Annesi Bir Aslan Tarafından Öldürülen Yavru Babunun İnanılmaz Kurtuluş Hikayesi
Fotoğrafçı Evan Schiller ve eşi Lisa Holzwarth hayatlarının büyük bir bölümünü hayvanlara adamışlar. Dünyanın birçok yerinde gerek fotoğrafçılık yaparak gerek de makaleler yazarak büyük kedileri korumayı amaçlamışlar.Botsvana'nın kuzeyinde Selinda bölgesinde fotoğraf çekerken bir grup babun çalıların arasından çıkarak açık alana doğru ilerlemeye başladı ve iki dişi aslan yakınlardaydı. Sonrasındaki olaylar serisi ise gerçekten mucizevi...
İstanbul'un Çarpık Mimarisini Anlatan Ödüllü Kısa Film
Çocukluğumuzda oynadığımız alanların yerini gökdelenlerin alması sonucu ortaya çıkan ve değişen yaşam biçimini konu edinen, İstanbul 48 Saat Film Projesinde, en iyi film, en iyi erkek oyuncu, en iyi sinematografi ödüllerini alan Delik/The Hole filmi. (Küfür İçerir)
Leonardo Dicaprio Bir Sonraki Filmini Seçti!
The Wolf of Wall Street (Para Avcısı) yıldızı Leonardo DiCaprio, Birdman yönetmeni Alejandro Gonzales Inarritu’nun yeni projesinde yer alacak. Ünlü yönetmen, 2003 yılında çıkan The Revenant: A Novel of Revenge adlı kitabı sinemaya uyarlayacak. 1820’lerde geçen filmde Hugh Glass adlı bir kürk avcısı, yaralı halde yardımcıları tarafından ölüme terk ediliyor. Daha sonra kurtulmayı başaran Glass, intikam peşine düşüyor . Deadline Hollywood’un haberine göre uzun süredir birlikte çalışmayı planlayan DiCaprio ile Inarritu, önümüzdeki sonbahar filmin çekimlerine başlayacak.Karnaval
RTÜK'ten 'Ceza' Açıklaması!
RTÜK, seçim döneminde sürecin raporlama kısmıyla ilgilenen Kurulun herhangi bir kuruluşu hedef alması veya kayırması söz konusu olmadığını savunarak, 'Bütün süreçler tarafsızlık içerisinde ve hukuka uygun olarak yürütülmektedir. Bununla birlikte, yüksek miktarda ceza alan bazı medya hizmet sağlayıcılar ile bu kuruluşlarla bağlantılı medya kuruluşlarının haberlerinde ve yorumlarında Üst Kurulu hedef alarak, tarafsız bir kurumu ve kamu görevlilerini siyasi tartışmaların içine çekmeye çalıştıkları görülmektedir. Bu kapsamda Üst Kurul üyeleri yaftalanıp, uzmanların ve birim amirlerinin isimleri afişe edilerek hem hedef gösterilmekte hem de sadece görevlerini yapan bu kişiler üzerinde baskı oluşturulmaya çalışılmaktadır' dedi. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), yaptığı yazılı açıklamada, seçim döneminde Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) belirlediği esaslara uymayan yayın kuruluşlarına ilişkin raporlar hazırlanırken herhangi bir kuruluşun hedef alınmasının veya kayrılmasının söz konusu olmadığını ifade etti. RTÜK'ün, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetleri sektörünü düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip, tarafsız bir kamu tüzel kişiliği olduğunun belirtildiği açıklamada, YSK'nın RTÜK ile özel radyo ve televizyon kuruluşlarının seçim döneminde uyacakları yayın ilkelerini kararlarıyla belirlediği anımsatıldı. RTÜK'ün geniş katılımlı toplantılar düzenleyerek, seçim süreci ve YSK'nın ilan ettiği yayın esasları konusunda tüm medya hizmet sağlayıcılarını bilgilendirdiğinin ifade edildiği açıklamada, 'Seçim döneminde YSK tarafından ilan edilen ülke çapında yayın yapan radyo ve televizyon kuruluşlarının yayınları Üst Kurulca denetlenmiş, YSK'nın belirlediği esaslar kapsamındaki yayınlarla ilgili uzman raporları hazırlanmıştır. Söz konusu uzman raporları Üst Kurulca görüşülüp değerlendirildikten sonra karar için her hafta düzenli olarak Yüksek Seçim Kuruluna intikal ettirilmiştir' denildi. 110 PROGRAM HAKKINDA CEZA VERİLDİ 1 Ocak-30 Mart 2014 tarihleri arasındaki mahalli idareler seçim dönemi boyunca, RTÜK uzmanları tarafından 51 yayın kuruluşu hakkında toplam 192 rapor hazırlandığının ve YSK'ya gönderildiğinin kaydedildiği açıklamada, 192 rapordan 163'ünün RTÜK uzmanlarının seçim dönemindeki rutin denetimlerinin sonucunda oluşturulduğu belirtildi. Çeşitli siyasi partilerin şikâyet başvuruları üzerine YSK'nın resmi talebiyle yapılan denetimler sonucunda da 35 rapor hazırlandığının vurgulandığı açıklamada, Saadet Partisinin, MHP Ankara Belediye Başkan Adayının ve siyasi partilerin AK Parti reklamıyla ilgili şikâyet başvuruları üzerine hazırlanan raporların da bu kapsamda olduğu ifade edildi. 192 rapordan 119'unun YSK tarafından değerlendirilerek 9 hakkında 'müeyyide uygulanmasına gerek olmadığına' karar verildiğinin kaydedildiği açıklamada, 110 rapor hakkında ise yayın ihlali görüldüğü, YSK tarafından 36 uyarı ve 74 program durdurma kararı verdiği anımsatıldı. YSK'nın program durdurma kararlarının yayın ihlalleri tekrarlandıkça, 1 kez program durdurmadan başlayıp 10 kez program durdurmaya kadar her seferinde bir eklenerek kademeli olarak artış gösterdiği, durdurulan programların sayısı da buna bağlı olarak yükseldiğine dikkat çekilen açıklamada, YSK'nın verdiği cezalar şöyle açıklandı: 'TRT Haber'e 2, TRT Türk, Cnn Türk, Beyaz TV, Samanyolu Haber, A Haber, Bugün TV, Kanal 5, Cem TV, Ülke TV, TGRT Haber, Koza, 24, Sokak, Kanal D, Meltem TV, Bengü Türk, Flash TV, Haber Türk, NTV, NTV Avrupa, Haber Türk, Mehtap TV, TV net, +1 TV, 360 TV, Fox TV, Halk TV, Pamukkale TV, Em TV, TV 10, Kayseri TV, Ulusal 1, Atlas TV, Adana TV, Kanal A ve Mesaj TV'ye 1'er uyarı müeyyidesi uygulanması. Beyaz TV'ye 10 durdurma kararıyla 55 program, Samanyolu Haber ve A Haber'e 9'ar durdurma kararıyla 45'er program, Bugün TV'ye 5 durdurma kararıyla 15 program, Kanal 5, Cem TV, Ülke TV ve TGRT Haber'e 4'er durdurma kararıyla 10'ar program, Koza, 24 ve Sokak'a 3'er durdurma kararıyla 6'şar program, Kanal D, Meltem TV ve Bengü Türk'e 2'şer durdurma kararıyla 3'er program, Flash TV, Haber Türk, NTV, NTV Avrupa, Haber Türk, Mehtap TV, TV Net, +1 TV, 360 TV, Fox TV ve Halk TV'ye ise 1'er program durdurma cezası.' 'SÜREÇLER TARAFSIZLIK İÇERİSİNDE VE HUKUKA UYGUN OLARAK YÜRÜTÜLMEKTE' Sürecin raporlama kısmıyla ilgilenen Üst Kurulun herhangi bir kuruluşu hedef alması veya kayırmasının söz konusu olmadığının savunulduğu açıklamada, 'RTÜK'e kanunla verilen görevlerin gerektirdiği asli ve sürekli hizmetler, Üst Kurul Uzmanları ve Üst Kurul Uzman Yardımcılarından oluşan meslek personeli ve idari personel eliyle yürütülmektedir. Yayınlar 6112 Sayılı Kanun ve ilgili mevzuata uygun olarak incelenip değerlendirilmekte, ihlal görülen durumlarda rapor tanzim edilmektedir. Uzman raporları daha sonra Üst Kurulda görüşülüp karara bağlanmaktadır. Seçim döneminde ise raporlar Üst Kurulda görüşüldükten sonra ihlal olanlar veya olmayanlar şeklinde bir ayrım yapılmaksızın nihai karar için Yüksek Seçim Kuruluna gönderilmektedir. Bütün süreçler tarafsızlık içerisinde ve hukuka uygun olarak yürütülmektedir' denildi. Yüksek miktarda ceza alan bazı medya hizmet sağlayıcılar ile bu kuruluşlarla bağlantılı medya kuruluşlarının haberlerinde ve yorumlarında Üst Kurulun hedef alınarak, tarafsız bir kurumu ve kamu görevlilerini siyasi tartışmaların içine çekmeye çalıştıklarının görüldüğünün iddia edildiği açıklamada, 'Üst Kurul Üyeleri yaftalanıp, uzmanların ve birim amirlerinin isimleri afişe edilerek hem hedef gösterilmekte hem de sadece görevlerini yapan bu kişiler üzerinde baskı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Tamamen yanlış bilgiler içeren, ayrımcı bir üslupla kaleme alınan bu maksatlı haberler, yayınlayan kuruluşların, demokratik düşünce, kişilik haklarının korunması ve medya etiği bağlamında hangi seviyede olduklarını açıkça ortaya koymaktadır. Haberlerde adları geçen kurum personeli her türlü hukuki yola başvuracaktır' değerlendirmesine yer verildi. (ANKA)---
Reklam
Reklam
Güney Kore'de Gemi Faciası: 291 Yolcu İçin Bekleyiş Sürüyor
Güney Kore’de 459 yolcusuyla batan gemiden 164 kişi kurtarılırken, havanın kararması kurtarma çalışmalarını olumsuz etkiliyor. Yetkililer kaybolan 291 kişinin kurtulma şansını azaldığını söylüyor.Gemide yolcuların yanı sıra 150 de araç bulunuyordu. Aileler, kurtarılanların getirildiği limana gidiyor Batan gemide Danwon Lisesi'nden 324 öğrenci ve 14 öğretmen vardı. Öğrencilerin aileleri kaza haberini almalarının ardından önce bilgi almak için liseye gittiler. Daha sonra da kurtulan kazazedelerin getirildiği Jindo Limanı'na doğru yola çıktılar. 330 anne buraya 8 otobüsle götürülüyor. Bu annelerden 43 yaşındaki Jung Kyeong, otobüse binmeden önce Reuters'e şu açıklamayı yaptı; 'Haberi aldığımda kalbim durdu sanki. Şu an ne hissettiğimi kelimelerle anlatamam. Şok içindeyim. Daha fazla konuşamayacağım' İki saat içinde tamamen battı Kazanın nedeni araştırılırken, kurtulanlar gemi batmadan önce büyük bir gürültü duyduklarını söyledi. Bu ifadeler geminin büyük bir kayaya çarpmış olabileceğini akıllara getirdi. Kazazedelerden 57 yaşındaki Yoo, “Restoranlar, marketler ve eğlence merkezlerinin bulunduğu bulunduğu alt katta çok insan vardı. Onlar kaçamamış olabilirler” dedi. İçişleri Bakan Yardımcısı Lee Gyeong-og ise hükümetin kurtarma çalışmalarına yoğunlaştığını anlatırken, “Kurtarma çalışması bitince kazanın nedenlerini bulmaya çalışacağız” dedi. 1994’te inşa edilen gemi 146 metre uzunluğunda ve 22 metre genişliğinde. 921 yolcu kapasiteli gemi 180 araç ve 152 konteyner taşıyabiliyor. Haftada iki kez Incheon ve Jesu arasında sefer yapıyordu. Kaynak: Reuters ve AFP
Moldova da Karıştı, Transdinyester Rusya'dan Bağımsızlığını Tanımasını İstedi
Moldova'nın Rusya yanlısı ayrılıkçı bölgesi Transdinyester Moskova'dan bağımsızlığını tanımasını istedi. Ukrayna'nın doğu ve güney bölgelerindeki ayaklanmalar ise Moldova sınırına kadar dayanmış durumda. Moldova'ya komşu olan Odessa bölgesi bugün kendi bağımsızlığını ilan etmişti.Moldova'nın Rusya yanlısı ayrılıkçı bölgesi Transdinyester Moskova'dan bağımsızlığını tanımasını istedi. İtar-Tass'ın haberine göre Transdinyester Yüksek Konseyi, bağımsızlıklarının tanınması ile ilgili resmi başvuruyu Rusya parlamentosu alt kanadı Duma, üst kanadı Federasyon Konseyi ve Kremlin'e iletti. Transdinyester Yüksek Konseyi yaptığı açıklamada, kararın 2006'da yapılan referandum çerçevesinde alındığı belirtildi. Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından Moldova içerisinde kalan Transdinyester'de yapılan referandumda halkın yüzde 97'si bağımsızlığı ve Rusya ile birleşmeyi desteklemişti. Moldova'nın ayrılıkçı bölgesi daha önce de Rusya'ya tanınma başvurusunda bulunmuş, ancak olumlu cevap alamamıştı. Transdinyester yeni başvurusunda Kırım'ın Rusya'ya bağlanmasını örnek gösteriyor. Ukrayna sınırında yer alan Transdinyester 1990'da bağımsızlığını ilan etmiş, Gürcistan'dan tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan eden Güney Osetya ve Abhazya tanımıştı. Transdinyester Yüksek Konseyi Başkanı Mihail Burla başkanlığındaki bir grup milletvekilinin yarın Moskova'yı ziyaret etmesi bekleniyor. Burada Rusya Devlet Duması Başkanı Sergey Narışkin ile görüşmeyi planlıyorlar. Bölge milletvekili Vıçıslav Tobuh, 'Transdinyester'in durumu yasal olarak Kırım'dan farklı değil. Kırım'ın Rusya ile birleşme senaryosu aynıyla uygulanabilir.' dedi. (CİHAN)
Hindistan'da Üçüncü Cinsiyet Resmen Tanındı
Hindistan'da LGBT hakları açısından dönüm noktası olarak değerlendirilen kararla hükümet, translar için azınlık gruplarında olduğu gibi istihdam ve eğitim kotası oluşturmak zorunda. Kendilerini ne kadın ne de erkek olarak tanımlayan bireylere haklarını iade eden mahkeme, kararında “Cinsiyetini seçmek her insanın hakkıdır” dedi. Tahminlere göre Hindistan’da iki milyon trans birey yaşıyor. Mahkeme hükümetin transları, azınlık gruplarına olduğu gibi resmi olarak 'sosyal ve ekonomik olarak geri' kategorisinde değerlendirmesi gerektiğine ve istihdam ve eğitim konusunda kotadan faydalanmalarına karar verdi. Salı günü açıklanan kararda mahkeme “translar da Hindistan vatandaşıdır” ve “gelişmeleri için eşit fırsat tanınmalıdır” dedi. Mahkeme aynı zamanda hükümetin üçüncü cinsiyet konusunda farkındalığı artıracak çalışmalar yapması gerektiğine ve transların sağlık hizmetine erişimlerinin ve tuvaletler gibi tesislerden faydalanmalarının sağlanması gerektiğine hükmetti. YOKSULLUK İÇİNDE YAŞIYORLAR Hindistan toplumsal cinsiyet eşitliği karnesindeki kötü notuyla ve sıklıkla yaşanan tecavüz vakalarıyla gündemde. Mahkeme kararında “Anayasa’nın ruhu her vatandaşa gelişmeleri, potansiyellerini gerçekleştirmeleri için kastlarından, dinlerinden ya da cinsiyetlerinden bağımsız olarak eşit fırsatlar tanınmasını gerektirir” dedi. Mahkemenin kararına kadar, trans bireyler cinsiyetlerini kadın ya da erkek olarak belirtmek durumundaydı. Karara göre Hindistan’da eşcinsel ya da transseksüeller resmi belgelerde cinsiyetlerini tanımlayabilecek. Trans hakları için çalışan aktivistler trans bireylerin genellikle toplumun kıyıda kalmış kesimlerinde yoksulluk içinde yaşadığını, cinsel kimlikleri nedeniyle dışlandıklarını söylüyor. Ülkedeki trans bireylerin çoğu şarkı söyleyerek, dans ederek, dilencilikle ya da seks işçiliğiyle para kazanıyor.Aktivistler trans bireyler karşılaştığı ayrımcılığın büyük olduğunu, bazen hastanelerde tedavilerinin reddedildiğini söylüyor. Benzeri bir mücadele Pakistan'da da yaşanıyor. 'Hadım edilmiş erkekler' olarak bilinen enüşler sosyal hakları için yıllardır mücadele veriyor.CNN TÜRK
Reklam
Katil, Maktul ve Dedektif Aynı Sahnede
Onur Ünlü'nün son filmi 'İtirazım Var', bağlama çalan, boksörlük yapmış bir imamın hikâyesini anlatıyor. Selman Bulut adındaki karakter daha ilk sahneden itibaren sizi alıp, peşine takıyor. Senarist ve yönetmen Onur Ünlü’nün yeni filmi ‘İtirazım Var’ 15 Nisan'da İstanbul Film Festivali'nde Ulusal Yarışma kategorisinde gösterilmesinin ardından 18 Nisan Cuma günü vizyona giriyor. Selman Bulut adında boksör, bağlama çalan bir imamın polisiye bir maceranın ortasında kaldığı ‘İtirazım Var’ gerek hikâyesi, gerek ana karakteri, gerekse anlatım dili itibariyle büyük bir film. İmam olarak görev yaptığı camide namaz kılıp, kıldırırken cemaatinden birinin gizemli bir şekilde vurulması ile başlayan hikâyede Selman Bulut, katilin peşine düşüyor. Klasik polisiyelere selam veren sahnelerinin yanında zekice oluşturulmuş polisiye kısmı sürükleyici, sıcak ama yüz göz olmayan, komik ama izleyiciyi hafife almayan bir film. ‘İtirazım Var’ başka bir isimle yıllar önce yazılmış bir senaryosuydu Onur’un. Ben de iki yıl kadar önce okumuş, meraklanmıştım. Selman Bulut, kâğıt üzerinde okurken, büyük laflar eden, sahip olduğu vasıflarla fazla övünen, bir deyişle insanın canını sıkan bir adamdı. Merak ettiğim ise insanın hassasiyetlerini çok iyi bilen Onur Ünlü gibi bir yönetmenin bu ‘ukala’ adamdan yani Selman Bulut’tan nasıl bir kahraman yaratacağıydı. Bu arada Onur bu iki yılda iki film daha yaptı. Biri ‘Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi’, diğeri ise ‘Sen Aydınlatırsın Geceyi.’ İkisi de birbirinden çok farklı filmlerdi. İkisi de çok sevildi. Leyla İle Mecnun ve Ben De Özledim dizilerini çekti televizyon için. ‘Bir Selman Bulut polisiyesi’ Meşguldü yani Onur. Hastalığı ve tedavi süreci bir yandan, yapmak istedikleri ve yapmak zorunda kaldıkları diğer yandan uğraşıp durdu. Sonunda vakit buldu ve bir ay içerisinde çekimlerini tamamladığı ‘İtirazım Var’ı nihayet hazır etti. Geçen hafta izlediğim filmde, daha ilk sahneden itibaren nereye gittiğinizi sorgulamadan Selman Bulut’un peşine takılıyorsunuz. Onunla birlikte katilin de izini sürüyorsunuz haliyle. Belli ki aradan geçen tüm bu zamanda Selman Bulut, Onur’un aklının bir köşesinde dönüp durmuş. Döne döne de bir dervişe, gerçek bir kahramana benzemiş. Serkan Keskin’le birlikte filmin 98 sahnesinin 96’sında olup da insanın yine de daha fazla görmek istediği bir karakter kurmuşlar. Hayatta vicdanlı ve iyi insan olmayı kendine düstur edinmiş, Allah sevgisini didaktik olmadan, aracı unsurları, kurumları, ahlak, çevre, mahalle baskısı gibi etkenleri devre dışı bırakarak yaşayan Selman Bulut, bu sevgi haricindeki her şeyi sorgulanabilir kılmış. Selman Bulut’un bir başka özelliği de katili ararken de kendine ait, sıra dışı yöntemler kullanması. Bu arayışta çoğu zaman komik durumlar ortaya çıksa da, bunlar zorla yapılan şakalar ya da yaratılan komiklikler değil. Ayrıca Onur Ünlü’nün diğer filmlerinden farklı olarak mekân duygusunu çok daha fazla aktaran bir film olmuş bu. ‘İtirazım Var’ 30 farklı mekânda çekilmiş bir İstanbul filmi olarak da düşünülebilir aynı zamanda. Selman Bulut, katili İstanbul’un 30 ayrı yerinde ararken kimi zaman şu an evcil balık alıp satan emekli asker rolündeki Sırrı Süreyya Önder’den, kimi zaman da devasa bir Gustav Klimt heykelinden yardım alabiliyor. Dünyalar arasında Kısacası, bir Onur Ünlü filmiyle daha karşı karşıyayız. Ama bu defa dünya izleyicisine de daha çok hitap edecek, 2010’ların İstanbul’unda geçen, toplumun sosyal yapısından, günün hassasiyetlerine kadar pek çok ayrıntıyı bulabileceğimiz zamansız bir film izleyeceksiniz. Tabii Onur Ünlü sinemasının bazı değişmez unsurlarını da bulacaksınız. Mesela duygularınızla asla oynanmayacak zira bu film izleyicinin daha çok aklı, vicdanı ve kalbiyle meşgul oluyor. Onur Ünlü, İtirazım Var’daki yönetmenlik performansının ötesinde, kendi filmlerini insanları daha fazla ağlatma ya da acıtma deneyleri yaptığı bir laboratuvar gibi kullanmadığı için ayrıca önemli bir yönetmen. Bu yüzden bu büyük filmin yolculuğuna tanıklık etmek gerekiyor. Selman Bulut’un devamı gelecek maceralarının ilkinin bir parçası olmak için ‘İtirazım Var’ şahane bir başlangıç filmi. Zira bu maceralar, bizim bilmediğimiz bir dünya ile bizim bilmediğimiz bir başka dünya arasında yaşanmaya devam edecek. Bedia Ceylan Güzelce|Al Jazeera
Reklam
Odessa da Bağımsızlığını İlan Etti!
Ukrayna'nın doğu ve güney bölgelerinde federasyon yanlıları gösterilerini sürdürüyor. Bölgede operasyon yapan Ukrayna ordusundan bazı birliklerin direnişçilerin tarafına geçtiği ifade edilirken, Odessa kenti de bağımsızlığını ilan etti ve Odessa Cumhuriyeti'ni kurduklarını açıkladı.Ukrayna'nın güneybatısında yer alan liman şehri Odessa da bağımsızlığını ilan etti. Göstericiler trafiği kapatırken yaptıkları açıklamada, 'Bugünden itibaren Odessa Halk Cumhuriyeti kuruldu. Burada tüm yetki bölgede yaşayan halka ait..' ifadeleri yer aldı. Eylemciler yaptıkları çağrı ile vatandaşlardan ambulanslar hariç trafiği tamamı ile durdurmalarını talep etti. Daha önce de Harkov ve Donetsk Cumhuriyetleri'nin kurulduğu ilan edilmişti. Ukrayna ordusu bölgeye yönelik operasyonlarda sert adım atamıyor. Rusya'nın müdahale ihtimali, içerde kamuoyu tepkisi, Batılı ülkelerin ölümlerin artması durumunda desteğini çekme riski ve ekonomik kriz Kiev yönetimini endişelendiriyor.(CİHAN)
Testi Yapın, İçinizde Yaşayan Kötü Karakteri Öğrenin!
etiket
Hepimizin içinde çoğunlukla iyilikle denge halinde kötülük mevcut. Yer yer iyiliği yenince ortaya çıkan türde bir kötülük. Ama sinema dünyasında acımasız, zalim, gaddar kötüler mevcut. Eğer siz kötülüğünüzü dengede tutamasaydınız nasıl bir kötü olurdunuz hiç düşündünüz mü? İşte biz düşündük ve içinizde yatan kötü karakteri ortaya çıkarmaya karar verdik.
Reklam
Üç Gündür Mağarada Kalan Defineciye Ulaşıldı
MEHMET KURU - HABERLER GÜNDEM ESKIŞEHIR Eskişehir'in Mihalgazi İlçesi yakınlarında, define aramak için girdiği mağaradaki 25 metre derinliğindeki kuyuya düşerek yaralanan ve 3 gündür burada mahsur kalan Ramazan Yörük'e ulaşıldı. Şiddeti düşük patlatıcılarla kayalar parçalanarak ulaşılan Yörük, kendisine ulaşan ekiplerden meyve suyu ve bisküvi istedi. Vücudundaki kırıklar nedeniyle şiddetli ağrısı oluşan ve ateşi çıkan defineci Yörük'e, kurtarma ekipleri ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaç verdi. Mağaradan çıkarma çalışmaları süren Yörük'ün sağlık durumunun iyi olduğu ve bir adet serum takıldığı belirtildi. Dar olan mağaranın iç kısımları ise kara barutla patlatılarak genişletilmeye çalışılıyor. Küçük patlamalar sonucu mağaranın ağzına giden kaya parçaları parçalanıyor. Parçalanan kaya parçaları daha sonra kurtarma ekipleri tarafından küçük torbalara konularak dışarıya çıkılıyor. Alınan bilgiye göre, tekstil fabrikası işçisi, evli ve 3 çocuk babası 40 yaşındaki Ramazan Yörük, 7 arkadaşıyla birlikte geçtiğimiz Pazar günü saat 22.00 sıralarında Mihalgazi İlçesi'nin Alpagut Mahallesi Kavşukkaya Mevki'ndeki Yarasa İni Mağaraları'nın olduğu bölgeye define aramak için gitti. Ancak, Yörük define ararken mağara içinde yaklaşık 25 metre derinliğindeki kuyuya düştü. Arkadaşları Yörük'ten haber alamayınca durumu jandarma yetkililerine bildirdi. Yörük'ün girdiği mağarada kaybolduğu belirlenince aramak için Jandarma, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE), Arama Kurtarma Ekibi (AKUT), Nilüfer Arama Kurtarma (NAK) ve Anadolu Üniversitesi Doğa Sporları Kulübü (ANADOSK) ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Dağcılık Kulübü, Eskişehir, Ankara ve İzmir Mağara Araştırma Dernekleri ekiplerinden yardım istendi. Söz konusu ekipler daha sonra mağaraya gelerek çalışmalara başladı. 40 kişiden oluşan 8 ekip Pazar gecesi saat:22.00'den bu yana kesintisiz Yörük'ü kurtarmak için çalışıyor. SONAR CİHAZIYLA YERİ TESPİT EDİLDİ Yörük'ten hummalı çalışmanın ardından sevindirici haber geldi. Pazar günü gece saat 02.00 sıralarında çalışmaya başlayan ekipler, yoğun çalışmaların ardından Yörük'ün mağara içinde 25 metre derinliğindeki kuyuda yerini seyyar sonar cihazları ile tespit etti. Akabinde 5 kişilik ekip, Yörük'ün bulunduğu yerin bulunduğu bölgeye indi. Sonrasında Yörük'ün ekiplerin direktifleriyle kendini mağara içinde düştüğü yerden daha güvenli bölgeye geçmesi sağlandı. EKİPLERDEN MEYVE SUYU İSTEDİ, SERUM TAKILDI Defineci Yörük, kendini bulan kurtarma ekiplerinden ilk olarak meyve suyu istedi. Bunun üzerine ekiplerde meyve suyu ile bisküvi ikram etti. Vücudunun iki yerinde kırık ve omuriliğinde zedelenme olduğu tespit edilen Yörük'ün bu nedenle vücudunda şiddetli ağrı oluştu ve ateşi çıktı. Yörük, sıkıntısını görevlilere iletti. Ramazan Yörük'ün ateşi sağlık görevlilerince verilen ilaçla düşürüldü, ağrısı giderildi. Yörük, bu çalışmaların akabinde sabit bir hale getirilirken, sağlık durumunun şuan için iyi olduğu kaydedildi. Çıkarma çalışmaları süren Yörük'e serum takıldığı kaydedildi. KÜÇÜK PATLAYICILARLA MAĞARA GENİŞLETİLİYOR Mağara içinin ve giriş kısmının çok dar olması nedeniyle ekiplerde yer alan fiziken küçük ve zayıf olan kadın kurtarma ekibi elemanları mağara içine girerek, çalışmaları yürütüyor. Kadın kurtarma ekipleri, kuvvetli patlayıcı olmayan 'kara barut' kullanarak, mağaradaki kayaları kırarak, mağaranın ağzını genişletiyor. Daha sonra patlama ile parçalanan kayalar, torbalarla dışarı çıkarılıyor. Bu şekilde mağara genişletilmeye çalışılıyor. HER ŞEY KONTROL ALTINDA İzmir Mağara Araştırma Derneği üyesi Yusuf Öğrenecek, Yörük'ü kurtarmak için gerekli önlemlerin alındığını söyledi. Öğrenecek, 'UMKE'den bir sağlık ekibi de aşağı indi ve şahsın durumu iyi. Birkaç ezilme, kesik, kırık var. Ama yaralı stabil halde tutuluyor. Tüm mağaracılar, AKUT ve AFAD ekibinin katkısıyla çalışmalar sürdürülüyor. Mağara oldukça dar bir alan. Yaralının mevcut durumuyla taşınması çok mümkün değildi. Türkiye Mağaracılık Federasyonunun deneyimli ve eğitimli mağaracıları tarafından genişletme çalışması yapıldı. Bu konuda da bize diğer ekipler de destek verdi.' diye konuştu. İzmir Mağara Araştırma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Samur ise, 'Yörük'ün vücudunun belli bölgelerinde kırıklar, çatlaklar var. Ama UMKE'nin medikal ekibi içeride zaten sürekli kazazedenin başında değişmeli olarak bulunuyor. Sürekli rutin kontrolleri yapılıyor. Tansiyonu, vücut ısısı ve diğer tıbbi olarak ölçülmesi gereken değerleri ölçülüyor. Kazazedenin durumuyla ilgili merak edilecek herhangi bir durum yok.' dedi.
Türkiye'yi Instagram’la Tanıtma Hamlesi: ComeSeeTurkey
Twitter ve Youtube yasaklarının tartışıldığı Türkiye'de, Cumhurbaşkanlığı'nın himayesinde önemli bir sosyal medya projesinin startı verildi. Türkiye'nin instagram üzerinden tanıtımını amaçlayan 'ComeSeeTurkey' projesi ile 26 Mayıs tarihine kadar dünya genelinde 26 milyon kişiye ulaşılması planlanıyor. 26 Mayıs'tan sonraki ikinci etapta bu rakamın 100 milyon kişiyi geçmesi hedefleniyor. 800 bin liradan fazla bütçe ayrılan projenin amacı ise fotoğrafın ve sosyal medyanın gücünden faydalanarak turizmin canlandırılması. Milyonlarca üyesi bulunan fotoğraf paylaşım sitesi İnstagram'da en çok takipçisi bulunan 20 fotoğrafçı, Türkiye'de 24 günde 24 şehri gezerek sosyal medya üzerinden tanıtım yapacak. 'ComeSeeTurkey' adı verilen proje için İstanbul'da biraraya gelen dünyaca ünlü fotoğrafçılar, düzenlenledikleri basın toplantısında Türk kamuoyunu bilgilendirdi. 13 farklı ülkeden gelen 20 tanınmış fotoğrafçı 'ComeSeeTurkey' projesi kapsamında iki ayrı seyahat rotası takip edecek. Proje ile birlikte fotoğraf sanatçıları, çektikleri kareleri sosyal medya üzerinden paylaşarak bir anlamda Türkiye'nin kültür elçisi görevini üstlenecekler. 'ComeSeeTurkey' projesi ile milyonlarca İnstagram kullanıcısının Türkiye'ye olan ilgisinin arttırılması ve turizmin canlandırılması hedefleniyor. Cumhurbaşkanlığı'nın himayesinde gerçekleştirilen projeye, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Türkiye Foto Muhabirleri Derneği destek verirken, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ise sponsorluğunu üstleniyor. 24 günde 7 bin kilometre yol katedecek fotoğrafçılara seyahatleri sırasında Türkiye’nin en fazla takip edilen fotoğrafçılarından biri olan ve dünyanın sayılı Instagram fotoğrafçıları arasında gösterilen Mustafa Seven'in eşlik edeceği belirtildi. Seyahatler sırasında çekilen fotoğraf ve videolar ise kişisel instagram hesapları ile kampanyanın resmi instagram, Facebook, Twitter, Pinterest, Youtube, Vine hesapları ve bloğundan izlenebilecek. ComeSeeTurkey seyahatleri ile ortaya çıkacak Türkiye fotoğraflarının gezici sergiler ile dünyayı dolaşması ve kitaplaştırılması planlanırken, TRT ise proje kapsamında fotoğrafçıları izleyerek bir belgesel hazırlayacak. İşte o fotoğrafçılar: A rotası @aditzt Aditya Zulizar (Indonesia) 317K @cucinadigitale Nicolee Drake (Italy)469K @dariszcahyadi Darisz Cahyadi (Indonesia) 395K @felecool Fedja Salihbasic (Denmark) 284K @grether Morgan Stone Grethet (USA) 606K @puanindya Putri Anindya (Indonesia) 394K @samhorine Sam Horine (USA) 302K @sezyilmaz Sezgin Yılmaz (Turkey) 761K @thomas_k Thomas Kakareko(Germany) 516K @wisslaren Christopher Collin (Sweden) 583K B rotası @croyable Eelco Roos (Hollanda) 372K @finn Finn Brales (İngiltere) 300K @goldie_berlin Sylvia Matzkowiak (Almanya) 189K @moonlightice Masaya Suzuki (Tokyo) 485K @paulyvella Pauly Vella (Avustralya) 285K @pketron Pei Ketron (Amerika) 701K @punkodelish Kael Rebick (Kanada) 264K @sezyilmaz Sezgin Yılmaz (Türkiye) 761KVATAN
Cem Yılmaz Artık O İsimle Ortak
Cem Yılmaz yeni bir ortakla 4 yıl aradan sonra yeniden yapımcılık heyecanı yaşıyor. Daha önce iki filmde Murat Akdilek'le ortak olan Yılmaz, Russell Crowe'un 'The Water Diviner'ın Türkiye çekimlerindeki yürütücü yapımcısı olan Muzaffer Yıldırım'ın çalışmasına hayran kalarak 'Pek Yakında' için ortaklık teklifinde bulundu. Yılmaz ile Murat Akdilek ortak oldukları 'A.R.O.G' ve 'Yahşi Batı' ile 6 milyon 30 bin 147 kişiye ulaşmıştı. Ancak ikili 2010 yapımı 'Yahşi Batı'dan sonra yeni bir projeyi hayata geçiremedi. Teklif Yılmaz'dan geldi Komedyenle yeni ortağı Muzaffer Yıldırım'ın yolu önce Avustralya'da kesişti. Yılmaz'la Yıldırım, 'The Water Diviner'ın Avustralya'daki çekimleri sırasında birbirlerinin sinema anlayışları ve çalışma ilkeleri hakkında bilgi sahibi oldular. Yılmaz, 'The Water Diviner'ın İstanbul'daki çekimleri sırasında da başarılı bir iş çıkaran Yıldırım'a ortaklık teklifinde bulundu. Yıldırım, ortağı Menderes Utku'nun onay vermesiyle CMYLMZ Fikir Sanat ile mutabakata vararak el sıkıştı.Tgrthaber
Reklam