğu WhatsApp, sıfırdan gelip zengin olan bir insanın dikkat çekici başarısını da kendinde barındırıyor. WhatsApp'ın ortak kurucusu Jan Koum Ukrayna'nın başkenti Kiev'in hemen dışındaki bir köyde doğdu. Forbes dergisine göre ailesinin yaşadığı evde sıcak su dahi yoktu. Annesi ile birlikte California'ya göç ettiğinde 16 yaşında idi. Amerika'ya geldiklerinde küçük bir dairede hükümet yardımı ile hayata tutunmaya çalıştılar. Koum ailesine maddi yardımda bulunabilmek için küçük bir bakkalda çalıştı. Koum kendi kendine bilgisayar ağını öğrenmeye başladı. Sonunda Yahoo 'da bir işe girdi ve burada WhatsApp'ın diğer kurucusu Brian Acton ile tanıştı. Nihayetinde ikili WhatsApp'ı yarattı. Bu hafta Facebook ile nihai anlaşmayı yapmak için aracı ile gittiğinde Koum, normal güzergahı dışında tren yolunun olduğu bir bölgeden geçmeyi tercih etti. Bu bölgenin Koum için özel bir önemi vardı: Bir zamanlar devletin dağıttığı yemek kartını almak için burada sıraya girerdi. Google, WhatsApp'a Facebook'tan daha büyük bir teklifle gitmiş Business Insider haberine göre mobil mesajlaşma uygulamasına daha önce Google 19 milyar dolardan daha fazla bir teklifle gitti. Habere göre WhatsApp, Google'ın CEO'su Larry Page'in teklifini reddetmiş. Teklifin reddedilmesinin nedeni ise şirketin, Page'in WhatsApp'ın sunduğu fırsatlardan ziyade bu uygulamanın Facebook'un eline düşmesini engellemesi hırsı ile hareket ettiğini düşünmesi. DERLEYEN THE WALL STREET JOURNAL TÜRKIYE
İnternet Uygulamaları Ülkeye Göre Değişiyor
Avustralya, Türkiye ve Singapur gibi bazı ülkeler içerik güvenliğine ilişkin önlem ve müdahalelerini bu konuya yönelik genel kapsayıcı bir yasal düzenleme yaparak gerçekleştirirken, AB üyesi Almanya, Belçika, Yunanistan, İrlanda ve İspanya gibi bazı ülkeler de 'gerçek hayatta suç olanın çevrimiçi ortamda da suç sayılması' prensibiyle mevcut yasalarını internete uyarlayarak sonuç almaya çalışıyor.Tüm dünyada, insanların en önemli özgürlük alanlarından biri olarak kabul ettiği internete yönelik ülke uygulamalarına zaman zaman tepkiler gelebiliyor. Torba yasa ile birlikte Türkiye gündemine taşınan yeni internet düzenlemesi de bazı tepkileri beraberinde getirdi. Özellikle trafik bilgilerinin saklanması ve TİB Başkanı'nın yetkilerini içeren konular, tartışmalara yol açtı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de bu iki konu üzerine çekince bildirmesi üzerine, ilgili kesimlerin görüşleri doğrultusunda yeni bir değişikliğe gidildi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'ndan dün geçen değişikliklerle trafik bilgisi tanımı daraltılırken, TİB Başkanı tarafından verilen erişimi engellemenin devamı mahkeme kararı şartına bağlandı. Başka ülkelerdeki uygulamalar İnternet içerik düzenlemeleri nedenleri ve konuları, uygulanan modeller, ölçütler, ülkelerin konuya yaklaşımları, hukuksal ve örgütsel yapılar ve bunların işleyişleriyle ilgili hususlar ülkeden ülkeye farklılıklar gösteriyor. İnternetin güvenli kullanımını sağlamak amacıyla ülkeler, bir yandan siber suçlarla mücadele ederken, diğer yandan da internet içeriğinin güvenliği ile ilgili birtakım önlem ve müdahaleleri kapsayan düzenlemeler yapıyor. Söz konusu düzenlemelerin yöntemi ve kapsamı tartışmalara neden olabiliyor. Dünya örneklerinde yönteme ilişkin görüş ayrılıkları genelde içerik düzenlemelerinin doğrudan devlet eliyle mi, yoksa sivil inisiyatif tarafından mı ya da her ikisinin birlikte yapmasının ve uygulamasının mı uygun olacağı noktasında ortaya çıkıyor. İçerik düzenlemesinin kapsamı konusunda ise zararlı ve yasadışı olarak kabul edilerek mücadeleye konu edilecek içerik türlerinin neler olacağı ve özellikle erişim engellemeye veya filtrelemeye konu olan hususların sınırları tartışılıyor. Avustralya, Türkiye ve Singapur gibi bazı ülkeler içerik güvenliğine ilişkin önlem ve müdahalelerini bu konuya yönelik genel kapsayıcı bir yasal düzenleme yaparak gerçekleştiriyor. Almanya, Belçika, Yunanistan, İrlanda ve İspanya gibi bazı ülkeler de bunun yerine 'gerçek hayatta suç olanın çevrimiçi ortamda da suç sayılması' prensibinden hareketle mevcut yasalarını internete uyarlayarak sonuç almaya çalışıyor. ABD, Kanada, Brezilya, Japonya, Rusya, Güney Kore, İngiltere, Fransa, İtalya, Danimarka, Hollanda ve Finlandiya gibi birçok ülke ise hem mevcut yasalarını internet içeriklerine göre revize ederek hem de belirli bir tür içeriğe özel yasalar çıkartarak parçalı ve değişik düzenlemeler yapmayı tercih ediyor. Ulusal güvenlik konularında duyulan endişeler (terörizm, ırkçılık ve ayrılıkçılık gibi) internette yer alan bazı içerikler karşısında toplumların ve devletlerin, kendi geleneksel, tarihsel, kültürel, sosyal, siyasal, dinsel ve ahlaki değerlerine ilişkin taşıdıkları kaygılar, devletleri bu alanda düzenleme yapmaya itebiliyor. Ülkeler ve uluslararası kuruluşlar, bazı istisnalar dışında, genelde ortak görüş olarak çocuk pornografisi ve cinsel istismarı ile telif haklarına ait içerikler yanında çocukların pornografik içerikten korunması konularında uzlaşıya varmış durumdalar. Bunlar dışında en çok düzenlemeye konu edilen içerik türleri ise extrem pornografi, ırkçılık ve ayrımcılık, nefret ve şiddet içerikleri, online kumar, intihara ve uyuşturucu kullanmaya teşvik gibi konulardan oluşuyor. Birçok ülkenin yanında AB üyesi İngiltere, Almanya ve Fransa ekstrem pornografiyi yasak içerik kapsamında değerlendirirken, Avustralya, Japonya, Güney Kore, Çin, Suudi Arabistan ve İran gibi birçok ülke her tür müstehcen ve pornografik içeriği yasadışı olarak kabul ediliyor. Irkçı ve ayrımcı, nefret ve şiddet içerikleri de özellikle başta Almanya, İngiltere, Fransa, Avusturya olmak üzere birçok AB üyesi ülkede ve Avustralya, Brezilya ve Rusya’da yasadışı olarak kabul ediliyor. Online kumar, bahis ve şans oyunları, uyuşturucu kullanmaya teşvik içerikleri de birçok ülkede yasa dışı sayılıyor. Bunlar dışında ülkeler, ulusal güvenlik ve terörizmle mücadele gerekçesiyle anti-terör yasaları çıkartarak bu kapsamda değerlendirdikleri içeriklere müdahale ediyorlar. Bu çerçevede ABD'nin sadece ülkesindeki değil, tüm dünyadaki telefon ve internet trafiğini takip ettiği ve müdahalede bulunduğu sıkça dile getiriliyor. Avrupa ülkelerinde genelde filtreleme ve erişim engellemesi, konuya ilişkin açık bir mevzuat düzenlemesi olmaksızın sivil toplum, polis ve İnternet Servis Sağlayıcılar (İSS) işbirliği ile 'gönüllülük' kapsamında yapılıyor. Ancak, hükümet temsilcilerinin, 'gönüllülük' esası tesis edilemediği taktirde başka yaptırımların uygulanacağına yönelik beyanları, İSS'leri gerekli tedbirleri 'zorunlu gönüllü' olarak uygulamaya yöneltiyor. Bazı ülkelerdeki internet uygulamaları şöyle: İngiltere İngiltere’de internette terörle mücadele ve çocuk istismarını önleme çalışmaları ülke genelinde devlet kurumları ve İnternet Servis Sağlayıcılar (İSS) tarafından yürütülüyor. İngiltere, İSS'lere karşı bilgi akışının izlenmesine yönelik herhangi bir talimat vermemesine karşın ülkenin önde gelen servis sağlayıcılarından BT (British Telecom) çocuk pornografisi materyallerini takip ederek filtrelemeye başladı. Proje kapsamında ilgili kurum tarafından oluşturulan kara listeler genellikle 800-1200 arasında URL'den oluşuyor. İngiltere'de terörizm kanunu ise terörizmle ilgili içerikleri barındıran internet içeriklerinin engellenmesini düzenlemekte ve İSS’lere sorumluluklar yükleniyor. Geçen kasım ayında Google ve Microsoft arama sayfalarından çocuk istismarı görüntülerinin kaldırılmasına yönelik daha radikal girişimler başlatıldı. İlk etapta 100 bin içeriğin Google ve Bing arama sayfalarından kaldırılması sağlandı. Fransa Fransa'da internetteki yasadışı faaliyetler AB'nin konuya ilişkin direktifine uyumlu çıkartılan kanun çerçevesinde yürütülüyor. İSS'ler ve yer sağlayıcılar yasadışı içerikleri çıkartmakla yükümlüler. Yasada, yer sağlayıcıların (Youtube gibi büyük içerik sağlayıcılar kanunda yer sağlayıcı olarak sayılıyor) konusu suç içeriği araştırmak gibi bir zorunlulukları olmamakla birlikte, içerik sağlayıcılara ırkçılık, insanlık suçu, hakların ihlali ve çocuk pornografisi ile mücadelede bilgilendirme mekanizması oluşturma yükümlülüğü getirildi. Ayrıca yer sağlayıcısına, konusu suç oluşturan içeriğe karşı işlem yapmaması halinde 1 yıl hapis ile para cezası uygulanıyor. Fransa'da yasadışı kumar sitelerine önlem alma çerçevesinde mahkeme kararı olmaksızın ARJEL isimli çevrimiçi oyunları düzenleyen otorite tarafından İSS'lere erişim engelleme kararları aktarılabiliyor ve cezai yaptırımlar verilebiliyor. Çocuk pornografisi içerikleri ile ilgili yargı mekanizması haricinde idari kanallardan da bildirimde bulunulması halinde içeriğin derhal kaldırılması zorunluluğu var. Almanya Almanya'da devlet himayesinde engelleme ve filtreleme mevcut değil, buna rağmen mahkemeler ve kamu otoriteleri tarafından bazı içeriklerin kaldırılmasına yönelik kararlar verilebiliyor. İnternetteki yetişkin pornografisi dahil tüm içeriğin görüntülenmesinin yaş doğrulama sistemi ile gösteriliyor. Almanya'da internet içerik sağlayıcısı ve internet şirketleri tarafından oluşturulan öz düzenleme kuruluşu MultiMedya Servis Sağlayıcısı (FSM) tarafından geliştirilen filtreleme yazılımları ile özellikle Almanya dışında kusurlu bulunan her türlü içerik kara listeye alınarak, Almanya'daki internet sağlayıcılar tarafından bu kara listelere uyulması isteniyor. Almanya’da mahkeme kararları genellikle kamuoyuna açık olmasına rağmen, ilgili kurumlardan gelen ihbarlarla indekslenen engelleme ve içerik çıkartma listeleri gizli tutuluyor. ABD ABD'de de İSS'lere ve içerik ve yer sağlayıcılara güçlü sistemler sunarak internet içeriğini sınırlandıracak yükümlülükler yükleniyor. Çocukların Çevrimiçi Gizliliğini Koruma Yasası (COPPA) 13 yaş altı çocukların internette zararlı olarak nitelendirilen içeriklere ulaşımını kısıtlıyor. Çocukların kişisel bilgilerini tutan operatörlerin hassas davranmaları gerektiği ve bu bilgileri tutan operatörlerin niçin, ne amaçla bu bilgileri tuttukları COPPA'nın öncelikleri arasında yer alıyor. Bu bilgiler toplanırken aile rızasının alınması ve bu rızanın doğru adresten alındığı teyit ediliyor. ABD'de ilgili kanunlar, kamu otoritelerinin mahkeme kararı olmaksızın dilediği şüpheliyi ele geçirme ve yine herhangi bir karar olmadan iletişimin izlenmesi, dinlenmesi gibi faaliyetlerin önünü açıyor. Muhabir: Tamer Toğanaş AA
Reklam
Mehmet Cengiz'in Adı Fakülte Binasına Verilmiş
İkinci yolsuzluk operasyonuna ait dinleme kayıtlarında adı geçen ve küfürlü sözleri tepki çeken işadamı Mehmet Cengiz'in adı bir İlahiyat Fakültesi binasına üstelik 'Yunus Emre'nin yerine' verilmiş... Yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun gerçekleştirilemeyen ikinci dalgasına ait dinleme kayıtlarında adı geçen ve ses kayıtlarındaki “Bu milletin a.... koyacağız”  şeklindeki küfürlü sözleriyle tepki çeken işadamı Mehmet Cengiz 'in adının İlahiyat Fakültesi bünyesindeki bir binaya verildiği ortaya çıktı.İstanbul'daki Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi bünyesindeki 'Yunus Emre Binası'nın yenilenme çalışmalarına verdiği destek nedeniyle bu binanın adının değiştirildiği ve Cengiz'in adının verildiği ortaya çıktı. Radikal'de yer alan habere göre, 25 Aralık’taki yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarına ait savcılık fezlekelerinde yer aldığı iddia edilen bazı teknik takip kayıtlarında, bir medya kuruluşunun satın alınması için oluşturulan para havuzuna katılan işadamlarından biri olarak adı geçen ve bir konuşma sırasında, “Bu milletin ... ...” şeklindeki küfürlü konuşması tepki çeken işadamı Mehmet Cengiz ’in adının, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ndeki bir binaya verildiği ortaya çıktı. Fakültenin web sayfasında binanın banisi (yapımı için para veren kişi) olduğu belirtilen Cengiz’in, kendi ismi verilen binanın önünde, adının yazılı olduğu büyük bir tabelanın altında bazı öğrenciler ve öğretim üyeleriyle çektirdiği bir fotoğraf da yer alıyor. Bugün 
Dünya Üzerindeki En Büyüleyici 25 Şehir Manzarası
İnsanoğlu yaratıldığından beri hep daha yüksek binalar yapmaya çalışıyor. Bazı metropollerde ise yatay alan kalmamasından dolayı bu durum bir zorunluluk haline gelmiş. Bu megakentlerin büyüleyici siluetleri ise görülmeye değer.  İşte 'Dünya Üzerindeki En Büyüleyici 25 Şehir Manzarası' galerisi...
Reklam
Erkeklerin Farkında Olmadan Çekici Olduğu 15 An
Her ne kadar erkekler çekici olmak için Bruce Willis gülüşü, John Wayne duruşu, Cem Yılmaz Komikliği peşinde koşsa da, çekici oldukları gerçek zamanlar bunun için çaba göstermedikleri anlar. İşte erkeklerin bile farkında olmadığı o anlar.
Bu Ukraynalıyı 3.5 Milyon Kişi İzledi
Ukrayna'da yaşananları dünyaya duyurmaya çalışan Ukraynalı bir kadının Youtuba'a yüklenen ' ben bir Ukraynalıyım' videosu şimdiden 3. 5 milyon kişi tarafından izlendi. Onedio
Reklam
MİT'çiler Vekillerden Daha Dokunulmaz mı Oluyor?
CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz: MİT düzenlemesiyle devlet istihbarat devletine dönüşüyor T24 Hülya Karabağlı / Ankara Muhalefet, AKP’nin TBMM’ye sunduğu MİT Kanunu Teklifi’ni , Anayasa’ya, uluslararası sözleşmelere aykırılık yönünden masaya yatırdı. BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan , “Amerika’nın CIA’si, NSA, federal polisi, eyalet polisi vardı. Bu düzenleme, Amerika’daki tüm bu kuruşların tümünün yetkisini veriyor” diye değerlendirdi. Kaplan’a göre, hükümet muhaliflerinin bu düzenlemeyle işi çok zor. CHP’li Özgündüz: İstihbarat devleti düzenlemesi CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz , “MİT düzenlemesiyle devlet istihbarat devletine dönüşüyor“ dedi. “MİT’e hakim olan kişinin başka bir kanuna ihtiyacı olmaz” diyen Özgündüz, Anayasa’nın Eşitlik, hukuk devleti ilkeleri ile çok sayıda kanunun ihlal edildiğine dikkat çekti. CHP Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan , MİT’in soruşturma dosyalarına erişmesine imkan verilmesinin “delillere karartma, delil üretme” gibi tehlikeli şeylere neden olabileceğini söyledi. Tarhan, böyle bir düzenleme getirilmesine hiç şaşırmadığını söyledi. Örtülü ödenek maddesi CHP’li Özgündüz, teklifin 13. Maddesinin ‘örtülü ödenek’ anlamına geldiğini söylüyor. Madde, Başbakanın onayı ile Savunma Sanayi Destekleme Fonu’ndan MİT’e kaynak aktarılmasını düzenliyor. Özgündüz, “MİT’in bir bütçesi var. Bununla, ikinci bir örtülü ödenek yaratılıyor” dedi. Oslo ve Öcalan görüşmelerine yasal madde CHP’ye göre, telifin 3. Maddesi Oslo ve Öcalan görüşmeleri için yasal zemin oluşturuyor. Daha sonraki süreçlerde MİT mensupları hakkında açılacak bir soruşturmanın önünü şimdiden kesiyor. CHP, Öcalan’ın da devletle görüşmelerinin yasal olmasına dikkat çektiğini hatırlatıyorlar. 3. Maddenin (j) fıkrası, “MİT mensupları görevlerini yerine getirirken ceza ve infaz kurumlarındaki tutuklu ve hükümlülerle önceden bilgi vermek suretiyle görüşebilir, görevinin gereği terör örgütleri dahil olmak üzere milli güvenliği tehdit eden bütün yapılarla irtibat kurabilir” diyor. Milletvekilinden daha dokunulmaz CHP’li Tarhan, Özgündüz ve BDP’li Kaplan, kanun teklifiyle MİT’e olağanüstü yetki verildiğine dikkat çekiyor. Özgündüz, teklifin 7. maddesinde “Aynı konuya ilişkin yeniden soruşturma yapılamaz” ibaresinin tam anlamıyla dokunulmazlık zırhı olduğuna dikkat çekti. Bunun, MİT’le ilgili Suriye konusunda çıkan muhaliflere silah gönderme, Uludere davasına ilişkin iddialardan dolayı bir şey yapılamayacağını düzenlediğini hatırlatıyor. AKP, teklif için hafta sonu Meclis’e mesai yaptıracak. Teklif, İçişleri Komisyonu’nda cumartesi günü saat 11.00’de görüşülecek. MİT düzenlemesi şöyle: Devlet istihbarat hizmetleri ve milli istihbarat teşkilatı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi MADDE 1 - 1/11/1983 tarihli ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiş ve ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan 'Devletin güvenliği ile ilgili' ibaresi 'Devletin güvenliği ile ilgili, sınır ötesi görevler hariç olmak üzere,' şeklinde değiştirilmiştir. 'h. Dış güvenlik, terörle mücadele ve milli güvenliğe ilişkin konularda Bakanlar Kurulu'nca verilen her türlü görevi yerine getirmek. i. Dış istihbarat, milli savunma, terörle mücadele ve uluslararası suçlar ile siber güvenlik konularında her türlü teknik istihbarat ve insan istihbaratı usul, araç ve sistemlerini kullanmak suretiyle bilgi, belge, haber ve veri toplamak, kaydetmek ve analiz etmek. j. İstihbarat kapasitesini, niteliğini ve etkinliğini artırmak amacıyla, yabancı istihbarat teşkilatlarının kullandığı usul, yöntem, imkan ve kabiliyetleri ile teknolojik gelişmeleri takip etmek, uygun görülenleri temin etmek, kullanmak veya uygulamak.' MADDE 2 - 2937 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve beşinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. 'Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının yukarıda belirtilen görev ve yükümlülüklerinin yerine getirilmesiyle ilgili koordinasyonu sağlamak, istihbarat çalışmalarının yöneltilmesinde temel görüşleri oluşturmak ve uygulamayı belirlemek üzere, Başbakanın başkanlığında Milli İstihbarat Koordinasyon Kurulu (MİKK) kurulmuştur. Milli İstihbarat Koordinasyon Kurulu; Başbakan tarafından belirlenen bakanlar ve üst düzey kamu görevlilerinden oluşur. Görüş ve bilgilerine ihtiyaç duyulan kişiler ile özel veya kamu kurum ve kuruluşlarının üst düzey yöneticileri de kurul toplantılarına çağrılabilir. Kurul üç ayda bir olağan, Başkanın talebi üzerine de her zaman olağanüstü toplanır. Başbakanın katılamadığı toplantılara Başbakanın uygun göreceği bir bakan başkanlık yapar. Alınan kararlar Başbakanın onayına sunulur. MİT Müsteşarı kurulun doğal üyesidir. Kurulun sekretarya hizmetleri MİT Müsteşarlığı tarafından yürütülür. Kurul kararları bağlayıcıdır.' MADDE 3 - 2937 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, ikinci fıkrasının altıncı cümlesinde yer alan 'Bu işlemler,' ibaresinden sonra gelmek üzere 'MİT tarafından kurulan merkez veya' ibaresi eklenmiş ve son cümlesinde yer alan 'merkez' ibaresi 'merkezler' olarak değiştirilmiş, altıncı fıkrasının son cümlesi yürürlükten kaldırılmış ve onuncu fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. 'Milli İstihbarat Teşkilatı görevlerini yerine getirirken aşağıdaki yetkileri kullanır: a. Milli güvenliğin ve ülke menfaatinin gerektirdiği hallerde yerli ve yabancı her türlü kurum ve kuruluş ile tüm örgüt veya oluşumlar ile kişilerle doğrudan ilişki kurabilir, uygun koordinasyon yöntemlerini uygulayabilir. b. Kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlar ile diğer tüzelkişiler ve tüzelkişiliği bulunmayan kuruluşlardan bilgi, belge, veri ve kayıtları alabilir, bunlara ait arşivlerden, elektronik bilgi işlem merkezlerinden ve iletişim alt yapısından yararlanabilir ve bunlarla irtibat kurabilir. Bu kapsamda talepte bulunulanlar, kendi mevzuatlarındaki hükümleri gerekçe göstermek suretiyle talebin yerine getirilmesinden kaçınamazlar. c. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dört, Beş, Altı ve Yedinci bölümlerinde yer alan suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmalarda ifade tutanaklarına, her türlü bilgi ve belgeye erişebilir, bunlardan örnek alabilir. d. Görevlerini yerine getirirken gizli çalışma usul, prensip ve tekniklerini kullanabilir. e. İstihbari faaliyetler için görevlendirilenlerin kimliklerini değiştirebilir, kimliğin gizlenmesi için her türlü önlemi alabilir, tüzel kişilikler kurabilir. Kimliğin oluşturulması veya tüzel kişiliğin kurulması ve devam ettirilmesi için zorunlu olması durumunda gerekli belge, kayıt ve dokümanlar ile araç ve gereçler hazırlanabilir, değiştirilebilir ve kullanılabilir. f. Yabancıların ülkeye giriş ve çıkış ile vize, ikamet, çalışma izni ve sınır dışı edilmesi gibi konularda, ilgili kurum ve kuruluşlardan talepte bulunabilir. g. Telekomünikasyon kanallarından geçen dış istihbarat, milli savunma, terörizm ve uluslararası suçlar ile siber güvenlikle ilgili verileri toplayabilir. h.Yabancı unsurların ülkenin ve vatandaşların iletişim güvenliğini tehdit eden faaliyetlerinin engellenmesine yönelik çalışmalar yapabilir, ilgili kurum ve kuruluşlardan talepte bulunabilir. i. MİT'te görev alan veya alacak kişilerin güvenilirliklerini ve uygunluklarını belirlemek için yalan makinası uygulaması dahil test teknik ve yöntemlerini kullanabilir. j. MİT mensupları görevlerini yerine getirirken ceza ve infaz kurumlarındaki tutuklu ve hükümlülerle önceden bilgi vermek suretiyle görüşebilir, görevinin gereği terör örgütleri dahil olmak üzere milli güvenliği tehdit eden bütün yapılarla irtibat kurabilir.' 'Yetkili ve görevli mahkeme, 26 ncı maddeye göre Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Ankara ağır ceza mahkemesidir.' 'Önleyici istihbarat elde etmek ve analiz yapabilmek amacıyla yukarıdaki hükümlere ve diğer kanunlardaki düzenlemelere bağlı kalmaksızın; MİT Müsteşarı veya yardımcısının onayıyla yurt dışında veya yabancılar tarafından gerçekleştirilen iletişim ile ankesörlü telefonlarla gerçekleştirilen iletişim ve MİT mensuplarının, MİT'te görev almış olanların veya görev almak üzere başvuranların iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, sinyal bilgileri değerlendirilebilir, kayda alınabilir. Bu Kanundaki görevlerin ifası ve yetkilerin kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.' MADDE 4 - 2937 sayılı Kanunun mülga 16.'ncı maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir. MADDE 16 - Yurt içinde veya yurt dışında olağanüstü gayret ve fedakarlıkla yaptığı çalışmalar sonucunda; ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğünün korunmasında, devletin yücelmesinde, milli menfaatlere katkıda ve hizmette üstün basan ve yararlılık gösteren MİT personeline madalya verilebilir. Birinci fıkra uyarınca verilecek madalyaların ebat, biçim ve özellikleri, kimlere ve nasıl verileceği ile bunların muhafazasına ve taşınmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.' MADDE 5 - 2937 sayılı Kanunun 19 uncu maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. 'MİT'e kamu kurum ve kuruluşlarından naklen atananlardan, deneme süresinde veya adaylık süresinde başarısız olanların eski kurumlarına naklen atamaları yapılır.' MADDE 6 - 2937 sayılı Kanunun 25 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. MADDE 25 - MİT mensupları ile emeklileri, demirbaş silahlan ve zati silahlarım MİT Müsteşarlığı kayıtlarına geçirilmek ve MİT Müsteşarlığınca verilen belgelere işlenmek kaydıyla, meskun mahaller dahil her yerde taşıyabilirler. Bu suretle düzenlenen belgeler taşıma izni belgesi yerine geçer. MADDE 7 - 2937 sayılı Kanunun 26'ncı maddesinin başlığı 'Soruşturma izni ve yargılama' olarak değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. 'Cumhuriyet savcıları, MİT görev ve faaliyetleri ile mensuplarına ilişkin herhangi bir ihbar veya şikayet aldıklarında veya böyle bir durumu öğrendiklerinde MİT ile temasa geçerler. Konunun MİT'in görev ve faaliyetlerine ilişkin olduğunun anlaşılması veya belgelendirilmesi üzerine adli yönden başkaca bir işlem yapılmaz ve herhangi bir koruma tedbiri uygulanmaz. İsimsiz, imzasız, adressiz yahut takma adla yapıldığı anlaşılan ya da belli bir olayı ve nedeni içermeyen, delilleri ve dayanakları gösterilmeyen ihbar ve şikâyetler Cumhuriyet savcılarınca işleme konulmaz. Bu Kanun kapsamına giren suçlar ile MİT mensuplarının görev suçlarına ilişkin yargılamaları yapmaya Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Ankara ağır ceza mahkemesi yetkilidir. Ancak MİT Müsteşarı hakkındaki yargılama Yargıtay ilgili dairesince yapılır. Aynı konuya ilişkin yeniden soruşturma yapılamaz. MİT mensupları ile istihbarat hizmetlerine yardımları teşvik edilenler ve bunların eş, çocuk, ana, baba ve kardeşleri MİT Müsteşarının onayıyla 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda yer alan koruma tedbirlerinden yararlandırılır. MİT mensuplarının görevlerini yerine getirirken, görevin niteliği gereği veya görevin ifası sebebiyle diğer kişilere vermiş oldukları zararlar idare tarafından tazmin edilir. Tazmin, zararın göreve ilişkin bir husustan doğması ve ilgili personelin kasıt veya ağır kusurunun bulunmaması halinde rücu işlemine konu edilmez. Türk vatandaşları hariç olmak üzere, tutuklu veya hükümlü bulunanlar, milli güvenliğin veya ülke menfaatlerinin gerektirdiği hallerde Dışişleri Bakanının talebi üzerine, Adalet Bakanının teklifi ve Başbakanın onayı ile başka bir ülkeye iade edilebilir veya başka bir ülkede tutuklu ve hükümlü bulunanlar ile takas edilebilir' MADDE 8 - 2937 sayılı Kanunun 27 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. MADDE 27 - Milli İstihbarat Teşkilatının görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgi ve belgeleri, yetkisiz olarak alan, temin eden, çalan, sahte olarak üreten, bunlar üzerinde sahtecilik yapan, bunları yok eden, tahrip eden veya geçici de olsa tahsis olundukları yerden başka yerde kullanan kişiye dört yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir. Milli İstihbarat Teşkilatı mensuplarına ilişkin bilgi ve belgeleri ele geçiren, sahte olarak üreten, bunlar üzerinde sahtecilik yapan, bulunduran, kaydeden, bir başkasına veren veya yayan kişiye üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası verilir. Birinci ve ikinci fıkra kapsamındaki bilgi ve belgelerin; radyo, televizyon, internet, sosyal medya, gazete, dergi, kitap ve diğer tüm medya araçları ile her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim araçları vasıtasıyla yayımlanması, yayılması veya açıklanması halinde süreli veya süresiz yayın sahibi, içerik sağlayıcı, eser sahibi, muhabir, yazar, sorumlu müdür, yayımcı ve basımcı ile yayanlar hakkında üç yıldan on iki yıla kadar hapis cezası verilir. Bu Kanun kapsamındaki görev ve yetkilerin kullanılmasına engel olan kişiye üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. Bu Kanun kapsamında talep edilen bilgi, belge ve verileri vermeyen kişilere iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir. MADDE 9 - 2937 sayılı Kanunun 28 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. MADDE 28 - Bu Kanunda MİT'e verilen görev ve yetkiler çerçevesinde yapılan her türlü talep öncelikli olarak yerine getirilir, bu talepleri yerine getirenlerin hukuki ve cezai sorumluluğu doğmaz. Bu Kanun ile diğer kanunlarda aynı konuyu düzenleyen farklı hükümler bulunması halinde bu Kanun hükümleri uygulanır. Bu Kanunda yazılı yetkilerin kullanılmasını ihmal veya suistimal suretiyle önleyen kamu görevlileri hakkında 27 nci madde hükümleri ile Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.' MADDE 10 - 2937 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. MADDE 29 - MİT mensupları ile MİT'te görev yapmış olanlar, MİT'in görev ve faaliyetlerine ilişkin hususlarda tanıklık yapamaz. Ancak, Devletin çıkarlarının zorunlu kıldığı hallerde MİT mensuplarının tanıklığı MİT Müsteşarının, MİT Müsteşarının tanıklığı ise Başbakanın iznine bağlıdır. MADDE 11 - 2937 sayılı Kanunun 30 uncu maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. 'Kamu kurum ve kuruluşları ile diğer kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yazılı görevlerin yerine getirilmesi sırasında ihtiyaç duyulan hallerde, kullanımında bulunan her türlü malzeme, ekipman, teçhizat ve cihazı diğer kanunların bu konudaki düzenlemelerine bakılmaksızın MİT'e devredebilirler.' MADDE 12 - 2937 sayılı Kanuna aşağıdaki madde eklenmiştir. EK MADDE 1 - Teşkilat uhdesindeki istihbari nitelikteki bilgi, belge, veri ve kayıtlar ile yapılan analizler Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümünde yer alan suçlar hariç olmak üzere, adli soruşturma ve kovuşturmalarda istenemez. 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (e) bendine göre kimlikleri değiştirilenler, MİT'in görev ve faaliyetlerine yardımcı olanlar veya istihbarat hizmetlerinde istifade edilenler, kamu görevlisi olup olmadıklarına bakılmaksızın, görev, faaliyet ve yardımları sebebiyle sorumlu tutulamaz. Teşkilat uhdesindeki bilgi ve belgelerin gizlilik derecelerinin ve sürelerinin tespit edilmesine, birim ve kısımlara ayrılmasına, kullanıma veya paylaşıma açılmasına ve bunların akademik çalışmalar ile her türlü yayın ve edebi eserde kullanılmasına Müsteşar tarafından oluşturulacak bir Komisyonca karar verilir.' MADDE 13 - 7/11/1985 tarihli ve 3238 sayılı Savunma Sanayii Müsteşarlığının Kurulması ve 11 Temmuz 1939 Tarih ve 3670 Sayılı Milli Piyango Teşkiline Dair Kanunun İki Maddesi ile 23 Ekim 1984 Tarih ve 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki cümleler eklenmiştir. 'Ancak, doğrudan Milli İstihbarat Teşkilatınca tedarik edilmesi uygun görülen istihbarat ve güvenlik amaçlı ihtiyaçlar için gereken kaynak, MİT Müsteşarının teklifi, Milli Savunma Bakanının uygun görüşü ve Başbakanın onayıyla, Savunma Sanayii Destekleme Fonundan Milli İstihbarat Teşkilatı adına açılmış olan hesaplara aktarılır. Aktarılan bu tutarlar, Milli İstihbarat Teşkilatının tabi olduğu mevzuat hükümlerine göre harcanır.' MADDE 14 - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 15 - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Japonya'da Bulutların Üstünde Mükemmel Manzara!
Unkai Terası,Japonya'nın Hokkaido adasının dağ yamacına kurulmuş olup,turistlere nefes kesici yüzen bulutların görüntüsünü sunuyor! Unkai ( Japoncada bulut denizi anlamına gelir ) çok nadir bir doğa harikası, sadece özel hava şartları altında size kendini gösterecektir. Teleferikle çıkacağınız Unkai Terası'nda bir şeyler içmek istemez miydiniz? Siz en iyisi nefes kesen Unkai Terası'ndan çekilen resimlere bir göz atın, hayran olacaksınız.
Reklam