onedio
1000 Yıldır Yaşayan Mikrop
1000 yıl öncesine uzanan kemikler üzerinde yapılan analizler, o tarihten bu yana bakteri plağında yaşamayı sürdüren bakteri ve mikroskobik parçalar olduğunu ortaya koydu. Dişlerde bakteri plağına neden olan mikrobiyal parçacıkların antik dönemlerden bu yana var olduğu ortaya çıktı. İsviçre'nin Zürih, Danimarka'nın Kopenhag ve İngiltere'nin York Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada, ağızdaki çürüklere ve diş etlerinde enfeksiyona neden olan bakterinin, günümüzdekiyle aynı olduğu anlaşıldı. Nature Genetics dergisinde yayımlanan araştırmanın sonuçları mikrobiyomların temsil ettiği 'mineral mezarlığının' değişen beslenme şekli ve sağlık koşullarına rağmen hayatta kalmayı sürdürdüğünü gösterdi. Araştırmacılar, tedavi amaçlı ilk antibiyotiklerin üretildiği 1940'lı yılların en az 800 yıl öncesinde, insan ağzındaki mikrobiyomların antibiyotiklere direnmek için en temel genetik yapıya da sahip olduğunu da açıkladılar. Mikrobiyal Pompei Antik zamanlardaki beslenme şekline ait bilgiler elde etmeyi de başaran bilim insanları, kemiğe kıyasla diş bakteri plağının toprağa karışırken moleküler yapısını daha iyi koruduğuna dikkat çekti. Zürih Üniversitesi'nden Dr. Christina Warinner'in başını çektiği ekip, böylece biyomolekülleri bozulmayan DNA'yı inceleme şansı buldu. Antik diş plağının DNA diziliminin çıkarılmasıyla ilk önemli periyodontal patoenlerden birine ait genomu elde eden Warinner, 'insanlarla bağlantılı en eski mikroplara ait bilgilere ulaşmış olabileceklerini' belirtti. Warinner, 'diş plağının insanların beslenme alışkanlıkları ve çevreleri hakkında bilgiler sakladığı ve bu sayede antik insanların kültürü ve yaşayışları hakkında yeni bilgilere ulaşabileceklerini' söyledi. Araştırmada yer alan York Üniversitesi'nden Profesör Matthew Collins ise 'Ulaştığımız biyomoleküllerin korunmuşluk derecesi etkileyici derecede yüksek. Mineral bir ortamda korunmuş mikrobiyomlar bir nevi mikrobiyal Pompei'yi temsil ediyor' ifadesini kullandı. Çok küçük biyolojik numunelerden elde edilecek verilerin, insan ağzındaki mikrobiyomların ve ağız hastalıklarının tarihinin anlaşılması adına önemli bilgiler sunması bekleniyor. Kaynak: Ajanslar
Ukrayna Parlamentosu'ndaki Sovyet Yıldızı Böyle Söküldü
Ukrayna Parlamentosu’nun tepesindeki Sovyet yıldızı, eski hükümet karşıtı protestocular tarafından söküldü. Ukrayna Parlamentosu'nun tepesindeki Sovyet yıldızı, eski hükümet karşıtı protestocular tarafından söküldü. Yanukoviç hükümeti karşıtı protestocular ülkedeki Sovyet mirasının silinmesi adımlarına bir yenisini daha ekledi. Ukrayna Parlamento binasının tepesine gerekli ekipmanlarla çıkan iki protestocu, bayrak direğini süsleyen 5 köşeli altın Sovyet yıldızını yerinden söktü. Yıldızın, parlamento liderliğinin rızası olmadan söküldüğü ifade edilirken, ulusalcı Svodoboda partisi lideri Oleh Tyahnibok'un bugün parlamentoda yaptığı konuşmada yıldızın söküldüğünü duyurduğu ve parlamenterlerin de bu konuda herhangi bir rahatsızlık duyulduğunu dile getirmediği belirtildi.Geçtiğimiz haftalarda Bolşevik lideri Vladimir Lenin'in Ukrayna'nın çeşitli bölgelerinde bulunan heykelleri çeteler tarafından indirilmişti.
Dünyanın En 'Sağlam' Çocuklarını Büyüten Anneler
Dünyanın önde gelen markalarından P&G, engellerini paramparça edebilmiş dünyanın en 'sağlam' sporcularını yetiştiren muhteşem annelere teşekkür niteliğinde bir reklam filmi yayınlamış. Reklamın sloganı da 'Sen inanmasaydın, üstesinden gelemezdim.' Sizce de bu hepimiz için geçerli değil mi?
Bir Uzay Çalışanının Penceresinden Dünya Manzarası
Bir uzay çalışanın gözünden harika dünya manzarası karşınızda. Bir pencere düşünün ki ayaklarınızın altında tüm dünya. Bu, bir insanoğlunun yaşayabileceği en muhteşem deneyim olsa gerek. Yüksek seste ve 720p izlenilmesi tavsiye olunur.
Sakalını Çok Amaçlı Kullanan Adamın 19 Hali
Pierce Thiot adlı sakallı abi eşiyle birlikte Will It Beard adında bir tumblr sayfası açmış; kendisi sakallarını eşyalara buluyor, hanımı da çekiyor. Bu ilginç abinin 19 hali de aşağıda.
Reklam
Reklam
Merkel‘e ‘Hitler Bıyığı‘
Almanya Başbakanı Angela Merkel, Almanya-İsrail Hükümetlerarası İstişare Toplantısı için geldiği İsrail'de Başbakan Binyamin Netanyahu ile bir araya geldi. İkilinin Kudüs'te düzenlediği basın toplantısı esnasında çekilen bir fotoğraf sosyal medyada günün konusu oldu.Fotoğrafta parmağını uzatan Netanyahu’nun elinin gölgesi Merkel’in yüzüne düştü ve bıyığı andıran bir görüntü oluştu. Sosyal medyada bu kare ‘Merkel’e Hitler bıyığı’ olarak yayıldı ve günün karesi oldu.Akşam
İyi ki Doğdun Sabahattin Ali...
Edebiyatımızın usta ismi Sabahattin Ali'nin 107. doğum günü Usta yazar Sabattin Ali, 'Değirmen', 'Kağnı', 'Ses', 'Yeni Dünya', 'Sırça Köşk', adlı öykü kitapları, 'Kuyucaklı Yusuf', 'İçimizdeki Şeytan' romanları ve 'Dağlar ve Rüzgar' adlı şiir kitaplarının yazarı Türkiye okurları daha çok 'Kürk Mantolu Madonna' ile tanıyor. 1907 yılında Edirne'de dünyaya gelen Sabahattin Ali, ilköğremini İstanbul, Edirne ve Edremit' te tamamlar. 1926 yılında İstanbul Öğretmen Okulu'ndan mezun olan Ali, ilk öğretmenlik görevini Konya'da yapar. Öğretmenliği sırasında Güneş, Hayat, Meşale gibi dergilerde şiir ve öyküleri yayınlanmaya başlanır. Sabahattin Ali, Varlık'ta 1936 yılında Esirler adlı üç perdelik bir oyun da yazmış , ancak bu türü de bir daha denememiştir. Yazarın kaleme aldığı şiilerinden bazıları, Sezen Aksu, Ahmet Kaya, Zülfü Livaneli, Ali Kocatepe gibi sanatçılar tarafından bestelendi. Toplumsal eğilimli eserler veren yazar, 2 Nisan 1948 yılında Bulgaristan sınırında öldürüldü. Sabahattin Ali'nin en son geçitiğimiz ocak ayında 'Canım Aliye, Ruhum Filiz' adında, yazarın eşi ve kızına yazdığı mektuplardan oluşan kitabı yayınlandı. Kaynak: HaberTürk
Dev Meteor Ay'a Çarptı
Ay’a şimdiye kadarki en büyük meteor çarpmasının gözlendiği açıklandı. Eylül ayında Ay'a çarpan meteorun kütlesinin yaklaşık yarım ton ağırlığında olduğu ortaya çıktı.Ay'ın yüzeyinde geçen yıl yaşanan ve Dünya'dan görülebilecek kadar güçlü bir aydınlık oluşturan meteor çarpışmasının görüntüleri yayımlandı. 400 kilogram ağırlığındaki meteor, 11 Eylül 2013 tarihinde TSİ 10:07'de Ay'a büyük bir süratle çarptı. Çarpışma, İspanya'nın güneyindeki Sevilla kentinde bulunan iki teleskop tarafından gözlemlendi. Yaklaşık 1 metre çapında olduğu belirtilen kaya parçası, Ay'ın lavlarla dolu antik Mare Nubium havzasına çarptı. Çarpışmanın ortaya çıkardığı parlama, Dünya'dan 8 saniyeden uzun bir süre görülebildi. Çarpışmanın şiddetinin 15 ton TNT ile eşdeğerde olduğunu belirten gökbilimciler, bu değerin Mart 2013'te NASA tarafından gözlemlenen en son patlamadan 3 kat daha büyük olduğunu belirtti. Monthly Notices of the Royal Astronomical Society dergisinde detayları verilen çarpışma, Ay'ı gözlemlemeyi amaçlayan Midas projesi kapsamında İspanya'daki teleskoplar tarafından kaydedildi.Dünya da tehdit altında Gökbilimciler, atmosferi bulunmadığı için savunmasız olan Ay'a çarpan meteorun, Dünya'nın atmosferinde birkaç saniye içinde yok olacağına dikkat çekti. Midas projesinin başında yer alan Jose Madiedo, Guardian gazetesine yaptığı açıklamada, 'Patlamanın büyüklüğünü gördüğümde inanamadım. Bu kadar büyük bir parlaklık olacağını tahmin edemezdim. Ay'a çarpan taş parçaları genelde bir fındık büyüklüğünde ve birkaç gram oluyor. En son yaşanan çarpışmalar son derece nadir' dedi. Dünya'yı tehdit edebilecek gök cisimlerini tespit etmek için hayata geçirilen projelere de katkıda bulunan Midas, Ay'ı gözlemleyerek asteroitlere karşı önlemin artırılmasını amaçlıyor. Madiedo, 'Ay ile Dünya aynı tehdit altında. Yaşanan en son patlama aynı büyüklükteki göktaşlarının düşündüğümüzden 10 kat güçlü olabileceğini gösterdi' dedi. Madiedo, atmosferde birçok parçaya ayrılacak meteorların da tehdit içerdiğine dikkat çekti. Midas projesi, Ay'a çarpan nesnelerin oluşturduğu parlaklıkla şiddetini ve diğer bilgilerini tespit ediyor. İspanyol bilim insanları çarpışmayla ilgili bir de video yayınladılar: Kaynak: Ajanslar
Reklam
Ahmet Şahbaz'ın Raporu Usulsüz Çıktı
Ethem Sarısülük’ü öldüren polis Ahmet Şahbaz’ın “eylemciler bana saldırdığı için silahımı ateşledim” savunmasına dayanak gösterdiği raporları usulsüz aldığı ortaya çıktı.Elif Örnek - soLAnkara Kızılay’da, 1 Haziran 2013 tarihindeki Gezi direnişi protestoları sırasında Ethem Sarısülük’ü vurarak öldüren polis Ahmet Şahbaz’ın, hastaneden usulsüz rapor aldığı ortaya çıktı. Sağlık sisteminde Şahbaz’a ait kayıtlarda, rapor aldığı hastaneye gittiğine ilişkin hiçbir bilgi bulunmuyor. Sanık polisin, mahkemede meşru müdafaa savunması yapabilmek için olay tarihinde değil ilerleyen günlerde geçmişe dönük rapor aldığı ve bu işlemin usulsüz olması nedeniyle elektronik ortamdaki kayıtlara geçirilemediği belirtiliyor. Şahbaz’ın raporlu göründüğü tarihte, olay yeri tutanağında imzası olduğu da ortaya çıkmıştı. Yasal mevzuat gereği tüm hastaların bilgilerinin elektronik ortama kaydedilmesi gerekiyor.Ankara 6’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın üçüncü duruşmasında yazılı savunma veren Ahmet Şahbaz, olay günü göstericilerin kendisini linç etmek istediklerini ileri sürerek “Amacım uyarı atışı yapmaktı. Uzaklaşmaya çalışıyordum. Ateş ederken atılan taşlar bana isabet ediyordu. Üç el ateş ettim. Ateş ettiğim sırada birinin yaralandığını fark etmedim. Çağrılan ambulans ile hastaneye gittim. Saat 22.00'ye kadar hastenede tedavi gördüm. 16 gün rapor aldım” dedi. Şahbaz, göstericilerin saldırısıyla yaralandığı ve bu nedenle kendisini korumak için ateş ettiği iddiasını, hastaden peşpeşe aldığı üç rapora dayandırdı.Medicana International Ankara Hastanesi’nden alınan üç rapor mahkemeye sunuldu ve dava dosyasına girdi. Buna göre Şahbaz’a Ethem’i vurduğu 1 Haziran tarihinde iki günlük, 3 Haziran’da yedi günlük ve 10 Haziran’da yine yedi günlük olmak üzere toplam 16 günlük istirahat raporu verildi. Ancak Şahbaz’ın bu hastaneye gidişi hiçbir şekilde kayıtlara geçmedi. Darp edilme tanısıyla ortopedi ve travmatoloji servisinden alınan raporlarda, Şahbaz’ın basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif ve hayati tehlike yaratmayacak şekilde yaralandığı tespitleri yer aldı. Basit bir şekilde yaralandığı belirtilen Şahbaz’a 16 gün gibi uzun süreli bir rapor verilmesi ise akıllarda soru işaretleri yarattı. Üstelik zaman geçtikçe iyileşmesi, bu nedenle ilerleyen tarihlerde daha kısa süreli raporlar alması gereken Şahbaz’a doktora ilk gidişinde yalnızca iki günlük istirahat verilmiş, ilerleyen tarihler için ise yedişer günlük olmak üzere iki ayrı rapor düzenlenmişti.Elektronik ortamdaki sağlık kayıtlarına göre ise Ahmet Şahbaz olaydan sonra ilk kez 10 Haziran günü bir hastaneye gitti. Bu tarihte Turgut Özal Hastanesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Hastanesi’ne başvuran Şahbaz, ortopedi ve travmatoloji servisinde göründü. Ancak Şahbaz aynı gün Medicana International Ankara Hastanesi’ne giderek yedi günlük rapor aldığını iddia ediyor. Kayıtlarda Şahbaz’ın daha sonra 12 Temmuz 2013 tarihinde bir hastaneye gittiği, bu aralıkta hiçbir sağlık işlemi yaptırmadığı görülüyor. Şahbaz, 1 Haziran, 3 Haziran ve 10 Haziran’da Medicana International Ankara Hastanesi’ne gittiğini iddia etmesine karşın, bu tedavileri hiçbir şekilde kayıtlarda yer almadı.MEDİCANA: HER HASTANIN KAYDI SİSTEME GİRİLİRsoL’un konuyla ilgili olarak ulaştığı Medicana International Ankara Hastanesi tüm hastaların kayıt altına alındığını ve bilgilerinin elektronik sisteme işlendiğinini belirtti. Hastaneden bir başka yetkili ise “Ahmet Şahbaz’ın kayıtlarının neden gözükmediği” sorusuna “Adli vakaları elektronik ortama aktarmıyoruz, SGK’ya elden fatura gönderiyoruz” yanıtı verdi.Medicana International Hastanesi’nin İstanbul şubesi ise “Adli vakalar için yalnızca yazılı belge mi oluşturuluyor” sorusu üzerine tüm hastaların girişlerinin mutlaka elektronik ortama aktarıldığı bilgisini verdi. Bu tür durumlarda kaydın “adli vaka” olarak açıldığını belirten yetkili “Doktor muayene ettikten sonra ilaç da verebilir. Hastanın ilacı eczaneden alabilmesi için örneğin MEDULA sisteminde kaydının çıkması lazım. Bu nedenle her hastanın kaydı mutlaka elektronik ortamda yapılır” dedi.TTB: YASAL MEVZUAT GEREĞİ KAYDEDİLMEK ZORUNDATürk Tabipler Birliği (TTB), “adli vakaları elektronik sisteme işlemiyoruz” şeklinde bir uygulama olmadığını, yasal mevzuat gereği tüm hastaların bilgilerinin elektronik ortamda kaydedildiğini hatırlattı. soL’un görüştüğü TTB yetkilisi “Çıkarılan yasa, elektronik ortama bilgi aktarılmasını zorunlu hale getirdi. Özel, devlet ya da üniversite hastanelerine giden hastaların bilgileri kaydedilerek hem SGK’yla hem de Sağlık Bakanlığı ile paylaşılıyor. Bu işlemi yapmayan hastane, getirilen yasal zorunluluk nedeniyle suç işlemiş sayılıyor” dedi.RAPORLU OLDUĞU GÜN TUTANAK İMZALADIOlaylar sırasında kendine atılan taşlar nedeniyle yaralandığını ileri sürerek 1 Haziran’da iki günlük rapor alan Şahbaz’ın, 2 Haziran tarihli olay yeri tutanağında imzası olduğu daha önce ortaya çıkmıştı. Raporlu olduğunu iddia ettiği gün çalıştığının anlaşılması, Şahbaz’ın aldığı raporların şaibeli olduğuna işaret eden ilk somut gelişme oldu. Sanık polis, savcılıkta verdiği ifadede “Olaydan iki gün sonra internet ve televizyonlarda görüntüleri yayımlanınca ateş ederken birinin yaralandığını öğrendim. O ana kadar haberdar değildim” demesine karşın, imzasının bulunduğu 2 Haziran tarihli tutanakta “Polis memuru Ahmet Şahbaz’ın uyarı ateşi yaptığı esnada eylemci grup tarafından yakın mesafeden atılan çok sayıda taş kendisine isabet etmiştir. Bu esnada saldırgan grubun arasında bulunan Ethem Sarısülük’ün yere düştüğü ve devamında ambulansla hastaneye götürüldüğü gözlemlenmiştir” ifadeleri yer aldı. Şahbaz davanın üçüncü duruşmasında da “Ateş açtığım sırada birinin yaralandığını fark etmedim” şeklinde savunma yaptı. Şahbaz, Sarısülük ailesinin avukatlarından Murat Yılmaz’ın duruşmada gündeme getirdiği tutanakla ilgili sorulara çoğunlukla, “olayın üzerinden çok zaman geçmesi nedeniyle hatırlamadığı” karşılığını verirken, birkaç soru üzerine susma hakkını kullanacağını bildirdi.ŞANLIURFA’YA HEMEN GÖNDERİLDİSağlık kayıtları Şahbaz’ın cinayetin hemen ardından Şanlıurfa’ya gönderildiğini de gösterdi. Mahkeme, “meşru müdafaada sınırın aşılması suretiyle adam öldürme” suçundan yargılanan Şahbaz’ın ilk duruşmada hazır edilmesi için Emniyet’e talimat yazısı göndermiş, 10 Eylül 2013 tarihinde gelen cevapta sanık polisin geçici görevlendirmeyle Şanlıurfa Koruma Şube Müdürlüğü’ne atandığı açıklanmıştı. Şahbaz’ın 1 Haziran’da silahla başından vurduğu Ethem, 14 Haziran’da hayatını kaybetmişti. Kayıtlara göre Şahbaz 12 Temmuz 2013 tarihinde Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin acil servisinde tedavi oldu. Şahbaz, son olarak 1 Kasım 2013 tarihinde yine Şanlıurfa’da bulunan Özel OSM Ortadoğu Tıp Merkezi’nin acil servisine başvurdu.
Reklam
Sanatçılardan 'Oy Ver' Çağrısı
Sinema ve televizyon dünyasının ünlü isimleri, 30 Mart seçimleri için bir kısa film hazırladı. Sanatçılar, seçmene 'oy ver' çağrısında bulundu. Projenin fikri, model ve oyuncu Burcu Kutluk'tan çıktı. Kutluk, Al Jazeraa'ye projeyi şöyle anlattı: 'Hollywood'da bazı oyuncuların verdikleri toplumsal mesajlardan esinlendik. Hiçbir siyasi partiye oy verin demiyoruz. Oraya veya buraya oy verin demiyoruz. Birey olarak varlığınızı gösterin istiyoruz. Ben etrafımdan çok duyuyorum. 'Tatildeydim, akşam düğündeydim, kalkamadım, üşendim gitmeye' gibi şikayetler. En basit vatandaşlık görevinin yerine getirilmesi için bir çağrı yapılmasını istedik. Bir ay sürdü insanların, setlerini, turnelerini ayarlayıp çekime katılmaları. 21 kişi var. Daha fazla insan katılmak istedi ama programları uymadı.' Balyoz davasında 18 yıla mahkum olan emekli amiral Deniz Kutluk'ın kızı olan Burcu Kutluk, projenin babasının durumuyla ilgisi olmadığını, ancak bu süreçte, siyaset ve güncel gelişmelerle ilgili farkındalığının arttığını söyledi. Kaynak: Al Jazeera
Yetenek Sizsiniz Türkiye'de Yeni Şampiyon Burak ve Kıvanç İkilisi Oldu!
Yetenek Sizsiniz Türkiye'de uzun süren elemelerden sonra şampiyon belli oldu.Yetenek Sizsiniz Türkiye'de yarışmacılar final performanslarını sergiledi.Yarışmacılar arasında en çok oyu alan iki finalist tekrar oylanmak için sahneye davet edildiler.Finalistlerden biri zeka küpü şovlarıyla izleyenleri kendisine hayran bırakan Emre Erdin olurken, diğer finalist ise illüzyon şovlarıyla milyonları ekran başına kilitleyen Burak ve Kıvanç ikilisi oldu.Burak ve Kıvanç, ve Emre Erdin arasında 20 dakika boyunca yapılacak SMS oylaması sonunda en çok oyu alan yarışmacı Yetenek Sizsiniz Türkiye'nin yeni şampiyonu olacak.Emre Erdin ve Kıvanç ve Burak ikilisi son ikiye kalan yarışmacılar oldular.Yarışmacılar için son kez 20 dakikalık SMS oylaması yapıldı. Yapılan oylama sonucunda Yetenek Sizsiniz Türkiye'nin yeni şampiyonu yaptıkları illüzyon şovlarıyla milyonları kendilerine hayran bırakan Kıvanç ve Burak ikilisi oldu.stargazete.com
Reklam
Baştan Çıkarıcı Erkekler Semineri - Kadınlarla Romantik Bağ Kurma Sanatı
Kadınları etkileme sanatı hakkında yapılan etkinliklerden bir tanesi geçtiğimiz hafta sonu gerçekleşti. Konuşmacı olarak Psikolog Alkan Öztürk ve Hipnoterapist Buğra Abayhan sahnedeydi. 2 saat süren sonunda gerçekleşen soru cevap kısmını aşağıdaki videoda izleyebilirsiniz.  Düzenli olarak gerçekleştirilen etkinlikler erkeklere özeldir ama merak eden kadınlara da kapılarımız açıktır. Etkinlikler hakkında bilgileri, Facebook ve ya Twitter hesaplarından öğrenebilirsiniz.
İlk Uçağım - 3D Yazıcı Destekli Uçan Uçak Atölyesi
Çocuğunuz ile birlikte geçirebileceğiniz teknoloji, yaratıcılık ve eğitim dolu bir haftasonu!Atölye hakkında daha fazla bilgi için ilk-ucagim.somutdus.comTürkiye’nin ilk '3D Yazıcı' destekli çocuk atölyesi olma özelliği taşıyan 'İlk Uçağım' ebeveynlerin çocukları ile birlikte geçirebilecekleri teknolojik, yaratıcılık ve eğitim dolu bir hafta sonu amaçlıyor. Atölye sayesinde katılımcılar; endüstriyel üretimde köklü değişimlerin mimarı olacağı düşünülen 3D Yazıcıların üretim sürecine tanıklık edecek ve uçaklarının bir bölümünü bu yazıcılardan üretebilecekler. Aynı zamanda, atölye diğer çocuk atölyelerinden farklı olarak ebeveynlerin katılımına da açık. Böylece, atölye çalışmasındaki tüm işlemler anne veya babanın çocuğuyla birlikte geçirebilecekleri unutulmaz bir anıya dönüşüyor. Modern çağın telaşı içerisinde, çocuklarına yeterli zamanı yetiştiremeyen ebeveynler için kaliteli, nitelikli ve anlamlı zaman dilimi yaratıyor.Bu deneyimin unutulmaz bir anıya dönüşmesi için gerekli olan her olanaklar SomutdüŞ tarafından hazırlanmış. Çalışma esnasında alınan kaydedilen görüntüler ve atölye sonucundaki uçurma testleri montajlanıp özel bir kurgu ile katılımcılarla paylaşılıyor. Ayrıca, arzu eden katılımcıların videoları, internet üzerinden de paylaşılmakta. Hazırlanan tüm uçakları kapsayan bir sergi kataloğu da yine atölyenin sonucunda katılımcılara gönderiliyor.Proje tabanlı işbirlikçi öğrenme modeli ile hareket eden SomutdüŞ oluşumu ilk atölyesinde teknoloji, tasarım ve internet gibi kavramları bir araya getirerek yenilikçi, yaratıcı ve özgün bir çalışmaya imza atıyor. Sınırlı sayıda kontenjan ile gerçekleşecek olan bu atölye değerli katılımcılarını bekliyor. Kimler Katılabilir8 – 12 yaş grubu tüm çocuklara açıktır.Ebeveynlerden biri katılımcıya eşlik edebilir. Atölye içeriğiOynayarak fizik prensiplerini kavrama  Proje tabanlı işbirlikçi öğrenme modeli3D Yazıcı destekli uçak tasarımıTamamen el yapımı 30x30 cm boyutlarında uçakLastik gücü ile pervaneli uçan uçak geliştirmeAtölyeye özel bir eğitim kitapçığı3D Yazıcı üretim sürecini deneyimlemeİlk Uçağım çalışmasının video kaydı ve paylaşımı Atölye katılımcılarının çalışmalarından oluşan bir sergi kataloğu Eğitim Programı11:00 – 11:20 Atölye Tanıtımı11:20 – 12:00 Uçak Tasarımı Prensipleri12:00 – 12:15 Ara12:15 – 13:00 Uçuş Teknikleri ve Aerodinamik (Fizik Kuralları)13:00 – 13:30 Öğle Yemeği13:30 – 14:15 Uçak Tasarım Fikirleri Geliştirrme ve Eskiz Çalışmaları14:15 – 14:30 Ara14:30 – 15:30 Prototip Hazırlama ve Maket Oluşturma15:30 – 16:30 Üç Boyutlu Uçak Tasarımı Uygulamaları16:30 – 17:30 Üç Boyutlu Yazıcı Kullanımı ve Deneyimi17:30 – 18:00 Üç Boyutlu Yazıcı Destekli Uçağın Birleştirilmesi, Test Uçuşları3D Yazıcı Nedir?3 Boyutlu yazıcı; sayısal ortamda tasarlanmış ya da 3Boyutlu tarama teknikleri sayesinde sayısal ortama aktarılmış model verilerinin, bir çok farklı malzeme kullanarak çok hızlı üretilmesini sağlayan yenilikçi bir üretim teknolojidir. Üretime getirdiği olanaklar sayesinde yeni bir endüstriyel devriminde habercisi olarak gösterilmektedir. Çünkü 3 Boyutlu yazıcılar, geleneksel üretim yöntemlerinde üretilmesi zaman alan ve karmaşık yapıda olan modeller için özel bir ortam gerektirmeden ev koşullarında bile üretilebilmesine olanak sağlamaktadır. Bu teknolojinin giderek yaygınlaşması, hayal gücünün sınırları ile çevrelenmiş metaları hayatımızın bir parçası haline getirdi. Diğer bir deyişle, var olanı “hack’leyen” ve yaşamı yeniden biçimlendiren yepyeni kişisel bir üretim metoduna kavuşuldu.Türkiye’de de 3D yazıcılara odaklanan ve bu teknoloji üzerine özelleşen firmalar görebilmek mümkün. Bazı firmalar sadece 3D yazıcılar ile prototipleme ve üretim gerçekleştirirken bazı firmalarda yazıcı temini konusunda hizmet verdiği görülmektedir. Hatta bazı firmalar, bu süreci tamamen çevrimiçi ortama taşıyarak yazdırma işleminin yenilikçi üretimini internet ile buluşturuyorlar. Alanda gelişen bu tip yenilikçi iş modelleri; mevcut düzen içerisinde pahalı, keyfi ve yavaş sayılarak kitleselleşmesinde engel olabilecek durumlar için bir çözüm getirmektedir.Atölye hakkında daha fazla bilgi ,içinilk-ucagim.somutdus.com
Reklam