IFFHS ''Dünyanın En İyi Futbol Takımları'' Sıralaması
Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikleri Federasyonu’nun (IFFHS) ”Dünyanın En İyi Futbol Takımları” şubat ayı değerlendirmesinde Türk takımları düşüş yaşadı. IFFHS’nin, kulüplerin ulusal ve uluslararası organizasyonlarda oynadığı maçları baz alarak yaptığı değerlendirmede, 1 Mart 2013 ile 28 Şubat 2014 tarihleri arasındaki son bir yıllık süreyi kapsayan rapor açıklandı. Değerlendirmede, geçen aya oranla Trabzonspor 6, Galatasaray 1, Fenerbahçe ise 26 basamak birden geriledi. Bu sezon UEFA Avrupa Ligi’nde başarılı sonuçlar alan ve son olarak İtalya’nın Juventus takımına elenen Trabzonspor, şubat ayı değerlendirmesinde 185 puanla 31. sırada yer aldı. Bordo-mavililer, geçen ay 25. sıradaydı. Geçen ay 55. sırada yer alan Galatasaray ise 1 sıra gerileyip, 153 puanla 56. oldu. Türk takımları içinde en büyük düşüşü yaşayan Fenerbahçe ise, geçen ay 33. sıradayken, şubat ayında 151,50 puanla 59. oldu. Beşiktaş ise ilk 200 takım içinde yer almadı. Bayern Münih zirvede IFFHS’nin ”Dünyanın En İyi Futbol Takımları” değerlendirmesinde Alman ekibi Bayern Münih 370 puanla zirvedeki yerini korudu. Bayern Münih’i 301 puanla Real Madrid, 267 puanla da Barcelona izledi. Galatasaray’ın UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki rakibi Chelsea ise 262 puanla 4. sırada yer aldı. İSTANBUL (AA)
Lars Von Trier'den Türkiye'ye Hindili Nymphomaniac Tepkisi
14 Mart'ta ilk bölümü vizyona girmesi planlanan Lars von Trier'in 'Nymphomaniac' filmine Türkiye'de yasak geldi. Vizyona girecek filmlere rayting değerlendirmesi yapan kurul oy çokluğuyla filmin vizyona girmesine izin vermedi. Dünyaca ünlü Danimarkalı yönetmen Lars von Trier ise, en iddialı filmler arasında gösterilen ‘Nymphomaniac’ filminin Türkiye’deki gösterimine yasak getirilmesine twitterdan tepki gösterdi. 'HİNDİ'Lİ GÖNDERME Kültür Bakanlığı’na bağlı Denetleme Kurulu, önceki gün oy çokluğuyla filmin vizyona girmemesi yönünde karar vermişti. Trier, “Filmimin Türkiye’de neden yasaklandığını anlayamıyorum. Film Şükran Günü’yle alakalı bile değil” (İngilizce’de Türkiye’nin karşılığı, hindi ile eşanlamlı olan Turkey kelimesi kullanılıyor. Hindi aynı zamanda Şükran Günü’nün resmi yemeğidir) diye yazdı. Ardından “Filmimde Türkiye’ye karşı saygısızlık da yok. Hindi’nin kutsal bir hayvan olduğunu biliyorum. Lütfen bunu duyuralım” sözleriyle filminin kaldırılmasını alaycı bir şekilde yorumladı. Demokrat Haber
İstanbul’da Üniversiteli Olmak: Faydaları ve Zararları
İstanbul’da Üniversiteli Olmak – Faydaları İstanbul kendinizi geliştirebilmenizi sağlamaktadır. Entelektüel birikim için ideal bir şehir, kültürel etkinlikler çok fazla. Mesela çok sevdiğiniz yabancı bir grup konser için Türkiye’ye gelecek olsa, İstanbul’a gelir. İstanbul’a çok fazla turist gelir, yabancı ülkeden insanlara tanışabilir, vizyonunuzu genişletebilirsiniz. İstanbul’da üniversite eğitimi dışında hobilerinizi uygulamaya geçireceğiniz birçok kurs var. Adeta bilgiye ulaşmanın şehri İstanbul. Staj olanakları oldukça geniştir, özellikle mühendislik öğrencileri için. Kaldı ki mühendislik okuyacak öğrencilerin ilk tercihidir İstanbul, öyle güzel şehir. Kadıköy, Beşiktaş, Bebek, Ortaköy, Caddebostan, Taksim ve daha birçok yer, eğlencenin önemli noktaları, sosyalleşmenin merkezi. Canınız mı sıkıldı? Boğaz var yahu. Metro, Metrobüs, Marmaray, Vapur olsun, her yere ulaşabilirsiniz. Ulaşımı bir öğrenci için oldukça ucuzdur. Tarihi açıdan çok zengin bir şehir İstanbul, gezip öğrenme meraklıları için avantaj. Bölümünüzle ilgili semirnerlere, konferanslara katılabilirsiniz. Bu eksikliği hiçbir zaman çekmezsiniz. En önemlisi de hayatı diğer şehirlere kıyasla daha çabuk öğrenir, tanırsınız. İstanbul öğrenci şehridir! İstanbul’da Üniversiteli Olmak - Zararları İstanbul’un kalabalığı ve trafiği çekilecek gibi değil. Hele ki metrobüs! İstanbul pahalı bir şehir; evinizden ya da yurdunuzdan dışarı adım attığınızda para harcamadan edemiyorsunuz. Eğer ki İstanbul dışından bir ilden gelmişseniz ve yurtta kalamam, en iyisi ev kiralayayım diyorsanız, bilin ki yüksek kiralar ödemek zorundasınız. NOT: İstanbul’da üniversite okumanın faydalarına ve zararlarına bir madde de sen eklemek istersen yorum yaz, paylaşalım!
Kavimler Göçü Olmasaydı...
İşte tam olarak bu soru üzerinden yola çıkarak sizlere görsel ve sebep-sonuç ilişkisi kapsamında aklımızdan geçen kurguyu betimledik.
Onur Yaser Can'ın Babası Konuştu
Uyuşturucu bulundurmaktan yakalanan, işkence gördüğü karakola yeniden çağrılınca da oraya gitmek yerine intiharı seçen Onur Yaser Can’ın annesi ise Pazar günü intihar etmişti. Oğlunu ve eşini yitiren acılı baba Mevlüt Can, bir televizyon programına konuk olup “hukuksuzluk” olarak değerlendirdiği yaşananları anlattı.4 yıl önce esrar satın aldığı iddiasıyla nezarete götürülüp işkence gördüğü, ardından gerçekleşen intiharının yaşadıklarıyla bağlantılı olduğu söylenen ODTÜ Mimarlık Fakültesi mezunu Onur Yaser Can’ın uzun süredir psikolojik destek alan annesi Hatice Can da önceki gün intihar etti. Oğlunu ve eşini yitiren baba Mevlüt Can, CNN Türk’te yayınlanan 5N1K programına konuk oldu. İstanbul 8. İdare Mahkemesi’nin kararını okuyarak konuşmasına başlayan Mevlüt Can, şunları söyledi: HUKUKSUZLUK YAŞANDI Benim oğlum kayıt dışı yakalanmış, işkence görmüş, serbest bırakılmış bu süreç sonrasında da intihara sürüklenmiştir. Hiçbir Cumhuriyet Savcısının oğlumun yakalandığından, serbest bırakıldığından haberi olmamış. 2 Haziran 2010 yılında esrar almak üzere bir telefon görüşmesi yapmış. Bu konuşma, teknik takibe takılıyor bunun üzerine oğlum suç üstü yakalanıyor. Bu aşamadan itibaren hukuksuzluk başlıyor. Yakalayan ekibin teknik dinlemeden yakalamadığı ortaya çıkıyor. Oğlumun nereye götürüldüğünü bilmiyoruz. CANINA KIYANA KADAR TAKİP EDİLMİŞ İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden mahkeme dosyasına gönderilen yazıda, oğlumuzun nezarethaneye konulmadığı, gözaltına alınmadığı tespiti yapılmıştır. Asıl itiraf ettirmek istedikleri torbacının telefon numarasını kimden aldığı. Bundan önce zaten çırılçıplak aranıyor. İnce aramaya tabii tutuluyor. Kaç paralık mimarsın deniliyor. Hakaret ediliyor. Bir süre sonra itirafı alamıyorlar ve doktora götürülüyor. Doktor raporu sadece bir darp raporu. Götüren kişiler de işkenceyi yapan 3 kişilik bir ekip. Savcılık gözaltına alınmama kararı veriyor. Ertesi gün iyi polis rolü oynayan bir polis memuru Onur’un bilmediği bir polis memuru. Soner diye bir polis memuru. Oğlumuzu arıyor ve diyor ki; senin imzaladığın tutanaklarda bir takım hatalar var. Bunları düzeltmemiz gerekiyor. Lütfen gelir misiniz? Onur da acaba hafta sonu gelsem olur mu diyor. Cumartesi günü, Vatan Caddesi’ndeki Emniyet Müdürlüğü’nün girişindeki bir kafeteryada bir polis memuru tarafından karşılanıyor. Loş, karanlık olan bu yerde çok iyi okumadığı tutanaklar yeniden imzalattırılıyor. Korkutarak, telaşla yaptırıyorlar. Sonrasında imzaladığı tutanak örnekleri verilmiyor. ‘İşte arkadaşlarla uçuyorduk’ gibi bir takım ilave bilginin ifadesine konulduğunu okuyor. Bunun başına büyük bir bela olacağını düşünüyor. Kendisini şüphe altında hissediyor. Sonra Onur, 3 kişilik ekip tarafından, canına kıyana kadar, takip ediliyor. ONLARCA POLİS OPERASYONA DAHİL Onur, arkadaşlarına uzun süredir izlendiğini söylüyor. Bu kadar izlendikten sonra bunalıyor ve 21 Haziran’da bir avukata vekalet veriyor. Vekaletten sonra 13 Nisan’da başlayan ilk mahkeme kararı ile başlayan ve 22 Haziran’da iki mahkeme kararı varken yeni teknik takip kararı varken operasyon sonlanıyor. Çete üyeleri yakalanıyor. 550 gram esrar yakalıyorlar. Koskocaman çete. Onlarca polis bu operasyona dahil oluyor. İŞKENCE GÖRMESİN DİYE İNTİHAR EDİYOR Onur, vekâlet verdiği avukattan 24 Haziran’da yeniden ifadesine başvurulacağını öğreniyor. Tekrar polisin eline düşmemek, çırılçıplak soyulup işkence görmemek için kendisini bulunduğu 4. kattan çırılçıplak olarak maalesef atıyor. Bu süreçte dava açmamız kolay olmadı. Soruşturmamızda 3 tane Cumhuriyet savcısı değişti. Son olarak atanan Cumhuriyet Savcısı Muammer Akkaş, işkence cinsel saldırı, kötü muamele nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığını, ancak iki polis memurunun resmi evrakta sahtecilik yaptıklarından dolayı haklarında iddianame açılmasına ilişkin bir karar veriliyor. Yargılama sonrasında, 2 polis memuruna 2,5 yıl hapis ve devlet memurluğundan men cezası veriliyor. Zete
UNICEF Yılın Fotoğrafını Seçti
Fotoğrafçı Niclas Hammarström, Suriye’deki savaş çocuklarını konu alan fotoğrafıyla “UNICEF-2013 Yılının Fotoğrafı” ödülüne layık görüldü. İsveçli fotoğrafçının ödül kazanan fotoğrafı 15 Ekim 2012 tarihli. Fotoğrafta Halep'te oyun oynarken bir bombanın patlaması sonucu yaralanan 11 yaşındaki bir kız çocuğu görülüyor. Yüzünden yaralanan kızın başını dikkatlice tutan ellerse ağabeyine ait. Fotoğrafçıya ödülü Berlin'de törenle takdim edildi. Törende UNICEF Almanya Hamisi Daniela Schadt bir konuşma yaptı. Schadt, “Çocuğun bakışı tüm bir neslin kaybolup gitmemesi için, dünyaya tüm diplomatik ve insanî çabaları güçlendirme çağrısıdır” dedi. Fotoğrafçı Hammarström kasın ayında gazeteci Magnus Falkehed ile Suriye'de kaçırılmış ve ocak ayının başında serbest bırakılmıştı. 'GEO' dergisi tarafından desteklenen uluslararası yarışmaya 27 ülkeden 82 fotoğrafçı katılmıştı.Cumhuriyet
Selfie Rüzgarı Dünyayı Ele Geçiriyor! İşte En İyi 19 Oscar Selfie'si
Oscar ödül töreni, tam bitti kurtulduk denilen selfie furyasını yeniden hareketlendirdi. Bradley Cooper öyle bir selfie çekti ki, dünyada yer yerinden oynadı, siteler patladı. Eeee sosyal medyada bu olaya kayıtsız kalmadı. İşte sosyal medyanın oscar selfie'sine tepkileri...
Cem'in Ailesinden Münevver'in Ailesine İcra
Sevgilisi Cem Garipoğlu'nun başını testere ile keserek hunharca öldürdüğü Münevver Karabulut'un ailesi Küçükçekmece 5. aile mahkemesi'ne 2 milyon liralık manevi 37 bin liralık da maddi tazminat davası açmıştı. Mahkeme geçen yıl 8 Ekim'de verdiği kararında talep edilen manevi tazmiat tutarının 750 bin TL'sini reddederek Garipoğlu ailesinin Karabulut Ailesine 1 Milyon 250 bin lira manevi 37 bin lira da manevi taziminat ödemesine karar verdi. Habertürk'ten Güngör Karakuş'un haberine göre, mahkeme ayrıca kararında Cem Garipoğlu ve Mehmet Nida Garipoğlu'nun davada avukatları bulunduğunu, reddedilen 750 bin tllik tutarın ekarşılığı olan topelam 60 bin tl olan avukatlık ücretinin Karabulut ailesinden alınmasını de karara bağladı. Paranın ödenmemesi halinde Karabulut ailesine para tutarınca icra geleceği bildirildi. Ayrıca aile fertlerine de ayrı ayrı icra takibi başlatıldığı belirtildi. Paranın ödenmesi için aileye 7 gün süre verildi. Para ödenmediği takdirde kızlarını kaybeden ailene evine haciz gelecek. Cumhuriyet
Babaların Araba Kullanmayı Öğretmede Başarılı Olmasının 10 Nedeni
Ergenlik döneminde her yerinizi sivilce basmasının ardından basa gelen en ağır ve atlatması en zor travmalardan birisi de babanızın size araba kullanmayı öğretme çabasıdır. Evde adeta atlet pijamalı bir melek olan babanın nasıl bir şeytana dönüştüğünü yakından gözleme fırsatı bulursunuz.
WhatsApp'ten Gelen 'Bir Dost' Mesajlarına Dikkat
Kaspersky Lab tarafından yayınlanan ocak ayı spam raporuna göre, marketler zinciri WalMart’tan gelen “yönetici” e-postalarıyla WhatsApp’ten gelen “bir dost” mesajlarına dikkat etmekte fayda var. Kaspersky Lab, bu yılın ilk ‘spam raporu’nu yayınladı. Bu rapora göre, tüm dünyada istenmeyen e-postaların payı, ocak ayında 7,6 puan azalarak, yüzde 65,7’ye geriledi. Bu düşüşte, ocak ayında iş etkinliklerinin azalması ve çok sayıda botnet’in kapalı olmasıydı. Firmanın ocak ayına yönelik istenmeyen e-postalar raporu, bu e-postaların içeriği ve kaynaklarıyla ilgili de bilgi sunuyor. Mesela, bir sonraki ayın önemli etkinliği Sevgililer Günü, istenmeyen e-postalarda patlamaya yol açtı. Romantik bir akşam yemeği veya gezi sunan klasik ‘çiçek’ e-postalarının yanı sıra bazı İngilizce istenmeyen e-postalar ‘gökyüzünde bir yıldız’ gibi pek de alışılmadık hediyeler öneren reklamlar içeriyordu. Dolandırıcılar tarafından kullanılan bir diğer önemli olay ise Soçi Olimpiyat Oyunları oldu. Ocak ayında Olimpiyat Oyunlarının logosunu taşıyan sahte tasarım ürünleri ve aksesuarların reklamlarını içeren toplu e-postalar tespit edildi. Ocak ayında, özel ve ticari tesisler için video gözetim sistemleri satma ve bu sistemleri kurmayı öneren toplu e-postaların sayısında bir artış gözlendi. Bu tür tekliflere uzun yıllardan bu yana rastlıyoruz. Bunlar temel olarak, video gözetim sistemlerinde uzman farklı kuruluşların adına yazılmış olan istenmeyen e-postalardır. Bir kural olarak bu e-postalarda şirketin adı göndericinin adresinde belirtilmez. Bunun yerine adres, her seferinde mesajın içeriğindeki yöneticiyle aynı adı taşımayan göndericinin adını veya soyadını içerir. Ancak bu kez istenmeyen e-postalar, kişisel güvenlik ve karı kocaların birbirlerini gözetleme olasılığına odaklanıyordu. Ayrıca ev çalışanlarıyla ve temizlik işçilerinin gözetlenmesi de konu ediliyordu. Mesajlar genellikle, bir telefon numarası yerine gözetleme kameraları satan yüklenicinin sitesine veya bir çevrimiçi mağazaya bir bağlantı içeriyordu. Ülkelerin listedeki konumuna gelince… Tüm istenmeyen e-postaların yüzde 21,9′unun kaynağı olan ABD, yaklaşık 3 puanlık artışla ikinci sıradan birinciliğe yükseldi. Buna karşılık Çin’in katkısı (yüzde 16) 7 puan düştü ve ülkenin ikinci sıraya gerilemesine neden oldu. Güney Kore (yüzde 12,5) listenin üçüncü sırasında yer aldı. Popüler sosyal ağ siteleri ve anlık mesajlaşma hizmetleri, zararlı yazılımlar içeren sahte bildirimler için yine tercih edilen hedefler oldu. Ocak ayında, akıllı telefonlarda kullanılan WhatsApp platformlar arası mesajlaşma hizmetinden gönderilmiş gibi görünen zararlı yazılım içeren bildirimler görüldü. Ocak ayında, kullanıcının arkadaşlarından birinin ya da sadece “bir arkadaşının” ona WhatsApp uygulamasından bir fotoğraf veya görüntü gönderdiğini bildiren sahte bildirimlerle karşılaştık. Ekli arşiv aslında, Kaspersky Lab tarafından algılanan, ana işlevi hedef bilgisayara başka bir zararlı yazılım indirmek olan zararlı bir arka kapı, Backdoor.Win32.Androm.bjkd. adlı zararlı programı içermekteydi. Ocak ayında kimlik avcılarının çok sayıda çevrimiçi mağazadan sahte bildirimler gönderdiği görüldü. Amerikalı perakende zinciri Walmart’ın “yöneticisi” imzalı hileli e-postaları alanlara siparişlerinin teslim edilemediği bildirilmiştir. Sorunu çözmek için bir form doldurmaları ve bir hafta içinde göndermeleri istenmiştir. Mesaj resmi kurumsal tarzda tasarlanmıştı, şirketin logosunu içermekteydi ve mesajın altında bir otomatik mesaj bulunmaktaydı; tüm bunlar kullanıcıyı e-postanın gerçek olduğuna inandırmak için düzenlenmişti. Yine de alıcının, e-postanın kendilerine ismen gönderilmemiş olmasından ve teslimatın gerçekleştirilememesine birden fazla neden gösterilmiş olmasından şüphelenmesi gerekirdi. Ocak ayında ayrıca, Amazon mağazasının adını taşıyan Almanca toplu kimlik avı e-postalarıyla da karşılaştık. Alıcı, hesabına başka bir bilgisayardan erişim sağlanmaya çalışıldığının tespit edildiği konusunda bilgilendiriliyordu. Alıcının hesap bilgilerini 48 saat içinde onaylaması gerektiği, aksi halde hesabın engelleneceği bildirilmişti. E-posta kimlik avı sayfasına bir bağlantı içermekteydi. E-postanın yasal bir mesaja en ufak bir benzerliğinin olmadığını da belirtmekte fayda var.Stuff
Dershanelerden Sonra Üniversite Sınavı da Kalkıyor
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), dershanelerin kapatılarak özel okullara dönüştürülmesini öngören düzenlemenin ardından üniversiteye giriş sistemini de değiştirmek için kolları sıvadı. Sabah’tan Yaşar Özay’ın haberine göre yeni düzenlemede Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) kalkacak. Yerine bu yıl ilk uygulaması yapılan temel eğitimden orta öğretime geçiş sınavı benzeri bir model gelecek. Lisans Yerleştirme Sınavı'nın (LYS) da formatı da değiştirilecek. 2 FORMÜL ÇALIŞMASI TÜBİTAK, YÖK ve ÖSYM ile birlikte yürütülen çalışmanın 2016 yılında tamamlanması hedefleniyor. Üzerinde çalışılan ilk model, bu yıl SBS yerine ilk uygulaması yapılan temel eğitimden orta öğretime geçiş sınavı benzeri bir modeli öngörüyor. Lise son sınıf öğrencileri 2 ay aralıklarla 5 dersten sınava girecek ve öğrenci en yüksek notu aldığı sınavla üniversiteye başvurusunu yapabilecek. Üzerinde çalışılan diğer modelde öğrencinin lise birinci sınıftan dördüncü sınıfa kadar olan tüm sınavları esas alınacak. Merkezi sınavlara girecek lise öğrencilerinin ders durumları da ölçülecek ve çıkan puana göre üniversite tercihi yapılabilecek. Sınavlarda testin yanı sıra kısa açık uçlu soruların sorulması da gündemde. TEK DERS KURSLARI DEVAM EDECEK MiliEğitim Bakanlığı (MEB) Müsteşarı Yusuf Tekin, ek ders ihtiyacı bulunan öğrencilere yönelik okullarda ve halk eğitim merkezlerinde açılacak takviye kurslara ilişkin düzenlemenin hazır olduğunu bildirdi. Milli Eğitim müfredatına uygun olduğu takdirde tek bir derse yönelik kurslara itirazları olmadığına işaret eden Tekin, 'Çocuğunuz matematiğe eğilimli, İngilizce'ye eğilimli buna yönelik kurs aldırabilirsiniz. Bizim derdimiz sadece bir sınava yönelik hazırlık mahiyetinde çocukları ısrarla test çözmeye zorlayan analitik düşünmesine engel olan farklı bir eğitim uygulayan yapıları ortadan kaldırmak' diye konuştu. Tekin 'Mesela çocuğun fizik dersinden takviyeye ihtiyacı var. Bizim fizik öğretmenimiz takviye kursu açacak. Bunlar için öğretmenlere ek ders ücreti vereceğiz ama vatandaşlardan bunun için ücret almayacağız' açıklamasını yaptı. Dershanelerin 2015 Eylül ayına kadar faaliyetlerine mevcut şekliyle devam edeceğini belirten Tekin, sektör temsilcilerinin bu yöndeki talepleri doğrultusunda bu kararı aldıklarını söyledi. Tekin, 2015 Eylül ayına kadar dönüşüm için başvuran dershanelere arsa, kredi, vergi indirimi, okul kiralama gibi destekler vereceklerini vurguladı. Dünya Bülteni/ Haber Merkezi
10 Maddede Sabahçılık mı Öğlencilik mi?
Şimdilerde ilkokul öğrencilerinin sabahçı olma gibi bir zorunluluğu, tekli öğretime bir geçiş söz konusu olsa da yılların sabahçılık mı öğlencilik mi tartışmasına 10 madde ile değinmeyi uygun gördük.